PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Yine yuruyorum yalniz ufuklara...


Sayfa : [1] 2 3 4 5 6

sate
10-19-2008, 05:21 PM
Yuruyorum bilinmez sonlara,
Belki acilara,
Belki de mutluluklara...
Ama bildigim tek sey var,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara...


Kim bilir belki kendim sectim bu kaderi,
Artik takmiyorum gecmiste kalan gunleri,
Ne sevincleri, ne kederi,
Deseler de vardir beterin beteri,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara...
Omrum akiyor bir caglayan misali,


Ne var ne yok alip goturuyor benden,
Gonul porsumus,yorulmus sevdalardan,
Biktim usandim yalanlardan,dolanlardan,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara...


Artik her sey icin cok gec,
Bir kere sen gecmisi bir gec,
Varsa gonlune gore sec,
Kendine gelsen de gelmesen de ey gonul,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara...


Yarinda hep umut vardir,
Yasamak,kana,kana mutluluklari tatmak,
Seni sevene can katmak,
Yeniden dogmak ve basarmak,
Zor olsada hedefe varmak,
Yine yuruyorum yalniz ufuklara...
alıntı

sate
10-19-2008, 05:22 PM
Duygu Teknesi..



hayaT nedense bazen düşünüLenden çoK Kısa oLuyoR
yaşadıKLaRın beLKide KüçüK biR defTeRi biLe doLduRmuyoR
beLKide yaşanıLanLaRLa defTeR doLduRuLmaK isTenmiyoR
aKıLLaRda KaLan ise hep Kendince avunTuLaR oLuyoR
daha KöTüsü senin yaşadığın iLe başKLaRın göRdüğü faRKLı oLabiLiyoR
yazıLanLaR yaşanıLanLaRın azını biLe çou KeRe KaRşıLamıyoR
bide bunu oKuyanLaRın anLayamadıKLaRı da mahzunca KaTıLıyoR
ama bi şeKiLde heRşeye Rağmen hayaT devam ediyoR
heRşeyi biR KeneRa bıRaKsan asLında bunLaR insana KoymuyoR
bizLeRi en çoK eTKilenen muaTabının gözündeKi yoK oLuşLaRın oLuyoR
ama bu böLe anLaTıLmaKLada haRfiyyen biLindiK oLacağı hiç sanıLmıyoR
ne yaşanıRsa yaşansın hayaTTa heRşey saip çıKıLdıKça güçLenioR
seni ne KadaR güçLü göRüRLeRse göRsünLeR bazen ayaKTa duRuLmuyoR
yaşanıLanLaR dönüp doLaşıp en sonunda senin yüReğini Kasıp KavuRuyoR
dönüp mazine baKTığında bu haLe geTiRen heRşey senin hanene yazıLıyoR
bazen neyin nasıL sonLancanı insanoğLu biLmeKTen hep mahRum KaLıyoR
ama ne oLuRsa oLsun biLinen şu geRçeK hep KafaLaRda KazıLı oLuyoR
KaRşındaKine değeR veRdiiğin KadaR değeRLi oLuşun oLması geReKiyoR
son söz oLaRaK sevdiğin KadaR seviLmen hiç biR zaman şaRT oLmuyoR

sate
10-19-2008, 05:24 PM
Hatırına düşeceğim



Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sonra sıcak yatağında uzun uzun
Ağlayacaksın

Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak
İliklerine işleyecek bensizlik
Kahrolacaksın

Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir Şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın

Gönlünden atamadığın gibi kafandan'da
Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece
İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın

Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kaleminde işlemeyecek
Unutmak isteyeceksin herşeyi
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvranacaksın

sate
10-19-2008, 05:26 PM
ANLATAMAM Kİ.



neden böyle uzaklara dalıyorsun? diyorlar
onlara ' seni düsündügümü ' anlatamam ki...

Cok üzgün olsamda ağlamıyorsun diyorlar?
göz yaslarımın Kalbime AKtığını Anlatamamki...
Gönlünü Kimseye Vermezsin diyorlar?
Gönlümün Sende Olduğunu Anlatamam ki....

Neden gecelerii uyumuyorsun diyorlar?
Geceleri Seni Aradığımı Anlatamam ki..
Nasıl İnsansın Hayal İcindesin Diyorlar?
gerceklerle yıkıldığımı Hayallere sığındığımı anlatamam kİ....

sate
10-19-2008, 05:27 PM
Mevsim gece..
Mevsim sevda...
Mevsim gölerim..
KAİNATIN en ağır yükünün haretlik olduğunu,yağmur yemiş bir gecenin sabahında,yüreğimin vurgun yediği gün anladım...
çünkü o gün,yer yüzünün bütün hüzünlerini yüreğime yükleyip bir nehir misali akıp gittiği gün misalidir....çünkü oo gün,güneşin dalgın baktığı o güzel gözlerinden mahrum olduğum gündü...Yokluğunun gözlerimin içine devrilmiş kocaman bir dağ olduğu gündü...Hayat çiçeğimin yapraklarının solduğu,UMUTLARIMIN ZAMAN DEĞİRMENİNDE ERİDİĞİ GÜNDÜ....Çünkü ogün,karanlıklarını yüreğime bırakan gecenin,tüllerini yolduğum gündü..Ve çünkü o gün,her atışı senden bahseden KALBİMİM AVUÇLARIMDA KALDIĞI GÜNDÜ...
Acaba şimdi hanği kuş benim kadar çaresizliği taşır kanatlarında? ? ..Ne yazık ki,hayat en ağır yükünü yükledi sırtıma..Artık sevda ağırlığında bir yüküm var..çekeceğim..
Şu dakikalar bir yağmur bulutunun sancısıdır gözlerime konaklayan..Bir ağlamak bir ağlamak çöktü ki içime hatıralarım göz pınarında ıslanıyorken,zaman hıçkırıklarımın rengine büründü..Ayaz gecelerde kucağını yorgan edindiğim annemin beni dünyaya getirdiği günden bu yana,yüreğim hiç bu kadar çaresiz,gözlerim hiç bu kadar yağmurlu olmadı..Şimdi senin hasretindir gözlerimde damla damla sızan..
Sen, çığlıksız ağlamanın nedemek olduğunu bilirmisin? ..gözleride yağışlar sağnak sağnak çoğalırken,bu ayrılık bana allahtandır diye alın yazına ses çıkarmadan,susarak ağladın mı? ..En şifasız acıların yüreğine çörekliği anlarda,gözlerin kuruken kalbin ağladımı..?
Masum sadetinin ışığı birdenbire söndüğünde,kursun yemiş bir kuş geçti mi senin yüreginden..Hiç kendi mutluluğuna mezar kazdığın oldumu....
Acaba seviçlerimin kandilleri yeniden yanarmı diye kaç kez gözlerine hiçret başlattı yüregim..Ama her defasında gözlerine uçarken vurdular beni..
SEN BENİM KALBİMDE DEĞİLDİN SEN BENİM KALBİMDİN
İşte bu yüzdendir ki,gözlerim senden başkasına kör,yüreğim senden başkasına sağır..ben senden önce yarımdım,seni buldum tamamlandım diyordum..ama ne yazıkki,yüregimde filiz süren sevda tomurcuklarımı,zaman çok erken kopardı...Seni dilemekten başka hiçbir isteği içimde barındıramayan zavallı yüreğim,acaba karlı kış günlerini aşıp bir daha bahara ere mi bilmem..
Ama sen..
Uğruna bütün yazılarımı yazdığım sevgili..
Şunu bil ki,o soğuk gecelerde koynunda yavrusunu ısıtan beyaz bir güvercin misali,her gece yüregimin en sıcak ikliminde geceliyorsun..Ve her gece gözlerine kapanıyor gözlerim..ve her sabah gözlerinin rengine uyanıyor gözlerim..
ANLADIM,BU AŞKTA BANA SONSUZ SEVMEK,SANA SONSUZ SEVİLMEK DÜŞTÜ..
AMA SEVİCEĞİM GEL GÖR Kİ ŞU AN ÜCRA BİR BİR KÖŞEDE SANA ADANMIŞ BİR YÜREK AĞLIYOR...

sate
10-19-2008, 05:30 PM
Vedalar soğuk olur, sıkı giyin...
incinecek hal kalmadı bende,
sana sadece bir tavsiye;

vedalar soğuk olur, sıkı giyin!

üşüyorum..

duracağım burada
gidişini seyredeceğim
kıpırtısız, sakin gibi görüneceğim
kavgasız olacak, fırtınasız olacak
saçma sapan olacak
organlarım birbirine vuracak
arkandan sessiz bakacağım
ben yine salağı oynayacağım...

hayalleri taştan bir sevdaydı bizimkisi. kırılmazdı. yağmura kara dayanıklıydı. çığ olup düşerdi de kendine zarar vermezdi. kopmazdı. gidişler dönüşlere gebeydi de, hep acıtırdı her el sallayış. özlemler acıydı. yürek dabırsızdı. her dönüş, doğuştu aslında yeniden. ölüp ölüp dirilmek gibi değil de, erince doğmaktı.

ama

önce hayaller öldü! (cenaze meydanda kaldı, ulu orta)

gönlüme bir kor düşer
gitme öyle zamansız
önce hayaller biter
yanar külsüz dumansız

acıyorum... ya da acıyorlar... elimde kalanları sayamıyorum. nasıl sayabilirim. ateş altında heryerim... dokunulamıyorum, onarılamıyorum, dona kaldım yanarken. sadece acıyorum, acınılıyorum... demişler inanmış, ağlayışları geçer sanmıştım. bir maddeyim... bedenim var senden kalan. benden gotürdüklerini isteyemiyorum. sen giderken sen olsaydın, benden gitmezdin. sen olmadın belki de hiç!

bilmiyorum sensizliği...

baharlar hiç gelmez
mevsim hep kış olur
günlerime güneş doğmaz
hislerim uyur

takvimleri kopardım attım sen giderken. saatleri kırdım... zaman! dan söz edilmesini istemiyorum artık... kış! soğuk işte. herkese olduğu gibi... derlerdi hep de inanmazdım, vedalar soğuk olur, sıkı giyin!

ben bahardan kalmayım...
sana yangındım, ama sensiz üşüyorum... ve uyuyorum... hala!

dilimden hiç düşmez
adın hasret olur
yüreğimde sızı dinmez
gülmek güç olur

acı işte. hangi hecesinden tutarsan tut bu böyle. ne sancım diner, ne ağrım. sattım 3 kuruşa gülüşlerimi... bak gamze gamze dolmuyor yüzüm. bak acı! bak yaş! bak soğuk!

bakma... anlamayacak kadar uzağız artık. haa soğuk. demişlerdi zaten... ama yapacak birşeyim yoktu. sonunu bile bile lades dedim ben... mahkumdu!

ayrılıklar yara açar yara üstüne
yağmur ağlar sensizliğe iç çekişime
sensiz olmaz bu yerlerde dünya dar olur
eğer gidersen bu aşka çok yazık olur

gittin... yükelmin öznesi mühim değil aslında. gidildi. onarılmaz yaralarımız var artık. susuz tokluk arıyoruz belki de. yazık oldu mu? bilmem... olur mu?

sadece üşüdüğümü hissediyorum...

vedalar soğuk olurmuş, ben yolculuklara senle çıkmaya alışkındım oysa..

sate
10-19-2008, 05:34 PM
içimdeki onca kalabalığa rağmen yalnızım.
Meğer ne çokmuşsun bende...Sen gittiğini sandın değil mi? Ben de öyle sanmıştım...Ama hayır...Her şeyinle kalmışsın, giden sadece bedenin olmuş.Ruhun bende kalmış, gözlerin bende...Hasretin bende kalmış, özlemin bende...Sen bende kalmışsın, ben yalnızlığın içinde...

Gözlerinin karasında şimdi gecelerim...Susuşlarının sessizliğinde hayallerim...Sessiz çığlıklar biriktiriyor yüreğim...Yağmura inat akıyor gözyaşlarım...Engel olamıyorum, engel olmak istemiyorum.Yüreğimdeki bulutların resmidir onlar.Onlar katıksız bir sevdanın isimsiz şahitleridir.Dokunamam ki onlara.
Onlar, bana senden tek hatıra...

Yağmur yağıyor bugün yine.Yüreğimin en kuytu köşelerine vuruyor damlaları...Sen de böyle bir günde gitmiştin...Yine yağmur yağıyordu, yağmura karışıyordu gözyaşlarım.Sen anlamıyordun sevgili...Yüreğimden akanları yağmur sanıyordun.Bir sevda daha yağmura karışıyordu ve damla damla eriyordu aşk...Gözlerimizin önünde bir bitiş sahneleniyordu ve son perdeyi oynuyorduk ikimiz.Peki ama neden bu kadar zordu 'Hoşçakal' demek?
Zordu; çünkü senden sonra 'Hoşça' kalmak mümkün müydü sevgili, mümkün müydü? ..
Sen yüreğimde, yüreğim avuçlarımda şimdi.Yaşanmamış zamanlar, can çekişen umutlar kaldı bu sevdadan geriye...
Şimdi gitmelerin ve bitmelerin mevsimi...Yüreğimi alıp gidiyorum ben de.Yalnızlığımı da yoldaş yapıyorum kendime...
Nereye mi?
Yağmurların hiç durmadan yağdığı en uzak sahillere...
ßéLki, béLki oraLarda, bu Sévdanın $ahitLéri, yağmura anlatırlar sevdamı.

ßéNİM SANA ANLATAMADIKLARIMI....

sate
10-19-2008, 05:34 PM
Her gece kan-ter içinde uyanıyorsam eğer
hasretin ateş olup giriyorsa koynuma
seni düşünüp özlüyorsam, uyuyamıyorsam
ıslanıyorsa kirpiklerim seni her andığımda
yağmur olup yüreğime yağıyorsan her gece
her düşündüğümde hızla çarpıyorsa kalbim
sensiz bir kez olsun gülmüyorsam bu şehirde
savruluyorsam sokak sokak
ürperiyorsam yaprak yaprak
esip geçen rüzgarlara sor beni

Hasret ateşleri yağıyorsa üzerime her gece
kül ateş, ateş alev, alev kor olup yakıyorsa
kahroluyorsa kalbim seni andığımda
ve hiç bir kural tanımıyorsa artık
titreyen yüreğime söz geçiremiyorsam
kaçmak istedikçe sana dönüyorsam yine
ölüyorsam aşkından her gün dirhem dirhem
ateş - alev sevdalara sor beni

Seninle gözgöze her geldiğimde
ben lal olmuş bülbül, sen gül oluyorsan
düğümleniyorsa boğazım
çıkmıyorsa sesim, daralıyorsa nefesim
konuşamıyorsam tek bir kelime
depremsi bir titreme başlıyorsa bedenimde
ve çözülüveriyorsa dizlerimin bağı
şu deli - divane gönlüme sor beni

Sensiz böyle boynu bükük duruyorsam eğer
kirpiklerimden süzülen damlalar,
ıslatıyorsa yüreğimi her gece.
hep bulutlarda saklıyorsam gözlerini
içime düşüyorsan tane tane her yağmur yağıdığında
kirpiklerimin kıyısında martı olup uçuyorsan
sesinden başka ses duymuyorsa kulaklarım
susuyorsa denizler seni düşündüğümde
gelip seriliyorsan kıyılarıma sular gibi
gelip sokuluyorsan uykularıma
gelip sokuluyorsan rüyalarıma
sensiz geçen gecelere sor beni

Damarlarımda aşk olup dolaşıyorsan
şiir olup doluyorsan kulaklarıma
mavi bir coşku oluyorsan bedenimde aşkça
çıkıp ırmaklarla dertleşiyorsam her gece
ay gibi akıyorsan yüreğime beyaz tüller içinde
yalnız yıldızlarla paylaşıyorsam seni sevdiğimi
sana anlatamıyorsam
bir kır çiçeği hüzün saçıyorsa gözlerime
su olup akıyorsam, ateş olup yakıyorsam
ve beceremiyorsam sana aşkımı anlatmayı
beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi
şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni

sate
10-19-2008, 05:37 PM
http://img303.imageshack.us/img303/3448/0138yisr3.jpgBırak! ! ! ...Uçsun Martılar...

Bilirsin; ben ki kabilesiz bir savaşçı.
Senden aldığım bütün anlamları sana geri verdim.
Bir 'içim' kaldı, ben de kaldı, bir de aklımın aldanmışlığı.

Haklısın sende bensiz sularında elbet DENİZ'i aşmış bir okyanus telaşı yaşanacaktı.
Bağışla sözlerimi. Bağışla gözlerimi.
Dahası yok, fazlası az...

Bazen terk edip gidebilmeli bu şehri kendi çaresizliğinde.
Bazen inceldiği yerden kopmalı hayat. Neyse! Sen benden ötede, ben senden uzakta...
Oysa ne kadar çok ''vardık'' oysa ne kadar çok kaybolurken bile...

Sen en çok bana sustun;
Ben en çok sana konuştum.
Sana benzemeye başladığımdaysa, bende içimi susarak döktüm.
Yoksa içim dökülecekti.
Susacak hiçbir şeyin kalmadığında ise içindeki sessiz diyaloglarla benden çekip gittin.
Meğer susmak, insanın içiyle konuşmasıymış.

'Geç fark ettim! ''

Karşımda yorgun bir fısıltı var şimdi;
özleyişlerini reddetmek uğruna yorgun düşmüş bir gemi...

Bu gemi nereye gidiyor usta...

İçim boş, Gemiler boş.

'Bu gemi nereye gidiyor Usta'

'Bu gemi nereye gidiyor Usta'

sate
10-19-2008, 05:42 PM
http://img116.imageshack.us/img116/4969/senjc0.jpg

Bitti…
Bitmeliydi belki…
Parçalanmış hayatlarımız bütün kalmış bir hayali kabullenemezdi. Mutluluğa kurulabilecek ütopyalar için ruhumuzda beslediğimiz tebessümler, ölüm tehlikesi olan tellerde asılı kalmıştı. Bir hayat izdüşümünde son viyadükte kaybetmiştik birbirimizi. Şimdi bunla yok bizi…


Birbirimize kayıp olmak hayatta var olma oyunumuzdu demek ki. Sen gitmeliydin. Bense; gitme demekten öteye gitmemeliydim. Öyle ya gitsem de dinlemezdin.


Kullanılmamış tüm gülücüklerini bana bağışlıyor şimdi dünya. Sense; ömründeki tüm gitmeler için “elveda”lar topluyorsun azığına. Gitme diyenleri dinlememek içinse çığlıklar yerleştiriyorsun kulaklarına. Oysa ben; azığında duran “elveda”lardan bihaber düşeyazmıştım tek heceye. Sonra düş’e yazmıştım her yolun sonunda sana düşüşlerimi. Hüzne çalan bir sonbahar vaktinde eski kitapların arasında biriktirdiğim bir yığın küflenmiş yalnızlığımla yineliyorum seni. Sonra; içimin deruni çöl gecesinden sesleniyorum sana: ‘bana susacak kadar ben, konuşacak kadar sen lazım’ diyorum.
Sen olmuyorsun ben “sus” kalıyorum…


Suskunluğum tahrip olup harflere dönüşüyor. Ve ben sana dair kurduğum tüm cümleleri mahya yapıp yüreğime asıyorum. İçimdeki özneliğin devam ediyor. Hayatımda bu kadar önemliyken önemsiz bir edat’a dönüşmenden korkuyorum. Bu yürek mizanseni bir monologdan oluşuyor; diyaloğu hiç olmayacak biliyorum. Ve sen sandığım tüm hayallerini içimin hayat akordu bozulmamış yanlarına saklıyorum.


Sonra gitarımın tellerine satıyorum acılarımı. Acıya bulanan tellerime vurdukça parçalıyorum parmaklarımı.


Geceler titrek elerime bulaşıyor her sabah. Giden “ay”a satır uçlarında kalmış, bir satırdan diğerine düşememiş hasretlerimi teslim ediyorum. Gelen “güneş”e yüzü hüzne bakan şarkılar besteliyorum. Bir çığlıktan uyanıp diğer bir çığlığa gözlerimi yumuyorum. Ve sen sandığım bütün hayallerini içimin hayat akordu bozulmamış yanlarımda saklıyorum.


Doğru yolundan şaşıyorum nefes almanın. Bir yerde veresiye olmayan ölümler çıkıyor karşıma, bir hüznümle bir damla gözyaşıma alıyorum hepsini. Birini ölüyorum. Sonra bir nefes daha alıyorum can sıkıcı bir senfoni tadında. Sonra ikinciyi ölüyorum. Ölmeyi bile beceremiyorum.


Ruhumun dallarında yedi veren acıyla günler eskitiyorum. Dünlerime tuz basıyorum yanına yarınları hapsederek. Ne seni bulabiliyorum bu zifiri karanlıkta ne de kendimi. Tüm sevgim kulağına fısıldanmış bir masaldı belki. İçimde kapan kıyamete, ensemde vurulan düşmana ve avuçlarımda biriken nefretime inat yudumlamalıydım hislerimi. Sana adanmış; ama benden ötesi olmamış fırtınalı bir yolculuktu bu. Haniydi mutlu olamama değecek yâr?


Yokluğuna var olmayı denedim durdum. “ünlem” dedin korktum, “virgül” dedin konuştum, “nokta” dedin sustum, “ayraç” dedin ve kayboldun. İsmimi isminden ayıran işareti sen buldun. Bense; yine yokluğunda var olmayı denedim durum. Kırılmak üzere olan bir kalemle, kızıldan siyaha çalan bir günde sana şiirler kurdum. Bir hayat izdüşümünde, son viyadükte birbirimizi kaybetmişliğimizi, bulunmazlığımızı hayat denilen iki çığlık arası bir nefesten ibaret olan oyunun acı sahnesi saydım. İçimi bu denli yakmaya sen yanlarımdan başladım…


Şimdi hangi rakamı versem sonucu sen çıkar? Hangi seni versem sonunda mutluluk yüzüme bakar? Yok, bu işlem ancak eşitsizliğe yol açar.


İsmin baştan sona ağlamaklı bir ömre bedel… Kayıpsın bana, benli her şeye, belki de en başta kendine… Kayıbız birbirimize. İçimin derinlerinden; koca okyanusları aşıp gelmiş, tüm harfleri hayata devirip kalbime ansızın düşüvermiş bir “mim” oldun. Öyle bir “mim” ki; “elif” i silmiş, “be” yi yutmuş, “te” yi unutmuş, “se” yi uyutmuş… Kendini bir tek “mim” de bulmuş. Şimdi yüreğimdeki “mim” in göz kapaklarıma düşüyor. İntiharına ramak kalan tümceler yakıyor beni. Ben ki kaç nefesimi asmıştım idam sehpasında. Son dileği hep sendi nefeslerimin. Ve ben, son dileği gerçekleşmemiş hayata prangalı bir mahkûm.


Gökten yıldızlar yağıyor üstüme. Birini tutsam diğeri kaçıyor. Payımıza düşenlerden payıma düşenleri alıyorum.


Yoksun … Yok oluyorum

sate
10-19-2008, 05:43 PM
http://img238.imageshack.us/img238/7536/bekliyorumfs1gt3.jpg

Her şey yarım
Dışarıda sensiz bir pazartesi
Yeniden başlamak lazım
Hatırlamamak iyisi
Sensiz yarım
Yaşanacak ne varsa
Bir yanm
Merhaba diyor sabaha
Zifir karanlıkta kalmış
Sensiz yarım
Şarkılar yarım
Susmuş radyolarda aşk
Çekip gidişin gibi
Kapkara büyüyor yokluğun cehennemi
Yanıyor tutuşmuş yarım
Resimler yarım
Gözlerin yok saçların yok
Elele gülmüşüz güllerin önünde
Ellerin ...
Ağlıyor gülen yarım
Sözler yarım
Unutulmuş ne varsa sevdaya dair
En güzel yerinden vurmuşsun aşkı
Seni seviyorum desen ne olur
Lal olmuş söyleyen yarım
Kapılar yarım
Vurup gidişin arkana bakmaksızın
Bir sızı bırakmışsın
Acıyor her kapı çalınışta
Seni bekleyen yarım
Sensiz yarım
Yaşanacak ne varsa
Bir yarım
Merhaba diyor sabaha
Zifir karanlıkta kalmış
Sensiz yarım
Aşk yarım
Ben yarım
Her şey yarım
Dışarıda sensiz bir pazartesi
Yeniden başlamak lazım
Hatırlamamak en iyisi

Şiir: İbrahim Sadri

sate
10-19-2008, 05:45 PM
http://i12.tinypic.com/2n9by2x.jpg
Bir Eylül Sabahı Yine Gideceksin O Sahile

Dudağında Buruk Bir Gülümseme

Yüreğinde Hüzün İle Muhtemelen

Bir Sigara Yakıp Ufka Bakacaksın

Ve Yine Muhtemeldir ki, Sadece Susacaksın



Bir Eylül Sabahı Yine Gideceksin O Sahile

Ama Bu Sefer Bensiz Boşluğa Dalacak Gözlerin

Düşüneceksin Sessiz Sessiz Titreyecek Sözlerin

Apansız Geleceğim Hatırına Yetim Bir Türkü Olup

Döküleceğim Dilinden "Tutam Yar Elinden.."



Bir Eylül Sabahı Yine Gideceksin O Sahile

Çıkaracaksın Ayakkabılarını Amaçsızca Yürüyeceksin

Belki Biraz Ağlayıp Belki Biraz Güleceksin

Ama Mutlaka Çığlık Çığlık Martıları

Ve O Dalgaları Dinleyip "Nerede O Eski Günler" Diyeceksin



Ve Bir Eylül Sabahı Gitmek İstemeyeceksin O Sahile

Silinecek Kumsaldan Ayak İzlerin

Bıkacaksın Bu Masaldan Titreyecek Dizlerin

Ne Şiir Kalacak Geriye Ne Bir Gayda

Kumsaldaki İzlerin Gibi Yitip Gidecek Bu Sevda...

sate
10-19-2008, 05:47 PM
http://img411.imageshack.us/img411/4605/siir101620ny.jpg

bir şiir yazdım kalbine. içinde kalbin hiç geçmedi. bir çığlık çığırdım utancın yüzüne. karanlık çatladı. kalbin ıssızlığına yağmur gibi düşürdüm şimşekleri. ve gözlerime çark ettim karabasanları. bir elimi sana verdim ötekini aramadım bile. bir yangın geçiverdi yamacımdan. dedim kimi, nerde arayayım?!..
dedi kır! aşkı kır!..
kıramadım...

sate
10-19-2008, 05:49 PM
http://www.hossada.biz/resimler/buyuk/resim5.jpg

Dokunacak Belki Gece ye Titreyen Sesi Yüreğimin..
Biliyorum!!Suskunlığumla Birlikte..Ruhumun Süzgecinden Gececek Acılarım..Sızlayacak
Alabildiğince Yüreğim..Seni Anmadan Sensiz Gecen Her An Kahrolacağım;
Tükenir Ayaklarım..Sessiz Feryadlara Boğulur Yolları Yüreğimin...
Evet SuSKuNuM..ama Kabul Etmiyorum Ey Sevgili SuSKuNLuĞuM daki Tükenmişliği..
..Ve Biliyorum..!! Umutlarımı..Yüreğimi..Sevdamı..Ve Ömrümü Karanlığına Çekemeyecek Gece..

Yine de Konuşmalı mı Yüreğim..BİLEMİYORUM;???

sate
10-19-2008, 05:55 PM
simdi bir mevsimlik ask kaldi avuclarimda sadece bir mevsim yasanan
ama bir ömür gibi gelen ask... Kalbime henüz söyleyemedim gittigini,
ögrenirse onun da aci cekmesinden korkuyorum... Seni halen
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin! Sevdamin yokluguna alisabilirim belki ama sesinin uzak yollarin
sonunda olmasi acitiyor icimi... Suskunlugun en büyük silahindi,
suskunlugunla vurdun beni asil aci olan, canimi acitan unutulmak...

Söylesene unutulmak kime yakisiyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakismiyor ...

Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor... Görüyorsun iste, ask'a ve sana ihanet etmiyorum
benim kirginligim ask'a... Sen üstüne alindin

_SaHrA_
10-19-2008, 06:00 PM
hepsi çok keyifli paylaşımlar yüreğinize sağlık..teşekkür ederim..

sate
10-19-2008, 06:00 PM
http://img177.imageshack.us/img177/2172/jesien12rn0.jpg

Sus gönlüm.Bu kışın bahara dönünceye kadar.Bu gece gündüz oluncaya kadar.Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar.Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar.Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…

Sus gönlüm.Onun geleceğini görünceye kadar.Acının bala dönüştüğünü farkedinceye kadar.Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar sus...

Sus gönlüm.Her susuşun bir cevap olsun.Her susuşun,sabrın olsun.Her susuşun,duan olsun.İçten yakarışının adı olsun,susuşun.Bekleyişinin.umut edişinin,inancının,sevdiğinin vurgusu olsun,susuşun…

Dilara
10-19-2008, 06:05 PM
.

Sus gönlüm.Her susuşun bir cevap olsun.Her susuşun,sabrın olsun.Her susuşun,duan olsun.İçten yakarışının adı olsun,susuşun.Bekleyişinin.umut edişinin,inancının,sevdiğinin vurgusu olsun,susuşun…


harikaydi...
beni anlatan cumleler..

sate
10-19-2008, 06:16 PM
http://img154.imageshack.us/img154/1898/akgvercinlerpk3.jpg

Geçmişin zarfıydı yüzüme kapanan,
Ben her nefeste gün be gün eksilirdim.
Sokaklar kadar çoğalırdın bende,
Bense seni sevdikçe daha çok yenilirdim.
Hayata pes edişim asılırdı her gece
Düşsel bir darağacı olurdu gözlerin�
Satır arası yalnızlıklar biriktirdim kışlara,
İçimde uzayan yol artık sana çıkmıyor.
Mahşeri bir ayrılık çöküyor,ruhumun dizginsiz sularına
Yaşamdan soyundu gözlerim,
Parmak uçlarımda ölüyor şimdi tüm kuşlar.
Ayazı kesiyor yüzümü ,hüznü üşütüyor,
Tüm düşler bende siyah beyaz oluyor.
Kan gözlü bir asi ayak diriyor içimde,
Beni bende kanatıyor sen diye
Aklıma firar düşüyor, boş kalıyor ten kafesi,
Bir yığın hüzün , bir yığın kül !
Sonbahar yaprağı alevliyor beni
Kendinden eksik biri oluyor ben
Benim aklım, benim ruhum,
Benim…. benim çıldırıyor.!
Köz düşüyor göz çukurlarıma,
Kendime yolcu oluyorum bu gece.
Bende isimsiz, bende adressiz yollar,
Sen içimde yol , yollar gittikçe sen oluyor
Sığınağım boş bir koridordaki ayak sesleri,
Tek ürküntüm yağmur taneleri senden sonra.
Islandıkça yeşeriyor bende hüzün,
Titrek bir kalp düşüyor hücreme
Kelimeler azat etmiyor beni oysa;
Şimdi en çok sustuğum yerden başlıyor,
Hiç kanamalı tüm yaralar akmaya !
Aşka kavgalı haramiler sarıyor dört yanımı,
İçimi, yüreğimi satıyorum üç kuruşa.
Demir parmaklıklara dönüyor yüzüm,
İçimin boşluğu görünmüyor uzaktan bakınca
Uyanıyorum ; her şey bir düş saçması,
Ama, ama ağzına kadar sen dolu içimin tüm kuytuları.
Gözlerimde kan, içimde sonu olmayan ,
Seni olmayan uzun bir yol. !
Dünya ölüyor bende, bende dünyam ölüyor,
Kendime yolcuyum bu gece ;
Düşlerime yokluk düşüyor

sate
10-19-2008, 06:19 PM
Sustum!
Ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
kendimle konuşuyorum şimdi yalnız…
yalnız yüreğimle dokunuyorum sesime
kimse duymuyor…

sustum!
sustu dudağımdaki şarkı, gözlerimdeki şiir
yaraları yalayan rüzgar
sokaklarında kahrolduğum şehir
gözlerim konuşuyor yalnız…

sustum!
bin ah sürüp dudaklarıma
ne kadar susulacaksa o kadar sustum!
sustu benimle deniz,
sustu deli dalgalar, sustu martılar…
umutlarımı sarıp rüzgarlara
uzaklara savuruyorum her gece
yıldız yapıp serpiyorum gökyüzüne
kimse görmüyor…

sustum!
saçı ağarmış hayaller
nemli kirpiklerle
bulutlandığında gözlerim
gökte şimşek olup çakıyorum
kimse farketmiyor…

Sustum!
tuz basıp yaralarıma!
sustum
içinde volkanlar taşıyan bir derviş gibi
yaslanıp yalnızlığın duvarına
gül döküp kalabalıklara
kimsesiz geziyorum gönül ülkemi her gece
kimse bilmiyor…

sustum!
sustu benimle gök, sustu dağ, sustu toprak
acılar konuşuyor şimdi yalnız
yaralı gönlümün sızıları konuşuyor
tutup öldürüyorum içimdeki sevdaları bir bir
atıyorum uçurumlardan
kimse hissetmiyor…

sustum!
saçlarını kokluyorum rüzgarların
dudaklarından öpüyorum hayatı
içimde incecik bir sevgi ürperiyor
sarı hüzünler dökülüyor gönül bahçeme
gelmiyor beklediğim bahar
yaralar merhem tutmuyor
gözyaşı olup dökülüyorum kaldırımlara
mendil silmiyor
yağmur dinmiyor
sevdiğim bilmiyor…

sustum!
sustu benimle sarı sabır, sustu hasret, sustu zaman
sustum
yalnız gözlerimle dokunuyorum hayata
kimse anlamıyor…

sustum!
İçimdeki dalgalar kabardıkça volkanlar gibi
sustum
sustu dudaklarım, sustu gözyaşlarım
sustu gözlerimdeki şiir
gönlümdeki nehir
bulutlar haykırdı isyanımı
şimşekler haykırdı
sadece ben duydum
sadece ben…

sustum!
ey beşiğini sallayıp boğduğum hayat
kucağımda büyütüp öldürdüğüm sevgi
yaralar merhem tutmuyor
geceler avutmuyor
ben sustum
acılarım konuşuyor yalnız…

ben sustum!
susmuyor yüreğimi kavuran kasırga
pencereme vuran yağmur damlaları
susmuyor her gece dışarda inleyen rüzgar
gelmiyor bahar
kuşlar sevinmiyor
yıldızlar küs
ay üzgün
güneş doğmuyor
acılar dinmiyor
içimde binlerce şiir kanıyor her gece
kimse bilmiyor…

sustum!
sustu benimle sarı sabır,
sustu hasret,
sustu hayat,
sustu zaman,
acılar konuşuyor yalnız..
acılarım konuşuyor..
kimse duymuyor…
duymuyor…
duymuyor…
artık duy sesimi…

sate
10-19-2008, 06:20 PM
http://img63.imageshack.us/img63/6536/ehircv9.jpg

sate
10-19-2008, 06:25 PM
Aşk tarafsızlığını yitirmişken,
Yamalı yüreğimi iade ediyorum karanlığa..
Heybemde hüzünlerimle gidiyorum.
Olur da bir gün aramak istersen beni,
Bir ömür uzaklıkta zannetme..
Ben sana bir nefes kadar yakın olacağım…
Çünkü ben “ altı harfli “ adında
“ Sana “ yaşıyor olacağım … ”

Yüreğimden tuza bandırılmış acılarımı elerken yine şehrimin soğuk kaldırımlarına bırakıyorum sensizliği. Sensizim. Senden sonra tüm sokaklar tek adresim. Öznesizim. Senden sonra tüm cinayetlerin tek failiyim. Davasını kaybetmiş sanık gibi boynu bükük cümlelerim.Sanki ayaklarından vuruldu geleceğim..(D)üşüyorum uluorta.. Soğuk kaldırım taşlarının arasına doluyor yol yordam bilmez harflerim..Kan revan içinde mevcudiyetim..Aşk tarafsızlığını yitirirken ben sensizliğin iktidarında sonumu hazırlıyorum..Eyyubvari susuyorum en yalın halimle.İçi kalabalık “ susmalar biriktiriyorum yüreğimin ipsiz uçurumlarında. Susuyorum olmuyor, konuşuyorum olmuyorum..Güpegündüz vuruluyorum sol yanımdan..Eksiliyorum yüreğinden / siliniyorum cümlelerimden. Yitip gidiyorum sensizliğin paragraf başlarında. Bu aşkın mağlubu ilan edilsem de, nafile..Eksiliyorum cümlelerinden..Siliniyorum adreslerinden…

Şimdi benden uzaklardasın..Bensiz olman senin için hiçbir şey ifade etmiyor. Etmemeli zaten. Ama “ sensizlik “ bende o kadar büyük ki; hiçbir kalıba sığdıramadım senli mutlulukları..Yokluğun öyle büyük yara ki; hiçbir kelimeyle dolduramadım bıraktığın boşlukları. Şimdilerde seni “ sensiz “ yaşatabilme azmi ile doluyum. Bizzat senin sözlerinden alıntı yaparak “ direniyorum yalnızlığına. ” Kaybetme pahasına sensizliği giydiriyorum omuzlarıma..Ayrılığın zafer çığlıkları kaplasa da etrafımı, ben yenilgiyi kuşanıyorum üzerime..Biliyorum ki; sonunda yalnızlığa boyun eğsem de, bir cümlelik yerim olacaktır yüreğinin derinliklerinde.. Gözlerim Filistin gibi ağlamaklı olsa da, yenilginin perde arkasındaki gizli zaferlerim İstanbul gibi boynu hep dik duracaktır tarihin tozlu sahifelerinde…Sensizlik yüreğime galebe gelse de, bu savaşta kazanan ben olacağım..Çünkü yüreğinin iç cebinde kefenini taşımayanların, tozlu meydanlarda zaferlerle anılmaya hakkı yoktur..Sebebim bensiz varlığın olmuşken örtün üzerimi..Kefenim yüreğinden kesilmişken kefenleyin yaralı bedenimi..

Bu satırları yazarken perdelerime gece misafirliğe geldi..Duvarlar siyaha boyanırken ben hala varlığının aydınlığında birşeyler karalıyorum satırlara..Basit cümleler kurarken karanlığı hesap edemedim..Cümlelerimin üzeri karanlık olsa da sen gözlerinle aydınlat sözlerimi.. Gitmeliyim şimdi..Kaçak bir yüreğin yıkımını gözlerimde görmeden gitmeliyim..Sığınmadan gözyaşlarıma toplamalıyım benliğimi. Sensizliğin en çok kanadığı geceyi yüreğime gömüp sabah seni “ sensiz “ sevmeye kaldığı yerden devam etmeliyim…

Gecenin infazındayım..
Gözlerimde uykusuzluk,
Çöllerimde susuzluk varken,
Dudaklarında soluyor geleceğim…
Oysa ben sana geliyorum sevgili..
Adımlarım ürkek olsa da
Yollarım sana,
Sabrım sana..
Biliyorum bu firar girişimi..
Sana gelen vagonlara kaçak bindim ben..
Farkındayım…Biletsizim..
Bir o kadar da öznesiz..
Urbamda fakir yüreğim,
Avuçlarımda hüznüm sana gelmekteyim…
Senden ne bir ömür istiyorum
Fakir yüreğime feda edilecek,
Ne de bir ten diliyorum
Acılarımda heba edilecek…
Sadece benle başlayıp senle biten cümle..
Sana geliyorken,
Yüreğinde “ bir cümlelik yerin “ var mı ?

sate
10-19-2008, 06:27 PM
Kaçıyorum işte buralardan senden ve gözlerinden
Her adımım beni geriye götürüyor, gidemiyorum
Bakışların kurşun bir türlü kaçamıyorum
Ahh! Vurulmuşum sanki gülüm yaşamıyorum.
Seni yakından tanımak belki de aklıma anahtardır
Senden sonra en güzel kelimeler şiirlere açılacaktır.

Anlamasın kimseler şiirime sebep olduğunu
Şair yüreğimi senin gözlerinle doldurduğumu
Bilemezler benim gözlerinde yaptığım keşifleri
Kimse bilmesin ben bilsem yeter sendeki yeşilleri
Kapat gözlerini görmesin şairler benim gördüğüm şiirleri.

Sen benim hayatta yazamadığım en güzel şiirimsin
Kudretim yetse bile seni kelimelere dökmeye kıyamazdım
Sen benim içinde kaybolduğum yeşil denizimsin
Eğer bir su olsaydın seni içmeye doyamazdım.

İsterdim tanımak seni, dokunmak ellerine, yüreğine
Korkulardan arınıp, tüm cesaretimle bakmak gözlerine
Tutunamayıp bakışlarına ve düşmek en derinlere.

İnatla baktığım gözlerde bulamadığım sevincimsin
Fırtınalarda bana yol gösteren deniz fenerimsin.
Sen benim hayatta yazamadığım en güzel şiirimsin...

sate
10-19-2008, 06:37 PM
http://img154.imageshack.us/img154/3913/showletter9ds1xe8.jpg

sate
10-19-2008, 06:49 PM
Bilir misiniz yalnızlık nasıl acı verir insana? Soğuk bir oda da tek başına uyumak nasıl acıtır yüreğinizi…


Yalnızlık çoğuna göre basit bir kelimeden ibarettir. Ama hiç düşündünüz mü sadece istediğinizde değil her zaman yalnız olsaydınız;yaşamınızın nasıl olacağını. Yalnızlık bir annenin karanlık geceler de okuyan çocuğunu düşünerek sabahlamasıdır. Yalnızlık bir askeri bekleyen genç kızın uyumadan önceki duasıdır. Yalnızlık dertlerini boş duvarlara anlattığında onların sana cevap vermesini istercesine boş boş duvarlara bakmandır. Yalnızlık eve döndüğünde sevdiğin kişinin cansız bedeniyle karşılaşmandır. Ölümdür yalnızlık;soğuktur... Ateş gibi yanan kalbinle sevdiğinin sana gelmesini beklemektir yalnızlık. Üşümektir onsuz boş yatakta,ağlamaktır. Özlemektir yalnızlık; hasretle beklemek.onu beklemektir


‘Yalnızlık’ sadece bir kelime değil;bir yaşamdır. Umutla beklemek, gözyaşlarını tutmaktır… sadece''' seni '''beklemektir

sate
10-19-2008, 06:54 PM
Seni sevmek, herkesin aklına meydan okumaktır!...

Seni sevmek, bir sadakati değil, sadık bir ihaneti sevmektir.
Kaybetmeyi ve her seferinde yeniden başlamayı sevmektir, seni sevmek.

Seni sevmek, ayrılığı daha ilk dakikadan kabullenmektir.
Ayrılık çöplüğünde aşk aramaktır seni sevmek.
Cevapsız bir soru, sorusuz bir cevaptır aşkın.
Kaç bilinmeyeni olduğunu bile sayamadığın bir denklemi çözmeye çalışmaktır, seni sevmek.

Seni sevmek, "olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni" beklemektir.
Seni sevmek, kafandaki hayali aşkı değil, hiçbir norma uymayan bir deliliği sevmektir.
Seni sevmek, sonsuz bir denize dalmak, çıkışı olmayan bir tünele isteyerek girmektir.

Bitmeyen bir filmi sürekli yeni baştan seyretmektir seni sevmek.
Seni sevmek, rüzgara kapılmak, havalanmak,
uçmak ve her seferinde binlerce metreden yere çakılmaktır.
Yaralanmış yüzünle, kanlarını temizlerken yine uçmaya çalışmak da,
sadece seni severken yapılacak bir deliliktir.

Seni sevmek, hiçbir şeye sahip değilken, dünyalar sana aitmiş gibi mutlu olmaktır.
Seni sevmek, en basit haliyle yalandır, her seferinde yeniden kanılan,
bir kez daha kanmak için aylarca beklenen, bir yalandır.
Seni sevmek, herkesin aklına meydan okumaktır,
tüm doğru şıkları reddedip, bile bile bir yanlışı seçmektir, seni sevmek,
akılla kalbin bitmeyen kavgasını başlatmaktır.

Seni sevmek, kimselere açıklanamayan, kendine bile anlatılamayan,
lanetli bir hastalık gibi saklanan, tuhaf bir hikayedir.
Seni sevmek, bir hikayede hayat bulmaktır.
Hayatını bir hikayenin peşinden sürüklemek, bir roman karakteri olmak,
romanın diğer karakterlerince acınarak bakılmaktır.

Seni sevmek, kimsenin göze alamayacağı bir kavgaya girmek
ve sonunda kahramanca ölmektir.
Seni sevmek, her seferinde yenilmektir,
daha güzel yenilmek için yeniden başlamaktır.

Seni sevmek, dünyanın en güzelini sevmektir.
Kendi sevgine bile aşık olmaktır seni sevmek.
Hiç kimsenin başaramayacağını, başarmaktır seni sevmek.
Dünyada en az bir kez mutlaka yaşanması gereken bir duygudur seni sevmek

sate
10-19-2008, 06:55 PM
Öyle durgun olduğuma bakma sen ne olur. Biliyorum buda tıpkı ötekiler gibi kolay atlatabileceğim bir acı ucunda ölüm yok ya. Alt tarafı gidiyorsun alt tarafı ayrılıyoruz birbirimizden kendimizden. Belki birkaç gün çıkmak istemeyeceğim istiklal’e; belki, patrona bir yalan uydurup bütün gün uyuyacağım evde perdeleri kapatıp.

Beni asıl endişelendiren ne biliyor musun şimdi biz ne olacağız bütün o yaşanmışlıkları nereye gömüp nasıl hiçbir şey olmamış gibi davranacağız.
Kahretsin kendime kahve yaparken bile süt koymuyorum artık. Öyle işlemiş ki birlikte hareket etmek zevklerimizi ve alışkanlıklarımızı bile birbirimize benzetmişiz.

Öyle durgun olduğuma bakma sen ne olur, alt tarafı ayrılıyoruz. Hani hafta sonları beraberken dua ederdinlütfen yaz çabucak gelsin diye yağmurlu havalar seni mutlu etmezdi ya. Bak yaz geliyor bütün o tatil planları falan değil üzüldüğüm, seni güneşin nasıl mutlu ettiğini göremeyecek olmam beni kederlendiriyor.

Şimdi böyle durgun olduğuma bakma sen ne olur. Seni yolundan alıkoymak değil niyetim. Sadece üzülüyorum. Bilirsin kaybettiklerinin yerine koyabileceği daha iyi bir şey yoksa panikler insan. Sanırım bende şimdi tamda o paniği yaşıyorum. Senin yerine koyabileceğim senin kadar sevebileceğim hiçbir şeyim kalmadı. Sen varken farkında olmadan yitirmişim hepsini. Çünkü seni sonsuza kadar benimle olacak sanmışım.
YANILMIŞIM.....

Şimdi artık sende herkes gibisin

sate
10-19-2008, 06:56 PM
İlk kez biri için bu kadar sızlıyor bu yürek,yokluğunun derin okyanusunda yüzmeyi bilmeyipte boğulmamak için direniyor çırpınıyorum....

İlk kez biri için ağlıyor bu gözler belkide yaşamayı umut ettiği mutlulukların keskin bir baltanın indirdiği darbelerle yıkılan bir çınara dönmesindendir.......

İlk kez amaçsız yürüyor ayaklarım ,hep yürüdüğüm hayatın karlı yollarında düşlerimde seninle aydınlanan bir odaya giriyorum,odanın içi güllerle bezenmiş bir gül bahçesi seninle yürüyorduk,şimdi o oda yine karanlık...

Sensiz karlı yollar ayaklarıma zulüm...

İlk kez kaçıyorum insanlardan , baş başa kendimle hesaplaşmamdır seninle yaşanan anlardaki hatalarım aklıma geliyor,içim içimi yiyor ,bazen kendime gülüyorum alaysı,bazen de doluyor gözlerim duvarlar üstüme geliyor ,kızıyorum kendime

İlk kez dilime pranga vuruyorum ,konuşmuyorum susuyor sessizliğin sesini dinliyorum ,gecenin sensiz mateme bürünmüş havasında penceremden karanlık gökyüzüne bakıp titriyorum,soğuktan değil sensizlikten titriyorum....

İlk kez yaşamışım sevgiyi doyasıya bu denli ,ama baharında solan bir gül misali daha tam doyamadan baharına,öte yandan da hasretine inat karların arasından sıyrılan gelinciğin inadı var Ruhumda .

SEVIYORUM SENI....

sate
10-19-2008, 06:58 PM
Sen uykusuzluk nedir bilir misin
Tırnaklarınla yastığını parçaladın mı
Gözlerini tavana dikip
Düşündüğün oldu mu bütün gece
Ve bütün bir gün
Belki gelir ümidiyle bekledin mi hiç
Gelmeyince
Seni aramayınca
Ölesiye ağladın mı
Sonra çekilip en koyusuna yalnızlıkların
Ona ait ne varsa
Bir bir hatırladın mı

Sen günden güne erimeyi bilir misin
Dev bir ağacın vakarı içinde ölmeyi
Bir teselli aramayı
Issız parklarda, tenha sokaklarda
Ve bütün bir şehir uyurken uzaklarda
Deli divane yollara düşüp
Yaşlanmış bir köpek gibi
Eskimiş bir gömlek gibi
Atılmışlığını hissettiğin oldu mu
Sevmekten
Günler geceler boyunca yürümekten
Elin ayağın yoruldu mu

Sen yalnızlığın acısını bilir misin
Unutulmak bir hançer gibi saplandı mı sırtına
İçinde kıskançlığın zehirli çiçekleri açtı mı
Bütün gururunu çiğneyip
Sevdiğinin geçtiği yollarda
Bastığı toprakları eğilip öptün mü
Sen çaresizlik nedir bilir misin
Sen yokluk nedir gördün mü
Yanan başını
Duvarlara vurup parçalamak geldi mi içinden
Sen her gün bin defa öldün mü

Böyleyim diye ayıplama beni
Bir gün kendimi
Sonsuzluğun koynuna bırakırsam
Yaralı ve yenik bir asker gibi
Darılma
Unutma ki
Her seven isimsiz bir kahramandır
Unutma ki
İnsan; sevebildiği kadar insandır...

sate
10-19-2008, 07:00 PM
Hosgeldin Yalnizligim


Merhaba dost yalnizligim;
Hosgeldin, sefalar getirdin gönül evime.
Buyur geç her zamanki yerine, sana yüregimin sicakligini almis
bir fincan kahve ikram edeyim. Içine seker yerine dostlugumu,
süt yerine sohbetimi koyayim .



Neler gördük seninle, neler yasadik yalnizligim!
Ihanet hirkasini sirtina geçirmis ne "dost" yüzleri tanidik.
Bilmedik, bilemedik yalnizligim, bunu bize ögretmediler.
Duygu simsarlarinin elinde, saf duygularimizin,
üç-bes kurusa satildigina sahit olmadik mi?
Yüregimizden her vurulusumuzda, her kanayisimizda,
insana duydugumuz sevgiye sarilmadik mi?
Dönüp dönüpte yaramizi kendimiz sarmadik mi?
Insanlarin ikinci yüzlerini sonradan ögrenedik mi, aciyla, hüzünle..

Ahh yalnizligim!
Bilmedik bilemedik bize bunu ögretmediler.
Yüzümüze vuran yalanci bir günese açmadik mi
gönlümüzün tüm çiçeklerini.
Oysa bilemedik yalnizligim, her yalanci baharin ardindan,
zemheri bir ayazin gelecegini. Kaç kere vurulduk,
kaç kere ayaza vurduk, üsüdük, titredik, ne boralara ne firtinalara
verdik yüregimizi. Kanadik, incindik bin aci sözle,.



Bilmedik, bilemedik..
Bunlari bize ögretmediler yalnizligim
Bunca seye ragmen gönlümüzdeki filizleri hep canli tuttuk,
saldik köklerini filizlerimizin toprak anaya,.
belki su an zayif ve ciliz ama direniyor.
Biliyorum bir gün o da güçlenecek.. Tipki yüregimdeki küçük,
masum kiz gibi, gözleri ufukta, hep ileriye ve umuda yürüyecek.





Göz-e Göz degmis...Ten-e ter degmis...Kin-e fer degmis...Öze Köz degmis...Neyleyim? ...Insanlik Kursun Yemis.....

sate
10-19-2008, 07:03 PM
http://img84.imageshack.us/img84/304/16a4cd.jpg

Gidiyorum buralardan yalınayak ve üzgün
önümdeki uçurumlara aldırmadan
varsın hayallerim kurduğum yerde kalsın
o gerçekleşmeyen hayallerim.
ardımda yaralı bir yürek
kederli bir ömür
ve yoksul anılar bırakarak
çekip gidiyorum sevdiğim
hoşçakal gönlümün nazlısı, bağrımın sızısı
hoşçakal

gidiyorum başım önümde, gözümde nem
duramam artık ey aşk, ey sevdiğim
hüzne ve kedere boğulduğum bu şehirde
duramam
hiç bir anı kabul etmiyor beni
bedenim buz gibi soğuk
yüreğim param parça keder
kış kadar soğuk ellerim
ardımda yoksul bir sevda
ve bana ait ne varsa
bırakıp gidiyorum sevdiğim
hoşça kal anımın yazısı, kaderimin küskünü
hoşçakal

bütün yaprakları dökülmüş
dalları kırılmış bir ağaç gibi hıçkırarak
ve bırakarak ardımdan sırtımı yasladığım
çınar ağacını yaslı
meçhule giden acılar yüklü bir gemide
uğuldayan rüzgarlara sarıp sesimi
şarkıların sustuğu, aşkların vurulduğu
limanlara gidiyorum sevdiğim
hoşça kal kırık sazım, sevdamın yaralı türküsü
hoşçakal

bir yıldız daha kaymadan gözlerimden
yüreğimden bir arzu daha sönmeden
gidiyorum ey aşk, ey sevdiğim
bir daha yağmamalı bu ihanet yağmurları
ağlamamalı bu yürek bir daha
bir acıyı, başka bir acıyla sarıp
alıp dağların ve yıldızların gölgesini
yüzümde kış, bakışlarımda kar
yorgun akan bir ırmak misali
kimsesiz sokaklara bırakıp yanlızlığımı
gidiyorum sevdiğim
hoşça kal gecelerimin yıldızı, karlı dağların yalnız kızı
hoşça kal

bütün borçlarını ödedim bu sokakların, alacağımı aldım
geri dönmez bir mevsimdeyim artık, duramam ey aşk
bu şehre sığamam bu hüzünle
yoksa acılar üşütür beni
kar kavurur anılarımı
donar bakışlarım
üşürüm... üşürüm ey aşk

sorma nereye, hangi dağın ardına?
ne kadar uzağa varır yolum?
kim yoldaş olur bana ?
dönüp gelir miyim yine bahar geldiğinde ?
çiçek açtığında mor dağlar
sorma

sazımdaki hüznü
içimdeki sızıyı
boynu bükük karanfilimi
ve yüreğimin yangınını bırakıp rüzgarlara
sırılsıklam yalnızlığımı alıp yanıma gidiyorum
hoşça kal bağrımın ateşi, kalbimin ahı, mühür gözlü yar
hoşçakal

sate
10-19-2008, 07:08 PM
http://img508.imageshack.us/img508/6701/siir10162isim3pp.gif

Hüzün olsun bu gerçeğin.
Ayrılığın tekil sızısını hissetmenin
Ve senden sonraki yaşantımın,
Adı hüzün olsun!
http://img508.imageshack.us/img508/7884/wt253qm.gif

Öteki renklerini aldığın,
Tek mevsimlik dünyamın,
Ve senden bana kalanların,
Rotasız başlayan yolculuğumun,
Her limanda yüzleştiğim sensizliğin,
Adı hüzün olsun!



Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
Azalan ideallerimin,
Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların
Birbirine benzeyen her günün
Adı hüzün olsun!

http://img508.imageshack.us/img508/7884/wt253qm.gif

Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
Anılarını sakladığım kirli odamın,
Yağan yağmurun,
Cama dayanmış soluk yüzümün,
İçimde ağlayan çocuğun,
Adı hüzün olsun!
http://img508.imageshack.us/img508/7884/wt253qm.gif

Artık gelmeyeceğine olan inancımın,
Eksik yüreğimin, göremediğim renklerin,
Sensizliğin, yarım kalmışlığın,
Adı hüzün olsun!

http://img508.imageshack.us/img508/7884/wt253qm.gif
Değişmeyen şeylerin,
Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların,
Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının,
Ve bu şiirin adı hüzün olsun!

sate
10-19-2008, 07:11 PM
http://img97.imageshack.us/img97/8689/1145904141588060ge.jpg

Ne gül,
ne yarın!

Gül, küle karılmış günlerin tortusunda.
Yarın, vurulmuş yatıyor bugünün avlusunda.

Sakla yamalarını kalbim...

İnsanlar büyüdükçe günler kısalırlar;
günlerimiz gibi aşklarımız da
yittikleri duraklarda kalırlar.

Sakla yamalarını kalbim...

Kendini bıçak gibi ışıyan yeni güne bağışla.
Yürü, arkana bakma, ama umursa.

BAZEN ANILARA EN ÇOK YAKIŞAN ELBİSE
BİR KAÇ DAMLA GÖZYAŞIDIR...UNUTMA...

_SaHrA_
10-19-2008, 07:11 PM
Çok mu çok sevdim, beri ezelden,
Fer yok, mecal yok, öldüm kalpten
Hayat mı beklenir ölü bedenden,
Bulursan canımı, al senin olsun.

Ne kadar deyince, çok dedim sana,
Başkasına kapım yok dedim sana,
Yaptırdım Anahtarını verdim sana,
Umutsuz Yüreğimi aç senin olsun.

Ne kıymet ne vefa, hep çile verdin,
Bitirdin ömrümü, bitmedi derdin,
Kalbimi elinle, çarmağa gerdin,
Ölümden öteye, yol senin olsun.

Üzülme ne hasta, ne yasta başım,
Büyüyemedim,deli çocuk yaşım,
Gelirsen anlatır musalla taşım,
''Ruhuma Fatiha'' Ruh senin olsun.

Gönülden severdin yeminle güya,
Yaşam olmuş seninle, yalancı rüya
Dönecek duracak desen de dünya,
Ben çıktım içinden, kal senin olsun.

sevgiyle kalın yüreğinize sağlık..

sate
10-19-2008, 07:12 PM
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM



BİR GECE DİLİM TUTULMALI AY GÖKTEYKEN,
GİRDABINA DÜŞMELİYİM YALNIZLIĞIN
İHANETİN ADINI BİLMEMELİYİM
YA DA UĞRAMAMALI YALANLAR BEYNİME.
ZİNDANDAN MEKTUPLAR YAZMALIYIM
PENCEREMDE BİR KARANFİL SOLMALI,
İÇİMDE TEBESSÜMLER..
BİR YAKIN İKLİM OLMALISIN BANA.
AH EDERKEN,
GÜN GÖRMEMİŞ BİR YILDIZ KAYMALI.
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM
YAŞAYACAKSAM BÖYLE..
BAŞUCUMDA KARA BİR KİTAP BULUNMALI
HER SAYFAYA ADIMI YAZMALIYIM.
HAYALLERİM GÖKTE YILDIZLAŞIRKEN,
LANET ETMELİYİM ŞANSIMA, TUTUNAMAYIŞIMA
AKLIMA GELDİĞİN ANLARDAKİ KAHROLUŞUMA
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
KAHROLACAKSAM BÖYLE..
BİR BAŞKASI DEDİĞİNDE DİK OLMALIYIM
YA DA YABANCI BİRİSİ, SENİN İÇİN
İÇİMİN KAN REVANINI GÖRMEMELİSİN.
FIRTINALAR KOPARKEN İÇİMDE,
DUDAKLARIM SÜT LİMAN OLMALI
BİLMEMELİSİN YÜREĞİMİN EZİKLİĞİNİ
SEVGİMİ DARAĞACINA ASARKEN,
ELLERİM TİTREMEMELİ
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
KAYBEDECEKSEM BÖYLE..
GİT DERSEN GİTMELİYİM, YALANDAN DA OLSA
GÖRMEMELİSİN BENİ ARKANDA
HEP KÖŞEBAŞLARINDAN BAKMALIYIM SANA
HER GÜN HAYALİN GEÇMELİ KAPIMIN ÖNÜNDEN
SANA BENZEYENLERİ SEN SANMALIYIM
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
KANACAKSAM BÖYLE..
VEDA EDECEKSEM BÖYLE ETMELİYİM
YANINDA BİR YANINI DA GÖTÜREREK,
SESSİZCE AYRILMALIYIM BU DİYARDAN.
BEN MEÇHULE KARIŞIRKEN,
SEN KIRMIZI BİR GÜL BULMALISIN..(?)
ECEL BAŞUCUMA DAYANIRKEN
KİMSE BİLMEMELİ
SEHER VAKTİ KAPIM ÇALINMALI
SEN UYKUDAYKEN, ALEM UYKUDAYKEN
DÜŞLERİM, ÜMİTLERİM, HEPSİ UYKUDAYKEN..
ÜMİDİMİ İSMİNE GÖMMELİYİM!
GÖZLERİM BOŞLUĞA BAKARKEN,
HAFİFTEN BİR YAĞMUR YAĞMALI
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM,
ÖLECEKSEM BÖYLE..!

sate
10-19-2008, 07:23 PM
zaman yok say beni.

hiç olmayanlara,
hiç gelmeyenlere,
hiç sevmeyenlere.

unutana yazma adımı, unutulana yaz....
ki ben seni.... hani Nazım der ya 'yere saplı bıçakların ışıltısında' ben seni yüreğime saplı bıçakların ışıltısında.
bıçaklar ki bursa işi, bıçaklar ki söğüt yaprağı. ha bire dem vurur kanamalardan.
ben seni en amansız....

hani adresimizi yitirmiştik zaman içinde, hani iklimimizi, coğrafyamızı.
yıllar sonra bulup bir birimizi
ben seni en utangaç
ben seni en masum!
bir çocuk bulmuştum uzak zaman içinden, yanaklarında güneş çatlağı ve sarıya çalan saçları. bir zeytin ağacının dibinde acı ninniler çalınan mayasına.
gözleri dalgın, hiç gelmeyecekleri bekleyen.
bir çocuk incir sütlerinde hasretini yineleyen.
bir çocuk bulmuştun, tüm hayattan vazgeçti sini kuşanmış, ellerinde bir tutam ayaz,ellerinde kar karası, yüreğinde barikat, gözleri intihar bakan.
bir çocuk kaybolmuş, bir göç telaşesinde unutmuş kendisini.
bir çocuk bulmuştuk ikimiz.
bir ceylan,
bir serçe,
bir ürkek....
sevgi koymuştuk adın!
bir çınar yaprağıydık ikimiz. sen bir yarısı, ben bir. bir çınar yaprağı rengimiz ilkbahara çalmıştı hani.
kışları erken açtı ve yana yana sarıya bir çınar yaprağı.
döne döne unutulana yaz beni.
rüzgarlarda, rüzgarlarında çekip gittiğinin.
Unutulana.... bir bıçağın ucuyla.
kalın çizgili notlar düşemediysen benden yana satır aralarına hayatının,ne desem ki?


ne desem çare değil bilirim.
ne etsem çare....
hayasızlıklarımı unuttum,
bağırıp çağıran yanımı,
çocuk yanımı,
şımarık yanımı sende bıraktım.
büyüdüm, adam oldum.
'zaten büyüktün, zaten adamdın' dersin sen şimdi. olsun, yinede daha bir büyük, daha bir adam...
artık bilirim yola çıktıların sona gittiğini.
artık bilirim döngellerin ayaküstü merhabalar gibi soğuk ve kısa olduğunu.
artık bilirim kopunca tutmadığını.... büyüdüm dedim ya.
artık göz yaşlarımı ar bilirim, utanırım kendimden.
sağ yanıma tokat atarsın, sol yanımı dönerim.
ve unutulana çak yüreğimden.
Küsmem.
,
artık 'aman' lar la anıyorsa dilin beni,
ve ekşitiyorsam yüzünü...

UNUTULANA YAZ ADIMI, UNUTANA DEĞİL
BELKİ BİR GÜN YİNE BİR ÇOCUK KALABALIĞIYLA DÖNER GELİRİZ!

sate
10-19-2008, 07:26 PM
Alıp başını gitmek istersin.
Bilmediğin, bilinmediğin,
Çözmediğin, çözülmediğin bir denkleme.
Biraz ürkek düşünürsün.
Biraz kekeme....

' Üstüme gelme hayat!
Bundan sana ne...? ! '

Kekemeliğin korkularındandır.
Giderken bile; gidene değil de
Geride kalana aklın takılır.

Bir yanına yatarsın ' git.. ' der
bir yanın ' kalmalısın... '
Geceleri hep uykusuz kalırsın...
Ayağına pranga olur tüm düşündüklerin.
Gitmeden daha
Sen; gider gider gelirsin...

' Üstüme gelme hayat....
beni bilirsin....'

Kaldığın bu yerde
Harcadığın yılların gelir aklına
Bir bir sayarsın,
Toplarsın, çarparsın,
Böler, çıkarırsın.
Bakkal defteri kadar kalın
Bakkal defteri kadar karmaşa... Farkedersin ki hayatı
Arka sokaklarda dolanarak yaşarsın.
Kabarmış hesabından kaçarsın.

Üstüme gelme hayat...!
Daha neyi alacaksın..? ! '

Hep sevmişsindir aslında.
Hep ama hep sevmişsindir.
Birini sevmişsindir sonra.
Sonra birini daha...
Birini daha...
Daha....! ?
Her gelip geçen gemiye aşık olmuşsundur
Gemiler gitmiş
Sen yorulmuşsundur.

' Üstüme gelme hayat....!
Gemi olmuşmusundur..? '

Kocaman bir mahalleden
Daracık bir sokağa.
Sokaktan ufacık bir eve
Evden odaya....
kurtulmak ister gibi
kapatmışsındır kalabalıklara kendini.
Gitgide yanlız kalmışsındır.
Yalın yaşanan gecelerde
Gitmekle kalmak arasında dolanırken
Beynine bir silah gibi dayamışsındır korkularını.
Yalnız...Korkak...Kekeme....

! ..Üstüme gelme hayat..!

sate
10-19-2008, 07:27 PM
Bunlar son satırlar...
Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
ya da bir yağmur sel oldum sokağında
sonra toprak çekti suyu...
Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için.
Uyandın ve ben bittim...

Beni güzel hatırla!
Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini...
Sana sırdaş oldum, dost oldum,
koynumda ağladın.
Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
beni üzdün, kınamadım.
Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...

Beni güzel hatırla!
Sayfalarca mektup bıraktım sana.
Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.
Sakladım günahını, sevabını içimde
sessizce gittim...
Senden öncekiler gibi sen de anlamadın.

Beni güzel hatırla!
Sana unutulmaz geceler bıraktım
sana en yorgun sabahlar...
Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,
söylenmemiş 'Merhaba'lar sakladım her köşeye
vedalar bıraktım duraklarda.
Ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda.

Beni güzel hatırla!
Dizlerimde uyuduğunu düşün,
saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı,
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
Alnından öptüğüm dakikaları...
Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
şaşırtmayı severim biliyorsun.
Bu da sana son sürprizim olsun.
Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
beni güzel hatırla.
Gidiyorum...

sate
10-19-2008, 07:28 PM
Kalmak agir geldiginde, gimeli Insan,
birakip ardinda Hayatin anlamlarini.
Yol almali kendi bilinmezligine dogru.
Hep agir gelir ama dogruyu söyler yürek…
Günes batmadan asmali bu yüzden..
Hasretin yamaclarini,
Vakit geldiginde gitmeli Insan unutup tüm amaclarini…

Kalmak agir geldiginde gitmeli insan,
Uzanip sevda kiyilarina..sarilmali günese...
Günlerce yatmali, günlerce kalmali
Yillarca yanmali…

Yakmali hasretin her cesidini
Savurup küllerini denize,
kacmali...
vakit geldiginde gitmeli insan
Öte diyarlara ucamli!
Gelip oturmustur yüreginin tam da ortasina,
durup git desen duymaz
duygu kimin, sevda kimin?
Durup kalk desen kalkmaz.
Ezilmis altinda kanayan yürek kimin?
Durdurup, bak desen bakmaz.

Kalmak agir geliginde gitmeli insan...
Ne güzel de bakiyor günes sicacik.
Yüzü gülüyor aynasinda tüm sehrin…
Bu neyin manasidir ki
birazcik Naz yapip dur demiyor yüregin…? ? ?
Havasi kapkara olmali artik,
Kalbi siyaha boyanmis bu sehrin.
Ekmegi kara suyu kara…
Vakit geldiginde gitmeli insan.. birakip yüregini uzaklara.

Hersey durulur belki ve vurulur
Sevgin, kaybolur hasret ve yok olursun Sen.
Aglanmak sizlanmak fayda etmez artik.
Cevirip gözlerini arkaya bakmak olmaz…
Sigmiyorsa icin icine oldugun her an.
Öyle bir basina kalmak olmaz.
Kalmak agir geldiginde gitmeli insan...

sate
10-19-2008, 09:14 PM
Yüreğime “iyilik yağmurları” yağdırmayı bırakalı çok oldu... Mevsim artık hüzün çıkmazında… Şimdi acılar biriktiriyorum, kaçak yüreklerin yıkım çalışmalarında... Dokuz şiddetindeki depremler bile destekleyemiyor kayıp giden yüzünün -ihanetinin- anılardan silinmeme çabalarına… Hiç anlatamadığımı ve anlayamadığımı sandın; oysa her sessizliğim yaşama dair ve bize dair bir hüznü barındırıyordu, anlamak isteseydin yüreğini açıp!.. Gözlerime hiçbir zaman yalan konuşturmayı beceremedim, yüreğimin aynasıydı onlar, olduğu gibi yansıttılardı hislerimi… Hiçbir zaman yere eğmedim yada eğdiremedim bakışlarımı... Sana bir kez olsun yalan bakmadım.. Yalan konuşturamadım yüreğimi.. yada yalan şarkılar söyletemedim... Gözlerim artık suskun… Birisiyle aynı dili konuşmuyorsan, susacaksın!... Sana karşı duyduğularım sözlerden nice olduğu için susmaya karar verdim!..
Artık susuyorum!..

Bak gördün mü? Sende benim “vazgeçilmezim” olamadın!.. Kendimi artık şiirlerle, sözcüklerle, imgelerle korumaya aldım…
Sen gittiğin yerde kal!..
Riyakar düşlerinle!..
Artık ihanetinin izi var suskunluğumda...
ve
Değişmeyecek artık bu sonsuz sürgünlüğümün eski yasası...

sate
10-19-2008, 09:16 PM
İçim acıyor...Ne tarif edilmez bir duygu bu...Yerini belli edemiyorum..."Sol yanım" diyemiyorum mesela...İçim işte...Her zerrem, her nefesim...İçim acıyor, dayanamıyorum..Nasıl tarif edilir bilmem ki... Hem tarif etmeye gerek var mı ki.. "İçi acıyan" anlar ancak bendeki bu hali...

Gökyüzüne bakıyorum...Hilal çıkmış bu akşam...Ama her zaman karşısındaki yıldızı kollarıyla sarar gibi duran hilal, bugün sırtını dönmüş yıldıza...Hilal küskün, yıldız üzgün...Sanki onlar bile beni anlatıyor,onlar bile halime tercuman...Bu ıssızlık, bu yalnızlık ne yaman!...Ne çöle benzer halim, ne okyanusa...Hani okyanus çöle yağsa belki çiçek açar da, bir ot bile yeşermez gönlümün umut dağında...

Bitişleri içiyorum yudum yudum...Elimden gelse, becerebilsem, bir gün boyu uyurdum...Uyur ve unuturdum...Lakin olmuyor, uykular firari...Geceler,bitmek bilmez karanlık, bir ânı asır misâli...Sabah olsun diye yalvarıp duruyorum...Hayallerimi gecenin bağrına dolduruyorum ve şafak sökmeden hepsini vuruyorum...Güneş doğuyor ,lakin gönlüme değil...

Kalemi elime almışım farkında olmadan...Bakıyorum ki yazmaya başlamışım...İstemiyorum...Hele sana yazmayı hiç istemiyorum...

Kendi ırmaklarım, kendi içime çağlasın artık

Kendi bendlerimi yıkayım

Hasretlerim yaralarımı dağlasın

Kendi gözlerime bakayım

Ve gözlerim halime ağlasın

Kendi şehirlerim viran olsun

Kendi kendime öleyim

Kalemim kendimce sussun...

Ve sen bilme....

Sen bilme depremlerimi

Görme içimde çöken viraneleri

Harap bahçelerimde baykuşlar öter şimdi

Cemreler düşmez yüreğime

Kışın hükmü sürer ebedi

Sen bilme iç acılarımı...

Bilme gönül sancılarımı...

Ve sen görme gözyaşlarımı...

Sen üzülme../

sate
10-19-2008, 09:19 PM
Öyle mahzun bakma ne olur!
kara bulutları toplama başıma
yağmur damlaları ki üşütür bu mevsimde
bir de sensiz yıldırımlardan çok korkarım
ben senin gülüşünde doğdum
ısındım
terledim
ayak izlerinde ayaklarım yandı
avuçlarında parmaklarım;
gözbebeklerinde bakışlarım eridi
gamzelerinde uyudum.
göğsünde yaslıyken başım
binlerce turnanın geçişini gördüm
binlerce sinin de haykırışını yüreğimde
sen varken sadece baharı yaşadım
toprağın sabah buğusunu
çiçeklerin tohum verişini gördüm
gidersen bir gün
benden sonra git
hatıram, sevda sözlerim kalır hediyem
sana yazdığım sevgi sözcükleriyle
avunursun,
kimi zaman tebessüm ettirir yazdıklarım
kimi zaman duygulandırır belki
ama illa ki gitmek istersen
her ne şekilde olursa olsun.
çok geçmez gelirim ardından

sate
10-19-2008, 09:21 PM
cümlelerin renksizleştiği anların birindeyim, dilimde çuval çuval kelime var
yığılmayı bekleyen. sevdiğim kalbimi doldur hüzünlerle, bu anı hatırlamak
istemiyorum..! bu kabulleniş ben değilim biliyorsun, gidişindeyse
mutluluğun, yolun açık olsun..

“öpüyorsam ayrılığı gözünden
söküyorsam yüreğimi göğsümden
geçiyorsam gözlerinin içinden
sana olan sevdamdandır bilesin”

iklim iklim seriliyor bakışların.. kirpiklerin demir parmaklık, baktığın
uzaklara sürülüyor sevdam, boğuluyorum. etten bir duvar olasım, yoluna
serilesim geliyor; zor tutuyorum kendimi.. içimden bir ses geri döneceğini
söylüyor, inanmak isteyip kalemini kırıyorum elvedanın..

isyanlarım bastı sensiz bu kenti,
faili meçhulleri arttı sessizliğin,
hüzünler bire bin veriyor gidişine…

boynumu büküyor, dudağımı büzüyor, kendimi ilk rüzgara teslim edecek kadar
güçsüz hissediyorum. sirenleri çalıyor yalnızlığımın, yanımda sen olmayınca
yürüdüğüm yollar bir bir kararıyor, gözlerimden akan kanlarla kızıllaşıyor
her yer.. sol yanım uyuşuyor.. bu şehirde sadece çığlıklarım var, sana
dokunamayacağım kadar yoksun artık..

“meğer ne yalnızız insan olmuşsak
yaprak gibi dalda sessiz solmuşsak
yeri gelmiş acıya da gülmüşsek
sana olan sevdamdandır bilesin
yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek
sana olan sevdamdandır bilesin”

giyindim karakalem gülümseyişlerimi, ilk adımı attım. başı sonu yok içine
düştüğüm boşluğun, bir körkuyu.. yalnızlık bu olsa gerek; senle dolu, düşe
kalka bir yapayalnızlık.. zulaladığım düşlerimle yerçekimi infilak etti
sanki.. hapsettiğim umutlarım firar planları kurarken ben yine göğsümde
pamuklara sardım acılarımı..

“karşılıksız sevebilmekse sevda
gerçek seven küle dönmüş her çağda
elim kolum bağlanmışsa kıyında
sana olan sevdamdandır bilesin”

yakıyorum yüreğimi cehenneme inat, üşümesin yokluğun..
sustukça konuşuyorum, kızgın bir demir gibi yaralarımı dağlayan gecelerle
boğuşuyorum..
tek çözemediğim şey var;
göz kapaklarıma ağırlığını mı sürdün sevdanın giderken?
güneşi göremiyorum….

sate
10-19-2008, 09:23 PM
Ayrılık bir yerde ne güzeldir.. En azından bir vakitler kavuşmuşluğun izlerini taşır. Ben seninle hiç ayrılmadım.. Çünkü, ben sana hiç kavuşamadım…Ben hep mutsuzluğa mahkum,ben hep yalnızlığa mahkum, ben hep özlemlere mahkum ve müebbet sensizlikle yaşadım… Ama yinede seni unutmayı hiçbir vakit istemedim.Her şeye rağmen sevdim seni, sensizliği, senin yanında geçen ancak bir o kadar ruhunun benden bağımsız olduğu saatleri…

Hep ansızın gelirdin!
sen geldiğinde zaman durur, her şey durur bir sen hareket halinde kalırdın gözümde.. Sen gidince her şey hareket eder bir ben dururdum.. sen gidince dünya kıyametim olurdu..
Geceleri sevmez oldum senli geçen gündüzlerin ardından..Gecede sen yoktun….Sen varken de gece yoktu benim için... Hep güçsüzüm hep acizim hep baştan mağlubum senin karşında...

Seni gördüğüm vakitler amansız bir acı kaplıyor her hücremi… Artık anladım ki seni görememek daha zormuş be sevgili! Şimdi her insanın yüzünde seni arıyorum ve herkesi, her şeyi bir parça sana benzetiyorum… Sana benziyor şu simit satan çocuk.. Sana benziyor şu deniz kıyısındaki delikanlı.. Sana benziyor şu ağaç, şu deniz, şu gökyüzü, şu çalı…

Alıştım artık yalnızlık denizinde kendimi serinletmeye.. ama farkında olmadan öyle çok açılmışım ki… Dönüşü yok artık bu yolculuğumun..

Biliyorum ki,Ben hep mutsuzluğa mahkum,
Ben hep yalnızlığa mahkum,
Ben hep özlemlere mahkum
Ve müebbet sensizlikle yaşayacağım…

sate
10-19-2008, 09:24 PM
http://www.gulum.net/kartlari-resimleri/doga-resimleri/images/doga-resmi5.jpg

Saatlerce kaldırımlarda tur attığımı
Şehrin üzerime çöktüğünü
Koca şehrin yorganımda yattığını
Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
Sabahlar bitirmedi gecelerimi
Akşamlar getirmedi
Doğmayan güneşim sendin
Düşmeyen ateşim
Şakaklarıma yağarcasına
Güvendiğim dağlara kar yağdı

Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
Kalabalıklara attım kendimi
Kim, nereden bilecekmiş ki?!

Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
Gölgeye sığmadım
Gölgem sığmadı
Gün gelir söylerim sandım
Güneş doğmadı
Rüyalarıma girseydin keşke
Olmadı işte olmadı

Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
İçin için ağladığımı görmediler
Yalnızlık yorgunuydum
Ne elimi tutan oldu
Ne halime yanan
Görmedim duymadım neler dediler
Hiç biri senin yerini tutmadılar
Senin gibi sevmediler

Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
Mevsimlere yıllara inat
Üstümden çığ gibi geçti zaman
Çiçekler açtı, yapraklar döktü
Göçmen kuşlar havalandı yüreğimde
Bana mısın demedim

Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
Dalıp gittim üçsüz bucaksız göklere
Sanki ufuktan gelecekmişsin gibi
Şişelere mektup koydum
Dalgalardan dilek tuttum
Bildin, bileceksin gibi

Seni sevdiğimi kimseye söylemedim
Var mıydın yok muydun bilmiyorum
Bu ne biçim tutku ALLAH'ım
Hani bir yürek yansa bir gemi dolusu yürek
Yürek dayanmaz, dayansa
Hani sevenleri korur
Hani bir liman olurdun

Seni sevdiğimi sana söylemedim
Kimselere söylemedim seni sevdiğimi
Şehri baştan başa dolaştım
Yüreğimi baştan başa
Dere tepe düz gittim
Kendi kendime ağladım
Ağladığımı kimseye söylemedim
Kendimden sakladım seni sevdiğimi
Rüzgara, buluta söyledim
Yokluğunda yandım
Sigara gibi
Ateş kırkbir
Yanık üç
Duman oldum
Duman oldun
Benim oldun
Dumanını ciğerime üfledim
Seni sevdim işte
Daha ne olsun
Seni sevdim
Seni sevdiğimi kimseye söylemedim

sate
10-19-2008, 09:26 PM
http://www.antoloji.com/siir/media/64/www_antoloji_com_231164_131.JPG

Günlerdir bulutlar yeryüzüne akar gibi dinmedi kar…
Sana doymayan dinmeyen bir yürek taşıyorum yar!

Pencerenin pervazına sığınan bir serçe kadar telaşlı yüreğim
Yazgısı kavuşmaklarda kilitli asi bir menekşe gibi bedenim…

Kaç zaman oldu gözlerinin içinden yüzüme bakmayalı
Takvimleri unuttum yüreğinin aklığını içimde tutmayalı…

Hasret menzilini aşıp karlarla birlik içime yağdı
Ellerim kar altında çırpınarak gözlerine hasretini yazdı…

Al bir yazma gibi deli divane hasretini saçlarıma taktım
Yalnızlığını gözyaşlarıyla tutuşturup bir şafak vakti yaktım…

Artık sığamaz oldum yokluğunda beni saran hiçbir yere
Sitemliyim bol bir elbise gibi üzerime yakışmayan kedere…

Bulut bulut kar yağıyor üzerime nolur al artık beni
Dinecek biliyorum gökyüzünün seli gördüğüm vakit seni…

Bu sana usulca kendini anlatan sessiz bir arzuhaldir
Efkarı kendinde saklı nevi şahsına münhasır bir haldir…

Bekleyişim zindan karanlığı ama bilirim kavuşmaklar gelecek
Karların aklığında yazgısı sana saklı yüreğim mutlak gülecek…

sate
10-19-2008, 09:28 PM
Seslerin arasına saldım bedenimi,kelimeler sarıp sarmalıyor,ruhum yolunda yitmiş..
Sayıklamaların yol ayrımındayım..Ses ver Ey Küskün Sevgili..!”

Yüzleşmekten korkmuyorum eşzamanlı itiraflardan senin kadar..
Sesim sana vardığında sessizliğinin tercümanı olur göz yaşlarım..
Tüm susuşlarım isyan duraklı, iyi dinle…
Siteme bulanmış kelimelerim; saçlarım rüzgara yoldaş,Yollar; varışlara…
Şaşkın bir çocuk yüzüyüm aynalarda..
Ters yansıtır aynalar; ben sağına dokunurum sen solum acıdı dersin..
Sancıların tutar mevsimsiz, sebepsiz..
Başkalarının kelimelerine vurgunsun şimdilerde..

Bir zaman kuş kanadıydım semada, yan yatsam suya değerdi..
Değdi, ıslandım..
Ağır çekiyor sağ yanım, solum sende kaldı diye..

Sen turnaları bilir misin Sevgili? Sevda habercisidir..
Eşsiz yaşayamaz turnalar; gidenin ardından intihar ederler..
Eşikteyim düştüm düşeceğim..
Biliyorum bu sefer tutmayacaksın..
Ve ben yine martılara sevdalanacağım..
Günler uzayacak ve ben yine “tıp” oynayacağım..

Oysaki an kadar önceydi…
Ellerin ellerimdeydi…
Şimdi…
Andan az sonraya adımım…
Bugünden yarına yatışım…
Geceden güne uyanışım…
Düşünmüyorum…
Düşlüyorum…

Düşlerim uzadıkça,gecesi şizofren günlere uzanıyorum..
Uykusuz gecelerimin çetelisini göz altlarımdaki halkalarda tutuyorum..
Gün susuyor..
Ben susuyorum..
Yutkunuyorum, yutkundukça adın batıyor boğazıma..
Gözlerin geliyor aklıma yosunlardan çalıntı…
Aklım karışıyor..

Bakmıyorsun içime Sevgili……

Uzanmıyorsun ….

Susuyorsun…
Sessizliğin “git” in çevirisidir bende..
Yanlış anlamalara meyil verişin sebepsiz değildir elbet..
Hep sen yanlış anladın dudaklarımın arasından çıkan her harfi..
Sıra bende ; yanlış anlıyorum seni

sate
10-19-2008, 09:33 PM
Bir dilin bütün sözcüklerini kullansam seni tarif edemeyeceğimi biliyorum. Ulaşılmaz oldun hep, dokunmak, hissetmek ve dolu dolu yaşamak isterken seni, kocaman bir yalnızlıktı payımıza düşen. Payıma düşen her seyi erteledim ama erteleyemediğim bir şey vardı, sana benziyordu. Su olsan, dokunduğumda bozulurdun. Bozulmayan bir "şey"din... Gidilecek bir yer olsan sonu olurdu, sonu olmayan bir "şey"din. Uykuda görülecek bir rüya olsan uyanırdım, beni rüyamdan uyandırmayacak bir "şey"din... Seni gözlerinden, üç ırmağın birleştiği yerden öpeyim desem, aklına ırmaklar gelir. Düşün ki, bir dağdan aşağı iniyoruz ve dünyada iki kişilik türkü kalmış onu söylüyoruz. Öyle bir "şey"sin sen... Seni düşündükçe yoruluyorum desem, dünyanın en büyük yalanı olur. Yalanım yok. Bugünden yarına ne kalır bilmem amam sen kalırsın tıpkı yatağı değişmeyen ırmak gibi. Bana hep kendimi hatırlatan bir "şey"sin sen. Uzaksın, yakınsın, özlenensin ama bugün değil yarın gibi bir "şey"sin sen. Gecenin en karanlık yerinde, küçücük bir ışık bile olsan yine de istiyorum seni. Bugün her ölümle biraz ölürken, seni düşündükçe hayata dönüyorum yeniden. Gelincikler gibi bir mevsim değil, dört iklim, köşe bucak... Kim ne derse desin dönmeye niyetim yok. Bir kentin ortasında tek başına kalsam da çığlık çığlığa bagırarak söylerim seni sevdigimi. Bir tek benim sevgimle yaşasa da bu sevda seviyorum seni. Sensiz dallarımı yitirmiş bir ağaç gibi yapayalnız olurum, kalabalığın ortasında bile. Fırtınalı bir denizin en sakin limanı gibi bir "şey"sin sen.

O limandaki tek yolcu da ben...

sate
10-19-2008, 09:35 PM
Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu... Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için. Uyandın ve ben bittim... Beni güzel hatırla! Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini... Sana sırdaş oldum, dostun oldum, koynunda gecelerce ağladım.Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini, beni çok üzdün, kınamadım. Alışıktım ben vefasızlığına, el oldun aldırmadım... Beni güzel hatırla AŞKIM! Sayfalarca mektup bıraktım sana. Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım. Sakladım günahını, sevabını içimde sessizce gittim... Sende öncekiler gibi sen de anlamadın beni!... Beni güzel hatırla! Sana unutulmaz geceler bıraktım, sana en yorgun sabahlar... Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım. En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka, söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye vedalar bıraktım duraklarda. Ne ararsan bir sevdanın içinde fazlasıyla bıraktım ardımda. Beni güzel hatırla! Kucağında uyuduğunu düşün, saçlarımı okşadığını, üşüyen ellerimi ısıttığını, mutlu olduğum anları getir gözünün önüne. ... Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün şaşırtmayı severim biliyorsun. Bu da sana son sürprizim olsun. Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum... Beni güzel hatırla. Gidiyorum!...

sate
10-19-2008, 09:45 PM
Aldanışlarıma dair suskunluğum...
Konuşursam eğer,
Eğer çıkarsa ağzımdan sancılı kelimelerim
Kaldırabilir mi bunca ağırlığı aciz yüreğin?

Yaşattıklarını hiç bilmemelisin,için elvermemeli
Duymaya cesaretin olmamalı belki...
Belki de beni bir daha görmemelisin
Böylesi daha iyi...

Ne zaman başladı bu sessizlik?
Benimkisi senin suskunluğunun taklidi galiba...
Ya da yine seni bahane ediyorum yalnızlığıma


Oysa ben baştan beri yalnızım
Bir kaç yaşanmamışlığın dışında,
Seninle ilgisi yok yıkıntılarımın...


Suçlusunu arıyorum kabahatlerimin,sonuç aşka varıyor çoğu zaman
Ama yağma yok;
Aşk kapatmıyor tüm günahlarını...
Boynu bükük duruşumla yâd ediyorum senden arta kalan yarınlarımı


Ne kadarım kaldı ayakta,nasıl bir çöküştü başlangıcı böylesi güzel bir baharda...

Anlamıyorum...
Yine sığındım yalnızlığıma;
Susuyorum içten içe...bize

sate
10-19-2008, 09:46 PM
Gidene soramadığımdan, kalanın ıstırabı daha çok sandım. Hiç ihanete uğramadığımdan da değil; yarası her zaman taze, birkaç hançerle dolaştım durdum sırtımda; hem öfkelendim, hem anlamsız geldi kızmak.

Bakmayın, yazılarıma sinmiş hüzne.... Her şeye rağmen, şanslı biriyim ben! Hiç ağlamadığımdan değil; çok akıttım gözyaşımı içime... Hiç kaybetmediğimden değil birini... Çok yandım ciğerimden; baktığım her yere, sevdiklerimin yüzünü kazıdı hasret... Yıldızlarla doluydu gökyüzüm; kapkara bir boşluk bıraktılar kayanlar... Bir daha asla dolduramadım.

Herkesten farklı değildi başımdan gelip geçenler....
Herkes kadar ağladım, herkes kadar yandım.
Acısız olmuyordu ki hayat!
Ağlamaktaydı bereket, yağmurda ıslanmadan yeşermiyordu ki toprak!

Bakmayın, yazılarıma sinmiş hüzne...
Mutlu bir çocuktum ben!
Kalabalık bir ailenin sevgisiyle büyümüştüm. Bir sürü arkadaş, bir sürü oyun; kuyruğuna tutunmuştum kırmızı bir uçurtmanın...
Hayat hep veriyordu, alacağı günleri hiç düşünmemiştim.

Sancılıydı ilk gençlik!
Şimdiki hüzünlerimle, o zamanları karşılaştırdığımda, çocukluk deyip geçiyorum.
Ah, nerdesiniz 17’lik dertlerim!

On yedimde başlamıştı hayatla kavgam.
Artık sadece, tartışıyoruz.

Acıya alıştığımı söyleyemem hala; hele, nasır tuttuğunu kalbimin...
Unutmayı becerdiğimi de söyleyemem; asla unutamadım, kusurluydu hafızam; almayı biliyordu da silmeyi, asla!
İyi ki hatırlıyorum!

Yaşamımdan çıkanlara kızmıyorum; öğrettikleri her şey için minnettarım.
Bir zamanlar, doyasıya güldüğümüz içindi uğurlarken akıttığım göz yaşlarım... Paylaştıklarımız kadar değerliydiler.
Paylaşamayacaklarımızın adıydı hasret!
İhanete de alışamadım elbette; ama, edenlere de eyvallah!
Kir tutsa da kin tutmaz yüreğimiz.
Az şey sayılmaz, utanmayı bilmeyenden öğrendiğim;
sırf bu nedenle bile affedebilirim.

Bakmayın, yazılarıma sinmiş hüzne....
Şanslı biriyim ben!
Mükemmel bir anne-baba; harika kardeşlerimle;
hem büyük, hem mutludur ailem!
Eski-yeni fark etmez; hem köklü, hem sınanmıştır dostluklarım!
Kolay yere gelmez sırtım; ne yaparsa yapsın, kolay vazgeçmem hayattan!

Kokladığım gülleri, teker teker solduracak biliyorum.
Asla hazır olamayacağım acıya; ama, çekmeyi de öğrendim artık.
Bütün duyularım açık, elimde suyum, yüreğimde umut, güllerimin yanındayım.

Az şey midir, biteceğini bildiğin bir hayatı
son nefese kadar paylaşmaya hazır olmak.
Ve baş kaldırmak ölüme, sonsuza kadar, sevip hatırlayarak...

Zaman bir değirmen; keder girer, hüzün çıkar kapıdan...
Ben de toy girip, olgun çıktım içinden....

sate
10-19-2008, 09:49 PM
Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!

Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.

O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.

Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz.

Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan

Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.

Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? ve parmakların ince uzun mu?

Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik.

Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan,
Sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim.

Acıyı görmek mi istiyorsun.
Gözlerime bak!

Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir'ini oku,
Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.

Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece.

Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü.
Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde.
Tek avuntum bu şimdilik.

Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?

Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen.
Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.

Dudaklarımda ki acı tat?
Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek?
Ne yazık hiç bilemeyeceğim.

Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!

Sen uzakta çok uzakta
Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın,
Benim gibi.

Seni seviyorum,
Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime,
Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı,
Haykırışı bu sevdiğim.

Sana ulaşamasam da,
Biliyorum ki zavallı kalbim
Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde

Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.

Biliyorum beni sevdiğini
Acıyı tattığını da benden uzaklarda
Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin?
Acı tek taraflı olsaydı,

Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu.
Ama yokluk kötü sevdiğim.
Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.

Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların,
Yüzüne hasret kaldığım günlerde
Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim.

Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını
Ve eminim ağlayacaksın.
Ağlamak seni ben yapar sevdiğim
Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak.

Her gün Üsküdar'da oturup kendimi dinlerim
Oysa konuşan sendin hep benimle,
Ne martıların vapurlara takılışı,
Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim.

Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim.
Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında.
Gözlerim ve ben her Üsküdar'a inişimizde

Bir gün seninle bir bankta oturup
Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik.

Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda.
Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki
Adım adım yok oluşumu izliyorum
Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle.

Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara,
Karanlıklara bakıyorum mütemediyen
Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum?
Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp
Rabbime ettiğim dualarım,
Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden

Rabbimin bir bildiği var deyip
Kabul olmadığında dualarımın
Tekrar tekrar yalvarmalarım.

Seni okyanusların diplerinde
Bir midyenin içinde ki

İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım
Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde
Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde
Tek bir şey düşündüm?

Dokunamadan tenine,
Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı.
Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama
İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler
Seni seviyorum meleğim.

Acımasız olan ne sensin ne de ben,
Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece
Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım.
İnsan yaşamın değerini

Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor
Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil
Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin
Gözlerinin önünden geçmesi değil.

Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.

Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı
Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin
Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş

Ve ben o ateşle yanmayı,
Sırf seni sevmek olduğu için
İnan bana çok sevdim.

sate
10-20-2008, 03:44 PM
ben daha sen diyemeden
sen, biz deyiverdin...
oysa ki,
sen, keşkem
sen, çıkmazım
sen, sebebini bilmediğimi bildiğim
ve beynimde ki hicranımsın.
sen, içten gülüşüm
sen, yürek sızım
sen, düşündüğümü her an farkettiğim
ve gözümdeki yaşımsın.
sen, sevmediğimi sevdiğim
ve sevdiğime daha çok bağlandığımsın.
sen, hayat kıvılcımım
ve aldığım tek solukta hayata göz yumuşumsun.
sen, hayır diyemediğim
ve asla evet diyemeyeceğim özlemimsin.

sate
10-20-2008, 03:48 PM
Gitmek Gerek Bazen
Bazen bitmek gerek yaşamdan, her yerden

Bırakmak gerek bugünlerde, işi gücü, sevgileri aşkları, parayı pulu. Gözün görmeden, kulağın duymadan, yüzün gülmeden gitmek gerek buralardan.
Nereye olduğunu bilemediğin yollara, neden olduğunu anlamadığın sebeplerle çıkmak gerek. Kimseyi yanına katmadan, kendini bile olduğun yerde bırakarak gitmek.

Gitmek gerek bazen.
Bazen buralardan
Bazen bu zamandan
Bazen bu yerlerden.

Tanıdık tanımadık her yerden, her şeyden gitmek gerek.
Neresi olduğunu bilmediğin yerlere, nereye çıkacağını bilmediğin yollara sapmak gerek. Kaybolunca sormamak gerek kimseye neresi diye. Durunca kalmak gerek oralarda. Ayakların seni götürene kadar kalmak. İçinden yeniden gitmek gelen kadar durmak gerek orada. Kim ne derse desin umursamadan, hatta herkese bir şey söyleyerek gitmek gerek. Kiminin gözünün yaşına bakmadan, kiminin gözünün içine baka baka gitmek gerek.

Ne kimseden kaçarak, ne yaşama koşarak, sadece yola çıkmak gerek, adı gitmek olsun diye.
Zaman mekan aramadan, yer, iz yol sormadan canını savurmak her istediğin yere.

Gittim ben, gidiş o gidiş.
Ağlamaktan, üzülmekten çare olmadığını görüp gittim, neresi olduğunu bilmediğim yerlere. Hayalini kurduğum sevgilerin aşkların yaşandığı, aradığım insanları bulduğum, kaybettiklerimi gördüğüm yerlere gittim. Benim olsun olmasın fark etmeyen, ben sevsin sevmesin önemsemediklerimin yanında aldım soluğu. Saçımın şekline, gözümün rengine aldırmayanların, görünüşüme değil, benim derdime bakanların olduğu diyarlara gittim. Para pulun hüküm sürmediği, ahbabın, eşin dostun önemli olmadığı, sadece sen olmanın kıymetli olduğu yerlere gittim.
Aslında insandan gitmek gerek.
En önemlisi insanı bırakıp gitmek.
İnsanı insandan çok yoran, bitiren, sindiren başkası var mı?
Durduk yere, sebep aramadan insanı insanlığından eden var mı?

Ben gittim.
İnsanı bırakıp gittim.
En azından gitmeye çalıştım, denedim.
Sadece kendimi aldım yanıma, beni.
Bazen onu da bıraktım yollarda.
Baktım olmuyor bensiz olmak, geri döndüm yine aldım.
Benin dışındaki her şeyi herkesi boş verdim , bıraktım.
Yoruldum taşıdığım insan yüklerinden
Yoruldum bana yük olan insan siluetindekilerden.
Nereye gitsem peşimi bırakmayanlardan,
Peşimde olmasa da izimi sürenlerden.

Aslında gitmek hep gerekli bazen değil. Her yere ait olmak gerek, bir yere değil.
Kendine hesap vermek gerek, etrafa değil. Kendinden sorumlu olmak gerek, herkesten değil.
Yaşamak için gitmek gerek.
Yaşamı anlamak için gitmek gerek.
Anlaşılmak için gitmek gerek.İnsan olmak için gitmek gerek.
Sormayın işte nedenini
En çok
Gitmek gerektiğinde gitmek gerek.(!) ...

sate
10-20-2008, 03:51 PM
http://img238.imageshack.us/img238/978/giderimsh3.jpg

Tek bir damla yetecekti,tek bir cemre yeşertecekti yüreğimde yeni bir ömrün baharını.Şimdi gidiyorum..Gitmeler benim payıma kalsın,kalmasın sende gidişlerin soluk nefesi..Olduğun yerde kal,mutluluk buysa..Gitmeler,gitmeler… Alışığım ben,sen korkma..Karanlık gecelerden geçtim,susuz çöller aştım,kör kuyularda kaldım Yusuf misali,dile düştüm belki..Şimdi payıma gitmeler kaldıysa,adın,öykün geride unutulmuş kalacaksa,ben alışığım zaten,sen korkma..Kal; gitmediğin,gidemediğin topraklarda,yeşerir belki bir yağmurla yada bir rahmet varır sana da..Yüreğimde ve yüreğinde yeni bir rahmetle yeni bir düş uyanır,filizlenir belki bir gün..Yeni bir yolculuk için bana güvenin kalmadıysa; Sen orda kal..
Bana Hoşça kal..


Eksilen bir ömürden kayıp düşen bir ezgim olur gözlerin,düşlerimi yarına taşıyan bir hamal kalır yüreğim..Acı dolu,çile dolu günler kalır belki payıma,susadıkça kahrı içerim..Ama unuturum,hem alışırım sonra..Kahırla geçen günlerden duayla rahmete varmak isterim,yaşarım yüreğime bir ferahlık sunsun diye,yakarırım Yaradana..Ezgisi yitik bir şarkıda kalacaksa adın ve bunu duymak istiyorsa yüreğin;Sen orda kal..
Bana Hoşça kal..


Aşka bin kılıf giydirdim,yaratılan her varlıkta aşkı seyrettim..Sen aşkı,sen aşkı somut sözcüklerle,kayıp ezgilerle,solgun resimlerle süsledin oysa....Sen aşkı ölümün solgun çehresi kadar bildin,sen aşkı maşuk kadar sevdin oysa.Sen aşkı basit bir oyun sandın ya..Alacağın olsun,tüm hüzünlerim alacağın olsun şimdi..Oysa aşk ,gerçek aşkın sahibin aramak,onu bulmaktı, yaşamaktı..Ben aşka giden yoldayım şimdi..Aşka giden yoldan sıyrılıp beklenmedik bir yolcu gibi kedere koşuyorsan sabırsızca;Sen orda kal..
Bana Hoşça kal.


Aydınlığa giden bir yolda sana ses olacaktım,ses olma ümidindeydim hayatına..Sen karanlığa giden bir yolu seçip aydınlıkları molasız geçtin..Susmadım belki,susamadım ,öfkeliydim,çok konuştum mecalsiz tümcelerle..Sen sustun acıtan sözlerinle,konuşmadın hiç,hayal oldun hüzünlerle..Susmanın dayanılmaz ağrısı ile doldun yüreğime.. Benimse konuşmayacaklarım bitmiyordu..Sen susmayı,ben varlığın çoşkusuyla konuşmayı seçtim..Ben konuşurken,anlatırken bu çoşkuyu sen susuyorsan öyle kal ..Sen orda kal..
Bana Hoşça kal..

Ben şimdi gidiyorum..Geride kalan ne varsa suskun bir hatıranın tutsaklığına hapsedip,yalnız ve yalnızca gidiyorum..En fazla içimde ölü düşlerin,kaldıramadığım duyguların sancısı,yitik bir hüznün öyküsü kalır..Ta ki unutma nimeti,nasip oluncaya,unuttum deyinceye kadar acıtırsın..Ben şimdi gidiyorum..Sen gelmiyor, kalıyorsan tarifsiz kederin yurdunda Sen orda kal..
Bana Hoşça kal..


Artık gidiyorum.
Kimseciklere söylemeden.
Ne bir sebebim var
Nede bir başka neden!
Zaman uzak değil
Kıratımı hazırladım.
Gidiyorum.
Şafak sökmeden…

sate
10-20-2008, 03:54 PM
DAYAN KALBİM, DAYAN…


Dayan kalbim,

masum aşkına düşen hüznünü dağıtıp

yine kuşların cıvıltısıyla uyanacak

en güzel yerinden başlayacaksın hayata.



Şominede yanan odunların çıtırtısına karıştırıp yüreğinin sesini

yeni hayallere dalacaksın

uyumanı bekleyen kötü düşlere inat…



Sen unutmak istedikçe,

peşi sıra gelecek ardından anılar, korkmayacaksın.

Hayatın cimriliğine aldırmadan

cömertçe sergileyeceksin yüreğini ve yüreğindekileri…



Kocaman bir adım atıp

arkana bakmadan ilerleyeceksin yaşamda.

Yeri gelecek hüzünden,

yeri gelecek gülmekten akıtacaksın yaşını.

İşte böyle meydan okumayı öğrenecek

taşlaşacaksın…



Sırtladıkça yılların yükünü

daha ağırları olacak seni bekleyen, yılmayacaksın…



Bir paçavra gibi kenara atılmışlığı

yalnızlığı tadacaksın.



Gelene gülümsemeyi,

gideni uğurlamayı,

kalanlarla mutlu olmayı öğreneceksin.



Seveceksin, belki de aşık olacaksın…

Sen yiğitçe sevdanın arkasında dursan da

namertçe terk edilmeyi yaşayacaksın.



Nasihat değil bu söylediklerim,

belki bir hesaplaşma…

Tek söyleyebileceğim;

dayan kalbim, dayan…
http://img87.imageshack.us/img87/9755/seniseviyorumbo3.jpg

sate
10-20-2008, 03:57 PM
Bir damla sevdanın adıdır Gözyaşı..
Nefes almaya başladığında nerede sonlanacağını bilmediği bir yolculuğa çıkmıştır çoktan..
Sahibinin yüreğini yansıtan aynada hayatın bıraktığı izlerden süzülür usul usul.

Eğer dayanabilmişse benliğini kavuran hasrete,buharlaşıp uçmamışsa bütün umutlarıyla beraber gökyüzüne,artık vuslat zamanıdır,
sevda dertlisiyle yürekle kucaklaşır..
Yürek,gurbetteki yolcusunu yıllardır bekleyen hancı gibidir..
Gözyaşına sinesini dostça açar,bilir dermanının yalnızca onda olduğunu..
Bütün kuytularına en kalın zincirlerle demir atmış sevdanın ağır yüklerini üzerinden atmak istiyordur artık..
''Bu zincirlerin anahtarı sensin,kurtar beni''der gözyaşına..

Gözyaşı,yolculuğunun anlamını keşfetmenin verdiği güçle her limanını bildiği bir okyanusu dolaşan denizci edasıyla zincirleri açmaya başlar..
Hasreti serbest bırakır önce,bütün özlemler kaybolur..
Ardından tutkuya koşar,aşkın belini büker..
Sıra son zincirdedir..

Sevdanın ilk zinciri olan Aşka endişeyle yaklaşır gözyaşı..
O kadar derine yerleşmiştir ki aşk,zincirin kopması yüreğin ölümü demektir..
Birden ürperir..''Ölüm mü,sevda mı?''diye sorar yüreğe..
Yürek son kez cesurca seslenir gözyaşına..

''Dünyanın adı yalan,sevdam gerçek olmuş ne çıkar?''...

_SaHrA_
10-20-2008, 04:04 PM
http://img512.imageshack.us/img512/3015/aramzdakiszlerna5.jpg
eyy gözlerimin neminden düş'en yar
neydi seni ömrüme getiren!
bir kader busesi mi . . . . . . . ?
bir alın yazısı hikayesi mi. . . . . ?
ellerimin semaya bakan yönüne akarsın
zifiri geceler gözlerini yumarken üstüme
bir sözünle s/özümü beyaza çalarsın
ılık yağmurlar öper alnımı
bakışlarının deydiği mavilikten yağarsın
sen şehrinde adımlarken kaldırımları
ben içimde sana yollar açarım
kalbime girdiğin o an'ı vuslatım bilir
ömrümü, ömrüne bağlarım.


eyy sözlerimin ufkunda gün niyetine doğan yar
neydi seni ömrümde büyüten!
bir sevda güncesi mi. . . . . . .?
bir dua iklimi mi. . . . . . ?


iyiliğimi iyiklere boğan gönül aşımsın
kopkuyo kokan bir yalnızlıkta
başucumda bekleyip korkularımı toplarsın
ne kadar gözyaşı lekesi varsa hüznümde
bir yudum tebessümünde rengine boyarsın
sen iki dudağında süzerken kelimeleri
ben bir bir toplarım harfleri
bir güneş sıcağı değer ellerimin acizliğine
özlemini demlerim satırlarımda,sana dökerim şiirimi.


eyy ömrüme şifa gibi gelen yar
neydi seni ömrümde ömürsüz eyleyen. . . . . . ?
neydi yüreğimin yokluğunda seni var eden. . . . . . ?
belki çocukluk sevincime saklanmış bir mutluluk tanesi
belki aşk mey'ine damlamış bir su incisi.


saçlarıma değen rüzgarı, kirpiklerine şahit tutarsın
göz bebeklerinde uyutup kırıklarımı
bir ninni buğusuyla yoksulluğumu okşarsın
sen değil misin bütün gitmelerime 'kal' diye güller döken
bir gün gidecek olsam da
uzatıp ellerinin kifayetsiz halini
benimle o bilinmeze, gözün kapalı koşarsın.


eyy ismini üç hecede dilime ezber ettirdiğim yar!
bunca güzelliğinle
sen benim sevda y/aşımsın. . .
__________________

sate
10-20-2008, 04:06 PM
http://img149.imageshack.us/img149/6125/www41wn3.jpg

Yüreğime gömün beni bugün.
Yoruldum sivri çakıl taşlarına benzer aşkların üzerinde yürümekten.
Dalgaların kıyıya vurup, savurup koynuna aldığı ince bir kum tanesi olmak istiyorum.
Ve boğulmak kendi mavilerimde.
Deniz yıldızının beş kolundan bir tanesi bile saramadı beni.
Oysa ince sızılara da,
keskin acılara da alışkın benim bedenim.
Suların durulduğu bir denizde
oynaşan martıları hiç izlemedim...

Yüreğinize gömün beni bugün.
Evrenin bütün güzelliklerini kutsayan yüzümü gömün yüreğinize.
Yorgunum kırık dökük kelimelerle konuşmaktan.
Yorgunum boş yüzeylere dolu kelimeler yazmaktan.
Usandım kendini tekrarlayan başlangıçlardan...

Ölümün kara lekesi düştü önüme.
Belki bedenin kan rengi vedası daha kolaydı.
Evet eminim daha kolaydı, lime lime doğranan bir ruhun çırpınışlarından.
Nefes alan ciğerlerin bir susuşu yetiyor ölümlere.
Ya ruh?
Zerrelere bölünüp bölünüp acılarını katlama derdinde.
Hangi doktor çare bu derde?
Yapışır mı acaba parçalarım en kuvvetli yapıştırıcılarla?
Tuzla buz oldum...

Kendi yüreğimin kara deliklerine saklanmak istiyorum.
Hiçbir ışığın sızmaya gücünün yetmeyeceği,
hiçbir umut çiçeğinin yeşermeye yeltenmediği.
Hayallerin kucağında öyle gündoğumları,
öyle manolya kokulu ilkyazlar yaşadım ki,
ağır geliyor artık sabaha varmayan gecelerin gerçekliği...
Saklanmak kendime ve yavaş yavaş yokolmak istiyorum.

Gömün beni yüreğimdeki küçük kızın gözbebeklerine.
Balköpüğü damlalar damlıyor göğsüne.
Çocuklara özgü umursamazlık,
çocuklara özgü vurdumduymazlıkla yaklaştı aymazlıklarınıza.
Uçurtmalar uçurdu bilmediği gökyüzüne.
Bir bedenin içine sığmayan kocaman ruhumu da gömün birlikte.
Güzelliğe tutkun, şehvete aç bakışların yükü altında ezildim.
Bir perde gibi örttü insana dair güzel yanlarımı bu süslü elbise.
Dokunabileceğiniz yumuşacık bir ten isteyen elleriniz,
öpebileceğiniz arzulu dudakları hedef belirlemiştiniz.
Oysa dokunmanın hiç aklınıza gelmediği bir yüreğe de sahibim ben.
Orada ebruli bir kadın bekliyor...

Kendimden yorulup, kendime kaçmanın kısır döngüsüne yolculuğum.
Ne menzili biliyorum, ne hedefin farkındayım.
Bir cenin olup annemin kutsal bedenine geri dönmek istiyorum.
Oysa yalnızlığım öyle koyu bir renk ki bugün,
toprağa bile koyamıyorum.

sate
10-20-2008, 04:10 PM
Her günüm senin özleminle geçiyor.
Sensizliği yaşamak hiç aklımın ucundan bile geçmezken
Bak şimdi sensizliği yaşıyorum.
Bazen kaderimde bu da varmış deyip
Kaderime boyun eğiyorum istemesem de
http://img135.imageshack.us/img135/2269/22222he1vj2.jpg

Anlam veremediğim tek şey ise
Neden bir şey söylemeden çekip gittin.
Neden suskun kalmayı tercih ettin.
Her şey bu kadar basitmiydi
http://img222.imageshack.us/img222/9539/33333bs9ag9.jpg

Her telefon çalışında sen umuduyla
Telefona sarılıyorum sen arıyorsundur diye
Ama sen olmuyorsun.
Çoğu geceler adını sayılayarak uyanıyorum.
Fakat sen bunun farkında bile değilsin.
Nasıl olacaksın ki!
Ne oldu bi’tanem
Niye bunu bana layık gördün.
Ben sana ne yaptım…
En azından bunu söyleseydin.
Şunu sakın unutma
Her şeyin muhakkak bir açıklaması vardı
Fakat sen bile bunu bana çok gördün.
Helal olsun sana!
Ben ki seni gözümde o kadar büyütmüştüm ki
Seni hiç kimseyle eş değerde görmemiştim.
Sen benim gözümde çok farklıydın.
Ve halada öylesin ne olursa olsun
Sana olan duygularım değişmedi ve değişmeyecek de
Neden suskun bir şekilde çekip gitmeyi
Uygun gördün hala bunu anlamış değilim.
Seni çok özlüyorum
Elimde olsaydı seni hiç üzmezdim
Yalnız şunu da unutma…
Olurda bir gün geri dönecek olursan
Ben bıraktığın yerde olacağım…!

http://img231.imageshack.us/img231/7115/4444yp8ds3.jpg

sate
10-20-2008, 04:17 PM
http://://img105.imageshack.us/img105/6601/yanldmoe6.png

Ben özleminin yanı başındayken, sen ardına bakmadan gittin...İçim cız etti, sesim çığlığım oldu.Ama,gitme diyemedim.Oysa ne çok isterdim bu iki hecenin yüreğinde yankılanmasını..

Ağla yaralı kalbim, hepsi yalan
Ağla, bir avuç küldür elde kalan

Aktıkça gözyaşım, soluğum kesiliyor.Şimdi onca insanın içinde çırılçıplağım.
Tanıdığım, tanımadığım herkes görüyor içimi..

Yaralı yaralı, yaralı kalbim

Susmuyor acım.Arttıkça sensizliğim, sızlıyor dört bir yanım.En çok ta yüreğim !...
Ben, acıya rağmen hergün yeniden ve yeni baştan seviyorum seni ! Durmak bilmiyor özlemin.Oysa...

Dokunduğun el yalan
Sakındığın gül yalan
Sel akar kum olur geriye kalan


Sende inandığım ne varsa yalan eyleyip te gittin ! Bende değil hayallerin şimdi
Sen gittin, ben sustum çaresizliğin ellerinde.Ne kaldı ki geriye?Gidişini anlasam neye yarar? Duymak istemiyorum ki ben sensizliği ! Anlamların kaybolduğu yerde gerçeği yaşıyorum ben
Sen; kıyamadığım, düştün yüreğimden acı acı..Yanıyor, yanıyor içim.
Ağla yaralı kalbim, hepsi yalan
Ağla, bir avuç küldür elde kalan


Sonu yok, sözü yok, gücü yok gözyaşlarımın.Ağlıyorum, ağlıyorum ve ağlıyorum...
Şimdi hiçbirşey bilmiyorum.Sende kaldı bildiğimi sandıklarım.Bana bir tek yalan kaldı !

Yaralı yaralı, yaralı kalbim

Yangınlarda çırpınıyor yüreğim.Sende tutuklu kalan yanlarım ağlıyor.Acıyor, acıyor içim.
Elimde yaşamı tüketmiş bir beden.Gözlerimde yağmur.
Sadece yaşıyorum, yaşamak denirse buna..


Gittin

İki hece, tek kelime

Altı harfte sensizlik yazıldı yüreğime !

sate
10-20-2008, 04:38 PM
http://://img84.imageshack.us/img84/304/16a4cd.jpg

sate
10-20-2008, 04:49 PM
Bir ırmak kadar,
Yalınız akıyor göz yaşlarım,
Hüzünlerimde boğulurken,ruhum,
Umarsızca seyre dalıyorum,hayatı.
Hatalarım,
Günahlarımdan da öte,
Yüreğime kanıyor,
Sessizce,acıları.
Git derdim ya,sana,
Gitmedin,
Aşk yalnız kalmalıydı,belki de,
Zamansız hayallerde.
Bu akşam,nahoşluğunda yine,gece,
Yıldızlar soğuk,
Yağmur,inceden inceye yağıyor,
Boşluğa düşerken,umutlar.
Bakışlar,anlatır,
Anlatır ama söyleyemez,
Haykırmak ister,aslında
Hiç yaşanılmamış aşkı.
Şimdi sen gitsen,
Bende peşinden gelsem,
Kaybolsa hatıralar,
Bu puslu şehrin,gözlerinde.
Aşk bekler mi,
Güneşe uzanırken yeniden sevgiler,
Hayaller,
Yağmuru seyre dalarken.
Yaşamı,
Gizlemişim,avuçlarıma,
Acımasızca kanıyor,şimdi,
Hayallerine.
Sen gitsen,
Bende gelsem,peşinden,
Yaşanır mı,yeniden,
Yaşanır mı aşk.

Senin sevginin verdiği sıcaklıkla ısıtıyorum yüreğimi ve her gece yatağıma uzandığımda sesinle süslüyorum hayallerimi. Gecenin karanlığına inat gözlerinin pırıltısıyla aydınlatıyorum kalbimi. Ve her gözlerimi kapatışımda görüyorum hayalini. Sen benim yüreğimsin yar...

sate
10-20-2008, 04:50 PM
Sevgi nedir? Nerededir bilirmisin be arkadaş?
Sevgi sonu dosluğa varan bir sürgündür.
Belkide saatsiz bir durakta bir dostu beklemektir.
Sevgisizliğin karanlık boşluğuna düşmekte
Bir terlik tıkırtısına bir duyumluk nefese
Hasret kalmak ona yaşlı gözlerle bakabilmektir.
Bazende en güzel anıların mazide buluşmasıdır sevgi
Sevginin meyvesinden bir dostan ayrıldımızda,
Giden dostun ardından gölgelerin yaya kalması,
Gözlerin uzaklara dalması ve çaresiz kalmasıdır sevgi.
Hangi tohum toprağa düştü bakımı yapıldıda yeşerdi
Ama bahara gitmedi söylermisiniz bana?
Taşlanmış yürekte buz tutmuş buğsede yada tek bir
Dost sözcüğüne kilitlenen dudaklarda arama sevgiyi
Gözlerimin altında ıslanan yerdedir sevgi
Git orada ara sevgiyi...

sate
10-20-2008, 04:52 PM
Hadi anlat bana susma
Susmalarım çığlık
Susmalarım senli yanım
Bana sen yanımı anlat
Gözlerinden damıt
Zamanın sökük yanından
Zamanın ağıt yanından ak



Hadi anlat bana
Közüm düşlerime düş
Közüm canevimde gülüş
Bana sen yanımı anlat
Suyun esmer renginde
Kirpiklerimde kal
Bakışlarının günışığına sal



Hadi anlat bana
Gölgem düşsün yakana
Gölgem eş olsun varlığına
Bana ben yanımı anlat
Ayaklar vuruyor nefesime
Ayaklar bedenimde
Yağmur suları ellerimde
Hadi susma!
Anlat bana.



Yine gecenin koynunda beterim yar!
Bir el çekip çıkarsa tutsa...
Ölümü Ensesinden Uzağıma Düşürse...
Hiç eksilmemiş, hiç yalnız kalmamışcasına...
Kuytularına saklanıp yüzünün çizgilerinde doğmuşcasına,
parmak uçlarından tırnak etinde büyümüşcesine. Sana dokunulmamış,
tadılmamış sevgiler bıraksam. Anlat bana yar anlat!
Kimsesiz gecelere konmuşum hep, kanatlarımda kırk satır,
Gözucumda kan izi, sızmakta gizli gizli...

sate
10-20-2008, 04:55 PM
Sen’ yokken hayatımda ‘ben’de yoktum! ..
Bedenimde ruh vardı ama o ruhta sen yoktun! ..Bedenim vardı ama o ruhta ‘sen’ ruhu henüz oluşmamış ve ‘ben’ olgunluğuna erememişti..



‘Sen’ yokken hayatımda ‘ben’de yoktum! ..
Kalbim sadece yaşamak için atıyordu. Var olduğu bedeni yaşatmak için atıyordu..Henüz ‘sen’ diye atmıyor ve yaşamın heyecanına, hızına ‘ben’ diye ulaşamıyordu..



‘Sen’ yokken hayatımda henüz ‘ben’de yoktum!
Gözlerim henüz senin gözlerini görmeyip benim gözlerime mühürlenmemişti. Aşkın körlüğünde görmenin lezzetini hissetmemişti, bakışı esrarlı gözlerim..



‘Sen’ yokken hayatımda henüz ‘ben’de yoktum! ..
Gönül sarayımın sahibi ‘sen’ henüz çalmamıştın kapılarımı. Yada ben çalınması için senin gelmeni bekliyordum. Herkes kapımı çalıyordu..Ben: “ Kim o? ” diyordum. Herkes: “Benim! ..” diyorlardı..Oysa ben senin gelmeni bekleyerek kapımı çalmanı istiyordum. Ben: “Kim O? ..” diye sorduğumda sen: “Senim! ..” diyecektin. Ben de: “İşte ben geldim! ..” diyerek kapıyı açacaktım sana.



‘Sen’ yokken hayatımda henüz ‘ben’de yoktum! ..
Aşkın dilenciliğini yaparken seni istiyordum. Bir ALLAH’ın kulu açıp da kapıyı O’nun Aşkı için “Sendeki beni” verememişti bana..



‘Sen’ yokken hayatımda henüz ‘ben’de yoktum! ..
Henüz gökyüzünde bulutlar oluşmamış ve yağmur başlamamıştı. Senin semalarında bulunmayıp benim gökkuşağımda sarmamıştı etrafını..Tüm renkleriyle hayatın rengi, hayatın rengini yansıtamamıştı.



‘Sen’ yokken hayatımda ‘ben’de yoktum! ..
Sensizliğin çölünde hep senin serabını görüyordum ve hep benim çaresizliğimin rüzgarı karışıyordu çölün rüzgarına..Yüreğim sens
izliğin sıcağında üşürken, sana susuzluğumla kavruluyordu benliğim.

sate
10-20-2008, 04:56 PM
Öyle birini sevin ki, 'Çünkü' süz, olsun. Yağmurda
gökkuşağınız, baharda sevdanız, yokluğunda varlığınız,
gözyaşınızda inciniz olsun.
Öyle birine tutulun ki, aramak için uzaklara gitmeyeceğiniz
kadar sizin olsun. Ne zaman aşktan, yana söz duyarsınız
kalbiniz çıldırmışçasına onun için gümbürdesin. Gün onunla
başlasın. Gözleriniz uykudan uyandığında aklınıza ilk gelen,
'Sevgilim, Canım' derken; yediverenler, onun kokusunu sunsun
benliğinize. Gün yine onunla bitsin, uyurken ve de 'Seni
seviyorum' derken o olsun.
Öyle birine tutulun ki, aramak için uzaklara gitmeyeceğiniz
kadar sizin olsun. Ne zaman aşktan, yana söz duyarsınız
kalbiniz çıldırmışçasına onun için gümbürdesin. Onun estirdiği
karayel samyeline, karanlıklar aydınlığa dönüşsün. O varken
'Ümitsizlik' pılını pırtısını toplayıp gitsin. Onunla
zorluklar kolay olsun. Ve de o varsa her şey var olsun.
Öyle birine yürekten sarılın ki, aranızdan rüzgar dahi
geçemesin, kıyametin ayak seslerini duysanız bile o varsa
yanınızda umurunuzda olmasın..
Öyle birinin olun ki, o kalbinizden çıkarsa şayet ruhunuz
bedeninizden sökülecekmiş çesine olsun. 'Seni seviyorum'
diyemediğiniz zamanda gözleriniz, ciğeriniz, ruhunuz sevginizi
söyleyip dursun.
Öyle birine bağlanın ki, yüreğinizin adımları onun adına
yürüsün. İçinizden geçen şarkı o olsun ve de.... 'İçimden
geçen şarkı gittiğinde ne yaparım ben! ' diyebilirsiniz.
Öyle birine gönül verin ki, gönlünüz onun ardından koşsun,
önünde hiçbir mani olmasın..
Öyle birine Aşık olun ki, şiirinizin ilhamı, duanızın kaynağı
'Seviyor sevmiyor lara' gerek kalmasın onun da sizi sevdiği
biri olsun.
Öyle birine vurulun ki, 'Ben seni fakatsız, nedensiz, çünküsüz
seviyorum.' Bakma sen şimdiki zaman eki kullandığıma. En geniş
zaman olan sonsuz geniş zamanla diyorum ki 'Seni seviyorum'.
Adının geçmediği sözü dinlemiyorum.....
Seni ölesiye ve öylesine çok seviyorum ki birbirimizi bağlayan
ipler görülmeyecek Canımı da, yolumu da, gönlümü de yoluna
döşedim. Bittiğim gün kalbimden çıktığın gündür. Canım benim,
ben senin bana zor gelen taraflarını da seviyorum, her şeyinle;
bilmediğim bilsen ürkeceğim, anlamadığım, anlayamayacağı m
yanlarınla seviyorum. Seni ismin ne 'de' haliyle ne de 'e'
haliyle seviyorum. Seni yalın halinle seviyorum.
Ben seni sevdiğim yerdeyim, heryerdeyim haykırabilirsiniz.
İŞTE BÖYLE BİRİNİ SEVİN

sate
10-20-2008, 04:57 PM
Adresine düşecek binlerce cümlelerden yalnızca birine sığdırıp seslenmeyi öğrendim. Yazdığım bütün dizelerde, bütün satırlarda coşkun akan ırmaklar gibi geldiğim sensin. Sınırlar ötesinden, dağların ardından söylediğin sıcacık sözlerin göğüme düştüğünde, uzatırım elimi göğe; ellerime bulaşsın diye yüreğinin maviliği...

Sevmeyi bıraktığımsın iki yüreğin arasına, gücümün yettiği kadar alsınlar beni diye. Gözlerim uyku nedir unutsunlar diye gecelerde...
Bu bir ürperiş. Anlatsam şiir gibidir sözlerim; öyle bir sevdanın insafına kalır ki ömrüm, sessizce alıp başımı giderim bakışlarından.

Kendimde yaşadığımsın, dünya diye. Dünya diye, sevdana hasret duruşlarımla bu şehrin duraklarında, bu şehrin sokaklarında beklediğimsin...

Kendimde yaşadığımsın; temmuz akşamlarının serinliğinde, coşkulu halaylarda mendil mendil...

Kendimde yaşadığımsın; parmaklarımın arasından öylece düşerken kelimeler sayfalara, yüreğimde büyüyen bir sızı, bir derince yara kalbimde kan/ar/ ırmak...

Kendimde yaşadığımsın; bütün geçen dakikaları bir armağan bilip, dudaklarının kıvrımındaki gülümsemeye boyun eğen; her şeyin kirlendiği bir dünyada... Yaşanan bir tek an´la ahbap olup, konuşur oldum. Yakama takıp sokak sokak gezdirdiğimsin; gözlerimde bu şehri seyredensin.

Kendimde yaşadığımsın; bir yokluğu göğüsler gibi, bir hayali kucaklar gibi kollarımda; iki dudak arasında susan ve hep susan suskular içindesin.

Kendimde yaşadığımsın; ölürcesine yaşanan. Kanadı kırık bir kuş... Bir acı yalnızlıktan geçerken bile, cehennemden geçer gibi...

Kendimde yaşadığımsın; yalnızlıkları çoğaltan kalabalıklar ortasında, gece nöbetlerinde, uyanan günün kızıllığında, derin düşüncelerde, hüzün nağmelerinde...

Kendimde yaşadığımsın; dağlar ötesinde, bir deniz mavisinde, kara gözlerinde; kalan cevapsız sorularda, söylenmiş sözlerde, yetim yazmalarda sen...

Kendimde yaşadığımsın; bensiz söyleşmelerde bile. Yaşanan an´larda ve yaşanacak an´larda. Bir yabancı gibi öykünerek kendime, ha durdu duracak bu dünya dönüşünde, baktıkça içime yıkılan gözlerinle.

Kendimde yaşadığımsım; vatan bildiğim o yüzünün derin çizgilerinde uyurgezer gibi /veya/ bir sürgün gibi...

.. Sen
...kendimde yaşadığım gibi,
.... kendimde öleceksin gibi!

sate
10-20-2008, 04:59 PM
Gelmeyeceğimi Düşünme..
Acılarında yüreğinde bulamazsan beni
Arama beni; zifiri karanlıklardayım.
Gelmeyeceğimi düşünme asla.
Bir gün güneşe çıktığımda
Kahverengi gözlerini bırakacağım yüreğime.
Gülüşünle baharları sunacağım gözlerime..
Ellerin yangın,
Gözlerin fırtına yeri olsa da
Yeminliyim bir gün
Bir avuç güneşimle sana gelmeye..

Yağmur sonrası gözlerinde bulamazsan beni
Arama gözlerimi; kelebeğin gözyaşlarındayım..
Gelmeyeceğime düşünme asla.
Bir gün baharlara kanatlandığımda
Gülüşlerini dizeceğim solgun gözlerime.
Ellerimle yüreğini çizeceğim gökyüzüme.
Yolların ayaz,
Dağların karlı olsa da
Yeminliyim bir gün
Bir tutam uçurum çiçeğiyle sana dönmeye.

Seher vakti gülüşlerinde bulamazsan beni
Arama gözlerimi;
Yıldızların düştüğü kör kuyulardayım.
Gelmeyeceğimi düşünme asla
Bir gün sevda ovasına ulaştığımda
Baharları arayacağım saçlarında.
Soluklanacağım sevdanda.
Mevsimler Aralık,
Gecelerin karanlık olsa da
Yeminliyim bir gün
Seninle mutlulukları bir yudumda içmeye...

sate
10-20-2008, 05:02 PM
Saymadım
Hasret dolu gecelerimi...
Bu kaçıncı uykusuz gecem?
Gecenin derin karanlığında,
Sessiz dünyamın bir anlığında,
Ansızın kalbimi tıklatıp,
Isıtır mısın yüreğimi..?

Hal hatır sorar diye bekledikçe,
İçim acıyor sanki.
Korkuyorum..
Bir haber gelmeyecek,
Bir daha göremeyeceğim diye
Tarifsiz sızılar yüreğimde...

Yenemiyorum...
Sessizliği ve sensizliği,
Karanlığa damlayan bir damla göz yaşı
Sanki yokluğunu anlamış,
Buz gibi düştü yanağıma.
Işıklar söndü yine.
Kar yağıyor, olanca hızıyla.

Gönlümün karanlığında ay yok.
Elimdeki fincanda
Seninle içtiğimiz çay var.
Uyandırsın dediğim yudumlar,
Beni hayallerine daldırıyorlar
Sensizliğe senden bir selam
Bir haber beklerim.
Sensiz dünyama örtü oldu,
Kar gibi beyaz,
Kar gibi temiz,
kar gibi üşüten hasretlerim

sate
10-21-2008, 03:34 PM
http://img162.imageshack.us/img162/7162/samave9.jpg

Söylemedim içimden geçeni,sakladım her üzüp gideni,
Sakın ha yanma bana anne,zaten hayat yeteri kadar çileli,
Senden başkası, yalan ağlar bilirim,
Gereken yaşları, bıraksınlar ben dökerim,
Yok artık kimseden, ne ümit ne şikayetim,
Hata olsada çoğu benim seçimlerim.

Görmüyorum,duymuyorum,almıyorum bahar kokusu,
Duygularım darmadağın ben kendimin sürgünüyüm,
Sormasınlar,dokunmasınlar,silmesinler gözyaşımı,
Bakmasınlar kusurlarıma,ben bir hayat yorgunuyum.

Söylemedim içimden geçeni,sakladım her üzüp gideni,
Sakın ha bana yanma anne,zaten hayat yeteri kadar çileli,
Senden başkası, düşünmesin nafile,
Gereken acıları, çekerim ben yerlerine,
Yok artık sitemim, haklı haksız kimseye,
Hata olsa bile çoğu benim SEVDİKLERİM.

sate
10-21-2008, 03:36 PM
yüreğim.
isminin kazılı olduğu yüreğim,
beni başka diyarlar üzerinde gezdirip,
hayal ile gerçek arasına sığmayan gözlerin,
kızmadı ki yüreğim sana,
darılmadı gücenmedi. !
inan..
düşünme fazla beni,
ben bıraktığın gibiyim
tek fark var aydınlık bakmıyor gözlerim,
tek fark var heyecanla atmıyor kalbim,
tek fark var iştahsızlaştı yüreğim,
tek fark var güneş gibi değil hep karabulut çalınıyor üzerime,
tek fark var; aşk dolu şiirlerim yerine
ayrılık kokan esir düşmüş sevdamı yazıyor bu ellerim.

farklar öyle çoklar ki.
yine de kızmadı yüreğim sana,
ellerin tutunabildiği bir anda saracak yüreğimi, biliyorum.
Söylemiştin bunu bana,
sen belki bu konuda yalan söylersin ama
biliyorum ki bana bakan gözlerin asla .http://img96.imageshack.us/img96/1614/papatyadiyarisevgidenvazgecmeyinag0.jpg

sate
10-21-2008, 03:38 PM
http://img92.imageshack.us/img92/1813/ece412gb.jpg

Sonu yok ben de biliyorum
Düştüm ayrılık tuzağına
Bu soğuk şehirde üşüyorum
Kaldım el gibi uzağında

Tanıdık bir yüze kapım açık gelen yok
El ayak çekilmiş sokağımdan
Aslında şehir sıcak, etraf kalabalık
Bir benim yüreğim darmadağın

Gittin gideli bir viran sanki yüreğim
Herşeyi eksik yaşıyorum
Gittiğin yerde iyi ol bari
Ben seni hala seviyorum

Ben hala bildiğin gibiyim
Hayata direndim, kendimi koruyorum
Ve aynı sesler, ışıklar arasında
Yalnızım yalnız korkuyorum




Geçtim bilgisayarımın başına

Kararlıydım sana şiir yazacaktım

Sana olan duygularımı

O büyük dedigim sevgimi

Dökecektim mısralarıma

Olmadı olmadı be birtanem

Bir türlü mısralara dökemedim

Olmadı be birtanem

Yazamadım kelimeler yetmedi seni anlatmaya....!



Seni anlatıyordum arkadaşıma

Seni hala ne kadar çok sevdigimi

Ve terk edip gidişini

Konu aglamya geldi

Ben

Erkekler aglamaz dedim

Aglasada yalnız aglar

Derken

Arkadşım uyardı beni

Sil gözyaşlarını

Utandım

İlk defa birinin karşısında

Senin için agladım....

sate
10-21-2008, 03:40 PM
http://img346.imageshack.us/img346/238/4ik8jg8.jpg
Sevmek inanmaktır.
Güvenmektir duygulara..
Direnmektir sevmek..
Tüm acılara direnmek....

***

Sevdiğini kendin gibi, kendinden de çok duyumsamaktır
İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide, tek bir yürek olunur.
Sevmek paylaşmaktır, sevdiğinle kalbini bölüşmektir sevmek.
Ve sevmek direnmektir, tüm acılarıyla direnmek.
Sevmek sevilmeyi haketmesini bilmektir.
Sevmek, sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır.
Sevginin olduğu yerde dışa vurur istekler..
Sevme özgürlüğünü istersin, sevginin kabul edilmesini istersin,
bir gün gelir bu istekler de son bulur, kendinden istersin artık,
sevgiliyi daha çok sevmek istersin, hataları, kusurlarıyla sonsuz kılmak
istersin sevgini...
Beklentilerin son bulduğu duraktır, sevda denizinin son limanıdır.
Sevmek, sevgili için yaşamaktır.
Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır.
Sevmek vermektir, sevdiğin için, almasını bilmektir..
Güvenmektir duygulara sevmek..
Sevdiğine seni seviyorum! diyebilmektir.
Okuyabilmektir gözlerdeki sözcükleri.
Haykırabilmektir sevgiyi hiç bağırmadan..
Sevmek sevgiliye bir nefes kadar, yakın olmaktır.
Sevmek özveride bulunmaktır.
Ve sevmek İNANMAKTIR !...

İNANMAKTIR SEVMEK...

İnanmaktır sevmek.
Tüm içtenliğinle...
Güvenmektir duygulara
Okuyabilmektir gözlerdeki, sözcükleri
Haykırabilmektir sevgiyi hiç bağırmadan
Direnmektir sevmek..
Tüm acılara direnmek....
Sevdiğine seni seviyorum! diyebilmektir
Anlatabilmektir sevdiğini..
Yazabilmektir en yüce aşk şiirlerini..
En güzel aşk sözleriyle...
Bazı an'lar vardır; haykırmak
gelse de içinden fısıltıyla söylersin
'seni seviyorum'ları..
Seni duymayacağını bildiğin sevgilerde

sate
10-21-2008, 03:42 PM
http://img404.imageshack.us/img404/293/26xp3tdop0.gif

Bir gün kendimi

Sonsuzlugun koynuna bırakırsam

Yaralı ve yenik bir asker gibi

Darılma

Unutma ki

Her seven adsız bir kahramandır
Unutma ki
İnsan;sevebildigi kadar insandır

sate
10-21-2008, 03:46 PM
http://img388.imageshack.us/img388/6973/imzayap1no5wl2.gif

sate
10-21-2008, 03:49 PM
YINE GUNESIN BATMA SAATI ,KIMININ UMUTLARI , KIMININ SEVDALARIYLA BERABER. YINE YALNIZLIGA SELAM SAATI,KAYBOLMUS SEVGILER CARESIZ HUZUNLERLE BERABER...



Meğer seher yelleri de kırarmış başakları,
Umutlarda hep hanımeli açmazmış.
Düşünceler,sarıp sarmalarmış solmuş baharları..


Anılara küskün görüntülerde yaşarmış meğer düşler,
Ve geceler,hep yıldızları gizlemezmiş koynunda,
Hasretlere tutsak olurmuş karanlığın
kolları..

Meltem değilmiş tüm rüzgarların ismi meğer,
İsmi martı değilmiş,
Beyaz olan tüm kuşların..

Sırlar taşımazmış gündönümleri uzaklara her zaman,
Kolay değilmiş her bilmece,
İri sorular varmış yüreklere saplanan..

Nankör diye haykırırmış,
Saatler her geçen an'a,
Meğer arkadaş değilmiş akreple yelkovan..

Ağacın dalında filizlenirmiş meğer sevda,
Yalnızlıkmış kökleri,
Ayrılıkmış derinlere uzanan..

Şimdi sanma yalnız senin gözlerinde geziyor nemli bulutlar,
Yalnızlık doruklarından çığ gibi yıkıldığında,
Erkekler de ağlarmış inan.
Olsa da göz pınarları ıslanmadan..

sate
10-21-2008, 03:50 PM
Yolumuz buraya kadarmış be kahve gözlüm
Artık
Tersine akan bir nehir gibi
Yıkılmış bir şehir gibi
Suya yazılmış bir şiir gibi
Adımı unut
Yalnızlığın boşluğunda
Gecelerin loşluğunda
Sensizliğin sonrasında
Bil ki
Beş para etmiyor umut
Etmiyor be kahve gözlüm

Yalan yanlış
Kırık dökük yaşadık biz bu aşkı
Erken emekli olduk biz bu sevdadan
Biliyorsun
Hep direkten döndü umutlarımız
Hep kendi kalemize attık gollerimizi
Ne acemi bahçıvanmışız meğer ikimiz
Açmadan soldurduk güllerimizi
Açmadan soldurduk be kahve gözlüm

Şimdi yüreğim mutsuzluğun hedef tahtası
Bir değirmen taşı gibi ezip geçtin yarınlarımı
Sokaklara sığmıyor bu dev yalnızlığım
Bu cumartesiler
Bir gün beni öldürecek biliyorum
Çığlık çığlığa şiirlerim yine de seni istiyor bana inat
Ama son kurşun yemiş bu sevdaya
Yetmiyor şımarık pişmanlıklar
Yetmiyor be kahve gözlüm

Bir isyan faslıdır şimdi bu suskunluğum
Hovardaca harcanan mevsimlere
Bu kaçışlara bu gelgitlere
Ömrümüze kesilmiş biletlere
İsyanımdır bu acı acı gülüşüm
Oysa
Kaç kez sildim seni haritamdan
Kaç kez mil çektim o kahve gözlere
Gel gör ki
Kendime bile geçmiyor artık sözüm
İşte bir kürek mahkumu
İşte bir yürek mahkumu
Kapında yine
Bitmedi bu kara sevda
Bitmiyor be kahve gözlüm

sate
10-21-2008, 03:52 PM
HÜZNÜ ÇALAN MEVSİMLER

Ben hüzne çalan mevsimler yaşarken
Sen hüznü çalan mevsimler yaşadın
Yaşadığın mevsimler hüznü çalıp durdu hep
Bir kapı aralığından usulca süzülen
Sessiz bir rüzgar gibi
Alıp götürdü seni sensizliği

Kaderimizdi hüzün
Birlikte paylaşmıştık hüzne dair ne varsa
Karanfiller hüzün kokuyordu
Güller hüzün...
Ve mahzun bakıyordu LALEZAR
Zaman hüzünle akıyordu
Hüzünlü geçiyordu ömür
Hüzne teğet geçiyordu kutsal bildiğimiz ne varsa

Biz hüzne ayarlanmıştık
Şarkılar hüznü mırıldanıyordu
Ve hüznü çalıp duruyordu mevsimler
Bir kapı aralığından usulca süzülen
Sessiz bir rüzgar gibi
Ağır aksak çarpan yüreğime
Seni sensizliği öğütlüyordu

Ben hüzne çalan mevsimlerde yaşarken
Sen hüznü çalan mevsimler yaşadın hep
Hüzün kaderimizdi.

Bugün yağmurla yarıştım
O yağdı,,,Ben ağladım...
O toprağa,,,Ben visal'e hasrett...

Toy bir sevdanın kimliğini taşımıyorum yüreğimde,,,
Taşıdığım bir ömre bedel yüzümde ağaran vuslatın ümidi...

sate
10-21-2008, 03:57 PM
"Gitmeler bana kaldı"

Daha üç adım olmadı çıkalı bu sevdadan
Ayrılığın kokusu hala üzerimde
Avuçlarımda buzdan bir alev
Yüreğimde yepyeni bir ateşkes
Gitmeler bana kaldı yine bu aşktan
Bütün sayfalarım sil baştan
Sonu nereye varacak bilmiyorum
Oysa içimde inadına yanan bir mum
Dokunma ellerime-sönmedim daha
Unutmaktan geliyorum.

Daha dün kirpikleri kadar yakındım ona
Her gece düşlerinde sabahlıyordum
İşte orada köşebaşında bıraktım ellerini
O bana
Ben ona ağlıyordum
Son tetiği gözleri çekti gözlerime
Kanıyor kanıyordum
Ölüler yalan söylemez bilirsin
Deliler gibi seviyordum.

Daha biraz önce
Onu öpen bu dudakları aynalarda parçaladım
Onu okşayan bu elleri bir yangında bıraktım
Ona gülen bu gözleri zindanlara attım
Yüreğim ayazda
Kaç şiirim çığlıklar attı ardından bilemiyorum
Bavullar dolusu hatıraları bir mağaraya taşıdım
Yalnızlığımı bir dağ başına
Kendimi nereye koyacağımı bulamıyorum
Ne olur ayıplama beni
Susmadı daha gözlerim
Ağlamaktan geliyorum.

Zıpkın yemiş balıklar gibiyim
Şimdi bir ıslık bile dağlar yüreğimi
Bir eski şarkı yağmalar bütün uykularımı
Çıkmaz sokaklarda kaldım biliyorum
Başım dönüyor, ben dönüyorum
Acele etme ne olur bekle biraz
Daha yakmadım bütün gemileri
Daha yırtmadım dönüş biletimi
Öyle yorgun öyle bitkin ve öyle sürgün
Unutmaktan geliyorum...

sate
10-21-2008, 04:01 PM
Öyle özlemiştim ki umut kokan yağmurları...
Gözyaşlarına sarıldım delicesine...
Acılarımı gülüşlerinle sararken
Sökük yüreğimi umutlarınla yamadım durdum.
Seviyorum diye bağırırken dağlara,
Nice kırık düşler kanatlanıyordu yüregimden.
Şimdi her rüzgarda kokunu çekiyorum icime
Güneşin doğuşunda huzuru dolduruyorum
Gözlerimin nemine..
Meğer, seni sevmek,
Kefenlenmiş duygularımın
Yeniden gökyüzüne kanatlanmasıydı.
Gel, gülüşlerine sarıılıp uyuduğum yürek,
Gel, toprağına umutları ekerek.
GeldiğinDe öyle sarıl ki bana,
Rüzgar bile kıskansın bizi.
Öyle bir tut ki ellerimi,
Geceyle yıldızlar kıskansın sevgimizi..
Biliyorum,
Mevsim hasret zamanı.
Dökülmesin bir damla gözyaşın.
Kavuşmak bize bu dünyada nasip değilse de;
Ellerimde en sevdigin çicekler,
Yüreğimde ise doyamadığım gülüşlerin,
Ben seni bekliyor olacağım
beyazlar içinde,mavi gökyüzünde........

sate
10-21-2008, 04:02 PM
Ulaşamadığım her uzak
Beklediğim her durak sensin
Uzaklarda kaldım senden uzak
Bırakıldım öylece bir köşeye
kimse anlamaz beni
Bu şehrin soğuk kaldırımları anlar
Kimse bilmez yalnızlığımı
Sende bilmezsin
Yine de sen düşünme
Ben ağlarım gecenin kucağında
Yüreğimi de satarım yokluğuna
Sen yeterki gidiyorum deme
kanarım...
Yüreğimin son durağı.
Mavi'ye ısmarladı seni gönlüm
Bekleme hakkım olsun diye yalnızlar rıhtımında
Sen yoksun
Ben beklemekten yorgun
Ve kar etmiyor beyhude yakarışlarım.
Şimdi...
Yüreğimin bir ucunda
Kesik bir kol kadar yalnızım
Rüzgarda pervasızca savrulan bir sonbahar yaprağı gibiyim
Üşüyorum...
Durup manasızca boşluğa bakıyorum
Ümitsizce dalıp hayallere
Yüreğimi ısıtan sıcak bakışların olsa diyorum
Buğulu gözlerle bana baksan
Ben öylece hayale dalsam
Ne çare sen yoksun
Ve yaşadığım her an
Seni özlemeye itiyor beni
Ağır geliyor yokluğun
Beklediğimsin,özlediğimsin,özlemimsin...

sate
10-21-2008, 04:04 PM
bana ait bir şeyler var...
Sana ait özlemlerim var...
Sana ait özlemleri,
Bir günün aydınlığında
Önce ruhuma çöken bir sis misali,
Sana biraz daha yaklaşıp hayallerinden medet umarak,
Karanlık güneşlerim diye,ama yine de
Yanlızca sana adandıkları için tapınırcasına sevdim.
Gidişinin yanlızlığında bir ince sızı gibi yağmur yağıyordu
Sanki,gökyüzü dile gelmiş bana kendimi anlatıyordu
Yereğim de ayaklandı sanki; gitti seninle uzaklara
Şimdi içim bomboş..
O kocaman boşluğu özlemlerinle doldurdum
Hasretinle süsledim; anılarımızı biriktirdim orada
Sende bana ait birşeyler var...
Aşkım sende kaldı; ümitlerim sende
Sevgilerim de vardı seninle giden kalbimde
Canımı aldın bir de; koparıp gittin taa o en uzaklara...
Ruhu olmayan bir beden,
Özlem, hasret vekederlerini
Anılarımıza eşlik etsin diye bıraktın
Sende bana ait birşeyler var...
Asla sökemeyeceğim üzerinden,
Teninle bütünleşen ve yüreğine mühürlenen,
Gözlerinde hapsedilen
O hep bildik ve yanlız sana ait
Bir kalbim var sende...
Sıcak nefeslerimde,ılık gözyaşlarımın ıslattığı her hecede
Hissiyatımın en yoğun söyleyişlerinde
Yine bu gece farkettim ki
Onsuz yaşayamadığım,nefes alamadığım
Bir canım var sende

sate
10-21-2008, 07:59 PM
http://img485.imageshack.us/img485/2073/l5ct6.jpg

Yıkılmaya yüz tutmuş köprülerden geçerdi en ağır sevdalarım, hep içimde yıkılma korkusu, hep göçük altında sessiz çığlıklarım olurdu en sesli sevdalarım. İçimde kopanlar ruhumun iç gıcırtan yalnızlığı değildi, bunca ağırlığı göğüslemiş olmanın yorgunluğu vardı üzerimde.
Sesli sevdalarımın sessiz çığlıkları tırmalar kulaklarımı, can yakar her seferinde külleri uçuşmayan. Geceler örtemiyor içimdeki yangının dışa vuran anlamsızlığını. Hep yüzükoyun sevdalarda buluyorum kendimi, o yüzden sıkıştırıyor göğüs kafesim, sımsıcak ellerine susamış yüreğimi…

………..Darmadağın oluyorum düşlerime daldığında, hiç bir şey oluyorum yanında, yokluğundaysa her şey… Sevgiler büyütüyorum içimde sana, en büyük sevdamdan daha büyük kalıyorsun yanımda, hep biraz daha fazla aşk, hep biraz daha fazla yoğunluk var mayanda.

Ve tutuluyorum ben sana aşkın en koyu kıvamında.

.............Sen bilmezsin! Ya dipteyimdir yada tavan yapar sevgilerim, o yüzden çok ses çıkartır aşklarım, yüksekliği kadar sancılıdır benim sevdalarım, o yüzden paylaşmak acı verir bana; doğan güneşle, saçlarına değen rüzgarla, dudaklarına değen bir fincanla, belki de yalnızlığınla!

………..Kim bilir? anlamsız kuru gürültüler büyütüyorumdur sevdana dair, anlamsız şarkılar besteliyorum, şiirler yazıyorum sana; en büyük / en ateşli sevdama…

……….Hasretler zorluyor yalnızlığımı dayanamıyorum, o yüzden geliyorum bak; üzerimde en süslü sevgilerim var, en can alıcı hasretlerim, sana biriktirdiğim milyonlarca öpücüklerim…

Bekle beni, çok yakınındayım!

uzat elini sol tarafına ve dinle

duydukların

sana koşan ayak seslerim …



..…bilmelisin diye yazdım; en sesli sevdamsın benim

sate
10-21-2008, 08:01 PM
http://img408.imageshack.us/img408/373/adsztf6.png

SAATIMI GİDİŞİNE AYARLADIM.. SANKI HİÇ GİTMEMİŞSİN GİBİ.. GİDİŞİNDEN SONRA BİR AN BİLE GEÇMEMİŞ GİBİ...

SENSİZ ZAMANLARDA BOŞLUKLARDAYIM.. KAYBOLMUSUM... DÜŞÜYORUM SÜREKLİ

SEN ŞİMDİ TÜM BU SORULARDAN HABERSİZ,, YASAMAKTASIN KABUĞUNDA

GİDİŞİNİ İZLEMEKTE Mİ VARDI ARDINDAN.... HANİ HAYELLERİMİZ...

HANİ DÜŞLERİMİZ... HANİ YASAYACAKLARIMIZ VARDI... HANİ HEP BİZ VARDIK.. VE HEP BİZ OLACAKTIK........

HANİ BAHCELİ KÜÇÜK BİR EVİMİZ OLACAKTI... İÇİNDE 'BİZ' OLDUĞUMUZ

HANİ AŞKIMIZIN EN DEĞERLİ HEDİYESİNİ TADACAKTIR... BEN ANNE SEN BABA OLACAKTIN...

KIM ISITACAK SENİ SOĞUK VE YANLIZ GECELERDE

BİR DAMLASINA BİLE KIYAMADIĞIM GÖZYASLARINI KİM SİLECEK....

KİM GÜLDÜRECEK YÜZÜNÜ.. GÜLÜŞÜNE ÖMRÜNÜ ADA¤¤¤¤¤

SEN ŞİMDİ TÜM BU SORULARDAN HABERSİZ,, YASAMAKTASIN KABUĞUNDA

BEN İSE SANA SORAMADIĞIM SORULAR.... VE KALBİMDE SEVDANLA GİDİYORUM UZAKLARA... BİLMİYORUM YOLUM NEREYE.

BELKİ SONUMA YOLCULUĞUM... BELKİ YENİ UMUTLARA... HER ZAMAN İÇİMDE HİÇ BİTMEYECEK SEVDANLA.... HOŞCAKAL SEVDİĞİM

.....ELVEDA......

nokta
10-21-2008, 11:31 PM
http://img177.imageshack.us/img177/2172/jesien12rn0.jpg

Sus gönlüm.Bu kışın bahara dönünceye kadar.Bu gece gündüz oluncaya kadar.Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar.Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar.Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…

Sus gönlüm.Onun geleceğini görünceye kadar.Acının bala dönüştüğünü farkedinceye kadar.Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar sus...

Sus gönlüm.Her susuşun bir cevap olsun.Her susuşun,sabrın olsun.Her susuşun,duan olsun.İçten yakarışının adı olsun,susuşun.Bekleyişinin.umut edişinin,inancının,sevdiğinin vurgusu olsun,susuşun…

arkadaşımla bu yazı için konuşuyoruz şu an .. o kadar beğendik ki .. paylaşımınız için teşekkürler .. çok manidar bir yazı benim için ..

udsar
10-22-2008, 01:03 AM
susmak,en büyük cevaptır acıya...
yaşatmak bazen kıpırdamadanda oluyor....

sırça_saray
10-22-2008, 01:15 AM
takatsiz kalmışım
susuyorum zamanı durdurur gibi
alışmışım kaybedenler sofrasından
bir yudum su almaya
olsun yine de güzeldir tüm ayrılıklar
yeniden kapı açılır acıya
olsun yine de güzeldir sevmek
bir söz gelir yazarsın için yandıkça

güzel satırlar doğrusu...udsar;abi katılıyorum sana,taş kesildim:(

sate
10-22-2008, 05:38 PM
Yine bir gece ve yine baş başayım kendimle, işte yine seni bulup kaybettiğim
yerdeyim.

İnsanın bir şeylere karar vermesi ne kadar zor; ya seni içime gömmeli ya da
artık içimden söküp atmalıyım. Ama her ne olursa olsun susmalıyım.
Hangisi daha zor, hangisi daha acı? Gerçekten gitmeli miydin, yoksa kalıp
yanımda savaşmalı mı?... Bir yol arıyorum kendime, bulduğum tüm yollarsa
sana çıkıyor…

Kapanmalı artık gözlerim. Sonsuz bir karanlıkta tek başıma yürümeye devam
etmeliyim...
Yürümeliyim ardıma bile bakmadan, yürümeliyim parçalayarak
değerleri ve sevgileri, yok ederek yaşadığım tüm zamanları...

Nasıl da acımasız zaman. Nasıl da yüceltmiştim seni gözümde. Tutup kendi
ellerimle koymuştum en yükseğe, sonra keyifle izlemiştim yüceliğini. Ama
yine ben bitirmeliyim.
Tutup kollarından indirmeliyim olduğun yerden. Ya da seni
ölene kadar yaşatmalıyım içimde..... Ne kadar zor bir karar..

Bir yanım: “Bir daha kimse, hiç kimse onun kadar çok sevilmeyecek”, derken,
bir yanım sakin, sessiz...

Zaman geçiyor, acım dinmiyor. Kapanmıyor yaralarım.. Tükenirken ben, aklımda
bir tek sen...
Görüyor musun, yine konuşuyorum ama sessizce.
Susmayı öğreniyor yüreğim..

Ama ben kararımı verdim...

Seninle olduğum zamanları düşünmek bile bana mutlulukların en büyüğünü
yaşatıyor..

sate
10-22-2008, 05:42 PM
Ayrılıklar geceye benzer. Bütün yarınlar da sabaha can!
Geceye az kaldı. Ayrılık, gelini götürmeye gelen düğün alayı gibi kapımızda. Kimler ayrılmadı ki canından.

Ayrılığı, cennetten ayrılan Hz. Adem'e sor. Tufan'da oğlunu dalgaların pençesinde bırakan Hz. Nuha, Yusuf'u için inleyen Hz. Yakuba, içindeki ejderle boğuşan Züleyha'ya, yüreğinin sesini susturmak için bileğiyle dağları oyan Ferhad'a, Şems için kavrulan Mevlana'ya, binlerce evladını gurbete gönderen Anadolu'ya, en çok da Resulü'nü Medine'ye gönderen o kutsal diyara, hasılı gidenin ardından bakıp kalanlara, ocak gibi yananlara sor.

Geride kalan, hep inleyendir ana misali, can! Giden hep yardır, candan candır. Her şeyi alıp götüren de odur, götürdüklerinin iki mislini geride bırakan da...

Giderken arkada bıraktıklarına son bir kere bakıp da öyle gitmeli insan. Yaşadıklarını, paylaştıklarını gönül heybesine yerleştirmeli. Paylaşılan andır, zamandır, dönüşü olmayandır. Paylaşılan hayattır can!

Vefalı olmalı insan. Vefanın dersini Kur'andan; Alemlerin muallimi, Gönüllerin Sultanı'ndan, O'nun nurlu ashabından almalı.

Dostlarını daima vefa ile hatırla can! Arayan sen ol, bulan sen; tanıyan sen ol, kucaklayan yine sen. Kula vefası olmayanın Hakk'a vefası olmaz. Git ki, vefanın ter ü taze hüküm sürdüğü yeni bir hayata başla... Haydi daha fazla durma karşımda. Kurşun gibi bir anda al, ellerini benden. Su gibi aksın ellerin ellerimden.

Yüreğini yüreğimde, gözlerini gözlerimde bırak da git. Beklemeden, bir kelime bile etmeden git. Canımı canımdan kopar da git.

Giderken son bir defa Hakk'ın selamını esirgeme benden. Arkada kalanın gözü yaşlı olur, yüreği yufka, gönlü ince. Ben, içimdeki korla, bağrımdaki volkanla, öylece dağ gibi arkanda kalayım. Yapayalnız hecelerde kaybolan ben olayım. Sen sağlam adımlarla yarınlara yürürken, yıkılan ben olayım.

Gülen sen ol, ağlayan ben. Yeşeren sen ol, sulayan ben. Bana saplansın paslı mızrakların ucu, sana dokunmasın. En çılgın isyanlarını, savaşlarını, sırlarını gittiğin diyarlara götürme. Kötüye dair ne varsa benim yanımda kalsın. Benim avuçlarıma bırak. Ben onları dua dua ak kanatlı kuş gibi göklere uçurayım. Benim payıma; ilaha-i dergahtan, ayrılık sahillerinde anıların gönüllü bekçisi olmak düştü. Hak'tan gelene razıyım.

Sen geçmişi bana bırak can!

Vefa nedir, bilir misin? Vefa arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır. Vefa; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır. Vefa; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.

Şimdi ayrılık vakti can! Gecenin en karanlık vakti. Vaktin Yaratıcısı, az sonra geceden gündüzü doğuracak. Vakit gitme vakti, bizden aldıklarını gitmesi gereken yerlere iletme vakti...

Al can! Bu heybe senin. Sol yanımdan bir parça kopardım senin için; ta özümden, ta közümden...

Uğurlar olsun can!

Beni kışta bırakıp yeni bir diyara gittiğinde baharı bekleyeceksin. Baharı beklemek ne güzeldir, baharda toprağı parçalayan kır çiçeklerini gözlemek...

Sen benim kır çiçeğimsin can, sen benim aşk çiçeğim. Sen benim yüreğimsin.

Vasiyetim olsun sana. Bir gün öldüğümde, kabrimi mutlaka ziyarete gel. Ama yalvarırım yalnız gelme. Baharda derlediğin yüzlerce kır çiçeğiyle gel. Ve başucumda onlara sevgiyi anlat, dostluğu, vefayı, hakiki Dosta vefalı olmayı anlat.

En büyük vefa, Hakk'a götürecek fırsatları yakalamaktır. Bulduğun her fırsatı zamanında değerlendirmektir. Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, Kal-u Bela'ya vefasız olma! Fırsatlar bulutlar gibidir, gelir ve geçer. Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, kaybetme bedbahtlığıyla yok olma.

Vasiyetim olsun:

Vefayla kal can!

Vefayla Kal.....

Dilara
10-22-2008, 05:43 PM
Dönme çünkü vazgeçtim senden...
Dönme çünkü seni istemiyorum...
Dönme çünkü seni çok seviyorum...
Dönme çünkü gidişlerine dayanamıyorum...
Al artık tüm hoşçakallar senin olsun...

Al tüm sevdalarım sende kalsın...
Onlarıda hoşçakallarına katarsın..

_SaHrA_
10-22-2008, 05:46 PM
Biliyorum ki sendin aslında;
O ağaç gölgesinde beni koruyan
Yada bu deli yağmur sendin beni ıslatan, sırılsıklam…
Gözlerinden mektup ellerinden su
Bekledim durdum ben ne zor yolmuş bu
Seyyah oldum sözüm bildim gizlendim içime
Çığlık oldu gözlerim kendimi vurdum
Seyyah oldum şu alemde niceler gördüm
Anladım ki insan kalbine yolcu

sate
10-22-2008, 05:47 PM
Artık ne gelip, giden mevsimler,
Nede sensiz geçen zaman,
Biliyormusun ÜzÜlmÜyorum artık,
Bir yanımın sensiz kalmasına,
Sensiz nefes alıp verişime,
Sensiz uykulara yatışıma,
Ellerini tutamayışıma,
Gözlerine bakamayışıma,
ÜzÜlmÜyorum artık,
Anladım, sensiz kalmışlıgım o kadarda acı degilmiş,
Yoklugunda ÜzÜlmem,
Varlıgında ÜzÜlmemden daha kolaymış,
Biliyormusun bugÜn anladım,
Senin için çok ÜzÜlmÜşÜm ben,
Ve duygularım nasılda yozlaşmış sana karşı,
Ne garip dimi ÜzÜlmÜyorum artık senin için,
Aglatmıyor artık beni sensizlik,
Kalbimi kıramıyorsun artık,
Resimlerine bakınca tebessÜm etmiyorum mesela,
Senin için o kadar çok ÜzÜlmÜşÜm,
O kadar çok aglamışımki,
HÜzÜnlendirmiyor yoklugun beni,
Hani sÜrekli kullanılan bir ilaç bagımlılık yapar ya,
Senin için ÜzÜlmeyi çok kullanmışım ben,
Ve öyle bir bagımlılık yaptiki bana,
ÜzÜlmÜyorum artık ,
ÜzÜlsemde acı o kadar tanıdıkki etkilemiyor,
Sensizlik o kadarda acı degilmiş anladım,
ÜzÜlmÜyorum artık senin için.

sate
10-22-2008, 05:49 PM
Sitedeki tüm dostlara o değerli yorumlarından dolayo çok teşekkür eder saygılar sunarım

_SaHrA_
10-22-2008, 05:51 PM
Acısını tattım, yarası ise hala kanıyor.
Dönüp arkamı giderim sandım, arkamı döndüm, gidemedim.
Durup kendime baktım; bir de üstelik gördüğümden utandım.
Kendimce yürüdüm yolumda, yaşanınca biter sandım,
Oysa bilirdim ki her kaldırım taşında sen vardın, izlerine basamadım.
Oturdum yosun kokan kayalara, orda bile hala senin kokun vardı…
Bu şehirden bana acılar kaldı
Şarap sundum aya ben ayrılık tattım
Seyyah oldum şu alemde öyküler yazdım
Oturup anlattım kendi halimce
Seyyah oldum şu alemde türküler yaktım

sate
10-22-2008, 05:51 PM
Kaçmaya çalıştığın gerçek,
Birgün karşına çıkacak.
Ve işte o gün
Kaçacak yerin olmayacak.
Ben senin varlığını seviyorum,
Yokluğunu seviyorum

Sana ulaşamadığım dakikalarda.
Seni duymayı
Seni özlemeyi
Hiç görmesem bile seninle olmayı seviyorum.
Hiç korkmuyorum seni sevmekten.
Senin gülüşünü seviyorum.


Her bana bakışında
Gözlerinde okuduğum o duyguyu
Gözlerindeki gözlerimi seviyorum.
Gönlünü seviyorum


Özünü seviyorum senin
Dudaklarındaki sözlerimi seviyorum
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben sendeki o sıcaklığı
Sana olan uzaklığı seviyorum.


Yanaklarından akan göz yaşlarını
En çok, dağınık olduğunda saçlarını
Beni arayan ellerini seviyorum.
Yalnızlığımı seviyorum sebebi sensen
Ayrılığını seviyorum,
En çok yalnız kaldığımda
Beni bulan gönlünü seviyorum.
Ben en çok senin bana olan
Sevgini seviyorum.


İçimden haykırmak geliyor.
Dünyaya sığdıramadığım seni
Kalbime sığdırmak geliyor.
Ağlamak geliyor seni görmezsem
Özlemek geçiyor içimden seni
Sevmek geçiyor.
İçimden sana doğru giden
Bin bir türlü yol geçiyor.


İçimden sen mutlu olacaksan
Ölmek bile geçiyor gülüm.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben yalnızca seni seviyorum,
Ne o muhteşem güzelliğin
Ne kalbimdeki özelliğin
Ne de sevdiğim için değil,
Seni yalnızca sen olduğun için,
Ruhun için
Kalbin için
Aklın ve sevgin için seviyorum seni.


Ben seni en çok kendim için seviyorum
Belki de ilk defa bencil oluşumu
Sana borçlu olduğum için.
Seni her şey için seviyorum.
Ve sahip olmadığım
Hiçbir şey için.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Her dakika seninle olmayı seviyorum.


Gözlerimi her açtığımda
Aklıma gelişini seviyorum.
Her gece uyumadan önce
Seni sevdiğim aklıma gelince
Sensiz uyumayı bile seviyorum
Uyumadan önce seni düşününce.
Ben seni en çok
Umutsuzluğumda beni bulduğun için seviyorum.


Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben seni bu şehirde olduğun için değil
Benimle aynı toprağa ayak bastığın için
Benimle aynı gökyüzünü paylaştığın için seviyorum.
Geceleri benim yüzüme vuran ay ışığı
Senin de gözlerine vurduğu için seviyorum.
Benim kemiklerimi ısıtan yaz güneşi
Sana da sıcaklık veriyor diye seviyorum seni.
Beş bin yaşındaki bu dünyada
Benimle aynı zamanı paylaştığın için seviyorum.


Ben seni benimle yaşadığın için
Benden hiç gitmediğin için seviyorum
Beni hiç terketmediğin için.
Ellerini seviyorum tanrıya açıldığında
Kalbini seviyorum kapıları açıldığında
Ve gözlerini seviyorum
Her karşımda kapanıp açıldığında.
Bana baktığında
İçimde yakaladığın coşkumu seviyorum,
Her bana baktığında
Seni sevdiğimi hatırlamayı seviyorum.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.


Her kibrit çaktığımda
Alevin içinde seni görmeyi seviyorum.
Her sigara yaktığımda
Dumanın şeklinde seni görmeyi seviyorum.
Her bana baktığında
O kadar çok seviyorum ki seni sevmeyi
Yalnızca sen olduğun için hayatımda
Kendimi bile seviyorum
Sen olunca aklımda.
Kalbimi seviyorum seni seviyor diye
Gözlerimi seviyorum seni görüyor diye.
Ruhumu seviyorum, senin ruhuna
Bu kadar yakın diye.
Varlığımı seviyorum,
Sırf sana borçlu olduğum için
Mutluğumu seviyorum.


Gülümsememi seviyorum seni düşününce
Ayakta kalışımı seviyorum sebebi sen olunca
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Ben sana olan sevgimi yazan
Kalemimi seviyorum.
Senin adını yazdığım kağıdı seviyorum.
Sana olan sevgime benzettiğim
Her sevgiyi seviyorum.


Bana seni hatırlatan herşeyi
Sana giden yolları seviyorum.
O kadar çok seviyorum ki seni
Seni kaybetmek korkusunu bile,
İçinde yalnızca, sen olduğun için
Sana karşı duyduğum bir duygu olduğu için
Korkumun sebebinde sen olduğun için seviyorum.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Yine de korkmuyorum seni sevmekten.
Seni seviyorum

talha bora öge

_SaHrA_
10-22-2008, 05:52 PM
biz Size Teşekkür Ederiz Bu Güzel Paylaşimlar Için...
Yüreğinize Sağlik..

sate
10-22-2008, 05:54 PM
Her şey yarım
Dışarıda sensiz bir pazartesi
Yeniden başlamak lazım
Hatırlamamak galiba en iyisi

Sensiz yarım
Yaşanacak ne varsa
Bir yanım
Merhaba diyor yeni gelen sabaha
Zifir karanlıkta kalmış
Sensiz yarım

Şarkılar yarım
Susmuş radyolarda aşk
Çekip gidişin gibi
Kapkara büyüyor yokluğun cehennemi
Yar uyor tutuşmuş yarım

Resimler yarım
Gözlerin yok saçların yok
El ele gülmüşüz güllerin önünde
Ellerin yok
Ağlıyor gülen yarım

Sözler yarım
Unutulmuş ne varsa sevdaya dair
En güzel yerinden susmuşsun aşkı
Seni seviyorum desen ne olur
Lal olmuş söyleyen yarım

Kapılar yarım
Vurup gidişin arkana bakmaksızın
Bir sızı bırakmışsın
Acıyor her kapı çalınışta
Seni bekleyen yarım

Sensiz yarım
Yaşanacak ne varsa
Bir yarım
Merhaba diyor yeni gelen sabaha
Zifir karanlıkta kalmış
Sensiz yarım

Aşk yarım
Ben yarım
Her şey yarım
Dışarıda sensiz bir pazartesi
Yeniden başlamak lazım
Hatırlamamak galiba en iyisi

sate
10-22-2008, 05:56 PM
Hadi anlat bana can
dönüşü olmayan ayrılıklarını,
aşkını itiraf edememenin yalnızlığını,
hep anlıyormuş gibi yapıp hiç anlamamayı...

Kelimeleri anlat bana, can
uzun ve sıkıntılı gecelerimin rehberi kelimelerini,
'Asla ayrılmayacağız' cümlesinin manasını
'Herşeye rağmen birlikte olacağız' cümlesinin
anlam veremediğim cesaretini anlat bana,
birde mutlu günlerimizde sence hiç göremediğim sence hiç duyamadığım
sevda yüklü tebessümünü,

Sana bakışlarımdaki umutsuzluğu anlat,
senden birgün hep ayrılacağımı bilmenin ruhuma işleyen korkularını anlat can
ve bu korkuların karanlığında beni aydınlatan gülümseyişini..
aydınlığı gülümseyişini anlat bana...

sate
10-22-2008, 05:57 PM
kaybolan eylül gemilerimi
sonbahar sesimle çağırsam gelir mi
ah vurulası yüreğim
süpüremedin kapımdan yalnızlığı
örselenmiş paslı yüreğim

ellerim yumuk
orman karanlıkları omuzlarımda
ve ardından ağlayan
ezgisiz türkülerdi gözlerim
senin gözlerinin pusuna saklanıp
senden kalan bu yıkıntılar arasında
bizi büyüten ellerini aradım
öpülesi ellerini
susuşlara prangalı dil
kanlı düşler kuyusunda
ölüm çığlıkları atabilir

gözyaşı göllerinde durulanmalar vaktinden geliyorum
sonunu hep unuttuğum
dilsiz şarkılarım vardı
ağlatan inleten
şimdi
o şarkılar beni unuttu

sate
10-22-2008, 05:59 PM
Yoklugun icimde fırtına onceki bir sessizlik.
Her zamankinden daha cok durgunum, her zamankinden daha cok yaralı.
Ruzgarda yolunu sasırms bir kelebek misali salınıyor cansız bedenim sensizliğin girdabında..

Sana deli gibi aşıkken kollarımın hep boşluğu sarması acı veriyor.
Sözler dokunuşların yerini almıyor.
Bu yüzden ne söylesem hep yarım ne yazsam hep eksik kalıyor.

Seni sensiz yaşamaya alıştım demiştim ya.. Yalan söyledim sana.
Kendimle birlikte kandırdım seni de.. Bir avuntuydu imkansızlığına karşı.. Bir teselliydi çaresizliğimize nispet..
Hani sensiz yaşayamam ben ölürüm demiştim ya sevgili...Şimdilerde nefessiz kalışım bu yüzden..
Ben sensizim yokluğunda.. Ben nefes alamıyorum..
Ben ölüyorum sevgili.. Ben ölüyorum..
Yokluğun ölümün diğer adı..

Bugünlerde garip bir hal var üzerimde.. Alıştım sandığım yokluğun yüreğimi eziyor.
Şarkımızı dinleyemiyorum artık.. İmkansızlığın ruhumu yakıyor.
Şarkımızdan akan her ezgiyle, gözümden akamayan kristal gözyaşlarım kalbimi acıtıyor..
Ben güçlü değilim.
Kalbim kalbine emanet yar..

Hani derler ya, “gitmek mi zor kalmak mı”...
Ben bu sorunun cevabını veriyorum şimdilerde gece gözlüm.
Benim için en zoruydu aşkını sensiz yaşamak, seninle sensizliğinde kalmak.
Herşeyi ardında bırakıp da gitmek..
Ruhunu emanet aldığın yere teslim etmek..


Adını kurutulmuş bir gül gibi yüreğimde saklıyorum
Bu sevgiyi senden uzakta sensiz yaşıyorum

Ne sesin var ne kokun...

Hangi günahın bedeli senin yokluğun!

sate
10-22-2008, 06:01 PM
Bu şehrin bütün sokaklarına sinmiş yalnızlığım,

Sensizliğin köşe başındayım.

Avuçlarımda kırık dökük pişmanlıklar,

Avuntusuz çıkmazlara doğru yürüyorum,

Bütün umutsuzluğuma inat,

Yine seni arıyorum...


Dudaklarımda bildiğin o ıslık,

Sokak lambalarına sığınıyorum.

Hafiften bir yağmur ağlıyor benimle,

Bir deli rüzğar saçlarımda,

Yalnızlıktan üşüyorum.

Bulamayacağımı bile bile,

Yine seni arıyorum...


Anlatacak nelerim var bir bilsen;

Içimde ihtilaller kopmuş,

Kendimi sürgüne verdim.

Mutluluğum çoktan iflas etmiş,

İtiraza hakkım yok biliyorum,

Beni savunmak sana düştü,

Seni arıyorum...


Yarım kalmış şiirlerim gibisin,

Yaşanmamış çocukluğumsun anılarımda,

Öylesine eksiğim sensiz,

Öylesine sahipsiz.


İşte bütün umutlara havlu attım gidiyorum,

İçinde geç kalmışlığın çaresizliği,

Çocuklar gibi ağlıyorum.

Ve gel gör ki her damla gözyaşımda,

Yine seni arıyorum...

sate
10-22-2008, 06:02 PM
Birgün sessizliğim oluyor, boğuyorsun kelimeleri içimde&
Birgün çığlığım oluyor, döküyorsun içimdeki kırıntıları düşüncesizce&
Bazen yalnızlığımsın, içinde kaybolduğum&
Bazen kaçmak istediğim duygularım&

Korkuyorum senden&
Belki de alıştığım sensizlikten&

Bir geliyorsun, bir gidiyorsun&
Gözlerimde göremediğimsin&
Yüreğimde bulamadığımsın&
Sen, bende bilinmeyensin!

Ve sen,
Anlattıklarımdan çok anlatamadıklarımsın&

Bağladım elimi kolumu, çaresizliğim yüreğimin düğümü&.

Sen,
Unutulan
Sen,
Tükenen
Umutlarımsın&
Mutluluğu taşıyamayansın!

sate
10-22-2008, 06:04 PM
Bir anda şehrin üzerine yağmaya başlar yaz yağmuru. Kalabalık şehrin
gürültüsü, yağmurlu bir şarkıya bırakır yerini. Bardaktan boşalırcasına
yağan yağmur, tatlı bir kaçışmayı da beraberinde getirir.
Evler, arabalar, caddeler, parklar ve kaldırımdan karşıya geçmeye çalışan
küçük kedi... her şey ama herşey ıslanır. Sıcaktan kavrulan ağaçlar, susuz
kalan yapraklar ve susuzluktan çatlayan toprak suya kanar.

Yaz yağmurunu pencere kenarından usulca izlerken, tuhaf bir duyguya
kaptırıyorsunuz benliğinizi:

'Yağmur nasıl oluyor da hiçbir ayrım yapmaksızın herşeyin üzerine
yağabiliyor. Nasıl bu kadar cömert davranabiliyor? ' diye soruyorsunuz kendi
kendinize.

Hayata 'kuru kuruya' bağlı olanlar için önemsenmeyecek bir konu belki ama,
hayatın kalp atışlarını yüreğinde hissedenler için hayati bir mevzu.

Keza; dünyanın en değerli varlığı olan insanlar olarak birbirimizde kusur
bulmakta inanılmaz hünerler sergileyip, karşımızdakini kırıp dökmek için
fırsat kollarken, yağmurun verdiği bu ders asla görmezlikten gelinemez.

Yağmur; çirkin güzel, küçük büyük, zengin fakir, yaşlı genç, doğulu batılı,
siyah beyaz, canlı cansız... hiç ama hiçbir hesap yapmadan kendini herkese
sunuyor. Belki bu yüzden seviliyor. Belki de bu yüzden insanlar yağmura
'berekettir–rahmettir' diye methiyeler diziyor...

Yaz yağmuru için, yağdığı yerin önemli yoktur. O ayrım yapmaz. Herkesin ve
herşeyin üzerine aynı güzellikte, aynı ritimle yağar. Ve bundan dolayı
herkes onu sever. Kimsecikler şikayet etmez ondan....

Bu sabah yine yaz yağmuru yağdı şehrin üzerine. Her damla sanki dudağında
bir şiir mırıldanır gibiydi. Bir şiir... insanda rahatlık hissi uyandıran...
ayrımcılık yapmamayı öğütleyen, küçük görmeyi yasaklayan ve herkese kucak
açmayı öğreten bir şiir...

Sizce kaçımız yağmur kadar vefalı, yağmur kadar cömert yaşabiliyor hayatı?

Maalesef dostlar maalesef, acı ama gerçek ki; dünyanın en değerli varlığı
olan insanlar olarak, bir yağmur damlası bile etmiyoruz çoğu kez!

Ve kaybediyoruz, kazanmamız gerekenleri... Bir bir dökülüyoruz bu yolda.

Ve yağmur kazanıyor, kazanmamız gerekenleri...

Bu yüzden hep havada özgürce dans eden o oluyor. Öyle bir dans ki; görenleri
kendine hayran bırakıyor. Bizse başımız eğik sadece seyretmekle yetiniyoruz
bu güzelliği...

Gökyüzünden salınarak yere inen yağmuru birazdan bir çift ayak çiğnemeye
başlıyor. Ama yağmur buna da aldırış etmiyor. Çünkü; yeri geldiğinde
ezilmenin de kendisine birşeyler katabileceğini, acılardan da dersler
çıkarılması gerektiğini iyi hesap ediyor. Yani kaybettiğinde de kazanmasını
biliyor.

Ve mutluluğu, asla mutsuzluğun kollarına terk etmiyor. Ve sonunda kazanan
yine o oluyor...

Ne olurdu, bizlerde yağmur kadar tertemiz yaşayabilseydik hayatı.
Kirletmeseydik tertemiz duygularımızı. Ne kaybederdik ayıplarımızı
birbirimizin yüzüne vurmak yerine, örtmeyi deneseydik. Karşımızdakileri
yaralamak ne kazandırdı ki bizlere bugüne dek. Ne geçti ki elimize sanki?

Ne olurdu yaz yağmuru kadar vefakar olabilseydik! ...

Biz nasıl yaşarsak yaşayalım; yağmur yağmaya devam ediyor şehrin üstüne,
herşeyin üstüne...

sate
10-22-2008, 06:06 PM
Yüregimde kopan firtinayi gönderiyorum sana sevgili, çocuksu bakislari min ardindan,
Ellerimi kesen ayazlarim i gönderiyorum sana; askin akip gidisini seyret diye iç ülkemden iç ülkene.
Her seyi koca bir yokluk gören gözlerimi gönderiyorum sana, yesile çalan yanindan umut bul diye.
Koca sehri bombos gören kalbimi gönderiyorum sana, içindeki atesle isit diye.

Bütün mektuplar im geri dönüyor sevgili sehrime, yoksun.
Bu koca yoksunlug un içinde kaybolmus sun.
Hayat bizi terk edeli çok olmus, ben aynalarda kaybolmus um, sen
hayalleri me bile ugramaz olmussun.
Bir masalmis her sey bir bakmisim uyumussun.
Ne masalin sonunu dinleyece k kadar uyanik kalmayi basarabil missin, ne de bana yeni masallar anlatacak kadar âsik olmayi.

sate
10-22-2008, 06:07 PM
Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sonra sıcak yatağında uzun uzun
Ağlayacaksın Ağlayacak..

Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak
İliklerine işleyecek bensizlik
Kahrolacaksın..

Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir Şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..

Gönlünden atamadığın gibi kafandan da
Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece
İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın..
Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kalemin
de işlemeyecek
Unutmak isteyeceksin her şeyİ
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvraacaksın…

sate
10-22-2008, 09:05 PM
http://img328.imageshack.us/img328/4796/hikaye100604ck.jpg

sate
10-22-2008, 09:12 PM
http://img127.imageshack.us/img127/2317/hareketli51gp1xo6.gif

-Sevmek inanmaktır.
-Sevmek yaşamaktır.
-Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır.
-Sevmek sevdiği olmaktır.
-Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur.
-Sevmek paylaşmaktır . Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir sevmek. Ki tek kalp olunsun.
-Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşatılır sevilen. Ama kimi zaman sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden.
-Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Bir şey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için istediğindir. Ondan O'nun adına istersin. O'nu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Sevme özgürlüğünü istersin, kabul edilmesini istersin. İstersin ama bir gün gelir bu istekler de son bulur. Kendinden istersin artık. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kılmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mı bunu sevgilinin isteği belirler.
-Sevmek sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. -Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir.
-Sevmek; sevmek istemektir.
-Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O'ndan anlaşılmayı beklersin, ne onu anlamayı. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasını. Beklediğin bir şey yoktur sevmeyi becermek dışında.
-Sevmek, gücenmemektir.
-Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi öğrenmek demektir.
Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak ucuna koymaktır sevmek.
-Sevmek ölmektir.
-Sevmek, ölmesini bilmektir.
Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı bir zaman ölmesini bilmektir! -Sevmek, vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir sevmek!
-Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır o sevgiden.
-Sevmek sevgilinin gel deyişine hayır demektir. Sevgilinin aşkıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir.
Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktır sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt verebilmektir.
-Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır. Sevmek yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, evren olmaktır. Her şey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere.
-Sevmek yürümektir gönüllerde.
-Sevmek güvenmektir.
-Sevmek onaylanmaktır.
-Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır. Sevmek çok ötelerde olsa bile yaşamak ve yakın olmaktır sevgiliye. Yakınlılıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek.
Yalansızlık, içtenlilik, ölümsüzlülüktür sevmek. İlk insanın, Havva'nın Adem'in saflığını ve temizliğini, çocuk masumluğunu taşımaktır sevmek.
Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır sevmek.
Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir.
-Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir.
-Sevgiliyle her şeyi göze almaktır sevmek. Ki -sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. -Sevgilinin olmadığı Cennete de gitmemektir sevmek.
-Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir.
-Sevmek bir olmaktır.
-Sevmek yaşamaktır.
-Ve sevmek inanmaktır.
-Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır.
-Sevmek sevmesini haketmektir.
-Sevmek sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır.
-Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır.
-Sevmek saz benizli sabahlarda yaşamaktır sevgiliyi.
-Sevmek sevmesini bilmektir.
-Sevmek ölmesini bilmektir.
-Sevmek SEVMEK olmaktır.
AŞK olmaktır.
Aşk bir kere sevmektir.
-Sevmek aşkın kendisi olmaktır.
Ölümü Özlemeyen Aşkı Anlayamaz...

sate
10-22-2008, 09:13 PM
Bir düş yağmuru sızan yüreğime..Gelme nöbetlerine tutsak, aciz kalan ellerim..İnci tanem sana nişanım..

Göl kıyısında elime değen yağmur damlasına tuttum tükenen nefesimi,sayıyorum..

Yanımda olmasanda yine seni yine seni yine seni bileceğim. Sadece seni yüreğim biliyorum.Uzaklardan rüzgarın sesi gözyaşıma çalıyor türküsünü..

Sevdiğine değen yüreğini adınla sarmala..

Bir ihtimal yaşıyorum adını yüreğime..Sevda iklimlerine asıyorum usulca en kuytularda bildiğimi..Adını yaşıyorum sensiz yüreğimde..

Serap misali çöllerde izimi kaybettim, kum taneleri meçhul.. Hayalin resmini elimden düşürdüm kırmızı bir gül beklediğimdi vazgeçtim.. Artık kırmızı bir gül beklemiyorum.. Papatyalar seviyorum başucumda dikili olan..

Boş kağıda atılan imza hükmünde geleceğe kurduğum hayalin resmi..

Gözyaşlarımı sayamıyorum,birikmişim tükendi.Ömrümün biçare günü senden gelecek muştuyu gecenin körüne astım.Yüreğim beş taş masalının anlatıldığı ülkede salıncakta..

Bir ilkbahar ikindisi papatyalar beyazın son demine hoşçakal demeye hazırlanırken yeşilin en güzel tonu siyaha bürünmeye niyet tutarken küçük bir kız 5 taşını eteğinden atarak oynamıyorum diyerek ayağa kalkmış ve koşmaya başlamış.Ela gözlerini upuzun saçlarının arasından savurup rüzgara;

“Anneciğim seni çok özledim” diye gökyüzüne göz kırpmış.

En sevdiği ıhlamur ağacının dalına kurulan salıncağa binerek sallanmaya başlamış.

"Bugün sana biraz daha yaklaşıp söyleyeceğim" deyip hızlanmaya koyulmuş.

Beyaz damlalar misali maviye sızan bulutlara uçuyorum diye bağırıp pırıldayan gözlerini sımsıkı kapatmış.

“Anneciğim her gün umudumun adını fısıldıyorum,bana öğrettiğin umudumun adını”.

Küçücük elleriyle gözlerinden süzülen inci tanelerini silerken sesini yükseltip;

"Anneciğim umudumun adı yüreğin,senin yüreğin benim gözlerim,yüreğine çok iyi bakıyorum ve seni çok seviyorum."

Gündüzün beyazı gecenin siyahına tülünü çekerken küçük bir not asılı kalan gün adına düşülen..

Herkesin kendi payına..Umudun adı hiç tükenmesin.

sate
10-22-2008, 09:15 PM
Bir soluk kadar yakın, yıldızlar kadar uzak derler sevgi için.Uzanırsın yetişemezsin,yetişirsin dokunamazsın, Dokunursun vazgeçemezsin,vazgeçersin ama unutamazsın.

sate
10-22-2008, 09:21 PM
Kırık bir veda döküldü gözlerimden ayak uçlarıma. Başımı döndüren yüreğini yüreğime niyet tutarken göz yaşlarımı ardından kaybettim. Hükümsüzdür sadece yüreğine..Kırık bir veda..



Belki dostane belki de ölümüne sevdalı bir masalın kahramanıyım. Toprağıma kaybettiğim yaşlarımın ömründeyim. Musallamı sorarsalar bilinsin adımı unuttum..



Mazi gözlerimden bulut misali yağarken; sisli bir sabahın ilk mahmurluğuna çalıyor yarınım. Gecenin koynundan düşen bir meçhulüm. Bana bir ad var mı?



Alyazmalım, gönülsazım, yanık türküm..



Yüreğime düştüğün o sonbahar ikindisinden beri aklım hep hayalinle ayazlarda. "Üşüyor ellerim "dediğinde yanında yoksam bilki ellerim kayıp ayazlarımda.



İlkbahardan kalma en sevdiğin papatyalar var sol yanımda. Sesin hala kulaklarımda; "Gelecek baharda sözüm olsun sana papatyalardan taç yapacağım"..



Alyazmalım, gönülsazım, yanık türküm..Gelmiyor bahar..Baharlar uzak.. Baharımsın ama yoksun..Papatyalarım soluk..



Biliyor musun sana susmalarımın adını koyamadım. Yüreğime damlayan sızıyı duydum ama adını koyamadım. Bana bir ad var mı?



Ne çok birikmişim var gizimde. Sarhoş ellerimi daldırdığım umutlarımı tek tek kaldırıyorum ömür defterimden. Kırık bir vedanın ardı sıra yanık bir türkü tutturmuşum, sol yanımdan sızlayan bir yaranın izine..



Yazan ben söyleyen yine ben.Duymazsın ki bilesin..

Bir garip aşık dediler yüreğimin kör kuyularına

En kuytularda saklım adını görmediler sevdama

Mehtaplı gecenin en koyu aydınlığı dediler

Çöllerde bulunan serabın kum taneleri dediler

Kaybolan yıldızın çobanı dediler

Bilmediler yüreğine yüreğimi

Ömrüne ömrümü bildiğimi..



Seni gördüya gözlerim, ah gözlerin ah, benim çeyizim..Gözlerin derdimin merhemi yüreğimin sihirli sözü ela gözlerin..



Gönülzenginim, ömür nazarım, sevdam..

Yağmur yağıyor zamanın ipine astığım sabahlarımı gecelere sallıyorum. Sen yine yoksun ve ben senin yoksulunum. Her güne bildiğim nefesimi ömrüne vermekteyim..



Ömrüme biçilen yazıma razıyım..Gel desem biliyorum ama dilime vurulan kilidin ucu kırık, kelimelerim ömür boyu muhabbet. Gardiyanımın gözleri kör..

Bir çiçek olsam hep yanında kalsam. Beklediğin çiçeğin.. Hani her daim söylediğin; "Ben ömrümde hiç çiçek almadım" dediğin, işte o çiçek olsam. Bir gül, bir karanfil, bir menekşe..



Yüreğime düşen çocuksun, içimde kıpır kıpır büyüyen.. Bugün acaba hangi yaramazlığı anlatacak diye beklediğim içimdeki bensin.



Sevdam, aşkıma nefes bildiğim, ömür kuşum..

Ellerime değen yüreğini kıskanırım gözlerinin değdiği nazarlardan. Gamzene vurulduğum tebessümünden gözlerimi, ben seni benden kıskanırım..



Varsın mecnun desinler yüreğimin atışına.Ömrüne yağan yarınıma bugünsüz desinler. Bilmesinler seni benim ellerimde.. Ben seni sensiz yaşıyorum buralarda..



Dostum, ömrüm, karanlık ışığım, canım..

Seni seviyorum ömrüme mühürlüm..Varsın yanık sevdalara değmesin adımız benim masalım sensin..



Kırık bir veda; masalımın sonu.. Bir yürek naaşı var, adım yok..

Dilara
10-22-2008, 10:46 PM
Kılı kılına yetiştim ömrüme,
Kızılca kıyametin ortasına düşüvermişim meğer,
Bir bakıyorum ki; güme gitmiş bütün biriktirdiklerim.
Onca mürekkep yalamışlığıma rağmen;
Hep bir suskunluk dilimde.
Okur yazarlığım beş para etmiyor,
Okuyamıyorum alın yazımı.
Tedbiri elden bırakmamak lazım diye;
Nöbetçiler dikerim yalnızlığımın köşebaşlarına.
Sen gelirsin de,
Dayanırsın şehrimin surlarına,
Kuşatırsın ruhumu diye…
Bir yerlerde bir seferberlik çıksa;
Ve ben, kendimi kurtarmak için gözyaşına sarılsam.
Oysa ben; her kafadan bir ses çıkınca,
Vakitli vakitsiz uyanırdım düşümden.
Oldu bittiye geldi aşk!
Pamuk ipliği gibi sokulup koptun benden.
Gecenin köründe sağır kaldım işte!
Gittin…
Artık hiçbir cümlemde dokunamam saçlarına.
Gam telim kesilmiş,
Yüzsüzlüğe kaçar artık, seni özleyişim.
Akordum bozuk; kimse seni ağladığımı anlayamaz
Lafın gümrüğü olmaz ya, satır aralarında;
Canını acıtmaktan kendimi alamıyorum.
Meşru müdafaaya gireceğini bilsem:
Çeker vururdum, düşüncelerimdeki senleri.
Ama kalemimin kurşunu bitmiş,
Kağıt üzerinde bile beceremiyorum seni öldürmeyi.
Neyse hipokrat yemini çöktü yüreğime,
Bizi yaşatmak için, düşüncelerimde sağ tutmalıyım seni.
Hem ne zaman yoksun desem
Kabak yine başıma patlıyor,
Gelip içime oturuyor gidişlerin
Tedbiri elden bırakmamam lazım diye;
Nöbetçiler dikerim yalnızlığım sen çıkmazlarına…

sate
10-23-2008, 03:39 PM
Sabah oluyor,bir gün daha ağardı hasretinin üstüne..

Benim gözlerim yine uzaklara dalgın,yine kirpiklerimde tuz var..
Tırnaklarım avuçlarıma kan oturtmuş,öfkeliyim,susuyorum ağlarken..

Aşka dair şarkılar çalmasın artık,acıtmasın yüreğimi..
Yoruldum her şarkıda seni düşünmekten,seni bulmaktan,seni özlemekten..
Derin nefesler çekiyorum içime,senin hasretini içime çeker gibi..
Soluyamıyorum geriye,içimde kal diye..
Ne vardı bu kadar sevecek,yada ölesiye güvenecek...
Aşk kimi güldürmüşki?Yada ne kadar olmuşki ömrü mutluluğun...
Gözlerimdeki ışıltıyı yitirdim,yaşama sevincimi,umutlarımı,sitemlerimi,beklentilerimi yitirdim..Kendimi yitirdim sensizlikte..

Her sabah yeni bir role hazırlanıyorum,sahneye çıkacakmışım gibi..
Bana en yakışan rengi giyiniyorum mavi..
Gülümsüyorum...Kıyametler kopuyor içimde..

Barış zamanında yaşadım en büyük harpleri..
Fırtınalarda kaç gemi batırdım..
Aşıklara bakmıyorum artık,içimden bir şeyler kopuyor sanki..
Yorumlayamadığım rengarenk bir tabloya bakar gibi oluyorum..
Bu mutluluk resimleri gerçekmi???Hepsi sahtemi...
İnanmıyorum artık,inanamıyorum.
Yaşadığım sürece gerçekti...

Oysa şimdi...
Gece olunca kaldır başını bak gökyüzüne...
Kaç bakışım kaldı orada,yada kaç sabah doğan güneşe dokundum sen diye..
Ben seni oralarda aradım..
Her zaman bulabileceğim ama asla seni göremeyeceğim yerlerde...

Sensizlik böyle birşey işte...
Ben tükeniyorum,hasretler çoğaldıkça....!

sate
10-23-2008, 03:40 PM
http://img206.imageshack.us/img206/9789/nezaman3en5.jpg

Sustuğum anda ayaz asılan benim soğuk yalnızlığımdır...
Ve senin terkedilmişliğin aslında beni terketmekten duyduğum hüzündür...

Sen sanıyor musun ki her zaman terkedilen yalnız kalır?
Ve tüm dünya kimin umurunda söylesene sen olmadıktan sonra?
En son gözlerindeki ışıklara benzemiş ayparçasıydın. Şimdi güneş bile soğuk kalıyor varlığın karşısında.
Ellerimi tut. Ne olur üşüme.
Ben sustuğumda nefes al benim için.
Sessizliğin içinde yol alırken düşün.
Seni ne çok hayal ettim ben.
Kuşlar, arabalar, evren sessiz ağlıyor... Bensiz sensizliğe ne çok hayal ettim ben.
Ve ben gittiğimden beri bu şehirde en çok senin yokluğun hissediliyor.
En bilinmez kuyulardan seslendiğin kelimelerinde ruhumda yankılanıyorsun. Başkasının duymuyor olması kimin umurunda! Ben senin varlığın için nefes alıyorum. Ben yoksam sen var olmam için nefes almalısın.
Çünkü ben hâlâ senin için yazıyorum.
Ve aslında benim gidişim senin yoksulluğundur, iliklerime kadar çektiğim.
Ve inanıyorum ki terkeden de edilen kadar yalnız kalır...
Küsmesin kelimelerin... kızmasın bana
n'olur
ben yeterince kızıyorum, yoksulluğuma...

sate
10-23-2008, 03:42 PM
http://img206.imageshack.us/img206/7941/nezaman2uy9.jpg

Yine bir akşam,
Karşımda güneşin muhteşem kızıllığı,
Bir gün daha batıyor yüreğimi kanatarak,
Bir gün diyorum, sanki yıllar geçiyor,
İçimde ki ateş, güneşi yakacak derecede,
Geride bıraktığım anılar, yıllar,
Gözlerimin önünden senler geçiyor, benleri eriterek,
Bak, oturmuş yalnız seyrediyorum güneşin batışını,
Batarken, yüreğime batıyor hüzmeleri,
Sanki seni benden alıp gidiyor,
Yavaş yavaş kayboluyor gözlerden,
Yerini karanlığa bırakarak aydınlık...
Bakalım ne zaman doğacak benim güneşim?
Güller kokmaz artık, bülbüller ötmez,
Gülen yüzler gülmez, bakışlar mahzun,
Döndü karanlıktan aydınlığa dünyam,
Şimşekler çaktı yüreğimde, yüzünün hayali göründü,
Silindi gözlerimden o güzel görüntü,
Sensiz ruhum, acı bir hale büründü,
Senden uzakta, seninle kalmak,
Ne kadar zormuş mutlu olamak,
Kıştan farkı ne yazın, sen olmayınca?
Sen olsan kış bahar, sen olsan bana yaz var,
Yoksun, yokum, hayaller ülkesinde yaşantım,
Hüzün çöker yüreğime ağlayamam,
Anlatmak isterim sana olan sevgimi, anlatamam,
Gelmek isterim gelemem, yollarıma barikatlar kurulmuş,
Yeterki, sen mutlu ol ey sevgili,
Gülsüz bahar olmaz, ben mutlu olamam,
Ömrümün bittiği yolda başlar sensizlik,
Sen canımsın ey sevgili sen , olmadan olamam....

sate
10-23-2008, 03:44 PM
http://img206.imageshack.us/img206/7122/nezaman1ev3.jpg

Yüzümdeki gülücükleri zorluyorum her adımda daha çok ve başı bozulmuş bir yalnızlığı sürüklüyorum ardımdan, nereye gitsem...

Şimdi tozunu dumanına katmış bir şehrin gölgesinde ne kadar yürüyebilirim bilmiyorum..

Bir yanım o en güzel anılar için yanarken, öbür yanıma soğuk vurmaz mı bu yorgun bedenime.

Biz ki, yıllara takılmış mevsimlerden, sevgiye atılmış tövbelerden kaçardık hep.

Biz ki, biz olmayı seçtiğimiz bir sevda mevsimlerinin nazar boncukları takardık seninle...

Şimdi suretimdeki kuraklığı deniz yapsan, geçer mi bitmeyen susuzluğum?

Şimdi hissiz bir susuşu göğüslüyorum. Şimdi, soğumuş elimi mesken tutan resmini, soğuk geceler gibi zifiri gözlerini, nerede unuturum onu düşünüyorum.

Göz göre göre bitti bir sevda… yalnızca bakıyorum yalnızca..

Ayak izlerim kayboldu ve sesim sustu...

Böyle geçti yağmurların yüzüme dokunmaları akşamdan kalan hayallerimle..

Benim kendi ellerimle özenerek yarattığım eseri, şimdi uzun bir boşluk aldı. Gözlerimin önünde olup biten herşeyi eski romanlardan alıntıymış gibi gün be gün okuyorum, sana ait herşeyin altını çiziyorum.

Geri dönüşüm yok...

Başlangıcı ve sonu belli olmayan zaman dilimine gömmüştüm artık seni..
Ya da hiçbir zaman elime almayacağım tozlu bir kitap arasına...
Seni bu şehrin her hangi bir yerine gömüp, çekip gittim bu gece
Bir çizgi çektim şimdi aramıza...
Yüreğime buzlar atıyorum bu gece...

Bu senin suçun değil. Ben her zerreciğine hasretle de yaşarım seni...

sate
10-23-2008, 03:48 PM
http://img254.imageshack.us/img254/8779/4m4hi3.jpg

Ellerimin arasından kayıp gidiyor hayat....kendimi avutmak için bulduğum herşey bir süre sonra anlamsız geliyor.... birşeyler biterken yanı başında neyle avuna bilir ki insan...

kendimce oyunlar buluyor,sıkılıyorum bir süre sonra,kitaplar hiçbirşey anlatmıyor yada kendimi dinlemek canımı sıkmaktan başka birşeye yaramıyor....

sense bir yerlerde kendine duvarlar örüyorsun.... biliyorum ki ne kadar ararsam arayayım yanına gelebiliceğim bir kapı bile bulamayacağım... kendine duvarlar örüyor ve bizi dışarıya bırakıyorsun...

olsun diyorum, ördüğün duvarları yeşile boyuyorum.... çiçekler ekiyorum dibine,büyümüyorlar...
yeşilim soluyor,sen susuyorsun... ben ölüyorum...

kendime yalanlar uyduruyorum,kendim bile inanmıyorum.... oyunlar buluyorum sıkılıyorum durmaksızın birşeyler bitiyor içimde...

sana sorduğum soruların hiçbir cevabı yok aslında duymayı beklediğim... sadece sesini özlediğimden...

ellerimin arasından kayıp gidiyorum kendim bile tutamıyorum kendimi.... ama olsun ben sana elimi uzatıyorum kurtar diye değil,sadece dokunmayı özlediğimden sana....
senden başka bir nedenim yok....
senden başka bir isteğim yok...
senden başka hiçbirşeyim yok...

SENİ SEVİYORUM...

duy diye değil....

sadece kendime hatırlatmak için söylüyorum....

Ne Olursa Olsun Bekleyecem Ben Seni.. Hep Sabredecem...!

sate
10-23-2008, 03:51 PM
Maskeli duygular var yüreğimizde, itiraf edemediğimiz...söylemek isteyip de söyleyemediğimiz...maskeler var yüreğimizde, söküp atmaktan korktuğumuz...duygular var saklayıp, maskeler taktığımız...hadi, hadi cesaret...çıkarıp at maskeni ve önce kendin gör yüreğini...maskeli duygular yaşarız gönül sofrasında...boranlar, hazanlar, kasırgalar gelip geçer, ezip geçer...korkarız aynaya bakmaktan zaman zaman...duygularımız vardır kendimizden bile saklayıp, itiraf edemediğimiz...maskeli sevmelerimiz olmasın, maskeli acılar, maskeli özlemler, maskeli hıçkırıklar...maskesiz, maskesi olmayan bir sevda isterim, başımı alıp gidecek...maskesiz olsun özlemler, dile getirilsin isterim...ayrılıkların bile maskeli yaşandığı bu hada, ben bir yolcuysam eğer...maskesiz yaşamak, maskesiz isterim, ölmek...sök at maskeni artık, aç gözlerini, aç yüreğini sevgiye...maskeli duygular yaşanır şehrin birinde...

sate
10-23-2008, 03:54 PM
http://img250.imageshack.us/img250/7297/brakbeniyalnizliimanb98yg.jpg

En acıtanı ne biliyormusun dedi biri...

... hani o gidişlerin var ya... sessizce... suskun ...

... kırılmış sen olduğun halde... kendisiymis gibi... hani o arkasına dahi bakmadan gidişleri...
hani senin "o an" "oracıkta" "ancak" arkasından baka kaldığın... anın durması için yalvardığın, tutup ucundan geri çevirmeye çalıştığı an varya, hani yapabilsen o merdiveni, hani yapabilsen o kapıyı, hani yapabilsen o sokağı tutup ucundan geri çevirmeye canını bile verebileceğin o an...

...o işte...en acıtanı o...

...hani o tıpkı elinden düşen en sevdiğin, en güzel "şeyin gibi"... hani o tıpkı tutamadığı gibi... hani o tıpkı tüm gidenlerde yaşadığı gibi... hani o bir ince sızı varya içe içe akan... hah işte...tam öyle incecik... yırtarak kayan... düşen kanatan... acıtan.. tutamadığın... parçalanan... tuzla buz olan... zamana savrulan... zamanda akıp giden... hani o zamanla catistigin ama zaman içinde yok olmayan herkesin inandığı o kocaman ... "zaman her şeyin ilacıdır" yalanı ... bunun bir yalan olduğunu tekrardan hatırladığın an... ve kendini kandırmaya başladığın an ... istemeye istemeye inanmaya başladığın an...

o işte...en acıtanı o... ama senin orda oldugunu hep bildiğin ... ...ama senin hep hissettiğin... ...ama bir dahası olmayan... ...ama zaten hiç senin olmayan... ...ama senin hep bildiğin... ...ama senin hep hissettiğin... ...ama bir daha sana geri gelmeyecek olan... ...ama buna rağmen ...gelmeyeceğini bile bile senin beklediğin... ...o işte...en acıtanı o...

... sonra o kocaman kocaman, akıp gitmek bilmeyen zaman... ... o durduramadığın an' ın karmaşası tezatlığı... ...kördüğüm oluşu... ... o "acabalarla" , "keşkelerle" dolu soruların ... ... içindeki kısır döngülerin... ... ve o an ... ... hiç bir şey yapamamanın çaresizliği... ... o işte...en acıtanı o... ...belki de sadece çaresizliğin... ...çaresizliğim...lütfen beni artık acıtma...!

sate
10-23-2008, 04:02 PM
http://img166.imageshack.us/img166/4600/pembeglzd9.jpg

Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat...

Acıyan yerlerimle kelimelere sığınma vakti şimdi,
Uzak şehirler arıyorum yüreğimin yabancı olduğu.
Keşfetmediğim, görmediğim, bilmediğim bir yer olmalı...
Hatırlatmamalı seni bana...

Demek ki deniz olmamalı....

Vedalaşmamalıyız seninle,
Sana bu iyiliği yapmamalıyım!


İlk kez nefretin eşiğindeyim, ama...

Senden vazgeçemem... Bilir herkes...


Acıyan yerlerimle düşlere sığınma vakti şimdi,
ne olur yakmayın ışıkları, ben herşeyi çizerim düşlerimle...
Neden yine yabancılaştım?
Bu senin suçun...

Herkes kendi ipini çeker,
Herkes kendi akıtır gözyaşını,
Ama...

Sen ben yok aramızda... Bilir herkes...

Senden ricalarımı anlatmam zor sana...
Ne olur çok görme bana hayatı. Ne olur dokunma...
Acıtma...
Gülümsememi sever sevdiğim en çok, bari ağlatma...


Kısa bir mola vermek istiyorum, izin verir misin hayat...
gerçekler sancı yapıyor, az bir düş alıp döneceğim!

sate
10-23-2008, 04:14 PM
Dinle beni yüreğim...sadece ve sessizce dinle....ve selam et yüreğim...sevdaya aşka dair ne varsa hepsine selam et. ........

Bir yalvarışla çıkmıştık yola biz...bir haykırışla...umutlarımızı anlatmıştık susayan gönüllere.....biz sevdanın esiriydik yüreğim....biz aşk askeriydik...

Şimdi bir köşede bükükse boynumuz...ağlıyosak hala,incilmişsek yine toparlanma zamanı yüreğim....bu yolda acının adını GÜL koyduk biz....zehirin adını BAL koyduk biz....itselerde, herkesi DOST bildik biz....bilelim yüreğim hep böyle bilelim biz...

Dertlere siper olma zamanı,gönüllerde sevda olma zamanı..yüreğim kışın bahar olma zamanı....hadi bir umut yine...kalkalım ayağa..hadi silelim gözyaşlarımızı...kimse görmesin bilmesin ağladığımızı...dostumuz olan geceyi bekleyelim yüreğim....vede bizi yalnız bırakmayan yıldızlarımızı..onları dost seçtik biz kendimize...çünkü hem çok uzaktırlar hemde çok yakındırlar...vede ışıklarıyla geceyi ne güzel aydınlatırlar...örtsün yüreğim gece bütün yaralarımızı....saklasın bizim gözyaşlarımızı.....elimizi kaldırdık ya semaya biz....UNUTMA yüreğim biz istedik AŞIK olmayı RABBİMİZDEN...biz istedik dertleri can-ı gönülden...gelsin dedik...sevginin fedakarlığı olacakdı elbet....

Yüreğim AŞIKLAR için burası sadece bir gölgelikti..yani okadar kısaydı..O yüzden AŞIKLAR buraya hiç kıymet vermediler....kimseyi incitmediler..değmezdiki zaten bir gölgelikdi bura onlar için...onların yurdu AŞIKLAR DİYARIYDI.....ne kadar uzağız dimi yüreğim oraya..gayret yüreğim...gayret ve az sabret yüreğim....kapı kapı dolaşma zamanı şimdi...sevginin sahibini anlatmak için...kovulsakda anlatma zamanı yüreğim aşkın sahibini tanıtmak için...anlatalım haykıralım ve yanalım yüreğim...nereye gidiyor bu insanlar diye....ağlayalım yüreğim ağlayalım...bize sevgiyi öğretmişti RABBİM....sevgiyi tanımamız için bize anne baba eş dost göndermişti.....ama bunlar araçtı yüreğim...basamak basamak HAKKA ulaşmak için....sevmekti yüreğim sadece onun için....

Hüzün mevsiminde dökülen yaprak gibiyiz....savrulduk heryere..kaybettik benliğimizi..unuttuk nerden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi....ve şimdi yüreğim....hatırlama ve hatırlatma zamanı...gözler sahtelikleri gördü hep..eller sahteye uzandı hep...kaç el yetim başını okşuyor yüreğim...kaç el bir gözyaşı siliyor....oysaki bu eller bize yüreklere dokunmak için verilmişti...ve kaçımız şimdi gerçekleri görüyor..kaçımız işine geleni görüyor....oysa yüreğim bu gözler hakkı görmek için verilmemişmiydi.....
ve kaçımızın kulağında sevgi sözcükleri çınlıyor....kaçımız iyi şeyler duyuyoruz..oysa bunların hepsi bize bir duyguyu büsbütün yaşamak için verilmişti....AŞK...
işte ozaman göz onu görürdü,kulak onu duyardı,ayak ona varırdı,el ona uzanırdı......

Hasret yükünü sırtlayarak çok yollar aldık...gözyaşlarımızı gönlümüze akıttık...ve yüreğim senle beraber kanadak,acıtıldık,incitildik,itildik......varsın yapsınlar yüreğim....biz burda kalıcı değiliz...varsın yapsınlar yüreğim biz lanet edici değiliz....her şeyi gören her şeyi görüyo yüreğim...sen üzülme...mahzun olma....

Umut hayalimiz olsun..sevdamız sermayemiz olsun...gözlerimiz ışığımız olsun...sözümüz özümüz olsun...halimiz aşkımız olsun...benliğimiz HAK ESİRİ olsun.....güneşimiz rüyamız olsun....ve bir gün öldüğümüzde ADIMIZ AŞIK KONSUN.....
hep diyorum ve hep diyeceğim yüreğim sanma AŞK kolay değildir....AŞIKLAR DİYARINA varmak kolay değildir...bedelde herşeyi ister....AŞIKLAR kendilerini düşünmezlerdi kendileri yoktiki zaten onlar hiç buraya ait olmadılarki....onların yaşadığı acıları yaşamadan bu yolda sana yol yok yüreğim..yol yok.....

ve yüreğim yine gitme zamanı....



şimdi güneşi alıp arkamıza yola çıkalım yüreğim..sevda misali devemizide alarak...ve aşk ipine sımsıkı tutunarak...çıkalım yüreğim sabah olmadan...şehir uyanmadan...

sate
10-23-2008, 04:15 PM
Eskimiş perdelerde “karanlık kalabalıkların vuruşları” gösterimde. Gişeler suskun! Biletler geçimsiz! Ve daha izleyicisinin silik yorumlarına kuytulanmış pespaye fikirlerden ibaret ibret. Susmuş dimağlara ses veren renklerim soluyor.

Bitmek bilmeyen yolları bulunca gölgeler; izleyicisiz kalınca kapkara perdelerde sükut; beklemek alıyor yerini,yerimin. İpeklerle sarmaladığım düşlerim çıkınıma sığmıyor. Ucu yanmış umutların kıpırtısız sezişlerinin ağırlığını içimde taşıyorum.Birikiyor kirpiklerimin ucuna gözyaşlarım, tutamıyorum süzülüyorlar, içimdeki buruk özleyişle yanaklarımdan. Hep veda sözcükleri sıralanmış sözlüklerde “sevda” kelimesinden sonra.

Hüzün vuruyor zamanın ‘tik-tak’ ları…kimsesiz kalıyor geceler…bir ses var ki kimsesizlikten ağarır gibi beni buluyor,yankısı yüreğimde titreşirken. Değiyor gece sese, bürünüyor ses ete,ruha... Bulanıyor gece sese; şarkı oluyor,güfte oluyor,sevda oluyor. Bu vakit neye değse gece “sen” oluyor. Bir yolunu buluyor, gece giriyor yüreğe…yıldız yıldız gece giriyor yüreğe; anahtarı “sen” oluyor. Bitmek bilmiyor gece, uzuyor sis içinde “sen” oluyor. Vuruyor ‘tik-tak’ ları saatlerin bekleyişe. Her şey “sensiz” gece oluyor.

Sözlükleri yırtıp atmak geliyor içimden hüzün her kelimeye değiyor diye. Sözcükleri yollara saçan bir deli olmaktan başka bir şey gelmiyor elimden. İpeklileri solan düşlerimi gizlediğim ağaç kavuğundan alıp yol alıyorum; yol “sen” oluyor. Seyyahlığı sanma ki gönülden gönüle göç diye; gittiğim her yer “sen” oluyor. Her yer “sensiz” meçhul oluyor. Meçhul bile gariban bir şair oluyor , şiir “sen” olurken. Kimsesizlik adını buluyor, “sen” oluyor.

Ruhları tenhalaşan kalabalıkların içinden geçerken yüreğim “sen” oluyor. Ve ben burada bu gecede sensizlikteyken , yıldızlardan sormaktayım ; yüreğim “sen” ; “sen” yüreğimken.

sate
10-23-2008, 04:16 PM
NE COK SEY ANLATIR GOZ YASLARI...BAZEN SOYLENEMEYEN SOZLERIN SESI BAZEN BIR PISMANLIGIN DIYETI BAZEN DE BIR SEVDA NEFESI...SESSIZLIGIN GIGLIKLARIDIR ASLINDA GOZYASLARI...ANLATILAMAYANI ANLATMAK ISTER KARSISINDAKINE...EGER
ANLAYABILIRSE

INSANOGLU BIR GARIP SEVINIR AGLAR UZULUR AGLAR HASRET CEKER AGLAR
KAVUSUR YINE AGLAR KELIMELER KIFAYETSIZ KALDIGINDA GOZ YASLARI
GOREV BASINDADIR ASLINDA AGLAYABILMEK BUYUK BIR NIMET

AMA BAZEN GOZ PINARLARINDAN ASAGI SUZULMEZ GOZ YASLARI
ONLAR DISA AKIP ZIYAN ETMEZLER KENDILERINI...CUNKU COK DAHA ONEMLI BIR
GOREVLERI VARDIR ICTEKI BIR YANGINI SONDURMEK ISTERLER


AGLIYORUM YARADANA VEFASIZLIGIM ICIN

AGLIYORUM OZLEDIKLERIM ICIN

AGLIYORUM OZLEYIPTE KAVUSAMADIKLARIM ICIN

AGLIYORUM ICIMI ACITAN KALP KIRIKLARIM ICIN

AGLIYORUM ISTEMEDENDE OLSA KALP KIRDIKLARIM ICIN

AGLIYORUM UNUTULMAMASI GEREKENLERI UNUTTUGUM ICIN

AGLIYORUM TANIDIKCA CIRKINLESENLERE ...

sate
10-23-2008, 04:58 PM
http://img242.imageshack.us/img242/2072/sevgi10096sq9yp7ry5.jpg

Bak Yanaklarım Sırılsıklam
Dudaklarım Kupkuru
Bak Ağaçlarımda Hüznün Titreyişi
Sevdam Ağlıyor Gecenin Gizeminde
Uçurumlar Kaplı Dört Yanda
Fırtınalarla Dağılıyor Bulutlarım
Sanki Bütün Yağmurlar Yüreğime Yağıyor
Bütün Canlılar Sensizliğe Haykırıyor
Ben Milyonlarca Çığlık Atıyorum
Yankılanıp Geri Geliyor Çınlatıyor Kulakları
Bi Sen Gelmiyorsun
http://img242.imageshack.us/img242/1932/gununsonsigarasiniiciyojv7.jpg

Oysa Parmak Uçlarıma Kadar Ulaşmıştı
Sevdanın Tutsaklıgı
Titriyor Ellerim Hasretinden
Titriyor Yüreğim
Sokağımda Gölgen Büyürde Büyür
Beklemelerin Acısı Sarar Kaldırımları
Başımda Dolaşır Yanlızlıklar
Dünyanın Bütün Acılarını Bedenımde Barındırırım
Sensizliğin Acısının Yarısı Kadar Olmaz
Dağları Yüklerimde Sırtıma
Saçının Telini Oynatamam Yerinden
http://://img242.imageshack.us/img242/7539/e7ef1c3cf2bu6yh6hp7wv1uu1.gif
Oysa Gökkuşağına Yazmıştım Adını
Çiğ Düşmüş Sabahlar Bıraktın Bana
Buğulanmış Camları Yıldızsız Geceyi Bıraktın
Sualsiz Çöken Gamı
Sessiz Çığlıkları Bıraktın
Anlamsız Binlerce Hece Oldu Senszilik Dilimde
Yokluğunun İzdırabı Sardı Evin Duvarlarını
Uykularım Bölündü Karabasan Gibi
Çöken Hayalin Yüzünden
Bak Gözlerim Yanıyor
Bak Alev Alev Yanıyor
http://img242.imageshack.us/img242/2327/33dw2xz3gi6.gif

Sensizlik İçimde
Saçların Takılıyor Umutlarıma Tel Tel
Bakışların Saplanıyor Yüreğime
Hayal Ederken Gözlerini Kirpiklerin
Sırtımdan Vuruyor Beni
Ama Bilki Bu Beden Sensiz Gülemez
Sevdalar Bana Yeterde
Sevdalar Sanki Sana Gelemez..

sate
10-23-2008, 09:04 PM
BURSA ilk defa sessiz, ıssız ve sade sensiz...
Gel diyor içimde yanan bir ateş
Sadece senle olmalı hayat
Sadece sen varken nefes almalıyım
Neden bu gitmeler
Neden bu koyu ve uzun bekleyiş

Bu gece her geceden başka
Bu gece senle sensizliği uğurlayışımın gecesi
Hep yanımda olacağın
İçimde yanan ateşin sönüşü
Suların sellerin koptuğu gün bugün....

sate
10-23-2008, 09:09 PM
Bir sebebi var
Yazı turalı aşklardan korkmamın
Ne zaman dışarı çıkmayı düşünsem
Odanın en karanlık köşesine kaçmamın

Bir sebebi var
Gökyüzümde kül grisi bulutlar
Yıldızlarımı bıçaklayalı çok oldu
Her şafak güneş umutlarını güne serperken
Benim sebepsizce ağlamamın

Bir sebebi var
Artık martılarım siyah uçmuyor
Denizlerim daha bir tuzlu
Her dalgada başka kıyılara vuruyorsam
Gemilerim dibe yol alıyorsa

Bir sebebi var
Kutu gibi üstüme kapanıyorsam
Karanlıklar artık aydınlığımsa
Yazı turalı aşklardan korkuyorsam

Bir sebebi var
Geceye uzandığımda her bir hücreme ateşten kurşunlar
yağıyorsa
Bu kötümser eylül yağmurlarında
Ne zaman dışarı çıkmayı düşünsem
Odanın en karanlık köşesine sığınasım geliyorsa

Bir sebebi var
Her şafak güneş umutlarını güne serperken
Benim sebepsizce ağlamamın

Bir sebebi var...

sate
10-23-2008, 09:10 PM
Sensizlik...
Her tarafımda yokluk esiyor; ya da bana öyle geliyor.

Yürüyorum...
Nerelerden geçiyorum inan hiç bilmiyorum. Yanlış bir kaldırım taşına basıyorum, sendeliyorum. İçimde bir yer, beni sana doğru çekiyor; ya da bana öyle geliyor...

Bir yağmur damlası daha düşüyor kirpiğimin ucuna, seni damlıyorum.
Yüreğimin derinine bir ezgi düşüyor, darmadağın oluyorum;

bütün harflerim sende çoğalıyor... “sevgilim,” diyorsun, “bedenimin ruhu,”Sızıma sızın değiyor; o ezgi “ayrılamam,” diye ağlıyor. Ya da yağmura öyle geliyor...

Mevsimin sert soğuğunda karışıyor, avuçlarının masum sıcaklığı. Sen bana yağmur olup karışıyorsun, ben seni damlıyorum...

Ayrı yollar da dağılmayı bekleyen kalabalıkta içimde bir fısıltı duyuyorum, “ seni seviyorum.” Ya da aşka öyle geliyor...
Her yağmur da, seni damlıyorum. gözlerinde bulunuyorum... ya da öyle işte! ..

sate
10-26-2008, 10:51 AM
Bir gül yaprağı gibi yaşam ayaklar altında
Nereye baksan hüzün konar gözlerine
Yıllardır ki ırmağı yaralı canevinin
Akıp gider sancıyarak mevsimlere
Çekilir bir köşeye seyredersin sessizce
Sessizlik ki, içine gömdüğün o derin çığlık

http://img364.imageshack.us/img364/7963/49aggp4wq3.jpg
Ay küs, kayıp iz sürdüğün samanyolu
Güneş de doğmuyor yüreğine artık
Yüz üstü bırakıp gitti gecelerde yıldızlar
Ah! nereye baksan tül kanaması ince sızılar
Kör karanlıklardasın ey kalbim
Uçurumlar kadar derin ve yalnız

Günahkârsın ey kalbim, günahkar
Bütün mevsimleri sevmekten suçlusun
Bütün insanları sevmekten
Sevmelerin ki, kıyametten beter
Anlaki affetmiyor hayat yüreğiyle oynayanı
Bir elinde ölüm fermanı
Bir elinde aşk
Aşk ki, ürktüğün mavi bir kuş
Üşür durur pencerende her sabah

Vuruldun, vuruldun işte ey kalbim
Sevda bir yana düştü, hüzün bir yana
Hayatın keyfi kendine, efkârı sana kaldı
Ay kanaması
İnce bir ışığın kavşağında
Üşüyen bir serçe titremesi şimdi
Yaralı yalnızlığın
İncitir durur bakışlarındaki ince hüznü
Öyle kırılgan öyle ürkek
http://img390.imageshack.us/img390/8782/560186pd0ve5.jpg

Sen ki, kocaman sevdaların büyüsü
Dikbaşlı yamaçların örtüsüydün
Dayan haydi yıkılma
Ömürsüzde olsa bir gelinciğin sevinci
Savrulup gitsede uçurumdan uçuruma
Yine de ısıtabilir yaprağını bir avuç mavi
Bir sarmaşık ısrarıyla tutunup yaşama.
Aldırma yürü,
Kendine sakla gece karası hüznünü
Kendine sakla yaralarını ey kalbim
Kimse bilmesin

sate
10-26-2008, 11:03 AM
Yer ayırma bana yüreğinde..
Öyle büyük olmasın ayırsan da..
Birgün bende yok olurum bilinmeze..
Ve yokluğum,
Ayırdığın yer kadar derin olur yüreğinde..
İstemem üzülmeni..
Bilirim acıların neler getirdiğini,
Ve bilirim yoksunluğun nasıl buz kestiğini..
Dedi..


Ürkek kumru gibi kaçarım senden,
Acıların ortasında kalmışım ben,
Seni de katmak istemem hüzünlerime..
Kumru olsam da,
Uçamam sevdaya..
Birgün yolumu kaybederim,
Kanadım kırılır kalırım..
İstemem üzülmeni..
Ve bilirim kırılmanın nasıl acı verdiğini...
Dedi..


Korkak bir sevdaya tutuldum...
Mecnun oldum, kör oldum,
Uğrunda herşeyden geçtim de..
Gün geldi değmediğini gördüm..
Hayallerin, kalplerin tuz oluşunu bildim
İstemem üzülmeni..
Ve bilirim kanayan yaraya tuz basmanın acısını
Dedi..


Karşı gelemem, dayanamam kalırım..
Yine severim, yine mecnun olurum,
Uğrunda herşeyden geçerim de belki..
Gün gelir değmediğini görürsem,
Yolunda ölürüm..
Ecelim olursun biterim..
İstemem üzülmeni..
Geride kalmanın acısını bilirim..
Ve bilirim acılarla yaşamanın nasıl hazin olduğunu
Dedi..
Bitti..
Çekti..
Ve gitti..

sate
10-26-2008, 11:04 AM
Karanlık yolların hep ışıksız olduğunu söylemediler bana
Bir gün biter sandım gönül yaşları, BİTMEDİ..
Yokluğunun bulutları içimde, GİTMEDİ!

Her sabaha karşı ben durdum ben
Beceremedim..tutamadım güneşleri
Hep doğdu üstüme
Dert kurdu derdime
Titredi ellerim..

Üşüdüm.. ısıtan yok



İLACI YOK Kİ YOKLUĞUNUN HÜKMÜ OLSUN


Boynumda asılı utancım, başımı kaldıramıyorum
Söylemediler bana gülmenin ayıp olduğunu ben küçükken
Söyleselerdi gülemezdim zaten

Acıyla anladım, acıyla kurdum en sevdiğim cümleyi
Silsen de kurumuyor bu göz yaşları


YÜREĞİMİ KURUTMADIKÇA! ! !

sate
10-26-2008, 11:03 PM
http://www.caborian.com/galerias/albums/uploads/10003/perplejowy1.jpg

Avuçlarım, yine, 'sen' kokuyor! ..
Sen varsın ya içimde! ..
Taşıyorsun gözlerimden ve sen dökülüyorsun avuçlarıma;
Sensizliğimde! ..

Avuçlarım, parlıyor ıslandıkça...
Ve ıslanan avuçlarımda bakışların, ışıldıyor sanki...
Sanki, hani uzakta kalan aydınlıkları çalmış olan o bakışların...
Ben, seviniyorum; ateşler içindeki şu halsiz çocuk gibi...
Hani, arka sokaktaki sahipsiz köşkün, kırmızı tuğlalı duvarı ardında gülümseyen ağaçtan,

kendisi için iki cep erik yolunmuş gibi.
Ve hatta bu ceplerden doldurulan iki avuç, önüne uzatılmış gibi...
Avuçlarım, ıslanıyor yine...
Avuçlarım, ışıldıyor yine...
Avuçlarım sen kokuyor yine, çünkü sen; yine yoksun! ..

Yoksun...
Avuçlarım, yine 'sen' kokuyor!
Çünkü sen, 'olmadıkça' dökülüyorsun avuçlarıma; içimden taşarak! ..
Gözlerim, bir göze gibi seni dolduruyor avuçlarıma! ..

Benim için sen; sensizlik demek! ..
Bütün yolların sana çıktığı haritanın başında, kendimi kaybetmişim...
Yahut, yolların ortasında; haritamı! ..
Nerdesin? ..
İçimden başka, nerdesin? ..

Ben, yine tüm yolların sana çıktığı,
ve avuçlarımın sensizlik koktuğu günlerdeyim...
Sen, kaç kişinin umudusun, bilmek istemiyorum! ..
İçinden çıkılmaz hale geldikçe hayat, çaresizlik başlıyor...
Hangi imbik bu çaresizliklerden 'çaresenlikler' damıtacak? ..

Avuçlarım, parlıyor ıslandıkça.
Islak avuçlarımda, uzakta kalan aydınlıkları üfleyen bakışların ışıldıyor...
Avuçlarım, yine sen kokuyor yani! ..
Yani, yine sen varsın içimde! ..
Taşıyorsun gözlerimden! .. Ve sen dökülüyorsun avuçlarıma;
Sensizliğimde! ..

Olmayışın, avuçlarımın yine sen kokmasından belli!
Çünkü sen, 'olmadıkça' dökülüyorsun avuçlarıma; içimden taşarak! ..
Gözlerim, yine bir göze gibi seni dolduruyor avuçlarıma! ..
Bilmiyorum; hangi imbik bu çaresizliklerden çaresenlikler damıtacak? ..

sate
10-26-2008, 11:04 PM
http://img337.imageshack.us/img337/5142/kalpbx6.jpg

gecenin sessizliğinde,seni düşünürken
yokluğunu taa iliklerimde hissettim sevgili
üşüdüm,titredim birden
irkildi bedenim
yoksun ya yanımda
yokum ya kollarında
buz içinde yüreğim
seni düşünürken,gecenin bu saatinde
yandı ellerim ,sıcaklığını hissettim sevgili
sevgi dolu öpüşlerini
sevmelerini hissettim taa içimde
yandım,söndüm birden
yine irkildi bedenim
yine seni düşünürken,gecenin zifiri karanlığında
öyle derinden hissettim ki yokluğunu
üşüdüm,dondum,titredim
ah sevgili,yoksun ya yanımda
buz içinde yüreğim

sate
10-26-2008, 11:11 PM
http://ayhanozturk.files.wordpress.com/2007/03/k.JPG
Kader’dir,aşk…

Aşka irade tesir etmez.
Aşıklar bir ilahi kaderi yaşarlar.
Neden, nasıl olduğunu bilmedikleri bir halin yoludur önlerinde uzayan.
Ayakları alıp götürür insanın ,kalbi alıp sürükler sevgilinin saçlarına doğru.
Bir kaderi yaşamaktır aşk.
Aşıklardan sual olunmaz bu yüzden.
Aşktan sual olunmaz insan.
Aşık,muaftır.
Onu oradan almaya hiçbir güç,hiçbir istek yetmez.Aşık ancak kaderi gereğince aşktan uzak kalır.
Doğmak gibidir aşk.Kendiliğinden…Ölmek gibi ya da ,tayin edemeden …
Belirlenen saattir üzerimizde ,yağmurun yağması,güneşin doğması,çiçeklerin açması,mevsimlerin dönmesi,nehirlerin akması,kuşların kanat çırpması,rüzgarın esmesi,bulutların hareket etmesidir aşk.
Sur’un üflenmesidir.
Saattir aşk.
Sevgiliyi gördüğünde artık başka yöne çevirmemektir bakışlarını.
Aşk kanattır…
Her sabah ezanında Süleymaniye’den gökyüzüne yükselebilmektir.
Bu şehri baştan aşağıya dolaşabilmektir aşk.
Boğaz’ın esintisine bırakmaktır kendini.
Alçalıp,Eyüp sırtlarında nefes almaktır.
Bir vapura eşlik etmektir Üsküdar’dan Sirkeci’ye.
Bir martının kanadının peşinde,Marmara Denizi’nin altını üstüne getirip lodosla yarenlik etmektir…
Boş bir pet şişe ,yarısı yırtık bir mektup ve buruşturulup atılmış bir Maltepe sigarası paketiyle,Samatya açıklarından karaya vurmaktır.
Aşk hep karaya vurmaktır.
Aşk ,an geldiğinde başka bir gökyüzüne de uçabilmektir.
Alıp başını buralardan gidebilmektir bir gece vakti.
Özgür olmaktır.Kanatlanıp bir dağın zirvesinde nefeslenmektir.
Alıp sevgiliyi bu şehrin namussuz karanlıklarından ,uzaklara,bir masalın şefkatli kollarına uzanmaktır.
Alıp sevgiliyi,bu kirden ,pastan uzaklara kaçmaktır.
Bir şarkıya kanatlanmaktır,çok eskilerde kalmış bir köy evine uçmaktır.
Kader göz ettiğinde ,hesapsızca takılıp peşine ,nereye derse oraya varmaktır.Aşk varmaktır.
Şimdi çok gerilerde kalmış sımsıcak bir hatıraya süzülmektir,sevgilinin ellerinden bahsedip…
Aşk kimsesizliktir…
Bir anda ıssızlaşmak ,kimseleri görmez olmaktır.
Köyün delisi,mahallenin enayisi,alemin abdalıdır.
Öylesine yalnız ,öylesine bir başına ,öylesine kimsesizdir aşık…
Ve aşk öylesine kalabalık…
Kendi dilini konuşur,kendi hayalleriyle ayakta kalır,kendi boşluğunu doldurur sigarasının dumanıyla.
Aşk hali yokluk halidir bir tarafıyla .
Herkes bir yerlere gitmiştir.Hiç bilmediğin yerlere.
Ne arayanı vardır aşığın ne de soranı.
Kimsesizliğine bir tek sinema perdeleri ortak olur.
Bir tek emirgan parkı sorar hatrını.
Bir tek sokak satıcılarının sesi duyulur aşığın odasında .
Kimsesizliğin yaydığı bir suskunluktur aşk.
Aşk derin bir kuyudur…
Kervanların uğramadığı yollarda kalmış bir kuyudur aşk…
Yusuf’un kuyusu…
Kaderin ta kendisidir…
Bir kuyunun karanlığında,bir kuyunun kuytuluğunda,bir kuyunun endişesinde umut etmektir,dua etmektir,yakarmaktır,beklemektir.
Kuyunun içinde bile susuzluk çekmektir.
Bir Beyoğlu gecesinin neon ışıklarla aydınlatılmaya çalışılan günahkar karanlığında kaybolmaktır aşk.
Kader neredeyse, orada olmak;kaybetmekse istenilen eyvallah diyebilme yeteneğidir.
Kuyunun ortasında belki de ölüme yakın durmaktır aşk.
Boğazı patlarcasına bağırmak,seslenmek,birilerini varlığından haberdar etmektir aşk.
Ben buradayım diyebilmektir,ben aşığım diyebilmektir,aşkını cümle aleme haykırabilmektir aşk.
Bir aşka düşmek,bir kuyuya düşmektir.
Kader ve aşk bir kuyuda birlikte yıllarca yaşayabilir.
Yeter ki insanın içindeki Yusuf yanı onu dımdızlak bırakıp gitmemiş olsun.
Yeter ki kuyu ,o kuyu olsun.
Aşk, bütün karanlıklara ve zamanlara karşı beklemeyi bilmenin ta kendisidir.
Nasıl olsa kader ,hep yanı başında ve olması gerekenin yanında yer alacaktır.
Aşk böyle tarifsiz bir alınyazısının ebcedidir….

sate
10-26-2008, 11:13 PM
http://img2.blogcu.com/images/r/e/s/resimdostu/kum_tanesi.jpg

Hüzün...
zaman zaman deli dalgalarla gelir
gönlümün kıyısına vurur !...


Aşınan kayalar gibi ruhum...
suskun...yorgun...öylece durur ...


Dalgalar ağır ağır söner...
gönlüm sakin koyları özler...
son kum tanesi kopana kadar.


Hüzün ...
zaman zaman deli dalgalarla gelir...
gönlümün kıyısına vurur !...

SON KUM TANESİNİ ALANA KADAR ...

sate
10-26-2008, 11:14 PM
HAYAT İÇİNE savrulmuş milyonlarca tohum var. Kimisi neşe, kimisi bereket, kimisi hüzün. Şimdi sonbahar ya belki de o yüzden sonbaharın diğer adı hüzün. Oysa sonbaharlardaki renk bereketini seviyorum ben, sonra sonbaharın yağmurlarını birde en çok. Bazen yağmuru aratmayan göz yaşlarına şahit oluyor yüreğim, bazen şahit olunan oluyor gözlerim..

Her şey iç içe yaşam içinde. Kötü varsa ancak iyinin olduğunun farkına varıyoruz. Güzellik çirkinin varlığına borçlu makamını nasıl ki zengin fakire borçluysa servetini. Mutluluk ise hüzne borçlu mahiyetini. Tezatsız dengelenemiyoruz dünyada! Siyah yoksa beyaz yok. Kötü yoksa iyi..

O yüzden arada akmalı yaştan gözler ve var olmalı hüzün hayatımızda gerektiği kadar. Kıvamında bir hüzünde gerekli ruhlara mutluluk ve huzurun kıymeti için. Bazen keyifle okunan bir kitabın satır aralarındaki baskı hatası nasıl kaçırsa da kitaba dair iştiyakımızı, satır arası hüzünler asla bozmamalı yaşam anlayışımızı..

Var olan ve başa gelen her şeye tevekkül edebilmek asıl olan.. O öyle bir Rabb’ki gereksiz ve hedefsiz tek bir zerreyi dahi yaratmayan ve bir yerden bir yere sevk etmeyen. O yüzden “Ey Rabbim! Senden ne gelecekse gelsin! Sen ki, rahmetinle de, kahrınla da güzelsin!” diyebilmek tüm kalple..

Beklenmedik satır arası hüzünleri tevekkül ile karşılamak, sabredebilmek. Her şeyi bir hediye hükmünde görebilmek. Bilinçli bir tercih aslında huzur ve mutluluk. Etrafa saçılan her türlü tohum aslında kişinin kendi tercihine bağlı olarak şekil alıyor zannımca. Hüznü dahi sevebiliyorsak eğer belli bir süre sonra mutluluk olarak geri dönüşümünü alabiliyoruz aslında.

O yüzden yaratılmış her şeyi sevmek gerek Yaradan’dan ötürü. O yüzden şefkatle kucaklayabilmek gerek kainattaki tüm zerrecikleri ve tüm yürekleri. Zengin borcunu ödemeli fakire ki, hak etsin iki cihan servetini . Zahmet vermeli biraz rahmete kavuşmak için. Merhamet etmeli kainata, merhamete mahzar olmak için..

Yaşayabilmek gerek her şeye rağmen, yaşata bilmek için . Hüznü de yaşamak gerek, mutluluğun kıymetini daha iyi bilebilmek için Var olmak gerek her şeye rağmen, var kılmak için. Barışık olmak gerek, en başta küskünlüğe mani olmak için.

Satır arası kadar kısa ve dar alanlara sıkıştı artık yaşamlarımız. Yine bu satır aralarında yaşanıyor hüzünlerimiz yada mutluluklarımız.. Satır arası alınan nefesler kadar hayatımız ve satır araları kadar da kısa artık yaşantılarımız. Bu kısacak zaman dilimlerini bereketlendirmek adına hep güzelden ve iyiden yana atsın nabızlarımız..

Bir okuma molasıdır belki satır arası yaşanılan bir hüzün. Kıymetini bilmek lazım, iyinin, hüznün ve güzün.

sate
10-27-2008, 04:22 PM
http://img145.imageshack.us/img145/6383/sustumea9.jpg
Susmak
Çaresizliktir çoğu zaman, pişmanlıktır

Susmak
Bağırmaktır bazense..

Susmak
Kelimelerin yetersizliğidir bazı duygular üzerinde

Susmak
Kırmak istemeyenlerin cevabıdır çoğu zaman

Susmak
Ağlamamak için bi denemedir..

Susmak
Haykırmaktır yalnızlığı

Sustum
Kimse görmedi yalnızlığımı, kimse anlamadı duygularımı, kimse duymadı bağırdığımı...

Sustum
Yine ağladım, yine çaresizlikti sebebim bu yüzden konuşamadım

Sustum
Kırmak istemeyendim ama bu sefer ben kırıldım

Sustum
Çığlıklarımı duymak istemeyenlere sustum......

ReBeL
10-27-2008, 05:06 PM
yuregıne sagLık

sate
10-28-2008, 06:50 PM
http://img147.imageshack.us/img147/4599/gitmeliha2fz0.jpg

sate
10-28-2008, 10:21 PM
http://img95.imageshack.us/img95/9679/kadir4plxg1.gif

Kaçtım...
Kendimden gelen haykırışları duymamak için.. sessizliğin içindeki sesleri, karanlığın içindeki yüzleri görmemek için.. kaçtım...

Baktım...
Geriye dönüp baktığımda yitik bir kentin kayıp bir düş'ü oldum... düşlerimin griliğinde kendime baktım.. sisli ve yağmurlu bir havada Bursa'ya bakar gibi baktım...

Saklandım...
Tüm kelimelerimi yanıma alıp saklandım.. cümlelerimin beni terk etmesine izin verdim... kilitli bir kapının ardında herkesten ve her şeyden saklandım...

Islandım...
Yağan yağmurlar altında şemsiyesiz saatlerce dolaştım... ıslandım... yağmurla birlikte yağdım avuçlarına... yağmurla ıslandım...

Sustum...
Tüm şiirleri, şarkıları sözsüz bestesiz bıraktım... cümlelerimi anlamsız, kelimelerimi çırılçıplak yalnız bıraktım... sustum...

Döndüm..
Buz tutmuş düşlerim, yaban kalmış gülümseyişlerimle... eksık kalan günlerimle yaşanmamış yarınlarıma döndüm...

Kaçarken baktığımda saklanan benliğimin yağmurda ıslanışını susmaların ardından gördüm... ve dünüme bu günüme yarınıma döndüm

_AyAz_
10-29-2008, 02:42 PM
http://img2.blogcu.com/images/r/e/s/resimdostu/kum_tanesi.jpg

Hüzün...
zaman zaman deli dalgalarla gelir
gönlümün kıyısına vurur !...


Aşınan kayalar gibi ruhum...
suskun...yorgun...öylece durur ...


Dalgalar ağır ağır söner...
gönlüm sakin koyları özler...
son kum tanesi kopana kadar.


Hüzün ...
zaman zaman deli dalgalarla gelir...
gönlümün kıyısına vurur !...

SON KUM TANESİNİ ALANA KADAR ...

arkadaşım yüreğine sağlık.zevk aldım.gönlündeki kum tanelerinin asla tükenmemesi dileklerimle...

_AyAz_
10-29-2008, 02:48 PM
http://img147.imageshack.us/img147/4599/gitmeliha2fz0.jpg

bunu okudum ve bittim.ellerine sağlık arkadaşım....

sate
10-29-2008, 06:50 PM
http://img299.imageshack.us/img299/2125/17kj3.jpg

Dil susar bazen yürek konuşur
Bazen her şey söner karanlığa bürünür de,
Sevgilinin gözlerinin parıltısı aydınlatır dünyanı.


Dudaktan çıkan kelimeler donar da,
Bir dokunus aşk sözcükleri olur sevgiliye söylenen.


Güneş ulaştıramaz ışınlarını bedenine de,
Bir bakışı olur sevgilinin seni ısıtan.


Bazen kaybolursun yaşam yolunda da,
İçten gelen tek bir gülüs tek bir gülümseme sana yol olur.


Dedim ya,
Bazen dil susar yürek konuşur
En eski dildir bu sevenler arasında hissedilen
Ve gözler, konuşan dili olur yüreğin
Tek bir bakış ömrünü dolduran bir sözcük olur o an


Gönülden gönüle ulasan en eski yoldur bu
Sadece sevenlerin bildiği
Sadece aşıktan maşuka ulaşan bir dildir bu


Tek bir bakisin dünyanı doldurduğu
Tek bir gulusun seni aşk sarhoşluğuna sürüklediği
Tek bir dokunusun tenini yaktığı dildir. yüreğin dili...

nokta
10-29-2008, 07:17 PM
http://img145.imageshack.us/img145/6383/sustumea9.jpg
Susmak
Çaresizliktir çoğu zaman, pişmanlıktır

Susmak
Bağırmaktır bazense..

Susmak
Kelimelerin yetersizliğidir bazı duygular üzerinde

Susmak
Kırmak istemeyenlerin cevabıdır çoğu zaman

Susmak
Ağlamamak için bi denemedir..

Susmak
Haykırmaktır yalnızlığı

Sustum
Kimse görmedi yalnızlığımı, kimse anlamadı duygularımı, kimse duymadı bağırdığımı...

Sustum
Yine ağladım, yine çaresizlikti sebebim bu yüzden konuşamadım

Sustum
Kırmak istemeyendim ama bu sefer ben kırıldım

Sustum
Çığlıklarımı duymak istemeyenlere sustum......

anladım ki susmak her zaman çare değilmiş olanlara .. olsun dedim Sustum ..tuaftır yine suskuların çığlıkları beğeni buldu içimde .. yüreğinize sağlık ..

sate
10-30-2008, 03:59 PM
http://img123.imageshack.us/img123/1969/pnc1ut7.jpg

Bugün odama çalan güneşin yüzü soluk, Kapımın eşiğinde boynu bükük bekliyor geceden kalma yanlızlığım, gözleri donuk...Aynalar yüzümdeki yarınları silerken, pencere önü güllerimde kuruyup döküldü mutluluk ...

Bugün kara gözlerine özenmiş semaver çayım, bir okadar koyu, bir okadarda acı ... Her yudumda kahırlanır sol yanım, bir okadar gam dolu, bir okadarda sancı ...

Bugün gönül takviminden günleri çizdim, ötelere kaldı beklediğim vuslatlar.Sıkıldım, daraldım sonra, bir türkü seçtim eskilerden, kıpırtısız dinledim.Gözlerimin önünde canlanırken anılar, sol yanımda kuruldu bu aşkın darağacı, senli geçen günlerin ipini çektim ...

Bugün nefes almayı hayatıma kâr saydım, penceremi araladım hafiften, derin bir soluk aldım. Ömür dedim, can dedim ... Canan demeye varmadı dilim, boğazıma düğümlendi sıra sıra sözcükler, ağladım ...

Bugünüm yarını bulur mu bilmem, ben düne tutuldum, düne vuruldum.Gidenler geriye döner mi bilmem, gönül kapısına kilidi vurdum ...

sate
10-31-2008, 02:19 PM
http://img186.imageshack.us/img186/1510/sigpic1058382vr0ql4.jpg

Biliyorumki benim katlanmam gereken bir imtihansın, nedenler niçinlerle yoğunlaşmış bir bilmecesini çözüyorum sensizlik ile sen gibi elimden kayıp gidiyor hayallerim....

Anlıyacağın eskisi gibi değilim ben....

sate
10-31-2008, 02:20 PM
http://img178.imageshack.us/img178/3370/yaprakbirfg3.jpg

sate
10-31-2008, 02:23 PM
http://img80.imageshack.us/img80/8703/blo037kd3cv0.gif

adımlarımı vurdum yollara...
sevdalardan uzak kaldı artık yıllar...
gök yağmur karaltılarında olsun böyle hep...
yürüdüğüm yollar ıslansın...
zaman yağsın...
ama sadece...
çiselemeleri duyulsun damlaların...
bir gök ağlasın...
yalnızlığıma...

hazan estiğinde üşüsün ellerim...
yapraklar savrulsun her yere...
ayaklarımın altından geçsin sular...
ıslanayım sırılsıklam...
ve sert essin rüzgar...
olabildiği kadar...
geceye varsada adımlarım...
görmesin kimseler...
yalnız, yapayalnız kalayım...

sate
10-31-2008, 02:25 PM
http://img80.imageshack.us/img80/5898/benpacellairkimresim2kt4.jpg

dün adımlarım kayıptı aslında...
güz yağmurlarından esintiler aldı...
götürdü uzaklara...
sessiz kırlangıçlar diyarına...
kanat çırpışlarında sakladılar...
haber vermeden...

her karanlığa gömüldüğümde arardım oysa...
bir seyyah gibi gezdiğim düşleri...
kafdağının ardında...
efsunlara sırdaş...
uzun zaman oldu ellerimden yiteli...
ama sır bozulmadı, kaldı karanlığa...


ve gece aradı beni...
çağırdı sırlara,yalnızlığıma...
yakarışlara...
suskun kalsın istedi...
hiç kimse bilmesin...
Rabbe gitsin, kalsın yine uzaklara..

sate
10-31-2008, 02:27 PM
http://img223.imageshack.us/img223/6691/safak1ww4.jpg

biliyorum, sessiz bu sefer seherler...
geceden kaldığından belki...
isteyip de ulaşamadığı...
bir sevgi harmanı arar gibi...
acınası rüyalardan...
bir hüzün şarkısı gibi...
suskun bir yürek gibi...
ellerim gibi...

yapayalnız...

biliyorum, olmayacaksın yine...
söz verdiğim de hiç yanında olmadığım gibi...
yitik bir hayal gibi...
kesif bir yankı gibi...
gözlerden ırak...
bir sevda gibi...
bıraktığım gibi...

yapayalnız...

biliyorum, anlayamayacağım yine...
yaşamı anlayamadığım gibi...
uzaklara gidemedeğim gibi...
seni hissedemediğim gibi...
istemekten ayrı... kalacağım yine…
bir zalim gibi...
değemediğim gibi...

yapayalnız....

sate
10-31-2008, 02:30 PM
Seni hep bir sonbahar günü hatırlayacağım
İnce bir yağmurun altında
Islanmış kirpiklerinle
Ve rüzgarda sallanan
Simsiyah saçlarınla
Seni hep bir sonbahar günü hatırlayacağım
O kimsenin olmadığı yerlerde
Dökülen yaprakları seyrederken
Ve okşarken havayı
Sıcacık ellerinle
Seni hep bir sonbahar günü hatırlayacağım
Buğulanan gözlerimle
Sessizce sokulmanı yanıma
Ve ıslak dudaklarınla
Veda edişini mevsim gibi soğuk...

sate
10-31-2008, 02:33 PM
http://img87.imageshack.us/img87/6192/gecesultanicw2.jpg

Yüreğimin kentinde bir çocuk ağlıyor sessizce... annem " büyüdü artık " diye elimi biraktığından beri, yapayalnız yürüyorum sokaklarda... attığım her adımda kalbimden bir parça birakıyorum.. bir parca yüreğimden, bir parça gönlümden... bir parça sevgimden.. bir parça ben süzülüyor yanaklarımdan sokakların bağrına... her adımda... bir parca kalbim kalıyor geriye... annem " yürüyor" diye elimi bıraktığından beri, yüreğime kadar uzanan bir el aradım yıllar boyunca...


yalnızlığımın girdabında yüreğimin dilinde bana seslenecek bir ses aradım aslında... bir bakış milyonlar arasında... aşina bir yüz... yüreğimin kentinde sokaklarıma damlayan gözyaşlarımı görecek belkide... belki başımı okşayacak güven dolu bir el... yüreğimi avuçlarına alıp merhamet edecek bir gönül...


Kanadım değil ama yüreğim kırık...

sate
10-31-2008, 02:34 PM
http://img87.imageshack.us/img87/816/kirmizigulcn9.gif

duygularımın gölgesini düşüren kelimelere küstüğümden beri, bir kurşun acısı veriyor yüreğimde taşıdığım bütün cümleler.Ölü denize akan nehir gibi, birikiyor,

paylaşılmayı bekleyen mutluluklarım, umutlarım, çizdiğim ufuklarım...

paylaşılmayı bekleyen acılarım, yürek sancılarım, yaralarım....


benim paylaşamadığımın nedeni çok kırılgan olmamdaburada herhalde... vefa aradığım dostlarımda kendi meşguliyetlerine dalınca, bana yine susmak düşer....

sate
10-31-2008, 02:40 PM
http://img1.blogcu.com/images/f/a/t/fatma46/fatma46_yalnizlik.jpg

Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Ve güneş bile yemin etmiş,
Son ödeme tarihi geçmiş umutlarıma doğmamaya,
Ellerimi uzatıp ellerini tutmak isterdim ama,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Bileklerimi acıtıyor, yetişemiyorum sana...

Her hüzünlü şarkının yolları çıkıyor sana,
Sessizlikler bile seninle bozmuş,
Bulduğu ilk fırsatta ışık tutuyor yokluğuna,
Bir ışık da ben tutmak isterdim sarı saçlarına ama,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Gözlerim acıyor, ağlayamıyorum bile sana....

Uykularımı seninle süslüyorum, uykusuzluklarımı da,
Bugün bütün yağmurlar kiralıkmış,
Ben tutup yağdırmak isterdim tüm ayrılıklara,
Hatta avuçlarımı doldurmak isterdim, gözyaşlarıyla,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Avuçlarım delinmiş, tutamıyorum ki, dökülüyorlar yollara....

Ayaklanmış bütün isyanlar, sensizliğe koşmakta,
Ve rüzgar bile eşlik etmiş,
Koparmış en büyük fırtınasını sensiz akşamlara,
Bende ayaklanıp delice koşmak isterdim sana ama,
Bir kelepçe gibi takıldı bu yalnızlık kollarıma,
Bir de yağmur yağınca, tükenmiş, erimiş gönlüm..
Dökülmüş sensiz bir sabahın, ilk ışıklarına.....

sate
11-01-2008, 10:17 PM
Yaşadığımı sandığım,aslında sürekli yıkıntılarını toplamakla uğraştığım bir sevgiyi sürdürmeye çalışıyorum.Hiç yanılmam sanmıştım,sonu ne olursa olsun...Ama yıkıntılar arasında sevgiyi yaşayamamaktan yoruluyormuş insan,ve her geçen gün kendimizi de yıkıntılar arasında kaybediyormuşuz belki de hiç farkında olmadan...

Herkes sevginin fedakarlık istedigini söylese de fedakarlık için sevgiyi yaşamak gerekiyormuş, yaşanılmayan için fedakarlık yapılmaz...

Üzülmekten yoruldum, seni üzmekten de,beklemekten yoruldum,neyi beklediğimi bilmeden özlemekten de yoruldum,en çok da düşünmekten!!!!! Susmaktan yoruldum,sürekli susup içimde avazım çıktıgı kadar haykırmaktan. Hep kendimle başbaşa kalıp,hep kendime sığınmaktan YORULDUM.... ......

Ama ögrendim artık aşk yaşanıldığı sürece vardır. Sen yoksun,ben yokum.. o zaman aşkın olmasını da beklemiyorum artık.O da olmasın artık,eğer sürekli kendimi hesapsızca sorgulayacaksam eğer kendi iç savaşımda sürekli kendime yenik düşeceksem, eğer yaşamadıgım bir aşk için sürekli üzüleceksem ve hep üzeceksem seni, OLMASIN...zaten hiç yokmuş,var oldugunu sayarak kandırmışız kendimizi,ya da ben hep kandırmışım kendimi.....

Artık seni sana bıraktım ben zaten hep kendimleydim ve hep kendimi paylaştım.Artık al kendini benden ve yaşamak istedigin gibi yaşa aşkı,hayatı,kendini. Yaşamak istedigin ne varsa kendince yaşa çünkü ben seni gerçekten sevmekteyim...

Yıkık bir sevginin yıkıntılarını toplamakla uğraşma..hiçbir zaman yıkılmayacak bir sevgi için ellerini uzat bana ...

Ne kadar yenik düşsem de, ne kadar üzülsem de güzel yanları da vardı seni yaşamanın,tabi yaşadığım kadarının.....

Seninle yaşanılan ilkler güzel,bazen acıtsa da seni özlemek güzel,hep ihtiyac duydugumuzda birbirimizin yanında olamasak da beklemek güzel,gerçekleşmeyecegini bile bile kendi dünyamızda sıradışı hayaller kurmak güzel,en güzeli de kısa bir zamanı seninle yaşamaktı.

İlk bakışta vurulduğum o güzel gözlerin hala benimle, yüreginle yüregimde olman beni mutlu ediyo...! !!


sonsuz bi ucurumun kıyısındayım san ki koca bi ömrü kırıştırıp bir sayfa gibi yırtıp atmalı mı?
ya hayat içinde bu sevgiyle beni tüketecek yada yüregimde ki sevgiyle ben hayatı ben yeşertecegim bıraksan düşecegim dokunsan ellerim yanacak

senin yüreginde neredeyim ben ?
yoksa zamana inat seni herşeyinle sevmekte olan bi yüregin içinde mi ?

sate
11-02-2008, 08:22 PM
Seni özlediğimde yüzümü dağlara dönerim ben.
Sırtımı bir ırmağın akışına yaslarım.
Kırgın ikindiler gelir, göğsüme batırır tırnağını bir alıcı kuş.
Taşlar susar, taşlardan suskun bir ağrı şakaklarımda.
Ben beklerim, gözlerinde saklı şehrin kapılarından bir gün yine yalınayak, perişan girebilmek ümidiyle.
Gurbet derim, kandan oyulmuştur her harfi. Sıla derim sonra, adınla başlayan bir hikâyenin vatanına.
Uzağım, yaralıyım, yabanım, ne çıkar?
Sen bekle beni, gelmesem de...

Bütün tebessümlerin altından sen çıkarsın, gözyaşlarımın dünyanın damarlarına karıştığı yerden sen.
Gün pılısını pırtısını toplayıp göçer dağların ardına, ben kalırım.
Rüyadır, kovsan ayrılmaz kapından sana varmanın umudu.
Hayaldir, ellerinin alnıma dokunuşuyla koklayacağım deniz mavisi.
Şiirlerini yağmura tutmuş bu adam, ağlayarak bir fotoğrafa yüz sürmenin kaydını mecnun diye tutan geceye kanına bandığı bir çevreyi gösterir.
Ayrıyız, ateşim ve ellerim fırtınada. Giderayağım, kanamalıyım, yorgunum, ne çıkar?
Bekle beni, gelmesem de...

Hiç kimse böylesi bir sevdayı sırtına vurup, yarelenmedi.
Hiç kimse, kanadına yokluğunun sancısını nakışlayıp uçurmadı kuşlarını.
Hiç kimse, gece başladığında ve ışık kuytulara saklanıp sessizce ağladığında, kalbini ben gibi kucaklamadı.
Sevdimse verdiğin yürekle sevdim, bunun için azizdi yüreğim, bunun için senden başkasını alamayacak kadar müstesna.
Öldümse verdiğin yürekle öldüm, katlimin salası önce sana ulaştı.
Sordular elbet: Nasıl bilirdiniz?
Sen seslendin mi, bekleyip de gelmeyenine, ah sen, dedin mi ki: Yakardı!

Gittimse, baharın peşi sıra değil, senden ırak mevsimlerin delibozuk çığlıkları peşine takılarak gittim.
Bilemedim 'hangi şehre inersem yar beni karşılar'.
Simsiyah urganlara asılarak iniyor ruhumun kuyusuna zaman, dağılıyor, ağıt oluyor ayrılıktan yeşermiş kamışlar.
Ne hoyrat ne ağır bedeldir beklemek, yine de bekle beni aşkı utandırmamak için, bekle, gelmesem de...

Şehre herkes yakışıyor şimdi.
İşportacı delikanlılar, tuzu kuru tüccarlar, öğrenciler, dilenciler ve yalancılar.
Şehre bir ben yakışmıyorum.
Çünkü, sensiz bir şehrin toprağında, ayak izim öksüz duruyor.
Sensiz, penceremde gün ışığı mahzun.
Sanma ki yolcular sadece bavullarını alarak giderler bir şehirden.
Giderken bana verdiğin güvercin ürkekliğini götürdüm, yağmur ferahlığını, kardelen cesaretini..

Kavuşmaya yüzümüz olsun diye, ağlamadım.
Unutmamaya kavlimiz olsun diye, mahzun dokunmadım kirpiklerine.
'Sen ağlama kirpiklerin ıslanır', ağlama, bekle yalnızca, emanetlerini yerli yerine, yani bakışlarını Zühre yıldızının burcuna, sıcaklığını mezarımın başucuna ve aşkını hüzzam bir yağmurun dudağına koymaya ahdetmiş bu adamı bekle, gelmesem de..

sate
11-04-2008, 10:03 AM
http://img154.imageshack.us/img154/9413/bleeding20heart5dx.jpg

Dokunmayın!!
Karanlığın Göğsüne Saplanan Yüreğime..


Silmeyin!!
Yıpranan Kirpiklerimden Süzülen Hüzün Yaşlarımı..


Bırakın!!
Değmeyin..Hıçkırığımla Boğulsun Gece... Sessizce..
Ölüm Kokan Bir Alev Sarsa Ne Yazar..Bedenimi..Sarsa Ahımı...
Varsın!!
Erisin Hüznün Volkanı İçimde..Eritsin Yüreğimi...


Duymayın!!Ruhumun Süzgeçinden Gecen Acılarımı..
Görmeyin!!
Gecenin Umarsızca Bakışında Can Çekişen Gözlerimi...
Dokunsun İçime Titreyen Sesi Güvercinlerimin..
Dokunsun Ahları..
Tebessümlerim Gömülsün Yanaklarıma..Gömülsün Özgürce..
Tutulsun..Kırılgan Gözyaşlarım..
Hüznün Seline..
Bırakın!!
Değmeyin...
O nunla Yanan Bu Yüreğime...
Dokunmayın..
Hislerime..
Dokunmayın..Ne Olur..


Yüreğim Yansın
Dokunmayın Ne Olur....
Dokunmayın...

sate
11-04-2008, 10:05 AM
Kaç Kez Gittim Senden
Yenilgiler yalniz yasanırdı ve sen her zamankinden daha cok yoktun...
Sensizliğin hiçbir türüne alışamadığımı bilirdin, ama yoktun...
Her zamankinden daha cok yoktun ve benim sana vurulduğumda kesilmemiş cezalara karşı nasıl savunmasız olduğumu bilirdin...


Kaç Kez Gittim Senden


Yine sana döndüm, her defasında sana döndüm, zemherilerde yere düşürülmüş bir cicek kadar çaresizdim; üşüyordum ellerin olmayınca tenimde...
Yenilgiler yalnız yasanırdı ve sen her zamankinden daha cok yoktun.


Kaç Kez Gittim Senden



Kendimden gittim. tanımlanmamış yenilgilerimde tek bedeli sensizlikti de ben sensiz yapamazdım; yasayamazdım iflasını gözlerimde.
İşte bu yüzden, yalnızca bu yüzden kaç kez yine sana döndüm... Kendimle döndüm, sen olmadın...
Her yeni bulusmada biraz daha benimdin ve sen her zamankinden daha çok yoktun...
Kimbilir hangi mevsimlerde unutulmus bir şarkıydı dudaklarını kanatan.
yanlış basan notalarda ben hiç olmadım, saklama sakın...


kaç Kez Gittim Senden


Kendimden gittim sonunda...Tanımlanmamış yenilgilerdi...Bedeli sensizlikti de ben sensiz yapamazdım; yaşayamazdım iflasını gözlerimde.
Sen uzaklıklarda kendini arardın; benim yakınlıklarımsa yalnızca sanaydı.
Yanlis kurulmus denklemlerde çözüm aramak yakışmazdı sana...Olmazdı sevdiğim...
Her sözün ayrılık üzre fermanlandı ve sen her zamankinden daha çok yoktun...


Kaç Kez Gittim Senden
Yine sana dondum, her defasında sana döndüm...
Ellerimi eski sıcaklıgınla tutman yeterliydi, bilirdin...


Kaç Kez Gittim Senden


Kac kez yine sana döndüm.
Anlatmak yetmez sevdigim; anlamak yetmez.
Birgün sensizligi sana bırakıp düşersem toprağa, korkuyla uyanacaksın gecenin bilinmez bir yerinde. gözlerinde ciğ tanesi ıslaklıklar...
Buz kesecek elin, ayağın...
Sarsılacaksın..!
Bir anı sececeksin kendine; bu kez hayal olma sırası bana gelecek.
Dudaklarında cok sevdigimi bildigin o sarkı: Seni Seviyorum...



Git..Dedin...Gittim...İşte



...Ama Sen Her Zamankinden Daha Yoktun...

sate
11-06-2008, 10:47 AM
Yokluğun kanar dudaklarımda, sonra suskunluğun ölüm yazar yüreğime..Kimliksiz

rüzgarlara bel bükerim. Çünkü, sen yoksun yanımda..İsyanlara bilenirim yalnızlığın

kanayan yüzünde. Sen yoksundur artık, her gece karanlığa bürünür. Her yağmur sonrası

gülüşlerin takılır göz ucuma. Gökten tel tel senin yağmanı dilesem de iliklerime kadar

yalnızlığınla ıslanırım…Borana tutulurum sonbahar gecelerinde. Yalnızlığın bayat

dudaklarına sürülür kirpiklerim. Sana özlemim kanar avuçlarımda. Gözyaşlarım sel olur

akar toprağa. Gün olur ölümsüzlüğüne düşer kelimelerim…Ama hiçbir zaman pes etmem

yokluğuna. Savaşırım kanımın son damlasına kadar. Ama yokluğun duruyor

gözlerimde..Satır satır usumdan akıyor kahkahalarına sarılmış intiharlarım... Seninle

başladı yüreğime kilit vurup ölüme susmalarım..Pervasız fırtınalara yenik düşer

yalnızlığım. Evlat edinirim karanlıkları sensizliğin mateminde. Sensiz baktığım dipsiz

kuyuyu andırır bana. Bak görüyor musun gri tonlar giydirilmiş hüzünler çizilmekte

ömrüme. Artık her rüzgar yalnızlığı çarpıyor yüzüme. Her dalga karanlığı….Sen gittin

içimdeki aşkı, yüreğimdeki canı kaybettim…Sensiz geçen her gece ömür defterinden düşüyorum.

sate
11-06-2008, 10:49 AM
ANLADIM,Sen beni hiç sevmeyeceksin, Tedavülden kalkan
gözlerimdeki ışığı hiç bimeyeceksin, Viraneye dönen yüreğimdeki
sevgini hiç tatmayacaksın, Dudaklarımdan dökülen sevgi sözcüklerini
duymayacaksın Ve CAN`ım diyerek sımsıkı sarılmanın sıcaklığını
hissetmeyeceksin...

ANLDIM;Sen beni hiç sevmeyeceksin,
Kara hançer yemiş bağrımın sızısını hiç sarmayacaksın, sarmalamayacaksın...
Ayaklarıma dolanan kara çalıları yakmayacaksın ve içimdeki
sızılarımı hiç dindirmeyeceksin...

ANLADIM; Sen beni hiç sevmeyeceksin,
Çek çıkar desem şu dipsiz kuyudan, Son bir gayretle
uzanan ellerimi görmeyeceksin, Misafiri olsam kabinin
bir köşesine ve hiç gitmesem sen nereden bileceksin...

ANLADIM;Sen bana hiç gelmeyeceksin, Mavi diye sarıldığım
umutlarımı gök kuşağına döndüremeyeceksin, içimdeki
fırtınalarımı dindirip sakin bir denize çeviremeyeceksin
ve bir liman gibi sığınıp beni sevemeyeceksin...

ANLADIM; Sen beni hiç sevemeyeceksin, Yedi renge
bürünen sevgi sözcüklerini başucumda hiç söylemeyeceksin...
Kan ,ter içinde uykudan sıçradığımda korkuyla,AŞKIM;
diyerek yüzüme bakıp gülümsemeyeceksin, Kahır
tohumlarını yüreğime serpeleyip öylece gideceksin,

Belki bir gün, Sende birini seveceksin, umutsuzca,
İşte o zaman sen, Benim nasıl öldüğümü

çok iyi bileceksin.....

Can yücel

sate
11-09-2008, 04:30 PM
Sensizlik çöktü içime, ta şurama kalbimin her köşesine,

Sensizlik??
Hiç te hoş değil, kahretsin, yazılışı bile kötü sensizlik?
Başkasında bile duymak kötü, sensizlik??
Gözüm gibi sevmiştim ben seni,
Irmak gibi, durulmuş su gibi, sevmiştim,
Dağ gibi yüreğimle senin karşına çıkıp seviyorum demiştim,
Ama sensizliği hiç düşünmemiştim?
Ve şimdi sensizim,
Ne tuhaf,
Belki sensizliği düşünsem,
Sensizliğin bu kadar kalleş olduğunu bilsem,
Sevmezdim??
Ama yine de seni sevmek,
Yine de sana tutunmak,
Sana bakakalmak,
Resmine dalmak,
Sensizlikte olsa bile?
Acı çekmek olsa bile,
Kahretsin seni çok seviyorum?
Pınarlar gibi oluyorum seni düşününce,
Dalıyorum deryalara?
Kapılıyorum ırmaklara, dağlara
Sana bakakalmak ne güzel?
Donup kalmak gibi birşey? ne tuhaf?
Sensizim?
Acı çekmekte güzel deyip avunuyorum,
Ama sensiz acı çekmek varya,
Herşeyden daha acı,
Artık sensizlik şarkıları dilimde,
Sensizlik şiirleri okuyorum artık,
Kahretsin, sensiz kalmak olsun, ama,
Sensiz acı çekmek olmasın diyorum,
Sensizim?
Ama sen heryerimdesin, bu da yetiyor bana

sate
11-09-2008, 04:30 PM
http://www.ww64.com/uploads/images/2008-06-02/BcPJkXHDoy.gif

sate
11-10-2008, 04:11 PM
http://img150.imageshack.us/img150/3460/islakkaldirimok7.jpg

Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

Bir hayalden ibaret özlemlerim…
Yastığıma başımı koyduğum da sadece sen'li hülyalara bırakıyorum ruhumu...

Dışına çıkılması zor bir yol gibisin…

Çıksam, düşeceğim sanki uçurumundan…
Oysa yoksun, varlığımın sınırlarında…

Anladım ki sen kolaylaştırdıkça anlamını, ben zorlaştırıyorum seni…

Oysa basit bir oyunsun, beynimin içinde karmaşaya sebep olan.
Ve karmaşık olan sen değil, sensizliği anlamak…

Hangi kelime, hangi cümle sensizliği anlatabilir ki ?
Düşünüyorum da düşünecek bir şey yok özünde…

Varlığının yerine yokluğunu kabullenmeyi öğrenmeli avaz avaz…

Bir sensizliği bir de yalnızlığı yaşayabilmeli içimde ki sesliliğe rağmen…

Oysa,
Bıraksam çığlıklarımı terkini sindirecek suskunluğum…

Bu yalnızlık, suskunluğuma eşit olacak sensizliğe giden her adım da…

Biliyorum, kendimi kandırıyorum zamana karşı…
Ve bilmek bahane değil ‘bana’…

Olmazsa olmazım ‘sen’…
Yoksun işte…

Ve görmüyorsun…

Sana gözlerim değil,
Yüreğim…
Ağlıyor !...

sate
11-10-2008, 04:15 PM
http://img260.imageshack.us/img260/6643/yolcuce4.jpg

Gidiyorum buralardan yalınayak ve üzgün
Önümdeki uçurumlara aldırmadan
Varsın hayallerim kurduğum yerde kalsın
O gerçekleşmeyen hayallerim.
Ardımda yaralı bir yürek
Kederli bir ömür
Ve yoksul anılar bırakarak
Çekip gidiyorum sevdiğim
Hoşçakal gönlümün nazlısı, bağrımın sızısı
Hoşçakal

Gidiyorum başım önümde, gözümde nem
Duramam artık ey aşk, ey sevdiğim
Hüzne ve kedere boğulduğum bu şehirde
Duramam
Hiç bir anı kabul etmiyor beni
Bedenim buz gibi soğuk
Yüreğim param parça keder
Kış kadar soğuk ellerim
Ardımda yoksul bir sevda
Ve bana ait ne varsa
Bırakıp gidiyorum sevdiğim
Hoşça kal anlımın yazısı, kaderimin küskünü
Hoşçakal

Bütün yaprakları dökülmüş
Dalları kırılmış bir ağaç gibi hıçkırarak
Ve bırakarak ardımdan sırtımı yasladığım
Çınar ağacını yaslı
Meçhule giden acılar yüklü bir gemide
Uğuldayan rüzgarlara sarıp sesimi
Şarkıların sustuğu, aşkların vurulduğu
Limanlara gidiyorum sevdiğim
Hoşça kal kırık sazım, sevdamın yaralı türküsü
Hoşçakal

Bir yıldız daha kaymadan gözlerimden
Yüreğimden bir arzu daha sönmeden
Gidiyorum ey aşk, ey sevdiğim
Bir daha yağmamalı bu ihanet yağmurları
Ağlamamalı bu yürek bir daha
Bir acıyı, başka bir acıyla sarıp
Alıp dağların ve yıldızların gölgesini
Yüzümde kış, bakışlarımda kar
Yorgun akan bir ırmak misali
Kimsesiz sokaklara bırakıp yanlızlığımı
Gidiyorum sevdiğim
Hoşça kal gecelerimin yıldızı, karlı dağların yalnız kızı
Hoşça kal

Bütün borçlarını ödedim bu sokakların, alacağımı aldım
Geri dönmez bir mevsimdeyim artık, duramam ey aşk
Bu şehre sığamam bu hüzünle
Yoksa acılar üşütür beni
Kar kavurur anılarımı
Donar bakışlarım
Üşürüm... üşürüm ey aşk

Sorma nereye, hangi dağın ardına?
Ne kadar uzağa varır yolum?
Kim yoldaş olur bana ?
Dönüp gelir miyim yine bahar geldiğinde ?
Çiçek açtığında mor dağlar
Sorma

Sazımdaki hüznü
İçimdeki sızıyı
Boynu bükük karanfilimi
Ve yüreğimin yangınını bırakıp rüzgarlara
Sırılsıklam yalnızlığımı alıp yanıma gidiyorum[/size]

Hoşça kal bağrımın ateşi, kalbimin ahı, mühür gözlü yar
Hoşçakal

sate
11-12-2008, 03:59 PM
ellerim üsürdü ,üsürdüm.
sehrin vitrinlerinden kayardi düslerim
seni düsünürdüm.
sense, bir baska mevsimde saganak halinde yagardin
baska ülkelere simsicak.
ellerim üsürdü.
nikotin kokan ellerim üsürdü ve...
bir sigara daha yakardim.
sehir islanirdi duman duman.
çocuklar uyanmis olurdu
düslerini kaybetmeden uykularindan
benimse kabuslarim kese kagidi burusuklugunda
asili kalirdi gündogumlarina.
ellerim üsürdü
ellerim üsürdü, donardi.
donardim teninin yokluguna degince ve
biçak agzi bir yalnizlik ikiye bölerdi her seyi.
bir yarisi sen olurdun her seyin, bir yarisi ben olurdum hiçbir seyin.

ellerim üsürdü, üsürdüm.
bir bardak çay ve taze bir simit gibi kokardi rutubetli geçmisim.
küçük bir saçak alti kahvesinde günesi soguturdum. sonra denize karsi
kimsesiz bir adam gibi dalgalar hiçkiriklarimi bogardi.
Varligina açken, muhtaçken bir lahza görmeye seni.
ellerim üsürdü, üsürdüm ve doyardim yokluguna.
donardim. martilar göç ederdi,
demirlerdi tüm gemiler limana bosalirdi deniz
yürüyüp çikardi baliklar tuzlu bir yasamin soluk aralarindan.
seni düsünürdüm. su olurdum, toprak olurdum, kus olurdum ama
yasam olmayi beceremezdim. sensizliginde acemi bir ölümü karsilardim.
beceremezdim ölmeyi.

ellerim üsürdü,üsürdüm.
tanidik bir adam sesine karisirdi hüzünlerim.
kapanan bir kapi sesine kilitlenirdim.
duvar, duvar karanlik büyürdü içimde yollar,
ne bir köse basi, ne bir viraj ne dur ne durak
adimlarim soluklarini arardi kayip yollar da
sonra, bir kadin çigligi kayardi yildiz yildiz.
önce ilk bahar defnedilirdi karinca ayazinda
sonra bir pervane yanardi.
gözlerimin sirilsiklam aydinliginda
kanatlarina islerdi yasanmamis bir yaz kelebeklerin.
sonbahar geçerdi, kar yagardi.
ellerim üsürdü üsürdüm
ve subatla biterdi bir masalin son cümlesi
seni düsünürdüm..

sate
11-12-2008, 08:46 PM
http://www.arsiv.us/ist/istanbul1.jpg

Ne fark eder?
Ha sabah olmuş...
Ha akşama yakalanmışım...
Bu istasyonda, kırık dökük bankın bir ucunda...
Oturmuşum.
Hayatı seyrediyorum.
Dörde katlayıp iç cebime koymuşum İstanbul’u...
Bekliyorum...
...
Kaçırdığımı zannettiğim bütün trenler...
Bütün vapurlar...
Ne varsa bir yerlere giden...
Dönüp dolaşıp geldiler...
Anladım sonra geç olmadan...
Onlar kaçırmış beni ve bensiz kalmışlar gitmenin telaşlarında...
...
Ne fark eder
Ha sabah olmuş...
Ha akşama yakalanmışım...
İsteyen istediği yere gitsin; hep birlikte koca dünyanın üzerinde...
Dönüp dolaşıyoruz...
Ben hayatı seyrediyorum; oturduğum yerden...
Onlar gittiklerini zannediyor.
Üstelik İstanbul cebimde...
...
Bu istasyonda, kırık dökük bir bankın ucunda...
Yaşanmış günleri biriktiriyorum, eskiciye vermek için...
Okunmuş ve kuponları kesilmiş bir gazete gibi sakin...
Ve ama huzur içinde...
Zamanı seyrediyorum.
...
Trenler geçiyor...
Vapurlar kalkıyor...
Herkesin itiş-kakış bindiği...
Gitmenin telaşlarında; geri döneceklerini düşünmeden...
...
Bir an gelecek...
Yaşanmış günlerle, yaşanmamışların arasında...
Belki sabah, belki akşam; fark etmeyecek...
Bir gemi veya bir tren...
Sadece İstanbul’la benim için...
Yanaşacak yalnızlığıma...
...
Bekliyorum...

sate
11-14-2008, 03:59 PM
http://img523.imageshack.us/img523/5628/candle096rkab3.gif

BELKİDE


Belki de son heceler süzülüyor kağıda kim bilir.

Hangi sarp kıyısındayız hayatın.

Belkide son yamacın kenarındayız, yarım kalacak mısralar.

Kim bilir belkide kaymaktayız ecel vadisine.

Kalem düşecek son kez öperek sevdalısını, tutamayacak artık parmaklar

Hayatın bir kıyısı karanlık bir okyanusa uzanıyor.

Derince bir ah ediş yol alıyor,çaresiz, perişan, çok pişman belkide.

Belkide karanlığı daha yeni geride bırakıyor.

Kim bilir daha aydınlık ufuklar açılıyor kimisine.

Gözler kaybederken pırıl, pırıl ahengini.

Kalemin son ayak izleri noktalanıyor.

Yalnız parmaklar, gözler değil, kalemin ruhu da dökülüyor.

Bu fani, üç günlük dünyanın mirası.

Satırlar oluyor kalemin mezar taşı.

Akıyor dökülüyor bir yerlere, iz bırakıyor gönle göz yaşı.

Koskoca bir mezarlık kütüphaneler, binlerce kalemin sayfalarca kabri.

Nice hayatları anlatıyor, unutmak üzereyken kimileri.

Belki de düşmek üzereyiz, bitirmek üzereyken hayat bizleri.

Kalıyor son noktasının yanında, sessiz benden sonra ölüyor kalem.

Farkında olmadan anılıyor, her satırda benden az evvel o kalem.

Kim bilir dirilir belki sonramda, vücut bularak şairin birisinde.

Ardımdan hatıralarımı yazar uğurlar ağlar kimisinde

Küçük bir not düşer kendi ömrüne.

Küçük bir dokunuş

Kaybettim onu diye .

Tam ekimin on yedisinde….




HAKAN DİDİNİR

sate
11-15-2008, 03:02 PM
Zahmetle nefeslenir cigerlerin berrak bir havaya.

Nasil?

Ic cekmelerin kavurur her bir damarini kalbinin.

Neden?

Kaybolan günlerin ardindan bakmak derinden üzer seni.

Ne kadar?

Saymakla bitiremezsin derd yapraklarini defeterinde.

Ne zaman?

Zamana ihtiyac duydugun gibi kovalar seni kaderin.

Nerede?

Ah bir bilsen ensemdeki hissetigim azrailin nefesini.

Nasil?

Beklemekle umdugun vuslata erisecegini ümit edersin belki.

Nereye?

Uzun bir yolculuga cikmis bir geminin limani aradigi gibi.

Kim?

Kalabaliklarin icinde kaybolan bir silüeti görürsünde...

Kendine sorular sorarsin ya hani....

Cevapsiz sorular kurcalar beynini....

Kim bilir sahnenin son perdesi ne zaman düser.

http://i38.tinypic.com/11980u1.jpg

sate
11-16-2008, 12:59 PM
Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.

Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü,
siz çarşaflarınızın arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi...

Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi,
yanınıza bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...

sate
11-16-2008, 01:03 PM
Sana daha yakın olmak için "SENSİZLİĞİ" yakmam gerekti ..
Sensizliğin içimi ısıtmayacağını bile bile..
Yakıyorum..
******
Kor ateşin ışığında;kırık kalbin mürekkebi damlıyor satırlara..
Her damladığında,alevler saçılıyor kağıdın soğuk tenine...
Sensizliğin bu kadar yakıcı olduğunu sensiz kalınca anlıyorum..
Ve yine..
Yakıyorum..
*******
Kulağımda bir ezginin tınısı,elimde yokluğuna adanmış kelimeler..
İlerlemekte an be an karanlığa doğru..
Yokluğunda avunduğum anılarımı Karanlığa teslim etmemek için sıkıyorum yumruğumu..
Avuç ayamdaki "sensizliği" bile tutamaz olmuşum sevgili..
Kayıp gidiyorsun ellerimin arasından..
Işıltısını kaybetmiş bir yıldız gibi..
*******
Sıkı tutunsaydın ya...
Bırakıp giderken bir kez olsun gözlerime baksaydın ya..
"Ne olur gitme,Kal" dememden korkmasaydın ya..
"Gitmemi engelle,Sarıl bana sıkıca" deseydin ya..
Ve ben Sarılsaydım narin beline..
Ve öpseydim dudak kıvrımından akan göz yaşlarını..
"Bu sana kırık bir kalbin serzenişidir sadece.."
******
Alınma...
Gücenme...
İncinme...
Kırılma...

Sadece Bil...

Yüreğimin yangınını,"Yaktığım Sensizliğe" kattım..
Aklımda Sen...
Kulağımda bitmeli artık dediğim şarkı..
Önümde Kahrımı çeken bir beyaz sayfa..
Bir de parmaklarımı yoran kelimelerim var..
*******
Bir de..
Bir de..
Karşımda yüreğime ok gibi saplanan bakışların..
*******
Git artık gecemden...
Kırılan kalbimin parçaları sana batmasın...
GİT...!

sate
11-16-2008, 05:34 PM
kapıyı çalar usulca istemesende girer içeri yanlızlık
seni hiç bırakmaz hep yanındadır yanlızlık
çok seversin deli gibi özlersin her gece her an yiine gelir yanlızlık
yüzsüzdür istemesende yanında dır yine gelir yanlızlık
gece uykundan kalkarsın sni çağırır canın sıkılır yine gelir yanına yanlızlık
karanlıkdır gözlerinin baktığı her yer karanlıkdır elleinin deydiyiği her yer yanındadır yine gelir yanlızlık
konuşamazsın içine atarsın kitlenirsin bazense ağlamaya çalışırsın ağlayamazsın haykıramazsın yine gelir yanlızlık
görürsün onu her sabah işe giderken
görürsün onu her sabah işten gelirken
görürsün onu kaldırımda yürürken
görürsün onu yağan yağmıur altında beklerken
görürsün onu her gece gökyüzüne baktığında
görürsün onu her gece yatağa yattığında
görürsün onu düşlerinde rüyalarında hayallerinde
son kez görürsün onu candan çıkan son nefesinde
o hep yanındadır senin sen fark etmezsin belkide etmek istemezsin ama yine gelir yanına yanlızlık...

sate
11-16-2008, 05:35 PM
http://img122.imageshack.us/img122/1782/yakamoz320copy7ob.jpg

sate
12-20-2008, 08:46 PM
Kaç zaman oldu bilmem hatıralar yorgun düştü gönlümde
Zamanı parçalara bölüyor, topluyor,
çarpıyorum ama neticeye varamıyorum
Kırık dökük kelimeler kaldı dilimde ama çekip çıkaramıyorum.
Küllenmiş ve yorgun düşmüş anılarımı canlandırmak için çırpınıyor,
Yalnızlığın pençesinde kıvranan gönül dünyamı karıştırıyorum,
arayışları arıyorum..

Unutmanın adını soruyor, tarifini bulamıyorum.. unutmak.. unutulmak..
Yaşanmışları yıpratmakmıdır, söküp atmakmıdır hafızalardan,
silmekmidir gönülden...

Hatıraları bir çırpıda unutamam,
bağrımdan söküp bir kenara atamam
Boşluğa bırakıp rüzgarların önünde savuramam
Mahrum kalmışsa hislerim tekrar özümsemeyi özlerim
Sezgilerimi beklerim, umutlarımı düşler, hayallerimi gözlerim..

Unutulmak yok olmaktır, kaybolmaktır hafızalarda
Silinmektir, özlenmemek, aranmamaktır,
zihinlerde bir daha canlanmamaktır.
Kaybolmanın bir adıdır unutulmak, kaybolmanın bir adıdır hatırlanmamak..
Zamanları devirip, devranları dönderip duyguları koparmak
söküp atmaktır unutulmuşluğun diğer adı.

Bir köşeye oturup iki elinin arasına başını alıp
saatlerce kaldınmı mazilerin bir köşesinde...
Beklentilerin yerini buldumu?
Hiç gözlerin kan çanağına döndümü?
boğazın düğüm düğüm, ağlayamadığın ,
hep içine attığın hıçkırıkların oldumu?
Hiç akıtamadığın göz yaşlarını kana dönüştürüp içine akıttığın oldumu?
Gözlerin dalıp dalıp giderken, bilinmeyen bir meçhulde kaybolurken düşüncelerin,
ses verenlerin sesini duymadığın oldumu?

Unutulmuşluğu yaşamadınsa, yaşantılarına yansıtmadınsa,
gözlerin kan çanağına dönmemişse, hala hıçkarıklar boğazında düğümlenmemişse,
hala içine kan döküp için kan ağlamamışsa, gözlerin dalıp bir umudun ışığına yolculuğa çıkmamış,
mesafeler kaybolmamışsa çaresiz kalmamışsın demektir..
hazan çiçeğinin kurumuş yaprakları seni bulmamış, Dikenli yolların dikeni sana dokunmamış,
yüreğinde sızlayan bir kalbinin atışını duymamış, çaresizlikler içinde kıvranıp çare aramamışsın demektir.
Unutulmamış, unutulmuşluğu yaşamamışsın demektir..
Sen hala özlenen, hala beklenen ve hala hatıralarda yaşanan, hatırlanan birisin demektir..
Hala gönüllerde varsın demektir..

Ben yalnızlığın zemherisini taşıyorum bağrımda
Ben unutulmuşlugun acısını, çektiklerimin sancısını yaşıyorum.
Hazanlarım, hüsranlarım beni yarınlara taşıyor,
Hicranlarım suskunluğunu koruyor, hasretlerim artıyor.
Suskunluğum unutulmuşluğumun yarası,
Hafızalarımı yoran düşünceler boğuyor beni,
Aydınlığım karanlığa dönüşüyor ve gündüzüm kayboluyor
ve ufka bir umutla dalıyor gözlerim..
Umudu yıldızlara sarılarak arar oldum gecelerde..
Işığımı kaybettim karanlığa mahkum oldum
Umutlarımı ay ışığına sürükledim, sabahları özledim..

Unutulmuşluğumun acısını yüreğime, bağrıma sürdüm..
Şimdi yüreğim bir sürgün yeri, şimdi yüreğim sürgün diyarı..
Ben sürgünleri yaşıyor, sürgünleri taşıyorum hüküm giymeden..
Hükümsüz infazdayım şimdi, yargısız zindandayım..
Şimdi yüreğimde mahkum kalmış esaret kırıntıları benim bir parçam ..
Ve yüreğime perçinlediğim, yüreğime sapladığım ve yüreğime kazıdığım benim bir parçam
Ve benden kopmayan kopamayan koparılamayan yüreğimde saklı ebedi bir müebbet..

Ben unutulmuşluğun fırtınalarında savrulmuş bir yaprağım
Ve ben ayaklar altında ezilmiş ve çiğnenmiş ve buna rağmen gül vermiş bir toprağım..
Unutulmuşluk acısının şimşekleri çakmasın.. bağrımı yakmasın..

Unutmanın adını soruyorum VE Adı Sende Saklı diyorum...

sate
12-20-2008, 08:48 PM
http://img139.imageshack.us/img139/9054/wheneverytearishedbygotyt4.jpg
UNUTTUM SANMA
Seni unuttuğumu sanma sakın
Bir bulut güneşi nasıl arkasında sakladıysa
Bende seni kalbimde öyle sakladım
Çok istedim belki seni unutmayı
Çok istedim belki bir saçak altında
Gözyaşlarından korunmayı
Olmadı unutamadım
Ve her çaresizce kaçışımda
Gözyaşlarında ıslanmaktan kurtalamadım
Olmadı unutamadım
Meğer ne çok seviyormuşum seni
Unutmak isterken yalnızca bunu anladım

sate
12-20-2008, 08:49 PM
Hiç bir zaman unutmayacağım,
Yokluğun gücüme gitsede, umudunla can bulacağım.
Görmek, duymak istemem..
Unutulan ben, ezilen ben, vazgeçilen..
Şimdi yalnız bir yerlerde, sevginin doruğuna ulaşacağım.
Nerede olursam olayım,
En mutlu anımda bile,
Yüreğimden çıkarıp, yalnızlığımı hayalinle paylaşacağım.
Gülüşünle hatırlayacağım gözlerini.
Hep orda kalacaksın,
Seni, yüreğimde saklayacağım.
Sarıldığında kendimi, korkmadan bırakışımı, sıcaklığını aramam mı..
Hep arayacağım.
Zoruma giden, seni sensiz yaşayacağım.
Yarın belki diyerek, kendimi kandırıp,
Boşluğa sürüklenerek, yalnız sularda boğulacağım.
Ağlıyorum, ben senleyken de sensizken de,
Seninle başlamak gözyaşına mahkum olmakmış.
Bilemezdim, pişman mıyım?
Asla, değilim!
Sevdim çook sevdim...

sate
12-20-2008, 09:01 PM
http://fotokritik.com/photos/orig/0/4/2/042467/6dbc2c7ad76828f1bab18a33368fe529.jpg

Yüzümüzü sulara bıraktık
hayallerimizi sıvası dökülmüş duvarlara
sardıkça yangınlar içimizi
yoksul bir yaşamın cenderesinde
yaralarımız üşüdü...
Önce miydi, sonra mıydı,
kar mıydı?
yağmur muydu?
bilemedik?
üşüdükçe içimize çöktü sis...


Hep sancısını çektik kahreden hayatın
ne giysek yakışmıyor hüzünden başka
eğilip bakmaya korktuğumuz,
sahipsiz mezarlara döndü içimiz.
her akşam tanımadığımız bir hicran
görmediğimiz bir ıstırap çaldı kapımızı...


Kalbimizi bir vefasız,
ömrümüzü bir hayırsız aldı
hayatın çıkmazında hep teselli aradık
buruk gülümsemeler dindirebilir mi hüznü ah! Can?
kime ne verebiliriz ki,
gönül mü?
ömür mü?
can mı?
mal mı?
yok, yok yüreğimizden başka servetimiz


Her baktığımız göz yuttu gönlümüzü
hançerini sapladı her tuttuğumuz el
hangi adaya sığınsak ihanet kokuyor.
nereye gidebiliriz ki ah! Can,
yüreğimizden başka
sokaklar çıkmaz sokak ömrümüzde,
kahretsin...


Çıktığımız her yolculukta
düştüğümüz her kalabalıkta
ıssız bir kıyıda üşüdü ömrümüz
yetim bir ruh, nemli gözlerle
her gece sarılıp bir hayale,
yalnızlığımızı alıp bastık bağrımıza...


kırgındık mevsimlerin koynunda, yaralıydık
acılarla yattık, acılarla kalktık,
bir ömür acılara acılar kattık
kurudu gözpınarlarımız,
karanlığı siper edip gözlerimize
yüreğimizle ağladık.


Kimsesiz bir çocuğun yüreğine çizip resimlerimizi
kayıp mezarlara gömdük,
yüzümüze siper ettiğimiz gülüşleri
ve yükleyip sevdalı bir kuşun kanadına anılarımızı
ardında el açıp aşka ve acıya ağladık...


Hep yüreğimizde saklı tuttuk sevgimizi,
gözlerimizde, yüzümüzün hüznünde saklı tuttuk...
gökyüzünü doldurup soluğumuza
isyanımızı kilometrelere zincirleyip
kayıp bir vadide idam ettik geçmişimizi...


Gidenler dönmedi ah! Can
solgun bir güz bahçesi renginde,
boynu bükülü gelincikler gibi kaldık
yaralı uçurumları birer birer koşarak
boş yere yollara baktık, türküler yaktık
kurudu gözpınarlarımız, yüreğimizle ağladık.


Yaralı bir ülkeyiz şimdi, terkedilmiş bir şehir
nehir nehir acılar damlıyor bedenimize
önümüzde dağ dağ uçurumlar
ardımızda ölümün ayak sesleri
nasılda acıyor hayatımız ahh! Can


Gurbet ki, kahreden yanımız
acılara gömdüğümüz isyanımız
derdimizi kime nasıl anlatırız,
kimimiz var ki,
lime lime yüreğimiz,
ilmik ilmik gözyaşlarımızdan başka…


Hasret ki, göçmen kuşların kanadında taşıdığı
gamdan bir dağ gibi oturmuş gözlerimize...
buruk gülümsemeler dindire bilir mi hüznü ah! Can?
kime ne anlatabiliriz ki,
ağızdan çıkan her söz yaralıyor yüreğimizi....

sate
12-23-2008, 03:58 PM
Üstüme bulaşan bir aşkın kırıntılarını topluyorum şimdi yerden…
Cümlelerime yakıştıramadıgım kelımelerım…hecelerımde seni arıyor
Adımı unuttugun dizelerde ..bakışların kalıyor senden geriye…
Sus dercesıne bakan gözlerinin bildik bir sonu yüzüme vurmasımıydı benim sonum…!!!
sen gittin büyük bir zorunlulukla…
kaç kez boynu bükük kaldım ardında…
boş bir el sallamasıyla…
beni bir ‘’ seviyorum’a’’ hapsettiğin günlerde...
sonunu yaşadım ben senin…
bilmedin…!!!!
yarım kalan bir öyküyü noktalayamadım…
seni yazdım şafaklarıma…
dilimde eriyip giden adın…
düştü…!!!büyük bir enkazın tam ortasına…
sağanaksın üzerime…!!!sağanagız biz birbirimize…!!!
ama dinmeye alışıktır yağmurlarım…
gözünün degdiyi yerlerde yürüyorum şimdi …
topraga karışan ayak izlerimde;
bir sen daha bulurum diye…!!!

Gitme demicem…!!!git şimdi…!!!
dünyanın umrunda mı sanıyorsun kendini…??
duymadıgım tek kelimeyi fısıldıyorum kulaklarına…
Diz çöküyor sensizliğim gözlerinin önünde…
eylüllerim gidiyor benden;
geceleri intihar kokan mevsimleri karşılıyorum şimdi….
Bursa yorgunu bedenimi terket…!!!
ellerin uzanmasın yanlızlığıma…
ve Kalmak için artık çokk geçç…!!!!


şimdi uzaksın bana…!!
ve benimle birlikte her seye..!!! uzagız biz birbirimize…
kefaletini ödediğim her ‘’seviyorum’’la girdin düşlerime…
ama olmuyordu…!!!
İstesende olmuyordu…!!!
bendeki seni kurgulaymıyordun…!!!
içinden sen cıkardıgım hayatımda…seni hapsetmiştim içime…!!!
nasıl yaşıcagımı bilmeden ben …seni yaşıyordum kendimde…!!!
bu seferde gitmedim demenin korksuzluğuna bürünsemde..
‘’kal’’demen içindi tüm geri gelmeler…!!!

sate
12-23-2008, 03:59 PM
Anlamadın yarr….!!!hiç anlamadın..!!!!
Hadi..!!! söyle şimdi bana…!!!
hangi dogrumda yer aldı ki adın…???
Hangi mutluluk harfinde ismin okundu…???
başını kuma gömerek yaşanmıyor aşkk…!!!
uyumak istiyorum…!!!
yaşadıklarımı unutabilcek kadar çokkk…!!!
soğuk bir bıcakla kesilmiş eski bir yara kanıyor şimdi şakaklarımda…
yanaklarımdan parmak uçlarıma kadar sen oluyorum…..
meçhule gitmek istiyorum…
bu müebbet vedanın başına dönmek…
gözlerinde kalmak…!!!
Ve o soran gözlerini bir daha yaşamak…!!!!



yarınları olmayan bi hikayesin şimdi…!!!
öznesi olmayan;devrik bir cümle olmaktan korkuyorsun…
sen yaranı unutmak için yaşıyorsun…
beni yaşatmak içinse her defasında acıtıyorsun…!!!
yalnızsın…!!!
yakışıyor yalnızlık sana…!!!
izlerini siliyorsun ayrılığın yalnızlıkla…!!!
susuyorsunn …!!!
Ve gidiceksin yine nihavent cığlıklarınla…!!!
Bu çığlık sokaklarındaki katilini arıyor sanki…
Bir an ben çıkıyorum karsına…
Ve Suçüstü yakalıyorum yine gidişini…!!!
Ama Kıpırdarsam namerdim yerimden..
Ne olur şimdi gitt…!!!
ve terk edildiğini bil yüreğimden…!!! [COLOR="blue"][COLOR="blue"]

sate
12-23-2008, 04:02 PM
Yeşil kentin;karanlığında seni bekliyor…
gitmelisin bu gece…!!!
Cümlelerde kurulmus hayatın,
kelimelerinin devrikliğiyle son buluyorken...
mavi bir düşü yeni bir başlangıç yaparak avucuna,
beni affet sevgili….!!!
Ve kalman artık acıtıyor içimi….
hatıraları bir bir topla valizine
beklediğim tek kelimeyide bekletmeden …
bu gece git hadiii……!!!
Soğukluğunda buz kütlesine cevirdiğin beni..
Tren vagonlarında buluyorum yine kendimi…
Ardımda bıraktıgım sevginin agırlıgıyla gidiyorum…!!!
Mülteci bir dünyaya acıyorum gözlerimi…
Sahibi yok şimdi gökyüzünün…
Gittiğinden beri karlakarışık yagıyor…!!!
Dikiş tutturamadı Bursa’nın yeşili…!!!
Oysa sen yüreğimin fatihi….
Nerdesinn simdi…???




bir ‘’kal’’ ile ödeyebilceğim bedelleri bir ‘’git’’e saklıyorum şimdi…
tüm vedalarını toplayıp valizine…
dönüşünün umudunu ekmeden yüreğime…
bana tuzak olan beni….!!!!
tek celsede git hadi….!!!!
Üşüyorum gözlerinde…
Düşüyorum düşlerinden…!!!
karanlıkları calıyorum gecelerden...!!!!
bildik bir sonu yaşıyorum…!!!sonunda tüm korkularıma kafa tutarak…!!!
yine bir ‘’kal’’ demeye oynanacak senaryolar kuruyorum…!!!
sen olmuyorsun…ben yine sus kalıyorum…!!!
yanagımda son tebessümümden kalan donmuş bir gülücük buluyorum..!!!
asıyorum teker teker adımı unuttugun sokaklara
topluyorum yine yerden bu aşkın kırıntılarını…!!!
Sana uzak;senden kalanlarımın yanına…!!!
Bir çift göz kalıyor alamadıgım geriye..…
tutamıyorum ellerini…
buz kesiliyorum avuçlarında…!!!
Şimdi…!!!hangi okyanuslarda gözlerinin yeşili…???



zamanın acımasızlıgından korkuyor şimdi aşkk…!!!
Kana kana tadıyorum sensizliği….
Özlüyorum…bir merhaba’ya uzak gözlerimle…
sana söleyemediğim hüzünler geçiyor içimden…
yalınayak yürüdüğüm uçurum kıyılarında,
arkamdan vuruluyorum….
bi ‘’kal’’ demenin azadına tutunmus bedenimi,
senin dokundugun şehirlerde buluyorum…!!!
aşinayım nasılsa ayrılıga…!!!
aşinayım nasılsa kayboluşlara….
Hadi gözlerinin zifiri yeşilinde bul beni…!!!
bulll…!!!ve geri getir beni sana..….!!!
ellerinde ve avuçlarında kalıyım….beni bana bırakma…!!!!
Anlasana yarr….!!!
Dizelerimde;satır aralarımda degilsin artık….!!!
mesafelerin çoğalıyor git gide….
gitsene yarr…!!!gitsene…!!!
biriktirdiğim tüm aşkları yazıyorum avucuma,
tutusuyorum avuclarımdan en uc noktama…!!!Sanaa…!!!!
İhanet etme bana sevgilii …..!!!!
’biz’’den kalan ne varsa al ve git hadii….!!!
Sende olmadığım kadar varsın bende……!!!
gözlerimde saklıyorum hepsini..!!!
içinde taşıyorsun beni…!!!
içimde yaşatıyorsun seni...!!!
içinde acıtıyorsun bizi…!!!
hadi ne beklıyorsunn…!!!
gitt…!!!!gitt hadiii….!!!

_SaHrA_
04-26-2009, 11:01 AM
Benim günlerim geçer hücre misali evde
Bakarım duvarlara,duvarlar bakar bana
Bazen hüzünlenirim gecenin bir vaktinde
Ağlarım duvarlara,duvarlar güler bana...


Sankı hayalın durur yatagımın onunde
Asıgım hayalıne hayalın dusman bana
Kovalarım o kacar gunun her saatınde
Hasretım hayalıne hayalın ‘’FİRAR’’ bana...

sate
06-15-2009, 08:35 PM
Bitti…
Bu son cıglık, benden yana…
Son haykırıs…

Kapatıyorum sayfamı…
Seni yazmak geceler boyu, sana bile fazla..
Tasıyamazsın cümleleri..

Bu son…
Vazgecmek, kendime verdigim en kolay ceza…!

Tükenişimi izlemeni istemiyorum…
Bu sefer ben terk ediyorum seni…

‘’Seviyorum’’ ve ‘’Gidiyorum’’…
Sevmek ve gitmek…
Sana yakısır bir sevgi bu…
Al, sana yakısanı ve cek git sevmelerimden…!

Sen beni degil, ben seni gönderiyorum bilinmezliklere…
Sana dair ne bir yazı ne bir gözyaşı…
Sen diye birsey yok ki umutlarımda…

Sen bugüne özel bir dünya..
Ben o dünyanın icinde, sana yabancı bir sehir..

Sehrimin ısıklarını sönduruyorum, sana ragmen…
Seni ögütüyorum kalbimde, keskelere yer vermeden…!

Sana ölüyorum, yeniden dogmak adına!

Bir kez daha olmayacak!
Alıstır benden gelen son cümlelere kendini…
Ben diye birsey yok sende…

Şimdi, seni bitiriyorum her nefeste…

Bil ki;

Seni ‘’sana’’ hapsediyorum, bana ragmen…

sate
06-15-2009, 08:38 PM
http://img397.imageshack.us/img397/4238/akkkbx1.jpg
~ Şahit Ol Kalem! .. ~

dökülsün aynanın sırları! ...
göğsümde kişneyen atların,
toynaklarına vurup duran
sesin ritmiyle
doğrult beni! ...

kandillerin bir bir döküleceği günde,
nur ile süzül defterime;
şahit ol kalem! ..
Nun.Kaleme ve Yazdıklarıma And Olsun ki *

her şey aşk için! ...
istikametlerimde şefkâtli ellerin
anne merhametiyle,
bütün köşelerini tutuyorum hayatın;
artık sevgisizliğe sobe! ...






dağların yürütüldüğü günde
kesilir adımların, toprak tutmaz
ayak uçların;
şahit ol kalem! ..
Nun. Kalem ve Yazdıklarıma And Olsun ki*

her şey aşk için! ...

firak perdesinin ardında seyredilen
dağların hızlı adımlarıyla
erişilecektir vuslata …


__________________



...Hüzün çiçeğisin sen dertli gönüllerde yeşeren, gönül çiçeğisin sen buğulu gözlerden beslenen...

...vakt-i hüzün; ahir ve akıbet hayrola...

sate
06-15-2009, 08:39 PM
hüzünlüyse de böyle beklemek
yargıla beni! ...
ve beni ağaran tan yerinin güzelliğine bağışla!
eylüller geçer yüreğimden
yine de yargıla beni! ...
beni uçan kuşların kanatlarına bağışla!
tenimi ağart, ruhuma üfle!
ben ki serserinim
büyülü gözleri ayartır beni
ve sen yargıla beni! ...

o zaman kurtulur belki hüzzam,
belki uçar göğe doğru her bakışım.
her yanışım hasretle karşılanır
oyalasın karşımda duran hayâlin.

{...}


ve beni kına yakan gelinlere bağışla!
ağaran günlere,
kanayan yaralara,
tüm düşlerimin çocukluğuna bağışla! ...
al beni yâr;
önce yargıla,
sonra istersen öldür
ki bağışlanmış olayım
senin için yapamadıklarımdan! ...

sate
06-15-2009, 08:43 PM
Sadece bir gül sunuyorum yüreğine
Sevgilerle bezenmiş, yürekten...
Karşılık beklemiyorum inan, en ufak bir ümidim yok
Sadece gülü layık olduğu yere göndermek istiyorum...
Kabul et onu yüreğine, karşılık vermesen de...


Bir gül sunuyorum yüreğine...
Demet demet sadakatle derlenmiş...
Kırmızılığını sevdasından almış...
Dikensiz...
Kabul et onu yüreğine, sende yetişmese bile...


Bir gül sunuyorum yüreğine...
Başkalaşmamış, zamanın yalancı güllerinden uzak...
İçten, riyasız, hesapsız...
manasını yitirmiş sevdalardan öte...
Kabul et onu yüreğine, onu kendinden bilmesen de...


Bir gül sunuyorum yüreğine...
hayatın özünde kendini bulan...
Yaratılıştaki müthiş sevgiden nasibini alan...
Sahibinin Vedud sıfatıyla beslenmiş...
Kabul et onu yüreğine, benim gibi bir nacizaneden olsa bile...


Bir gül sunuyorum yüreğine...
Hiçlikten varoluşa doğru akan...
Aşk pınarında mayalanmış...
Bulunan zamana inat visali ukbada arayan...
Kabul et onu yüreğine, hicran kokuyor olsa bile...


Bir gül sunuyorum yüreğine...
Gece gibi karanlık,kokladıkça aydınlanan...
Hissettikçe yaşam bulan...
Güzelliğini koklayanından alan...
Kabul et onu yüreğine, onu ölüme terk etsen bile...

İşte sadece bir gül sunuyorum yüreğine...
Sana layık olmasa bile...

sate
06-15-2009, 08:45 PM
http://www.veteknoloji.com/resimler/haberler/big/b_20080821033525_gozler.jpg
GÖZLERİNİ GETİR ÖLEYİM


Gözlerini getir, yarı umutsuzlugumda
Yaprak gibi döküleyim önüne
Solayım, beter olayım
Gözlerini getir öleyim...
Bilmeden çocukça sevildigini
Ve bayram sabahınca beklendigini
Kaf Dagından günesi getirir gibi
Getir gözlerini öleyim...
Kimsesizim, ilk kez bu kadar suskunum
Sana söylemiyorum
Yıldızlara uzanmısım her aksam
Ve baglanmıs ve kınanmıs
Ve karsında yitirilmisim
Ne olur gözlerini getir
Getir gözlerini öleyim...
Ben biraz sairim, biraz divane
Çarmıha gerseler öldüremezler
Sırrım sazımda degil yüregimdedir
Istersen dost, istersen düsman gibi
Getir gözlerini öleyim...
Ben yine kaybettim, görmüyor musun?
Safak yangınından yaralı çıktım
Ve ben,
Gözlerinle yıkılası bir siire basladım
Kaçtıkça sana döndüm
Ve artık gülü bıraktım
Menekse yapragını, kitaplarımı,
Suskun maceramı...
Bu siir bitsin...
Bana pesini bıraktıgım bir hayatı degil,
Gözlerini getir,
Getir gözlerini, öleyim...

sate
06-15-2009, 08:47 PM
Benim günlerim geçer hücre misali evde
Bakarım duvarlara,duvarlar bakar bana
Bazen hüzünlenirim gecenin bir vaktinde
Ağlarım duvarlara,duvarlar güler bana...


Sankı hayalın durur yatagımın onunde
Asıgım hayalıne hayalın dusman bana
Kovalarım o kacar gunun her saatınde
Hasretım hayalıne hayalın ‘’FİRAR’’ bana...


Vakti geldiğinde gitmeli insan..
Bırakıp yüreğini uzaklara..
Her şey durulur belki ve vurulur sevgin..
Kaybolur hasret yok olursun sen.
Ağlamak sızlanmak fayda etmez artık
Çevirip gözlerini arkaya bakmak olmaz
Sığmıyorsa için içine olduğun her an..
Öyle bir başına kalmak olmaz...
Kalmak ağır geldiğinde gitmeli insan...

sate
06-15-2009, 08:48 PM
Gel desem sana... Hiçbir şey sorma,hiçbir şey konuşma,sadece gel... Gelir misin?? Hadi desem yada..?? Hiçbir şey sormadan yine benimle yürür müsün sonu belirsiz...?? Bakmasan,görmesen,duymasan beni günlerce... Aylarca belki.... Yine beni sever misin? Gözden ırak olan gönülden uzak olurmuş derler ya.. Yanımda olup uzak olanlardansa,uzakta olup içimde olmayı becerebilir misin?? Aylar sonra,yıllar belki.. ''Seni sevdim..Senden gelen iyi-kötü her şeyi sevdim. Ve hep seveceğim..'' Diyebilir misin..?? Yanında otururken bile zaman zaman beni deli gibi özleyebilir misin?? Her ayrılışımızda sabaha,bir daha görememek korkusuyla delirir misin? Her gelen telefonda 'ben' diye irkilir misin sebepsiz..? Beni her dakikana taşıyıp yaşamayı becerebilir misin?? Beni ,ben gibi sevebilir misin?? Delirsem bir gün..''Canıımmm...'' diye yine sarılabilir misin? Kapris yapmak istesem... Yapsam hatta şımarıp,kalabalıklarda elimi tutabilir misin? Hayat bir gün bana oynarsa,maskeleri yırtıp her yerimden, yine beni görebilir misin?? Ne şart ve konum olursa olsun,göz bebeklerimin hep aynı bakacağını bilebilir misin?

sate
06-15-2009, 08:50 PM
sensiz bir gün



bir ömrü bir güne sığdırmak kadar


zordur.


sensiz bir gece


bulutsuz gökyüzünden yağmur beklemek kadar


zordur.


sensiz bir akşam


güneşin doğmamasını beklemek kadar


zordur.


sensiz bir günüm


kıyametim koptuğu andır.


sensizliği yaşadığım her saniyenin


bir hesabı vardır bende


seni özlemektir


hülasayı kerim neticede...


adını ne duvarlara ne dağlara ne taşlara


seni özleminle birlikte,


sevgimle yoğurarak


sevgini kalbimde hissederek


tüm varlığama seni yazmışımdır ben....


seni beklerim sensiz yaşadığım her günde


umutla


sevgiyle


hasretle


özlemle


mutlulukla


ama yanlız


seni hayal eder ve


seni yaşarım sensiz sezsizliğimde...

sate
06-15-2009, 08:51 PM
İçimdeki denizimle başbaşayım...

Şu denizde sana ait bir parça var.

Bir yüzü sana dönük hep dalgaların...

Sana sevdalı boylu boyunca sahil

Kanat çırpan kuşlarda sen varsın...

Maviliği gönlünce...

Ucu bucağı yok...

Sessizliği derince...

Elimde sükût...

Kuşanılmış anlar yüzünden,

terkedemiyorum sahili...

Ve yollarıma güller dökülmüş yollarımda,

Varlığından bir parça...

Sesimi sensizliğe savuruyorum,

Adımlarım adına tutuluyor...

Bilmediğim tutunmalar yaşıyorum seninle.

Baştan kuruyorum dünyamı.

Seninle yaşıyorum sen olmasan bile...

Ve sen gidince,

Aklım da senin peşinden sürüklenip gidiyor,

yüreğim de...


Kusursuz bir sevda biriktirmiştim derinlerde ,

derince...



...



bende bitmeyecek,



bitirme/sende...

sate
06-15-2009, 08:53 PM
Sen varken de aradım seni,
yokluğunda olduğu gibi,
belki seversin diye beni,
çözmeye çalıştım seni....

karanlıkta aradım seni, korkmadan,
soğuk kaldırımlarda aradım, bıkmadan,
artık bıktım yokluğundan,
soruyorum seni, her tanıdığından....

sensizliği kaldıramam bilirsin,
bilirsin de nerdesin,
sen şu yarama tek çaremsin,
sen hergün ağlattığın yüreğimsin....

satırları senle doldurdum,
her geçene seni sordum,
hiçbir şeyden değil, sensizlikten yoruldum,
artık kalbime adını koydum..

sate
06-16-2009, 05:28 PM
Kimi durumlarda kapatmak gerekir gözleri
Daha çok görebilmek için, ya da gitmek gerekir
Geri dönebilmek için.


Susmak gerekir bazen konusabilmek için
Ve kizdirmalidir belki de daha çok sevebilmek için
Kulaklari kapatmalidir hep duyabilmek için.


Diyorum ki uyumak gerekir, uyanabilmek için
Ölmek gerekir yeniden dogabilmek için
Kaybetmek gerekir bazen, bulabilmek için,


Bulunca ölümüne sevebilmek için

sate
06-16-2009, 05:33 PM
Yine yağmur yağıyor bu şehre
Yokluğun gibi düşüyor her damla sokaklara.
Yine sen kokuyor her yer baştanbaşa.
Yağmur yüzüme vuruyor, yüzüm hüzne.
Islandıkça seni düşlüyordum.
Seni düşündükçe
Seninle ıslanıyorum.

Yağmur yağıyor bu şehre
Bütün camlar buğulu
Buğulanmış camlara
Yazıl-a-mayan adın olmasa aklımdan geçen
Bu kadar sen kokmazdı belki de her damla.

Yağmur yağıyor bu şehre
Şehir sen kokuyor yine
Her damlada alev alıyor özlemin tenimde
Yine yangınlar başladı içimde
Bak suda yanıyormuş işte.

Gönderdiğim güllerle çekilmiş
Bana gülümseyen resmin geçiyor elime
Yağmur diniyor,
Sen başlıyorsun gecenin en çekilmez saatlerinde
Sağnak sağnak gözlerimde.

Ah be Bitanesi!
Yokluğuna ettiğim küfürleri,
Bir bir ipe dizdiğim isyan cümlelerini,
Sen bilmiyorsun, bilmede zaten
Oysa bilsen,
Çökünce gözlerime gözlerinin hasreti
Nasılda yakıp,
Yıkasım geliyor bu küçük kasvetli şehri

Yağmur yağıyor bu şehre
Yıldızlar uykuda.
Sende uykudasın.

Yağmur yağıyor bu şehre
Yağmur sen kokuyor yine
Yine sen kokuyorsun bu şehirde işte.

sate
06-16-2009, 05:38 PM
Benim bir canla sevip bin özlemle andığım,
Bari gözlerini bırak bana
Şu çiçeklerinin en güzel yanları budur,
Giderken gölgelerini verirler suya.
Güz akşamları dal kıpırdamazken,
Suda halkalanan gözleridir
Sen de gözlerini bırak bana.
Gönlümün bin güzelliğiyle inanıp sevdiğim,
Güzelliğini burada ince ince aratma.
Bir kıyıya, bir gün inen fırtına gibi
Birdenbire bir şeyler bırak.
Birşeyleri soğut, birşeyleri yak,
Dağıt birşeyleri, birşeyleri kur.
Kendini hiç yokmuşsun gibi bırakma
Kafamın her yanıyla bir şeyler öğrendiğim ,
Sonsuza uzanan sevinç, güzele vurgun tasa
En azından bin yılda arayıp bulduğum,
Bana aşk şiirleri yazdırma artık
Beni burada gölgen gibi bırakma..

sate
06-16-2009, 05:40 PM
Seni anmak istiyorum hücrelerimin adedince
Sensiz geçirdiğim günlerin acısını semâlara yazmak..
Her günüm,
Her dünüm kocaman bir hiç..
Döndüğümde hikâyesi çizilmemiş elemler..
Sensiz ve kimsesizim..
Alnım secdede azapta; utanç içinde..
Seni anmak istiyorum hücrelerimin adedince..
Ve özlemek çöldeki mecnundan daha fazla..
Düşüyor ve buluyorum; yaşarken ölüyorum,
Adını anacağımda; randevu defterlerim doluyor..
Sarmaşıktan günahlar çevrelemiş hanemi
Yalancı mumları güneş bilmişimç çoğu zaman
Ayakların altında olanları başıma tâç diye takmışım
Sensiz ne çaresizlikler, ne boşluklarda kıvranmışım..
Ah! Ne etsem de geçmiyor işte yalnızlığım..
Seni senle yaşamayı geçtim..
Kavuşur muyuz ki ötelerde?
Hangi takvimde gizli bu vuslat?
Ömrümü, ömrüne hibe etsem,
Güler misin bir kez şu nursuz halime?

sate
06-16-2009, 05:44 PM
Bir Demet Hüzün Bıraktı Bende

Bana her bakışın aşk bulaştırdı üzerime,
Senin için umutlar büyüttüm çocuksu düşlerimde,
Sana gelirken yüreğimde umut vardı.
Şimdi bir demet hüzün bıraktın bende...

İlk yıkılışım değil bu,
İlk hayal kırıklığı,
İlk kaybediş değil.
Mavi bir göğü olmadı hayallerimin,
Sen yüreğimi çaldın hırsız gözlerinle.
Bana kaldı hayat denilen intihar,
Bir demet hüzün bıraktın yüreğimde...

Oysa ben avuç avuç sevgi topladım yürüdüğün yollardan.
Görmedin sana titreyen dalı,
Yollarına serdiğim gençliğimin üzerine basıp geçtin...

Sen mahrem düşlerimi çaldın benim.
Dar günlere saklanmış umutlarımı,
El gün için biriktirilmiş tebessümlerimi,
Biliyorsun,
Herkesin saklanmış bir yarası vardır hayatta..
Sen bütün yaralarımı sattın çarşı-pazar,
Zaten yaralıydı yüreğimde, bir de sen...
Bir demet hüzün bıraktın bende...

Söyle neden?
Neden beni katladın üçe dörde?
Yüze beşyüze neden böldün beni?
Bir han gibi kilit vurdun yüreğime,
Neden bir demet hüzün bıraktın bende...?

Belki de ucuz kahramanlar gerek sana,
Ben yüreğimi bir kartvizit gibi yakamda taşımam ki...
Cebimde bozuk para değildir ki aşk...
Bir yanım çocuk masumluğudur bu yüzden,
Bir yanım baba merhameti...

Ben seni gerekçesiz ve neticesiz sevdim.
Ve nasıl sevmişsem seni,
Böyle dolu dizgin,
Ulu orta,
Öylece hüzne belenmişim işte!
Bir demet hüzün oldun bende...

Sen çocuksu düşlerimin katili,
Başı sonu belli bir cinayetin meçhul maktülü.
Üşüttün beni ateşlerde,
Yağmurlarda yaktın.
Hüzün oldun...

Bundan sonra ihlal ediyorum yürek yasalarını
ve ilan ediyorum.
Gülüm!
Sen bir demet hüzünsün yüreğimde büyüttüğüm...

Bak senin için şiir doldu gözlerim,
Şairce ağlayacağım.
madem ki; söndürdün lambaları,
O zaman yakma!
Karanlığına alışacağım...

sate
06-17-2009, 06:56 PM
Rüzgârlar getirsin ağıtlarımı sana
Es bana senden yana, es bana!

Gözlerindeki yaşları sal rüzgârlara, bir fısıltıyla gelsinler bana. Yanaklarım alıştı nasılsa tuzlu yağmurlara. Kulaklarım sesine doysun rüzgârlarla. Bedenini al, ruhunu bırak bana.

Dilimde tekilleşen bir cümleydin sen, ünlü düşmesine uğramış şimdi kalbim, rüzgârlar düşürmüş ismini yüreğimden. Eğilip almaya mecalim yok yerden. Üzerimde pot duran bir elbisesin şimdi, gidişlerini ne kadar içeri alsam da bana hep bol geldin sen!

Gülüşlerimi arıyorum nicedir, sende kalan bir kalbim var biliyordum, gülüşlerimi de paketleyip koymuşsun bavuluna. Kilit vurduğun dilim konuşmaz belki sana, bakışlarım yeter mi isteğimi anlatmaya. Geri ver gülüşlerimi, sana ait olmayanları geri var bana.

sate
06-17-2009, 06:57 PM
Gelme bana
Bıraktığın yerde değilim!

Biletimi kesti bu sevda senden yana. Gitmek istese de kalanlığa yazgılanmış yüreğim, çarmıhlara çivilenmiş bıraktığın yerde benliğim. Elini sürdüğün her yerim yıkılıyor bedenimde. Toprağa doğru yol almakta senliğim. Gel bana, bıraktığın yerde çivilenmiş yüreğim!

Sağıma dönüyorum hayalin
Solumaysa çoktan yazgılanmış yüreğin!

Ne saplantı, ne bağımlılık, ne alışkanlık kelimeleri sıralayabilir yazgımızı. İmkânsızlıklar içinde vurgun yese de her yerinden bu sevda, sürgün bitecek elbet, geleceksin yine bana.
Bıraktığın gibi bulacağını sakın sanma. Her gidişinde daha çok örselendi ruhum.
O'na varabilmek adına seni geçebilme yetisine sahip olabilseydim ben, Yunus misali kırk yıl odun taşımaya hazırdım kapına. Taptuk misali kırk yıl yüzüme bakma, gam yemem ben.

sate
06-17-2009, 06:57 PM
İçime sen kaçtın
Çıkarabilene aşk olsun!


Uyu şimdi bir masal yorgunluğuyla. Cüce devler korkutmasın seni rüyalarında! Üç nokta koy isminin başına, seninle hayat bulduğuna inanan benliğim senden öncesi olduğunu da kabullensin. Senden öncede vardım ben, senden sonra da hüküm süreceğim.

İçimde tarif olunmaz bir acı, sayfalara sürgün yese de kalemim, yine de anlatmaya yetmez ucuna asılan cümleler. Başka bir lügatte acıyor kalbim.

İçime, silinmez mürekkeple yazılmışsın sen, hiçbir silgi silemez artık seni benden.

Çizgimi çektim sana, silinmez oluşun üzerini karalamama engel değildi.

Geldiğin gibi gittin benden. Bense seni geçip menzile ulaşma yolunda divaneliğe büründüm hepten.

İçime kaçan seni hiçbir cümle çıkaramıyor benden!

sate
06-17-2009, 07:06 PM
http://img248.imageshack.us/img248/5288/791246seviyorumsenimh9.jpg

Seninle Başladım Bitsin Seninle
Ve gün be gün, ben seni düşünürüm,
Sen benim herşeyimsin ey sevgili.
Rüzgarlara ezberlettim türkülerimi,
Ben hep uzaklara türkü yazarım
Sılamsın, sevdamsın, sabır taşımsın
Kalemim adından başka ad yazmaz
Bu kütükte başka bir ad okunmaz
Narına nuruna kurban olduğum
Seven sevdiğinden asla yakınmaz
Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim
Terhis olsam gidecek bir yerim yok
Yüreğimden başka silah taşımam
Bütün adresleri iptal ettim
Benim senden özge gerçek yarim yok.
Sen benim herşeyimsin ey sevgili
Ben rol gereği aşık değilim
Deme bu garibin benimle işi ne… Aşkım beni teşhir eder, Sesim içime saklanır
Aklanırsa adım, seninle aklanır.
İstersen durmadan adres değiştir,
Gözlerimi bağlasalar da bulurum seni.
Ben, türkülerde tanıdım Fizan’ı, Yemen’i
Anlasam ki sesim sesine değmiştir, Bütün gemileri yakar gelirim.
Bu bir taahhüttür; sına beni.. En deli rüzgarların önüne sür, bulut-bulut,
Bir yerde yanlış yaparsam adımı unut.
Son kurşunu kendime sıkar gelirim.
Bir et kemik torbası değilim ben
Bir hasar raporu değil yazdığım
Bir aşk mektubudur ey sevgili, Kızıl-kıyametten önce…
Ve görmek için bakmaya gerek yok
Her dilde güzeldir senin adın
Meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca
Yeter ki görecek göz, göz olsun.
Velhasıl uzun sözlere hiç gerek yok Dil hicâbından lâl olmalı seni anarken
Ey benim tabibim, tacidarım Gündönümüdür ben seni bekliyorum...
Seninle başladım Bitsin seninle....

Seninle Başladım Bitsin Seninle...

sate
06-17-2009, 07:09 PM
Ve yeryüzüne cemre düşer...
Toprağın, suyun ve havanın tüm canlıların hasretini dindiren, o nadide, sevgi dolu cemre düşer.
Nice canlının beklediği bereket, yeryüzünde buluşurlar, hem de verdiği randevusunu hiç geciktirmeden.
Sözünde durur cemre ve onu bekleyen her şeyi mutlu eder.
Beklenir cemre...
Onu beklemek de kavuşmak kadar güzeldir.
Hasreti aylar sürer, kavuşulduğunda ise tüm yaşanan zorluklar unutulur.
Buz tutan yeryüzü, cemrenin yüreğindeki sevgiyle buluşunca erir, kendine gelir.
Toprağına, havasına, suyuna sevgi düşürür cemre.
Her beklenen güzel şey gibi, birçok güzelliğe gebedir cemre.
Her yeni umudun bir habercisi, her gözyaşının tebessümüdür adeta. Cemre düşmeden yeryüzüne, bekleyişin en güzelidir yaşanan. Hani bir söz vardır bilirsiniz:
“Gelecekse beklenen, beklemek güzeldir” diye.
Gelecektir Hakk’ın verdiği izinle vaat ettiği zamanda cemre.
Bekleyen tüm canlılara hayat kaynağı olmaya,
yeşermek için sevgi arayan çiçeklere sevgisini sunmaya,
açılıp koku saçmak için bekleşen güllere dokunacaktır cemre.
Sevgi doludur o. Sımsıcak haberlerle gelir. Sarmaş dolaş olur onu bekleyenlerle.
Tüm sevgisiyle, tüm ahengiyle sarmalar onu bekleyenleri.
Yaradan(c.c) her yarattığının gönlüne aşkı koymuştur.
Öyle ya cansız dediğimiz taş bile, Rabbini anmaktan aciz değildir.
Ve fark ediyorum şimdi, cemre de o aşkla gelir yeryüzüne.
O aşkla sevgisini sunar onu bekleyenlere.
Her sevgi aşıladığında, aşkı bir kat daha büyür biliyorum.
Ve sınırlarını kaldırmıştır cemre,
öyle ki bir gün bir bakmışsın senin de gönlüne düşüvermiştir.
Ve gönlüme düştü cemre...
En saf, en masum halinde yakalayıvermiştir seni.
En ihtiyaç duyduğun zamanda bulmuştur seni.
Hiçbir şeyin seni avutmayacağı bir anda gelmiş, konmuştur yüreğine.
Saymak isteyip de sayamadığım tüm güzellikleri taşıyan cemre.
Bereket olan, sevgi saçan, aşkı nakış nakış gönle işleyen cemre.
Herkese dokunur cemre, eğer beklenirse.
Tabi her canlının beklediği cemre farklıdır.
Beklenilen en güzel şeydir gönlüme değen cemre.
Yeryüzüne ait bir terim olarak bilinen cemrenin belli zamanları vardır.
Senede üç kere düşer yeryüzüne ve çok değerlidir.
Ama gönlüme düşen cemrenin zamanı yok, mekânı yok, öylece gelir dokunur yüreğime.
Öyle güzeldir ki benim cemrem, her saniye yüreğime dokundurur sıcaklığını durur.
Durmaz, hep hissederim onu ben. Hisseder misiniz bilmem.
Ama hissetmeyi bilenlere dokunur cemre.
Gönlüme düştü cemre...
Senede üç değil, her gün düşer cemre.
Toprak, hava, su değil adları.
Gönlüme düşen cemrem...
Adını sen koy...

sate
06-17-2009, 07:13 PM
http://i44.tinypic.com/10om9mg.jpg
Keşke demeden anlayabilmeli,
şükretmenin ne demek olduğunu..
Ve unutmamalı insan elinde olanların elinde olmayanlardan daha değerli olduğunu...
Bazen olur ya; yorulup kaldığımızda bir yerlerde, yaşamdan bir nefes daha almak istedigimizde, dönüp bakmalıyız aynaya..
Sırtımızı dönmek fayda etmez dağlara..
Ne zamana kıymalı insan ne de keşkelerine ağlamalı, bunalıp kaldığında bir köşede.
Yeniden yola koyulmalı, yine yeniden sevebilmeli yokuşları.
Ertelemeye gelmez hayat: Ne varsa bir gün yaparım diye ertelediği, bir yerden başlamalı vakit kaybetmeden.
Her geçen günün adım adım hesabından düşüldüğünü unutmamalı insan. Bazen değiştirmeli bir şeyleri.
Çok değil küçük şeylerden başlamalı, bir gün de bir durak önce inebilmeli bazen. Evine girerken taşıdığı ne kadar dert varsa içinde, aşabilmeli bazen kapı önündeki ağaca.
Kendiyle barışmalı insan.Yüreğine takmalı bazen pembe gözlüklerini. Baktığını değil gördüğünü hissedebilmeli bazen.
Yerinden çıkıp bazen koyabilmeli bir başkasının yerine kendini.
Ağlayana sus demeyi değil onunla ağlamayı denemeli bazen.
Farkedebilmeli hayatın gerisinde değil tam içinde olduğunu. .
Sevmenin bir insanı üzmekten daha değerli oldugunu farkedebilmeli bazen.
Sadece söyleyecek bir şeyleri olduğunda değil, tıkanıp kaldığında da dinleyebilmeli.
Bazen içinden geldiği gibi davranmalı insan aldırmadan kimseye.
Hiç uzaklara gitmeden kendinde aramalı huzuru.
Dünya değişecekse eğer bir gün, bilmeli dönüm noktasının kendisi oldugunu.
Anlayabilmeli ölümün ayrılıktan daha kolay olduğunu, sevdiklerini kaybetmeden önce.
Sevilmenin bir insanı sevmekten başladığını öğrenebilmeli.
Kötülüğü değil iyiliği emretmeli.
Hatırlamalı sevgilerin paylaştıkça arttığını, acılarında olduğunu unutmadan..
Keske demeden anlayabilmeli,
şükretmenin ne demek olduğunu..
Ve unutmamalı insan elinde olanların elinde olmayanlardan daha değerli olduğunu...
içinizdeki umutların hiç sönmemesi dileğiyle...

sate
06-17-2009, 07:15 PM
Bazen söylenecek söz kalmaz...
bazende söylenecek okadar şey varken
kelimeler boğazınızda düğümlenir...
Bazen gururunuz izin vermez konuşmanıza bazende korkularınız.
Kim bilir belki de konuşmanıza gerek yoktur zaten.
ya her şey bitmiştir çoktan ne söyleseniz kar etmez
Ya da söylemeniz gerekenleri söyleyemediğiniz için
her şey kayıp gider ellerinizden.
Siz öylece bakarsınız ardından ve keşke sözün bittiği o yerde
hiç durmasaydım dersiniz pişmanlık içinde.
insanın anlam aktarımını belki de en iyi yaptığı şeylerdir sözcükler.
Bir şeyler anlatmak,sevgini haykırmak, adına kullanırsın sözcükleri.
Ancak öyle anlar vardır ki,
sözcüklerin nerdeyse sınırsız olan dünyasında bile yetersizlik duygusunu yaşarsın.
ya artık anlatacak mecalin kalmamıştır
ya da anlatacaklarını anlayabilecek aklı bulamamışsındır karşında.
Garip ve hüzünlü bir yetersizlik duygusudur yaşadığın.
Belki yutkunur belki de"yok" dersin "olmayacak" dersin.
gözlerini yere diker ve ümitsizliğine çare ararsın kelimelerin çıkmaza giren sokaklarında.
Ve Anlarsınki Herşeyin anlamsız geldiği andır.
Anlatmanın bos oldugunu anladıgınız andır.
Gözlerin konuşmaya başladığı andır..
Sözün bittiği yer, duanın başladığı yerdir
Göze Almalı Bazen
Göze almalı insan bazen;
Kırılacak dal olmayı ya da tutunduğun dalın kırılacağını.
Bir kalpte yıldız olmayı ya da kaymayı.
Bir gözde ışık olmayı ya da sönmeyi.
Bir gerçek olmayı ya da hayal kalmayı.
Beraber uyumayı ya da yanlız uyanmayı.
Ona dokunmayı ya da resmine bakmayı.
Göze almalı insan bazen;
Bugün var olmayı ya da yok kalmayı.
Nefes almayı ya da can çekişmeyi.
Gamzelerinin çıkmasını ya da yanaklarının ıslanmasını.
Su olmayı yanan bir yüreğe ya da kendinde ateş olmayı.
Göze almalı insan bazen;
Deli olup umursamamyı ya da akıllı olup umursanmayı.
Göze almalı insan bazen;
Sözün bittiği yerde hoşçakal demeyi…

Sen yokken de seni severim ben..! Kelamına hasret yaşarım..
sevgiye yoldaş eder, hasrete yüz tutarım!
Bil ki hasret sevginin en vefalı yoldaşı,
Sense benim imkansızım da olsan en yokluk (ölüm sessizliğindeki) sırdaşım..!

sate
06-20-2009, 09:51 AM
http://img13.imageshack.us/img13/9854/imza1il0oi0.jpg
Kelimeler tozlanmaz; Sayfalar sararır...
Zaman yıllandırır; Söz uçar, yazı kalır...
Sızı gibi...Anı gibi...Ömür gibi...
Gelir sormadan; gider haber vermeden...
Ne yetişilir, ne de tortusuyla yetinilir...
Yazılır söz olur; yüreğe değn bir çift göz...
Elde avuçta kalmaz; yok olur, toz olur...
Elde kalan; gözde iki damla yaş.

sate
06-20-2009, 09:54 AM
http://img16.imageshack.us/img16/8518/91884812.gif
Aşka yanmalı.


Can dediğin...


Ya canın olmalı;


Ya da,canını taşımalı...


Yar diyemezsin ki herkese...


İçindeki yaran olmalı...


Herkesin de bir yüreği vardır amma...


Yürek dediğin de,


Bir (b)Aşka yanmalı.

sate
06-20-2009, 09:56 AM
http://images.hemalhemsat.com/_upload/20074/910826001169852352898333_2_0.jpg
Hüzünlerimi sakladığım çekmeceme...
Bir kalem bir mavi ajandalı defter .....
Neler varki içinde her konuşma her bir anı...
Küf kokan eski bir çekmece.....
Artık onuda kurtlar yemiş her vızırtılda
Tıkırtıda ........
Bir eski çekmece kadar olamadım......
Oysa ne anılar saklanmıştır o çekmecede
Yırtık hasret kokan mektuplar.......
Tez gelen haberler....
Birde üstüne...koyduğum bir kuran....
Bu gün ne yaptım onu biliyormusunuz...?
Dertli dolap gibi .....
Gömdüm tarlaya...toprağa....
Alt tarafı bir ağaç parçası...
Topraktan gelmişti tıpkı benim gibi.sizin gibi...
Onuda toprağa gömdüm ait olduğu yere..
Bizde topraktan gelmedikmi ..
Sahi dönüşümüzde yine toprağa Olmuycekmi?..
Bende tüm anılarımla gel gitlerimle gömdüm .
Sadece geriye bir kalemim bir ajandam kaldı.
Hüzünlü çekmecememden.......
Ve sana bu gün elveda .....

sate
06-21-2009, 03:01 PM
http://i33.tinypic.com/11840wm.jpg
Sabrı anlat bana.
Mağlubiyetlere dayanmayı öğret ruhuma

Bir ışık yak aydınlansın ufuklarım
Söyle ne vâkit sona erer bu amansız sınanma?
http://i34.tinypic.com/245jax5.jpg
Özlemi anlat bana.
Göğünde kanat çırpan vuslat kuşları
Nereye konarlar yorulduklarında?
Ayaz yemiş sevdaların bakışlarındaki
Ümitsiz ümitleri anlat.
Yalnızlığın dili olsaydı sormazdım sana.
http://i33.tinypic.com/2z8ce8w.jpg
Anlat merak ediyorum
Her zaman ışık var mıdır tünellerin ucunda?Sevgilerin nihayetini anlat.
Nasıl biter bir sevda?
Yakıp yıkılan umutların külleri
Nereye savrulur sonunda?
Ben sustukça sen anlat.
Hüzünlerine geldim
Bir damladan derya yaptığım hasret
Ve
Dinmek bilmeyen bir sancıyla.
Al kat acılarımı acılarına.


Hep vuslatı düşünürken savruldum
Yüreğimin esir rüzgârlarıyla.
Hayat körebe oyunuydu
Sobelendim yaşanmamışlıklara.

sate
06-21-2009, 03:15 PM
Üşüyor musun kalbim?
Üşüyorsan yakayım ciğerlerimi.
Meğer , ayrılıklara doğmuşuz biz.
Günahlarla dokunmuş ölümüne sevgimiz.
Yine terkedildik baharlar gelmeden..
Yine bize ağıtlar kaldı terkedilenden.
Hadi gidelim yaban ellere..
Yalanın olmadığı,
Çiceklerin hiç solmadığı,
Yetim çocukların düşlerine gidelim.

Sürgüle, kırılmış kapılarımızı,
Yak, çileye yoğrulmuş anılarımızı..
Hadi gidelim artık güneş doğmadan.
Sahillerimize ateşler uğramadan.
Gidelim kalbim, uçsuz bucaksız ummanlara.

Üşüyor musun ayrılıklarda kalbim ?
Üşüyorsan yakayım umutlarımı.
Meğer, acının toprağında filizlenmişsiz.
Batan dikenleri gül diye severken,
Sevda hiç bitmeyecek zannetmişsiz.
Yanıldık be yüreğim,
Dağ gibi yüreğimizle yıkıldık be yaralı kalbim.
Hadi hazanlar vurmadan gözlerimize.
Bir daha çıkmamak üzere
Zifiri karanlıklara girelim.

Biz kır çiçeklerine alışkınız.
Kirpiklerimize ateş düşmeden,
Bu can hasretlikte közlenmeden,
Bir daha dönmemek üzere
Karlı yamaçlara, küskün baharlara gidelim.

sate
06-21-2009, 03:23 PM
Bir diyebilsem hissettiklerimi
Nasıl ki kuşlar ötüşür içli içli
İşte öylesine
Nasıl ki bir şiir okunur
Bir türkü söylenir sevda üstüne
İşte öylesine...
Bir diyebilsem
Bir diyebilsem hissettiklerimi
Karalar ak olur
Pembe olur yeşil olur tüm evren
Ağustos sıcakları serin serin
Öylesine mutlu olurum ki
Öylesine bağırırım ki sevinçten
Bir diyebilsem...

sate
06-21-2009, 03:30 PM
http://img517.imageshack.us/img517/4296/44666239dw0.jpg

sate
06-21-2009, 03:33 PM
http://i3.glitter-graphics.org/pub/76/76113ephgqm65xp.gif
Her zaman zordur ayrılıklar




Yaşamak zordur ayrılıkları




Ya ağırdan alırsın ayrılık anını


Ya bi o kadar acele


Her ikisi de acıyı azaltmak için değilmi?


Her bakışta bir yaş daha belirir


ruhun aynası gözlerde


Acının tadı belirir titreyen seslerde


Bir bir takılan kollarına


Hayatın prangalarıdır.


Hayatın ayrılık görmez gerçekleri


Sevgi kuşu, ayrılık kurşunuyla


Vurulmuş yatar yaralı yürekte


Her ayrılık zordur!


Candan


Yürekten


Sevgiden


Sevgiliden


Her ayrılık zordur


Zorluklarsa hayatın gerçek prangaları.

sate
06-21-2009, 03:37 PM
Bazen tek ayak üstünde durur umutlar..
Belki tutunacak bir dal arar, bulamaz; hüsranla yağar bulutlar..

Nefret duygusundan arınmış, kopartılmış bir gül gibi temizdir yüzü..
İşte onun duruşunda var bir gizem, yalan olmaz hakikidir hüznü..

Acılarda pişmiş bir yürek gibi olgundur bakışları..
Keder ile sıralanmış kelimelerin saflanmış nakışları..

Belki muhtacım, çaresizim; bir elden, bir koldan acizim..
Eşrefi mahlukattır adım, işte yaradan katında nacizim..

Her seye ragmen gecelerde sensizliği yordum..
Olmayan sabahlara hep hüsranı sordum..

Bitmeyen duamdan, el açıp seni dilendim...
Gel gitme diye diye seni istedim..

Yalnızlığın tek ayak üstünde durdugu zaman

sate
06-21-2009, 03:38 PM
Sen gittin, bak korkuyorum hayattan..
Küstüm sana, küçük yüreğimin büyük misafiriydin sen..
Yalnızlıkla oynamak nasıl bilmem ki?!..
Böyle toz toprak içinde kaldım sensiz..

Hep sana özlemim..
Yokluğundayken bile aklımdasın, içimdesin..
Artık gülmeyecem, suratımı asacam senin inadına..
Gözlerimden düşen hep bin parça olacak..
Karadenizde gemilerim batmadı ama yüreğime gark oldu acıya..
Çünkü sen gittin..

Bak sensiz toz toprak içindeyim..
Ellerim hep koynumda..

Artık oyuncaklarla da küsüm, istemiyorum sensiz hiçbir seyi..
Bazen ağlamak geliyor aklıma..
Sensiz ağlayamıyorum bile..
Pembeleri, cicekli elbiseleri giydiğime bakma..
Mutsuzum, huzursuzum..
Çünkü sen, sen gittin..

Saçlarım derli toplu belki ama, kalbim darmadagın..
Neyse iste.. Dilim döndüğünce söyledim derdimi..

Yalnızlıkla oynamak nasıl bilmem ki?!..
Sende yoksun, çünkü sen gittin...

Yalnızlığın beni avuttugu zaman...

sate
06-21-2009, 03:40 PM
http://img119.imageshack.us/img119/1364/8bs1.jpg
Canım yanıyor..
Yüreğimin ta içi parçalanıyor adeta.
Susmak zorunda hissediyorum kendimi,
Ve Susuyorum!!!

Tüm şiirleri,şarkıları sözsüz bestesiz bırakıyorum..
Cümlelerimi anlamsız,kelimelerimi çırılçıplak yalnız bırakıyorum..
Ve Susuyorum!!!

Dudaklarımda "sustum" ibaresi,
Ellerimde kocaman bir SENSİZLİK..!!!

Ben sustum!!
Yalnız acılarım konuşuyor..
Fakat kimse duymuyor..!!!

sate
06-21-2009, 03:41 PM
Yudum yudum yalnızlığı
İçerken gecenin dudaklarından
Sakın ağlama sen.
Yüreğin süzülürse al yanağına
Demir parmaklıklar susar,
Gözlerimde küllenen umutlar
Yıldızların koynunda
Kan ağlar.

Uykusuz yüreğine
Yastık diye
Kiraz çiceklerini sererken
Sen, hüzün bulutlarını
Topla göğünden.
Uzaklarda acıların için
Sabır elbisesi dikerken,
Sen, vuslat türkülerini haykir..
Islak kirpiklerinden.

Ayazlarda beklerken yüreğimi
Yağmur yüklü bulutları
Gülüşlerinle kurut.
Kurut ki ;
Güneş, boynunu kurtarsın
Celladın kanlı ellerinden.
Göğünü yitirmiş kuşlara
Yüreğini aç.
Aç ki ;
Acıların son kez
Dağların boynuna sarılıp
Veda busesini yapıştırsın karanlığa.

Acıya inat
Baharlara gülümsediğinde,
Karakışların kendinden utanıp
Yüreğini darağaçlarına astığını
Bilir misin ey yâr ?
Sevdamı nefes diye
İçine çektiğinde
Demir parmaklı hücremde
Menekşelerin tomurcuk açtığını
Bilir misin ey yâr ?

Umuda tutunmuşken
Güllerim yansın avuçlarında.
Ve küllendikçe içten içe
Karanlıklarıma yıldızların serilsin...

sate
06-21-2009, 03:45 PM
Bu da kim?..
Aynada gördüğüm zatın batmış umutları..

Gülümsemelerin ardından asılan bir surat neye benzer?.. Sorulan soruların yanıtsız kalışı.. Ünlemlerin çıldırdığı zaman.. Bir boşlukta kalmanın verdiği hicran duygularıyla bakmak hayata.. Kırmızı görüyorum her yeri.. Senden kalan siyahı giydim bugün.. Götürdün bendeki beni alıp, ardından esen deli ruzgarların sensizliğe figanı var şimdi...

Böyle tatsız ve renksiz cümlelerde yokluğun.. Beti benzi atmış yalnızlığın.. Tül tül gözlerini örten beyazların arkasında görmek seni.. Ve iğne sancılarıyla uyanmak acı dolu bir sabaha.. Kurşunların arka arkaya saplanması kadar acı, bir ecelden farkı var mı?..

Felsefe parcalama yeri değil aynalar.. Kırık ve buruk bir kalbin yansıtıcısı kadar masum.. Kaybetmenin ardından dogar kıymet.. Belki sacma kelimelerin birbirini izlemesi, sensizliğe dizilen metinler..

Bak aynada kırılmış umutlar.. Hep keder var, giderken yalnızlığın adresini verdin bilmeden.. Alışmış bir yüreğin derinliklerinde kopan kıvılcımlar kadar yakıcı.. Beni sensizliğe uğurlayan tek hancı.. Akşam sefalarına yıldızlar kadar uzağım.. Bakma sen bana, gidişin kaybetmenin taa kendisi..

Adım adım yaklaşıyorum hüsrana.. Talan olmaya mahkumum.. Gidişinin esaretinde kırıldı belim.. Avuclarımın içinde arıyorum seni.. Günler, o da ne?.. Aylar, hadi be!.. Yıllar, tüketen tükenmez.. Tükendim uğrunda.. Bittim sonunda..

Bak aynada bahtsız yarınlar.. Gül müsün?. Çiçek misin?. İnsan mısın?..
Sensiz beti benzi atmış yalnızlığın.. Sarı güllerle dost olalı, sensizlik çok acı..

Yalnızlığın aynalarda kırıldığı zaman..............

sate
06-21-2009, 03:47 PM
http://img182.imageshack.us/img182/4285/erkekleraglamazkd2.jpg
Erkekler ağlamaz derler..
Bilmezler ki yüreklerine düşen acı taneleri yakar bitirir..
Cam kırıkları gibi dağılan umutların yere dökülmüş halini..
Izdıraplar içindeyim..
Yüreğimi göremez kimse..
Bu satırlar buğulu gözlerle yazılmış mı sezemez kimse..

Ağlamanın doruğudur hıçkırmak..
Duyulmayan sesim ve yalnızlığım kadar sakin..
Ahım kuşatsın beni..
Yerlerin dibine cakılacak kadar batsın insanlığım..
Hak etmediğim duygulara esir düştüm..
Bir yalnızlığımla sensiz üşüdüm..

Siyaha rengini çaldırmış mavi gibi asık suratım..
Düşeğini bilen yıldız kadar çaresizim..
Yıldırımlar düştü bedenime..
Aklımın dondugu noktadayım..

Konuşamıyorum.................

sate
06-21-2009, 03:50 PM
http://img256.imageshack.us/img256/8624/secdegulleri.jpg
Yüreğimdeki seni, tarif etmeye ne hacet..
Bak işte sensizliğe gidiyorum..
Benliğimden kopardığın duygularım, al senin olsun..
Mecalsiz yollarda, herseyimle gidiyorum..

Yorgun cümlelerim var;
Çaresizliğimi yazsın, yokluğun bütün varlığımı kuşatsın..
Asude dilimle yalnızım, sensizliğe uzanan yollarda yalnızım..

Yaksın beni yalnızlık!..
Ben yalnızlığımla yalnızım..

Ellerimde kan, solgun gülleri veremez, bitkin bu güldeste..
Yüreğimde isyan çığlıkları, sensizliğe duyulan acılı bir beste..

Bak gidiyorum işte..
Heybemde bitkinlik..
Yorgunluğu yormaya niyetli bir yokuş..
Ve yollar sensizlik kadar uzun, yalnızlık gibi taşlı..

Bak işte gidiyorum..
'Gitme' diye bir seste beklemiyorum..

Arkama dönmeden, yalnızlığı şikayet etmeden,
Acıya gülümseyerek, karanlığı benimseyerek,
Hasreti özleyerek, sensizliğe bezenerek,
Beni anlamayacağını bilerek; gidiyorum..

Küçücük yüreğimle..
Bak! bak işte gidiyorum..



Yalnızlığın yollara döküldüğü zaman.....

sate
06-21-2009, 03:55 PM
http://img352.imageshack.us/img352/4576/b2vqiu6.jpg
sevgikuşağımın yıldızı geceme düşen ayaz soğu gibi seni sevmek içine girip dışını özlemek…
http://://img352.imageshack.us/img352/2739/c7wvxl2.jpg
susuz çöllerde kalmak gibi zindan karasında sen diye yanmak gibi seni sevmek…

http://img352.imageshack.us/img352/6522/d5obnr7.jpg
bedenini sarmak gibi kokunla odamı doldurmak gibi nefesime nefesini eklemek uyuyup senle uyanmak gibi seni sevmek…

http://img352.imageshack.us/img352/9530/e8wknh7.jpg
ve baharda açan çicek gibi hasretini gözlerine toprakçasına kök salmak gibi etrafını sarmak her dalına kurban olmak gibi soldurmadan solumak gibi seni sevmek ve özlemek…

mavi_düş
06-21-2009, 04:14 PM
Kendimi kandırmaktan yoruldum...Hep senin haklı olduğun yalanına tutunmak artık zor geliyor bana.


''Ben yanlış anladım...Hayırsen öyle yapmak istemedin.
Tamamsuçlu bendim.Sen haklısınsen suçsuzsunsen masumsun.
sen...sen...sen...''


Ya ben...!
Her yanlışının ardından doğrularını arayanonlarla avunan benkendini haksız bulup kahrolankendini gecelere vuran ben...
Ama yinede nerdeyse bundan mutluluk duyan gene ben.Tekrar tekrar aynı acıyla yananher acıyla birkez daha aşık olan hep ben...


Bunları yazması kolay dataşıması öyle kolay değil.Her babayiğidinher aşığım diyenin çekeceği dert değil...
İşte ben bu cesaretlebu koskoca sensizliği yenmeye çalışıyorum...Gözlerimden öteyken bile özlerken teninigönlümden öte atıyorum tüm hislerimi...


Eskiden...
Verdiğin acıya bile razıydım.O ; ayrı bir hazayrı bir paylaşımdı.İçimde kıpır kıpır bir umut vardı.
Zaman zaman aklımı karıştırıp hayallerime oturttuğum sensonra hiçbirşey olmamış gibi davranıp sessizce ama ardında derin sancılar bırakarak yokediyordun herşeyi...
Biliyor musun...gitmelerine bile alışmıştım artık!


Şimdi...
Dayanamaz oldum bu yürek sancılarınaartık kaldıramıyor bedenimsenin uğruna olsada...
Senin uğruna ama senden habersizama sensiz...Senin hayallerin başkaykenhayallerimin bir parçası yapamıyorum artık seni...


Güçsüz de...yapamadıpes etti de...yoruldugitti de...
İnan son kez dayıyorum başımı omzuna
İnan son kez bakıyorum böyle içten sana
Ve inan son kez ağlıyorum uğruna...

sate
06-22-2009, 01:10 PM
http://www.antoloji.com/siir/media/69/www_antoloji_com_1086169_876.JPG

sate
06-22-2009, 01:22 PM
AĞLARıM


Sensiz gecelerde sırıtır keder,
Tozlu aynalara bakar ağlarım.
Zehrini yüreğe döker de gider,
Hüznümü üstüme çeker ağlarım…

Başımda sancılar dolanır durur,
Gözümden süzülen akmadan kurur,
Haykırsam, kaç günde, ne zaman varır?
Başımı yorgana sokar ağlarım…

Çile mi hasret mi benliği saran,
Davul mu tambur mu göğsüme vuran,
Her saat bıkmadan beynimi yoran,
Dişimi hışımla sıkar ağlarım…

Duvarda ki resmin bana bakıyor,
Baktıkça cismine, sevda akıyor,
Gözlerin içime kurşun sıkıyor,
Gamzemi yastığa yıkar ağlarım…

Suretin kapıya çarpıyor, simli,
Yokluğun dolanır peşimde, demli,
Göz yaşı sağarım kirpikten, nemli
Hasretin önüne çöker ağlarım…

Yeşil mi, kahve mi gözünün rengi,
Karanlık çiğnemiş seçilmez dengi,
Aşkımız her daim içimde bengi,
Sızımı zulamda yakar ağlarım…

İçimde bir boran önümü keser,
Yolumu düğümler estikçe eser,
Şu gönül sevdaya nasıl da küser,
Gururu yoluna döker ağlarım…

Ahmet Eroğlu

sate
06-22-2009, 01:24 PM
ESERi SENSİN

Tenimin içinde kar boran saklı
Hüzünlü yılların eseri sensin
Saçımın her teli karalı aklı
Kederli yolların eseri sensin.

Gidişler acıttı yüreği yaktı
Gülüşler susarak maziye baktı
Kalbimin özünden nağmeler aktı
Uykusuz hallerin eseri sensin

İzin ver gönlüne güller koyayım
İzin ver aşkından içip doyayım
Ömür törpüsünü senle sayayım
Nefessiz yellerin eseri sensin

Yüce mevlam beni senden alacak
Cismim değişse de sevgim kalacak
Gözün dehlizine yaşlar dolacak
Kurumuş dalların eseri sensin

Eroğlu çok sevdi görmedi vefa
Günlerce didindi sürmedi safa
Dakikam, saatim her anım cefa
Boş kalan kolların eseri sensin

10.12.2006/Ankara



Ahmet Eroğlu

sate
06-23-2009, 01:19 PM
GİTMEK Mİ ZOR?YOKSA KALMAK MI?GÜLE GÜLE DİYEBİLMEK Mİ?YOKSA HOŞÇAKAL DİYEBİLMEK Mİ?ARDINDA BIRAKTIĞIN SAHİLE,SEN VURACAKSAN BAHARLAR SENİN RENGİNDE ÇİÇEKLER AÇACAKSA,OLMADIĞIN HALDE KUMLARA İLÂN-I AŞK YAZILACAKSA,BIRAKMAK MI KOLAY,BIRAKILMAK MI?
SEN GİTTİN YA;YARIM KALDIM…
SÖZLERİM YARIM,OKUDUKLARIM YARIM,GÖRDÜKLERİM,BAKIŞLARIMIZ IN YARISI…
ADIMLARIM YARIM,YÜREĞİMİN ATIŞI YARIM,CÜMLELERİMİN “ÖZNE”Sİ YOK;YARIM….
ORTADAN İKİYE BÖLÜNMÜŞ SEVGİ SÖZCÜKLERİ GİBİ,SULARIN KESİK AKMASI GİBİ,YARIM GİBİ YARIM…
SÖYLEYEBİLDİKLERİMİN,YAZABİLDİ KLERİMİN YARISI OLDUĞU GİBİ…
SEN GİTTİN YA;YAŞADIKLARIMIN YARISINI DA GÖTÜRDÜN…MERHABA DİYEBİLMEK Mİ ZOR?HADİ EYVALLAH DİYEBİLMEK Mİ YOKSA?KOLAY OLAN…
BERABERKEN YAPTIKLARIMIZIN,YARISINI YAPABİLİYORSAM VE ŞEKERİN KALMAMIŞSA ŞEKERİ VE TUZUN DA TUZU…HAYAT TADINI BURUKLAŞTIRMIŞSA,HÜZÜNLÜ BAKIYORSA AYDINLIK,GECE GİBİ…EKSİK DEĞİL Mİ BİR YANIMIZ?..
KOLAY OLAN…
ARKANA DÖNÜP EL SALLAYABİLMEK Mİ?YOKSA,YÜREĞİMİN YARISINI GÖTÜRDÜĞÜNÜ BİLDİĞİN HALDE,ZORAKİ GÜLÜMSEYEBİLMEK Mİ?
SEN GİTTİN YA;YARIM KALDIM…
GİTMEK Mİ HÜZÜNLÜ?YOKSA KALMAK MI BURUK?İÇİMDE AYRILIK,DAHA NE ARIYOR Kİ BAHANE,YARIM SENDE,YARIN BENDE KALMIŞKEN?...ARDINDAN EL SALLAYABİLMEK Mİ KOLAY?..
YÜREĞİMİ GÖTÜRDÜĞÜNÜ BİLDİĞİN HALDE GİDEBİLMEK Mİ?
http://i0906.hizliresim.com/2009/6/22/6261.bmp

sate
06-23-2009, 01:19 PM
Üzülmemek mümkün değil biliyorum ama giden gelmez bir daha

Dönüp geldiğini sandığın şey sadece bir bedendir aslında

Bedenin içindeki çoktan değişmiştir, her yeni kişide ona başka bir

şeyler eklenmiştir artık senin parçan değildir o

Çoktan; emanet ettiğin kalbinin üzerine yenilerini koymuş hatta belki

belkide yerim yok diye bir kenara atmıştır

O daha ne sevdalar biriktirecek, kimbilir hangilerini eskidi diye
kenara köşeye düşünçesizce atıp gidecek

Kimbilir kaç bedende daha izi olacak

Boşver düşünme yaşıyorsun ya kaderi düşün sadece o yazdı o bozdu

Bilirsin o asla değişmez ne yaparsan yap

Ne derler'`insan plan yapar kaderde ona gülermiş`'

Boşver ağlama, hatta sakın öleyim de deme, inadına yaşa İnadına tutun hayata

Ve mutlu olabileceğini düşünüyorsan hala sana tekrar geri döndüğünde,

Burası sana kalmış de

Biliyorum herkeste ondan bir parça arayacaksın Ona en benzeyenlere aşık

olacak her yeni gün dönüşünü bekleyeceksin

Yıl dönümlerini arar diye bekleyecek saat gece 12`i geçtiğinde
hüzünleneceksin

Eski bir mektubu geçecek eline bazen, son satırına kadar okuyup havalara

uçacak Ve en son nokta da ansızın bir bıçak saplancak kalbine düşüp

yığılacaksın odanın tam ortasında

Ve evet en mantıklısını yapacak ağlayacaksın, içinden geçenler hüznünü arttıracak

Belkide haykıracaksın, yalvaracaksın ALLAH`a geri gelmesi için

Onun başkasının ellerini kavradığı eş zamanlarda sen onun ellerinin

özlemini çekeceksin
Göz yaşların bitecek, göz pınarlarının acısından duramayacaksın bazen

Ama inan geçecek,
Bir gün gelecek her şeyi hazmedeceksin
Çünkü bileceksin artık o yok, senin aşık oldugun onun bedeni depil SANA
>>>>sadakati aşkı ve içindeki sevgisiydi Bunlar zaten onun içinde seni terk
>>>>etmeden bitmişti...

>>>>O seni zaten silmişti sadece içindeki vicdan azabıydı senle olmasını sağlayan
Kabullen artık sende biliyorsun,

Onun için hayatından vazgeçtin, hani hayallerin vardı hani
sorumlulukların Her şeyi bir kalemde sildin attın onun için

O ne yaptı sadece gitti...
Çünkü asla senin onun için neleri feda ettiğini BİLEMEDİ

Çünkü O kendisini, herkesin senin gibi sınırsız seveceğini düşündü.

Sadece güzel hayallerin kalsın onu öyle an evet sev kalbinin köşesinde
yer ayır O`na

Ama beni de düşün artık dayanamıyorum bu acıya

sate
07-19-2009, 11:07 AM
Suskunluğun misafiri olmaktan haz alıyor yüreğim!
Musalla taşındaki cesedin suskunluğu kadar suskunum
Konuşmalara küstüm! Gemilerim artık kendime yol alıyor.

Her zaman her yerde her istenileni anlatamıyorum.
Kime, neyi, nasıl ispatlayacaksın! o halde suskunluğun elini tutuyorum.
Merhem tutmaz öyle yaralarım var ki! Konuşamıyorum…
İçime atıp susuyorum.
Kurşun geçmez şartlanmış beyinlere söz geçiremiyorum.
Sayfalarca susuyorum.
Kelimelerimin dinlenmeye en çok muhtaç olduğu anlarda,
Beni anlayacak bana derman olacak birini aradığımda,
O çok (boş) konuşanlar kaçıyor.
Sokağımın gece yarısı suskunluğa terk edildiği gibi,
Bende yüreğimi suskunluğun kucağına bırakıyorum
Konuştuğum zaman mahkûm,
Sustuğum zaman zanlı muamelesi görüyorum.
Ne yapacaksın, kime gideceksin…
Anlamsız konuşmalardan kendime sığınıyorum
Zor olanı tercih ettim sustum…
Boğazıma dizilmiş sözcükleri söylemeden, haykıramadan, içime atarak…
Bir bilseler susan birinin gözlerinde çuvallar dolusu kelime olduğunu,
Ve yine bir bilseler söz tükenmişse en güzel cevabın susmak olduğunu…

Tarif edemediğim acıları,
Hayal kırıklıklarımı susuşlarımla örtüyorum.
Yüreğimin en ücra köşelerine inen zehirli oklardan
Canım çok yandı!
Konuşursam;
Kırmaktan, kırılmaktan,
Gözyaşlarımı tutamamaktan
Kelimeleri yan yana getirememekten,
Yaralı kelimeler sunmaktan korkuyorum.
Geri alınmayacak kelimeler adına; ağzımın sürgüsünü çektim!
Şuan boğazımda düğümlenen kelimeleri çarmıha germekle meşgulüm
Sustum…
Ben sustukça suskunluğumun üstüne düşman gibi sözcükler yağsa da
İncitseler de beni, artık vakit susma vaktidir
Korkup kaçtı,
Suçunu kabul etti,
Haksız olduğunu kabullendi diyecekler…
Desinler… Dudağım mühürlü!
Duygularım susuşlarımda saklı kalacak.
Yıllardır biriktirdiğim hiç kullanılmamış kelimelerimi
Devren satılığa çıkarıyorum. İlan verdim!
Alan olmazsa kalbimin morgunda biriktireceğim

Sahi, her susan haksız mıdır?
Belki de her Suskunluğun arka planında ciltler dolusu anlamlar vardır.
Kim bilir!
Ve bir gün Söylenmemiş cümlelerimi zulama koyup gideceğim bu şehirden
Varsın kaçtı desinler…
Susacağım!
Derin denizleri her rüzgâr dalgalandıramaz…

sate
07-19-2009, 11:08 AM
Ey yâr, susuşum sözümü esirgemekten değil.
Sana değen sözleri çoktan yitirdim; dudağım avare, dilim perişan.

Aklım ermiyor ki, sustuğumu bileyim. Kalbim ayılmıyor ki sana hitap edeyim. Kelimelerin sıcağı kaçmış, hece hece küllenmişler;
sükût lehçesinde aç susuz bir mülteciyim şimdi.
Seni taşa benzettiler. Öyle dilsiz, öyle hayatsız, öyle duygusuz diye. Değirmende konuşan taş değil midir peki?
Acıyı öğütüp ekmek eyleyen senin dönüşün değil mi?
Sen değil misin kabrimi bekleyen sadık yâr?
Dillerin sustuğu yerde sen değil miydin ısrarla adını söyleyen unutulanların?
Sen değil misin nice dertlinin derdini hiç itirazsız dinleyen?

Sahiden taş mı kesildin? Oysa, sen sözlere efsûn bağışlayan dudaksın.
Nefesi boşluğun hapsinden kurtarırsın.
(Belki de her ses bir mahpusun kırılmış zincirlerinin şakırtısıdır.)
Sana değdiği yerde dirilir sessizlik.
Sana vuruldukça hece hece kanatlanır suskunluk; şiirlerin ufkuna yükselir söz, öykülerin kuytularında giyinir. Sen, dağı delen Ferhat'sın;
söz ki dağı kar gibi eritir de Şirin yâri sımsıcak kucaklar.
Sen Aslı'ya Kerem'sin; ses ki çatlak dudaklardan sızan kevserdir.
Sen Kerem'in Aslı'sın; söz ki tek bir hecesi bizi varlığın koynuna saklar;
"Ol!"sözü hatırına yokluk varlığa yüz bulur.

Taşın sözü yok mudur ey yâr? Taş dediğin konuşur. Zamanın dudağıdır. Çatlaklarından acılar sızar; kuytularında çocuk gülüşleri gibi neşeler saklar.
Taş dediğin susar. Zamanın dilidir; bir bakışında nice gürültüyü susturur; anlamsız telaşları dağıtır, hoyrat koşturmaları durdurur.
Kadîm zamanlar içinden sızıp gelen bir kan gibidir taş; nabzımızı doldurur.

Taş zamanla eskimez mi? Sen zamansın, ey yâr, gelir ve gidersin.
Saatlerin kadranında uslu uslu gezinirsin amma saçlarımı değil sadece kemiklerimi dağıtırsın. Usulca sokulursun odama; "tik-tak", sadece "tik-tak", eşyalarımı değil sadece beni de benden çalarsın;
elbisemi değil sadece tenimi de soyarsın. sevdiğimle arama ayrılıklar koyansın. Sen çoğaldıkça ben azaldım; seni tükettim derken ben tükendim.
Sen zamansın, ey yâr, pek kıskançsın.

Taş kesilmişsin ki sana vefasız dediler. Tanımazmışsın beni.
Adımı bile anmazmışsın. Güzellikten hiç anlamazmışsın.
Mehtabı kucaklayan sen değil misin her defasında?
Günün ilk ışıkları sana koşmadı mı her sabah?
Nice surlarda masum bebekleri bekleyen sendin.
Nice sütunlarda fısıltılı dualara fısıltını ekleyen sensin.
Köprülerde kemerlerde yâri yâre kavuşturan senin metanetin değil mi? Çeşmelerden serin sulara yol veren senin serinliğin değil mi?
Dereler boyu suların elinden tutup şarkılar söyleyen sen değil misin?

Aslında kendi taşını dikiyor değil mi insan?
Her gün bir önceki günde bırakırız bedenimizi.
Her yeni günün sabahında eskimiş bedenlerini yüklenir gibi insan.
Sanki yakamızda çocukluk fotoğrafımızı taşır gibi yürürüz yeni zamanlara.
Kendi cenazesini kaldırır gibidir insan.
Baktığımız her yüzün ardında eskimiş yüzler saklıdır.
Şimdiki bedenimiz daha öncekilerin başını bekleyen konuşkan bir taştır.
Ölmüş yanlarımızı hatırlatır. Bir taş gibi ağırlaşır gözlerimizin karası.
Var-yok arası bir titreyişe dönüşür nefesimiz.
İki nefes ortasında dikilir taşımız.
Taştan taşa koşar bakışımız.
Hatıralarda saklı, solgun fotoğraflara nakışlı yüzler üzerine uzanır gölgesi.

Sen değilsin; taş benim ey yâr. Kendimi taşımaya mecâlim yok.
Kendime söyleyecek sözüm yok. Kabrimden kalbine taşınıyorum ey yâr. Suskunluğum taş olmaklığımdan.
Sözsüzlüğüm sözümü taşa devrettiğim için.

Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk...
Taşıdığım sensin ey yâr.
Söze sığdıramadığım. Ve hiç susturamadığım.
Ne oldu kalbime? Katılaştı, katılaştı.
Taştan da katılaştı.
Ağlarsa, taşlar ağlar.
Ben ağlayamadım; sen ağla...
Taş değil misin ey yâr?


Senai DEMİRCİ

_SaHrA_
07-19-2009, 11:48 AM
Üzülmemek mümkün değil biliyorum ama giden gelmez bir daha

Dönüp geldiğini sandığın şey sadece bir bedendir aslında

Bedenin içindeki çoktan değişmiştir, her yeni kişide ona başka bir

şeyler eklenmiştir artık senin parçan değildir o

Çoktan; emanet ettiğin kalbinin üzerine yenilerini koymuş hatta belki

belkide yerim yok diye bir kenara atmıştır

O daha ne sevdalar biriktirecek, kimbilir hangilerini eskidi diye
kenara köşeye düşünçesizce atıp gidecek

Kimbilir kaç bedende daha izi olacak

Boşver düşünme yaşıyorsun ya kaderi düşün sadece o yazdı o bozdu

Bilirsin o asla değişmez ne yaparsan yap

Ne derler'`insan plan yapar kaderde ona gülermiş`'

Boşver ağlama, hatta sakın öleyim de deme, inadına yaşa İnadına tutun hayata

Ve mutlu olabileceğini düşünüyorsan hala sana tekrar geri döndüğünde,

Burası sana kalmış de

Biliyorum herkeste ondan bir parça arayacaksın Ona en benzeyenlere aşık

olacak her yeni gün dönüşünü bekleyeceksin

Yıl dönümlerini arar diye bekleyecek saat gece 12`i geçtiğinde
hüzünleneceksin

Eski bir mektubu geçecek eline bazen, son satırına kadar okuyup havalara

uçacak Ve en son nokta da ansızın bir bıçak saplancak kalbine düşüp

yığılacaksın odanın tam ortasında

Ve evet en mantıklısını yapacak ağlayacaksın, içinden geçenler hüznünü arttıracak

Belkide haykıracaksın, yalvaracaksın ALLAH`a geri gelmesi için

Onun başkasının ellerini kavradığı eş zamanlarda sen onun ellerinin

özlemini çekeceksin
Göz yaşların bitecek, göz pınarlarının acısından duramayacaksın bazen

Ama inan geçecek,
Bir gün gelecek her şeyi hazmedeceksin
Çünkü bileceksin artık o yok, senin aşık oldugun onun bedeni depil SANA
>>>>sadakati aşkı ve içindeki sevgisiydi Bunlar zaten onun içinde seni terk
>>>>etmeden bitmişti...

>>>>O seni zaten silmişti sadece içindeki vicdan azabıydı senle olmasını sağlayan
Kabullen artık sende biliyorsun,

Onun için hayatından vazgeçtin, hani hayallerin vardı hani
sorumlulukların Her şeyi bir kalemde sildin attın onun için

O ne yaptı sadece gitti...
Çünkü asla senin onun için neleri feda ettiğini BİLEMEDİ

Çünkü O kendisini, herkesin senin gibi sınırsız seveceğini düşündü.

Sadece güzel hayallerin kalsın onu öyle an evet sev kalbinin köşesinde
yer ayır O`na

Ama beni de düşün artık dayanamıyorum bu acıya

hiç bir yerinden alıntı yapamadım,baştan sona ben kokan bir paylaşımdı:(
yüreğine emeğine sağlık sate :cicek:

* İnci *
07-19-2009, 12:38 PM
Ey yâr, susuşum sözümü esirgemekten değil.
Sana değen sözleri çoktan yitirdim; dudağım avare, dilim perişan.

Aklım ermiyor ki, sustuğumu bileyim. Kalbim ayılmıyor ki sana hitap edeyim. Kelimelerin sıcağı kaçmış, hece hece küllenmişler;
sükût lehçesinde aç susuz bir mülteciyim şimdi.
Seni taşa benzettiler. Öyle dilsiz, öyle hayatsız, öyle duygusuz diye. Değirmende konuşan taş değil midir peki?
Acıyı öğütüp ekmek eyleyen senin dönüşün değil mi?
Sen değil misin kabrimi bekleyen sadık yâr?
Dillerin sustuğu yerde sen değil miydin ısrarla adını söyleyen unutulanların?
Sen değil misin nice dertlinin derdini hiç itirazsız dinleyen?

Sahiden taş mı kesildin? Oysa, sen sözlere efsûn bağışlayan dudaksın.
Nefesi boşluğun hapsinden kurtarırsın.
(Belki de her ses bir mahpusun kırılmış zincirlerinin şakırtısıdır.)
Sana değdiği yerde dirilir sessizlik.
Sana vuruldukça hece hece kanatlanır suskunluk; şiirlerin ufkuna yükselir söz, öykülerin kuytularında giyinir. Sen, dağı delen Ferhat'sın;
söz ki dağı kar gibi eritir de Şirin yâri sımsıcak kucaklar.
Sen Aslı'ya Kerem'sin; ses ki çatlak dudaklardan sızan kevserdir.
Sen Kerem'in Aslı'sın; söz ki tek bir hecesi bizi varlığın koynuna saklar;
"Ol!"sözü hatırına yokluk varlığa yüz bulur.

Taşın sözü yok mudur ey yâr? Taş dediğin konuşur. Zamanın dudağıdır. Çatlaklarından acılar sızar; kuytularında çocuk gülüşleri gibi neşeler saklar.
Taş dediğin susar. Zamanın dilidir; bir bakışında nice gürültüyü susturur; anlamsız telaşları dağıtır, hoyrat koşturmaları durdurur.
Kadîm zamanlar içinden sızıp gelen bir kan gibidir taş; nabzımızı doldurur.

Taş zamanla eskimez mi? Sen zamansın, ey yâr, gelir ve gidersin.
Saatlerin kadranında uslu uslu gezinirsin amma saçlarımı değil sadece kemiklerimi dağıtırsın. Usulca sokulursun odama; "tik-tak", sadece "tik-tak", eşyalarımı değil sadece beni de benden çalarsın;
elbisemi değil sadece tenimi de soyarsın. sevdiğimle arama ayrılıklar koyansın. Sen çoğaldıkça ben azaldım; seni tükettim derken ben tükendim.
Sen zamansın, ey yâr, pek kıskançsın.

Taş kesilmişsin ki sana vefasız dediler. Tanımazmışsın beni.
Adımı bile anmazmışsın. Güzellikten hiç anlamazmışsın.
Mehtabı kucaklayan sen değil misin her defasında?
Günün ilk ışıkları sana koşmadı mı her sabah?
Nice surlarda masum bebekleri bekleyen sendin.
Nice sütunlarda fısıltılı dualara fısıltını ekleyen sensin.
Köprülerde kemerlerde yâri yâre kavuşturan senin metanetin değil mi? Çeşmelerden serin sulara yol veren senin serinliğin değil mi?
Dereler boyu suların elinden tutup şarkılar söyleyen sen değil misin?

Aslında kendi taşını dikiyor değil mi insan?
Her gün bir önceki günde bırakırız bedenimizi.
Her yeni günün sabahında eskimiş bedenlerini yüklenir gibi insan.
Sanki yakamızda çocukluk fotoğrafımızı taşır gibi yürürüz yeni zamanlara.
Kendi cenazesini kaldırır gibidir insan.
Baktığımız her yüzün ardında eskimiş yüzler saklıdır.
Şimdiki bedenimiz daha öncekilerin başını bekleyen konuşkan bir taştır.
Ölmüş yanlarımızı hatırlatır. Bir taş gibi ağırlaşır gözlerimizin karası.
Var-yok arası bir titreyişe dönüşür nefesimiz.
İki nefes ortasında dikilir taşımız.
Taştan taşa koşar bakışımız.
Hatıralarda saklı, solgun fotoğraflara nakışlı yüzler üzerine uzanır gölgesi.

Sen değilsin; taş benim ey yâr. Kendimi taşımaya mecâlim yok.
Kendime söyleyecek sözüm yok. Kabrimden kalbine taşınıyorum ey yâr. Suskunluğum taş olmaklığımdan.
Sözsüzlüğüm sözümü taşa devrettiğim için.

Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk...
Taşıdığım sensin ey yâr.
Söze sığdıramadığım. Ve hiç susturamadığım.
Ne oldu kalbime? Katılaştı, katılaştı.
Taştan da katılaştı.
Ağlarsa, taşlar ağlar.
Ben ağlayamadım; sen ağla...
Taş değil misin ey yâr?


Senai DEMİRCİ

Bu paylaşım beni çok etkiledi..
Özelliklede bu kısmı. . .

Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk...
Taşıdığım sensin ey yâr.
Söze sığdıramadığım. Ve hiç susturamadığım.
Ne oldu kalbime? Katılaştı, katılaştı.
Taştan da katılaştı.
Ağlarsa, taşlar ağlar.
Ben ağlayamadım; sen ağla...
Taş değil misin ey yâr?

Emeginize saglık..

sate
07-19-2009, 01:54 PM
Bu paylaşım beni çok etkiledi..
Özelliklede bu kısmı. . .

Bağrımda ağır ve soğuk bir suskunluk...
Taşıdığım sensin ey yâr.
Söze sığdıramadığım. Ve hiç susturamadığım.
Ne oldu kalbime? Katılaştı, katılaştı.
Taştan da katılaştı.
Ağlarsa, taşlar ağlar.
Ben ağlayamadım; sen ağla...
Taş değil misin ey yâr?

Emeginize saglık..

tşk ederim efendim

sate
07-19-2009, 01:57 PM
Ne ayazda bildim soğuk nedir

Ne ateşte öğrendim sıcağı

Aslında ne gök mavi

Ne yaprağın yeşili sahi



Ne gerçek bu kadar yalan…



Ne doğru bu kadar eğri



Ne sevap bu kadar günah



Aşk ile olduğu zaman…





Öğrenmek aşk iledir

Büyümek aşk ile…

sate
07-19-2009, 01:58 PM
Önce ılık olur suların, karanlıkta boğulmadan önce.
Bulutlar başının üstünde hızla geçer.
Mavi daha bir mavi, siyah daha bir siyahtır… Acı daha bir acı… Uykular yatağından uzaktır.
Düşüncen okyanusların en derininden daha derin, tedirginliğin ise bir o kadar sığdır…

Absürt ve bilgece, faketmez. Yaprağa herkes yeşil diyebilir, faketmez; başka renklerini bir sen görürsün…
Uzak ne kadar uzaktır? Hesapların, hesapları tutmaz ve yarın akrebin kıskacında hapistir… Gelmez...



Önce kördüğüm atarsın binlerce. Sonra bir bir çözmeye kalkarsın.
Çözdükçe öğrenirsin. Tırnaklarında bıraktığı iz ne güzeldir. Kanatsa da kabulündür…

sate
07-19-2009, 01:59 PM
Sonra sus pus olur diller. Konuşan duyulmaz, konuşsan duyulmaz.
Çevrendeki kalabalık göremeyeceğin kadar kaybolmuştur.
Dört tarafın uçsuz bucaksız bir yalnızlığa duvar örme telaşındadır.
Kendini duvarlarına hapsedişin belki ilktir… İlk defa karın soğukluğunu hissetmezsin ve ilk defa ateş yakmaz…



Bestelerin can evinden ağırladığı aşktır…
İnsanı kaya olmaktan kurtaran, kayaları insan yapan aşktır.
Aşk bir melankoli, bir hastalık değil; en doğru anlamıyla aşksızlığın hastalığından sıyrılıp, durgun denizlere ulaşıncaya kadar delice çağlayan ve sonra oluşturduğu deltaların verimi ile denizlere büyüyerek akan berekettir.



Aşk, uyanmadan önceki uykulu uyanıklık hali, uyanmak için geçmesi gereken zamandır.

sate
07-19-2009, 02:00 PM
Duygularının sığ olmaktan korunası kısımlarını satın alırsın.
Satın alırsın; yürek olmaya muktedir kalbinin verimli topraklarını…
Ki ne olacaksa aşk ile olur.
Elinde ekmeye hazır tohumun, gümrah ekinlerin habercisidir.
Ekinlerin olgunlaştığında yeşerttiğin bahçeye gururla bakarsın. İşte bu ekinin, anızı bile değerlidir.

Aşkı bir maraz olmaktan kurtardığın gün; soylu dakikaların hayatına katacağı anlam uzun vakitlerin anlamsızlığını yenecektir…
Aşk ile olur kalbinin gıdası ve sen girdaplarında susuz kalmaya razı olursun.
Suyun tadına sonradan varacağın günün özlemini an be an hissederek…



Aşk her çeşidiyle, ruhunun çıkıntılarını un ufak edip düzeltsin diye

Bakılası her şeye, aşk ile bakarsın…

sate
07-19-2009, 06:51 PM
hiç bir yerinden alıntı yapamadım,baştan sona ben kokan bir paylaşımdı:(
yüreğine emeğine sağlık sate :cicek:

çok tşk eder saygılar sunarım

sate
07-21-2009, 10:22 AM
Mutluluk dediğin ,
Hayatta küçük ayrıntıların
Kıymetini bilebilmektir .
Bir dost ile edilen sohbetin ,
Yanında içilen
Bir fincan kahvedir ,
Tadı damağında kalan .
Hiç beklemediğin anda ,
Alo diyen bir sestir ,
Aslında özlemle beklediğin .
Dalıp gittiğinde gözlerin
Hayal alemine ,
Aklına gelen bir anıdır ,
Mutluluk dediğin ...


Paylaşmanın asaletini hiç bir zaman
bencilliğin çirkinliğine tercih etme,
ve öyle bi arkadaş seçki,



sen onun için ölümü düşündüğünde
o senin için çoktan ölmüş olsun.....

sate
07-21-2009, 10:32 AM
Haydi artık sözler sükut etsin..vuslat anı..
Hadi hazır mısınız...?

Serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..

aydınlığınız gönlünüzdeki O'na olan sevginiz olsun..
göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

Işte dost nedir bilmek mi istersiniz..
menfaatsiz..
korkunuz olmayacak..
acaba demiceksiniz..
acaba ben onu sevsem o da beni sever mi korkunuz olmıcak yüreğinizde
çünkü O vaat ediyor..
severseniz severim..

ne güzel değil mi sevginize karşılık bulmak..
sevginizin karşılıksız kalmıcanı bilmek..

şu dünyada yüreğinizi yakan onca dosta.. onca sevgiliye bir çare bir derman..
yürek yakmayan.. yüreğe serinlik veren bir dost..
vedud olan bir dost..
rahman olan bir dost..
rahim olan bir dost..
gafur olan bir dost..
sözünde sadık olan bir dost..
surete değil sirete bakan bir dost..

Dost.. dost.. dost.. diye inleyene
Gel.. gel.. gel.. diye nida eden bir dost..

Ben seni sevdim diyene
gel kulumsun diyen bir dost..

suretimle.. maddemle değil.. yüreğimle acziyetimle geldim diyene
rahmetinle.. şefkatimle.. inayetimle karşılandın diyen bir dost..

Haydi
yandıysa yüreğiniz..
yediğiniz darbeler yıldırdıysa sizi..
sevginiz hep sevgisiz kaldıysa..
yüreğinize değer verilmediyse..
artık dayanamıyorum sevgisiz kalmaya diyorsanız

serin öyleyse seccadenizi kıbleye doğru.
kapatın gözlerinizi..
aydınlığınız gönlünüzdeki O''göz yaşlarınız süzülsün yanağınıza.
yüreğinizde kavrulan aleve serinlik olsun göz yaşlarınız..

O dost ise yürekte serinlik var
O dost ise yürekte huzur var
O dost ise yürekte coşku var
O dost ise yürekte yürek var...

Ve O.. eğer O sevgili ise aşık olunan ise..
İşte o zaman yürekte olana tarif yok..
İşte o zaman yürekte olanı yazacak kalem yok..
İşte o zaman yürekte olanı söylicek dil yok..
İşte o zaman O var..
ve O var ise..

Haydi artık sözler sükut etsin..
bırakın yürekleriniz konuşsun..

Seccadeniz sevgiliyle buluşmanız olsun..
göz yaşlarınız sevgiliye hediyeniz olsun..
yüreğiniz sevgiliyle konuşan diliniz olsun..

sevgilinin size nasıl tecelli ettiğini işte o zaman.. işte o zaman anlıcaksınız..

ve işte o zaman anlıcaksınız
O dost ise her şey dost
O sevgili ise her şey sevgili...

sate
07-22-2009, 09:53 AM
Asırlar öncesinden seslenir sevda
Ta sessiz çığlıkların atıldığı diyardan
Hangi sözün hangi manaya geldiği bilinmeyen
İfadelerin sadece boşlukta kaldığı diyardan

Vaktin mana ifade etmediği vakitlerden gelen aşk Bir kuru yaprak misali kalmıştır
Sözlerle tükettiğimiz aşk
Sessizlik ummanlarının damlasına muhtaçtır

belkide aşk sözlerin bitişine vuslattır
suskun yüreklerin sakinliğine
yeniden kasırgalar estirmek için
o zaman sussun her söz ve her hece

Beklensin aşk
Ve aşka dair her sızı
Bu gece....

sate
07-22-2009, 09:56 AM
http://img372.imageshack.us/img372/6255/94788018yp4.jpg
Şehrimde seni arıyorum usul usul…
Düşüyor yapraklar dalından…
Gündüzü, geceye bağlıyor yokluğun…

Bir resim çiziyorum,
İçinde sana dair çizgiler…
Bir şarkı söylüyorum,
İçinde sana ait sızılar…
http://img2.blogcu.com/images/z/z/e/zzeze/huzun.jpg

Seni arıyorum, satır aralarında…
Sokak aralarında..
Her yol çıkmaz sokak, senden yana…

Bense,
Seni yazdım ömrümün her anına…
Gözlerinden görüyorum yüreğini…
Sana buram buram özlemlerim…

Yokluğunda ben yarım..
Gözlerimdeki ’ Dünya’, yarım…
Işıkları sönük caddelerimin…
Heryer karanlık…

Hep eksik kalıyor bir yanım…
Biliyorsun ki
Sensin öteki yarım ..
Ol(a)madı mı? olmayacak mı ?

sate
07-22-2009, 10:00 AM
http://www.1resimler.com/data/media/1247/goz_resimleri3.jpg
Gözlerin geldi aklıma


Kapalıydı gözlerim.


Bir elimde seni saklayan


Kâğıttan bir rüya


Ötekinde bir tutam uyku vardı




Gözlerin aklıma geldiğinde, karanlık bir odadaydım. Düşlerim daha yeni kurumuştu. Gözyaşlarım karanlığın toplayıp önüne attığı vesveseleri yüreğinden vurmakla meşguldü. Toprak iyiden iyiye uzak duruyordu benden. Hüzün en yakınıma gelmişti.
Gözlerin tavandan bana bakıyordu, kalkamıyordum.
Her yer karanlıktı ve benim kalkmaya takatim yoktu. Gözlerin geldi aklıma, ölümün sıcak nefesi sevgiyle ısıtıyor, usulca çağırıyordu beni.
Yanına getireceğini salık veriyordu durmadan. Yolculuk, eğer sana getirecekse istikametin bir önemi yoktu. Sana geleyim derken sana yürürken, tersi istikamete gidiyor olma hissi daha ağır bastı ve bir çatırtıyla, yakınımdaki herkesi ve her şeyi uyandıran bir gürültüyle hayır diye bağırıyordum. Ben hayır dedikçe avuçlarım acıyordu.

Alışkanlıktan mıdır bilemiyorum ama seni tanıdığımdan beri, avucumda kalemle yatağa giriyorum. Yakınıma koyuyorum bir parça kâğıt.

Başımı yastığımda uyumayacağımdan ya da uyuyamayacağımdan emin oluşum bana bu alışkanlığı bağışladı sanırım. Gözlerin aklıma gelmişti. Bir gürültü kopmuştu. Avuçlarımın yandığını hissediyordum. Avucuma baktığımda, senden uzaklaşmanın verdiği korkudan kaynaklı, ölüm davetini reddedişimin somut halinden öte bir şey değildi gördüğüm. Kalemi kırmıştım. Meğer onun çatırtısıymış.
Hücrelerime kadar titriyordum. Seni kaybetme korkusu neymiş bizzat yaşayarak anladım. Seni kaybetme anının bir ölüm anıyla örneklenişi ürküttü beni.

sate
07-22-2009, 01:03 PM
http://www.resimsakla.com/data/media/18/Goz_Resimleri%20(33).jpg

Gözyaşların geldi aklıma


Bir nehrin ortasında


Kırık bir sandalda gibiydim


Bir güvercin yakınıma girdi


Kanadıyla uzattığı kâğıttan gemiye


Korkma! Bin, dedi.



Gözlerin geldi aklıma. O bana bakarken; hayatın sevgi adına biriktirdiği her ne varsa bir buse sıcaklığında, kadife yumuşaklığında, aşk narinliğinde, düş tazeliğinde sunan gözlerin.

En çok gülmeyi yakıştırdığım, tebessümle özdeşleştirdiğim gözlerinden iki damla yaş süzüldü. Gözlerinin en sevmediğim hali karşımda duruyordu.
Kor aleve körükle gider gibi. Titriyordum.
Yanan yüreğime iki damla benzin düşmüş gibi.

Gözlerim tavana kaydığında, bunun kötü bir düş olabileceği ihtimali belirdiğinde; epeyce gözyaşı dökmüş, kendimden bihaber yumruklar savurmuştum yatağa, duvara ve de boşluğa…

sate
07-25-2009, 01:26 PM
http://img03.blogcu.com/images/e/s/m/esmalale/mektupp_esmalale_1247188010.jpg

… M E K T U P yaşanan çaresizliği ümidi,
hasreti sözcüklere dönüştürme sanatıdır.
Öpüp koklanan itina ile saklanan bir armağandır…

…Gönderen ve bekleyen arasında kutsal bir hapsoluştur mektup…

…Gönderilmemiş mektuplarsa, gönderilmiş mektuplardan daha sahicidir…

…Eskiden Mektubun kağıt ve kalemden sonraki temel malzemesi ‘hasret’ti…
Şimdilerde ise Hasret birikmiyor artık …

…Mektupsuzluk hayatımızda büyük bir boşluk bıraktı; özlemeyi,
beklemeyi, heyecanı, vefayı unuttuk.

Dahası cümle kurmayı u n u t t u k…

sate
07-26-2009, 10:47 AM
Beyaz bir kağıt, uzanmakta ısrar ediyor acımın bağrına…

Günlerdir, içimde kimselerin duymadığı, hatta ve hatta kendimin bile duymadığı

bir konuşma sürüp gitmekte. Ardı arkası gelmeksizin uzayıp gidiyor; varabildiği her yere, hükmettiği her kareye…



Cesaretinin karşılığını vermekte aceleci davranıyor kalemim. Görüyor musun? Bak! Şu kötü yanımı bile hâlâ iyileştirememişim; şu kocaman (!) on küsur günde… Acelecilik damarım, tetikliyor saklı kalan her bir harfi, teker teker kalemimde…



Hatırlamakta pek mahir hafızam ise seni koyuyor aklıma. Öyle bir silinişe mahkûm etmişsin ki kendini, unutup unutup tekrar hatırlıyorum, seni, senli günleri…



Hâlbuki “o iki kelimenin” her harfine birer hayat bağışlayacaktık. Bir hayat senden, bir hayat benden… Ve hayata bulanacaktı her zerremiz; hayatlanacaktı parmaklarımız…



Parmaklarımız diyorum, çünkü hâlâ avuçların avuçlarımın arasında. Eklem yerlerinden birbirine kelepçeli. Sen gelmeden dönüp giderken onlar elimde kalmış, unutmuşsun… Hatırlasaydın gelip alırdın, biliyorum. Kendini benden esirgemişken avuçlarını bana bırakmazdın ya!



Bu hatırlayış, sana bir ödül aslında, farkındayım. Her sözümün altında inançsızlık besleyen; kelimelerimi kemirmekten usanmayan; ruhumu didiklemekten zafer sarhoşu olan sana; içimdeki gediklerin ve boşlukların müsebbibi sana, bir ödül aslında farkındayım. Fakat yalanın her çeşidinden akrepvari kaçan ben, bu meselede de dürüst olma “acemiliğini” taşıyorum!...



Lâkin lisanım yine de yetmiyor içimdeki kırıklığı ifade etmeye… Senin sevdiğin o renkle, konuşmaya yetmiyor ses tellerimin gücü, kuvveti… Susuyorum… Ve konuşmak isteğini, duyuşlarımı kapatmağa uğraş verdiğim şu zamanda, içime içime bağırıyor kalemim…



Ben sustum!

Sen sustun!

Ama “o” ikimizin de değil. Konuşmak istiyor ve yırtıyor zarını yaralarımın. Dirensem de karşı koyamıyorum. Anlatmaya, anlaşılmaya nasıl da susamış, bilsen!



Evet, sen, bir kaleme müebbet yattın. Mahpusluktan kurtulamazsın artık; kalemim seni azat edene dek..



Sevinme!

Sevinçlerimizi, saçlarımı okşayan sesini, o iki kelimenin esrarında sabah ettiğimiz karanlıkları, heyecandan titrek titrek bedeni anlatmalıydım. Sen onu, fâni bedeninin telafisini asla yapamayacağı kırıklığa mahkûm ettin. Zamansızlık boyu…



Gözlerimi gözlerinden esirgedin; sesini kulaklarımdan. Hayallerimi, hayatımdan, hayatından… Omuzlarını başımdan esirgedin. Göz yaşlarımı avuçlarından…”Beni” senden esirgedin!...



Nasıl bir korkaklık bu! Sen söyle!



Sen,

sate
07-26-2009, 03:10 PM
http://www.beniunutma.com/nekadardaozelsin.jpg
Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü
Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü

Görürsün hasretiyle sabah ezgilerinin
Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin


Kuşlar öter, uçuşur yeşil dallara konar
Umutlar yaprak yaprak alevlenir de yanar

Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan
ınsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan

Rüzgar okşamaktayken anne gibi tenini
Gecenin kolları sessizce yakalar seni

Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını
Anlarsın yalnızlığı ve yalnız kaldığını...

Nurullah Genç

sate
07-29-2009, 06:13 PM
Aslında bir kibirit kafi gündüzleri tutuşturup
Gecenin gerdanına dizi dizi yıldızlar yapmaya
Hani sabahın boyu yetişse uznıp öpecek alnından
Bide hep geç kalınmış ömrün son deminde gelmese ölüm
Belki böylesi dar gelmez giyindiğimiz mutluluklar
Mevsimlerin peşine takılıpta
Hüznü oradan oraya taşıyan yağmurlar gibiyim
Sıcak avuçlarda buhar olup göğe karışan
Soğuk başışlarda buz kesip anlamdan alabildiğine uzaklaşan
Seni bekleyişimin adı yok
Hasreti çeke çeke uzaklara götüren çok vagonlu trenlerde
Hani giden giderde, geçmişi kalır ya geride
Onu hep yaşlı gözlerle bekleyen.
Zamanla dilindeki özlemi kırıverir zaman, en hassas yerinden
Çok geçmeden, çok geçiyor yokluğunun üzerinden
Haram saatler diziliyor boğazıma uzadıkca sensizlik
Tenhasına sere serpe uzandığım düşlerde yetmiyor
Seni bekleyişimin adı yok
Kurulmamış köprülerden geçmeye çalışan benliğimde
Şiirlerim şahit olsunki
İki satır arasına sığmıyor yanlızlığım
Ne nokta anlatabiliyor kararsızlığımı
Ne de virgül koyabiliyorum yılların ardına
Yenik düştü keşkelerim oynadığım oyunlara
Yinede teslim olmadım
Ama sen, namluda hüzün
Beni tam onikiden vurdun
...SENİ BEKLEYİŞİMİN ADI YOK.... GELMEYİŞİNİNDE ....

sate
07-29-2009, 06:16 PM
http://www.nezihuzel.com/wp-content/uploads/image/gece.jpg

Sitemlerle Öptün Gecemi

Aşkın ölümcül bir yüzü daha varmış
Seninle gördüm.
Okyanusta dolaşan menzilsiz gemi gibi
Asi fırtınalarda kayboluyorken,
Sessiz yıldırımlar gibi düştün geceme.
Güneşin batıdan doğuşu bir aşk
Can çekişiyordu gecenin koynunda.
Başı sonu belirsiz karmaşık öykü,
Yazılamıyordu bir türlü.
Ruhlardan kopan parçalar
Rüyalara dadanıyordu arsızca..
En derin duygular tarumardı.
Görmezden gelmelerin
Hele o suskunluğun ve gece,
Ayaz ve puslu gece
Aşkın ölümcül yüzüydü..
Yiğitler yiğidi bir kalp,
Tüm hüzünlerini yüklenmiş
Bir türlü olamayan sabaha inat
Küskünlüğünden nice sonra
Uzanıp en olmadık zamanda
En olmadık dokunuşu verdi.
Yüzleşiyorken aşkla
İşte tam o an,yalnızlığımın orta yerinde
Sitemlerle öptün gecemi...

sate
07-31-2009, 06:07 PM
Yoktun!
sustum
ve susmak kırgınlıksa
sustum işte
bir dağbaşı ıssızlığı gibi

Sustum
kilitlerimi kapadım sustum
yaralarımı sardım sustum
demedim kimselere
bir çığlık kanıyor
en derininde yüreğimin!

Yolcuyum
uzak
çok uzaklardan geldim
yorgunum
ellerim boş, boynum bükük
gözyaşı dolu heybemde
kalbimi alıp getirdim sana
ayrılıklarla delik deşik kalbimi
başka bir şeyimde yoktu getirecek

Dalımda güz türküleri
koynumda ateş
seni aradım kentin dar sokaklarında
yapayalnız
ve
yorgun

yoktun

Çocuklara sordum ağladılar
ırmaklara sordum çağladılar

Çiçeklere sordum boyun büktüler
ağaçlara sordum yaprak döktüler
sığındığım kuşlar da uçtu gitti
bir başıma kaldım ortalarda

Senki yetim bir bahçede
bir tomurcuktun hayatın kollarında
çiçeklerin nazlısı, küskünüydün gönlümün
bütün gün seni aradım
yorgun
ve
yalnız

acılı bir yel gibi
dolaşıp durdum sokakları
yoktun

Pınarlara sordum akıp gittiler
yıldızlara sordum bir bir söndüler
sigaramı efkâr ettim savurdum gökyüzüne
sonbahar sardı boynumu yaprak yaprak
sonra yavaş yavaş bedenime girdi acı
senden ne bir ses vardı, ne de bir nefes

Gülüşünü, gözlerini, sesini takıp koluma
vedalar bıraktığım durakta şiirler okudum
aklımı yitirdiğimi sanıyordu,
acıyan gözlerle bakıyordu herkes

Sonra gözlerimi,
ağlamaktan yorgun gözlerimi
ulaşamayacağım uzaklara yolcu ettim
kara trenlere mendil sallayarak
duygularımı bir vagona kilitleyip
bin ah sürüp dudaklarıma
sustum!
ne kadar susulacaksa o kadar sustum


İstedimki,
kalbinin durduğu yer
kalbimin durduğu yer olsun

@SeNa
07-31-2009, 06:17 PM
şu geRçeK hep KafaLaRda KazıLı oLuyoR
KaRşındaKine değeR veRdiiğin KadaR değeRLi oLuşun oLması geReKiyoR
son söz oLaRaK sevdiğin KadaR seviLmen hiç biR zaman şaRT oLmuyoR


tessekkurler-emegine saglik!

sate
07-31-2009, 11:20 PM
şu geRçeK hep KafaLaRda KazıLı oLuyoR
KaRşındaKine değeR veRdiiğin KadaR değeRLi oLuşun oLması geReKiyoR
son söz oLaRaK sevdiğin KadaR seviLmen hiç biR zaman şaRT oLmuyoR


tessekkurler-emegine saglik!

ben tşk ederim

Sustum !
Biliyorum ki kelimeler yetmeyecek
Kaçtım oradan;içime.yüreğime
Biliyorum yine saklandım
Kalleşçe vuruldum yüreğimden
Haince savruldum atıldım
Sustum !
Şimdi uzun bir yolculuktayım
Kendi huzurumu aramaya koyuldum
Yalnızım ve hep öyle kalacam
Artık konuşmuyorum....
Biliyorum ki kelimeler yetmeyecek
Biliyorum ki dertler bitmeyecek
Yağmurlu ve kasfetli bir havada
Yürüyorum...Yalnızlığıma
Ötmüyor kuşlar,uçmuyor kelebekler
Sessiz,çok sessiz
Bende sustum.
Biliyorum ki dinleyenim yok
Biliyorum ki kelimeler yetmeyecek

sate
07-31-2009, 11:22 PM
Suskunlukta sesler daha çok acıtıyormuş,
Bu yüzden senden harf harf kaçışım.
Yalnızlığıma esir düşüyorsun,
Bense kayboluyorum cümlelerinde.
Ve susuyorum sana, avaz avaz susuyorum.
Sende birikiyor içimin tüm sökülenleri
Ben dipsiz bir kuyu oluyorum.
Biriktiriyorum her harfimde seni...


Şimdi yokluğa düşüyor zaman,
Ben bir adımda düşüyorum senden.
Kuytularıma sokulma, bırak bana uçurumlarımı,

Kalemimden azat et beni,
Herkes konuştuğunu yazar, bense sustuklarımı...!!

sate
08-03-2009, 07:20 PM
Ben ne sevdasıyla tanınan Mecnun, ne hakka kendini adamış Yunus, nede acılarıyla şöhret bulmuş KAHRAMAN'ım... Süpermen'de değilim, kurtaramam dünyayı devrik cümlelerimle... Yüreğimi giydim üstüme, açtım kalbimin kapısını cümlelere... Mecnun gibi aşık, Yunus gibi yalınayak, Kahraman gibi yalınkalem gidişim var cümlelerin üstüne... Bundandır yalınlığı harflerimin, bundandır anlaşılmazlığı öznelerimin...

Ama sevda yitirilmiş cümledir şairin lugatinda... Peşine düşer harflerin, izini sürer kaybedişin, kelimeleri yenik düşer hayata, sessizce dökerler gözyaşlarını beyaz sayfalara... Sevda kayıp cümledir şairin lugatında... Uçurumların kenar mahallelerinde konar geceye, zilzallerle sarsılır ruhu... Onu bulmak için yazar bir ömür boyu... Oysa, SEVDA siyah cümledir gece karanlığında, bulunmaz kalem oynatmakla... Hiçbir sevda bulunmaz el yordamıyla...

Kahırdan kararan yüzüm, esmer bir bakış yapıyor gözlerimi kimi zaman... Kendi bakışlarında kendini kaybeden aynalara bırakıyorum yüzümü... Yüzsüz gezmek korkaklığımdan değil, kendimi taşıyamamaktan! Sabırla bekliyorum, kendi yangınında yanan, kendi denizinde boğulan bir "ben" in karşısına çıkıp korkusuzca; "buradayım, işte buradayım" demeyi... Acıdan yas tutmuş ömrüme yeni devrim yaratmayı... Tahammülsüz ayak durmuyor isteklerimin üstünde!! İçim geçiyor içimden, içim düşüyor içime... Kaza süsü verilen yaşantımda intiharlardan geçiyor ömrüm... Hasretler bırakıyorum mavi okyanusuna kalbimin, kasım kaybedişleriyle ıslatıyorum gözlerimi... Beynime geçirilen prangalar, ruhumun dizginleri şimdilerde! Dilime mühürlenen bitimsiz suskunluklarımda kayboluyorum... Artık susuyorum bir sürü kelimeye... Çünkü sevgili; gidişinin gözlerinden öperken dudaklarım kaldı yokluğunda... Günahlarım kaldı sırtında... Veballerim kaldı boynunda... Bu yüzden yokluğunu oruç gibi dilimde tutuşum ve bu yüzden kelimelerin dilsizliğinde, dilsizce susuşum...

Gerçekleşmeyen düşlerim, sonu gelmeyen düşüşlerim var bu kentin kaldırımlarında... Her imkansızım sen oldun, her engelim hasretin oldu...
Oysa ne çok istemiştim bir kerede mutluluktan dolmasını gözlerimin, bir kerede sevinçten dönmesini başımın, yüreğime çelme takmasini sevdanın, düşürmesini beni bu kentin yorgun kaldırımlarına... Ama olmadı... Mutluluk hep Keloğlan'ın padişahın kızıyla evlenmesinde kaldı... Geçemedi bir türlü bir varmıştan öteye...


Artık zamansızlık vuruyor kapılarımı... Saatler durdu, zaman seni tam sen geçerken.. Akrebi beni, yelkovanı seni öldürdü... Tamda sen beni alıp gitmişken benden!!
Kendimi sende kaybettim, yoluma çıkan her "ben" bu kadar "sen" olmuşken...

Sen yoksun artık sevgili...
Sen yokluğa giden yol'sun artık...

Bense suskunum... Çünkü sendin benim en büyük cümlem... Aşk'tı sırtımdaki ağır heybem... Acıyla dolmuştu kara kaplı sırdaş güncem... Yoksulduk sevdadan, yoksunduk mutluluktan... Sevdadan yoksulluğumuzdu mutluluktan yoksunluğumuz...

Sen yoksun artık sevgili! Dudaklarım sensiz kaldı, yani kelimesiz...
Ben sende kendimi bulmuştum sevgili, sen yoksun artık...
Sen vuslata varmayan çıkmaz yolsun artık...

Aranmayan bir kayıptın mutluluk kumsallarında...
Bir varmış bin yokmuştun tüm sevda masallarında...

Bense kaybettim kendimi aşkta... (ölümsüzdür)

Önüm düş, arkam aşk, sağım acı, solum sevda... Bulsaydım kendimi, sobelicektim bu defa!!
Alıntı...

sate
08-04-2009, 02:48 PM
Sonbahar hüznü gibi seninle aşk
Bitti bitecek söndü sönecek gibi
Solgun yapraklar gibi tutar ellerimden
Sonbahar solgunu ellerin
Dudakların büsbütün hasret
Ağustos kızılı öpüşlere
Gözlerimde Eylül yağmurları
İçimi kasıp kavurur rüzgarın
Peşinde uçuşur gazel yapraklar
Sana giden yollar güz yorgunu
Ümitler bir bir buz tutuyor
Titriyor dalımda kalan son yaprak
http://img220.imageshack.us/img220/1756/gizli.png
Daha başlarken bitecek gibi
Sonbaharda sana başlamak