PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda...


Sayfa : 1 [2] 3

İsyanlı Sükut
09-11-2009, 12:16 AM
Sayısını unuttuğum günlerce bekleyişten Ben yorgunum..
Rıhtım taşları yorgun..
Ardarda geçen gemiler durmuyor bu limanda
Duranlardanda sen çıkmıyorsun...

Bil ki katıksız sancılara razıyım yokluğun olmasa
Bil ki bir avuç biber gözlerime serpilen
Ellerimde soğumadI ellerinin izleri
Hala durup şiirler yazıyorum yoluna.

İçimde sıkıntının en dayanılmaz şekli
Kaçıncı kere saatleri susturuyorum..
Bensiz çözülüp,sensiz baglanmasi yok mu balatların..
Tükeniyorum.

Bugünlerde herkes gitmek istiyor.
Küçük bir sahil kasabasına,bir başka ülkeye, dağlara,uzaklara…
Hayatından memnun olan yok.
Kiminle konuşsam aynı şey…
Herşeyi,herkesi bırakıp gitme isteği..
Öyle ‘’yanına almak istediği üç şey'’ falan da yok.
Bir kendisi.

Bu yeter zaten.
Herşeyi, herkesi götürdün demektir..
Keşke kendini bırakıp gidebilse insan.
Ama olmuyor.
Hadi kendimize razıyız diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herşeyi yüzüstü bırakmak göze alınamıyor.
Böyle gidiyor işte.Bir yanımız ‘’kalk gidelim'’,öbür yanımız " dur otur'’ diyor.
‘’Otur'’ diyen kazanıyor.Zira O yan çok kalabalık
İş, güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,güvende olma duygusu…
Ve en kötüsü alışkanlık.
Alışkanlığın verdiği rahatlık,monotonluğun doğurduğu bıkkınlığı yeniyor.
Kalıyoruz.
Kuş olup uçmak isterken ağaç olup kök salıyoruz.
Evlenmeler…
Bir çocuk daha doğurmalar…
Borçlara girmeler…
İşi büyütmeler…

Bir köpek bile bizi uçmaktan alıkoyabiliyor.
Mesela, ben…
Kapıdaki Rex’i bırakıp gidemiyorum.
Değil bu şehirden gitmek,iki sokak öteye taşınamıyorum.
Alıp götürsem gelmez ki.. .
Bütün sokağın köpeği olduğunun farkında.
Herkes onu, o da herkesi seviyor.

‘’Sırtında yumurta küfesi olmak'’ diye bir deyim vardır ;evet, sırtımızda yumurta küfesi var hepimizin.
Kendi imalatımız küfeler.
Ama eğreti de yaşanmaz ki bu dünyada.Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazım.İnadına kök salmak lazım.
Bari ufak kaçışlar yapabilsek.
Var tabii yapanlar,ama az.
Sadece kaymak tabakası.
Aslında hepimiz kaçabilsek…
Bütçe, zaman, keyif… Denk olsa.Gün içinde mesela…
Küçücük gitmeler yapabilsek.
Ne mümkün.
Sabah 09.00, akşam 18.00.
Sonra başka mecburiyetler.
Sıkışıp kaldık.
Sırf yeme, içme, barınmanın bedeli bu kadar ağır olmamalı.
Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karşılığı bir ömür yani.
Ne saçma.
Bahar mıdır bizi bu hale getiren?
Galiba...

Ben her bahar aşık olmam ama her bahar gitmek isterim.
Gittiğim olmadı hiç...
Ama olsun… İstemesi bile güzel.

Ahmet selim

İsyanlı Sükut
09-11-2009, 12:21 AM
(On saat var yüreğini duymadım...)
Ben, bir acı olurum; Gönlüne kiracı olsam...
Düşsem içine;
Sancı olurum!
Düşsem, hayalsem, hatta vehimsem gecelerine, inan;
Sükûnetine talancı olurum!

Jilet yuttuğum, zıpkın yediğim gün siyanürlü tabağından;
Kendi avıma av olmak...
Râmına tav olmak...
Ve çılgın rüzgârına kapılmak delibaş bir çıtalı uçurtma gibi...
Ve koptu-kopacak iplerle yüreğimden asılmak, yüreğindeki göklere...
Akla ziyan!

Bak; gene yoksun...
Yıl vuruyor saatin sarkacı!
Ve zaten yoktun ki...
Kimsin sen,
Bir ses?.. Bir nefes?..
Bir resim?.. Bir mektup?..
Nesin sen;
Bir kalemin bir kağıda çizdiği şekil mi?
Nesin sen;
Bir mermer blokundan, aklımdaki çekicin çıkardığı heykel mi?..
Ve o kadar güzel,
Ve o kadar soğuk!..
Ve o kadar gerçekten uzak.

Söylemiştim, değil mi;
Ben bir acı olurum, gönlüne kiracı olsam...
Düşsem içine; sancı olurum!
Düşsem, hayalsem, hatta vehimsem gecelerine, inan;
Sükûnetine talancı olurum!

Üstelik biliyorken;
Çılgın rüzgârına kapılmanın, delibaş bir uçurtma gibi... Ve koptu-kopacak iplerle yüreğimden asılmanın, yüreğindeki göklere...
...Akla ziyan, olduğunu.
Mantığımı düşürmüşken gözlerinin içine!..
Ve ararken, söyleniyorsam:
“Akla ziyan!.. Akla ziyan!..”
Akla ziyan!
Muammer ERKUL

* İnci *
09-11-2009, 12:32 AM
Ben senden sonra...
Yok...
Yok...
Aslında yazacağım hiçbir kelime yeterli olmayacak
ardında bıraktığın enkazı anlatmaya...
Birlikte yok olmak yerine Ayrı ayrı var olmayı deneyebiliriz değil mi?
Eğer içindeki ses hala benim adımı söylüyorsa sana inatla..
Hayatında bir ilki yap..
SUS...
VE...
BENİ DİNLE...

Evet.. ben senden sonra sığamadım sokaklarına
ANKARA''NIN..
Sokaklar dar geldi..İkimizin diye adlandırdığım bu şehrin sokaklarında gülemedim bir daha..
Yürüyemedim Sakarya''da..Arkamı dönsem görüverecekmişim gibi seni..
Ne o çok sevdiğim yağmur rahatlattı beni..
nede esen rüzgar..
Kendimi taşıyamayacak kadar çok büyüdüm..bir o kadarda kaybolacak kadar küçüldüm..
En çok adını dilime yasak eden dostlar üzüldü halime..
Geçer dediler..unutursun dediler..
ama ben hiçbirini duyamadım..
Gözyaşlarımdan etrafı göremeyecek hale geldiğimde gözbebeklerime asılı kalan o metro istasyonundaki
dönüp arkanı öylece tek başına bıraktığın
halin geldi gözlerimin önüne
..Kahroldum...

CANIMDIN ya...
ilk görüşte aşk’tın, daha ilk celsesinde imkânsızlığa dönüşen!
Hep senden sözediyordum gerekli gereksiz herkese..
Durmadan sana şiirler yazdım..yazılar yazdım..belki okudun belkide okumadın..ama hiç yoktan hissettirmişimdir...boş kağıtlara..duvarlara..senin o çok sevdiğin gecelere anlattım ben seni..Yalnız kalmak istedim..kalabalığın arasında kaybolmak..ikiside yetmedi..Geçmişi düşündüm..seni beklediğim soğuk Ankara gecelerindeki 3-5 nöbetlerimi..
Neredeyse dakika dakika seninle yaşanan herşeyi yeni baştan yaşadım..
Kötü olanları atlayarak...
Seninle herşey güzeldi belki..
Belkide ben güzel sandım
O kötülükleri ben kendim yarattım..mucidi benim bu zehr aşkın..ben yaşattım..ben mahvettim..
Biliyormusun..Biri bana içimdeki acıyı..İçimdeki seni söküp atabileceğimi söylese...bunun aslında mümkün olduğunu anlatsa..
Düşünmeden bir kalemde silerim seni
Aslında kurtulmak istediğim halde..o acıyı yaşamak için
direndim durdum ..
Acısıda mutluluğuda senden bir parçaydı..ve yaşadım..
Herkesi sana benzetip..kimseyi senin yerine koyamadım..Tabir-i caizse YERİNE KİMSELERİ SEVEMEDİM...

Hiçbirşey avutmadı beni..ikimizin diye adlandırdığın şarkıları dinledim ardarda..Ve senin hiç yara almadığın o şarkılarda ben kimbilir kaç kez vuruldum..Uyumak zor..uyanmak ise alışılmışın dışında kolay oldu..Sabahları iple çektim..bazende hiç güneş doğmasa dedim..Ne geceler rahatlattı beni nede gündüzler..ölmeyi isteyip..
ÖLMEDİM öLMEYECEĞİM...

Gerçek olmasını istediğim rüyalar gördüm..senle dolu olan..Sıçrayarak uyandığımda senin adını söylediğimi farkettim...Telefonumun çalmasını bekledim..aramayacağını bile bile..her çaldığında sen sanarak koştum..hiç aramadın.. Şimdi gitmek adına yan yana gelmiş harflerini hangi işportacıdan aldığının hesabını bile soramayan, lal olmuş bir yürekle çıktım karşına. Biliyorsun bir gülüşüne kurban ederdim kendimi ve giderdim. Ama şimdi bak yüzüme ve söyle “beni kime kurban ettin ey yaarrr…”

Ne kadar ilginç değil mi sana göre benim yaşayamayacağım şeyler bunlar..Senin düşüncene göre ben seni sevmemiştim ki..
ilk defa sana tutuldum..
Nedense aşkın kitabını yazan ben sana bunu bir türlü anlatamadım..ne sözlerimi dinledin..ne yazdıklarımı..Benden önce tanıdığın ne yüreği nede aklı müsait olmayan bir takım soysuzların bu muhteşem sevgi üzerinde tepinmelerini sağladın...
Seni esmer kafanın alamayacağı kadar bir sevgiyle soludum bunca zamandır..Her insanın bir cenneti vardır bir cehenneminin olduğunca..sen benim hem cennetim..hem cehennemim oldun..
hep ben yok oldum
İsabetsiz atılmış kurşunların izleri duruyor kayalarda
Namlulara küsmüş mermiler... adını verdim bu şehre,
bütün güvercinleri senin gözlerinle, senin parmaklarından yön buluyor ömrümün bütün kuşları caddeleri senin renginle boyuyorum şafak vakti bir baştan bir başa..

Yüreğindeki türküleri acılara..ayrılıklara yol ver artık..Seni sevmelerin sıfır noktalarında gönlüm....

Ben seni Ankara'nın her caddesine her sokağına canlı canlı gömdüm...!

aLıntı.

Aşklarıyla anılır şehirler. . .

İsyanlı Sükut
09-11-2009, 12:41 AM
Şiirin neresinden alıntı yapacağımı şaşırdım,Şiirde geçen Ankara hariç tüm yaşananlar aynı neredeyse...
Biliyormusun..Biri bana içimdeki acıyı..İçimdeki seni söküp atabileceğimi söylese...bunun aslında mümkün olduğunu anlatsa..
Düşünmeden bir kalemde silerim seni
Aslında kurtulmak istediğim halde..o acıyı yaşamak için
direndim durdum ..
Acısıda mutluluğuda senden bir parçaydı..ve yaşadım..
Herkesi sana benzetip..kimseyi senin yerine koyamadım..Tabir-i caizse YERİNE KİMSELERİ SEVEMEDİM...

Noktayı koymak gerekirdi malesef ben cesaret edemedim...
İnci'm sayfamı şenlendirdin,hoşgeldin yüreği güzelim...:cicek:

* İnci *
09-11-2009, 12:48 AM
Şiirin neresinden alıntı yapacağımı şaşırdım,Şiirde geçen Ankara hariç tüm yaşananlar aynı neredeyse...
Biliyormusun..Biri bana içimdeki acıyı..İçimdeki seni söküp atabileceğimi söylese...bunun aslında mümkün olduğunu anlatsa..
Düşünmeden bir kalemde silerim seni
Aslında kurtulmak istediğim halde..o acıyı yaşamak için
direndim durdum ..
Acısıda mutluluğuda senden bir parçaydı..ve yaşadım..
Herkesi sana benzetip..kimseyi senin yerine koyamadım..Tabir-i caizse YERİNE KİMSELERİ SEVEMEDİM...

Noktayı koymak gerekirdi malesef ben cesaret edemedim...
İnci'm sayfamı şenlendirdin,hoşgeldin yüreği güzelim...:cicek:

Şehirler degişsede aşklar degişmiyor..Ankara, İstanbul, İzmir, Erzurum vb..Her şehir aşkı ayrı ayrı yaşatıyor içinde duygularsa birbirine çok yakın..

Sakarya'ya her gidişimde ben bi tuhaf olurum..Ankara'da aşık olmak aşık kalmak zor'dur. . .Belkide kalınmamalıdır..

Yerine kimseleri sevemediklerimiz bizi hiç mi sevmediler acaba..?

Hoşbuldum güzel yürekli'mmm:cicek: :cicek:

İsyanlı Sükut
09-11-2009, 12:56 AM
Yerine kimseleri sevemediklerimiz bizi hiç mi sevmediler acaba..?

Ben artık sevseler yanımızda olurlardı diye cevap veriyorum istemsizce...

_SaHrA_
09-11-2009, 12:58 AM
Bir akşam güneşiydin pencereme çarpan ve yavaş yavaş batan ve bense seni
yakalamaya çalışan ama başaramayan,her kayboluşunda ağlayan,
ertesi güne doğman için Allah'a yalvaran...
Bendim aşkım,seni görmemi engelleyen bulutlara kızan...
ve sendin aşkım yerini geceye bırakıp,kaçan...



.............. Eğer güneşe aşıksan ;
.................... Zordur hayat geceleri
.......................... Ve eğer güneş küsmüşse gündüzlere
................................ Dönmezse bir daha geri
..................................... Karanlık kaplar yüreğini
......................................... Ve bir gün daha sensiz bitti
.............................................. Yüreğim dayanamaz olur ve der ki;

GÜNEŞİMİ VERİN BANA GERİ!

MisseM
09-11-2009, 01:01 AM
emeğine sağlık canım benim
bundan sonra bı tane yazını bıle okumadan gecmıyceğime emın olabılırsın hepsı bırbırınden guzel!!!

_SaHrA_
09-11-2009, 01:02 AM
Ben, anlamsız öyküler için yaratılmışım.
Ne başı belli, ne de sonu...
Çekingen,
tutuk,
korkulu,
yarım...
Ben,anlamsız öyküler içinyaradılmışım...

Hiç yaklaşmamıştım bu kadar sana.
Hiç korkular yüreğimi böyle sarmamıştı.
Gözlerimi açtım ve kapadım.
Bütün asır, bir 'görüntü'den ibaret...
Karanlığın gürültüsü var sokaklarımda..
Bütün mahfillerde ben koşuyorum.
Bir kırgın gibi baktı yüzüme sevdalar;
oysa ben ayrılığı hiç bu kadar sevmemiştim...

Uzandığım bütün yıldızlar yalancı çıktı.
Bütün gölgeler yürüdü bedenlerime.
Sadece bir pencere sonuna kadar açıktı.
Dokundun bütün sıcaklığınla duvardan etime...

Seni hiç bu kadar sevmemiştim.
Diyorum ya, a benim kahverengim...
Gölgeler, saçlarından yürüdü gözlerime.
Saçılan tenine a benim kül rengim...
Bütün Deniz'lerde ben yüzüyordum;
bütün aşklarda benim kokum...
Tenimden sahillerdi gözkapaklarına ördüğüm!
İyi ki geldin!
Dedim ya, sevmesen, sadece bir hayâldi bütün sevişlerin.
Sevmesen, beni hiç sevmesen...
Hiç sormasan o göğsünde büyüttüğün ben kimdim?
Bir 'sığınak'ta sonsuz köşe kapmacaydı; ben, korkularım ve kendim...
İşte yine söylüyorum.
A benim kahverengim.
Bütün dudaklarımla söylüyorum
ve bütün günahlarımla - ki günahlar benim sonsuz yarım...
- Seni seviyorum!
Seni seviyorum bütün tüm MARTI'lar gibi;
çığlığı karışmış rüzgârların.
Seni seviyorum
bütün yollar gibi ve Deniz'e akan fırtınanın...
Gözlerin, hoşgeldi küstah sevgilerin bereketine.
Gözlerin, Deniz'lerin yerine; ben, içinde bir serâbın.
Hoşgeldi gözlerin, bu yarım bırakılmış sevdalar ülkesine

İsyanlı Sükut
09-11-2009, 10:29 AM
.............. Eğer güneşe aşıksan ;
.................... Zordur hayat geceleri
.......................... Ve eğer güneş küsmüşse gündüzlere
................................ Dönmezse bir daha geri
..................................... Karanlık kaplar yüreğini
......................................... Ve bir gün daha sensiz bitti
.............................................. Yüreğim dayanamaz olur ve der ki;

GÜNEŞİMİ VERİN BANA GERİ!

İşte yine söylüyorum.
A benim kahverengim.
Bütün dudaklarımla söylüyorum
ve bütün günahlarımla - ki günahlar benim sonsuz yarım...
- Seni seviyorum!
Seni seviyorum bütün tüm MARTI'lar gibi;
çığlığı karışmış rüzgârların.
Seni seviyorum
bütün yollar gibi ve Deniz'e akan fırtınanın...
Gözlerin, hoşgeldi küstah sevgilerin bereketine.
Gözlerin, Deniz'lerin yerine; ben, içinde bir serâbın.
Hoşgeldi gözlerin, bu yarım bırakılmış sevdalar ülkesine

ablamm bir şiirindeki soru diğerindeki cevap...Yüreğine sağlık:optum: :cicek:

_SaHrA_
09-11-2009, 10:31 AM
:optum:...rica ederim canım benim seninde yüreciğine sağlık..:cicek:

İsyanlı Sükut
09-11-2009, 10:32 AM
emeğine sağlık canım benim
bundan sonra bı tane yazını bıle okumadan gecmıyceğime emın olabılırsın hepsı bırbırınden guzel!!!

Teşekkürler ayça'cım,okuyan gözlerine sağlık...:cicek:

O z a N
09-11-2009, 10:38 AM
Yüreğindeki türküleri acılara..ayrılıklara yol ver artık..Seni sevmelerin sıfır noktalarında gönlüm....
nedense hep hüzündür dökülen kalemlerden... oysa bu cümle en büyük mutluluga isaret...
emeginize saglık, harikasınız...

_SaHrA_
09-11-2009, 10:41 AM
Susarsam,
Suskunluğum olursun dilimde
Dilim sana susar hecelerce...
Ağlarsam,
Sen akarsın gözlerimden
Gözlerim seni ağlar gecelerce...
Her damlada bir sen saklı
Her sende bir hüzün
Hüznünle büyüttün beni
Gözlerime saklayıp kendini
Başka şehirlere kaçtın
Kayıp şehirlerin oldun...
Sustum, ağladım,
Gözlerimden bir tek sen aktın
Akıp gittin zamana karışıp
Zamansız zaman oldun gözlerimde
Neden sonra, bir gün gidersem bende
Gitmişliğim değil
Dönmezliğim olursun senelerce...

İsyanlı Sükut
09-11-2009, 10:49 AM
Evet Ozan,haklısın...
Teşekkür ederiz sende bir şeyler ekle sayfama içinden ne gelirse...çok duruldu bu aralar dostların desteğine ihtiyacı var:cicek:

||YaReN||
09-11-2009, 12:52 PM
Ben senden sonra...



Yok...
Yok...
Aslında yazacağım hiçbir kelime yeterli olmayacak
ardında bıraktığın enkazı anlatmaya...
Birlikte yok olmak yerine Ayrı ayrı var olmayı deneyebiliriz değil mi?
Eğer içindeki ses hala benim adımı söylüyorsa sana inatla..
Hayatında bir ilki yap..
SUS...
VE...
BENİ DİNLE...

Evet.. ben senden sonra sığamadım sokaklarına
ANKARA''NIN..
Sokaklar dar geldi..İkimizin diye adlandırdığım bu şehrin sokaklarında gülemedim bir daha..
Yürüyemedim Sakarya''da..Arkamı dönsem görüverecekmişim gibi seni..
Ne o çok sevdiğim yağmur rahatlattı beni..
nede esen rüzgar..
Kendimi taşıyamayacak kadar çok büyüdüm..bir o kadarda kaybolacak kadar küçüldüm..
En çok adını dilime yasak eden dostlar üzüldü halime..
Geçer dediler..unutursun dediler..
ama ben hiçbirini duyamadım..
Gözyaşlarımdan etrafı göremeyecek hale geldiğimde gözbebeklerime asılı kalan o metro istasyonundaki
dönüp arkanı öylece tek başına bıraktığın
halin geldi gözlerimin önüne
..Kahroldum...

CANIMDIN ya...
ilk görüşte aşk’tın, daha ilk celsesinde imkânsızlığa dönüşen!
Hep senden sözediyordum gerekli gereksiz herkese..
Durmadan sana şiirler yazdım..yazılar yazdım..belki okudun belkide okumadın..ama hiç yoktan hissettirmişimdir...boş kağıtlara..duvarlara..senin o çok sevdiğin gecelere anlattım ben seni..Yalnız kalmak istedim..kalabalığın arasında kaybolmak..ikiside yetmedi..Geçmişi düşündüm..seni beklediğim soğuk Ankara gecelerindeki 3-5 nöbetlerimi..
Neredeyse dakika dakika seninle yaşanan herşeyi yeni baştan yaşadım..
Kötü olanları atlayarak...
Seninle herşey güzeldi belki..
Belkide ben güzel sandım
O kötülükleri ben kendim yarattım..mucidi benim bu zehr aşkın..ben yaşattım..ben mahvettim..
Biliyormusun..Biri bana içimdeki acıyı..İçimdeki seni söküp atabileceğimi söylese...bunun aslında mümkün olduğunu anlatsa..
Düşünmeden bir kalemde silerim seni
Aslında kurtulmak istediğim halde..o acıyı yaşamak için
direndim durdum ..
Acısıda mutluluğuda senden bir parçaydı..ve yaşadım..
Herkesi sana benzetip..kimseyi senin yerine koyamadım..Tabir-i caizse YERİNE KİMSELERİ SEVEMEDİM...

Hiçbirşey avutmadı beni..ikimizin diye adlandırdığın şarkıları dinledim ardarda..Ve senin hiç yara almadığın o şarkılarda ben kimbilir kaç kez vuruldum..Uyumak zor..uyanmak ise alışılmışın dışında kolay oldu..Sabahları iple çektim..bazende hiç güneş doğmasa dedim..Ne geceler rahatlattı beni nede gündüzler..ölmeyi isteyip..
ÖLMEDİM öLMEYECEĞİM...

Gerçek olmasını istediğim rüyalar gördüm..senle dolu olan..Sıçrayarak uyandığımda senin adını söylediğimi farkettim...Telefonumun çalmasını bekledim..aramayacağını bile bile..her çaldığında sen sanarak koştum..hiç aramadın.. Şimdi gitmek adına yan yana gelmiş harflerini hangi işportacıdan aldığının hesabını bile soramayan, lal olmuş bir yürekle çıktım karşına. Biliyorsun bir gülüşüne kurban ederdim kendimi ve giderdim. Ama şimdi bak yüzüme ve söyle “beni kime kurban ettin ey yaarrr…”

Ne kadar ilginç değil mi sana göre benim yaşayamayacağım şeyler bunlar..Senin düşüncene göre ben seni sevmemiştim ki..
ilk defa sana tutuldum..
Nedense aşkın kitabını yazan ben sana bunu bir türlü anlatamadım..ne sözlerimi dinledin..ne yazdıklarımı..Benden önce tanıdığın ne yüreği nede aklı müsait olmayan bir takım soysuzların bu muhteşem sevgi üzerinde tepinmelerini sağladın...
Seni esmer kafanın alamayacağı kadar bir sevgiyle soludum bunca zamandır..Her insanın bir cenneti vardır bir cehenneminin olduğunca..sen benim hem cennetim..hem cehennemim oldun..
hep ben yok oldum
İsabetsiz atılmış kurşunların izleri duruyor kayalarda
Namlulara küsmüş mermiler... adını verdim bu şehre,
bütün güvercinleri senin gözlerinle, senin parmaklarından yön buluyor ömrümün bütün kuşları caddeleri senin renginle boyuyorum şafak vakti bir baştan bir başa..

Yüreğindeki türküleri acılara..ayrılıklara yol ver artık..Seni sevmelerin sıfır noktalarında gönlüm....

Ben seni Ankara'nın her caddesine her sokağına canlı canlı gömdüm...!

aLıntı.

Aşklarıyla anılır şehirler. . .


çok çok hoştu..çok beğendim dizeleri birbirinden ayıramadım...

yüreğinizee sağlık...

MisseM
09-11-2009, 03:06 PM
Sahipsiz bir uçuruma düştü gözlerim
Aşkın yalnızlıgına vurdum gecemi
Yine havada kan kokusu var
Yine hüzün firarında yüregim
Uçurumlar özgürü bir failin günlügünden düşüyorum
Ve sayfa sayfa ölüyorum
Sana yazılmış tozlu bir romanda
Beni ihbar ediyorsun ayrılıga
Ayrılıksa kan kusturuyorkelepçeli yalnızlıgıma
Kinim yeşeriyor sarı sayfalarda
Sisli bir kabus oluyorum
Çatlayan bileklerim seni arıyor dilim susuyor yine
Olumsuz bir kent düşüyor yastığıma
Sen ölüm oluyorsun beynimin labirentlerinde
Alnımda bir kavga duruyor kaşlarım ayrılıga çatılı
Ben seni tüketiyorum ateş çemberi yaşamalarımda
Ve tükenmişlik oluyorum ömrümün geri kalanında
İçimde ölüyor bu şehrin insanları
Ben yalın ayak kor taşıyorum kara kışlara
Sogugum sen gecem sen yangınım sen
Bir avuç kül savruluyor uzaklara
Gözlerimde kan sonbahar kokularında
Her hücremde bin intihar büyüyor
Ve sen can çekişiyorsun kuytularımda
Bense kayboluyorumALINTI...

İsyanlı Sükut
09-12-2009, 08:41 PM
Efkarıma yoldaş olsun diye bir sigara daha yaktım.Mazimizi hatırlatan şarkıyı dinlerken ,fasıl fasıl seni okuyup, sayfa sayfa sana yazıyorum yine..



Kalemim ne zaman kırılır,parmaklarım ne zaman tutmaz olur bilinmez..İçimde dile gelmeyen o kadar çok şey var ki…Cümlelerimin elinden tutmak istemiyorum artık , varsın sahipsiz kalsınlar..Ben sadece ikimiz için üzgünüm..Dinlediğim şarkıda söylendiği gibi :



Ne yaptıysam ne kadar kaçtıysam olmadı,başaramadım.Seni,benim uzağıma koyamadım..



Şimdi birlikte kurduğumuz yürek dolusu onca hayal karşıma geçmiş hıçkıra hıçkıra ağlıyor.Bu sevda noktasız olur, kapımız ayrılığa hiç açılmaz sanıyordum oysa ki..Biten çok şey gibi bu da bitti ne yazık ki..Ama bitse de yitirmedim hiçbir zaman seni..Biten olsan da yiten olmadın..



Bazen aklıma gelmiyor değil.Bulutlanan gözlerimi elimdeki fotoğrafına mühürleyip gözyaşlarımla soruyorum bazen sana.. “ ayrılmasaydık evlenir miydik ? “ diye..Kimbilir , belki de…



Kadere teslimiyetiz mi bizi bu sona götürdü acaba ? Mücadele etseydik aşabilir miydik engelleri ? Ben tek başıma cevap veremiyorum . Sen ne dersin yar ?




Ayrılmasaydık , evlenir miydik ?


-aLıntı-

İsyanlı Sükut
09-12-2009, 08:43 PM
http://img143.imageshack.us/img143/796/5fy9be1.jpg

Hep son cümlelerde kavuştum sana..
Dinlemeliydimgözlerimi ayırmadan gözlerinden..
Senden sonra çok okudum yazdıklarını..
Anlamasına anladım da artık çok geç(ti)..

Hep geç kalınmış zamanlarda buldum kendimi..
Ne vakit yere bir kibrit atsam neden sebepsiz yaktığımı düşündüm..
Oysa son pişmanlık kimseye fayda vermedi..

Şimdi ömrümü yakarak gidiyorum..
Geriye baktığında göremeyecek kimse beni..
Tutulmamış hatta hiç vaad edilmemiş sözler gibi unutulup gidieceğim..

Bir zaman aralığında ve zamansız ilerliyor saatler..
Artık bana boş yaşama dair tüm hevesler..
Savaşımı kaybettim ben çoktan..
Savaştım ve bitti!
Öykünün başı sonu ve hepsi bu..

Gidiyorum aslında her nekadar aldırmasanızda..
Kendimden bilerek ölümümü..
Bir cinayet diyebilirsiniz buna..
Masum bir ruhu katlettim ben..
Ellerimde günahlar..
Kalbimde haram bir ölüm dokusu..
Silinmeliyim akıllarda ki tüm zaman diliminden..

Söylenecek ne kadar sözüm varsa yuttum..
Paylaşılacak ne kadar acı varsa içime gömdüm..
Ve aşk adına attığım tüm adımlarımı geriye saydım..

Şimdi bir metre kefenden ibaret ihtiyacım..
Toprak beni alır koynuna..
Utanırım cesedimden..
Varsın kayıp bilsinler..
Zaten çoktan kaybedildim ben..


"Kimseyi bir zerre üzecek kadar mutlu olmadım ben.."

...

Ne olur dön ne olur!
İhtiyacım var sana..

...
Sahipsiz bırakılmış muhabbet kuşları gibiyim sokaklardaüşüyorum.. Bu özgürlüğe alışkın da değilim..
Pencerenin arkasından hep hoş gelirdi ya..
Öğrenmek istediğim bu değildi..
Ben sadece uzaktan bakıp hayal kurmayı sevdim..

Ayak bileklerimden çekiyor bir cesed..
Yürüyemiyorum her adımda devriliyorum..
Biri kurtarsın beni bu ölümden..
Paçalarıma yapışan bu telaş bana ait değil..
Bu kokuyu sevmedim hiç ben..
Güzel günlerim yok mu?
Ya da güzel günlerde ben yok muyum?

Yaşamalıyım..

Uzatın ellerinizi..

Nerdeyim ben?

Bu kader kimin?

* İnci *
09-16-2009, 01:27 AM
Son paylaşımın büyük bi begeniyle okudum yüregine saglık güzel yürekli'm. . .

Hiç düşündün mü; sana aşık birini terk ederken, onu ömür boyu ince ince sızlayan bir yarayla bırakacağını?..

Hiç düşündün mü; bırakıp giderken, ömür boyu içinde oluşacak boşluğu?..

Hiç düşündün mü; terk ederken, bazı şarkıları dinlerken, ömür boyu boğazına bir yumru tıkanacağını?..

Hiç düşündün mü; giderken, başka kollar sarsa bile ömür boyu aklına senin sarılmanın geleceğini?..

Hiç düşündün mü; terk ederken, ömür boyu hep bir yerlerde bir gün karşısına çıkacağını bekleyeceğini?..

Hiç düşündün mü; bırakıp giderken, ömür boyu senin mutluluğunu isteyecek birini ardında bıraktığını?..

Ve hiç düşündün mü; giderken, giderken bıraktığın kişiyi bir daha bulamayacağını?.....

aLıntı.

İsyanlı Sükut
09-16-2009, 01:45 PM
Teşekkür ederim İnci'm:cicek:

İsyanlı Sükut
09-25-2009, 06:36 PM
Son paylaşımlarını yapmak insana meğer ne kadar zor gelirmiş...:agla:

The End...!

Ne ßüYükmüS DünYa !
.
NasıL Da aLmıS ßeni aVuCLarının aRaSına ..
.
CizmiS iSte ßir Sınır Ve Mahkum eTmiS Sanki ßeni
.
DıSına CıkmamaYa !

.

Yirmi ßilmem Kaç Yıl ..
.
Carp oNu ßinLerLe .. öYLe Yorqunum iSte .. öYLe VazqeCmiS ..
.
ßinip de NeySe O iSte ßeni GötüreCek ..
.
UzZaklara Hemde Tek ßaSıma GitmeYi Göze aLaßilecek Kadar CareSiz.

.

Care Ne !
.
Neye Care !
.
Telafin Yok ki Senin ..
.
ÖyLe ßüyük ßir HataSın iSte ..
.
Tek ßir DüzZeltme oLanaqı ßile ßarındırmayan !

.
Ve ßen
.
Ve Simdi
.
ßaSımın eLLerimin araSında .
.
Hayatın Tüm ıSıklarına ..
.
ßir öMRün ßütün ParLakLıqına Raqmen
.
En Kuytu Karanlıklarda Kaldıqım ZamanLarLa VeDaLaSıyorum !
.
Ne ßir ßeyazZ Mendil Var eLimde SaLLadıqım ..
.
Ne de ßir KaSık Su Tez DönüLSün Diye aKıTTıqım ..

.

NasıLDı DerSen .. Hani Zindan qißi .
.
Hani MapuSLuk qißi..
.
aSLında oLmayan ßir Pencereden GüneSi Görmeye Caßalamak qißi !

.

Ama Soqutuyorum Artık ßütün aCıLarımı !
.
Tepemdeki aYa .. oNuN Denize Sunduquna ßaktıkCa GeCiyor iNan ..

.

ßitiYorSun .. YitiYorSun .
.
ßittin ßile .. YokSun ßile iNan !

.
Ve ßil .. Seven ßendim
.
SevqiDen anLamayan Sen !

.
Var mı Son SözZün Diye SorarLar Ya Hani inSana
.
ßundan Sonra Sen !
.
ßana uzZak .. Nereye iSterSen oraYa Yakın !
.
KaL.


[ The End ]
alıntı

* İnci *
09-26-2009, 01:46 PM
Ataol Behramoğlu ; Beyaz, İpek Gibi Yağdı Kar!


Beyaz, ipek gibi yağdı kar
Bir kız kardan hafif adımlarıyla yürüyüp geçti hayal içinde
Arkadaşlarımı düşündüm, sevgili şeyleri
Sanki her şey bizimle var ve bizimle olacak
Şarkılar çaldı odalarda
Bütün insanları sevmek gerektiğini düşündüm
Düşmanlarımız dışında
Düşmanlarımız çünkü
Sevgiyi yok ettikleri için
Düşmanımız oldular.
Beyaz ipek gibi yağdı kar
Bir kız kardan hafif yüreğiyle
Geçip gitti güvercinleri anımsatarak.
Uzaktaki şehir
Uykuya dalmıştır şimdi.
Düşündüm bir bir
Kardeşlerimin ne yaptıklarını
Nihat
Uyumuyor olmalı.
-Nefis bir şarkı
Söylüyor yandaki odadaki kız
Bir Rus
Halk şarkısı.
Ve şimdi koroyla
Başladılar-
Nihat düşünüyordur
Karanlıkta.
-Sanırım
Bir saatten sonra
Hapishanede
Dışardan söndürüyorlar ışıkları-
Beyaz ipek gibi yağdı kar
Bir kız kelebek adımlarıyla
Geçip gitti karın üzerinden.
İnsanlar kendi şarkılarını
Kendi hayallerini taşıyorlar.
Çağdaş şarkılar
Gerekli onlara
Hem hayatlarının
Derinliklerinden söz eden
Gerçekleştirilmiş
Gerçekleştirilmemiş duygularından,
Hem
Kavgayı ateşleyen
Somut
Anlaşılır
Akıllı şarkılar.
Beyaz, ipek gibi yağdı kar
Acılarla dolu bu dünyaya.
İnsafsızlık
Vahşet
Hala güçlü
Ve hala iktidarda.
İnsanlar
Ölüyorlar.
Gepgenç
Sımsıcak
Ölüyorlar
Sanki
Ölmüyorlarmış gibi.
Bir yandan sürüp gidiyor
Hayat;
Bir yanda tel örgüler
Parmaklıklar.
Beyaz, ipek gibi yağdı kar
Yağdı kirpiklerine bir kızın
Yağdı mavi bir nehre
Saçlarıma yağdı
Otobüslere
Ağaçlara
Evlere.
İçimden okşadım onu.
Kelebek adımlarını
Yanımdan geçen kızın.
Herhangi bir kız
Hayalleri olan.
İstedim ki
Daha güzel
Olsun şu dünya.
İstedim ki
Beyaz
İpek gibi yağan karın altında
Bitsin artık
Bu sürüp giden alçaklıklar.
Bir bebek
Ölüm tehdidi altında yaşamasın
Beşiğinde.
Ve paramparça olmasın
Sımsıcak
Capcanlı
Yaşayıp giderken insanlar.
Bırakın, beyaz
İpek gibi yağan karın altında
Hayallerimiz olsun.
Yaşayalım
Özgür
Güzel
Düşünceli.
Anlatalım
Düşündüklerimizi birbirimize.
Sevinç egemen olsun her yerde
İnsanca
Bir kaygı.
Beyaz, ipek gibi yağdı kar.
Yağsın.
Dünya daha güzel olacak
İnanıyorum buna.
Bir insan kalbinin güzelliğine
Çocukluğuna
Sonsuz cesaretine, olanaklılığına
İnandığım kadar.

İsyanlı Sükut
09-26-2009, 04:02 PM
Dünya daha güzel olacak
İnanıyorum buna.
Bir insan kalbinin güzelliğine
Çocukluğuna
Sonsuz cesaretine, olanaklılığına
İnandığım kadar.

Yüreğine sağlık İnci'm sevdiğim şairlerdendir kendisi...
Umarım inandığın her şeye ulaşabilirsin bu dünyada...yürekten kutluyorum seni:cicek:

İsyanlı Sükut
09-27-2009, 01:17 PM
Ve Gittin…!
Sabah Ezanlarından Sonra Okunan Selanla Bitti Bu Masal
Gökten Düşen Tek Bir Elmayla
Başladığım Yere Döndüm.
Öğütlenen Ve Örgütlenen Bir Yalnızlıkla
Hiç Hatırlanmayacak Günlerin İçindeydim İlk Zamanlar..
"Gidersem" Diye Aklından Geçirdiğin
Günlere İhanet Başladı Sonrasında..
İkisi Hariç
Gittin Ve Sesini Çok Özledim
Doğru.
Parmaklarımı Kırdım Telefonlara Uzanmamak Adına.
Gittin Ve Sen Gibi Kimseyi Sevemedim.
Sen Bana Gölgeni Bırakmıştın
Bede Sana Kefene Sarılı Yüreğimi…
Birbirimize Verdiğimiz
Hayat Hediyelerimiz Bu İkisi İşte..
Hiçbir Akıl Hastanesi Kabul Etmedi Beni
Yanılmamıştım
Aşkın Akılla Bir Alakası Varmıki Kabul Etsinler..
Şaşırttım Seni
Gidersem Diye
Aklından Geçirdiğin Düşüncelere
İhanet Ettim..
Gittin Ölmedim
Acıları Bana Akan Sevgimde Boğulmadım
Zamanla Unutursun Diyenlere İnat
Yokluğunu Varlığına Çevirerek
Zamanları Büyüttüm
Gidişinin İntikamaını Alındım
Sermedim Kimsenin Yoluna Kendimi
Yarısızlığa Yakışır İntiharları Seçmedim
Zarar Vermedim Sana
Ve Sana Yakın Bütün Bir Hayata….
Gittin…

İsyanlı Sükut
09-27-2009, 01:18 PM
Yine güz geçiyor
Sinesini düşürürken
Evimin önünden
Yıllar ,yıllara sabrını veriyor
Eylül,Ekim Kasım derken
Hüzün ve hazan oluyor
Masallarda kanat çırpan
Hayatı düşlere taşıyan
Vuslat kuşunun adı

Zaman öyle dokunuyor ki
Dudaklarımda duran
Yılların çaldığı tokmağıma..
Sızlıyor düşüyorum
Bir hazan yaprağına

Tozlu kapımda bekleyen
Bir el izi
Kapımı usulca açınca
Beyaz bir saç telini
Yırtık bir ceketi
Bir de üşüyen hatıralarıma
naylon dan bir ayakkabı bırakıp
Uzakların soluğuna
Sesini bir cığılığa asarak

‘’’ Eylül ‘’ dedi
ve...
Kaçtı.


Sen kaçarken
mevsimler yırtılldı üzerimde
penceremin dibinde
Üşüdüm yine
Kuru bir yaprakla
Boş bir bank’ta
Hafif bir rüzgarı
Gölgeme örtünce
‘’Eylül ‘’ dedim
Uyudum
Yeniden Uyandım
Eylül kokan düşlerde

Biliyor musun?
Sen gittiğinde
Bir Eylül daha düşmüştü gözlerime
Parmaklarım hala sıcaktı
özlemini bırakmştın
sonbaharın içine
kokun savrulmuştu
Tutsak kalmış bedenimde

Sen gelmedikce
Bir Eylül değil
Binlerce Eylül daha düşer
Gözlerimin içine

...
alıntı..

MisseM
09-27-2009, 02:58 PM
Biliyor musun?
Sen gittiğinde
Bir Eylül daha düşmüştü gözlerime
Parmaklarım hala sıcaktı
özlemini bırakmştın
sonbaharın içine
kokun savrulmuştu
Tutsak kalmış bedenimde

Sen gelmedikce
Bir Eylül değil
Binlerce Eylül daha düşer
Gözlerimin içine
emeğıne sağlık leyla artık paylaşımlarını okumadan gecemıyorum hepsı bırbırınden guzelll yureğine sağlık....

İsyanlı Sükut
09-27-2009, 03:42 PM
Okuyan gözlerine sağlık Ayça:cicek: çok mutlu oldum inan çok teşekkür ederim okuyupta yorum yazdığın için...:)

Sana küçük bir armağanım olsun bu şiirde...

Mevsimlerin hüzünlü yüzüne sürdüğüm
ay bakışların nerde yüreğim
bak eylül geldi ama susuşlara terk ettiğin
sancıların dinmedi

bütün terk edilişleri yıldızların küskünlüğüne
emanet edeli hayli zaman olmuş
olmuş da bitmemiş avlulardan okyanuslara açıldığımız düş yangınlarımız

Yaka yaka geçerdik ya tüm sürgün yüreklerden
Savururduk göz yaşlarımızı yıldız tozu niyetine

Bak günlerimize hüzün düşürdü yine yıldızlar
Tüm mevsimlerimiz hükümsüzdür şimdi
Güz sancılarının yanında

Şimdi susuyor tüm iklimlerimiz
Ama sen susma yüreğimin ayaz saçlı yar’i
Elleri üşüyor şehrimin

Susarsan ayrılık yazılır nefesime
Tutamaz artık hiçbir keder bizi
Ağustos ortasında kış çöker yüreğimize
Susma parmakları ahlarla sızlayan yar’im
Yitiğini sevdasında bulanlar dilsiz de konuşurlar unutma…

Sevgini kimsesiz karanlıklara uzat ki
Ateş sarmışken yüreğini
Sözcüklerini bağışla
Hüzünle yağmalanan ruhuma

Gidişleri ertelemek
Bitişsiz bir akşam düşü belki ama
Sen de bilirsin ki
Ve en çok sen bilirsin ki
Sevda ne gelişlerle başlar ne de gidişlerle biter
Ve özlem bir duru sesleniş gibi
İçimizin sokaklarında
Sessiz hüzünlerle büyür gider…

Sende bir ömre sığmayacak sevdalarınla
Ey yüreğimi parça parça eden şair
Büyü şimdi içimde
Ve bil ki ayazlarım nefesinden kalmıştır bana
Ve en çok bitmeyen sonlar adına…

MisseM
09-27-2009, 03:46 PM
SAOL LEYLACIM BU ŞİİR İÇİN AYRICA TESEKKUR EDERIMM İÇİNDE EYLUL GECEN HER SIIRIN BENDEKI YERI DAHA BİR OZELDIR BENDE ÇOK MUTLU OLDUMM:):cicek:

MisseM
09-30-2009, 12:42 PM
‘İyi’ demek adettendir ya !
‘İyiyim’ dedim…
Değilim.


Anlatılması zor bir duygu içimde ki.
Her harf
Her kelime
Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi.


Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum.
Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum.
‘Kime, neye konuşursan konuş’ diyorum…
Yeter ki susma!


Hiçbir söz yetmiyor, beni 'bana' anlatmama…
Dinleyemiyorum kendimi, acımadan içim…


Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça…


Bir anlık değil, boğulduğum bilinmezlik.
Acısı çıkıyor sustuklarımın.
Oysa ben iyiyim görünürde !


Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum...
Ya hep ben fazla geldim ya da hep bir şeyler eksik kaldı…
Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanını.
Ve ben,
İyi olmanın eşiğinde, korkulara kapılıyorum anlamadığım bir biçimde…
Sebebim yok.
Belki de çok…


Biliyorum;
Ben bile kendimi anlayamıyorken anlaşılmayı beklemek, hayalden de öte .


Ben kendimi,
Görmüyorum
Duymuyorum
Ve bilmiyorum…


Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…ALINTI

İsyanlı Sükut
09-30-2009, 12:45 PM
Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum.
Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum.
‘Kime, neye konuşursan konuş’ diyorum…
Yeter ki susma!

teşekkürler ayça'cım,çok beğendim şiiri...:cicek:
Yokuluğumda sayfamı boş bırakmayın umarım...
Hoşçakalın...

MisseM
09-30-2009, 12:48 PM
şüphen Olmasın Canım Bundan Sonra Bu Sayfadan Ayrılmam Artık:)hoşçakal....

_SaHrA_
09-30-2009, 12:59 PM
Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum.
Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum.
‘Kime, neye konuşursan konuş’ diyorum…
Yeter ki susma!

teşekkürler ayça'cım,çok beğendim şiiri...:cicek:
Yokuluğumda sayfamı boş bırakmayın umarım...
Hoşçakalın...

sende ,sayfanda hep gündemde olucak bu gidiş,gidiş değil çünkü,tahsil,ve gelecek herşeyden önemli,yüreğimizdesin,yüreğindeyiz..
seni çok seviyoruz,nasılsa bir şekilde arada gelirsin..;)
:optum: :optum: :optum: :optum: :optum:

aklıma ilk gelen bu şarkı oldu...:)

Eğil salkım söğüt eğil
Bu benim ki sevda değil
Eğil yağmur rüzgar eğil
Bu gitmeler gitmek değil.:cicek: :cicek:

MisseM
10-08-2009, 04:06 PM
http://f.imagehost.org/0461/savingallpn8.jpgYorgunum

anılar arası saklambaç oynadığım bir istasyonun
son yolcusuyum belkide
akvaryumun içinde tıkılıp kalmış hayatlar
ışığı gören ama hep camlara vurup kanayan yitik hayallerle doluyum
yürüyorum rayların üzerinde
ve birden olduğum yerde durup ölüme açıyorum kollarımı son kez
üzerimden düş kırıklıkları geçiyor hırsla
ACIMIYORUM artık
CANIM YANMIYOR
ismim damlıyor çakıl taşları üzerine
UNUTULUYORUM…
hadi son bir nefes daha tüm yaşanmışlıklarıma
GİDİYORUM..ALINTI

* İnci *
10-11-2009, 11:35 PM
Devrik cümlelerle anlatmak,
Daha güzel oluyor seni.
çünkü bazen sıkıcı geliyor;
Ayrılık siirleri yazarken,
En sona koymak yüklemi.
Sıralı ve bagli cümlelerle,
çıkarırken senin özetini,
Anlıyorum;
Tanımı uzun olan insanların
Yüreginın bes para etmedigini...
Doğru olsaydı eger
Özün gibi sözün de;
'gerçegim' derdim
baska bir sey demezdim
tanımlardım seni üç heceyle....
aLıntı.

İsyanlı Sükut
10-24-2009, 06:27 PM
Küçük bir dünyanin içine gizlenmissin
Sadece hissedebiliyorum seni
Tipki senin beni hissedebildigin gibi
Bazen bütün umutlarimi ,bütün sikintilarimi
Oradan sana söylüyorum
Tipki senin bana söyledigin gibi
Içimizin karanligini bosaltiyoruz bazen
Bazen de iki kelime saklayabiliyoruz
Seni böyle hissetmek, seni böyle sevmek güzel
Bir bakiyorum bir adim geliyor,
Bir bakiyorum kilometrelerce uzaksin
Geceleri seni düslüyorum yine
Küçük bir makinenin içinden
Biliyorum ayni yerdeyiz ayni seyi dinliyoruz
Hissedebiliyoruz ayni seyi
Elimde sana dair hiçbir sey yok
Sadece yani basim da çalan minik bir radyo
Bilmiyorum su an ne haldesin
Ve de evin neresindesin
Belki salon da koltuga oturmus,
Belki odanda yatagina uzanmis
Ayni seyleri düslüyoruz
Gecenin bizim için hazirladigi güzelligi dinliyoruz
Ben bu gece çok hüzünlendim
Göz yaslarim yanagimda kaldi
Bir ananin acisini paylasti göz yaslarim
Bir sevgilinin siirinde duygulandim
Ama bunlarin hepsinde seni düsledim
Tipki senin beni düsledigin gibi
.

* İnci *
11-01-2009, 04:26 AM
Durup dinlediğim sessizliğindi önce...
İncinmiş yanlarından tanımıştım seni.
İç’im yanmıştı kapının arkasına çömelip ellerini başının arasına aldığında ..


Sözcüklerine bağladım tebessümü Yâr...
Yürünesi yollar kapanası olduğunda kanadı yitik turnalar gördüm rüyamda...

Sustu(n).... zayii oldum...
Ellerimi cebime koydum hüzün bulaştı parmaklarıma...
Poyrazın zulmune takıldı uçurtmalarım...


Yüreğime takıldı ayaklarım. Düş’tüm; dizleri kanadı kısa pantolonlu çocukluğumun...

Cân’ ımı yaktı masallar...

İltica ettiği ülkeden sınırdışı edilmiş olmanın hüznü ile açtım ellerimi Yıldızların Sahibine...

Bir yaş düştü iç’ime...
Ardından bir kelam dilime....

La Tâknatu ... La Tâknatu minAllah...

Düş’tüm kuyuların dibine... ama hiç düşmedim zifiri karanlık ümitsizliğe Yâr ...

Haydarpaşa bile grilere büründü... ben düşmedim ümitsizliğe...
Mavinin yankısı vardı yüreğimde...

Malumun olsun Yâr... bir düş değdi çocuk yüreğime...

Âşkı sobeliyorum iç’imde...

Kafesini açtım bunca zaman korumaya çalıştığımın...

"Git gayri... Ben senden geçtim" dedim.. "Git o Yârin ellerine..."

Titredi küçük kuş...
Çırpındı ... uçtu...

Hicreti ellerine...

Aç pencereni... Sokaklar ayaz...

Güneş ısıtmaz avuçların kadar...
Mülteciyim...

Aç ellerini Yâr...

Aç ellerini...

aLıntı. . .

İsyanlı Sükut
01-26-2010, 08:26 PM
Eskici dükkanı gibiyim hala aşka inanıyorum..
Bu yüzden beni anlamak için eski TÜRK filmlerine bakın..Arkada yürüyen ve kameraya bakmayan adam benim..Eskici dükkanında buldugunuz herşey bir zamanlarda vardır..Ve ne anılar yaşamıştır..Ama zamanı gelince atılmıştır..
Ne komik , birinin attıgı eski , diğerine yeni gibi gelir..

Eski aşklar nerere Satılır..?

Ve kim alır eski aşkları da kullanır..?

Kim alır beni..?

Kim aldı seni..?

Bir meyhane köşesinde sessizce anılır aşklar..Ne kolaydır ayrılan bir erkeğin avutulması..Hemen kendisine rakı ve orta halli bir kadın sunulur..Erkek başka kollarda avunur..

Ve sanılır ki artık mutludur..

Kolaymı bir aşk sona ermiş ve film kopmuştur..Haydi aslanım bak yeni kadınlar var burda atla yeni kollara..

Yüzeyseliz degilmi biz..?

Hiçbir kadını tam anlamıyla sevemeyiz..

Öylemi..?

Bir başka kadının yastıgında senin kokun yok..Çok kısa geldin ve nasıl olduysa gittin..Suçlu kim ? Ben , sen , o ? Biz , Siz , Onlar ?

Ne bileyim ben..

Bildigim tek şey o kokun..Hiçbir kadında olmayan o kokun.Sana sırtından sarıldıgımda saçların ve kulaklarının arasından gelen o koku..

Yoklugunda anlıyorum aslında sana nasıl aşık oldugumu..Mutfaktan gelen sesleri,dagınıklıgımdan ettigin şikayetleri ve o sıcak bedeninin bana sımsıkı sarıldıgı anlardaki mutlulugumu

Aslında gitmeni hiç istemedim.Evet sana git dedim.
Ama her aşk bir parça tatile ihtiyac duyar.Boguldugumuz anlarda az da olsa uzak kalmalıydık.Bunu anlatmak istedim..

Sana gerçekten hiç...

'' Git ''

...demedim.

Zayıf yanlarımı biliyordun.Hep oradan vuruyordun.Bense kızıp sana bagırıyordum..Kızgınlıkla bakıp aglıyordun kimi zaman..Seni aglatmaktan nefret ediyordum..Herşeyini bırakıp benim yanımda olan seni aglatmamam gerekiyordu..

Benimdin , Benim Kadınımdın..

Ve işte oracıkta aglıyordun..

Bir yandan da çorapları katlıyordun..

Kinle bana bakıyordu kadın yanın.Kızıyordun.Sana göre sen , bana göre ben haklıydık

Savaşmaktaydık..

Anlamıyorduk çünkü dinlemiyorduk..Belki de anlamak istemiyorduk..

Fonda şarkımız çalmıyordu..Çünkü hiç şarkımız olmamıştı bizim..

Sonra bir şarkımız olsun '' e '' mi..?

Hoş şu an ne dinlesem sen varsın.Ama sen yoksun ya aslında , o yüzden şimdi gelsen bile sen bile avutamazsın..

Çok karışıgım , olayları hatırlamıyorum bile..

Sadece bir eskici dükkanı gibiyim artık.
Kendime bile eskidim.Sende sanırım attın beni bir başka kişiye , yeni olayım diye..

Olamadım.

Eski siyah beyaz filmlerde arkada yürüyen ve kameraya bakmayan adam benim..!

...alıntı...

İsyanlı Sükut
01-26-2010, 08:27 PM
Hiçbir zaman yüreğime ucuz bir sevdayı yakıştıramadım








Yüreğim kurumuş çöllerde şimdi
Ulaşılmaza kavuşmak isterken,
Gömüldü ayrılıkların sessiz çığlıklarına
Zinciri sürgüleyip sevdaya
çıktı bilinmez bir yolculuğa
Yüreğimiz bu kadar ucuz mu?
Kolay vedaların soğuk sesine evet desin..


ya sonra..


Sonra
Sürgülerini cözdük yaralarımızın
Mahkum bir yüreğin çırpınışlarını anlatıyor
Yüreğimdeki zındanlar,
Esir kalmış ayrılıklara..
Vurgunları tamamlıyor şimdi,
Sevdadan nasibini almış her gemi


Git şimdi !!
Gidebildiğin en derin ayrılıklara git
Söyle yüreğini darmadağın eden bir talan yığınına!
Nice vurgunları sakladı en kuytuda,
Acıyla süslenmiş yaralarına
En derininde bir mağbet bulur elbet


Gözlerimi kapatıyorum
Kasırgadan sonraki sessizlikte..
Boguluyorum özlemlerin sımsıcak nefesiyle içimi yaktığı yerde
Vakti dolmuş ayrılığın vedasıyla sızlamak niye ki
Ayrılık garında seni ağır ağır vuran ve
Her bir acı kırıntılarını,
Bin kere kalbine mih gibi saplayarak,
Hüznün olduğu yerde mahpus eden..


of off..
Demeliydi yüreğim,
Demeliydi sancıyan yerlerini,korkularını talan etmeliydi
Şimdi bir ayrılık romanını kesik seslerle arkasından solumaktansa,
Yüzüne bakıp ayrılığın,
Sevdam,
Yüreğim
Ayrılık cehennemim,
Bu kadar ucuz olmamalıydı!
Hiçbir zaman ucuz bir sevdayı yakıştırmadım hüzünlü yıkık yüreğime


Bağırmalıydım,haykırmalıydım!!
Gerekiyorsa isyanım olmalıydım,
Ayrılığın vurgununu yiyecek
Ve bu vurgunla yaşayacak basit bir yürekle ölümüm olmadın
Cünkü,
Sevdam bu değere hiçbir zaman eş olmadı..olamazdı da
Olacak bir sevdayı o yürekte saklamadım ben!
Cünkü,
Benim yüreğimde Pahalı sevdaydın
Pahalı

İsyanlı Sükut
01-26-2010, 08:30 PM
Toy bekleyişte " pamuk prenses masallarım"



___ötelerde geride kokusu burnunda kalmış bir aşk
anımsanan ve yalpalanmış ne varsa
ayak uçlarından da ertesi



"son durağında bekliyoruz kafilelerin
bitap kıyafetlerimizi büründük yine
süslendik hüznün en görkemlisine
dönecekler kafilesinden bir kırlagıç
muştusu esrik bir duadan"



ne zaman göğsümü sinene yaslasam
düğümlenmiş fikri cözer yüreğim
bir çocuk barındırırız bozkırlara
en beyazından
türküler yağar da gökkubbesinden
kilitlenir biçare gözlerim



kör ışıklı sevdamızın
kurutulmuş suallerini
zifiri ayazda
karantinaya alası gelir ruhum
her günaha bir örtü geçirme çabası
keşkelerin affına müdavim



___resmetmiş dudakların siyah yâdları
kırılsın hükmü / kırlangıçlar dönsün şehre



yakarış olur mutlak
kendi kalplerinin zehirini mühürleyemeyenler
biçare dilleriyle
büksün belini seccadesinde



her halukarda maviye hasret sular
ve tepemize düşen kayıklar
bulaştıkça çalkantı renklerine
emekçi ellerimiz mozaik
umudun en yeşiline



köse başı hikayelerinde
eskimeyen hür soluklu,
bin ezgisin kulaklarımda
boş kalsa da akıl kafesim
bir yığın külsün sema da



__yok pahasına satmak istesemde, benliğimin dipsizuçurumlarını
eksiliyorum güpegündüz, adresinin paragraf başlarında
kırmıyor ki kalemini, aklımın inat mı inat gururu
tırnak içlerimin mevzili infazındayım



kuşattı fikr-i gönlüm
amaçsız yürüyüşünün ayak seslerini
aramızda tedirgin ürkek bir yabancı
suretine mahçup zoraki bir an
nihayeti sonuçsuz çabalar ..



__kör düğümlü gecenin, ipini kopardım çoktan
koşuyorum dermansız, doğmamış sabahlara



hoyrat ninnilerimden firari
toy bir bekleyişte kurban etmiyorum artık
pamuk prenses masallarımı

tagore
01-26-2010, 08:51 PM
eskici dükkanı gibiyim hala aşk inanıyorum...

güzel söz:) teşekkürler

İsyanlı Sükut
01-26-2010, 09:00 PM
Ben teşekkür ederim göz attığınız için...

_SaHrA_
01-26-2010, 09:17 PM
Sarıp sarmaladı yalnızlık
adına aşk denilen köhne sokaklarda.
Dokunduğunda yaktı geçti elleri;
**tenimi/benliğimi/içimi...
Bir sustan öteye geçemiyorum
adının gölgesinde.
Parça parça olan tüm hecelere karşı;
binbir çeşit eşit parçaya bölündü sol yanım.
~Yalnızım...

Katrenin çığlığa değdiği an
buz oldu: dilim/sözüm/sesim
-konuşursam yanarız...
Yankılanan düşüncelere inat
gizli kaldı cümlelerim
ve küf kokuyor artık hecelerim


Bir adımda yokluğunun ateşkesi.
Ardıma dönüp baktığımda
hiç bir şey yaşanmamışcasına
-herşey...


Gidilmesi gereken başka bir şehir var ise
yokluğuna yaranacak;
ardımı arkama ekler
kucak açamadığım taş sokaklara
adım atar ilerlerim.
Varlığını bana anlatacak tüm sokaklarda vardır
bir yanım zaten.


İntiharın eşiğinde yaşanan bir aşkın son kırıntıları var eteğimde;
Üzerine basıp geçilmesinden korkar oldu hissiyatım..


Tüm varlığım varlığına adamışken şüpesizce
sessiz çığlıkların sebepsiz katletmesi var hücrelerimi

bir adım daha sus/malıyım
~konuşursam yanarız...


Kan kaybediyorum yeni üniteler yerine seni ver bana.

Ardımı arkama ekleyerek gidiyorum.
Tenhanın sıfatsız kaldığı bu ücra köşelerde
ne sen ~ ne sen'den arta kalan iz
köşe başları yine tutuk...
Kan kaybediyorum...
yeni üniteler yerine `kalbini ver bana


Soluksuz yaşanan bir sevdanın kulak çınlamasıyım sadece.
Dudağındaki ıslık ~
vücudundaki bir damla terim.
Artık yaşamsal faaliyetlerimi kaybettim!

İsyanlı Sükut
01-26-2010, 09:20 PM
Yüreğine sağlık ablam....
Konuşacak bir şey yok:(

_SaHrA_
01-26-2010, 09:33 PM
konuşma zaten biriciğim hiç konuşma:optum:

_SaHrA_
01-26-2010, 09:36 PM
Nefretim sınırını aştı yine bu gece;
Tepelenen amaç uğruna hedefi şaştı.
Ne senle ne sensiz ol/a/mayan bir hayatın
orta elemanlarından biri olmakla yükümlüyüm.
Ailesiz bir ovanın ortasına serpilmiş bir damla hüzünüm sadece
karaya vuran denizin anasız kalmış yanı...

Küfürlerimi seçemez halde yine dilim
sözsüz kaldı hecelerim...
Sessiz-sözsüz!
Karanlık gecenin en kıyısına yaslanan geniş omuzlu dişi ergen
taş kesilmeyi bırak silkelen;
hayat sessiz kalsa da koşuyor peşinden.
Annesini sevmeyen insan topluluğu
sevip sövüyoruz peşi sıra ardından.

Uzun havanın en kısa yanını seçip yolluyorum
her bir notaya gizliyorum sen yanımı.
Çıplak kalan her bir hecenin altını karalıyorum
dilsiz ve ama...
Uyuşuk sol yanına saplanan her bir acı umursanmaz halde.
Devrik cümlelerin sonunda yaşanan üstüste nokta misali:
gelecek bir cevap; evet kısa süreli uzun metrajlı
g e l e c e k . . .
Sonuçsuz~girişsiz bir kompozisyonun son noktasıyım belki de...
Anlamsızlaşan hayatın orta halli gayrimeşru çocuğu.
Anlamsız ve soğuk bakışlarım var
düşüncelerim donuk ve sabit.
Ne cin fikrim var ne de tilki kurnazlığım
iyi niyetimi güdüyorum hayata karşı.
Gayrinin en meşru yerinde olduğum için soğuk bakıyorum insanlara
sert-devrik bir o kadarda iğneli sözcüklerim.
Kırıp saçıyorum insanları çoğu kez;
çok fazla kırıldığımdan olabilir diyorum kendimce.
İnsanların en hor görülen yerlerinden geliyorum.
Aşkların en batıl yaşandığı göbeklerden...
Çoğu kez aldatılmanın geçirdiği cinnetle
sokak aralarında köşe kamaca oynayan insanlar...
-Hani şu sizin korktuğunuz
Kimsesizliğin vermiş olduğu hüzün saklı vücut kıvrımlarımda
Özgürlüğün altını çizmekten simsiyah olan eller.
Sakinliğin yapmış olduğu cinnet halleri...
Baskı'nın baskın olduğu şu kenar mahalleler
sizin geçmeye korktuğunuz yaşam yerleri
diye sıralanan cümlelere hakim olamıyorum.
Artık süslü yazmıyorum. kalemim kırık...
En gizli kalmış yanlarımı çıkarıyorum ortaya;
nefretim dile geliyor.
Saklanıyorum gecenin ay kara yanına.
Ellerim bile titremiyor anlatırken
gözlerim artık sabitlenmiyor bir noktaya
kulağım yine türkülere kayıyor
sökemiyorum !
Ne sen olabiliyorum
Ne seni alabiliyorum
Korkuyorum kendimden
en çığlık yanımdan uzak duruyorum.
İçeri paramparça.
Ne düşünce ne duygu;
tuzla buz...
En mülteci kelimelerim çıkıyor ortaya
düşünce suçundan yasaklanıyorum
ve yine dilime kilit
sen bile diyemiyorum

KaN_DaMLaSI
01-26-2010, 09:39 PM
kör ışıklı sevdamızın
kurutulmuş suallerini
zifiri ayazda
karantinaya alası gelir ruhum
her günaha bir örtü geçirme çabası
keşkelerin affına müdavim

Yüreğinize sağlık ...sırayla gelin ama hangisini okuyacağımı şaşırdım...

_SaHrA_
01-26-2010, 09:49 PM
valla kaçmaz bizim şiirler ona göre elini çabuk tut sende:p

İsyanlı Sükut
01-27-2010, 10:16 AM
Sizinde gözlerinize sağlık ~~BREJNA~~...Hepsi okunmalık eklediklerimizin vaktiniz oldukça okuyun...teşekkürler....

İsyanlı Sükut
02-03-2010, 12:20 PM
Ben Seni Sevdim…

Soğuk bir ekim yangınında, ruhumu buz kalıplarından çıkarıp, ellerine bıraktım, ruhum eridi…
Ben Seni Sevdim…

Öyle başıboş bir dalgaydım, ben seni sevdim, kumsallarına vardım, vurdum kıyılarına…

Soğuk bir ekim sabahında mektup bilmez taşra yollarındaydım, saçlarında sonbahar mırıldanan bir şarkı oldum,
düştüm bir yağmur damlasıyla avuçlarına, biriktim…,
biriktikçe kavruldu kalbim, yandıkça…
Ben Seni Sevdim…

Kelimeler hep yalnız kaldı, seni anlatırken eksik durdu şairin mürekkebi,
Seni içime çekerken ılık bir mutluluk doldu ciğerlerime, doldu gözlerim…
Ben Seni Sevdim…

Gözlerimde senli bir İstanbul manzarası, kürek çekerdi hayallerim limanlarına, rüzgar olup doldun yelkenlerime, sen estin…
Ben Seni Sevdim…

Dudaklarına düştüm, eridim bir kar tanesi gibi, süzüldüm damalarına.
Soğuk bir ekim yangınında, dudaklarıma düştün, süzüldün bütün zerrelerime, çareydin susuzluğuma, düştün yüreğime…
Ben Seni Sevdim…

Yıkık bir kentin suskun viranesiydim, sancılarım perişanlarım, Sen geldin ya! , kırdın ya! Karanlıklarımı… Öyle geldin ya! Ansızın, kapıyı çalmadan, görmeyen yüreğim seninle gördü ya! Mutluluğu, gökkuşağı gibi düştün uçurumlarıma… Tuttun kollarımdan, tutundum sana, iyi ki varsın ya! Doğdun ya hayatıma…
Ben Seni Sevdim…

Bir gün kalbime bir melek indi, adı sendin…dokundu kanatların rüyalarıma, bir gün ellerime indin, sardın beni sıcaklığına…
Ben Seni Sevdim…

Güneşlerim tutuldu seninle, tutuldum sana soğuk bir ekim yangınında…
Yanaklarında bir bebeğin telaşları, allar bürüdün anlarıma, bahçelerinde sümbüller kokan güzellik…
Sen gülümse aksın bu Kevser, kanayım sana…
Ellerim doysun ellerine, eflatun bir güzellik vardı gözlerinde, kahvenin hicran rengi, İstanbul geceleri saçların savruldu yüzüme…
Ben Seni Sevdim…

İsyanlı Sükut
02-03-2010, 12:24 PM
Merak etme beni, sancımasın sol yanın...

Kan sızmadı henüz...
Yüreğim(iz)in lal dudaklarından hücrelerimize...
Yüzümün çizgilerine basmadan kendim de yürüyebilirim.
Sen git, ben oyalarım yaralarımı(zı)...


[ Su alıyor yürek kayığı(m), kaçak var kıyıya doğru!
Hadi daha hızlı kulaç at, aşksızlığa...
Küreklerimi kıran yalancı kaptan, yüzmesini bilmiyordum ki ben!
Aslım batıyor, derinlere. Geri dönüp, kurtar/ma ne olur?]

Merak etme beni, sancımasın sol yanın...
Ben her yazımın satır başlarında bulacağım seni.
Gözlerim karanlığım(-ız)a göz kırparken...
Paslanmış yüreğim, dilsiz sevmelerin edepsizliğinde gülümseyecek terkettiğin yarınlara...




Azrail ismimi verecek;
Azrail'e kundaklayacağım masumiyetimi!
Sen merak etme beni...

Coğrafyandım ya senin! Ütopyalarımı unuttum.
Nehirlerimin akıntısına kapıldı umutlarımın harfleri…
Gölgelerinde üşüdü çiçeklerim. Yıktın şehirlerimin içinde ki minarelerimi.
Göğe açılmıyor artık, sen’li düşlerimin elleri!


[ Hangi uyağa sığdırabilirim şimdi seni?
Hangi kemanın kopuk tellerinde aşkın devrik bestesini yapabilirim? ]

Red edilmeye hazır; oyuncakları kırılmış, kimsesiz arka sokakların çocuklarının günlüklerinde saklandı sen'li cümlelerim.
Onlar kadar yıkık!



[ Biliyor musun? Gülümsüyorum yine de, kirpiklerime rağmen...
Tabiatın şapkasından yıldızları çalmaya hazırlanıyorum yine.
Çocukluğumdan miras kalan saflığımla, vedaların kuyruklarına takacağım...]

Bak, yıldızlar getirdim sana...

Yüreğimin batık kayığından tek kişi kurtuldu ve o ben değilim...
Kanama başladı...
Sızıyor ömrüm(-üz)e...
Kanıyor...
Kanayacak daima...
Kaç, benim gibi acı(ma)sın canın!
Ben oyalarım yaralarımı(zı)...

Elveda...


Alıntııdır

fenerlikiz
02-03-2010, 01:38 PM
çk güsel olmuş emeğine sağlık

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 01:40 PM
Ayrılık dediler bir gün
Hiç yakıştı mı sormak gerek ağızlarına?
Kavgada bile söylenmeyecek kadar seviyesiz
Ve bir o kadar emrivaki...

Siz ki bir karıncayı bile,
İncitemeyecek kadar yürekli.
Siz ki rüyalarınızda bile efendi,
Beyaz atlı prens görünümündesiniz
Ve bu nedenledir belki de asaletiniz...

Nerde kaldı sevginiz?
Yürek ister cevap vermek.
Rüyalarıma bile ket vurdunuz efendimiz
Ne beyaz atınız kaldı gönlümde
Ne de asaletiniz...

Ayrılık dediler bir gün
Hiç yakıştı mı bize sormak gerek okurlara?
Külkedisi özüne döndü sayenizde
Küllerin arasına...
Sizse savaşçı misali atınızı da
Gömdürdünüz yanınıza...

İlk öpücüğümüzde mutlu son sanıp
Kapatanlar masalımızı
Yanıldılar!
Bir sayfa sonra her şey bitti.
Prensin toprağı yıkanırken
Külkedisi kirlenmeye devam etti.
Ve nihayetinde kötü de olsa geldi,
Son...




Damla Almalı

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 01:41 PM
Ayrılığın Dipnotları

*Seni söyleyen k/ağıtlarımı sen gidince yaktım
Önce avuçlarım üşüdü,sonra adın/


I. gün

Veda gölgeleri s/indi gözlerime,geceye vurdu sensizliğim
Ne zaman gerçek sandım saklambaç hikayelerini
Ne zaman ‘sana kadar sayıp' sensizliğe açtım gözlerimi
..
.

II. gün

Gözlerimde tozlanan bir çerçeve,duruşun bakışlarımı acıtıyor
Her resmin ardında resmi pozlar,ceplerinde saklı gidiş biletleri
Ve yollar ve yolcular
İki kişinin bakışma mesafesinde yağmur havası var

Bakışlarından yüzümü çaldığım
Gözyaşımda yaşlandırdığım yâr
Kefeninde kalem gezdiriyor ah'lar

III. gün

Sabahlarımda hiç aydın olmadı gün;'yüreğimin ölüm gözlüsü'
Sen yine de avuç içlerime yaslayıver saç tellerini
Kırık günleri ele geçmişten;yüreğine sal gözlerimi

IV. gün

Anonim acıların mahrem yeridir yürek dediğin
Sen bilmezsin
Çünkü; sûretini yüreğinle hatmettiğin birini hiç kaybetmedin

V. gün
Aşkın sınanma evresini malup tamamlayınca kaçtın
Ne kaldı senden geriye
İç kanamalı bakışların,yokluğunda ölüm kokan hayalin
Geçmiş zaman ekleriyle süslediğin oyuncağın;yüreğim

VI. gün

Ismarlama hecelerin kulak misafiri olmadım hiç
Büyük sözlerin utangaç yeminlerinde unuttum yüzümü
Ömrümden ölümün geçti sonra
Ve ölümünden ömrüm
..
Ne yapsamda eylemlerinden fazlası olamadım sevgili
Hiçbir acı gidişinden buruk değil ki

VII. gün

Şimdi (s)essiz melodilerimiz, no(K)tasız paragraflarımız
Ve biz; ana fikrin t/uzağındayız
.
.
Bak!
Bileklerimde yapayalnız kaldı zaman kurnazları
Sen geçtin,ben geçtim,biz geçemedik aşkı




Büşra Topbaşlı

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 01:43 PM
http://img233.imageshack.us/img233/4404/rzgarmr5.jpg

Bir aşkı tartarsa ancak aşk tartar.

Akıl aşka denge değildir.

Karanlıksam karanlığımı,bulanıksam bulanığımı kabul etmezsen

nasıl aşıksın, diye yineledi.

sustum.

O susmadı.

Bana aşksan aşk gibi gel, dedi.

Aşkın pazarında,kendisinden başka hiçbir ölçünün geçerli olmadığını

bilmiyorsun ve aşkın erliğine soyunmuşsun.

Yine sustum.

Ağzım kuş değil,taş dolu,

konuşamıyordum...




Nazan Bekiroğlu

MisseM
02-20-2010, 01:45 PM
Ayrılık dediler bir gün
Hiç yakıştı mı sormak gerek ağızlarına?
Kavgada bile söylenmeyecek kadar seviyesiz
Ve bir o kadar emrivaki...

Siz ki bir karıncayı bile,
İncitemeyecek kadar yürekli.
Siz ki rüyalarınızda bile efendi,
Beyaz atlı prens görünümündesiniz
Ve bu nedenledir belki de asaletiniz...

Nerde kaldı sevginiz?
Yürek ister cevap vermek.
Rüyalarıma bile ket vurdunuz efendimiz
Ne beyaz atınız kaldı gönlümde
Ne de asaletiniz...

Ayrılık dediler bir gün
Hiç yakıştı mı bize sormak gerek okurlara?
Külkedisi özüne döndü sayenizde
Küllerin arasına...
Sizse savaşçı misali atınızı da
Gömdürdünüz yanınıza...

İlk öpücüğümüzde mutlu son sanıp
Kapatanlar masalımızı
Yanıldılar!
Bir sayfa sonra her şey bitti.
Prensin toprağı yıkanırken
Külkedisi kirlenmeye devam etti.
Ve nihayetinde kötü de olsa geldi,
Son...




Damla Almalı


ÖZLEMİŞİM LEYLAM PAYLAŞIMLARINI OKUMAYI..DİĞERLERİ GİBİ BUDA ÇOK GUZELDİ BUDA BENDEN SANA GELSİN;)
Yitik bir sevdada çırpınan,
Yanık bir kavalın sesinde,
Umutsuzluğa umutla koşan,
Gözyaşlarında saklanan,
Bir hayaldi benimki...

Dayanılmaz özlemlerinle dizelediğim,
Nakış nakış yüreğime işlediğim,
Bir türlü yazamadığım,
Ama hep yazmak istediğim,
Son şiirimin özlemiydi benimki...

Bir gülümsemen yeterdi hayallerime,
İşte o zaman,
O zaman dağları düz ederdim sevginle,
Meydan okurdum,
Şimdi gel gel diye haykırdığım ölüme,
Yazmak istediğim,
Ama bir türlü yazamadığım şiir olurdum sevginle...

Şimdi intikaları kalmış bir ömrün,
Tek anlamısın anılarda,
Ve son haykırışım,
Yarımlık yarınımda...
Celal AKSU
UMARIM BEĞENIRSIN GUZELIM;)

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 01:45 PM
http://files.myopera.com/kendines%C3%BCrg%C3%BCn/blog/from_pluto_by_mr_twingo.jpg

derler ki eylül,
az güneşli bir mevsimin önsüzüdür ...

geride kalanlar için,
damlalar birikir kirli pencerelerde
kesilir kuş sesleri .. ıslak bi günde bir güvercinin çektiği niyet gibidir huzur
doluşur iç ceplerime ...

buruşturup avuş içlerime sıkıştırdığım
takvim yaprakları gibi saklanılmıyor gerçek ...

yağmur sularının sildiği, dudak kıvrımlarıma takılan acı tat
saklanılmıyor işte anlama/ma/lıydın
özgür bırakmakla bir tutsağı eş değer tutuluyor
son verdiğin suskunluk ...

güz rüzgarlarıyla beraber çalıyor hüznü
hicaz makamında yağmur ...

diyorum ki bitmeden sonbahar
inmeden günceme kara kış,
tane tane dökülmeden inciler
deniz mavisi gözbebeklerimden
gelsen ...

hadi çaldığın tüm harflerimi cümleleştir satırlarında
ve sabaha çıkmayan öyküler anlat bana ...

değinmeden hiç bir acıya
uçurum kenarlarına sürükle beni,
tükenmeden takvim yaprakları bitmeden eylül
bir salıncak kur ruhumun dar ağacında ...

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 01:47 PM
ÖZLEMİŞİM LEYLAM PAYLAŞIMLARINI OKUMAYI..DİĞERLERİ GİBİ BUDA ÇOK GUZELDİ BUDA BENDEN SANA GELSİN;)
Yitik bir sevdada çırpınan,
Yanık bir kavalın sesinde,
Umutsuzluğa umutla koşan,
Gözyaşlarında saklanan,
Bir hayaldi benimki...

Dayanılmaz özlemlerinle dizelediğim,
Nakış nakış yüreğime işlediğim,
Bir türlü yazamadığım,
Ama hep yazmak istediğim,
Son şiirimin özlemiydi benimki...

Bir gülümsemen yeterdi hayallerime,
İşte o zaman,
O zaman dağları düz ederdim sevginle,
Meydan okurdum,
Şimdi gel gel diye haykırdığım ölüme,
Yazmak istediğim,
Ama bir türlü yazamadığım şiir olurdum sevginle...

Şimdi intikaları kalmış bir ömrün,
Tek anlamısın anılarda,
Ve son haykırışım,
Yarımlık yarınımda...
Celal AKSU
UMARIM BEĞENIRSIN GUZELIM;)


Teşekkür ederim güzelim,şiirinde oldukça güzeldi:cicek: :optum:

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 01:49 PM
gel!
saat daha çok geç.
tüm sinemalar erken boşalıyor burada.
ve yağmur, çıkarmamış henüz geceliğini.
uzak yolculukların insanları binmiş gözlerime
gözlerimin buğusuna adını yaz
o buğuyla kesme bileğini.
bir yüreğe benzer bu saatte her sokak
en yakın uçurum tabelası alnında,yazgısı silik
bin yıllık bir çınarın hatırlanması gibidir giden sevgili.
ayıkken kimse görmez,
topuklar altında sızlayan taşın yüreğini.

akrebin yelkovana soktuğu nankörlükte
kadının saçlarına kara kış gelmiş,
döküyordu yüzünü toprağa meşe;
hüznü beş karış.
gel!
koku ol leşimde.
dramatik bir ömrün o hırçın delikanlısıyla tanış.

uzaydan çıplak gözle görülebilecek kadar insan yapmasıdır bu şehir
ve içinde deliler..
gümüş temaşa.
mor menekşe.
adındır!
yankısıdır!
sevda değildir uçurumlarımdan geriye dönen.
giden,ölmüştür.
yarım bırakılmış kitapların son sayfasına gömülür sevgililer.

Necmettin Topçu.
.

Murathan
02-20-2010, 01:50 PM
hadi çaldığın tüm harflerimi cümleleştir satırlarında
ve sabaha çıkmayan öyküler anlat bana ...

değinmeden hiç bir acıya
uçurum kenarlarına sürükle beni,
tükenmeden takvim yaprakları bitmeden eylül
bir salıncak kur ruhumun dar ağacında ...


Emeğine yüreğine sağlık ...

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 01:51 PM
En çok,bir denizin güvertesinde kırılırdı kalplerimiz Vesca
seni orada ne zaman öpsem,
mandalina kokardı şaraplar.
her kaçışında adımların uzaklaşan bir atın nal sesleri gibi kızgın
ve biraz daha paytak.
sedef sertliğinde geçen soğuğun,incitirdi.
incinirdi göğüm alabildiğine.
incinirdi ishak.

Gözlerini seviyorum,evet.
ama ben senin en çok cinayet mahalline vuruldum.
delilleri toplamak için eğilişine,
yerdeki ayrılık izini silerken çıkardığın gözyaşı sesine,
ben o tedirginliğe vuruldum.
üzerimi örtmeleri için bilerek unuttuğun isimsiz aşk mektupları
savrulurken çoktan uzaklaştığın sokaklarda
ben en çok,kalbimin yerini biliyor olmana vuruldum.


İnce a’dan şapkasını istemeye benzemiyor yağmurlar Vesca.
daha kıvrımında sabahlayacağın yumuşak g’ler var.
kan kokusu var daha balıkçı düğümü ellerimde.
ustanın çırağına söylemediği üç sey gibiydin;
öğrenilmemiş,
paylaşılmamış,
ikinci bir fikre yerleşmemiş.
gittin!

İsmini bilmediğim şehirlerden,
ellerime kadar uzuyor şimdi boynundaki floş.
mevsimler ormanda öpüşüyor.
hayâl;
biz de bir sokranın gölgesinde.
eyyyy gülabdan!
sen söyle;

“Neden herseferinde bu kadar çok özleniyor giden ? ”

Oysa kimse kimsenin bir şeyi değil
herkes hâlâ görünürde münvezi.
saçların hep dağınık kalacak o şehirlerde Vesca.
bir cesetin etine saplanmış halde gömüldü
o çok sevdiğin firketen.

İnan artık hiç sabah olmayacak
takunya sesleriyle uyanacak mezarlarından ölüler.
bir flânel üzerinde devlet tarafından isimsiz bir matbaada basılacak
açık bırakılmış bir ev telefonu gibi hayata hep meşgul
hayatı hep meşgul yaşayan gençliğimiz.

Ellerini seviyorum Vesca,
ama ben senin en çok yüreğimi söke söke gidişine vuruldum.
bir hedef tahtası oldum,
örümceklerin büyüyüp kader olduğu masallarda.
her masalda bir sindirella var sandım çocuk gibi
geri aldım şehirdeki tüm saatleri,tüm masalları.
bir çift kunduraya vuruldum.
seni benden başka bulabilecek bir prens yokken
arabanı çeken atların ayağı kırıldı o gece.
benim de kalbim.
onlarla birlikte kör bir köşede vuruldum.


Delikdeşik göğüm,
sular yükseldi.
boyum Vesca ,adının son harfi kadar.
yani bize kalan,bozbulanık bir ölüm.
biraz terkedilmişlik meselesi.


Tek farkımız,
sen mezar taşımda “sebeptir” diye adını görünce,
mezarlığın ortayerinde mutluluktan havaya uçan bir cephanelik / sağ
bense,firketeni kullanarak gizliden cennetin kapısını açmış
başında sarı halkası,elinde liriyle kalpsiz bir adam / ölü.

Necmettin Topçu.

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 01:52 PM
Emeğine yüreğine sağlık ...


Seninde okuyan gözlerine sağlık Muratcım:)

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 01:59 PM
http://photos-f.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs110.snc3/15762_195195494689_193684389689_3082116_6068797_n. jpg

Ben giderken
Yorgunluğuna saklanmış sitemler arasından sıyrılırken
Sen yoksunluğumun acısında kıvranıyorken,
Ben giderken
Büyüyüp de kirlettiklerimiz tarafından omuzlarımızdan vururken
Sen geleceğin sızılarında kavruluyorken
Yani, ben giderken
Tüm kentler yanıyorken…

Bu karmaşa terk ile diyar arasındaki kişisel bir mesele
Kimse yerinden kımıldamasın!

Özlem Özer.

MisseM
02-20-2010, 02:04 PM
kendı sayfamda paylaşmıstım ama senınde sayfana yakışıcağını dusundum bıtanem ...

Uzaktakı yakınım
~~
Uzun uzun yazmak ıstıorum sana.
Sebeplı sebepsız/sacma sapan
Sadece yazmak..
Sana duygudum bu askı, ozlemı dıle getrmek oyle zorkı..
...
Kelımelerım aglıyor yokluguna!
Sensız gecırdıgım her gece, kabus gıbı cokuyor hep bedenıme.
Ozlemın yuregımı yakıyor.Yoklugun her gun dırhem dırhem ölduruyor benı.
~.~
´´Hani bi an gelırde,ansızın sarılmak ıstersın ya sevdıgıne..
Ama oyoktur.
Elın gıder telefona heycanla, sesını duyarsın,gozlerın dolar.
´´Senı cok ozledım askım´´ dersın sadece.
Yetınmek zorunda kalırsın..
Susarsın...
Gitmek ıstersın yanına,yada o ıster sana gelmeyı..
Kararlastırsın gelıs/gıdıs tarıhlerını.
Ama o tarıhler bır turlu gelmez..
Tutmaz takvımlerınız..
Ya sende cıkar bı sorun yada onda.
Yıne ozlersın..yıne sarılırsın telefona.
Hayalını canlandırırsın sesınde.
Ama olmazkı oda..
Hıc bısey onun tenıne dokunmanın,yuzundekı gulumseyısın yerını tutmazkı..
Sadece ozlersın..
Ozledıkce daha cok seversın../ sevdıkcedaha cok ozlersın..
Uzaktakı yakınım..
´´Ellerımı saclarında dolastırmadan
Dızlerımde uyutmadan senı
Gozlerıne dalmadan sebebsızce
sevdım senı!!
Belkı bulusmadık senınle sokak aralarında..
El ele yurumedık belkı yagmurda..
Ama olsun!
Bır gun olucak bu bılıyorum..
Saatlerımı sana kurcagım,sensız bır dakikamn gecmeyecegı gunler cok yakında..

İsyanlı Sükut
02-20-2010, 04:16 PM
Ayça'm okurken gözlerimden yaş geldi...ben ve şu anki durumumla o kadar ilintili ki şu paylaştığın şiirin...Sadece buradan teşekkür etmekle yetinebilirim sanA...
Aşığın halinden aşık anlar bitanem,sende beni anlıyorsundur...tekrar teşekkürler...:cicek: :optum:

MisseM
02-26-2010, 05:07 PM
İçime salıncaklar kurdum gönlümün ipleriyle...
Oturdun, sallayamadım; dokunurum diye korkumdan!
Dolaştın boynuma bir sarmaşık gibi; okşayamadım.
...Koklayamadım!
Dalgalarını taramamış olan parmaklarım yabancı saçlarına...
Ve hâlâ bilmiyorum, gözlerin ne renk?.. Hangi yıldızlar mahpus içinde? ..
bazen uzun uzun yazmak yerıne bu kadarı bıle can alıcı bıtanem:(

İsyanlı Sükut
02-26-2010, 05:52 PM
Gözlerimden Akan Şehir

Bütün şehir akıyordu gözlerimden, çiğ düşmüştü sevdalara, gülün yanaklarında donmuştu gözyaşı, güvercinler yoktu, yerdeydi bütün anılarım,
Çiğneniyordu kaldırımlarda…

Karanlık ve soğuktu hava, içim alev alev, ruhum titriyordu, mum gibi sönüyordu gözlerim, bakamıyordum ardımdaki yalana. Rüzgar dudaklarımı kemiriyor, konuşamıyordum düşümdeki gerçekle…

Bütün şehir akıyordu gözlerimden, imdat bile diyemiyordum, anılarım hayallerim, sitemkâr bakışım… Damla damla kaldırımdaydı.
Bütün şehir aksa da gözlerimden, bir sen düşmüyordun gözlerimden, bir sen ayaktaydın hala. Bütün şehir sel olsa da ellerimde, yüreğimdeki kaymaz kaldırımlara, çiğnenmez el ayağında, meze olmazdı bu şehrin kaldırımlarına…




Salıver yürek diye taşıdığını
Yak gemileri, kır kelepçeleri
Ellerin ellerimde birleşsin,
Şehir maviye boyansın yeniden…

Mustafa Akkoyunlu

İsyanlı Sükut
02-26-2010, 05:54 PM
Ezberimde sana yer kalmadı...

İçimde hızla yükselen bir karanlık var, hissediyorum...
Şarkılar teğet geçiyor,
Şiirler yürüyemiyor, ciddi kırıklar sarmış kelimeleri...
Donup kalmış sanki zaman, akmıyor....
Dokunsam ellerim yanar, acısından
Dokunmasam cesaretim sızlar.....



Ruhum yüzüstü düştü yine, iklimsizliğine..
"Ruh" benim suçlu olduğumu düşünüyor"um" vazgeçiyor benden...
Küsüz şimdi.......
Oysa, bende vazgeçişler çok daha eski...
Bilmiyor.....


Biraz hayattan, biraz benden ama en çok da senden,
Duygusal atık gibi, ağzımda bıraktığı tadı...
Dişlerime çarpıyor keder, yutmaktan korkuyorum
Şöyle, derinden bir nefes alamıyorum,
Boğazımda düğümlenmiş "keşkeler" var....
İsyan etmeyi özledim...



Biliyorum,
Kocaman bir bulut geçiyor içimden,
Sel götürdü mevsimlerimi, baharlar şaşkın ve kaygılı...
Her yağmurda öfkem ıslanıyor, ben kusuyorum
Ciğerlerimde yoğun bir toprak kokusu
Öksürdükçe çamura bulanıyor en derinim....


Dudağımı büktüm,
Gözlerimi sımsıkı kapattım, ağlamamak için.........
Beni terketmesini bekliyorum,
Fakat içimde öyle çok gürültü yaptı ki, susmayı ezberledim...
/...E Z B E R İ M D E S A N A Y E R K A L M A D I.../
Ü Z G Ü N Ü M.../

İsyanlı Sükut
02-26-2010, 05:56 PM
bi'çaresi yoktur günsüzlüğümün..

gidişe taşan,

gelişe tıkanan yolların ortasındayım..

gelmek isteyene eziyet,

ki gelmek de ayrı bi meziyet..





sevmeyi ölmüsüz yapan imkansızlıkmış,
ölümsüz olmam için sevgisiz mi kalmam gerek..?


gücüm yok..

ne yarına, ne aydınlığa..

yarında cesaretim yok..

çalınan gülmelere dayatılmış ömrün,duvarı yıkık..

isyanlar üstüme,

yağmurlar ciğerime yağıyor..

dip notlar düşülüyor üstüme..

gözüm içime akarken,

bi yol bulup gidemiyorum şehre..

ben bi şehirsiz..

sen bi şehir..

bi roman yaz..

bi şey yap..

susma!!!

bi yere koy içimi..

etimden çekilen içim kalmasın yurtsuz..

şimdi kim uğursuz?

ben ki artık bi şuursuz..

bitmiyor..

biliyorum ki bitmicek..


sen ki yollardasın..

gitmek niyetine sığmıyor için..

yollar ki, ihanete vesile olmanın kavrukluğunda çatlıyor..

asfalt bırakıyor kendini..

sözler ki vasiyetime gebe..

eylemler ki, varlığımda bi'çare..

susmuşluğun içinden güneşe çalınıyor çamurlar..

'gitmek' dedin..

yıkıldı yolsuzluğu yol olmuş umutlar..

mutluluklar ki artık çok uzaklar..


sen git..

uzakları taşıyan yollara göm,

gözünde kalan elalığımı..

ben beklerim..

beklediğim kadar dirilirim..

gelmediğin kadar öldürürsün..

ölümü küstüren bi şeritte,

yalnızlığımın içine gömülürsün..

bende ne varsa, bizsizlik için,

dökerim en karasına denizin..

yağmur yağar..

yıkarım kenti..

soğuk başlayınca, dondururum yüreği..

sen git..

hayrına dualar okunur, güneşi çalınmış şehirden..

sevdasına küslükler büyür iklimsiz mevsimlerde..

bu gidişin dönüşünde ölen olurum belkide..

sana diye yazılar her şiirde, mutlu olman için,

iki cümlem var..

dua niyetiyle..

hoş kal sevdiğim..

hoş..

ama..

kal..

Tuğba GÜVERCİN

İsyanlı Sükut
02-26-2010, 06:07 PM
Meğer sen hep şuramdaymışsın da bedenim hiç bilmemiş…
‘uyu’ demiş sana ruhum..’sessiz ol..uyu ve büyü’


Uyumuşsun,büyümüşsün içimde haberim olmamış
Bedenim hükmedememiş yüreğime
Değince gözlerim gözlerine..
Onca zaman..
Onca insan..
Onca ses..
Onca nefes sonra..
Karşımdaydın işte.
Bende donakaldım kaldırımda öylece..



Uyumuşsun büyümüşsün..
Çok ses yapmış gözlerim uyanmışsın içimde..
Günaydın çocukluğum..
En güzel yıllarım..en masum duygularım..
Günaydın yarım kalmışlığım



Issızlığım..sessizliğim ..en kuytum..



Ne çok büyüdük değil mi..
Acının süzgecinden ne çok geçtik
Yüzümüz..
Gözlerimiz..
Tenimiz..
Kokumuz değişti..
Zor yıllara emanet ettik birbirimizi
Dönemeyiz ki geri
Olamayız ki eskisi gibi
Ama bil unutmam asla seni..
İlk tutuşun ellerimi..İlk öpüşün beni..
Ağlamalarım ..ağlamaların..

Ahh işte çocukluk,onca aşkın içinde yokluk..
Zaman geçti işte
Uyduk büyüdük..
Üstümüze basa basa geçti seneler
Şimdi gücüm yok senin için senle savaşmaya
Hadi gir içime uyu nolur yine
iyi geceler..

İsyanlı Sükut
02-26-2010, 06:09 PM
I.


Ne giysek yakışmıyor hüzünden başka
Susmalara kendini adamış iki sersemiz
Oysa ikimizde bilirdik aşkın yalanını
Ve gülüp geçileceğini

İkimizde göz temasları ile tutulduk
Zamanlar, saniyelerde akıp giderken
Yöneldik mucizevî bir şeye…
Sözde sevdiklerimiz vardı
Onlar için yaşardık
Gelip geçti onlar
Büyük bir oyuna başladık
Ağaçlar yaprak döktü
Etraf sarı gelinlik giyindi
Biz sustuk
Oysa ikimizde biliyorduk
Gerçek aşkın gözlerimiz olduğunu
Susmaya mahkûm bir elbise giyindik
Hüzündü
Efkârdı
Her şeye rağmen
Zaman geçerdi
Yaralar derinleşir
Ciğer kanar
Beyin nemlenirdi…

Hele de kalbimizin mevsimsiz damlarında
Yalın ayak koşarak
Altta ki odacıklara yaptığımız basınçlarla
Kamikaze oyuncaklarından
Heyecan serüvenleri benzeri
Koşmalarımız, nefessizliğe yöneldi
Oysa ikimizde bilirdik, heyecanın gafletini
Susardık
Sersemdik
Sevdiklerimiz vardı sözde sevdiklerimiz
Ve biz onlar için yaşardık
Sözde, her şey sözde…
Sevdiğimizi söyleyememenin derin yaralarını yaşardık
Her an
Her gizli bakışlarımızda…

Gizli bakardık
Yakalanma korkumuz vardı
Oysa yan yanaydık
Birbirimize âşıkken
Susardık
Sevgimize susardık
Söylemeye cesaretimiz yoktu
Cesaretsizliğimize esir düşerdik
Hüzünler giyinirdik
En sıcak sonbaharlarda üşürdük
Üşüme eylemini keyfi yapardık
Titrerdik bir de
En ağırdan korkarak kalp kırmalarımızda
Sonrasında özür dilemelerimiz gelirdi
Dillerimiz ağlaya ağlaya söylerdi gelişi güzel bir şekilde.
Susardık sonra
Gözler konuşurdu da
Dillerimiz söyleyemezdi sevdiğimizi
Oysa ne çok yakışırdık
Yan yana dururken
Bilenler vardı bizi
Gülüp geçerlerdi
Biz ağlardık
Hüzündü elbisemiz
Kim dokunsa yağmur yağmış gibi su damlardı
Elbisemizin cep kenarlarından

Âşıktık
Aşkımıza susmalarımızı bindirerek yok oluyorduk
Her yok olma eyleminde
Kendimizi buluyorduk
Başka şekillere girmek istiyorduk
Sonsuz ütopyalara dalarak
Derinliği belirsiz denizlerde
Yüzmek isterdik
Can güvenliğimiz olmadan
Oysa ne giysek görünmezdi
Hüzün vardı üstümüzde
Her gülüşümüzün ardından gelen sessiz gözyaşları…
Yüklemler ve sonsuz noktalar…
Susmalıydık
Çünkü seviyorduk
Hüzün giyinmeliydik
“Ne giysek yakışmıyor”un ağırlığında
Hüzündü tek gerçeğimiz
Onunla yaşamayı öğrenmeliydik

----------------------------------

II.
Acemi bir öğrenci gibi
Susamadık
Önce ben söyledim
Bildiklerimin doğruluğuna aldanarak
Oysa her zaman öğretmenin dediği doğruydu
Her seferinde susmam gerekti
Susmaların hüznü ile
Söyleyiverdim
Sonra sen.
Ve ardından gerçek bir aşkın yok oluşu
Sevgimizin derinliğinin
İki söz ile tükenmesi
Büyünün bozulması
Giyindiğimiz hüzünlerin
Jilet kesiği yarası…
Ceplerden dökülen gözyaşlarının
Astara kaçması
Ve bir aşkın çürümesi...
------------------------------------------

III.

Çıkar artık üstündeki hüznü
Acemilik geçti…
Öğrencilikten öğretmenliğe atılan adım bizimki
Çıkar üstünde ki hüznü de
Gözlerdeki tufanların gerçekliği
Yalan olmasın bari…



Serdar Rehalı

İsyanlı Sükut
02-27-2010, 03:14 PM
1

Yetmiş iki gündür bir dolapta kilitliyim.
Yalnızca anahtar
deliğinden hava giriyor ve ölü bir ışık sızıyor içeri.
Yalnızlık
hiç de tanrısal değil,görkemli değil.
O yalnızca geçmişle
gelecek,ölümle yaşam arasında kocaman bir karanlık nokta.
Geçmişi ve geleceği olmayan,ölümle yaşam arasında irinli bir
leke yalnız...lık denilen.
Şimdi ne varsa,anahtar deliğinden sızan
havayla ışıkta...
(Farkına varsalar,kapatırlar mıydı onu da?)
Bütün belleğimdekileri yokettim.
Elektrikli bir aygıyla yaktım,
jiletle kazıdım.
Çığlıkların aralığından uçurdum hepsini,kül
edip savurdum.

Adımdan gayrısını bilmiyorum.

2

Zamanı yiyip bitirdi karanlık.Gece yoktu.
Güneş çoktan
kömürleşmiş ve yeryüzü yapışkan bir karanlıkla örtülmüştü.
Yabanıl sesler geliyordu derinlerden ve karanlığı ince bir bıçak gibi
yırtıyordu.Saklayan kırbaç gibi...
Acı duvarını aşan bu
sesler,madeni bir gürültüye dönüyor ve yerkabuğunu
zorluyordu artık.Sesim yoktu.
Karanlığın karnında yitirdim
sesimi.Kör bir kuyuda unutulan Yusuf'tum belki.
Ama
durmadan soruyorlardı.
Tanrılar bilmiyordu sordukları şeyleri,
peygamberler büsbütün hain çıkmıştı.
Ama yine de soruyorlar,
soruyorlar,soruyorlar...

Adımdan gayrısını bilmiyorum.

3

İki şeyi bilmek istiyorum.
(Belki aynı şeyi iki kere bilmek
istiyordum.) Duvarların rengi neydi?
Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarımla,avuçlarımla,
dilimle dokunuyorum.Duvarların bir rengi olmalı.
Ama hiçbir
duvarcının,hiçbir ressamın bu rengi bildiğini sanmam.
Adı
yoktu bu rengin,kimyası yoktu.Belki renksizliğin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarların rengi...

Adımdan gayrısını bilmiyorum.

4

Bir böcek gibi antenlerimi gezdiriyorum bedenimde.
Anahtar deliğinden sızan ölü ışıkta ellerime bakıyorum.
Ellerim...
Sanki
bir kadının memelerini hiç okşamamış,sıcaklığını duymamış.
Ellerim...Her dizesi çığlık olan şiirleri hiç yaratmamış sanki.
Ne beyaz tenliyim artık,ne esmer,ne de kara...
Cüzzamlının,vebalının bir rengi vardır.
İrinin bir rengi... Ölünün bile bir
rengi vardır ama derimin rengi yoktu.
Belki çürüyen bir kentin
rengiydi bu.Çürüyen bir dünyanın...

Adımdan gayrısını bilmiyorum.

5

Kıllı,ayakları üzerinde duramayan bir yaratıktım artık.
Soyumun neye benzediğini unuttum. "Insana benziyorlardi"
diye duymuştum bir vakitler.Demek ki şimdi maymun
halkasında insanlık...

Adımdan gayrısını bilmiyorum.

6

Ağzımı anahtar deliğine dayayıp havayı emiyorum.
Böcek
sokması gibi bir yanma duyuyorum boğazımda.
Oysa kuru bir
yaprağı bile dalından düşürecek gibi değil bu kör esinti.
Belki çöle dönmüş toprağa tek yağmur damlasının düşüşü yalnızca.
Çamur gibi bir yağmur damlası...
Ama toprak,bu damlayla
çatlatacak bağrındaki tohumu.Çöl,bütün vahalarını bu
damlayla yeşertecek...
Genzim yanıyor.İnce bir kan şeridi
sızıyor dudaklarımdan.Kirli,sıcak ve simsiyah...

Adımdan gayrısını bilmiyorum.

7

Suyum,bir litrelik karton süt kutusu içinde.Yetmiş iki gündür
sakındığım ve hergün ancak bir kere dudaklarımı
değdirdiğim...
Dilimi bir köpek gibi değdirdiğim.
(Dilin suya dokunuşu...
Bir süngerin denizi yutuşu yani.
Bir çölün seraba kesilmesi bir an için.)
Her gün ancak bir kere değdiriyorum
dudaklarımı suya.Dilimi kaçırıyorum artık.
Sünger,bütün
vantuzlarını birden uzatmasın diye...
Bataklıktaki suyun da bir
su yanı vardır.Çürüyen bir bedenin bile dayanılabilir
kokusuna.Kutuda kalan son bir yudum su,bu bile değildi
artık.
Küstü,öldürdü kendini su...
Su çürüdü...

Adımdan gayrısını bilmiyorum…

Ahmet Telli

İsyanlı Sükut
02-27-2010, 04:18 PM
Gecelerce sitem edip yazdıgım,
Aylarca yollamayı düsündügüm,
Adresi kayip bir mektup daha...

Ne tuhaf degil mi?
Hep adressiz oluyor mektuplarim.
Ama inan sen kadar bende biktim,
SONU OLMAYAN BU SEVDAMI
SONSUZA TAŞIMAKTAN...

Bugün yine hep senli idi günlerim Biliyormusun?
İlk tanistigimiz günü hatirladimda...

Sana ilk olarak "ask neydi?" diye sormustum;
"Aşk mı? Aşk Ölüm" demiştin...
İşte o zaman o sensin,
Yani aradigim kisisin demistim kendime...
Askin ölüm olduguna inanan bir sana inanmıştım ben,
Bir seni tanimistim sende kendimi görebildigim

Sevginin okyanus kadar büyük oldugunu söylemistin bana.
Bense o okyanusda bogulmaya hazirlanirken,
Ölmüş cesetlerimi cikardim...
Sensizligin kuytu gecelerinde her gece senin icin öldüm...
Bir ben kalmadi sana verebilecegim...
Her gece ikimizi tükettim.
Oysa "biz bitmezdik" demistik de,
Meğer coktan tükenmişiz, haberimiz yok...

Adın dilimde ask olarak kaldi.
Dilimde aşk oldun ama,
Neden her defasinda yüreğimde can buluyorsun...
Neden bende ölmüyorsun neden?

Oysa sen nedenlere ve keskelere hayatinda yer vermezsin, biliyorum. Hatirliyorumda bana "neden ve keske" deme neolur demistin.
İşte o gün nedenini sormadan, gözlerinden okumustum seni... "Biliyormusun seni bu yüzden seviyorum" demistin bana...

"Senden geriye kalan ne var ki şimdi"
Diye demeyeceğim kendime.
Çünkü ben seni hic ugurlamadim.
Belki yüreğime agir geldi bu sevda,
Her defasinda yikildim.
Yikilmanin ne demek oldugunu bilirdin sen oysa.
Beni bitirmemek icinmi gitmistin.
Oysa ben bitmedim can...

Bu sevda yüregimde iken biz bitemeyiz...
Anlıyormusun Yar!!!
Biz bitemeyiz...

Murathan
02-27-2010, 05:23 PM
Adın dilimde ask olarak kaldi.
Dilimde aşk oldun ama,
Neden her defasinda yüreğimde can buluyorsun...
Neden bende ölmüyorsun neden?


Hepsi birbirinden güzel şiirler Leyla...Emeğine sağlık...

İsyanlı Sükut
03-02-2010, 11:04 AM
Anladım, anlaşılabirliğin susmaktan geçtiğini…
Ve sustum anlamların direnişinden bu yana…

Anlamak ve anlaşılmak…

‘Seni çok iyi anlıyorum ’dur anladığımın ifadesi – ki,
Anlaşılmak/anlamak zordur kimi zaman…

Bir ucunu sen yakalarsın diğerini karşındaki(ler) …
Önemli olan senin ne anlattığın iken ‘anlaşılan’ tutulur göz ucuyla......
Bir o yana bir bu yana savrulur sözcükler…

Sen bir cümle söylersin, cümle senin olmaktan çıkar…
Ne başını, ne ortasını ne de sonunu tutabilirsin…

‘Söz gümüş ise sükut altındır’ derler…

Dinlersin… Susarsın…
Anlaşılmak önemsizdir suskunluğunun içinde !

Anlıyorum herşeyi, anlaşılmanın unutulduğu yerde...
Ve anlaşılmıyorum, sözcüklerimin içinde...

Sadece...
Sustum;
İyiye
Kötüye,
Doğruya
Yanlışa…

Ben kendimi bildim, anlaşılmanın uzak olduğu cümlelerde…
Ve kendimi çözdüm adım adım…

Anladım, anlaşılabilirliğin susmaktan geçtiğini…
Ve sustum anlamların direnişinden bu yana…

Sadece...
Dinliyorum kendimi sonsuz bir sükunetle...

İsyanlı Sükut
03-03-2010, 09:40 PM
http://files.myopera.com/ese/blog/22734_1300020150728_1537157453_782571_1612347_n.jp g

şiir biter sen gidersin ne kalır geride
yağmur yağar ıslanır kirpiklerim
savurur yüzüme ayrılığı şehir
bir ben yalnız kalırım şiir biterse

senin gittiğin her yerde yağmur yağar üzerime

ateş üşür acı kanatır kendini
sen yine de gidersin
silerek ardındaki ayakizlerini
bir bela olur yaşamak

senin gittiğin her yerde uçurumlar büyür aşka

şiir biter büyür o mavi derinlik
sabah çözer gecenin gizini
ipi kopan bir uçurtma
yalnızlığına ağlar gökyüzünde

senin gittiğin her yer yalnızlığımdır benim


Bayram BALCI

İsyanlı Sükut
03-03-2010, 10:40 PM
Uzağında kaldım her şeyin
Bana gelişinin ve gidişinin
Sahi neydi gidişin?
Salına salına gidişinin anlamı neydi gözü karalım?
Ardından hep karşı kıyıdan bakar oldum sana
Gündüzleri fener yaktım yoluna
Belki yolunu kaybettinde gelirsin diye
Sana kurulan bu kelimeler var ya
Hani gelirsin diye..

Çaresizliğimin ayyuka çıktığı o soğuk sokaklarda
Ben ateşimi yaktım gölgen üşümesin diye..
Sahi gölgen kalmışmıydı bu kör olası yerde?
Sen öldürdün beni taa ayrıldığımız şu hengameli yokuşta
Sahi ağlarmıydın sende sana ölenlere..

Satırlar öyle bir çıkmazdaki
Her harf her kelime ayrılık kokuyor
Sahi anlamı varmıydı sana yazılan kelimelerin?
Öyle yakın sınki bana nefesini hissediyorum
Ama erişemiyorum
Bir yabancı çizmişsin hayal dünyanda
Bakıyorsun öylece ona
'Mazur gör sevgili gelemedim' diyorsun acıyan gözlerle..
Gelemedim değil be sevgili
Gelmek istemedim de.
Giden gelirmi de
Biz aynı yerde değiliz de..

Sonra
Umursamazlığınla
Çekip gidiyosun yine
Bense öyle ardından bakakalmışlığımla kalıyorum sana
Sonra düşünüyorum sevgili;
Gözlerim gidişine şahittir ya
Hangi azap daha acı verir
Hangi çığlığım kulakları sağır eder bahsi zor..
Tek gerçek sen gittin..
Her yer yokluk her yer sensizlik
Gözlerin çarpıyor sonra şehrin çıkış kapısında
Binbir öfkeyle içimeişliyor iki kara gözün
Sonra bir hışımla onlarıda alıp gittin
Bir gidiş şarkısı gibi içimde hissediyorum adımlarını
Bana koşar bir ayaklanma bekliyorum
Belki Gitmez diyorum
Ama
Sen tüm belkilerii ezerek Gittin sevgili..
Sahi sen bana kesilen hükümleri bilirmiydin?

Varlığındaki başkaldırışım bitiyor işte
Bende yeniliyorum geleceğin o hengameli dönemecinde
Adımlarım gidişini taşımakta ne güçsüz ne yitik
Tıpkı
Senin karşında olduğum gibi
Sahi sevgili sen Hatırlarmısın beni?

Öyle zor ki
Benden sonra naptığını bilmemek
Ellerini kime vereceksin
Gözlerini kime değdireceksin
Tıpkı evinin ışığını yanmasını beklemek gibi..
Gidişin bu şehrin ihtilalindeki soğuk sabah gibi
Sahi sevgili
Sen bilirmiydin sensizliğin ihlal ettiği şehirleri?


ALINTI

İsyanlı Sükut
03-04-2010, 06:57 PM
Hani derin derin bakardın ya dakikalarca gözlerimin içine…
Sonra kollarını açıp sımsıkı sarılırdın ya bana; hiç bırakmayacak gibi işte o zaman anlardım yüreğindeki yerimi…
Ama şimdi yoksun yar…

( Evet öyle derin bakardın bana yar…
Sevgin kadar koyu derin uçsuz bucaksız…
Şimdi ise her şey koca bi karanlık…
Neden bu kadar çok sevdim ki seni… ?
Neden böylesine vazgeçilmez kıldırdın kendini…?
Madem ölecektin; niçin bu kadar çok sevdin ha… !
Lanet olsun unutamıyorum işte…! )

Hani el ele tutuşup yürürdük ya sahildeki parkta…
Çok severdin orayı hep giderdik...
Bir gün yürürken durup denizi işaret ederek “ İşte böyle bitanem… Sana olan sevgim işte böyle uçsuz bucaksız…”
İşte o zaman anlamıştım beni hiç bir zaman unutmayacağını.
Ama şimdi yoksun yar…

( O park şimdi kimsesiz yetim kaldı yar…
Uçsuz bucaksız değil artık deniz…
Damla damla yok oldu…
Sevgin bitmezdi bitmedi de…
Ve unutmadın…
Gittin ama hayalin hala bir kabus gibi peşimde…
Hani sınırsızdı sevgin hani bırakmayacaktın… ?
Madem ölecektin; niçin bu kadar çok sevdin… !
Lanet olsun bitmiyor işte sana olan sevgim… ! )

Hani hayaller kurardık ya baş başa kaldığımızda…
Bahçeli şirin bi evimiz olacaktı…
Çiçekler dikecektik bahçemize.
En çok da kırmızı güller… Sonra ben derdim bir kızımız olsun… adı “ Su” olsun derdin…
Ben sana benzesin isterdim sen de bana benzemesini…
Oyunlar oynayacaktık kızımızla çiçekler arasında…
Ama şimdi yoksun yar…

( Her sabah kırmızı güllerimizi sulayacaktık Kızımızla oyunlar oynayacaktık…
Sen gideli güller soldu oyunlar başlamadan bitti yar…
Şimdi her şey sana benziyor; ama ben kendimi bulamıyorum artık…!
Neden beni böyle çaresizce bıraktın?
Hani kızımız olacaktı ha neden gittin… ?
Madem ölecektin; niçin bu kadar çok sevdin?
Lanet olsun kızımı bulamıyorum... ! )

Hani masum masum bakardın ya bana…
Gözlerindeki mavilikle bana cesaret verirdin…
Öyle güçlenirdim ki seninle sevgim daha çok kuvvetlenirdi bir tek gülüşünle…
Huzur bulurdu yüreğim.
Bin bir umutla bakardım Senli geleceğime…
Sen yarınımdın ve “yarınlar hiç bitmeyecek bize” derdik…
Ama şimdi yoksun yar… !

( Bakışların yok ya; Cesaretim katre katre tükendi…
Gücüm bitti ben bittim artık yar… ! Umudum bitti sen yoksun ya artık yarınlar da yok… !
Neden beni yok ettin ha? Neden ardında bir korkak bırakarak çekip gittin… ?
Madem ölecektin; niçin bu kadar çok sevdin… ! Lanet olsun yaşamaya gücüm yok artık işte… ! )

Hani bi gün sana “Seni seviyorum” demiştim… Sen de “Biliyorum bitanem” deyip gülümsedin…
“ Hayır! Tam olarak ne kadar olduğunu bilemezsin…” demiştim…
Söylediğimi yanlış anlayıp biraz manalı bakmıştın…
“Nefesim gibisin yarim… Sen olmazsan nefessiz kalır ölürüm yaşayamam… ” demiştim.
Bir anda yüzünde güller açmıştı “Seni seviyorum bitanem” diyerek sımsıkı sarılmıştın bana…
Ama şimdi yoksun yar… !

( Evet öyleydin… Nefesim gibiydin yarim… Şimdi gittin ya nefessiz kaldım sevgisiz kaldı yorgun yüreğim…
Artık ben de ölüyüm; yaşayan bir ölü… Yaşarken ölmek daha zormuş bitanem…
İçim kan ağlarken sahte gülücükler yeşertmek suretimde…
Sensiz her geçen gün eriyip biten yüreğimin acılarını dindirmeye çalışmak çok zormuş… !
Söylesene neden gittin ha…?
Madem ölecektin; niçin bu kadar çok sevdin….?
Lanet olsun Sensizim yine… ! )

Hiç bitmeyen bir yakarış artık dilimin ucunda; Madem ölecektin; niçin bu kadar çok sevdin?...

İsyanlı Sükut
03-06-2010, 09:54 PM
Hergün birikiyor yüzün
Kalbimin en derin çukurlarında
Damlaya damlaya
Göl oluyorsun

Yol oluyorsun sonra
Bir karanlık sokaktan
Işıklı bir bulvara
Yürür gibi ümitli
Katediyorum seni

Sesinin yamaçlarına
Çiğdem gibi serpilmiş sözcükler
Dökülürken ağzından
Serin bir söğüt gölgesinde
Duru bir ırmağı seyreder gibi
Bakıyorum yüzüne

Yüzün su damlası gibi
Yüzün kar tanesi gibi
Kardelen çiçeğinin
Karda gölgesi gibi yüzün

Köz dökülmüş kar yığını
Eriyip akıyor dilim
Adının her harfine
Serpiliyor sözcüklerim

Senin yüzüne borçlu kalbim diriliğini
Tozu toprağı sanki bedenim yüreğimin
Yüzün ılık bir rüzgar gibi essin
Yıllar boyu kendi ıssızlığında
Kendinden bile korkan viran kalbimin
Kubbelerine çarpan
En güzel sessin

Yüzün bir ülke olsun
Yüzümün sınır komşusu.


Barış Çelimli

BiNNuR
03-06-2010, 09:58 PM
Paylaşımlar süper olmuş LEYLA 'm Emeğine yüreğine sağlık:optum: :cicek:

İsyanlı Sükut
03-06-2010, 10:01 PM
Sağol Ablam,seninde bakan gözlerine sağlık:)

İsyanlı Sükut
03-10-2010, 11:38 PM
YARIM KALIR



Gidersen,
Başlar içimdeki ülkede ayaklanmalar
Yüreğim
Özledikçe büyüyen aşkına örgütlenir
Her şehrimde seni yaşar kurtarılmış bölgem
Sokaklarıma taşır her gün
adaletsiz bir düzene karşı yapılan eylemler
Meydanlarım, anıtlarım zamana haykırır
Kederim grev çadırları kurar
Sana akmak isteyen sesim ölüm orucunda
Şekerli suya konuşur sustuklarını yalnızca

Gidersen
Sana hediye ettiğim türküler izinsiz yürüyüşe geçer
Şiirim her dizesine pankart açar
Sazım tellerini boykot eder
Savunmam yapılır konuşmalarda
Dağıtılan bildirilerde
Gizli adreslerde
Bodrum katlarında yapılan toplantılarda
Eleştiri üzerine eleştiri alır
Özeleştirimi bir tek sana yaparım

Gidersen
Yaz, kış her mevsim sonbahar olur
Hani hangi yaprak düşse içinin titrediği
Hani dallar kırgın
Gökyüzü içli mi içli
Dokunsan ağlayacak
Aylardan Eylül ya hani...
Hüzün bulutları gözlerimde
Sonra yağmurlar yağar yetim yüreğime

Bir sabah
Mitinglerde buluşur içimdeki binler
Binler bir olur
Bir ben,
Ben sen

Ansızın
Gaz bombaları atılır içime
Genzim yanar, kirpiklerimi yakar
Avuçlarımdan nefes diye içime çekerim seni
Çatışmalar başlar alanlarda
Sol yanım çaresizce vuruşur sağımla
Mantığım ruhumla
Taşlar sopalar fırlar her yana...

Saçından sürüklenir sevdam
Dizleri kanar
Kaşı patlar
Sert yumruklar oturur yüzüne,
Acımasız coplar kırılır belinde...
Göğsüme
Tam da senin olduğun yere
Tazyikli suyu yerim olanca hızıyla
Yığılır kalırım öylesine bir duvar kenarına
Dilimde çiğliğini beklemekte olan sloganımla...
Anlayacağın sevgili

Gidersen içimdeki ülke olağanüstü hal durumda
O gün
Bir ilkbahar sabahı gibi önce ortalık sanki
Sonra kus seslerinin, yaprak salınışlarının, güneş parıltısının
Üzerinde ağır ve yorgun panzerler...
Tanklar arka sokaklarımdan geçer
Baslar akşamüstü caddelerde jandarmaların gece devriyesi...
Bir cinayet olurum "faili meçhul" denilen
Örtmeye çalışır koca bir kaldırım taşına tutuşturulan eski bir gazete sayfası
Tenimdeki yalnızlığın kurşun izlerini
Parçalanmış, delik deşik hayallerimi
Kaskatı kesilirim gecenin ayazında
Ay ışığında
Gazete altında sıcacık kanım çekilir buz gibi asfalta
Teşhis ettiklerinde cesedimi
"Dudakları ve elleri morardı önce" diye geçer otopsi raporunda
Şafağın ilk ışığıyla
İlk olarak ulusal televizyonlardan bildirir
Üç *****acı donuk bir ifadeyle haberi
Ya da radyodan çıkan o ürkütücü sesleri...

Gidersen
İçimdeki bu karanlık ülkeden
Sana, sesine doğru uçarım usulca rengarenk kelebekler gibi...
Sokağa çıkma yasağını delerim uğruna sevgili
Taşırım narin kanatlarıma taktiğim özlemimi
Özledikçe büyüyen sevgimi
Nerde olursan ol
Ben yine de bulurum seni...

Bir günlük ömrüm sana yetişmez
Issiz caddelerde
İki kırık kelebek kanadı olursa eğer
Bil ki benim
Kelebekler uzun yaşayamaz ki...

Unutma
Gidersen bir "Eylül" sabahıymış gibi darbe iner yüreğime
Ve yarım kalır devrimim sevgili...

CEMAL RUSAN

TUTKUN
03-11-2010, 01:34 AM
hocam tebrikler, paylaşımlarında fazlalaşmış gibi gördüm:) bence devam et böyle. saolasınnnnn

İsyanlı Sükut
03-11-2010, 01:36 AM
Bulduğum güzellikleri paylaşıyorum Tutkun:)okundukça elbet devam ederim:)

TUTKUN
03-11-2010, 01:50 AM
okunur okunur sen devam ett:)

İsyanlı Sükut
03-13-2010, 06:07 PM
Annesini kaybetmiş bir serçe yavrusu gibi hissediyorum kendimi.
Öyle aciz, öyle yalnız, öyle uçmayı öğrenmeden terkedilmiş hayata...
Koskoca kainatın bağrına bırakılmış bir serçe yavrusunun yalnızlığı var kalbimde...
Ne zaman hüzün birikse içimde "Yüreğimde bir coçuk ağlıyor" cümlesi yankılanıyor bedenimde... Ben büyürken yüreğimi de büyütmesini becerememişim, yüreğim hep cocuk kalmıs aslında... Ne ölçülü davranmayı nede yerinde doğru karar vermeyi başarabilir... Zora geldiginde ağlayan en küçük şeyde sevinen haylaz ama bir o kadarda duygusal küçük bir coçuk benim yüreğim...
Neden bu kadar çok ağladıgımı soranlara bir türlü anlatamıyorum içimde hissettiğim garipligi, yalnızlığı...
Ben susmayı tercih ediyorum... Yüreğim ise ağlamayı...
Ağlamak, aslında kaçmaktır hayatın gerçeklerinden, yüzle$mekten daha kolaydır....
Kaçmak nereye gittigini bilmediğin, sonunu göremediğin bir yola sapmaktır, doğru olma ihtimali olsada, korkmaktır...
Korkmak belki güvenememektir, insanlara, sevdalara, hayata...
Evet, evet, aslında güvenememektir...
Korkmak, güvenememek belki sadece kabuğuma çekilebilmek icin bahane...
Belki kendimi saklayabilmek icin, belki yüreğimi göstermemek icin uydurduğum bahaneler...
Dedim ya, benim yüreğim hala küçük bir çocuk, belki düşmekten, dizlerimi kanatmaktan, belki sevmekten yüreğimi kanatmaktan korkuyorum...
Kırılmaktan korkuyorum

Pejmurde
03-13-2010, 06:46 PM
İçime bakıyorum, kalbimin derinliklerine, yerle yeksan olmuş. Depremden sonra nasıl görünürse bir şehir, yüreğim aynı öyle görünüyor. Uzun sürecek toparlanması, belli!

Sonunda huzura erdik mi? Ayrılmak için verdiğimiz gizli savaşı kazandığımıza neden sevinmiyoruz ki? İki ucundan tutup çekiştirmedik mi şu gariban aşkın? Oysa, bütün isteği kocaman gönüllerimizde küçücük bir yer bulmaktı kendine. Beceremedik, yazıklar olsun bize!

Herkesin yaptığı gibi suçu sana atmak işin kolayı ama yapamam. Madem ortada bir ayrılık var, benim de katkım olmuştur. Gereğinden fazla sevmek hatasına düşmüşümdür. İnsan yanımızı, egomuzu unutup, çok severek, aşkın denizini ayaklarının altına sermişimdir.

Gereksiz kıskançlıklar yapıp, huzurunu kaçırmamışımdır. Günde yüz kere arayıp nerede olduğunu sormamışımdır. Gözün güzel bir kadına kaydığında, kavga çıkartmayıp seninle beraber bakmışımdır. Sevap işleriz diye içimden tebessüm etmişimdir. Kendime olan özgüvenimi dış güzellikle kıyaslamadan, güzel olan her şeye bakılabileceğine inanmışımdır.

Çok fazla güvenmişimdir. Seven bir erkeğin aldatmayacağını, başka bir tene dokunmaktan utanacağını, benim de aynısını yaptığım zaman düşeceği durumu düşünerek asla sadakatsizliğe yanaşmayacağını düşünmüşümdür.

Geç geldiğinde surat asmamışımdır. Her zaman şık ve bakımlı karşılayıp, saat kaç olursa olsun önüne bir sıcak yemek koymuşumdur. Günün nasıl geçtiğini sorup, söylediklerini gerçekten dinlemişimdir. Ailenle arana girmeye kalkışmamışımdır. Dostlarınla görüşmene, erkek gecelerine itiraz etmemişimdir. Kafa çekmeye gittiğin akşamlarda, saat başı arayıp ne zaman geleceğini sorarak arkadaşlarının yanında, seni zor duruma sokmamışımdır.

Bir sıkıntım olduğunda, konuşmak için doğru zamanı beklemişimdir. Maçın ortasında televizyonun önünden geçmemişimdir. Hata, seninle aynı takımı tutmasak da yanında oturup izlememe rağmen, ofsaytın ne olduğunu anlatmanı istememişimdir.

Yatak odasında tekdüzelikten kurtulmak için sürekli yeni fanteziler geliştirmişimdir. Her aradığında telefonu açmış, sevdiğim insanlarla seni tanıştırmış, evimi ve ekmeğimi bölüşmüş, kavga ettiğimizde uzun süre küs kalmamışımdır.
Ben de bu ilişkide birçok hata yapmışımdır. Bittiyse ikimizin de kusurları vardır. Ben üstüme düşeni alıyorum. Hatta, en büyük kısmını yükleniyorum.

Ben bir erkeği, erkek olduğunu unutarak gereğinden fazla sevmişim, suç benim, affedersin...

'EylüL'
03-13-2010, 06:47 PM
Annesini kaybetmiş bir serçe yavrusu gibi hissediyorum kendimi.
Öyle aciz, öyle yalnız, öyle uçmayı öğrenmeden terkedilmiş hayata...
Koskoca kainatın bağrına bırakılmış bir serçe yavrusunun yalnızlığı var kalbimde...
Ne zaman hüzün birikse içimde "Yüreğimde bir coçuk ağlıyor" cümlesi yankılanıyor bedenimde... Ben büyürken yüreğimi de büyütmesini becerememişim, yüreğim hep cocuk kalmıs aslında... Ne ölçülü davranmayı nede yerinde doğru karar vermeyi başarabilir... Zora geldiginde ağlayan en küçük şeyde sevinen haylaz ama bir o kadarda duygusal küçük bir coçuk benim yüreğim...
Neden bu kadar çok ağladıgımı soranlara bir türlü anlatamıyorum içimde hissettiğim garipligi, yalnızlığı...
Ben susmayı tercih ediyorum... Yüreğim ise ağlamayı...
Ağlamak, aslında kaçmaktır hayatın gerçeklerinden, yüzle$mekten daha kolaydır....
Kaçmak nereye gittigini bilmediğin, sonunu göremediğin bir yola sapmaktır, doğru olma ihtimali olsada, korkmaktır...
Korkmak belki güvenememektir, insanlara, sevdalara, hayata...
Evet, evet, aslında güvenememektir...
Korkmak, güvenememek belki sadece kabuğuma çekilebilmek icin bahane...
Belki kendimi saklayabilmek icin, belki yüreğimi göstermemek icin uydurduğum bahaneler...
Dedim ya, benim yüreğim hala küçük bir çocuk, belki düşmekten, dizlerimi kanatmaktan, belki sevmekten yüreğimi kanatmaktan korkuyorum...
Kırılmaktan korkuyorum



güzel bir yazı teşekkrler...:cicek:

İsyanlı Sükut
03-16-2010, 10:43 PM
Bataklığa saplanmış bir bir aşkın son haykırışları bunlar.

Enkazlarla dolu hayatımınson yıkıntısı.
Son darbe,son ışık.
En son kalkan tren….
İnadına yaşadığım hayatın son perdesi…
Kurduğum cümlelerse adeta hayata isyan eder gibi
çırpınıyor.


Çırpındıkça kuruyorum bende.


İsyan ettiğim yaşamları kalemimde tek tek parçalıyorum.


Büyük ünlemlerle haykırıyorum.
Adeta köhneleşmiş hayatıma yol bulmak için bir ışık
arıyorum.
Öyleyken içleri çekilmiş yaşamlar sarıyor dört bir yanımı.
Karanlık odalarla dolu umutsuz hayaller.


Harabe sevgiler.
Bende artık bıraktığın hayallerde karanlık odaları oynuyorum.
Karanlık düşleri ve karanlık olan herşeyi.


Şimdi düşleri umut olan bu sahnenin hazin sonu
öyküsü oldun.
Tebrik ederim !!!
Bembeyaz öykülerde simsiyah düş oldun.....


Alıntı.

İsyanlı Sükut
03-16-2010, 10:45 PM
Resimler çizmek isterdim sana...
Baktıkça, tüm gülücüklerin yüzünde yer almasını istediğim resimler...
İçimdeki sen, sözcüklere sığmıyorsun artık...


İkimizi öyle bir yaşıyorum ki, sen kendini bu kadar yaşamıyorsun. Ellerimde, bedenimde, dudağımda ve sarılışlarımda öyle tarif edilmez bir his var ki özlemek adına... Yüreğimi koysam masaya çürütürüm etrafta ne varsa...
Tek derdim sensin...
Tek derdim sen, biz ve ben...




Bir daha asla böyle sevemem...
ve bu aşk uğruna
öyle göze aldım ki yaşamayı


Olur ya; kader bu örmüştür ağlarını, başarır kavuşturmamayı...


Yaşamak adına tek yapacağım şey;
Sensizlikte bile yaşayabilmek seni, yaşatabilmek sevgimi.
İnceden inceye bir sızı gibi, yüreğimde taşımak hasretini...





Biliyorum ki
Allah’tan sonra
Bu dünyaya dirilişimin tek sebebi sensin yar..! Emanetimsin..!
Cansız bedenime, can verenin emanetisin...
Eğer ki vazgeçersem senden, gel kıyametim ol..!


Cehennem gibi yürekle, cennetlik bir aşkla seviliyorsun…
Özlemin vuruyor harflere yar.. O minik yüreğin dolmasın sakın, kıyamam gamına kederine...
Seni sevdiğim için gülüyorum hayata ve sevgimdir tek direniş sebebim...
Hayatın “nasıl” ve “neden”lerine aldırmadan,
sadece ve sadece
seninle
el ele koşmak istiyorum sonsuzluğa...


Gülüşlerinle verdiğin tarifsiz ve benzersiz nefesler için teşekkürler...
Nefesimsin..!






alıntı

TUTKUN
03-16-2010, 10:46 PM
saoll leyla teşekkürler

İsyanlı Sükut
03-16-2010, 10:49 PM
Gül ağlarsa, baharın gözyaşı hiç diner mi?
Zor yangın kara sevdâ, yâr olmadan söner mi?
Yâre kapılan kalbim, köle yapılan kâlbim
Sormakta, “son nefesin vermeden yâr döner mi? ”

Doruklarda kar aşkım, şahidim karlı dağlar
Gökyüzünün gözleri gözlerim gibi ağlar
Vaktinden evvel hazan esâretinde bağlar
Gül ağlarsa, baharın gözyaşı hiç diner mi?

Boğarmış hiç alışkın olmayanı hıçkırık
Olurmuş hasretinden canın her yeri kırık
Yangınmış aşk, sönmeyen; körüklermiş ayrılık
Zor yangın kara sevdâ, yâr olmadan söner mi?

Şaşkın çarpılan kalbim, vîrân kırpılan kâlbim
Aşk nedir hiç bilmeden aşkla serpilen kâlbim
Yâre kapılan kâlbim, köle yapılan kâlbim
Sormakta, “son nefesin vermeden yar döner mi? ”



ABDULKADIR KARAMAN

İsyanlı Sükut
03-16-2010, 10:51 PM
Bir şairin düşüme yansıyan sözleriyle başlıyorum ağır ağır tükenmeye...

'''Hayatımın Karşı Kıyısıydı 'O'..

elâydı
belâydı
yaraydı

Ne çok şeydi...''

...





...

Bir şiir yas/lamalı dedim şimdi geceye
Bir aşk sığdırmalıydı imgeler miktarı...
Hayal ötesi bir yolculuk firarlarım.
Akıl sızısı bir yol/suzluk adımlarım.
Geceyi bir kalem konuşturur da,
Dilimi neden hep bir elim susturur?
Geceyle inceden muhabbet kandırmacasındayım.
Katedeceğim yol, olsa olsa bir kalem bir kağıt arası…
Yanında bir bardak çayla,
Sadece aşk ve ayrılık kavgası…
Anlaşamıyoruz…
Bitmez tükenmez bu kalemin karası?
Nerededir acaba şu kavuşmaların ustası?

Ölgün topraklarda akıyor hayat…
Ne zaman bir 'aşk' eksem hep ayrılık biçiyorum.
Bir tutan gözyaşı eksem, bir otobüs devriliyor uçurumlardan aşağı..

Sessizce ömrüme..
Boğuşuyorum boğazımda ki iple...
Hayallerim alaşağı ediliyor...
'bir umut' Bir umut olmalı şurda biryerlerde..
Aranıyorum!

tutunamadığım ve bir daha tutmaya şansımın olmadığı yar'in ellerinde..
Yok!/luk...
Kendime dönüyorum..
Kendi elimden tutuyorum..
Yorgunum...

Anka kuşunun kanadını gördüm az önce penceremde.
Öyle solgundu, kendi masalından cayacak kadar vurgun…
‘Gel’ dedim. ‘benim masalıma soyun.’
Sustu…
‘Git!’ dedim o zaman! Masalına dön!
Bitsin burada bu oyun!
Gitti…


Kendimleyim…
Kendi masalımı karalıyorum sigara dumanı dolmuş ciğerlerime.
Gözlerim, önüm, arkam ben.
Sağım , sol/um, kalem kağıt sen!
Dopdoluyum!
Voltasızlığımda voltalıyorum.
Düş yorgunuyum…

Uyku akıyor caddelerden öyle ıslak ıslak, çakıl taşları sürükleniyor kaldırımlarda.
Nereye gittiğini bilmez mi bu yağmur her seferinde?
Canım yanıyor!
Artık ağrılarıma yağmur duası da kar etmiyor…
Kapıyorum penceremi.
Geceye açıyorum içimi.
Duy ey gecenin sessizliği!
Ben şimdi geldim mi?
Yoksa hiç gitmedim mi?
Üç harften asıyorlar bedenimi!

Ölüme cesaretlidir, yüreği aşk’a gelenler.
Oysa en ürkek dokunuşlardır aşk’a değip geçenler.
Peki kim bu ellerimi delip gidenler?
Hangi korkunun bedeli bu yük?
Hangi cesaretin bedeli bu düş?
Yankılanıyor sesim candamarlarımda..
Kimseler duymaz mı sessizliğinin sesini?
Kimse görmez mi nefessiz tükenişleri?
Önüm arkam sağım solum soru işaretleri…
Uzanıyorum ufuksuz bir boşluğa,
Uçurtmalarımı saldım.
Herkese kafa tutacak kadar güçlüyüm sanki.
Sevgili’nin bir bakışında yıkılacak gibi olsamda,
Güçlüyüm işte!
Sormayın! 'Sanma!'yın da!

Uzak bir yerdeyim...
Şehirden ve zamandan asırlarca uzakta belki…
Sahil kenarında oturuyorum hayallerimle.
Yalınayak,
Kumları iliklerime kadar hissetmek için,
Savunmasız kalmayı seçtim.

Bir ‘ah’…duyuluyor uzakta ki balıkçıların kalın sesinden.
Kalkıyorum hayallerimden, bakınıyorum.
Ağlarına körpe yürekler takılmış yine..
‘Yakalandılar, yaralandırlar bir kere. Salsak ne olur salmasak ne?’ diye aralarında anlaşmazlığa düşmüş kimileri.
Bazıları nefretle, bazıları da acıyla bakıyor yerde can çekişen bir kalbe…
Amathaunta’nın elinden bir kadeh düşüyor o an yere.
‘Ah şu aşk! Ah bu deniz! Ah o yürek!
Kaç seferde aklın başına gelecek?
Bırakın denize! Nasılsa o dönüp dolaşıp yine buraya gelecek.’

Salınıyor yaralanmış her kalp, hiç yakalanmamış gibi.
Ve ne acıdır ki salından da öyle zannediyor kendini...

Kendime de pay çıkartıyorum nitekim..
Nasıl olsa o ağlardan kurtulup buraya gelmiş birisiydim.
Gece düşüyor sabahın üzerine tepetaklak.
Bir ‘yar’ sesinde perdeleniyor ışıklar.
Hayallerimi itinayla bir kenara bırakıyorum.
Üstüm kapalı!
Nasıl olsa yar hiçbirine bakıp uyanmayacak…
Nasıl olsa yar benim hiçbir sabahım da doğmayacak…

Üşüten bir gün doğumu..
Yar kokusundan bir ceket örüyorum kendime.
Şehrin herhangi bir yerinde, zamanın bir yerinde,
Omzuma sarınamadığım ceketine nakışlar işliyorum.
Oysa ne kadarda yakındım o sıcaklığa o gün..
Neden kendi elimle kendimi kovmuştum?
Bilmiyorum...

Acının kılıfını dikmeye başlıyorum yine, geceye hazırlık gibi..
Oysa sabah yeni geldi şehre.
Henüz gelmemiş gecelerin hazırlığı bu içimde ki..
Gelmeyenlerden geleceklere hazırlık benimkisi..
Hüznüme küçük kalıyor bütün kılıflar...
Uyduramıyorum üzerime tam oturan bir aşk kendime...
Dilimde hiçliğe dökülen bir 'ah'
Gözlerim de yakılmış köprülere yakılan bir 'eyvah!'

Geceye, geceden gelene Eyvallah!


Alıntı.

İsyanlı Sükut
03-17-2010, 02:22 AM
Aşkın zarını yırtıp ay/nı ışığa kavuşmadan dur! demek gerek../.. farklı bir masal var mı bildiğin? ..
yarım kalsa da bir gün..


Gözlerinin değdiği yerden kaçırıyorum gözlerimi
Devrik cümlelerin enkazından süslü kelimeler çıkarıp
Saçlarıma taktığında..
Bir şiirin orta yerinde sırtımı dayamış mısralara
Bir aşk yakarışını duymazlıktan gelirken
Gölgemden düşen ‘Sen’leri topluyorum..
Benim hiç şiirim olmadı
Sana bir sır vereyim;
Ben de şair değilim..


Heybetli bir gecenin durgun terk edişinde gizlenir
Çarmıha gerilisi karanlığın
Bir vedaysa eğer bu ayrılığa yakışır olmalı
Unutulmaya hazır/mı ismin,
Sus ve dinle sadece..
Kelebeğin ömründen çalınmıştır aşk
Tanrının gözlerinde ışırken
Ve ayrılığın çapkın gülüşü
Bakire tutkuların hücrelerine sığınmış
Pusuda bekliyor son perdeye kalır/mı
Renkleri soldurmak hayallerin
Cesur martının kanadında yalnızlık
Yerden yükseldiğince alçalır esaret
Özgürlük;
Göğün ıslığına uçabilmek
Benim hiç kanatlarım olmadı
Sana bir sır vereyim;
Ben de melek değilim..


Yasakların puslu havası çekermiş sevdaları
Kumrular sevişebilirdi mesela
Ama biz hayır! ..
Ayrılığın dudağına ıslak öpücükler kondurmak
Bir günahtan kaçmak belki
Ya da korkular üçgeninde saklı bir çember
Ne de olsa her başlangıç bir sona gebe
Ne çıkar olsa
Daha erken daha da erken..
Yıldızlar kavuşabilirdi mesela
Farklı coğrafyaların sevdaları
Hayır!
Bu sonu daha en baştan yazdık
Umut dalgalanan limanlardan
Sahte gülüşler çaldık
Bizdik;
Sen, ben olamadık hiç
Sana bir sır vereyim;
Ben de ben değilim..


Yağmurların sarmaladığı gözümden süzülenler
Yetmedi inandırmaya seni
Hâlbuki avuçlarımın ıslaklığı karışınca tenine
Tüm yaraların iyileşirdi
Üzülmem sanırsın ayrılığın yamacında durup
Boğulan sevgileri seyrederken
Üzülürüm../..
Bir bozgunun başrolünde
Ağlamam değil mi yitip gitmelere
Melekler ağlamaz dersin
Ağladım../..
Söylemiştim;
Ben melek değilim..


Sonu getiren çığlık delerken kulakları, yürek aldırmayıp, yoluna devam etmeli../.. bütün masallar benzer birbirine...
yarım kalsa da bir gün..


Dilek Akın

İsyanlı Sükut
03-17-2010, 02:25 AM
Tutsam şimdi hayatı boşaltsam
kalpten kalbe nakliyat var mıdır
tüm kırılmışlıklarımı taşıyacak...

kaptan en yakın yalnızlığa çek !

yaşamın bodrum katına kapattım kendimi
burada ışık yok../..ışığa kara düşürenler de
demir parmaklıklı camın ardında
gelen geçen renkli pabuçları izliyorum
hangisinin yere vuran gölgesi birleştirebilir
parçalanmış duygularımı

afedersiniz sizi bir yerden tanımıyor olabilir miyim ?

kim dokunduysa bir yara izi
öğrenmiştim oysa sakla(n)mamayı
üzerini örtmeyince
daha çabuk kapanıyordu yaralarım../..kabuk bağladıkça kanattılar

peki sen anne
nasıl mutlu olabildin dünyaya gelişime
ah! mutlu sonlar değil mi
içimdeki Pollyanna can çekişiyor
hiç bir son mutlu değildi kandırdım seni
üzülme diye hiç söyleyemedim
üzüldüm anne,üzdüler
buranın iyi bir yer olmadığına artık eminim
bir kondon artığında çürümeyi yeğlerdim
hiç başlamadan bitseydi yaşam
şimdi alsan beni tekrar içine,saklasan

yıldızların gizlenecek yeri var mıdır ?

iki elini ensesinde birleştirmiş yalnızlık
uzanıyor karşımda
bir yandan keyf-i alem ıslıklar çalarken
fırlattığı haylaz gülümsemeler
yapışıyor yaşama silik ruhuma

örümceğin ördüğü ağdan sızan
yalnızlığa ince telli vuruşlar çınlıyor odada
nasıl da ustaca çiziyor yolunu

Tanrı'm kader dediğimi baştan yazabilir miyim ?

ölümün bemolü yaşamın diyezine çalıyor
yıldızlar tutanak tutarken toprağa
tüm repliklerim düşüyor../..kim kaldırır
yaşarken öleceğimi fısıldarken
ölürken yaşayacağımı kim soyleyebilir
sığınabilecegim bir tek hikaye kalmamış

boş yeri olan bir masal var mı bildiğiniz ?

suskunluğum büyüdükçe
kalp atışlarımın aksak titrek sesi çoğalıyor
şarkıdan kaçan kupa kızı kendini asarken
sinek vızıltısı bile yok ortada../..değil sinek valesi
beni içine çektikçe zevkten dört köşe olan
paytak bacaklı bir fahişe şimdi sessizlik
içimden şiirler geçiyor../..tutamıyorum
bir şairin kemikleri sızlarken
suskunluğuma gömün beni

tek başıma ölmemeyi becerebilir miyim ?

çatlamış dudaklarım arasından süzülüp
düşen gözyaşlarımı ay ışığında kurutuyorum
kemirgen bir uğultu yükselirken
karanlığın yitik kasvetinde
küfürbaz,sarhoş,salyalı zamanın ağzını kırıyorum
saatler yok artık../..akrep - yelkovan serbestsiniz
boş saksılara umutlar dikerken
ürperiyor yalnızlığın pervasız dili

yalnızlık çek ellerini üzerimden !

ilk kez kalem tutuyor gibi ellerim
üzerime devrilen kimsesizlik enkazında
buruşuk bir peçeteye yazıp versem
yeniden söyler mi hayat şarkımı
iliklerime kadar soyundum sana hayat
bekaretini aldığın duygularımın günahı boynuna

kaptan yalnızlığın uğramadığı ilk durakta indir beni !

rotasız bir gecede Tanrı'nın etekleri altına sığınıyorum...

Dilek Akın.

İsyanlı Sükut
03-18-2010, 11:09 PM
http://fc05.deviantart.net/fs70/i/2010/062/8/8/A_whiter_shade_of_pale_by_iNeedChemicalX.png

Her defasında aynı tat var sanıyorum,
Oysa ne çok yalan var ne çabuk aldanıyorum,
Belki bir yerde duruyordur diyorum
Ve buldum sandığımı o yere koyuyorum,
Belki biraz diner sandım seversem yeniden içimin acısı,
Oysa ne kalbim bıraktı acıyı ne de dudaklarım acının tadını,
Öylesine vurucu bir dalga gelip geçen üzerimden,
Her defasında hayallerimi yıkan,
Ve akıp giden bir dalga tadıyla tenimin,
Seni bana beni sana karıştıran tuzuyla terimin!
Tek başına sevdiğim gibi tek başına yıkabilir miyim dalgaları?
Sevişmesem yazabilir miyim böyle masalları,
Sevmesem diner mi içimin yası?
İrade nedir bilir misin?
Durup bakmak sana bir köşeden,
Çocuk gibi gülümsemek içimde solanı görme diye
Ve dokunmadan hissetmek nasıl koktuğunu,
İçmek dudağına değen kokulu çayın bardakta kalanını, her yarım bıraktığını,
Gittiğin zaman kapıyı kapatıp geride kalanlara kahkaha atmak gizlenircesine,
Nasıl bir yakalanma korkusudur
Sorma!
Bilemezsin nasıldır sana iradeli davranmak...
Küçük bir kızı oynayıp, kocaman bir kadını saklamak,
Ve istendiğini hissedememek,
“Dur! Sus! Yapma!”yı bilmek,
Bilip beyninden kalbine hiçbir hücrene söz geçirememek,
Tekrarlanan bir sayfanın üzerinden her gün geçmek,
Bazen yokmuşsun gibi davranıp,
Olduğun her ana şükretmek,
Ve geçtiğin yerlerde diz çökmek…
Oynamak! Hep oynamak, rolü iyi omuzlamak,
Durmak!
Susmak! Sustuklarını yutmak,
Bilmek ve de . . .
İmkânsızlığını, olmayacağını…
Göze alamayacaklarını görmek,
Sana iradeli davranmak nasıldır bilemezsin…
Başka biriyle ikinci yastığı paylaşıp,
Göz yumup seni düşlemek…
Nasıl bir fahişeliktir bilemezsin!
Aşk insanı bu kadar ucuzlatır mı?
Hayal etmek dediğin bu kolay mı?
Başkasına soyunup sana tüm kapıları kapamak nasıl bir örtünmektir bilemezsin!
İşte bu yüzden bacak arasında değil aşk,
Sen her şeyi biliyorken,
Ben her şeyi göze almışken,
Sana uzaktan kıvranmak,
Nasıl acılı bir kanserdir bilemezsin!
Gecenin en berbat saatinde,
Dudaklarım titreyerek, boynuma dolanan saçlarımdan nefret ederek uykusuzluğuma sövmek,
Ve imkânsızı bildiğimden kızamamak sana,
Nasıl bir öfkedir bilemezsin!
Bırak gel her şeyi!
Ben kaçıp gitmeye hazırım,
Bırak boğulmama, içinde kalmama izin ver!
Yüzüme dokun, konuşma,
Çay yapayım, sabaha kadar susalım,
Bana bakarak uyu,
Giden ben olayım!
Geride kalanı ya al ya da bırak,
İçimde her şey noktalanmış kalsın,
Seninle virgüller atamamak hayata,
Nasıl bir noktadır ki dönemezsin,
Seni iradeli sevmek nasıl bir açlıktır bilemezsin!
Dilerim böyle bir zulme hiç bulanma,
Ve hiçbir aşka tek başına doyma,
Hayran değilim ne asaletine kalbimin ne de sabrına,
Sana her baktığımda onu acıtmak nasıl bir günahtır bilemezsin!
Hiç sorma!

ÇiselOnat© (İrade)

Murathan
03-19-2010, 12:22 AM
kim dokunduysa bir yara izi
öğrenmiştim oysa sakla(n)mamayı
üzerini örtmeyince
daha çabuk kapanıyordu yaralarım../..kabuk bağladıkça kanattılar


Yüreğine sağlık dost..

İsyanlı Sükut
03-19-2010, 12:24 AM
Okuyan gözlerine sağlık dost...

İsyanlı Sükut
03-20-2010, 03:55 PM
Ne zaman benden uzaklaşan bir gölge görsem, eksilir tükenmez sandığım umutlarım.
Her gidiş beraberinde götürür avuç dolusu zamanı, her gidenin ardından küçülür insanın yaşı. Yokluk en çok solundan gelir insana, en çok soluna iner apansız acılar. Dil bildiğini unutur ya hani, ben en lâl zamanlarımda sevdim seni. Söylemediğim sözümdün yutkunup dudaklarımın arasından çıkaramadığım, tükenmez sandığım kalemlerin yazamadığı ilk mısramdın.

Şimdi seni ne kadar sevsem diyorsun ya, tek söz etmeden bir romanı anlatır gibi sev beni. Sayfa sayfa işlesin sessizliğin yüreğime, noktasına virgülüne dokunursam adam değilim. Gecenin karanlığında mavi mavi sev beni, boğulmaktan korktuğum derin suların olsun mabedim. Kulaç kulaç sana yüzsün kendini bilmez yüzsüz sevdam, ıslak dudaklarında son bulsun bu eşsiz maceram.

Şimdi yazmayan kalemleri bırakıp bir kenara gözümün yaşı ile düşerim notlarımı, beni ne kadar sevdiğini umursamadan göz kırpıyorum sırtındaki yakamoza. Eski bir ölüydün, sanırmısın ki kışım döner yaza..

Uzaklardan geliyor şehrime bu soğuk. En az ellerin kadar yabancısıyım öyle salına salına düşen kar tanelerinin. Nasıl da güzel görünüyorlar halbuki, bir önceki gecenin ayazından haberleri var mı acaba ? Penceremi yalayan rüzgarın sesini duymuşlar mıdır o köpük köpük bulutların arasında ?

Ya da dudakların susup yüreklerin ezbere söylediği şarkıların hangisinden haberdar olurlar o kadar yukarda iken ?

Şimdi makamsız şarkıların öznesiz sözlerine özeniyorum. Üzerimi örten geceyi takıp koluma sensizliğe seni anlatıyorum. Kırıp dizlerimi odanın uzak köşesinde, duvarlarımdaki gölgelere senli hayallerimi sunuyorum tok satıcı edası ile.

Fonda yine bir gitar sesi hafızamın tozlu raflarından indirdiğim bir şarkının esiri oluyorum.

Gece gibi sevsen beni diyorum, farkında olmadan itiraf ediyorum en yasaklı yanlarımı. Günün hükmünü sona erdiren gece gibi düşsen üzerime. Senden öncekilerin girdabında boğulmalarımı unutup sığ sularında tadına varsam diyorum. Sırtındaki yakamozu izlesem ıslak kirpiklerinin arasındaki gözlerinden.

Gece..

Ne çok yakışıyor gözlerine..

Ne varsa sana yakışan güzel görünüyor gözlerime. İmlasını kaybetmiş mısralarım sen okuyunca buluyor yolunu, öznesiz kalmıyor hiçbir cümlem. En gizli anlamlarım açığa çıkıyor dudaklarının arasında.

Sen konuşuyorsun, ben çözülüyorum..

Sen susuyorsun, ben düğümleniyorum..

Tek kaçışım mısralarım oluyor sonra, alıp kalemi elime seni sana yazmaya başlıyorum yine. Gözlerine yakışan geceyi bırakıp bir kenara sırtına yakamozun düştüğü suların rengi ile yazıyorum sana. Gecenin bir yarısı mavi boncuklar dağıtıyorum her noktanın ardından. Satır başlarım şenlikli oluyor cümle adınla başladığında, havada uçuşan harflerim kendiliğinden diziliyor adeta.

Sevdiğin bir şarkı açıyorum sonra. Sayfamın kenarından taşıyor heyecanım. Çocuksu bir hevesle gelişlerine kuruyorum saatlerimi umulmadık zamanlarda.

Yenik düştüğüm heyecanlarımı toparlayıp satır aralarında yeniden karşına çıkıyorum yalınayak öylece. Adıma inat küçük bir umuda bel bağlayıp tutunmaya çalışıyorum büyük boylu harflerime. Gidişlerini gizleyip gözlerine yakışan gecenin karanlıklarına derin bir mavinin içinden gelmelerini bekliyorum.

Gel diyorum avazımın çıktığı kadar susmalarım ile. Bilirim, duyarsın ne kadar uzağımda olsan bile. Küçük bir yüreği yükleyip yüzdürdüğüm kağıt gemiler gibi rüzgarın ceplerinde ulaşır sana sesim. Yollar uzar, mevsimler değişir, kimene. Bir ses, bir soluk olur düşerim yollarına yine.

Zordu, kimbilir belki imkansız diyen bile olmuştu. Ama aşktı bu, hamuru acı ile beraber yoğrulmuştu.

Şarkıları, satırları, geceyi ve maviyi yükleyip heybeme sana geliyorum.

İstersen sustur şarkıları, satırları sil yazıldığı yerden. Geceyi sakla göğün göğsüne ve mavi sonsuza kadar görünmesin gözümüze ne çıkar.

Aşktır bu, aşkın tadı seninle çıkar.

Yenik düşen heyecanlarımı kaldırıyorum yerinden.

Unutma, tek sözüne bakar.

Başla dersin, bıraktığın yerden başlar..

Alıntı

İsyanlı Sükut
03-20-2010, 03:57 PM
Yaratıcının en mükemmel tasarımıyım ben.
İnsanım ! Ve en mükemmel şekilde tasarlandım.
"Ben gizli bir hazineydim, istedim ki bilineyim" diyerek yarattığı âlemlerin en sevgilisi Muhammed'in nuru aşk-ı ile yaratılan kâinatın malıyım.
Yani büyük bir aşkın ürünüyüm.
Aşk çocuğuyum ben..
Âşık olmak ve kâinata sevgimi sunmak üzere programlandım Yaratıcım tarafından.
Aşk ne zaman, ne de mekân arar.
İlle de mekân derseniz kalbim derim.
Zaman ise; geldiği andır...

O gelmeden hissettirir kendini, olaylarla belli eder geleceğini.

Sanki geleceğini bilir gibi beklerim onu.
Bir hassasiyet bir durgunluk başlar yüreğimde,
Fırtına öncesindeki sessizlik gibi bir sükût kaplar etrafımı.
Sanki bir şeyleri hisseder ama ne olduğunu kestiremem bir türlü.
İşte o an aşk kapımdadır, içeri girmek için davet bekler benden.

Ben aşkı bilsem de O'nun kadar aşkı hiç kimse bilemez.
O sevenlerin en sevenidir, çünkü aşkı yaratan O dur.
O aşkın ta kendisidir.
Sevmeseydi zaten yaratmazdı beni.
O, istenmeyi istemeseydi, istemeyi içime vermezdi.
O sevilmeyi ister, O istenmeyi bekler.
Ve yine insanla ayna tutar insana..

Aslında aynada O'dur, Sevgide O'dur, Aşk da O'dur.
O benim kapıma gelen deli sevdamdır..

"İnsan benim sırrımdır. Ben insanın sırrıyım " der.

Sır nedir?...
Aslında kâinattaki en büyük sır "AŞK" tır.


Sev der, çok sev ama en çok beni sev..
Sevdirir birleştirmez, Gösterir yaklaştırmaz, Özletir hasret bırakır, Âşık eder kavuşturmaz.
Zaten kavuşsa adı ÂŞK olmaz.
Yan der, çıra gibi yan ama tutuşma der.
Tutuşacaksan sadece benim için tutuş.

Bir baş eğmezliktir insanın hayata karşı hırçınlığı.
Ve kendini bildiği andan itibaren aşkı arar.
Kâinattaki her şey O'nu arayıştır aslında..
O'nu keşfetmek üzere programlanmıştır hayat.

Her şeye rağmen AŞK tektir.

Gecelerce yıldızların parıltısını seyredersiniz,
Ne güzel, Ne ulaşılmazdır onların ışığı.
Ama onlarda güneşten alırlar parlaklıklarını.
Güneşi seyredemezsiniz gözleriniz kamaşır.
Gaye-i ışıktır güneş, Vesile-i ışıktır yıldızlar, güneşi yansıtırlar.

Vesile-i AŞK tır insan, Gaye-i AŞK tır ALLAH

Ve perde-i AŞK tır insanı sevmek.
İnsanla perdeler kendini hasret bırakır özletir göstermez.

AŞK-ı dünyevidir insan ve AŞK-ı uhrevidir. ALLAH
O kulunun kalbine nazar etmeye görsün,
Kıvılcımı yaktı mı artık hiç kurtuluşunuz yoktur.
O yarattığı kulunu sevdirerek yaklaştırır kendine.
Sevgilinin zatında aslında kendi nurudur görünen.
Seven O'nu sever, Arayan O'nu arar,
İsteyen O'nu ister, Özleyen O'nu özler.
Peşinden koştuğumuz da O, Kavuşmak istediğimizde O,
Sarılmak istediğimizde O dur..

AŞK; tekdir..
Aslında en büyük lütûftur bu, Kulunun kalbine koyduğu kor ateş.

"Her göz etmez fark, İşitmez her kulak,

Saklı olmaz birbirinden CAN ve TEN

Canı görmek için izin yok ki bil ki sen

Bir ateştir, yel değildir ney sesi;

Kim ki ateşsizdir; Yok olsun böylesi " der Mevlana..

İşte yana yana gelir kul ona.
Mucibince amel ederse dünyevi aşktan uhrevi aşka geçiverir.

Aslında Mecnun'a Leyla'dan tecelli eden de onun aşkının nurudur.
Ama o kalbe kendi sevgisinden daha şiddetli bir sevginin girmesine müsaade eder mi hiç?
Kulunu kullanır, önce kulunda hissettirir zatını,
Gönlüne lezzet tat verir.
Güllerin kokusunu gül kokusuyla duyurur,
Bülbüllerin sesini dinletir,
Şakayıkların renklerini gösterir,
Fark ettirir hayatı,
Aldığı soluğu hissettirir.
Sonsuz sevgi pınarından su içirir.
Sevmeyi böyle öğretir kuluna.
Sevince, İlkbahar olur Sonbaharlar âşıklara.
Ve aşkı insana insanla efsane eder ve aşığı aşka müptela eder.
Aşık artık maşuğunun peşinden koşar, her yerde onu arar.

Leylalar Mecnunlar, Yusuflar Züleyha'lar, Ferhatlar Şirirnler ve daha nice efsaneler bu aşkla ona erdiler.
Anne sevgisi, Eş sevgisi, Kardeş sevgisi, Evlat sevgisi, Sevgili sevgisi, ALLAH dostlarına duyulan sevgi, hepsi birdir.. Hepsi tek pınardan beslenir.


Çünkü SEVGİ tektir..
Bilmeden ALLAH'ı sevmektir ÂŞIK olmak, işte budur aşka mecaz katmak.
O zatını, Kulunun suretinde gizler görünmez, ama O kulunu görür..
O bilir, O çok sevdiği kulunun kendisini aradığını,
Bir gün mutlaka kendine âşık olacağını da bilir.


Bu aşkla Mahmut Hüdai-ye kadılığı bıraktırır.
İbrahim Ethem'i atlas yorganından çıkartır.
Bişr-i Hafî'ye bütün varlığını tükettirir.
Niyazi-i Mısri'ye mum yaptırıp sattırır.
Ferhat'a dağları deldirir, aşığa acı çektirir.

ÂŞIK sadece sever,
O sevdiği ile birlikte olmayı sever, o sevmeyi sever ve
"Seni seviyorum" demeyi sever.
Âşık, ÂŞKA âşıktır, ÂŞIK aslında SANA ÂŞIKtır...


Tek "Seni seviyorum" "Seni seviyorum" demeyi seviyorum..

alıntı

İsyanlı Sükut
03-20-2010, 04:02 PM
Her yüregim sıkıstıgında yazmak care belkide ben öyle hissediyorum
İsyanlarımı sadece kagıtlara dökebildigimi içindir belkide bu düşüncem
Kiminle konuşsam kime derdimi anlatsam birşeyler söyleyip susturuyolar beni
Bogazıma dügümleniyor her kelime
Yutkunuyorum her yutkunuşumda yüregim kanıyo
Gözlerimden damlalar süzülüyor

Yüregim yine darda yine dar geliyor bu beden bana
Ruhum çıksa anca o zaman rahatlarım belki
Dar geliyo bu beden bana,yüregim yine darda
Çaremse susmadan kimseye birşey söylemeden yazmak yazmak..


İhtiyaçım duygugum tek şey bir dosttu oda sendin sendin sadece,mecburi olmayan yada mecbur olan gidişlerdesin şimdilerde bense sensizligin isyanında yüregimin darlıgındayım oysa benim yüregim hiçbir vedayı kaldıramadı sindiremedi içine gidişleri şimdi senin tek dedigin elimiz mahkum gitmeliyim geri dönücegim ama biliyorum ki bazı gidişlerin dönüşü yok vedalar yabancı gönlüme ben vedalara yabancıyım..

Sensizligin çukurun'a düştüm ben
Yüregim darda sevgilim darda

Biliyormusun şimdi sen dönücegim umuduyla gidiyorsun ama bilmiyorsun bazı gidişlerin dönüşleri olmuyor yarim aslında gidişinden korkuyorum Hayattan korkuyorum...
Ben nefesini nefesimden yaşayamadım hiçbir zaman
Ellerinin sıcaklıgını hissetmedi ellerim her zaman
Gözlerine hasret kaldı gözlerim
Sessini duymak yetti varlıgını bilmek yetti bana uzaktada olsan
Mesafeleri hiçbir zaman engel görmedim bildim ki sen varsın ben varım ömrüme ömür ekledim seni ömrüm biçtim,varlıgın oldugunu için dayandım bu mesafelere bu hasrette dayandım şimdi sen benden varlıgını alıp gidiyorsun kolay mı sanıyorsun ömrüm ben seni ömrüm bildim insan su olmadan ne kadar yaşar nefes almasa yaşıyabilir mi şimdi bu gidişle herşeyi götürüyorsun benden varlıgını hasrettigini dayandıgım o varlıgınıda alıp götürüyorsun benden....

Yarim,ömrüm ....Gidiyorsun ama bil ki gitsende
Şu canım seni sevmekten vazgeçmeyecek
Varlıgını hissetmeden şu gönlüm ne yapar bilemem ama
Bilirim ki bu gönül bu can seni sevmekten VAZGEÇMEYECEK...
Senin ugruna nefes almaya devam edecegim ömrüm ..
En büyük umutlarımı üzerime giyecegim ve bu sert sensizlige gögüs gerecegim
Dayanacagım herşeye senin için nefes almaya devam edecegim
Sen gidiyorsun diye aşk'a arkamı dönmeyecegim yarim
Aşk'ın her halinde seni yaşayacagım senle dolu olan o günlerimi yaşacagım
Ben seni senden öte SEVDİM..
Bu nefes,bu can bende oldukça yarim seni yaşar yine severim

Yüregim sensizligin dar'ında
Çaremse yazmak..
Seni, sevdamı ,gidişini
Ömrüm seni sevmekten vazgeçmeyecegim
Seni Seviyorum



alıntı.

İsyanlı Sükut
03-20-2010, 04:05 PM
" Kaç kez kimlik değiştirdim seni sevebilmek için.. "
defalarca...
Kaç kez yitirdim kendimi.. Kaç kez kayboldum kaç kez sende buldum kaç kez durdum.. Unuttum! Bölündüğüm ruhların sayısını unuttum!

Seni sevmek 'çok' olmayı gerektiriyordu; oldum!

Bazen öylesine inatçı seni sevebilmek için.. Sana direnmek için.. Bölünen kimliğim.. Lime lime olmuş hiçliğim..

Bazen suskun bazen hırçın bazen durgun bazen de solgun ama hep sende..

Yitirdim kendimi dün gece.. Bir de baktım ki yoktum!

ben sandığım ruhların ve bazen bedenlerin hiç biri ben değildim..

ben neredeyim? sen neredeydin..?

ahh kimbilir kaç kez öldüm yeniden doğdum baştan başladım aşktan başladım..
saymadım.. sana yetişmeye çalışırken kendimin gerisinde kaldım..

artık yokum! seni sevmek için başka bir kostüm giyinmeye gidiyorum şimdi daha az iç kan(a)ması daha çok direnci olan.. yeni bir ruh alacağım dolaptan.. fazla uzun sürmez merak etme birazdan yanında olurum..

bu kaç mı oldu? sorma! unuttum..
yorulmadım! yılmadım.. seni sevmek için kendimi içimden uğurladım.. bekle yol[unda]yım..

Alıntıdır

MéHBéR
03-22-2010, 07:14 PM
şİMDİLİK İlk Sayfasına Zaman Ayırabildim Ama Hepsi Çok ANlamlı Ve Degerliydi..

Özellikle İlk Paylaştıgınız Sanki YaşadıkLarımı Anlatıyor..

Guzel Yureginize Saglık TeşekürLer..

İsyanlı Sükut
03-22-2010, 07:45 PM
Ben teşekkür ederim Mehber,zaman ayırıp okuduğun için:)

İsyanlı Sükut
03-28-2010, 06:08 PM
http://img13.imageshack.us/img13/687/55rr.gif

Beni mutsuz edemezsin.
Başaramazsın bunu.
Çünkü ben sana “ hayat “ dedim sevgili.
Öldüremezsin bizi.
Üzemezsin beni.
Kendini öldürmeye yeltendikçe
Ben seni “ bende “ büyütmeye devam edeceğim.
Sen devam et kendinin katilin olmaya.
Sen yüzünü kapattıkça umuda,
Ben seni “ sende “ doğurmaya devam edeceğim.
İnatla, sabırla.
Çünkü sen cansın bende..

http://img180.imageshack.us/img180/6095/j3yalvtiqhn.gif

Yüreğine darağacları kurmakta kendin kadar özgür,
Ben kadar rehinsin hayata.
Durma kanat dudaklarını.
Sonra da tuz bas üzerlerine.
Ama başaramayacaksın beni hüzünlere gelin etmeye.
Başaramayacaksın çünkü sen bana aitsin.
Öldüremezsin beni.
Üzemezsin sevgili..
Çünkü sen köklerime hayat verdin.
Sökemezsin beni senden. Atamazsın içimdeki seni.
Şimdi devam et kaldığın yerden.
Öldürmeye devam et kendini.
Güya sadece kendini öldüreceksin..
Hayır hayır.
Sen bir kez öperken toprağı dudaklarından,
Ben sensizlikte bin kez ölümü prova ederim gözlerimde.
Sana öldükçe çoğalırım ben,
Çoğaldıkça büyürüm sende..

http://img232.imageshack.us/img232/1898/98491471e9f2e775a75.gif

İçinde yeşeren “ umut “ filizlerini köklerinden kopar.
Kan revan olsun ellerinden.
Yüreğinden sızsın karanlıkların.
Adressizliğini fırlat yüzünü.
Ama benden “ seninle “ yaşadığım hiçbir an’dan
Mutsuzum cümlesini duymayı bekleme.
Çünkü ben sana “ umut dedim.
Yüzünü sök yüzünden.
Kov mutluluk sözcüklerini limanlarından.
Mutlu olacaksan,
Ezik durmaktan övünç duyacaksan devam et.
İçinde biriken tüm savaşlara başlamadan yenilgileri kabul et.
Ama ben sende yaşarken “ beni “ mutsuz edemeyeceksin.
Başaramayacaksın sevgili.
Ben yaşarken ölmeyeceksin.
Kendini öldürmene izin vermeyeceğim.

http://img709.imageshack.us/img709/9914/2gc3b6nc3bcln2az9.gif

Ben bir masala “ kahraman “ olmak için gelmedim.
Sana inat gitmeyeceğim.
Sen “ kendinden “ uzaklaştıkça sana “ sen “ kadar yakınlacağım.
Sen kendinden vazgeçtikçe ben “ sen “ olacağım.
Hadi dur ölümün besmelesiz safına.
Gir kimsizlik şehirlerin küfür kokan sokaklarına.
Aydınlık yüzünü vur karanlığa.
Uykusuzluğunu kemirsin içinde adım miktarı mutluluklar.
Sana diyorum sevgili.
Öle-mez-sin.
Kendini öldürmene izin veremem.
Sendeki “ seni “ öldürebilirsin lakin sendeki beni öldü-re-mez-sin..
Çünkü ben sana “ hayat “ dedim..
Çünkü ben sana “ umut “ dedim..

http://img545.imageshack.us/img545/5871/7hq5kaf7.gif

Şimdi bırak içindeki yavan sorguları/ savaşları.
Yetmedi mi kendini asmaların ?
Yetmedi mi kendini yerden yere vurmaların ?
Çok fazla şey istemiyorum senden.
Adımın kapladığı yer kadar mutlulukları kendine bağışla ne olur.
İki dudağının boşluğuna birkaç umut cümlesini bırak.
Hadi adından ötesini hiçlik bildiğim duraklarda ölmeme izin verme.
İliştir beni aynalarındaki gülümseyen yanına.
Bir uçurum boşluğu yüreğin.
Sendelesen de düşme sakın.
Düş-me..Düşersen de sol yanıma düşür sol yanını..
Bir ölüm sessizliği hüznün.
Üşüsen de ölme sakın. Öl-me.
Öleceksen de beni de götür yanında.
Tek kişilik mezara sığar değil mi yüreğimiz ?

http://img339.imageshack.us/img339/7923/72482015.gif

Beni bu kadar mutlu etmişken
Başını eğe-mez-sin.
Seni “ sana “ bırakmıyorum..
Öle-mez-sin.
Bite-mez-sin..
Çünkü sen ben’sin..
Ben de sen…
Ne yaparsan yap..
Beni mutsuz edemezsin.
Ölümü daya dudaklarıma,
Karanlığı yama kıyılarıma.
Ama beni üze-mez-sin
Çünkü ben seninle mutluyum..
Sen yaşarken,
Beni mutsuz göremezsin..
Çünkü ben sana hayat dedim sevgili !

19 Ekim 2007

Mavi Bilyeli Adam

İsmail Sarıgene

MisseM
03-29-2010, 07:28 PM
Leyla'nın karanlığına inat,açar ya her sabah yine güneş..
Bilemezsin...Neler gördü bu kalp?Neler yaşadı karanlığa inat...Ne sabahlar gördü de kalbi hep Leyla'ydı, hep Mecnun'a hasret..
Ne dağlar deldi Şirin'e hasretinden, ne dağlar gördü de Ferhat kalbi hiç yenilmedi..
Karanlıktı her yanı da,umuttu adı işte..Her sabah doğmaya inat gecedir adı yalnızlığın...


Korkarsın ey ademoğlu! Yanmaktan korkarsın için için..Leyla'dan korkarsın ,Mecnun olamadığın için..Mecnun'sundur ya hep Leyla'yı sevdiğin için..
Bir Leyla'dır ki bu sonu gelmez..
Yanarsın..

"Seni düşündükçe,
Gül dikiyorum elimin değdiği yere..."

Karanlık hep vardı yüreklerde..Ama seni düşünmek örtüyor karanlıkları...
Bu yüzden Leyla'nın bittiği yerde başlıyor Mecnun 'un aşkı..Sabahı görmemiş aşklar gibi..

"Seninle beraberken senin sevginden uyuyamıyorum.."
Sabah olmuyor..Üstümde hep Leyla..
Üşüyorum..
Bir Mecnun gerek bana bu günlerde karanlığı yırtacak..
O yüzden açsın güller ellerimde..koksun her daim sabahları ...
Bu yüzden açsın gözlerinde gözlerim bu sabah , karanlığına inat gecenin yüreğimize....


Alıntı

İsyanlı Sükut
03-29-2010, 09:26 PM
"Seninle beraberken senin sevginden uyuyamıyorum.."
Sabah olmuyor..Üstümde hep Leyla..
Üşüyorum..
Bir Mecnun gerek bana bu günlerde karanlığı yırtacak..
O yüzden açsın güller ellerimde..koksun her daim sabahları ...
Bu yüzden açsın gözlerinde gözlerim bu sabah , karanlığına inat gecenin yüreğimize....


Teşekkürler Güzelcem benim ne de güzel bir hediyedir bu,harikaa:optum:

MisseM
03-29-2010, 09:28 PM
beğendınmı guzelcem benım ne mutlu bana;)tam senlik bir paylaşım oldu:optum:

İsyanlı Sükut
03-29-2010, 09:48 PM
Ondan bana hediyedir dedim ya güzelcem;):optum:

MéHBéR
04-01-2010, 05:56 PM
Bugunde Bir Sayfasını Bitirdik..

Tekrardan Teşekürler..Buyuk Bir Zevkle İstekle Okuyorum..Yureginize Saglık ..

İsyanlı Sükut
04-02-2010, 01:04 PM
SON CÜMLE

O son cümle çok önemlidir... Ayrılık cümlesi...
Bu ara ayrılan çok ya...
Yaz geldi, tatil falan... Kavga çok çıkar.
Ayrı ayrı tatile çıkmalar, arkadaşla çıkmalar, almaza yatmalar çoğalır...
Sevgililerden bahsediyorum tabii, evliler Eylül’de ayrılmaya başlar.
Ya da ayrılığı düşünmeye...
Onları bugünlük bir tarafa bırakalım sevgililerin ayrılığına bakalım...
Ayrılık dediğin nedir?
Adam kadını öyle bir hale getirir ki, artık ilişki dayanılmaz bir hal alır.
Adam yapar, kadın idare eder.
Adam yine yapar, kadın yine idare eder.
Hep adamlar mı yapar?
Çoğunlukla...
Yüzde 95...
Adam yapar dediysem ille de aldatır anlamında değil,
gıcık bir şeyler yapar işte...
“Gıcık” biraz hafif oldu; “adilik” desem bu sefer de abartmış mı olurum?
Yok, olmam...
Sonra bir gün bambaşka bir tartışma sırasında, adam bir laf eder...
Ama ne laf!
Kadını öyle bir vurur ki...
İçini öyle bir soğutur ki...
Ortada ne bir tartışma kalır ne de bir ilişki...
Fısss diye söner.
Biter.
İşte o son cümle önemlidir.
Hem de çok önemli...
Belki öyle çok ağır bir laf değildir.
Hatta sıradan, genel, öylesine ağızdan çıkan bir laftır...
Ne bileyim,
“Sen de çok oldun artık” der mesela...
Veya:
“Sanki ilk defa mı aramıyorum seni” der.
“Paragözsün sen” der.
“Kötü kalplisin” der.
“Benim bir ailem var” der...
Der bir şeyler...
Cümle öylesine bir cümledir ama sanki içinde adamın o ana kadar
yaptığı bütün yanlışları barındırmaktadır.
Daha doğrusu kadını en hassas yerinden vurmuştur da haberi yoktur.
En fazla fedakârlık ettiği yerden...
Kadına o anda dank eder.
Bir anda...
Sevilmediğini anlar.
“Adam o kadar adilik yaparken anlamadı da, şimdi mi anladı” derseniz...
“Evet” aynen öyle...
İşte o zaman...
O andan itibaren ilişki biter.
Kadın için tabii...
Adam ise bunu hâlâ diğer kavgalardan biri gibi algılamaya devam edecektir.
“Nasıl olsa siniri geçer” diyerekten...
Ama kadının siniri geçmedikçe adamın sabrı taşmaya başlar.
Kendi kendine,
“Yahu bu kadar danalık yaptım,
hiçbirinde bu kadar kızmadı da şimdi bu lafa niye bu kadar takılıyor”
deyip durur.
“Aldattım ayrılmadı, sallamadım ayrılmadı, eziyet ettim ayrılmadı,
çok saygısızlıklarım oldu, onlarda da ayrılmadı.
Ne oluyor şimdi buna?”
Aynı anda kadın da kendi kendine veya bir arkadaşına şunları söylemektedir:
“Bu şimdi o laftan dolayı ayrıldığımı sanıyor.
Oysa aldatmasını (veya saygısızlığını) hiçbir zaman içime sindiremedim.
İdare edebileceğimi sandım ama edemedim. Taşıyamadım.
Aslında o yüzden ayrıldım ama bu onu bilmiyor.”
“Ne yazık ki bilmiyor..."
Keşke o zaman ayrılsaydım da, ayrılığın aslında o ihanetin cezası olduğunu bilseydi...
Adam bunu hiçbir zaman anlayamaz, kadın bunu hiçbir zaman söyleyemez.
Ama bundan böyle kadın onu artık son cümlesiyle hatırlayacaktır.
Hatırladıkça ondan daha fazla soğuyacaktır.
Hem de her seferinde biraz daha fazla...
Hatta duygusal zamanlarında,
“acaba?” dediği anlarda o son cümle yardımına koşacak, onu kurtaracaktır.

İşte bu yüzden son cümleler çok önemlidir...

İsyanlı Sükut
04-02-2010, 01:08 PM
Gizli öznesin sen yüreğimde, imla kurallarını aşar bu sevda..
seni sevdikçe..

gizli öznesi bol cümleler kuruyorum
“seni seviyorum”
kimi?
seni..
öznesini yüreğimde tutuyorum

noktaları kaldırdım
sana uzanan her kelimeyi,
virgüllerle uzatıyorum
yan yana oldukça çoğalacak,
dolaylı tümleçlerimiz
biriktirdiğim bütün belirtili sıfat ...tamlamalarını,
senin için koruyorum

...üç noktalar sana olan suskunluğum / susuzluğum
herkes duysun bu sevdayı diye,
avuçlarımdan gökyüzüne ünlemler gönderiyorum

devrik bir cümleydim senden önce
grameri bozuk bir yürek yangınıydım
sen geldin,
yerli yerine oturdu kelimeler
noktalı virgülle uzatıyorum hislerimi sana,
ulaşabildiğin yerden tamamlarmısın..?

özel isimleri büyük harfle başlayarak yazıyorum
yani adını
yani sevdanı
dahası bizi
parantez içinde yaşadıklarımız var,
aman kimse duymasın
tırnak içine aldım bendeki yerini,
kem gözlerin nazarı dokunmasın

haydi!
bir kesme işareti gönder bana,
ismimim dudaklarından çıkışını yazayım
haydi!
iki nokta üst üste gönder bana,
bende ne kadar var olduğunu sana açayım

gizli öznesi bol cümleler kuruyorum
“seni seviyorum”
kimi?
seni..
öznesini yüreğimde taşıyorum..

||YaReN||
04-02-2010, 11:14 PM
http://www.ressim.net/upload/402613dc.jpg (http://www.ressim.net)


İçinde kaybolacağım bir deniz olmalıydı gözlerin
Gün batımında ayrı bir mehtap,Gün doğumlarında sessiz bir serenat
Çığlıkları sarmalıydı martıların
Oysa…
Aşkta yoktu kaybolmuş öykülerin mekânı,Ayrılıkları yakmalıydık
Teninin en hassas bölgesinden…
Gözlerinde kaybolmalıydım ve sarmalıydı engin denizler
Tarihi değiştiren taze bir nevbahar değildi Leyla
Sızıları vardı, acıları korkuturdu…

Güneşlerin doğumundan ziyade;Batışlarını bilirdi, benim Leyla’m leyle hayrandı

Karanlığa dönen yorgun yüzü
Bileklerinden sızan kanlı tarihini
Korkuyla beslenen sessiz hitabını
Mehtaba sakladığı aciz başını
Bir gün gelip kaldırdılar kuş tüyü yastığından
Sonra geçip karşısına arsızca, “azat” olunan sensin dediler
Oysa…
Aşk’ta yoktu kaybolmuş öykülere mesken
Firar eden kalpler
Yakalanıp damlamalıydı en mahrem hülyalara
Ellerin kavrarken kanlı bileklerimi, korkmamalıydım derinliğinden
Leyla…
Köleliğin apaçık ortalardayken
Esareti onur ağacına dönüştürüp, giyinmişken
Etrafında ördüğün duvarların şeffaf örtüsü seni ortalarda bırakırken
Korkmamalısın üryanlığından
Kaderine inen bir darbe gibi geçip karşına…
“Azat” olunan sensin dediler sonra
Atladığım denizlerde boğulmaktan geçiyordu varlığım
Güneşe sunduğum bir sırrın süzülmesi gibi
Sonra hazineler sunan bir şehzadenin
Haylaz gülüşü…
Mağarada dolaşan bir haydudun
Hain kahkahası…
Aynalardan geçerken kırıldı ruhumun tırnakları
Geçişlerde kaldı Leyla
Esareti sıçradı duvarlarına
Sıyırdılar toplamak adına,Biçim verip boyaladılar,Ölçüp biçip doğradılar
Leyla, leyl oldu sonunda
Esaretini tam sıçratmışken duvarlara
“Azat” olunan sensin dediler arsızca…
Aynalardan geçerken kırıldı Leyla’nın tırnakları

"Ayşe Büşra erkeç"

İsyanlı Sükut
04-02-2010, 11:24 PM
http://www.ressim.net/upload/402613dc.jpg (http://www.ressim.net)


İçinde kaybolacağım bir deniz olmalıydı gözlerin
Gün batımında ayrı bir mehtap,Gün doğumlarında sessiz bir serenat
Çığlıkları sarmalıydı martıların
Oysa…
Aşkta yoktu kaybolmuş öykülerin mekânı,Ayrılıkları yakmalıydık
Teninin en hassas bölgesinden…
Gözlerinde kaybolmalıydım ve sarmalıydı engin denizler
Tarihi değiştiren taze bir nevbahar değildi Leyla
Sızıları vardı, acıları korkuturdu…

Güneşlerin doğumundan ziyade;Batışlarını bilirdi, benim Leyla’m leyle hayrandı

Karanlığa dönen yorgun yüzü
Bileklerinden sızan kanlı tarihini
Korkuyla beslenen sessiz hitabını
Mehtaba sakladığı aciz başını
Bir gün gelip kaldırdılar kuş tüyü yastığından
Sonra geçip karşısına arsızca, “azat” olunan sensin dediler
Oysa…
Aşk’ta yoktu kaybolmuş öykülere mesken
Firar eden kalpler
Yakalanıp damlamalıydı en mahrem hülyalara
Ellerin kavrarken kanlı bileklerimi, korkmamalıydım derinliğinden
Leyla…
Köleliğin apaçık ortalardayken
Esareti onur ağacına dönüştürüp, giyinmişken
Etrafında ördüğün duvarların şeffaf örtüsü seni ortalarda bırakırken
Korkmamalısın üryanlığından
Kaderine inen bir darbe gibi geçip karşına…
“Azat” olunan sensin dediler sonra
Atladığım denizlerde boğulmaktan geçiyordu varlığım
Güneşe sunduğum bir sırrın süzülmesi gibi
Sonra hazineler sunan bir şehzadenin
Haylaz gülüşü…
Mağarada dolaşan bir haydudun
Hain kahkahası…
Aynalardan geçerken kırıldı ruhumun tırnakları
Geçişlerde kaldı Leyla
Esareti sıçradı duvarlarına
Sıyırdılar toplamak adına,Biçim verip boyaladılar,Ölçüp biçip doğradılar
Leyla, leyl oldu sonunda
Esaretini tam sıçratmışken duvarlara
“Azat” olunan sensin dediler arsızca…
Aynalardan geçerken kırıldı Leyla’nın tırnakları

"Ayşe Büşra erkeç"

Yürektaşım benim şu hüzün yüklü gecemde yine anlatamadığımı koydun yüreğimin avuçlarına...Anlaşıyoruz yüreklerimizde,daim olsun...Teşekkürler varlığın için güzel yüreklim:cicek:

||YaReN||
04-03-2010, 08:29 AM
Yürektaşım benim şu hüzün yüklü gecemde yine anlatamadığımı koydun yüreğimin avuçlarına...Anlaşıyoruz yüreklerimizde,daim olsun...Teşekkürler varlığın için güzel yüreklim:cicek:



senden güç alıyorum..bu da beni mutlu ediyor Leylam(:
:cicek:

İsyanlı Sükut
04-03-2010, 01:26 PM
senden güç alıyorum..bu da beni mutlu ediyor Leylam(:
:cicek:

Sen güç veriyosun Zülal'im:cicek:

İsyanlı Sükut
04-04-2010, 01:46 AM
Mavi bir sevdanın etek uçlarına kıvrıldım...



Azad edin beni...


geceye yaslandım
..seni düşledim
iki dirhem bir çekirdek sensizlikler peşimde
koyuverip gitmek geçiyor aklımdan nicedir
saçlarına ak düşmüş bir sonhabar ellerimde
oysa...
gözlerinin buğusunda demlemiştim ince belli acıları...
hep hüzün
..hep hazan
ve hep kanayan
mavi bir yalnızlığım şimdilerde
Sensizlik ve sessizlik bir it gibi paçalarıma yapışsa da... Avaz avaz sus/larımdan ve çığlıklarımdan tut beni...

Alıntı

Estetika
04-04-2010, 01:50 AM
...üç noktalar sana olan suskunluğum / susuzluğum
herkes duysun bu sevdayı diye,
avuçlarımdan gökyüzüne ünlemler gönderiyorum

devrik bir cümleydim senden önce
grameri bozuk bir yürek yangınıydım
sen geldin,
yerli yerine oturdu kelimeler
noktalı virgülle uzatıyorum hislerimi sana,
ulaşabildiğin yerden tamamlarmısın..?


TamamLayamazsın Bır turLu Hersey Eksık kaLır CocukLar Yerını aLmak IstedıkLerınde Izın Vermezsın Sen cocuksun Otur Aşşağıya Bakayım, Hafıf Ses tonuyLa AzarLarız Hep TamamLıyamayız onLarı Benı cok duyguLandırdın. Bende Kendımce yorumLadım Iste.. Yüreğine sagLık.

İsyanlı Sükut
04-04-2010, 01:50 AM
http://i1004.hizliresim.com/2010/4/2/3964.jpg

Ben solcuyum bayım!
Aşkı kalkındırma partisinde bağımsız adayım!

Sıradan bir gündü..
Herkes her şey sıradandı işte..
Herhangi biri bilmeden adını ağzına alırdı..
Yüzümde ne kadar gülümseme varsa
Sırtından bıçaklanırdı..

Önce hiç konuşmamıştık!
Aslında günün konuşmasını ezberleyip gelmiş gibi bir halin vardı..
Ayrılıyorduk!
Beni sana çarpıp
Seni başka aşka bölüyorduk!

Sonra söze başlamıştın..
Konuşuyordun!
Durmadan..
Üstüme binlerce sözcük kusuyordun!
Konuşuyordun!
Bir ayrılığın en anlamsız cümlelerini ortalığa savuruyordun!
Dinliyordum!
Dudağının arasından çıkan gitmeliyim mermisiyle
Gözümü kırpmadan vuruluyordum
Anlamıyordun..

Sonra bitti..
Ölür gibi bitti..
Belki de haklıydın biten aşk pas tutmazdı..
Bitmişti iyi ki..

Şimdi sen..
Gurur duy kendinle..
Kendini yok etme konusunda hiçbir sihirbaz su dökemez eline..


ELÇİN GELİR

İsyanlı Sükut
04-04-2010, 01:52 AM
...üç noktalar sana olan suskunluğum / susuzluğum
herkes duysun bu sevdayı diye,
avuçlarımdan gökyüzüne ünlemler gönderiyorum

devrik bir cümleydim senden önce
grameri bozuk bir yürek yangınıydım
sen geldin,
yerli yerine oturdu kelimeler
noktalı virgülle uzatıyorum hislerimi sana,
ulaşabildiğin yerden tamamlarmısın..?


TamamLayamazsın Bır turLu Hersey Eksık kaLır CocukLar Yerını aLmak IstedıkLerınde Izın Vermezsın Sen cocuksun Otur Aşşağıya Bakayım, Hafıf Ses tonuyLa AzarLarız Hep TamamLıyamayız onLarı Benı cok duyguLandırdın. Bende Kendımce yorumLadım Iste.. Yüreğine sagLık.

Yorumunuza sağlık Estetika,hep susturdukta noldu çocukları sessizliğe bıraktık konuşan dillerini...

Estetika
04-04-2010, 01:58 AM
Yorumunuza sağlık Estetika,hep susturdukta noldu çocukları sessizliğe bıraktık konuşan dillerini...



İçimizde oLandır, ELini kaLbıne Gotursene ne oLur Bır AnLık Bırsey bu Bır An Kapatırmısın gozLerını Bır An KendınLe Konuşurmusun Kendıne deLı Demeden.
Onu Anlarmısın O Senı cagırıyor O Sana Bakı senLe oLü SenLe SevinçLi.

İsyanlı Sükut
04-04-2010, 02:03 AM
Yok olmak degildi aslında bu çırpınışların amacı..
Soguk durmak insanların kanında belkide yada bana öyle geliyor artık .
Bende başladım soguk esmeye..
Amacım ; yoktu belkide…

Acımaya başladım bir anda etrafımdakilere olan bitene..
Yılların gecmesi gerekiyormuş anlamak için insanları.
Esir olmak belkide…
Arzulamak..Hissettmek..
Ve sadece istemek!
Anlamak için yetmiyor artık bunların hiçbiri!
Ne samimiyet ne güvenmek!
Artık sadece zamanın geçmesi gerek . .

Gülmeli miyim peki?
Kahkaha seslerim qeldi mi?

Çıkarınca hayatımdan herkesi geleni geçeni o kadar rahatlıyormuşki ..
Diyorum hep; sen dönmelisin etrafında dünya dönmemeli !
Özlüyorum diyebilmeyi o kadar isterdim ki simdi ..
İmkansız geliyor artık hersey bana.
O kadar zor..
O kadar acımasız belkide..
Cözemiyorum artık diyebilirim.
Uzaklasmaya calısıyorum.
Gitgide soquyorum her şeyden ve herkesten…
Sen görme diye sen bilme diye geceleri aglar oldum sırf üzülme diye!
Ama ..
Çıkardım artık .
Eskisi kadar dolmuyor gözlerim .
Eskisi kadar bulanık görmüyorum .
Eskisi kadar sagırLık yok artık!
İnan ..
Eskisi kadar çarpmıyor kalbim senin için.!
İnan ..
Bittin artık benim için ..!

Başardım inandırabilmeyi seni .
Umudum yok artık.
Bak ne zamandır yazmıyordum seni.
Özlemisim anlatabilmeyi maziyi bozuk pLak gibi..
Yanında deqilim artık. Yoktur qayemçabam..
Müjdele artık bana hadi!
De ki ; başardım! unutabildim artık seni!
De ki ; zaten hiç olmadın boşuna ağlattım seni . . .

….Yine de tesekkür ederim yasattıkların icin.
Sen olmasaydın kötülüğ ü nasıl öğrenirdi nacizane bedenim .


Alıntı

_SaHrA_
04-04-2010, 02:10 AM
Eskisi kadar dolmuyor gözlerim .
Eskisi kadar bulanık görmüyorum .
Eskisi kadar sagırLık yok artık!
İnan ..
Eskisi kadar çarpmıyor kalbim senin için.!
İnan ..
Bittin artık benim için ..!

Başardım inandırabilmeyi seni .
Umudum yok artık.
Bak ne zamandır yazmıyordum seni.
Özlemisim anlatabilmeyi maziyi bozuk pLak gibi..
Yanında deqilim artık. Yoktur qayemçabam..
Müjdele artık bana hadi!
De ki ; başardım! unutabildim artık seni!
De ki ; zaten hiç olmadın boşuna ağlattım seni . . .

….Yine de tesekkür ederim yasattıkların icin.
Sen olmasaydın kötülüğü nasıl öğrenirdi nacizane bedenim .

..........;) DEMİ BALIM...:optum:

İsyanlı Sükut
04-04-2010, 02:11 AM
Öyle ablam öyle:optum:

_SaHrA_
04-04-2010, 02:49 AM
http://img388.imageshack.us/img388/877/askozlem5mn7.jpg

Sen bana sıfatlar ararken
Ben seni sonu gelmeyen cümlelere başlık yaptım
Koymadım nokta senle biten hiç bir cümleme
Virgülle bile duraklamadım senin yolunda
Belirsizlik yakışmazdı sana olan sevdama
Üç noktayıda attım lügatimden..

Önemsiz şeyleri
Önemliymiş gibi anlatmadım kimselere
Yüklemedim hiçbir harfe hiç bir anlam
Hiçbir yüze gülüş vermedim
Sana dokunur diye..

Ben; sana uzanır diye
Attım her yanımı ayrı yerlere
Acım gözyaşı oldu aktı içime
Sesim sana değer diye
Kestim sesimi sen duyupta acılanma diye..

Bitirdim sana deli olan beni
Ama
Bitirmedim bende ki seni
Sarıp sarmaladım
Kundakladım seni..
Yükledim sırtıma vebalini
Bismillah dedim çıktım yoluna
Bırak günahda benim olsun
Yokluğum iki yanağına gamze olsun
Çek bensizlik bayrağını
Hadi ben bittim; gözün aydın olsun..

İsyanlı Sükut
04-06-2010, 10:03 PM
Acının dağlandığı anlar vardır…
Aramaya gerek yok, o gelir bulur…
Beraber gidilen bir lokantanın kapanması bile üzüntüdür…
Veyahut lokantanın yerine dükkânı çiçekçinin tutması…
Gözyaşından çorba olmaz ama…
Dilin, damağın yanar tuzdan…
Soğutamazsın…
Zamansız, kırmızı bir toka çıkar nereye saklanmışsa…
Saçı toplasın diyedir küçük canavarın dişleri…
Ve fakat dağıtıp ısırır, acıyan ne varsa…
Yaşananları…
Yaşanmak için sıraya girmiş ihtimalleri…
Yapılmayanları…
Sadece erkek olduğum için koridor tarafına oturmak durumunda kaldığım, yani gam kenarının yine bana düştüğü, bir otobüs yolculuğumuz olmadı hiç uzaklara…
Sen benim omzumda uyuya kalmadın hareket halindeyken…
Biz durduk…
Durdurduk…
Gidebilirdik oysa…
Kimseden gizlenmemiş, sadece bizi gizleyen bir tatile belki…
Bir akraba düğününde dans etmedik meraklı akbaba bakışları altında mesela…
Çok severdim yatakta kahvaltıyı ama, buna uygun bir tepsimiz bile olmadı…
Alabilirdik… Biraz daha bekleseydik…
Zamanın dövdüğü bir hüzün ustasıyım ben…
Kelimelerim tuğla tuğla...
Her satırbaşında turuncu intihar hissi...
Aklım, dilim, cümlelerim hep geçmişte…
Geçmiş geçmiş de…
Ben geçemiyorum ki…
Bazen duruyorum yürüdüğümüz bir yerde…
Ayaklarımız diyorum, bir ara aynı anda buradaydı…
Beraber bastık bu toprağa…
Sahi var mıdır o günden bugüne kalan bir toprak zerreciği?
Tuhaf tutsaklığımın, her şeyden sen çıkarışımın şahidi kalmış mıdır etrafta?
Bu bardaktan su içmişti…
Bu sandalyede oturmuştu…
Bu bankanın önünde buluşmuştuk ilk kez…
Hiç gözümün önünden gitmiyor, çimlerin üstüne denk gelmiş tavla maçımız…
Elimizde soğumuş kahveler, tadı bizden önce kaçmış kekimiz…
Ve ikimiz de aynı anda mars olduk kıra kıra birbirimizi…
Bir Allah'ın pulu durduramadı bizi...
***
Gidişine türlü anlamlar yükledim…
İstesem kalırdın…
İstesen kalırdın…
Gözyaşımdan düğümler attım açılması zor olsun diye umudun…
Ama sevdim yine de…
Seninle alakalı ne varsa sevmeye devam ettim…
Son buluşmamızı sevdim…
Tam giderken, beni elimden tutup çeken seni sevdim…
Sarılmamızı sevdim…
Arkama dönüp bakamamayı…
Bizim oturduğumuz masada oturan mutlu çifti sevdim nargilecide…
Ne olur hep böyle kalın dedim… Ne olur…
Bir yıldönümü gününde, engel olamadım kendime yoldan döndüm...
Sen olmasan da sana giden yoldaydım, hatta birazdan evinin önünde…
Ağlayarak söndürdüm yeni yasımın mumlarını…
Kutlu olmadı ama!..
***
Biliyorum biz geçtik sevgilim…
Bizden geçti…
Başka hayatların insanlarıyız artık…
Başka umutların…
Başka adam…
Başka kadınların…
Tamam da, silebilir misin yaşadıklarını?
Boyayabilir misin siyahla neşeli günlerimizi?
Çıkarıp yüreğimi, kanımın söndürdüğü ateşlere atabilir misin, yangında ilk kurtarılacakken…
Yıllar sonrasına yatırılmış acılarımız var artık karanlık mahzenlerde…
Beklenmedik bir karşılaşma anında…
Bir havaalanında…
Bir tesadüfler garında...
Bir kafede…
Ya da sinema çıkışında kim bilir..
Birbirine bakan şaşkın gözler…
Belki evlenilmiştir, belki çoluk çocuk duvarı örülmüş, anıların üstüne beton dökülmüştür…
Işık mı en hızlıdır, ses mi kıyasında; açık farkla galip gelir o anda, hiç hesapta yokken acı…
Acı hızlıdır acı…
Yaşananlar bir çırpıda, dirhem dirhem koparır etini…
Ama ne çare; gurur engel olur…
Giyilen sahte mutluluk elbisesinin düğmeleridir tebessüm…
Boğazın düğümlenir…
Soğuk bir merhabadır dildeki…
Ama öpmek, içine çekmek istersin dudaklarından hasretini…
"Devam etseydik, tüketseydik bu kadar güzel olur muydu" gözlerinde birikir...
“Neden yok ettik birbirimizi” ağzına gelir…
Susarsın, öfken hükmen mağlup olur sevdana…
Üşürsün…
Çok üşürsün…
Gidene, kalana, mizahı olmayan haline üşürsün…
Öyle ki…
"Karda donmak üzeresin(dir)…
Uyumak tatlı geliyor(dur) ama…
Sen öldüğünün farkında değilsin(dir)" *



Not: Yazılırken baştan sona, Michel Fugain'den Une Belle Historie defa kez dinlenmiştir. Okuyana da bu şarkı eşliğinde bir kez daha okuması tavsiye edilir.

* Issız Adam filminden, üşüten bir cümle... Ve ısrarla itiraz; ne yaptın be Çağan Irmak?.. Çağan değil, beni boğan ırmak oldun...

Zeki Kayahan Coşkun *

İsyanlı Sükut
04-07-2010, 01:18 AM
Sevgilim !
Sakın bana / gitmekten
Ayrılıktan söz etme!
Dayanamam / yokluğunda dökülür yapraklarım.
Kopmaktır o yaşamdan
Düşen bir yaprak gibi,
Karanlıkta ışıksız
Yapayalnız kalmaktır.
Uzayda tek başına / sönmüş gezegene eş,
Amaçsız / beklentisiz / boşuna yaşamaktır.


Sevgilim!
Ayrılığı asla hafife alma,
Hoyrattır aşka karşı
İhanete kucaktır.
Ayrılık / hasretin en yalın hali,
Özlemlerin / yüklemlerin öznesi,
Ayrılık deyip de geçme sevgili!
Önadı “ayrılık” olsa da onun
Ne yazık! Soyadı “unutulmak” tır.

İsyanlı Sükut
04-07-2010, 01:20 AM
Adıma,yara düştü ve kalbimin saçlarına aklar!.. Mevsim bahârdı;oysa ben,gül kokularında küllenmiştim ve esâmîsinde hüzün okunuyordu yürek defterimin…
Kayıtlara geçsindi bu sevdâ!Adım,sessiz değildi;ömrüm mevsimsiz…
Öyle derin bir yardan düştüm ki;susarak ölemedim,özür dilerim!..
Perdeliydi gözlerim…Okçu Baba ile söyleştim,feryatlarımın fersûdeliğinde…”Okçu Baba”dedim, “Kalbime bırakma oklarını artık!..Yaralarım dikiş tutmuyor;merhemlerimin mîâdı dolmuş…”
Ömrüme dokundu gönlümdeki ağırlık;dokunmalıydı da!..Bir şarkı tuttum sevdâ serencâmından artakalan; “Eskimiş yüzüm aynalarda!..” Evet;yüzümde,ayrılığın ayrık otları kalıntıları vardı ve saklamalıydı bu metruk kenti ölene dek,mutantan nutuklardan!..Eskimişti yüzüm,yıpranmış;yalan değil hiçbiri,kalbim ağarmış…Mevsimlerden bahâr;gül bahçesinde tükendi sözüm…
Mir’at olur muydum aşka,tüm yıpranmışlığımla?..Harâbe şehrime,gün doğar mıydı?Güneşin selâmını alır mıydım,müşfikâne bir nefhâyla?..Peki ya,kayıtlara geçsin miydi bu vâveylâ?..
Sustum…Uzun soluklu sustum.Susuşumun aksi göründü sayfalarda…Yalımlarım,yanışlara eş…Âvâze sesim hârelendi dağların doruğunda!..
Mevsim bahârdı!..Hayâtımın bahârı sanmıştım;son bahârdı,sonuncu…
Adıma yara düştü vakitsiz;adım,yâre düştü!…

İsyanlı Sükut
04-07-2010, 01:21 AM
Yüzünün eşiğindeyim,
sana bakıyorum, içine, barikatsız beni bekleyen güzelliğine.

Bir şeyler katmalıydı insana düşünmek... Yaşam korkusu boşuna çekilmemeliydi. Boşluğu dolduranlar olmalıydı ve boşlukta sallananlar bir de. Dönenler dönmeyenlerden sormalıydı hayatı, bilemeyecekleri sorulara cevaplar vermeliydi yaşam usulca...

dedikten sonra yeniden başlamalıydı yaşam...

Başladı.

Karda iz bıraktığı sürece donmuyor insan, nafile, kader alnının tam ortasında yazanı silmiyor...

Dedim...

Ne gariptir, ilk defa müsveddesiz seçmekteyim kendimi. Gecenin bu ben vakti, sokulduğum bir nefese daha da sokulmak niyetindeyim ya; biten sigara izmaritlerini sayıklamaktayım düşlerde. Düşerek, adım attıkça göğsündeki hazneye gülümseyişimi daha da yerleştirerek... Ayaklarım falakadan kanasa da, önemi yok artık, yağmurlar silecek izlerimi, her damlasına vefalı bir harf sığacak sonra...

Okudum...

Şifrem çoktan çözülmüş...

Bana alış hadi, öğret nasıl alttan alınır üstüne gelenler, neden beni hayatta tutan ellerin bu denli güçlü, neden nedensizdir aşk... Özlet kendini, baktığımda can çekişsin dilim, fırtına ol, geceyi bekle hatta, yaklaş...

Bahçeye bıraktığım her kelime seninle arınıyor, selin kaybetmiş hüznü, bizi konuşmakta her köşe.

Gördüm,

Bahar geliyor yüzünün eşiğinden içeri bakarken ben…

Perçemine dokunmakmış aslında varlığıma anlam veren. İki nokta arasına bulamadığım cümlelermiş yüzüme astığım hüzün...

Gördüm.

Çocukluğundan miras acılarına sahip çıkmış bir benle sarhoştum ne vakittir. İkimiz de acemiydik o zamanlar. Ustası kalfası çırağı belirsiz bir atölyenin basma kalıp işleriydik belki, ne bileyim, dündük sadece.

Sustum.

Her dört duvarı gördüğünde susacaksın demişti tanrı, emanete bıraktığım gülümseyişi gizlice satan şeytandan bi haber kendimi sevmeye başlama vaktine kadar ağladım bende.

On yıllık bir nesil bırakılmış alnıma, anladım, her damla infaza gelmiş gibi nefretle asarken umutlarımı, isyanı göremediğim her aynaya tükrük bezlerimde beslediğim nefreti kustum.

Sokaklar buldum sonra, yüreğimin köşe başlarına levhasını asmayan nice ihanet mektuplarını okudum gezerken tek tek, durdum...

Yolumdan çık diyenler oldu, kendini terk et, düşlerini katlet hatta,

Gülümsedim...

Bildimki bu ben başka ben,

bekledim.

Oturdum pencere kenarına, şehrine karşı şarap içiyorum. Zamanın herhangi bir yerine sıkıştırılmış hayatımın sana bakan yanını düşünüyorum, avunuyorum belki, hüzün desem o değil, umut desem hiç değil, bilmiyorum, kendime vuramadığım sıkılganlık notları, evet bu olabilir işte, acıyan düşlerine sebep bu belki de, yeni bir şehir ihtimali yok aslında, ve çatlamış yanıma dokunma hasreti, ne dersin; yağmurlarınla arınmak, geçirdiğim depremsiz gecelerime denk düşer mi?

Fırtına yaklaşıyor
Korunaklı bir yere göm kendini...

Çocuktum daha, paslı bir çakıyla dolaştığım günlerdi. Aşkın aşk olmadığı, annemle babamın yaşadığı zamandı en son hatırladığım. Akşam üstlerine doluşan masa başı sohbetlerinden kalan ılık bir sevgiyle beslerdik içimizi, sırayla, ablam ben ve kardeşim. Beyaz örtülü masanın üzerine bir yığın huzur konulurdu her sabah, isteyen istediği kadar alır, arta kalan yarın olmadan çöpteki yerini alırdı...

-dı...

En çok bu gidip gelmeler yordu beni.
Düzgün olmayan ve tekil yaşanılan kocaman günler bir de.

Hep aynı bağ, tırnak işaretlerinde saklanan tuhaf anlar, çoğulluk belki de, ağrıyan yanlarıma toz konduramamak. Geri dönüş yolunu unuttuğum onca geceden biri daha, şarap içerken söylenebilecek onca küfür ve keskin bir yalnızlık kokusu, arka sokaktan gelen arabanın sesi bir de... Tenimden yere düşen kabukların yaraya bir hayrı yok ya, üşüyor açılmış yerler ve inadına sisli bir gece...

Göremediğim yerlere denk düşüyor yüzün,
Sırf bu yüzden...

"Parmaklarımda canımı yakan kelimelerin tuhaf acısı, saçlarımı avuçlarımın arasına alıp, sıkıyorum başımı. Damla damla akıp da kaybolsam diyorum, sessizce, yazmadan, okumadan, duasız, sus payım bile olmadan, damla damla, usulca. Korkmadan basıyorum toprağa, dağlara doğru kaldırıyorum başımı, uzak, derin, dipsiz bir boşluk yok artık gördüğüm yerde, üşümüş parmaklarımı göğsüme gizleyerek, yüreğim düşecekmiş gibi bakıyorum gökyüzüne, yaramı öpüyor rüzgar, sarmalıyor, kucaklıyor, kestirmeden giriyor hep içime. Kıyısında dursam da yaşamın, olsun, kıyısından da olsa tutunuyorum işte, gittiği yere kadar..."

Sisin ardında yanan bir şehir mi var bilmiyorum, penceremin bunu göstermeye mecali yok belki de, sadece birileri sisi kaldırsın diye bekliyorum, birileri anıların üzerine silindi yazmalı, yüzümü yıkayan çıldırasıya bir sövgü buluyor ellerim, birileri tutsun istiyorum yeniden.

Birileri acımasın artık, göğsünün sıcaklığında uyutsun istiyorum.

Her gece…

Yüzünün eşiğine düştüm.
Şimdi hangi yöne eğilsem sen bakıyorsun kirpiklerimin penceresinden.

Hangi durağında kaldım istanbulun, hangi sessizliğin sokak aralarında katledeceğim avazımı, ki sana özenmişse bu hangiler;
yaktım işte sesimi.
düştüğüm yer yağmurda ıslanan kaldırımlarda kalsın...

sen kal karaladıklarımın içinde. Bir kareden kareye, sağdan sola soldan sağa fark etmez, ama kal.

Yüzünün eşiğine düştüm.
sesin, yüreğimin orucudur, bilesin.

Eslemm
04-11-2010, 05:27 PM
http://i42.tinypic.com/bfjt39.jpg
Aldığın her nefes yalnızlığın zabtına geçmiştir
Gülümsemelerin solduğu yüz çukurlarında savrulur
Aşkın imla hataları:
Virgüllerin beli kırılır satır ortalarında
Ve noktasız sorusuz işaretsiz
Hatta ünlemsiz satır sonları...

Gidenden sadece ''Hatıralar''kalır
Boylu boyunca pişmanlıklar uzanır gözyaşlarına deştiğin yastık kenarlarına
Zaman durmuş gibi gelir sana hersey bitmiş gibi
Sona yaklaşmış gibi susakalırsın kapı diplerinde
Giden gider velhasıl
Perdelerimde taşınır Güneş
Varlığında konuşmayan duvarlar cümleleri sırtına yükleyip
Kirpiklerinde oyalanır kuru ayazlar
Giden daha gitmeden gömer seni!VE SEN SESİNİ YİTİRMİŞ BİR RÜZGAR GİBİ
KALAKALIRSIN MEVSİMLERİN AYAK UCUNDA
http://i39.tinypic.com/2unv72p.jpg
Sonra konuşmak deli gibi haykırmak istersin
Ama beceremezsin
Sonra ömür boyu susmak yada delice ağlamak istersin
ONUDA BECEREMEZSİN...
Akşamın karanlığı düşer ayak uçlarına
İçinde birikmiş özlemi anlatacak birisini arasın yada sıcak bir omuz
Ama bulamazsın
Kimsesizliğin sert rüzgarı yalpalar yüzünü ve sonunda pes edersin
Yenilirsin
Sonra da esaretin başlar gri gökyüzünün altında..
Gün gelir ölümü arar olursun
Yenilgiyi kabul etmiş bir asker gibi diz çökersin mağlubiyetin iki yüzlü gölgelerine
Ve beklerken ölümün saatsiz sırasını gözetlerken Azrail'in gececeği tozlu yolları
Kelimelerinle yanlızlığın kıyısına kusarsın çığlıkları
Gözyaşın akmaz sanırsın oysa iç cebinde biriktirdiklerin ayrılığın tek şahididir.
Baktığın her kadın gideni hatırlatıyorsa
Dudaklarında yüreğin yavaş yavaş soluyorsa susmaya mecbursunyanlızlığın ayak dibine düşmüşsen bir kere kalkmak için bir el arama etrafında
VE BOŞA ÇABALAMA ARTIK YENİLMİŞSİNDİR
http://i39.tinypic.com/5o820k.jpg
Tüm zaferler senin eserindir artık...
Hayata cezalar kesercesine hala sol yanım içten ice kanamakta
Hala cerahatı bitmemiş bir ayrılığın narkozunda yüreğim
Ve soğuk parmak uçlarım ısrarla onun adını gökyüzüne karalamakta...
Sensiz ölmeyi göze alıp ölemiyorsam

Uzaklarda senin saçlarına değil de başkasının saçlarında dolaşan ellerini hala özlüyorsam
Hala sevilmektesin HALA BENDESİN
http://i42.tinypic.com/2di3ybd.jpg
Bir zamanlar elele dolaştığımız sokaklarda anılarımızı ve gül kokunu hala arıyorsam

Saatleri duvarları mıhlayıp hep aynı şarkı sözleriyı dinleyip
Rüzgarın kovaladığı caddelerde sana arkası dönük olanları hep sen zannedip
Senin olmadığın anlamında yüreğimi topuklarımda eziyorsam Demekki hala bende YAŞAMAKTASIN
Hala bende nefes almakta hala bende ''DUA DUA''kanamaktasın
http://i44.tinypic.com/1672n4h.jpg
Aşk belki de imkansızlığın dudaklarına mıhlanmış tek kelimedir
Ya da cümlelerin namlusundan yüreğine saplanan kanlı bir gözyaşıdır. ''Belki de sensiz hayat:
Ölümün önsözünde birkaç cümlelik olsada mutluluğa senin adını yazabilmekmektir''

MisseM
04-11-2010, 06:03 PM
Ben Leyla olmaya razıydım sen derdimi dinleyen mum olsaydın...
(http://www.yorumla.net/register.php)
Bir ikindi yalanında sönmeyiverseydin kimbilir ne sabahlara çıkardı bu yangın...

Ben Leyla olmaya adayım.Yeter kisen beni yakacak mum ol...

Mecnun gibi aşamasan da dağlarıiki çift hayalde asılı kal o da kafi.

Sekeratındayım tüm keşkelerimin
tüm 'ah'larım 'vah'larıma girizgah olmuş.

Hüznüm mayın tarlalarında dolaşıp firari gecelerde mesken tutmaya başlayınca anladım;

içli bir türkü tutturmanın gerekliliğini.
Lambada titreyen alev üşüdü
Gönül kaç hasretten yandı
Saçlar yolundu
Türlü türlü dertlere misafir de olundu...

Ama hala yanmadı mum...
Ve ben hala adayım Leylalığa
Ve ben adayım Mevla yoluna.

aLntı

İsyanlı Sükut
04-12-2010, 01:24 PM
Eslemcim canım çok güzeldi sağolasın:cicek:
Güzelcem:optum:

MisseM
04-12-2010, 01:27 PM
fazla söze gerek yok dimi tatlım;)
tesekkurler:)

_C@NC@N_
04-13-2010, 10:08 PM
DüşünceLerim .....

Hayat herŞeye biyerden başLarız sOnu başta düşünmeyiz ama zamanLa anLarız ki her başlangıcın bir sonu wardır benimde başLanqıcım buRasıydı ve sOnum yakLaşıyOo bunu biLiyOrum....Yerim dOLucaktır her gidenin yeri d0lduğu gibi benim yerimde d0lacaktır....

Tek faRk ben arkamda kimseyi bırAkmıyOrum herkeSi tanıdıqım herkeSi benLe birLikte gÖtürüyOrum yüreqimLe biRLikte...Neler yaşandı Neler bitti kim bilir ki.. hayat bize neLeri başLattı şimdide sOn bulduruyOo hayat bu....


DüşünceLerim sadece

İsteniLmeyen bi yerde hangi yürek kaLır ki!!Kalmalı !!!
Yada sevdikLerinin birer birer Gittiqi insan nasıL kaLır ki!!!


ELbetde zOrdur...BaşLanGıçlar dahada zordur kendini oRaya Kabul ettirmek hayaTTa bi yerden başlamaK z0rduR ama s0n olmak o kadarda z0r deiLdiR...Susun hiç bişey demeyin ben buqün gitmiyOrum çünkü sadece başLadım qibi bi sOnumun olucaqını söy-lü-yOo-rum çünkü giderken veda etmicem vedaları seVmem ben Benim başLaqıcım burası Sonumda burası oLucak az kaldıı...SevdikLerim beni tanıyanLarLa kaLdıqım yerden devam..

Unutma. ! Unutmayın. ! her başlangıcın bir s0nu wardır...benimde bi sonum
vAr burda...

İsyanlı Sükut
04-14-2010, 01:43 PM
Gece yarılarından sonra şafaktan önce


Bilmediğim bir istasyondan bilmediğim bir müzik geliyor kulağıma:


Uzak

vahşi

Karanlık...
Gece denizleri gibi bir müzik
Batık gemilerli gece denizleri gibi bir müzik
Çağırıyorçağırıyor beni durmadan
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.





Yüreğim sızladığı zaman


Duvarları banka afişli çok eski bir şehrin Cumhuriyet Caddesi'nde iki tüfek bir kelepçe


Tüfekler garip garip

Kelepçe garip...

Öyle beter
Öyle çamur
Bir yaprak döne yuvarlana
Bir akarsu bata çıka...
Koşuyor koşuyor bir kadın kelepçenin ardından
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.




Yüreğim sızladığı zaman


Bir kara tank çıkıyor bir ağıttanbir filmdenbir savaş romanından çıkıp yürüyor sevgilerinözlemlerin üzerinden.


Aşkların umutların oyuncakların küçük emeklerin büyük kaygıların üzerinden geçip gidiyor.

Su gibi ilerliyor yangın

İşliyor kıtlık karanlığı
Ölüler birden bire şarkılaşıp
Virüsler bakteriler
Bütün dilleri birden konuşuyor herşey.
Çırpınıyor yerde bir damla kan
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.





Yüreğim sızladığı zaman


Kör bir çeşme başında kör bir kadın geliyor gözlerimin önüne


Bütün iplikleri bütün iğnelere takıyor da

Ne iplikler bitiyorne de iğneler.

***ürülmüş oğluna mı
kaçırılmış kızına mı
Geçen günlerine mi
Unutmuş neye ağladığını
Ağlıyoraranıyor
Aranıyor
Bıkmadan
Bilmeden
usanmadan.
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.



Yüreğim sızladığı zaman


Ciğerlerime çekerken kötülüğü


Ellerimle dokunurken kötülüğe

Ayaklarıma dolaşırken kötülük

Şu taşı şurdan alıp şuraya koymamanın pis bunaltısı geçiriyor tırnaklarını gırtlağıma.
Kokuyor işyerleri
Kokuyor günaydınlar.
Ne varsa verilmemiş
Alınmamış ne varsa;
Edilmemiş söz
Patlamamış öfke
Uyutulmuş ne varsa
Ne varsa kokuyor birden bire
Ve kayıyor bir şey parmaklarımdan
Ve belki de işte o zaman başlıyor sızlamaya yüreğim.




Yani ben dört mevsime bölerek bu yürek sızısını


Günleresaatlere bölerek bu yürek sızısını


Sokağımkentimvatanım sanarak bu yürek sızısını

Bir yaprağı durmadan işliyorum bu ölümsüz ağaca.




Günlere saatlere bölerek bu yürek sızısını...


Hasan Hüseyin Korkmazgil

İsyanlı Sükut
04-14-2010, 01:51 PM
BirbirimisizLiğimizin BiLmem Kaçıncı Günü.. Saymayı bıraktım artık sevgilim.
Uzun zaman geçti.
Uzun ayrılıklar uzun birliktelikler yasadık.
Ama hepsi sona erdi.
Şimdi sonsuz sensizlik..

Çok anlamsızdın baslangıçta benim için.
Birşey ifade etmiyordun ki sevgilim.
Ben sana acı çektirirkennerden bilebilirdim birgün döktüğüm tüm gözyaşlarının damla damla senin adını taşıyacağını.
Nerden bilebilirdim birgün çektirdiklerimin hepsinin bana geri döneceğini.
Ettiğimi buldum işte.
Artık sen yoksun.
Her yeni doğan güneşle yine sensizlik doğuyor odama sabahları.
Saatin tiktakı yerine ismini duyuyorum.
Seninaşkın ismini.
Zamanher saniye bıkmadan hatırlatıyor bana ne kadar da sensiz olduğumu.

Birbirimizsizliğimizin bilmem kaçıncı günündeyiz.
Saymayı bıraktım artık.
Kopan takvim yaprakları yoruldu yalnızlığımı saymaktan.
Nerdeyimkimleyimne zamandayım hicbir önemi yok ki bende.
Ben gecmişte takılı kaldım.
Şimdiki zamanım yok benim sevgilim.
Ben gözlerimin gözlerini bulduğu o ilk anda takılı kaldım.
Bizim baslangıç noktamızdageçirecegimiz 3 senenin ilk saniyesinde.
Seni gördüğüm o ilk andan seni kaybettigim o son ana kadar herşeyiyle tekrar tekrar yaşatıyorum bizi...

Birbirimizsizliğimizin bilmem kaçıncı günündeyiz.
Saymayı bıraktım artık.
Seni yaşadım ve yolumuza yalnız devam ediyorum artık sevgilim.
Issızsensiz ve yalnız.
Bana yaptığın şarkı sözleriları dinliyorum.
İçinde adımın gectiğibenim adıma yapılmış şarkı sözleriları dinliyorum.
Herşeyini yavaş yavaş unuttuğumu fark ediyorum sonra.
Herşeyden geri bana bir tek sesin kaldı.
Sesini unutmamak icin defalarca dinliyorum o şarkı sözleriları.
Yazdığın sözlerde kayboluyorum
Beni gerçekten bu kadar sevdin mi sen ?

Aşk bana göre büyük bir saçmalıktı
4 duvar arkasındaki karanlıktı.
Seni tanımadan önce hayat yalandı.
O 4 duvar arkasından bir güneş çıktı..
Ben senin güneşindim hani ?
Ben senin o karanlık dünyana doğan güneşindim.
Güneşini karanlığa mahkum ettingittin sevgilim.

Herşeyin bir sonu var derler
Ben pek inanmazdım.
Ama yine de sonumuzu hiç böyle düşünmemiştim.
Bana ihanetinbeni aldatman hiç gelmemişti aklıma.
Ben bize mutlu son senaryoları yazarken sen herşeyi tuz buz ettin sevgilim.
Bir anda içimde yeşeren tüm umutlarımla yok ettin beni.
Bri anda senelerimi verdiğim aşkımı parçalara böldünöldürdün onu.
Her türlü şeye katlanabilirdim
Ama ihanet bir bıçak gibi.
Kesin ve keskin !
Kalbime sapladın o bıçağı ve çığlık çığlığa haykırmaya başladı kalbim.
Şimdi hala içinde saplı kalan ihanet bıçağıyla mücadele ediyor.
Kan kaybediyor kalbim ve hala 6 aydır susmuyor.
Delicesine haykırıyor ismini.
Her atışında pompalanan kanımda ismin damarlarımda geziyor.
Ben hala senden nefret edemiyorum.
Yapamıyorum sevgilim.
Mutluluğu bende değilbaşkalarında bulurken baskalarını öpüp severkenonlara da söylüyor muydun bana söylediğin aşk dolu sözleri ?
Onların da gözlerine bakıyor muydun derin derin.
Ah o içine dalıp kaybolduğum gözlerin.
Tüm bu yaşananların sebebi o gözlerin.
Onları hic görmemiş olsaydım seni hic yaşamazdım ki..
Seni bilmezdim.
Aynı öncesi gibi.
Sanki hiç ' sen ' im olmamış gibi.
Kurduğumuz hayallerin hepsi toz olup uçtu sevgilim.
Ve ben artık yoruldum.
Hiç dönmeyecek isminin gölgesi kaldı duvarlarımda..
Ben her gece onu izlemekten yoruldum.
Artık ne isminne anılarınne de şarkı sözleriların olacak sana söz..
Hic yaşamamışız gibi..
Tarihimizden birer birer silinecek anılar.
Ucundan tutup yakacağım hepsini..
Küllerini de gözlerini gördüğüm o günkü gibi yagmurlu bi havada savuracagım damlaların arasına.
Her damlayla birlikte yere düşüp kaybolup gideceğiz.
Sana söz sevgilim.
Son kez sevgilim diyorum sana.
' Seni Seviyorum ' demeye bıkmadığımdoyamadığım SEVGİLİM.
Ben seni herkesten çok sevdim.
Ben sende kendimi kaybettim.
Şimdi sen de gittin.
Kendimi bulamıyorum SEVGİLİM.
Seninle birlikte öldü benim benliğim.

Birbirimizsizliğimizin bilmem kaçıncı günündeyiz.
Saymıyorum artık.
Sonsuzluktan bir eksilmişbir artmış ne fark eder ki..
Sonsuz yine sonsuz değil midir sevgilim ?
Şimdi ben de gidiyorum aşkım.
Son kez aşkım diyorum sana.
Doya doya.
Giderken bıraktığın tüm can kırıklarını bulup teker teker yapıştırmaya gidiyorum.

Elveda AŞKIM.
Son kez..

...ELVEDA...

İsyanlı Sükut
04-16-2010, 11:37 AM
http://img360.imageshack.us/img360/9316/3po305099jw.gif

Bitmeli bu aşk

Yarım kalmalı

Hiç yaşanmamış gibi

Son bulmalı kahır akşamları

Ve sen;

http://img360.imageshack.us/img360/9316/3po305099jw.gif

Unutulmuş zamanlarda kalmalısın artık

Kaybolmalısın gecenin karanlığında

http://img360.imageshack.us/img360/9316/3po305099jw.gif

Susmalıyım şimdi

Sessizce meydan okumalıyım çaresizliğime

İsyan etmeden bocalamadan

Sensizlikte damlayan yaşlar durmalı

Sönmeli ateş….

Yarım kalmalı bu aşk

Çıkmalısın artık düşlerimden

http://img360.imageshack.us/img360/9316/3po305099jw.gif
Oysa ne çok sevmiştim seni

En büyük korkumdu seni kaybetmek

Acıların en dayanılmazıydı

Her gün biraz daha ölmekti..

Ama bitmeli bu aşk

Yarım kalmalı

Hiç yaşanmamış gibi !...

http://img360.imageshack.us/img360/9316/3po305099jw.gif

_SaHrA_
04-17-2010, 12:30 PM
http://img229.imageshack.us/img229/7442/b145763f6bkgw9.jpg

§...SuSKuN YüReĞiM...§

İçimdeki sen..ah bi atabilsem içimdeki seni!
bi unutabilsem.biliyorum unutmak yoktur..

unuttum demek bir nevi hatırlamaktır zaten..
hiç birşey üzmemişti beni bu kadar.

hayatta yaşadığım hiç bir kötü an bu kadar yakmamıştı içimi.
aşk sen neler ettin bana böyle..
içimdesin ve benimlesin her anımda yanımdasın.

uzak olsanda fark etmiyor sen içimdesin..
söküpte atamıyorum kal öylese içimde yaşa!

inat etmek çok zor geliyor artık bana..herşey bitiyor..
aşk,tutkular,özleyişler herşey bitiyor...
ama içimdeki sen yaşıyorsun ve içimdesin bir türlü çıkmıyorsun..

sözlerin artık anlamsız sözler artık birşeyi ifade etmiyor..
suskun yüreğim ve ben vede içimdeki sen yaşıyoruz..
belkide kabullendim bunu belkide kabullenmek zorunda kaldım..
hep böylesi daha iyi derken kaybettim.

kaybedişlerimle yaşadım ben suskun yüreğimle...
sevdim benn sevdim karşıdakinin sadakatsizliğine
aldırmadan sadece sevdim suskun yüreğimle...

kapıdan çıktın aklımdan çıktın ne hain çıktın sen
kalbimdende çık..oynamayı sevdin ağlatmayı sevdin
her kimi sevdiysen git onu sev...


...Yalnız Ben ve Suskun Yüreğim...

İsyanlı Sükut
04-17-2010, 12:38 PM
kapıdan çıktın aklımdan çıktın ne hain çıktın sen
kalbimdende çık..oynamayı sevdin ağlatmayı sevdin
her kimi sevdiysen git onu sev...

Dün geceden beri içimde çöreklendi kaldı acı,yüzüme kapatılan telefona mı kızayım,sevdiğime ama değer göremediğime mi kızayım bilmiyorum...
Unut gönlüm unut diyorum o da beni dinlemiyor artık...kalakaldım ortada...
Allah'ım sabır ver nolur...Aşk bir derya ben ortasında boğuluyorum...
Paylaşımına sağlık abla...Yüreğime yaslandı bu paylaşımda..
Ya Leyla aşkı yaşamayı bilmiyor ya da aşk Leyla ile oynuyor...:o

_SaHrA_
04-17-2010, 12:39 PM
aşk Leyla ile oynuyor çünkü; aşk leylanın yüreğine bu oyunu
ezelden ebede yazmış..

canım benim...

_SaHrA_
04-17-2010, 12:42 PM
http://img186.imageshack.us/img186/8633/112309691380es0dw6dppm6.jpg

Yalnız gece


Yalnızlığa bahşedilmiş bir gece
Kuru ve soğuk
Gardını almış bir silahşör yüreğim
Görkemli ve dik…


Akşam yıldızı yalnızlığım
En uç köşede masum
Pusuya düşmüş yılan yalnızlığım


Gün batımı doğuşum
Kısadır yaşayışım
Çoktur yalnızlığım


Kuytu mezarlıklar sahibi yüreğim
Kayıt tutulmayan ölü şehir…


Sessiz sakinleri şehrin
Her daim yalnız her daim yoksul
Her daim körpe


bir sensizlik daha çöküyor gecelerime


bir sensizlik daha çöküyor gecelerime
bir yalnızlık saati daha kapımı çalmakta
karanlık sinsi bir şekilde yayılıyor şehrin her tarafına
ıssızlık var şimdi senin olmadığın her şehirde


yitip gidiyor senden kalan her şey
çaresizlik kaplıyor bazen anlamsız bir şekilde tüm ruhumu
küçük bir çocuğun umutlarında saklıyorum sana olan özlemlerimi
beklide sevinçlerimi
yanlışlıklar var biliyorum
küçük kalp kırıklıkları
sağanak yağmurlara benzetiyorum seni
ama tek bir farkınız var onlar ellerime değip geçerken
sen en olmadık yere yüreğime değip geçiyorsun


ve bilmediğin bir şeyler var sende farkındasın
farkında olmak yetmiyor bazen sende biliyorsun
eksik olan bir şeyler var içinde
tamamlamaya hiçbir zaman çalışmadığın
bir çocuk ölüyor içinde
büyütüp yetiştiremediğin


Yokluk En Büyük Gercek....

İsyanlı Sükut
04-17-2010, 12:42 PM
:agla: ..

_C@NC@N_
04-21-2010, 12:19 AM
SenSizLiĞe DiZ Çökmüş Yüreğim


ßir zamanlar Rüzgar en endamlı edası ile okşardı saçlarımızı
Şiirlerimiz çağlayanları ağlatırdı..
Ay sesimize ışık eder, yıldızlar alkış tutardı sevdalı türkülerimize.
YA şimdi? Her şey çok insafsız be gülüm..
Şimdi türküler bile suskun..

Hele Yüreğimi kırılgan ızdırap dalına bağladığımdan beri,
Ayrılık türküsünün isyankar haykırışı ile başladım sensiz gelecek sabahların ilk saatlerine.
Ne hazindir ki, artık yoksun….
Ve..
Yıldızların dizleri titremekte.
Semanın bağrından kopup gelen bir rüzgar tüm öfkesi ile yüzüme esmekte.
Her batan güneşle beraber isyanlar doğmakta ürpertici geceye.
Gözlerin var yorgun gözlerimde
Hatıran var yüreğimin en ücra köşesinde
Umudum, kar kristalleri gibi avucumda erimekte..

Yıldızların çadırında yaralı türküler, yarım kalmış sözlerimiz ise nafile bekleyişte
Vedalaşan baharın soluk benizli yapraklarında yüzüm, gidişine sessizce ağlayan namahrem gözlerim…
Ve titreyen rüzgarın ezgidar sesi, kan kusan nehir, sinemde düğümlenen hıçkırıklar, yokluğunun eseri…
Hasret ise en hazin kıyafetini çekmiş üzerine
Vuslat umutsuz bekleyişi ile çoktan tükenmiş ölü bir serzenişe..

Bu ne gidişti be kınalı kekliğim..Bu nasıl ayrılıktı sevdamın rengi?
Bu hasret, bu sırasızca hıçkırıklar neyin bedeli?
Deli yeller ağlar, dağların kızıl saçları ağırır,
Adını nakış nakış yazdığım gökyüzü kara bir uğultuya bulanır..
Dağlarda özlemini sarıp içerim,hasretinin göz yaşını uçurumların nasırlı ellerine koy veririm.

Döktüğüm göz yaşlar yanan bir alev nehri olup yeryüzüne kafa tutmakta..
Şirinin yazılmasını bekleyen kalemim sitemli bir eda ile yüreğimi sorgulamakta.
Ve sormakta, Sevgilin Nerede?
Hasretin içimde ya..Adını duydum ya, Yine gözlerim nemli halini almakta
Ve apansızın köhne geceye,yeni gece doğmakta,
Yıllanmış acılara, yeni acılar eklenmekte
Yıldızlar fena halde sarılmakta biçare geceye..

E gecede ne yapsın be, bir yıldızları bir beni teselli etmekte.
Benimse ne sığınacak limanım, ne dokunacak bir yıldızım var..
Mısralarımın boynu bükük,
Sadece yolunu gözlemekten feri sönen ßir çift sevdalı bakış..Ve ağlamaklı şiirler…

İsyanlı Sükut
04-21-2010, 12:40 AM
Sevdiğim bir şiirdir,teşekkürler cancan:cicek:

İsyanlı Sükut
04-21-2010, 12:48 AM
Bitimsiz bir (ç)ağrıdır şimdi, gecenin karanlığına haykırdığım…
(s)olgun cümlelerimde ağır yaralı kalmış,
hicran iniltili bayat intiharlarım…

Hırsını alamadağım öfke kanamalı gidişler,
ne kadar yoklasa da sabrımın sınırlarını,
kavga makamında türkülere eşlik ediyorum yakılmış sesimle…
Yalandan yapılmış sahnelerde, tüm replikleri gerçek bir oyunun
unutulmayacak karelerini canlandırıyorum…

Korkuyorum yıkıldığım günlere çentik atar diye,
sabırsız arzularım…
Bu yüzden kaldırmıyorum kabuğunu neşter kesiği yaralarımın...

susuyorum soluğuna gece;
Boğazıma tükürülen karanlıklarında
sessiz düşüyorum yaralarıma…
Yavan düş/ler çiziyorum yüzüme…
dünlerden bozma eksikliğim, eskiyor
Yalnızlığıma…
hüzün hükmünü yemiş ifadesizliğim,
Kentsizliğime diz üstü düşüyor…
Yol heybeme ilişiyor bir parça nedamet daha…
Uykusuzluğum bölünüyor korkularıma…

Kırılmış aşk parçaları serili gecenin karanlığına…
Çabucak gelen baskın bir ayazdı yalnızlık…
Çıplağım,ardışık acıların kuşatmasında…
Giyinemedim kelimelerin sıcak anlamlarını üzerime..
Adımlarımda ağır bir yürüyüşün sızısı
ve bu sızıyı kemiren hırçın cümlelerim var…

"Mah/pustayım"

Pustum bil/e/meden gizime;
Az’almış yanlarıma birikiyor devrik tanımsızlığım…
Kaçışlarıma yazılıyor dilsizliğim küfür tadında…
Kaçıyorum adımlarım yettiğince…
Kaç adım kaldımsa geriye,kaç ad kaldımsa kendime…
Yollarım içime uzuyor yine… azılı intiharlar soluk kesiliyor yüzüme…
Zaman/sızım eski bir şiir tadında gülüşlere…

Ardıma bakmaya korkar oldu gözlerim…
Gelecek zamana çekiyorum tüm fiilleri…
Anlamını yitirmiş ne varsa kalemimden sızan,
Üstü başı par(ç)alanmış bir ezginin nakaratına yazdırıyor kendini…

Tanık varım boy veren ihanetlere…
Bakışlarıma bilenen yanılgılarım alev tadında telaşlı…
Veballerim nadasa bırakılı…
Tarihi eksi arşivi geniş yalnızlıklara, kimliksizliğim yazılı…

Cılız bir umudu uyandırıyorum her sabah…
Alt noktası yüreğim olan ünlem işaretleriyle
(k)aralıyorum kaygılarımın sayfalarını…
Çengelleri içiçe geçmiş soruların,
üç noktayla son bulan çelişkili cevaplarında
kaybediyorum anlama yetimi…

"Anlam/sızım…"

Vurdum sabrı elime;
Kızıl kan içiyorum dilime…Sesime yankı bulan kırk ikindi ezalar dimağıma sorguda…
Şahadete durmuş minarelerde seslenirken sonum ,
Son sela dem vuruyor üstüme…
Vakitsiz seriliyor kara kefenler bedenime…

Yine öfkeyle bileniyorum, haldan bilmez kahpe yalanların,
kedere isyan sözlerine…
Sabah ezanıyla uyanıp,kirli seccadelere
sahte yüzlerini süren yalan bakışların,
iğrençliğinde kaybediyorum inancımı…

“BİR İNSAN BU KADAR EKSİLEBİLİR Mİ ?”

Usul usul çekiyorum kendimi alfabesizliğime…
Saklıyorum ima edemediğim sözlerimi üç noktalar ardına…
İmhasız öfkelere taşıyorum ikametsizliğimi…
Elemlere göç eyleyen ruhum direniyor ünlemlere…
Tövbeler akıyor sesime…Aklıma düşüyorum birden…
An’sız kalıyorum adıma kesilen hükümlere…İthaf düşüyorum adımın yıkımına…

Eksiğim…
NE KAHRAMAN OLABİLDİM GİDERKEN…
NEDE ONUN OLDUM KALDIĞIMDA…
Zaten ben hiç baş edemedim ki ;
Kanser gibi hücrelerime yayılan
sevimsiz cümlelerin öfke dayatan faşizanlığıyla…
Dumandan kapkara "F" tipi odamın duvarlarına afişliyorum direncimi…

"Kahrolsun (Hain Bu) Sevda"

Boğ/az’ıma kadar battım infazlara…
Doldum içi küf birikintili düş odalarına…
Düştün yanıma ölüm b/akışında…
Zamansız geldim kendime yanılgı t/adında…
Ve yangın oldum kentimin yalınsızlığına ,yanıldığım yanımla…

NE KAHRAMAN OLABİLDİM GİDERKEN…
NEDE ONUN OLDUM KALDIĞIMDA…

İsyanlı Sükut
04-21-2010, 12:56 AM
http://i48.tinypic.com/2wnd4z6.gif
Denizlerin dalgalarıyla kavuşmasını izledim hep uzaktan.
Mavi gökyüzünün mavi denizin tam arasında uçup da ufuklara baktım hep... Uzaktan...
Yağmurlar düşerken toprağa korktum
Islanmaktan...
ve ben hep camın arkasından baktım uzaktan...
Ne bu mevsimden, ne havadan, ne gökyüzünden...
Ne de yağmurdan...

Ben yoruldum...

Güneşe özlemle bakarken, ay' a hasretlerimi dizmekten...
Üşümekten korktum..
Yoruldum...
Belli belirsiz hüzünlerden... Hiç gidemediğim yollarda yürümekten..
Yolda yürürken, sahte kırçiçeklerini koklamaktan...
Başı eğik yüzlerden.. Utandım...
Üzmekten korktuğum/ n kadar üzüldüm / üzenlerim...
Anladım...

Gitsem, daha da gitsem hiç bitmeyecek masalım...
Gördüm...
Bu yüzden masalımın sonunda uyuyan ve hiç uyanamayacak prenses olmayı bilmekten...
En başında yitirdiğim elmalarım, gökten hiç düşmeyeceklerim...

Yoruldum...
Düşlere dalmaktan, düşlerimden uyanamamaktan...
Firakların başımda uçuşmasından...
Görmekten korktum... Yitik olanların beni her defasında yitirmelerinden...

Direndiklerim...
Sustuklarım...
Asiliklerim...
Ah güllerim...
ya günlerim...?

Yoruldum...

Kimsesizliğimi alıp koynuma, şimşekler çakan gecelerde uyuyamamaktan...
Sabah olduğunda uyanamamaktan korktum...
Yoruldum...
Yoranlarım...
Yorduklarım...
Yoruldum artık...
ve sustum ölümüm/ n ardından ...

Vildan Uyar

İsyanlı Sükut
04-21-2010, 01:00 AM
Aşkın zarını yırtıp ay/nı ışığa kavuşmadan dur! demek gerek../.. farklı bir masal var mı bildiğin? ..
yarım kalsa da bir gün..

Gözlerinin değdiği yerden kaçırıyorum gözlerimi
Devrik cümlelerin enkazından süslü kelimeler çıkarıp
Saçlarıma taktığında..
Bir şiirin orta yerinde sırtımı dayamış mısralara
Bir aşk yakarışını duymazlıktan gelirken
Gölgemden düşen ‘Sen’leri topluyorum..
Benim hiç şiirim olmadı
Sana bir sır vereyim;
Ben de şair değilim..

Heybetli bir gecenin durgun terk edişinde gizlenir
Çarmıha gerilisi karanlığın
Bir vedaysa eğer bu ayrılığa yakışır olmalı
Unutulmaya hazır/mı ismin,
Sus ve dinle sadece..
Kelebeğin ömründen çalınmıştır aşk
Tanrının gözlerinde ışırken
Ve ayrılığın çapkın gülüşü
Bakire tutkuların hücrelerine sığınmış
Pusuda bekliyor son perdeye kalır/mı
Renkleri soldurmak hayallerin
Cesur martının kanadında yalnızlık
Yerden yükseldiğince alçalır esaret
Özgürlük;
Göğün ıslığına uçabilmek
Benim hiç kanatlarım olmadı
Sana bir sır vereyim;
Ben de melek değilim..

Yasakların puslu havası çekermiş sevdaları
Kumrular sevişebilirdi mesela
Ama biz hayır! ..
Ayrılığın dudağına ıslak öpücükler kondurmak
Bir günahtan kaçmak belki
Ya da korkular üçgeninde saklı bir çember
Ne de olsa her başlangıç bir sona gebe
Ne çıkar olsa
Daha erken daha da erken..
Yıldızlar kavuşabilirdi mesela
Farklı coğrafyaların sevdaları
Hayır!
Bu sonu daha en baştan yazdık
Umut dalgalanan limanlardan
Sahte gülüşler çaldık
Bizdik;
Sen, ben olamadık hiç
Sana bir sır vereyim;
Ben de ben değilim..

Yağmurların sarmaladığı gözümden süzülenler
Yetmedi inandırmaya seni
Hâlbuki avuçlarımın ıslaklığı karışınca tenine
Tüm yaraların iyileşirdi
Üzülmem sanırsın ayrılığın yamacında durup
Boğulan sevgileri seyrederken
Üzülürüm../..
Bir bozgunun başrolünde
Ağlamam değil mi yitip gitmelere
Melekler ağlamaz dersin
Ağladım../..
Söylemiştim;
Ben melek değilim..

Sonu getiren çığlık delerken kulakları, yürek aldırmayıp, yoluna devam etmeli../..
Bütün masallar benzer birbirine...
Yarım kalsa da bir gün..

İsyanlı Sükut
04-26-2010, 07:58 PM
http://i1004.hizliresim.com/2010/4/23/1766.jpg

Sen bana kadınım dedin adamım…
Kendime iyi bakmamı söyleme bana.
Hiçbir iyi dilekte bulunma benim için.
İstemiyorum üzülmemem gerektiğini anlatma defalarca…
Sen bana kadınım dedin adamım…
Başka aşklara emanet etme sakın beni.
Ben hiç yaşanmamış sayamam ki ikimizi..
Böyle olması gerekiyor’ları git kendine anlat sen!
Hangi sabah sensiz uyanmamı hak ediyor?
Hangi şarkı sensiz dinlenecek şimdi?
Hangi yollarda sensiz yürünecek?
Sen bana kadınım dedin adamım...
Şimdi gidiyorsun ya?
Hangi ikinci el aşkıma değecek?
Beni bırakıyorsun ya öylece…
Elini kokunu gözünü alıp gidiyorsun ya?
Bana mutlu olmamı söyleme!
Sen bana kadınım dedin adamım…
Kokumu içine çektiğin günlerin bile hatırı yok mu sende?
Öyle çok sevdim ki ben ‘biz’i
Ben sana ‘git’ diyerek küfür edemem ki!
Gitme sakın bırakma‘ikimiz’i…

Alıntı..

İsyanlı Sükut
04-29-2010, 08:29 PM
Beni sende sonsuz kılan neydi? Ellerim neden bu kadar asi? Söylesene… Yüreğim neden bu kadar serseri?

Kelimelerini içime batıra batıra geldin bir Haziran gecesi… Üşümüştü kelimesizliğim… Tümcesizliğim nasır tutmuştu,yokluğa vuslatı kendine masal saymaktan… Bilinmezliğim sinsi bir kanserdi yazgımda… Ve çözülmeyen bir düğümdü adım; kırgın bir güle bestelenmiş hüzzam şarkının hiç yazılmamış nakaratında…Oysa sen ümmiliğimin kalemini konuşturacak kadar kelimeliydin… Ve bana yazmayı öğretecek kadar sabırlı…

Kırgın bir gülün kırıklığıydı acımı acına yakıştıran… Ayak basılmamış bilinmezliklerdi belki de seni uçurumlarımdan hiçliğime savuran… Usul bir sessizlikle yanaştın yalnızlığımın kıyılarına… Masum bir soru işareti batırdın yalnızca adıma… Çocuk aklımla nerden bilebilirdim ki satırlarının içimdeki okyanusu yakacağını? Ve nerden bilebilirdim bu koca adamın bilinmezliğime ayak basacağını?

Bak ! Annem pamuk prensesi getirmekten dönüyor masalıma… Oysa yedi cüceler kabuslarımı basmakta… Ve intiharım gelişine ramak kala infazda… Tek celsede kelimelerim darağacında… Devler ülkesinde sol omzu yere yakın bir bücür ölüme kucak açmakta…

Gittim… Can yakmayacaktı gidişim… Masum bir suskunluktan dem vuracaktı zaman… İçime içsiz kalsa da gidişim,beni oynayacaktı yine gözlerim… Olmadı… Canını yakmamak adına yaktım canımı… “Hiç” bir şey insanı bu kadar yakar mı?

Hiç bir şeyim!

Gittim ve paçavraya döndü cesedim… Üstüme örtecek kadar bile yok kelimelerim… Susacak kadar kelimesiz,yazacak kadar bensizim… Bilinmek yaksa da canımı;Söylesene (h)içimin en (h)iç yanı! Ölsem biter mi bu hiçlik?

Sen;şakağına el yordamıyla bir kurşunluk acıların değil,bin atımlık yalnızlıkların dayandığı bir haziran gecesinde sınırımı ihlal ettin… Ben;elim kalemimde,kuşandım kelimelerimi ve çevirdim sessizliğimi adına beklemekteyim… Oysa çok geç… Bilinmezliğimi ele geçirdin… Zafer senin… Şimdi sür saltanatını bildiğin her yanımda…Ben senin hiçinim aslında…



Fatıma Arslaner

İsyanlı Sükut
05-02-2010, 12:40 PM
Değince gözüm yüzüne gökün
Yağmurlar yağardı.
Çatısı başka başka yerlerde
Sirenler çalardı.
Ben zaman kavramı olmaksızın hiç seni anardım!
Hazır ola geçerdi aklım sol yanımda gördüğüne hayret edip..
Sahi
Kaç çok kere çoğalttım da ben seni böyle
Söke söke en içerimdekileri bitmiyorsun hala!


Biliyordum
Tanrı seni yaratırken unutmuştu bir şeyi
Eksiktin sen
Belki yarım..
Kalbin sanıyordum olmayanı
Meğer gitmeyi bilmekmiş bir türlü yapamadığın..


Yetim bir aşktı bu!


Ben sana baktım
Sen beni gördün..
Gebe kaldık sonra an'a.
El bebek gül bebek büyütecektik elimize doğanı olmadı..
Bırakıp bir cami avlusuna kaderine terk etmek de sinmeyince içimize
Öldürürüz sandık merhametlice!


Sen
Gittin sonra!
Ben
Kaldım öylece!


Aklımda sen ladesim
Kucağımda aşk yürek sızım..


Günler günleri kovaladı
Zaman da onları.
Mevsimler geçti
Mevsimler.


Hayal paletimden seçtiğim bütün renkleri öğrettim
Aşk'a.
Hüzün sarısı
Göz yaşı grisi
Bir başınalık beyazı
İhanet kırmızısı
Ama
Yine de
Umut mavisi!


Büyüdü..
Büyüdü..
Büyüdü..


Gözümün görebildiği yere kadar özgürdü hep!


Bazen kapının önüne çıkar arkadaşlarıyla oynardı.
Başka büyük aşklar da tanıdı.
Hep saygı duyduğu kocaman ağabeyleri ablaları oldu.
Bir de mahallenin serserileri vardı öyle ya!
Çoğu küçüktü ondan
Çoğu basitti tümden..
Peşine düşer ağlatana kadar kovalarlardı onu.
Piçsin sen derlerdi
Piçsin sen!


Öyle çok ağlardı ki!
Daha da sıkı sarılırdım ona böyle zamanlarda..
Daha da sahip çıkardım.


Ağlaya ağlaya sızardı rüyasında seni gördüğü uykulara.


Elimden gelse
Gelse elimden
Kim var kim yoksa işte tıp oynasın diye dayardım silahı dünyanın kafasına!
Çıkmasın çıt
Da
Uyusun hep diye!


Namümkün..


Uyanırdı.
Önce rüyasını anlatırdı bana..
Uykusunda gördüklerinin gerçek
Diğerlerinin hep yanılsama olmasını istediğini bilmek
Sızlatırdı içimi!


Bir beyaz bayrağı alıp da elime pes etmek isterdim çoğunlukla
Doğruyu söylemek ona.
"Gitti o
Artık hiç gelmeyecek" demek..


Ama bilirdim
Dayanamazdım onu öyle görmeye..


Kuşanırdım bende cesareti
Toplayıp bütün gücümü yalan söylerdim!
"Şimdi uzaklarda
Ama bir gün gelecek geri" diye oyalardım onu.


Günler günleri kovaladı
Zaman da onları.
Mevsimler geçti
Mevsimler.


Ben ki
Kandırdım aşk'ı!


İnandı bana
Geri çekildi..


Sustu..


Neden sonra bir gün
Gitmek istediğini söyledi!


Öyle uzun sürmüştü ki sessizliği
Artık unuttuğum sesini bir daha duymak istemedim..


Açtım kilitlerini sol yanımın..


Sonra bir gece
Uyurken ben
Alıp da başını
Gitti..
Öylece!


Bir küçük not kaldı ondan bana sadece
Ki hala durur orada hemen aynanın önünde;
-Kim bilir belki de küpe olsun kulağıma diye-
*Her aşk bitermiş bir günbildim
Her aşk bitermiş öğretildim !

Alıntı

İsyanlı Sükut
05-04-2010, 07:13 PM
http://files.myopera.com/OkyanusG%C3%B6zl%C3%BC/blog/Talking_about_by_vampire_zombie.jpg


Bazı şeyleri iyileştirmeye çalıştıkça
Daha çok ‘yaralarsın’.
Kandığında kanarsın.
Durmazsın durduramazsın.
Bedeninin tam ortasında sol tarafındasındır.
Volkan patlatıp durdurursun
Aykırısındır
Ayrıştırırsın geçmişle geleceği
Vardığın sonuç ise yerinde saymak/sayıklamaktır.

Daha önemli şeylerin olduğunu
Sayıklarsın aynada ama
Saydığın can kırıklarına bugün; kaç tane eklendiğidir?

Bilirsin gereksiz sayıklamalardır
Ama görüneni görmek istemezsindir
Bütün ağrı solda toplanmıştır.
Attıkça çoğalır. Ayırdıkça ağırlaşırsın.
Anlarsın Ağrıdıkça sağırlaşırsın.

Bugün başka ‘ben’im dersin
Kapıdan çıktığında
Kaçtığın yerde ilk olansındır.

Susarsın kimsesizlikle sulanırsın.
Kapıları kapatırsın.
Bu can izleri benim dersin sonra
Kurtulmak istersin üvey evlat gibi kapı dışarı edersin
Kendinde değilsindir
‘Zaten aşk kendinde olmama halidir’ dersin
Gider gelirsin denklemlerde demlenirsin…

İçindeki acıyı dilde anlama dökemezsin
Demlenen acıyı servis edemezsin
Kıvrandıkça elli parçaya dönersin
‘Anne’ dersin ‘baba’ dersin ‘dost’ dersin
Ama bilirsin;
Çare kendindedir.
‘Can’ dersin ‘canan’ dersin ‘cananım’ dersin
Hepsine bir şehirde bedel ödersin.

Kıvrana kıvrana başa dönersin
Anlarsın kaç cümle kursan da kaç lügatte olsan da
Yazdığın kendini tekrar etmekten başka bir şey değildir…
Alıntı

İsyanlı Sükut
05-07-2010, 09:38 PM
Adım adım arşınlıyorum sizi.
Bakışlarım gözlerimden çıkalı çok oluyor belki.
Yağmur yağıyor gözlerimden gönlümden boşanırcasına?
Siz en kapanmaz yarama el vurup gittiniz.

Önüme aldıklarım ardımda bıraktıklarım kadar şanslı değildi bekli;
ama siz son şanstınız gönlüme.
Küskünlüklerime eş değer sözcükleriniz vardı dilimde.
Hiç bana konuşmadınız belki ama gözlerim bakışlarınızı yüreğim sözcüklerinizi üzerine alındı hep.
Ben sizi üzerime alındım hep.

Kim bilir yarama eş değer kapanmaz yaralarınız vardı belki el vurmak istedim yaralarınıza sözcüklerimi sürmek istedim dilinize
izin vermediniz.
Siz beni hep yalnız bildiniz!
Oysaki siz iki kişilik olmama yetmiştiniz.
Bilemediniz.

Ölümü öpmek istemiştim gözlerinizde.
Nefesinizde üşümüşlüğümü ısıttım.
Siz hiç bilmediniz içimdeki buz tutan yangını.
Oysaki nefesiniz buz tutmuş yangınıma bir ses üfledi çözmek için.
Ben benliğimdeki "SİZİ" aşamayıp gönlümde "SEN" yapamamışken siz;
"SEN" dediniz bana.
Gözlerinizde eridim o anda sesinizde titredi tümcelerim.

Gülüşünüze eş zamanlı gamzeleriniz vardı.
Gözleriniz kısılırdı gülümserken.
Bir daha hiç kimse sizin gibi gülmedi.
Her söylediğinizi hıfzıma kazıdım ezber ettim günler boyu.
Olur ya belki sorardınız bir gün gözlerime bakarak.
Ben hep size baktım bakışlarınızı gözlerime sürmenizi bekleyerek.
Siz baktınız ama bana baktığınızı hiç bilmediniz.
Yaramı kanatan buydu belki de bakılmak ama hiç farkında olunmamak.

Dilimdeki her şarkıya sizi katık ettim ben izlediğim tüm filmlerdeki başrol oyuncusu sizdiniz.
Bana figüranlık bile yakışmıyordu.
Siz belki de aynı benim dediğim gibi hiç yakıştırmadınız beni ruhunuza. Usunuza hiç düşmedim belki.
Ama ben umut etmekten ve sizi hayallerime katık etmekten hiç usanmadım.
Yarıçapı sıfır olan gözlerinizle yetindim ben sadece.
Ama sözleriniz olmasa ölürdüm her gece.
Gece ağzı yalnızlığıma ortak sözlerinize bezediğim gözleriniz olmasa yaşamazdım ben sizde.
Sustum bir bakış boyu.
Sözlerimi ağzımdan kaçırmama izin vermediniz.
Dinleseydiniz bir kere dilim dönmezdi belki size ama bir avuçluk bakışlarım yeterdi sözlerinizi gömmeye(!)

Gözlerimin kahvesi bakışlarınızda ıslanmıştı oysa.
Sözcüklerinizle kaç fala niyet ettim gözlerimde.
Islanmış bakışlarıma aynada bakmaya cesaretim olmadı hiç.
Cesaretsizliğim falıma sizsizlik çıkacak diyeydi belki de!!!

Gidiyorsunuz beş köşe dört mevsim ellerimi avuçlarıma bırakıp bakışlarınızı alıp.
Bir şey unutmadınız mı bende???
Bakışlarınızı gusledin gözlerimden şimdi üzülmeyin; hiç baktıklarınızla bakışlarınız kesişmedi diye.
Hani demiştiniz ya bana; bir ömür kaç sözcüklük mevsim eder diye.
Siz beş köşe döndünüz ömrünüzce ve dördüncü mevsime yetişmeye yetmedi bakışlarınız.
Sözcükleriniz gözlerime yamalı kaldı ama kişinin söylediğine inat bakışlarınız uçup sözleriniz kaldı bende.
Yarım bıraktığınız sözcüklere inat tam tümceler kurdum hayatım boyunca.
Şimdi bir bahar yağmurunda üçüncü köşedeyim..

Kokunuzu bırakmışsınız burada bakışlarınızdan içre...
Her köşede bir sözcüklük hakkım kalmış korkarım benim de sözcüklerim yetişmeyecek dördüncü mevsime !


Beni hep çok gördünüz kendinize !

_SaHrA_
05-07-2010, 09:50 PM
Dokunma Mabedime !...


Hep düşünmüşümdür;
Her sevmek istediğimde sevebilseydim hayatım ne kadar başka olurdu diye... Şunu sevmek istiyorum, sevdim... Buna aşık olmak istiyorum, oldum... Kolay söylenmiyor üstad " SENİ SEVİYORUM ", olmuyor denmiyor yürekten bir çığlık gibi yükselmedikçe.

Sevgi kolay değil usta... Sabahları onu özleyerek uyanmak, yanındayken bile özlemek, o güldüğünde senin içinin gülmesi, o üzüldüğünde senin için parçalanması, o ağladığında senin kahrolman kolay değil... Kontrol edilememezliktir sevgi...

Sevgi kolay değil usta... Yemek yemesine sevinmek, sigara içmesine üzülmek, üşümesine dayanamamak, terlemesinden korkmak, hem bir seven yürek gibi, hem bir aile şevkati ile sarıp sarmalamak istemek kolay değil... O' nu içten düşünmek, sen O olmaktır sevgi...

Sevgi kolay değil usta... Göz göze geldiğinde, yüreğine bir kor düşmesine engel olamamak, dans ederken o dakikaların hiç bitmemesi için dua etmek, O' nun tenine her sıradan temasında bile, O' nu ne kadar çok sevdiğini düşünmek ve hissetmek, avuç içlerinin ter kokusunu bile özlemek yokluğunda kolay değil... Sımsıcaklıktır sevgi...

Sevgi kolay değil usta... Gece yatağına girdiğinde O' nu düşünmek, dualarına O' nu da dahil etmek, kendinden çok, O' nun için yalvarmak, dua etmek kolay değil... Dualarında O' na da yer vermektir sevgi...

Sevgi kolay değil usta... Onunla sadece bakışmayı, dans etmeyi, gezmeyi, elini tutmayı, kokusunu hissetmeyi özlemek değil, yıllar sonrasınıda düşünerek, onla geçecek olan yıllara tatlı bir tebessümle bakmak, onunla beraber yaşlanmayı istemek kolay değil... Hayatını ona verebilmeyi istemektir sevgi...
Bütün bunlar, kolay değil. Bir anda düşünemez, isteyemez insan.
Ben bunları düşünüyor, hissediyor ve istiyorsam ve ben BUYSAM. Bu kadar kolay değil diyerek, sevgime küfür etme arkadaş... Tabii ki kolay değil. Kolay şeyler yakışmaz sevebilen insanlara zaten. Geceye mahkum olan, gündüz önünü göremez misali, ben sevgime mahkum olmuşum. Sevgim benim mabedim. Dokunmayın mabedime...

İsyanlı Sükut
05-07-2010, 09:59 PM
Sevgi kolay değil usta... Gece yatağına girdiğinde O' nu düşünmek, dualarına O' nu da dahil etmek, kendinden çok, O' nun için yalvarmak, dua etmek kolay değil... Dualarında O' na da yer vermektir sevgi...

:agla: eyvallah ablam,elbet kolay değildir sevgi...ama hakeden varsa sevgi kutsaldır..haketmeyene sevgiyi vermek kuru dalı canlandırmaya çalışmak gibidir..
Eyvallahım yok artık kuru dal gibi önüme çıkanlara...

_SaHrA_
05-07-2010, 10:04 PM
http://www.senaidemirci.net/kucukler/pano01.jpg

Soğuk Ekim rüzgârlarından izler taşıyan bakışların
Hâlâ bir su damlasının berraklığı ile serin
Gözlerin, ellerin, dudakların başkasının,
Rüzgârın savurduğu saçların benim...
Kasım yağmurlarından izler taşıyan gözyaşın,
Fırtına sonrası durgunluğu ile güzel.
Takvim yaprağından sil yazı şimdi,
Acının solduğu mevsim ol, gel
Dökülen yapraklardan izler taşıyan şarkılar,
Yeniden diline takıldığında
Göm hasreti kumsala
Sonbahar ol, gel.
Rüzgâr ol, yağmur ol,
Sonbahar'da olsa farketmez ,
Ama illaki GEL....

http://www.ycpanl.k12.tr/kuruyaprakguzelyazi/kuruyaprakkucuk.jpghttp://www.ycpanl.k12.tr/kuruyaprakguzelyazi/kuruyaprakkucuk.jpg

_SaHrA_
05-07-2010, 10:09 PM
http://img03.blogcu.com/images/b/e/n/bensonbahar/mor_bulut_1255982318.jpg

AF ET BENİ YÜREGİM

Açtırdım kapılarını seni sevmeyene, derinlerdeki güzellikleri görmeyene ..

Sevgisizliklerine hapsettim seni ...

Af et beni gözlerim ...


Sana Bakmayan gözlerin esiri etti.
Gülerken saçtığın ışığını zindana çevirdim ...

Af et beni dizlerim ...

Gelmez yarin yolunda beklettim.Ayakta durmaya dermansız ettim.

Af et beni sözlerim ...



Her acı sözü yutup; hep tatlı sözler söylettim.
Zehir sözlere sevgi sözlerimi ziyan ettim ...

Af et beni kollarım ...



Seni sarmayan kollara her daim açık beklettim.

Gelmeyince zalim yar, sevdalara seni açmamaya yeminler ettim ...

Af et beni gülüşlerim ..



Yalancı gülmelere kanıp gönülden gülmelerimle karşılık verdirdim.
Yüreğim, ağlattılar sen yine de gülmeye devam ettin ...

Af et beni ellerim ...



Uzanmaz elleri tutmanı, hiç bırakmamanı senden bekledim.
Bomboş kalınca üşüdün soğukluğun yüreğime işlettin ...

Af et beni ya Rabbim ...



Verdiğ bu canın hakkını veremedim

Yüreğimi bir kulun yaralamasına, gözlerimi ağlatmasına,
kollarımı bağlatmasına

izin verdim ...



Af et beni ya Rabbim O'nu çok sevdim…

Doğru zamanlarda yanlış insanlara, yanlış zamanlarda doğru insanlara
mahkum oldu bu yürek ...



Belki doğruyu görmeye yetmedi gözlerim.
Belki de yanlışı silmeye yüreğim ..


http://img03.blogcu.com/images/b/e/n/bensonbahar/falling_by_m_a_t_h_e_s_1255982254.jpg

YükseLen DeniZ
05-07-2010, 10:14 PM
ne diyebilirim ki...

Eslemm
05-07-2010, 10:14 PM
http://img2.blogcu.com/images/s/u/k/sukutun/olum.png


Medcezirim ol..
Kıyılarıma vur..

lime lime oluyor
etim!
Bir çizikte ben atıyorum
Hayata.

Kan kaybı başlıyor..
Kaybediyorum..
Bir
Bir
Kanımı..
Her damlada..
Hafifliyorum..

Artık..
Yerde de
Yürümüyorum..
Denizlerin üstünde..
Islanmadan..
Ve
Ölmeden..
Yürüyorum..
En uzak kıyıya doğru ..

İsyanlı Sükut
05-07-2010, 10:14 PM
Af et beni ya Rabbim ...
Verdiğ bu canın hakkını veremedim
Yüreğimi bir kulun yaralamasına, gözlerimi ağlatmasına,
kollarımı bağlatmasına
izin verdim ...


:cicek: teşekkürler abla sevdiğim bir şiirdir...Affet beni Rabb'im...

İsyanlı Sükut
05-07-2010, 10:15 PM
Bir çizikte ben atıyorum
Hayata.

Sağolasın sevimlim,bir çizikte ben atıyorum hayata...:cicek:

Eslemm
05-07-2010, 10:16 PM
Bir çizikte ben atıyorum
Hayata.

Sağolasın sevimlim,bir çizikte ben atıyorum hayata...:cicek:

rica ederim bitanem:optum:

taciturn LoveLy
05-07-2010, 10:17 PM
Kan kaybı başlıyor..
Kaybediyorum..
Bir
Bir
Kanımı..
Her damlada..
Hafifliyorum..

anLamı derinLerde bir cümLe..emeqine saqLık...

_SaHrA_
05-07-2010, 10:36 PM
Af et beni ya Rabbim ...
Verdiğ bu canın hakkını veremedim
Yüreğimi bir kulun yaralamasına, gözlerimi ağlatmasına,
kollarımı bağlatmasına
izin verdim ...


:cicek: teşekkürler abla sevdiğim bir şiirdir...Affet beni Rabb'im...

rica ederim tatlım bu gecede senin sayfandan estiler bana..;):optum:

İsyanlı Sükut
05-07-2010, 10:40 PM
Hep böyle essinler ablam sana,kaleminden bir şeyler yaz benim sayfamada...:cicek:

_SaHrA_
05-07-2010, 11:05 PM
tamam bebem yazarım ,havam gelsin..;):optum:

_SaHrA_
05-07-2010, 11:30 PM
http://img708.imageshack.us/img708/9895/sahra.jpg

Leyla'ysam çöl benim...

bir isyana sukut ettim ah ile geceyi kararak,neydi hayatın bana oynadığı oyun
neyim yalandı bunca gerçeğinin arasında ?
neyine kandım ,neyime katlanamadın ve neydi fitursuzca sözlerin
dildeki kelamı anlayamadım...

ne büyük hata demi sevdiceğim sana YAR dedim,sana can dedim,
yar'dan yaralarım kanadı-can dan canın çıksınlar bana kaldı
bilmez ki zalim yüreğin sessiz dilimden ne ahlar aldı.

Leyla'ysam çöl benim-aşık sam kor yürek benim-nar-ı ateşleri sen ne bilirsin?
hint fakiri gönlüm,çivili yataklar meskenim,bu beden senden davacı sevdiğim.

el bildi-dost bildi-düşman bile acıdı halime,insafa gelmeyen yüreğine
al içimde bıraktığın yılanı şerbet diye içtim ben zehirini bile,
bedevi alemde-bedevi ruhumda,dinlenen kervanların huzurunda
bir vedam bile kalmadı sana...

bir isyana sukut ettim,sana gayrı,lal oldu dillerim.
ne bu alem de ne de öteki alem de,gözümde kalmadı değerin.
bir damlaydın göz pınarımda,akıtmamak için inlediğim,
bir duaydın dilimde,amin ile zikrettiğim
bir vebal oldun şimdi,öldürüp gömemediğim.

bir isyana sukut ettim,başımız sağolsun yüreğim....

Figen...

23:21

Leyla ma..(isyanlı sukut)

İsyanlı Sükut
05-08-2010, 12:00 AM
Sayfanda yaptım yorumumu,daha söyleyecek bir sözüm yok bu yüreğin karşısında...Yüreğin dert görmesin Can ablam,iyiki varsın ve ben iyiki burdayım...:cicek: Sevgimiz canlığımız daim olsun:optum:

Ben ne diyebilirim ki bu yürek karşısında:cicek:
Ablam canımsın sen benim...Yüreğimi en iyi anlayanımsın,neler çektiğimi ne de güzel anlatmışsın...Ah ettim halime başladım okumaya,okurken kan ağladı gözlerim,artık susmaya yüz tutmuş cümlelerim...

Yüreğin dert,cefa görmesin aşık yüreklim...Kalemin hiç susmasın ki sevenlere yad edilecek dizeler son bulmasın...Yüreğine sağlık ablacım...derin bir eyvallah:cicek: :ask: :optum:

_SaHrA_
05-08-2010, 12:14 AM
Amin balım inşAllah olacak çok teşekkür ederim asıl senin yüce gönlüne sağlık
içimden geldi Leyla ma bir yazı ekledim çok mu?
sağol güzel cümlelerin için :optum:

İsyanlı Sükut
05-10-2010, 09:27 PM
Hüzündü yüzün.
Yüzsüzdü hüzün.
En ağlamaklı güzdün.
İçimde kendini ne güzel öldürdün.

Ne zamandır gülmüyordum.
Biraz tebessüm edeyim dedim.
Kahkaham tutunamadı.
Yere düştü
Kırıldı.

Hatırlıyorum.
Onca ölmüşlüğümüz var diyorum.
Gidişini bile hatırın için içimde saklıyorum…

Gözlerini koymuştun önce bavula
Sonra ellerini
Kirpiklerini
Daha sonra tenini…
Aklına ne geliyorsa işte…
Hepsini koymuştun!
Yarayı ‘yar’ geçiyordu saat sen gidiyordun..
Giderken
Bana bir tek beni bırakıyordun
Beni de ne güzel bırakıyordun.


Yetimhane yurduna verilen çocuklar kadar kimsesizdik!
O kimsesizlik içinde
En çok kimsem olmanı sevmiştim belki de…
Hep yarım bir yanım
Bir yanım hep yarımdı.
Sen hiç milyarca insan içinde tek bir insan yüzünden kimsesiz kaldın mı?

ELÇİN GELİR

Eslemm
05-10-2010, 11:10 PM
http://www.sevgilim.net/dostluk-resimleri/dostluk-resimleri-1.jpg

sözlerin iflas ettigi yerde buluşalım...
sükuta boyansın heryer...
sükut boyasın her yeri...
yürekten selamlaşalım kapat gözlerini...
kalbinden kalbime,kalbimden kalbine yollar açalım..
gözgöze gelsin yüreklerimizz...:)

İsyanlı Sükut
05-10-2010, 11:12 PM
http://www.sevgilim.net/dostluk-resimleri/dostluk-resimleri-1.jpg

sözlerin iflas ettigi yerde buluşalım...
sükuta boyansın heryer...
sükut boyasın her yeri...
yürekten selamlaşalım kapat gözlerini...
kalbinden kalbime,kalbimden kalbine yollar açalım..
gözgöze gelsin yüreklerimizz...:)


Gelsin sevimlim,yürekler biraraya gelsinde açmasın hüzzam çiçekleri yüreklerde..
Teşekkür ederim canım:cicek:

Eslemm
05-10-2010, 11:13 PM
Gelsin sevimlim,yürekler biraraya gelsinde açmasın hüzzam çiçekleri yüreklerde..
Teşekkür ederim canım:cicek:

ben tesekkür ederim balımm ikimize yazdım:D:D

İsyanlı Sükut
05-10-2010, 11:16 PM
Ayy öyle desene ne kadar özel bir yazı olmuş,çok teşekkür ederim sevimlim benim güzel yürekli'mm:optum:
Yüreğim her daim açık sana...:cicek:

_C@NC@N_
05-11-2010, 12:50 AM
Ask davetsiz misafirdi yuregimize
Ya da biz oyle saniyorduk
Bin yillarca birbirimizi aradigimizi unutarak tutku buyutuyorduk
Tutku avuclarimizdaydi
Ve yenilgi degildi asla bu
Yengi olmadigi gibi

Cunku bir bulusmaydi tutkunun icinde sakli olan
Tutkularimizla atesliyorduk askimizi
Sen gulumserken
Sen sevdayi soylerken tutkuyu buyutuyordun
Ruhuma bir kivilcim atiyordun
Tutku buyutuyordum sana
Savuruyordum senden yana
Ve sicak bir alev degiyordu yanaklarina
Uykularinda sehvetli duslerin dogurganligina ulasiyordun
Ve sabah ruyalarin tatli yorgunlugu
Dudaklarinda ismim en son hece uyaniyordun gune

Acimsi bir gulus degildi yuzundeki
Ve korkan bir bakis degildi gozlerindeki
Kendi uyanislarimdan
Kendi duslerimden biliyordum seni
Tutkuyu tutuyordun bir elinle
Bir elinle sefkati sarmalarken
Ve tutkunun bukulmeyen kolunda tasiyorduk istegimizi

Atesler yaniyordu yuregimizde
Ateslerim ulasiyordu sana
Yakiyordu seni de
Beni yaktigi gibi
Atesimin kivilcimi sende sakli
Muzip bir gulumsemede sakliyordun alevimin anacligini
Ve gulumsuyordun sen yine de
Anladigini soyledigin yerde basliyordu anlamamazliklar
Ve anladigini soylemenle basliyordu kacislar

Pusula araman bosuna
Yonu yok bu sevdanin
Cunku tutku otesi diyordun sen sevdamiza
Ve tutku yon bilmezdi
Huzuru tutkuda bulmak bir bilmece
Oysa kendini buluslardi aradigin
Oysa sadece sen oldugun icin sevilmekti aradigin

Teni yakan bir ates vardi belki
Baska ates aramiyordu ki yurek
Oysa tutku otesi diyordu dudaklarin bu sevdaya
Ve tutku en buyuk yangindi
Geri donulmeyen yollarin sonunda sakliydi tutku
Ve tutkunun icinde sevda
Tutkunun icinde aradigin kendin sakli

Oysa gecti artik geri donulmeyen yollarin seruvenine atilmak
Cunku hayat cizgisini cizmisti
Bir fasit dairenin icinde donecekti yasam
Ve tutku bilinmeyenlerde
Tutku pusulanin kor yonunde
Saskin
Yakacagi bir beden olmadan
Sonecekti

Oysa tutkunun bedeninde iki ruh sakli
Iki birbirini arayan yurek
Bitecek miydi bin yillardir suren arayis
Bitecek miydi yasama direnis
Cunku kendini bulustan once
Bu sevda yasama bir direnistir
Mutluluga el uzatistir
Ya da mutlu olma umuduna sarilistir
Ve elimizde kor bir pusula
Oysa tutku otesinde yon yoktur
Sadece seruven vardir
Ve seruven geri donulmez yollarin ucundaydi

Oysa zamandan calinabilirdi
Oysa yasamdan calinabilirdi bir kucuk yangin
Bir yangin yurekte bin yillar yanacak
Bin yillar boyunca aydinlatacak butun gelecek seruvenleri
Cunku bugunku biz olmadigimizi bilen sen ve ben
Cunku bin yildir ne oldugumuzu bilen sen ve ben
Cok onceden karar kilmistik pusulasiz yolculuklara

Kucuk bir gunahin koynunda gizliydi simdi hirsizligimiz
Ki her gulusun bir gunah
Ki her sevdali sozcugun cehennemlik ates
Gunahin suyu degmisti bakislarimiza
Islanmis gunahin tohumlariyla yureklerimiz
Ya da gunah diye bildigimizle

Oysa bin yildir ariyorduk biz birbirimizi
Bin yildir yine teslim ediyorduk sevdamizi gunahin korkusuna
Ben tutkuyu yasiyorum simdi gulum
Belki sen tutku otesinde bir yerdesin
Ama ben sensiz
Sen bensiz
Bir baska bin yila saklayarak sevdamizi
Kor pusulamizin yonsuz dairesinde kosar adim ilerliyorduk
Belki ilerledigimizi sanarak yuruyorduk yasam denen koprude
Ha dustuk
Ha dusecegiz diye korkarak

Eslemm
05-11-2010, 10:34 AM
Şimdi lâl zamanı....
Kapat gözlerini..
Kuyularda inleyen binlerce Yusuf'u saklıyorum...
Sen ise sevdamızı demlemiş yavru ceylanlara içermektesin...
Susuyorum Yunus'un dizlerine çökerek...
Seni anıyorum Süleyman evrâdında...
Sen ise dualarına beni katıp binlerce " lâm " iniltisine " Elif'i " katıyorsun...
Yanıyorsun Mecnun'a yanan Leylâ gibi...
Susuyorsun Yusuf’a susayan Züleyhâ gibi...
Kanatıyorsun yüreğini korkusuzca bıçağa boynunu vuran Esmâ gibi...
Durma şimdi...
Ellerini aç gökyüzüne bir dua gibi...
Yağ bozkırlarıma bir deryâ gibi...
Boynunu bükme sakın...
Ezberlese sonbahar senin narin bedenini.."
Nun " gibi dik dursun başın..
Eğme diyorum sancağını..
Aldırma ömrümüze biçilen hasrete..
Aldırma bedenine vaat edilen miadı dolmuş hastalığa.Kan bürüse de gözlerimize..
Hüzne sürgün edilse de vuslatımız...
” Elif ” gibi gülümseyelim suskunluğa...
Elif ki; ne yüce bir kelimedir Tur dağında...
Unutma sevgili; hiçbir yara duasız bırakılmamıştır..
Bırak aksın kanımız..
Damlayan her kanın düştügü yerde binlerce " umut " inkişaf etsin...
Etsin ki Cennet müjdelensin solgun yüzlerimin bayram sabahına Bırak hasret bize yüklensin...
Her hasret cığlığı gömlegimizden damlasın...
İSMAİL SARIGENE

İsyanlı Sükut
05-18-2010, 09:12 PM
İçimde yokluğunda söylediğim şarkının
Sessiz sedasız adımları var...
Senin de dinlediğin
Lakin senin için dinlediğinden habersiz olduğun
Bilindik bir şarkı işte...

Kimbilir kaç kere o şarkıyı başa sarıp dinledin ?
Benim duygularımı başa sarıp yüreğimle hesaplaşmam gibi
Kimbilir kaç defa sebebsiz
Benim olmadığım diyarlara dalıp gittin ?
Ve kimbilir kaç kere teğet geçtin duygularımı ?

Sen duygularımdan
Ben yüreğinin sahibinden habersiz
Kaç geceyi sabaha kavuşturamadım haberin var mı ?
Sen yatağında rüyalara dalarken
Ben kaç kere saatlere savaş açtım ?

Olmazlara sığdırdığım yüreğim şimdi derbeder..
Yaklaşmaktan korktuğum cennetin gözlerimi ağlatan bir şehir...
Gönlüme akıtttığım sonra yasakladığım sevgin
Benibugünüme zincirleyen aşılması zor deli bozgun bir nehir...

Ben “ sen “ olmamışken
Sen “ ben “ değilken
Özlemin bu denli yakıyorsa içimi
“Biz “ olduğumuzda sevdanla kardeş olacak özlemin hesabını gel sen tut..!
Dermanım bildiğim aşkını
Bitmelere mahkum etmenin sancısını
Doğmadan gömdüğüm sevdanın verdiği acıyı ben hesaplarım...
Aşkınla yokluğunu çarparkanarım..
Varlığınla sensizliğimi toplaryanarım...
Kanaya kanaya
Yana yana seni bana yasaklarım...
Senden kaçarkenaşkına koştuğumu
Aşkından kaçarken sana coştuğumu anlamam bile

Sevmenin sırası olmaz bilirsin
Ama seni sevmenin sırası değil işte
Bu yüzden yasaksın yüreğime
Bu yüzden gecesin gündüzüme

. . .

Ruhunadokunuşunabakışına muhtaçken
Yasakladığımsın işte
Sen yasak
Sevmek yasak
Seni sevmek yasak yüreğime
Sorma sakın bana “ neden..? ” diye..
Sevmenin sırası olmaz bilirim
Ama seni sevmenin sırası değil
Değil işte..!

İsyanlı Sükut
05-21-2010, 07:44 PM
Bu Gece Çalsın Kapımızı Aşk

Sevgili
Sil beynindeki zamanı
Ayrılıkları unut
İncilmişliğini
İnciltmişliğini
Geçmişe göm...
Tüm gitmeleri bırak
Kal yanımda...


Avuçlarımda yansın ellerin
Gözlerime bakarken hızlansın nefesin
Dokunurken tenime titresin bedenin
Bu gece çalsın yine kapımızı aşk...


Sevgili
Sil ezberindeki benli cümleleri
Unut geçmişi....
Sil ezberinden ayrılıkları
Unut bensiz geçmişi...
Bak bu gece Ankara çok soğuk
Üşüyor bedenim
Tut ellerimi
Bırakma
Sar hadi beni...



Gece kıskansın bu gece bizi
Ayrılıklar acı çeksin
Kavuşmalara yenildiği için
Bugünü gösteriyor takvimler
Dünü unut
Yarını yoksay
Tüm gitmeleri bırak
Kal yanımda...

Kal ki

Bu gece çalsın yine kapımızı aşk


Pınar Yılmaz

İsyanlı Sükut
05-23-2010, 01:14 PM
Dilsiz Dillerim !

Vurdum dibe düşlerdeyim…
Hangi gelişin özlem yağmurlarımı dindirecek?
Beklerim pusularda; aşk yakalasın gelişini göstermez takvimler…
Bu yüzden takvim tutmuyorum; sırf bu yüzden saatim durdurdum:
yelkovan arası arafe yaptım araf hallerime bürünerek…
Ve gene ben… Ben… Ben…
Gözlerim dikerek hep beklerim takvim yapraklarında;
Özlediğim “özleme” dahi özlemlerimi…
Ve… Ne zaman dinlesem senli şarkımı;
Özlemlerim su ister çeşme başında sularım.
Ne zaman bir çeşme görsem; gidişler gelir
Ve gözlerimi dikerim yollarıma hep beklerim.
Ey yar!
Suyun ulaşamadığı yer mekân yokmuş;
Oysa su hayatmış oysa yine susuyorum…
Yine dipteyim biliyor musun?
Yine senliyim biliyor musun?
Yine hiç bitmeyecek biliyor musun?
Yine senli susuzluklardayım bilmiyorsun.
Çokluk içinde “özgürlüğüm” dibe vurmalarda anlıyor musun?
Üzülme.
Bağrıma basmışım; bitiremediğim ulaşamadığım içemediğim suyumu…
Ey aymaz duymaz sevgili!
Tüm ” s ”harflerini toplayıp “Ş ” yapacağım.
“Ş “harfinin “s” harfinden daha büyüklüğüne aldanmayacağım.
Asildir…
Aristokrattır…
Şahtır…
Şandır.
Padişahtır…
Aşktır… Sözlerine kanmayacağım.
Çünkü derinliğimdeki sen aşka benziyorsun.
İnanmak ya da inanmamak…
Ben mi dipteyim sen mi dipsiz kuyularda?
Kalp akıl mı dipsiz kuyularda?
Düşünürüm gene düşlerimde dahi…
Akıl mı daha kimyalı aşk mı?
Temkinli olan kalbime dahi anlatamam;
“Yıpranmam der” akıl verir kalbime.
“Ey aşk!” der…
“ Aşk dilsizdir” der
Tüm acılar kalptedir…
“Ama aşk güzellikler içinde hayran olmaya yönlendirir” der.
Evet harap olan her şeyin kalpte olduğunu biliyorum…
Dilsiz aşktayım gene de suskun…
Uslanmaz düşlerim söz dinler mi sanırsın?
Düşlerin mi düşümde?
Düş diye bir şey var mı?
Üzülme…
Üzme…
Manasız düşlere düşme düşürülme.
Düşlerimde sana öyle aşk dolu bakıyorum ki;
senlenmelerden çıkamıyorum yar!
Şahlanırsın damarımda dudağımdan fışkıran ateşimle korlanırsın…
Tenlenmiş terlenmiş tuzlu dokunuşlarımla;
Gizemli hülyalara dalar sayıklanırsın…
Düşlerimde zamanımla yollarım yıllarımla konuşurken;
Dibe vurdum çıkamıyorum!
En acısı “dipçikleme” dibe dalmak ölümsüz aşkı yazmakmış.
Ben o diyardan geliyorum.
Ölümsüzlük düşler diyarı…
Bir gün bakacağım düşlerime
Ve içmiş olacağım;
İçim içim kana kana yana yana…
Bedelsiz bedel var mıdır?
Düşlerim bedel ödeyecek bir gün hakkımdır.
Hadi çıkma sende düştüğün düşler kuyusundan…
Var mı cesaretin ey yar?

İsyanlı Sükut
05-25-2010, 07:43 PM
Ben sana sevmenin ne demek olduğunu öğrettim sende bana
SENİ SEVMENİN NE KADAR YANLIŞ OLDUĞUNU
Şimdi sırada gitmek var.
Yüreğimde kalan emanet sevgini vererek çıkacağım hayatından.
Ve nasıl girdiysem yalan gözlerine öylece akıp gideceğim.
Bir kaç damla gözyaşıyla birlikte yanaklarından süzülüp dudaklarında son bulacağım.
Hani herşeyin başladığı yerde.




Şimdi sırada susmak var.
Şiir bitince başlayacak sessizliğim.
Duymayacaksın bir daha "seni seviyorum" sözünü benden.
Bir başkasının söylediği en güzel söz bile titretemez yüreğini bundan sonra.
Ve hiçbir şeyin değerini kavrayamaz benliğin ben sustukça.
Suskunluğum saklıdır.
İhanetinin suçlusu olan "dilinde" hani bana herşeyim dediğin yani yalanlarınla yaraladığın yerde.



Şimdi sırada gülmek var...
Gözyaşıyla geçen yıllara inat gülmek.
Yağmurlarla yarışmaktan vazgeçmek.
Ama ben sende unuttum gülüşümü.
Girişinde parkı olan şehirlerde kaldı tüm sevinçlerim.
Çokça aşk.. özlem... isyanlar ve gözyaşı. İşte sana gençliğim.
Oysa ki herşey güzeldi bir zaman.
ADAM GİBİ AĞLAMAK BİLE KOYMUYORDU. BUGÜNKÜ SAHTE GÜLÜŞLER KADAR
Şimdi sırada isyan var.
"Sonsuza dek " diyen dillere aşkın gücüyle aşılan yollara.
Kollarımda beklerken ellerde gördüğüm sahte yüreklere.
Ve bana hatırla diye bıraktığın geceler..
İsyan nerde başlar bilir misin sen?
Sevgiyle çarpan kalbin ihanetle durduğu yerde.
Şimdi sırada maziyi gömmek var.



Sonu hüsranla biten seneleri.
Hepsi seninle yaşanmıştı.
Mevsimlerin bir tadı vardı eskiden.
Seni bana sevdiren yüzündeki imkansızlıktı.
MUTLULUK MU? UZUN ZAMANDIR UĞRAMADI...
Çünkü o uzakta ki bir şehrin tozlu kaldımlarında kaldı.
Şimdi sırada özlemek var.
Huzurla geçen yılları.
YALANSIZDOLANSIZ TÜM SAFLIĞIMLA KOLLARINDA UYANMAK İSTEDİĞİM SABAHLARI.
Geceleri uyurken hayalimde duran sıcaklığı özlemek.
O sıcaklık şimdi resimlerin hatırlattığı anılarda saklı.



Şimdi sırada UNUTMAK var.
Yaşanan ya da yaşanmayan güzel günleri.
Büyüsü bozuldu bu sevdanın.
En iyisi kurutmak hayalleri ve bir daha kurmamak düşünmemek geçmişi.
Ve sürdürmemek yalan yüreğimde yarattığım hiçbir geleneği. Bir güzelliktin uzun zaman önce yüreğimde yer eden.
Şimdilerde ise çirkin ruhunla birlikte kaybolup giden.
Şimdi sırada teşekkür var.
"Sevgili olmayı " başardığın zamanlarda yaşattığın mutluluk için.
PINARLARIMI KURUTUP BAŞKASINA AĞLAMAMI ENGELLEDİĞİN İÇİN.
Benliğinde yer eden anıları benimle yaşamayı tercih ettiğin için.
Ve en önemlisi bir dilim ekmeği ikiye böldüğün için.
Aslında o kadar çok teşşekür borçluyum ki.



Mesela derslere sarhoş girişim!
Hiçbir şiirimi istediğim gibi bitiremeyişim!
Acıları yüreğime kazıyıp mutluluğumu gölgeleyişin!
Çok sevdiğim şarkı sözleriları unutuşum.
Hepsi senin eserin teşekkürler sevgilim.
Kalabalıklar ortasında yalnızlığı tattırdın.
BAKAMAZ OLDUM UĞRUNA KIRDIĞIM DOSTLARIN YÜZÜNE.
Açamıyorum odamın penceresini güneşe olan utancımdan!
O çok sevdiğim rüzgar benden uzak esiyor şimdi.
Sonbahar da küstü.
Yapraklar öyle güzel sararmıyor.
Oysa tek sırdaşımdı seni bana sevdiren KASIM yağmuru.
Gençliğimi çöpe attım sayende ve yıktın beni ayakta tutan umudu.
TEŞEKKÜRLER SEVGİLİM SON KEZ TEŞEKKÜRLER........

alıntı

İsyanlı Sükut
06-07-2010, 08:29 PM
Yalnızlık
İlerisine Asla Bakamayacağın Bir Pencere Gerisinde;
Yağan Karıİnen Geceyi ve Yükselen Dağları İzlerkenSeninYanımda Olduğunu Hissetmektir.
Hayalini Yanımda TaşımakYanında Varlığımı Unutmaktır.
Küçük Bir ben İçindeKoca Bir Sensizliği Yaşamaktır Yalnızlık!
Yaşamak ve Şikayet Etmemek.

Yalnızlık
SeniHerkesini ve Herşeyini Kabullenmek Ama Bunu Sana Anlatma Yeteneğinden Yoksun Olmaktır.
Anlatamamanın Yanında Durmadan Konuşmak ve Tüm Susmaları Sana Kaptırmak
Sonunda Sessizliğe Mahkum Olmaktır.
Suskunluğunun Her Bir Harfini Yorumlamak ve
Haricinde Duyduğum Sesleri İnkar Etmektir Yalnızlık.
Her Şarkıda Artan Sızımı Dindirmek Yerine "Sevdiğim Türkünü Susur da Git" Diyerek Haykırmaktır!.YalnızlıkAcı Ezgilerine Sırt DönüpSadece Senin Sesinin Nemini Dinlemektir.
Ezgilerden Daha Acı Sesinin Ta Kendisidir Yalnızlık!

Şimdiyi Yok SaymakYarını Ertelemek ve Fotorafların Sınırlı Karelerinde
Sen'li Dünleri Yaşamak daYalnızcaYalnızken Yapılacak Akıl Karı Bir Deliliktir ve Delilik
Yalnızlığın En Yalın Tanımıdır!

Yalnızlık
Yarin Kentinde Kendini Öksüz Hissetmektir.
Cadde Boyu Işıklarda Büyüyen KimsesizliğiHiçbir Gülüşe Sığdıramamak
Ulu Orta Ağlamak ve Kendine Konuşmaktır.Suretin Düştüğü Her Yüze Sen Diye Bakmak
Suretinin Aslına Korkusuzca BakmakAynalardaki Suretime Bakamamaktır Yalnızlık!

Çok Vagonlu Bir TrendeHer İstasyonda Yeniden Başlayan Çok Seferli Bir Yolculuktur Yalnızlık!

Yalnızlık
Sana Gelirken Yolları Günlerin Ardında Bitirmek;Senden GiderkenYollarda;
"Ömrümü Bitirmektir"...

Yalnızlık
Söylediğin Her Sözü Aklımda TutmakSeni Hiç Unutmamışken
Her Defasında Yeniden Yeniden HatırlamakGeceleri Terk EdipSabahları Kapına Sığınmak ve
Gittiğini Bile Bile "İNANÇSIZCA" Dönmeni Beklemektir...

Şiirlere SoyunupMektup Giyinmek;Bütün Şairleri Reddedip Bir Yazara Aşık Olmaktır Yalnızlık.

Ve...

Yalnızlık...

Varlığında Yokluğunda

"YALNIZIM ÇÜNKÜ SEN VARSIN" Demektir...


*
*
*


Kahraman Tazeoğlu.

Estetika
06-08-2010, 12:15 AM
LEYLA benim adım...kimine göre la-yüs'el varolan...kimine göre bir serap gölgesi uzayan.. kimine göre "leyli" eden mübtela-yı aşkı bir duhan...bir tufan...

LEYLA benim adım...adına destanlar kesilenim ve türküler yakılan. nağmelerin içindeki hoş seda da benim..."leylaaaaa" diye çağrılan.

LEYLA benim adım..hem yananım hem yakan...maşuk diye marufum. halbuki aşık benim..aşk da. aşıkı mertebesine ben taşıdım aşkımla.maşukumki aşk sahrasına düştü aşık aşkımla. demek aşk benim! hem fail hem mef'ulüyle. talip talep ve matlubuyla.kasıd kasd ve maksuduyla..habib hubb ve mahbubuyla..

LEYLA benim adım..mecnundan tebellür eden benim..suretlerde tersim olunan ben...benim her mahbubdaki telemmu' ve benim her dilhanedeki tereşşuh.
Surete aldananlar bulamaz beni hiçbir yerde.bulduğunu sananlar emekleye dursun tutkunun dehlizinde.
kah suretten girerim sirete sığınırım.kah zihinden akarım gönüle kurulurum...

LEYLA benim adım..hem cezbeyim hem cazibe...ateşe koşan pervanelerin arzusu benim Hak'dan...felek de semek de hatırıma dönüyor kamer mest nücum mest ve sermest oluyor..

LEYLA'yım...bilemezler adımı. her aşıkın gözünde başka tüter rayiham...sevdayımAhmed'im cibrilim...boynuma kement atılmış bir kez..müşirim yoldaki işaretlere. çeşmdeki yaş benim..zülüfdeki ak ben....hafinin gamı ahfanın sızısı ben..vüdd vaz'edildi hürmetime...sebeb-i hilkat ben!.netice-i hilkat ben! hülasa-i kainat ben...!

İsyanlı Sükut
06-08-2010, 09:53 PM
Teşekkürler Estetika çok hoş bir anlatım olmuş...:)
Sayfama hoşgeldin ayrıca,paylaşımına sağlık:)

İsyanlı Sükut
06-09-2010, 09:12 PM
/ardımda bana yaslanan yürek!
Yaslandım Kendime... artık kime yaslana…/


yaslandım kendime
k/arlanan gecede üşürken ellerim
muhasebemin ağırlığında terledim;
ne de yalnızmışım meğer
ağlamak ne de çok yakışırmış sîmama
sevmek yüreğime

yaslandım kendime
adımlarım geri sayarken fütursuzca
korkularımı bağladım içimdeki zindana
cesaretimin yaralarını sarıp yola sevdalandım
ağzımda aşk’ın acımsı tadı
zihnimin kuyularında Yusuf’un sevme sanatı
terliyorum ayazda; ateşim içimde…

yaslandım kendime
tâ derûnumu vuran notaların söze dokunan tınısında
söze dokunan her yüreğin içimde bıraktığı izle
kendime teselliler verdim omuz oldum kendime
belimi bükmesin diye hazan
süpürdüğüm yapraklar yüreğimin meyveleri olmasın diye
yaslandım kendime
içimin yakarışını dinleyeyim diye

yasladım kelimelerimi can evime
dualarıma
sustum…
ve
öldü(m) kelimeler(imle)!
/ölmek yakıştı bana/
nokta!

Alıntı

İsyanlı Sükut
06-18-2010, 09:23 PM
http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs378.snc3/24177_113080682043399_107965885888212_195938_32905 74_n.jpg


Sustuklarıma zeval geliyor
Havlime can dayanmıyor artık..

Şimdilerde
Şimdi ki zaman ekimkasım ay'ı arefesinde yaşadığım bir aralık ayrılığıdır..

Bir ölüyümdür
Sana süsü bırakılmış imtihanlarda..
Çok intihar girişimim olmuştur gözlerine bakarken
Kısmetti
Kurtarıldım göz açıp kapayışlarının anlığında..

Asırlandı benim sensizliğim
Sırlanmış gibi kayboluşlarındaki mahvoluşlarımda
Yaslandım
Yaslandığım anlarda duvar soğuklarına..

Allahından bul diyen diline inat
Ben kimsede denk gelemedim ki sana..


Emre GÖKCE

İsyanlı Sükut
06-18-2010, 09:26 PM
Ayrılıyoruz tamam.

Bu vedanın ruhuna aykırı gelecek olsa da konuşacakların konuş son kez. Bir anıya daha prim verecek olsa da söyle söyleyeceklerini. Çok çok yeniden yakınlaşma sürecinde yeniden çarpıtacağız aşkı o kadar. Sen benim gündemimden düşeceksin büyük bir gürültüyle ben senin. Herşey o anda kalacak o kadar. Yaşamak uykusuz bir türkü gibi dudağıma yapışacak. Bütün oda içi üşümüş bir karanfil kokacak ve sevmek yalancı bir mektuba malzeme olacak. En önemlisi de bu şiir yarım kalacak.

O yüzden bırak bu şiiri dudaklarında bitireyim sonra git.


http://www.kibrisgazetesi.com/upload/articles/BESTE01.jpg

Son kez ihlal edeyim gözlerindeki birinci derecede girilmez bölgeleri.

Tenindeki yasemin kokusunu kurutup mısralarımın arasına kapatayım. Payıma düşen ne varsa yüzündeki ifadeden yükleneyim. Gururlu bir vurgun yiyeyim bırak da.

Ne yakaladıysam bu gidişten doldurayım bavuluma bir ayakizi aynadaki yüz izin loş bir Akdeniz ağrısı hâlâ babasına ağlayan büyümeyecek bir çocuk aksi bir kış derdi ve en yokuş yerinde yaşarmış bir şair hali. Ne bulduysam toplayayım. Neden gittiğini anlamayayım. Ağladıkça açılacaktı bu aşk deyip notasız şarkı sözlerilar çağırayım.

Pazardı ve tüm kuşlar o gün korkaktı. Doğaldı kavgalı olmamız barışa aç olmamız normal. Kalabalık vardı aramızda evet. Yoğunduk isimsiz birşeylere. Alışkanlıklarımız terketme kararlılığının çok gerisinde buralarda bir yerlerdeydi. Ve biz sevdanın yolları bozuk bir köyündeydik.

Birbirinden hiç haberi olmadan biten bir hikayedeki silik iki karakterdik. Konuşma çizgisinin en gerilerinde bitmez susma nöbetlerindeydik.

Ah herşey konuşamıyorum diye. Şu an söylediklerim söylemeyi düşündüklerimin hiçkimsesi değil aslında. Herşey sen gidiyorsun diye. Gördüklerin kalanlarımın hiçbir kederi değil aslında. Herşey sen geldin diye.


Seni özlemeyi özleyeceğim günler gelsin çabucak. Çabucak serçe parmağımdan düşsün tırnağın. Bu hazandan torpilli iklim biran önce bahara varsın. Pılımı pırtımı toplamışken bir rüzgar saçlarımdan tutup uçursun buralardan ve bu an gurbetin yanında sırıtan bir uzaklık gibi kalsın.

Seni hatırlamayacağım günler gelsin çabucak.

Çabucak gitsin pencerelerimi zorlayan anılar. Babam bıraksın dövmeyi dizlerini gelsin beni dövsün ya da dizelerimi. *Şair meçhule giden gemiye bindirsin beni çabucak.

Derdim kendim değil. Olsa derdim. Ama bu şiir yarım kalacak bu şiir az kalacak. Sonu eksik olacak. Duvaksız gelin isimsiz sokak sesli harfi ölmüş hece gibi kalacak.

Ayrılıyoruz tamam.

Konuşma sus hatta söyletme içini. Tanımamayı dile beni. Ama bırak dudaklarında bitireyim bu şiiri. Bitireyim dudaklarını dudakların diye şiiri. Bu sitemi bu derdi bu kederi bitireyim.

Bu geceyi bu cümleyi bu çığlığı küçülteyim. Sonra da büyüyeyim ve bir daha sevemeyeyim bırak.

İsyanlı Sükut
06-18-2010, 09:31 PM
Aşk Gideceği Yeri Kimseye Sormaz...

Kimse istediği için sevmez /sevemez.
Ya da
İstediğin için sevilmezsin bu hayatta..

Senin
Bir sevdiğin varsa..
Ve sen seviliyorsan
Sevdiğince..

/Yalnızca/
Bunu devam ettirmek
Senin elindedir..
Ne olursa olsun..
Sözde bırakma bu güzelliği
Sözlerde kalmasın..
Bakışarak
Gülüşerek
Gözlerde kalmasın.
Aşkı yaşatmak yalnızca
Senin dilindedir...

Çünkü
Aşk herkeze gelmez.
Çünkü
Herkez aşık olamaz
Bu nedenledir
Hiç bir kimse
İstediği için aşkı yaşayamaz.

AŞK
Gideceği yeri..
Gireceği kalbi..
Kimseye sormaz
Kendisi bulur...
AŞK
Gelirse
Sorgusuz sualsiz gelir.
Geldiği zaman da
Girdiği kalbin
Haberi olmaz.
İlk başta
Hiç anlayamaz.

Ve sen..
Seven sevilen...
Kalbini iyi dinle
Her gün
/ama her gün/
Sevgini tazele..
Bıkmadan usanmadan..
Taa yürekten sevdiğini söyle
Sevdiğine...
Aşkta
Yüreğindir sana yol gösterecek..
Ve aşktır
Geleceğini ilmek ilmek örecek...

Senin
Bir sevdiğin varsa.
Ve sen seviliyorsan
Sevdiğince...

Sakın unutma
Aşk bir çiçektir
Bakmazsan sararır kurur.
Aşk ölürse..
Bakımsızlıktan
İlgisizlikten ölür


Necdet GÖKNİL

Lamazi
06-18-2010, 09:34 PM
Geceler kan kırmızı,

Ayrılık zor gülüm..
Hasret diz boyu,
Ellerim boş gülüm...

Taş mevziler soğuk,
Ömür ise bir nefes;
Yaşam parmağımın ucunda,
Korkularım sonsuz gülüm...

Salkım tanesi gözlerin
Baçucumda asılı...
Yaşam kokan nefesin,
Omuzlarımda...

Kirpiklerim ağırlaşıyor,
Ayrılık zor gülüm...
Gecenin ayazında,
Sensizlik zor gülüm...



ayrılıkta olsa güzeldi yaşanmışlar bir tane benden den olsun ayrılık zor.

olivya
06-19-2010, 03:07 AM
EMEKLERİNİZE SAĞLIK CANLAR

İsyanlı Sükut
06-19-2010, 12:10 PM
Lamazi teşekkür ederim hoşgeldin sayfama,hangi sevdaya başlarken ayrılığı getiririzki dilimizin ucuna pür dikkat içimize sine sine yaşarız ki ayrılık değmesin yüreğimize ama her güzel şeyinde vardır bir sonu elbet...Paylaşımına sağlık:cicek:
olivya teşekkürler:)

İsyanlı Sükut
06-21-2010, 11:01 AM
Yalnızlığım Takdire Şayan

Yar dedim
Yarınsız kaldım!
Tutunamadım yokluğuna.
Altı üstü gidiyorsun diye;
tesellileri çıkarıyorum güya geçmişimden.
altında kalıyorum hayatın
ve üstü kalmıyor öpüşlerinin.
ellerin dert görmesin:
sayende yanıma yar kalıyor yalnızlık.
Bak!yelkovan kuş olup uçmuş
Zaman ise sende duruyor.
Şansım yaver gitmiyor
Bir sürü acı kazanıyorum aşk denen kumardan.
Dahası var mı sınırları ektin işte aramıza
Anladım unutma çiçekleri büyümüyorlarmış saksılarda.
Hala aklımın ucundasın
Nerden baksan bin sene olmuştur gelmeyişin.
Elimi kolumu bağla ve sonbaharı dolayıver ayaklarıma
Ben öldükten sonra neye yarar
Bütün yolların seni bulması
Gitme kal demelerim düşmedi mi saçlarına
Bak elvedaların türedi yüreğimde
Hoşça kaldığını biliyorum
Meraklanma sakın
Ben oyunlarla oyalarım kırık dökük hallerimi
Hadi durma yapıver
Dar ağaçlarına iliştiriver cesedimi
Çabucak bitiversin bu hüzün.
Durma öyle gidiver
Ne yaparım diye soruları koyma önüme
Gözün arkada kalmasın
Avucumun içi gibi bilirim ben bu yalnızlığı...
Elimi kolumu bağla ve sonbaharı dolayıver ayaklarıma
Ben öldükten sonra neye yarar
Bütün yolların sana çıkması.




Hüseyin Avni ÇAKMAK

KraLice '
06-21-2010, 11:31 AM
http://img222.imageshack.us/img222/7563/bmanbackj1ts.jpg

Yalnızım deme bana
Yalnız değilsin çünkü
Fikrinde ben varım
Sarhoş bir akşamüstü
Teninde ellerim
Teninde dudaklarım
Düş de olsa
Az ihtimal değil
Sen varsan
Ben de varım
Yalnızım deme bana
Ve ağlama
Islanmasın yanakların
Üşürsen üşür gönlüm
Titrer düşüm
Gelirim yanına
Bir deprem gibi
Yıkarak töreleri
Yalnızım deme bana
Çıldırtma!
Yakarım gemileri...

İsyanlı Sükut
06-21-2010, 11:58 AM
Düş de olsa
Az ihtimal değil
Sen varsan
Ben de varım
Yalnızım deme bana
Ve ağlama
Islanmasın yanakların
Üşürsen üşür gönlüm
Titrer düşüm
Gelirim yanına
Bir deprem gibi
Yıkarak töreleri
Yalnızım deme bana
Çıldırtma!
Yakarım gemileri...

Eyvallah Can dostum benim,yalnız değilim sen varsın dostlarım var...:optum:

KraLice '
06-21-2010, 12:03 PM
Eyvallah Can dostum benim,yalnız değilim sen varsın dostlarım var...:optum:



Tabiki Meleğim.. Sakın bana 'yalnızım' deme..
Yakarım herşeyi herkesi..

KraLice '
06-21-2010, 12:41 PM
http://img233.imageshack.us/img233/9567/melodiibinary146qs.jpg
Çağır beni, çağırda büyüsün içimde biriktirdiğim bütün yalnızlıklarım!

Adım adım büyür yalnızlık, yürüdükçe devasallaşır kimsesizlik!
Dur!Ne olur Sende gitme!
Yalnızlığın üzerime yüklediği bu sessizlik artık beni boğuyor.
Buradayım baksana karanlığın tam ortasında.
N'olur artık gitme. Sana çok ihtiyacım var.

Kurtulmak istiyorum ama koşamıyorum.
Çaresizlik öyle bir bulaşmışki bu sokaklara takılıp düşüyorum.

Off..bu kadar mı zor sen, bu kadar mı zor sensizlik!!
Canım o kadar çok acıyor ki..
Artık bağırmak istiyorum sesimin yettiğince.
Bağıra bağıra ağlamak ve haykırmak istiyorum..
"Anla artık anla!! seni seviyorum" diye.
http://www.webhatti.com/smiley.gif (http://sevgi.name.tr/ask-and-sevgi/271621-muttikle-aska-dair~~-aski-anlatabilirmisiniz-186.html)
Ama olmuyor işte. Ve yine o şarkı başlıyor bir uğultu misali;

"gitme nolur gitme itirazlar elimde değil
yalnızım yalnızız yalnızlıklar elimde değil
düşerken son birkez yalana benimsin benim
yalansan yalanı severim elimde değil.."

Biliyormusun.....

"Seyirci kaldıysam bu yürek yangınlarına..
Her yıla bir nefes tutar oldum..
Arta kalan küllerden..
Kurşuni sevdalara bir adım var..

Lakin..

Yüreğime adım geçmiyor..

Ömür defterimden hüzün yapraklarını yırttım..


Ama..

Yüreğine adı'mı astım..........

İsyanlı Sükut
06-21-2010, 12:44 PM
Kalbim acıyor meleğim okuduğum her yazıda,yorulduk meleğim hemde çok...
Gelsende bir görsem seni özle/n dim...
güzeldi yine:cicek:

KraLice '
06-21-2010, 12:47 PM
Kalbim acıyor meleğim okuduğum her yazıda,yorulduk meleğim hemde çok...
Gelsende bir görsem seni özle/n dim...
güzeldi yine:cicek:

Bizi bizden başka kim ömürlük mutlu etti ki?
Hep boş hayaller kuruyoruz :)
Ahretliğimsin dostum...
Son nefesimde de yanımda sen ol..

İsyanlı Sükut
06-21-2010, 12:48 PM
Haklısın meleğim bizi bizden başkası mutlu edemez..
Dostumsun her daim...:optum:

_C@NC@N_
06-22-2010, 12:10 AM
Sessiz Çığlığıma ses vereceğin "o" günü bekle

Bakışlarım öyle boş ki, artık hissetmiyorum hiçbir şeyi...
Sanki tüm duygularım, gözlerimdeki tüm ışık yok olmuş ve bir daha hiç
çıkarılamayacak kadar derinlere gömülmüş gibi. Nerede hata yaptım bilmiyorum.
Zaten kurumuş olan hangi dala nasıl da bastım?

Daha önce beni mutlu ettiğini düşündüğüm her şey yok oldu sanki. Neydiler ya da
kimdiler bilmiyorum ama artık yoklar...
Ümitlenme her telefon çalışında
Koşma kapılara her adım sesinde
Senin sandığın yıldız artık yok yerinde
Kabul et kalbim, kabul et kalbim
Ah kalbim biz ayrıldık
"aŞk"... Tarifini bile yapamazken öyle olabildiğimizi ya da olabileceğimizi
iddia ediyoruz, ne garip değil mi? Kocaman bir soru işaretinden ibaret olan
hayatımızı bu ne idüğü belirsiz şeyin ardından koşmakla geçiriyoruz hep.
Yakalayınca ne oluyor peki? Bir anlık bir huzura kavuşuyoruz ve yine bir anda o
huzuru kaybediyoruz...
Kovalamaca; o basit ve bizi hayatın ne kadar kötü yanı olursa olsun yinede
yaşamaya değer olduğunu düşündüren yakalamaca oyunu en baştan ve yine yeniden
başlıyor...

İçimde bir şeyler kopuyor, paramparça oluyorum. Aynı parçalar yeniden kopup bir
daha parçalanıyor, sonu yokmuş gibi, garip bir yap-boz oyunu bu...


Gitti giden dönmeyecek,
Kabul et kalbim
Asla seni sevmeyecek,
Hayat ne zalim...


Bağırmak istiyorum, haykırmak istiyorum ama kelimeler boğazıma düğümleniyor ve
susuyorum... Susup sabrediyorum ve üstelik korkum daha da büyüyor... Aslında
ummadığım bir yerde, ummadığım bir anda patlamaktan korkuyorum... Düşünüyorum
da; sayılarını hatırlamadığım kadar çok olan "keşke"lerime bir yenisini daha
eklemekten ve geri dönüşü olmayan bir yola girmekten korkuyorum aslında...


O yanmadı senin kadar
Feryat etsen neye yarar
Ya sen dur sonsuza kadar ya kabul et...
Kabul et kalbim, kabul et kalbim...
Ah kalbim biz ayrıldık...


Diğer yandan da; hayat kısa, bağır çağır, boşalt içini diyorum kendi kendime.
Sonra da bu kısacık hayatı daha da çekilmez hale getirebileceğimi düşünüyorum.
Çelişkiye düşüp yine susuyorum. Kendi içime haykırmaya devam ediyorum kimsenin
duymadığından emin bir halde.

Gözyaşlarımı içime akıtıyorum ve biliyorum ki kimse görmüyor, göremiyor... Ve
"Sessiz Çığlığıma" ses vereceğin "o" günü bekliyorum

KraLice '
06-23-2010, 03:39 PM
Her ne kadar, sen demiş olsan da bana, bu kez ben bunu yürekten söylemek istiyorum.
“Beni çok arayacaksın ve bir gün arkana dönüp baktığında, yeniden birlikte yaşamak için her şeyi, çok geç olmuş olacak…”


http://photos-d.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc1/hs231.snc1/7831_151631284451_116826394451_2472933_4410059_n.j pg


İnadını, gururunu sende bıraktım…
Bende sevgin kaldı. Çünkü içimde yaşayan hiçbir gurur, ne seni aramama engel olabildi, ne sormama…
Sana göre gurursuzluğu hep ben yaptım. Belki o eski günleri yeniden geri getiririm diye çok uğraştım…



http://img301.imageshack.us/img301/4341/git20kq2.jpg


Bu uzun bir yazı olmayacak, kısa ve öz bir yazıdır.

Ya da sonun yüklemi…

Senin dediğin bir şey daha vardı ve ben bunu hiç unutmayacağım.
Birlikte geçirdiğimiz zamanlar için şunu demiştin, “Hayallerle uğraşamam. Artık gerçekleri yaşıyorum”
Öyle olsun. Yaşadıklarımızı “hayal” düş defterine...
“Gerçek dünyadakiler” mutlu edecekse seni; eyvallah…


http://img338.imageshack.us/img338/6025/git2copyyv5.jpg


Tutuyorum kendimi…
Bir hafta oldu, elim telefona kaymadı, sana mesaj atmadım.
Ki sen hiç atmadın bana…
Bir hafta oldu, hiç sormadım adını kimseye…
Sildim telefonlarını, fotoğrafların ve ardından kalan birkaç yazı…
“Hayal Dünyasından” arta kalan ne varsa; “gerçeklerle” yüzleşti birden…




http://i35.tinypic.com/2uivzvo.jpg


Git…
Canın nereye isterse…
Sev kimi seversen…


Tükendim, sana gelmeden gururunda boğulmaktan ve tükettim gerçeklerimi “hayallerinde” harcamaktan…


http://img.blogcu.com/uploads/ismailbayraktar_yeter.jpg


Aylarca yaşanmış delicesine bir aşka, “hayaldi” dersin öyle mi?
Ve sen bu hayalden kotarıp kendini, “gerçekleri” yaşamaya başlamışsın…

Seninle yaşadığım her saniye “hayalse” eğer, “Gerçeklerine” lanet olsun!


http://img.blogcu.com/uploads/seeheryildizi_git_intro.gif

İsyanlı Sükut
06-24-2010, 01:10 PM
`` вitti ѓüyά `˜ Her rüyanın sonu
Her uykunun sonu geldiği gibi
Nolurdu bitmeseydi
Belki bir dakika
Belki saniyelerce daha onu görebilseydim



Yüreğim bi kez daha hissetseydi sıcaklığını
Nolurdu bitmeseydi rüyam
Budamı bitti…

Hiç uyumasam diyorum
Görmesem o vazgeçilmezi zor olan rüyamı
SEN’i



Yada hiç uyanmasam
Ebediyete göç etse ruhum
Hiç uyanmasa
Toprağa karışsa bedenim
Sensizliğin varlığında
Kalsa ruhum
O güzel gözlerin değmesin tenime
Bakmasın bana
Görmek istemiyorum rüyamı artık
Hani o beni uyanmakdan caydıran rüyamı

SEN’i

Ayrıldıkmı artık temelli
Vazmı geçdim senden
Beni sevginle ısıtan yüreğinden
Neden vazgeçdim ki en güzel rüyamdan
SEN’den

Gel nolur
Son kez gel gecelerime
Son kez gir beynime uyutma beni gecelerce
Yeterki gitme benden

Bitme nolur
Gitmesin bitmesin sevdamız
Senden ayrılmak isteyen benmiydim



Canım yandımı
Evet hemde çok
Ama artık ne fark eder

Bitti



SEN’de BEN’de

RÜYAM’da

İsyanlı Sükut
06-25-2010, 01:00 PM
Gönlümden Senin Payına Düşen Satırlar...



Öyle garip bir yerdeyim ki
Sen bile yoksun
Oysa hasretin yanı başımda
Öte yanımda hüzün...
Ve sevdan vuruyor gönlümün hüzün perdelerine
Bir acayip yalnızlık musallat olmuş gecelerime...
Kimden sorayım seni bilemezken
Gözlerin gelmiş hayalime...
Şimdi sevdanla kavrulma saatindeyim
Yalnızlığa talip yine ellerim...
Seni seven ben miyim
Yoksa bir yabancı mı yüreğimde ateşler yakan?
Yüreğim sen sen diye inlerken sevdasızlık kentinde
Sen kör bir kurşunla vurdun beni yüreğimden...
Kimden sorulur bu masum hayallerin
Kimden sorulur bu çocuksu sevdamın hesabı?
Cesaretim yok sana hiçbir şey sormaya
Bari sen sor ki gönlüme
Bu deli sevda hâlâ yaşıyor muymuş bende?

Selim Seven

Unutulmaz
07-02-2010, 09:29 AM
ağlayacağım hemde hıckıra hıckıra
elimde remsin olmayacak belki
ama yüreğim senınle dolu
gözlerimde gözlerin dolu olucak
ve yarım kalan bir aşkın hikayesi yazılcak son defa
umutlarım yeşermeyecek belki akan son göz yaşlarımda


ama biliyorum ki bir sen daha olmayacak tutamadığım ellerin
bakamadığım gözlerin ile gidiyorum
ve dilimde son sözüm SENİ SEVİYORUM

Harika bir yazı, tşk ler......

Unutulmaz
07-02-2010, 09:33 AM
Kimden sorayım seni bilemezken
Gözlerin gelmiş hayalime...
Şimdi sevdanla kavrulma saatindeyim
Yalnızlığa talip yine ellerim...
Seni seven ben miyim

aşka dair güzel bir serzeniş......

İsyanlı Sükut
07-03-2010, 12:31 PM
Ben teşekkür ederim okuduğunuz için:)

_C@NC@N_
07-03-2010, 11:50 PM
Bir uğultu bir inilti var bu gece
Deniz sanki mahşer yerinde
Bir pırıltı saçar gelir üzerinde
Renk katar o gecenin güzelliginde
O kendi özelliginde
Pırıl pırıl yaldız yaldız
Bir yakamoz

Bir sabahçı kahvesinden
Bir balıkcı teknesinden
Görünür her baktığın yerden
Ya bir deniz yüzeyinden
Ya bir gölün üzerinden
Her nerden bakarsan bak
Mehtaplının gözlerinden
Geçmiş gitmiş
Bir yakamoz

Karanlıkların perisi ıssız gece meşalesi
Düştüğü yer ya suya ya deniz ya göl
Aşar gider öteleri bulur nehri okyanusu
Ayla hilalin doğuşu o muhteşem gecnin konuğu
Renklerin sularala buluştuğu parıl parıl yaldız yaldız
Parlar o yakamoz

İçimde sanki bir boşluk var birde telaş
Gelmesin bu gece sen gözüme hiç hoş
O koca boş karanlıklar öylesine bet
Öylesine berbat ve öylesine boştu ki
Bilmen yoksa ben mi yalnızdım
Senmi aysızdın

Bir boşluk var bu karanlık gecemin içinde
O karanlıklarda bir umutsuzluk bir uğursuzluk
İçinde
Öylesine berbat öylesine bet ve öylesine berbat ki
Bir yer var bu gece içinde içimde
Öysa yakamoz hiç çıkmamış ki
Bu gecenin bu karanlıkların içinde

İsyanlı Sükut
07-05-2010, 10:52 PM
Çok sevmiştik değil mi?
Eylül bitiyordu birbirimize yeni alışmaya başladığımızda..
Peki kaç eylül başladı biz bittiğimizden beri?

Bana nedenlerden bahsetme sevgilim!
Ben gitmenin bütün hallerini bilirim..ve sen en yalın halinle gittin!

Sığınma şimdi geçmiş zaman kiplerine..
Biz tüm di’li geçmiş zamanların dilini kesmemişmiydik birlikte?

Artık sus! Bana gelmelerinden bahsetme sevgilim!
Ben yalanın bütün toplama işlemlerini bilirim..
Bir daha olmayacak dediğinde..
1 den sonra 2’nin geldiğini biliyorduk ikimizde..


Alıntı

AFiLi YanLızLık
07-05-2010, 10:58 PM
Çok sevmiştik değil mi?

Eylül bitiyordu birbirimize yeni alışmaya başladığımızda..
Peki kaç eylül başladı biz bittiğimizden beri?

Bana nedenlerden bahsetme sevgilim!
Ben gitmenin bütün hallerini bilirim..ve sen en yalın halinle gittin!

Sığınma şimdi geçmiş zaman kiplerine..
Biz tüm di’li geçmiş zamanların dilini kesmemişmiydik birlikte?

Artık sus! Bana gelmelerinden bahsetme sevgilim!
Ben yalanın bütün toplama işlemlerini bilirim..
Bir daha olmayacak dediğinde..
1 den sonra 2’nin geldiğini biliyorduk ikimizde..



Alıntı



yne ksa ve öz skı takıpcınım cnmmm elne sğlık :cicek:

İsyanlı Sükut
07-07-2010, 08:31 PM
Teşekkürler canım,okuyup beğenmen mutlu etti beni:)
Kenan sanada teşekkür ederim arkadaşım güzel paylaşımların için:cicek:

İsyanlı Sükut
07-07-2010, 09:28 PM
Korkular yükselişe geçtikçe hayat inişe geçiyor..
Bir kaos yaşanıyor..Güneşli bir günün ortasına düşen fırtınalar gibi.. Sığınacak liman arayışı kaplıyor yalnızlığımızı bir görsek limanın zaten içinde olduğumuzu fırtınalar da dinecek gözlerimiz yakamozları toplarken..
.....

Düşündüm söyledim söylediğimi yazdım hep..

Yine aklıma geldi söylenilen bir söz.. Hani derler ya; zaman ilaçmış her şeye..
İşte bu sefer ilaç olamadı zaman Sevgili..

Kanayan hangi yarayı kapatıp hangi özlemi dindirdi ki zaman? Şimdi konuşmak istemiyorum daha sonra konuşalım demelerimiz bitmedi hiç..Her tesellimizde Zamanla düzelir her şey dedik..Kandırdık kendimizi kandırdık etrafımızdakileri..

Biliyorduk oysa Zamanın hiç bir faydası olmayacağını..İhtiyacımız olan Pembe bir yalandı ZAMAN kelimesinin anlamı..Şimdi Pembe hikayeler ile kandıramıyorum içimde Sonbahara koşan çocuğu..Dinlediğim şarkılar takındığım yalancı gülümsemeler hiç biri yetmedi işte..

Zaman geçti geçmesine de ilaç olamadı..Geçip giden anlar değiştirdi ikimizi de..İkimizde kendi kurduğumuz yalanın etrafında el çırpıp şarkılar söyler olduk.. Kendi kurduğumuz kandırmacaların en iyi oyuncuları olduğumuzu aynaya her baktığımızda yineledik..Oysa aynalara baktıkça gerçekleri görecektik kendi planladığımız yalanları değil..

Hani zaman her şeye ilaçmış derler ya inanma..Senin suskunluğun benim suskunluğum ile buluştu sessiz bir şarkı oldu yalnızlık..Üzerimde gezinen sonbahar rüzgarları üşütüyor beni sanıyordum ama üşümem bundan değilmiş.. Biraz hastayım galiba..Öksürük aksırık biraz da ateş.. Mikroplar yerleşmiş vücuduma üşümem ondanmış..

Hapşuuuuuuuu.... Çok yaşa...Sende gör..Hastasın sanırım..Geçmiş olsun.. Teşekkür ederim önemli bir şey yok.. Zaman her şeyin ilacı iyileşirim yarına!!!!!!

Bu kadardı işte hayalin ile konuşmam..Yokluğuna ilaç olamadı zaman..Ve sen artık tanıdığım “O” değilsin..Adını düşündüğümde kalbimin durduğunu hissettiğim o kadın değilsin artık..

Zaman yoksulluğuna çare olamadı benim yoksulluğumu da dindirmedi..Ve biliyor musun ilk defa unuttum adını..

ertanbertan4545
07-08-2010, 12:52 AM
http://photos-a.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/hs162.snc4/37419_140826905933646_130737600275910_421044_87378 8_s.jpg (http://www.facebook.com/photo.php?pid=421044&id=130737600275910&ref=mf)


Bir kadını ağlatırken çok dikkat edin!
Çünkü Allah gözyaşlarını görür ve sayar.Kadın,erkeğin kaburgas......ından yaratıldı.
Ayaklarından yaratılmadı,ezilir diye.Başındanda yaratılmadı,üstün olmasın diye.Ama göğüsünden yaratıldı.Eşit olsun diye.Kolun biraz altında yaratıldı,Korunsun diye.Kalp hizasında yaratıldı,Sevilsin diye…

İsyanlı Sükut
07-11-2010, 08:25 PM
İlk aşk anı…

ben, seni tırnak uçlarına kadar özlemiş “ben”,
düşünürken seni karanlık bir odada
binlerce yalnızlık silueti arasında
…tek bir gülümsemene bütün güzel anılarımı sığdırmışken
ve yalnızken ben, sensizken titremelerin kucağında,
soğukkanlı mesafeler dolmuşken gözlerime;
avuçlarımın içinde yanan bir kor oluyor kokun.
aynı anda buralardan çok uzaklarda,
kim bilir belki bir okyanusun derin maviliğini aşınca,
bir kırmızı gül utanıyor genç kadınlık kokusundan…
ve ellerini yüzüme sürdüğüm ilk aşk anının terleyişi giriyor saç diplerimden,
bir özlemi tetikliyor her nasılsa
ben burada olmayan bedenine sımsıkı sarılmışken.
sen öyle güzel gülüyorsun ya…
ahh, benim en değerli hazinem,
gülümseyişin;
yastık altlarına dolduruyorum her bir tanesini inci hassasiyetinde…
seni öpmenin heyecanını,
koca bir tiyatro salonunda sanki
ikimizden başkası yokmuşçasına
bütün bir dünya bizi eğlendiriyor edasında taşıyorum
göğsümde ben her gece…
ve yine öyle bir gece,
içeri girmek isteyen yağmur tanelerinin fısıldayışları
uzaklardan…
ellerimin tenine değemediği bir yerden çağırıyor beni sana.
lakin mesafeler zanneder ki ulaşamam sana,
zannederler ki bir tek göz hizasında seviyorum seni…
yanıldıklarına inat kokunu sakladığım avuçlarımdan soluyorum
işte o an!
işte yine o an kalbim ölesiye kanat çırpıyor sana,
nefes nefese
terleyerek,
geçerek bütün şehrin karanlığından,
tam da sıcacık koynuna konuveriyor.
ağız arasında iki kelime taşımıştır sana bütün uzaklıklardan,
bulutların siyah olduğu,
öpüşmelerin yasak,
özlemenin farz olduğu bu yerden
ve gelip kulağına söylüyor emanetini;
seni seviyorum….

Avgon

YükseLen DeniZ
07-12-2010, 01:24 PM
Gönlümden Senin Payına Düşen Satırlar...



Öyle garip bir yerdeyim ki
Sen bile yoksun
Oysa hasretin yanı başımda
Öte yanımda hüzün...
Ve sevdan vuruyor gönlümün hüzün perdelerine
Bir acayip yalnızlık musallat olmuş gecelerime...
Kimden sorayım seni bilemezken
Gözlerin gelmiş hayalime...
Şimdi sevdanla kavrulma saatindeyim
Yalnızlığa talip yine ellerim...
Seni seven ben miyim
Yoksa bir yabancı mı yüreğimde ateşler yakan?
Yüreğim sen sen diye inlerken sevdasızlık kentinde
Sen kör bir kurşunla vurdun beni yüreğimden...
Kimden sorulur bu masum hayallerin
Kimden sorulur bu çocuksu sevdamın hesabı?
Cesaretim yok sana hiçbir şey sormaya
Bari sen sor ki gönlüme
Bu deli sevda hâlâ yaşıyor muymuş bende?

Selim Seven


emeğine sağlık abla...

İsyanlı Sükut
07-12-2010, 07:17 PM
Teşekkürler tatlım:)

İsyanlı Sükut
07-12-2010, 07:51 PM
Ey sevgili ben cok ozledim seni!

Ey sevgili nasilda hasretim sana bu gece!

Aramiza yollar denizler mi girdi yoksa onlari bahane edip mi geldik bu hale?


Ey sevgili nasilda hasretim bir sicak gulusune bu gece!
Nasil seviyorduk biz birbirimizi
Nasil guluyordu goz bebeklerin bir sozume
Nasil gulduruyordun beni en uzgun oldugum anlarda
Nasilda yakisiyordu sana gulmek.

Aramiza yollar denizler mi girdi...
Kac zamandir goremedim o cok sevdigim gulusunu...


Ey sevgili nasilda hasretim sesine bu gece!
Nasil heyecanlaniyordum sesini duydugumda
Nasil terliyordu ellerim telefonum caldiginda
Nasil seviyordum guven veren sesini
Nefes alip verisini bile dinlemek huzur veriyordu.

Aramiza yollar denizler mi girdi...
Kac zamandir duyamiyorum huzur veren sesini...


Ey sevgili nasilda hasretim beni sevmene bu gece!
Nasilda fisildiyordun kulagima beni sevdigini
Yaramazlik yapmis bir cocuk gibi guluyordun sonra
Bende seni diyordum gozlerim dolu..
Nasilda hissettiriyordun sevgini
Sozcuklere gerek yoktu;
Varligin gulusun nefesin yetiyordu sevgini anlatmaya..
Nasilda severdin beni nasilda severdim seni .

Aramiza yollar denizler mi girdi...
Kac zamandir hissedemiyorum sevgini hissettiremiyorum sevgimi!


Ey sevgili nasilda hasretim varligina bu gece!
Konusmasak...suskunlugunla anlasam seni gozlerinle anlasan beni.
Tartismasak artik!
Kirmasak 'bizi'
Gulsen yine bana
Calsa telefonum
Gorsem gozlerini
Sevsen yine beni sevsem yine seni canim acimadan..
Sevsek yine 'bizi'

Aramiza yollar denizler mi girdi sevgili
Kac zamandir olamadik o cok sevdigimiz 'bizi’...
Kac zamandir guvenemedik birbirimize kosulsuzca...

Kac zamandir sevemedik ‘sadece’ birbirimizi...



Ey sevgili ben cok ozledim seni!


Bella
13 temmuz 2010
01.30

İsyanlı Sükut
07-17-2010, 09:48 PM
Gitme sırası kalbine geldiğinde alır kalemi susa susa yazarsın
dert bu ya söyletir..

Herhangi bir gecenin koynunda suyla ihanete uğramış bir kadeh rakı varsa
nefretle aşkı meze yapıp yuvarladınmı dibine
''Gel keyfim gel'' diye bir şarkı düşmez insanın diline..

''Hiç bir yara hiç bir zaman tam olarak iyileşmez'' derken
haybeye konuşmamış Yılmaz Abi..

Sen kalbimden geçtin sırtımı parçalayıp çıkan kurşun misali..
Sen bana benimle ihanet ettin!

Gözlerinde beş vakit aşk kılmaya niyetlenmiştim oysa.
Ama herşey birbirinin aynısı.
Bu şarkıya ağlamıştım daha önce mesela
kendimi şarkılara rakıya ve hüzünlere vurmak
en nadide alışkanlık bünyemde.
O gün de böyleydi işte
birileri kapımdan inadına yeni bir gece daha atarken
yapmayın diye avaz avaz susmuştum
sonra sen gitmiştin
ben çaresiz..
Hayat işte..

Başımı ellerimin arasına alıp ne yapsam başa çıkılmayan silüetin cebimde
cebin ve cepkenin delik olmadığı aşikar üstelik.
Bir nevi yürünmüyor yüreğimde eski sen'lerin leşinden..
Ahh içimdeki kamyon..

Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık
zamanlar haindir ama
sen yine de en güzel anılarımızı kap gel yanıma demeyeceğim
yüzündeki pavyon sarışını ihanete sövmeyeceğim
ömrümden düşe kalka sildin kendini.

İşte bu yüzden suskunken çıldırmayı biriktirmem
işte bu yüzden kalbim kalbinin kapılarını çarparak gitmek istiyor şimdi!

Ellerin aşkı kaçmış senin gözlerine..
Bu defa ''bana'' müsade..

İsyanlı Sükut
07-17-2010, 09:50 PM
Yüzümü suskunlukla yıkadığım bir zamandı yüreğimi pusuya düşüren yalnızlık. Bir mermi vızıltısı gibi gün biterdi başlamadan tükenip giderdi aşk’a zamansızlık. Yağmurlu bir sabahın ağırlığında kurgu teorilerine saplanan masum uyanışlar kaplardı havayı. Ve özlem ne anlaşılmaz kalırdı bakamadığım aynaların avuçlarında.

Kendimden habersiz bir sevda türküsü sarardı duygularımı. Yalnızlık hep böyle acıtırmı be sevdiğim kanatırmı içten içe suskunluklarımı. Seher yelinde hayal kovalardımşiirlerden tutardım ellerini. Ya o gözlerin yokmukömür karasıbenliğimin hiç durmadan kanayan yarası. Nasıl vazgeçebilirim senden. Nasıl terkedilirim sevdaya düşüren sözlerinden..
Yazarsın ama söyleyemezsin bilirim.

Ağıt yakılan diyarlarda sana hasret büyütür yüreğim. Asmışım kendimi bembeyaz bir bulutun sessizliğine. Gökyüzü gecelerime hançerli sevdiğim. Nasılda özlerim seni bir bilsennasılda ağlamak gelir şimdi içimden.
Yıldızlar çizerim bomboş kağıtlarabelki bir hüzün tadında yağmurlara karışırım. Alışırım belki sevdiğimbelkide toprak olur renginde sonbahara seni getiren mevsimlerle yarışırım. Alışırım dedim ya sensizliğeinan ki çok zor.
Her masala bir kahraman gerekir diye düşünürüm. Aşk’ın kahramanı olur mu sevdiğim.

Yerde gökyüzüdolunayda çığlık atan bir geceydi kendime ezberlettiğim. Olmayınca olanhiçbirşeyde neye yararkendime kalan herşey. Anlamsız değilmi..Hayat gibisanki bir anda doğupta sevdaya bir anda çekip gidecek gibi kanadı kırık kuşların çektiği acılarıyla.
Sesimi duyan olmaz kiyalnızlığı okuyan her şiir kendi sessizliğinde dün kalıyor. Kesif bir zaman bırakılıyor içime aşkın tılsımı. Bazen seni seviyorum demek bile bana yetmiyor.

Bu coğrafyada tutunduğum her geceyi suskunluk sayacağımben şair değilim belkibelkide ben hiç adam olmayacağım. Yazmayacağımokumayacağım belkideama sevdiğimzamanı keman tınısında anlatan bir aşk var yüreğimde.
Sensiz yapamayacağım.
Nehirleri izliyorumne ben uyuyabiliyorum artık nede düşlerime çentik atan saatler. Geçip gidiyorum karabasanlar baskısı gecelerimin tam orta yerinden. Bir ömürde tüketiyorum siyahın anlamını. Gözlerinin gözlerime her bakışında donup kalıyorum. Bu benmiyim diyorum kendime.
Aynalar cevap vermiyor sevdiğim. Ben her gün daha çok sendeki aşk oluyorum.
Beni düşündüğünü biliyorum. Bende düşünüyorum. Düşündükçe gerçek bir aşkı yaşıyorum. Daha ne olsun sevdiğim.
Rengarenk kitapları diziyorum odamın geometrik desenli halısının üzerine.

Kapıları kapatıyorum. Pencereleri açıyorum gökyüzüme. Seni çağırıyorum. Ben yaşadığım her zamana senin için parmak izi bırakıyorum.Bu sevda kendi çıplaklığından türevini alıyor yalnızlığımın. Uzatıyorum ellerimi.Sen tuttuğun anda ben yalnızlığımda kayboluyorum.

Gülüyorumgüldükçe bir bilsen nasılda çocuklar gibi seviniyorum.
Düşün diyorsun ya banadüşünüyorumbir sessizliği kalıyor geriye caddelerimin ağaçların yaprakları Eylül.Nedensiz bir heyecan kaplıyor içimi. Sabaha bulutlarla yanına geliyorum

beni kabul eder misin?

Birkan ASLAN

BiNNuR
07-17-2010, 10:31 PM
Alıntısız güzel bir paylaşım emeğine yüreğine sağlık LEYLA:cicek:

İsyanlı Sükut
07-17-2010, 10:37 PM
Teşekkürler Binnur abla:)

İsyanlı Sükut
07-19-2010, 08:22 PM
Aşktan hasar almış yüreklerin yaraları zor kapanır. Kendine kanar rengi solmuş kalpler.
Bir çare arar sessizce kimseye anlatamaz derdini.



http://estb.msn.com/i/65/7AB7624282DA48AB2042D5E2B1885D.jpg



Ayrılığın en zoru üçüncü gecedir. İlk akşam farkına varmaz kalp olanların. Gözyaşı aksa da gerçekliğinin farkında değildir yürek; kabullenmez yalnızlığını.
İkinci geceye de umudun kokusu yayılır. Ya ararsa ya gelirse diye dikilir göz telefona döner belki köşeden diye yolun kenarına.
Üçüncü gece duvara çarpmış gibi kendine gelir yürek. Anlar ki sevdiği gitmiştir. Karanlığın arkadaşlığına sığınır. Ancak o zaman başlar panik olmaya!
Aşktan hasar almış yürekler yargılayamaz önce. Ölüm gibi kederi sonradan çöreklenir kalbin orta yerine. Vakit geçtikçe anlaşılır boşluk yaralı kalpler o zaman sürünerek savrulur.
Aşktan hasar almış yürekler isyan eder bir gün. Hayata karşı mağlup ve alacaklıdır. Hesabını kesmek ister yaşamla sıkı bir pazarlık başlar.

Dualara karışır isyan; küfürle temenni arasına sıkışıp kalır acılı kalpler. Kaderin ağına yazgısının bahtsızlığına sevdiğinin vicdansızlığına bir “ah” çekerek; yapayalnız kalır sokağın ortasında kırgın bir yürek!
Aşktan hasar almış yürekler sorgulamayı öğrenir. Kendi mahkemesini kurar salonun ortasına. Suçluyu suçsuzu arar aradıkça daha çok boğulur kendi içinde batar.
Güneş doğar akşam olur gün batar gece döner ama zamanı bir türlü geçmez aşktan hasar almış yüreklerin. Her sabah aynı tatsız güne uyanır. Bir filmin orta yerinde bir dostun acı kahvesinde ağlar. Ağladıkça silinecek gibi duran acısını atmaya çalışır.
Aşktan hasar almış yüreklere doktor da çare olamaz falcı da! Vakit geçtikçe kendi yarasını sarar kalp. Takvim yaprakları düşer durur gönlün içi zamanı süpürge eder. Sonra bir sabah uyanıp bakar ki; güneş yine parlamakta gökyüzünde. Tebessüm eder onca günün ardında ilk defa. Yaşamın mucizesi kendi içinde saklı durur. Bir adım atar dışarıya gözlerine vurur gerçekler. Aşktan hasar alan yürekler bir gün bir yerlerde yeniden sevmeyi becerirler ceplerinde duran inançsızlıklarıyla…
Candan Ünal

* İnci *
07-24-2010, 01:22 AM
Ya yüreğine inandıramadın varlığımı...
Yada ağır geldi adının yanına adım
Ya yüreğin yetmedi beni sevmeye,
Yada bir yüreksize ev sahipliği yaptı bu yürek...

Ruhuna talip olmaktı tek suçum.
Şimdi, çırılçığlık 'sus'malar kaldı payımıza,
Sus'tun ! öyle bir sus'tun ki,
konuşmaların bile bana susuyordu artık...
Ben sana Susu/yorken.

Zaman/sızım oldun,
Bir Cemre gibi düştün içime,
Öyle bir düş/tün ki...
Sahi !!!
Gerçekmiydi yaşananlar,yoksa bir Düş/mü ?

Çıkar artık dudaklarından
hüzün kokusu sinmiş cümlelerini...
Çıkar...

Kendine b'ağla!

aLıntı..

İsyanlı Sükut
07-24-2010, 08:30 PM
Bir gun bu mahsun sevdadan geriye
Kalirsa sadece o huzun kalir
Sende anladinki yapayalniziz
Bulusmamiz yasak gorusmemiz uzak
...Devrilmis kadehler gibi donuyor basimiz
Neylersin..
Ah guzelim incinmis bir sesi vardir yagmurun yanaklarina
Vurdugun da hissedersin
Ve bir veda sozcugu saclarina
Titreyen bir opucukle dokundugunda
Bu ani dondurmaya yetmez nefesin
Bir film sahnesi gibi akar gider ayrilik
Neylersin..
Biz zaten hicbir romanda kendi hayatimiza raslamadik butun
Sarkilar bizi yanlis anlatmisti
Ve butun bulmacalar yarim birakilmisti
Tenha sokaklarda usuyup durdu sirtimiz
Oysa tuttugumuz baliklari bile yeniden denize bagislamistik
Biz hayata dair hicbir yanlis yapmamistik
Neylersin..
Biz bu sonucu hak etmedik hayir etmedik
Omrumuz bu talana layik degildi
Bazen aci vurdu bazende yagmur
Hic gulmedi yuzumuz hic buyumedi gulumuz
Bizi yanlizca aksamlar kucakladi biliyorsun
Sabaha cikmayan bir yoldu yürüdüğümüz
Bazen aci dinmez bazende yagmur
Sevgilim gulumse hersey unutulur
Suskunuz bu aksam ustu hasrete yanmisiz
Neylersin..
Bir gun bu oykunun sonuna gelince
Ansizin desemki hoscakal canim
Unutursun mecburen unutursun
Yildizlar soner bu askta biter
Bazi gun hatirlayinca sessizce aglariz
Neylersin..
Ah bebegim ah..
Kekremsi bir tadi vardir gozyasinin
Dudaklarina sizinca farkedersin
İcindeki vurgun asklar mezarliginda
Ayrilik olumden uste yazilinca
Gideni durdurmaya yetismez sesin
Bir inme gibi dolanir bedeninde pismanliklar neylersin..
Biz zaten hicbir sinemaya tam vaktinde yetisemedik
Butun vapurlar bizden once kalkmisti
Ve butun biletler biz gelmeden satilmisti
Bosuna telaslarda yorduk gunlerimizi
Oysa nuhun gemisinde bile bize yer kalmamisti
Ve hicbir mutluluga adimiz kaydolmamisti
Neylersin..
Biz bu aski surduremezdik inan surduremezdik
Kalbimiz bu heyecana musait degildi
Bize hep acilar kaldi bize hep yagmur
Unutmasan bile artik unutur gibi yapicaksin
Ve burusturup burusturup attigim kagitlarda
Hic bitiremedigim bir siir olarak kalicaksin..
Bazen aci dinmez bazende yagmur
Sevgilim gulumse hersey unutulur
Suskunuz bu aksam ustu hasrete yanmisiz
Neylersin.

alevv
07-27-2010, 08:06 PM
:cicek::cicek::cicek:

Lamazi
07-27-2010, 08:18 PM
güzel paylaşımlar emeğine sağlık..

İsyanlı Sükut
07-28-2010, 09:25 PM
Ya Vapur Oluyorsun Ya İskele

Hayat ne garip! Vapurlar gibi. Ya iskele oluyorsun herhangi bir ülkenin kara sularına ait bir denizde yada bir vapur oluyorsun o karasularda bağıra çağıra bir karadan başka bir karaya.

Ya bir vapur olup demirleyecek bir liman arıyorsun kendine ya da iskele olup sana demirleyecek bir vapuru bekliyorsun... İskele oluyorsun bir süre kadar geliyor vapurlar ve tıpkı tanırının senin hayatında kalacak insanların ne kadar kalacaklarını çizdiği gibi zamanı geldiğinde gidiyor. İnsanlarda vapurlar gibi hayatta bir zaman aralığında gelip bir zaman aralığında gidiyorlar. İnsanları Tanrı getiriyor sana ve tanrı götürüyor vapurları kaptanlar getirip kaptanlar götürüyor. Yada vapur oluyorsun işte… bir karadan başka bir karaya dolaşıp duruyorsun.

Ben iskeleydim hep o ülkeye ait o kara sularda bekledim. Çok vapurlar geldi geçti. Her vapur gittiğinde ben kapılarımı kapattım. Denizden rica ettim yanaştırmadı yeni vapurları. Sert sesli dalgalarını vurdu kıyılarıma direklerim üşüdü. Ben kapattım kapılarımı. Gövdeme asılı traktör tekerlekleri ile dertleştim. Martılar kondu çatılarıma zeminlerimde insanlar dolaştı balıklar gıdıkladı temellerimi midyeler yapıştı betonlarıma yengeçler kıskaçladı temellerimi…

Ben iskeleydim martılarla çığlıklar attım kimse duymasın diye. Denizle beraber ağladım camlarımdan akan yaşlar belli olmasın diye bulutlara yalvardım her sabah çiğ düşürdü üzerime. Yağmurlar geçti üzerimden fırtınalar boranlar koptu ben kalkmadım yerimden. Bir vapur bekledim hep gelmesini düşledim gelip demirlemesini…

İnsanlar küstü bana vapurları yanaştırmadığım için kıyılarıma ağzı şarap kokan bir sarhoş kucağımda uyudu tinerciler kırdı kömür gözlerimin camlarını yokuş aşağı inen bir fahişe kustu duvarlarıma bir kadını vurdular en kuytu köşemde kanlar içinde yığıldı yere…

Yağmurdan rica ettim yıkadı camlarımı çatılarımı denize yalvardım temizledi kıyılarımı ben hep o vapuru bekledim. Hiç beklemediğim beklemek istemediğim bir anda deniz haber verdi bana Oradan bir vapur kalktı Oradan bir vapur vakur…

Gözlerim boğazı bekledi. Bir Aralık akşamında bir vapur boğazdan geçti salınarak marmaraya girdi bütün iskeleler onu gözledi. Rica ettim denize suları duruldu buluta yalvardım üzerimden çekildi güneş daha bir aydınlattı kıyılarımı martılar üzerimde şarkılar söyledi. Vapur geldi yanaştı kıyılarıma gövdeme asılı traktör tekerlekleri kuş tüyü bir yatağa uzatırcasına yaklaştırdı vapuru bana vapur demirledi. Ne vapurlar gördü gözüm ondan sonra hiç kızmadım göğsümde uyuyan şarapçıya tinerciler gelmedi daha ve yokuş aşağı inen fahişe kusmadı duvarlarıma kimse küfür ederek geçmedi kıyılarımdan ve kimseyi vurmadılar köşelerimde.

Bir öğlende sonra vapur gitti ve yeniden kapadım kapılarımı… Hayat ne garip dimi ? vapurlar falan !

Celalettin KANDEMİR

XjA`Gk
07-29-2010, 02:13 PM
ZORUMA GİDENİ İÇİME ATTIM BİTMESİN DİYE BU BÜYÜ
YÜZÜNE VURAMADAN HATALARINI SENİ BAĞRIMA BASTIM
KOPAMADIM BİLE BİLE İÇİME SİNMEDEN AYRILAMADIM
BİZ KİRLENDİK SANADA BANADA ELLER DOKUNDU
AZAR AZAR KAYBETTİK BİRBİRİMİZİ

GİTMELERİN KORKUTMUYOR ARTIK
KOKUNU SÖK DUVARLARDAN BÜTÜN EŞYALARINI TOPLA
KAPIYI HIZLI ÇARP KARARLI OLSUN YALIN Ayak KALDI
BİR SEVDAM DAHA KEDERİM BANA DERS OLSUN

BU NASIL AYRILIK,BU NASIL VEDA,
GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT
BAKIŞIN ANAHTAR,SÖZLERİN KİLİT,
ELLERİN AÇ DİYOR,DUDAKLARIN GİT

GİDERSEM BİR DAHA DÖNMEYECEĞİM
KALIRSAM KALBİME YENİLECEĞİM
ÇÖZEMEDİM SENİ ÇÖZEMEDİM DELİRECEĞİM
GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

AYRILIK DÖNÜŞÜ OLMAYAN BİR NEHİR
YALNIZLIK YIKILMIŞ BOMBOŞ BİR ŞEHİR
KAÇ SEVDA,KAÇ SEVDA KÜL OLDU BÖLE KİM BİLİR
GÖZ YAŞIN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

DUVARDAN İNSİNMİ RESİMLERİMİZ
YABANCI OLSUNMU İSİMLERİMİZ
YA O DELİ DOLU GECELERİMİZ
ANILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

BU ROMANDA BİTER BELKİ BİRAZDAN
NE AŞKLAR YIKILDI GURURDAN NAZDAN
AĞLIYOR BESTELER YİNE HİCAZDAN
ŞARKILAR KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

GİDERSEM BİR DAHA DÖNMEYECEĞİM
KALIRSAM KALBİME YANİLECEĞİM
ÇÖZEMEDİM SENİ ÇÖZEMEDİM DELİRECEĞİM
GÖZLERİN YAŞIN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT
GÖZLERİN KAL DİYOR DUDAKLARIN GİT

YİNE YOKUŞA SÜRÜYORSUN HERŞEYİ
YİNE KANDIRIYORSUN GÖNLÜMÜ
AMA UNUTMA BU SON ŞANSIMIZ
SENİ UNUTMAK İÇİN SON DEFA ÖZLÜYORUM

Ahmet Selçuk İlkan...

YükseLen DeniZ
07-29-2010, 02:48 PM
Ya Vapur Oluyorsun Ya İskele

Hayat ne garip! Vapurlar gibi. Ya iskele oluyorsun herhangi bir ülkenin kara sularına ait bir denizde yada bir vapur oluyorsun o karasularda bağıra çağıra bir karadan başka bir karaya.

Ya bir vapur olup demirleyecek bir liman arıyorsun kendine ya da iskele olup sana demirleyecek bir vapuru bekliyorsun... İskele oluyorsun bir süre kadar geliyor vapurlar ve tıpkı tanırının senin hayatında kalacak insanların ne kadar kalacaklarını çizdiği gibi zamanı geldiğinde gidiyor. İnsanlarda vapurlar gibi hayatta bir zaman aralığında gelip bir zaman aralığında gidiyorlar. İnsanları Tanrı getiriyor sana ve tanrı götürüyor vapurları kaptanlar getirip kaptanlar götürüyor. Yada vapur oluyorsun işte… bir karadan başka bir karaya dolaşıp duruyorsun.

Ben iskeleydim hep o ülkeye ait o kara sularda bekledim. Çok vapurlar geldi geçti. Her vapur gittiğinde ben kapılarımı kapattım. Denizden rica ettim yanaştırmadı yeni vapurları. Sert sesli dalgalarını vurdu kıyılarıma direklerim üşüdü. Ben kapattım kapılarımı. Gövdeme asılı traktör tekerlekleri ile dertleştim. Martılar kondu çatılarıma zeminlerimde insanlar dolaştı balıklar gıdıkladı temellerimi midyeler yapıştı betonlarıma yengeçler kıskaçladı temellerimi…

Ben iskeleydim martılarla çığlıklar attım kimse duymasın diye. Denizle beraber ağladım camlarımdan akan yaşlar belli olmasın diye bulutlara yalvardım her sabah çiğ düşürdü üzerime. Yağmurlar geçti üzerimden fırtınalar boranlar koptu ben kalkmadım yerimden. Bir vapur bekledim hep gelmesini düşledim gelip demirlemesini…

İnsanlar küstü bana vapurları yanaştırmadığım için kıyılarıma ağzı şarap kokan bir sarhoş kucağımda uyudu tinerciler kırdı kömür gözlerimin camlarını yokuş aşağı inen bir fahişe kustu duvarlarıma bir kadını vurdular en kuytu köşemde kanlar içinde yığıldı yere…

Yağmurdan rica ettim yıkadı camlarımı çatılarımı denize yalvardım temizledi kıyılarımı ben hep o vapuru bekledim. Hiç beklemediğim beklemek istemediğim bir anda deniz haber verdi bana Oradan bir vapur kalktı Oradan bir vapur vakur…

Gözlerim boğazı bekledi. Bir Aralık akşamında bir vapur boğazdan geçti salınarak marmaraya girdi bütün iskeleler onu gözledi. Rica ettim denize suları duruldu buluta yalvardım üzerimden çekildi güneş daha bir aydınlattı kıyılarımı martılar üzerimde şarkılar söyledi. Vapur geldi yanaştı kıyılarıma gövdeme asılı traktör tekerlekleri kuş tüyü bir yatağa uzatırcasına yaklaştırdı vapuru bana vapur demirledi. Ne vapurlar gördü gözüm ondan sonra hiç kızmadım göğsümde uyuyan şarapçıya tinerciler gelmedi daha ve yokuş aşağı inen fahişe kusmadı duvarlarıma kimse küfür ederek geçmedi kıyılarımdan ve kimseyi vurmadılar köşelerimde.

Bir öğlende sonra vapur gitti ve yeniden kapadım kapılarımı… Hayat ne garip dimi ? vapurlar falan !

Celalettin KANDEMİR

emeğine sağlık abla...

İsyanlı Sükut
08-02-2010, 12:48 PM
Ben seni severdim...
mevsimler gelip geçerdi penceremden
ben sabırla seni beklerdim!...
sıcak yaz gecelei uyku tutmazdı
balkona çıkıp bir sigara yakar
kayan her yıldızda seni dilerdim!...
ben seni severdim...
ne zaman bir çocuk ''baba'' dese
aklıma baba olma özlemlerinle sen gelirdin!
''hep çoğalmalı senin gibiler''derdim!
ben seni severdim...
seni sevdiğim için bütün insanlığı severdim!
bilirdim ya ben kendimi?
hep içimde sen olduğundandı uysallığım!...
ben seni severdimyüksek dağların zirvelerinde bir yerde
ansızın bir çicek hevesle uyanırdı bahara...
''Ben Seni Severdim...Kainat...Sen kokardı...
demli bir çay dudaklarımda istanbul...
bilirdim!efkarı hep yokluğundandı!
ben seni severdim...
yaşama daha sıkı sarılırölmekten daha çok korkardım!
sensiz uyandığım her günüseninle uyandığım o sabaha bulardım!
seni salardım gecenin ustunesaatler hızlanırdı...
gün ağarırken
sensizlikten bir gün daha eksiltmenin huzurunu duyardım
ben seni severdim...
korkaklığıma kıskançlık adını vermeden
kısıtlamadan ve özgürlüğünü elinden hiç almadan!...
ben seni severdim...
hasret ya da özlem kelimelerinin bu çıldırtan yükü taşıyamadığı
zamanın akmadığı
mekanların sınırlarla boğulmadığı bir yerde bi tek seni beklerdim!
ben seni çok nedir bilmezken
ben seni azlara hiç değdirmeden severdim!...
ben seni sevgili bekler gibi pes etmeye hazır değil
ben seni mahşeri bekler gibi aklımı zorlayan bir sabırla beklerdim!!
seni ben hayata isyan gibibütün olmazlara kafa tutar gibi sevdim!!
seni ben kendini gerçek sanan tüm kopya aşkların kalemini kırar gibi
ölümsüzlüğü bulmuş gibi
seni ben Allah'a inanır gibi inanarak Sevdim!!!!


ALINTI

harby_hakan
08-03-2010, 05:14 PM
Eline yüreğine sağlık..

İsyanlı Sükut
08-03-2010, 06:44 PM
Okuyan gözlerinize sağlık...

İsyanlı Sükut
08-03-2010, 07:21 PM
/..Ben bir erkek sevdim biraz ürkek gözleri biraz kaçak../

Okyanus dudakları çatlak.
Bir buket papatya kokardı sarıldığında
Bir içim su damlardı omuzlarıma kahverengilerinden.
Kaçardı valizsiz hazırsız...! kararsız...!
Tenine yağmurlar sinerdi ıslanırdı yüreğim...
Savunmasız kalırdı...

/..Ben bir erkek sevdim teninde ay dalgalanan../

Yüreğimde ırmak olup içerilerime sızan
Islatırdı okşardı kayardı en uçlara...

/..Ben bir erkek sevdim kucağında dolunay../

Yakamoz tutardı gecesi yanıbaşımda ay.
Uykularında damlardı ismim dudaklarına
Çehreme vururdu aşk
Milyonlarca aşk...

/..Ben bir erkek sevdim yüreğinde yüreğim saran../

Rüzgarı davetlerdi alevleri sıcağında
Yanardı...! yanardım...! yanardık...!
Kopardı zaman...

/..Ben bir erkek sevdim saçlarında avuçlarım kokan../

Uyurdu dizlerimde okşardım yumuşaklığını.
Okşardı yüreği yüreğimin yoncasını
Büyürdüm...! açardım...! kokular saçardım
Koklardı yüreği derinlerime koşardı.

/..Ben bir erkek sevdim tenimde bıçak../

Kıpırdardı her bir hücrem parmaklarının yol alışında
Dalgalanırdı şafak...
Sökülürdü umutlar karışırdı zaman azardı yaram...
Kopardı soluğum biterdi nakarat...

/..Ben bir erkek sevdim sonu aynı nakarat../

_C@NC@N_
08-04-2010, 12:22 AM
Esaret gözyaşları içindeydik hepimiz
Suskun bir nöbet tutuyordu gözlerimiz
Kilit altına alınmıştı tüm duygular ve
bitmek bilmiyordu gece…
Bitmek bilmiyordu hasretlik,
ve umursanmıyordu artık yokoluşu zamanın,
sonra sen geldin…
Yalnızdık, ötede ve haydut duygular içinde,
yalnızdık…
Bitmeyen sesler duysak da zamana dair ve hayat hep zorlasa da bir diğeri olmaya
yalnızdık aslında…

İsyanlı Sükut
08-06-2010, 10:43 PM
Unutulduguma degilde
Unutulacak kadar az sevildigime yandim!




Ke$ke inanmasaydim okadar
ucmasaydim gokyuzunun en tepesine..
Yikmasaydim kumdan kalelerimi bir UNUTAN icin!
Ke$ke yagmur olup yagsaydim
firtina gibi esmeseydim bo$ yere!
Bu sevdaya umut baglamasaydimhayat kaynagimdir diye!
Bana $imdi maziye daldigimda bukadar aci veren bu a$ka
Tutulmasaydim ke$ke delicesine!



Unutamamaya degilde
Unutmayacak kadar cok sevdigime yaniyorum $imdi..
Degermiydi bukadar cok sevmeye?
Bilmiyorum..



Ama unutulduguma degil..
Unutulacak kadar az sevildigime yandim!

_SaHrA_
08-06-2010, 11:05 PM
http://img138.imageshack.us/img138/7095/dsfj.jpg

Ardım sıra baktığımda
Her ne kadar yüreğim dağlanarak acıyı yaşatsa da
Aşk kalbime sancıların serencamını anlatıp ruhumu hazla kuşatınca

Neyleyim selam vermesinler
Zanlarla gülümseyip halimle alay etsinler nefesler
Hiç hamiyet göstermesinler ve nefesin azizliğine aldırmayıp gitsinler

Ben kendi kendimle davalıyım
Ruhumda feveran eden hırçın dalgalarla gamlıyım
Ve nefsimle belalıyım, hakikat bendine ihtiyacı bulunan bir insanım

Kime ne derim, sefilliği bilirim
Kalbi fakirliğimle nefeslenirim, ruhumda halsizim
Solgun umutlarımla toprağı özlerim ve anılarımla yüzleşip üzülürüm

Ne kaldı geriye baksam hasret
Amma lakin bu mümbit ülfet kimler için bir dert
İhsan kalbim için zaruret ve ihlâs ruhum için edep içinde bir nimet

Aşk sevilene seslenmez, üzemez
Sevilen için her hangi bir basireti gerekli görmez
Seven kalp için inşirah dileyerek umuda küsmez ve hazzı terk etmez

Hicran yetiyor işte her nedense
Ruhum prangaların eşiğinde özgürlüğe meyletse de
Kalbim kendi ikliminde ve aşkının müstesna güzelliğinde asudeleşince

İşte o vakit beşerlik azat oluyor
Kul olmak letafeti yetiyor ruhu iştiyakla kuşatıyor
İnsan olmak kemali yeti arzuluyor ve edep dirliğinde hilmi salıyor

Aşk seni kalbinle nazar ettiriyor
Zanlardan kurtarıyor ve inayet için azmettiriyor
Feragati önceliyor ve takvayı gözler önüne sererek seni yetiştiriyor

O vakit hakikat seni anıyor
Kalbin aşk ile hakkı zikrediyor suhuleti diliyor
Vuslat erişilmez olmaktan çıkıyor ve seni muhabbetle davet ediyor

İsyanlı Sükut
08-09-2010, 10:02 PM
Üşüyordum...
Sarılcak bir şeyler ararken seni buldum...
Dokundum... Yanıyordun...
Elimi çekmek zorunda kaldım çünkü beni de yakıyordun...
Sana dokunsam yanıyor; elimi çeksem donuyordum...
Şimdi düşünüyorum: senle olup yanmak mı; sensiz kalıp donmak mı ???

KraLice '
08-10-2010, 01:15 PM
http://fc01.deviantart.com/fs14/p/2007/001/3/3b949cd8f2342739.jpg

"Dünyanın merkezindeyim.
Etrafımdaki binalar kutu kutu pense oynuyorhttp://www.keyifkolik.com/images/smilies/Virgul.gif
Güneş yağ-bal satma gayretinde elinde buluttan mendili.
Eğlenemiyorum.
Çocuk değilim..."

İsyanlı Sükut
08-13-2010, 09:23 PM
Ellerim avuçlarının içinde kaybolduğunda anladım korkmadan sevmek ne demekti…

Seni sevmekti bereketli yağmurlar yağdırarak tabiatı canlandırandoğurarak güneşi elleriyle tüm çiçeklerimi açtıran. Huzur içinde süzülen martılar ve umut dolu bir çocuğun yüzündeki gülümse kadar saftıseni sevmek yaşamaktı…



Yokluğun gözlerimden süzüldüğünde anladım; özlemek ne demekti…

Gelişine kuruldu sensizlikte tüm saatlerim. Adın dua oldu dilimde. Uykularım firariydi söndü tüm ışıklarım bir bir karanlıklar pusu kurdu hasretine gebe bedenimde. Annesini kaybeden minik bir kedi ve uçurtması kopan gözü yaşlı bir çocuk kadar çaresizdi özlemek seni isyan etmekti….



Ürkek bedenim kollarındayken anladım ; şefkat ne demekti…

Çocuk oldum korkusuzca ve yaslandım omuzlarına. Huzur kanıma işledi saçlarımda dolaşan parmaklarından ve hiç üşümedim sıcağın dolanınca soluğuma. Kapatıp gözlerimi rüzgarın şarkısını dinlemek ve kokunu ciğerlerime çekmekti şefkat erimekti beni saran kollarında…



Yüreğime değince ellerin anladım; güvenmek sorgusuzca ne demekti…

Tüm korkuları uçurup gökyüzüne dört yanımı maviye boyadın. Sevdayı ise kırmızıya; boynuma doladığın o kolye ve ayaklarıma aldığın o pabuçlar gibi. Dindi tüm fırtınalarım durgun bir suydun susup seyre daldığım. Ömrümü bakışına ve canımı gülüşüne katmaktı güvenmek sana dolu dolu nefes almaktı…



Kendimden çok seni düşünmeye başladığımda anladım aşk ne demekti…

Gözlerimdeki gülücüktü adın yüreğimdeki ateş ve tarifi imkansız heyecandı. Bana ait ne varsa sana yazmaktı düşünmeden. Bir nehir oldum dur durak bilmeden sana akan. Tutuşmaktı seve seve ve kanatlanmaktı aşk beni bırakıp sen olmaktı…



Seni bulmak içindi yaptığım en büyük hatalar anladım ve bu yüzden kendime bile kızamadım. Sadece itiraz ettim sensiz geçen onca yıla; yok say hepsini ben hiç yaşamadım. Yıldızlara hiç bakmadım ben mesela o üç katlı evin terasında sarılmışken battaniyeye gökyüzüne gözlerimi dikmeden önce. Çay içmedim hiç o küçük masada karşına geçip oturmadan önce. Hiç dinlemedim o şarkıyı tutup ellerimi sen benim için isteyip çaldırmadan önce. Anladım ben hiç yaşamadım seni sevmeden önce…



Küçük bir kız nasıl büyürmüş yüreğime düştüğünde anladım…

Huzurun adıydı seni sevmek dudaklarındaki tebessümü görmekti mutlu olabilmek ve karşıma çıktığın ilk gün “hayatımı değiştiren adam” diyebilmekti sana koşarcasına gelebilmek… Sarıl şimdi bana sıkıca ve bırak göğsünde uyuyayım kokun sinmişken tenime gözlerimi kapayıp öylece kalayım. Yüreğimin orta yerine serdiğimsin; anladım artık seninle varım…

_C@NC@N_
08-21-2010, 11:17 PM
Avare dolaşan bir mecnun görmüştüm
Yagmurla yikanan Emirdağ sokaklarinda
Hava soguktu, ellerim üşüyordu
Gözleri yüklü bulutlar gibi dosttu
Garibim Leyla'sini ariyordu

Sordum, soruşturdum kimmiş
Dediler bir sevdicegi varmiş
Diyar diyar, bir ömür onu ararmiş

Günler birbiri ardina geçiverdi
Mecnun artik bizden biriydi

Dayanamadi yüregim, açtim kapimi bir gün
"Gir içeri" dedim "dişarisi kiş, kiyamet
Hadi dostum, donacaksin"
Mevsimlerden kıştı Emirdağ'da
Güldü, devam etti dolanmaya

Bir sabah kapimda uyur halde buldum onu
"Uyan dostum gün dogdu
Kapilma" hemen "umutsuzluga"
Yeni günde yapacagin çok iş var.

Anladim ki uyanilmaz uykudaymiş
Gözlerimden yaşlar döküyordum mecnuna

Haber vereyim dedim
Nerede, ne yapardi bilmem ama
Sanirim garibimin aşkindan, hayallerinden
Leyla'nin haberi bile yoktu....

İsyanlı Sükut
08-22-2010, 02:35 PM
Her giden ardında bir bekleyen bırakır. Bazen ister bekle beni der..
Bazende bekleme hayatına devam et der.. Bu bekleme demenın ardında bır beklenme isteği vardır hep..

Ve her kalan yüreğindeki acısıyla bekleyeceğim der. Dönmeyeceğini bile
bile.. Gelmeyeceğini bile bile.. Sevmeyeceğini bile bile..
Ve bekler..
Taki bir gün artık ümitler kesilip. Yolların tamamen ayrı olduğu fark
edilene kadar..

Ve başlar keşkeler pişmanlıklar..

Yanı başımızdayken fark etmediğimiz bir çok ayrıntı takılır hafızalara.Oysa
ne güzelmiş yaşanılanlar dersiniz.. Meger ne çok sevmişim dersiniz.. Ve
belkide hiç sevilmediğinizi fark edersiniz.
En acısıda budur yaa zaten. Sevilmeden sevdiğinizi fark ettiğinizde
beyninizi yer binlerce soru.. Başlarsınız cevabı besbelli olan sorulara
kendinizce cevap aramaya..

Ve sorgulama zamanı gelir kendinizce.. Oysa unutursunuz bir şeyi..

"Aşk Sorgulanmadan Yasanmalıdır.."

Ama unutursunuz bu kuralı "nedenler ve niçinler" kemirir beyninizi
Ağlamak sizin için kacınılmaz bir seçimdir. Ağlarsınız herşeye ve her
olaya..

Baktıgınız her yer "onda" biter.. Gördüğünüz herşeyde "onu" ararsınız..
Aynadaki gorüntünüzde bir yansıma sokaktaki köşe başında bir kucaklasmadır
"o".. Yağan yağmurdur denizdeki yakamozdur "o" gecelerin ayı gündüzlerin
güneşidir "o"..

Ve son cümleler dökülür artık dilinizden..

"O" Mutlu Olsun Yeter..

Diyebileceğiniz bir şey kalmamıstır çünkü..
Tıpkı yüreğinizi sizden aldığı gibi giderken cümlelerinizide götürmüştür
yanında..

Sessizlik kalır geriye biten bir sevgiden..

Ve.. Ayrılık Urganı kalır boynunuzda "yağlı bir ilmek gibi."

Sanki biri ha çekti ha çekecek.. Durdu sanarsınız dünyayı ha battı ha
batacak..
Ama ne dünya durur nede o ilmek çekilir..
Hayat devam ediyordur ve bu çarkın içinde sizide bilmediğiniz başka
diyarlara sürüklüyordur..

Biticek sanırsınız acınızı bitmez.. Sadece bir yerlere saklanır
yüreğinizde..Bir şarkida bir şiirin içli mısralarında ve belkide bir sözde
kanamaya hazır bir yaradır o artık..

"Sessizliğin İçinde Bir Çığlık Karanlığın İçinde Bir Işık Yürekte Kapanmaz Bir Yaradır Artık O"

alevv
08-22-2010, 03:00 PM
ÖLEN SEVGİLİ
Sabah uyandiginda midesinde bir yanma hissetti. Yanmanin nedeni aksam
yedikleri degil,uyanir uyanmaz bugün yapacaklarinin aklina gelmesiydi.
Bugün
2 yildir götürmeye çalistigi bir birlikteligi bitirecekti.

Aslinda bunu yapmakta geç bile kalmisti.
´Bitmeli dedi içinden, her gün bu tatsiz uyanis bitmeli.´
Genç adam bunlari düsünürken surati sekilden sekile giriyordu. Süratle
giyinerek disari çikti. Bugüne kadar hiç bekletmemisti onu, simdi de
bekletmemeliydi. Istanbul, soguk ve yagmurlu bir Nisan ayi yasiyordu.
Genç
adam gökyüzüne bakarak iç geçirdiÿÿÿÿ;
´Bulutlar bizim yasayacaklarimizi biliyor. onlar bile agliyor
halimize...´
BULUSMA VAKTI...
Artik Kadiköy iskelesindeydi. Birkaç dakikalik beklemeden sonra
karsidan kiz
arkadasinin geldigini gördü. Simdi midesindeki agri daha da artmisti.

Besiktas´a geçtiler. Yolculuk sirasinda hiç konusmadilar. Genç kiz,
sevgilisinin bu durgunluguna anlam verememisti. Nereden bilecekti bugün
ayrilik çanlarinin çalacagini...

Besiktas´a geldiklerinde bir cafede oturdular. Genç kiz anlamisti
sevgilisinin kendisine bir sey söylemek istedigini.
´Bana birsey mi söylemek istiyorsun´ diye sordu. Genç adam, gözlerini
kaçirarak
´Evet´
dedi. Genç kiz heyecanlanmisti, biraz da sinirlenerek
´Söylesene, ne diye bekliyorsun´ dedi.
Genç adam içini çektikten sonra
´Sence biz nereye kadar gidecegiz?´ diye sordu. Genç kiz,
´Bunu sorma geregini niye duydun?´ diye yanit verdi. Genç adam söze
basladi...
´´Birkaç ay önce aksam 23:00 civarinda sana telefon açip senin için
yazdigim
siiri okumak istemistim. Sen bana
´Sirasi mi simdi canim yaa, isin gücün yok mu?´demistin. Biliyormusun o
an
nakavt olan bir boksör gibi hissettim kendimi. Özür dileyip telefonu
kapatmistim. Daha sonra da bu siiri benden hiç istememistin. Geçenlerde
hasta olup yataklara düstügümde arkadaslarimla birlikte sen de gelmis,
Meralin
´Sen sanslisin, sevgilin sana bakar´ sözüne Isim yok da sana mi
bakacagim,
annen baksin´ demistin. Hatirladin mi?´´

DUYGUSALLIGI SEVMEM...
Genç kiz,
´Biliyorsun ben duygusalligi sevmiyorum. Hem hasta bakici gibi
göründügümü
de kimse söyleyemez´ diye yanitladi. Genç adam güldü,
´Evet canim haklisin. Zaten olmak istesen de bu kalbi tasidigin sürece
hasta
bakici, hemsire falan olamazsin.´
Genç adam devam etti...
´Bana simdiye kadar kaç kere sabahin erken saatlerinde güzel
sözcüklerden
olusan bir mesaj çektin? Hiç... Hatta günün hiçbir saatinde çekmedin.
Duygusalligi sevmeyebilirsin. Ama sen seni seven insanlari da mutlu
etmeyi
sevmiyorsun. Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanlari
mutlu
etmeyi seviyorum. Seni tanidigimdan beri her sabah, her aksam, her gece
yani
seni andigim her saat tatli bir mesajim vardi senin için biliyormusun?
Seninle ben AKLA KARA gibiyiz.´
Genç kiz anlamisti,
´Yani ne istiyorsun benden sair olmami mi?´ Genç adam tekrar gülümsedi
içinden. Dün gece verdigi ayrilik kararinin ne kadar dogru oldugunu
düsündü.
´Hayir´ dedi,
´Sair olmani istemiyorum. Olamazsin da...

BIZ AYRILMALIYIZ.
Ayrilirsak ikimiz için de en
hayirlisi olacak.´ Genç kiz sasirmisti,
´Neden ama? Ben seni seviyorum. Senin de beni sevdigini saniyordum.´
Genç
adam iç çekerek
´Hayir canim, sen beni sevdigini saniyorsun. Eger beni sevseydin simdi
baska
seyler konusuyor olurduk´ dedi. Genç kizin gözleri yasarmisti. Genç
adam
cebinden çikarttigi mendili uzatti, genç kiz gözyaslarini silerek
´Sen bilirsin, umarim beni bir baskasi için birakmiyorsundur...´ dedi.
Genç
adam
´Nasil böyle bir sey düsünürsün, senden baska kimse olmadi ve uzun
zaman da
olacagini sanmiyorum´ yanitini verdi. Genç adam ve genç kiz iki sevgili
olarak oturduklari masada artik iki yabanciydilar. Birkaç dakika
sessizce
oturduktan sonra Genç kiz,
´Kalkalim istersen´ dedi. Genç adam
´Ben biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen kalkabilirsin´
diye
yanitladi. Genç kiz
´Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim´ diyerek elini uzatti. Genç
kizin
sesi ve eli titriyordu. Genç adam,
´Istersen arkadas kalabiliriz´ dedi ve birbirlerine son kez sarildilar.
´BEN DOGRU YAPTIM...´
Genç adam dogru yaptigina inaniyordu. Eve döndügünde yürümekten bitap
bir
haldeydi. Odasina girdi. Gece bitmek bilmiyordu. Sabah erken kalkip ise
gidecekti, uyumaliydi. Birkaç saat sonra uykuya dalmayi basardi. Sabah
7´de
saatin ziliyle uyandi. Evden çikacagi zaman cep telefonuna bakti, mesaj
ve
10 cevapsiz arama vardi. Yorgun oldugu için duymamisti telefonun
sesini.
Aramalar ve mesaj sevgilisindendi. Heyecanla mesaji açti, sunlar
yaziyordu:

SADECE ONLARI SEVMEYI SEVDIM,
HEPSINI ONLARSIZ YASADIM DA,
BIR SENI SENSIZ YASAYAMIYORUM,
BU ASKI TEK KALPTE TASIYAMIYORUM,
SANA YEMIN GÜZEL GÖZLÜM, BIR TEK SENI SEVDIM,
VE SENI SEVEREK ÖLECEGIM, ELVEDA BIRTANEM...
Genç adam sasirmisti. Onu tanidigi günden beri ilk defa siir aliyordu
ve
üstelik sabahin besinde yazmisti. Heyecanla onu aradi, telefonu yabanci
bir
ses açti. Genç adam
´´Nalan´la görüsebilir miyim?´´ dedi. Ama karsisindaki agliyordu,
hiçkira
hiçkira hemde...
´Ben onun annesiyim yavrum, kizim bu sabah intihar etti. Gece sabaha
kadar
birilerini arayip durdu. Sabah odasinin isigini sönmemis görünce
girdim.
Yavrum kendini asmisti....´

YIGILIP KALDI...
Genç adam beyninden vurulmusa döndü. Bir gün önceki mide agrisinin iki
katini çekiyordu simdi. Oldugu yerde yigilip kaldi...
Birkaç ay sonra iki doktor konusuyordu hastanede. Doktarlardan biri
digerine
karsidaki hastanin durumunu soruyordu. Doktor yanit verdi...
´Haaa o mu? Üç ay önce getirdiler. Kendisi yüzünden bir kiz intihar
etmis. O
günden sonra cep telefonunu elinden hiç birakmamis. Devamli bir seyler
yazip
birine yolluyor. Geçenlerde merak ettim. O uyurken gönderdigi numarayi
aradim. Numara 3 ay önce iptal edilmis. Gelen mesajlarda bir siir var.
Bu
adam duygusal mi bilmem ama benim anladigim kadariyla siiri yazan çok
duygusal biriymis...
´ÇEVRENIZDEKI INSANLARIN NE HISSETTIGI YA DA NE DÜSÜNDÜGÜNDEN O KADAR
EMIN
OLMAYIN,
BAZEN BIR KALBIN, IÇINDE NELER SAKLADIGINI ÖGRENDIGINIZDE HERSEY IÇIN
ÇOK
GEÇ OLABILIR...´

alevv
08-22-2010, 03:05 PM
Sabah uyandiginda midesinde bir yanma hissetti yanmanin nedeni aksam yedikleri degil uyanir uyanmaz bugün yapacaklarinin aklina gelmesiydi. Bugün 2 yildir götürmeye çalistigi bir birlikteligi bitirecekti aslinda bunda geç bile kalmisti. Bitmeli dedi içinden her gün; bu tatsiz uyanis bitmeli... Içinde bir muhakeme baslamisti, kendi kendine söyleniyordu:

“Ona da haksizlik etmek istemiyorum belki hatali olan benim.... Bulunmaz Hint kumasi degilim ya, görünüs olarak himmm yakisikli çocuk denilecek biri hiç degilim.... Ama yaptim çok çalistim bitmesin diye kendimle mantigimla çok kavga ettim olmadi....” Genç adam bunlari düsünürken surati sekilden sekille giriyordu. Süratle giyinerek disari çikti, bugüne kadar hiç bekletmemisti onu simdide bekletmemeliydi. Istanbul soguk ve yagmurlu bir Nisan ayi yasiyordu.Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi bulutlar bizim yasayacaklarimizi biliyor onlar bile agliyor halimize.

Birkaç saatlik yolculuktan sonra Kadiköy iskelesine geldi her zamanki gibi yine ilk kendisi gelmisti bulusma yerine. Birkaç dakikalik beklemeden sonra karsidan kiz arkadasinin geldigini gördü, simdi midesindeki agri daha da artmisti. Karsilama faslindan sonra Besiktas'a gitme karari aldilar, yolculuk sirasinda hiç konusmadilar; genç adam günesin yoklugunda grilesen denize bakiyordu. Genç kiz arkadasinin bu durgunluguna anlam verememisti, öyle ya nereden bilecekti bu gün ayrilik çanlarini çaldigini.

“Üsüdüm” dedi genç kiz, bu yolculuk boyunca edilen tek lafti. Besiktas'a geldiklerinde bir cafe de oturdular, genç kiz anlamisti kendisine bir sey söylenmek istendiginin... “Bana bir sey mi söylemek istiyorsun” dedi, genç adamin gözlerine bakarak. Genç adam gözlerini kaçirarak “evet” seklinde basini salladi.

Genç kiz daha da heyecanlanmisti. Biraz da sinirlenerek “söyle öyleyse ne diye bekliyorsun.”

Genç adam içini çektikten sonra “sence biz nereye kadar gidecegiz, daha dogrusu biz iyi bir ikiliyiz”

“Bunlari sorma geregini neden duydun.” dedi genç kiz.

Genç adam söze basladi: “bak canim bundan birkaç ay önce aksam saat 11:00 civariydi sanirim, hatirladin mi?

Genç kiz “evet hatirladim” dedi, ama genç adam genç kizin sözünü bitirmesini beklemeden “o aksam seni düsünüyordum diger aksamlarda oldugu gibi senin için bir siir yazmistim onu o an sana okumak istemistim, sana telefon açtigimda siirimi bile dinlemeden simdi sirasi mi canim ya senin de isin gücün yok mu demistin bana. Biliyor musun o an bir kaç yumruk yedikten sonra kroki durumuna düsen bir boksör gibi olmustum sessiz kalip özür dileyerek telefonu kapatmistim. Daha sonra bu siiri benden hiç istememistin. Ve bunun gibi bir çok defa tartismamiz oldu. Geçenlerde hasta olup yataklara düstügümde arkadaslarimla birlikte sen de gelmis, Meral'in bana sen sanslisin Nalan sana bakar sözüne karsilik sinirli bir edayla “aaaa banane isim yok da sana bakacagim, annen baksin demistin bunu da hatirladin mi?”

Genç kiz tekrar “evet” dedikten sonra saskin saskin “evet ama bunlari neden hatirlatiyorsun bilmiyorum. Biliyorsun benim kisiligim böyle, duygusalligi sevmiyorum . Ve hasta bakici gibi göründügümü de kimse söyleyemez.”

Genç adam güldü “Evet canim bak burda haklisin, sen zaten olmak istesen bile bu kalbi tasidigin müddetçe hasta bakici hemsire falan olamazsin.”

Genç adam devam etti “bana simdiye kadar kaç kere sabahin erken saatlerinde güzel sözcüklerden olusan bir mesaj çektin, hiç hatta günün hiçbir saatinde çekmedin. Duygusalligi sevmeyebilirsin ama sen seni seven insanlari mutlu etmeyi de sevmiyorsun, halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanlari mutlu etmeyi seviyorum. Seni tanidigimdan beri her sabah aksam, gece yani seni andigim her saat tatli sözcük mesajim vardi senin için biliyor musun? seninle ben ak ile kara gibiyiz”

Genç kiz anlamisti, “yani ne istiyorsun benden sair olmami mi?”

Genç adam tekrar gülümsedi içinden dün gece verdigin ayrilik kararinin ne kadar dogru oldugunu düsünüyordu.

“Hayir dedi sair olmani istemiyorum zaten olamazsin da; yalniz biz ayrilmaliyiz, ayrilirsak ikimiz içinde en hayirlisi bu olacak.”

Genç kiz sasirmisti, “Neden ama ben seni seviyorum, senin de beni sevdigini saniyordum.”

Genç adam iç çekerek “hayir canim sen esas beni sevdigini saniyorsun, eger beni sevseydin simdi burda baska seyler konusuyor olurduk.”

Genç kizin gözleri yasarmisti, Genç adam cebinden çikardigi mendili uzatti, genç kiz göz yaslarini silerek kesik bir sesle “Sen bilirsin, umarim beni baska biri için birakmiyorsundur.”

Genç adam “Nasil böyle bir seyi düsünürsün, senden baska olmadi ve uzun sürede olacagini sanmiyorum.” Genç adam ve genç kiz iki sevgili olarak oturduklari masada artik iki yabanci gibi duruyorlardi. Istanbul yagmurlarla yikanirken yagmura iki sevgilinin umutlari da karisiyordu.

Birkaç dakika sesiz oturduktan sonra genç kiz “kalkalim istersen” dedi.

Genç adam ben biraz daha burda kalmak istiyorum, istersen sen kalkabilirsin. Genç kiz “tamam o zaman sana mutluluklar dilerim” diyerek elini uzatti. Genç kizin sesi ve eli titriyordu genç adam “arkadas olarak beraberiz ama sen istersen tabi” dedi. Genç kiz evet” anlaminda basini salladi ayrilirken son kez sarildilar birbirlerine.

Genç kiz uzaklasirken genç adam masada dondu kaldi vakit ögleni bulurken yagan yagmur yerini günese birakmisti, ama genç adam titriyordu onu titreten açan günese ragmen esen rüzgar miydi, yoksa kalbindeki ayrilik acisi miydi. Saatlerce dolasti devamli kendini sorguluyordu hatayi bastan yaptim diyordu, ama yasadigi güzel günlerde olmustu.”allahim” dedi “allahim güç ver bana”.

Dostlarini düsündü onlarin dediklerini düsündü. Arkadaslari sizler birbirine zit insanlarsiniz yol yakinken dönün bu yoldan dememis miydiler. Tabi ya dogru olani yapmisti. Saatler geçtiginde artik günes yerini yildizlara birakmisti, eve döndügünde yürümekten bitap duruma düsmüstü. Kendisini karsilayan annesine hiçbir sey söylemeden kendi odasina gitti. Gece bir türlü bitmek bilmiyordu anilarin agirligi altinda eziliyordu genç adam, ama sabah erken kalkip ajansa gidecekti, bunun için uyumasi gerekiyordu.

Birkaç saat sonra genç adam uykuya dalmayi basarmisti ve sabah 7'de saatin zirlamasiyla uyandi genç adam. Evden çikacagi zaman cep telefonuna bakti, mesaj ve 10 tane cevapsiz arama vardi. Genç adam yorgun oldugu için duymamisti telefonunun sesini. Cevapsiz arama ve mesaj canimcim'dan gelmisti canimcim onun Nalana taktigi isimdi, heyacanla mesaji açti mesajda sunlar yaziyordu.......

“Sadece onlari sevmeyi sevdim Hepsini onlarsiz yasadim da Bir seni sensiz yasayamiyorum Bu aski tek kalpte tasiyamiyorum Sana yemin güzel gözlüm bir tek seni sevdim Ve seni severek ölecegim, ELVEDA BIRTANEM.......”

evet, genç adam sasirmisti, mesajin gelis saatine bakti sabahin besini gösteriyordu güldü kahkahalar atarak güldü onu tanidigi ve arkadas oldugu günden beri ilk defa bir siir aliyordu ve ilk defa bu saatte araniyordu....

Heyecanla hizli arama yapti, çalan telefonu yabanci bir ses açti.

Genç adam “Nalan ile görüsebilirmiyim” dedi. Fakat karsidaki agliyordu, hiçkira hiçkira agliyordu; “Ben onun annesiyim yavrum, canim kizim bu sabah intihar etti. Gece odasinda birilerini arayip durdu, sabah odasinin isigini sönmemis görünce merak ederek odasina girdim, ama yavrum kendini asmisti.”

Genç adam beyninden vurulmusa döndü. Bir gün önceki mide agrisinin iki katini çekiyordu simdi. Oldugu yere yigilip kaldi.............

Birkaç ay sonra...

Iki doktor konusur. Doktorlardan biri digerine karsidaki hastanin durumunu soruyor ....

- haaa o mu, üç ay önce getirdiler elindeki cep telefonunu hiç birakmiyor, kendisi yüzünden bir genç kiz intihar etmis, o günden sonra o cep telefonu her zaman elinde devamli bir seyler yazip birine yolluyor. Geçenlerde merak ettim o uyurken gönderdigi numarayi aradim hayret ki numara 3 ay önce iptal edilmis, ve gelen mesajlarda bir siir:

“Sadece onlari sevmeyi sevdim Hepsini onlarsiz yasadim da Bir seni sensiz yasayamiyorum Bu aski tek kalpte tasiyamiyorum Sana yemin güzel gözlüm Sana yemin güzel gözlüm bir tek seni sevdim Ve seni severek ölecegim, ELVEDA BIRTANEM.......”

İsyanlı Sükut
08-22-2010, 03:11 PM
Çok severim bu hikayeyi ve her defasında da yüreğim cız eder,kalmadı böylesi seven insanlar diye de hayıflanırım...Teşekkürler alevv,paylaşımına sağlık olsun:cicek:

GuL_GuZeLi
08-22-2010, 09:43 PM
Unutamamaya degilde
Unutmayacak kadar cok sevdigime yaniyorum $imdi..
Degermiydi bukadar cok sevmeye?
Bilmiyorum..

her biri ayrı bir güzeldi canım yüreğine sağlık

İsyanlı Sükut
08-23-2010, 01:04 PM
Teşekkürler canım,okuyan gözlerine sağlık:)

'EylüL'
08-23-2010, 01:40 PM
"Aşk Sorgulanmadan Yasanmalıdır

tek kelime içeriğini yansıtıyor zaten teşekkürler leylacım güzel bir yazıydı

İsyanlı Sükut
08-23-2010, 01:44 PM
Rica ederim Dilekcim yorumuna sağlık...
Ama ben katılmıyorum bu söze...

'EylüL'
08-23-2010, 02:02 PM
ne kadar sorgularsan hayatını hayatındaki kişiyi o kadar çıkılmaz bi hal alır diye düşünüyorum..akışına bırakmak yaşamak istedğin gibi yaşamak nedensiz niçinsiz paranoya yapmadan daha kolay geliyor birazda sanırım..benim nacizane düşüncemdi sadece:)

tabiki saygı duyuyorum sana:)

tekrar teşekkürler

İsyanlı Sükut
08-24-2010, 01:13 PM
Çığlıklar fışkırıyor bedenimden
Sözcükler dökülüyor gözlerimden
Her biten oyunun sonu gibi
Keşkeler damlıyor dilimden..

Kullandıkça biten herşey gibi bizde bittik bugün..Bugün rengarenk olan sevdanın melodisi yerini karanlığın
matemine bıraktı..

Bugün sen gittin benden bugün biz gittik hayallerden..

Umarsızcakaygısızca olan sen
Yok artık hiç bir fiilimde
Her cümlende özneyken ben
Bundan böyle sadece hayallerde..

Belki..Belki sanıyorsun içimdesol yanımda ufacıkta olsa bi sen var...Yanılıyorsun..Yoksun artık!

Ben benim! Büyüdümöğrendim..
Söner elbet yüreğimdöner sürgünden..
Yorgunum ölesiyekabullendim..
Refahım yüksek ya! vazgeçtim senden..

alıntı

İsyanlı Sükut
08-30-2010, 09:35 PM
http://img401.imageshack.us/img401/8317/suffercatebypoisonedkisgx1.jpg

Kaybol..

Çık git artık yüreğimden hüzün. Verdiğin yorgunluk bitiriyor beni. Tüketiyor ağır ağır. Garip bir ölüm sarıyor bedenimi; ruhumu kaplıyor karanlık..

Korkuyorum... Evet korkutuyorsun... Hep korkutuyordun...

Titremelerden alamıyorum ruhumu.. Çık git yüreğimden artık.. Çık git hüzün...

Bir kerecik olsun yalnız bırak beni.. Ne olursun git...

Göz yaşlarımı arama boşuna yanaklarımda kurudu onlar çoktan... Yüreğimi akan kanlar sardı bedenimin her tarafını da onu bile umursamaz oldu benliğim..

Git.. Ne olursun bir kez olsun bırak beni bir başıma.

Ya da...

Yada bırak beni ben gideyim çarpıp kapıyı...

Dışarıda kar var umurumda değil...

Belki tipi çıkar kaybolurum karda izini sürerken sıcak bir gülümseyişin...

Belki tipi çıkar kaybolurum izini sürerken sessiz...

Hem dışarısı soğuk.. İzin verirsen ve gidersem eğer; buzdan evim daha güçlenir de yüreğimin orta yerinde bir daha bu kadar yorulmaz bedenim.

Tamam...

Kabul...

Yastık altında sakladığım son umut kırıntılarımda sana kalsın ey hüzün...

Evet..

Evet al onlar da sana kalsın ne yazar?

Ama alırken zorla yapıştırdığın maskemi de çıkar yüzümden...

Bazen beni bile kandıran bu maskeyi istemiyorum artık anla... Kanımı emiyor ve ben engel olamıyorum canımı yakmasına.. Lütfen almışken yüzüme yapıştırdığın bu maskeyi de al...

Bırak.. Bırak izin ver gideyim artık...

Dışarıda kar var hem belki tipi çıkar...

Tipi çıkar da kaybolurum ...

Kaybolur da kurtulurum. .

İsyanlı Sükut
08-30-2010, 09:36 PM
http://img4.imageshack.us/img4/9238/srgni.gif

cRiSTiNa ~
08-30-2010, 09:48 PM
eLLeRine emeĞine yüreğine sağlık abLa :) ne güzel sözler bunlaR :)