PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Acil Gecenİn Bİtİmİnde


Sayfa : [1] 2

ardınç
07-10-2007, 12:17 PM
Yaşadığımı işitmek istiyorum
Bir ses uzaktan yakından ya da içimden
Düşen yaprak örneğin
Kağıt hışırtısı olsun
Ya da eski tahtaları içten kemiren bir kurdun çıtırtısı
Bir inilti derinden
Damlayan su
Bir elektrik düğmesi çıt diye
Çok uzaklardan yankılanan duyulur duyulmaz
İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
Her ne olursa olsun bir ses
Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

Yaşadığımı görmek istiyorum
Bir ışık uzaktan yakından ya da içimden
Sesindeki pırıltıya
Gözündeki ışıltıya benzer
Bir kibrit çakımı
Bir yanıp sönse yeter
Sabahın yağan toz mavisi göğsünde çıplak
Ya da gün batımı pembesi dudak
Bir yıldırım hızında çizilsin
Bir şimşekçe yazılsın karanlığım
Bir fener ki uzaklığı bilinmeyen
Bir yıldız parlayıp sönen
Dişlerinin aydınlığını
İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
Her ne olursa olsun bir ışık
Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

Yaşadığımı duymak istiyorum
Bir ısı uzaktan yakından ya da içimden
Tenine ilk dokunduğum zamanki
Elini ilk tuttuğum
Yüreğimi kanatlandıran o titreşim
Kanı geçiyor kanıma sandığım
Öyle bir değdin ki varla yok arası
Ve yanarken ateşten ellerim
Yatak çarşafının apaklığında duyduğum serinlik
Ve sevgiyi sende bulduğum ilk
O ılıklığa değinmek yerine
Uzak düşlerde olsa da yeter
İçindeki mağaralarda besler büyütürüm
Her ne olursa olsun bir değini
Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

Yaşadığımı koklamak istiyorum
Bir koku uzaktan yakından ya da kendimden
Kulak memelerinde şebboy
Saçlarında o koku
Ki öptükçe öpüldükçe büyüyen
Her yel estikçe getirir düşlerime
Koklarım çok uzaklardaki anılardan seviyi
Bir yel esmiş mi esmemiş mi
Bir kıpı dal oynasa
Bir yaprak kıpırdasa
Duyulur duyulmaz olsa da
İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
Her ne olursa olsun bir koku
Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı

Yaşadığımı tatmak istiyorum
Bir tat ki uzaktan yakından ya da kendimden
Ağzımda dilimde damağımda
Bir buruksu mutluluk sandığım
Salt benim diye aldandığım
Kendi yalanlarıma kandığım
Arttı yaşadıkça duyduğum acı
Yitirmemek için o acıyı çoğaltırım
İçimdeki mağaralarda besler büyütürüm
Her ne olursa olsun bir tat
Yeter ki bana ispat etsin yaşadığımı


Aziz Nesin

ardınç
07-10-2007, 12:22 PM
Günlerdir açım...
Boğazım kurudukça gözyaşlarımı içiyorum
Derdim acıyı sevdi...hem de çok sevdi
Gitmedi!!
İçimde seni öldürürken bebeğim, bedenim öldü...
Senin canın sağ olsun!

Ceyhun Yılmaz

ardınç
07-10-2007, 12:29 PM
Sen ağaçların aptalı
Ben insanların
Seni kandırır havalar
Beni sevdalar
Bir ılıman hava esmeye görsün
Düşünmeden gelecek karakış..
Acarsın çiçeklerini ..
Bense hayra yorarım gördüğüm düşü...
Bir güler yüz bir tatlı söz..
Açarım yüreğimi hemen
Yemişe durmadan çarpar seni karayel
Beni karasevda
Hem de bilerek kandırıldığımızı
Kaçıncı kez bağlanmışız bir olmaza
Koş desinler bize şaşkın
Sonu gelmese de hiç bir aşkın
Açalım yine de çiçeklerimizi
Senden yanayım arkadaşım
Havanı bulunca aç çiçeklerini
Nasıl açıyorsam yüreğimi
Belki bu kez kış olmaz
Bakarsın sevdan düş olmaz
Nasıl vermişsem kendimi son sevdama
Vur kendini sen de bu güzel havaya

ardınç
07-10-2007, 12:51 PM
Yavaş yavaş ölürler
seyahat etmeyenler
Yavaş yavaş ölürler okumayanlar
müzik dinlemeyenler
vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar
yavaş yavaş ölürler
onurlarını yıkanlar
hiçbir zaman yardım
istemeyenler.
yavaş yavaş ölürler
alışkanlıklara esir olanlar
her gün aynı yolları
yürüyenler
ufuklarını genişletmeyen ve
değiştirmeyenler
elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyen
veya bir yabancı ile konuşmayanlar
yavaş yavaş ölürler ihtiraslardan ve verdikleri heyecandan kaçanlar
tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar
yavaş yavaş ölürler
yavaş yavaş ölürler
aşkta veya işte bedbaht olup istikamet
değiştirmeyenler
rüyalarını gerçekleştirmek için risk
almayanlar
yavaş yavaş ölürler


Pablo Neruda

MeVSiMSiZ_KaR
07-10-2007, 05:21 PM
arkadasım paylasımların cok güzel devamını bekliyorum ve yaptığnıız tartısmayı gördümde seni tebrik ederim ne olursa olsun kendince doğru gördügün seyi sonuna kadar savunuyorsun ki hayat boyuncada böyle olmanı dilerim ....
umarım bu kadar olaydan sonra seninle güzel dostluk kurup daimi arkadaslarımız arasına seni alabiliriz bundan kıvanc duyacağım....

ardınç
07-10-2007, 05:44 PM
umarım umarım...

Feradis
07-10-2007, 09:07 PM
tşkler güzel şiirler

ardınç
07-11-2007, 09:30 AM
“Neyi arıyorsan sen, O’sundur” der Mevlana..
Zulmün peşindeysen zalimsin, aşkı arıyorsan aşık....
Elinden tuttuğumuz her sevgili, bizi sürükleyip,
kendi iç dünyamızın derinliklerinde bir keşif gezisine
çıkarır. Her ilişki, benliğimizde bir kazıdır aslında,
her sevda ruhumuzun bir başka yüzü... Her aşkta
kendimizi ararız, o yüzden bulduklarımız benzerimizdir.
Resimlerini yan yana koyun sevdiklerinizin ve
dikkatle bakın yüzlerine, onların suretlerinden
kendi yüzünüz bakacaktır size... Aşk denilen
kaleydoskobun buzlu camına gözünüzü dayadığınızda,
binbir cam rengarenk ışıklar saçarak döndüğünde,
her seferinde bambaşka şekiller ördüğünü görürsünüz.
Her camda, farklı bir renginiz vardır; her şekilde
sizden bir parça... Aşklarınız hülasanızdır.
Sevdiginiz her adam, beğendiğiniz her kadın
farklı ruh hallerinizi ele verir; arada bir çevirdiniz mi
kaleydoskobu, cam paralar yer değiştirip yeni şekiller
alır; hepsi siz... Sevgilinizin gözlerindeki dolunay,
sizdeki ışığın yansımasıdır aslında;
dilindeki sizin ilhamınız, tenindeki sizin yansımanızdır.
Yoksa halâ bir sevdiğiniz, o henüz kendinizi
bulamadığınızdandır... Aşk, narsizmdir.
Sevda, çevrildikçe içinizin farklı ışıklarını yakan
eğlenceli bir kaleydoskop gibi başımızı döndürüyor.
Ve biz, hep baharı takip ederek dünyayı gezen bir
gezgin gibi içimizdeki eski baharları arıyoruz.
Narcissusu’u bilirsiniz; Öyle heybetli ve güzelmiş ki,
bakmaya dayanazmazmış kendine... Gün boyu
ayna karşısına geçip kara gözlerini, incecik burnunu,
dar kalçalarını, kıvırcık saçlarını seyredermiş
hayran hayran... Bir gün ırmak kenarında gezinirken,
sudaki yansımasına ilişmiş gözü. Uzanıp, iyice
bakmak istemiş. Tam gördüğünde kendisini,
dengesini kaybedip düşüvermiş ırmağa,
kapılıp gitmiş suya... Yeryüzünün en güzel insanının
öldüğünü duyan Tanrı, unutulmaması için O’nu
her bahar açan gözel kokulu bir çiçeğe dönüştürmüş,
Narcissus, nergis olmuş. Kıssadan hisse, benden
size tavsiye, taze bir nergis verin bugün sevgilinize...
Sonra da, nerede baharsa mevsim, rotasını oraya
çevirip içinizdeki eski baharlara koşan bir gezgin gibi
“Bahar getirdim sana” deyin.
Baharın elinizde olduğunu unutmadan..
Gözlerindeki ırmağa baktığınızda kendinizi göreceksiniz;
dikkat edin de hayran olup düşmeyin...
Düşüp bahar kokulu bir çiçeğe dönüşmeyin...

ardınç
07-12-2007, 04:42 PM
Simdi sana son sôzlerimi sôylüyor,
ve ayrilik sarkilari dinliyorum...
Hep hüzünlü sarkilarmi anlatir bizi?
Yoksa zalim anilarmi acitir bu yüregi?
Kimsesiz kalmis hislerimi, ve sana tutsak olmus gôzlerimi kimler avutacak...
Bu gôzlere hangi yabanci eller dokunacak?
Acimazmi icin bana eller dokundukca?
Aglamazmi gôzlerin bu cana baska sevda sokulunca,
sôylermisin...
Kelepceler vurdugum duygularim,
yiktigin hayallerimdi tek tesellim...
Sen bu canda candin...
Gittigin günden beri yarim kaldim...
Hüznüme büründüm,
saliverdim bütün umutlari ve denizlere dôktüm bütün sevdalari...
Yavru kuslar gibi, ayaz kislar gibiyim...
Kanadim kirik, ellerim soguk, yokluklardayim...
Hayaline sariliyor ve ôyle hasret gideriyorum...
Bilemezsin seni sensiz yasamanin ne oldugunu...
Artik gôzlerime bakmasan diyorum, ve beni ôldürmesen...
Gittin ya hani, geri dônmesen...
Hic hasret cekmedin ya, birazcikta sen ôlsen!
Seni hala seviyorum...
Daha dün gibi ilk günki gibi...
Hani aglamistim ya,
senide aglatmistim ya...
O gün neden agladigimi bilememistim...
Simdi biliyorum, iste sôylüyorum...
Agliyorum...
Sana, hayata, bu sevdaya ve alnima yazilana...........................

ardınç
07-12-2007, 04:44 PM
Duymuyorum sesini ama beni dinlediğini biliyorum...

Ruhumun kanadığını hissedebiliyorum şimdi..
Daha net,daha acı
Ve sahici...
Hiçbir yere ait olmamak gibi,
Boşluk gibi
İşe yarayan bir şeylerin kalmaması gibi..

Hem seni tırmanıp aşmak değil asıl gayem..
Dibine çöküp kalmak da değildi çaresizlikten...
Kolay sandığım kolay değilmiş duvar..
Biliyorum artık öğrettiler,
Güçlü olmak,sürükleyebileceğin en büyük ağırlık değil...
Onu ne kadar uzağa taşıyabildiğinmiş.. .

Kendi sandalyesi elektrikli bir çocuk iken,
Kör ebemin gözlerini bir operasyonla görür hale getirdiler..
Hayallerimi de saklanbaçtan sonra gören olmadı zaten...
Bak,insan her geçen gün eksiliyor takviminden...

Ya,duvar anlamıyorum
İnsanlar mı çok kayıtsız,
Yoksa ben mi fazla umursuyorum?...
Sevgilerimizi..
Geçmişimizi...
Bilmediklerimizi..
Çok mu,
Çok mu soruyorum kendime?...
Gün gün azalıyorken ömrüm,
Sen de aşınıyorsun artık duvar..
Sen bile eksiliyorsun...

Biliyor musun,
Şarkılarımda hiç gitar olmadı benim..
Hep bildim bileli kan ağlayan bir kemaneydim...
Gün geçtikçe,
Daha net oldu..
Daha acı...
Dokunabilecek kadar sahici...

Boş bir sokağı bekliyorsun bu gece de.
Biliyorum...
Yalnızsın sen de...
Her insan gibi...
Her insan yalnızdır,
Kimse tercih etmez yalnızlığı da,
O bizde doğuştan var olanlardandır...

Keşke...
Keşke senin gibi sert olabilseydim..
Ruhsuzca...

Ağlıyorum...
Değişken mevsimlerim daima yağmur getiriyor..
Yağmurla ağlıyorum..
Yağmura ağlıyorum...
Karanlığımda soluyorum tuzlu su tadını
Genzim yanıyor
Bana mısın demiyorum bak...

Beynimin su sızmaz odası bile yosun tutmuş bak!
İyi bak!!
Mantığımı çürütüyor aşk...

Çıkmazdayım duvar...
Kolay sandığım kolay değilmiş..
Seni tırmanıp aşmak değil asıl gayem
Yorgunum da diyemem...
Biraz yaslansam geçer...
Dinlediğin için teşekkürler...

MeVSiMSiZ_KaR
07-12-2007, 05:48 PM
öönce baharı getiriyorsun siirinde sonra ağlıyorsun ve sonra ruhunu kanatıyorsun cok büyük bir gecis dönemi olmus :)

ardınç
07-12-2007, 05:53 PM
kesinlikle..tabi buda sayenizde:)hepsi tek başlık altında olunca birbirini sürüklemesi gerekiyo:)

ardınç
07-13-2007, 09:52 AM
Kıstın ateşini, küçülttün kanatlarını...
Çekildin en arka odana...
Gölgelerini bıraktın pencerelere...
Ah bu hayattan sana kalan;
Sadece deli sevgini özlemekti...
Sana kalan,
Bu hayatta kendini delice özlemekti...

ardınç
07-13-2007, 09:55 AM
Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...
sustum!
sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız

sustum!
bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar...
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzü
Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
sustum
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece
kimse bilmiyor..
kimse görmüyor

sustum!
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse hissetmiyor...
saçlarını kokluyorum rüzgarların
dudaklarından öpüyorum hayatı
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
mendil silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor...

sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman
sustum
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse anlamıyor...
sustum!
ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız...

ardınç
07-13-2007, 10:02 AM
elimde sıkılmış yumruk arasında
parmaklarımdan süzülen sen
tutma çabası nafile canım acımakta
seni yüreğe almak iki söze tabiyken
diz çökmeler fayda etmez
yalvar yakar gitme demek
yar söze değil de iki damla yaşa hatır
damlalar bensede can acısının yürek adı sen
eğilen baş olsa sıkılır mı yumruk
eğilen sevdam
zor gelen ben hayata başı dik tutarken
sırf sevdana sebep
çaresizliğin ortasında sıkılıp son bulan can
sevdam boyun eğen
ağırıma giden sebep olduğun yaşama hevesini
bir yüreğe sığdırırken sen
parmak uçlarıma can çekişir bırakan
sensizlik dedirtip adını değiştiren yine sen
şimdi sana mı kendime mi ödetmeli bedeli
sevgime gelince diz çöktü ya önünde
onun hesabı görülmüştür
sana değer verilip yanılmakla
hükmü sensizlik

MeVSiMSiZ_KaR
07-13-2007, 10:22 AM
simdi bana tas atma :) hem bak ne güzel bir ritim yakalamıslar :)

ardınç
07-13-2007, 10:24 AM
sözüm yok ona zaten:)

melisss
07-13-2007, 02:28 PM
sustum!
bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!


susmak en büyük çığlık olur bazen kimse anlamaz....

ۣۜ๘ ђüzüภ ۣۜ๘
07-13-2007, 03:42 PM
sustum!
bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!


susmak en büyük çığlık olur bazen kimse anlamaz....



kesinlikle aşkım bana hep çok konuşuyosun dır dır derdi 2 gün ayrı düşdük ya aşkım dır dır konuşmanı özledim sen susunca olmuyor dedi hayat duruyomuş sanki:D

ardınç
07-13-2007, 04:59 PM
...................:)

MeVSiMSiZ_KaR
07-13-2007, 06:11 PM
yorummsuz :)

ardınç
07-14-2007, 08:52 AM
hangisi??..:)

ardınç
07-14-2007, 10:17 AM
BİR SEN EKSİKTİN AYIŞIĞI


Bileklerimizi morartmış yeni Alman kelepçeleri,
Otobüsün kaloriferleri bozuldu Kaman´dan sonra
Sekiz saat oluyor karbonatlı bir çay bile içemedik,
Başımızda pirensip sahibi bir başçavuş.
Niğde üzerinden Adana Cezaevine gidiyoruz...

Bi sen eksiktin ayışığı
Gümüş bir tüy dikmek için manzaraya!
Can Yücel

21.07.2006 Saat: 00:00

ardınç
07-14-2007, 10:19 AM
Kibrit çakıyorsun karanlıkta
badem çiçeklerini görmek için
Ve mart denizlerinde tedirgin bir çift
sarnıç gemisi gözlerin
Bir iş açacaksın sen başımıza
yangın mı olur artık, bahar mı?
Can Yücel

21.07.2006 Saat: 00:00

ardınç
07-14-2007, 10:20 AM
Bir gün şayet camsız çerçevesiz penceresiz
Bir gün ben, çadır bezi bir perdeden
Günlerin toz-toprak şarkısını çırparken
Canevimin önünden geçersen,
Bir gün şayet boynumda yem torbası hayallerim asılı
Bir gün şayet samançöpü bir sokak dişlerim arasında
Canevinin önünden geçersem
Anlatırım nasıl nerde
Bir ulu çınara takılı bir kuyrukluyıldız
Bir yeşil telaşta çırpınan ışığımız
Anlatırım nasıl nerde...
Sonra eğilir kulağına derim: Bekle
Çocukken kaçırdığım uçurtma dönsün gelsin
Hele çarpsın bu çerçi yükü şehirlere,
Hele ürksün fincancı katırları!
Can Yücel

21.07.2006 Saat: 00:00

ardınç
07-14-2007, 10:21 AM
özledim seni...
ayrılık yüreğimi uyuşturuyor karıncalandırıyor nicedir.
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile
benimle olduğunu bilmenin
bunca zamandır içimi ısıttığını
yeni yeni anlıyorum
Yokluğun,
Hatırladıkça yüreğime saplanan bir sizi olmaktan çıkıp
mütemadiyen bir boşluğa
Sabahları seni okşayarak başlamaları
aksamları her isi bir kenara koyup
seninle baş başa konuşmaları özlüyorum;
oynaşmalarımızı,
yürüyüşlerimizi,
sevimli haşarılığını,
çocuksu küskünlüğünü...
Nasılda serttin başkalarına karşı
beni savunurken;
ve ne kadar yumuşak
bir çift kısık gözle kendini
ellerimin okşayışına bırakırken
Gitmeni asla istemediğim halde
buna mecbur olduğunu görmek
ve sana bunları söylemeden
´´git artık´´ demek
´´beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk
kavuşacaksın mutluluğa´´
demek sana nede zor
seni görmemek ve belki yıllar sonra
karsılaştığımızda
bana bir yabancı gibi bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek....
Can Yücel

21.07.2006 Saat: 00:00

ardınç
07-14-2007, 10:25 AM
"Ne şeymiş bu, bu dünyadan ayrılmak
Demir tarar gibisin bigün
Gözlerin arkalarda deryaya açılmak?"
Hadi bre gide gide dönmüşlüğüm
İyadesiz iyadeli tahütlüğüm
Seni bilem gide koydum, gidi ölüm!
Can Yücel

21.07.2006 Saat: 00:00

ardınç
07-14-2007, 10:29 AM
O olmazsa yaşayamam
O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela.
O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle O daha az sever seni,
Senin O'nu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları...
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"O benim." diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir Şeylerin...
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden,
Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın.
Ucundan tutarak...

Can YÜCEL

ardınç
07-14-2007, 10:31 AM
Yaralı Yüz



Uykusuzluğumun sebebi gözlerin
Bir de gülüşündeki tek gamze
Gözlerimi kapatınca karanlık
Açtığımda yüzüm yaralı
Geçmezmiş bazı yaralar, derinmiş kederleri severken ölenlerin
Ölmeden unutmam lazım o zaman seni dedim
Unutmak ölmek
Kimseye söyleyemedim

Ceyhun Yılmaz

ardınç
07-14-2007, 10:32 AM
Herhangi bir geminin limandan ayrılmasına bile ağlar oldum
Sonra akşamların gelişi gündüzlerin vedası üzdü beni
Sayende yaşadığıma bile efkarlanıyorum
Artık gerisini sen düşün
Sebepsiz hüzünlerdir benim kirpiklerim
İster istemez öpüp kaçarlar beni
Hiçbir şey olamamış gibi
Nasıl bir selama mutlu oluyorsam
Sensizliğimde bir yağmur damlası bazen kahrediyor beni
Çok genç ölücem belki
Belkide yaşayanlar kendi nefeslerine bile inanamayacaklar öldüğümde
Elbette her veda gibi hüzünle uğurlanıcam
Kimileri üzülecek kimilerinden fazla
Az yaşadı diyecekler arkamdan az yaşadı
Ama çok sevmişti...

Ceyhun Yılmaz

ardınç
07-14-2007, 10:33 AM
gidiyorum işte,
bak ne gelmeyişin öksüz ne de yokluğun
gidiyorum işte
hep beklediğin yere
geleceğin varsa da artık gelme
sakın gelme, hiç gelme
ben sana gelene kadar sen kimseye gitme

Ceyhun Yılmaz

ardınç
07-14-2007, 10:34 AM
Hala sen varmışsın gibi
İki yastıkla yatıyorum..

Kimseye söyleme gidişini, ben söylemedim.
Elimde senin siparişin olmayan torbalarla geliyorum eve..
Ağlaya ağlaya öpüyorum yattığın yastığı yorganı
Sanki beni az önce yolcu etmişsin gibi çıkıyorum sokaklara..
Üst komşuya hava atarak, bi fiyaka bi görsen..
Ne garip bu insanlar!
Bütün mahalle, hatta alttaki bakkal bile seni geçen kasım öldü sanıyor...
Ne garip bu insanlar!
Hala her sabah bana selam veriliyor..
Sanki yaşıyormuşum gibi

Ceyhun Yılmaz

ardınç
07-14-2007, 10:37 AM
Ağrılarım ağrıyor bu gece yarısı
Dertlerim öksüz sahibi yok.
Sensizliğimin yeri boş
Bir kez daha gömdüm, bin kez dahaöldüm
bu gece yarısı
Geçmedi sensizliğim, geçmedi bu gece yarısı
Ve içimde bitmiyor bu gecenin yarası

Ceyhun Yılmaz

ardınç
07-14-2007, 10:38 AM
Bir sızı gibi geliyor uzaklardan sesin
Fakat değil..nedense kalbim ağrıyor
Yoldan gelip geçenler şaşkın
İki yıldız alıyorum gökyüzünden ödünç..göğsüme tutuyorum utanarak
Seni görüyorum bir an..görüyorum ve inanamıyorum
Evet! görünce inanamadım..
Tabiki çok güzel olmalıydın fakat sadece bakışlarınla kalbimin ritmini değiştiremezdin
Naptın..naptın! !
Öldürür gibi baktın
Bir tatlı sevinçti gelişinin heyecanı..
YÜREĞİMDEYDİ..
Gökyüzünden süzüldü, bana doğru yaklaştı..beni seçmişti..
Dudaklarıma dokundu, dudaklarımı ıslattı...
ama GİTTİ! !
Bir serseri YAĞMUR DAMLASIYDI!
Bulutların arasından gördüm sapsarı saçlarını
Baktığım her an kaygı duydum
Sanki kaybolup gidecektin
Her an kaybedişimin heyecanı yüreğimdeydi
Hep kaybetmişitm, bugün de mi?
Her dakika gözümün önünde olman için dua ettim
Ama gitmedin..yüreğimdeki sevgiyi bitiremedin
Benim de olmadın...
Yaklaşmaya çalıştım... yandım.. GÜNEŞTİN! ! ! !

ardınç
07-14-2007, 10:39 AM
Her yağmur ağlatmazdı beni
Gidişin olmasaydı...
Bu kadar geçmezdim kendimden
Çoluk çocuk bile tanır oldu kederimden...
Gitmeseydin de hep ağlasaydım
Adam demesinler bana sensiz
Ve bil ki nerde güzel bir şiir duysan
Artık hepsi benim...

ardınç
07-14-2007, 10:40 AM
Karanlık yolların hep ışıksız olduğunu söylemediler bana
Bir gün biter sandım gönül yaşları, BİTMEDİ..
Yokluğunun bulutları içimde, GİTMEDİ!
Her sabaha karşı ben durdum ben
Beceremedim..tutamadım güneşleri
Hep doğdu üstüme
Dert kurdu derdime
Titredi ellerim..
Üşüdüm..ısıtan yok
İLACI YOK Kİ YOKLUĞUNUN HÜKMÜ OLSUN
Boynumda asılı utancım, başımı kaldıramıyorum
Söylemediler bana gülmenin ayıp olduğunu ben küçükken
Söyleselerdi gülemezdim zaten
Acıyla anladım, acıyla kurdum en sevdiğim cümleyi
Silsen de kurumuyor bu göz yaşları
YÜREĞİMİ KURUTMADIKÇA! ! !

ardınç
07-14-2007, 10:41 AM
Söylediler
Gelmedi dediler inanmadım
Beni en çok o severdi dedim.
İnanmadılar..
Arkamdan gülermişsin hep, inanmadım
Bakın dudagımda izi var dedim
Göremediler
Bi de ben baktım
Ben de göremedim
Yani sen gerçekten sevmemiş miydin
Yani ben bosuna mı aglamadım hiç
Hiç ölmedin mi sen bana
O zaman tutmayın beni
Sakın tutmayın
Bırakın, öpsün yanaklarım topragı…

ardınç
07-14-2007, 10:42 AM
Birgün sende anlayacaksın..
Kalabalıklardan kaçıp,
Dizlerini karnına kadar çekip ağlayacaksın!
İşte o an özleyeceksin..
Eski sevgilini değil,
Pili bitmiş oyuncak ayını..
Yanından ayırmadığın saflığını..
Sen de birgün anlayacaksın
Dizlerini karnına kadar çekip,
Çocukluğuna ağlayacaksın..
O küçük kız çocuğu değilsin artık..
Tel sarar kızıma tel sarar diyen babana
Benzemeyecek bazı erkeklerin gözleri
Ve özleyeceksin kendini
O küçük kız çocuğu değilsin artık..
Ama birgün sende anlayacaksın
Kenarları dantelli elbisesiyle
Saçlarını özene bezene
Yanlara ördüğün bez bebeğini
Nereye koyduğunu
Hatırlaman gerektiğini..

Ceyhun Yılmaz

ardınç
07-14-2007, 10:43 AM
İki güneş geçti bir gece
Biraz yağmur yağdı bana
Biraz ben yağmura...
Sevdiğim bir şarkı çıktı radyoda
Yarısına ben eşlik ettim
Yarısına gözlerim...
Anlatmak istemiyorum ama
BEN SENİ BURDA ÇOK ÖZLEDİM

ardınç
07-14-2007, 10:45 AM
Ne yani sahiden böyle mi gidiyorsun?
Ama ben hazır değilim ki sensizliğe
Beslediğim kuşlara ne derim?
Gitmesen ben belki bekleyemem
Özlediğim iç çekişleri,
Beklediğim cevapsız telefonları
Ve dünden ağır bugünleri
Yalnız yalnızlıklarla nasıl taşırım ben?
Sigaramdan duman çıkmazsa birgün
Ben dünden de üzgünüm...
Bilme diye bulutlara aşık gibi bakıyorum gökyüzüne
Sen sev diye nerde başka sevda görsem
Elimle kapatıyorum yüzümü
Sen hiç sormuyorsun hüznümü
Seni seviyorum hep sen bilmiyorsun
Güneş varken ısınmaz her sevginin içi
Soğukta ayırırsın gülümseyişimi
Hüzünden gözleri yağmur rengi bu aşkın
Ağladığında görünmez bu yüzden
Anlamıştım zaten, durmazdın baktığım yerde
Biliyorum olmazdı, kirpiklerin yüzüme değmezdi!
Bile bile sevdim heyecanlanmayı
Güzeldi, sevgim çok güzeldi
Yüreğimin seni sevmesini sevdim
Sen bana niye kızdın ki? ...

Ceyhun Yılmaz

ardınç
07-14-2007, 11:08 AM
Yorgunum.. !
Yoruldum..!
Yordular Yar..!

Senden yoksun ilerleyen her dakikamda sızlanmaktan ..
Her yalnızlığımda ki yalvarışımdan ..
Her Gecede yıldızlarla dertleşmekten ..
Yoruldum !
Çıldıracağım İnanki ..
Yokluğun bana hem yara hem deva olmasa ..
Yokluğunda sızlayan yaram , hayalinle avunmasa ..
Yalnızlıktaki yalvarışımı , Sesin kandırmasa ..
Yıldızlarla dertleşmemi , ışığın bozmasa ..




Geceye hep seni anlatmaktan ..
Her saniyeye seni koymaktan ..
Her geceye resmini çizmekten ..
Yorgunum !
Da ..
Yorgunluğum resmini çizmekten değil ..
Sensiz dakikaları saymaktan değil ..
Geceye seni anlatmaktan da değil ..




Resmini gecenin görmemesinden ..
Dakikaların Beni dinlemez gibi geçmesinden ..
Ve gecenin anlamamasından şikayetçiyim ..
Ve seni anlatacak kelime aramaktan Yorgunum ..
Yordu !
Gözyaşlarım gözlerimi ..
Yorgun düştü yüreğim ..
Söylemek istediğini anlatamamaktan ..
Yordun yüreğimi sevdiğim ..
Kendini saklamaktan ..




Nerdesin ?
Hangi Şehirde ?
Benim bulunduğum yerin neresinde ?
Neresindesin Yüreğimin ..
Neresindeyim Yüreğinin ..
Nerde olursan ol ..
Bi defa olsa gülümse karsımdan bana ..
Umutsuzdum yoksun diye , çok ağladım sensizliğe..
Kaybettim kendimi , Yok yüreğim , Verdim sana ..





Ben Kendimi kaybettim ..
Hayallerimden bana işledin ,
Ruhumdan Bana eser bırakmadın ..
Beni arıyorum artık ..
Boş , ıslak sokaklarda ..

Kendimi inanki çok aradım ıslak kaldırımlarda..
Kaldırıma bakıpta ,
Yüzümün yansımasını görürmüyüm diye ..
Çok dolaştım yalnız yalnız o sokaklarda ..
Aynaya bakmaya Korkar oldum ..
Her aynaya bakışımda seni görmekten ..
Ya Dayanamazsa Yüreğim Bir gün ..
Kaybolur giderse karsında , aynada ..





Islak kaldırımlarda arıyom şimdi kendimi ..
Ben yansır mıyım acaba kaldırıma ..
Benim kendimi aradığım kaldırıma sen yağıyorsun aslında ..
Baktığım her yer sensin..
Sen oldum ..
Benim kim oldugum önemli değil ..

Yoruldum aramaktan kendimi ..
Yordum Yüreğimi ..
Yordu beni kaldırımlar ..
Korkuttu aynalar ..
Ben kendimi ararken sokaklarda ..
Serseri bir kuş gibi uçmuşum aslında ..
Sevdanın sokağında ..





Vuruldu artık artık o kuş kanatlarının altından ..
Tekrar uçabileceği meçhul ..
Yaralı şimdi ..
Düştü Sokağın ortasına ..

Kalkabilirse tekrar uçup gidecek uzak diyarlara ..
Ama yaralı ,
Kanı fazla ..
Kalkamayacak yerinden ..
Kalacak sokakta ..
Sevdanın ortasında ..
Kanayan bir kanatla ..
Koskoca sevgi ülkesinin ..
Boş bir sokağında ..
Umut caddesi ile zaman bulvarının arasında ..
Kanadı kırık ,
Yüreği yaralı ..
Ağlıyor , Sızlıyor , Acıtıyor yarası ..





Zaman ya onu vuracak tamamen öldürecek ..
Ya da duracak dünya dönmeyecek ..
Sevda takviminin Kimbilir hangi gününde ..
Zamanın Hangi dakikasında bilinmez ..
Yüreğin yaralarının sarılacağı ..
Sevda aynı hissi taşımaksa ..
Aynı hayallere dalmaksa ..
Paylasmaksa ..
Ve ben o sokakta uçan kuşsam ..





O Sokakta Kalacağım hep ..
Yemin ederim sana ..
Yüreğim sende olsada ..
Yaram durmaksızın kanasada ..
Ölümü bekleyen hasta gibi ..
Bende bekleyeceğim seni ..

ardınç
07-14-2007, 11:16 AM
Bir heves değildi ki,
Seni çok sevmiştim can! ..
Yokluğunda her gece,sarılırken isyanlarıma..
Örterken yorgan misali,
Üzerime hasreti..


Yüreğim üşürken ayazda kalmış gibi..
Seslenememek sana,sarılamamak..
Gel diyememek tüketti be can! ..


Kıskanıyorum artık tüm kavuşmaları..
Hele dalgalar vurunca sahile hırçın,coşkulu..
Çakıl taşlarının çığlık çığlığa sarılmaları yok mu?
Ay ışığının denizin üzerine serilişini..
Nazlı kıpırtılarını yakamozların..


Gecenin güne kavuşmasını bekliyorum..
Aynada göremediğim cismimin,
Hiç olmazsa gölgesini göreyim diye

Güneş tepemde arıyorum..
Gölgem bile sen...


Hele şu hastalık yok mu?
Ağrılarım sanki daha acımasız sensiz..
Onlar yaksa da canımı,
Bir iğne ile nefes alırım iki günlüğüne..
Ya yokluğun?


Söyle! ..
Seninle olmanın,bana gelmenin
Eder'i ne?
Ya çaresi?
Eğer bir ömürse seninle bir günlüğüne,
Veririm be can! ..
Gözümü kırpmadan..


Sensiz yaşamak niye?

Firari_Sevdam
07-15-2007, 01:47 AM
YAŞA BU HAYATI

Boş ver be yaşı başı! gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver? şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan, sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını, gelene geçene yol verme girsin diye içeri ama gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna Bilirim yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında bırak aksın yollarına yağ geç , yık geç, kimse inanmazsa inanmasın sen inan yüreğine
hem ona geçmezse kime geçer sözün? büyü büyü.... bak ellerin ayakların kocaman, aklında maşallah yerinde, e ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye.
akıllı ol, yüreğin gelir peşinden, boş ver yaşı başı, aşk var mı aşk sen ondan haber ver?
takılmışsın yüzündeki gözündeki çizgilere o çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün atmak mı istiyorsun kendini bir dereye soğuk bir kış günü öl gitsin...
Boş ver be yaşı başı!
kim tutar seni kim?
kendi yüreğinden başka kim?

Aklını al da öyle git
ister bir duvara,
ister bir odaya,
ister kıra, bayıra vur da git
Dert etme ellerini, onlar da gelir seninle bırakmadıkça birine o biri de gelir gerçekten istediğin oysa seveceksen ve öleceksen uğruna.

yaşa be, yaşa da öyle git, gireceksen toprağa... yaş 70'e gelse bile hayat daha bitmemiş sen mi biteceksin?


çekeceksen bile bayrağı YAŞADIM ULAN DİBİNE KADAR diyemeyecek misin?

CAN YÜCEL

Firari_Sevdam
07-15-2007, 01:48 AM
herşey sende gizli

Yerin seni çektiği kadar ağırsın,
Kanatların çırpındığı kadar hafif..
Kalbinin attığı kadar canlısın,
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç...
Sevdiklerin kadar iyisin,
Nefret ettiklerin kadar kötü..
Ne renk olursa olsun kaşın gözün,
Karşındakinin gördüğüdür rengin..
Yaşadıklarını kâr sayma:
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna; ne kadar yaşarsan yaşa,
Sevdiğin kadardır ömrün..
..........

Can Yücel

ardınç
07-15-2007, 03:00 PM
üstadın kalemine sağlık...

Simone
07-15-2007, 11:14 PM
Diyelim yağmura tutuldun bir gün
Bardaktan boşanırcasına yağıyor mübarek
öbür yanda güneş kendi keyfinde
Ne de olsa yaz yağmuru
Pırıl pırıl düşüyor damlalar
Eteklerin uça uça bir koşudur kopardın
Dar attın kendini karşı evin sundurmasına
İşte o evin kapısında bulacaksın beni

MeVSiMSiZ_KaR
07-16-2007, 09:52 AM
elinize sağlık hepinizin yalnız bir cok kisi bir cokyerde zaten can yücel paylasımıyapıyor :)

ardınç
07-16-2007, 09:58 AM
aynı şiirleri görmedim ben sayın adminim;)arkadaşı uyarmamdaki sebep başlık altında toplanan şiirlerin aynı şairle bağdaşmasını isteyişimdir:)

MeVSiMSiZ_KaR
07-16-2007, 11:33 AM
sevgili ardınc , sana bisey demedim zaten yapıtğınız güzel bisey :)

ardınç
07-16-2007, 01:47 PM
biz böyle güzel şeyler yaparız zaten.....:))))(hiç mütevazi olamıcam..:)

MeVSiMSiZ_KaR
07-16-2007, 04:08 PM
:),,,,,,,,,,,,,,

ardınç
07-16-2007, 04:46 PM
Öyle çok reddedildim ki, öyle çok unutuldum ki senin tarafından, sensiz
kalmak yüreğimi ezen tek korku artık. Öyle ki hayatım yalnız bir korku
halinde ayakta duruyor şimdi... Korkumu gerçeğe büründürdüğün anda yıkılıp
gideceğim. Her şeyi tükettim. Hayata tutunmak adına ne varsa her şeyi yaktım
seni sevebilmek için... Tüm sabrımı, kendime ve insanlara güvenimi, sevginin
hayatın tek harcı olduğuna olan inancımı... Artık senden başkasına verecek
enerjim, sevgim ve hayatla hesaplaşacak bir benliğim kalmadı. Geriye dönüp
sığınacak bir kendim kalmadı...
Şimdi bana varlığımın sana acı vermediğini söylüyorsun. Gitmemi istiyorsun,
sonra yeniden gelmemi... Ve sonra yeniden gitmemi... Beni sensizliğin o
dipsiz çukuruna önce sarkıtıp, sonra yeniden gün ışığına çıkarıyorsun.
Sevgimi, yokluğumu hissettiğin yerde bulmak istiyorsun. Aşkımın benliğini ve
hayatını ele geçirmesinden duyduğun o sebepsiz korkuyu yenmek için, bana
seninleyken tekrarı olmayan bir şiiri hatırlatan zamanın, sana benimleyken
gösterdiği monoton ve tüketici yüzünü yok etmek için oynadığın bir oyun bu
belki de... Beni deliliğin sürgünlerine yollayıp, sonra yeniden kalbine
çağırıyorsun.
Korkuyu beklemenin telaşı korkunun kendisinden çok daha ürkütücü biliyor
musun? İşte bu yüzden sensizliğin karanlık kuyusuna kendi ellerimle
bırakıyorum kaderimi. Korkuyu beklemekten vazgeçiyorum, ama asla seni
sevmekten değil, sevgili... Sana veda etmeden kayboluşa karışmam da aslında
sadece bunun için...
Madem varlığım acı vermiyor sana, madem ki ancak yokluğumda sevgimi
hissedebiliyorsun, öyleyse yokluğumla kal sevgili... Madem ki yokluğumla
daha mutlusun, o halde yokluk benim bu aşk için büründüğüm son kimlik olsun...

ardınç
07-16-2007, 04:59 PM
Hiç kalbin ağrıdı mı sebepsizce,
Hiç için titredi mi sıcak yaz geceleri,
Dolunaya baktığında hissettin mi hiç
Yapayalnız derin bir karanlıkta olduğunu,
Ve acı bir şekilde farkına vardın mı,
Kalabalık içinde sessizce dolaştığını…

Düşündüğün şeyi bilmeden uzaklara takılır gözlerin;
Ellerin bilmediğin elleri tutar sanki,
Tuttuğun el sana huzur verir de;
Sen o huzurla bir türlü rahatlayamazsın…

Boğazında kelimeler düğümlenir, yutkunursun;
Bakışların buğulanır, gözlerini kısarsın,
Tek damla düşmesin diye çabalarsın;
Bilirsin ilk düşen damla habercisidir; sağanakların,
Bilirsin sağanakların ardından körelir; duyguların,
Bilirsin ki içindeki yangınlar büyür sağanaklarda…

Sen bilirsin ama kalbin bilmez bunları,
Yaşadıkça yaşar sevdalar kalbinde,
Büyüdükçe büyür kalbin, her sevdayı saklar içinde,
Gün gelir sığmaz olur kalbin göğsüne,
Taşıyamaz olur bedenini, artık yorulur…
Duyguların ağır gelir; ezilirsin
Bir gün açıklanmamış duygularınla köşende,
Teslim olursun ölüme,
Sessizce…

MeVSiMSiZ_KaR
07-16-2007, 05:04 PM
Bir heves değildi ki,
Seni çok sevmiştim can! ..
Yokluğunda her gece,sarılırken isyanlarıma..
Örterken yorgan misali,
Üzerime hasreti..


Yüreğim üşürken ayazda kalmış gibi..
Seslenememek sana,sarılamamak..
Gel diyememek tüketti be can! ..


Kıskanıyorum artık tüm kavuşmaları..
Hele dalgalar vurunca sahile hırçın,coşkulu..
Çakıl taşlarının çığlık çığlığa sarılmaları yok mu?
Ay ışığının denizin üzerine serilişini..
Nazlı kıpırtılarını yakamozların..


Gecenin güne kavuşmasını bekliyorum..
Aynada göremediğim cismimin,
Hiç olmazsa gölgesini göreyim diye

Güneş tepemde arıyorum..
Gölgem bile sen...


Hele şu hastalık yok mu?
Ağrılarım sanki daha acımasız sensiz..
Onlar yaksa da canımı,
Bir iğne ile nefes alırım iki günlüğüne..
Ya yokluğun?


Söyle! ..
Seninle olmanın,bana gelmenin
Eder'i ne?
Ya çaresi?
Eğer bir ömürse seninle bir günlüğüne,
Veririm be can! ..
Gözümü kırpmadan..


Sensiz yaşamak niye?

bu ne böyle yaa vay vay :)

ardınç
07-16-2007, 05:07 PM
yaa vay vay vay..:)

ardınç
07-16-2007, 05:08 PM
Bu Gün Sana Bir Şiir Yazmalı..
Bu sana dair bir şiir olmalı..
Sana olan sevdamı anlatmalı..
Düşüncelere meydan okumalı..
Soru işaretlerini, aydınlatmalı

Sen olmalısın her kelimesinde..
Sana olan ölümsüz sevdam olmalı, her cümlesinde..
Gözlerin de olmalı bu şiirde..
Sözlerin de olmalı, mutlaka içinde..

Gülüşünü anlatmalı mutlaka bir yerinde..
Yüre ini yazmalı, bir köşesine..
Melekler kıskanmalı, sevdama şahitlik ettiklerinde..
Sözler, sözler kifayetsiz kalmalı, nefeslerde..


Okuyanın gözleri yaşarmalı..
Cümleleri, bo azında sıralanmalı..
Çok kutsal bir anlatım olmalı..
Herkez, herkez seni konuşmalı ve kıskanmalı..
Mutlaka, mutlaka sana bugün bir şiir yazmalı


Gözlerimin gördü ü, sen..
Yüre ime hapsetti in, sen..
Gece rüyalarıma giren, sen..
Heryerimde, herşeyimde olan, sen..
Sen olmalısın bu şiirde, sadece sen..


Bu gün sana şiir yazmalı..
Her mısrasında seni anlatmalı..
Sevdamı nakış nakış dokumalı..
Hemen sana..
Mutlaka sana, bugün bir şiir yazmalı..

Fakat, fakat bu şiire nasıl başlamalı..?

ۣۜ๘ ђüzüภ ۣۜ๘
07-16-2007, 05:20 PM
hepside çok güzel ve anlamlı

ardınç
07-16-2007, 06:23 PM
.......:)bak bu iidi:)

MeVSiMSiZ_KaR
07-16-2007, 06:46 PM
:confused: ..................

ardınç
07-17-2007, 09:05 AM
sen anlama......:)))

ardınç
07-17-2007, 09:37 AM
Daha az seviyorum seni..
Giderek daha az..
Unutur gibi seviyorum..
Azala azala..
Aramızdaki uzaklığın karanlığında..

Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
Daha az seviyorum seni..
Kendini iyileştiren bir yara gibi..
Daha az..
Ve zamanla..

Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
Uzak dağ kışlalarında..
Görmüyoruz birbirimizi..
Usul usul sis iniyor..
Kopmuş yollara..
Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
Sevgilim sevgilim
Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..

Artık daha az seviyorum seni..
Unutur gibi..ölür gibi daha az..
Yeniden ödetiyorum kendime
Onca aşkın öğretemediğini..
Kolay değildi..
Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
Kaç acı birden imtihan etti beni..
Bir tek gece vardır insanın hayatında..
Ömür boyu sürer nöbeti..
Bu da öyleydi..
İyi ol..
Sağ ol..
Uzak ol..
Ama bir daha görme beni..

MURATHAN MUNGAN

ardınç
07-17-2007, 09:42 AM
Kapkaranlık bir sokak uzanıyor önümde ,sokak lambasının isli kararsızlığı
Beni acıtmaya çalışmanla acımamakta direnişim sevgimin çokluğu
Kollarım artık yorgunlar ,hayır ayaklarım değil
Var olmayan bir yükün eziciliği altında kalanlar onlar
Taşımak zorunda değilsin diyor bir ses
Kulaklarım bu sese yabancı
Karanlık sokağın tanımadık bir sesi işte diyebilirim
Hayır duymadım ben bir şey yola devam diyebilirim
Israrla kulaklarımı tıkayıp bu sese yabancıyım diyebilirim
Peki sen, dur artık yürüme ,uzaklaşma ,gitme diyebilir misin
Beni acıtmaya çalışmanla acımamakta direnişim sevgimin çokluğu
Kollarım artık yorgunlar, hayır ayaklarım değil

ardınç
07-17-2007, 09:46 AM
İçimde bir bahçe
Rengarenk Çiçekler,
Sevimli böcekler
Kuşlar şarkı söylüyorlar
(Görenler çok hoşlanıyorlar)
Ama
Zehirli bir sarmaşık gibi
Talan ediyor insanlar bahçemi
Haksızlıkların suistimalinde
Hakaretlerin sillesinde
Yalanların sahnesinde
Kıskançlıkların öfkesinde
Acımasızlıkların şiddetinde
Zihniyetlerinin gölgesinde
Yaşamaya mahkumum!
Cehenneme düşürülmüş bir melekten
Daha fazla zulüm gören var mıdır?
Ya da
Cehennemin göbeğine düşürülüp de
Masumluğundan kaybetmeyen..?
Özüne nekadar sadık kalabilir ki bir insan?
Nekadar normal olabilir
yamukluklar yumağında barınmaya çalışırken?
Kendini saklar,kendine kıyar
Belki de
Çağresizliğinden onlara uyar!
Ben melek değilim ama
İnsanlar neden bukadar şeytanca davranıyorlar?!
Zulme uydukça akıllarını yitirdiklerini görmüyorlar!
Kötü olabilseydim en az onlar kadar
Canım yanmazdı bukadar
Çünkü Acımasızlığın gücü
İnsanı kalpsiz kılar!
Düşüncesizce ve bencilce bir kalple oynamak
İnsan kılığında bir şeytan olmak..!
Şimdi soruyorum lanetli aşkım,( şeytan aşkım,)
Beni bukadar mahfedince ne ödül aldın?!
Alametlerden birini mi savdın?!
Masumiyetin kanı yeri göğü kaplıyor
Küresel ısınmayla da kıyamet yaklaşıyor
Kimisi bunu görüp anlıyor
Nicesi şeytana kul köle,yakıp yıkmaya devam ediyor
Bir yer gerek bana bir yer
Kötülük yaptıkça şeytana taptıklarının farkında olanlardan
Farkında olup da tekrarlayanlardan
Çok ama çok uzak bir yer
Şimdiki kimsenin olmadığı
İyiliklerin dolup taştığı bir yer
Hayat,bırak beni oraya gideyim
Zaten seni hiç sevemedim!
Allah’ım yanına al beni,sevineyim
Ya da burada yaşamak zorundaysam hala
Bir damla gözyaşımla bin kötülük devireyim
Ki anlayabilsinler senin kudretini,adaletini
Ama görmek istemeyen biri kadar kimse kör olamaz
Değil mi?!...




Kendi düşen ağlamaz ki!

ardınç
07-17-2007, 09:53 AM
AY ZEYTİN GECE



Kamçılı karanlıktı geldin üstüme

Bütün masalları dolaştın

Ay zeytin gece

Ay vurmuştu alnına



Perçemlerin Tokat akıtması

Yorgundu atılmış yılan derisi

Değiştirilmiş güvercin gömleği tende

Nereye gidiyorsun, dedim

Zeytinlerin arasından

Siste silinip giderken yollar



Aydı zeytindi geceydi

Korkmadım bağırdım ardından

Aydaki zeytindeki gecedeki delikanlı

Nereye böyle?



Aldı rüzgar sesimi duyurmadı

Vurdu geçti durduğum yeri

Gümüşünü silkeledi yüzüme

Atının kanatları

Ben öldüm, ölüm bulunamadı



Kamçılı bir karanlıktı

Hikayemin gecesini durdum de

Kimse çıkamadı dışarı

Ay kaldı zeytin kaldı gece kaldı

Sis kaldı yollar kaldı

Karanlıktı

~yaZyagmuru~
07-24-2007, 01:06 AM
aDINC Lütfen tek basLik bunu önceden´de söyLemisdik ;)

ardınç
07-24-2007, 09:27 AM
e ide zaten tek başlık diilmiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii

ۣۜ๘ ђüzüภ ۣۜ๘
07-24-2007, 09:54 AM
zuhal geldigi günden beri forumda en güzel paylaşımcılardan biri lütfen arladaşlar herkez ayrı herde 10 kez uyarı yapıyor kızı bukadar sıkmayın oda tek başlık altında topluyo zaten uymuyosa ayhana pm atın ben sıkıldım her başıkta uyarı olmasından zaten yeterinde uyarı var açılmış her yerde

ardınç
07-24-2007, 09:58 AM
gül saol ya hakikaten yoruldum yani bu abuk uyarılardan(kendileri gibi sandılar galiba beni:)

MeVSiMSiZ_KaR
07-24-2007, 11:09 AM
:)... sayın arkadaslar sizde körüklemeyin bazı seyleri olurmu :)

ۣۜ๘ ђüzüภ ۣۜ๘
07-24-2007, 01:16 PM
bence en güzel şey pm atıp uyarmak burda uyarı yapılmasın derim

MeVSiMSiZ_KaR
07-24-2007, 01:28 PM
mantıklı .,,,,,,,,,,,,

ۣۜ๘ ђüzüภ ۣۜ๘
07-24-2007, 01:33 PM
ben zaten mantıklı kızımdır yane:)

MeVSiMSiZ_KaR
07-24-2007, 02:23 PM
:),,,,,,,,,, yani

ardınç
07-27-2007, 03:03 PM
Ne zaman yüzüne baksam
Yalnızlığın o mutlu gerilimi

O öksüz göl hızla derinleşir
Biliyorum, acılarım hiç bitmeyecek, bu öyle bir yeşil

Ne zaman gözlerinin içine baksam, biliyorum
İkimizi de aşar, o kapının ardındaki masal
Bense yüreğimin bu hallerinden korkar, kalırım
Bir hız trenine bindirilmiş küçük bir çocuk gibi
Geçip giden yüzlerine bakar kalırım

Ömrün kısalığı çarpar camlara
Ateş hızla yayılır içerilere

Akşam olur, evler dolar boşalır
Acıyla erir, yüzüne aşık çocuk

Ne zaman gözlerinin içine baksam,bliyorum
İkimizi de aşar, o kapının ardındaki masal.

Cezmi Ersöz

MeVSiMSiZ_KaR
07-27-2007, 03:23 PM
biliyroum busiiri cok hos yaa cezmi ersözün bir cok kitabını okudum

ardınç
07-27-2007, 03:24 PM
En eski yalnızlığımdır aşk benim
Gitgide büyüyen karanlıklarla
Ne zaman sevdiysem kavruldu tenim
Bir ateşin açtığı yanıklarla

Sabahı olmazdı çok gecelerin
Alır, götürürlerdi beni onlar
Öptüğüm elleriyle, korkunç derin
Bir uçurumun kenarına kadar.

Sonra bırakır giderlerdi, üzgün
Bakardım sessizce arkalarından
Sonra umutsuzluk, gözyaşı ve kan.

Bütün umutlarım biterdi bir gün
Bir gecenin orsatında kalırdım
Tek başıma ben, ben ve yalnızlığım.

Ümit Yasar Oğuzcan

ardınç
07-27-2007, 03:32 PM
Sen olmazsan
Maviler ölür.
Dudaklarım tuz denizi...
Sen olmazsan
Kurumuş ağaç gövdesiyim yapraksız
Yararı yok gölgemin
Ne kuşlara barınak
Ne direncim fırtınalara
Dingin sular uykusunda gemilerim alabora
Gizlenir yağmur sonu gökkuşakları
Bulanık sisler arkasına...
Sen olmazsan
Toprak kokmaz
Değişir rengi yaprakların
Kuşlar dilini unutur gizemli ötüşlerde.
Sen olmazsan
Gözlerim Akdeniz güneşinde çarmıha gerilir
Akbabalar sevişir gökyüzünde...
Kalem tutmaz ellerim / Ellerim öksüz...
Bilirim şiirim olmaz...



Celal ÜLGEN

~yaZyagmuru~
07-29-2007, 04:53 PM
zuhal geldigi günden beri forumda en güzel paylaşımcılardan biri lütfen arladaşlar herkez ayrı herde 10 kez uyarı yapıyor kızı bukadar sıkmayın oda tek başlık altında topluyo zaten uymuyosa ayhana pm atın ben sıkıldım her başıkta uyarı olmasından zaten yeterinde uyarı var açılmış her yerde

ooo cok özür diLerim güLcüm bir daha oLmaz pardon !

ardınç
07-30-2007, 03:11 PM
Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.

Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz.
Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan
Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.

Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? ve parmakların ince uzun mu?
Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik.
Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan,
sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim.

Acıyı görmek mi istiyorsun.
Gözlerime bak!
Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüznünün şiirlerini oku,
kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.

Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece.
Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü.
Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde.
Tek umudum bu şimdilik.

Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?
Ölüm müş,terk edilişmiş umurumda değil gelme istersen.
Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.
Dudaklarımda ki acı tat?
Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek?
Ne yazık hiç bilemeyeceğim.

Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Sen uzakta çok uzakta
Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın,
Benim gibi.

Seni seviyorum,
Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime,
Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı,
Haykırışı bu sevdiğim.
Sana ulaşamasam da,
Biliyorum ki zavallı kalbim
Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde
Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.

Biliyorum beni sevdiğini
Acıyı tattığını da benden uzaklarda
Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin?
Acı tek taraflı olsaydı,
Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu.
Ama yokluk kötü sevdiğim.
Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.

Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların,
Yüzüne hasret kaldığım günlerde
Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim.
Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını
Ve eminim ağlayacaksın.
Ağlamak seni ben yapar sevdiğim
Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak.
Her gün Üsküdar’da oturup kendimi dinlerim
Oysa konuşan sendin hep benimle,
Ne martıların vapurlara takılışı,
Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim.
Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim.
Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında.
Gözlerim ve ben her Üsküdar’a inişimizde
Bir gün seninle bir bankta oturup
Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik.

Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda.
Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki
Adım adım yok oluşumu izliyorum
Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle.
Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara,
karanlıklara bakıyorum mütemediyen
Ve kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum?
Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp
Rabbime ettiğim dualarım,
Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden
Rabbimin bir bildiği var deyip
Kabul olmadığında dualarımın
Tekrar yalvarmalarımı.

Seni okyanusların diplerinde
Bir midyenin içinde ki
İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım
Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde
Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde
Tek bir şey düşündüm?

Dokunamadan tenine,
Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı.
Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama
İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler
Seni seviyorum meleğim.

Acımasız olan ne sensin ne de ben,
Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece
Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım.
İnsan yaşamın değerini
Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor
Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil
Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin
Gözlerinin önünden geçmesi değil.
Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.

Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı
Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin
Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş
Ve ben o ateşle yanmayı,
Sırf seni sevmek olduğu için
İnan bana çok sevdim.

01,08,2006
Oysa
Doğum günüme sadece 10 gün kalmıştı
Eğer yanımda olsaydın
Yaşama daha bir sıkı sarılacaktım..
Şimdi ölüm ne anlam taşıyor?
Yaşamak ne anlam?
Hiç anlayamayacağım
Sensiz bedenim toprağa girmedikçe


ERTUĞRUL BAYAM

MeVSiMSiZ_KaR
07-30-2007, 05:02 PM
elin sağlık cok güzel paylasımlar bunlar

ۣۜ๘ ђüzüภ ۣۜ๘
07-30-2007, 05:03 PM
evet canım çok güzel hepside yüregine sağlık

ardınç
07-30-2007, 05:25 PM
okuyan gözlerinize sağlık arkadaşlar....;)

yakamoz
07-31-2007, 08:43 AM
tşkler arkadaş..güzel şiirler bulmuşsun...

yakamoz
07-31-2007, 08:47 AM
EĞER

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması
mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bile,
en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unuturdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı belki de
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipek ten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir ayrılık gizlendiğine belki de,
kartvizitinde 'onca ayrılığın birinci dereceden failidir' denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
Kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da,
ya canım ellerini tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu,
kim uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık etmiş olmasalardı eğer!!

CAN YÜCEL

can yücel beğendiğim şairler arasındadır.bilhassa bu şiirini çok severim ve her zaman severek okurum...

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

bu şiirde bu söze biterim işte..

yakamoz
07-31-2007, 08:53 AM
Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız...
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor...
sustum!

bazan sustum demekle olmuyor..gözler de her şeyi anlatır ama anlamsız bakışlarda her şey bitmişse geri dönülemeyecek pişmanlıklarla baş başasındır artık...sadece yürek konuşması yetse....

MeVSiMSiZ_KaR
07-31-2007, 09:11 AM
cok güzel dizeler paylasıyorsunuz tesekkürler

ardınç
07-31-2007, 09:18 AM
.................:)

ardınç
07-31-2007, 10:17 AM
Mutluluğun yağmurlarında
Bir rüzgardı aşkımız
Nereye savrulduğumuzu
Hiç düşünmediğimiz

Senin bakışlarında meltem
Benim duygularımda fırtına
Hep ayrı yönlere estik
Yeşertemedik bu aşkı,
Hep kırıldı umutlarımız

Rüzgarda tek yürektik ikimiz
Ne zamanki dindi duygularımız
Solduk, kuruduk,koptuk
Mutluluğun yağmurlarında şimdi
Hüzünlü bir ayrılık olduk


21,05,2006
Rüzgar Kapını her çaldığında
Yüreğinin sesidir
Seni bana yakınlaştıran
Ve yağmurlu pencerenden karanlığa bakıp
Usulca ağlamandır beni düşünüp

ardınç
07-31-2007, 10:22 AM
Sana
Kapamadım kalbimin kapısını
Gülüşlerini unutmadım
Sen Düşlerimde olmadan nefes alamam ki

Rüzgârın yön değiştirdiği yerdeyim şimdi
Sensizlikteyim
Dudaklarımı aralayıp
Hep söylediğim kelimelerdesin
Özlemlerimde, hasretimde, yalnızlığımdasın
Uykularımın en yorgun zamanlarında
Uyanıp ansızın gece yarıları
Yüzüme düşen sensizliğin hüznündesin
Unuttum sanma,
Ben nerde yaşıyorsam sen ordasın

Sana ne yazsam
Ve ne kadar anlatamasam dostlarıma
Bir o kadar büyürsün içimde
Ve bir o kadar gizemli

Şimdi
Hüznümün başa çıkılmaz anında
Bir sigara yakmalıyım önce
Kuytu akşamların
Senli vakitlerini düşleyip
Sesini anımsamalıyım yine
Tebessüm etmeliyim
Ve dünyanın en şanslı şairi olmalıyım
Sırf seni sevdiğim için
ve sana yazılan her duygum okunduğu için
Onur duymalıyım

Gittin biliyorum
Beni yiyip bitiren bir merak,
Yüzünü göremediğim günlerin acısı kalbimde
Ellerinde olamamamın çaresizliği
Ve yalnızlığımın baki kalması
Hep acı verecek biliyorum

Gündüzlerin aydınlığında
Kısıp gözlerimi semaya bakıp
Bir parça bulut arayacak gözlerim
Umut ederek yağmurun değmesini tenime
Bekleyeceğim.
Senin için yanan tenime
Biliyorum,
Dokunmayacaksın

Kayıp şehirlerin
Karanlık sokaklarında çaresiz kaldım
Ayaklarımda umudumun ağır prangaları
Ellerimde yokluğunun kelepçeleri
Kimselerin bulamayacağı bir yerdeyim
Sendeyim

Sana en az pencerene gelen bir serçe
Yolda gördüğün bir çocuk
Sahilde tek başına oturduğun bir bank
Gizli gizli ağladığını gören bir ayna
Ellerinden dudaklarına değen bir sigara
Üzerine alelacele giydiğin bir elbise
Uyumak için
Ellerinle bir sevgiliyi sardığın gibi sardığın bir yastık
Gözlerine düşen uykusuzluk
Okuduğun bir kitap
Canını sıkan bir insan
Öpülesi dudaklarınla ısırdığın bir erik
Ve hep beklediğin
Hayallerini süslediğin o sevgili kadar yakın olmak istedim
Biliyorum ben sana dokunamadan
Avuçlarında bir hayatı tadamayacağım
Biliyorum
Sensizliğin karanlıklarında şiirler yazıp
Her şeye rağmen içimde yaşayacaksın
Senin yerin orası biliyorum

Sokağımdan geçmesen de
Kokunu duymasam da en güzel çiçeklerde
Sırf yakın olmak adına
Balkonundaki bir kaktüsün dikenlerinde
Küçük ellerine batmak için
Her zaman dua edeceğim

Yoruldum inan
Düşler kurmaktan
Nefessiz kalmaktan
Boş bir evde
Yalnızlığın şarkılarını söylemekten bıktım
Yoruldum inan
Yoruldum sensizlikten

Her sabah soğuk suyu vurup yüzüme
Aynada kendimi mutsuz görmekten
En güzel günlerinde baharın
Sahillerde boş boş gezmekten
Durup durup sana yazdığım şiirleri
Duvarlara okumaktan
Ve cevap beklemekten bıktım inan..


Seni seviyorum
Seni özlüyorum
Diye söyleyemediğim
Telefonumun çalmasını beklerken
Yüreğimin sesini duyamadığım
Her an için kendime kızıyorum inan
Sana da kızıyorum
Beni bu boş âlemde
Sevgisiz bıraktığın
Yüzümü güldürmediğin için

Sesinin kulaklarımı okşamasını
Dokunamadığım teninde
Olabilmeyi
Şiirlerime güzelliğini yazmayı her fırsatta
Ne kadar istiyorum bilsen

Oysa
Yoksun
İçinde sana dokunamadığım
Seninle olamadığım bir dünyada
Bahar gelmiş
Çiçekler açmış
Gülmüş, ağlamışım ne önemi var
Ben yokluğunda geçen zamanı
Hiç yaşanmamış saydım

Biliyorum
Ölümüm seni düşünürken
Ve yanımda olmadığın bir vakit
Ansızın gelecek
sen hiç acısını çekmediğin yokluğumda...
Bilmeyeceksin bile öldüğümü
Ben hiç tamamlanmamış sayacağım
Gözlerimi kapattığım hayatımı
Ve verdiğim son nefeste bile
Acılar çekerken
Seni arayacağım
Biliyorum
Gözlerimin baktığı
Dudaklarımın seni sayıkladığı hiçbir yerde olmayacaksın
Ölümün acısı hafif kalacak
Sesini duyamadan çıkan canımdan

Sen bensiz bir hayatı
Bensiz geçen zamanı sevdin
Hep gizemli kalmayı
Kaçmayı
Ve sevilmeyi sevdin
Hiç çaba sarf etmedin
Bir nebze olsun
Cesaret edemedin sevmeyi beni
Düşlerde bir masal
Rüyalarda bir gizem kalmayı seçtin
Olamadın benimle
Bir kez yüzüme bakıp
İçinden geldiği gibi
Seni seviyorum
Seni özlüyorum diyemedin

Ben senli zamanların içinde
Hep sevinçten gülen
Heyecandan ne yaptığını bilmeyen
İçi içine sığmayan koca bir adam değil de
Oyuncağı eline verilmiş bir çocuk gibi
Hep gülücükler saçtım
Ağlayarak geçen koskoca bir zamana inat


23.05.2006
Dünyanın en güzel yeri gözlerinin içinde saklı
Baharın yemyeşil dallarında artık hüzün var şimdi
Rüzgârlar sesini kesmiş
Ve yağmurlar boşa ıslatıyor kaldırımları
Gözlerimin uykuya düştüğü
Ve karanlığın aydınlığa hasret kaldığı yerdeyim
Sensizlikteyim.
Ertuğrul Bayam

ardınç
07-31-2007, 10:30 AM
Zamanımız kalmadı
(biz) li günlere
Artık sadece
Sen
Ve
Ben
Kaldık
(biz) olamadık bir türlü
Yalvarmama rağmen
Adamlığıma bakmadan.
Olamadık
(biz) olamadık
Sen
Ben
Kaldık koca şehirde
Aynı kaldırımlarda yürüdük,
Farklı zamanların
Aynı düşleriydi belki el ele
Ne mutlu baktık
Martıların üzerimizde uçuşmalarına
Her şey iyiydi de
(biz) olamadık
Sen
Ben
Kaldık
Şehrin,
Herhangi bir yerinde
Hep (biz) olmayı hayal ettiğimiz
Düşlerinde
Yazık
Çok yazık
Bir aile olamadık seninle


28.12.2005
Saat:
Oysa
Ne çok istemiştim biz olmayı

Ertuğrul Bayam

ardınç
07-31-2007, 10:32 AM
Gittin sen
Ben kaldım sensizliğin
Gerçeğe hiç dönüşmemiş
Rüyalarında sımsıcak,
S e n i n - g i b i..

Hüzünlerim çıkıverdi ansızın
Yıldızlara emanet bıraktığım
Ağrılarım çoğaldı,
Bir adım yaklaştı,
Seni
Tanıdığımda uzaklaşan,
Y a l n ı z l ı ğ ı m..

Sen gittin
Yarım kaldı şiirlerim
Oysa daha yeni başlamıştım
Ne çok şiirler vardı
Y a z ı l m a y ı - b e k l e y e n..

Doğmamış çocuklarımıza
Gözlerinin rengine
Düzenine hayatının
Güzelliğine ayrılmış
Ne çok şiirlerim vardı
Y a r ı m - k a l d ı

Ben sensiz
Ne yapacağım?
Kime şiirler yazacağım?
Kim ısıracak kolumu?
Kim kızacak?
Uykusuz bıraktığım vakitler
Kim gülecek?
Kim dinleyecek? ,
B i r - n e b z e - ö y k ü m ü

Sen gittin
Çöktü üzerime
Taşıması zor külfeti sensizliğin
Yine boş boş oturacağım
Banklarında sahillerin
Yine dikeceğim gözümü
Bir an ayırmaksızın
Ölümlere..
Biliyorum
Düşünmemi bile istemezdin
Oysa yoksun artık
Düşüneceğim
Ö l ü m l e r i.

Kim hastalandığımda
Üzerime titreyecek
Kim tavsiyelerde bulunacak,
Uyumam için,
Kim mesajlar çekecek,
Günaydın diye
Günlerimin anlamı
Bembeyaz parmaklarıyla,
K i m?

Sen gittin
Yarım kaldım.
Bir yanım sende kaldı
Arayıp ta isteyemediğim.
Artık şiirler bekleme benden
Ş a i r - d e ğ i l i m

Korkmaktı beni sevmek
Biraz olsun,
Biliyorum,
Ayrılınca ağlamaktı
Yine nadasa bırakmaktı acı çeken yüreğini
Yeni bir beraberlik
Midende ağrı
İ ş t a h s ı z l k t ı - k u ş -s ü t ü - e k s i k - s o f r a n d a

Bende yalnızlıktı
Boş duvarlarda
Kimsesiz evde konuşmaktı,
Deli gibi
Mezarlığa bakan penceremde
Ölümdü..
Anlayan tek dosttu şiirler
İfade eden hüzünlerimi
Sendin bir de
Heyecanla sabahı okumanı beklediğim
Ş i i r l e r i m i.

Farklı bir tattı yakaladığım
Seninle
Sıyrıldığımı sanmıştım
Hayatımda yer etmiş ayrılıklardan
Neyse,
Böyle sayfalarca gitmesin şiir
Bitsin...
Yazılması gereken yerde,
Yeniden bulursun şiirlerimi
Zamanı gelince
Şimdilik yokum bir müddet
Beni beklediğin,
Heyecan neşe veren saatlerde
Bir müddet,
Dinlemeliyim hüzünlerimi
Sormalıyım tekrar
N e y d i - i s t e d i k l e r i...

Sen gittin nasıl olsa
Bir müddet anlamsız
Bir müddet yabancı şiirler
En azından mutlu olanlar..

Hadi ben kaçtım hayatından


24,12,2005
D.23,03,2006
Yinede bekleyeceğim seni
Sabahın ilk ışıklarına kadar
Olurda gelirsen
Seninim tekrar
Sakın unutma.....

Ertuğrul Bayam

yakamoz
08-01-2007, 10:26 AM
tşkler çok güzel şiirler...

ardınç
08-01-2007, 11:52 AM
ben tşk.ederim okuma zahmetinde bulunduğun için......;)

GöNüLÇeLeN
08-01-2007, 12:15 PM
(biz) olamadık bir türlü
Yalvarmama rağmen
Adamlığıma bakmadan.
Olamadık
(biz) olamadık
Sen
Ben

ARDINÇ FALLA BENDE DE VAR BU SORUN Bİ TÜRLÜ KİMSEYLE BİZ OLAMIORUM:) GÜZEL ŞİİRLER EMEĞİNE SAĞLIK

ardınç
08-01-2007, 12:16 PM
................:)

okuyan gözlerine sağlık.....;)

MeVSiMSiZ_KaR
08-01-2007, 03:39 PM
burda ne oluyor beles biseymi dağıtıyorlar :) bende istiyorum bizlik duygusu :D

ardınç
08-01-2007, 04:23 PM
.......................:)az kaldı bekle...:)

ardınç
08-02-2007, 04:11 PM
karanlığın insanı delirten bir ihtişamı vardır
yıldızlar aydınlık fikirler gibi havada salkım salkım
bu gece dağ başları kadar yalnızım

çiçekler damlıyor gecenin parmaklarından
dudaklarımda eski bir mektep türküsü
karanlıkta sana doğru uzanmış ellerim
gözlerim gözlerini arıyor durmadan
nerdesin?

ardınç
08-02-2007, 04:12 PM
Gökyüzüne asılı kalmış bir yankı
Arıyor kendisini bırakan ağzı
Yeniden, yeniden sesini bulmak için

İki köşeli yalnızlığın bir ucunda sen, bir ucunda ben
Birleşip ayrılıyor çizgilerimiz
Hangi boyuttan koparılmıştık ki biz

Anı bile yok, ses, koku bile
Bir elin yazdığını öteki el karalıyor sanki
Silgiler hatırlıyor, kalemler unutuyor bizi...

ardınç
08-02-2007, 04:14 PM
Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü
Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü

Görürsün hasretiyle sabah ezgilerinin
Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin

Kuşlar öter, uçuşur yeşil dallara konar
Umutlar yaprak yaprak alevlenir de yanar

Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan
İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan

Rüzgâr okşamaktayken anne gibi tenini
Gecenin kolları sessizce yakalar seni

Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını
Anlarsın yalnızlığı ve yalnız kaldığını...

ardınç
08-02-2007, 04:31 PM
Dediler ki 'Aşk, yürek yakar, can acıtır.',
Bunu kime söylüyorlar, Ceylan gözlüm,
Aşkımız, nicedir garip değil mi?
Aşkımız, yetim değil mi? ya.
Aşkımız, içte canımızken,
Aşkımız, hayat ağacımızken,
Aşkımız, kökünden sancılı,
Aşkımız, kem gözlerde hapisken,
Aşkımız, yürekte atıyorken,
Aşkımız, ruha bedel oluyorken,
Aşkımız, 'kime ne ki' diyor,
Aşkımız, 'İşte Kara sevda bu' diyorken.
Aşkım, 'Gurbet ellerin, kafesteki kuşusun',
Aşkın, 'Gurbet ellerin, kelepçeli suçlusu',
Aşk, gönüle düşmüş, yakar derinden,
Aşk, cana bağlanmış, acıtır derinden,
Aşk, bilmeyene, yüzlerce sorudur,
Aşk, cevapsızdır,
Aşk, yaşanır, sadece yaşanır.
Aşk, şunlar mıdır? sizce,
Aşk, sırf sorular mıdır?
Aşk, can acıtmaz mı? ya.
Aşk, yürek yürek yanarken,
Aşk, yürek yakmaz mı? ya.
Aşk, bugüne mi? ait,
Aşk, yarınlar için mi?
Aşk, dediğin kolay mı? ya,
Aşk, üç güne sığar mı? ,
Aşk, satılır mı? pula paraya,
Aşk, hiç atılır mı? kumbaraya,
Aşk, emanet olur mu? hiç,
Aşk, kiraya verilir mi? gülüm,
Aşk, satın alınır mı? hiç.
Aşk, konur mu? çekmeceye, rafa,
Aşk, sabır mıdır? sabır taşı mı?
Aşk, bekler mi? sevdiğim,
Aşk, cana can ekler mi?
Aşk, açlık mıdır? insana,
Aşk, tok mudur? yoksa.
Aşk, hüzün mü? sanılır,
Aşk, kimisine düğün mü?
Aşk, gizli midir? kimine,
Aşk, doğuştan çıplak mıdır?
Aşk, konuşulur mu?
Aşk, anlatılır mı? duyulur mu?
Aşk, maharet midir? meziyet mi?
Aşk, kimine eziyet mi?
Aşk, öpüş müdür? çiçeğim,
Aşk, bir dokunuş mu?
Aşk, yağmur olabilir mi?
Aşk, rahmet midir? ki,
Aşk, yüreğe şefkat midir?
Aşk, kalbe katılık mıdır?
Aşk, zalim midir? yoksa,
Aşk, mazlum mudur?
Aşk, zengin midir? sana,
Aşk, bana fakir midir?
Aşk, sonsuz yaşanır mı?
Aşk, Sensiz yaşanır mı?
Aşk, ebedi mi? acaba,
Aşk, ezeli mi? sadece.
Aşk, yoluma ışık mı?
Aşk, ışığıma karanlık mı?
Aşk, köPage Rankü müdür? karşıya,
Aşk, hayata törpü mü?
Aşk, bir sözde biter mi? hiç,
Aşk, bir bakışta söner mi? ,
Aşk, uçar mı? mevsimli mevsimsiz,
Aşk, sebepli sebepsiz koşar mı?
Aşk, yarar mı? boş zamanına,
Aşk, sarar mı? loş zamanında,
Aşk, boş sorular sorar mı? hiç,
Aşk, gereksiz yere yorar mı?
Aşk, kalbini kırar mı? gülüm,
Aşk, hayallerini yıkar mı?
Aşk, canını sıkar mı? hiç,
Aşk, her gönüle bakar mı?
Aşk, yasağı takar mı? hiç
Aşk, yolundan döner mi?
Aşk, mum gibi söner mi?
Aşk, kağıda yazılır mı? canım,
Aşk, sözle anlatılır mı?
Aşk, gözle anlatılır mı?
Aşk, köz müdür? içinde,
Aşk, alev midir? gerçekte,
Aşk, hesap sorar mı?
Aşk, yalan konuşur mu?
Aşk, en sona mı? kalır,
Aşk, yarışır mı? gülüm,
Aşk, sonuncu mudur? yoksa,
Aşk, yürek yakar mı?
Aşk, can acıtır mı? hiç,
Aşk, sızı verir mi? yüreğine,
Aşk, bizi verir mi? birbirimize,
Aşk, acaba özgür müdür? ,
Aşk, tutsak mıdır? yoksa,
Aşk, ben miyim? canım,
Aşk, sen misin? yoksa,
Aşk, biz miyiz? gülüm,
Aşk, hepimiz miyiz?
Aşk, kim?
Aşk, ne?
Aşk, nerede? yaşar,
Aşk, ne yer, ne içer?
Aşk, mikrop mudur?
Aşk, bulaşır mı?
Aşk, hastalık mıdır? yoksa,
Aşk, ilaç mıdır? sence.
Aşk, dert midir? deva mı?
Aşk, Lokman hekim gibi şifa mı?
Aşk,.....
Aşk,.....
Aşk, herşey midir?
Aşk, hiçbir şey mi?
Aşk,......
Aşk,......
Aşk,......
Aşk,......
Aşk, yaşanır gülüm,
Aşk, sorulara sığamaz,
Aşk, sorularda yaşamaz.
Aşk, cevapsızdır.
Aşk, sadece yaşanır.

ardınç
08-03-2007, 02:22 PM
Bir gece uykular bölünür
Uyuyamadığını anlarsın
Birileri seni uyandırır
Onu özlediğini sanarsın

Kapanır gözlerin karanlıklara
Açtığında aydınlık beklerken
Yine karanlık görürsün
Uykuda olduğunu sanarsın
Ama o gece uyuyamazsın

Birşeyler beynini paramparça eder
Her zerresinde ölümü anarsın
Susarsın, ağlarsın, ağlarsın, susamazsın
Hıçkırıklara boğulur,
Soğuk kış günlerinde yanarsın

Belki kelimesi seni umutların uç noktasına götürür
Ve aniden seni uçuruma iter
Belki derken umutlara kapılır uçar, uçar, uçarsın
Ve kanatların olmadığını anladığında
Belki sözü bile işe yaramaz
Düşersin en kötü karanlıklara

Takılır gözlerin kuğulu perdenin gagasına
Hayaller kurmaya başlarsın
Hayallerinin tümünü o gagaya sığdırır,
Kimi zaman kuğunun gagasında dans eder,
Kimi zaman da bazı beklentilerini yaşarsın.

Bir gece ansızın saatin çalmasıyla kapıya koşarsın
Kapı çaldı sanarsın
Aceleyle ışıkları açmadan,
Ayağında terliğin bile olmadan koşarsın
Kapıyı gülümseyerek açar karanlık bir hayal görürsün
O’nun hayali
Elini uzatırsın sessizce “GEL” dersin
Elini tutan olmaz
Çünkü karanlık hayal yok olmuş
Yerine karşıki sokak lambasını görürsün,
Merdivene oturur ağlarsın, ağlarsın

Bir gece yine kapı çalar
Aceleyle kalkıp koşar açarsın
Bakarsın ki ecel seni almaya gelmiş
YILLARDIR BEKLEDİĞİNİ ALDIĞI GİBİ
Seni de bir nefeste almaya gelmiş
Ve takılıp Azrail’in peşine
Sen O’nu beklerken
O’nun yanına gidersin

ardınç
08-04-2007, 10:08 AM
Seni düşünmek güzel şey, ümitli şey,
Dünyanın en güzel sesinden
En güzel şarkıyı dinlemek gibi birşey...
Fakat artık ümit yetmiyor bana,
Ben artık şarkı dinlemek değil,
Şarkı söylemek istiyorum.

Nazım Hikmet

ardınç
08-04-2007, 10:11 AM
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.

Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Ve kan ter içinde, aç ve öfkeli,
Ve bir avcı iştahıyla etini dişlemek senin.

Sende, ben, imkansızlığı seviyorum,
Fakat asla ümitsizliği değil...

Nazım Hikmet

alen17
08-04-2007, 10:17 AM
asla başkasının şiirini yazmam
karşıyı diye değil
kendimi ifade etmek daha hoş oluyor ....
tanışalım?

alen17
08-04-2007, 10:20 AM
neden acaba
bu ılık duygu ..
ibırakıp işe gidemediğim?

tatlı bir esinti var içimde
yüzümde bir gülümseme
hiç nedensiz bir sevinç (acaba ?)

gecenin uykusuzluğuna rağmen
inatlaşıyorum klavyeyle
ya oysa ya oysa diye

yazabildiğim kadar yazacağım sana
yazabilirmiyim ?

yaz dersen ?akarım nehir gibi ..

ardınç
08-04-2007, 10:22 AM
ali bey rica etsem 2 mesajın 1.nde tanışalımmı die sormayın ayrıca ben sizin kadar yatarıcı diilim şairlerin sevdiğim şiirleriyle burda paylaşım yapıyorum sizinde buna saygı göstermenizi rica ediyorusuz

ۣۜ๘ ђüzüภ ۣۜ๘
08-04-2007, 10:47 AM
ali bey rica etsem 2 mesajın 1.nde tanışalımmı die sormayın ayrıca ben sizin kadar yatarıcı diilim şairlerin sevdiğim şiirleriyle burda paylaşım yapıyorum sizinde buna saygı göstermenizi rica ediyorusuz


isminin ali bey oldugunu nerden biliyon ardınç pmmi atı eyer böyle bişey varsa direk admine söylemeniz lazım pm yoluyla ulaşın

ardınç
08-04-2007, 10:48 AM
evet gül pm attı

MeVSiMSiZ_KaR
08-06-2007, 09:31 AM
bir dahakine o pmleri bir üyenin gerektiği gibi davranıp bana yollarsanız sevinirim o pmler yalnız size degil herkeze gidiyor ...

ikincisi sahıs banlanmstır...

ardınç
08-07-2007, 11:01 AM
Hep kaçtım
Bir tek kendimden kurtulamadım
En çok kendimi kanattım
Her insan yangınını içinde taşırdı
Ve hiçbir kente ait değildi hiçbir acı
Çok geç anladım

Yalnız bu şehrin ayrılıkları mı vururdu insanı
Sadece bu şehirde mi uykusuz kalırdı insan aşk acısından

Hep aradım
Bir tek kendimi bulamadım
Hiçbir sokakta
Hiçbir şarkıda
Hiçbir aynada
Gülen yüzüme rastlamadım

Hep savaştım
Bir tek kendime yenildim
Yüreğiyleydi en büyük kavgası insanın.
Kendimden başka herkesi suçladım
Oysa hiçbir kente ait değildi hiçbir acı
Ve herkes içinde taşırdı yangınını
Kül olduktan sonra anladım...

ardınç
08-07-2007, 11:15 AM
Yüreğim ne dediyse onu dinledim ben.
Kimi işaret ettiyse ona yöneldim.
şimdi sen diyor da başka bir şey demiyor.
Ansızın bastıran bir yağmura hazırlıksız yakalanır ya insan,
işte öyle ıslattı beni aşkın.
Seni bekledim ben.
Yüreğimdeki heyecanı,gözlerimdeki yeşili,
dudaklarımdaki ateşi,ellerimdeki titremeyi,
küçük dokunuşları sana sakladım.
Ne sen beni bilirdin ne ben seni
ama bir yerlerdeydin ve mutlaka gelecektin.
Ve bir gün çıktın karşıma.
İşte o gün sevdaya dair ne kadar tortu varsa içimde eridi gitti.
Çocuk oldum yeniden.
Hani bıraksan yemyeşil bir kırda
bağıra çağıra şarkı söyleyip koşarım.
Seni bulmanın coskusunu hiç bitmeyecek bir enerjiyle yaşarım.
Seninle yep yeni bir hayatın başladığını biliyorum.
O hayatın içinde vazgeçilmez kıldığım tek şey sensin.
Bilirim,bu şarkı korkutur bazen insanı.
Neler oluyor diye sormadan
bir duygu selinin içinde bulursun kendini.
Ama zaten aşk öyle bir şey değil midir?
Sorarsan planlarsan onun adına aşk denir mi?
Bırak kendini,brak ki aşkın büyüsü sarsın seni.
Kendini o eşsiz duyguların ferahlığına bırak.
Tut elimi birlikte çıkalım bu yolculuğa.
Yarınsız zamanların iki yolcusu olalım.
Kaygısızca yaşayalım aşkı,eriyelim birbirimizde.
Yüreklerimiz birbirimiz için atsın,
soluklarımız birbirine karışsın
Tutkunun alevleri dalga dalga sararken bedenlerimizi.
Gidersen...Gözümdeki son parıltıyı da alır götürürsün.
Bir zemherenin ortasında titrerken bırakırsın beni.
Ama merak etme ayakta kalırım ben.
Tıpkı fırtınaların boynunu eğip yıkamadığı kavak ağaçları gibi.
Senden bana yadigâr kalan her anıyı
bir kez daha bir kez daha yaşarım.
Aşkım da benden yadigar kalır sana...

ardınç
08-07-2007, 11:18 AM
Değişir yönü rüzgârın
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutmaz olur artık
Seni, bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk, iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş gözden;
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşamaz sevdasını,
Severken hiç bir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Ataol BEHRAMOĞLU

ardınç
08-07-2007, 11:20 AM
Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Zaman sensin
Zaman kadındır ister ki hep okşansın
Diz çökülsün hep
Dökülmesi gereken bir giysi gibi ayaklarına.
Bir taranmış
Bir upuzun saç gibi zaman
Soluğun buğulandırıp sildiğin ayna gibi.
Zaman sensin,uyuyan sen
şafakta ben uykusuz seni beklerken
Sensin gırtlağıma dalan,bir bıçak gibi...
Ah bu söyleyemediğim işkencesi hiç geçmeyen zamanın
Bu mavi çanaklarda kan gibi
Durdurulmuş zamanın işkencesi
Ah bu daha beter işkence hiç mi hiç giderilmemiş istekten
Bu göz susuzluğundan sen yürürken odada
Bense bilirim büyüyü bozmamak gerektiğini
Daha beter seni kaçak
Seni yabancı bilmekten
Aklın ayrı bir yerde gönlün ayrı bir yüzyılda kalmaktan
Tanrım ne ağırdır sözcükler
Asıl demek istediğim bu.

Hazzın ötesinde sevgim
Hiç bir zararın erişemeyeceği yerde bugün
Sevgim
Sen ki benim saat-şakağımda vurursun
Boğulurum soluk alıp vermesen
Tenimde bir duraksar ve yerleşir adımın.

Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Korkuyorum senden
Korkuyorum yanın sıra gidenden pencerelere doğru akşam üzeri
El kol oynatışından söylenmeyen sözlerden
Korkuyorum hızlı ve yavaş zamandan
Korkuyorum senden.

Sana büyük bir sır söyleyeceğim
Kapat kapıları
Ölmek daha kolaydır sevmekten
Bundandır işte benim yaşamaya katlanmam
Sevgilim.

ardınç
08-07-2007, 11:35 AM
Yokluğunda ne ateşleri hasretinle yaktım da
Ben seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun
Yasaklar koydun
Bitmez, tükenmez yollar koydun
Şimdi nerdesin diye sakın sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi ?

Sen varken darılmazdım çiçeksiz baharlara
Yağmurlu havalara.. Bu kasvetli akşamlara
Sen varken,
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına,
Otobüs duraklarına.
Sen varken ayrılanlara ağlamazdım
Yıkılmazdım biten sevdaların arkasından
Gidenlere küsmezdim
Kalanlara acımazdım.
Sen varken böyle üşümezdim, titremezdim.
Masumdum çocuklar gibi
Böyle delirmezdim, küfretmezdim
Hele ölmeyi hiç düşünmezdim
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktın da ben yanmadım mı ?

Biliyorsun
Bütün acılarına “yeşil ışık” yaktım olmadı
Bütün korkularına “arka çıktım” olmadı
Dağlara merdiven dayadım olmadı
Haziranda kar oldum yağdım avuçlarına olmadı
Sevdim olmadı, yandım olmadı, taptım olmadı
Artık benden pes
Bu aşkın biletini istediğin gibi kes.

Nasılsa gidiyorsun
Biliyorum git.
Ama ardında ağlayan bir çift göz
Paramparça bir yürek
Ve yıkılmış bir dağ görmek istemiyorsan
Çek silahı daya anlıma
TİTRERSEM NAMERDİM
SEN VURDUN DA BEN ÖLMEDİM Mİ ?

ardınç
08-07-2007, 11:37 AM
Gittin...
Ben, arkandan sadece baktım.
Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.
Gidersen sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.
Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.
Konuşamadım...
Gittin...
Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım
Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.
Ağlayamadım...

Gittin...
Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa
Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,
tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.
Anlatamadım...

Gittin...
Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden
Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?
Ürperdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini
Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım.

Gittin...
Bir yıkım gibiydi gidişin
Sen adım adım uzaklaşırken benden
Çöküp kaldı bedenim olduğu yere
Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti
Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.
Kalkamadım...

Gittin...
Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum
Hazırdım gidişine,
Kaçak zamanları yaşıyorduk
Zaman bitecek ve sen gidecektin
Bense, gidişinin ertesi günü
Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.
Başlayamadım...

Gittin...
Bir şey söyledin mi giderken?
"Kal" dememi istedin mi?
Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?
"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?
Beynim öylesine uğulduyorduki.
Duyamadım...

Gittin...
Nereye gittiğin önemli değildi
Binlerce kilometre uzakta da olsan,
iki metre ötemde de farketmiyordu.
Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
Kurtulmalıydım senden,
bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.
Kurtulamadım...

Gittin...
Unutulanların arasına katılmalıydım
Anıları bir sandığa koyup
hayatı bir yerinden yakalamalıydım.
Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.
Yapamadım...

Gittin...
Bir okyanusun ortasında
tek küreği kaybolmuş sandalda
Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.
Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,
Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,
Bil ki; seni Unutamadım...

Mehmet Coşkundeniz

ardınç
08-07-2007, 11:44 AM
Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Hisset!
Hisset, Parmaklarına değen kağıdın içinde
Dolaşan damarlarımı...
Hisset damarlarımın, kanımın
Seni aramak için
Deliler gibi dolaşmasını...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Dinle; duyuyor musun yüreğimin ritmini?
Gönlümde esen rüzgârları dinle...
Nefesimi tutmasam
Gözlerindeki derin ovalarda titreyen
Bütün yeşillikler kül olur,
Sazlar büyür simsiyah,
Kuruyan gözpınarlarında...

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Yazık! Mekanlar durduruyorsa seni.
Ve yazık, kendini bağladıysan maddelere...
İpsiz bir uçurtmayım ben... Ve kuyruksuz
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgârım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim!
Yüreğinde yer var mı?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Ve bir kaynak suyundan oluşan derenin
Üzerine düşen yaprak gibi;
Düşürüyor musun gülüşlerini
Ve öpüşlerini sesimin üstüne?
Akıyor musun benimle beraber,
Akıyor musun yıldızlara doğru?
Yıldızlar... Yıldızlar neden böylesine vefasız?
Neden her üşüyüşümde
Lapa lapa yağıyorlar avuçlarıma,
Neden eriyip kayboluyorlar?

Parmaklarının ucunda şu an hissediyor musun beni?
Bilmiyorum. Bilmek istemiyorum...
Ama parmaklarının ucunda şu an ne olur hisset beni...
Hisset!
Hisset, damarlarımdaki kanımın,
Seni aramak için deliler gibi dolaşmasını...
Söylemiştim değil mi?
İpsiz bir uçurtmayım ben...Ve kuyruksuz...
Saçlarının çizgilerinde süzülen...
Rüzgarım sensin.
Susma ve sakın gözlerini kapatma, düşerim.
Yüreğinde yer var mı?

Muammer Erkul

ardınç
08-07-2007, 12:01 PM
Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttugunuzu sandiginiz
ya da yalnizca bir kere karsilastiginiz
ve özlemek için yeteri kadar tanimadiginiz birini
bir sabah çilginca özleyerek uyaniyorsunuz.
Rüyalariniz, içinizdeki o gizli,
esrarini ele vermez büyücü,
siz çarsaflarinizin arasinda,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattiginizi sandiginiz bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yigilmis cephanelikleri
birer birer atesleyiveriyor.
infilaklarla sarsilarak uyaniyorsunuz.
Hayatinizda olmayan birini hayatiniza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kivranirken
buluveriyorsunuz kendinizi...
Özlemek, o yakici istek,
bilinen herseyi ve önem sirasini degistiriveriyor.
Özlediginiz ise çok uzaklarda...
Yaninda olmasini istediginiz halde
yaninizda olmayan bir tek kisi,
yaniniza bile yaklasmadan,
hatta onu özlediginizden
ve onu istediginizden haberdar bile olmadan,
bütün hayati,
bütün görüntüleri eritip
baska kiliklara sokuyor...
Ahmet ALTAN

ardınç
08-07-2007, 12:42 PM
Sen bu şiiri okurken
Ben çoktan bu şehirden gitmiş olacağım
Artık ne özlemlerimi duyacaksın bıçak yarası
Ne de telefonların çalacak gece yarısı

Ve bu zavallı yüreğim olmayacak artık
Kaprislerinin hedef tahtası...
Seni sana
Beni bir akıl hastanesine
Bırakıp gideceğim bu şehirden
Nasılsa kavuşamadım sana
Nasılsa dudaklarının kıyısına varamadım
Nedense bütün çıkmaz sokaklar adresim oldu
Ve nedense bütün kırmızı ışıkları üzerime yaktın
Ne yaptımsa
Bir türlü sana yaranamadım
Artık adressiz
Işıksız
Ve öylesine ıssızım

Dünlerin kadar eskiyim
Verdiğin acılar kadar paslıyım
İşte çıkıp gidiyorum hayatından
Nasılsa fark etmez senin için
Belki çok şanslı
Belki de en yaşlıyım...

Artık
Pusulam hasreti
Saatim yalnızlığı
Ve takvimler sensizliği gösteriyor bana
Neylersin
Yolcu yolunda gerek
Belki bundan sonra
Belki senden sonra
Adam olur bu “asi yürek”
Ve dersini alır da bu sevdadan
Bir daha
Boyundan büyük denizlere
Asılmaz kürek
Yarın bu saatlerde
Ben yollarda olacağım
Sen kimbilir kaçıncı uykunda
Masal mavisi bir rüyada
Ve elbette o korsan yüreğin
Yine pusuda


Oysa
İlk defa sesimi duymayacaksın
Sitemlerin sahipsiz
Soruların cevapsız kalacak
Belki ilk defa içini kemirecek yokluğum
Tanımadığın bir koku içini saracak
Ve ilk defa kendinle hesaplaşacaksın
Ne oldu?
Ne oluyor?
Ne olacak?
Sonra
Bir gözün kör
Bir kulağın sağır
Bir ayağın kırık
Bir kolun kesik
Düşeceksin yollara
Yani baştan başa yarım
Yani baştan başa eksik
Bütün duvarlar üstüne yıkılacak

Belki ilk defa
“Unutuldum” diyerek için sızlayacak
Ve sen bu şiiri okurken
Ayrılığımız çoktan başlamış olacak
Belki de son tesellin
Sana yazdığım “bu son şiir” olacak
Ve kimbilir
Unutulmuş bir gecenin tam ortasında
Başucundaki bir radyoda
Uykusuz bir şair yüreğini çınlatacak
Ve bir daha fısıldayacak kulaklarına
Sana adanmış bu satırları

“Bütün şehirler uyur
İstanbul uyumaz
Ve birgün
Bütün sevenler unutur seni
Ama bu “şair yürek”
ASLA UNUTMAZ...”

Ahmet Selçuk İlkan

ardınç
08-07-2007, 12:59 PM
Seni seviyorum diye
Gelişine kadar rötar yapmış hayatımı
Seninle yaşamaya hazırlanırken
Sana uzanan yollarımı kapaman niye?
Biliyorum haykırışlarım boşuna
Şahin pençesinde asılı serçe gibi
Nafile tüm çırpınışlarım
Boşuna sesleniyorum duymayacağını bile, bile
Seni beklemem nafile Gözlerinde zifir siyah bir perde
Alkış tutuyorsun alabildiğine
Şamdandaki mum gibi eriyip bitişime
Sen kulaklarını değil
Yüreğini tıkamışsın sana seslenişime Oysa ben
Tüm yokluğuna inat varlığını yaşatırken içimde
Gül pembesi çizgilerle resmini işliyorum
Karanfil moru gecelere
Şiirleri seninle yüklüyorum kanatırcasına
Dizeleri ağlatıyorum.
Seni işliyorum hecelere Tüm yaşayamadıklarıma inat
Seni yaşamak istememdi ütopyalarım
Tek sana adanmışlığımdı ölümüne
Tek senin doldurduğundu rüyalarım
Şimdi
Bir tutam gücüm kaldı en sona sakladığım
Bilmiyorum
Ansızın çıkıp gelecekmisin aniden
Bir avuç toprak olmadan sonunda
Sen diye kucakladığım. Bir gün
Anlayabilme ihtimalin var ya sevdiğimi
Düşüp gelme umudun var ya yüreğinin peşine
Yüreğin bende emanet biliyorsun
Ve ben
Yüreğin yüreğimde
Yüreğin ellerimde
Çok yakında
Çekip gideceğim yok oluşun koynuna
Beni düşürdün ya bu hale
Günahı boynuna.

MeVSiMSiZ_KaR
08-07-2007, 01:24 PM
BeN SeVMeYi BeCeReMeDiM .. BeLKiDe SeViLMeYi... BeNiM SeVMeYe EnGeL EvCiL AcıLaRıM VaRDı.....

DİYESİM GELDİ

ardınç
08-07-2007, 01:26 PM
ki dedinde ............;)

ardınç
08-07-2007, 02:46 PM
Dur demelerim fayda etmeyecek bu kez
bu kez dinlemeyeceksin gideceksin
senden tek istediğim
hani olur da aklına gelirsem eğer
gülümsemen
yüzünde gülümseme olarak kalmak istiyorum
gitme demeler yetmeyecek biliyorum
desem de gideceksin
yalvarsam da gelmezsin
senden istediğim şarkımız çalarsa ,
işitirsen bir yerlerde; durup dinlemen öylece dinlemen
ve sadece geçirdiğimiz güzel günleri düşünmen
bu gidişin gidiş değil
bu bakışın hayır değil
bu öpüşün mevsimi değil
bu bilmeler faydamı sanki
avutmuyor hiçbir şey artık sende anla
dindirmiyor yaramı
susturmuyor beni
durdurmuyor hiç
belki gözyaşı dökmüyorum ama
içimdeki haylaz durmuyor
daha hızlı çarpar oldu
daha bir özler oldu seni
gitme demeyeceğim
desem de gideceksin
atsam kendimi
düştüğüm zifiri karanlıktır sadece
tutsam ellerini çatlamış derilerdir
öpsem dudaklarını yitip de gidişlerimizdir
baksam gözlerine donuk iki renktir
bitti işte son çırpınışlarımızdı belki
yenik düştük zamana
bizde yenildik aşka...

MeVSiMSiZ_KaR
08-07-2007, 02:49 PM
ee dur demelerin fayda etmicekse bir mendil al arkasından el salla güle güle de

ardınç
08-07-2007, 02:51 PM
...............:):):):)
senin bu yorumların bitirio benii

MeVSiMSiZ_KaR
08-07-2007, 06:17 PM
Ee Cok İnce Yorumlar Yaparim Ondandir :)

ardınç
08-08-2007, 12:06 PM
Her gün biraz daha
Yaklaşıyorum aşka
Ve bir o kadar da
Uzaklaşıyorum ondan!

Yolda,
Dolmuşta,
Durakta...
Hissediyorum yanımda
Ve kaybediyorum bir anda.

Her karşılaşmada içim yanıyor
Ve her ayrılıkta üşüyorum.

Her adımda aşk,
Her adımda ayrılık,
Her adımda unutmak,
Zor geliyor artık...

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 01:41 PM
kim bu acaba :) adım adım aska yaklastıran :)

ardınç
08-08-2007, 01:42 PM
sanane.....;)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 03:15 PM
hee inkar etmiyoruz var demek biri :)

ardınç
08-08-2007, 03:21 PM
konumu dağıtma lütfen şurda güzel güzel şiirler ekliorum....:)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 03:22 PM
vay hani caktırmak istemiyorum ama sen anla diyorsun :)

ardınç
08-08-2007, 03:25 PM
aslaa sen kötü kalpliysen ben naaapim...............:)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 03:26 PM
bunun neresi kötü kalplilik :)

ardınç
08-08-2007, 03:27 PM
öle senin gibilere bu tanım çok yakışıo sen anlaman tabi...:)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 03:46 PM
doğru diyon anlamadım :)

ardınç
08-08-2007, 03:52 PM
ben hep doğruyu söylerim zaten....:)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 04:06 PM
tabe tabe :)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 04:16 PM
he yani allah benim belamı versin öylemi :)

ardınç
08-08-2007, 04:17 PM
allahım ne günahım vardı benim diorum....:)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 04:49 PM
dersin dersin allah canını alsada kurtulsak da dersin sen simdi :)

ardınç
08-08-2007, 04:54 PM
asla kendinizle karıştırıosunuz beni......;)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 05:27 PM
ben öyle bisey dedim mi sana :D

ardınç
08-08-2007, 05:28 PM
bilmem demedinmi..........:):)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 05:35 PM
bak ölümü yeki demedim :)

ardınç
08-08-2007, 05:36 PM
serrseriii.......:)

MeVSiMSiZ_KaR
08-08-2007, 05:41 PM
:D,,,,,,,,,,,,

ardınç
08-10-2007, 03:55 PM
Herşeyi unuttum..
Güzel küçük gözlerini ve bakmaya doyamadığım o gülüşünü bile unuttum..
Acı versede yüreğime seni hatırlamak..
Gözlerim dalsada zaman zaman..
Yokluğun gelsede aklıma herzaman..
Sen hayatımda hiç yoktunki seni unuttum..
Ne kadarda safmışım meğer..
Ne kadarda umutluymuşum..
Beni seversin birgün diye boş hayaller kurmuşum..
Umutlarım boşaymış herşeyim boşa..
Ben gururumu bile yok saydım bir sevgi uğruna...
Oysa böyle sevmemiştim hiç kimseyi..
Hayalde olsa bağlanmamıştım kimseye..
Arkadaşlığına bile razıydım ben..
Acı çekmiyordum hiç değilse..
Şimdi kendimle başbayım..
Umutlarımdan uzak..
sevgin tuzak oldu bana herşeyden uzak..
Ama artık belkiler yok kafamda...
Sen hiç girmedinki hayatıma..
İnan bana unuttum...
SENİ, SENSİZLİĞİ, HERŞEYİ UNUTTUM...

ardınç
08-10-2007, 04:00 PM
Ola ki yürürüm bir başka aşka

ya da yürürüm mavi olmayan bir gülüşe

unutma ki tek aşk olduğum sensin

âşık olduğum değil.



Karanlıkla süzülüyor içime yıkım

dur diyorum yıkılıyorum

uçurumları başucuma koyuyorum sonra

okşuyorum saçlarını rüzgarda

sıcak ılık bir koku siniyor yüreğime

gitme diyorum gitme düşüyorum

sonra beni soruyorlar bana

tanımıyorum diyorum daha hiç karşılaşmadık

aynı çizgide bilge susu mu dinliyorlar ben sustukça

yazık bir çığlığın doğuşu gibi ölüyorlar

önce bir bir sonra hepsi

sonra mı bir ben kalıyorum bir de yalnızlık

uçurumlar yıkımlar ben ve yalnızlık.



Zorlu bir savaşın unutulmuş cesetleri gibi yatıyoruz yan yana

öpüşüyoruz sevişiyoruz da hatta

her şey oyunun yasaklarına uygun bir yasak oluyor sonra

tek umudumuzu göğe gelin ediyoruz telli kanlı düğün işte.



Üşüyor saçlar biliyorum dargın mısın

bu baharda mayısa bıraktığım gibi misin hala

vurulmuş çocuk gibi büyümemiş yüreğinde hüzün

hala kaçıyor musun gözlerini bırakarak birilerinde

hala ellerinden tutup sevgileri dipsiz kuyuya salıyor musun ağlayarak

küçücük bir dokunuşla son sevilen olabiliyor musun

kendin kadar aklımdasın.

Hala öyle savruk bir gök

hala öyle yerini yurdunu bulamamış bir mavi

ve aşkını şaşırmış bir tanrı.

Çoğalan sızısıyla mutlu bir yara.



Öyle misin mavi gözlü sarı saçlı yoldaşım

öyle bıraktığım gibi misin

gerçeği yakmada hala usta mısın

yoksa çırak mı yanarken yalanda

saçlarıma dolanan aydınlığımsın

somutlaştıramadığım tek imgemsin şiirede

anlattıkça eksilen tek anlam

anlattıkça eksilen tek anlam.

Hala bıraktığım gibi misin.

Yoksa beni bıraktığın gibi mi

kaç mevsimsiz kar düştü toprağıma.

Kaç mevsimsiz kar düştü benim toprağıma.

Hala bıraktığım gibi misin.

MeVSiMSiZ_KaR
08-10-2007, 04:02 PM
ardınc yazın sola kaymıs :)

ardınç
08-10-2007, 04:03 PM
ukala...........;)

MeVSiMSiZ_KaR
08-10-2007, 04:03 PM
vay üye adımla siir cok güzelmıs bu arada :)

GöNüLÇeLeN
08-10-2007, 04:04 PM
ArdinÇ Bende İstİorum Banane

ardınç
08-10-2007, 04:05 PM
tek tek gelin please....:)

ardınç
08-10-2007, 04:18 PM
Diyebilir misin bana?...
"Sen beni hiç sevmedin ki" diye
Avuçlarımda dünyayı sana sunmuşken,
İtmişken elimin tersiyle senden başka herşeyi;
Gözlerime baka baka inanır mısın kendine.

Söyler misin bana?...
Benim aşkım olmasa sen, sen olur muydun?
Dolaşır mıydın damarlarımda, sokaklarda gezdiğin gibi.
Adım adım çiğnetir miydim onurumu ayaklarının altında
Sevmesem seni katlanır mıydı gönül bunca zulmüne.

Anlatır mısın bana?...
Mutluluk nasıl bir şey!?
Saydın mı kalp atışlarımı her boynumu büküşümde?
Zavallılığımla mağrurlanman, eriştirdi mi başını göğe,
Aynalara değil; bir kere de bana anlat kendini.

İzah edebilir misin bana?...
Duygularımla oynarken zevkle,
Çektiğim ızdırabın boyutunu.
Sana olan sevdamla ruhumu kırbaçlamanın anlamını,
Söyler misin bana, aşk iki kişilikse sen neredesin?
Bari beni dinlemiyorsun hiç olmazsa vicdanını dinler misin?

ardınç
08-13-2007, 01:01 PM
ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda

yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim

oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim

Ben sende bütün aşklarımı temize çektim



imrendiğin, öfkelendiğin

kızdığın ya da kıskandığın diyelim

yani yaşamışlık sandığın

Geçmişim

dile dökülmeyenin tenhalığında

kaçırılan bakışlarda

gündeliğin başıboş ayrıntılarında

zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.

Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha

fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.



Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, ratsgele bir ilişki

gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda

yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim

oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim

Ben sende bütün aşklarımı temize çektim



imrendiğin, öfkelendiğin

kızdığın ya da kıskandığın diyelim

yani yaşamışlık sandığın

Geçmişim

dile dökülmeyenin tenhalığında

kaçırılan bakışlarda

gündeliğin başıboş ayrıntılarında

zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.

Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha

fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.



Başlangıçta doğruydu belki. Sıradan bir serüven, ratsgele bir ilişki

gibi başlayıp, gün günden hayatıma yayılan, büyüyüp kök salan ,

benliğimi kavrayıp, varlığımı ele geçiren bir aşka bedellendin.

Ve hala bilmiyordun sevgilim

Ben sende bütün aşklarımı temize çektim

Anladığındaysa yapacak tek şey kalmıştı sana

Bütün kazananlar gibi

Terk ettin

LeyL-i YâD
08-13-2007, 06:31 PM
İçimde seni öldürürken bebeğim, bedenim öldü...
Senin canın sağ olsun!

tskler paylaşımların çok hoş

ardınç
08-14-2007, 10:35 AM
ben tşk.ederim okuduğun için...

ardınç
08-14-2007, 02:03 PM
Seni saklayacagim inan
Yazdiklarimda, cizdiklerimde,
Sarkilarimda, sozlerimde.
Sen kalacaksin kimse bilmeyecek
Ve kimseler gormiyecek seni,
Yasayacaksin gozlerimde.
Sen goreceksin, duyacaksin
Parildayan bir sevi sicakligi,
Uyuyacak, uyanacaksin.
Bakacaksin, benzemiyor
Gelen gunler gecenlere,
Dalacaksin.
Bir seviyi anlamak
Bir yasam harcamaktir,
Harcayacaksin.
Seni yasayacagim, anlatilmaz,
Yasayacagim gozlerimde;
Gozlerimde saklayacagim.
Bir gun, tam anlatmaya...
Bakacaksin,
Gozlerimi kapayacagim. ..
Anlayacaksin.

Ozdemir Asaf

ardınç
08-14-2007, 02:05 PM
bir kuğunun boynuna dokunurken…

yol bir yere gitmez
içerde
düz saçlara uğrar
ayak üstü bir akşamüstü
her plansız ürperişin sonu
hüsran
ve hüsran
çok sanat müziği bir kelimedir

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yol yoluyla gidebilir yare
yoldan çıkabilir apansız
ve ömür bitebilir yoldan once
ama yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
yaşamak
hızlı bir ölme biçimidir
düşünce ışıktan yavaşsa
erken gidilmelidir
gerdan sözcüğüne
bir kuyumcuda da rastlayabilirsin
bir kasapta da
kalbin sızlamaz
bir kuzu yüreğini vitrinde görünce
o bir beslenme biçimidir
ama korkarsın
kurdun sevdiği havadan
ayakkabı yaparsın yılandan

yol bir yere gitmez
o bir durma biçimidir
her garantiyi istersin hayattan
oysa ölümle yaşam arası
uzun malum ince bir yol
bir yere gitmez
o bir ölme biçimidir

iyi yolculuklar denmez bir gidene
yapılamaz çünkü
çok yolculuk bir seferde
yolcu denmez her gidene
herkes o yolun taraftarı olmayabilir
hiç bir sürgün
gittiği yolu sevmez mesela


yol bir yere gitmez
o bir susma biçimidir
soğuk bir taşıtın uğultusunda

ağustos 2000, gevaş
Yılmaz Erdoğan

ardınç
08-14-2007, 02:20 PM
tut ki gecedir
karanlık sıvaşır ellerine camlardan
birden kırmızıya döner
trafik ışıkları
kükürtlü dumanlar yükselir
korkuya batmış
camkırığı adamlardan
tehlikeye büyür sakalları

tut ki gecedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar
yeraltı örgütleri tetik üstünde
adres değiştirmiş silah kaçakçıları
fahişeler birbirinden kuşkulanıyor

tut ki gecedir
katiller huzursuz
hırsızlar sinirli
hainler ürkekçedir
elleri telefona kendiliğinden uzanıyor
ihanete gece müthiş bir gerekçedir
ihbarlar birer sansar
bir telefondan bir telefona atlar

ihanet bir bilmecedir

Attila İlhan

ardınç
08-15-2007, 11:24 AM
Bu sensiz on ikinci gün
Artık seni daha az düşünüyorum
Canımı artık sıkmak istemiyorum
Seni düşününce üzülüyorum zaman yavaşlıyor
ben yine seni sevmemk için ölmeyi bekliyorum
ama oLmuyor ölemiyorum
Bazen yüzümde bir gülümseme beliriyor
Arkasından nemli gözler çıkıyor meydana
Onlarca soru geliyor arkasından
Hep çaresiz hep acı dolu yalnız ben
Acaba aklının bi köşesin demiyim ?
Oda beni arada bir düşünüyor mu ?
Girdiğim her sokak çıkmazlarda ne yapsam olmuyor
Uyumasam onu düşünüyorum uyusam rüyalarımda geziyor
Artık bekliyorum ne zaman o gün gelecek diye hep bekliyorum
Artık satırlar bile tutamıyor beni onlarda benim gibi çaresiz
Belki bir az daha yalnız kalsam istediğime ulaşacak gibiyim
Sesliği bozup karanlığı yıkıp aydınlığa çıkmama az kaldı
Hissediyorum bir gün gelecek oda anlayacak bundan eminim
Belki arkamdan iten olsa hemen giderim ama
Mantığım ağır basıyor zaten sonlardayım
Birde kimsesiz kalırsam ya geri dönüş olmazsa
Ya uzak kalmak aşkımı körüklerse ya biri karşıma çıkmazsa
Bir ömür senin yüzünden ziyan olursa kendini affeder misin acaba ?
Bir gün güzelliğin kaybolup ellerin boş kaldığında keşke diyecek misin ?
Beni başkalarıyla karıştırma ben onlardan değilim ben sadece severim
Hem de ölünceye kadar artık laf ağızdan çıktı bir defa
Şimdi seni sevmemek için ölmeyi bekliyorum
Sanma ki intihar ediyorum aydınlığa çıkıyorum vede sensiz

ardınç
08-18-2007, 11:25 AM
Sevgilim,
Sana sevgilim diyorum.
Ayrılık da sevdaya dahil
Ayrılanlar hala sevgili

Dediği gibi İlhan'ın.

Sevgilim, sana sevgilim diyorum, bir daha hiç
demeyeceğim içindir belki.

Ayrılmamız neyi değiştirecek, ayrılık yüreğimden silip
atabilir mi seni derdin. Kimbilir..

Bu sana son yazışım.
Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım,
beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla nasıl da parçalanıyor böyle.
İlk kez yazmak böyle zor, anlatmak bu kadar olanaksız.
İçimde çağıldayan herşeyin, sana doğru aktığını duyupta bunu anlatamamak.. Ne acı.

Oysa, seni her düşündüğümde, sesim, zamanın ve mekanın olmadığı görünmeyen
ince ipeksi bir yolda ilerleyip kulaklarına akmadı mı.

Her düşündüğümde seni, yapmam gereken sadece izlemekti.
Ruhumun sana akışı, o hızlı ama bir o kadar yavaş, delice ama bir o kadar sakin,
coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi.
Hemen duyardın, büyük kalabalıklarda, iki kişilik yalnızlıklarda,
yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş.. Duyardın.

Hala duyuyorsun. Şimdi, şuan, seninle konuşurken, ruhunda geziniyorum yine.
Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını, o kimselere hissettirmediğin
bir anlık dalgınlığı, sadece anın yakaladığı o ince sızıyı.. Kapa gözlerini..

Sen hep duyacak mısın beni, ben hep anlatacak mıyım. Bilmiyorum.

Ama, madem ayrılanlar hala sevgili, ayrılanlar hala sevdalı, bu ayrılıkta bitmeli..

Ayrılık.. Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan.
Oysa şimdi anlıyorum ki, ayrılığın kendisi değil, ayrılmakmış asıl zor olan.
Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar, o kanatan acıtan korkulu bekleyişler..
O kopuşu yaşamak, artık başka biri değil, sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak,
ağlayarak git artık içimden diyebilmek, ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak..
Ne kadar zordu mabel.. Öyle içimdeydin ki, seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti.

Ayrılık.. O kanlı zafer.. Şimdi paylaştığımız işte bu.
İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala..

Sevgilim,
Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu, ve bir daha yazmayacağımdan.

Ayrılık da bitmeli..

ardınç
08-22-2007, 11:17 AM
Acı hatıralarla bu evde, bitmekte gün yine kederli…
Sıkıldım bu sefer hakketen,
Büsbütün dağıttım kendimi…

Ben bu saatten sonra hizaya gelsem ne olur?
Ben bu saatte sevdayı bulsam ne olur?


Aklıma gelenleri söylemem lazım,
Lafımın arkasında durup dönmemem lazım,
Eğilmeden, kırılmadan dimdik ayakta
Hatta, belki bu şehri terketmem lazım…

Tuğba Özerk - Acı Hatıralar

«•Mâvî BôÑCûK•»
08-23-2007, 06:11 PM
http://www.vsresim.com/upload/resim_20070607162850_2.gif

GÖZLERİMDEKİ SEN

Ben her gece yolunu gözlerim soğuk odamın içinde,
Odam dağınıktır benim birazda karanlık perdeden,
Duvarda yalnızlığın resmi asılı,hayalinse hep içimde,
Sana şiirler biriktiririm sana ümitle seslenirim her gece,
Yokluğu iyi bilirim ama bir türlü alışamadım sensizliğe,
Keşke daha önceden beri bilseydim tanısaydım çehreni,
Ki bilseydim hiç sitem etmez ağlamazdım kaderime,
Arkadaşça dost eliyle saplanan hançerden utanmazdım,
Göz yaşlarımı öyle bir sıkardım ki hiç ağlamazdım,
Ki bilseydim bir gün ansızın karşıma çıkacağını,
Dilimi mühürler seni göreceğim güne dek konuşmazdım,
Neyse pekte mühim değil,şimdi varsın ya yeter kederime,
Gözlerimdeki sen,bütün acıları bahar eder yüreğimde...
Ben her gece yolunu gözledim günler,aylar ve senelerce,
Çok çektim bir gün devran döner diye çok bekledim,
Ayrılıklar hep bir film sahnesi gibiydi yaşantımda,
İzleyenler tutamadıysa da yaşlarını ben hep direndim,
Çünkü biliyordum bir gün karşıma çıkıp sarılacağını,
İnancımla sabrımla hep yolunu bekledim yağmurda,
Umudumu yitirdiğim oldu ama asla pes etmedim,
Allah’ıma şükürler olsun ki işte karşımda gülümsemen,
Ve bir Pazar günü emanet ediyorum sana kendimi bütünen,
Senden öğreniyorum sevgiyi hiç bilmediğim bu tuhaf şeyi,
Adına aşk diyor kimisi,kimisi ise saçmalığın ta kendisi,
Senden öğreniyorum bedensel acıların gelip geçici olduğunu,
Oysa parmağımdaki o küçük yara bile
ne çok acıtıyordu canımı,
Gönül yarası kalıcı dediğin an anladım gönülden bağlandığını,
Ve ben inanıyorum sende inan dedin ya hani,
İşte o vakit anladım bunca zaman neden yaşayamadığımı,
Gözlerimde ki sen,bütün ölümleri cennet eyler yüreğimde...
Benim aslım,seni gördüğüm ilk günden beri anlam taşır,
Sen görmedin belki beni ama dualarımla sesledim sana,
Gelmeme ihtimalin olsa bile yinede sevdim seni şuursuzca,
Seneler sonra ilk kez gördüm gülen yüzümü aynada,
Saçım odam gibi dağınık,duygularım odam gibi karışık,
Gözlerimde ki sen,saçlarıma şekil kattın narin yapınla,
Gözlerimde ki sen,kadınım olup odamı toparladın biranda,
Benim aslım,beni gözlerine hapis ettiğin günden beri başlar...
Ben her gece yolunu nasıl gözledim bilemezsin,
Kanatlanıp uçmak istedim çoğu kez dağların tepesine,
Gelen olmazdı ardım sıra biliyorum,ben beklesem de,
Ha belki katılırdı kelimeleri bölmesini bilmeyenler hecelere,
Ayaz nedir bilmedin,kar beyaz gelincikti sanki göklerde,
Yoksulluk zordur ama sen en çaresiz anımda bile sevdin,
Ucu gözükmeyen sokaklarda bana öpüşlerini armağan ettin,
Sırtımdan vurup defalarca gitmeni beklerken,
Kalışlarınla yolunu beklediğim gecelere güneş serptin,
Gözlerimdeki sen,yoksulluğu mutluluk yapar hanemde...
Ben her gece yolunu beklerim soğuk odamın içinde,
Odam dağınıktır benim birazda karanlıktır perdeden,
Gözlerimdeki sen,güneşi gönderdin perdemi yakarak,
Odam ise hala dağınık bu sefer beyazlar içinde gel,
Gözlerimde ki sen,yada gözlerindeki ben ne fark eder,
Biz bir bedenin iki yarısıyız senle,sen ruh ben beden,
Belki de ben ruhum sense beden,
Gözlerimde ki sen var ya,ya ruhumsun ya da ben

ardınç
08-24-2007, 09:28 AM
keyifle okudum saolasın....;)

ardınç
08-28-2007, 04:29 PM
Eski bir gemiye yükler gibi ayrıldım duygularımdan
Vedalaşmak çok zor inan ümit vaad eden yarınlarımdan
Herşeye sünger çektim bir seni çıkartamadım aklımdan
Bir kere daha bak gözlerime son bir kere daha.
Ekmeğin tadı yok mavi gökyüzü kayıp
Belki hiç umursamadın beni yanlış tanıyıp
Mesafeleri çiğneyipte gururunu arkana alıp
Bir kere daha konuş benimle son bir kere daha.
Eskimiş toka gibi fırlatıp attın hislerimi
Herhangi bir taş gibi ezip geçtin düşlerimi
Bir mahkumun son arzusu gibi yerine getir isteğimi
Bir kere daha bak gözlerime son bir kere daha.
Hayallerim pusu kurup aklımı tuzağa düşürsede
Bu hatıra seni yaşatıp beni hergün bitirsede
Çok sıkılabilirsin canın gitmek istesede
Bir kere daha kal yanımda son bir kere daha

ardınç
08-28-2007, 04:31 PM
Boş şişeyle bardakta
Titremekte mum alevi;
Oda soğuk buz gibi.
Dışarıda otlara yağmur yağmakta.
Yatıyorsun kısa bir zaman için
Üşüyerekten üzgün, yatağına.
Yine sabah olacak, akşam daha sonra,
Sabahlar, aklamlar gelecek tekrar,
Ama sen hiç gelmeyeceksin

Bir hafta oldu sen gideli
Bir hafta oldu sen gideli
Ve bir haftadır
Evde rutubet arttı
Romatizmal ağlıyorum
Yokluğunda
Dizlerim tutuyor da
Kalbim sızlamada
Bir haftadır
Gözyaşlarımla yıkıyorum
Yüzümü her sabah
Ve sen niye aynada
Uyanıyorsun?

Gözlerin döküldü
Gözlerin döküldü
Yemyeşil yapraklar gibi
Çatlamış toprak misali
Yüreğimin ta içine
Onlar da çürüyecek korkarım
Çürüttüğüm tüm sevdalar gibi
Ve gene gideceğim ben
Güneşin doğamadığı gecelere
O güzel yüzün kaldı
Sararmış fotoğraflar gibi
Bulaşık teli misali
Beynimin tam içinde
O da solacak korkarım
Solan hayatım gibi
Ve ben gene koşacağım O diye
Hiç çalmayan kapılara

Sensin diye koştum
Sensin diye koştum
Kapımda her duran arabaya
Telefonun başında nöbetlerdeyim
Belki gelir de tadarsın diye
Bir haftadır
O sevdiğin makarnamdan yapıyorum
Kilolandım biraz
Yüreğim zayıfladı ama
Herkes geldi
Sen yoksun, yoksun işte
Demek, aslında
Yokmuşsun
Zaten.

Ben seni çok sevmiştim
Ben seni çok sevmiştim
Biliyor musun?
Çok söylemiştim
Biliyor musun?
Şimdi rahat rahat
Uyuyor musun?
Omuzların dik başın yukarıda
Yürüyor musun?
Gök gürlüyor zannettiğin
Hıçkırıklarımı
Duyuyor musun?
Yağmur, sağanak zannetme
Ağlıyorum
Görüyor musun?
Hep sevdim dedin ama,
Sen aşk nedir
Soruyor musun?

ardınç
08-28-2007, 04:37 PM
Bilmezler yalniz yasamayanlar,
Nasil korku verir sessizlik insana;
Insan nasil konusur kendisiyle;
Nasil kosar aynalara,
Bir cana hasret,
Bilmezler.


Orhan Veli Kanik

yakamoz
08-31-2007, 10:53 AM
son şiir çok anlamlıydı.

insan nasıl konuşur kandisiyle

hemde sürekli... bunu yalnızlar bilir tek başına....

tşkler ardınç...

«•Mâvî BôÑCûK•»
09-05-2007, 07:06 AM
paylasim icin tsk ler...
her siir birbirinden harika...
emeginize saglik...

MeVSiMSiZ_KaR
09-05-2007, 11:39 AM
eline sağlık ardınc bir gün giremeyince doldun herhalde :D

ardınç
09-05-2007, 02:12 PM
hiç bişi anlamadım desem ayhan...:(

saolun bu arada arkadaşlar,,okuyan gözlerinize sağlık....

MeVSiMSiZ_KaR
09-05-2007, 02:30 PM
siteye diyorum birgün giremeyince bayağı paylasım istegin kabarmıs bir cok siir paylasmısında :D

ardınç
09-05-2007, 02:32 PM
hı onların tarihlerine bakarsan geçen hafta içerisinde açıldığını görceksin sayın admin..;)

DJ ChampionsTR
09-05-2007, 04:09 PM
mükemmel : ellerine sağlık...

ardınç
09-05-2007, 04:59 PM
okuyan gözlerine sağlık...;)

ardınç
09-06-2007, 04:45 PM
Gidiyor musun diye sorma bana.
Gönderen sensin.
Ne terk etmeyi istedim seni,
Ne de daha yaşamadığımız bu aşkı toprağa gömmeyi.
Senin kadar öfkeliyim ben de.
Senin kadar endişeli...

Bir dokunuşunla bin kenti yıkacak güç verirdin bana
Ama inandıramadım seni.
Sen, sorgularken beni kafanda
Ben, gözlerinin içine bakıyordum kuşkuyla.
Bir tek sözün bağlardı beni sana,
Oysa sen hep susmanın koynunda.

Aşkın içine bir kez girdi mi kuşku,
Teslim alır bedenleri de.
Sütten çıkmış ak kaşık değildim
Ama yalanı sokmadım iki kişilik dünyamıza.
O dünya ki bazen minicik bir odada
Bazen kentin ortasında şekillendi.
Nasıl da güzeldi...
Zaten varsın diye her şey güzeldi ama
Sen buna inanmadın. Ah bu sorular...

Yaşamak varken sevdayı delice,
Niye boğarız sorularla?
Nasıl ikna edebilirdim seni?
Ben, aşk dedikçe sen, dur dedin.
Ben, seninleyim dedikçe
Sen, hayır dedin.
Zaten az konuşan sen
Olumsuz ne kadar sözcük varsa
Bulup çıkardın ortaya.
Bense hiç bir şey diyemedim.

Ne kadar zarar vermişim sana meğer.
Nasıl değiştirmişim seni.
Oysa hiç böyle düşünmemiştim.
Kimseye zarar vermek istemem ben.
Kimseyi olduğundan farklı bir hale getirmek istemem.
Ama öyle oldu işte.
Demek ki; gitmelerin zamanı şimdi.

Çocukluğuna sığınır atlatırsın bu acıyı.
Ne sevişmelerimiz kalır aklında, ne sevda sözlerimiz.
Rahat değilim diyordun ya, rahat ol artık.
Gülüşlerini saklaman için bir neden kalmadı.
Tedirginliğinin sebebi de kalktı ortadan.

Biliyor musun bir tanem!
Gidişim yürekten değil, zorunluluktan.
Sanma ki, bu toy sevdayı başka kimliklere taşırım.
Sanma ki, benden sakladığın gülüşleri
yalancı yüzlerde ararım.
Seni de götürürüm yüreğimde.
Her zaman yokluğunu taşırım.

Bulup, bulup kaybettim seni bebeğim.
Ne yazık ki, tozduman edemedim kuşkularını.
Ne yazık ki, kalamadın bana.
Öpücüğümün kokusu kalacak kapının eşiğinde.
Kokladıkça; bizi bir yanlışa mahkum ettiğini anlayacaksın.


Mehmet Coşkundeniz

ardınç
09-06-2007, 05:06 PM
Saatler yine seni vuruyor
Gecenin en dip yerinde
Düşünmekteyim,
Kimse anlamasın,
Kimse görmesin diye
Seni seviyorum
Yüreğimin en ulaşılmaz, en çocuk
En masum yerinde seni öpüyorum
Bazen nefret ediyorum senden
Ama en nefret ettiğim anlarda
Daha bir farklı seviyorum seni
Bir kedinin ,
Yavrusunu sevdiği gibi
Okşuyorum yüzünü, ellerini
İşte ozaman yaşadığımı anlıyorum
Sen zamansın ,
Yanındayken herşey avuçlarında
Sen aşksın ,
Sen hüzünsün
Sen, artık bensin..

ardınç
09-06-2007, 05:09 PM
Durdum ve bekledim
Tıpkı bir kadın ve bir erkek gibi..!
Umurumda değil,
Sus artıl sesim diyorum
Bugün yalnış bir gün çünkü

Eski şehrimde bir sabah uyandığımda;
Tutku, şehvet, kıskançlık var üzerimde.
Eleni ve küçük bir gelin sanki,
Sanki bir orman gölü gibiyim.

Susuyor ve
Hayatın yüzüne bakıyorum;
Tanrı, kumandanlar ve insanlar
Freut'un dünyası
Çöl sevişmeleri
Şapkamdaki çakıl taşları
İçimde bir yer
Ve sevdiğim kadın
Herşey kayboluverir gözlerimde.

Gel ve al derim ruhumu,
İlk günah ve ilk yalnızlığımı al.

Oysa kendimi doğurmak üzere
Öleceğim sırada...
Bir tanrıyı birde seni aradı gözlerim;
Sen beni çoktan terketmiştin,
Tanrı ise bana kızgındı
Hala seni sevdiğim için...

Durdum ve bekledim
Tıpkı bir kadın ve bir erkek gibi
Herşeyin bir anda olup bitmesini
Herşey dediğimde
Tıpkı gittiğin o güne benziyordu
Hüzünlü ve heyecanlıydım...!
Çünkü sen gidiyordun..

Çok kısa bir an için..
Gidişim gidişine benziyordu...

ardınç
09-07-2007, 01:29 PM
penguenim ben
öteki mevsimlerden öteki denizlerden gelen
başkaları da anlıyor bunu
ben başkalarından anladım
önce yalnız kaldım
çırılçıplak yalnız
Sonra başka olduğumu anladım
Ve sonunda penguen olduğumu

bunu ilk o söyledi
denize bakarken ben
düpedüz” penguensin” dedi
aldırmadan ” evet” dedim
“kime ne?”

gözlerinde çaresiz yalnızlığa bakınca
“Gerçek bu!” dedim korkuyla
“penguenim ben…”
bunca aitlik arasında yeri olmayan biri…

balıklara baktık ortaköy denizlerinde
“balıklara bakmak güzel” dedim
“görünen balıklar gelmez” dedi “oltaya”
“bilmem” dedim” hiç tutmadım balık”
“ penguensin sen” dedi” unuttun mu?”
“unutmadım” dedim. gülüştük…

oturup kıyısına denizin
İstanbullara baktık geceye değin
Hiç konuşmadan…

“Artık başımın çaresine bakayım”
dedim “penguenim ben”
“Yine gittin” dedi
“gittim” dedim…

gece ağaçlıklı cadde boyu
yürüdük
ellerini tutarken acıyla
hatırlamaya çalıştım uçtuğum,
geldiğim yeri…

bir şiir düşündüm içimdeki penguene,
-seninse içinde hepbir penguen ağlar…
diye…

ardınç
09-12-2007, 10:52 AM
Adına aşk koyduğun o büyük boşluğa
ben koca bir hayat sığdırdım...
Beni sevmemene isyan edip kaçmak,
sende aradıklarımı hayatla doldurmaya çalışmak,
ruhumun en büyük yanılgısıydı...
Hayat bana en acımasız yüzünü
sevgini inkar ettiğim zamanlarda gösterdi...
Ve şimdi asıl olmam gereken yerde,
hayata başladığım yerde,
kalbindeyim...
Vazgeçilmez oluşunun sırrı bu işte:
Senin olmadığın yerde ne olduğunu biliyorum...



Cezmi ERSÖZ

ardınç
09-12-2007, 10:54 AM
Usul usul azalıyordu sevgisi, kalbi soğuyordu...
Aynı masada, yanyana oturuyorduk, ellerinden
tutuyordum... Akıntıya kapılmış bir çiçek gibi
bilmediğim, bilmediği uzaklıklara doğru gidiyordu...
Öyle acı çekiyordu ki sevgisinin azalmasından... Seni
artık özlemiyorum, eskisi gibi içimi acıtmıyorsun, bu
benim için ne büyük acı biliyor musun, derken sesi
titriyordu.

Dalından kopmuş bir çiçek gibi unutulmuş denizinde
usul usul sürükleniyordu... Sevgimiz yurtsuz kalmıştı
şimdi...
Can çekişen bir hastayı ölümüne hazırlar gibi,
nefesimi tutmuş saçını okşuyordum durmadan...
Sevgisi, yaralanmış çocukluğumuzu ve dünyayı
değiştirmeye yetmemişti.
Hayal kanatları yanmış sevgisini öksüz kalan sevgime
kattım. Sevgisi biterken gözlerime son bir kere
baktım. İnanmıştı çektiğim ızdıraba...

Son anda sarıldı bana:
Hadi, sen de benimle gel, birlikte karışalım
kayboluşa, dedi.
Yapamam, dedim, istesem de yapamam. Bu sevginin
ömrünü beklemeliyim...
Bu sevginin beni götürdüğü yere kadar gitmeliyim...
İçimde sırrın, kimseye benzemezliğin sızısı, yarım
kalan yolculuğun aşk yüzlü çocuğu var...

Sevgisi soğurken son tesellisi, son kıskançlığı, son
umudu bu olmuştu.

Cezmi ERSÖZ

ardınç
09-12-2007, 10:59 AM
Duydum ki yine umudunu kesmişsin insanlardan,
dostluklardan... Duydum ki yine acımaya başlamışsın
kendine...
Yolunu kimselerin bilmediği, bilmek de istemediği
sevginin o hayal ülkesinde birilerini beklerken çok
üşümüşsün...
İnsan ancak kendisine sevgili olabilir, diyormuşsun.
Şimdi artık yollarda ve binbir hayalin peşinde
sürüklediğin ve yıprattığın sevgine minnet borcunu
ödeyecekmişsin...
Acıyan sevgini şımartacak, onu örtülere saracakmışsın.
Onu kendini güçlü ve korunaklı olduğunu hissetmediğin
hiçbir yerde ortaya çıkarmayacakmışsın...
Sevgini yırtıcı bir kuş gibi yetiştiriyormuşsun.
En iyi savunmanın saldırı olduğunu ve yokolmamak için
yoketmek gerektiğini öğretiyormuşsun ona...
Ona onu, sabırlar, merhametler ve inceliklerle değil,
hazlar, hayranlıklar ve kıskanç ilgilerle
besleneceğini vadediyormuşsun.
Her gece uyumadan önce arkasında Che Guevera’nın resmi
olan aynanla konuşuyormuşsun: Bir sen varsın önemli
olan, bir sen varsın gerçek olan... Hem onca acıya
rağmen hala güzelim...
Ve artık kendime yasaklıyorum başkalarına acımayı ve
hayatın acısını...
Aynadaki nefesinin buğusunu görüyorum buradan.
Gözlerinle gözgöze gelemediğim için tutup aynadaki
buğuyu öpüyorsun.
Yaralı kendini öpüyorsun...
Çekmeceden cüzdanının çıkarıp içindeki kredi
kartlarını seyrediyorsun zoraki bir hayranlıkla.
İçinde sevgini sakladığğın kaleyi daha da
güçlendirmeyi geçiriyorsun aklından.
Kredi kartlarını yalıyorsun dilinle ve onların zehirli
tadını içine akıtıyorsun.
Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen ölüm
çığlıklarına alıştırmak istiyorsun kendini böylece.
Hem senden güçsüzlerin ölümü, hem bu ölümleri gizleyen
ve bütün katliamları anında temize çeken teknolojinin
zehirli tadı sarıyor şimdi sevginin yaralarını.
Bankamatikten her para çektiğinde kulağına gelen
çocukların ve kimsesizlerin ölüm çığlıklarına
dayanamadığını hissettiğin anlar, senin için hayatta
sadece annenin babanın ve kardeşlerinin önemli
olduğunu söylüyorsun kendine ve akşam iş dönüşü onlara
hediyeler alarak evine dönüyorsun...
Ve eskiden, sevgini bir kalenin ardına saklamadan önce
sadece kendi çocuklarını sevenleri kınadığını unutmak
içinse bu defa başkaları değil kendin kanatıyorsun
sevgini.
Sonra küçük, tüylü bir köpek almak istiyorsun kendine.
Köpegi severken, kucaklarken sana acımasızlık eden
dostlarının, seni sevginin o hayal ülkesinde yıllarca
bekletip düşlerini ve ömrünü çalan sevgililerin
yüzleri geçsin istiyorsun karşından.
Onların yüzleri geçtikçe sahibin olduğun için senden
başka kimseyi sevmeyecek ve bağlanmayacak olan
köpeğine daha da sıkıca sarılmak istiyorsun, öpüp
koklamak.
Kendini öper gibi, yaralı ve belki de artık hiç
iyileşmeyecek olan kendini.
Hiç iyileşmeyeceğini artık kendinden bile
saklayamadığın böyle anlarda para kazanmak istiyorsun,
iş kurup daha çok para kazanmak.
Böyle anlarda bir kalenin ardında gizlediğin herşeye
yanlışlarla dolu olsa da senden izler taşıyan tarihine
bile düşman oluyorsun.
Seni bu hale getirenlerle bir olup bu belki de artık
hiç iyileşmeyecek yaralı kendini yoketmek
istiyorsun... Sonra yorgun düşüyorsun... Artık
dinlenmek istiyorsun. Yarına daha dinlenmiş ve
korkularından kurtulmuş olarak uyanmak istiyorsun...
Ve uykuya dalmadan önce vitrinlere bıraktığın
dalğınlığın geliyor aklına...Kendine bir kez daha
acıyorsun ve bu yüzden pahalı bulup da almadığın
giysileri almaya karar veriyorsun.
Bu pahalı giysiler sayesinde ilgilerin kölesi değil,
ilgilerin merkezi olmayı istiyorsun.
Bu giysiler sayesinde sızlayan sevgilerini örtmek,
örtmek, örtmek istiyorsun. Görünmez olmak istiyorsun.

Oysa senin gemin camdan sevgili...
İşte güçlü balığın güçsüz balığı yokettiği kanlı
denizin her tarafından seni görebiliyorum...
Sadece ben değil dost düşman herkes uykuya daldığını
görebiliyoruz buradan.
Çünkü senin gemin camdan sevgili.
Sıkıntından yediğin tırnaklarının kenarlarını...
Korkulu bir rüya gördüğünde birden silkinişini...
Yaralı sevgini korumak için aldığın onca kötücül
karara rağman nasılsa hep masum kalan sayıklamalarını
görüp duyuyorum buradan...
Kaleni ve kalenin ardında sakladığın yaralı sevgini.
Boşuna saklama sevgini. Senin gibiler hiç örtünemez
sevgili...
Seni bu kanlı deniz ve düşmanların da dostların da
hemen tanır.
Ya benzerini bulup gidersin buralardan.
Ya da seni yokederler sevgili...
Herkes gibi ve herşeyi bilerek yaşamaszın sen
Senin gibiler örtünemez...
Bu kanlı denizde senin gemin camdan sevgili.

Cezmi ERSÖZ

ۣۜ๘ ђüzüภ ۣۜ๘
09-12-2007, 11:01 AM
yüregine sağlık canım hepside birbirinden degerli şiirler;)

ardınç
09-12-2007, 11:05 AM
saolasın fıstıkım okuduğun için...;)

ardınç
09-12-2007, 11:13 AM
biliyorum, Konuşucak Birşeyimiz Yok
ama Yinede Gözlerini Al Gel
elindeki Yarayı, Suskunluğunu, Acemiliğini
beni Biri Severse İnanmam
seni Biri Severse Utanırsın
bilmediğin Bir Hastalığa Acımak Gibi Bile Olsa Gel
biliyorum Konuşucak Bir Şeyimiz Yok
ama Izdırabım Sende, Mutlaka Alda Gel...

cezmi Ersöz

ardınç
09-14-2007, 10:46 AM
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Kalbim şimdi bir sokak çocuğu
Kelebekleri göç etti gönlümün
Issızlaştı hayat sanki
Sanki, sabahı eksik şiirlerimin.
Sanki, gecesi hep kanayan bir yara
Ve sanki, artık hep kanayacak...
Ağlanacak bir aşkın kıyısına vurduysa gözlerim
Çare yok, ağlayacak.
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Kapıları kendime ben açamadım
Ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni
Düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım..
Sarmaşık aşkın sarısında kaldım, sarılamadım.
Savunamadım seni kimselere
Anlatamadım seni kimselere
Kimsesiz kaldım,En çok da sensiz...
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben..
Sana uyumak,Sana uyanmaktı hayat.
Sıratını geçtim yaşarken korkmadan
Korkumu geçtim cesaretle, ihanetle
Berduş bir yalan masumiyeti öptüm bile bile
Tek sen gitme diye
Sonbahar oldum yaprak yaprak
Ağaç oldum köklerimi unutarak
Tesellisiz bir geceye fırlatıldım
Kalbimi dar kafese kapatarak
İçimdeki bir kanarya
Hiç susmadan ağlayacak
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
Seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
Beyazında akladım bulutunun
Mavi mavi sevdim seni içim kan ağlayarak
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma
Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.
Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!
Seni sevdim ben.
Yanarak, yıkılarak
Aklıma her geldiğinde ağlayarak....

Naşide Göktürk

ardınç
09-14-2007, 10:48 AM
Bir uzantı yüreğimden sana
Görülmeyen duyulmayan
Sadece hissedebileceğin

Algılamak zor olmasa gerek
Bakışlar duruşlar çözelti olduğunda
Hani vardır ya sıkılırsın
Yalnızlığınla baş edemediğin anlar olur

Olur ki ararsın bir dost
Bir yaren
Önemsediğin
Sohbet edebileceğin

Belki de sadece sesini duyup
Yüreğini tanımak istediğin
Birlikte gün sıkıntısını
Atabileceğin

Başka ne istenir ki
Bir dost yanı başında
Sıkıntısını acısını birlikte tattığın
Birlikte Ağlayıp gülebildiğin

Paylaşmak esastır dostla
Her demi birlikte sonsuza ...

Mehmet Düpel

ardınç
09-14-2007, 10:55 AM
Ağlamak
Bazı acılarda yetmez
Bazı ölümlere

Örtüsüdür bazı acıların
Örter, örtülmez
Savunur bir süre

Ağlayanlar sevinmeli
Sevin ağlayabiliyorsan
Acılar ardarda dinmeli

Durur bir nöbetçi gibi
Durur bir bekçi gibi
Zamana gülmeli-gülmeli

Sevin ağlayabiliyorsan
Unutmanın kardeşidir ağlamak
Uyur uyanır yatağında duyguların
Düşüncenin kucağında hep çocuktur
Ağlamak.

Özdemir Asaf

ardınç
09-14-2007, 10:57 AM
Ben sensiz olanlara seni aratıyorum,
Ben sensiz kalanlara seni yaratıyorum,
Seni saklayacağım, seni yazıp-andıkça
Kendimi çoğaltıyor, seni kuşatıyorum.

Unutturmayacağım, seni yaşatacağım,
Kendimi çoğalttıkça, seni kuşatacağım,
Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça...
Sen evreninde sana seni aratacağım.

Özdemir Asaf

ardınç
09-14-2007, 01:14 PM
bağıra bağıra okumasamda...:)her okuduğumda keyif aldığım şiirlerden biri...;)

MuRaT_HaN
09-15-2007, 06:04 PM
teşekküler

GuL_GuZeLi
09-17-2007, 09:11 PM
emeğine sağlık bütün şiirler mükemmel tam bi hazine

ardınç
09-18-2007, 09:15 AM
saol yazden okuyan gözlerine sağlık,ayrıca beğendiğine sevindim....;)

ardınç
09-19-2007, 11:14 AM
senin için yalnız bıraktım kendimi.
neşterden bozma bir tahterevalli üzerindeyim de
kimseyle oynamak istemiyorum sanki
kimse yok karşımda
buna rağmen yerde karşımdaki oturak,
evet yerde! hem boş hem yerde!
havada olan benim havada asılı olan!
ben varsam bir ağırlığım da olmalıydı halbuki benim
yanlış mı?



eksik buluyor musun hiç göremediğin yerlerini?
buluyorum ben
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum “ne olsun,aynı”
sonra diyorum ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”


bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum
bi kere karşılaştık ya hatırlıyor musun ne kadar güzeldi
eski sevgililer neden arkadaş olamasın tadındaydı gerçi ama güzeldi
sen çok güzeldin
geceydi,evine kadar yürüdük
yoruldun çok
hafif kızardı yanakların
azıcık alkollüydün
özlemiş gibiydin üstelik beni
çok konuşmadın
bi kaç bir şey anlattın ki önemsemiyordun anlattıklarını
ama gözlerin parlıyordu,anlatabiliyor olmayı sevmiş gibiydin
“nasılsın” dedin sonra birden
gerçekten “nasılsın” diyordun
“iyidir” dedim ben
“ne olsun,aynı” demedim
çok mutluydum çünkü
utanmasam ağlayacaktım



o kadar yakın mıydı senin evin çok çabuk varmadık mı?
çok mu hızlı yürüdük ki ben mi hızlı yürüttüm seni?
ve sen o apartmana ne zaman girdin de ne zaman söndü o ışık?
sonra ben dedim ki kendime
“ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
utanmadım ağladım


nasılsın Su?mutlu musun?
büyüksün benden farkında mısın
havada olan benim havada asılı olan
artık debelenmiyorum ayna önünde iyi göründüğüm bi açı yakalayana kadar
kabullendim bile sayılır çirkinliğimi
temizlemiyorum odamı
heyecanla uyanmıyorum
“nasılsın” diyorlar mesela
“iyidir” diyorum
“ne olsun aynı”.


senin için yalnız bıraktım kendimi
fedakar aşık tadında değil yada aklanmaya çalışan yahuda tadında
öyle bıraktım işte elimde olmadan
hiçbir şey talep etmeden bıraktım
hatta bir ölü nasıl aklayamazsa kendisini
öyle



bi kaç bir şey var hiç unutmuyorum dedim ya
terminalleri de unutmuyorum
sen giderken daha soğuk olurdu terminaller
ağlardın bazen,ben ağlamazdım
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi susardım.
güçlü biri gibi susardım ki
yemin ederim kimsenin yanında senin yanında hissettiğim kadar güçsüz hissetmezdim kendimi
(bilmiyorum güçsüz mü doğru kelime aciz mi)
bu her zaman böyleydi
en çok terminallerde böyleyi bu
kıskançlık krizi oldu sonra böyleydi bu dediğimin adı
yemin ederim olsun istemedim ben kendi kendine oldu
depresyon oldu sonra
oldu işte bir şeyler
neticede ben unutmuyorum terminalleri ki
ne zaman gitsem o terminallere(sadece gitmek zorunda olduğum zamanlarda gidiyorum)
çatlaklar görüyorum yerlerde
büyük bir hüzün görüyorum o çatlaklardan havaya karışan
neden kimse görmüyor bunu da bir ben görüyorum?


ve Su,
bir mecburiyeti çoktan kabullenmiş hatta o mecburiyete alışmış gibi
yalnız bıraktım kendimi senin için
sıfır altı gün sıfır sekiz gece sustum önce
sonra “iyidir” dedim “ne olsun aynı”
ve bakıp aynada gittikçe çirkinleşen yüzüme
“ben” dedim “ben istenmiyor olmakla ilgiliyim”
ve Su,
alıştım ben
alıştım...



hatta evrenin bütün yalnızlıklarını üstüme alındım

ardınç
09-19-2007, 11:17 AM
Bir hayatın tozlu sayfaları içimi acıtan.
Ceplerimde kırık gece masalları duruyor,
Öksüzlüğümü avutuyor sonbahar.
Ne yana baksam sen oluyorum,
Parmaklarımı kanatıyor kirli duvarlar.
Kuşlar yuvalarından terk ediyor beni,
Bir sarsıntı geçiriyor yüreğim,sen şiddetinde...
Ellerime kar diye yokluğun yağıyor,
Aşk sorgusunda yüreğim can çekişiyor.
Yüzümde sensizliğin izleri,
Ayaklarımın altında bir yığın cam kırığı...
İçimden sökülen her kelime,
tekrar dönüp içime batıyor.
Ve her seferinde sana isabet ediyor.
Bir zindan karanlığı şimdi gecelerim,
Duvarlara sinmiş gözlerinin rengi...
Saatleri infaza çekiyor gelmeyişin,
Yavaş yavaş gidiyor benden hayat;
Damarlarımdan çekiliyor içimdeki sen !
Bense düşüyorum hiçlik ötesi bir hayata,
Kanıyorum sana , sende aşkı buluyorum
Hem de ayrılığa çarpa çarpa...
Suskunlukta sesler daha çok acıtıyormuş,
Bu yüzden senden harf harf kaçışım.
Yalnızlığıma esir düşüyorsun,
Bense kayboluyorum cümlelerinde.
Ve susuyorum sana ,avaz avaz susuyorum.
Sende birikiyor içimin tüm sökülenleri
Ben dipsiz bir kuyu oluyorum.
Biriktiriyorum her harfimde seni...
Şimdi yokluğa düşüyor zaman,
Ben bir adımda düşüyorum senden.
Kuytularıma sokulma ,bırak bana uçurumlarımı,
Kalemimden azat et beni,
Herkes konuştuğunu yazar,bense sustuklarımı...!!!

GöNüLÇeLeN
09-19-2007, 12:51 PM
Unutturmayacağım, seni yaşatacağım,
Kendimi çoğalttıkça, seni kuşatacağım,
Her zamanda, her yerde sen bende yaşadıkça...
Sen evreninde sana seni aratacağım.

ÇOK GÜZEL ŞİİRLER EMEĞİNE SAĞLIK

ardınç
09-21-2007, 10:32 AM
Anlattıkça üşüyor, anlattıkça ısınıyor yüreğim.

Bugün sardunyalarım da açmadı
Belki de küskün renklere
Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
Sensiz soluyorum anlayacağın
Mavi mavi ölüyorum
Duyuyor musun, orada mısın,
Var mısın, yok musun?
Bir tek şeyi unutma!

Seni sevdim ben.

Yanarak, yıkılarak

Aklıma her geldiğinde ağlayarak....

ardınç
09-21-2007, 10:34 AM
Yokluğunu aratmadı Yıldızlar bu gece

Yastığım aratmadı omzunu

Yorganım aratmadı sıcaklığını

Uyumam sanma, Geceleri olmasada

Güzdüzleri uyurum ben

Kapadım gözlerimi şimdi, Daldım hayallere

Aratmadılar Melekler ve Şeytanlar Yokluğunu

Uyurum işte Sen olmadan’da uyurum günlerce

MUTLUYUM !!!

Neden biliyormusun

Sen gittin ama Yıldızları götüremedin

Sen gittin ama Yastığımı alamadın

Sen gittin ama Yorganım benimle

Sen gittin ama Rüyalarım ve Hayallerim benimle

Şimdi bul mutlu edebilcek birisini

Bulabilirsen tabiki

Bulunmaz hint kumaşı değilim

Ama çok arattırırım kendimi

Umarım seninde,

Yıldızların, Yastığın, Yorganın, Hayallerin ve Meleklerin vardır.

YOKSA VAY HALİNE…

ardınç
09-21-2007, 10:36 AM
Biliyorum dönmezsin geri

Affetmezsin Yalanları

Bütün çabalarım Nafile

Elde edemem artık Sevgini

Ve Sen yoksun artık

Sevmiyorum Sensiz Gün Doğumunu

Bıraktım kendimi Gece’nin kollarına

Şimdi bir Serseri bir Berduşum

Denemedim sanma Seni unutmayı

Denedim elbette bir çok şekilde ama olmadı


Sevmeyi Öğreten Sendin

Şimdi Unutmayı Öğretmelisin !!!

ardınç
09-21-2007, 10:39 AM
Hani bir sevgilin vardı
Yedi-sekiz sene önce
Dün yolda rastladım
Sevindi beni görünce

Sokakta ayaküstü
Konuştuk ordan-burdan
Evlenmiş, çocukları olmuş
Bir kız, bir oğlan

Seni sordu
Hiç değişmedi dedim
Bildiğin gibi
Anlıyordu

Mesutmuş, kocasını seviyormuş
Kendilerininmiş evleri
Bir suçlu gibi ezik
Sana selam söyledi

Behçet NECATİGİL

ardınç
09-25-2007, 01:00 PM
Hani;
Bir ayağın içerde
Tam çıkacakken
Kalbimin kapısından
Gitme
Kal, desem?..

Hani;
Başka gözlere
Dalmamışsa gözlerin,
Yankılanmıyorsa
Başka bir ses
Kalbinin dağlarında,
Kurşun sıkmamışsa
Sevdama kalbin,
Çıkma
Kal, desem?..

Sen de seviyorsan
Beni halâ,
Ve düşünüyorsan
Seni düşündüğüm kadar,
Yok ediyorsa mesafeleri
Sevgin,
Gitme!

Bir kez daha düşün!..

ardınç
09-27-2007, 02:44 PM
önce bir tohum atardim icime
filizlenirdi kendiliginden,gizlice
senden habersizce...
bir düsün pesinde giderdin hep
ben seyre dalardim seni
ben düslerle ugrasirken
sen gözlerini acardin
aylar gecer,yillar gecer
bir yanimda bir uzagimda nefesin
ben düslerden uyandim,
sen gözlerini yeniden actin
zaman gecti ,zaman göctü
nefesine hala uzagim
sana hala asigim
ve hala havada asılı senden umarlarim..

ardınç
09-27-2007, 02:46 PM
Ben sevmeyi seninle bildim
Bir gözlerini gördüm, simsiyah,
Bir de incecik ellerini
Sisli sabahlara yürüdüm
Bu bir kumardı
Bu bir tükeniş
-Yalan söylemiyorum-
Savurdum gençliğimi
Görmüyor musun?

Ben sevmeyi seninle bildim
Narin bir gül gibi büyüttüm seni
Ve azaldım anlamsız saatlerde
Bilmiyorsun ki;
Ne zaman ellerimi çeksem senden,
Şiirler doluyor avuçlarıma, susuyorum
Düşlerin ötesinde bir kapı açıyorum sana
Girmiyor musun?

Ben sevmeyi seninle bildim
Sensizliği sevmediğim kadar,
Seni sevdim...
Ve sen şimdi
Bir demet ışık gibi
Sebepsiz düşüyorsun ufuklarımdan
Damla damla çoğalıyor karanlık

Seni anlıyorum artık
Ve güllerimi uzatıyorum sana
Kırmıyor musun?

GeCeNiN_KaLBi
09-27-2007, 02:52 PM
Sen de seviyorsan
Beni halâ,
Ve düşünüyorsan
Seni düşündüğüm kadar,
Yok ediyorsa mesafeleri
Sevgin,
Gitme!

Bir kez daha düşün!..


cok hoslar emegine saglik

ardınç
09-27-2007, 02:55 PM
Ben bu şehri bilmem
Yağmurunu, güneşini...
Nasıl geçer bu zemheri?
Nasıl büyütülür baharda çiçek?
Nasıl yaşanır?... Bilmem...
İstasyonlarda boğulur çığlıklarım
Yarım kalır çayımız
Suya düşen bir karanfil gibi,
Sen gidersin,
Ben, kalırım...

İhanet etmiş,
Ve terkedilmiş bir sevgilidir şehir
Yalnız hatıralarda sevilir, kaçamak
Her yer sislidir artık,
Her susuş şiirdir
Ki, beni böyle garip, böyle yarım,
Böyle daha şair bırakıp,
Sen gidersin
Ben n’olurum...

İşte hayat, işte şehir, işte ben...
Yağmurlu istasyonlarda,
Dönüşsüz bir yolcuyu nasıl beklerim?
Nasıl dayanırım rüzgarlı sabahlara?
Savrulur yapraklarım,
Ayaza düşer çiçeklerim
Sen gidersin,
Ben,
ÖLÜRÜM...

Ali Kınık

ardınç
09-27-2007, 02:57 PM
tşk.ler berrak okuduğun için...;)

ardınç
09-27-2007, 04:26 PM
Sen benim yüreğimde büyüttüğüm çiçeğimsin
Sen benim gözlerimde tüttürdügüm hasretimsin

Sen benimsin sevgilim
Sen benim yaşlı gözlerimdeki sevincimsin
Sen benim her aldığım nefesimsin

Sen benimsin sevgilim
Sen benim etrafımda dolaşan meleğimsin
Sen benim yanımdayken bile özlediğimsin

Sen benimsin sevgilim
Sen benim gönlümden içeri bir gönülsün
Sen benim aşk bahçemin gonca gülüsün

Sen benimsin sevgilim
Sen benim tek amacım tek gayemsin
Sen benim herşeyim, birtanemsin

Sen benimsin sevgilim
Sen benim her tebessümde güldüğümsün
Sen benim uğrunda severek öldüğümsün
Sen benimsin sevgilim

yakamoz
09-27-2007, 11:18 PM
Sen benim yanımdayken bile özlediğimsin

tşkler ardınç....
hepsi de güzeldi....

ardınç
09-28-2007, 11:18 AM
saol yakamoz okuduğun için....;)))

ardınç
10-03-2007, 03:02 PM
Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
Ne tuhaf, vaktim olmazdı
yalnızlığı bunca bilirken
kendimi hiç yalnız sanmazdım
çevremde hep birileri vardı,
ben hep birilerinin yanındaydım
günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı
aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla
kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat
bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı
bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza
bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları
sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık
elde olmayan nedenle
sudaki halkalar gibi genişleyen
küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara
vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar
birbirimizi çok sevdik hep
yıllarla azala azala

şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem,
yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime
eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım,
şimdi sığmıyor eskilenlerle çoğalmış fotograflara
telefonun başına geçiyorum
alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası
gün ölüyor meşgul numaralarla
şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem,
şimdi ne kadar yalnız...
yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.

Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
her zaman yalnızdım, bunu biliyorum
büyücü ellerimin kara sanatı yazı
en çok ben onardım dostlukları, en çok benim elim dikiş tuttu
bağışlamasız sanarken kendimi
en çok ben unuttum kalbimin benden sakladıklarını
tığla içeri çektim takılmış kazakların ipini
denenmemiş başlangıçları göze aldım,
hafifletilmiş hasarları, görmezden gelinen enkazı
mutfağı beklemek hep bana kaldı
bir şiirden bir romandan bir filmden çıkıp
her seferinde aydınlık bir inat gibi yeniden karıştım hayata
hiç el değmemiş gibi yeniden konuk geldim
odalarınıza, ruhlarınıza
buraya

eski aşklarım neredesiniz? Hepinizi çok özledim.
Şimdi birdenbire bir köşeden çıkıp bana,
yalnızca, Merhaba, deseniz,
o zamanlar hiç mutlu etmediğiniz kadar mutlu edersiniz,
bir zamanlar bütün ağladıklarımı geri verebilirim size
sağ olun demenk isterim, sağ olun, sağ olun
sanki beni yeniden sevdiniz
ama biliyorum, pis bir yağmur başlıyor, şemsiyem yok yanımda,
yağmurda yürümekten nefret ederken, yürümekte ısrarlıyım gene de
isterseniz, kederdeki bütünlük, diyelim buna
ne kadar ıslansam, o kadar çıkacağım sanki
bir zamanlar çok daha bütün olduğumu sandığım
o yıkanmış zamanlara...

yeni değil keşfine gençlik verilmiş gerçekler
her zaman yalnızdım
kitaplar kadar yalnız
yalnızca yalnızlığımdan gürültücü bir kalabalık yaptım
herkes için farklı aldanışlar kurtarılmış hayatlar yok pahasına

her zaman yalnızdım
yanardağlar kadar yalnız
ey kafiye sevenler,
şimdi beni gökyüzünde bir yıldız sananlar, yanıldınız!

nankörlük etmeyeyim gene de,
yalnızlığımı daha az hissettiğim anlarım oldu yalnız

evimde hep aynı anda çalar telefonla kapı
gene öyle oluyor; hiç yalnız bırakmazlar beni
yalnızlık bilgisiyle çatılmış arkadaşlıkların korunaklı gölgesinde
yalnızlık için çalar telefonlar kapılar
İstersen bana uğra, ya da, Akşama buluşalım, ölmeden yapacak çok
iş var

ardınç
10-03-2007, 03:05 PM
Bir akşam getir bana,
Bütün akşamlardan farklı
Hançerle güneşi batır deniz kan rengi olsun
En güzel yerinde değişen ufkumuzun
Yaşayalım, eskiden duyduğumuz masalı

Zamanlar kalleş şimdi, herşey artık bir oyun
Manzaralar hüzünlü insanlar ağlamaklı
Bir akşam getir bana, gizlice ve en saklı
Saatleri birer birer dudaklarında sun

Günler; şimdi kırık bir cam parçası, boyalı
Gel dinle, telleri ses vermiyor ruhumuzun
Biz bu şehirin gürültüsünde kaybolalı

Bir akşam getir bana, yaklaş, sessizce soyun
Baksana perdeler inik, kapılar kapalı
Sus! Akşamla gelişini kimseler duymamalı

ardınç
10-03-2007, 03:06 PM
Akşamdır, özlemektir adın
Siyaha boyanır tüm yalnızlıklar
Gülüşün gelir aklıma zamansız
Saçlarıma pervasız dokunuşun
Öylesi yorulurum tenine
Bir sigara yakarım, sustuğum
Gözlerine…

Sabaha çıkmaz korkularım
Çeker vururum bakışlarını
Silerim tenimde kalan dokunuşlarını
Sensizliğe uzanır soğuk bedenim
Düşlerim senden arta kalan kül’dür
Savrulur dört bir yana yüreğim..

Bir kadın doğar içimde vakitsiz
Kimliksiz bir adam ölür….

…..

Akşamdır, sevmektir adın
Bir martı kanat çırpar gökyüzüne
Oltasına nasibini takar yaşlı balıkçı
Deniz kokar öfkesi vuran dalgaların
Sol omzuma değer bir yosmanın bakışı
İçimde müşteri kılıklı şehvetin
Meteliksiz kalışı…

Siren sesleri bölerken geceyi
Avuçlarında kış mevsimi ısıtan çocuk
Kovulur hayatın penceresinden
Ve hastane odasında yankılanır çığlık
Sebebi henüz ismi konmamış bir gül’dür
Hüzün başka mevsimleredir artık..

Bir çocuk doğar kolay, sancısız
Yarınsız bir çocuk ölür….

………

Akşamdır, sevişmektir adın
Sorguların can havli belasında
Zihnimi kurcalar dudakların
Ter içinde kalır yazdığım sözler
Yokluğuna küfrederim umarsız
Çokluğuna yeniktir öfkem
Kuralsız…

Oysa sensiz bir hayattır başladığım
Kavgalarım yengilerim yenilgilerim
Sensizdir onca yorgun sevişmelerim
Şimdi neden bir yanım eksik?
Yüreğimde cam kırığı bir kesik
Sessizce kanar, gömülür…

Bir şiir doğar bu aşk’tan
Bir şair ölür…..

LeyL-i YâD
10-03-2007, 03:10 PM
tskLer payLaşım için hoş payLaşımLar

ardınç
10-03-2007, 03:18 PM
merrsi onurcuğum...;))

ardınç
10-04-2007, 10:32 AM
Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
Yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
Oysa bilmediğin birşey vardı sevgilim
Ben sende bütün aşklarımı temize çektim
İmrendiğin, öfkelendiğin
Kızdığın ya da kıskandığın diyelim
Yani yaşamışlık sandığın
Geçmişim
Dile dökülmeyenin tenhalığında
Kaçırılan bakışlarda
Gündeliğin başıboş ayrıntılarında
Zaman zaman geri tepip duruyordu.
Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun,
Biraz daha fazla […]

MURATHAN MUNGAN

ardınç
10-04-2007, 10:33 AM
Gitmene hazırlıklı mıydım bu kadar
Neden böyle çekip gittin diye sorma gereği duymuyorum
Bütün sorularımı bakışlarımda saklıyorum
Her bakışımda bir başka soru mevcut
Anlayabilirsen özel sorular var
Anlayabilir misin acaba merak ediyorum
Beni anlamış mıydın gerçekten
Anlayıp anlayamadığını sorgular oldum uzun zamandır
Anlayabilseydin beni
Şuan yanımdaydın belkide
Beklide değil,kesinlikle
Kuşatmıştım seni aslında
Her tarafındaydım ama
Kör olmayası gözlerin görmedi bunu
Sıradan zannettin beni ve aşkımı
Halbuki sıradan olan ben değildim […]

ardınç
10-04-2007, 10:34 AM
Ölümler çıplak gelir
Geceyi indirir yavaşça gözlerine
Benden geçmek kolay değil
Feryat eder ateş sözlerime
Yayılır nefesin çiçeklere
Ay ışıldar soğuk soğuk bedeninde
Günah bana hiç el değil
Feryat eder dilim hüzünlere
Vedalar doğru değil
Sevgiler yalan değil
Koşarım ben sensizliğe
Bu son bakışsa
Gitmek hiç mümkün değil
Görünür bana senden kalan
Bilirim ki vardır şarkımı duyan
Boşunadır yakarış çizilene
Geçer zaman aşk sevilince
Ölümler çıplak gelir
Geceyi indirir yavaşça gözlerine
Senden çıkmak kolay […]

ardınç
10-04-2007, 10:36 AM
Bugün yıkığım biliyor musun?
Ezginim, çaresizim, umutsuzum
Bırakma beni, insanlar kötü
Bırakma beni korkuyorum.

Bir deli otlar büyüyor içimde
Sancılıyım, yorgunum, kederliyim
Bu halini sevdim gitme kal
Çamurlar çirkefler içindeyim

Bir dayak yemiş adamım şimdi
Bezginim, kararsızım, yılgınım
Al götür beni o kayıp gecelere
Yeter ikimize yalnızlığım

Ümit yaşar oğuzcan

ardınç
10-04-2007, 10:44 AM
Sen gözlerini bırakıp akşama
Bu şehri terkettiğinde
Turnalar rüyalarıma girmez olur.
Ekim ayını hüzünle beklemek bundan mıdır?
Hani gelirsin diye
Ekim ayına çabutlar bağlamak?
Annem saçlarımı okşamaz olur
Sen bu şehri terkettiğinde.
Yağmur biraz daha sesli yağar o zaman
Yağmurlar, bu şehirde hep olur.
Ama o yağmurların altında sen olmazsın.
Turnalar artık ağlamaz olur
Ezan okunurken nedir müezzinin sesine karışan?
Sanki göğe yükselirken adın geçer!
Turnalara mı gidiyorsun?
Göç mü […]

ardınç
10-04-2007, 10:48 AM
Toprağı kokladım
Alışkanlıklarım yağmur sesi
Gitmek kolay değil dedim… kendime
Düşündüm
Hatırladıklarım beni geri çevirdi…
Yaşamak zor gelir bazen bilirsin
Susmak bir gidişi kabullenmek
Görmek kolay dedim… kendime
Sustum
Yanlışlıklarım beni büyüttü…
Geride bıraktığım acılar parkı
Yalnızlıklarıma sahne oldu
Oynamak kolay değil dedim… kendime
Yoruldum
Arkadaşlarım beni bende vurdu…
Uzandı ellerim çocukluğumun koynuna
Aradım kendimi kiraz ağaçlarının altında
Unutmak kolay değil dedim… kendime
Ağladım
Avucumda otuzdört yaşım
Dudağımda şarkım
Oturup söyledim sabaha kadar
Oturup ağladım sabaha kadar…
Düş […]

ardınç
10-08-2007, 09:53 AM
Sen benim gözümde bir hiçsin artık,
Nefretim aşkımı aştı bu gece
Bugün ki sözlerin söz müydü artık
Son sözün sabrımı aştı bu gece

Kolayca bitsin bu diyemedin de
Salladın savurdun basiretsizce
Hiç mi ders almadın onca gezdik de
Yağmurun rahmeti aştı bu gece

Yürümeyen neydi,ilişkimiz mi?
Günüm bomboş deyişimiz mi?
Sensiz yaşayamam çelişkimiz mi?
Yalanın doğrunu aştı bu gece

Evlenmek hayali kapımda idi
Giriş kat evimin boyası yeni
Mobilyan,takımın, alınmış idi
Vuslatım tadını aştı bu gece

Yemedim yedirdim ne varsa sana
Üç kuruşum olsa verirdim daha
Memurdum yoksuldum hatırlasana
Hafızam haddini aştı bu gece

Ayakların donmuş,üşümüştün de
Gece yatamamış üzülmüştüm de
Bir ay oruç tutup yememiştim de
O çizmen boyunu aştı bu gece

Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile
Allahtan beklenir kul bilmese de
Kızgınlığım buna, sebep ise de
Sabrım miadını aştı bu gece

Onca gez toz benle,seviyorum de
Sonra git nişanlan bir de ona de
Şerefsizlik değil, nedir bu söyle
Küfrüm edebimi aştı bu gece

Sana son bir sözüm, nasihatim var
Aldığım ahlakla bir terbiyem var
Senin doğ'ran ana deyip geçmek var
Saygım adabımı tuttu bu gece
Gönlümün romanı bitti bu gece
Hangisine yansam şimdi gün gece
Ömrümden beş yıl gitti bu gece




Bedirhan GÖKÇE

yakamoz
10-08-2007, 09:56 AM
ardınç yine bir güzel bulmuşsun....;)
tşk ederim....

ardınç
10-08-2007, 10:04 AM
saol yakamoz....:):)

ardınç
10-10-2007, 12:37 PM
I.
Bitti,
bitti dediğim an
saçların geçti uygun adım
gözlerimden.

Karası bulaştı saçlarının
açtığım beyaz sayfaya..


II.
Yırtılan sayfalarda kaldı adın.
Oysa ki,
ne güzel gülüyordun
duvardaki aynanın çatlamamış köşesinden.


III.
Mavi,
biraz da köpük beyazı
alıp başımı gitmekti istediğim, bilinmeyene.

Bir tek gülüşünü almak isterdim
İnan.
Bir tek gülüşünü,
güvertemin tahtaları üzerine..


IV.
Uyumak şimdi,
bu soğuk yastık,
sessiz yol pansiyonları yerine
beyaza vurgun teninde..

Gece saçların girer de düşüme
sararsa uykumu
vazgeçebilirdim inan,
vazgeçebilirdim bütün uykulardan..


V.
Gelip gelip duruyor
düşlerimin ortasında.
Seni,
o limanda bırakıp gittiğim gün.

Oysa gel dedim,
Gel dedim,
Orda kal dememiştim ki

İlişip o bankın köşesine
dolunay ışığında
nefes nefese sevişmelerimiz hatırına
gelirsin diye düşünmüştüm.


VI.
Gözyaşların denize karışıyor
Sus!
Sesin çıldırtıyor rüzgarları
Söyleme!
Sitemin ormanları yakıyor
Ağlama!

Anlatma sevgili,
sözcükler kağıdın yırtılan köşesinden dökülüyor.
Bağırma sevgili,
bütün çanlar sesini bastırmak için çalıyor.
Ağlama,
her damla beni uçurumun kenarına çekiyor,
Sevgili sus,
yoksa karışacak dalgalara bedenim
köpük köpük..


VII.
Sevgili,
dünü soğuk odalarda bırak
yarını hiç çağırma
bugün bizim gözlerimizde ağlasın
yağmur yağmur..

Sevgili,
gitmeleri bırak dalgalara
gelmeleri bekleme
vurmaz senin kıyılarına.


VIII.
Gözlerini kapat
ellerine bir avuç kum al.
Süzülüşünde parmaklarının arasından
sevişelim
zerrelerce,
bedensiz,
soluksuz,
tensiz..

Düşünü aç sevgili,
sana geleceğim sıcacık
sevişeceğiz bedensiz..

ardınç
10-10-2007, 12:40 PM
Kara cümlelerim vardı benim
Beyaz sayfalar(ım)dan kazıdığım
İtinayla
Kanayan sözcüklerim
Pıhtı tutmuş harf kıvrımlarım bir de
Canları yanar
Can(ımı) yakarlardı
Ha bire!

Ne vakit yazmaya başlasa kalemim
Bir sızı başkaldırırdı içimde
İİnceden
Dağlanırdım...

Şiir niyetine sevdalar doğururdum kendimce
Büyüttükçe içimde
Küçülürdüm ben de
Ellerinden tutup da sıkıca
Mısralar dizerdim türettiğim sözcüklerden
Sev
Sevi
Sevda
Sevcan...
Kendimle yüzleşi(veri)rdim hep en sonunda
Adımın sev-inden ve can-ından gelme
Yüreğime in(le)me
Dilimden düş(e)meden
Kalemime dokunurdu şiir niyetlerim
Sancılanırdım...

Mutlu şiir yok(!) dedim durdum hep
Mutlu şair de(!)
Hiçbir şiirim mutlu ol(a)madı lakin
Ben kendimi şairden de say(a)madım
Safi mutluluk adına
Şairliğimi yalanladım!
Safi mut
lu
luk...

Bilmediğim çiçekler koktu burnumda
Beyazlığını umdum
Sevdiğimce
Tenime görmediğim gözler değdi
Hissizlendim
Ve eller...
Düştükçe üzerime
Döndüğüm sırtımdı
Yüzümdü rüzgara verdiğim

Şimdi...
Unutulmaya yüz tutmuş dünlerim hazır
Yaşamadan yaşlanmaya
/Yani şimdi...
Sana bir teşekkür borçluyum
Bana armağan ettiğin bu gün(düz)leri
Seninle paylaşarak
Ödemek istiyorum bunu/
İşte(!) ne vakit bir şiir düşlesem
Düşen hep aynı şey yüreğime/kalemime

Sevmek seni...
Hiçbir mısraya sığmıyor sevgili(m)...

ardınç
10-10-2007, 12:42 PM
med cezirlerimin kıyısı hoşça kal
ey gecenin rengi
ey hazanımın son demi
ey sevincim
sancım
usancım
hoşça kal

sokakların çığlık sendromunda
fersiz ve perdesiz pencerelerde
yitiyor adım
bitiyor.
senin gölgenin saklandığı her köşede
senin saçlarının yandığı
ve gözlerinin kapandığı
illa avuçlarımın kanadığı
muğlak rüyalarımın
bu eski ve eksik kentinde
yitiyor adım
hoşça kal

uzaklarda ölen bir kuşun
bakışlarında asıldım
bir zamansız hicretin
yürek yarasıdır
yürek sarasıdır
işte senin karşındaki halim.
bu eski ve eksik kentteki hangi harabe
hangi köprü altında gizlediğin
o yasak öpüşlerin
gülüşlerin.
ah gözlerindir idamım
sürgün gözlüm
hoşça kal

bir çocuk ağlamasıyla
bir ceylanın vurulmasıyla
bir yıldızın kaymasıyla
ah umarsız duruşunla
bir daha bir daha kırılan kalbim
ahım ve günahımla...
git demeden sen
göz yaşlarımı ben dermeden
hoşça kal

kırkikindiler kuşanıp geldiğim gün kapına
ve menekşelerde yıkadığım sevdakar bakışlarımla
kölen olayım diye
nice dil döktüm
gül döktüm...
kül döktüm sonra başıma
alev gözlüm
hoşça kal


-ll-
sana doyamadan senden geçeceğim
deniz gözlerini alıp göçeceğim

güller solarken yanaklarında
bir derin sükut dudaklarında

ve son defa ellerini sarmadan
sormadan ve daha fazla seni yormadan
hoşça kal gözü yaşlım
hoşça kal

ardınç
10-10-2007, 12:48 PM
öldüğümü sandım önce
sonradan anladım yanıldığımı

öldüğümü sandığımda değdi
gözlerime gözlerin
ve anladım
aslında şimdi doğduğumu

benim öldüğüm yerde
doğmuştun sen
ve
yalnız bu aşk için
cennete gönderilmiştim
sen melektin
bense daha melemekteydim

cennette başladı aşkımız
önce öğrendim uçmayı
sonra da
asıl yaşamın ölüm
yaşamanınsa ölmek olduğunu

gözlerin gözlerime değdiğinde
doğdum ben
anladım
yıllardır öldüğümü
ve gözlerin
gidince gözlerimden
yeniden ölmeye başladım

sözlerim sözlerine
girdiğinde sustum
ne kadar sustuysam
konuştum o kadar
ve anladım
asıl konuşmanın
susmak olduğunu
birlikte sustuk sonra
zamansız ve mekansız diyarlarda
sonra sen konuştun
ardından da ben
şimdi ayrı yerlerde
konuşuyoruz beraber...

GuL_GuZeLi
10-10-2007, 04:51 PM
emeğine sağlık sağol

Qè¢èM_胧µÑ
10-10-2007, 06:17 PM
Tşkler ardınc emegine saglık

AsiL_MeLeK
10-10-2007, 09:52 PM
emeğine sağlık paylaşımların çok güzel:)

ardınç
10-10-2007, 10:45 PM
tşk.ler arkadaşlar okuyan gözlerinize sağlık...(;

LeyL-i YâD
10-12-2007, 09:36 AM
hani olur da aklına gelirsem eğer
gülümsemen
yüzünde gülümseme olarak kalmak istiyorum
gitme demeler yetmeyecek biliyorum
desem de gideceksin
yalvarsam da gelmezsin
senden istediğim şarkımız çalarsa ,
işitirsen bir yerlerde; durup dinlemen öylece dinlemen
ve sadece geçirdiğimiz güzel günleri düşünmen

çok güzeL payLaşımLar şeçmişsin emeğine yüreğine sağLık

ardınç
10-15-2007, 01:58 PM
Satırlarıma ‘sen’ değil,
Özlemin dökülüyor…

Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

Bir hayalden ibaret özlemlerim…Yastığıma başımı koyduğum da sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu... Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…
Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında…

Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan.
Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak…

Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ?
Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde…

Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi öğrenmeli avaz avaz…
Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki sesliliğe rağmen…

Oysa,
Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum…
Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe giden her adım da…

Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı…
Ve bilmek bahane değil ‘bana’…

Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

Ve görmüyorsun…

Sana gözlerim değil,
Yüreğim…
Bedenim…
Ağlıyor !

LeyL-i YâD
10-15-2007, 02:56 PM
Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

çok güzeLdi tskLer :);)

ardınç
10-15-2007, 03:01 PM
saol onur vakit ayırıpta baktığın için...(;

LeyL-i YâD
10-15-2007, 03:01 PM
ne demek efem :) her zaman ;)

ardınç
10-15-2007, 03:02 PM
............(;

ardınç
10-15-2007, 03:04 PM
Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı herşeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin
Yıldızları da alsana yanına gökyüzünden
Sevdiğimiz şarkıları da
Pencereme konan yusufçukları da
Bana karanlığı bırak
Beni bırak, beni böyle bırak
Böyle ansızın, böyle yakışıksız
Böyle anlamsız, böyle dağınık
Öyle kapıda susuşun
Öyle sarsak, öyle serkeş, öyle çerkes duruşun
Öyle sağlam, öyle bir de vuruşun
Koy beni sensizliğe
Ve otursun içime kül gibi kor yangının

Şimdi gidiyorsun, git
Hadi git
Hepsi hepsi bir sevda benimkisi, al da git
Hadi kanatma
Hadi yıkma
Hadi dokunma
Zaten ben seni öylesine sevmiştim

Şimdi gidiyorsun, git
Bütün sabahları üşüdüğüm
Bütün gördüğüm senli günlerim,onlarda gitsin
İçimde bir şarkı
Gözümde bir ışık kalmıştı her şeye inat
Kapat gözlerimi, sevdiğim anlar da gitsin

İBRAHİM SADRİ

ardınç
10-15-2007, 03:06 PM
Sen...
Dağlarca, denizlerce uzaktaki sevgili,
Bilir misin?
Ben de özlerim seni.
Sesini duymamış,
Yüzünü görmemiş olsam da,
Bir kere tenine dokunmasam da,
Özlerim, merak ederim seni...
Meselâ gözlerini merak ederim,
İri mi? Siyah mı? Elâ mı? diye.
Saçlarını merak ederim,
Uzun mu? Siyah mı? Kızıl mı? Diye.

Bilemiyorum ki...
Ben, seni bilmez,
Sen, beni bilmezken,
Yüreğimdeki bu ateş niye?

ardınç
10-15-2007, 03:26 PM
Kırgınım…
Kime olduğunu, neye olduğunu bilmeden kırgınım…
Belki hayata, belki kendime kırgınım sadece…

Kırgınım…
Yüreğim bir yanardağ gibi kaynayarak yanarken,
Nasıl oluyor da bir buz dağı oluveriyorum bir anda…

Kırgınım…
İçim sevgi ile kavrulurken neden böyle yıkıcı,
Parçalayıcı oluyorum…
En çok sevdiğim varlıkları biranda kırıp,
Un ufak ediyorum…

Kırgınım…
Öfkeme, tat almayan yüreğime,
Sevmenin, sevilmenin değerini bilmeyen
Kalbime…

Kırgınım…
Yeşilin huzurunu, mavinin derinliğini,
Görmeyen gözlerime...
Kuşların nidasını işitmeyen kulaklarıma
Kırgınım…

Kırgınım…
Mantığımla kalbimin arasında gidip gelen
Benliğime…

Kırgınım…
Sonuçlandıramadığım sevgilerime,
Sarılmaya korktuğum sevgililerime…

Kırgınım çok kırgınım,
Beceriksizliğime, korkaklığıma,
Kırgınım…
Beklide bir hayalden ibaret oluşuma…

ALaGüL
10-15-2007, 10:43 PM
emeğine sağlık canım teşekkürler..

ardınç
10-16-2007, 10:15 AM
tşk.ler sibel.....

ardınç
10-16-2007, 10:24 AM
Gözlerim gecenin siyahında dansederken,
Tadını unuttuğum bir duygu kondu yüreğime..

- Sen?
- Kaybettiğin ‘’mutluluk’’..
- Neden geldin ?
- Sen çağırdın !

Son kez
Kırdım yüreğimin kilidini...

Şimdi iyi dinle…!

Sen;
Sevgiye aç yüreğim…
Tükenen umudum..
Kendini kaybetmiş cümlelerim..
Acıtmayan hüznüm..
Akmayan gözyaşım..
Vazgeçmeyi bilmeyen özlemim !
Sönmeyen ışığım…
Renksiz düşlerim…
Başı boş yalnızlığım...

Yine sen;
Dur- durak bilmeyen zaman..

Kurduğum hayal..
Korktuğum gerçek.
Sakladığım sır…

İçimi titreten ‘’aşk’’..

Sen;
Özlediğim asi yanım..

Korkularımın çığlığı…

Ve Sen ;
Sensizliğe yabancı yüzüm…

-Duy beni -
Geç kaldın bana, ‘’ben ‘’ gibi..

ardınç
10-16-2007, 10:29 AM
Karabasan odalarda, tutsak yüreğim,
Bir sevgili ki, bekle de gelsin..
Bir, iki, üç... geçti kaç mevsim
Ne çabuk soğuttun arayı,
Ne çabuk unuttun..
"Vefasızsın" desem ; varmaz dilim
"Belli ki sevmiyor" desem ; dayanamaz, kanar yüreğim
"Ayran içtik, ayrı düştük"
Eh öyledir zahir sevdiğim...

Karabasan odalarda, tutsak yüreğim
Sesini duysam kazara,
Hazırdır bahanelerin...
Yalnız içiyorum tüm, sensiz saatlerde
Ve
Karabasan odalarda, hep kendimleyim...
Kimse bilmiyor ki , hep seninleyim...

ardınç
10-16-2007, 10:34 AM
Hani bir ân gelir... Ve söylenmez sözler söylenir olur!
.....
Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
.....
Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir.

Hani, öyle bir ân gelir ki;
En “gelinmez” yollarla en “varılmaz” yolların, senle ben arasındaki yarda boyun büktüğünü görürsün...
Bu yar; iki yâr arasıdır! ..
Her yar iki yâr arasıdır! ..
Ve üstelik;
Yaralar yara benzer,
Her yar yaraya benzer!
Yar başında duruşum;
Yâre nâraya benzer! ...

Halbuki gök yerin...
Halbuki gök yarın...
Halbuki gök yârin içindedir bu mesafelerde! ..
.....
Veya gök, mavi bir hançer gibi dalıvermiştir de toprağın içine; şimdi toprak, kendi içindeki kocca bir yarayı yâr bilmiş... Kendini parçalayan kooskoca bir yar başına türbedar olmuştur! ! !

Halbuki hep...
Hep iki yârdır;
Bir yar başında duran...
.....
Her yar, yâri gördüğüm rüyadır! ..

Yolun biri gözlerinden başlaar senden içeri gider; diğeri gözlerimden, benden içeri...
Bir yar oluşur her yârin arasında kalan boşlukta! ..
Ben, yarın bir duvarı olup sana bakarım bu yandan... Sen yarın bir duvarı olur, o yandan bana bakarsın! ..
Ve en derinimden gelip en derinine gidebilecek olan yol ile, en derininden çıkıp en derinime inebilecek olan gökkuşağı “bakışlarımızda” kopar! ..
Biz, sarılmadıkça...
.....
Yarlar kaldıkça yârlar arasında! ..

Hani bir ân gelir...
Ve söylenmez sözler söylenir olur!
.....
Hani bir ân gelir...
Mutluluk pembe bir ipek mendil gibi savrulur loş odada!
.....
Hani bir ân gelir...
Bir ân gelir...
Hani bir göz bir göze gelir...
Hani bir ân gelir...
Bir ân...
Bakışlar düğümlenir;
Bütün yarlar silinir,
Sıra söylenmezlere gelir...

ardınç
10-16-2007, 10:37 AM
Bugün düşlerimi uzaklara bıraktım,

hayallerimiyse

içimin en derin köşelerine attım.

Biliyor musun,

”Biz” yoktuk aslında....

Senin farklı bir yüreğin

benimse aykırı bir yönüm vardı.

Geçen yarım asırda

uzaktı sevda sözcükleri bana,

yalandı yaşadığım ne varsa...

Aslında var ya Hüzünçiçeğim,

biz bulup kaybedenlerdendik.

Bulduğumuz an yitirenlerdendik.

Sevmek yasaktı o yüzden bize...

Bundan değil mi

hep bir şeylerden kaçtık...

Benim için duygularımı hak eden birini bulmak güzeldi

ama şu an da seni kaybetmek üzere miyim

yoksa kaybettim mi ???

Bu çelişki

alıp götürüyor içimdeki sevdayı,

kırıyordu cesaretimi...

Şu an kör yüreğimin gözü

senden başkasını göremeyecek kadar körelttim..

Beklerken seni yaşlarımı sessiz akıtıyorum..

Sen bende büyürken

ben sende küçülmekten korkuyorum...

Yasak olsun sözcükler bana

fakat seni sevmemi engelleyemezsin Hüzünçiçeğim...

Sen gidiyorken başka mekanlara

acı çekmek de güzel inan.....


Belki biz

asla var olmayanlardanız...

Belki biz

bulduğu anda kaybedenlerdeniz.....

Yitmiş bir şehirde

kime ait olduğunu bilmediğim,

görünmez, yitik bir adamı mı sevdim ben ?

Bilmiyor, bilemiyorum...

Kimi sevdim ben!!!!!!!!!

ardınç
10-16-2007, 10:42 AM
Yine akşam oldu…
Sensiz sessiz bir karanlığa büründü sokaklar,
Yüreğimde amansız bir sızı,
İçim alabildiğine karışık…
Yaralı bir kuşun kanat çırpışı kadar..
Sitemliyim hayata…
Ve bitmek bilmeyen bir hüzün!

Şimdi iç çekişlerimin bastırılamaz isyanı var.
Sabahın buğusunda,akşamın esen yelinde,
Kuytu,çok uzak yerlerde arıyorum seni,
Özleme, hasrete yenilen çocukluğumu, Yakalıyorum saçlarından!!

Ta derinden duyuyorum yıllar önceki göz yaşlarımı,
Nedeni bilinmez, hala ağlıyor gözlerim,
Hala o derin yara kanıyor…
Dedim ya bilinmez işte…
Hiç hesapta yokken yaşanılan şeyler takılıyor zihnime…
Bir kardelen çilesi,bir papatya hüznü çöküyor üstüme…
Ve ben yalnız yaşıyorum hayatı,
Acıyı,mutluluğu yalnız tadıyorum…

Buralar soğuk,buralar karanlık sensiz…
Dipsiz bir kuyu belki de,
Anlatılmaz,yaşanır derler ya hani..
İşte o hesap benimki de…
Hayatın tek gerçeği belki de…
Koskoca bir hüzün…

Qè¢èM_胧µÑ
10-17-2007, 11:28 AM
Yine akşam oldu…
Sensiz sessiz bir karanlığa büründü sokaklar,
Yüreğimde amansız bir sızı,
İçim alabildiğine karışık…
Yaralı bir kuşun kanat çırpışı kadar..
Sitemliyim hayata…
Ve bitmek bilmeyen bir hüzün!

Şimdi iç çekişlerimin bastırılamaz isyanı var.
Sabahın buğusunda,akşamın esen yelinde,
Kuytu,çok uzak yerlerde arıyorum seni,
Özleme, hasrete yenilen çocukluğumu, Yakalıyorum saçlarından!!

Ta derinden duyuyorum yıllar önceki göz yaşlarımı,
Nedeni bilinmez, hala ağlıyor gözlerim,
Hala o derin yara kanıyor…
Dedim ya bilinmez işte…
Hiç hesapta yokken yaşanılan şeyler takılıyor zihnime…
Bir kardelen çilesi,bir papatya hüznü çöküyor üstüme…
Ve ben yalnız yaşıyorum hayatı,
Acıyı,mutluluğu yalnız tadıyorum…

Buralar soğuk,buralar karanlık sensiz…
Dipsiz bir kuyu belki de,
Anlatılmaz,yaşanır derler ya hani..
İşte o hesap benimki de…
Hayatın tek gerçeği belki de…
Koskoca bir hüzün…

tşkler güzeldi emegine saglık