PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Paslı bir yalnızlıktı avuçlarımda...


Sayfa : [1] 2 3

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 11:49 AM
KarmaKarışık olmu$ Duygular..anlamını yitirmiş ßakı$lar..hep ağlayan cümleler...
işte senin yokluğunda döktüğüm gözyaslar ,cümleler,..
gülmeyi unutan ßen ..ağlamak hep ...
işte diyorum ya cümlelerim ,herseyim anlamsızlastı...
sen ßuralardan gideli ßu kalp kimseye a$ık olmadı ,..olamadı...
o gercekten mutlu olduğum günler..sevinçten ağladığım geceler...
sesini duyunca kendini kaybeden ben...
dudaklarından öpünce utanan ben..
sana sarıldgıım da hiç ßırakmayan ben...
her saat ßaşı arayan ßen...



işte cümlelerim hep ßenle ßaslıyor sen ve ben hiç ßiz olmadık ki...
ßelki çok saçma cümlelerim ama...
diyorum ya anlamı nı yitirdi hersey..senden sonra demem o ki..
biz olmayı ßeceremedik...


o günler geldikce aklıma ağlamak istiyorum..
sil bastan baslamak istiyorum herseye ama o acı geçmiş tam baslıcak ken ßirden cıkıyor..
ben seni cok sevdim ße güzelim..
şimdi ağlıyorsam sana değil...giden o güzel yıllarıma ağlıyorum...
seni unutamadıgım yıllara.ağlıyorum....



hep derler..
seven herseye katlanır...
benim ölmediğim kaldı..ölsemde senınle beraber olurdu zaten bu kalp..
hep oooooooooof cekmek geliyor içimden..
niye mi ?
kimse senin gibi olamıyor...herkes ßeni tasıyamıyor...



ama herkes senin gibi yalancı değildi..
sevmiyorken ...seni seviyorum hiç demedi..
senden sonra hersey cok değişti..hani hayatı sen yönlendirrdin ya...
işte o eskidendi...
şimdi hersey bende baslar bende biter...
elveda geçmiş =)

alıntı

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 11:51 AM
Kendimi bilmediğim bir sona hazırlıyorum. Tüm uğraşlar çabalar bunun için. Korkuyorum neyden korktuğumu bilemeden, ürküyorum. Hasret çekiyorum neye hasretim bilemeden, özlüyorum. Ve yaşıyorum ne için yaşadığımı bilemeden!! Öylesine bir hayat işte benimki.. tek başına tüm umutlardan mutluluklardan uzak. Sürekli bir şeylerden kaçıyor hissetmediğim duygular adına çaba veriyorum. Herkesi her şeyi geride bırakarak arkamı dönüp uzaklaşmak istiyorum yalnız çaresiz… yıldım artık kendime mücadelemden. Pes ettim!!



Sensiz geçen yıllarım vardı ya hani, hiçbir şey acıtamamıştı beni bu denli. Yine yalnız yine umutsuz ve yine çaresizdim ben. Eksiktin ama kimdin ki sen. Umursamıyordum bile. Kim olduğunu bilmediğim halde kaçıyordum senden. Yasamadan anlamak öyle zormuş ki meğer.. ve sen karşıma çıktın yeniden. İlk günlerde mutluydum bende. Mutluyum diyordum her önüme gelene onca yıldan sonra bende mutluyum. Herkese her şeye tüm yaşanmışlara rağmen mutluydum. Yavaş yavaş anladım senin için hiçbir şey ifade etmediğimi..



ve başlamalıydı artık mücadelem. Ne kadar zor olsa da senden vazgeçmeliydim. Gecelerce günlerce ağladım ama başaramadım senden bir adım dahi uzaklaşamadım. Ve hep bir gün senin baskasına aşık olacağından korkarak yaşadım. Hep bu sondan kaçındım. Ve gördüm işte. Sen başkasına aşıktın. Ben sana sen ona.. hayat değil mi işte? bu aşamadan sonra bitmeliydin benim için uzaklaşmalıydım senden çıkmalıydın hayatımdan. Gözlerine baktıkça daha çok acıyordu içim. Senden nefret ediyorum diye haykırmak istiyordum gözlerine bakarak.. sonra da saatlerce omzunda hıçkıra hıçkıra ağlamak. Sürekli düşündüm beni sana çeken ne diye. Hiç bir şey bulamadım belki de bu yüzden bu kadar çok seviyordum seni. Ve gözyaşlarımla süslediğim bu yazım senin içindi.



Artık başardım sen bittin benim için. BİTTİN!!



ELVEDA yaşam sebebim…
alıntı

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 11:52 AM
yalandı herşey..
ve bitti seni seviyorum bile diyemeden
gidiyorum şimdi bir ben birde içimdeki sen
özlemlerin sevdam var,
ama bana çok uzaklar.
gidiyorum şimdi
gitme desen beni engellesen ve senı sevıyorumu duysam senden
ilk ve son..
son herşey hayatımdaki son nokta.
özlemim sevdiğim sevgimi söyleyemedim
ve gidiyorum şimdi
dilimde eskilerden bir parça ve yüreğimde bir sen
birde tam bilemediğim bir şiir.
ne gece bekler sabahı nede taze ölüyü mezar
benim seni beklediğim kadar.


hoşcakal ey sevgili....



ağlayacağım hemde hıckıra hıckıra
elimde remsin olmayacak belki
ama yüreğim senınle dolu
gözlerimde gözlerin dolu olucak
ve yarım kalan bir aşkın hikayesi yazılcak son defa
umutlarım yeşermeyecek belki akan son göz yaşlarımda


ama biliyorum ki bir sen daha olmayacak tutamadığım ellerin
bakamadığım gözlerin ile gidiyorum
ve dilimde son sözüm SENİ SEVİYORUM
alıntı

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 11:55 AM
Nasıl böylesine rahatsın ki,
Sanki hiçbişey olmamış gibi.
Yıllar boyu ümitsizce,
Seni bekledim, geldinmi ki?
Bir gün olsun kapımı çalıp,
Halim nedir,sordunmu ki?
Çek ellerini ellerimden!
Çek gözlerini gözlerimden!
Bunca yıldır yokluluğunda,
Alıştım ben yalnızlığa.
İçimde bir çok sey kırıldı
Çok geç artık, dönme bana
Hayır hayır boşuna yalvarma,
İnanmıyorum sana!
Hayır hayır gözyaşına da hayır
İnanmiyorum sana!
Hayır, hayır, yüzbin kere hayır,
Aci çektirme bana!
Hayır, hayır, yüzbin kere hayır,
İnanmıyorum sana!
Sen hiçbir zaman dost olmadın.
Hiç, hiçbir zaman destek olmadın.
Yillarca hep sustum ama,
Bir tek sey istiyorum senden:
Onurlu bir yabancı gibi,
Lütfen artik, cik git bu evden!


Hoşçakal aşkım Yolun gülle, Yüreğin sevgiyle dolsun..!Bak... Nerelerden nerelere geldik... Şimdi biz bittik... Bir de başlangıcımız vardı Sonunda bol gözyaşı döktüğümüz. Sor yağmurları kendine..Kışları da sor. Baharları bana bırak Senden tek yadigar olarak. Adı belli, sonu belli idik. Soğuk bir mart akşamı idi Beni son kez öpüp gidişin. O an sadece yanımdan Karanlığa karışmıştı yansıman. Şimdi Yüreğimden git diyorsun Olur birtanem giderim . Yollar böyle uzun Aşk’lar böylesine vurgunken Giderim, son kez gözlerine bakamadan Giderim, son kez sarılamadan Uykusuz sabahlayarak. Pişman değilim Sevdim seni. Delice sevildim. Hayat seni yaşamamı istedi Yaşadım.. Ama keşke Yüreğinden giderken Ölüm beklemese başucumda. Yine de Yolun gülle, Yüreğin sevgiyle dolsun..!

alıntı

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 11:56 AM
Sen yetim bıRaktın sevdam[ız]ı.Tutmadın elleRinden.Düştüğünde yaRdım etmedin.Düşene biR daRbede sen vuRdun.Senin sevdam[ız]ı yetim bıRaktığın gbi benimde öksüz bıRakmamı istedin!Vazgeçmemi senin yaptığın gibi yaRaLı yüReğine biR daRbede benim vuRmamı istedin!!

Sen sevdam[ız]ı yetim bıRaktın.Ben öksüz bıRakmam !!

Benim sevdam güçsüzdü,çocuktu!İhtiyaRcı vaRdı bize.ElleRinden tutmamızı istedi.Sen yapamadın benim yaptığımı tutamadın elleRinden!ZoR geLdi sana bakmak,büyütmek.Sen bu sevdayı sahipLenemedin !

Sen sevdam[ız]ı yetim bıRaktın.

Canı yandığında,ağLadığında ben vaRdın yanında!Hep yetimLiğine güçsüzLüğüne yandı,ağLadı!Senin yapamadığını ben yaptım! Yanında oLdum sevdamın.Acısına oRtak oLdum.GözyaŞLaRını siLen oLdum!ELLeRinden tuttum Sevdamın.Kayıp,kayboLmasına izin veRmedim!HaLa biR umudu oLsun istedim.

Seni bekLedi yetim sevdam . BeLki geLiR sahipLeniRsin diye . BeLki geLiR acısını dindiRiRsin diye ...

Seni beKLemekten BİTTİ sevdam[ız].Sen oLdun sevdamın katiLi.GeLmedin ve asLa geLmeyecektin !

Şimdi ;

SEN SEVDAMI YETİM BIRAKMANIN GÜNAHIYLA YAN
BEN O SEVDAYI BÜYÜTMENİN SEVABIYLA YAŞAYAYIM ..

Alıntı...

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 11:58 AM
Eger baskasına sevdalı olmasaydın yer alabilir miydim yüreĞinde...
Sana seslenirken sahiplenebilir miydim ismini..
Benim adımı verebilir miydin??.
eĞeR sana gec kalmamış olsam hakeder miydim sevgini..
sevdan her an yüreğinde olur muydu ..
Eğer birini sevecek olsan ; O ben olur muydum?
gurur duyar mıydın benı sevmekle..
Alnımdan öper miydin?Mutlu eder miydi gülüşlerim..
Adım dilinde naĞme olur muydu?Şarkı diye 'beni' söyler miydin?
Biliyorum sevdanı bır kağıda degil sadece yazmak;eger ıstersen nakışlayabilirsin.
Benım icin de iki satır karalar mıydın?
Çirkin olmama rağmen güzel görür müydü beni gözlerin?
Özler miydin? Özleyince ağlar mıydı yüreğin?
kıskanır mıydın? kaybetmekden korkar mıydın?
Vazgecemediğin olur muydum?
Dokunur muydun gözlerime gözyasımı silmek için?
SEN,beni sevebilir miydin?
Ben olmayınca senin anlamının olmadıgını düşünür müydün?
Ben seni ,kocaman bir sevdayı
onurla taşımanın hakkını veren bir yürekle seviyorum sevdiğim..
Sahi...
EĞER SEVSEYDiN
SEN , BENi NASIL SEVERDiN KıYMETLİM?

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 12:01 PM
Kelimeler birikti yine aşkına...Yaralar birikti yine kanayan yüreğime....Anlatmak istiyorum anlatamıyorum.Haykırmak istiyorum aşkımı sana,ya beni duymayacağından korkuyorum ya da sesimin cıkmamasından.....Geliyor dilime tüm sözcükler akmak istiyor kalemimden kağıda ama beceremiyorum......Korkuyorum aşkımın ağırlığından korkuyorum seni yakmasından.......

Susyorum mecburen,susuyorum...Yutkunuyorum sonra gözyaşlarımı akıtıyorum kanayan yaralarıma....Acılarım dile geliyor o anda..Bir köşeye itilmişim gibi hissediyorum...Tatlı bir huzursuzluk içindeyim.Eriyen mum gibiyim belkide.......Ama yorgunum biliyorum...Peşinden gelemeyecek kadar yorgun...Karanlıkların laneti üstümde,göğün göz yaşları.Hayat anlamını yitirirken sarılmışım ona..Yabancıyım sensiz dünyaya.......Kendimi uç noktalarda hissediyorum..Yağmurda ıslanmak kadar güzel hayat..sensiz ıslanmak kadar çekilmez.....


Anlayamadığım anları yaşıyorum bu aralar......Kulağımdan hiç ayrılmayan melodiler....Çekip gidişlerin var gözlerimde..Olmadık anlarda;hafızamdan sildim dediğim anılar çıkar gelir oldu..Özlemin var bedenimde..Sonumun geldiğini hissederken yakarışlar var kalbimde..


Yazdığım satırlardaki sen;gecelerime gelme artık.Çık git bedenimden.Seni kimse alamamışken kalbimden,bari sen al git kendini kalbimden.....Ama götür benide yanında çekip git diyişlerime bakma benide götür.....Dilimden çıkmayan ama kalbimin dilinden düşmeyen "KAL" kelimesini duy artık.....


VAZGECTİM..............


Yağmurda gel bana sevgilim yağmurda......


Rüzgarda al beni benden.............


Kışın,ayazın ortasında fısılda aşkını kulaklarıma.............


Sen bilmesende bu kalp bir tek senin için atacak...Gözlerimin daldığı yerdeki tek isimsin sen seVgilim

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 12:03 PM
Sus gönlüm.Çok dile getirme.Sen dile getirdikçe gönlün daha da coşuyor,daha meraklanıyor ve beklemek daha da zorlaşıyor.

Sus gönlüm.Çok laf etme.Az söyle ki işimiz olgunlaşsın.Az söyle ki Hakka karşı yanlış kelam çıkmasın.

Sus gönlüm.Bir elif miktarı sus.Az kaldı bahara.Dayan gönlüm.Denizin içinde meydana gelen görünmeyen dalgalar gibi yüreğin biliyorum.Beklemekten başka çare olsaydı,seni durdurmazdım…İnan bana…Ama yok.Başka çare yok.Unutma ki ilaç bile beklemeden tesir etmez,çiçek bile vakti gelmeden önce açmaz…

Sus gönlüm.Bu kışın bahara dönünceye kadar.Bu gece gündüz oluncaya kadar.Uzak yollar yakınlaşıncaya kadar.Bu sıkıntının ardından ferahlık gelinceye kadar.Ve yüzümüz vuslat gözyaşlarıyla ıslanıncaya kadar sus…

Sus gönlüm.Seni senden daha iyi bilen Rabbinin hükmü vuk’u buluncaya kadar.Senin nasibin sana ulaşıncaya kadar,ulaşmayanlarınsa senin nasibin olmadınığını anlayana kadar sus…

Sus gönlüm.Onun geleceğini görünceye kadar.Acının bala dönüştüğünü farkedinceye kadar.Onun gönlünün senin gönlüne muhabbet düğümüyle bağlandığını görünceye kadar.

Sus gönlüm.Sebepler var edilinceye kadar.Bahaneler oluşuncaya,birbirimizin nasibi oluncaya kadar sus.

Sus gönlüm.Bütün bu susmalarına karşılık her şeyin hayırlısının olacağına inanarak sus.

Sus gönlüm.Her susuşun bir cevap olsun.Her susuşun,sabrın olsun.Her susuşun,duan olsun.İçten yakarışının adı olsun,susuşun.Bekleyişinin.umut edişinin,inancının,sevdiğinin vurgusu olsun,susuşun…

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 12:06 PM
Dudaklarimin arasindaki sarki,saclarimi oksayip giden ruzgar,
Yuregimin kaniyla yazdigim siirler,akan deryalar,nehirler sustu.

Sustu ve uzaktaki yar sustu...

Hep hep sustumda ne oldu ki?
Bitkin,kirgin perisan yasadim.Kanimla yazdim yuregime.Nakisladim.
Oyle, oyle cok sevdimki seni...sevdimde....sevdimde ne olduki??
Kara sapli bicak sirtimda yasadim.
Sabahlara kadar inleyip gunesi gozyasimla selamladim.
Hayallerime yazdim,duslerimde topladim.
Yuregime,yuregime koydum seni.Yuregimin en derin yerine.

Koydumda...koydumda ne oldu ki??

Ben sustum,sen soyle uzaktaki yar.Soylesene gonul yaram...?

Ben...ben zaten hep susmadimmi??

Bu dort duvar arasina hapsedilip,susmaya mahkum edilmedimmi??
Canim diye sevmek hakkim degilmi?

Seni hayal edip,seni sensiz yasamadimmi???
Duvardaki resmine bakip bu gozler,kahir dolusu aglamadimmi??
Ben sustum gulum,sen soyle.Ben....ben sustum.
Soylesene hasretim?.hasretim sana degilmiydi?bu yalvarislar yakarislar
Canim gibi sevmedimmi?Sevipte canima katmadimmi??

Soyle be uzaktaki yar...!

İsmini,dudaklarima hece yapmadimmi?
Allahimdan sonra sana tapmadimmi?
Seni mavi bulutlara yazip, duslerimde toplamadimmi??
Sana olan sevdami,soyle?yildizlara haykirmadimmi?
Ben haykirdikca, yildizlarin bir bir kaymadimi?soyle
Dusmedimi yildizlarin. Dusup kaybolmadimi??
Gokyuzu birden kararip, simsekler cakip kasirgalar kopmadimi?
Cehennem gibi yanan yuregimin ustune yagmurlar yagmadimi?
Yagmurlarin yuregimi sondurmedigine sahit olmadinmi?
Hep sana yanmadimi yuregim.soyle..?.yanmadimi?

Ben sustum..

Ben sustum be canim sen soyle...
Ben zaten hapsedilip, susmaya mahkum edilmedimmi?
Kirli bir gomlek gibi cikarilip atilmadimmi?
Sabahi olmayan yorgun gecelere hayalinle girmedimmi??
Hep ayni iskence.sabahlari beklemedimmi?
Soylesene bi tanem sevdamla yuregimi daglamadimmi?
Ayaz geceleri,sensiz titreyerek bitirmedimmi?
Soyle yarim...ben sustum...ben hep susmadimmi?
Nemli kirpiklerimde sensiz geceleri oldurmedimmi?
Yuregim sizlarken,yarali gonlume kirilmadimmi?
Yuregime hep ayni aci,ayni iskence dolmadimi?

TAPTIM DA SANA NE OLDUKİ....?

Hep yikilip kahir dolusu aglamadimmi?
Ayaz geceler,ugrunda titreyerek yasadim
Diz cokup onune,avuc acip yalvardim.

YALVARDIM DA NE OLDU Kİ....?

Kalbinin dilencisi,yureginin kolesi oldum belalim
Yuregim kaniyor,gozlerim agriyor
Tukendim...tukentim be gulum.
Yoruldum...halim kalmadi. yikildim oldugum yere.

YIKILDIM BE BALIM...

Ben sustum be belalim Ben sustum
Yemin ederim.yemin ederimki sustum
Gozlerimden herseyi alip giden kasirga sustu
Hep soylemek istedigim o sarki varya,
Dudaklarimin,dudaklarimin arasindaki o sarki sustu
penceremin camina vuran yagmur damlalari sustu
Yuregim sustu,konusan dilim sustu
Ben...ben sustum uzaktaki yar
Sen soyle,
Ben,
Ben sustum.
Sustum sustum....

_SaHrA_
10-17-2008, 06:54 PM
YIKILDIM BE BALIM...

Ben sustum be belalim Ben sustum
Yemin ederim.yemin ederimki sustum
Gozlerimden herseyi alip giden kasirga sustu
Hep soylemek istedigim o sarki varya,
Dudaklarimin,dudaklarimin arasindaki o sarki sustu
penceremin camina vuran yagmur damlalari sustu
Yuregim sustu,konusan dilim sustu
Ben...ben sustum uzaktaki yar
Sen soyle,
Ben,
Ben sustum.
Sustum sustum....

kocaman sevgiler canıma:) yüreğine sağlık..

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 06:57 PM
seninde yüreğinle bakan gözlerine sağlık ablam:)

_SaHrA_
10-17-2008, 07:00 PM
iyi de bu kadar olmaz hadi pamuk eller klavye ye;)
daha 1.sayfadasın..:)

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 07:31 PM
Ben Artık Gidiyorum





Sana sımsıkı sarılmak istiyordum... Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek... Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim...

Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildiğim yazmak olduğundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yazıyorum, ya da bitirmek isteyerek... Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "birtanemmm" olmuştun sen... Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni!

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın... Ve ben her seferinde en baştan başladım... Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok... Ben senden vazgeçmek istiyorum!

Herkes gibi biri olmanı ya da hiç kimse olmanı istiyorum... Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duyduğumda içimin titreyip, gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum... Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen... Zaten kolay olan ne vardı ki benim için; Sanki seni öldürmemle sevmem arasında hiçbir fark yoktu. Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım... Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek, yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak, sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtığımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sağladığın için galiba gerçekten "bir taneydin"!

İşte bu yüzden imkânsızlığına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever olduğumda, sen benim her şeyim olduğunda ben senin için hiç yoktum... Bu yüzden yalnızlıklarım, ağlamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı. Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyeceğin en son şeydi...

Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdiğimden hiç bahsetmeseydim
Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dediğimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dediğimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin İçin Ölürüm Dediğimde ben senin özleminden zaten ölüyordum...

Ve Ben Simdi Senin Hayatından Gidiyorum!

Ben Kaybettim...
Sen Kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 07:32 PM
Cagir beni, cagirda buyusun icimde biriktirdigim butun yalnizliklarim!


Adim adim buyur yalnizlik, yurudukce devasallasir kimsesizlik!


Dur!Ne olur Sende gitme!
Yalnizligin uzerime yukledigi bu sessizlik artik beni boguyor.


Buradayim baksana karanligin tam ortasinda.


N'olur artik gitme. Sana cok ihtiyacim var.


Kurtulmak istiyorum ama kosamiyorum.Caresizlik oyle bir bulasmiski bu sokaklara takilip dusuyorum.


Off.. bu kadar mi zor sen, bu kadar mi zor sensizlik!! Canim o kadar cok aciyor ki..
Artik bagirmak istiyorum sesimin yettigince.
Bagira bagira aglamak ve haykirmak istiyorum "Anla artik anla!! seni seviyorum" diye.


Ama olmuyor iste. Ve yine o sarki basliyor bir ugultu misali;


"gitme nolur gitme itirazlar elimde degil
yalnizim yalniziz yalnizliklar elimde degil
duserken son birkez yalana benimsin benim
yalansan yalani severim elimde degil.."



Biliyormusun.....


"Seyirci kaldiysam bu yurek yanginlarina..Her yila bir nefes tutar oldum..
Arta kalan kullerden..Kursuni sevdalara bir adim var..


Lakin..


Yuregime adim gecmiyor..


Omur defterimden huzun yapraklarini yirttim..



Ama..


Yuregine adi'mi astim.."


ALINTI

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 07:34 PM
sessiz ve mükemmel bir gece.
ve biri eksik
biri herzaman eksik
biri, geldiğinde bile eksik
öyle eksildik ki yaşarken,
bize dokunan herkesi eksiltiyoruz.
yalnızlığımızla çoğalıp kalabalığımızla eksiliyoruz
ve öylesine kalabalık ki yalnızlığımız.
ne yana dönsek kendimize çarpıyoruz.

hayat bize hep aynı şeyi öğretiyor
´´ mükemmel biri yok.
hepimiz kendimizde olmayanı arıyoruz.
ve hepimiz ancak kendimizde olanı buluyoruz.
gökyüzü karanlık ve yıldızlar parlıyor.
Dürüst olduğunu söyleyenlerdenmi korkmalıyız,
yoksa yalancı olduğunu söyleyenlerden mi?
Kendimizi kimden sakınmalıyız?
Ve kendimizi sakınmalımıyız?
Neden dürüst birine ,
güvenebileceğimiz birine
bu kadar ihtiyacımız var.
Kendimize ve dürüstlüğümüze güvenemediğimiz için mi?
Bizi dürüstlüğün gerçekten var olduğuna inandırması
bizide dürüstlüğün güvenilir sularına çekmesi için mi
insanlara dürüst olmaları için yalvarıyoruz.?

Hiç yalan söylemeyen belkide
başkasının yalan söyleyebileceğini hiç düşünmez.
ihaneti aklından geçirmeyen
başkasının da ihanetinden o kadar kuşkulanmaz

Ve ne kadar kalabalık yalnızlığımız.
Herkeste kendimize çarpıyoruz.
Kara ipekten bir yorgan gibi üstümü örtüyor,
iğde kokuları,limon çiçeklerinin incecik kokusu,
kızıllığı karanlığın içinde bile sezilen sardunyalar,
minicik saplarının ucunda sessizce duran minicik güller,
çiçeklenmemiş bir hanımeli.
sessiz sakinve mükemmel bir gece.
ve,
ne kadar kalabalık yalnızlığımız.
ne tarafa dönsek kendimize çarpıyoruz.....



ahmet altan

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 08:49 PM
-susmak aşkımın dilidir- diyen sevgili
konuş şimdi, kelimelerine ihtiyacım var…"
Parça tesirli sancılar düşüyor kalbime…
düştükçe uçurum, sancıdıkça aşk…
ve aşklaştıkça kalp
daha çok parçalanıyor hayat
yaklaştıkça daha bir özlüyorum
kabul ediyorum,galibimsin
ve ben her şeyini savaş alanında bırakan
mağlup bir komutan gibiyim şimdilerde..
tüm zaferlerimi sende yitirmişim
kör bir şahinin gözleriyle yol arıyorum kendime
sana çıkmayacağını bildiğim yolları görmekten korkuyorum belki de kim bilir?..
çıkmaz sokaklarda kısır kalıyorum döngülere..
ve ben dönemezken kendime
labirentlerinde kaybolmuşken,
sağım sen, solum sen, yolum sen, yönüm sen olmuşken,
senden gayrısına yok,yokluğuna râm olmuşken,
susma ömrüm!...
yol kesil cehenneme...

keskin bir virajsın içimde bir türlü alamadığım..
ne zaman geçmeye kalksam senden,
ya bir uçurum boşluğu, ya bir şarampol oluyor sonum..
uzanan elleri tutmuyorum..
yüreğime taktığın alyans tutuyor içimi,
içini bırakmıyorum..
dul bir hasrete yâd/igar kalıyorum ötelerde
Yar dediğimi ağyar, yaban dediğimi yar sanıyorlar..
Sancılanıyorum sessizliğine
Tam vakti;
susturucu takılmışken yüreğime,
haykıramazken,
her kurşun içimi parçalarken,
infilak ederken isyanlarım sensizliğe,
ve akarken gözümden ırmak ırmak,
susma ömrüm!...
ateş kesil cehenneme...

tüm piyonlarım tükendi.
Elimde bir şah…
nereye koysam kendine mat çekiyor..
Cemreler ihanet ediyor adına,
Aslı hükümsüz..
kendini bile ısıtmıyor..
adım lâl kalıyor zemheri ayazlarına..
(d)üşüyorum..
muhaciri değilim gayrı bu Arafın..
ne cennet kokabiliyorum, ne cehennem yanabiliyorum..
kendimsiz bir kent kuruyorum yokluğunun sokağına..
baykuşlara sakinlik yapıyor kentimin ıssızlığı…
sesine parazit yapan bir sesle yıkılıyorum
uğraşma aşk..!
kaldıramazsın;
kumdan kaleler gibi bir rüzgarlık değil, bir cümlelik yıkımlarım..
bilmem ki hangi rihter ölçer sarsıntılarımı..
artçı sellere verirken sitemimi,
sana “sus”arken,
ölüme “su”sarken,
müptelâsıyken kahramanı bıçaklanmış masalların
aşk için aşıkları ezip geçmişken,
susma ömrüm!...
şehâdet getir cinnetime...

öznesi sen olan bir ömre verdim adını,
ki ölüm yar olana kadar tek yâr dediğim ol diye..
sana geldim, ölüme yâr etme diye.
Susma diye çırpınışlarımın tek müsebbibisin..
Biliyorum aldırmıyorsun
Dönmeyeyim istiyorsun sultanlığına
Ve aslında aşk’tan korkuyorsun
Zulmetin sırtımda yama olurken yar’alarıma...
Hani olur da geldiğimde bir gün
kapanacaksa yüzüme şehrinin kapıları,
her lisanı lâl bırakan bakışlarım anlamını yitirecekse eğer
ve el elini tutacaksa ellerin,
Elimde değil yanacağım...
O vakit gülüp geçeceksen yangınlarıma,
Sarmayacaksan,
Benimle kınanıp, benimle yanmayacaksan,
Cennetten kovulmayı göze almayacaksan,
Bir sözüne çölde vaha gibi susarken
öyle umarsız susacaksan…
sen de sus ömrüm!...

Sus!..
Sus ki, ölüm bana yâr,
ben ölüme Yâr olayım…
sen toprak kesil cesedime…

ALINTI

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 08:54 PM
Şimdi susuyorum,

Dilimle hiçbir kelimeyi eskitmeyeceğim artık
Susturuyorum sözlerimi
ve susturuyorum gözlerimi
Artık gizli hikâyeler anlatmayacak bakışlarım sana
Ağıt yakmayacak gidişine
Sayıklamayacağım ismini ve
dualarım sadece yürekten haykıracak yar diye!


Şimdi susuyorum,

Harflerden oluşmuş siperlerin ardına saklanmayacağım!
Hiç bir acıya ses bombaları patlatmayacağım!
Parantezlerin kör zindanına adını yazmayacağım!
Soru işaretlerine takılıp,
Ünlemlerin kazdığı kuyulara düşmeyeceğim!
Son cümlelerimi yarım bırakıp
seni üç noktaların üzerinde bekletmeyeceğim!
Bilmediğim tüm sorulara "cevap" diye seni sunmayacağım!!!

Şimdi susuyorum,

Ne yağmurlar, ne çeşmeler yetmiyor susuzluğuma
Susuyorum!!!
ve
seni sevdiğimi kimselere söylemiyorum...


Alıntı

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 08:56 PM
Bir gece yarısı tedirginliğindeyim. Zaman hayatı vuruyor.
Gitmelere ait tüm hikayeleri toplayıp savururken içimden
İçimin buz kestiği yerden çıkıp geliyorsun gözlerime.
Umrumdan taşıyor zamansızlığım.
İsmin içimde titriyor.
Sesin sesime düşüyor ses veriyorum.

Oysa sen en sağır yarasın yüreğimde...

Gözlerini günceme düşürdüğümden bu yana, yorgunum gitmelerin tümüne.
Gidişin geliyor aklıma, susmak çörekleniyor yüreğimin en yangın yerine.
Susuyorum ...
Beynimin içinden uğultularla cehennem şarkıları geçiyor.
Ben inadına susuyorum..
Sustukça parçalanmışlığımızı bütünlerim sanıyorum.
Ey yar, kanıyorum.

Gözlerini günceme düşürdüğümden bu yana, dipnotlarda çürüyor sevda adına ne varsa.
Gizli bir ürküntü yokluyor yüreğimi,
Sol yanımdan ürküyorsun incinmişliklerine.
O puslu sessizliğin geliyor ardı sıra,
Ey yar, gerçekten konuşabiliyor muyduk seninle, bütün kelimelerle..

Gözlerini günceme düşürdüğümden bu yana, en hoyratı dökülüyor suretime cevapsızlığının.
Yüzüm seğiriyor.
Yüreğim seğiriyor.
Acılarımı unutturacak kadar çoğalacak gidişin biliyorum.
Unutacağım diyorum.
Ya da unuttum sanacağım.

Ah ne çok beklemiştim gelmeyişlerini,
sen geldiğindeyse düşürmüştüm düşünden kendimi.

Senin gözlerinde cevapsızlık
Benim dudaklarımda yanıtsız sorular,
Dile gelmeyen serzenişlerin hırsıdır, susuşlar...

Boşver aldırma..
Bir yerinden inadına bağlıyken varsıllığımıza
Bir yerinden inadına kopmuşsak
Yitmişlik biraz daha sinmiş olmalı acıyan sevdamıza...

Gitmelere adanmış sözcükler geçiyorsa sokak aralarımızdan.
Adımla durma,
Korkma, kesik kesik uğultular geliyorsa,
Duvarlarına yüreğimizi savurduğumuz evler yıkılırken
Yıkımdan çoğaltırımda seni,
Bütün enkazlardan sağ çıkarırım bizi.

Ey yar, görüyorsun ya sonunda yine
Aşk kaybediyor, hayat kazanıyor...


Alıntı

İsyanlı Sükut
10-17-2008, 08:57 PM
sel artığı sevdamın
ödünç gözyaşlarıyla
bu gün de bir gemi batırdım avuçlarımda
ve hiç bir mezara sığdıramadığım
kalbimi kırıp,kiraya verdim
b i r a ğ b a l ı k ç ı s ı n a…
şimdi;uyur gezer sancımla
uzaklara süslenmiş
uzun bir yalnızlık giydim

ben buralı değilim!



kardeş ölüsüyle yaşayan güllerin
gözyaşları sabah kokar sevgilim...
içimi dökmeye gittiğim göller ne bilsin!
sende bir kış bulsaydım kendime
çığ olup üstüme devrilecektim...
küflü bir ekmek gibi öptüğüm
'unutmak' ta hiç taraf olmadı bana
gamzemde hüsran
acımı sevdim
ve haksız yağmurlara tutuldum
düşüp gittim peşimden
bir daha izime rastlayamadım...

ahh! sevgilim...canım katilim!
senin de yalnızlığa komşu bir evin vardır
gün gelir gider de,sarılır kendine
yitiğin kadar yanar/yaktığın orman boyu susarsın...
bunu ben;ağlamaktan dönen bir annenin
dövdüğü dizlerinden/yolduğu saçlarından
ardımdan konuşan çatal yollardan
mutsuz çalılardan
ve dua etmeyi çoktan unutmuş
ellerimden biliyorum
uzaklar yakın senden
sürüldüm yaslı palaskalarla
içimde telli duvaklı
bir palandöken...

ahh! sevgilim...akşam ağrım!
kirpiğinden düşmeyi bekleyen damladan kısa olsa da ömrüm
bir göz açıp kapamaca gözlerinde
son bir defa uyumak istiyorum

siyah mı hâlâ gözlerin


İsrafil Kıvrık...

İsyanlı Sükut
10-18-2008, 01:26 PM
SEVECEKSEM BÖYLE SEVMELİYİM

Her gece dilim tutulmalı, girdabına düşmeliyim yokluğunun Penceremde bir karanfil solmalı,içimde tebessümler Bir yakın iklim olmalısın bana Ah ederken ayrılığa, bir yıldız kaymalı gökyüzünden Seveceksem böyle sevmeliyim, yaşayacaksam böyle

Sahip olduğum tüm sayfalara adını yazmalıyım Hayallerim gökte yıldızlaşırken, sitem etmeliyim aşka,sana tutunamayışıma, aklıma geldiğin anlardaki kahroluşuma Seveceksem böyle sevmeliyim, kahrolacaksam böyle

Fırtınalar koparken içimde, ismini andığımda yüzüm aydınlanmalı Bilmemelisin yüreğimin ezikliğini Ayrılırken ölmeliyim, Sen geldiğinde dirilmeliyim Seveceksem böyle sevmeliyim, kaybedeceksem böyle

Git dersen gitmeliyim, yalandan da olsa Görmemelisin senin için ağladığımı… Bilmemelisin seni çok özlediğimi Hep yanı başında hayalim, fark etmemelisin Her seste seni duymalıyım, her yüzde seni görmeliyim Seveceksem böyle sevmeliyim, kanacaksam böyle

Ümidimi ismine gömmeliyim Ben sensizlikten ölürken, gözlerim boşluğa bakmalıBen yokluğuna ağlarken, hafiften bir yağmur yağmalı Gökyüzü ayrılığımıza ağlamalı Seveceksem böyle sevmeliyim, öleceksem böyle ölmeliyim....

İsyanlı Sükut
10-18-2008, 01:27 PM
Sürekli tekrarladığım cümleler daha cesur bugün..
Ve kendinden aciz bir ben
Dilime kimsesiz sözler bulaştı.
Darmadağınım.
Hayatımı özet geçmeliyim..
Uzatma ! uzatmamalıyım..
Karmaşığın dibine vurmalıyım..
Teşhisi konulmamış yanılgılar içinde tutsaklığım.
Gel- Gitler akıtıyorum ömürlük nehrime..
Susmalıyım!
Hayır devamı olmalı..
Üşüyorum, üşüdükçe uzuyor gece..
Ve gece üşüyor benimle..
Sis çöküyor içime, ve ardından çenem düşüyor..
Korkuyorum aynadaki yüzümden
Ve aynadaki korkaklığımı görmekten
Korkuyorum düşüncelerimden..
Bir yerinden tutmak istiyorum zamanı
Zaman parçalanıyor avuçlarımda..
Bir seni ve bir beni topluyorum sadece kelimelerde “biz” oluyoruz..
İkimizin toplamı hiç “biz” etmedi ki..
Belki ben bir hiç veya biz dediğimiz şey bir “hiçti”
Bizi esir aldım içime, ve karanlığa gömdüm..
Şehir sustu, insanlar sustu..
Susmalıyım..
Dilim belki anlaşılmaz halde ama ıslıklarım bir çığlık.
Çıkar içimdeki çığlıkları!
Emanetçi cümlelerimi alır o zaman susarım belki..
Şimdi iki kuruşluk uykularıma geri dönmeliyim..
Çığlıklarım ne zaman uyanır bilinmez..
Sen en iyisi mi tekrar göm çığlıklarımı içime..


alıntı

nokta
10-18-2008, 05:05 PM
Dudaklarimin arasindaki sarki,saclarimi oksayip giden ruzgar,
Yuregimin kaniyla yazdigim siirler,akan deryalar,nehirler sustu.

Sustu ve uzaktaki yar sustu...

Hep hep sustumda ne oldu ki?
Bitkin,kirgin perisan yasadim.Kanimla yazdim yuregime.Nakisladim.
Oyle, oyle cok sevdimki seni...sevdimde....sevdimde ne olduki??
Kara sapli bicak sirtimda yasadim.
Sabahlara kadar inleyip gunesi gozyasimla selamladim.
Hayallerime yazdim,duslerimde topladim.
Yuregime,yuregime koydum seni.Yuregimin en derin yerine.

Koydumda...koydumda ne oldu ki??

Ben sustum,sen soyle uzaktaki yar.Soylesene gonul yaram...?

Ben...ben zaten hep susmadimmi??

Bu dort duvar arasina hapsedilip,susmaya mahkum edilmedimmi??
Canim diye sevmek hakkim degilmi?

Seni hayal edip,seni sensiz yasamadimmi???
Duvardaki resmine bakip bu gozler,kahir dolusu aglamadimmi??
Ben sustum gulum,sen soyle.Ben....ben sustum.
Soylesene hasretim?.hasretim sana degilmiydi?bu yalvarislar yakarislar
Canim gibi sevmedimmi?Sevipte canima katmadimmi??

Soyle be uzaktaki yar...!

İsmini,dudaklarima hece yapmadimmi?
Allahimdan sonra sana tapmadimmi?
Seni mavi bulutlara yazip, duslerimde toplamadimmi??
Sana olan sevdami,soyle?yildizlara haykirmadimmi?
Ben haykirdikca, yildizlarin bir bir kaymadimi?soyle
Dusmedimi yildizlarin. Dusup kaybolmadimi??
Gokyuzu birden kararip, simsekler cakip kasirgalar kopmadimi?
Cehennem gibi yanan yuregimin ustune yagmurlar yagmadimi?
Yagmurlarin yuregimi sondurmedigine sahit olmadinmi?
Hep sana yanmadimi yuregim.soyle..?.yanmadimi?

Ben sustum..

Ben sustum be canim sen soyle...
Ben zaten hapsedilip, susmaya mahkum edilmedimmi?
Kirli bir gomlek gibi cikarilip atilmadimmi?
Sabahi olmayan yorgun gecelere hayalinle girmedimmi??
Hep ayni iskence.sabahlari beklemedimmi?
Soylesene bi tanem sevdamla yuregimi daglamadimmi?
Ayaz geceleri,sensiz titreyerek bitirmedimmi?
Soyle yarim...ben sustum...ben hep susmadimmi?
Nemli kirpiklerimde sensiz geceleri oldurmedimmi?
Yuregim sizlarken,yarali gonlume kirilmadimmi?
Yuregime hep ayni aci,ayni iskence dolmadimi?

TAPTIM DA SANA NE OLDUKİ....?

Hep yikilip kahir dolusu aglamadimmi?
Ayaz geceler,ugrunda titreyerek yasadim
Diz cokup onune,avuc acip yalvardim.

YALVARDIM DA NE OLDU Kİ....?

Kalbinin dilencisi,yureginin kolesi oldum belalim
Yuregim kaniyor,gozlerim agriyor
Tukendim...tukentim be gulum.
Yoruldum...halim kalmadi. yikildim oldugum yere.

YIKILDIM BE BALIM...

Ben sustum be belalim Ben sustum
Yemin ederim.yemin ederimki sustum
Gozlerimden herseyi alip giden kasirga sustu
Hep soylemek istedigim o sarki varya,
Dudaklarimin,dudaklarimin arasindaki o sarki sustu
penceremin camina vuran yagmur damlalari sustu
Yuregim sustu,konusan dilim sustu
Ben...ben sustum uzaktaki yar
Sen soyle,
Ben,
Ben sustum.
Sustum sustum....

sayfan çok güzel yine canısı .. yalnız bu şiirin bendeki yeri apayrı .. Bu şiiri zamanında bana okuyan eski yaramın ah'ını aldığımı şu gün yaşadıklarımla çok daha iyi anlıyorum .. bir gün tesadüf ederse ve o bu yazdıklarımı görürse beni en iyi anlıyacak zat olacak belki .. Ah sustum .. bende sustum bu defa ..

Tr
10-18-2008, 07:35 PM
Her biri birbirinden harikaydı yüreğime eğildiler birer birer. Yüreğine sağlık

İsyanlı Sükut
10-18-2008, 07:50 PM
Bazı gerçekler vardır değişmeyen,
Toprağa dek insanın şahsına münhasır olup,
Ancak onunla birlikte mezara giren.
Ten gibi, ruh gibi, can gibi, birde SEN! gibi...

Sen, benim en aydınlık karanlığım.
Sen benim en yakın ırağım.
Sen benim, ben kadar gerçeğim, tekim,
Vazgeçilmezim...

Ne olur hep yanımda kal, gitme bir yere.
Sonsuza dek yüreğimde olman,
Beynimde, ruhumda dolaşman yetmez bana.
Sen, senliğinle hep ama hep yanımda ol ne olur.

Her ayrılık son olsun, her ayrılık ders olsun ikimize.
Sen ki, yana yakıla hasretini çektiğim,
Sen ki, özleminle günler, geceler eskittiğim,
Sen ki, adına "KADERİM" dediğim...

Kösebaşlarının eşkiya karanlıkları,
Çıkmaz sokakların çıkmaz sonları korkutmaz beni.
Ben sensizlikten korkarım ancak.
Ben sensizliğin karanlık uçurumlarında
Paramparça olmaktan...

Gözlerine mahkum, afsız, infazsız bir müebbet...
Karanlık ve soğuk zindanlarında yüreğinin,
Ebediyete kadar kalmak olsun cezam.
Ben mahkum, sen gardiyan.

(ALINTI)

İsyanlı Sükut
10-18-2008, 07:52 PM
Sessiz lisanların dünyası...
Göz göze gelişlerin, gözle söz edişlerin dünyası…
Kalbin kulağına giren, kalpte duyulan sözlerin arşıdır GECE.

Yalnızlığın zirvesinde YALNIZLARIN DOSTU’nun tüm yalnızlara gülüşü ve en gizli,
en sessiz yakarışa en açık, en güçlü haykırıştır gece.

Dillerin sustuğu, kalplerin konuştuğu hecedir gece.

Yüreğin feryadına gözyaşı çiçeğiyle sevgilinin müjdeli dokunuşu,
yokluğun ve yoksunluğun zenginleştirdiği gerçek varsıllığın adıdır gece.

En mahrem duyguların en açık ifadelerle sunulduğu örtüdür gece.
Seslerin en açık ifadelerle sevgiliye ulaştığı,
tüm duaları işitenin işiticiliğini kalbin kulağına haykırışıdır gece.

Kalpte aşk ateşinin yandığı, gözlerde kızgın pınarların kaynadığı,
Huzura kabul edilişin anıdır gece.
İçindeki bir hecesi bin aya bedel gece.

Ve gece,
kalbini Rahman’ın arşı yapan ve Rabbine o aynada bakan Resulün (sav) Sevgiliye yürüdüğü mekândır gece.

Ve fakrın o sevgilinin sevgisiyle zenginleştiğinin,
yere göğe sığmayan ve yeri göğü kalbe dar edenin,
o kalbe sığıştığının şahididir gece.

Yokluğa takılan varlığın sembolü, çoklukta birlik,
yoklukta varlık şarkısıdır gece.

Aczin boyasıyla boyanan kara bir güldür o.
Ve onda kâinat, yıldız tebessümleriyle gülümser, ay aydınlığıyla nura gark olur.

Yeşil semanın siyah gülü, fakri fahri(*) şarkısını besteleyen bülbüldür gece.

Ne mutlu gece yolculuğunda acz ve fakr bineğiyle O’nu kalbine misafir edebilenlere.
O’na, “Allah’ım” diye hitap edebilenlere…
ne mutlu.


“Kalbimi kabre döndürüp gecemi karartma RABBİM.
Kabrimi aydınlık bir gece kıl ki onda sana yürüyebileyim.
Beni senin aydınlığına ayna tutan renksiz bir gece yap ki gündüzüm kararmasın RABBİM.”


Abdürreşid Şahin...

___deFNe___
10-21-2008, 05:14 PM
güseldi canım emeqine saqlık

Dilara
10-22-2008, 07:45 PM
Yoruldu bu yürek
Seni sevmekten umut etmekten
Senin varlığının olmadığı bu şehirde
Varmışsın gibi yapmaktan
Uzaklarda olduğunu bile bile sevmekten yoruldu
Kaç mevsim geçti seni seveli
Kaç yazım kış oldu biliyor musun?
Hep belki demekten hayatı erteledim…
Her yağmur yağışında; milyonlarca damlanın
Sen olduğunu düşünerek kaç kere ıslandım biliyor musun?
Varlığını içimde hissetmek seninle ıslanmak için…
Ne takvimler eskittim, ne çizgiler çektim günlere…
Sana kavuşamayacağımı bile bile…
Aynaya her baktığımda bir ben var artık,
Bilmediğim bir yansıma…

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 08:38 PM
Çocukken geceleri yıldızlara bakardım...

Başımı gökyüzüne kaldırır heyecanla yıldızları sayardım; kaçında aşk vardı, kaçından böyle görünürdü gökyüzü, kaçında denizler bu kadar güzel ve kaçında aşk maviydi...

Yıllar sonra senin gözlerinde gördüm yıldızları... Gözlerinde o çocukluk heyecanımı yaşadım yeniden. Mavi denizleri, mavi gökyüzünü, mavi aşkı gördüm... Belki de onun için sen gözlerini kapattığında sönüyor yıldızlarım...

Gözlerinden bir yol çizdim kendime, yıldızlara tutunarak ulaştım aşka... Aşk maviydi; gözlerinde aşka bulandım... Şimdi belki de bu yüzden; gözlerini kapadığında yolumu kaybedişim...

Şiirler okurdum gökyüzüne bakarak; nefesimden cam buğulanırdı... Adımı yazardım o şiirli buğuya, yanında bir boşluk bırakarak... Sonra yanına eklenecek mavi aşkımı hayal ederdim saatlerce... Şöyle olmalı, böyle bakmalı, böyle konuşmalı...

Şimdilerde gözlerine bakarak şiirler okuyorum içimden, sen duymuyorsun... Gözlerinin buğusuna adımı yazıyorum, yanına da mavi aşkımı; yani seni... Kapasan gözlerini, buğusu silinecek, adım silinecek gözlerinden, aşk silinecek...

Bir şiir okuyorum soğuk cama yaslanıp;

“Yokluğun cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum kapama gözlerini” diye biten...

Şimdi gözlerini kaparsan; gözlerindeki yıldızlar sönecek...
Şimdi gözlerini kaparsan; maviler çok üşüyecek...

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 08:39 PM
Aşk sadece masallarda yaşanır dediler,

Ben de bir masal yaşadım...

Belki de bunun içindi bu kadar güzel olması... Nasıl istiyorsak öyle yazdık çünkü, kuralları yoktu, bilindik cümleleri yoktu... Kendi dilimizi, kendi kurallarımızı bulduk zamanla... Başkalarının anlamasını, onaylamasını beklemedik, istemedik de zaten bunu... Sadece sen ve ben vardık bu masalda...

Bir sonu olmayacağından, kötü kalpli cadılara da gerek duymadık, uzak ülkelerden gelip bizi kurtaracak şövalyelere de... Sadece sen ve ben.... Yazdık ve yaşadık...

Aşk sadece masallarda yaşanıyordu çünkü...

Öyle dediler...

Mavi bir ülke kurduk önce kendimize... Herkesin bildiği, tanıdığı bir yeri bir ülke yaptık, bir masal ülkesi... Herkesin evi vardı bizimse bir masal ülkemiz... Orada yaşadık bu sevgiyi... Belki ondandı her şeyin sihirli oluşu... Gerçeğin içinden hiç çıkmadık aslında ama, o gerçekliği de yaşamadık...

Hepsi çok güzeldi...

Sen, ben, biz, masalımız, ülkemiz...

Hep gökten üç elma düşeceğinden korktuk... Kaçınılmaz bir son gibi bekledik bu masalın sonunu da... Ama unuttuğumuz bir şey vardı... Biz yazıyorduk bunu... Bu bizim masalımızdı...

Aşk sadece masallarda yaşanırdı...

Biz istediğimiz sürece, bu masalda bu aşk hep yaşanacaktı...

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 08:41 PM
Gelebileceksen bir tatlı gülümsemeyle
Dönüşü belli olan gidişlerin olacaksa
Hiç ıslatmadan kirpiklerimi
Yollar senin olsun...

Sevebileceksen bir gün bu kulu
Söyleyebileceksen bir ömür boyu
Hiç üşütmeden geceleri koynumu
Zaman senin olsun...

Bakabileceksen daha anlamlı
Ve hiç çekinmeyeceksen
Kendi gözümden sakındığım
Bakışların senin olsun...

Verebileceksen daha fazlasını
Ve doldurabileceksen yüreğimdeki yerini
Asla vazgeçmem dediğim
Umut senin olsun...

Yaşayabileceksen benden sonra
Gidebileceksen bir başka ele
Gerek kalmayacak bildiğim
Yaşam senin olsun...

Yaşatabileceksen daha güzellerini
Hem de aratmadan eski günleri
Arkasından ağlayıp sızlamadan
Hatıralar senin olsun...

Sarabileceksen tüm gücünle
Uyutabileceksen dizinin en güzel yerinde
Anlattığım nerdeyse her sevene
İmkansızlık senin olsun...

Vurabileceksen sensizlikte durmuş saatleri
Yetişebileceksen bir intihar vakti
Henüz gitmemişken gözlerini de alıp
İhtimaller senin olsun...

Anlatabileceksen gururla
Böyle bir aşk diyebileceksen sonunda
Koyduğun noktalara inat
Kelimeler senin olsun...

Bağışlayabileceksen sevgini
Her masalımın güzel prensesi
Yüzüm yere bakar karşında
Ferman senin olsun...

Uyandırabileceksen sensizlikten önce
Sevebileceksen gündüz gece
Kader bir bilmece
Cevaplar senin olsun...

Hiçbir şeye değmeyecekse yaptıklarım
Gülüp geçebileceksen bir fiil
Öncekiler dahil bu şiir
Herşey senin olsun...

Bana aşkını helal et...

Dilara
10-22-2008, 08:42 PM
Hepsi birbirinden guzel.

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 08:43 PM
Yoruldu bu yürek
Seni sevmekten umut etmekten
Senin varlığının olmadığı bu şehirde
Varmışsın gibi yapmaktan
Uzaklarda olduğunu bile bile sevmekten yoruldu
Kaç mevsim geçti seni seveli
Kaç yazım kış oldu biliyor musun?
Hep belki demekten hayatı erteledim…
Her yağmur yağışında; milyonlarca damlanın
Sen olduğunu düşünerek kaç kere ıslandım biliyor musun?
Varlığını içimde hissetmek seninle ıslanmak için…
Ne takvimler eskittim, ne çizgiler çektim günlere…
Sana kavuşamayacağımı bile bile…
Aynaya her baktığımda bir ben var artık,
Bilmediğim bir yansıma…

sayfamı renklendirdiğin için teşekkürler canım!!!

Dilara
10-22-2008, 08:45 PM
sayfamı renklendirdiğin için teşekkürler canım!!!


O onur bana ait guzelim.

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:02 PM
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni
gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka
yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu
kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden
ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın
bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En
kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.
İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi
ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi.
Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok
edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni
ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu
zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün
yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok...

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:03 PM
Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.

Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz.
Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan
Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.

Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? ve parmakların ince uzun mu?
Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik.
Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan,
sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim.

Acıyı görmek mi istiyorsun.
Gözlerime bak!
Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir'ini oku,
Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.

Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece.
Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü.
Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde.
Tek avuntum bu şimdilik.

Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?
Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen.
Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.
Dudaklarımda ki acı tat?
Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek?
Ne yazık hiç bilemeyeceğim.

Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Sen uzakta çok uzakta
Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın,
Benim gibi.

Seni seviyorum,
Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime,
Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı,
Haykırışı bu sevdiğim.
Sana ulaşamasam da,
Biliyorum ki zavallı kalbim
Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde
Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.

Biliyorum beni sevdiğini
Acıyı tattığını da benden uzaklarda
Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin?
Acı tek taraflı olsaydı,
Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu.
Ama yokluk kötü sevdiğim.
Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.

Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların,
Yüzüne hasret kaldığım günlerde
Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim.
Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını
Ve eminim ağlayacaksın.
Ağlamak seni ben yapar sevdiğim
Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak.
Her gün Üsküdar’da oturup kendimi dinlerim
Oysa konuşan sendin hep benimle,
Ne martıların vapurlara takılışı,
Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim.
Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim.
Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında.
Gözlerim ve ben her Üsküdar’a inişimizde
Bir gün seninle bir bankta oturup
Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik.

Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda.
Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki
Adım adım yok oluşumu izliyorum
Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle.
Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara,
karanlıklara bakıyorum mütemediyen
Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum?
Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp
Rabbime ettiğim dualarım,
Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden
Rabbimin bir bildiği var deyip
Kabul olmadığında dualarımın
Tekrar tekrar yalvarmalarım.

Seni okyanusların diplerinde
Bir midyenin içinde ki
İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım
Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde
Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde
Tek bir şey düşündüm?

Dokunamadan tenine,
Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı.
Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama
İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler
Seni seviyorum meleğim.

Acımasız olan ne sensin ne de ben,
Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece
Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım.
İnsan yaşamın değerini
Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor
Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil
Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin
Gözlerinin önünden geçmesi değil.
Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.

Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı
Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin
Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş
Ve ben o ateşle yanmayı,
Sırf seni sevmek olduğu için
İnan bana çok sevdim.



Oysa....
Doğum günüme sadece 10 gün kalmıştı
Eğer yanımda olsaydın
Yaşama daha bir sıkı sarılacaktım..
Şimdi ölüm ne anlam taşıyor?
Yaşamak ne anlam?
Hiç anlayamayacağım
Sensiz bedenim toprağa girmedikçe..

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:05 PM
Hala Aşksın Sen.
Ama Sadece Şarkılarda...

Aşk nedir diye sordular bana, hiç düşünmeden koydum ismini yerine, yazıp yüreğimin elleriyle...
Senli anlamlar yükledim sevda şarkılarının her sözcüğüne, her hecesine. Haykırışlara dönüştüler, içimde bir yerlerde...
Sırılsıklam bir özlemdi gözlerimden akan.
Damla damla bir ümitle içimde oyalanan.
Dokunmanın coşkusuyla, taştı boşaldı birden...
Saklanamaz bir çağlayışla,
kurtuldu esaretten...

Umutlarım terketmişlerdi beni çoktan oysa. Mutululuklarsa uzaktılar bana, bir o kadar da ulaşılmaz.
Yalnızlık bir yağmur misali yağıyordu ruhuma hiç durmaksızın. Zincirleyip yüreğimi, hapsetmiştim ben de ıssızlığıma kendimi.
Ta ki ellerin dokununcaya kadar ellerime...
Atıp yüreğimdeki zinciri bir kenara, açtım bütün kapılarımı sana..
Susturup aklımdan geçen bütün düşünceleri, kulak verdim içimdeki çığlıklara...
Evet, sendin beklenen,
Evet, sendin istenen,
Eksikliği gözlenen,
Yokluğunda özlenen...
Bir yanım hep eksik, hep yarımdı yokluğunda.
Neyi özlediğimi, neyi beklediğimi bile bilmiyordum. Neyi aradığımı, neyi istediğimi bile fark etmiyordum.
Yollarım vardı benim.. Önümü görmeden, bilmeden nereye varacağını, gittiğim.
Bazen hızla koştuğum, bazen yavaş adımlarla yürüdüğüm. Yolların sonu karanlıktı, sen çıkmadan önce yollarıma...
Asabiydim ondandı,
Hep mutsuzdum ondandı,
Yıllar yılı saklandım, gözyaşıyla kutlandım...

Bulutların arkasına gizlenmiş güneş misali, korkuyordum sevdaya göstermekten kendimi.
Bütün karanlıklarımı çıkarıp aydınlığa, güneşim olup doğdun dünyama.
Susuz kalıp kururken ruhum bir toprak gibi, yağmurum oldun, yağdırdın sevdanı üzerime.
Cümlelerimin gizli kalmış özneleri, "sen" li oldular, "biz"li oldular...
Umutsuzluklara ait tüm gözyaşlarımı silip, mutluluğa dair damlalar döktüm gözlerimden..
Gidişin de çok ani oldu ya,
Gelişin gibi...
İşin doğrusu;
Varlığına alışmaktan daha zor oldu,
Yokluğuna alışmak.
Alıştım mı bilmiyorum,
Ama mecbur olduğumu biliyorum.
Boşver...
Coşkusuda çok güzeldi varlığının,
Yokluğunun acısı da, hiç fena değil hani...


Seni görmediğim zamanlarda, hani hiç dokunmadığım günlerde, hani bakışların değmediğinde bile gözlerime, bir an dahi düşünmedim çıkarıp atmayı içimden. Senli kelimelerim çığlığa dönüştüğünde, kaybolduğunda yokluğunun karanlığında, sen duymadığında bile vazgeçmedim sana seslenmekten. Düşlere, hayallere sarılıp, günlerce gecelerce avundum onlarla. Sensizlikte de sevmeyi öğrendim seni.. Hasretini de sevdim.. Seninle herşeyi sevdiğim gibi.. Varlığının heyecanı gibi sahip çıktım, benimsedim yokluğunun acılarına da..
Güldüreni de, ağlatanı da, sevinçler yaşatanı da, hüzünlere boğanı da...
Sana dair, sevdana dair ne varsa, benimdi onlar da...

Soranlara neden böyleyim,
Bilmediğimi söyledim.
Yalandı bu,
Sensizlikti keyifsizlik sebebim.
Gelişinle eksik parçam bir anda tamamlandı...
Sende gördüm ya o an,
Sevinçten nasılda ağlandı...
Geldiğinde sona erdi tüm acıtanlar, tüm sancıtanlar. Çıplak yüreğinle basıp yüreğime, dindirdin yaralarımın kanayanlarını.
Dünyama gelmeden önce kapalıydı gözlerim, açtım gözlerimi, uyandım sevdana.
Hiç beklemediğim bir anda, hiç ummadığım bir zamanda tuttun yine ellerimden..
Çıkmazlara doğru giden adımlarımı, döndürüp geriye yürüdüm sana doğru gelen yollara..
Yarım kalmış bir hikayenin bilmediğim bir satırında bıraktığım sevdanı, alıp oradan devam ediyorum kelimelerime..
En güzel dünlerim, en inanılası düşlerimdin sen. Şimdi en yaşanılası bugünlerim, en umut dolu yarınlarımsın benim...

Evet, sendin beklenen,
Evet, sendin istenen,
Eksikliği gözlenen,
Yokluğunda özlenen...
Hep "Aşk" Olarak Kalacaksın Sen..
Yüreğimin Kalemiyle Yazılan, Her Satırımda...

Dilara
10-22-2008, 09:09 PM
Yıllarca sevdim… Hastalıklı gibi… Şizofren gibi… Tutku dolu… Sadık köpekler gibi! dün gece hiç tanımadığım erkeğe sırf sana benziyor diye usulca sokulup merhaba dedim dizeleri sayıklandı gecelerce!
Yıllarca biriktirdim… Şiirler sana yazıldı satır araları hep sen koktu!
Bıkmadan usanmadan biriktirdim bir daha böyle sevmem diye tadını çıkarmak adına! Adını sayıkladım Hıdrellez de, kandilde, fallarda, gece sayıklamalarında… Sevgim büyüdükçe büyüdü…
Dostlara anlattım her seferinde bir yenisini hatırlayarak, en fazla benim sevdiğimi iddia ederek, farkının farkında olduğumu anlatmaya çabalarken!
Yeni aşklarda, dayanamayıp adını sayıkladım… Aşklarına tükürdüm insanların…
Sabırlı olmayı öğrendim!
Elbet yollarım kesişecek umuduyla… İçimdeki biriken özlemi kendime saklayarak, seni sevmediğim yalanına kendimi de inandırmaya çalışarak!
Hayaletleri sevdim ben… Rüyama girmiş hallerini, kanayan yaralarını, derin bakışlarını, yıllarca bir hayali sevdim ben! Fasıl sofralarının, mezuniyet törenimin, kaçtığım tatillerin, bir yabancının gözlerinde hep aynı şarkı vardı
‘Unutturamaz seni hiçbir şey… Unutulsam da ben… Her yerde sen, her şeyde sen bilmem ki nasıl söylesem…’’
İçli içi dinledim, sessiz sessiz… Fark edilmediğimi umarak… Gözlerimde seni yakalarlar diye korktum gizli gizli… Nasıl söylesem!
O kadar diledim ki sen gibi birini sevmeyi… hak eden birini sen gibi sevmeyi!
Yürek iki kere taşıyamıyor aynı coşkuyu… Ne varsa vermişim avuçlarına…
Şimdileri;
Gözlerim istese de sana öyle bakmayacak hayat insanı olduğu yerde bırakıp gitmesine izin vermiyor acılar büyütüyor ve öldürmeyen her acı güçlendiriyor.
O hüzün hep kalacak gözlerimde sen gelsen de gitmeyecek
Şimdileri;
Ne hissettiğimi de bilmiyorum. Sensizlik öyle alışa gelmiş ki bende seninle olmanı ne demek olduğunu bilmiyorum bile!
Hayat beni gurur sahibi yapmış galiba; öyle yalansız riyasız hep o sadece o diye sevmemenin ne demek olduğunu biliyorum ben ama bildiğimi de unuttum…
Gözlerinden, ellerinden, dudaklarından bahsetmek yükü omuzlarıma ağır gelmeye başlamış meğerse…
Yine yazarken anlıyorum sana ne hissettiğimi kocaman bir kırgınlık asla bilmeyeceğin kocaman bir kırgınlık…
O çocuk aklıma beni sevmesen de kapanmayacak bu yaram demiştim. Gelsen de kapanmazmış gerçekten!
Her zaman yaşlı teyzeye yer veremem otobüste çünkü bende yorgunum diyorum vicdanımı bastırıp bencil olmaya çalışarak!
Büyüdükçe içimde tutmaya çalışıyorum kırıklarımı… Orda kalıp büyümesinler diye üstlerini kapatıyorum…
Seni seviyor olmanın bile şüphesindeyim bu aralar!
Belki de kendimi özlemişimdir.
İyi niyetli sevmeyi, çıkarsız yüreğimi sunmayı, kocaman bir yüreğim olduğunu bildiğim halde sadece senin sığacağın kadar da küçük olduğunu, ekmeğimi bölerken sevgi beklemeden sırf karın tokluğuna ve benimde doyacağımı bu yolla bilerek…
Paramı seninle bölüşmeden cebime fazla geldiği hallerini…
Seni öyle sevemeyecek kadar büyümüşüm meğersem…
Yokluğun öyle işlemiş ki hücrelerime seni görememenin en ufak bir üzüntüsü yok yüreğimde… Bundan fazla daha ne kadar canım yanabilir ki… Sensizlik ne kadar kötü olabilir ki…
Umut dolu sözcükleri özledim… Canın önünde yarı hüzünlü yarı yanımda işte demenin sevinciyle dinlediğim müzikleri…
Şimdi yine aynı şarkılar çalıyor!
Ben meğersem gözden çıkarmışım çoğu şeyi…
Olsan da olur olmasan da olura gelmişim artık!
Ne koktuğunu bile bilmiyorum artık, uzaklaşmış kokun burnumdan!

Çok gariptir ki sana söylenecek ne çok şey vardı şimdi hepsi aklımdan uçup gitmiş… Bana sadece gece yarısı dinlemek istediğim şarkılar kalmış…
Ne yazık hala 2. elden seviyorsun beni!

Yazmazsam anlatacak şey çok…
Yazarsam içinde sen yok!

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:13 PM
Bir Zaman Gelir..
Her Sey Unutulur..
Hic Yasanmamıs Gibi Durur Evler, Odalar, Zamanın Gerisinde..
Bizler İlerlemis Oluruz Cünkü..


Nankörlüğümüzle..
Aşk'ın Kıyameti Budur Aslında.. Yaşanılanı
Hiçe Saymak ,
Unutmak, Vefa'dan Bi Haber olmak..
En Nihayetinde Nankör Olmak! Aşk'a Kıyametleri
Koparttırır .

Kimisi Aldığını Zannederken Verir, Karşısındakini
Yüceltir,
Kimisi Vermeyi Bile Bilmez
Aşkın Uç Noktalarını Görememiştir.. Hep
İster..
Hep İsteyen, Görmeyen, Dinlemeyen.. Bu Alışverişte
Bir Hayalden Düş kırıklığından Başka Hiç Birşey
Elde Edemez,
Hayal ettiği de Kendinindir Zaten... . Kendine Kalır..

Aşk Bir Danstır Aslında ; Tarafların Uyumuyla Bir
Şaheser Haline
Gelir,
Bunun Yanında Komedramlar Yaşanacaktır Elbette..
Çılgınca Kendini Kaptıranlar, Dans Etmesini Bilmeden
Kabugunda
Duranlar
Maskaralar, Birbirinin Ayağına Değil , Üstüne BASANLAR
Elbette
Vardır , Olacaktır.


Onemli Olan Kıymet Bilmektir.. Vefa Satılmaz Hic Bir Yerde..
Aşkın Kendine Özgü Bir Dili Vardır Bilirmisiniz?
Bilmeyenle Konuşmaz Zaten, Ama Gel Görki Herkesin
Yüreğinden Nedenini
Bilmesede Bir
Hüzzam Şarkısı Geçmiştir..
Aşk Konuşur! Duymasını Bilene..


Yanınızdakinin, Yakınınızdakinin Kıymetini Bilin
Aşkı Küstürüp, Ne Kendinize Eziyet Edin
Ne Karsınızdakine...
İnsan Oğlunu Ayakta Tutan En Büyük Duygulardan Biri
Budur...
Aşk Yaralı dır Ve Neredeyse Çaresiz Hale gelmiştir.
Herkes Gercekten Daha Duyarlı Olabilir..
Ve Dikkat edin Aşk Gezegeninde Kıyamet Her An Kopabilir...
alıntı

TUTKUN
10-22-2008, 09:14 PM
şokkkk guzellll şokk güzelll hanfendi

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:16 PM
Önce varlığına kilitlendi ömrüm
günler, aylar, yıllar geçti,
hem senli, hem...
sancın içime düştü düşeli,
her yeni dakika yaran,
daha da deldi, ezdi, geçti...
adını koyamadım adının...
benim değildin, bildiğim tek gerçek
ve olmayacaktın da
bir savaştır sürdü gitti,
gönlüme sevdan düştü düşeli,
ağıtlarımın adı sendin,
acılarımın adı Sen
ve olmayan sevinçlerimin, Sen...
Sen herşeyimin adıydın da
bir Senin adını koyamadım işte
insan mı, azap mı, acı mı, kan mı, can mı, ne?
dipsiz kuyulara çekildim
en dipten adını seslendim gökyüzüne,
Yûsuf kadar ağlayamadım
bölmedin uykularını Züleyha'ca
el verdim çaresizliklerimde
almadın
gel dedim
gelmedin
sev diyemedim
sevmedin

gittin
herşeyini alıp benden
varlığını koyup ceplerine
hiçbirşey bırakmadan
gittin canımdan
başlanmamış şiirler kaldı senden geriye
ve tek tesellim, tesellidende öte
sesini duyacağım, varsın gittiğin yerde

gittin
ruhumu alıp ellerine
geçmişimin tutup kollarından
çekip gittin
diğer yanımda gitti
aktı damarlarımdan varlığın yarısı
düştün ellerimden

gönlüm sevdana düştü düşeli
sevmedin vurdun
sevdin vurdun
acılarımın adı oldun
ben senin varlığına dayandım
dokunur mu yokluğun ?

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:17 PM
Ve canım acıyor...
Her nefes alışımda
Ciğerlerime özlemini çekiyorum
Her sigara yakışımda
Hasretinin kor ateşinde bende yanıyorum
Anla artık;
Sensiz gecen her bir anda
Gözlerindeki ışıktan yoksun her karanlıkta
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Duvarlar pembe düşlerime el koymuşsa
Yalnızlık son restini çekip kalbimi rehin almışsa
Sana koşan ayaklarıma kör zincirler vurulmuşsa
Anla işte;
Düşündükçe yokluğunu, andıkça ismini
Hasretine sarılıp hatırladıkça o masum gözlerini
Yüreğim ağlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Gece yarısı yokluğunun kâbuslarından korkuyla uyanıyorsam
Yetim kalmışçasına
Düşlerimin ortasında sadece sana ağlıyorsam
Anla işte;
Ağladıkça hasretine, gözyaşlarım süzüldükçe toprağa
Bir gün sensiz bitip bir sayfa daha ekliyorsam yalnızlığıma
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

Bastığım her kaldırımda senden bir şeyler ararken
Şehrin tam ortasında dizlerim artık yorgun düşüyorsa
Sensizliğin içinde ruhum yavaş yavaş kayboluyorsa
Anla artık;
Şehrin her ışığında hatırladıkça gözbebeklerini
Anımsadıkça son gidişini
Yüreğim sızlıyor içten içe
Ve canım acıyor...

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:18 PM
şokkkk guzellll şokk güzelll hanfendi

teşekkürler arkadaşım!

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:19 PM
Kaybetmeyi ve her seferinde yeniden başlamayı sevmektir seni sevmek...
Seni sevmek, ayrılığı daha ilk dakikadan kabullenmektir...
Ayrılık çöplüğünde aşk aramaktır seni sevmek...
Cevapsız bir soru, sorusuz bir cevaptır aşkın...
Kaç bilinmeyeni olduğunu bile sayamadığın bir denklemi
çözmeye çalışmaktır seni sevmek...
Seni sevmek, 'olmayacak bir nedeni, gelmeyecek bir gideni' beklemektir...

Seni sevmek, kafandaki hayali aşkı değil,
hiçbir norma uymayan bir deliliği sevmektir...
Seni sevmek, sonsuz bir denize dalmak,
çıkışı olmayan bir tünele isteyerek girmektir...
Cehennemde yanmaya koşa koşa gitmektir seni sevmek...
Günahın çekiciliğine kapılmak, şeytanın yap dediğini yapmak...
Ve ateşi güneş sanmaktır seni sevmek...
Bitmeyen bir filmi sürekli yeni baştan seyretmektir seni sevmek...
Seni sevmek, rüzgara kapılmak, havalanmak, uçmak...
Ve her seferinde binlerce metreden yere çakılmaktır...
Yaralanmış yüzünle, kanlarını temizlerken yine uçmaya çalışmak da
Sadece seni severken yapılacak bir deliliktir...


Seni sevmek, hiçbir şeye sahip değilken,
dünyalar sana aitmiş gibi mutlu olmaktır...
Seni sevmek, en basit haliyle yalandır, her seferinde yeniden kanılan...
Bir kez daha kanmak için aylarca beklenen, bir yalandır...
Seni sevmek, herkesin aklına meydan okumaktır...
Tüm doğru şıkları reddedip, bile bile bir yanlışı seçmektir seni sevmek...
Akılla kalbin bitmeyen kavgasını başlatmaktır...
Seni sevmek, kimselere açıklanamayan, kendine bile anlatılamayan...
Lanetli bir hastalık gibi saklanan, tuhaf bir hikayedir...
Seni sevmek bir hikayede hayat bulmaktır...
Hayatını bir hikayenin peşinden sürüklemek, bir roman karakteri olmak...
Romanın diğer karakterlerince acınarak bakılmaktır...
Seni sevmek, kimsenin göze alamayacağı bir kavgaya girmek...
Ve sonunda kahramanca ölmektir...
Seni sevmek, her seferinde yenilmektir...
Daha güzel yenilmek için yeniden başlamaktır...


Seni sevmek, dünyanın en güzelini sevmektir...
Kendi sevgine bile aşık olmaktır seni sevmek...
Hiç kimsenin başaramayacağını başarmaktır seni sevmek...
Dünyada en az bir kez mutlaka yaşanması gereken bir duygudur seni sevmek...
Aşkını bu kadar çok olumsuz öğe ile tarif ettikten sonra...
Yazının sonunda, bir kez daha sana aşık olmaktır, seni sevmek...

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:21 PM
Senden önce yoktu bekleyenim,
yoktu dinleyenim, yoktu özleyenim, hatta özlediğim...
İyi ki varsın iyilik meleğim !
Tut ellerimi, sıkı tut, sakın bırakma...

Alışıyorum , sana alışıyorum,
yanındayken sanki başka biriyim.
Korkularım yitiyor,
güvenim büyüyor git gide.
Biraz kuruntularım var, neden mi ?
En iyisini,

en güzelini sana verememekten her şeyin
korkuyorum bu kez de....
Sen öylesin ki
kutsal bir mabetsin
herkesin önünde diz çöktüğü,
en olmazı olur yapan
mucizevi bir güçsün.
En değerli varlığım, vazgeçilmezimsin.
Sana güzelin de güzelini verebilmeliyim.

Sevginle büyüyorum her geçen gün
öyle ki taşıyor sevgin içimden, sığmıyor yüreğime
saklayamıyorum.
Umursamadan hiç bir şeye
seviyorum, seviyorum işte
diye bağımak geliyor içimden.

Ne güzel duygu bunlar Tanrım
neredeydik biz, şimdiye dek...
Yaşamıyor muyduk aynı evrende...
Başka dünyamız mı vardı bizim ?

Önce yüreğimiz örtüştü habersizce
sonra içimizden akarak
parmak uçlarımıza
gelen duygularımız...
Ne kadar incesin,
ne kadar hassassın..
Nasıl da özlersin bir satırımı,
sesimi, gülüşümü, kara gözlerimi.

Seninle çok güçlü olacağız birlikte
biz bizi, hiçkimseye sonu yaşatmak
için sevmiyoruz
biz varoluşun başlangıcı olacağız seninle....

Alışıyorum sana,
arkadaşım, paylaşamadıklarımı paylaştığımsın..
O gece sana
yaşamımımdan bir kara çerçeve gösterdiğimde,
bana nasıl da
"üzülme kuzucuğum, sen bunlara layık değilsin" dedin ya, gözlerim ıslandı, şevkatin içimi titretti.
Sanki dayanma gücümdün yıllardır içimde saklı duran .

Senden öncesi yoktu anlayanım..
Senden öncesi yoktu bekleyenim,
yoktu özleyenim, hatta özlediğim...
Senden öncesi sevdiğim mavi grileşiyordu,
denizler hırçındı, dalgalar kıyıları sarsıyordu,
hiç dinginleşmiyordu.
İsteği yapılmamış etrafına küsen bir çocuk gibiydim
senden önce.
iyi ki varsın iyilik meleğim....
Tut ellerimi sıkıca tut
sakın ha sakın bırakma...

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:23 PM
Sensiz Yaşanan Sevda…

Gece ışıl ışıldı gökyüzü
Önce her yıldıza senin adını verdim, yetmedi.
Ben yalnız gözlerini yıldız bildim...

Herkes sarhoş olacağı yıldızı ararken,
Ben senin gözlerinde bitirdim içki kadehlerini.
Her şey siyah beyazken,
Ben MAVi bir düşte gezindim...

Konuk oldum uykularına,
Gördüğün her rüyanın içindeyim.
Gördüğün deniz miydi,
Ben o denizin martısıydım.
Bir ormanda mı yürüyordun,
Ben o ormanın en ulu ağacıydım.
Sen bir dağın tepesinde görüyorken kendini,
Ben dorukların beyazlarındaydım...

Sonsuz hasret ateşiydim ben her gece kapında yanan
Sen bile söndüremezdin beni.
Çünkü hasretin sen varken bile sönmeyenden di...

Kolaydı sevmeler ben imkansızı seçtim
Ne kadar yakınsan o kadar uzaktın benden
Elimi uzatsam tutabilirdin,
Ama bir o kadar da ulaşılmazdın.
Kaçanlardan değildim ben kaçmadım
Ben yüreğimin sesini dinledim ve aslında yüreğim SENDİN...

Her sözcüğü denedim seni anlatmak için
Her sözcüğün üstünde durup bin kez düşündüm
Ya onlar anlatamadı seni, yada sen onlara yetmedin.
Ben ki bu kadar konuşmayı seven
Böylesine laf cambazı bir tek seni tarif edemedim...

Sözcükler yetmedi ya renklere sarıldım bende
Bir tek MAVi anlattı seni MAViye yakışan sendin...

Ne kendimi sakladım, nede sözlerimi.
Duygularım içtendi, seni kendimi sever gibi sevdim...
Tutkuyla bağlandım ama sevda senin tutsağın değildi
Ben özgürlüğüme düşkündüm ve özgürlüğüm sendin...

BU DÜNYADA ALDIĞIM TATLI BİR HUZURDUN
Uçsuz bucaksız yollarda koluma takıp yürüdüğüm sendin
Gecemi aydınlatan mehtap aradığım yar SENDİN
Sen şarkıların tadıydın ben her şarkıda seni dinliyordum...

Dinle ey YAR :
Sana bağımlı olmadan büyüttüm bu sevdayı içimde,
Sen olsan da olmasan da büyümeye devam edecek bu sevda.
Sevmişim bir kere seni bunun sonu yok,
Seni özlemeyi de sevmeyi de en çok ben bilirim...
Hiç yakınmadım bundan.
Üstelik, kavuşmama ihtimali işlenmemiş soğuk bir taş gibi önümde dikilip dururken
Sana dokunamamak böylesine yüreğimi acıtırken yinede bil ey YAR:
BİL Kİ BEN YÜREĞİMİ ACITAN BU YARAYA İNAT DOKUNMADAN
ÖZLERİM SENİ YILLARCA…

Dilara
10-22-2008, 09:28 PM
Böyle bir günde terketmiştin beni ağustostu
yaz mevsiminin son demlerini yaşıyordu şehir,
aslında ne yalan söyliyeyim o sabah bir hüzünle uyanmıştım
birşeyler olacağından kötü birşeyler olacağından korkarak başlamıştım güne.
Ayrılık kokan parfümünü sürdün geldin yanıma,
dudaklarında hoşçakal rengi bir ruj, yürüyüşün geri geri gidiyordu sanki,
ellerin merhabaya değilde elvedaya açılmış gibiydi korkuyordum kötü birşeyler olacaktı.
Oysa ne güzel başlamıştık seni sevmiştim söz vermiştik birbirimize hiç ayrılmayacaktık.
gidiyorum dedin kendine iyi bak herşey buraya
kadarmış gidiyorum bu kadar herşey bu kadar basitmiş meğer
senin gözünde gitmek bu kadar kolaymış ,ben ikimiz için bir
dünya hayal ederken senin için bu kadar erken bir son.
şimdi sensiz ne yana baksam hüzün ne yana baksam yüzün ...

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:28 PM
Adına sevda dedikleri mavi bir düştü seninle yaşadıklarım,
Ne kadar gerçek ne kadar yalan asla bilemediğim,
Aslında hayalin ta kendisiydin,
Gerçek denilemeyecek kadar güzel ve saf bir o kadar


kalmadı saçının teli asla yastığımda,
Kokun dolaşmadı asla odamda,
Ben uzanıp dizlerinde, sen şiirler okumadın bana gecerlerde,
Yabancıydın bana dokunurken ve yalancı bir o kadar


Demek şimdi gidiyorsun!
Alaca larcivert ve suskun yüreğim.
Şimdi mavinin tüm tonlarını yas ettim kendime
Hadi git.


Yıkılmayacam gidiyorsun diye
Aşka bitti gülse hiç dermedik.
Alaca mavi ve suskun yüreğim.
Hani hep derdin ya
İşte SUSUYORUM sana!

İsyanlı Sükut
10-22-2008, 09:29 PM
Birgün sessizliğim oluyor, boğuyorsun kelimeleri içimde…
Birgün çığlığım oluyor, döküyorsun içimdeki kırıntıları düşüncesizce…
Bazen yalnızlığımsın, içinde kaybolduğum…
Bazen kaçmak istediğim duygularım…

Korkuyorum senden…
Belki de alıştığım sensizlikten…

Bir geliyorsun, bir gidiyorsun…
Gözlerimde göremediğimsin…
Yüreğimde bulamadığımsın…
Sen, bende bilinmeyensin !

Ve sen,
Anlattıklarımdan çok anlatamadıklarımsın…

Bağladım elimi kolumu, çaresizliğim yüreğimin düğümü….

Sen,
Unutulan
Sen,
Tükenen
Umutlarımsın…
Mutluluğu taşıyamayansın !

_SaHrA_
10-22-2008, 09:35 PM
http://www.sairlerbirligi.com/uyeresimler/6822pk.GIF

gece ve kadın

soğuk bir mevsim gibi ateşli
sıcak bir şarkı gibi üşüten
yasaklanmış düşler vardı gecede

o beyaz entarili
hüznü akasya kokulu kadın

soyundu bir gece bütün geçmişinden
yeni bir hayat giyindi

o gece bütün içkiler
hayattandı
ama kimse bilmedi..

Dilara
10-22-2008, 09:36 PM
Biz,yoklugunda katığın kırıntısını paylaştık ekmeğin seninle,
Kış gecelerinde; yetmedi battaniye,karları erittik sohbetimizle,
Evimiz samanlıktan bozma bir harebe oda,penceremiz yıtık muşamba,
Hatılamak ne kadar güzel,ne kadar acı anımsamak,


VE zaman herşeyin uzakta oldugu bir an,şu an
Ne senin beni en yakın dost bildigin
Ne benim sana sonsuz aşk besledigim
ŞU AN dır BU AN


Aramadıgın günlerin hasretini yaşıyorum içimde
Bekledeigim umut ettigim ve senin aramadıgın zamanın acısını yaşıyorum
Özlemedim demiyorum sana,SEVMEDİM DEMİYORUM.
Gelme ama artık BEKLEMİYORUM

İsyanlı Sükut
10-31-2008, 01:47 PM
' Hayatta neye sitem edeyim ki,
Kendimden başka '

İşte ayrılık,
Üstünde yüzlerce yüklü şiir
Ve alışkanlık
Sigara gibi
Ayrılık alışkanlık yapıyor
Dostlar unutunca

Şiirler, sözler, harfler
İstediğin kadar birleştir
Topla, çarp, böl
Sonunda hep çıkıyor
Ayrılık alışkanlık yapıyor
Sevdiklerin unutunca

Gezdiğin muhteşem yerler
Gördüğün en güzel elbise,
Kazandığın para,
Harcadığın zaman neye yarar
Ayrılık alışkanlık yapıyor
Tek başına kaldığında..



Alıntıdır

İsyanlı Sükut
10-31-2008, 01:48 PM
Bir yararı olacağına inansam
Tutup ateşe vereceğim şu resimleri...
Sonsuz karanlıkta dahi,
Seni fark etmeyeceğimi bilsem
Çoktan kör ederdim gözlerimi....

Ayrılığın hakkını ver...
Anlamsız kıl tüm yaşanmışlığı.
Kalmayı beceremedin,
Bari gitmesini öğren!
Ne bileyim vur sırtımdan mesala
Ayrılık ayrılık olsun.....
Gidişlerden gidiş beğen!

Tufan olup öyle git, bir zerren kalmasın
Tozu dumana kat ki giderken
Hatırlanmayasın...
Selam o zaman, ardında bıraktığın her derde!
Yeter ki gitmeler senin olsun...
Benim omzuma yükleme bunu.
Ayrılık dert değil...
Ne yapar ne eder,
Gidişine eklerim yokluğunu...

Uyumalara bile korkuyorum
Çık artık fikrimden...
Çok oluyorsun!
Böyle gitmek mi olur?
Her gidişinde,
Kendini bende unutuyorsun....

İsyanlı Sükut
10-31-2008, 01:49 PM
Sahte bir aşk..


Hayat, gittikçe dibi biLinmez kör kuyuLara itiyordu beni yavaş yavaş... Hani ben hep neşeLiydim, hep mutLuydum, hani ben cimcimeydim ya; şimdi karaMsar keLimesi biLe az kaLır içimi tasVir etmeye... Benim de güvendiĞim insanLar vardı, benim de dostlarım vardı ya da ben var sanmıştım. AsLında hiç oLmamışLardı ki... Şimdi nasıL sessiz çığLıkLardaysam o zamanLar da içten haykırıyordum...


Herkes imRenirdi bana ne güzeL güLümsüyormuşum her zaMan... Kim biLirdi ki benim yüreğimde koPan fırtınaLarı?... En kötü zamanLarında yanında oLmaya çaLışırdım insanLarın, sığınıLacak kocaman bir Limandım ben ama deniz daLgaLandığında hiçbir gemi yanaşmazdı bana... Kendi kendime savaşırdım ben fırtınaLarLa, bakardım uğramadan geÇen gemiLerin ardından sessizce...


Hadi kuşanın yine sevimLi insan maskeLerinizi!...
Ben maskeLerin aLtında yatan şeytanLarı göremeyecek kadar körüm ne de oLsa...
YaLanLarLa süsLenmiş sevgi sözLeriyLe yaraLayın beni önce, sonra zehirLi birer ok gibi sapLayın çirkin sözLerinizi teker teker... Umrumda değiL artık acıLar, yaraLar... BağışıkLık kazandı ruhum sayeNizde!!!


Ne kadar da umutLuydum herkesten... İnsanLarın sahte olduğuna inanmazdım. Şans verirdim her insana ayrım yapMadan, tıpkı ayrım yapmadan beni de acıttıkLarı gibi... Canımdan parÇa biLdim birçoğunu, kendimi sever gibi sevdim ama sevmek yetmiyorMuş. DostLar sahte, sevgiLer sahTe, insanLar saHte oLmuş da bir ben kaLmışım fark edemeyen...


İşte şimdi ben de sizDen biri oLuyorum. Hadi kusun içinizdeki kini, ben de öğrenmeLiyim acımasız oLmayı...
Nefret, duyguLarın en üstünü oLmuş artık...
Benim nasıL oLsa umudum kaLmadı artık,
varsın içimi nefRet doLdursun ne fark eDer? Ruhum can çekişiyor şimdi aydınLığı meçhuL oLan uzun, karanLık yoLLarda... Durmaksızın kanıYor yaraLarım, sessizLiğimin çığLıkLarında kayboLuyor isyankar ferYatLarım... Vazgeçtim arTık her şeyden...
ARTIK MELEK DEĞİLİM...

İsyanlı Sükut
10-31-2008, 01:56 PM
Gücüm kalmıyor sevgili.. Tükeniyorum.. Tüketiyorsun.. Ben seninle olmak istedikçe sen beni itiyorsun.. Seninle dolu içimi görmüyor ya da görmek istemiyorsun... Sana her yeni gün bir adım daha yaklaşmaya çalıştıkça sen üç adım geri kaçıyorsun... Görmeyi istemediğin yürek öylesine seninle doldu ki acıyor artık. Söylediğin her söz, biraz daha dağlıyor yüreğimi.. "Seni seviyorum" diye haykırmak istedikçe dünyaya susturuyorsun, kapatıyorsun ağzımı. Ama kaybediyorsun sevgili, aslında uzaklaşan kendin sanırken, beni itiyor kendinden uzaklaştırıyorsun... Başka sevdalara yönelmek istemedikçe, buna beni zorluyorsun. Korkuyorum bir gün seni sevmekten vazgeçerim diye...

İsyanlı Sükut
10-31-2008, 01:58 PM
Yavaş yavaş ölürler seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölürler okumayanlar, müzik dinlemeyenler,

Vicdanlarında hoşgörmeyi barındıramayanlar,
Yavaş yavaş ölürler...

Alışkanlıklarına esir olanlar, her gün aynı yolları yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve değiştirmeyenler,



Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile girmeyenler,
veya bir yabancı ile konuşmayanlar,

Yavaş yavaş ölürler...

İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan kaçanlar,
tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı görmek

istemekten kaçınanlar,

Yavaş yavaş ölürler...

Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk almayanlar,

Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin dışına çıkmamış olanlar.

Yavaş yavaş ölürler ......



-- Pablo Neruda

nokta
10-31-2008, 03:33 PM
Sessiz lisanların dünyası...
Göz göze gelişlerin, gözle söz edişlerin dünyası…
Kalbin kulağına giren, kalpte duyulan sözlerin arşıdır GECE.

Yalnızlığın zirvesinde YALNIZLARIN DOSTU’nun tüm yalnızlara gülüşü ve en gizli,
en sessiz yakarışa en açık, en güçlü haykırıştır gece.

Dillerin sustuğu, kalplerin konuştuğu hecedir gece.

Yüreğin feryadına gözyaşı çiçeğiyle sevgilinin müjdeli dokunuşu,
yokluğun ve yoksunluğun zenginleştirdiği gerçek varsıllığın adıdır gece.

En mahrem duyguların en açık ifadelerle sunulduğu örtüdür gece.
Seslerin en açık ifadelerle sevgiliye ulaştığı,
tüm duaları işitenin işiticiliğini kalbin kulağına haykırışıdır gece.

Kalpte aşk ateşinin yandığı, gözlerde kızgın pınarların kaynadığı,
Huzura kabul edilişin anıdır gece.
İçindeki bir hecesi bin aya bedel gece.

Ve gece,
kalbini Rahman’ın arşı yapan ve Rabbine o aynada bakan Resulün (sav) Sevgiliye yürüdüğü mekândır gece.

Ve fakrın o sevgilinin sevgisiyle zenginleştiğinin,
yere göğe sığmayan ve yeri göğü kalbe dar edenin,
o kalbe sığıştığının şahididir gece.

Yokluğa takılan varlığın sembolü, çoklukta birlik,
yoklukta varlık şarkısıdır gece.

Aczin boyasıyla boyanan kara bir güldür o.
Ve onda kâinat, yıldız tebessümleriyle gülümser, ay aydınlığıyla nura gark olur.

Yeşil semanın siyah gülü, fakri fahri(*) şarkısını besteleyen bülbüldür gece.

Ne mutlu gece yolculuğunda acz ve fakr bineğiyle O’nu kalbine misafir edebilenlere.
O’na, “Allah’ım” diye hitap edebilenlere…
ne mutlu.


“Kalbimi kabre döndürüp gecemi karartma RABBİM.
Kabrimi aydınlık bir gece kıl ki onda sana yürüyebileyim.
Beni senin aydınlığına ayna tutan renksiz bir gece yap ki gündüzüm kararmasın RABBİM.”


Abdürreşid Şahin...

:( Amin

İsyanlı Sükut
11-07-2008, 11:30 AM
sor bir:
neden bu suskunluğum...
neden bu yorgunluğum...
neden bu boşluğum...



cevabı bilinen soruları sormaya gerek olmadığını unutmuşum!



boşver!



duyma



şiirler, mısralar, sözler, mektuplar, yazılar... ve daha birçok şey... sevgilinin yokluğunda sevgili içindir. o hep, ona karalanır. uslanmadan karalanır. ve uslanılmaz da yanıtsızlıktan. zaten cevap beklenilse, yazılmaz. belki bekleyenler de vardır, ben beklemeyenlerden bahsediyorum.
düşlerken, düşlenmeyi beklemeyenlerden, en çok da benden...



beceremediğim tek şey durdurabilmek ve tüketebilme kalemimi. gerçi çabam da yok ya... her an, her şekilde, yazar buluyorum kendimi:



bazen parmağımın değdiği tuştan kelimeler türüyor...



bazen kenarları boş kalmış çalışma sayfalarına mısralar dökülüyor...



kırılmışsa ucum, diyorum kodla beynine, kaybolmasın, bir zaman paylaşırsın...



yazıyorum işte...



satırlar uzadıkça ömrüm mü kısalıyor,
yıllar mı çürüyor,
nefesim mi eksiliyor...
yaşlanıyor muyum...



bak, soru işaretleri yok artık.
hep üç noktalar var. bilinmezliğine çıktığım yolculuğunda, iki noktalara, açıklamalar ihtiyacım yok. ben cevaplarımı kendim veririm. beceremediğimde ise, sorları çizerim...



satırlar uzadıkça ömrüm mü kısalıyor...
yıllar mı çürüyor...
nefesim mi eksiliyor...
yaşlanıyor muyum...



uzattım ve bir yere varamadık yine...



ama susmuyorum






-alıntı-

İsyanlı Sükut
11-07-2008, 11:31 AM
(Öylesine yuttum ki sesli harflerimi. . .) Korkar oldum noktalar koymanın ardından yeni cümleler kurmaya. Artık yokmuşsun, artık yokmuşum, artık yokmuşuz. Gün batımları yokmuş oturduğumuz odanın sarı duvarlarına yansıyan. Ellerin yokmuş en beklenmedik anda ellerimle kavuşan. Aşklar yokmuş artık, bir zamanlar var olduğuna inanılan. . .

(Öylesine yuttum ki sesli harflerimi. . .) İçimde kırılan bir ayna kaldı sadece. Geceler yokmuş artık, gündüzler de… Saatlerin kadranları kırılmış, küsmüş zamana. Kala kala bir rüya kalmış geceleri buluştuğum. . Ne çok şey kalmamış, ne çok hiçbir şey var olmuş yaşanıp bitmişlerden. . .

(Öylesine yuttum ki sesli harflerimi. . .) En çok da isminin içinde geçenleri. Bir pusula ömründe ilk kez yanlış yönü göstermiş. Gururuyla intiharı seçmiş, düşüp kırılmış yanlış yönü gösterdi diye. Güney de yokmuş artık, kuzey de… Sabahları yaşadığımız doğu silinip gitmiş, batıysa hiç olmamış ki daha önceden zaten. . .

(Öylesine yuttum ki sesli harflerimi. . .) Kala kala sadece ve sadece o kelimeler arasına yerleştirilen birkaç küçük nokta kalmış. Sadece üç nokta… virgüller de çoktan yitip gitmiş geldikleri masallar alemine. Ne bir ünleme rastlayabilirmişiz artık bu ucunu göremediğimiz sokağın ortasında, ne de kendini sorgulayıp duran tek bir soru işaretine. . .

(Öylesine yuttum ki sesli harflerimi. . .) Yok olmuş dakikalar, saatler, saniyeler. Ve sen biraz da. Sahi biz hiç var olduk mu dersin? Belki olduk, belki olmadık. Aslında ne kadar yanıldık, ne kadar aldandık. Biz koskoca birer yalandık. Dağınıklığın da yok, serzenişlerin, boşvermişliklerin de. Artık biz yokuz ki. . .

(Öylesine yuttum ki sesli harflerimi. . .) Ancak, bana aldırmadan geçip giden zaman kalabilirdi ardımdan. Devam etti takvim yaprakları ardı ardınca koparılıp atılmaya. Aylar yıllara dönüp gitti. Artık ay yok, yıldızları da kaybettim ne zamandır. Sahi gökyüzü var mıydı seni sevdiğim zamanlar? . Ya da telefonlarda duyduğun sesim. Yoklar ne zaman var oldu? Veda etmeyi mi unuttuk artık olmayanlara yoksa? . .

(Öylesine yuttum ki sesli harflerimi. . .) İki şehir, bir köprü vardı bir zamanlar. . Belki bir tiyatro oyununun ta kendisi bizdik. yitirdik. Birdik, bizdik, “en”dik, tektik… Sahi biz ne zaman bittik? Ne kadar zaman geçtiyse üzerinden, bu gece o kadar yutuyorum sesli harflerimi… “Ah”larımı yutuyorum artık. Avaz avaz susuyorum, sessiz sessiz çığlıklar atıyorum bu gece kendi kendime. Bitenlere gülüp başlamak isteyenlere ağlıyorum. Hüzünler mutlu ediyor beni, mutluluklara ağlıyorum. Her şey ters dönüyor ama ben yırtıp atıyorum bir kağıda yazdığım seni, yutuyorum bütün sesli harflerimi. . . Elveda sevgili. . .
alıntı...

İsyanlı Sükut
11-07-2008, 11:35 AM
-susmak aşkımın dilidir- diyen sevgili
konuş şimdi, kelimelerine ihtiyacım var…"
Parça tesirli sancılar düşüyor kalbime…
düştükçe uçurum, sancıdıkça aşk…
ve aşklaştıkça kalp
daha çok parçalanıyor hayat
yaklaştıkça daha bir özlüyorum
kabul ediyorum,galibimsin
ve ben her şeyini savaş alanında bırakan
mağlup bir komutan gibiyim şimdilerde..
tüm zaferlerimi sende yitirmişim
kör bir şahinin gözleriyle yol arıyorum kendime
sana çıkmayacağını bildiğim yolları görmekten korkuyorum belki de kim bilir?..
çıkmaz sokaklarda kısır kalıyorum döngülere..
ve ben dönemezken kendime
labirentlerinde kaybolmuşken,
sağım sen, solum sen, yolum sen, yönüm sen olmuşken,
senden gayrısına yok,yokluğuna râm olmuşken,
susma ömrüm!...
yol kesil cehenneme...

keskin bir virajsın içimde bir türlü alamadığım..
ne zaman geçmeye kalksam senden,
ya bir uçurum boşluğu, ya bir şarampol oluyor sonum..
uzanan elleri tutmuyorum..
yüreğime taktığın alyans tutuyor içimi,
içini bırakmıyorum..
dul bir hasrete yâd/igar kalıyorum ötelerde
Yar dediğimi ağyar, yaban dediğimi yar sanıyorlar..
Sancılanıyorum sessizliğine
Tam vakti;
susturucu takılmışken yüreğime,
haykıramazken,
her kurşun içimi parçalarken,
infilak ederken isyanlarım sensizliğe,
ve akarken gözümden ırmak ırmak,
susma ömrüm!...
ateş kesil cehenneme...

tüm piyonlarım tükendi.
Elimde bir şah…
nereye koysam kendine mat çekiyor..
Cemreler ihanet ediyor adına,
Aslı hükümsüz..
kendini bile ısıtmıyor..
adım lâl kalıyor zemheri ayazlarına..
(d)üşüyorum..
muhaciri değilim gayrı bu Arafın..
ne cennet kokabiliyorum, ne cehennem yanabiliyorum..
kendimsiz bir kent kuruyorum yokluğunun sokağına..
baykuşlara sakinlik yapıyor kentimin ıssızlığı…
sesine parazit yapan bir sesle yıkılıyorum
uğraşma aşk..!
kaldıramazsın;
kumdan kaleler gibi bir rüzgarlık değil, bir cümlelik yıkımlarım..
bilmem ki hangi rihter ölçer sarsıntılarımı..
artçı sellere verirken sitemimi,
sana “sus”arken,
ölüme “su”sarken,
müptelâsıyken kahramanı bıçaklanmış masalların
aşk için aşıkları ezip geçmişken,
susma ömrüm!...
şehâdet getir cinnetime...

öznesi sen olan bir ömre verdim adını,
ki ölüm yar olana kadar tek yâr dediğim ol diye..
sana geldim, ölüme yâr etme diye.
Susma diye çırpınışlarımın tek müsebbibisin..
Biliyorum aldırmıyorsun
Dönmeyeyim istiyorsun sultanlığına
Ve aslında aşk’tan korkuyorsun
Zulmetin sırtımda yama olurken yar’alarıma...
Hani olur da geldiğimde bir gün
kapanacaksa yüzüme şehrinin kapıları,
her lisanı lâl bırakan bakışlarım anlamını yitirecekse eğer
ve el elini tutacaksa ellerin,
Elimde değil yanacağım...
O vakit gülüp geçeceksen yangınlarıma,
Sarmayacaksan,
Benimle kınanıp, benimle yanmayacaksan,
Cennetten kovulmayı göze almayacaksan,
Bir sözüne çölde vaha gibi susarken
öyle umarsız susacaksan…
sen de sus ömrüm!...

Sus!..
Sus ki, ölüm bana yâr,
ben ölüme Yâr olayım…
sen toprak kesil cesedime…

ALINTI

İsyanlı Sükut
11-07-2008, 11:42 AM
Her an gözlerindeydi gözlerim
Senin için di uykusuz gecelerim
Senin istediğin gibi baktım hep
Kapat gözlerini desen bir daha hiç açmayacaktım
Gözlerimi helal etmiyorum sana

Senin için yazdı ellerim tüm şiirleri
Dokundukça sana yüreğimle titredi
Her gece düşüncelerle kavga etti
En sağlam duvarları titretti
Hele bir de yüreğime öncülük etti
Ellerim sana hiç ihanet etmedi
Ellerimi helal etmiyorum sana.


Aklım seni hiç istemedi
Yüreğimse aklımı hiç dinlemedi
Hep haklıydı aklım
Aklımı da kaybettim sayende
Aklımı helal etmiyorum sana

Ağladım çoğu kez sabahlara kadar
Anlayamadım bu dünya ne kadar gaddar
Hep umut dedim
Hiç unutmak istemedim
Yüreğimle sevdim seni yüreğimle
Ne yaptıysam sana yüreğimle yaptım
Her sözüme yüreğimi kattım
Ben mi seni bu kadar büyüttüm yüreğimde
Yoksa sen hakikatten küçücük müydün
Şimdi sen ne yaparsan yap
Sözlerine ne kadar nefret katabiliyorsan kat
Seni o eski halini yüreğime gömdüm
Şiirlerim yine sana olacak ama
Bu yüreği helal edemem sana.

İsyanlı Sükut
11-18-2008, 05:13 PM
KarmaKarışık olmu$ Duygular..anlamını yitirmiş ßakı$lar..hep ağlayan cümleler...
işte senin yokluğunda döktüğüm gözyaslar cümleler..
gülmeyi unutan ßen ..ağlamak hep ...
işte diyorum ya cümlelerim herseyim anlamsızlastı...
sen ßuralardan gideli ßu kalp kimseye a$ık olmadı ..olamadı...
o gercekten mutlu olduğum günler..sevinçten ağladığım geceler...
sesini duyunca kendini kaybeden ben...
dudaklarından öpünce utanan ben..
sana sarıldgıım da hiç ßırakmayan ben...
her saat ßaşı arayan ßen...




işte cümlelerim hep ßenle ßaslıyor sen ve ben hiç ßiz olmadık ki...
ßelki çok saçma cümlelerim ama...
diyorum ya anlamı nı yitirdi hersey..senden sonra demem o ki..
biz olmayı ßeceremedik...



o günler geldikce aklıma ağlamak istiyorum..
sil bastan baslamak istiyorum herseye ama o acı geçmiş tam baslıcak ken ßirden cıkıyor..
ben seni cok sevdim ße güzelim..
şimdi ağlıyorsam sana değil...giden o güzel yıllarıma ağlıyorum...
seni unutamadıgım yıllara.ağlıyorum....




hep derler..
seven herseye katlanır...
benim ölmediğim kaldı..ölsemde senınle beraber olurdu zaten bu kalp..
hep oooooooooof cekmek geliyor içimden..
niye mi ?
kimse senin gibi olamıyor...herkes ßeni tasıyamıyor...



ama herkes senin gibi yalancı değildi..
sevmiyorken ...seni seviyorum hiç demedi..
senden sonra hersey cok değişti..hani hayatı sen yönlendirrdin ya...
işte o eskidendi...
şimdi hersey bende baslar bende biter.


alıntıdır

İsyanlı Sükut
11-18-2008, 05:57 PM
Yine sizi arıyorum hocam şu günlerde...
Yine her zaman ki gibi
Dermanım olursunuz diye bekliyorum...
Nerelerdesiniz hocam ben ağlıyorum...
İçim yanıyor, Ben yanıyorum...

Herşeyi Öğretiyorsunuz sanırdım hocam
İlerde büyük adam olacaksınız diyordunuz
İnanıyordum...
Ama artık hiç sanmıyorum
Yarına bile çıkabileceğimi sanmıyorum hocam...

Hastayım sanırım hocam,hatırlar mısınız bilmem
Hep okula gelmediğimde annemi arardınız
Ne oldu diye.
Annem size hasta olduğumu söylediğinde
Hemen koşar gelirdiniz bizim eve...

Şimdi nerdesiniz hocam ?
şimdi... Size en çok ihtiyacım olan zamanda
Nerdesiniz hocam
Hep gelirdim yanınıza sayı hikaye sormak için
Şimdi ise hiç bilmediğim öğrenmediğim
Birşeyi sormak istiyorum hocam...

Ben yatıyorum hocam.. belki yaşıyorum ama
Fazla uzun sürmeyecek sanıyorum...
Annem hep nesi var diyenlere aşık diyor ben anlamıyorum...
Bilmiyorum aşk nedir hocam...tek bildiğim
Aşkın ne olduğunu neden bilmediğim
Siz bana aşkı öğretmediniz hocam... !!!

İsyanlı Sükut
11-18-2008, 06:03 PM
Her yüregim sıkıstıginda yazmak care belkide ben öyle hissediyorum
İsyanlarımı sadece kagıtlara dökebildigimi içindir belkide bu düşüncem
Kiminle konuşsam kime derdimi anlatsam birşeyler söyleyip susturuyolar beni
Bogazıma dügümleniyor her kelime
Yutkunuyorum her yutkunuşumda yüregim kanıyo
Gözlerimden damlalar süzülüyor


Yüregim yine darda yine dar geliyor bu beden bana
Ruhum çıksa anca o zaman rahatlarım belki
Dar geliyo bu beden bana,yüregim yine darda
Çaremse susmadan kimseye birşey söylemeden yazmak yazmak..



İhtiyaçım duygugum tek şey bir dosttu oda sendin sendin sadece,mecburuyi olmayan yada mecbur olan gidişlerdesin şimdilerde bense sensizligin isyanında yüregimin darlıgındayım oysa benim yüregim hiçbir vedayı kaldıramadı sindiremedi içine gidişleri şimdi senin tek dedigin elimiz mahkum gitmeliyim geri dönücegim ama biliyorum ki bazı gidişlerin dönüşü yok vedalar yabancı gönlüme ben vedalara yabancıyım..


Sensizligin çukurun'a düştüm ben
Yüregim darda sevgilim darda


Biliyormusun şimdi sen dönücegim umuduyla gidiyorsun ama bilmiyorsun bazı gidişlerin dönüşleri olmuyor yarim aslında gidişinden korkuyorum Hayattan korkuyorum...
Ben nefesini nefesimden yaşayamadım hiçbir zaman
Ellerinin sıcaklıgını hissetmedi ellerim her zaman
Gözlerine hasret kaldı gözlerim
Sessini duymak yetti varlıgını bilmek yetti bana uzaktada olsan
Mesafeleri hiçbir zaman engel görmedim bildim ki sen varsın ben varım ömrüme ömür ekledim seni ömrüm biçtim,varlıgın oldugunu için dayandım bu mesafelere bu hasrette dayandım şimdi sen benden varlıgını alıp gidiyorsun kolay mı sanıyorsun ömrüm ben seni ömrüm bildim insan su olmadan ne kadar yaşar nefes almasa yaşıyabilir mi şimdi bu gidişle herşeyi götürüyorsun benden varlıgını hasrettigini dayandıgım o varlıgınıda alıp götürüyorsun benden....





Yarim,ömrüm ....Gidiyorsun ama bil ki gitsende
Şu canım seni sevmekten vazgeçmeyecek
Varlıgını hissetmeden şu gönlüm ne yapar bilemem ama
Bilirim ki bu gönül bu can seni sevmekten VAZGEÇMEYECEK...
Senin ugruna nefes almaya devam edecegim ömrüm ..
En büyük umutlarımı üzerime giyecegim ve bu sert sensizlige gögüs gerecegim
Dayanacagım herşeye senin için nefes almaya devam edecegim
Sen gidiyorsun diye aşk'a arkamı dönmeyecegim yarim
Aşk'ın her halinde seni yaşayacagım senle dolu olan o günlerimi yaşacagım
Ben seni senden öte SEVDİM..
Bu nefes,bu can bende oldukça yarim seni yaşar yine severim


Yüregim sensizligin dar'ında
Çaremse yazmak..
Seni, sevdamı ,gidişini
Ömrüm seni sevmekten vazgeçmeyecegim
Seni Seviyorum





alıntı..

İsyanlı Sükut
11-18-2008, 06:08 PM
/... an gelir...
öyle derin bir çığlık atar ki yokluğum
... kederinden benim olursun ... /



ah can,
sahip çıktın yıldızsızlığına,
oysa sana ait değildi bu kapkara geceler
diz boyu gece sinerken saçlarına
bugünü duydum sessizlğinde, yarını ölmüştü...
kimsesizliğe saçıldı umutlarım... gördün mü?

/..ağlamak ne basit bir eylem oluyor şimdi
bacası tütmeyen bir evde emanetken sıcaklığın../

gittim mi geldim mi hiç bilmedim
iki şarkı arası, bir dudak payı çelimsiz bir sızı içimde
bir varmış bir yokmuşlar da ziyan oluyorum
mavi mavi susuyorum sana,
yine de siyaha hasret kalıyor özlemin....
bir yara daha açıyorum içimde, sana değmeden......

çok sesli bir sakinlik sardı (h)içimi
aldığım hiçbir nefes "sen" değil, "senden" değil
yanılgılarıma teğet geçiyor sensizlik
tenime dokunuyor, ama ben hep "sen" kokuyorum..
anlasana!
en büyüğü içimdeyken,
senin yalanların beni neylesin?...
bilmediğim bir gözyaşına, sesimi düşürdüm ben!
benim olmadığın kadar "senindim", duymadın...

firarım cana..
bozulan, kırılıp dökülmenin mecazi anlamı
olmuyor zaman! asiliğini soyun üstünden!
inan ki hiç doğru değil zamanlaman....

........................üzerime
..................çığ
.........düştü............
dudağımda bir ÇIĞLIK!

/... an gelir..
öyle derin bir "es" verir ki yokluğun
... kederimden sonum olursun .../

İsyanlı Sükut
11-18-2008, 06:09 PM
çok ama çok sevdim
ilk değildin ama son olmuştun yüreğimde
yeminler ettim senduymadın
başkasını sevmeyeceğim diye!
Anlamanı beklemiyorum bu yalnız gecelerdeki yalnızlığımı
gelmeni beklemiyorum aniden kapımı çalıpda bana koşacağını!
Nedenini bilmiyorum ama beni en çok mutlu eden sen oldun
ve en cok üzen kıran inciten´
eskiden aşkı yanında olmak sanırdım
ama şimdi!
Hasretmiş aşkı körükleyen...
Benim gibi olamazsın sen
ne sevmeyi bildin
nede sevilmeyi hakettin!
Ama haketmeyenlerde seviliyor işte....
Bir uçurumun kenarındayım
üflesen düşecek,
bir gülüşünle hayata dönecek..
Bir aşkın ortasındaydım
kayboldum.
Gelsen de bir şey fark etmeyecek artık.
Ben yanındayken nasıl sevdiysem seni
ayrılığında da sevmeyi başardım
artık sana ihtiyacım yok
yalan sevginede
sen anlayamazsın
çünkü ben seni öylesine değil
çok ama çoook sevdimm´!!!

İsyanlı Sükut
11-19-2008, 05:54 PM
Nefesini hissetmeyi,adım adım sessizce yaklaşan adımlarını ya da yeri inleten ayak sesleriyle bana gelmeni özledim. ister sessiz sakin yaklaşarak gel istersen de gürültüyle ayaklarını vura vura yeri inleterek gel ama gel!
Yüreğimde kocaman bir hasret oldun. Umarsızca beklenensin. Ansızın çık karşıma biriktirdiğim özlemlerimle sarılayım sana. Satır aralarında sakladığım hüzünlerimi al benden. Kaybetmeye yüz tutmaya çalışan umutlarımı yak, yok et yeniden alevlendir. Sensiz kalma ihtimalini sök al sadece sana ait olmasını istediğim yüreğimden. Onların yerine kendini bırak bana ama acısıyla,tatlısıyla,üzüntüsüyle,mutluluğuyla,gözya şıyla ve kahkahasıyla...
Gel ki; sana ait olayım


Gel ki; gözlerim seni aramasın, seninle açayım gözlerimi ve her güne seninle başlayayım.
Gel ki; hayatım anlam kazansın.
Gel ki; seni,seninle doyasıya yaşayayım.!
Kiminleysen,nerdeysen,nerede bekliyorsan bekleme gel artık seni bekliyorum. Ya da nerede olduğunu söyle ben geleyim sana. Yeter ki yanımda ol yanında olayım. Çünkü seni çok özledim...
Evet...
Bekleyişlerim,bu sözlerim,bu isteklerim,bu özlemlerim sanadır aşk! Seni istiyorum...

Beni; içinde seni taşıyan bir bedenin ruhundaki sıcaklığıyla birlikte sahiplenmeni istiyorum.İçinde senin olduğun o başka bir bedenin ellerindeki sıcaklığı ellerimde hissetmek istiyorum.Seni her koşulda benimle bir olup taşımasını istiyorum. Seninle olacak yüreklerimizdeki ateşi, o mavi umutlarımızı ve daha nicelerini yaşamak istiyorum.
Herşeyinle seni istiyorum aşk...!!!


Alıntı

HayaLTeaM
11-19-2008, 06:00 PM
Seni unutmak için and içtim gözlerin geldi aklıma vazgeçtim.

Yüregine Salık... Saygılar..

İsyanlı Sükut
11-19-2008, 06:10 PM
Oysa pembe panjurlu bir ev düşlerdim ikimize...Biliyordum,çok yoğundun,hayat çok yoğundu zaten.Benim küçük düşlerim zaten senin yoğun hayatında söz konusu bile olamazdı.



Öyle ya sen ... yaşında sorumlulukları büyük olan koca bir adamdın, ben ise ... yaşında halen başında kavak yelleri esen bir kız çocuğu.. Seni özledim derdim.Sen hep yoğun olurdun..Hayatında hep o iki saatlik boşluklarına sıkıştırırdın beni.Mızmızlanmalarımsa çok saçmaydı,oysa iki saat bulabilmiştin bana ,daha ne istiyordum ki ,yetmiyor muydu.. Yetmiyordu sevdiğim hiç yetmemişti...

Sen kocaman adamdın,canım cicimlerle beni şımartacak vaktin yoktu hiç.. Onca işinin arasında bir de bu küçük kız çocuğunu şımartamazdın.Sana göre değildi bu işler artık.Ben mi,ben dudaklarından dökülecek iki kelimeye aç küçük kız çocuğu, gözlerim nemli bakamazdım bile sana, bunca dert varken buna üzünülmezdi çünkü,gereksiz şeylerdi...

Senin sorumlulukların büyüktü,benimse düşlerim. Kocaman bir sızı yerleştirivermiştin bu küçücük yüreğime .. Ama birşey olmaz değil mi sevdiğim, nasıl olsa küçücük şeyler bunlar bu büyük hayatta ?



Bu aşk sana bir beden büyük küçük kız...
Uğraşma, sana bu renk yakışmıyor...
Sen kırmızının en çok yakıştığı dudaklara sahipsin,
bak, sana siyah öpücükler veriyorlar...
Sen, sevildiğini duymanın en çok yakıştığı kulaklara sahipsin,
bak, sana susuyorlar...

Her yeni yolculuğun başladığı an
bir kez daha bilirdim öncekilerden daha çok acıtacağını...
Her dalgadan biraz daha fazla ürkerdim,
biraz daha fazla korkardım
her sarsıntıda gemilerimin alabora olmasından...


Ve her fırtına biraz daha fazla üşütürdü içimi,
her yeni esintide daha fazla diken diken olurdu tüylerim...
Korkularım her yolculukta karabasanlara

dönüşmeye başlardı...
Alışmıştım buna...


Ne kadar gariptir değil mi alışmışlık...
Korkuya alışıp;
içinde minicik şüpheleri bile barındırmayan sevdalarda
ne yapacağını bilememek...
Yalnızlığa alışıp, “bak ben yanındayım”lı cümlelerde
kendini zavallı hissetmek...
“Yolcu”luğa alışıp “yanımda kal”ların
değerini bilememek ya da...

Unutulmuşluklara aşk adını koyar olduktan sonra
değişmeye başlar her şey...
Artık acıyla kavrulur yüreğin ve kimse ellerine

alıp üflemez ona,
bir kış akşamında aşıkların kestanelere yaptıkları gibi...
Hiçbir serzeniş duyuramaz sesini...


Hiçbir bekleyişte sıkılmazsın, asla gelmeyeceğini

bilsen bile...
Aşıksındır artık, kandırılmışsındır...
Zaten yalnızlığının söylediği en büyük yalan

değil midir aşk?
İnanırsın sonuna dek...


İnanırsın yalnızlığın son bulana dek...
Sözlerim sana küçük kız...
Yüzüme bak...
Ve bana onu sevdiğini söyle...
Ona her hayal kırıklığında daha fazla bağlandığını...
Onu her nefretinde daha fazla arzuladığını...
Onu her terkedilmişlikte daha fazla özlediğini...
Durma söyle...


Hem de bana söyle, “yolcu”ya...
Kaptanın özlemini kim daha iyi anlayabilir ki

tayfalarından başka...
Küçücük yüreklerden daha iyi kim hissedebilir ki...
Kocaman sevdaların acısını...

Bu aşk sana bir beden büyük küçük kız...
Uğraşma, sana bu renk yakışmıyor...
Sen kırmızının en çok yakıştığı dudaklara sahipsin,
bak, sana siyah öpücükler veriyorlar...
Sen, sevildiğini duymanın en çok yakıştığı

kulaklara sahipsin,
bak, sana susuyorlar...


Sen her şarkıda hatırlanmanın
en çok yakıştığı isme sahipsin, bak unutuyorlar...
“Yüzünü dökme küçük kız ” diyor birileri,
“bir tek sen misin unutulan sevilmeyi ? ”...

Sen de geçmişim saklı küçük kız...
Sende kandırılmışlıklarım,
sen de acıtılmışlıklarım,
sen de tüm kaybolmuşluklarıma sebep olan
meçhule giden yolculuklarım...


Bak dünyanın ucuna geldin...
Birazdan aşağıya düşeceksin,
birazdan kaybolacaksın sonsuzlukta...
O zaman kimse hatırlamayacak seni
ruh ikizinden başka...


Kimsenin kolu uzanmayacak boşluktan seni

kurtarmak için
ve kimse atmayacak kendini o meçhul karanlığa
seni bulabilmek umuduyla...
Yalnızca ben olacağım...
Önce seyredeceğim düşüşünü acıyla...


Sonra yenik düşecek “onsuz da yaşanır”larım...
Birden bırakacağım kendimi...
Ölümüm olacaksın o zaman, bir kenarda

unutulmuşluğum...
Ta ki yeni bedenlerde can bulana dek...


Sonra seveceksin beni
çünkü anlayacaksın yokluğunu paylaşabildiğimi...
Sonra aşık olacaksın bana
çünkü anlayacaksın dökük yüzündeki solgun bakışları
en iyi benim anlayabildiğimi...


Sonra unutacaksın beni,
fark edince seni “yolcu”luğumdan daha fazla istediğimi...
Sonra sonsuz bir uykuya dalacaksın onun omzunda...
Sonra acıyacaksın onun suskunluğunda...
Sonra yeniden dökeceksin yüzünü,
dünyanın ucunda yalnız kaldığında...

Aşk tatlı bir sarhoşluk...
Bazen ufak bir yudumu yeter başını döndürmeye;
bazen kadehler dolusu etkilemez seni...
Çözüm doğru zamanda doğru içkiyi

bulabilmekte...


Ve sen önündeki boş şişeler dolusu

içmişliğin arasında
kendinde olacaksın, benden bir yudum

almadığın için....



Öldürmeyin içimdeki küçük kızı ne olur....




alıntıdır

İsyanlı Sükut
11-20-2008, 10:34 PM
Gitmeliyim dedi son bir çabayla kurtulurken buluttan, gitmeliyim ne olur anla yepyeni hayatlar beni bekliyor.



İçimde bir ürperti dolaştı okudukça yazılanları. Giden gitmişti nasıl olsa, ya ardında kalan yaralı yürek. Gözlerimin içine bak, göreceksin yalnızlığı, kimsesizliği. Ağlayan gözler benim değil yarım kalan aşkın gözyaşları dökülenler. Bir çocuk getirmiştim yıllar öncesinden bugüne. Sen yanımda oldukça o çocuk hep ortaya çıkıyordu. Sen gidince zaten kimse yok.



Deli bir kimsesizlik başladı yağmurla birlikte az önce. Her damlada daha da eksildi sevgi denen boşluk, düşen ilk damla kendime olan sevgimi sildi kolayca, sonraki yaşam sevincini, bir sonraki dostluk duygumu… Böyle sürüp gitti yağmur, sel olup akan duygularımın ardından bakakaldım sadece.



Bir ses duyuldu bulutlardan, her ayrılan damlaya gitme diyordu parçalanmış bulut. Gitme çünkü sen gittikçe ben eksiliyorum. Gitme sen gidince ben biteceğim. Yine gelirim diye yanıt verdi yağmur damlası buluta, güneşli günler farkında olmadan beni sana getirir, meraklanma kavuşuruz yakında. Gitme dedi bulut son kez; döndüğünde bulacağın bulut ben olmayacağım çünkü. Bak sen gittikçe azalıyorum, her damlan beni parça parça bölüyor.



Dinlemedi yağmur damlası bilinmezliğin çekimine kapılmış, gözü görmez olmuştu ardında kalan solan hayatı. Gitmeliyim dedi son bir çabayla kurtulurken buluttan, gitmeliyim ne olur anla yepyeni hayatlar beni bekliyor. Sen başının çaresine nasılsa bakarsın.

Kısılan sesine rağmen bir cümlelik güç bulabildi bulut kendinde. “Seni tahmin edemeyeceğin kadar çok seviyorum, sensizlik çok canımı acıtıyor. Gitme…”

Gittin...
bir okyanusun ortasında,
tek küreği kaybolmuş
sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim artık.
Bil ki; Sevmekten vazgeçmedim seni,
bil ki seninle birlikte sevdanıda taşıyacağım yüreğimde.
Bil ki seni...
unutamadım...





alıntıdır

İsyanlı Sükut
11-20-2008, 10:43 PM
"]…….Bu dünyada gözlerinde bana Cenneti yaşatan koca yürekli adama….

“ Cenneti çok uzaklarda bilirdim meğer gözlerin kadar yakınmış Cennet..Meğer bu dünyada Cenneti hayal etmek gözlerinde saklıymış meğer..”
Bu satırları bana Cenneti yaşattırdığın günden yazıyorum sevgili..Ellerinle şahit gösterdiğin deniz kokulu yüreğimden düşüyor kelimelerim..Öznesi çalınmış hayatımı yeniden inşa ederken cümlelerime sevda yüklemini bırakıyorum seninle..Bilmesin ki; senin soyadına sahip olmasam da ismim hiçbir zaman senin varlığında başka gölgelerde ısınmadı. Adım “ mutluluk “ soyadım “ umut “ benim…Biliyorum bana geldiğinde balonlar olacaktı elinde. Evet bana geldiğinde bir gül dururken meğer bana en güzeli hediyeyi hazırlamışsın..Yüreğini mutluluklarla bezeyip her nefesinde adımı haykırdın..Omuzlarında gezinen ellerinle bana kadınlığımı hatırlattın..Sevdin, sevildin..Gözlerinle Cenneti yaşattın bana..Aldığım her nefes sana kavuştu..Sonra ellerimizin avuçlarımızda terlemesine deniz müsaade etmedi.Köpürdü deniz..Islandık delicesine..Sevdamıza delil diye denizin tuzunu kattık..Sonra da ellerinle yaptığın poğaçaları yerken düşen kırıntılarını sevdamızın şahidi güvercin ile paylaştık..Karşımızda deniz, gözlerimizde Cennet sevdamızı gökyüzüne kazıdık…Meğer gözlerindeki ışığın içinde Cenneti saklıymış sevgili..

Ey canıma can katan adam,
Denizin hırçınlığına bakma sen..Haziran bezginliğinde tenimden akan her terin içinde adını bıraktım.. Ve terimi nefesinle sildim be can..Biliyorsun ki ; ben senin beni sevmelerine aşığım. Benli nefes alışlarına, kısık sesle adımı haykırışına sevdalandım ben..Şimdi vakit sevme vakti.. Sokul bana..Ürkek ve utangaç bakışlarınla göreceksin ki yağmur gibi ıslak yüreğim… Senin sevdanla ıslandım ben.. İçime doldun, yüreğime yağdın..Islandım senle, sevdalandım sevginle.. Varsın olsun…Denizden kopup gelen rüzgarla üşüyorum ama varsın olsun bağrımı yolsun deliveren rüzgar..Rüzgarın kopardığı her zerremi seninle yamalar, senin sevdanı giyerim üzerime...Durmalıyım bir an. Koşmalıyım sana..Sırtın bana dönük olsa da seni tanımalıyım.. Beyaz ayakkabılarım topuklarımı acıtsa da ben sana koşarak kavuşmalıyım.. Sonra her nefeste delice solumalıyım…Seni solumalıyım ki; damarlarımda taşıyan tüm alyuvarla sana akmalı..Devir daim olan kanımda senin nefesin taşınmalı..Her bir zerresinde senin adını haykırmalıyım.. Tıpkı ellerimle yapıp sana verdiğim tesbihin her tanesinde “ adımı “ sayıkladığın gibi ben de her nefes alışımda seni büyütmeliyim içimde.Hayat kavgalarımın içinde niye bu kadar sabırla hayatı seviyorum biliyor musun ? Hep seninle var olmak için… Niye bu kadar hızlı nefes alıyorum biliyor musun ? Görmek istediğin, hissetmek istediğin her yerde olmak için…Ne bir adım gerinde, ne bir nefes uzağında hep yanı başında olmak için yaşıyorum ben…Ben seni yaşıyorum her bir nefesimde..

Ey yüzündeki her tebessümde beni hayatı yeniden sevdiren adam,
Ben deli bir yağmurum …Bir gün senin çorak iklimlerine delice yağmak için yaşıyorum mavi gökyüzünde… Özgürce dökülmek bulutlardan tenine..Yağmak saçlarına bir huzur sadeliğinde.. Mavi bulutlardan imzasız boşanırken sana kavuşmak…Ertelemek her şeyi. Sadece sen olmalısın. Tıpkı kulaklarıma eğilip “ bugün günlerden ne “ diye sorup “ aylardan sen, günlerden sen “ cümlelerinle cevapladığın gibi sadece sen olmalısın ömrümün üstü açık duraklarında..Seni düşünmek, sana kavuşmak..Adresini sadece benim bildiğim sokaklarda senin yanı başımda olmanın huzuruyla delice gülümsemek insanlara. Geçtiğimiz her an’ı kaydetmek için adını kazımak şehrimin deniz kokulu duvarlarına… Sonra her nefesini “ içimden fısıldayarak söylediğim “ seni seviyorum kelimeleriyle onurlandırmak..Ellerinin yakınlığına inat seni gözlerinin uzaklığında usulca sevmek… Sonra bu mevsimde unutulmuş yağmur şiddetinde delice içime çekmek seni…Nefesimde tazelenirken hayat yüreğimde seni yaşatmak seni.. Bakiyesini bir türlü devredemediğim acılarımı bir gemiye yükleyip , her sabah ilk senin gözlerinde doğup benim şehrimde batan güneşin tazeliğinde yeni umutlar doğurmak isyanı kendine zarar karanlıklara..Adına müptelâ olan yüreğimi usulca bırakmak kollarına.Sonra doyasıya izlemek seni. Sanki bu dünyada Cennetin hayali provasını yapar gibi..Seni içime çekmek gözlerini…Sanki bu dünyada Cennettin üzüm bağlarının resmini gözlerinde yaşar gibi..Hala kulaklarımda “ Seni sevmek günahların en büyüğü olup Cehennemde bin ömür yansa da Cenneti senin gözlerinde sadece bir gün yaşayabilmek her şeye değer….” cümlen..

Bir deniz feneriyim hani ellerinle gösterip “ canım bir gün oraya gidebilir miyiz ? “ diye sorduğun o deniz feneri gibi ilerlediğin hayat yolunda bir rehberim ben…Sonra umut ışığıyım karanlıklarına…Hani her zaman geçerken ürperdiğin o karanlığa düşen aydınlığım ben. Senin varlığında ulaşamayacağım uzaklık yok, koşullar ne olursa olsun düşleri gerçek yapma gücü deli deli dolaşıyor damarlarımda… Seni sevmek ne güzel..Her an seni yaşıyorum..İsminin anlamlarını düşünürüm sonra… Eşanlamları öyle çok ki… Bazen hayat oluyor içime doluyorsun, bazen nefes olup umutlarınla karanlık sabahlarıma doğuyorsun..Bazen mutluluğun baş harfini giyinip gözlerimdeki Cenneti soluyorsun.. Sonra da kıskançlık, bazen bir öpücük, bazen özlem, bazen sahiplenmek ama her zaman sonsuz sevgi, eş ruhumu taşıyan eşsiz sevgili…


Ey adının her harfinde hayatı soluduğum tiryakisi olduğum adam,
Umutlarının anası, gözlerinde Cenneti taşıyan adamın kadını olarak senin için kurban olmaya hazırım.. İşte boynum..Vurun beni ölümlere..Uğrunda bin ölümü tatmaya razıyım sevgili. İşte şah damarım ellerimde..Koparın nefesimi nefesimden. Boşa kürek çektiğim geçmişimi düşün ömür bakiyelerimden, sadece gözlerinde bana Cenneti yaşatan adamla geçirdiğim kısa ömrümü verin bana...Ey ölümlerden ölüm beğendiğim adam; varsın olsun adın “ bende “ ölümle anılsın..Seninle olan her şeye varım ben..Ölüm koksa da nefesim sen hayatı tattır nefesinle..Hadi tut ellerimi…Sımsıkı sar beni..Gözlerinde ezberlediğim şarkılarım ol..Sonra hayatımın en anlamlı sözleri ol..Öznesini yüreğimde yitirdiğim cümlelerimin en taze yüklemi ol..Hadi şehrimde kokun kaybolmadan tekrar gel…Uzatma bana geliş aralığını…O tatlı dudaklarındaki sıcak gülüşlerinden mahrum etme beni. Ellerimi tutarken ki mahcup halini , dudaklarımı öperken ki tatlı acemiliğini tekrar yaşat bana. Hadi yollarının uzaklığına aldanma sen. Üzerindeki yol yorgunluğunu silkele..Sen gelmeden ben her şeyi hazırladım...Rengarenk balonları bir de kız kardeşinin istediği bileklikleri…Seninle gelmen için her şey hazır..Şehrime gelen ilk otobüsü kaçırma sakın..Karanlıkta bindiğin yolculuk benim gözlerimdeki aydınlıkta bitsin..Gözleri Cennet kokan yar, gelirken sakın hiçbir şey getirme bana..Sadece hayat kokan “ benliğini “ bir de “ ben “ kokan nefesini getir..


Lütfen başka bir şey getireyim mi diye sorma bana.
Gayri başka şeye gerek.. …

“ Getirdiklerin zaten Cennetin taa kendisi…”
Her nefesinde bana Cenneti taşıyan adam,

“ Seni çok seviyorum…TİRYAKİNİM "
alıntı [/COLOR]

İsyanlı Sükut
02-18-2009, 08:43 PM
Kendimden yoruldum..
Sürekli maske takmaktan,
İçim kan ağlarken,
İnsanlara gülmekten yoruldum...


Çok sinirliyken bile,
Sakin olma zorunluluğundan yoruldum.
Hüzün çizgileri sarmışken yüzümü,
Gamzelerimi göstermekten yoruldum..
Bağıra bağıra ağlamak isterken,
Gözyaşımı içime akıtmaktan yoruldum.
İçimde deli gibi çağlayan aşk varken..
Dağlara taşlara haykırmak varken
Sesimi içime çekip,
Susmaktan yoruldum..



Gözlerinin mavisinde sana bulanmak isterken
Siyahın esiri olmaktan yoruldum..
Kendimden yoruldum
Hep güçlü olmak ne kadar zordur;
Hep sorumluluk sahibi olmak,
Çocukken genç olmak ,
Gençken olgun olmak
Kimlik değiştmekten yoruldum..
Çabuk tükettim
Umutlarımı
Yarınlarımı
Duygularımı..


Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim
Yine kurulmuş sahne
Başrolde ben
Yardımcı oyuncular ;hüzün, acı maske
Konu;herşeye rağmen mutlu olma sanatı
Ha bide
Oyunun adı var ;Hayat
Gülüyorum yine zorunluluktan..
Bu kaçıncı rol alışım bu filmde
Alışılmış senaryolar bunlar..
Acemi mi sandın beni hayat!!
Ben her gece bu sahnenin müdaviniyim
Hadi bırak mutlu olma tasasını
Yapışmış alnımıza Hayatın kavgası
Düş yakamdan hayat!!!..
Oyunumu oynarım
Sahnemi kapatırım
Ölümdür sonuma yakışan
Bilmezmisin!...
En çok ölülerdir alkışlanan..

alinti

_SaHrA_
02-18-2009, 09:46 PM
Oyunun adı var ;Hayat
Gülüyorum yine zorunluluktan..
Bu kaçıncı rol alışım bu filmde
Alışılmış senaryolar bunlar..
Acemi mi sandın beni hayat!!
Ben her gece bu sahnenin müdaviniyim
Hadi bırak mutlu olma tasasını
Yapışmış alnımıza Hayatın kavgası
Düş yakamdan hayat!!!..
Oyunumu oynarım
Sahnemi kapatırım
Ölümdür sonuma yakışan
Bilmezmisin!...
En çok ölülerdir alkışlanan..
***************

özlemişim paylaşımlarını canım yüreğine sağlık...:)

İsyanlı Sükut
02-18-2009, 09:50 PM
Teşekkürler ablacım...seninde okuyan gözlerine sağlık....!

_SaHrA_
02-18-2009, 09:51 PM
canımsın ne güzel hoşgeldin aramıza tekrar:)

İsyanlı Sükut
02-18-2009, 09:54 PM
Hoşbulduk kendi gibi yüreğide güzel olan Ablam:)

_SaHrA_
02-18-2009, 10:30 PM
utandım şimdi bak ,ayıp bu yaptığın senin:p :)))
teşekkür ederim tatlım o senin güzelliğin..;)

İsyanlı Sükut
02-19-2009, 07:45 PM
İHBAR EDİYORUM YÜREĞİMİ SANA

Bıraktım suskunlukları bir yana bağırıyorum. Boğazımı yırtarcasına haykıra haykıra bağrıyorum.

Sana sevdamı anlatıyorum. Yüreğimi ihbar etmekten korkmadan içimdeki deli dolu çoşkuyu saklamdan heycanın en büyüğünü yaşayarak her haykırışımda çoğalarak anlatıyorum.

Sensizliğin beni boğduğu zamanlara inat cesurca yüzüyorum aşkın denizinde. Ne ihanetler var ne yalanlar o sonsuz mavilikte. Senin yüzün senin tenin senin gülüşün besliyor beni tohumdum filizleniyorum bir koca ağaca döneceğim biliyorum. Dallarım seni taşıyacak yeşil yeşil köklerim seni saracak taa derinlere kadar. Hiçbir yıldız kaymayacak artık ay karanlığa dönüşmeyecek yağmurlar üşütmeyecek.

Sana seni anlatmaya gücüm yetmiyor öyle güzelsin ki...

Öyle güzel gülüyorsun ki... Bak senin gülüşüne özeniyor herkes mutluluk dağıtan bir yanın var senin. Sen gülerken benim içim içime sığmıyor çocuklaşıyorum. Sen gülerken mevsim bahar oluyo nasılda ısınıyor dünya. Sen gülerken ben bir sonraki gülüşün özlemini duyuyorum olacak şey mi bu? Sen gülerken gözlerin aşkı anlatıyor ah o zaman eriyorum.

Gözlerin dedim de içim titredi. Bazen çocuk olan bazen baştan çıkaran o bakışlarına alev dudakların eşlik ediyor.Sevdan beni benden aldıkça yoldan çıkıyorum.

Gönüllüyüm korkma. Nereye istersen gelirim seninle hangi iklimi seçersen orda olurum. Deniz kızı ol çağır beni denize sonsuza kadar kalırım orda seninle Sensiz zamanlarm vardı ya benim bir daha olmayacak...

Söz verdim kendime bu hayat sensiz yaşanmayacak. Yazılar şiirler sana yazılacak şarkılar sana söylencek kadehler sana kalkacak. Senin olmadığın yerde bu yürek bir an bile kalmayacak. Bak herkse aşkı arıyor görüyor musun? Biz bulduk şanslıyız. Ya hiç görmeseydim seni ya hiç tanımasaydım?

Şimdi yine uyanmak istediğim uykularda olmaması gereken sabahlarda bin parçaya bölünmüş umutlarda ve hep yalnızlıkta olacaktım. Seni sevmeseydim kendimide sevmeyecektim. Bana yeniden sevdirdin kendimi yeniden barıştım yüreğimle.

Yaraları kapadım dindi kanayan acılarım...

Bir tek sensizlikten korkuyorum.Korkmakda neymiş ödüm kopuyor.

Mutluluğa çabuk alışıyor insan.

Ben senin verdiğin mutluluktan senden aşkından ayrı kalmak istemiyorum.

Ah yar! seni anlatabileceğimden çok daha fazla seviyorum...

alintidir

Dilara
02-19-2009, 08:04 PM
yurekdasim, sen herzaman farkli olmayi nasil basarabiliyorsun?

İsyanlı Sükut
02-19-2009, 08:04 PM
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.

Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.

Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...

Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.

Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.

Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.

Sevdim işte ötesi yok...

İsyanlı Sükut
02-19-2009, 08:07 PM
yurekdasim, sen herzaman farkli olmayi nasil basarabiliyorsun?

buna bir cevabım yok yürekdaşım nasıl görüyorsan öyleyim ben işte bir garip virane:)

Dilara
02-19-2009, 08:10 PM
bosuna yurekdasim demedik sanirim birbirimize..
Konusmadan yazismadan bir sekilde birbirini anlamak bu olsa gerek.

C¤ VATANSEVER C¤
02-19-2009, 08:23 PM
Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.




emeginize saglık tşkler bu güzel cümleler için...

İsyanlı Sükut
02-19-2009, 08:27 PM
sizinde okuyan gözlerinize sağlık...:)

Murathan
02-20-2009, 02:21 PM
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana.

Gönlüne sağlık...

İsyanlı Sükut
02-20-2009, 03:54 PM
Gel desem sana ....
Hiçbir şey sorma,hiçbir şey konuşma,sadece gel...
Gelir misin??


Hadi desem yada..??
Hiçbir şey sormadan yine benimle yürür müsün sonu belirsiz...??


Bakmasan,görmesen,duymasan beni günlerce...Aylarca belki....
Yine beni sever misin?


Gözden ırak olan gönülden uzak olurmuş derler ya..
Yanımda olup uzak olanlardansa,uzakta olup içimde olmayı becerebilir misin??


Aylar sonra,yıllar belki..
''Seni sevdim..Senden gelen iyi-kötü her şeyi sevdim.Ve hep seveceğim..''
Diyebilir misin..??


Yanında otururken bile zaman zaman beni deli gibi özleyebilir misin??


Her ayrılışımızda sabaha,bir daha görememek korkusuyla delirir misin?


Her gelen telefonda 'ben' diye irkilir misin sebepsiz..?


Beni her dakikana taşıyıp yaşamayı becerebilir misin??


Beni ,ben gibi sevebilir misin??
Delirsem bir gün..''Canıımmm...'' diye yine sarılabilir misin?


Kapris yapmak istesem...
Yapsam hatta şımarıp,kalabalıklarda elimi tutabilir misin?


Hayat bir gün bana oynarsa,maskeleri yırtıp her yerimden,
yine beni görebilir misin??


Ne şart ve konum olursa olsun,göz bebeklerimin hep aynı bakacağını bilebilir misin?


Ya da ben hayatla oynamaya kalkarsam bir gün nefesimden sıkılıp
Ölsem bir gün,yaşadığın her gün için benimle, 'bir saniyesi için bile pişman değilim' diyebilir misin?


Sevgilim ol diyorsun bana....


Sen bu sevgiyi kaldırabilir misin????
(alıntı)

İsyanlı Sükut
02-20-2009, 03:56 PM
ayrılığa sözüm var unutmuycam seni...
gözlerinin tuzu yakmaya başlar önce yüzünü
yüzün yanar sanırsın oysa yanan yüreğindir
ızdırabını çektiğin nedir yaşadığın mı yaşayıpta hayatından
atamadığınmı
gene yalnızlığa oynuyorsun zarlarını...
bu kumarı kaybetmek için oynuyorsun
içim acıyor sanki binlerçe bıcak yarası var vucudumda
binlerce acı gücümün yetmediği bir acı
ne çığlık atacak nede ağlayacak gücüm var .......
susmak ........
bütün acıların çığlık çığlığa haykırırken susmak ...........
ellerin soğukmu ......
sesin duyulmaz olur hayatmı hırsız ..
kadermi hırsız ..
senden çaldığı sadece bir sevgimi
gelmişinmi geçmişinmi geleceğinmi ..
rüyalarındaki sıcaklıkmı senden çalınan
seni bu soğukluktan kurtaracak kibrirtlerin yokmu
yokmu herkibrite sakladığın hayallerin
soğukluğa teslim ediyorsun herşeyini
yaraların uyuşuyor acılar hisedilmiyor
dönüp kendine baksan kan revansın
şuursuz bir acısızlık
hisedebilmek .......
senden çaldığı budur hayatın
hisedebilmek......
keşke sengibi unutabilsem herşeyi

alinti

İsyanlı Sükut
02-20-2009, 04:00 PM
Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı,
unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi.
Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı.
Öylesine çok sevdim ki onları,başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını sessizce,
içim acıyla kanayarak dinledim.Beni yitirmekten hiç korkmadılar;
ÇÜNKÜ ONLARA GÖRE FAZLA İYİYDİM;BU YÜZDEN İLK ANDA VAZGEÇEBİLİRLERDİ BENDEN...
Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu.''Ne olur, bir daha beni aramayın!
Çünkü ben kolay unutamıyorum.
Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum. Çocukluğumun o güzel bahçesini.''
Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni...
Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim...
O, yedek sevgili!...


alıntı

İsyanlı Sükut
02-20-2009, 04:02 PM
Kısaca elveda işte...
Hani herkes söylemesi zor der ya, ya da diyemem der ya işte o elveda. Seni bugün, şu an itibariyle hayatımdan, düşüncelerimden siliyorum.Sana kızgın değilim, yada kırgın. Sadece yürümek istiyorum, durmadan sensiz, isteyerek.Şu an üzgünmüyüm hayır değilim, sanma ki yerin doldurulamaz, hayır doldurulacak o yer, senden daha çok sevecek, senden daha çok sevilecek o
kişi. Mutlu olacağım, aşka küsmeden yürüyeceğim. Düşmelere aldırmıyorum, düştükçe güçleniyorum. Ayrılmak aslında kavuşmanın başlangıcı değil midir?
Yormayacağım artık kendimi, beklemek aptallığını da yapmayacağım, zaman senden kıymetli.
Geçmişimde eski bir anı olarak kalacak olan sen, sakın pişmanlıklarınla, duygusal bahanelerinle çıkma karşıma, daha çok üzlür daha çok mutsuz olursun, gerçi sen mutsuzluğu seversin benim sevmediğim kadar. O mutsuzluğu tercih edişlerinle yıkmadınmı tüm umutlarını sen, olsun tercih senin ne diyeyim..
Ama ben gidiyorum işte, arkama bakmadan, mutluluğumu büyütmeye, belki yenilerini keşfetmeye gidiyorum, sana ise sadece kocaman bir elveda diyorum....
ELVEDA...

İsyanlı Sükut
02-20-2009, 04:03 PM
BİR DAHA KALBİM SENİN İCİN CARPMAYACAK!!!!!

Beni güzel hatırla! Bunlar son satırlar..Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından .ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu... Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim...
ARTIK KALBİM YOK AĞLADIGIMDA SANA
düşündüğümde seni artık kalbim yok
seni anlatırken birilerine, atmıyor kalbim
atmıyor kalbim seni gördüğümde rüyalarımda
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok!
küçük bir velede verdim onu, oyuncak niyetine
fırlattım attım doyursun karnını diye bir sokak köpeğine
suda sektirdim bir kiremit parçası gibi
ve bekledim batmasını
bekledim batmasını yanan bir gemi
nasıl ağlayarak denize dökülürse
istediğin gibi yaptım; artık kalbim yok!
artık kalbim yok baktığımda eski resimlere
özlediğimde seni
arta kalmış bir kalbim yok!
YOK!!!

Alıntı...

Murathan
02-20-2009, 06:46 PM
Uzun bir yol var aramizda
Bir ucunda sen bir ucunda ben
Bir ates yanar bagrimiza
Atesi sen külü ben
Ümit isigi parlar gönlümüzde
Aglatan sen aglayan ben
Hasretlik sarkilari söylenir hergün
Söyleten sen söyleyen ben
Askimiz dile geliyor mektubla
Kagidi sen kalemi ben
Beklerim hergün kavusmamizi
Ümitle sen sabirla ben.

Murathan
02-21-2009, 05:39 PM
Gece yarısına yaklaşıyor zaman
Bu vakitlerde gitmiştin en tavırsız halinle
Umursamaz zamanların vardı
Sırtında ne eksik bir düş ne fazla bir gülüş vardı

Geldiği gibi gitmiyordu aşk

Masada yarım kalmış bir hayatucu yırtılmış birkaç anı var.

Zamanı geliyor yaklaşıyoruz geceye
Gece yarıları yaklaşıyor bize..
Dizilir peşi sıra eksik kalmış söz kırımı heceler..

Kelimeler eksik
Kelimeler yetersiz
Kelimeler seni yitirmiş.

Vakit geçiyor gece yaklaşıyordu bize..
Aklından geçen ne varsa ayrılığı besteliyordu
Sözlerinde fikrinsatırlarında suretin

Senden geçiyordu
Senden geliyordu ayrılık..
Sendeliyordun!

Dudağından akan mavi cümlelerin yok oluyordu
Bilmediğin yolculuğun seyrine akıp gidiyordun
Sözlerine karanlık bürümüş cümleler kurupaynı karanlıkta yol alıyordun.

Tenine sis değmemiş bir gökyüzü arıyorsun

Yönün yanlış!
Yolun yanlış!
Sen yalnızsın/ben yalın
Benim artık tek kalabalığım gece yarılarında bana yaklaşan yıldızlarım.

Düşte bile ayrı kalsan
Hiçbir ayrılıkta hoş/ça kalamıyor insan

İsyanlı Sükut
02-23-2009, 07:35 PM
Sayfamı o güzel şiirlerle renklendirdiğin için teşekkürler Murathan:)

Murathan
02-23-2009, 07:47 PM
Rica ederim:)

_SaHrA_
02-23-2009, 08:28 PM
http://img218.imageshack.us/img218/5825/adszsyanlisukut.png

Sevgilerle Canıkom:)

Dilara
02-23-2009, 10:22 PM
Şimdi bir baska dilde seviyorum seni...
Ben sadece sana seni sevdiğimi söylemek istedim...
Avludaki kanatları kopuk melekler ve
sesi kanayan kedi kadar bağlıyım yaşama..

İsyanlı Sükut
02-25-2009, 11:37 AM
Öyle derindi ki gözlerin
Adım atamazdım senden öteye...
Şikayetçi miydim...değildim
Gitmedim ben
Gidemedim,
Kalamadım da...

Bu hiçlik duygusu içimde yer etmişken
Gideceğim yollara karar veremedim
Sürgün müydüm...değildim
Yarım kalmışlığımla eksiliyorum,
Hayatla değil...

Her gün,her saat,her dakika
İçimden bir parça daha yitiriyorum
Ve nedenimin sen olmasından korkuyorum
Haksız mıydım...değildim
Ömrüm akıyor gözlerimden

Her damlada eksiliyorum,
Durduramıyorum...
Belki düştür diyorum,
Düştüğüm düştür...belki
Korka korka,usulca kapıyorum gözlerimi
Uyanamıyorum!!!

Yardım et ne olur...kayboluyorum...

İsyanlı Sükut
02-25-2009, 11:40 AM
Tahirle Zühre Meselesi

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Seversin dünyayı doludizgin
ama o bunun farkında değildir
ayrılmak istemezsin dünyadan
ama o senden ayrılacak
yani sen elmayı seviyorsun diye
elmanın da seni sevmesi şart mı?
Yani Tahir'i Zühre sevmeseydi artık
yahut hiç sevmeseydi
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden?

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

Nazım Hikmet

Murathan
02-25-2009, 01:58 PM
Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

;)

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 01:23 PM
Yüreğime iyilik yağmurları yağdırmayalı öyle çok zaman geçti ki...
Herbir hücreme dolan pırıltıdan ibaret yaşamak... Sadece bir pırıltı...
Varlığınla parlayan,yokluğunda acıtan...




Kelepçelenmiş dudaklarına sahte gülücükler,ne yapsam boş. Oysa ben öyle çok uğraşmıştımki demir almamak için limanından,öyle çok yutkunmuştumki...
Boğazıma dolandı sevgime dair ne varsa. Kirpiklerime saklandı gözyaşlarım,bilme diye...
Oysa iki adım ötemizde değilmiydi mutluluk.Uzansak tutmayacakmıydık...
Kim korkuttu senin ellerini böyle,yoksa kaçtığın benmiyim..
Aylarca hasrete gebe bekledim durdum sensiz bu sessiz şehirde...
Ne gözlerim kalktı yerden gün ışığına,ne ellerimi açtım ezan çığlıklarında...
Bir kaç çoçuk gülüşüne baktım sırf sana benziyor diye.. Bir tek onlarınki saftı senin gibi,bir tek onlarınki sahici...
Ve bir kez bile aklımdan geçirmedim "o gitti,dönmeyecek!" demeyi.. Bir kez bile anlatmadım vapur düdüklerine gecelerce seni burda bekleyip hıçkırıklarımla dön diye denize yalvardığımı...




Oysa benim öğrenecek daha ne çok şeyim vardı,ne çok...
Her gün yeni bir gün ümidiyle başladım hep,gün sonunda bana kalan yokluğunun tortuları oldu...
Sustum...
İçimde fırtınalar koptu ben hep sustum...
Gitmene dair söyleyecek ne çok şeyim vardı ah bir dinleseydin...
Gitme diyecektim,bağırdım... Ama sen çoktan gitmiştin..
Seviyorum diyecektim gurursuzca,yalvaracaktım belki,ağlayacaktım...
Ama ellerim sen görme diye gözyaşlarımı silmekle meşguldu,sevmiyorum dedin çektin gittin...
Sonra sert rüzgarlar ardı ardına esip dağıttı gidişinle darmadağın benliğimi...
Gücüm yetmedi itiraz etmeye,yoktu artık sebebim...
Giden gitmişti,unutulan unutmuş...
Yıllar geçti sonra aynalara küs yıllar...
Gittiğin aylar sonra zonk etmişti beynime... Çok geç kalmıştım ben hayata çok geç...
Bu sefer aynalar küstü bana... Tanımadığım biri karşımda..
Şakaklarına kar yağmış,yüreği büzüşmüş hasretinden..
İçimde kaldı koskocaman çocuksu hayallerim. Binbir parça pazzılı yapmaya çalışan 3 aylık bebekten farksızdım yokluğunda...
Sonra hayat yoksunluğumdan istifade edip unutturdu bana senle ilgili ne var(yok)sa...
Unuttum dedim adına boyumdan büyük acıların..
Unutmadım ben hiç oysa...




...




İçimdeki çocuğun masal saatine denk gelmişti aşk...
Tut deseydin ellerimi,bir an beklemezdim...
Gel deseydin her hatana beyaz örter gelirdim...
Yada gidiyorum deseydin en acısından
Mühür vurur gözlerini beklerdim yorgun bedenimin tükenmesini...
Oysa sen bana ne gel dedin, ne git...
Daha adını ezberleyemeden geldin geçtin hayatımdan..
Sokakta oynarken ben iplerimle,sardın sarmaladın beni ayağıma bir çift topuklu ayakkabı düşürdün kanattın dizlerimi,kalkamadım...
Daha uyku saatime çok vardı oysa... Masal kötü bitti diğerlerinden farklı...
Benim gözlerim acıya hep açık kaldı...




Belki birkaç yıllık dilimiydim ben hayatının...
Gittin belki adımı anmaz oldu dilin,unuttun...
Kolay derdi kuşlar hep kanat çırpışlarında,unutmak kolay...
Banada kolay geldi unutmak... Aynada hep silik yaşamak

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 01:25 PM
Kim Özlerdi Avuç İçlerinin Kokusunu

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 01:26 PM
Aşk aşk diye inliyoruz durmadan,
Duygularımız akıp gidiyor satırlara,
Kelimeler,dizeler,şiirler,ardı sıra
Geçek aşk'ı yaşıyormuyuz aceba?


Şimdiki aklım olsay dı eğer,
Sorardım kendime,aşık olmadan önce
Bu güç,bu hırs,bu azim varmı diye.
Sorardım sevdiğime
Beni sevmek yürek ister,
Sende bu yürek var mı diye.


Aşığım demekle aşık olunmuyor,
Sevmek,ölesiye sevmek yetmiyor.
Sevği karşılık ister,özveri ister.
Aşk verdiği kadarını almak ister.


Aşığım demekle aşık olunmuyor,
Bozulmuş'sa terazinin bir kefe'si
Gelmiyor sa verdiğin sevği geriye
Kabuslar görürsün tüm gecelerin de.


Aşığım demekle aşık olunmuyor
Çalışacaksın,üreteceksin,hep vereceksin.
Seviyorsa o da seni,senin sevdiğin gibi,
Elbet dönecektir sana,verdiğin sevgi.

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 01:27 PM
Terasta demledim yüreğimi,
Martılar misafirim…
Rüzgarı eğdim başıma,
Yıldızları çağırdım,
Sırtımı dayadım soğuk duvara,
Ellerimi uzattım boşluklara
Selam ettim hasretlere
Sana geldim”

Adının karşılığı hayat’tı suçlu sevdamın lugatında… Ölüm bile beni alamazdı adın dilimde dua oldukça… Sensiz şehirlerin yolcusuyum ben sevgili, bir mola ver yokluğuna… Yosun kokan yüreğimle sana geldiğimde alnına beni yaz… Biriktir kalbini kanatan satırlarını , ben çekeyim kahrını… Ey yar, acıların sıratından geçerken elini tutmaya geldim gülen gözlerimle…

Ağlama artık sevgili yeminler olsun dayanamam gözyaşlarına… Sen sadece affet beni sana geç kaldığım için… Yıl sonu bilançolarında hatalarımın bakiyelerini sıfırla… Gözlerimdeki hayatın peşine takıl…

Gecikmiş heyecanların kucağında büyüyen gecelerde, sözlerinin anlamlarına doldur gözlerimdeki umudu… Hasretinin karanlık zindanlarına at beni, mahkumun olayım… Baharların kendinden vazgeçişinin bahanesi olurken sana gelişim, sevda tuzaklarına düşüşünün müsebbibi olayım…

Sen kendin olmazsın artık sevgili… Yokluğunun rutubetli gecelerinde hüzünlerini boğdum göz yaşlarımda, karanlığa gülümsedim, sana beni anlattım, seni ben yaptım… Artık istesen de kendin olamazsın artık sevgili…

Sana geldim ey yar, hadi yokla yüreğimi, yokla içimdeki minik yavruyu, gözlerimin bebeklerine bak… Sus… Sus.. dedim sana, ara üzerimi… Bir tek yalanım varsa, başka bir göz varsa üzerimde… Sana yanık yüreğimde adından başka bir dua varsa, aşkın mahzenindeki halkayı geçir boğazıma… Yüzüme ölüme çevir… Bu sevda sonum olsun bırak… Sensiz nasıl geçer ki hayat nasıl… Konuş… Konuş hadi nasıl geçer bu ömür nasıl…

Bensiz gecelerinde uzak rüyalarını yakın etmeye, gözlerini güldürmeye, mahşere sakladığın günahlarını paylaşmaya, zamanı durdurmaya, aşk rüzgarında savrulmaya geldim… Her bakışta yandığım kahve gözlerinle bana izin ver…Virane gönlünün gariban sevdalısı olayım bırak, tek derdimiz yokluk olsun… Zorlu sevda yokuşlarında dizlerine derman olayım karanlıklarda kalma sen gözlerimin ışığına sür gözlerini…

Vefa bekleme başka yüreklerden, gözlerim ne mutluluklara gebe gel… Yeni sevdalara yanma hiç, yeminler olsun her gün yeniden alevlendirir sözlerini yüreğim… İşte seni bu kadar çok seviyorum sevgili… Ne kadar, ne kadar diye sorma bana…

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 01:33 PM
SEBEBİMSİN

Sebebimsin sen!
Dost ortamlarında dalıp gitmelerimsin.
Bazen gecenin bir yarısı,
Kaçan bir uykunun kovaladığı keyifsiz sigaramsın.
Kaldırım taşları üzerinde nedensiz adımlarımı sayışım,
Şarkılar mırıldanırken etrafımdakileri umursamayışım,
Kendime acımalarım, durup dururken hayıflanışlarımsın.

Güldüğünde öyle umarsız,
Mendil satan çocukları öpmeye çalışmalarımsın,
Uzaklarda çok uzaklarda,
Zamansızlıklar ardında bir şelalenin altında arınmalarımsın.
Kimselerin bilmediği, ayak basamadığı bahçelerimde gonca güllerimsin.
Acemi bir şairin imzası unutulmuş, öyle yetim bir şiirisin.

Düşlenendin,
Özlenendin,
Gittin,

Dün değildin.
Bugünde olmadın,
Artık yarında olamazsın…

S.S. 02.03.2008

alıntı

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 01:43 PM
Merhaba
Bu mektup sana
Yüzüne karşı anlatamadıklarımı anlattım
Sana soramadıklarımı sordum bu mektuba

Bu mektup sana
Çok uzakalardan gönderiyorum
Her ne kadar aynı semtte olsakta
Ve çok uzağım sana
Evlerimiz yanyana olsada

Bu mektup sana
Alsanda almasanda
Okusanda okumasanda
Bu mektup sana
Ve seni yazdım bu mektuba

Dün yine seni aradım sokaklarda
Yine seni sordum boş yollara
Yağmur hafiften yağıyordu
Rüzgar yağmuru yüzüme vuruyordu
Hava çok soğuktu
Sokaklar bomboştu
Ve senden hiç bir haber yoktu
Ama olsun bu da yeter bana
Benim kisi küçük bir umut
Büyük bir mutluluk aslında
Seni aramakta
Seni bulamamakta
Hepside mutluluk veriyor bana
Bunlarıda yazdım bu mektuba
Anlasan anlamasanda

Hatırlıyor musun sana bir şey söylemiştim
Arka mahalledeki kafede
Hani mayısın 18 inde
Bitmez gitme demiştim
Bitmedi
Sen gittin

Yıllardır görmüyorum seni
Bilmiyorumda nerdesin kimlesin
Belki de evlendin şimdiye
Boy boy çocuklarında vardır belki
Güzelliğinde gitti, saçlarında ağardı belki
Ama bende sen
Hala o sarı saçlı
Tatlı gülüşlü güzel kızsın
Ve bir gün ölsende
Hala o güzel kız olarak kalacaksın
Hem kalbimde
Hem bu mektupta

Şimdilerde sakın çıkma karşıma
Çıkma çıkarsan dünyamı yıkarsın
Alıştım çünkü ben seni senden uzakta sevmeye
Alıştım sensizlikle dertleşmeye
Yazdım bunlarıda
Belki almazsın belki okumazsın
Ama bu mektup sana
Anlasanda anlamasanda
Seni çok seviyorum
Bunu asla ve asla UNUTMA
(alıntı)

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 01:45 PM
Dert etme kendine dostum, sakın ağlama.
Gitti diye feryat etme sakın. Dökme gözünden bir damla yaş bile.
Değmez.
Pişman olma sakın, eyvah deme.
Hayat bu alışacaksın elbet.
İhanet zordur elbet kalbin nasıl dayanır.
İnsanız elbette acılarda bizim için.
Ağlama sakın dostum. Üzülme ne olur.
Her şey sanadır sanma. Herkes çeker bu acıyı.
İhanet eden sahtekarlığıyla kalır.
Adam gibi sevenler dimdik durması lazım...unutma!
"'ağaçlar ayakta ölür''....
Ağlama sakın dostum üzme kendini.
Yıkma umutlarını, harab etme bendini.
Göğüs ger her şeye. Sil gözünün yaşını.
Sen erkekçe sevidn. Kahpece terk etmedin.
Unutma dostum...unutma...
"'ağaçlar ayakta ölür''...
Düşme sakın yerlere, başını öne eğme...utanma sakın.
Utanılacaksa sevmek bırak ilk ben utanayım....
Unutma....
"'sevenler ayakta ölür''..

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 01:46 PM
Eğer hayatından çekildiğimi hissedersen, bana sana geri dönmemem ve seni yeniden deliler gibi sevmemem için şans dile...
İstersen gidebilirsin..(gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!)Beni düşünmeden...
Her zaman yaptığın gibi yine gidebilirsin...
Ben cümlelerimi sensizde kurarım..Bak sensiz sabahada kalkabiliyorum ne güzel..Yine ötüyor kuşlar ne kadar güzel melodileri..Unuttum mu ki çoktan senin sesini...
İstersen gidebilirsin.. (gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!)
Beni düşünmeden...
Her zaman yaptığın gibi yine gidebilirsin...
Ne kadar güzelmiş yanlız başına kalmak..Ne kadar güzelmiş gözlerin acımadan uyumak..Geceleri ağlamadan,yastığım ıslanmadan rüyalarım olmadan sessizliğe dalmak..
İstersen gidebilirsin.. (gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!)
Beni düşünmeden...
Her zaman yaptığın gibi yine gidebilirsin...
Demli bir çayı tek başına yudumlamak,aynaya baktığımda kendimi görebilmek,seni sensizde sevebilmek ne güzelmiş..Mutlu cümleler kurabilmek,ellerini tutmadan yüreğimi hissedebilmek,hüzünlerden sevinçler çıkarabilmek ne kadar güzelmiş..
İstersen gidebilirsin.. (gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!)
Beni düşünmeden...
Her zaman yaptığın gibi yine gidebilirsin...
Sadece şunu düşün ki!!!
Bir daha gelirsen gidemezsin!!!
İstersen gidebilirsin.. (gözlerime bakma sakın bakarsan vazgeçersin!!)


Alıntı

Murathan
03-01-2009, 02:23 PM
Sen kendin olmazsın artık sevgili… Yokluğunun rutubetli gecelerinde hüzünlerini boğdum göz yaşlarımda, karanlığa gülümsedim, sana beni anlattım, seni ben yaptım… Artık istesen de kendin olamazsın artık sevgili…

;)

Murathan
03-01-2009, 02:26 PM
Bana sakın sevmıyorum senı hıcte sevmedım deme!
Az da olsa umit kalsın ıcımde..
Barı onu alma gıderken..
Ben ne yaptım bıtanem sana?
Bir selamini bıle esırger oldun artık benden...
Gulumsedıgımde yalandan da olsa sende gulsen ne olur sankı ?
............
Dun gece resmıne baktım..
Onla konustum.. O sen gıbı dıgıl!!!
Hıc yanımdan ayırmıyorum onu..
Sabahları ona gunaydın dıyorum...
Tıpkı sana dermıs gıbı..
Tıpkı senın bana attıgın o msjlar gıbı
''Yagmur yagsın ısterdım bu sabah..
Merhaba soylu sewdam merahaba..''
......

Br soz okudum bı yerden...
''Kapının kapandığını anlaması için bır ınsanın
Kapının çarptığını duymasına ihtiyacı yoktur'' dıye..
Gerçekten böyle mi birtanem ?
Kapı çoktan çarptı da ben mi duyamadım ?
Yada duydumda duymamzlıktanmı gelıyorum..
Bılmıyorum bılmekte ıstemıyorum!!!
Sakın sende soyleme bıtanem..
Sevilmediğimi sensizliğimi yalnızlığımı kimsesizliğimi
Asla ve asla bilmeyeyim..
Sus Bırtanem Sus!!!

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 04:45 PM
''Kapının kapandığını anlaması için bır ınsanın
Kapının çarptığını duymasına ihtiyacı yoktur'' dıye..

Murathan teşekkürler....!

sırça_saray
03-01-2009, 06:01 PM
sonlara doğru nedense bir cümle geldi,durdu ve duraksadı...sonra aktı dilimden...şiir gibiydi ya da yakın yada bir şiir olabilir...okumanın verdiği etki olsa gerek...şairlerden yaptığın alıntı ile güzel bir sayfa ve bu sayfa muradına ermiş...şimdi o sözü yazmanın zamanı geldi...yüreğine sağlık,

''yer artık bizim değildir,gök yüzü gibi
bizim değildir,bize ait olmayan bir sevgi''

bir çağan
ikiliği...;)

İsyanlı Sükut
03-01-2009, 06:55 PM
teşekkürler ikilğinle sayfama güzellik kattın...ve yine teşekkürler okuyan gözlerine sağlık....!Çağan

İsyanlı Sükut
03-02-2009, 08:05 PM
http://img526.imageshack.us/img526/2094/shairimyz3rf5.jpg

Şimdi susuyorum,

Dilimle hiçbir kelimeyi eskitmeyeceğim artık...
Defalarca söylenmiş aşk itiraflarına,
bir yenisini de ben eklemeyeceğim.
Susturuyorum sözlerimi
ve susturuyorum gözlerimi...
Artık gizli hikâyeler anlatmayacak bakışlarım sana...
Ağıt yakmayacak gidişine...
Sayıklamayacağım ismini ve
dualarım sadece yürekten haykıracak yar diye!


Şimdi susuyorum,

Harflerden oluşmuş siperlerin ardına saklanmayacağım!
Hiç bir acıya ses bombaları patlatmayacağım!
Parantezlerin kör zindanına adını yazmayacağım!
Soru işaretlerine takılıp,
Ünlemlerin kazdığı kuyulara düşmeyeceğim!
Son cümlelerimi yarım bırakıp
seni üç noktaların üzerinde bekletmeyeceğim!
Bilmediğim tüm sorulara "cevap" diye seni sunmayacağım!!!

Şimdi susuyorum,

Ne yağmurlar, ne çeşmeler yetmiyor susuzluğuma...

Susuyorum!!!...
ve
seni sevdiğimi kimselere söylemiyorum...


alıntıdır

İsyanlı Sükut
03-02-2009, 08:11 PM
http://img65.imageshack.us/img65/6231/8217613122600lolu20wlch1.jpg

Yokluğunda genişledim / hiç olmadığım kadar yok oldum... yanılgılar da kaldı yitik hayallerim ; hiç kimsenin haberi olmadı . tüketilen bir bedenin içerisinde öylesine tutuklu kalışımın bir sebebi olmalıydı ... bedeli yokluktu , yokluğundu...


Yokluğuna savruldum , kayboldum . yaşam sürecinde kalan unutulmuş anlardan çok avutulmuş yıllar oldukça ; rüzgarlara bıraktım masum umutlarımı ; hiç olmadığım kadar varlığından yokluğuna kaydım... ben bu yaşam oyununa hiç alış(a)madım...

Yokluğuna vuruldum ; kimseler acımı duymadı , inan hiç kimseler kurşunumu çıkaramadı. Artık yokluğuna alışmalıyım değil mi ?..

“yokluğun, varlığına kavuşmak için ödediğim en ağır bedeldir... hayalin avutmaz artık.”

Yokluğunun bir başka adıdır ; kendime kalışlarım , yanılışlarım... bir sıcak kahve yudumlarken içimden akan senin hasretliğindir ; çaresizliğimin çırpınışıdır... artık anlamalısın ; varlığından öte yokluğun felakettir... içimde dirilmelisin !

Yokluğunu , yokluyorum... yanaklarımdan süzülen yağmur damlacıklarına tutunuyorum . düşüyorum ! pırıltılı sözcüklerle gel(e)miyorum ; yokluğundayım , çokta sevin(e)miyorum...


“ dudak kıvrımlarında adını sayıklıyorum... defalarca / hayaline saldırıyorum...”


Yokluğunla boğuşuyorum... her gece tükenmeyen sancıların girdabında çoğalıyorum. anlıyorsun değil mi ? yakıcı yokluğuna bir kibrit çöpü daha ekleniyor , yanıyorum... gözlerimi sende açıyorum ; artık yeter sevgilim ! yokluğuna dayanamıyorum...

Yokluğundan da uzaklaştım ; artık boşluktayım ,savunmasızım... hani bir kere gelsen , hani yalanda olsa bir gülsen... ömrümü sererdim ayaklarına ; bütün yıldızlardan taç yapardım . yalan(ım) yok ! korunmasızım ; başım dönüyor... tutunamıyorum hiçbir şeye .

“ sen beni nerden bileceksin... benden çok varlığına , yokluğun ağlıyor !.. ”

...yokluğunda bir seher vaktindeyim ; her şeyin bir o kadar uzağında peşine takıldığım her rüzgarla savruluyorum . takıldığım her dikensiz gül kokunla bezenmiş , umarsızca alay ediyorlar... söylesene ey sevgilim ! suçum neydi benim...


...varlığına kavuşmak adına , yokluğuna daldım ... affet sevgilim , olmadı ! yapamadım ; anlayacağın kaybettim...

/ zor...çok zor
anlayacağın / ama boşver anlama sen yine de ,
yokluğun , uzun bir sessizlik gibi...
çöküyor ya gecelerime , inan gündüzleri unutuyorum ;
bastığım zeminler yokluğunu anlatıyor ,
kazımışım bir kere yüreğime varlığını /olmuyor
yokluğunla hiç mi hiç yaşanmıyor... /


aLınTı...(!!!!)

İsyanlı Sükut
03-02-2009, 08:15 PM
Birgün bitecegini biliyordum ve bunu bildigimi Sende cok iyi biliyordun!
"Benim icin baska bir kiz yok" diyen o dudaklar simdi o baska kizin
dudaklarini öpüyor... Bak...
Nerden nereye..Koca bir sevda gecti üstümden
enkazlarindan yeni yeni kurtuldum
nezaman bitti dediysem daha cok batiriyordun sevdayi canima..
Simdi Kiymetlim var Senden öte..
Sevebilirmiyim dersin onuda Seni sevdigim kadar ??
Tüm sevdami,safligimi sana adadimya onada yetermi dersin bu sevda kirintilari..
Hos sen.. ne anlarsin sevdadan/asktan !!
Ona sana verdigim sevdamin daha büyüdünü vericem
Yeniliyorum kendimi!
Ve son kez döküyorum sayfalara sana yazilan misralari !
Bidaha bu eller seni yazmayacak..ve bu dudaklar Seni anlatmayacak Kimselere !
Yeni aska actim yelkenlerimi
Limanlarimdan kovdum seni/Ve sana dair Herseyi!!
Tüm sevdami parcaladigin yerlerden birlestirip onun kiyilarina birakacagim.!
Seviyorum evet Seviyorum...
Icime sigmiyor bu kelime bagirarak Seslendiriyorum
....Seviyorumm....


Aci bir Askti ...Simdi yeni Bi Masal yaraticagim ...

İsyanlı Sükut
03-02-2009, 08:19 PM
http://img168.imageshack.us/img168/3908/59428405js3.png

tarifini yapamadığım duygular var yüreğimde.dilimin ucuna kadar gelen fakat yazmaya cesaret edemediğim kelimeler
her an ağlamaya hazır gözlerim

ruhum o kadar hassaski bu günlerde ufacık şeyler bile beni üzmeye yetiyor.

yazıyorum yine yazmak beni rahatlatıyor çünki yüreğimde birikenleri kelimelerin ince dönüşlerine gizliyorum.yazmayı seviyorum daraldığım,kendimi iyi hissetmediğim zamanalarda kalemime sarılıyorum

yüreğimdekileri beyaz sayfalara dökmek beni rahatlatıyor çünki burası bana ait .

insanın canını en sevdikleri,en güvendikleri yakarmış.

canım acıyor...

hiç bu kadar yıkılmamıştım .hazırlıklı olmak lazımmış.

neden hep sevdiklerimiz yakar canımızı?

beni sevmiyorlarmı acaba?

ben bu kadar sevdiklerime değer verirken neden hep üzüntüye layık görüryorlar beni?

işte bu sorularla boğuluyorum bu günlerde ben mutlu olma çabası içindeyken sevdiklerim,değer verdiklerim beni üzüp hayal kırıklığına uğratıyor.

niye bizi en çok üzenler hep sevdiklerimiz oluyor?

ben onlardan sadece sevgi bekledim

kanadı kırılmış ve soğuktan üşümüş bir martı gibi hep sevdiklerime sığınıp güvenmek istedim.

hayat bu demekmiş KADER belkide...

haykıramıyorum sözcüklerimi ...

yutkunamıyorum ...





alıntı

İsyanlı Sükut
03-02-2009, 08:22 PM
http://img122.imageshack.us/img122/2078/4b68210f85e83ea7dt0.jpg

Suskunum...........!

Tüm acım tüm isyanım tüm feryadım
tek bi kelimeye nasılda sığabiliyor hayret!

Canım yanıyor parça parça bölünüyor içimdeki kök hücrelerim


Kalbim saklı haznesinden kurtuluyor da atıyor kendini bedenimin boşluğuna

İstila var herkes bi parça kopartma derdinde
Geriye kalanlar hurdacının eskicinin bile almayacağı kadar virane enkaz
olacak biliyorum…

Suskunum hiç bir şey yapamıyorum

Elinden oyuncağı alınırken karşı koymaya çalışan bi çocuk edasından
kurtulalı çok oldu
Tepindim ağlamaktan haykırmaktan yerle bir ettim ortalığı da
Ne oldu…
Hiç bir şeyim geri verilmedi bana benim olan ne varsa…

Ağlamak çığlık atmak bağırmak tepinmek nafile
hiçbir işe de yaramıyor
Giden zaten aklına gitmeyi koymuşsa kimse o gideni geri döndüremiyor
Yada onun
Senin oyuncağın olması onu dünyalar kadar çok sevmen bu mahkemelerde hafifletici sebep yerine bile geçmiyor…

Bu yüzden suskunum aklı başında bi suskunluk aklı firarda bir yürek için çok da akıllıca sayılabilir…
Belklide en büyük isyanım bu belklide tek çıkar yolum
Neden bilmem ama içime kapandım dışarıda bi dünya yıktım içimde bi dünya kurdum
Evimin kapısına da yazdım

Bunalıma gittim biraz zor dönerim…

Herkesi uzaklaştırıyorum kendimden beni seven herkesi
sevmeyen istemeyen her kim varsa ben istemesem de zaten beni terk etti…

Mutlu bir gelecek kurma hayallerim vardı

bir gecede kurulan bir gecede yıkılırmış

Peki o zaman benim dünyam neden her gece
tekrar tekrar yıkılıyor..
Zorlamı ittim ben kendimi bu yola
Zorlamı aklım almıyor dışardan gördüğüm ben içimdeki beni karşılamıyor
yada olmayı hayallettiğim düşlediğim beni
çok gerilerde bıraktım
Tek çıkar yol diye bişey kalmadı
Çıkar yol benim çıkmaz sokaklarımda geri dönüş umudumdu
Geriye dönemiyorum
İleriye gidemiyorum
Kaldım bu soğuk duvarlarda ellerim başımın arasında
Sesim çıkmıyor ağlamak nafile dedim ya
Suskunluk en büyük ceza hem bana hem etrafıma…

Ders almayı bilseydim yaşadıklarım benim kulaklarıma küpe olabilseydi yada ben bu başı taşlara vursaydım da şu yaptığım hataları yapmasaydım
Kader mi
Kısmet mi
Yaşanması gerekli mi
????
Eğer öyleyse amenna
Ama canım yanıyor anla bi yol lazım bana yada yada
Annem kızmasın ama
Bıçak getirin makas getirin kesin beni bu hayattan. Ne bu hayata ne bu bedenene bana ne sana ne yaşadıklarıma daha fazla dayanamaz bu yüreğim…

Aklım firari Ruhum kaçak…

İsyanlı Sükut
03-02-2009, 08:25 PM
http://img293.imageshack.us/img293/377/yabancpl3.png

Hiç beklenmedik bir zamanda çaldın yüreğimin kapısını..Neydin sen,kimdin,nerelerdeydin?Hangi acılı sevdadan kalan yaraları sarıp gelmiştin,beni sarmak için?Bilmiyordum.Dağlara,yıldızlara bakarken;ezgilerin kulağımdaki her çınlayışında aklıma gelen bir yabancıydın.Görmediğim,bilmediğim,tanımadığım...


Aklımı karıştırmak için hayatın yaptığı şakalardan biri sandım önce zamansız gelişini.Aldırmadım;hayatın karmaşası içinde figüranlığımı yapmak için uyanıyordum güne hala.Birden;sadece masallarda olur sandığım oku fırlattın sol tarafımda bir yere..Şaşırdım,donakaldım..


Doğru muydu,yanlış mıydı?Aynı dikenli yolda yürüyebilir miydik birlikte,aynı yağmur ikimizi de ıslatabilir miydi,ıslanabilir miydik aynı yağmurda bilmiyordum..Bilsem de faydası yoktu zaten,ok yaydan çıkmış ve çoktan geleceği yeri bulmuştu..


Güneş bambaşka doğuyordu artık,bambaşkaydı yüreğimdeki sıcaklık; güneşinkisine yakın..Sen bu dünyada olduğun için ve ben bundan haberdar olduğum için;her sabah gülümsüyorum güneşe,teşekkür ediyorum.


Geceyi de unutmadım tabii.Ayı,yıldızı hasretimizin ortağı yaptım.Sana olan özlemimi haykırıyorum gecenin geç vakitlerinde onlara.Bir düşünsene,başımızı kaldırdığımızda aynı göğe bakıyor,aynı güneşi paylaşıyoruz..Hoşgeldin yabancı !
(:

İsyanlı Sükut
03-02-2009, 08:26 PM
Hasret acı verse de eLveda!
Her sevda bir veda . Her vedada bir qözyası daha . “eLveda” demeli kimine , kimine de “merhaba” .

Mahkum olunan bir bakısdı sadece. O da hesap sordu bana. Verecek cevabım yoktu bu hayata! Kalmak icin sebebim de… Herseyimle qitmisti! Ben; bombos sokaklarda..
Güvenebileceqim liman aradım yıllarca. Bir nefes hissetmek istedim koynumda. Cocuk qibi muhtaçtım işte! Muhtaçtım yalanlara..O yüzdendir inanmam sana! İnanmak istedim yalanlarına. Ama, fazLa qeldi dedim tamam durmalı burada! Birazda qerceklere oynamalı . ne dersin var mısın yalansız hayata ?

Hasret acı verse de eLveda!
Taa ki, qercekleri söyleyinceye. . Sana inanabilceqime kadar .

Hakim karşısında suskunum. Sus pus olmus hayat durmus adeta! Cıkmalı qercek ortaya ! Söylenecek sözüm yok. Boqazım düqümlü. Sıra sende , hadi anlat içindekileri dinlemeye hazırım hadiii! Nasılsa cevabım olmicak . Kaçırıcam qözlerimi sen konusucan. Sen baqırıcan ben dinlicem. Sana söz, acmıcam aqzımı hadi anLat! Hadi sıktın ama=S

Hasret acı verse de, eLveda!
Özlicem. . .
Belki de suan encok inandıqım sey bu. Her sevda bir veda dedikya en basta, ben coktan hazırım bu vedaya. Biletimi kestim bile. Hazırlamıstım kendimi ben alışkınım sen yorma. İki qün çekersin sonra defolup qider. Neler qecmediki bu zamana. . .

O son bakış var ya. . .
Öyle bi bakıcam ki, dert olucak sana!

Unutma bu sözlerim kelepçelidir. Anahtar dahi açamaz artık kilitlidir. Adın qibi, beynime kazıdıqım ismin qibi. . Acamaz kimse korkma!

O son bakış varya. . .
Unutamicaksın yıLLarca !


alıntı

Dilara
03-02-2009, 11:05 PM
Umutlar var ve hırçın: Sonra kırmızı şarap tadında seni düşünmek. Her yudumda kaçmak özgürlüğe. Hani kurak bir dereye sel akın eder ya hani kel bir tepede ansızın açıverir ya çimenler yem yeşil. Ben sevdamı yazarım aylardır yazarım da bir türlü durak bilmez kalemim. “SEVGİLİ! ” sen ki en bahtsız yaşımda elimden tutup beni mutluluk limanına götüren kadın! Sen ki gözlerimde ki matlığı söküp alıp ışıltılı bir yaşam veren hürriyet; Sen ki … Zaten seni tarif etmeyi başarabildiğim gün cennetten bir mekan tutacağım kendime.
Küçükken söylediğimiz bir şarkı vardı hatırlar mısın? Bir kuş soğuktan donarak bir cama konuyor sonrada çocuk onu içeri alıyor. Sıcaklığın etkisiyle kuş canlanıyor kanat çırpmaya başlıyor.Bende o kuş misali sevgisizlikten yalnızlıktan insanların kalleşliklerinden çekinip donmuş bir haldeyken senin gözlerine kondum. Ve sen bana öyle baktın ki öyle sevgiyle sardı ki bakışların beni; yeniden hayat buldum canlandım. Şimdi senin varlığının bilinciyle yaşıyorum. Yanımda olduğunu ve hep olacağını bildiğim için ne olursa olsun YAŞAMAK tan zevk alıyor ve hayata güvenle umutla istikrarla bakıyorum.
“seni seviyorum” demenin verdiği o büyük o kutsal o nurlu sevinç yok mu! işte o sevinci her an yaşamak için o saadeti her lahza tatmak için ve her nefeste tüm benliğime SEN’ i katmak için …. HOŞGELDİN! ….
Arzularım ilk günkü gibi taze bakışlarım ilk an olduğu gibi heyecanlı. Seni yeni doğmuş bir bebeğin anaya hasreti gibi taşıyorum bağrımda. Ve sen şimdi yanımda olmasan da; HAYALİN BAŞUCUMDA …
Şimdi yeniden soğuyacakmış mevsim yeniden kar yağacakmış başkentin caddelerine. Bana ne! ben senli hayalin doruk noktasında senli bir mutluluğun en şahikasında: Barış türkülerimi hiç usanmadan okuyup ve hiç yorulmadan senli yarınlara koşarak … Şimdi yasla başını omzuma; yangın yeri gibi gözlerin: Daya gözlerini gözlerime bak:
Ben seni yazıyorum; seni yaşıyorum; seni anıyorum:
başkentin orta yerinde bedenim; oysa ruhum şimdi senin yanında Sen olana dek boş bir beden bu milyonlarca yıldız başımda
Kusura kalma sevgili! beklide haddime değil ölesiye sevmek seni
Sen öyle özelsin ki …Ve şimdi dünyanın bütün yıldızları Ankara’nın göklerine dolacak senin nurundan bir dirhemde olsa ışık almak için; çünkü sen öyle güzelsin ki…
Şimdi ben şarkıda ki kuş olup pencerene konmak isterdim bir daha. Ve ben şimdi kollarına sarılmak başucunda kalmak isterdim. Ve ben seni yaşamak için bir ömür boyu milyonlarca umut verdim..
“SEVGİLİ! ” Bir fısıltı olup kulağına doğru geliyorum. Yüreğine yerleşeceğim ve adını yazacak bütün tarihler ve ben bir ömür değil bin ömrüm olsa yine seni seveceğim.
Sevgiyle kal …
Unutma! her lahza SEN diye çarpan bir kalp var her nefeste seni düşleyen bir yürek var. Sana; BEN varım. …
Ve ben ki bu sevgiyle çok bahtiyarım.

Murathan
03-03-2009, 07:24 PM
Giderken
Arkanda bıraktıklarınla uzanıyorsan yatağına
İki damla yaş süzülüyor ise gözlerinden
Dönmek isteyipte dönemiyorsan
Kıvranıyorsan yatağında

Ağlıyorsan durmadan
Sorguluyorsan; suçluyorsan kendini
Bir şarkı mırıldanıyorsan hafiften
Kulak tıkıyorsan söylediklerine
Kendin bile fazla geliyorsa sana

Açmak istemiyorsan ağzını susmak istiyorsan delice
Bir nefes çekerken sigarandan
Dönüp dolaşıp seni buluyor ciğerlerine doluyorsa
Zamana karşı kürek çekemiyorsan artık
Yorulduysan büs bütün

At kendini karanlığa bir şarkıda benden dinle
Göm kendini notalara
Adına yalnızlık de

Nefes almayı unutmuş gözlerim
Küf kokan düşlerim
Küskün dilim
Firtınaya maruz kalmış yüregim
Bogulmayı göze almış hislerim
Enkazlar altında bırakılmış duygularım
Yıkıma hazır gecekondu gibi bekleyen bedenim
Bilmem nereye gitsem
Nereye bıraksam kendimi
Soguk gelmiyor artık bana bu şehir
Yalnızlık üşütmüyor artık
Uçurumlar korkutmuyor eskisi gibi
Bırak diyorum hadi kendini
Geçmiş ve gelecek hikayelerin başkalarına kalsın
At kendini adına aşk de (...)

İsyanlı Sükut
03-05-2009, 07:32 PM
http://img314.imageshack.us/img314/8486/redrose82lg4ss3.gif

Sen sevgili evet sen,
Bir kez olsun dinle beni...
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım.
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana...
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana...
Ne olur bir kez sus da konuşayım...
Sus ve dinle..
Dinle ve gör ne dediğimi sana...



Gidiyorum...
Evet bak gidiyorum artık sonsuzluğa..
Sessiz sedasız istifa ediyorum yüreğinden,
Ağır ağır atıyorum adımlarımı,son göz yaşlarımı da döküp uzaklaşıyorum senden..
Ben giderken,
İçimde bıraktığın öksüz aşk çıkmaya çalışıyor,
Tenim yırtılıyor her adımımda...
Bedenim isyan ediyor,kalmak istiyor delice sevdan yüreğimde..
Engel olmaya çalışıyor her bir zerrem ama kalmak çare olmuyor..


Ömrümün tüm vakitlerini harcamak geçiyor içimden ...
Kalmak inadına...
Ama yok...
İnan olmuyor...



Cevap verme..
Sus...
Sus ve dinle...



Her kış bastıran öksürük gibisin boğazımda...
Her sabah bir kaşık balla geçirmeye çalıştığım ama başaramadığım...
Kuru bir öksürük gibisin hayatımdan bir türlü çıkaramadığım...
Sebepsiz anlarda çıkıp karşıma uyandıran uykumdan bir öksürük gibisin sevdiğim,
Nefes aldırmayan kimi zaman,kimi zaman ağlatan...
Ama hep var olan ve hep kışın karşıma çıkan ...


Sen sevgilim...
Sen kış güneşi gibisin canıma ...
Tenime asla ısıtmayan ...
Sadece kendini gösterip soğuklara esir eden ve hiç yakamayan
Belki de kendine bile hayrı olmayan...


Bu yüzden gidiyorum sevgili,
Ve izin ver giderken konuşayım son bir kez daha...
Son bir kez haykırayım içimdeki öksüz aşkla sana...



Sus ve dinle



Biliyor musun sevgili,
Hiçbir şey almıyorum giderken yanıma...
Tüm anıları bırakıyorum sana,
Kaçamak öpüşmelerimizi,
Sevişlerimizi,Sarılmaları ve elinin sıcaklığını koyuyorum başının ucuna...
Ve tüm sevmeleri bırakıyorum yamacına...
Bir kendimi alıp çıkıyorum yola...
Bir yaralı yanımı kucaklıyorum şefkatle ve sessiz sedasız istifa ediyorum sevdamdan...
İstifa ediyorum yüreğinde olmaktan...


Sen uyurken yatağında, saçlarına kondurduğum son öpücükle veda ediyorum sana


Sen sevgili evet sen,
Bir kez olsun dinle beni
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım.
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana
Ne olur bir kez sus da konuşayım
Sus ve dinle..
Dinle ve gör ne dediğimi sana...



Hoşçakal!!

http://img314.imageshack.us/img314/8486/redrose82lg4ss3.gif

İsyanlı Sükut
03-07-2009, 10:49 AM
“ağlamak yıkamaktır yüreği yunmaktır dertlerle… hafiflemektir…”

uzun cümlelerle susma ne olur!..

bana geç
sana geceye erken
bu nasıl hicran
dokunma duygularım kanıyor
eriştikçe içimde titreyen yıldızlar uyanıyor

heveskar umutlarımı boğuyor
lakayt merhabasız varlığın
burgu beynimde olma/yanın
ateş içimde sızın
bu nasıl naz...

kopyaladığım hüzünlerim
üryan düşünceler... özgür yanım
ayağa kalk çaresizliğim isyanlarıma hükmet
gün içinde kaçtır batışı güneşin
gecede sessizliği parçalar elemim

ah!
bağıran sessizliğim
ateşe koşan "kelebek" mi kan yoğuran yürek
dizmek mi incileri
sakladığın gözlerinin yangınlarında donup akmayan
kim görmüşse güldüğümüzü koymuşsa adını yaşamak

uzun dizelerle susma ne olur!..

gör
yaşamak fısıldamaktır acıları kimsesizliğe
ve biriktirmek
yaksa da çıplak avuçlarında
umutlar taşıdığın parmaklarında
birebir hissetmek gibi...

git
yaz düşlerimin son karesi
koyu karanlığı emeklerimin
son güzüm - soğuk baharım
zayıf kollarım
tutulamayan geçmişim
tutunamayan direncim
akan yasak yanım
tarifsizliğim

hüzünlerim uyanıyor
uyanamayan benim
zayıflığım
_____sen


uzun çığlıklarla susma ne olur


Mahir ÖZEL

İsyanlı Sükut
03-11-2009, 07:35 PM
Parmak uclarinda yasadim hep aski

Hic yükselemedim gökyüzüne

Ha uctu ha ucacak

Ha oldu ha olacak

Oysa dilerdim kaybolabilmek

Bulutlarin üstünde, engin maviliklerde

Hep ucabilmek istedim özgürce

Cebimdeki soru isaretleri

Agirdi; ucamadim



Namlu ucunda yasadim hep ask

Hic sevemedim delicesine

Ha bitti ha bitecek

Ha gitti ha gidecek

Oysa dilerdim hissedebilmek

Bakislariyla yok

Dokunuslariyla var olmak

Hep sevebilmek isterdim gönlümce

Kalbimdeki yaralar

Agirdi; sevemedim



Diken ucunda yasadim hep aski

Hic tutamadim kadifemsi yapraklarini gülün

Ha döküldü ha dökülecek

Ha kurudu ha kuruyacak

Oysa dilerdim koklayabilmek

İcime cekmek mis kokusunu

Hep avuclamak isterdim

Hissetmek güllerin kirmizisini

Cig düstü yapraklarima

Agirdi; tasiyamadim






Dudak ucunda yasadim hep aski

Hic söyleyemedim icimden gecenleri

Ha bildi ha bilecek

Ha anladi ha anlayacak

Oysa dilerdim anlatabilmek

Yüregimdeki firtinalari

Hep yasamak isterdim

Askin basdöndüren bugusunu

Korkular girdi yüregime

Agirdi; yasayamadim


alıntı

İsyanlı Sükut
03-11-2009, 07:38 PM
Yarım kalan bir besteyi tamamladım bu gece
Ve hiç dinmeyen bir sızıyı kapatmaya çalıştım,
Beceremedim
Kalbim zayıftı sanırım ve ruhum toz bulutlarına dönüşmüştü
Sessizce bir çığlık attım sadece gökyüzünde ve acılı ruhlarda duyulan
Sustum yine, belki de bu benim son susuşumdu ve bir daha
Hiç konuşmayışım…

Senin kokundu benim her şeyimi erteleyişim olan şimdi o da yok
Bir sabah aynaya baktığımda NEDEN dedim, neden bıraktım ben onu
Hem de her şeyin tam doruğuna gelmişken
Susuyorum işte yine ne adımı an artık ne de kalbimi acıt
Ve sana verdiklerimi de geri ver bana…
Ama her şeyden önce kalbimi istiyorum
Taşlaşmış ruhuna sor nereye koydun onu…
Gözlerimden gelen yaşlar kan oldu süzüldüler avuçlarıma
Ağlamıyorum sevgilim ağlamıyorum korkma
Sadece üzülüyorum kırık oyuncak gibi atılmış duygularıma
Ağlamadan ve sızlamadan başım dik yürüyorum şimdi uzaklara, çok uzaklara
Hayat soruyorum sana nereye saklıyorsun kırgın mutsuzluğumu
Çok geçmeden ver bana
Ver ki; biraz daha öleyim, ver ki; biraz daha körelteyim kalbimin diğer yarısını da…
Kedim bile terk etti beni, sokaklara vurdum kendimi
Ve yalnızlığımı sadece sokak kedileri biliyor
Gözlerimin içine bakarak onlarda yaş döküyor bana
Her sabah pencereme gelen kuşlar gelmez oldu ve artık
Seninle uyandığım masmavi gökyüzü simsiyah bana…
Eğer bir gün aklına gelirsem kalbini aç orada bir gözyaşı daha bıraktım sana…

İsyanlı Sükut
03-11-2009, 07:39 PM
Seni özlüyorum
Gecenin en zifiri anında bile odamı aydınlatan bu aşkı özlüyorum en çok da her gün duyabilmek için çırpındığım sesini Seni özlüyorum işte

Seni özlüyorum
Gözbebeklerimin içine yerleşmişsin ve dünyada iyiye ve güzele dair ne varsa içinde sen varsın
Meleklerin kanatlarında geliyorsun sen bana her gün, martıların gözlerinde Bir papatya demetinin üstündeki uğur böceği oluyorsun, ayın şavkında, umudun mavisindeki en çok bu renge tutkunum bilirsin sen varsın
Yüreğime işlemişim seni bir dantel gibi ince ince düğümlerle
Çözülemezsin çözmem çözemem seni
Oradasın orada kalmalısın
Çünkü bir tek sen yüreğime yakışırsın

Her gün içimi ısıtan asıl sensin sıcacık ışıklarında tüm ruhumu saran, her yeni güne gözümü acar açmaz içine doluştuğun bir günaydınsın
Seni özlemek dayanılmaz hale geldğinde bile hiç isyan etmiyorum
Çünkü içimdesin ve seni göz yaşlarımla akıtmaya kıyamıyorum
Özlemin sancılarıyla bedenim her gün ölse de aslında her gün yeniden yeniden sana doğuyorum

Seni özlüyorum çünkü seni seviyorum hemde çok
Doğrularını yanlışlarını sorgulamadan, bir çocuk yüreği gibi masumca yaşıyorum seni
Bu hayata verdiğim her nefesde gittiğim her yerde sende benimle birlikte varsın
O yüzden yalnızlık hiç bilmiyorum
Asla değiştirmeden, en katıksız halinle seviyorum seni
Özgürleşiyor aşkımız, sevdikçe büyüyor özledikçe yüceliyor
İşte en çok bunu, özlüyorum seni sevmeyi özlüyorum
Sevdikçe daha çok özlüyorum, özledikçe daha çok seviyorum

Murathan
03-11-2009, 07:40 PM
Susuyorum işte yine ne adımı an artık ne de kalbimi acıt
Ve sana verdiklerimi de geri ver bana…
Ama her şeyden önce kalbimi istiyorum
Taşlaşmış ruhuna sor nereye koydun onu…

güzel şiirler için teşekkürler

İsyanlı Sükut
03-11-2009, 07:41 PM
Yalnızca yazdım Hesabıma düşen bir kara kaderi, alnımın tam ortasından çekerken usulca, kanadının ıslaklığıyla yazdım Sana yazdım seni En kuytusunda anladım, en vazgeçilmezinde tuttum, en köründen tutuldum, ama seni sana yazdım
Kanımın rengiyle sana adandım"

Yokluğun bir bıçak sırtı, sana boyanarak aydınlandım

Ağrıyor elim şimdi, gözümün yolunda karabasanlar var, avucumda sıkışan yazım var Gel ve sil yeniden gölgelerini, gel ve üçüncü gününden başla sana yazılanlara


Kimsem olmadı benim, kimse sen olmadı hiç,
Kimse ellerim değildi, kimse gözüm kalmadı kanlı kınında Kimse bilmedi, kimse sana yazdım olmadı, kimse sen demedi, kimse uyutmadı yüreğinin yastığınsa, kimse biz demedi, kimse vazgeçersen kendinden ben olamamki demedi Kimse ben değildi senin kadar
Sana yazdım işte, gözümün kimyasında duran nefesi, kanatlarına vurgun yemiş sevdalar akıtan sana anlattım,

Sana adandım Sen'e, ben'e, biz'e
Sıfıra bölünce beni, sana eşitleniyordum, birle çarpınca ellerimi seni anlatıyordum, ikiye toplayınca gözümü seni görüyordum, üçten çıkarınca yüreğimi; sensiz hiç kalıyordum
Kentler buluyordum hep, sen olunca aşkın sonsuza akacağını biliyordum Kimbilir, bilmediğim bir şarkıyı söylerken seninle, dudaklarının ses tonunu ezberliyordum sensiz kalınca senin gibi okumak için bir daha Benim için martı kanadıydı ellerin, dokunduğum her an denizden esen rüzgarları hatırlatan Gözlerindi, gözlerime baktığında gözlerimin çocuk hayalini gördüğüm, sendin öldükten sonra tanrının katına gülümseyerek beni götürecek olan melek, sendin sonsuza açılan kapının güzel bekçisi Anlatılamayan kelimeydin hiçbir kitapta bulmayacağımı bildiğim halde hala aradığım
Sendin o, senindi bana getirdiğin akında denizin gözlerini hissettiğim,Gözlerindi


Sana yazdım,sıcacık hayatlar kokuyor kelimelerim seni buldukça Ki nereye baksam, kimi görsem, kimi duysam sensin Sen kalıyorsun gözlerimin en yüksek dağında Ve sana yürüyüp dokunuyorum göğün yıldızlarına, umut veren ağaçlarına yaslanıp bulutların ardından bakıyorum güneşe Sana uzandığım toprağa her yüzümü sürdüğümde, papatyalar kokuyor tenim
Senden önceydi suflörsüz bir sahnede kör adam rolüm
Ve senden öncelere denk geldi intihar mektuplarım Sorgusu bitmiyordu düşlerimin, isyan çok sesli bir koro gibi sahnesinden vuruyordu yüreğimi Senden önceydi sarmaşıklarla dolu umut yolları, seni bilmeden yürüdüğüm Ankara sokaklarıydı acıyı katık yaptığım sancılar Her karartı, senden önceydi ellerimde yaşayan

Geldin, sana yazdım ben Hasır altı düşlerimin kırmızı kalemle altı çizili kelimeleriydin
Sendin vurguna uğramış nefes alışlarımı kaybeden, sesindi dilimin teğet geçtiği her umudu bana anlatan
İzlerimden geçen her bakış, sana dönen gün gibi çevreledi karanlığımı ve seninle gitti plastik kokum, seninle kurudu kanayan yanım Sendin her şey, sendin seninle gelen gözyaşı hediyem


Sana yazdım, düşünmeden, gözlerimi kapatarak
Kelimeler seni anlattıkları için mutlular artık, bakışlarım da öyle
Az önce fark ettim yüzümü yıkarken; aynaya bakan gözbebeklerimde uyuyorsun hala o eski sıcaklığınla Uyanacaksın birazdan, biliyorum, ve sarılacaksın yine, sesinden akacak, senden duyulacak her şey
Senim artık, tenim, dilim, bütün bildiğim"

İsyanlı Sükut
03-11-2009, 07:43 PM
Seninleyken Sana Söyleyemediğim Herşeyi,
Çekip Gittiğin Kapının Ardına Yazdım
Yollara Vurdum, Sonra Kendimi
Çok Ölmek İstedim Dönmemek İçin, Ölemedim
Ben Senden Habersiz Memleketin Dağlarında Gezerken,
Sen Bana Sevdalıymışsın, Bilemedim Bilemedim

Alt Alta, Yazıp Hatalarımı Günahlarımı
Hepsini Kabul Edip, Kapına Geldim
Affet Beni, Hadi Yine O Günlere Dönelim
Kaç Memleket Dolaştım Sonra Peşinden
Kaç Hayatın İçinden Geçtim Sendeledim,
İnan Seni Aramaktan Vazgeçtim Artık,
Ama Bulmaktan Geçemedim

Onar, Onar Saydım Hesapladım Yılları,
Yokluğun Şimdiden Binlerce Yılı Aştı,
Azar Azar Düşer Şakaklarıma Aklar
Soğuklar Vurur, Toprak Olur İçimde Aşklar,
Bu Son Çağlarım Artık, Aşkta Yakın Duran Son Zamanlarım
Başım Çatlamaya Yakın, Kalbim Unutmaktan Anlamıyor,
Hatırlamak Nedir Diye Sorarsan!
Seni Unutmak Mümkün Olmadığı İçin Derim
Ben Zaten Bir Ahmaklık Ettim, Seni Unuturum Biter Zannettim



Bu Yürekle Kimse Başa Çıkamaz
Bana Yaptıkların Beni Yıkamaz
Acı Bu Sevdaya Gel Merhamet Et
Aşkı Usandırma Ya Sev Ya Terket



Seni Andım Bu Gece, Kulakların Çınlasın
İçimde Binbir Pişmanlık
Çaresiz Bütün Suçlu Halimle,Yıllar Sonra
Aynı Bıçakla Kanattım Yüreğimi
Sandıklardan Çıkarıp Sarı Mendillerini, Resimlerini, Bütün Acı Sitemlerini
Bir Bir Dizdim Karşıma, Yerden Yere Vurdum, Şu Akılsız Başımı
Ben Kabul Ettim Suçlarımı, Hatalarımı,
Devire Devire İçimdeki Binaları Sana Yandım, Bu Gece
Seni Söyledim Sana Tükendi İçim, Seninde Yüreğin Sızlasın Sevgilim
Kulakların Çınlasın, Yüreğin Sızlasın

Ben Başaramadım Burdan Gitmeyi,
Seni Andım Durdum, Seni Söyledim, Sustum
Hayır Dualarımı, Sana Heceledim
İyi Niyetlerimi Esirgemedim
Adını Söylemedim İçimden Geçirdim,
Senden Binlerce Kez Özür Diledim
Ben Bir Ahmaklık Ettim Seni Unuturum Zannettim,

Bu Yürekle Kimse Başa Çıkamaz
Bana Yaptıkların Beni Yıkamaz
Acı Bu Sevdaya Gel Merhamet Et
Aşkı Usandırma Ya Sev Ya Terket

alinti

İsyanlı Sükut
03-11-2009, 07:47 PM
KaÇ aSıR oLdu BöyLe BekLeyeLi seNi?


Kaç zaman oldu görmeyeli yüzünü…
Yar;
Söylesene kelimelerini dayadığında boğazıma
Ve
Nefesimi kesip şah damarımdan vurduğundan beri beni
Kaç asır geçti zaman ve kaç an daha yitip gitti zamansızlıkta?

Mevsimlerden neydi okşadığında yüreğimi
Ne zaman ekmiştin sevda tohumlarını toprağıma?
Ve hangi vakit erozyona uğrattın bir anda benliğimi?
Kaç zaman oldu sevdiğim…
Söylesene
Kaç zamandır gidişini tekrar tekrar canlandırıyor
Ve kaç zamandır bu acıyı çekiyor benliğim
Ne çok özledim seni bilsen
Ne çok kokun geliyor burnuma
Ve hala kestiğin yerden nasıl da oluk oluk kan akıyor durmadan

Bilsen ne çok yanıyor canım
Sevdiğim
Bilsen
Ah bilsen
Bir bilsen!


Gidişinin ardından pek geçmediğini söylüyor tanıyanlar beni
Ve bilenler zamana bırak diyor her şeyi!

Zaman seninle vardı sevgili
Ve sensizlikte geçmiyor bilmiyor onlar
Oysa tüm zamanlarıma hükümdar olmuşsun da sen
Sensizlikte akmıyor günler
Ve sensizlik
Tekrar tekrar gidişinin görüntüleri canlandırıyor gözlerimde

Yalnızlığın sensizlik olduğunu öğrenmemin üstünden kaç zaman geçti yar?
Söylesene
Kaç zamandır yalnızlığın gerçek anlamını bilir oldu yüreğim?
Yada
Sen kazıyıp gitmişken ismini kocaman bir boşluk bırakarak içime
Canımı acıtan bir kimsesizlik çökmüşken yüreğimin orta yerine

Kaç asır geçmesi gerek
Onarması için ruhumun kendini?


Ruhuma düşen
O derin korkuyu nasıl yok edebilirim yada
Yada sözlerin
O şahdamarımı kesip parça parça eden yüreğimi
Hani beni
Bir anda sevda tohumlarını ektiğin toprağıma canlı canlı gömen…
O sözlerin hangi vakit silinir aklımdan

Ne çok soru soruyorum değil mi bu kadar zamanın ardından?
Gidiyorum derken bana suskunlaşan ve hiçbir şey söyleyemeyen yüreğim
Şimdi nasılda bir bir sıralıyor tüm cevapsız bırakılmış soruları


Sensizlik içime işlediğindendir belki
Belki de yeni yeni anlayabilmesidir ruhumun gidişini
Giderken şaka yaptığının düşüncesiyle avutuşunun son bulmasıdır yada kim bilir
Belki de
Belki de içimde patlayan volkanların nefes alamaz hale getirmesidir beni


Susturmaya çalışma yüreğimi
İstersen dinleme ama ilk kez konuşmaya başlamışken ruhum
Susturma beni!

Hem bak yine de neden demiyorum yar?
Neden gittin sorularını yöneltmiyorum sana!
Bir açıklama da beklemiyorum gidişine kondurman için
Sadece kaç zaman oldu bilmek istiyorum
Kaç zaman önce yüreğimden koparıp yüreğini;
Başka bir gönüle kondurdun hiç sormadan bana!
Yada sormanı beklerken;
Hangi gizli köşede sığdırdın ikinci bir aşkı gönlüne?
Neden demiyorum
Sadece merak ediyorum!

Tüm bunlar olalı kaç asır geçti ömürden?

Yada

Ömür dediğimiz şey
Asır devirir mi ağaçlar misali?
Hadi yar susma!
Gidişinin ardından
Susan yüreğim gibi
Susma sende şimdi?


Sensizlik kaç zamandır yanı başımda bir çocuk misali
Sensizlik kaç zamandır dost olmuş gönlüme söyle
Söyle bana n’olur…

Hangi anlarda kaldı sevdamız
Hangi anlarda katlettik onu elbirliğiyle de;
Bana sevdamın kanayan yanı
Sana ise hiçbir şey kalmadı geriye?


Kaç zaman oldu görmeyeli yüzünü
Yar
Söylesene kelimelerini dayadığında boğazıma

Ve
Nefesimi kesip şah damarımdan vurduğundan beri beni
Kaç asır geçti zaman ve kaç an daha yitip gitti zamansızlıkta


Sende bilmiyorsun belki de
Belki de benim unuttuklarımı
Sen hiç bilmedin kim bilir
Sorularımı yöneltirken sana
Cevap vermeyeceğini bilsem bile dökmek istedim içimdeki zehiri!


Sahi kaç mevsimdir böyle zehrin kurutuyor beni?


Sormadım say
Sormadım farzet sevgili!

Farzet ki bir deprem oldu ve yitip gitti ruhum
Yitip giderken kırık bir sevda bıraktı sana!
Şimdi o sevdanın esintileri geliyor kulağına
Sevdamın sessiz çığlıkları yankılanıp havada seni buluyor farzet
Ve umursama!
Tıpkı giderken sebepsiz
Umursamadığın gibi sevdamı


Gözlerimden huzur okunurdu olduğun vakitlerde
Bilemezsin yüreğim nasıl gülümserdi sevdiğim
Ve yine bilemezsin nasılda soldu gözlerim
Gözlerimde yağmur bulutları dolaşıyor
Ve yüreğimde hüküm sürüyor çöl rüzgarları

Sen gittiğinden beri
Evet sevgili
Sen gittiğinden beri
Kelimelerim acı veriyor


Sahi kaç asır daha sürecek bu acı?

İsyanlı Sükut
03-11-2009, 07:48 PM
nehirler yarışır çağıldar gözlerinde
o nehirler benim nehirlerimdir
aşk
ki azar azar benim yerimdir
üşüyorsam sokaktaysam yalnızsam
gözlerin ey yâr benim evimdir

/vurulup düştükçe düştükçe seni sevmekten caymayacağım
gece insin el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!/

iyi ki bu sestesin
dünyayı ısıtan nefestesin
bir haydut gibi gezinirim kapında
kalbimde tutuşan ateştesin…

II
rüzgârlar savrulur uğuldar gözlerinde
o rüzgârlar benim rüzgârlarımdır
aşk
ki azar azar benim yerimdir
suskunsam bozgunsam bulutsuzsam
gözlerin ey yâr benim evimdir

iyi ki bu düştesin
her sabah ışıyan güneştesin
iyi ki yoksuluz bulutlar gibi
soğuyan dünyada sımsıcak fırınlar gibi

/vurulup düştükçe düştükçe sana koşmaktan caymayacağım
gece insin el ayak çekilsin gelip kapında ağlayacağım!

alinti

İsyanlı Sükut
03-11-2009, 08:20 PM
http://uploads.profilegoodies.com/2009/0209/213247-5339_Kahretsin.jpg

İnsanın hayatında neler olabiliyormuş der dururdum,
Şundan bi on yıl öncesine kadar..
Nasıl bu denli kirlenebiliyorlar,umarsızlaşabiliyorlar diye düşünür dururdum..
Nasıl olurda bu kadar cani olabiliyorlar ,adam öldürebiliyorlar
Nasıl bu kadar düşüncesizce kırabiliyorlar karşılarındakini diye şaşar kalırdım..
Nasıl kullanabiliyorlar,kendilerine zarar veren alışkanlıkları derdim..
Olanak veremez,hayal gibi rüya gibi gelirdi..
Öyle kolay yaşanıyormuş ki halbuki ,,
Terk etmeler,
Silmeler ,
Elinin kiri olmuş çok kişinin..
Sazın sözün değeri kalmamış,
Yaşanılanlar başından çöp olmuş artık..
Edilen yeminler bile yalan olmuş..

Ne kadar kirlenmişiz..

Neden her defasında ,
Gene gene inanıp şaşırıyorum,
Anlamıyorum ki..!
Saf mıyım,
Temiz miyim,
Aptal mıyım?
Niye bu şaşkınlığım..!
Öfkelendiriyor artık beni,

Korkutuyor..!
Korkuyorum ..
İğreniyorum ..!
Nefret ediyorum,
Zamanında en sevdiklerim dediklerimden bile..!

Ben miyim değişen.?
Daha büyümedim mi.?
Yoksa yeni büyüdüm de,
Ondan bu koymalar bana.?
Eğer adı buysa,,
İstemiyorum artık büyümek..!

Tamam,,!!
Bundan kötüsü olamaz dediğim anda,,
Yeni çılgınlıklar üzerime üzerime geliyor..
Alıyor,
Koparıyor yaşama isteğinden,
Sevdiklerimden,
Hayallerimden,
Umutlarımdan beni!!

En berabt hallerdeyim dediğim anda ,
Kabusun beteri geliyor..!!
Hep sizinle paylaşıyorum duygularımı,,
Ama sadece hissettiklerimi,
Yaşadıklarımı değil..!

Neden burada bile bağırıp çağıramıyorum..!?
Neden hep susmak zorunda bırakıyorum kendimi..!?
Adına saygı diyorum çoğu zaman,
Ama bunun adı aptallık oluyor belli bir yerden sonra..!

Yoruldum
Çok yoruldum.
Sıkıldım taklit yapmaktan
Sıkıldım mutlu görünmekten

Sıkıldım yalan yanlış konuşmalardan..!
Bıktım
Yemin ederim bıktım
Bıktım habire polyannanın yerine geçmekten
Bıktım ayakta durmaya çalışmaktan
Sıkıldım hep dinleyen olmaktan

Bende varım
Benimde bir hayatım var
Ama olamıyor işte hep etrafımdakilerle uğraşmaktan
Sorun çözücü değil,
Sorun yaratan olmak istiyorum ben,
Garip olsa da bu
Hakkımı helal etmediklerim öyle çoğaldı ki.

Korkuyorum
Konuşamıyorum
Sebebini bilmiyorum ama konuşamıyorum
Yapmak istediklerime hep ket vuruluyor

Yoruldum ben çok
Gitmek istiyorum
Gidemiyorum kahretsin

İsyanlı Sükut
03-12-2009, 12:39 PM
Biliyorum
Sen yine bu akşam o bomboş odanda

Onu düşüneceksin
Onu arayacak titrek ellerin
Onu düşleyecek gözlerin
Deli yağmurlar gibi düşecek özlemin avuçlarına
Gelmeyeceğini bile bile

Biliyorum
Sen yine bu akşam o bomboş odanda
Onu bekleyeceksin
Dudaklarında unutamadığın o isim
Yanıbaşında yırtamadığın o resim
Ve en paslı bıçaklar gibi umutlar yüreğinde
Dönmeyeceğini bile bile

Biliyorum
Sen yine bu akşam o bomboş odanda
Onu arayacaksın
Hasreti mum gibi eritecek seni
Çarpacak yüreğinde dev boyu bir yalnızlık
Ve bir batmış geminin kaptanı gibi bakışların ufukta
Görmeyeceğini bile bile

Biliyorum
Sen yine bu akşam o bomboş odanda
Onu anacaksın
Dilinde hüzünlü bir şarkının son satırı
Bir gün gibi yaşayıp bütün yılları
Özlem nöbetine tutulup ağlayacaksın
Çaresizliğini bile bile

Oysa ben
Yine bu akşam bekar odamda
Seni düşüneceğim
Seninle dolduracağım yalnızlığımı
Sigara dumanlarında gözlerin yakacak gözlerimi
Kırık kadehler gibi dökülüp kalacağım pencerelerden
O zehir şarkılara inat
Yine seni bekleyeceğim
Onu sevdiğini bile bile
AHMET İLKAN

İsyanlı Sükut
03-18-2009, 10:04 PM
İçimdeki ahh'lar öyle dolgun ve dolu dökülüyor ki cümlelere , adını veremiyorum.. boş-luk kadar yokluk .. yok-luk kadar boşluk..
adını da yükleyemiyorum cümlelere ..iyi mi , cümle de kuramıyorum artık ..
Düşmemeye yeminli asılı kaldım hayatın o en sarkıt yerinden ..
İsteklerimi erittim yatağıma sel basan bir gecede .. geri döndürmemeye saldım öylece ..öylece yüzdüler, yavaştı gidişleri..
canımı acıta acıta , can vere vere döktüm içimde biriktirdiklerimi .. soldu artık her şey.. her şey kurudu..
bir o kadar çıtırdamaya döndü içimde taşıdığım yumruk misali atışlarım …
ve ben bu gece
Yaşım kadar ıslak, mevsim kadar kuru bir ‘gel-git’ im sadece ..
Karar verdim son kez ..
Son kez Unutmaya özleyeceğim seni bu gece..
Derin bir nefes almaya yumacağım gözlerimi. . .
Kendimi kandırmaya masallar uyduracağım aklımın soğuk odalarında ..
Senaryolarımda ölen oyuncuyu oynatabilir miyim sana ..
Evet ,
kabul ettim yoksun işte bu kadar kolay senli her şey ..
Yok olduğunu kabul etmem , varlığını bilmemden geliyor anlasana . Oysa ben sana dair hiç bir şey solumak istemiyorum artık , ne aklımda ne de ayaz gibi üşüten tümcelerimde..
Hayatımda sana ayırdığım ve artık köhne raflarda yer almaya aday senli günleri ne yapmalı bilmiyorum şimdi ..
Unutamıyorum da ..
Öyle zayıf düşürüyor ki bu beyin fırtınalarım beni .. Bilme.
En iyisi mi sen yoluna devam et .
Sen hancı , ben yolcu olmaya ad almışken devrettik nöbetleri ..
Tam da şimdi tek yürek ama uzaklık biçilmiş bir elbise gibiyiz , biliyorum ..
. . .
Yenildim ve affettim zamanın gölgesinde susadurmuş ikimizi..
yokluğuna beş kala bekledim gelmeni ama bekleyişlerim tükendi.bakmıyorum artık geçmişte elinden bıraktığım sana .. bırakmamaya tuttuğum ellerinin soğuğundan öyle süzüldüm ki , soğuk eritti tüm sen’li istemimi .. soğuk bakışlarınada esir oldum, affet ( ! )
kanatlanıp uçtu tüm heyecana dayalı bedenim .. şimdi soğuk duvarların karanlık hapsindeyim ..
Senden vazgeçme vaktindeyim.
Boyadım duvarlarımı sensizliğe..
Aydınladı belki görmeye ama deşmeye gelemez yinede bilirim ..
Hani ömrümün sonbaharına denk gelmek zorunda mıydın, ya da biz sonbahar havasını solumak zorunda mıydık seninle, bilemiyorum . . .
evet , ben sonbaharın çocuğuydum .. sonbaharda doğmuş…içimde hep sonbaharlar yetiştirmiş..son ol(a)mamış.. sonu bulmuşta , anlamamış !..
Şimdi,
Sıkıca kapattığım kapılarımı açmıyorum artık
Vazgeçtim sevmeye ..
Ve oyunu bozmaya dağıttım herkesi ..
Yalnızım ..
Şaşırmayı kaldıramaz bu gerçek ..
Boş ver işte,
sadece oku , geç ve git sessizce ..
Affettim seni ... . .
Kalbimdeki mezarları sulandırıyorum şu sıra ..
dokunma!
Sebepsiz hıçkırıklara veriyorum sesimi.
Sana seslendiğim sesle sesleniyorum bu rutin tekrarlara.
Anlasana ; ben Son sahneyi yazdım ve şimdi yayımlıyorum .
Mutsuz sonlara bir sürpriz ekleyip gülümsüyorum.Bitti diye ..
Unutmadan; bende seni sevmiştim : )

İsyanlı Sükut
03-21-2009, 10:41 PM
Sevişen cümleler yazamıyorum artık
Yürekten sevmiştim,
Yüreğim yanıyor şimdi ve
Yüreğimin kalemiyle yazıyorum
Bunları sana.



İki koca yürek bir kalpte atmıştık biz
Benim kalbimde kocaman sen
Seninkinde ise ben vardım.
Sonsuz sevdik, değer verdik gel gör ki
İki yürekli insan
Tek kalemde sildik biz
(Yazık)
Doğru muydu bu sona ulaşmak?



Üstüme gelme dedin bana
Çok sevdiğimdendi aşırı ilgim
Anlamadın.
Seni sürekli hatırlarken
Sıktığımı vurguladın.
Sessiz kaldığımda ise
Özlemiyorsun diye yakındın.
Üstüne gelmiyorum artık
Hayatta yalnız başınasın.



Oysa sırtımızı birbirine yaslamıştık biz
Hayatı iki kişi göğüsleyip
Acıları yarıya indirmiş
Mutluluğu iki katına çıkarmıştık.
İki koca yürek bir kalpte atmıştık biz
Şimdi
Nasıl olduğumu sorma!
Unuttuğumu söyleyeceğim elbet
Yalan...
Aslında

Ö L Ü Y O R U M

Sensiz hayatımda şimdi
Acıların adını anacak cesaretim yok
Meğer ben
Senliğimde her elemi göğüslenir,
Senliğimde boynumu bükmezmişim;
Sensizliğimde, koca bir...

H İ Ç M İ Ş İ M



Bir başlık bile bulamıyorum
Katlettiğin dizelerime
Canımın istediği de sendin
İçimin titrediği de
Yüreğimin eridiği de...
Unutursun belki gözlerimin rengini
Unutursun belki sevgi sözlerini
Soruyorum şimdi sana:
Ey yalnızlığıma imza atan insan!!!
Seni ne çok sevdiğimi de



U N U T A B İ L E C E K M İ S İ N . ?

İsyanlı Sükut
03-21-2009, 10:44 PM
İstemesem... Uzanmasam onlara doğru... Avuçlarımı açıp yalvarmasam Allahıma, bu kadar uzak hissetmiyorum onları. Attığım her adımda uzaklaşmıyor hayallerim o zaman.

Hayat bana hiçbir zaman çok istediğim şeyleri vermedi.
Çok istemek başarmanın yarısıydı hani!
Öyle öğretmişlerdi bana...
Başarmak...
İmkansızı başarmak mucize değil miydi?
Peki ne istiyor hayat benden, kimsenin yapamadığını mı?

İmkansızın yenilmezliğini alt etmemi mi umuyor, bana istediklerimi vermek için?
Ben sanmıyorum hayat!
Ben koşmaya, ulaşmaya çalışırken sen koştuğum yolları uzatıyorken bu hayatta benim istediğim hiçbirşey olmaz, olmayacak...

SÖYLESENE HAYAT! ELİMİ UZATTIĞIM HERŞEYİ KURUTMAKTAN BIKMADIN MI?

Sadece çocukluğuma dair birkaç istediğim kalmış ta uzaklarında biryerlerde içimin.
Hani sağımla solumu karıştırdığım dönemlerde istediğim tek şey.
Hani o zamanlar belki de hayattan beklediğim tek şey. Babamdan istediğim bir kol saatiydi.

Her akşam babamın geliş yollarına dökülen umutlarımın her gece aynı hüsranla sonuçlanmasına da sebep sendin değil mi HAYAT!
Hani çok istedim, çok bekledim ama sen hep benim umutlarımı kırdın.
Vazgeçmemi, pes etmemi istedin.
Daha doğrusu sana yenilmemdi asıl istediğin. 1-0 öne geçtiğin o anlarda değerini yitirmiş isteklerimi gerçekleştirdin sadece.

Çok zaman sonra bir akşam, yine aynı saatte geldi babam, cebinden çıkartığı mavi, plastik bir saatle geldi.

Ama ben yıkılan umutlarımı çıkaramadım, belki de ucu yırtık cebimden.
İlk istediğim, ilk beklediğim kadar mutlu olmamıştım aslında... yine de sevinmiştim... ama o çok istediğim anlarda yıkılan umutlarım çoktan takılmıştı boğazıma.

İşte o gün, bugündür sağ koluma takarım saatimi. Tersliklerin
hayatıma girdiği o ilk yıllardan beri.

Ya şimdi! Yaklaşık 3 yıl aradan sonra ne değişti hayatımda?
Yine yıkılan umutlarım takılıyor zaman zaman boğazıma.
Ne istesem engel olup seriliyor yollarıma.
Çok... çok... çok istememeliydim belki de.
HAYALLERİMİN BİR KÖŞESİNE KİLİTLEMEMELİYDİM İSTEKLERİMİ.

Ama sen güçlüsün değil mi HAYAT!

Yaşadığım sürece benden ve sana karşı koyamayacak aciz ruhumdan alacağın kadar alacaksın değil mi umutlarımı?
Biliyor musun? benim hayatımda hiçbir zaman birşeyi zamanında gerçekleştirmedin.
Ya yarım kaldı isteklerim yada ben onlara gitmeye çok geç kaldım.

Farkında mısın?
Herşeye rağmen hayatı seviyorum...
Bana vermediğin tüm umut boşluklarının yerine yapmacık mutluluklar koyuyorum.
Baksana ne de güzel duruyor değil mi benim sağ tarafım da!





alıntıdır

İsyanlı Sükut
03-31-2009, 09:45 PM
Şimdi, içimden bir şeyler yazmanın uslu mecburiyeti dökülüyor bu sayfalara... Sorumsuzca savrulan sözlerin, bir adabı ve anlamı yok. Kendime ait savruluşlar bunlar sadece.

Üzerimde kış örtüsü, üşüyorum hem de çok üşüyorum… İçimdeki en derin yaralar titriyor. Sevgi adına, yaşam adına, umut adına mağlubum. Yenilgime sunabileceğim bir mazeretim yok. Cevabı bilinmeyen sorunların, kargaşası üşüşüyor üstüme. Seçilmiş yanlış yolların asfaltı oluyor tenim. Çıkmaz sokaklardan hep geri dönmelerin çaresizliği yansıyor yüzüme. Acılarımı terbiye etmeyi öğrensem de mağlubum.

İnsan kendi içinde bir başka büyüyor. Bir başka oluyor içinde sesin teli, yüreğin dili. Bilinmezlik yolculuğunun sırlarının şifresi hep içimizde bir yerlerde geziniyor. Çözülen her sırrın şifresi, yeni bir sırra açılıyor ve insan kendi içinde çözdükçe şifreleri, kendinden uzaklaşıyor.

Uzaklaşıyorum ben de kendimden. Her uzaklaşmamı anlamlandırmak için çırpınıyor beynim. Hesapsız bir duruşun bedelini ödüyor kalbim. Çırpınışlara düşüyor bazen… Bazen yarı baygın, yarı sarhoş dolaşıyor. Bazen de beni kendimden alıp, kendime kurban ediyor. Her defasında daha ahmak, her defasında daha cesur oluyor. Ahmaklık ve cesaret insanı adam gibi adam yapıyor. Sözün özü acı olsa da serinlik katıyor bedenime.

Gerçeğini biliyor olmanın saadeti ise esiyor ara sıra...

"Aşk, İsyan ve Geride Kalanlar" içimde bir kıyım, vicdanımda çarmıha gerdiğim vasiyetimin alnı açık bir ödeşmesi… Aşk, İsyan ve Geride Kalanlar, umuda çıkmış yolculuğumun kalemi kırılmış idam kararı oluyor.

Bu müsvette geçmişte her iz, kendine bir yer açıyor. Kimi zaman beni özlersin özlersin de bulamazsın derken, kimi zaman sarılacak bir tene hasret düşüyor. İz sürücüsü geçmişim ise hep felaketlerimi buluyor, baskınların ihbarcısı oluyor çıplaklığım. Sokakları birbirine bağlayan başı boş yürümelerim, kaçak tenhalardan yıldızlar çekiyor. Her defasında itirazlar yazıyorum mevsimlere. Yıllarım kayboluyor, gezginci sözlerim kendini yitiriyor, bakışlarım düşüyor, yağmur oluyor gözlerim… Ecelim elime değiyor.

Bütün mahcubiyetlerim utanıyor. Bütün mahcubiyetlerim yalanın öteki adı gibi diziliyor tespihlere… Terörize olmuş duyguların, anarşist yangınlarına veriyor kendini. İhalesiz sevmelerin, devri olmayan ihanetlerin, sadaka yüklü madalyalarına gözlerini kapatıyor. İnfilaklara salıyor kendini. Yaşamdan sürgün edilmişliğin bedelini okşuyor, yüreğimde taşıdığım kimsesiz emanetler isyan ediyor. Bir yanım esir, bir yanım esaret kırıyor. Sevgi sözcüklerini de çokça söylememek icap ediyor.

Ne masallar var aklımda, ne de tatlı rüyalar. Belki de hiç anlatılmamış, hiç söylenmemişti. Ama ben yaktım unutmak istediğim her şeyi. Çünkü biliyorum, bir yoksul masalıdır yakmak sakıncalı her şeyi... Sırtımdan atıp kayıp gençliğimi, sükûnet içindeki sarhoş vicdanlara, muhalefet şerhi koymanın huzurunu, rahvan bir yorgunluğun ise suçunu üstüme alarak, kaygılarımı kaygılandıran iç duvarları, üçüncü göz bakışımı, askıya çekilmiş hatıralara emanet ederek, bilindik acılardan beslenen aç tarihe dudak büküp, gülümsüyorum. Varoşlara teslim olup, illegal kayıplara karışıyor, sirenlerin yanıp sönen uyarılarına yakışıksız kafiyeler diziyorum. Acılarıma terbiye süsü verip, birbirine teğet göz yaşlarımı siliyorum. Umut taşımak ki bir sonraki saliselere, acının alnını karışlamak gibi beyhude bir çaba ve bütün intiharlarım huzursuz, bütün huzursuzluklarım ise intihar etkisinde.

Arşive düşmüş hikâyemin bilançosu ise bir yafta gibi asılmış boynuma. Kimseler bilemezdi kötülüğün bu kadar kolektif olduğunu ve zulaların da bu kadar tedarikli olduğunu. Ve hep hazırlıksız yakalanıyorum cellatların kütüğüne… Arzuhallerimi yazıp savuruyorum rüzgârlara... İradesiz bir kuşatmadır şimdi yalnızlık. Nereye baksam hiçlik zafiyeti, nereye dönsem sonsuz uzayış. Bir beddua gibi ağır, bir beddua gibi sorumsuz, bir beddua gibi yok edici her şey. İsyanlarım ise karaya vuran vicdanlar gibi gözü açık ölüyor. Çelişkilerim küçük bir çocuk, acı ise hesaplaşmasında özeleştirimin. Sevgilerim ise belirli belirsiz izler taşıyor, izler taşıyor arkasında iz bırakmayan.

Hepsinden öte dostlar,
Bir uçurtmam olsun istiyorum.
Rüzgârsız havalarda da uçsun,
Ne ipi olsun birinin elinde,
Ne de görülebilsin gökyüzünde.

Akın OIgun

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 08:34 PM
Yetim bir sevdanın yükünü heybeme bırakma,bu yükü omuzlarım kaldıramaz dedim,dinletemedim.Gidersen canım çok yanar,sevmelere küserim,senden değil kendimden geçerim diyen de,benden başkası değildi.Haklı çıktığım için üzgün,beni haklı çıkardığın için öfkeliyim.Ne mi oldu?

Canım yandı

Sevmelere küstüm

Kendimden geçtim

Senden asla

Kimse zorlamadı,seni sevmeyi ben istedim.Sonuçları ne olursa olsun yaşadıklarımı inkar edemedim.Çok yazdım,çok çabaladım seni sığdıracak ne bir cümle ne bir söz buldum.Aklıma her geldiğinde,yüreğim coştu, bazen kırgınlık bazen özlem bazen de aşk gibi kağıda damladın durdun. Anlatmalarımın ardı arkası kesilmedi,anlatılamayacak olanı anlatmak çabasıydı içimdeki hırs.Ne bir savaştı ne de bir kavga,benimkisi yarım kalmışlığına isyan eden bir aşkın dile gelişiydi.

Yaşadıklarımın anlatılacak bir yanı yok

İki dudağımın arası derin bir uçurum

Ne zaman anlamlı bir cümle kurmak istesem

Sözlerim boşluğa düşer,tıpkı düşlerim gibi

Dikiş tutmayacak bir yaranın ipliğiydim

Erken koptum,kanadım

Seni sevdiğimde küçük bir çocuktum,ki hala küçüğüm.Ben büyüdüğümün farkındayım da,yıllar 19 yaşı gösteriyor ondan mıdır bilmem etrafımdakiler beni hala çocuk sanıyor.Abarttığımı söyleyenler oluyor kimi zaman.Dünya dönüyormuş,hayat devam ediyormuş.Gidenler gidermiş kalanlar yeni sevdalarda çiçek olup açarmış.Ne kolay söylemesi diyor içimden bir ses.Ve yüreğim bir fısıltı bırakıyor kulaklarıma “ Dünya dursa o dönse olmaz mıydı sanki ”

Aşk üzerine yazılmış romanlar,ya ayrılıkları anlatır ya da sayfalara dar gelen büyük sevdaları.Sonunda üç noktanın esaretine uğramışsa aşk,bil ki o aşk aşktan sayılmaz.Öncesinde ya bir virgül tarafından yaralanmıştır ya da bir parentez içinde hücreye kapatılmıştır.Ne giden önemlidir,ne kalan.

Giden sen oldun bu romanda,kalan ise ben.İkimizin de bir değeri yok gördüğün gibi.Kalbi kırılanlar ile kalp kıranlar arasında geçen bir mücadele bu.Kalbi kırıklar hep haklıdır,kalp kıranlar hem haksız hem günahkardır.Vebalini sana yükledim bu aşkın,kaçsan da kurtulmak istesen de ömür boyu kara bir leke gibi taşımaya mecbursun bu günahı.
Bir hoşça kal lafından mahrum bıraktın,bana en çok bu dokunuyor
Ne kadar kızsam da,söylensem de,yüreğim sana dair kelimelerde huzur buluyor
Keşke Elveda deseydin giderken,inan aklım sende kalmazdı bu kadar..

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 08:35 PM
Tek heceli bir sözcüktü beni bu hale getiren...beni sana bağlayan...sen yokken nefes alamadığım...seninleyken zamanın nasıl geçtiğini fark edemediğim ... tek hece... beni ölümle ilk kez yüz yüze getiren...tek çaremin ölüm olduğunu düşündürecek kadar aciz, çaresiz, ümitsiz olduğumu hissetiren tek hece..AŞK!!!
Şimdi sen bana her şey bitti,gidiyorum diyorsun... beni çaresiz bir başıma bırakıp gidiyorsun. Hepsine tamam da bitanem... bana en çok koyan ne biliyor musun?
Sen beni SENSİZ(!) bırakıyorsun..!

Kendine acımıyorsan bari bana yan be gülüm
Sevdiğimi görmüyorsan sözlerim sana dinle gülüm

Kararım kesin gidiyorum diyorsun. Durma git! Arkanda bıraktığın bu aciz ruh için sakın üzülme. Sana öyle büyük bir aşk besledim ki! Benim aşkım bana da yeter sana da! Öyle büyük bir aşk ki bu bitanem seni sensizde yaşayabilirim. Ve inan aşkım günden güne artacak. Aşkım sana da bana da yeterdi sevgilim. Biraz olsun inansaydın. Yada sen de beni benim seni sevdiğim kadar sevseydin!

Dinle yüreğimin dili yoksa gözlerim ne güne duruyor
Aşkım sanada banada yeterdi küçük hırsızım
Dağlar aramızda yok olurdu büyük sevgimden
Sana son kez söylüyorumGitme..

Hani vardır ya masallarda o büyük aşklar. Ferhat ile Şirin, Leyla ile Mecnun... Hep düşündüm durdum. Var mıdır böylesi büyük aşklar gerçekten diye. İnsan yapar mı sevdiği için tüm bunları? Yapar... Hem de öyle bir yapar ki. İnanmak için yaşamak gerekir. Çok doğruymuş büyük aşkım. İnsan yaşamadan anlayamıyor. İnsan sevdiği için ölümü göze alabiliyor. Ve ben seni öyle çok sevdim ki! Ben bunu hak etmedim. Aşkım bunu hak etmedi. Bu yürek seni çok sevdi. Bu yürek hep seni sevecek. Ama bu yürek seni asla affetmeyecek!!!

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 08:36 PM
Varsın vefasız desinler. Sev dedi gönlüm sevdim, olmaz dedi gittim. Varsın yollarıma set çeksinler. Vazgeçtiğim sen değildin. Ne hatırlamak ne de pişman olmak değil derdim. Unutmak, boşlukta olmak, hiç yaşanmamış saymak istediğim. Varsın bir daha sevmesin yüreğim.

Sanma keşkelerim var!
Hiç mi hiç pişman değilim...

Varsın benden nefret etsinler. Gittiğime gideceğime lanet ettirsinler. Yeni bir yaşam kurmak bir yana, eskisini derlemek, toplamak, katlayıp bir daha açılmayacak çekmecelere sıkıştırmak zaten zor. İnsan yeni bir yola adımını atarken eskisine her an dönmeye hazır oluyor. Varsın geri dönüşe giden bir kestirme yol olmasın. Varsın otostop çektiğim kamyoncu abim durmasın. Tozlu yollarda nereye gideceğini bilmeden yürümek, bile bile cehenneme yol almaktan çok daha kolay. Acı veriyor, zor geliyor, insan her an vazgeçmek istiyor ama varsın hiç tükenmesin o yollar. Sonunda senden tümüyle kurtulmak var. Varsın kana bulansın her yerim.

Sanma keşkelerim var!
Hiç mi hiç pişman değilim...

Varsın bir damla umudum kalmasın. Elimden tutacak bir tek dostum olmasın. Senden vazgeçebildiysem eğer ötesi yok benim için. Herkes unutulur. Gönüllü seçtim ben bu yolu, bilerek. Güçlüydüm bu kararı aldığımda. Yeni bir hayatın bana vereceklerinden emindim. En büyük aşk sensen eğer en büyük ızdırap da sendin. Senden kaçabilirsem eğer mutlu olabilirdim. Varsın param olmasındı. Varsın kimseler yaramı sarmasındı. Terk ettiğim sen değildin. Ben seninle gelecek olan hayatımdan vazgeçtim. Varsın serilsin önüme hanlar hamamlar?

Sanma keşkelerim var!
Hiç mi hiç pişman değilim...

Varsın üç günlük ömrüm kalsın. Vücudumun her zerresi ?sen? diye yansın. Asla yok geriye dönüşüm. Ben seni unutmak için bu yollara düşmüşüm. Varsın Azrail gelsin alsın canımı. Varsın koparsın benden çürüyen sol yanımı. Adını son kez de olsa söylemeyeceğim. Atıp her bir parçamı kilometrelerce uzağa, ruhumu gökyüzüne savursunlar. Kimseler ardımdan tek bir dua etmesin. Ben seçtim bu yolu gönüllü seçtim. Vazgeçtiğim terk ettiğim sen değildin.


Zerre kadar korkuyorsam adam değilim..

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 08:39 PM
Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.


“Bana kalan,
Beni kalansız bölen bu şehir.
Ah! bu şehir, yalan şehir”


demek isterdim; ama yalan olan sendin. Benim yarattığım, inanmak için yıllarımı harcadığım kocaman bir yalandın sen. Gerçek olduğunu gördüm. Sen gittin...

Aslında içimden giden sevgili değildi. Ben sadece, yalanıma inanmıştım. O, gerçekti... Aşk bitmişti. Düşünüyorum da acaba aşk, ruhumuzun derinliklerinde yaratılan koca bir yalan mı? Şiirde, müzikte ya da sözde, nerede aşk varsa orada bir de yalan yok mu? Aşk ve yalan, güzel ile çirkin, iyi ile kötü gibi birbirini besleyen, değiştiren ve dönüştüren; biri olmadan diğeri varolamayan ya da anlamsız kalan evrimin temel dinamiklerinden ikisi olabilir mi? Ya da aşk, yalana sesdeş mi? “Seni seviyorum” derken, aslında içimizde yarattığımız en güzel yalana övgüler mi düzüyor, kendimize olan hayranlığımızı mı dile getiriyoruz?

“Bir gün içimden gittin, anladım.”





Aşk, uydurduğumuz en güzel yalan! Ve aşk, yalan varsa aşktı.




İnsanın doğasında var. Doğrular ne kadar da az cezbeder bizi. Yasaklı ya da yanlış ne varsa, yaptıklarımız hanesine yazmak isteriz. Durduralamaz bir dürtüdür bu. Yalanı bazen istem dışı kullanırız. Söyleyen biz değilizdir ama, söyleten ta kendimizdir.

İçimizdeki yasaklı kimliktir O:


Mülkiyet duygusu ve egosu olağanüstü gelişmiş; ihtiraslı, doyumsuz ve aşka her zaman hazır. Pembedir, mavidir ve daha çok kırmızı. Cıvıl cıvıldır, yerinde duramaz. Yaz gibidir: Islak ve sıcak. Zaafları vardır, yasak ve güzel olan herşeye. O cennetteki en güzel meyveyi tadan, ilk ihaneti gerçekleştirendir. Kısacası O, yaşayan tarafımızdır. En güzel anılarımız, en heyecanlı anlarımızdır...

Bir gün içimden gittin, anladım. Nereye ve neden gittiğin değildi önemli olan... Kiminle gittiğin, hangi havayı soluduğun, hangi şehrin, hangi sokağında yürüdüğün önemli değildi. Sen içimden gitmiştin... İçimde ne varsa bana ait, seninle gitmişti.

Renklerim, ruhumdaki yaz, güneşim gitmişti.

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 08:41 PM
Bir kelebeğin ömrü kadar sürdü sana sevdam…
Bu kadar kısa zamanda nasıl sevdin, nasıl bu kadar bağlandın diye sorma n’olur…

Bir kelebeğin ömrü süresince gördüğü diyarlar kadar sevdim ben seni, soluklanmak için uğrak yaptığı tüm çiçeklerin rengince sevdim…
Gölgesinden geçtiği tüm ağaçların yüceliğince, renklerinin büyüsüne kapılıp, gülen bir çocuğun parlayan gözlerinin güzelliğince sevdim… Bir bebek kahkahasıydın sen kulaklarımda ve ben, bir kelebek ömrünce Anne duası gibi sevdim seni…

Hani kelebekler bilirler ya ömürlerinin üç gün olduğunu, hiç durmazlar hani, her çiçeğe yaren olmak isterler…
İşte bende bir kelebeğin ömrünce, gönlümce yaşadım seni. Gözlerimi sende açtım, bu kısacık zamana koskoca bir efsane sığdırdım ve kulaklarına fısıldadım son sözümü, ben seni bir kelebek ömrünün kutsallığınca sevdim…

Uçuk renkleri kadar çılgındı aşkım, gözlerimi açar açmaz seni gördüm ya karşımda, işte sen en masum anlarımı yakaladın…
Acemi bir sevdalıydım önce, çabuk alıştım…
Ben aşkımı bir kelebek kanadının inceliğinde yakaladım…

Güneş ektim tenine, gözlerinde yıldızları biçtim, şen kahkahalarını aş’ım yaptım, küçük tebessümlerini katığım…
Ben seni yaşadım kısacık ömrümde, umudu gördüm yüreğinde ve adını Huzur kattım…

Ben seni bir kelebeğin ömrünce, renklerinin büyüsünce ve kanadının zarif inceliğince sevdim sevgilim…
Asla pişman değilim…

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 08:49 PM
Aşkım yetmedi sana..Yetinmek nedir hiç bilmezdin zaten..Ama benim sunduğum aşk yetinmen gerekenden çok daha fazlasını vaat etmişti sana..Benim gibi sevmeye biliyorum yüreğin yetmedi…
…..Baştan evet daha en baştan biliyordum bir gün itilip unutulan ne varsa beni onlara katacağını..Kavgam,m ücadelem seni anlık sevmelerle yaşatmak içindi..Hiçbir zaman sonsuza dek benim olmayacağını biliyordum..Asla bu beklentiyle sevmedim seni..Sevdim evet..Ve bir gün hiçbir şey söylemeden çekip de gideceğini bile bile..Kalman,beni,be nim seni sevdiğim kadar sevmen gerekmedi hiç..Hiçbir şey için bana söz vermen gerekmedi..Adı üstündeydi işte..Karşılıksızdı. .Gerçek aşktı..Varlığını oluşturan hiçbir zerre beni anlamadı..Belki de anladı da ya ben sana fazla geldim yada sende bir şeyler eksik kaldı..
…..Biliyor musun?Her elimi uzattığımda boşluktu tuttuğum..Her dokunmak isteyişimde hiçbir şeydi bulduğum..Her yemin edişimde bozmak oldu sonum..Savruldum..Et tiğim dualar kadar yoktun..Her sana bakışımda gözlerin öyle derin uçurumlara attı ki beni düşüp ölmekten değil her düştüğümde ölememekten yoruldum..Hiç isyan etmedim kadere..Hiç kimseyi sorumlu tutmadım..Hiç beddua etmedim sana ve hiç lanet okumadım aşkına..Hiç ağlamadım ardından bakarken..Hiç uykularım bölünmedi..Yaşamaya hiç ara vermedim ve hiçbir vakit düşünmedim ölümü..Yaşamalı ve yaşadıkça seni sevmeliydim..Çünkü biliyordum..Aşkın benimle birlikte gelmeyecekti mezara..Öteki dünyada kavuşamayacaktık..Bu rada sevemediysen beni orada da sevemeyecektin..İki dünyada da yokluğunu çekmek fazlaydı kahrolurcasına seven gönlüme..
…..Ben böyleyim işte..Böyle büyük sevdim seni..Söylesene kim sevdi seni bu kadar körü körüne..Bu kadar beklentisiz..Bir varlığı seviyor olmak kolaydı her zaman..Bense yokluğunu sevdim senin..Kolay olan varlığını değil,zor olan yokluğunu sevdim..Dönmen için değil..Hiç dönmeyeceğini bilerek…Sevmen için değil,hiç sevmeyeceğini bilerek,koskocaman bir sensizliği içimdeki her bir hücreye itinayla yerleştirerek,gittiğ in yollara mutluluk duaları serperek,beklemeden, ağlamadan,dönmen için yalvarmadan,ölmeden, yaşaya yaşaya ve acımı sindirerek sevdim..
…..Dönme sakın!

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 08:55 PM
Sürekli maske takmaktan
İçim Kan ağlarken
İnsanlara gülmekten yoruldum

Çok sinirliyken bile
Sakin olma zorunluluğundan yoruldum

Hıçkırarak ağlamak isterken
Gözyaşlarımı içime akıtmaktan
Delice severken içimden dağlara denizlere
Hoyratça esen rüzgara toprağa kuşlara
Seviyorum diye haykırmak isterken
Susmaktan yoruldum

Mavinin her tonunda kaybolmak isterken
Siyaha esir olmaktan yoruldum

Kendimden yoruldum

Hep güçlü olmak ne zordur
Hep sorumluluk sahibi olmak
Her zaman haklı olmak
Herseyi bilmek zorunda olmak
Ruhum yoruldu

Çoçukken genç olmak
Gençken olgun olmak
Çok zor yoruldum

Çabuk tükettim ömrümü
Yarınlarımı...
Umutlarımı...
Duygularımı...

Geri dönüşü olmayan bir tüneldeyim
Oyunun adı hayat
Başrolde ben
Yardımcı oyuncular sevgi, aşk, acı, geçmiş
Senaryo konusu
Herseye ragmen Mutlu Olma Sanatı
Ve oyun bitti..perdeler indi ışıklar söndü
Kendimden yoruldum.

Artık tutunduğum
Güvendiğim
Yanındayken kendim olduğum
Maske takma ihtiyacı hissetmediğim
Ağlamak istediğimde özgürce ağladığım
Haykırmak istediğimde sevgimi
Sınır tanımadan haykırdığım
Sen varsın

Artık Oyunun ikici perdesini açtım
Her yer ışıl ışıl
Başak saçların bal rengi gözlerin umudum
Senin sevgin yarınlarım

Kendimden yorulduğum yerde seni buldum...

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:01 PM
yüreğimin devrik hükümdarlığı isyanın eşiğindedir..
ve artık her şeyin boşluğunda salınırken,
her şeyden tanım çıkarmaya ve anlam bulmaya zorlanırken yabancılar kolonisidir her bildik yüz…

bir amaçsızlık yatağına varmaktadır her eylemimle içimde yükselen nehir…
şimdi;
her yaşadığım bir fotoğraftır…
incelen ve giderek soluklaşan her bakışta,
kalbimde bir telaş hazırlanır yeni bir yaşama…………

yaşama ve aşka dair gizlerim ayaklandığında bir özlem parçalar
sızlayan yüreğimin kapakçıklarını…

nabız zorlar, çözerim gözlerimi,
kendimle oynadığınım oyunu bitiririm..
gelmeye çalışırım gittiğim yerlerden zordur kendime dönüş, artık bilirim……….

şimdi, gecenin bir vakti,
erken ve hesapsız devinimlerimde
inceldiği yerlerden kopmasına izin verdiğim bir şeyleri bağlamaya çalışıyorum…

onarılması zor yanlarımı anestezik yazılarla uyuşturuyorum…

herkese bir şeylerin açıklamasını yapmaya çalışan ben,
herkesin sorunlarının cevap anahtarlarını çoğaltmaya uğraşan ben,
anahtarını kaybetmiş bir çilingir gibi dışarıdayım şimdi…

üşüyorum, sabah güneşinin aydınlığı ortaya çıkarıyor karanlığımı
ve ben karanlıkta görebiliyorum ama üşütüyor beni görebildiğim her şey…
üflediğim zaman geçmişin tozlarını, geleceğin pasları ortaya çıkıyor sanki…
hiç tanımadığım insanlar hakkında bildiklerimi, kendime ait bilgisizliğe dönüştüren ne???

o bir türlü dindiremediğim en derinlere inebilme isteği mi???

yoksa başkalarının yaşamlarını, aşklarını, acılarını paylaşırken,
bir türlü kendi iç dökümünü kimseye yapamayan kalbim mi???

nedir, içimi en acıyan yerlerinden mühürleyen?
nedir insanı en yükseklerden kuytulara sürükleyen?

ve konuşur içim, dudağımı ısırırken düşlerim:
"aşk; ihanetine bile ihtiyacım var…
artık biliyorum… yokluğunda çoğalıyor yokluklar…"

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:02 PM
Bana kalbini ver.
Avuçlarımda tutacağım mayınların yerine.
Acele giden gece zamanlarında çarpacağım bir duvar emniyetinde gülüşünü ver bana. Düşerken dibe, soluklanacağım ama asla tutmayacağım ellerini ver bana.
Tercüme edilmemiş öfkeler seyrelsin ömründe.
Yüksek sesler alçakça dinlenir.
Bana usul sessizliğini ver.


Lütuflar karşılık ve karışıklık için sunuluyor hayatın asil isimlerince.
Adının anlamını ver bana.
Telaffuzunda özlemlerin dindiği adını ver bana.


Başkaları, bu aşkı oyalamak için var olur.
Ne kadar durdururlarsa nefesini, o kadar hızlanırlar.
Bana kendini ver.
Her şeyden ayıkladığın kendini...
En iyi ölüm berbat bir yaşamın kıyısında bekler.
Seninle gerçeklerin intizamlı duruşunda yalanlar yumağını çözmek için varım.
Bana gücünü ver.
Yaralar değil canı yakan. İzin tendeki çirkinliği ve merhemin kabadayı yardımseverliği ...
Yaralarını göster ve bana izlerini ver.




Günün bütün aynaları beni gösterdi aksinde.
Baktıkça seni gördüm.
Bana var oluşunun sırrını ver
Bana zamanını ver.
Atlardan daha hızlı koş oraya.
Soluk soluğa kaldıkça koş...
Yarını ertelediğim geçmişin geçmezliğine inat, vaktinde yetişmek için bana, bir kez olsun yok et geç kalışını ve durmadan koş oraya. Bana verdiklerinle bekliyorum seni. Düşsüz ve sonuna kadar gerçekli bir aşkın içinde…
Kuşlara takılmasın ayakların.
Takatini zorla ve koş...
Oraya... Kent soysuzlarının, aşk eşkıyalarının, gurur kırmak için hendek kazanların, dokunuşun esrarından acizlerin, kontrol edilmeyen sevilerin, intiharla harlanmayan yaşamların olmadığı oraya.. Koş...


Ben bütün gemileri uğurladım. Gitmeyeceğim.
İçilmiş yeminleri kustum şehrin meydanına.
Yıldız sağanağına bağır açmış bir yeryüzündeyim.
Yazılmış sözleri susuyorum.
Konuşarak, yazılmamışları siliyorum.
Bana hecelerini ver.
Yarım kalan öykülerimin noktası olmaktan vazgeç.
Bana başlangıçlara yeter hevesini ver.


"Susacak var" edilen bir yemin, sözle tutulamayan.
Bana yüzünden çizgiler ver, gülüşünle belirginleşen ve hiçbir gamzeye yer açmayan
Bana bir cevap ver!..

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:04 PM
Kaçtım…
Kendimden gelen haykırışları duymamak için.. sessizliğin içindeki sesleri, karanlığın içindeki yüzleri görmemek için.. kaçtım…

Baktım…
Geriye dönüp baktığımda yitik bir kentin kayıp bir düş’ü oldum… düşlerimin griliğinde kendime baktım.. sisli ve yağmurlu bir havada İstanbul’a bakar gibi baktım…

Saklandım…
Tüm kelimelerimi yanıma alıp saklandım.. cümlelerimin beni terk etmesine izin verdim… kilitli bir kapının ardında herkesten ve her şeyden saklandım…

Islandım…
Yağan yağmurlar altında şemsiyesiz saatlerce dolaştım… ıslandım… yağmurla birlikte yağdım avuçlarına… yağmurla ıslandım…

Sustum…
Tüm şiirleri, şarkıları sözsüz bestesiz bıraktım… cümlelerimi anlamsız, kelimelerimi çırılçıplak yalnız bıraktım… sustum…

Döndüm..
Buz tutmuş düşlerim, yaban kalmış gülümseyişlerimle… eksik kalan günlerimle yaşanmamış yarınlarıma döndüm…

Kaçarken baktığımda saklanan benliğimin yağmurda ıslanışını susmaların ardından gördüm… ve dünüme bu günüme yarınıma döndüm….

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:06 PM
Sözlerim kesildi aniden, konuşamaz, yazamaz oldum…
Oysa vardı söyleyeceklerim sana dair…
Ama bulamadım hangi kelime anlatır beni sana?

Bulmak isterdim, bulup söylemek..
Belki… anlardın beni.

Sanki her söz eksik biraz seni anlatmaya,şaşırdım, nasıl olur da konuşamaz insan bu kadar anlatacak şeyi varken…

Uzun zaman oldu karalayamadım iki satır. oysa anlatmak isterdim seni kıta kıta… olsun isterdim, olmadı…

Oldurmak isterdim,
Belki…o zaman anlardın beni.

Sen gittin aşk bana kaldı,aşk yakışanda kalırmış.
Ardından siyah geceler kol gezdi yüreğimde,


Ben sol yanımı öldürdüm de Siyah'a büründüm. Kimse girmesin diye yüreğime, aşka küstüm.

Yazamıyordum demiştim ya işte yazdım… acaba hiç yazmasamıydım?
Ben seni aşk sanmıştım, yanılmışım… öyle olsan yanımda kalırdın.

Şimdi,
seni sevdiğimi unut,
Vazgectim seni sevmekten
Dönsen de tanımaz yüreğim yüreğini, en iyisi unutmalı bu yalan olmuş ikiliyi

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:10 PM
''AŞKINI HELAL ET''

AğLadığını gördüm düşümde,
Gözyaşına uzandım dokunamadım...
Bir sigara yaktım ikimize,
DumanıyLa birLikte seni çektim içime,
Son nefeste haykırdım adını,
Seni buLamadım...

Vasiyetimi yazıyorum,
Üstüme örttükleri yırtık ceketimi yağmurLara,
Cebimdeki son sigarayı aşıkLara,
KaLbimden süzüLen gözyaşLarımı sana bırakıyorum,
ELLerim eLLerini aradı,
GözLerim gözLerine hasret.
Aynı havayı soLuduğuz yerLerde doLastım,
İzine rastLayamadım...
Simdi sana son kez yaLvarıyorum geL,
Hani bırakmıstın ya beni bi ayaz gecesinde
Ben haLa o gecedeyim geL, yaLNızLığımLa ,açLığımLa ,sevdamLa...

Seni bekLiyorum geL...
Yorgun akşamLarda adiını kazıdım duvarLara,
GüLüşünü özLedim.
GüLüşünü özLedim gittin.
Etrafa neşe saçan güLüşünü, beni parçaLayan gidişini özLedim.
Simdi öLüm döseğindeyim... BUNU sende biLirsinki,

Ve diyorum ki;
EL eLe tutuştuğumuz,
HasretLe kavuştuğumuz günLerin hatirina...


:::Aşkını Helal et Birtanem:::

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:11 PM
http://img49.imageshack.us/img49/9360/ylnzlk4ozaq9tp2ye5ov8.jpg

Nahoş gecelere gebeyim...

Hic bir dil barındıramaz içimdeki tarifsiz sızının kelimelerini ve hiç bir ağıt dillendiremez serzenişimi.!

Saklı Kentim..! / Gizli bahçem..! / Sevdiğim..!

Kabulsüz bir dua vaktindeyim!

Geceler yastıgımda_! Ölümemi susadım "sana"mı bilmiyorum_?

Kanamalı bir yara..
Gözlerimdekiler yansımalı..
Susuyor sevda..
Kendini sen yerine koyan yosma gecelerle birlik olmuş..
Haykırıyor yokluğunu içime saplayarak...

Gittikce gömülüyorum yalnızlığa, küle soyundu icimdeki yangın..
Sen benim gizli yaramsın..
Kanayan bi yara olarak kalıcaksın Sen kanadıkça Bende yarım kalıcam.

"Acıtıyorsa sahte bi gülüş dudaklarda,kurtulma zamanıdır buğulanmış yaşamdan." diyen bendim, değişmişim_!Acıtsada sahte tebessümler yüreğimi, yırtık dursada dudağımın kenarında kurtulmaya niyetim yok buğulanmış sevginin yaşamımda_!

Acıyı Şikayetsiz Kabullendim ben, erdem bilip..

Şimdi sen de yoksun ya, olma_! Acıtmıyor artık yokluğun_!
Çünkü ben sevgini değil Seni sevdim_!
Sevgini hissetmeme yardımcı olacaksa ellerin olmasın_!
Sen bakınca atacaksa yüreğim heyecanla, dursun_! atmasın_!

Yanındayken biri her el tutar bir sıcak eli!
Biri başucundayken uyanıyorsan sabaha,elbet güler yüreğin yansıdığı gözbebekleri!

Dilara
04-02-2009, 09:11 PM
Canım yandı

Sevmelere küstüm

Kendimden geçtim

Senden asla


guzeldi...:(

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:12 PM
S
'yi sonsuzluktan almıştım.
E
'yi erdemden...
N
'yi naz ödünç vermişti,
İ
, içimden geldiği gibi, öylece yerleşivermişti yüreğime...
Bense bekliyorum.
Şaşkınım çünkü. Ne yapacağımı bilmeden öylece, yerime mıhlanmış, duruyorum. Kımıldamıyorum, kımıldamayı düşünmüyorum bile; dedim ya bekliyorum diye.
Bilmediğim bir yerlerde bir tılsım gizli besbelli; o yok olmasın diye bu ürkek, korkak, tereddütlü halim, sonu gelmeyen beklemelerim.
Aslında böyle olmamalı. Ellerim bu kadar acemi, sesim bu kadar titrek, gözlerim bu kadar kaçak; olmamalı.
Yüreğim hepsinden öndeyken böyle, söze can veren sesim, susmamalı.
Böyle karmakarışık, cılız hatta yorgun hissetmemeliyim.
Biliyordum, derin bir solukla bir defada söylemeliyim.
S
'yi sabırdan almıştım.
E
'yi evrenden.
V
'yi vefa, vedadan önce davranıp vermişti.
İ
'yi ihanet sıkıştırmıştı araya.
Y
, yalnızlığın içinden hüzünle sıyrılıp yer bulmuştu yamacımda.
O
, ozanların dağarcığından uçup gelmişti erken bir sabah.
R
'yi karşımda görünce çoktan razı olmuştum.
U
, unutmanın sihrini mi sunmuştu ben böyle şaşkınken; bilmiyorum.
M
'yi mutluluktan aşırmıştım, gülümseyerek.
Öyleyse...
Şimdi tam zamanı değil mi?
Her şey bu kadar içimde, bu kadar hazırken, eksik olan ne?
Nedir beni tutan?
Korku mu?
Acemiliğim, utancım böyle kaçak dövüşmem; neden?
Zayıf mı hissedeceğim kendimi?
Ayıplanacak mıyım?
Garipsenecek miyim yoksa?
Anlaşılmayacak mıyım?
Duymak istemediğim sözler yüzünden kalbim mi kırılacak; yok mu sayılacağım?
Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak mı?
Ah, böyle olmamalı.
Öyleyse, öyleyse, sahi öğrenebilir miyim?
Sevgimi söyleyebilmeyi, öğrenebilir miyim?
O dünyanın en güzel cümlesini, gün içinde, bir anda, çok derinlerden geldiğinde kendimde tutmayıp, bir defada...
Söyleyebilir miyim?

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:14 PM
Gitmek mümkün oLsada gitsem uzakLara
Sevmesem seni bir daha
Paramparça etsem yüreğimi Cam gibi
Sonra yaksam
Savursam küLLerini karLı dağLardan
Açık denizLere
Yine Seni Severdim toz toz
Yine Sana Tapardım
KüLLerimin ağarLığınca....Ah ße SevgiLim ayrıLık trenini çoktan kaçırmadık mı?
ßiz buLup buLupkaybetme oyunLarını çoktan tüketmedik mi?
O dünyevi a$k oyunLarından kıskandırmaLardan çoktan vazgeçmedik mi?
ßirbirimizi en ağır ihanetlerde sınamadık mı?
AnLadın mı? Artık varLığım sana Acı vermek için değiL
Sadece Seni Sevmek için...
ßiLsem Kapına yatardım
ßiLsem gözünün içine bakardım
ßiLsem keLimeLeri yakardım
Ah ßi ßiLsem aLı$kanLık yaptığını..AL beni Yar
Götür buraLardan
ßıktım artık, hep aynı varoLu$Lardan.
AL beni Yar
A$kın İçine, yüreğime Can ver..

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:15 PM
http://img57.imageshack.us/img57/7051/96143199hz9ge3.gif

Ben Seni Sevdikce Varım!
Hep ertelenen bir an, hiç yaşanmamaya mahkumdur.
Düşlerin bekleyişini yalnızca bir hüsran karşılayacaktır.
Mevsimleri sayarsak, ömür baharsız tükenir gider.
Sevdiğinizi bulmak ya da bulduğumuzu sevmek tercihi en zor olan iki seçenektir bu sınavda...
Boşuna akan ırmaklar mı var yüreğimizde, sebepsiz mi coşkun bir denizde maviye hasretliğimiz?
Ufukta görünen o ki, mutluluk tek kişiliktir aslında.
Karşımızdakinin çabasına ihtiyacı yoktur mutluluğun.
Aşkın da sevdiğin kadar büyüktür, sevdiğin sürece meydan okur dünyaya.
Hasretle beklenen gelmez hiçbir zaman, o hasreti yalnız tüketirsin.
Karşılık bulmuyorsa sevda, umut değil, kendini hükümdar sanan köleler üretir, dönemezsin.
Ama boşa geçmemiştir dolan vakit. Heba olan şiirlerin de değildir.
Türkülerin diliyle yas tuttuğun geceler, sırdaşlığını hiç terk etmez.
Kıymetini bilmediğin kır çiçekleri yeniden açar, o gül solarken.
Ayrılanlar yıllar geçse de üstünden, hep aynı acıyı çeker.
Ama yollar hiç bitmez. Sonuna geldiğin, zannettiğin yerler birer duraktır aslında.
Ve sen yolculuğunu gönüllü olarak bitirmişsindir o durakta.
Güneş hep geç kalırmış gibi gelir, sen bir havada mevsimlecaktır belki.
Hep bir umutla beklenirken sevda habercisi, yüreğini teselli etmek de sana düşer.
Her şeye rağmen ürkütmesin seni bu sevdanın ateşi.
Her yangın önce başladığı yeri yakar.
Sana küçük kendime büyük gelen yüreğimde, yıllar geçse de senin adın yazar.

Ve bil ki sevdiğim, uslanmaz ruhum yaşadıkça seni sever, seni sevdikçe yaşar ...

İsyanlı Sükut
04-02-2009, 09:16 PM
SUS şimdi...

Konuşma…
Anlamsızlıklar dolu aramızda…
Anlatamıyorum...!
Anlamak istemiyorsun ya da...!
Boğazımda düğümlenen, sana söylenmesi gereken cümleleri yuttum... Benim kelimelerim seninkinden daha ağır.../…Hazmedemezsin inan...!

UNUT şimdi...

Düşünme...
Bırak kendini bensizliğe...
Cevabını bildiğin soruları sorma bana.. Suçlu arama…
Anladım.. Bu aşk fazla sana.../...Fazla…!

SİL şimdi...

Bitir...
Yaşananların üstüne basıp geç...
Benli hayallerini savur oraya buraya..
Adımı ağzına dolama artık…
Bakma arkana, adımlarını hızlı at.../… yaklaşman zor olsun bana bundan sonra…!


GİT şimdi…

Sevmelerim hep boğazıma düğümleniyor zaten…
Umutlarım hep yasaklar üstüne kurulu..
Hayallerimi yolladım arkandan……
Kendime de koyu bir "acı" demledim..En tatsızından..!


Kumbaramda biriken “öfkeleri” harcama zamanı..
Çıkmaz sokakları geride bırakma mücadelesi belki de…!
Yeni sayfalar açma zamanı, silgi kullanmadan adı “mutluluk” olan bir hikaye yazma çabası belkide...!


“Seni Unutmak“ sadece lafta, sadece dilde var…
“Yüreğim” hazır hissetmiyor kendini, bunu kaldırmaya gücü yok bu aralar…!


Sevginle dolup taşan bu yüreği, nefretle dolduramam,
Hep seni düşünen bu beyni, unutmaya zorlayamam,
Ben her şeyi, “sen” gibi kolay harcayamam…!
Zordur sevmelerim,
Nefretlerim gibi…!
Zordur başlangıçlarım,
Bitişlerdeki rolüm gibi..!


Son olarak;

Üzerime giydirdiğin bu “ayrılığın yükü” bana hiç yakışmadı…
Şimdi olmasa da, zamanı geldiğinde çıkarıp atacağıma eminim…!
İşte çıkardığım o vakit sen üzerine “pişmanlığı” geçireceksin…!

Ama unuttuğun bir şey var…
Sen onu, ne şimdi ne de daha sonra, çıkarıp atmayı beceremeyeceksin...!!!

İsyanlı Sükut
04-03-2009, 07:12 PM
Kim olsa giderdi…
Hayır … Gitmedim …

Bura da olduğumu mu sanıyorsun. Buraları terkedeli çok oldu. Defalarca gittim...
Çok yolculuklar geçirdim
Vuslatlarım – canalıcı hasretlerim- boğulası intaharlarım oldu
Ben çoğu kez bir babanın oğluna yalvarışlarına ağladım; hasretten
Hayat dolusu hatalar;sonunda bütün doğrularından vazgeçmiş yanlış hayatlara ağladım
Özleyenlere ağladım
Özlem neydi?
Bir çatışmanın ortasında ölümün gözlerine düştü yerde annenin yüzünü hatırlamaktı
Yalnızlığın sesini duyan insanları dinledim;duydum
İntihar sahnelerinde düştü bedenim
Hayır… Gitmedim ….
Hep burada olduğumu mu sanıyorsun.
Çok defa gittim taa uzakların ardında bir uzaklık daha vardı
Gitmekle biter mi sandın
Hayır … Gitmedim…
Hangi hançer yarasıydı yüreğimdeki …
Bulunduğum yer en emliyetli yerdi
Gitmedim…

Sensiz yaşamaya alışmış mıydım
Bu ses bir yerlerlerden tanıdık- pardon
Ama çıkaramadım ….

İsyanlı Sükut
04-03-2009, 07:28 PM
http://www.herkesdinlesin.com/images/Photos/balca_azrail.jpg

Yargılama vakti bitti , İnfaz vakti geldi.
Ne siz bana acıyın, ne ben size yalvarayım..
ßir daha sormayın anlatmam,anlatamam.
Dahası unutup anlatmamalıyım..



Onu gömdüm anılara,bakdım durdum aylarca boşluga..
Özlemle beklemişdim onu oysa..
Ne o geri döndü, ne de içimi yakan hasret son buldu..
Anılarla dolu bu sehir bile beni kovdu..


Bırakında gideyim bu sehirden,
Bırakında kendi yalnızlıgımı yasayayım..
Ölümün soguklugu gibi çöker gecelerin yalnızlıgı üzerime..
Bir baskası paylasamaz onu benimle..



ßenim hesabım yargılayamadıgım gecmişimle.
Ne içtigim şişelerimle,ne unutamadıgım sevdigimle
Benim hesabım kendi benliğimle..



Hayallerim bitti,umudum tükendi.
Kahreden yalnızlıgım ecel gibi geldi..
Kaybolan hayallerim,ölümün huzurunu dahada özledi..
Gözlerim topraga beynim azraile kenetlendi..

...O...

Sevdigine ihanetten kendi kendini yargıladı ve ölüme mahkum etti.
Beynine sıktıgı korku kurşunuyla onda yasamama son verdi.
Yaşamı gibi ölümüde çok acıydı..
Vasiyeti üzerine ona olan duygularımı körelttim..
Ona olan sevdamı öldürdüm..
Ve sonsuzluğa dek yüreğimi..
SİYAH KEFENLE maziye gömdüm

İsyanlı Sükut
04-03-2009, 07:46 PM
Seslerin arasına saldım bedenimi kelimeler sarıp sarmalıyor
ruhum yolunda yitmiş..
Sayıklamaların yol ayrımındayım..
Ses ver Ey Küskün Sevgili..!"

Yüzleşmekten korkmuyorum eşzamanlı itiraflardan senin kadar..
Sesim sana vardığında sessizliğinin tercümanı olur göz
yaşlarım..
Tüm susuşlarım isyan duraklı iyi dinle…


Siteme bulanmış kelimelerim; saçlarım rüzgara yoldaş Yollar;
varışlara…
Şaşkın bir çocuk yüzüyüm aynalarda..
Ters yansıtır aynalar; ben sağına dokunurum sen solum acıdı
dersin..
Sancıların tutar mevsimsiz sebepsiz..
Başkalarının kelimelerine vurgunsun şimdilerde..

Bir zaman kuş kanadıydım semada yan yatsam suya değerdi..
Değdi ıslandım..
Ağır çekiyor sağ yanım solum sende kaldı diye..

Sen turnaları bilir misin Sevgili?
Sevda habercisidir..
Eşsiz yaşayamaz turnalar; gidenin ardından intihar ederler..
Eşikteyim düştüm düşeceğim..
Biliyorum bu sefer tutmayacaksın..
Ve ben yine martılara sevdalanacağım..
Günler uzayacak ve ben yine "tıp" oynayacağım..

Oysaki an kadar önceydi...
Ellerin ellerimdeydi...
Şimdi...
Andan az sonraya adımım...
Bugünden yarına yatışım...
Geceden güne uyanışım...
Düşünmüyorum...
Düş(l)üyorum...

Düşlerim uzadıkçagecesi şizofren günlere uzanıyorum..
Uykusuz gecelerimin çetelisini göz altlarımdaki halkalarda tutuyorum..
Gün susuyor..
Ben susuyorum..
Yutkunuyorum yutkundukça adın batıyor boğazıma..
Gözlerin geliyor aklıma yosunlardan çalıntı…
Aklım karışıyor..

Bakmıyorsun içime Sevgili......

Uzanmıyorsun ….

Susuyorsun...


Sessizliğin “git” in çevirisidir bende..
Yanlış anlamalara meyil verişin sebepsiz değildir elbet..
Hep sen yanlış anladın dudaklarımın arasından çıkan her harfi..
Sıra bende ; yanlış anlıyorum seni…..

İsyanlı Sükut
04-04-2009, 07:41 PM
Uzak Bir Kentin Şarkılarındasın

Şimdi uzak bir kentin uzak şarkılarındasın sevdiğim.Kimbilir hangi sisli sokakta hangi yalan (ve bir kaç saatlik) sevdanın peşindesin yine.

Sana olan sevgimin sonsuzluğu ve gücü seni o hayattan çıkarıp kurtarmayı başaramadı.

İçine beni de sürüklerken son anda tutunduğum anılar beni yaşama bağladı belki de kimbilir.Ama sen gitmeyi sevdin,düşmeyi seçtin bir boşluğa.Karanlığın olmayı seçtin...

Kendini mutlu sanırsın ya,kendini kandırışına yanar en çok içim.Gerçek aşkları çocukça bulursun sanki istesen,elini uzatsan tutacakmışsın gibi boş yere avutursun kendini.Oysa ki o aşklar senin yaşadığın loş,tozlu,kirli hayata çok uzaktırlar be gülüm.

Kendini kandırırsın kimbilir kaçıncı yabancı ten peşinde yanan arzularınla koşarken .Yüreğin yanar bilirim,kendine bile itiraf etmezsin bunu.İçindeki o koskoca boşlukta kendi gölgelerinle boğuşur durursun.Attığın çığlıklar sessizce yankılanır duvarlarında döner sana.Yine de inkar edersin.Mutluyum dersin,ağlayan yüreğini sımsıkı kapatırsın ellerinle ağladığını kimse duymasın diye.Kendinden bile saklarsın ağıtlarını ama ben duyarım.Hani hep derdin ya,içini okurum senin,ruhunu okurum...

Ne diyorum biliyor musun ? Keşke sevdiğim...Keşke ben olmayacaksam yine olmasaydım hayatında ama sen gün geçtikçe o çarpık yaşamın fırtınasına kapılmış bir yaprak gibi oradan oraya savrulmasaydın.Keşke titrek bir mum gibi sönmek üzere eriyip gitmeseydin.Ben yanında değilim diye mutsuzluğuna incinmez miyim sanırsın.Keşke sabah uyandığında huzurla dolabilseydi için de, gözlerini yavaşça açtığında yastığında yürüyen minicik bir uğur böceğini görüp , benim gönderdiğimi anlayıp gülümseyebilseydin.Keşke pencerene konan bir kuş cıvıltısıyla uyanabilseydin sevgiyle....

Sözlerim ulaşamadı sana,sevgim ulaşamadı,sesim,sessizliğim ulaşamadı.Ama keşke dualarım sana ulaşabilseydi de geceleri ertesi gün nerede olduğunu hatırlayamayacağın yabancı kollarda uyumak yerine akşam sefalarıyla dolu bir bahçede huzurlu bir melodiyle kalbinde gerçek sevgi tomurcukları açtığını müjdeleyebilseydin bana.Ya da boşver söylemesen de olurdu,ben aydınlığa ulaşmış,huzur dolu olduğunu bilseydim...

Ne yazık ki olmuyor...Ben senin için gözyaşı döktükçe senin huzursuzluğunu daha da ağır hissediyorum.Felekten günler geceler çalma telaşındayken sen, ben aslında içinin nasıl çaresizce kan ağladığını duyuyorum.Elimden birşey gelmiyor birtanem,elimden bir şey gelemiyor.Ellerimi hiç bırakmasaydın ben sen isteyince mutlu olacağın başka ellere bile seni vermeye hazırdım.Anlamadın,inanmadın ama tek isteğim senin mutlu olmandı.Sen arka sokakların puslu,kimsesiz gecelerini seçtin bense gölgeni bile kıskandığım o yollardan çekip alamadım seni.

Gittin... Yanlış yollara gittiğini bile bile durduramadım seni...Duyuramadım sesimi...Gittin ve gittikçe yitmektesin...Gözyaşlarım çaresiz,mesafeler çaresiz...Öyle uzaktasın ki artık feryatlarım çaresiz....

Alıntı...

İsyanlı Sükut
04-04-2009, 07:45 PM
SeN"i SeNLe PayLaşamayacak Kadar Çok Seviyorum!

Seni, seninle paylaşamayacak kadar çok seviyorum. Çabalama sakın anlamak için beni.
Benim derdim bendeki benleri, bendeki senleri seninle paylaşmak değil ki...

Öpüşlerimi saklamadım hiç dudaklarına. İçimi kıpır kıpır yapan baharla taçlanan papatyaların sarı göbeklerinde de dolaştı dudaklarım..

İstediğim için vardın hayatımda. Sana uyanan sabahlar katmak istediğim için, düşlerimde soktum seni koynuma.

İçimdeki melankolik adamı besledim yokluğunla...Bir kırmızı kadehin içinde boğuldum yalnızlığımla.Özlemek istedim seni, gecelerce uykusuz kalan bir erkeğin gözünü kapatıp rüyalara teslim olmasını istemesi gibi...

Seni tüm bencilliğimle sevdim...Sevilme ihtiyacımın cevabıydın sen...
Aşkın sendeki yansımalarıydı beni çeken.
Yankılanan sesimdi, sesindeki. Ben sevmenin bana ait olan kısmını sevdim...

Ayrılığın bir ahtapot gibi kollarını sardığı bir aşk istedim. Çünkü aşkı tüketecek kadar çok paylaşmak istemedim seninle...Paylaşıldıkça azalır tutku, paylaşıldıkça eskir aşk...İstemedim sıradanlığın gri ezikliğiyle renklenen bir sevdayı. Özeldi, özel kalmalıydı.
Özlemeliydim hep seni, istemeliydin hep beni. Kavuşamamanın, yoklukların devasa gölgesi olmalıydı üzerimizde...


Ben seni kavuşmak için değil, kavuşmayı özlemek için sevdim...
Öyle bir imza attın ki sol yanıma, gizli gizli dolaşıyorsun bedenimin her yanında...
Öyle bir yazıldım ki alnına, taşıyorsun gitsen de dünyanın öbür ucuna...
Buydu istediğim hayatıma anlam katan kadınım!!
ben sensiz, sen bensiz hep yarım kalacak bir yanımız.....

İsyanlı Sükut
04-04-2009, 07:55 PM
Sessizlik cinayettir bazen!
Belki ellerine kan bulaşmaz; belki gözlerini yumar, kulaklarını tıkarsın; çığlıklar parçalanır duvarlarında...
Kafanı çevirirsin yardım nidalarına ya da elvedalara...
Hiçbir sey değişsin istemezsin; yolunu tutmuş, yükünü almişsındır; paylasmayı bilmezsin....
Kimsenin yerine koyamazsın kendini; ne anlamaya, ne anlamlandırmaya çalısmazsın bir şeyleri...
Sevgiden, aşktan, dostluktan dem vurup, ortak olmazsın sorunlarıma...
Her adım atışında çekersin kendini geri; “konuş!” derim, susarsın...
Ya düşüncelerin yoktur kendine ait, ya korkarsın düşündüklerini söylemekten...
Gerçekten var mısın, ihtiyacım olduğunda ortalıkta görünmezken...
Nasıl inanırım sana; haklıya “haklı”, haksıza “haksız” diyemezken...
Sessizlikte bogulurken sesim; ancak fısıldayarak söyleyebiliyorum: “sessizlik cinayettir!”

Gidene “gitme” diyemeyenin, gelene “hoş geldin”’i ne kadar anlamlıdır bilemiyorum.
Benim gibi konusmayıp, benim gibi yazmayandan uzak durursam; nereye götürür beni bu tekdüzelik!

Arada bir “saçmala!” desin biri, ölçüp biçeyim, düşüneyim üstünde; onun kadar sert, onun kadar umursamaz olmayayım; içim rahat olsun “yanılıyorsun” derken ve gülümseyeyim.
Dikkatli olduğumdan dikkat isterim doğru; kaçınırım kötü söz söylemekten; anlamadan itham etmek istemem; tahammül gösteremem yargısız infazlara; her duyguma bir cümle bağlayabilirim istersem; ama öfkelenmeden yazamam, yazamam yazmasına da sövemem de kimseye...

Sessizlik izin verir karşındakine, seni dilediğince yorumlamasi için...
Ve bazen, en fazla bağıranla, hiç sesi çıkmayanı ayıramam birbirinden...
Ve merak ederim: “Ne saklıyorlar benden?”

Belki gözlem yapıyorlar, belki veri topluyorlar; herkes bağırırken susmak, erdem sayılır belki; ya sessiz çoğunluğun bir parçası olmak?
Ben ağlarken gülüyorsan anlayış gösterebilirim; ben ağlarken ağlıyorsan “dostum” diyebilirim, ben kalırken gidiyorsan “korkak” sanabilirim; ben severken itiyorsan, vazgeçebilirim senden ve ben sorarken susuyorsan, katlim vaciptir demektir; ölebilirim!
Sessizlik cinayet işler bazen; ne bir tanık, ne bir kanıt bırakmaz arkasında; bazen bizim gibi sessiz, bazen tırnaklarını toprağa geçirerek, hayatımızdan çıkıp gider insanlar; bazen anlamamanın, bazen anlaşılmamanın acısını duyarlar.
Ve fark etseler de, etmeseler de, kimse güvende degildir artık; oysa, güvende olmak için tercih edilir susmak!
Ve vicdanımızın tek düşü olur; deliksiz uyumak!

İsyanlı Sükut
04-04-2009, 08:01 PM
http://img209.imageshack.us/img209/5083/bura1hinc9hu8bh7xn4rf3.jpg

Dokunsalar ağlayacağım

‘İyi’ demek adettendir ya !
‘İyiyim’ dedim…
Değilim.

Anlatılması zor bir duygu içimde ki.
Her harf
Her kelime
Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi.

Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum.
Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum.
‘Kime, neye konuşursan konuş’ diyorum…
Yeter ki susma!

Hiçbir söz yetmiyor, beni 'bana' anlatmama…
Dinleyemiyorum kendimi, acımadan içim…

Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça…

Bir anlık değil, boğulduğum bilinmezlik.
Acısı çıkıyor sustuklarımın.
Oysa ben iyiyim görünürde !

Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum...
Ya hep ben fazla geldim ya da hep bir şeyler eksik kaldı…
Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanını.
Ve ben,
İyi olmanın eşiğinde, korkulara kapılıyorum anlamadığım bir biçimde…
Sebebim yok.
Belki de çok…

Biliyorum;
Ben bile kendimi anlayamıyorken anlaşılmayı beklemek, hayalden de öte .

Ben kendimi,
Görmüyorum
Duymuyorum
Ve bilmiyorum…

Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu…
Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça…

İsyanlı Sükut
04-04-2009, 08:08 PM
ÇiLekeş. .

Sana “gitme” demenin ne kadar anlamsız olduğu bir kere daha öğrendim bugün. Ben yine “gitme” dedim ve sen yine gittin. Oysa umutlarımı koymuştum kalbimdeki tarlaya, onları özenle, bir bir her gün sulayıp büyütmüştüm. .

Kalmak çaremiydi acaba, yaşama sebepleri içinde yaşayamama ihtimalleri… Platonik bir yaratılıştı bu kesinlikle, kurşunlar üstümüzden vızır vızır geçerken, biz gölgeler arasında çılgınca sevişiyorduk. Vücutlarımızın her santimetre karesini kaplayan yaralanmışlıkları inceliyor, korkuyorduk. Bir yara daha alır mıyım diye korkuyorduk, acaba o da bırakıp gider mi beni diye korkuyorduk. Ama yinede sarılıyorduk birbirimize ve birbirimizi sevmekten hiçbir zaman vazgeçmiyorduk…
Bir havuz içinde ki nüfusu sabitliyorduk sanki, birimiz havuzun bir kenarından çıkarken, bizim yerimize başka biri diğer taraftan havuza atlıyordu. İçimizden biri sevdiğini yitirirken, bir diğeri havuzun diğer tarafında, başka bir yeni bir aşka yelken açıyordu. Yitik sevdaların sonunda yaşanılan, boynu bükük muamma gibi sere serpe yere yıkılıyorduk sonunda. Ama yine de vazgeçmiyor, en ufak bir kıvılcımda kalbimizi yeniden ateşliyorduk. . .

Kalman anlamsızdı belki de bu defa, belki de gerçekten gitmen gerekiyordu. Aramızdaki bu olmamışlık, bu yarım kalmışlıktı belki de içimi acıtan. Yüzünü bir daha görememek değildi, birbirimize hak ettiklerimizi verememiş olmamızdı belki de, bilemiyorum. . .

Şimdi yalnızım, içim de hiç alışılmadık bir burukluk. Gözlerimin feri söndü, görebildiklerim sadece donukluk. Gitmen gerekiyordu bu defa biliyorum, ama sana yine de, bir kere ve bir kere daha gitme diyorum. Gitme! Gözlerim yaşayamaz başka bir tende, gitme. Sitemlerim çıkmaz gün ışığına, hatıralarımın yüzü gülmez bir daha, gitme! . .

Sebebini bile bilemezken sana olan aşkımın, bitmemesinin sebebini biliyorum. Kim ne derse desin, her ne olursa olsun, sonuçlarına katlanmam gerektiğinin farkındayım. Sevgi öyle bir şey ki, biz istemeden içimize, en derinlere girebiliyor. Girdikten sonrada ne kadar uğraşırsan uğraş bir türlü çıkmıyor. Sana kalan, son demini yaşadığımız bir aşkı bitirmek sadece. Sadece arkanı dönüp gitmek. Sadece, beni bilmediğim bir diyarda, bilmediğim hatta başrolde bile olmadığım bir serüvene iteklemek ve gitmek. . .

Kalmanı istemeyeceğim bu defa, gitmen gerek biliyorum. Olmasın bir daha yaşamım, ben yavaş yavaş ölüyorum. Doğmasın bir daha sabahım ben nasılsa görmüyorum ve ne zaman sorarlarsa, ne zaman lafın gelirse, ne zaman aklıma düşersen hep diyeceğim ki. . ; “ seni hiç unutmadım, hala ilk günkü gibi seviyorum!”. . .

Yıldızlar gelmiş güvercinleri koluna takıp bu gece pencereme, sitemlerim gökyüzüne ait artık. Kırık kollu güvercinler gibi çırpınıp durmuyor nihayet yıldızların kollarında. . .

Gittiğinde hissettiklerim ya da hissettiğimi düşündüklerim birer yalan mıydı yoksa? Yalan değilse neden artık acı vermiyor minik yüreğime?
Seçtiğimiz yollar bunlardı belki de; o gitmeyi, ben de o gitse dahi onu sevmeyi seçmiştim. Yitik bir sevdaydı ta başından beri, olmayacağını bile bile âmin dediğimiz dualardandı sadece. Şimdi içim rahat, bir savaşı kazanabilmek için tüm benliğini ortaya koyan mağrur bir komutan gibiyim sanki; savaşı kaybetmiş olsam da, onurlu bir şekilde savaşmakta bana yetti. . .

Yüreğimde açılan yara ömrüm boyunca kapanmayacak biliyorum. Gözün aydın dünya, yeni bir çilekeşin var artık. Onun ne halde olduğunu bilmiyorum, üzülüyorsa eğer ki gittiğine, istemeden gitmiş demektir ama yok isteyerek gitmişse zaten hiçbir zaman benim olmamış demektir. . .

Erhan KeLLeci. .

_SaHrA_
04-04-2009, 08:15 PM
İnan Yaşadığımız dünyada herşey yalan değil
Şu milyonlarca insanın hepsi de yalancı değil
Seven insan inanmak ister,inanılmak ister
Bir gün aldanmak bile o kadar acı değil
İnanmışların güller açar kalbinde her zaman
Bütün korkuları avuçlarından akıp gider
Bir güneş doğar ufkunda pırıl pırıl sıcak
İnanmak biraz da varolmağa benzer
Bırak,o sevemiyenler inanmasın aşka
Birlikte mutlulukları yudum yudum içmek var
Gel,biz ona gidelim o bizden uzaksa
Şüpheleri,yalanları atalım içimizden
Gel,seninle bir yola çıkalım yarın,şafakla
Kimsenin varmadığı bir yere varalım inanmakla

************
canımm emeğine yüreğine sağlık...

İsyanlı Sükut
04-04-2009, 08:17 PM
Seninde okuyan gözlerine ve anlayan yüreğine sağlık....!

_SaHrA_
04-04-2009, 08:26 PM
http://img80.imageshack.us/img80/195/adszfgn.jpg

Sürgünüm

Her gün yeni bir yangında hayatım
Acılardan acılara sürgünüm
Sende başlar sende biter isyanım
Yalnızlıktan yalnızlığa sürgünüm
Ateş olsan duman olsan kar etmez
Giden gider yollar geri getirmez
Bu talih de seni bana yar etmez
Ayrılıktan ayrılığa sürgünüm
Işık seçtim gözlerini gönlüme
Yorgan gibi çekip gittim üstüme
Kimliğimden adresimden kime ne
Sokaklardan sokaklara sürgünüm
Yetmiyor ah isyanlarım yetmiyor
Dağda sürgün taşta sürgün bitmiyor
Hasret bana pusu kurmuş bekliyor
Gecelerden gecelere sürgünüm.

İsyanlı Sükut
04-04-2009, 08:30 PM
Sende başlar sende biter isyanım
Yalnızlıktan yalnızlığa sürgünüm

.....

Murathan
04-04-2009, 11:02 PM
Anlatılması zor bir duygu içimde ki.
Her harf
Her kelime
Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi.

Hiçbir söz yetmiyor, beni 'bana' anlatmama…
Dinleyemiyorum kendimi, acımadan içim…

[/COLOR][/SIZE][/FONT][/CENTER][/B]

Emeğine sağlık Leyla..

İsyanlı Sükut
04-05-2009, 12:21 AM
seninde okuyan gözlerine sağlık Muratcım

İsyanlı Sükut
04-09-2009, 09:02 PM
http://i44.tinypic.com/zkpx4w.jpg

Her sabah yeni bir hayata uyanmak için kendime söz veriyorum
seni yaşamayı bırakıp hayatı yaşamayı hüznümün yerini mutluluk alsın diye uğraşıyorum

Ama her günün gecesinde yine seninle birlikte uyuyorum aklımda hayalin dilimde ismin ve gecenin karanlığında kaybolan göz yaşlarım sabah kalktığımda içimde bir umut oluyor varlığını hissettiğim ve kaybetmek istemediğim.. ama kendimle ne kadar çelişsem de yine günün geri kalan kısmında aklımdan sen kalbimden acın silinmek bilmiyor herkes seni unuttuğumu yeni hayata başladığımı düşünüyor ama bilmiyorlar ki ben hala aynı yerdeyim yine gece oldu bu gecede sen yoksun bu gecede çalmadı telefonum bu gecede aramadın beni.. belki ararsın diye telefonumu hiç kapatmıyorum.. ararsın da ulaşamazsın diye..


Ama dedim ya Bugünde yoksun belki yarın diye koyuyorum yatağımın baş ucuna elimde resmin var şimdi son kalan başka fotografların arasına karışmış buldum geçen gün bütün gün gözümün önündeydi yine elimde. o resme bakarken içimin acısını tahmin bile edemezdin her şey geldi aklıma seninle yaşadığım her şey.

Senin benim aklıma geldiğin kadar bende senin aklına geliyormuyum seninde beni düşündüğün anlar oluyormu benim yüreğimde yanan ateş sendede yanıyormu kimi zaman senin kalbinde başkasının olduğunu bilmek beni çılgına çeviriyor nefesim kesiliyor kalbimin sancıdığını hissediyorum biliyormusun sen gittiğinden beri sabahları neşeyle uyanmadım hep bu enerjiyi nerden buluyorsun sabahları derdin bende yaşamı seviyorum sen olduğun için derdim şimdi ise kalbimde ağrıyla uyanıyorum şimdi eskisi kadar içten gülmüyorum.. konuşmayı sevmiyorum.. sen hep bana bu kadar anlatacak şeyi nerden buluyorsun derdin şimdi sadece dinliyorum..sağlığımda pek yerinde değil artık ellerimde titreme başladı senin başkasını sevdiğini söylediğin günden beri... gitmeni istemedim.. sana kalda diyemedim beni gönderen sendin yaşadığımız bu güzel aşkı toprağa gömende İçimden seni atamadım bir türlü..bir gün karşıma çıkarsan ne yaparım diye düşünüyorum bırakıp gidermiyim boynuna sarılıp ağlarmıyımama sanırım bırakamam. Sen bırakıp gittin ama ben gidemem bak bu gecede seni düşündüm nerdeyse sabah olmak üzere bu sabahta senden vaz geçiyorum...biliyorum ki bugünde senden vazgeçicem yarında ertesi günde diğer günde..



Ve yine sabaha sensiz başlayıp geceyi yine seninle bitireceğim.

İsyanlı Sükut
04-12-2009, 07:59 PM
gönlümün yorgunluğu bitti...

İsyanlı Sükut
04-17-2009, 02:18 PM
Şehrimin üzerine perdelenirken akşam,
Kapıda dibi tutmuş bir gece karşılıyor beni.
Beni bekleyen dört duvar yalnızlığı…
Ve kırık aynalarda,
İpini çeken yarım cümlelik adam...
Ve yüreğimde içten ice kanayan sensizlik…
Gayri sen yoksun dudaklarımda…
Yitip gidiyorum ucu ateşe verilmiş " sel " gibi..
Eksiliyorum ipi kopmuş bir " gün " gibi..
Gayri sen yoksun satırlarımda…
Yusuf'un ayak dibinde,
Dibi kör kuyulardayım / sana geç kalmışlığımı vurmaktayım..
Gayri sen yoksun gözyaşlarımda..
Eyyub'un dilsiz yüreğinde,
Tuz basılmış yaralarındayım / dua dua " sana " kanamaktayım..

Yoksun be alnı öpülesi kadın…
Acılarım kanarken yoksun…
Adının altı harfini mühürlediğin dudaklarımda,
Sensizliğin kelimeleri yanmakta…
Gayri sen yoksun ayak uçlarımda…
Şakağındayım sensiz zamanlarımın..
İnfazındayım senli varlığımın..
Kiracısıyken dünyevi menzilin,
Sensizliği dayayıp yüreğime
Tek kurşunla kendimi vurmaktayım..
Sen yoksun tuza bandırılmış acılarımda…
Sensizlikte bir yanımda,
İçimde seni öldürmemin hükmü verilirken,
Bir yanımda,
Bensiz varlığında "sensiz "yaşamanın ödülü
Yaralı göğsümde paslanmakta
Gayri sen yoksun tozlu yollarımda…
Ait olduğum karanlıklara gidiyorum
Kenarı ateşe verilmiş bir mektup gibi.
Ve sen yoksundur gayri.
Baktığım her kadında,
Kendimi "sana " intihar ediyorum…
Ve sensizliğin düğümü boynuma geçirirken
Sen'li cümleleri şakağından vurup
Sana yenilmişliğimi ilan ediyorum...

Sen yoksun…
Yokluğunda seni yaşatma çabasındayken
Altı kelimelik adın sökülüyor dudaklarımdan..
Ve akıp gitmiş bir " sel " gibi süzülüyorum kilsiz topraklara.
İnce tesbih taneleri gibi savruluyorum ayak uçlarına.
Sen " bensiz " Cennet bahçelerinde yürürken,
Ben yaşanıp bitmiş bir " gün " gibi düşüyorum hatıralara.
Oysa...
Oysa sen olsan yanımda taşları yastık bilirdim..
Varlığında bir dilim ekmeği bile bereket bilirdim...
Ey alnı öpülesi kadın,
Gelmeyeceksin biliyorum..
Gel(me) ne olur..
Acılarımla kanamasın yüreğin..
Gel(me ) sakın…
Gözyaşlarımla ıslanmasın gözlerin…
Var git sevgili…
Mutluluklar senin olsun…
Acıların ise benim….
Boşver aldırma sen bana..
Ben senin acılarına kefilim sevgili…
Yokluğumda mutlu olacaksan,
Bensiz gölgelerden Cennete varacaksan
Var git sevgili..
Adım dudaklarında anılmasın..
Git hadi sevgili...
Giderken de kapıyı üzerime kilitle...
Yüreğimin anahtarı yanına almayı unutma sevgili..
Ardında bakmadan git sevgili….
Yokluğun benim olsun…
Kopar sancağını son kalesi düşmüş zaferlerimden…
Kanatlan artık düşlerine yaralı yüreğimden..
Ben ki; yarım cümlelik adamım…
Bırak tamamlanmasın varlığım senle…
Ben ki; hayat mektebinde,
" Aşktan " bütünlemeye kalan talebeyim..
Ben ki; sensizlikte " yalnızlığına " gebeyim..
Aldırma gözlerimden düşen ıslak pınarlara..
Yüreğimden yüreğini al da git..
Beni " bana " bırak sevgili…
Bana vaat edilen mutluluklarım sende,
Günahların ise bende kalsın...
Hadi topla cümlelerini dudaklarımdan..
Topla gülüşlerini tuza bandırılmış yaralarımdan….
Bana tozlu yollar yakışır sevgili..
Sana ise Cennet...
Sana ait hiçbir şey kalmasın gayri..
Sadece bir kadını varlığında değil de,
Yokluğunda yaşatma onuru kalsın bana…" Ey yüreği öpülecek kadın;
Yokluğum, mutluluğun olsun "

İsyanlı Sükut
04-17-2009, 02:34 PM
SANA YAŞIYORUM

tek kişilik kışlarda,
tek kişilik akşamlarda;
tek kişilik yataklarda donmak istemiyorum . .

/..sensiz üşüyorum../

hani en çıkmazlarda,
gözyaşım kirpiğimin ucunda,
yaşamaktan önce sen geliyorsun ya aklıma . .

/..seni seviyorum../

yolum sevdada . .
virajlar, tümsekler . .
bir yanımdan kapris, bir yanımdan gurur geçiyor . .

/..ben sana koşuyorum../

gece ansızın açıyorum gözlerimi . .
senli bir rüyanın tam ortası . .
"kahretsin!" diyorum kahretsin !!
tekrar sana uyuyorum . .

/..sen uyma bana../

satırlara döküyorum seni . .
özene bezene, sayfa sayfa
kenarlarını süslüyorum . .
dur gözlerini kapatma !!

/..hala seni okuyorum../

onca zaman geçti . .
ayrıla ayrıla geldik tam aşkın ortasına . .
bilsen ne çok şey değişti . .
şimdi sevdama laf atanlara kocaman;
yanında küçücük oluyorum . .

/..yaşım aşk
...seninle büyüyorum.../

DİLEK EĞRİ

_SaHrA_
04-17-2009, 05:09 PM
http://img2.blogcu.com/images/g/u/z/guzelyer/av5lk2.jpg

Düş sokağında bi eski zaman

Yokluğumun acı dizelerini yazdığım

Deliveren gülleri ellerimde

Tırnaklıyorum gönlümdeki acıyı

Kanatıyorum

Ve ardından yalnızlığı düşlüyor

Üşüyorum

Bi hazin elveda zamanı geciyor

Gülüyorum delice

Ve gidiyorum sessizce

Sana;

Seviyorum deyişlerimi anımsıyorum

Ağlıyorum

Belki kanıyor ellerim

Bilmem; belki o sıra ürperiyorum

Her üşüdüğümde yada üreperdiğimde

Dizelere döküyorum haykırışlarımı

Şiirler yazıyorum

Teselliyi dizelerde arıyorum

Mısalara sıkıştıryorum sevgimi

Nefretimi, kinimi, öfkemi,yalnızlığımı

Ve acılarımı

Sonra sıkışıp kalıyorum

Deli ayaz bi ruzgarın esaretinde…

Ürkek zamanları işliyorum

Kazıyorum adını sonra yüreğime

Gel otur desem

Gel desem

Bilmiyorum suskunluğuma ne desem?

İsyanlı Sükut
04-17-2009, 07:45 PM
http://i41.tinypic.com/2cygpd3.jpg

Durup dinlediğim sessizliğindi önce...
İncinmiş yanlarından tanımıştım seni.
İç’im yanmıştı kapının arkasına çömelip ellerini başının arasına aldığında


Sözcüklerine bağladım tebessümü Yâr...
Yürünesi yollar kapanası olduğunda kanadı yitik turnalar gördüm rüyamda...

Sustu(n).... zayii oldum...

Ellerimi cebime koydum, hüzün bulaştı parmaklarıma...
Poyrazın zulmune takıldı uçurtmalarım...


Yüreğime takıldı ayaklarım. Düş’tüm; dizleri kanadı kısa pantolonlu çocukluğumun...

Cân’ ımı yaktı masallar...

İltica ettiği ülkeden sınırdışı edilmiş olmanın hüznü ile açtım ellerimi Yıldızların Sahibine...

Bir yaş düştü iç’ime...
Ardından bir kelam dilime....

La Tâknatu ... La Tâknatu minAllah...

Düş’tüm kuyuların dibine... ama hiç düşmedim zifiri karanlık ümitsizliğe Yâr ...

Haydarpaşa bile grilere büründü... ben düşmedim ümitsizliğe...
Mavinin yankısı vardı yüreğimde...

Malumun olsun Yâr... bir düş değdi çocuk yüreğime...

Âşkı sobeliyorum iç’imde...

Kafesini açtım bunca zaman korumaya çalıştığımın...

"Git gayri... Ben senden geçtim" dedim.. "Git o Yârin ellerine..."

Titredi küçük kuş...
Çırpındı ... uçtu...

Hicreti ellerine...

Aç pencereni... Sokaklar ayaz...

Güneş ısıtmaz avuçların kadar...

Mülteciyim...

Aç ellerini Yâr...

Aç ellerini...

İsyanlı Sükut
04-17-2009, 07:50 PM
Gitme sırası kalbine geldiğinde alır kalemi susa susa yazarsın,
dert bu ya söyletir..

Herhangi bir gecenin koynunda suyla ihanete uğramış bir kadeh rakı varsa,
nefretle aşkı meze yapıp yuvarladınmı dibine,
''Gel keyfim gel'' diye bir şarkı düşmez insanın diline..

''Hiç bir yara hiç bir zaman tam olarak iyileşmez'' derken
haybeye konuşmamış Yılmaz Abi..

Sen kalbimden geçtin, sırtımı parçalayıp çıkan kurşun misali..
Sen bana benimle ihanet ettin!

Gözlerinde beş vakit aşk kılmaya niyetlenmiştim oysa.
Ama herşey birbirinin aynısı.
Bu şarkıya ağlamıştım daha önce mesela,
kendimi şarkılara, rakıya ve hüzünlere vurmak,
en nadide alışkanlık bünyemde.
O gün de böyleydi işte,
birileri kapımdan inadına yeni bir gece daha atarken,
yapmayın diye avaz avaz susmuştum,
sonra sen gitmiştin,
ben çaresiz..
Hayat işte..

Başımı ellerimin arasına alıp, ne yapsam başa çıkılmayan silüetin cebimde,
cebin ve cepkenin delik olmadığı aşikar üstelik.
Bir nevi yürünmüyor yüreğimde eski sen'lerin leşinden..
Ahh içimdeki kamyon..

Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık,
zamanlar haindir ama,
sen yine de en güzel anılarımızı kap gel yanıma demeyeceğim,
yüzündeki pavyon sarışını ihanete sövmeyeceğim,
ömrümden düşe kalka sildin kendini.

İşte bu yüzden suskunken çıldırmayı biriktirmem,
işte bu yüzden kalbim kalbinin kapılarını çarparak gitmek istiyor şimdi!

Ellerin aşkı kaçmış senin gözlerine..
Bu defa ''bana'' müsade..

4éwéR aşqK
04-18-2009, 01:28 AM
Ve yüreğim bir fısıltı bırakıyor kulaklarıma “ Dünya dursa o dönse olmaz mıydı sanki ”

qüzeLdi arkadasım çok sa0LLLL

İsyanlı Sükut
04-18-2009, 11:31 AM
Başı-sonu sen sandığım bu yaz[g]ıda satır arası koca bi yalnızlık düştü payıma...
Koca bir yalnızlık...

Şimdi etrafımdaki kalabalık bile deva değil inan içimdeki yalnızlığa.. Ben seni gerçekten seviyormuşum meğer... Seviyormuşum haddinden çok... Yüzüme bakan insanların yüzlerindeki boşlukta seni görüşüm her seste seni buluşum bundanmış...

Ve aşk k ö r olmakmış..
Senden başkasına.

...

Şimdi...
Özlüyorum tek kişilik kalabalığını...
Ellerimin titrekliği izlerinin silinişinden.. Ve donukluğu cümlelerimin..
Gözlerimse... renksiz bakıyor artık..
Üşüyorum sensiz...
Yanıyorum da.
Aşk mı bu?

Sus.
Bırak cevapsız kalsın bu da..

Zaten..
Zaten bir gerçek daha haykırıyor kendini... ;

/Meğer ben sadece sensizken yalnızmışım
bu yüzden-miş şimdi bu 'tek başına'lığım.../

Bu yüzden..

İsyanlı Sükut
04-18-2009, 11:33 AM
Gelme dedim, girme tekrar gecelerime... Dinlemedin. Ne olurdu sanki olduğun yerde kalıp canımı bu yakmasaydın? Sende haklısın dört duvar arasında kalmak zor olsa gerek... İyide benim suçum günahım neydi? Yazık değil mi bana? Benim dört duvar arasından geçecek ömrüm ne olacak?

Hayatıma girdiğin o ilk günü hatırlıyorumda ne güzeldi herşey... Ben olmaz dedikçe, sen ısrar ettin. Ben kaçtıkça, sen kovaladın. Sonra bende sevdim seni. Kimseye bişey hissettirmeden, içimdeki koru her daim alevlendire alevlendire sevdim seni. Sonra bir anda bitti herşey. Niye bitti, nasıl bitti anlamadım. Sadece bakakaldım ardından.Bir tek sen bende bitmedin, bende sende... Bir tek ben senden kopamadım, sende benden...
O bakışın anlamı neydi çözemedim hala... O telefon konuşması niyeydi? "Bence mutluyduk. " ne demek?


Yeter! Seni her gönderdiğimde nasıl yaptığını anlamadığım bir şekilde hayatıma girmenden çok sıkıldım. Yoruldum inan, gücüm kalmadı artık. "Oyuncak bebek gibisin, dokunmaya korkuyorum." derdin ya hep, o bebeğin pili bitti artık. Yaklaşma, canını yakarım.

Senden sonra çok şey değişmedi biliyormusun? Hiç durmadan yazıyorum. Beni anlatan cümlelerde kayboluyorum. Ve sessizce haykırıyorum görünmeyen değlara... Nafile bunlar! Yine de anlatamıyorum yaşadıklarımı...

Yüzlerce kelimeye bedeldin sen!
Sen benimdin!
Koca bir sevda içindeydim.
Ve sonra...
Anılar hayallerle karışıp kaldı aklımda.

Seni anıyorum bu gece, yaşananları anıyorum anılmayı ümit ederek... Oysa sen anılarda kalmayı haketmedin.Bi zamanlar şah damarımdıni hiç durmamacasına atıyordun. Şimdi noldu? Hadi tekrar at, hiç durmasın kalbim. Senle atsın, senle dursun bu kalp...
Sen yokken dünya bile gözümde değil.
Yıkılmam boşuna değil.
Nedensiz değil bu gözyaşları.
Yaşanan bi geçmişti bedeli.
Olanları anlayamadım, hep anlattım.
Ve son bi kez daha ağladım sana...

Seni sevdiğim, sana değer verdiğim için hiç pişman değilim ben. Haketmeyene değil, hakedene verdim ben yüreğimi... Sana verdim. Aslında bile bile acı çekmek benimkisi... Sana bir telefonla kavuşmak varken bunları yaşamayı seçiyorum ben. Yasını tutmak hoşuma gidiyor. Verdiğin acı bile değerli çünkü... Senden sonra bir başkasına bakmak haram gibi geliyor.

Şimdilerde yolumu kaybetmiş bir gemi gibiyim. Rüzgarın esmesini bekliyorum. Beni alıp başka limanlara kaçırmasını bekliyorum.
Gel rüzgarım!... Es!...
Götür artık beni yüreğine!...

İsyanlı Sükut
04-18-2009, 11:36 AM
Başıma çökmüş bir akşamın sığlığında uğradım gözlerinin enginliğine. Rengi nedir diye bile bakmaktan korktuğum gözlerinin avuçlarına bıraktım cocukluğumu. Sen konuştukça, ben büyüdüm sana. Birkaç dakika yanında olmanın kattığı umut deryasına bıraktım Suna boylu yangınlarımı. Kaç gündür sesinin renginden düşecek haberleri beklerken, ben sen oldum. Saçlarındaki beyazlara dayadım çamurdan yüreğimi. Her arayana sen diye koşarken, sesinden yoksun düştü içimdeki nehir.Susadı dışımdaki çember, daraldı gökyüzü…Oysa ki sen benimle aynı gökyüzünün altında yaşamaktaydın..Fark edemedim, sezemedim..Meğer sen bana ben kadar yakınmışsın. Yabancı dursa gözlerin gözlerime, şimdiye kadar dudak kenarlarından kovulmadı çocukluğum..Sende – şimdilik - sessizce büyümeye devam ediyorum. Kim bilir birkaç gün sonra öleceğim dudaklarında..Sahi ölmek dedin de; ben senin yüreğinde kaç gün yaşabileceğim ? Çünkü bu yürek hiçbir deniz de yaşatılamadı..Şimdi diz çöktüm çocukluğumun başına, bir denizin maviliğini bekliyorum…Çünkü benim hiç denizim olmadı bur terli coğrafyada..

Evet, benim yüreğim şehrim gibi çoraktır.. İçi yangınlardan olma, dışı yalnızlıklardan doğma bir yaranın tam ortasına düşmüş ceninim. Keza kim bilir senin yazgında imlası bozuk bir cümlenin gırtlağına yazılmıştır. Şimdi uzandım Suna boylu rüzgarın koynuna..Ayak dibimde şiddeti yalnızlıktan ibaret bir deprem büyürken, ben senin gözlerinin avlusunda ömrümü huzura sıvamaktayım. Az sonra koşacaksın ya bana…Saçlarının arasına sevda alfabesini çözüp beni gözlerinin denizine kavuşturacaksın ya..Guslettim sensiz geçen ömrümü, değmese de bir yürek bu kurak toprağa yine de terimle yıkadım..kapındayım, beni gözlerinle buluştur. Beni de kabul et gözlerinin avlusuna..

Bilmem dikkat ettin mi, gözlerimin toprağa olan aşkını…İçimdeki çocukluğunun büyümemeye olan inadını..Sen sorma sakın..Boşa tüketme nefesini..Morg sessizliğine dönmüş yüzüm tüm soruların cevabıdır. Başım toprağa dik açılardan vurulsa da, ben sen kadar yalnızım..Küçüğüm senden biliyorsun lakin sana yetişmek isteyen ayaklarıma cevap ver. Sakın dur deme bana..Sakın herkesin dediği gibi – sen çok iyisin ama üzgünüm bana geçe kaldın – masallarını vurma yüzüme..İlla benim ol demiyorum sana..Ama gitme, sende gözlerimin içine bakıp yalnızlığın musallasına yatırma..Öldürme beni, hayat ver nabızlarından süzülmüş bir avuç suydan..Sakın karanlık bırakma beni..Sevda alfabesini çökmüşken başıma bir mum uzat yanağıma..Bir nefes bırak cocukluğuma…

Gideceksen / Dinle son kez beni

Gelmeyeceksen eğer, şehrin son durağına bırak beni. Taze bir ağacın gölgesine indir avutulmamış yüreğimi..Bir tutam saçını da bırakmayı da unutmayasın sakın. Uğradığım her kapıdan kovulan bir yüz, gömülmeli sabaha kalmadan..Aynalara pek alışık değildir gözlerim, kır içimde sana kurduğum köprüleri..Sana uzattığım dalları da bırak ayak altına..Merak etme – gelmedin diye – acımayacak kalbim..Çünki hiçbir zaman diliminde bir yüreğe yoldaşlık etmedi yüreğim. Sende git / ki kalbim yıkık bir kentin hatıralarıyla dolu..Senin tarafından vurulur bir kez daha yüreğim..Senden önce kaç kez öldürüldü içimdeki düşler..Kaç kez sürüldü cesedim yüreğime.. Kaç kez devrildi üzerime alfabe..Yalnızlık tarafından kaç kez iğfal edildi umutlarım..Rehin kalmışken karanlığa, son bir kez cenin oldu gözlerin yarınlarıma…Gelmeyeceksen eğer, son bir cümle kur bari…

“ Üzgünüm, seni büyütecek bir denizim yok yürek toprağında..
Sıksan tenimdeki ter bulutlarını,
Tek bir umut bulamazsın sana dair..
Unutma, ayaklarını bastığın yer kara iklimi..

Beni yaşayıp acıyı yaşamaktansa,
Gözlerimin yabancılığından olsun kefenin…
Sancağın düşse de saçlarıma,
Kalkmayı bil küçük çocuk..
Çünkü ben unutulmuş bir mezar bekçisiyim..

Keşke sana kucak dolusu denizim olsa da yürek coğrafyamda..
Ama ben çoktan kırdım dallarımı..
Git hadi küçük çocuk…
Yüzüne vurulan onca kapı olsa da..
Büyü be cocuk…
Büyü..
Ölme bende…
Bak göreceksin..
Bensiz de yaşamayı öğreneceksin..
Çünki sen …



Alıntı

İsyanlı Sükut
04-18-2009, 11:41 AM
Kimsenin omzuna koyamazken başımı,her zamanki gibi yastığıma koydum dün gece.Hiç büyümek istemeyen inatçı kızın masum hayallerine sarılarak ağladım iki gözüm iki çeşme.. Zaman bıkmadan usanmadan ninnisini söylerken bana ''tik tak tik tak tik tak'' biliyorum ki sığınabileceğim tek yer çocukluğum.Tekrarımı yaşıyorum her gece.Ve sabahları hayatla boğaz boğaza uyanıyorum.Kimse aramasın,bir şey sormasın,görmesin,özlemesin,kapımı çalmasın istiyorum.Takatim yok karşılık vermeye..

Yorgunum..

Çok yorgunum..
Neler oluyor bana?
Yorgunum ve yataktan çıkmak istemiyorum bu sabah..
Yoksa içimdeki ışık mı sönüyor ya da bir yerlere mi gidiyor ardında hiç iz bırakmadan..
Aşk acısı çekecek kadar büyümüşüm müyüm acaba,hayatı anlamakla geçip giderken zaman..
Yağmur başlıyor,yağdığını cama vuran yağmurun elleri haber veriyor.Perdelerim sıkı sıkıya kapalı göremiyorum hüzünlü damlaları.Yağmurla birlikte ağlamaya başlıyorum, hıçkırıklarım bastırıyor cama vuran ellerin sesini..
Telefonum çalıyor en beklemediğim anda.Hıçkırıklarımı yutkunup tek kelime bile etmeden sessizce açıyorum..
Hiç tanı(ya)madığım bir adam :
''Yağmur yağıyor,demek yine üzüldün sen..'' diyor bana yeryüzünün en tanıdık sesiyle..
''Taştan bozma da olsa bir kalbin olsun isterdim'' demek geliyor içimden cevap olarak ama susuyorum.Sessizliğim devam ediyor bir süre daha ve telefonu kapatıyorum..
Telefonu kapatmamla üşümeye başlıyorum ansızın.Üşüyorum ve hasta hissediyorum kendimi.En çok da kalbim üşüyor sanki.Penceremi açıp Keşke onu sol göğsümün altından söküp atacak gücüm olsa diye haykırmak,aklıma gelenleri bir bir söylemek geliyor içimden yağmura inat.Taburcu olamayacak hastalar gibi hissediyorum.Küçük parçalar kolay kırılmaz derken kalbim kırılıyor toparlayamıyorum.Ben bu saatten sonra hizaya gelsem ne olur,gelmesem ..
Kalbimin içine koyup kapatıyorum acılarımı..


Kıpırtısız..
Sancısız..
Amaçsız..
Ağlıyorum..
Yağmura karışıyor hıçkırıklarım ve kimseye hissettirmeden usulca bitiyorum..

İsyanlı Sükut
04-18-2009, 11:43 AM
Sayende bana hiçbir acı koymuyor biliyor musun .. Kim gelimiş kim gitmiş umrum da olmuyor.. fark etmiyorum hayatımda olanları.. Ölümler bile acıtmıyor canımı gidişin kadar..
Ölümler mecburidir gitmek istenilmese bile sırası gelen elbet gider ve geride kalanı asla yalnız bırakmaz bir yerden hep izler ..
Ne dersin ölüm kadar gercekci olmayan gidişin içinmi bu acı çekişim.. Yada yaşarken ölüme mahkum ettigin icinmi ruhumun can çekişleri?
Mutluluklarımı , Hayallerimi , Sevinçlerimi beni hayata bağlayan ne varsa alıp gittin..
Yaşayacaklarım vardı benim yaşamak istediklerim..SebebiMoldun yar .. hayatıma maal oldun..

Beni ben yapan ne varsa alıp gittin.. şimdi kendimi yeniden tanıyorum .. şaşırtıyorum herkesi içimdeki nefretimle oysa bu ben degilim ..

Bilki YaR Sevilmekti tek derdim..

Gittin .. beni bir mayın tarlasının ortasında koyupta gittin .. ne yana adım atsam birilerini yaralıyor dilimdeki mayınlar.. Oysa bu ben degilim !! Ben söylemedim bunları kimseyi kırmak değil niyetim..!! Söylemek istiyorum kimse inanmıyor

HaKLıLaR..Ben Bile inanamıyorum KeNDiMe!!
Sen içimdeki sevgiyide kökünden kazıyıp kayıplara karıştın, sen Benide alıp kayboldun ..
Bedenimin sureti aynı ama geri istiyorum ruhumun kimliğini.. Nefretini geri çek YaR! Yakışmadı bana bu kin .. Acıtmak istemiyorum ben kimseyi acınmak istemiyorum YaR !

Bittigim Yetmezmiş gibi birde bitirmek istemiyorum!! ..

Gülmek isterken gözyaşıma bogulmak istemiyorum..
Yar geri çek nefretini benden .. sıkıldık biz birbirimizden yakışmadı bana bu kin bu nefret ..

Gülümsemelerimi geri ver YaR yakışmıyor yüzüme bu yapışan maske Kimseler sevmiyor beni bu halde..

Bende sevmiuyorum kendimi!!

Geri ver sevgilerimi yakışmadı bu nefret bana..

KoRKuYoRuMKendimden ..

İsyanlı Sükut
05-02-2009, 08:30 AM
GeL Diye DegiL..Sev Diye DegiL..Sadece BiL Diye..!

Yanımdayken uzaklardasın.. yaklaşmak istiyorum izin vermiyorsun.
yüreğimi yüreğine sakladım oysa bilmiyor musun?


Yanındayken yakın olamadım şimdi gidiyorum.
artık yanında da olamayacağım. Fark edecek misin yokluğumu,
hissedecek misin yüreğindeki yüreğimin atışlarını..

Bir umuttu belki sana olan duygularım; belki seversin umudu..
aslında her geçen günün sonunda bu umudum biraz daha tükeniyordu, tüketiyordun.
Biraz daha eziliyordum söylediklerinle yada söylemediklerinle...

Ne çok isterdim o yüreğin benim için çarpmasını,
kalbindeki sevginin benim için olmasını, o sevgiyi karşılıklı yaşamayı...

Ama hani söz vardır ya "Ben Seni Sevdim, Sen Beni Sevmesende Olur
Zaten Aşk Budur.."

Daha ilk günden umutsuzdu belki benim sevgim.
Ama tek suçlu ben miyim?. Senin hiç mi katkın olmadı bu yüreğe…

Sen hiç bir zaman sonu olmayacağını bildiğim halde sevdiğim,
yüreğimi vermekten korkmadığımsın..

Suç olduğunu bildiğim halde işlediğim Günahımsın..

Ama sen benim için hala Canım,
Canımdan öte Hayatım,
Canımın İçi,
Koca Bebeğim,
Nazar Boncuğumsun....

Seviyorum Bu Sevginin Seninle Bitmeyeceğine İnanacak Kadar

Gel diye değil, Sev diye değil... Sadece Bil Diye.....!
alıntı

İsyanlı Sükut
05-02-2009, 08:33 AM
Gücüm yok daha fazla tutamam seni !
Kararlıysan çek git sevgilim ..
Unutamam değil ..Unutmam seni …!
Belki arasıra nedensiz durup dururken gözlerim dolduğunda,
Hayata karşı isyanlarım olucaksın …
Sen beni düşünme !
Sana olan sevgimi nasıl büyüttüysem ,
Acınıda öyle bir yücelikle
kalbime gömerim …!
Hadi sevgilim git artık durma öyle karşımda ,
Git..(me),git..(me) daha fazla dayanamicam ..
Git..(me) çabuk ..!
Biraz daha durursan tutamicam gözyaşlarımı ..
Bilirim,dayanamazsın sen benim gözümden akan bir damla gözyaşına !!
Onun için çabuk Git..(me)
"Kara gözlerinden bir damla yaş düşünce ..
Hüzün,keder yüreğime saplanır"…derdin
Şimdi ise hem kendi yüreğine hüzün ve keder saplıyorsun ,,
Hemde benim yüreğime büyük bir yara açıyorsun ..
"..Yaşadıklarımızı Unutacaksan .. Benim yerime başka birini koyabileceksen .. Benimle yaşadıklarını,Onunla yaşarken
aklına benim gelmiceme inanıyorsan .. Geriye dönüp baktığında Yüreğinin bir kenarı sızlamicaksa .. Kendini çaresiz ve
ağlamaklı hissettiğinde Gözlerin benim omzumu aramicaksa .. Hayattan ve insanlardan bıktığında yanında sadece benim
olmamı istemiceksen.."
Yolun Açık Olsun Bensizliğe

İsyanlı Sükut
05-03-2009, 10:38 AM
O’nu hatırladıkta başı göğe ermişçesine ya da asansör boşluğuna düşmüşçesine ürperiyorsa yüreğiniz... Ömrü saatlere sıkışmış bir kelebek telaşıyla O hüzünden bu neşeye konup kalkıyorsanız gün boyu nedensiz... ve her konduğunuzda diğerini iple çekiyorsanız bu hislerin... O’nunlayken pervaneleşen yelkovanlar, O’nsuz mıhlanıp kalıyorsa yerine, bir akrep kadar hain... sınıfta, büroda, yolda, yatakta içiniz içinize sığmıyor, O’ndan söz edilince yüzünüz, sizden habersiz, mis kokulu bir ekmek dilimi gibi kızarıyor, mahcup somurtuyor veya muzip sırıtıyorsa, ve O, her durduğunuz yerde duruyor, her baktığınız yerden size bakıyor, siz keyiflendikçe gülüp, hüzünlendikçe ağlıyorsa... dünyanın en güzel yeri O’nun yaşadığı yer, en güzel kokusu bedenindeki ter, en dayanılmaz duygusu gözlerindeki kederse... hayat O’nunla güzel ve onsuz müptezelse... elmalar pembe, kiremitler pembe, gökyüzü, yeryüzü, O’nun yüzü pembeyse, kışlar ilkbaharsa, yazlar ilkbahar, güzler ilkbahar... her şiirde anlatılan O’ysa... her filmin kahramanı O... her roman O’ndan söz ediyor, her çiçek O’nu açıyorsa... bir anlık ayrılık, bir ömür gibi geliyor ve gider gitmez özlem saç diplerinizden çekiştirip beyninizi acıtıyorsa, iştahınız kapanıyor, iştahınız açılıyor, iştahınız şaşırıyorsa... iştahınız, hasret acısında bile karşı konulmaz bir tat buluyorsa... eliniz telefonda yaşıyor, işaret parmağınızla ha bire O’nu tuşluyor, dara düştüğünüzde kapıyı çalanın O olduğunu adınız gibi biliyorsanız... mütemadi bir sarhoşluk halinde, her çalan telefona O diye atlıyor, vitrindeki her giysiyi O’na yakıştırıyor, konuşan birini dinlerken "keşke O anlatsa" diye iç geçiriyorsanız... kokusu burnunuzdan, sureti gözünüzden, sesi kulağınızdan, teni aklınızdan silinmiyorsa bir türlü... özlemi, sol memenizin altında tek nüsha bir yasak yayın gibi taşıyorsanız gün boyu... hem kimseler duymasın, hem cümlealem bilsin istiyorsanız... O’nsuz geceler ıssız, sokaklar öksüzse... ayrılık ölüme, vuslat sehere denkse... gamze gamze tebessüm de onun içinse, alev alev öfke de; bunca tavır, onca sabır ve nihayetsiz kahır hep O’nun yüzü suyu hürmetine... uğruna ödenmeyecek bedel, gidilmeyecek yol, vazgeçilmeyecek konfor yoksa... dışarıda yer yerinden oynuyor ve "içeri"de bu sizi zerrece ilgilendirmiyorsa, nedensiz küsüyor, sebepsiz affediyorsanız ve bütün bu hallerinize siz bile akıl erdiremiyorsanız... kaybetme korkusu, kavuşma sevincinden ağır basıyorsa ve aşk, gurura baskın çıkıyorsa bu yüzden her daim... gece yarısı kadim bir dost gibi kucaklayan tanıdık bir şarkı, bütün acı sözleri unutturmaya yetiyorsa... Her gidişte ayaklarınız "Geri dön" diye yalpalıyorsa ve siz kendinize rağmen dönüyorsanız, sınırsız, sabırsız, doyumsuz bir tutkuyla... ...o halde yarın sizin gününüz!.. "Çok yaşa"yın ve de "siz de görün"üz.

İsyanlı Sükut
05-04-2009, 07:19 PM
Bugün doğum günü hüznümün.. Acılar çektim o dünyaya gelince; kutsanmış bir anne gibi.. Acılar çektim, coğrafyalar boyu. İmgesizlikten çıldıran bir şiir gibi, çıldırayazdım hüzünsüzlükten.. –Çıldıran bir ayazdım-

O sıralar yoktu rüyalarımda ‘’Sarajevo’’, ‘’Neretva’’. ‘’Grozni” ıslatmıyordu beni, ‘’Han Yûnus’’ nedir, bilmiyordum..
Şimdi her birinden bir güvercin geliyor, hepsi beraberce adıma yazılmış birer mektup bırakıyor. Ellerim titrek, ilk mektubu açıyorum. Merhaba diyor bir “.”. Durgun ve şaşkınım.. Hemen ikinci mektubu açıyorum, bir merhaba daha geliyor ‘’.’’dan.. İkisinin renginin de parlak bir kırmızı olduğunu fark ediyorum.. Eskimiş; ama parlak..
Üçüncü ve dördüncü mektuplardaki ‘’.’’lar elvedâ diye haykırıyorlar sanki yüzüme, öyle hissediyorum nedense.. Nereden geldiğini kestiremediğim bir kan kokusu sarıyor odamı, eskimiş kan kokusu.. Esir melodiler üfleniyor bir yandan, mazlum bir nefes tarafından. Hâlâ kan kokuyor, bir film şeridi –daha doğrusu ölüm matinesi- gibi gözümün önünden geçiyor, mavi, yeşil, siyah; kaymış, toza toprağa bulanmış, kan ile dolmuş dünyanın bütün masum gözleri.. ‘’.’’lara bakıyorum ben, yağmur başlıyor o sırada.. Salâ sesleri dolarken kulağıma, Saraybosna’lı, Çeçenya’lı, Gazze’li, Keşmir’li müezzinler ölümü fısıldıyorlar kalbime..

Ben diyorum, kendime bir kulp, bir lakâp, tutunacak bir ip bulmalıyım! Ölümü konuşan makinelerin iğrenç kusmukları dolduruyor her yanı.. Ben bir ip bulmalıyım!..

Cemaatin önüne bir imam geçiyor, etrafını kıpkırmızı sütûnlar çevrelemiş, onları gördüğü sadece gökyüzü..

Ben diyorum, hâlâ..

İmam, cemaate bir şeyler anlatıyor.

Bulamadım bir şey; hâlâ, ben diyorum..

Ellerini kaldırıp; ‘’Allah en büyüktür’’ buyuruyor imam.

İğreti bir karaltı görüyorum gökyüzünde, ‘’….’’ halinde. Düşünüyorum yine..

Namaz bitiyor ve tabutlar omuzlanıyor..

Buluyorum sonunda, ben diyorum; hüznüm ben.. Ene’l hüzn!..

Gökteki noktalar büyüyor, büyüyor.. Bir ejderha gibi ateş üflüyorlar gördükleri her yere.

Taze bir gelin, evinde kocasına ağlıyor; hemen yan odada kardeşi, abisine…


Yağmur yağıyor hâlâ, esrik bir kan kokusu göğümde asılı duruyor..


Küçük cemaat ve imamı da can veriyorlar oracıkta..
Birileri tutup beni gömüyorlar toprağa, yerin en dibine..

Bosna’lı çocuklar, Gazze’li anneler, Grozni’li erkekler beni gömüyorlar.. Diğer tüm duyarlı tabutlar göğe yükseliyor, beni gömüyorlar..

Kurutulmuş gözyaşlarımız ile ‘’ene’l hüzn’’ edebiyatı yapıyoruz.. Vicdan mı, insanlık mı? Sanırım başka dünyalarda yaşıyoruz!..

-Ene’l hüzn’müş!.. -
alıntı

O z a N
05-04-2009, 07:26 PM
Biliyorum konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık,
zamanlar haindir ama,
sen yine de en güzel anılarımızı kap gel yanıma demeyeceğim,
yüzündeki pavyon sarışını ihanete sövmeyeceğim,
ömrümden düşe kalka sildin kendini.

bir seyin kalmadıgı noktada gömsede duygular kendini mazilere, yasanmamısların özlemi, yasanmıs güzel günlerin gölgeleyicisidir her daim. silen siler elbet biteni ya da ucuz avutmacalarla kendini kaptırır yeni bir düsler kervanına... sevgili dedigin, silinir mi ki ömürden ya da ask dedigin indirgenebilir mi sıfıra.? bazen bicimsiz bir öfke, bazen anlamsız nefret püskürtmeleri askın, bazen de bos bir alanda yandıgını sanmaktır aslında sildigini zannetmek...
emegine saglık... cok hos yazılardı okuyabildiklerim... tesekkürler...

İsyanlı Sükut
05-08-2009, 11:48 AM
Kimseyi istemiyorum şu beni hiç terk etmeyen yalnızlığımın yanına… Bu gece ve her gece sus pus olmak istiyorum…
Şu koskoca evrende şu sonsuz karanlıkta attığım sessiz çığlıklara hiç bir kulak şahit olmasın… Uzaklara döndürüp gözbebeklerimi boş düşüncelere dalıp öylece kalmak…
Hiç konuşmadan Hiç duymadan Hiç görünmeden…
Bu gece canım yalnız kalmak istiyor Hiç bişey konuşmadan insandan dosttan uzak…
Beni seven herkesten saklanıp kendi dünyamda kendi düşlerimle kalmak istiyorum… Beni sevmeyen herkesin hayatından kaybolup onları kendi dünyalarına bırakıp öylece uzaklaşmak istiyorum…

Bir ben bir de yalnızlığım varız… Beni yüzüstü bırakmayan bir tek o… Bu gece ve her gece uzak durun benden dokunmayın dünyama… Susun n’olur susun… Rahat bırakın beni… Çare değilsiniz derdime…
Böyle değildim sensizliği bilmezdim ben bu bu garip huylar senden yadigar Böyle değildim ben sensizliği bilmeden
Bu garip huylar senden yadigar…
Bu garip halim Bu tutarsızlığım Bu zaman tutmazlığım Bu hırçınlığım Bu yalnızlığım…
Hepsi senden kaldı… Taşımak zorunda bıraktın bu yükü bana… Bu ben miyim?.. Değilim!
Ne varsa gönlümde sen aldın götürdün yar Bu hüzün bana senden yadigar…

Sonu gelmez… Bitmez… Tükenmez… Bir sen vardın bende birde ben… Sen kendini aldın gittin… Ben kalırım sandım oysa çoktan sana dolanmışım… Sürüklenip gittim farketmeden çekip götürdün…
İçimde ağlayan bir çocuk bıraktın yar Bu acı bana senden yadigar… İşte kalan bu…
Ağlayan sızlayan küçük bir çocuk… Ama bitti artık gözyaşı birikmiyor gözpınarlarımda… Bu acı artık sadece yüreğimde ve gözlerimde değil… Bütün bedenimde… Tek bir yanım yok acıyan…
(Alıntı)

Murathan
05-08-2009, 11:38 PM
sonu gelmez… Bitmez… Tükenmez… Bir sen vardın bende birde ben… Sen kendini aldın gittin…

teşekkürler güzeldi

İsyanlı Sükut
05-09-2009, 10:57 AM
Her bir hecede sevdam
her cümlede sana duyduğum aşkım var...
Bunlar dokunulması yasak satırlar...
kirli ellerinle dokunmaSın kimSe..


Biz seninle bütün engellere rağmen bitmez tükenmez bir azimle sevginin doruğuna erişmek için tırmandık hayat yokuşunu. Ve bitip tükenmeyen bir aşkla sevdik birbirimizi.
Biz seninle uzak dağ başlarına yazdık umutlarımızı. Denizlere dalgalara fırtınalara acılara korkulara uçurumlara yazdık sevdamızı.
Biz seninle kanatları sevdalı iki güvercindik mavi göklerde.
Kanat çırptıkça yükseldik sevdalara yükseldikçe sevdalara avcılar düştü peşimize.

Ama Hiç biR Zaman Sevdamız azalmadı..tam tersi dahada bağlandık birbirimize..Mücedele ettik ve başArdık..!!!

Seni Sevmek;

El ele tutusup gezebilmek seninle.
Göz göze bakisip konusabilmek.
Icimdeki kötülükleri silip atmak sen varken.
Ve sen varken sikintilari düsünmemek.
Seninle yasamak en güzel anilari.
Seninle tatmak en güzel zevkleri.
Ve hep sen yanimda iken gulebilmek.
Sesini duydugumda bir tebessüm etmek.
Su garip gönlümü senin askin la doldurabilmek.
Sabahlari senin hayalinle uyanip.
Geceleri yine senin hayalinle uyuyabilmek.
Ve sen gelince aklima sikintilari bitirmektir....

Hep Sen olucaksın benim içinde.Sevdan bir ömür sürecek
Senden başkaSını kabUl etmez bu can..
Söz Vedik ayrılmıcazBir de heDeflerimiz hayallerimiz Var tabi..

Seni o kadar çok seviyorum ki kelimeler yeterli değil
onu demeye..

Seni o kadar çok seviyorum ki büyük bir felaket
yokluğunu düşünmek bile ....


Sen benim ilk Aşkım
Sen benimm ilk seVdam
Sen Benim HerŞEyimsin SEVDİĞİM..

Murathan
05-09-2009, 11:08 AM
Sen benim ilk Aşkım
Sen benimm ilk seVdam
Sen Benim HerŞEyimsin SEVDİĞİM..

çok güzeldi

İsyanlı Sükut
05-18-2009, 10:36 AM
Bilmiyorum , benden önce de noktaların var mıydı hayata , doldurulmayı bekleyen..
ya da benden önce de doldurur muydun boşlukları..ya da bırakırmıydın kendi hallerine..
benim tüm noktalarım anlamsız kaldı sende..ulaşamadım sana..anlatamadım kendimi..
öyle bir oyuna kapılmıştın ki... göremedin beni..sevdigimi seni... anlamadın...
hoş , yaşının çocuguydun..belki de benim hatamdı anlamanı beklemek beni..
ummuştum sadece..


sessizce direndim.. dokunurum belki kalbine diye.. içinden bir yerlerden geçerim.. hissedersin beni belki birgün kalbinde..yalnız kaldıgın bir anda.. bir tebessümde.. yüzüne vuran bir güneş huzmesinde ya da saçlarını karıştıran yaramaz bir rüzgarda...

olamadım senin yaramaz rüzgarın..


sen , sert oyunların insanıydın... sadece aşka aşık olmayı seven..
ağlamak , hırpalanmak ,kandırılmak hep kovalamak isteyen.. aşkı öyle bilen ,öyle tanıyan..
çok sevdim acı çektim diyebilmek için belki de kimbilir..
oysa sevmek , her zaman acı çekmek değildir..
oysa hep kovalanmaz aşk..
kimbilir kimler kandırdı seni..sana aşkı böyle öğrettiler.. kimler kırdı çocuk kalbini..
mutlulugunu çaldılar..
seni böyle uzak,
soğuk, kararsız bir oyuncu yaptılar..
artık , kendi oyununu bile şaşıran..gidemeyen , kalamayan , sevemeyen..
samimi bir sevgiye hazır olmayan , kırmak , üzmek ve affetmek oyununu seven ,
her defasında egosuna yenilen... sert oyunların insanı..yaşının çocugu...



Ahh..hiç anlamadın beni.. sevgimi , yumuşaklığımı zayıflık sandın...bilemedin..
defalarca anlatmaya çalıştım sana , gemi halatlarını çözüp de gidene kadar
yakalayabilirsin...
açıldıktan sonra enginlere,
bir daha aynı limana dönmez ki...
önemsemedin..tüm gemilerimi tek tek yolladın..
bıkmadan , usanmadan kırdın beni..
her seferinde parçaları toplayıp yine yüreğimi avuçlarına bıraktım..insafına..
hain çocuk ellerine..
an geldi parçalar o kadar küçüldüler ki ; onları toplarken hep ellerim kesildi...


sen ,
benim yüreğimi kanattın...
artık senin için toplayacak hiç parçam kalmadı.
ve ellerimde kesiklerine açabileceğim yeni yerim..
hiç anlayamadığım bu oyununu
sürdürebilmek için gücüm de..


sevmek sevdigini haklı çıkartmakmış...anladım..sen haklısın.. kabullendim.. sen ; güçlüsün ..umursamazsın..sevmezsin..vazgeçersin.. sadece senin kurallarınla oynanır aşk .. kabul ...ben bu oyunu kaybettim..
ve yokum bir sonraki ele..
olamadık aynı cümle içinde , soluyamadık aynı aşkı seninle..
ve yok hiç beraber atacağımız kahkahamız gelecekte de..
artık seninle gülüşmek yok..çince aşk şarkılarım da..
hepsini alıp gidiyorum..
hiç noktam kalmadı kendime ait, doldurulmayı bekleyen.. bıraktım , anlamsız kalsınlar..
şimdi geride kalan tüm noktalarımı ,hayata ,dostlara ve sana bırakıyorum..gidiyoru(M)...


Alıntı.

İsyanlı Sükut
05-18-2009, 11:07 AM
Bunca zaman bana anlatmaya çalıştığını,
Kendimi bulduğumda anladım
Herkesin mutlu olmak için başka bir yolu varmış,
Kendi yolumu çizdiğimde anladım

Yüreğinde aşk olmadan geçen hergün kayıpmış,
Aşk peşinden neden yalınayak koştuğunu anladım
Sevmek ile sevilmenin yolu önce kendini sevmekten geçermiş,
Neden kendine aşık olduğunu anladım

Ağlayanı güldürebilmek, ağlayanla ağlamaktan daha değerliymiş,
Gözyaşımı kahkahaya çevirdiğinde anladım
Ve sevilenle ağlayamıyor, kaçıyorsan ondan, çaresizliktenmiş,
Senin acın için odamda tek başıma hıçkırıklarla ağladığımda anladım

Fakat, hakedermiş sevilen onun için dökülen her bir damla gözyaşını,
Gözyaşlarıyla birlikte sevinçler terkettiğinde anladım
Ìyi niyet tokmakmış sevilenin başına bazen,
Başımda şişlikler oluşunca anladım

Tek başına ayakta durabilecek kadar güçlüysen, yanında tutanlar varmış,
Neden hiç yalnız kalmadığını anladım ...

Sana sevgim şımarık bir çocukmuş her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım

"Affedemem, çok geç" demek gururdan başka bir şey değilmiş,
hala sevgi varsa içinde eğer,
Tutsak kalbimin kapılarını kırıp, içine baktığımda anladım
Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş,
sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış,
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım

İsyanlı Sükut
05-18-2009, 11:23 AM
Unutmak

Bir gün daha caldim sensizlikten. Zor da olsa vurdu saat gece on ikiyi…
Simdi önümde yeni bir sensizlik var. Icinde beni neyin bekledigini bilmedigim yirmi dört saat daha var…Sonra o da gececek.. Iste böyle kovalicak birbirni yarinlar. Derken unutacagim seni..unuttugumun bile farkinda olmadan.
Dogrusuda bu zaten aksi halde hatirlamis olur insan.. “onu unuttum” demek bile hatirlamaktir. Bu cümleyi aklima getirmicek derecede unutmaliyim seni..izin kalmamali..Baskasini ararken yanlislikla senin numarani cevirmemeliyim kendimle dalga gececeksem; bu baska bir sey icin olmali..Sana dair hic bir fikir kirintisi kalmamali beynimde. Zaman asimina uguramali tüm tasalar.. Hic sevmemis hic yasanmamis gibi yabancilasmalisin. Tesadüfen bir yerde adin gectiginde irkilmemeliyim. Hakkinda sorulan soru cevapsiz kalmali. Cok seven insan ayni ölcüde unutmali..
Seni bir gün hatirlanmamak üzere silecegim.. Ama simdi degil cünkü ardinda biraktiklarindan ögrenmem gereken cok sey var daha. Eger gercekten dendiyi gibi ayriliklar-acilar insani adam ediyorsa; ben kizmamaliyim gidenlere. Ben senin ve senin gibiler sayesinde bir gün adam olacagim. Ama simdi degil. Cünkü dersini cikarmam gereken cok ayriligim var benim. “Adam olmak adina nice ayriliklara…”
Bak gördün mü böyle dalga gecmeli insan kendisiyle. Yanlisliklar o numarayi tusladiginda degil…
Su durumda bile gülümseyebiliyorsam epey yol katetmisim demektir seni unutma yolunda. Acaba diyorum bu yaziyi yazmasa miydim? Neden dersen canim acimiyor ki? Yani yaziya basladigimdan beri bir sigara dahi yakmadim.
Evet cok az kalmis seni unutmama...Bunu hissediyorum..Yazmasam da olurdu ama ölmek üzere olan yokluguna can cekistirmek hosuma gidiyor! Amatör bir sairin intikami olsa gerek bu...
Oysa ben bunlari yazmak icin baslamamistim sana..
Hatirliyor musun o ilk günü. Insanin tanimadigi birinin masasina yaklasip o tatli gerginligi yasayarak “merhaba“ demesi ne kadar garip. Kim bilir neler düsünmüstün o an...Beni senin yanina iten sey neydi diye cok merak etmistim zamaninda. Elinde sigaran bakislarini bir noktada toplamistin. Buydu belki beni sana ceken manzara. Ben sessiz insanlari az konusan insanlari hep tanimak istemisimdir. Cok sustuklarina göre vardir anlatacaklari bir sey mutlaka diye düsünmüsümdür. Neden sonra farkina varmistim kaybolmus bir insana selam verdigimin. “Neden az konusuyorsun” diye sordugumda verdigin cevap etkilemisti beni..”susturdular…” Anliyordum. Neden diye sormaya gerek yoktu. Artik bakislarini topladigin o noktanin yerini benim yüzüm almisti konusmaya baslamistin nihayet...“dinliyecek bir insan buldum“ diyordun ya da buna inanmak istiyordun. Suskunluk benim dilime ugramisti sonra. Soru sorma sirasi sendeydi bu sefer; “sende pek konusmuyorsun neden?” Benim cevabim seninkinden biraz farkliydi..”kelimelerimi caldilar bana söyliyecek söz kalmadi” sonucta ilk ortak noktamizi bulmustuk -susmak- …ikincisi ise yani karsilikli yasadigimiz en gercekci sey; -ayrilmak- …ve nihayetinde –unutmak- farkinda misin bilmem? Insana hos gelen hicbir ortak yönümüz yok..Hep kaybetmek üstüne susmalarimizin icinde bile yenilgiler var..insan ilk basta iki yarali kisinin birbirini daha iyi anliyabilecegini mutlu olmak adina birbirlerine daha - SARILABILECEGINI düsünse de aslinda tam tersi dogru…Biri hasta biri doktor olmadan olmuyor ask…O yüzden bizim mutlu olmamiz uzak ihtimaldi….
Ben bugün bunlari yazmak icin gelmemistim o masaya. Gel gör simdi unutmak üzereyim. Pek sevimli degil bu…-bir insan unutmak- ???? Anlami olmaliydi oysa geride kalanlarin…biz simdi onca zamani unutmak icin mi yasadik?! Geriye bir kac sey kalmaliydi hatirlanmaya deger..Akla geldiginde insanin icini titreten..anlatildiginda dinliyen kisiyi düsündüren en azindan bir sigara yaktiracak kadar burukluk veren bazi anilar kalmaliydi geriye...Demek ki biz unutmak zorunda kaldigimiz tüm zamanlari biraz bosa harcamisiz. Su an benim aklima gelen zamanlar’in cogu zorlama...belki ilerde bir anlami olur ümidiyle adettendir diye yasanmis kliselesmis seyler...
Galiba zamani geldi de geciyor. Eger yapacak bir sey kalmadiysa en dogrusu bu –unutmak-!
Göreceksin; seni hic bir sey olmamis gibi…Seni yüzüme o tatli gerginligi alip da masana hic yaklasmamis gibi…Adini hic duymamis ellerinden hic tutmamis gibi…Hicbir ani hicbir geceyi hicbir mutlulugu ve hicbir aciyi yasamamis gibi unutacagim…Sonra bu yazinin karsisina gecip yine hicbir sey olmamis gibi okuyacagim senden kalan kirintilari…

Üzgünüm yapacak hicbir sey yok artik…Belkide unutmak; adam olmaya calisan insanlarin tek silahi.....

İsyanlı Sükut
05-20-2009, 04:45 PM
Yangın ve Saklambaç

Bir şubat gecesine saklanıp
Aralık kapısında kalan adama:
Ona kadar sayacağım
Önüm arkam
Sağım solum AŞK
Saklanmayan ”sobe!”

I

Dualı köy yollarından
Meleklerin sofralarına uzanan
Hem herkes hem hiç kimse olduğun
Efsunlanmış bir rüyanın
Cennetten indirildiği
Yolculuktur aşk.
Aşk gelir
Yangın başlar...
(Yangın ısıtır, yangın acıtmaz.)

II

Yanına bir adam gelir
Ve
Gelincikler artık
Son yazda da açmaya karar verir.
Söyleme aşkı sus!
Sus gözünü seveyim
Aşk kocaman bir gizdir.
Haramlar helal
Helaller haram
Hem de kızböceklerinin
Kanadından saydam!
(Yüreğin kamaşır
Yangın minnacık bir sızı bırakır.)

III

Onun öpüşlerinde seversin
Kaç yıllık dudağını...
Onun kollarında fark edersin
Yıldızların
Akşam olmadan da çıktığını...
Yangında ne de güzelsin!
(Yangın azıcık acıtır.)

IV

Lavanta mavisi sabahların
Kendine nazar değdiren güzelliği...
Yaşamayan anlayamaz
Kaç kez sevişirsin
Zaman seni yakalayamaz
Ve özlem
Sevişirken de ayrılmaz.
İçinde bir yerler
Durmadan bağırır...
(Yangın adamakıllı acıtır.)

V

Bir sabah
Bildiğin bütün kelimeler
Birbirine şaşkın şaşkın bakındığında
Yangın gözlerine yürür.
Gözündeki yaş
Artık en güzel süsündür.
Her sevişme
Özlemle başlayıp
Özlemle biten özündür.
Bir tek sen bilirsin ki
Tanrı seni seyretmektedir.
Göreceği veya görmeyeceği
Yiğitliğindir...
(Yangın gittikçe şiddetlenir.)

VI

Aslında hiç başlamamış ve bitmeyecek
O deli tango sürerken
Bütün kucaklaşmaların yüzü düşer.
İkiz inciler
“Mecburen” ayrılır...
Adam ve kadın gider.
Deniz bu işe söylenir
Nefrete yetiş denir
Unutmak bir ihtimaldir...
Sonradan öğrenilir
Bazen bir yüreği terk etmek
O yüreğe yerleşmektir...
(Yangın? Rüzgara kuvvet! )

VII

Bol gözyaşı
Az hayat...
Tek bir tane keşke'li cümle
Kuramazsın
Şarkınız çalar ve
Sen yine
Kıyamazsın...
(Yiğit olmak ha???
Tutuştun sen artık.)

VIII

Zor zamanlardasın şimdi...
Öğrenirsin
Patlamış bir volkanın
Kaynayan lavlarında yüzmeyi
Ve asla yüzünü ekşitmemeyi...
Elsiz dudaksız sevişmeler başlar
Hasrettir adı...
Öğrenirsin
Acıyı
Gözlerinle yüreğine üleştirmeyi...
(İçin dışın yangın.)

IX

Hayat ömürde aşk temelli
Neler neler anlarsın...
Ne varsa hayatın getirdiği kirli
Aşka basarsın...
(Sen yangınsın.)

X

Onnn...
Kara adam işte ordasın!
Sözüm var yaralarıma
Titremeyeceğim...
Ben oyunu bıraktım
Sobelemeyeceğim...

Esra Güzelipek

O z a N
05-20-2009, 07:56 PM
Evet ,
kabul ettim yoksun işte bu kadar kolay senli her şey ..
Yok olduğunu kabul etmem , varlığını bilmemden geliyor anlasana .
sanırım en iyi anlayanlardanım bu iki cümleyi...
emegine saglık, okuduklarım cok anlamlı güzel paylasımlardı... tesekkürler...

İsyanlı Sükut
05-21-2009, 07:30 PM
Yıllar önce bir gamzem vardı sağ yanağımda şimdi artık olmayan.
Mutluluk hayalinin peşinden koşarken; nerede ne zaman düşürüp kaybettiğimi bilmediğim.

Çoktandır hissediyordum yokluğunu ama kendiliğinden açar diye bekliyordum. Açmadı.

Bulurum umuduyla geldiğim yollardan geri dönüp aramak istedim. Sevdiklerimi çağırdım yardıma belki benim göremediğim yerlere bakar onlar görür diyerek.

Kimse gelmedi. Tutmadı kimse elimi.
Onlarla yürürken düşürdüğüm gamzemi hiç kimse aramadı benimle.

Yine yalnız yürüdüm o yollarda. Tıpkı doğduğum günden bu yana olduğu gibi.

Tek başıma ararken kaybettiğim gamzemi onun yerine bir yürek buldum; lime lime edilip çiğnenip basılıp bir kenara atılmış.

Üzerine kazınmış isimlerden tanıdım benim yüreğimdi.

Kocamandı...

Yıllardır içinde taşıdığı sevgiler kadar büyümüştü.

Aldım elime...

Çok ağırdı.

Baktım içine nedir bunca ağırlığı yapan diye.

Can(m) kırıklıklarıyla doluydu. Hüzün acı hayal kırıklığı inançsızlık değersizlik aldatılmışlık renklerinde.

Yüreğimi tekrar kafesine yerleştirmek istedim sığmadı.

Bulduğum yere koyup arkama bakmadan koşup uzaklaşmak istedim.

Bırakamadım...

Yüreksiz yaşamayı göze alamadım.

Şimdi...

Ellerimde; kesiklerinden ince ince kan sızan can(m) kırıkları dolu bir yürekle kalakalmış durumdayım yol ortasına.

Ne o kesiklerden akan kanı durdurmak için koşan ne de içindekileri boşaltıp bana gamzemi geri verecek insanlar var.

Hayat bu olsa gerek.

Yaşadıkça sevmek sevdikçe yaralanmak yaralandıkça kanamak kanadıkça...

İnançlarını insanlara güvenini yaşama coşkunu umutlarını gülüşlerini gamzelerini kaybetmek...

Kaybettikçe...

Her şeyin kocaman bir hayal ve yalan olduğunu anlamak...

Anladıkça...

Bu dünyada yalnız yapayalnız olduğun gerçeğini kabul etmek.

Hayat bu işte...

Gamzelerini ve daha birçok şeyini birlikte yürürken kaybettiklerin ne seninle kaybettiklerini arama ne de yaralarını sarma zahmetine katlanmıyor.

Sen kendin arayıp bulacaksın kaybettiklerini ve sen kendin iyileştireceksin yaralarını. Gözlerinden akan yaşın tuzu bulaşmış dilinle yakarak yalaya yalaya...

Hayatı öğrendim...

Benim gerçek sandıklarımdan oluşan kocaman bir yalanmış.
Gerçekler ise insanın içini yakacak kadar yamanmış.

ANLADIM.

İsyanlı Sükut
05-23-2009, 12:02 PM
Leyla'ya sormuşlardı hani bir gün,"Sen mi Kays'ı daha çok sevdin; yoksa o mu seni?"diye.
"Elbette ben onu daha çok sevdim!" demişti Leyla,
Kays adını duyar duymaz gözünden yaşlar boşanarak, "Elbette ben onu daha çok sevdim!"
"Nedir delilin, nasıl ispat edersin onu daha çok sevdiğini, üstelik o senin için çılgınlığa varmış, aklını yitirmiş mecnun olmuşken?" O vakit Leyla ağlayarak:
"Dostlar!.."demişti, "sırdır ki gizli gerektir, sevgilinin adını dile düşürmek hakikatte ayıptır. Kays bir dağ delisi gibi davrandı, gitti sahralarda çöllerde aşkımız ona buna anlattı, ben kimseciklerle paylaşmadım onun sevgisini, içimde büyüttüm, büyüttüm, büyüttüm... Budur ki benim onu daha çok sevdiğime delildir.“
- Mecnun kime anlattı aşkını Haminneciğim?
-Kurtlara, kuşlara, dilşeker'im, yalnızca ağzı var dili yok kurtlara kuşlara. Buna rağmen sırlarına halel geldi, sevdaları dillere düştü, şiirlere nakış oldu.

Sevgi dediğin, aşk dediğin mahremdir, dile getirmek mahremine halel getirmektir.

İskender Pala

İsyanlı Sükut
05-24-2009, 11:18 PM
Bugün yorgunum gönlüm ,yılgınım anılardan, sebepsiz hüzünlerden, zamansız sevmelerden,bırakıp gidenlerden,ölgünüm...


Günler geçip gidiyor,yıllar yüzümdeki çizgilere her an bir yenisini ekliyor,aynalarda gözlerim,yüzümdeki çizgilerden hesap soruyor,cevaplarını alamayacağı sorular...


Çaresizlik nedir bilirmisin? Gönlüm, sen hiç biçare çaresizliklere yenildin mi?,kaybolmuş yüreklerden umut dilendin mi?ben umutsuz umutlara uzattım ellerimi ellerim boşluklarda bomboş kaldı ...


Bugün dalgınım gönlüm, denizde giden bir vapurun ardında bıraktığı köpükler gibi,içimde biriken duygularım,sebepsiz ayrılıklara daldım, nedensiz sebepler aradım bulamadım ...


Baharlara özendim ,çiçekler ektim saksılara, ellerimde toprak tortusu,şimdi yağmur diliyorum ektiğim tohumlara...


Dedim ya dalgınım gönlüm gözlerim karşı dağlarda ,yağmurun düştüğü topraklarda,bir umut aradım çaresiz de olsa biçare yalnızlığıma...


Nasıl düşerse bir yağmur damlası bulutlardan topraklara,bende düşüyorum her ayrılıktan sonra sonu olmayan yalnızlıklara


Anlıyorsun değil mi gönlüm,yıllar nasıl da hükmediyor, acımasız zamanlara,biçare umutlar çaresiz çaresizliklere saklanıyor...


Bugün her günden daha yorgunum gönlüm,yağmurlara saklanmak istiyorum,yağmur damlalarıyla birlikte toprağa düşüp kaybolmak,kim bilir belki de yeniden doğmak...

Alıntıdır.

Aşk-ı vebal
05-24-2009, 11:20 PM
tebrk ederim leylam hepsi çok güzel emeğine sağlık:(

BiNNuR
05-24-2009, 11:28 PM
Emeğine yüreğine sağlık hepside süper tşkler canım :) :cicek:

İsyanlı Sükut
05-26-2009, 10:47 AM
Sussam olmuyorkonuşsam öldürülüyorum..
Kabil ellerimeHabil yürek arıyorum..
Hangi yol Habil'e çıkar sevdiğim?..


Sencil oyunların uçurumunda büyüyorum..Adına kalem tutan ellerimden başladın terke.Sesin kulağımdan vazgeçtiğindegözlerime yüzsüzlüğün düştü.Susuşunla başladım yaşamayı beceremeyen ölümsüzlüğümü yazmaya..Hadi kalem tutan yanlarımdan kır kemiklerimi..


Adı aşk olan bir tek sen değildin;başka aşklarda girdi hücre tipi koynuma.Adı acı olan bir tek sendin;hücremden kaldırıldım intihara..



Üşüyorum; cesedime bir avuç sen kokan toprak savur sevmeyenim..Sen yüzlü bedenlerin arayışındabasmadık kaldırım bırakmadım bu kentte..Göm beni sen görmeyen kaldırımlara..İçine sen kaçmış topuklarla bas itilmiş düşüşlerime..Sustur beni..Hadi gücün varsa sustur bu cesedi..Dur! yapma; susmamalıyım..



Gece doğan batağımdınçırpınmamayı bilemedim..Hangi rüzgara elimi uzattıysamölüme kelepçelendim..Çocuktumbu ölüm yüreğime deva olmaktan uzaktı..öldür beni..Hadi gücün varsa öldür beni..Dur! yapma; anneme sarılmadım daha..



Gidişini tasvir etme cesaretimikalemimden akan yaşlar kırıyor..Güçsüzüm; yüreğimin sızısıellerimde toplanıyor..Ne kadar kussamda kağıdayoksun işte..Yoksunluk sendromu yaşayan bir hasta gibiyim; ya gidişini durdur ya da nefesimi..


Aklımı kaybediyorum..Şu karşımda durup gülümseyende kim? Yar sen misin..Boşlukta duran ellerimi tutsana..Duymuyor musun beni? Yar; sana diyorumduysana sesimi..Kiminle konuşuyorsun diyen bir ses..''Yar''la konuşuyorum annegörmüyor musun? Nereye gittin sevdiğimanne o nerde? Sana diyorum anneduymuyor musun beni?Çıkmaz sokağındayım bu kentin..Yollarım uçurumlara varıyor.Bütün levhalar ışıksız..Bu yolun sonu sonu ölüm; kanadı kırık kuşhadi tut ellerimden vuslata düşelim



Dün acıbugün yalanyarın suskun..Dili yok mudur gecenin? Konuş hırçın rüzgarcesedim ağıt bekler..''Sen''li devirlerin devrik sesiyimadımlarımda korkak umutlar gezinir.''Sen''li yıllara satarım çığlıklarımı..Sensizliğe diz çöktürttü bana dünya..Dünya denilen dehlizhadi gücün varsa başkaldırsana kıyamete!! Sustun..İkimizde aciz..Tut benikaldır diz çökmüşlüğümü senden..


Satır aralarına sıkıştırdığım kaç intihar bir ölüme eşdeğerdir? Anne''ben ne zaman büyüyeceğim''diye soran bir çocuk..Parmaklarını gösterip;''bu kadar yatıp kalkarsan büyürsün'' diyen bir anne..Anneben ne zaman öleceğim?.Hadi parmaklarınla göster bana..



Sabaha karşı saat dört..Sade bir kahveiki dudak arası bir sigara..Güncanlılar üzerine doğma telaşında..Uyanmak için uyumak gerektiği öğretilir ilkin çocuğa..Uyuyamıyorum..Uyutmayan birşeyler var yatağımda..


Bitimi olmalı acının..Tıkandım..Sonu olmalı bu yazının..işte ordayım; ölüm kusan bir yazının son paragrafında..Sonuna kadar sabredipson paragrafa gözleri değen ''Sen''; hadi hiç bilmediğin bir yerdeki bu yabancının acılarına bir dua yamala...

İsyanlı Sükut
05-29-2009, 11:45 PM
Siz ki kendinize yer aradınız bende
Oysa hiç bilmediniz aslında ne kadar benim olduğunuzu
Gitmiştiniz !

Hem de adam akıllı…
Geride bıraktıklarınız mühim değildi
Geride kalanlar ünlemsizdi
Sahi bayım kaç aşk sonra vurgun yemişti elleriniz?
Ben ki size çatlak bir göz bebeği sunuyorum
Sızar mısınız telaşsızlığıma?
Tutar mısınız titrek şarkılardan ruhuma?
Siz ki bayım demir teller örmüştünüz aynalarınıza
Bir baksanız ne çok şey göreceksiniz,
Sizden arta kalan, bende çoğalan bir düş / görecektiniz
Gittiniz....

Hem de bütün uçurtmalarımın ipini kopartarak
Gittiniz bayım.
Nefesim tükendi
Siz rüyalarımdaydınız
Bir avuç küllü leblebinin hayrına kalmıştı ömrüm
Benim değildiniz
Ki hiç tutmamıştınız parmaklarımdan
Utanıyorum sizden
Sizim demeye
Benim olun demeye çekiniyordu dilim

Bayım size aşığım!
Gelmeseniz de ünleminiz hep benim için konulacak kuytularınıza.(!)


Bir annenin masalına yakışacak kadar saftınız
Ve en çok sizi dua’larımda sağ çıkardım
Bayım…
Burada aklım kumkuma kuşu
Sizdeyken uykusuzluk hali
Siz bayım…
Evet siz…
Benimsiniz(!)
Sonsuzluk sizin göz çeperinizde
Ve ben de
Size ait koca bir cennet
Açmaz mısınız?
Adımın ilk düğümlenen hecesini
Alır mısınız avuçlarınıza?
Ve bayım siz, sanırım hiç ben kadar sevemeyeceksiniz...
Evet, bayım size ciddi bir aşk sunumu yapıyorum
Belli ki zor olacak size sizi anlatmak
Beklide hiç anlatamamak…
Siz ki bayım kendiniz çok gördünüz bana.
Ben ki sizi canımın diğer tarafı yapmaya hazırdım
Gittiniz bayım!
Bir kez olsun yaslansaydınız ellerime
Gitmek sıfatını yitirecekti.
Bir tutuna bilseydiniz saçlarıma
Düşmezdiniz en uzağıma.İlk’leri sizde tatmıştım
Tadıyordum…-ki kilometreler vardı aramızda…
Bayım gitmek için hala savaşta mısınız?
Kamburu kalkmadı mı hala günlerinizin?
Gelmediniz bayım!

Tozlu raflardan kitapları
Sisli kentimden adınızı silemediniz
Gelmediniz bayım!
Gelemeyenimdiniz!
Ve benim kadar sevemediniz hiçbir şeyi?
Sahi bayım iki yakası bir araya gelmiş miydi ellerinizin?
İliklenmiş miydi sevinçlerinizin düğmeleri?
İki ayrı kol düğmesi...İki ayrı yaşam…
İşte bayım!Her şey bu kadar basitti.
Ve adına aşk diyebilecek kadar ahmaktım.
Ama gittiniz bayım!
Bütün sahiciliğimi alarak gittiniz
Hakkınız vardı bu-ki aşk sizdiniz!

Size bir gerçeği sır gibi saklayarak söylüyorum
Bayım…Sizi seviyorum!
Biliyorum bayım bu öykü yazıldıkça silinecek
Bilindikçe anlamsızlaşacak
Ve hiç kimse kendini aramayacak bu kırık aşk öyküsünde
Size bayım,Her susuşum size.
Ceplerimdeki tüm yokluğu boşaltmıştım sizdeyken
Sizdeyken uçurumların bile miladı dolmuştu
Şimdi bayım!Ellerinizi çekin yüzümden,Güneş alsın kâfi gözlerimi.
Bir yalnızlık sissiz esmerleşecekse
Bırakın kararsın bütün fotoğraflar.
Nasılsa iziniz sinmeyecek parmak izlerime…
Ve sanırım bayım, siz hiç âşık olmadınız?
Ve ben bayım evet ben
Sizi her halinizle SEVİYORUM!

Şiir: Yasemin Yıldırım

Sevgili henüz 17 yaşındaki Yasemin'e sonsuz teşekkürler bu içten şiiri için:)

Dilara
05-29-2009, 11:47 PM
Size bayım,Her susuşum size.


Susmak guzel seymis,avaz avaz susarken anladim..

İsyanlı Sükut
06-02-2009, 12:07 AM
Susmayı denesekte çogu zaman susamıyoruz
An geliyor kelimeler istemeden dökülüyor içimizden
Kaçmak istiyoruz uzaklaşmak yanlışlıgımızdan
Ama olmuyor biz kaçtıkça birşey bizi birbirimize sımsıkı baglıyor
Sonunu düşünüyoruz çogu zaman
Sonumuz olmadıgını biliyoruz
Ya da bilmiyoruz ne olacagımızı

İkimizde çok korkuyoruz neyden oldugunu bir biz biliyoruz
Baglanmak delice sevmek ve terk edilmek
Ama korkularımızda engel olamıyor bize
Ne olacak bilmiyoruz bilemiyoruz
Ama bu bilinmezlikte durdurmuyor bizi

Hani hep biz diyor(sun)um ya
Biz yokuz aslında biliyorsun degilmi
Sadece biz bizden bahsederken biz diyoruz
Başkaları bizden bahsederken sen ve o diyor
Siz demiyorlar
Çünkü onlarca biz diye birşey yok
Hayat denen kavramın içinde biz yokuz aslında
Ama bunlara ragmen sen ve ben biz olmaya çalışıyoruz

Bazen kızıyorum sana kendini benden uzak kılışına
Tamam diyorum sen uzak olacaksan bende uzak olacagım
Ama olmuyor yapamıyorum
Haklısın belkide uzaklaşmak istemekle ama istemekle olmuyor ki işte
Uzak kılacagın sesin nefesin bedenin ya yüregin
Yüregini benden sevginden sevgimden uzak kılabilirmisin

Gelip duruyorsun ya karşımda bakıyorsun ya bana o Cennet gözlerinle
Sonra gülüyorsun ya içten samimi sıcacık
İçimi dele dele söylüyorsun ya o iki kelimeyi
Herşey siliniyor o an
Gözlerinde dinlendiriyorum yüregimi
Yaslayınca başımı omzuna tüm dertler bir bir dökülüyor içimden
Unutuyorum herşeyi herkesi biz kalıyoruz dünyada bir tek
Tüm dünya senden ibaret oluyor o an
Bitmesin istiyorum dursun dünya dursun zaman
Hiç gitme yanımdan öylece kalalım sarmaş dolaş
Kahkahalarımızla şenlendirelim etrafı
Ama olmuyor işte gitmen gerekiyor benimse kalmam
Gelmek istiyorum arkandan olmuyor
Senin gitmen benim kalmam gerekiyor

İşte o an sen giderken ben kalırken
Sen hayata karışırken ben ölürken
Herşey tersine dönüyor tüm hayat üstüme yükleniyor
Sen gidiyorsun düşünceler beni kemirmeye başlıyor
Düşünmeye başlıyorum yanlışlığımızı yanılgınlığımızı
Düşünmekten yorgun düşüyor beynim
Sıra kalbime geliyor
Kalbim mi? O seni sevmekten başka bir şey yapmıyor
Yorulmadan duraksamadan seni gördügü ilk günden beri
Seni delicesine sevmekten yorulmuyor

Biliyorum biliyorsun imkansızız biz
İmkansızlıgımız kaderimizde yazılı
Ama kader bu ya ne olacağı belli olmaz ya
Belki diyorum ben içimden iç geçirerek
Kocaman bir belki savuruyorum bizi imkansız kılan hayata
Bilmiyorum belki sende benim gibi kocaman bir belki savuruyorsundur hayata
Kader be sevdigim bekleyelim neler getirecek neler götürecek
Seni götürmesinden çok korkuyorum biliyormusun
Biliyormusun seni kaybetmem demek
Özgürlügümü neşemi gülüşümü
En önemlisi yüreğimi kaybetmem demek

O z a N
06-02-2009, 12:20 AM
Gelip duruyorsun ya karşımda bakıyorsun ya bana o Cennet gözlerinle
Sonra gülüyorsun ya içten samimi sıcacık
İçimi dele dele söylüyorsun ya o iki kelimeyi
Herşey siliniyor o an
Gözlerinde dinlendiriyorum yüregimicok güzel ve de anlamlıydı emegine saglık... tesekkürler...

İsyanlı Sükut
06-03-2009, 06:51 PM
Düsünüyorumda sen hic var olmadin...
Ben varoldugunu sandim ama yanilmisim hep,kendi icimde yüregimde yasatmisim seni onca zaman..
Bir hayal gibi...Rüya gibi...Anlatilan ama aslinda hic yasanmamis hikayeler gibi...
Sen sadece olmasini istedigimdin...Yüregimdeki sicakligin bile sahteydi...


Ben susmaktan yorulsamda yüregim haykirmaktan vazgecmiyor..
Bosver yüregim uzak kalsin o yine, yaklasmasin canima....
Uzak dursun iste bir kus olup göc etsin bu diyarlardan....
Sende arama artik be yüregim..Ne diye bile bile aci cekmek istersin...



Yolcu yolunda gerek derler...
Hemen yan sokakta gül bahceli sokaklar varken birak artik dikenli yollari yüregim..
Gözyasi yagmurlarinin altinda dikenli yollarda yürümekten yorulmadinmi...
Gül bahceleriyle heryeri sicak gülümseme dolu günesin isiklarinda huzur bulmak varken...


Sen onsuzda yasarsin yüregim bilirsin,
cok acilar agir yükleri biraktik ardimizda...
Bikmadin mi hala karanlik sokaklardan,korkardin sen oysa soguk karanlik sessiz sokaklardan...
Sen degisme hep ayni kal birak ürkütücü yollar cansiz kalsin..




Imkansiz asklar sana göre degil yüregim....

İsyanlı Sükut
06-06-2009, 12:36 PM
Seninle yaşlanmak istiyorum. Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyım istiyorum. Benim olduğu kadar dostlarının, dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp anlatalım.

Yaşayalım kı, öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı. Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Sen çok dertlenip, içip, arkadaşlarınla eve gelmelisin. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki, yalnız sıkılmak sıkmalı bizi.

Yaşayalım ki, paramız olunca sevinelim. Güzel günlerimizi, evimizde, bır şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla ucuz biralar içerek... Böylece yaşamalıyız işte.

Sonra çocuğumuz olmalı, düşünsene, senin ve benim olan bir canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın. Ve ben söylenerek sıranı almalıyım. Yorgun olduğum için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın. Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp yatmalıyız.

Zaman su gibi akıp giderken, herşey yaşanmış bir hayatımız olmalı. Herşeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehırden.

Kavgasız, her sabah gürültüyle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredip, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin. Çocuklar gelmeli zıyaretimize, geçmışteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız...

Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı "herşeyde".

Can Yücel

O z a N
06-06-2009, 05:47 PM
Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken, sadece mutluluk olmalı yüzümüzde, birbirimizi sevmenin gururu olmalı "herşeyde".
evet öyle olmalı...
emegine saglık... cok anlamlı ve güzeldi, tesekkürler...

İsyanlı Sükut
06-07-2009, 09:21 PM
Evet seviyorum,ama beklemeksizin seviyorum.
Öyle bir şey ki seni sevmek,sanki uçarcasına güzel,
Gülümsemen,bakışları n


Biraz ağlasam diyorum,
Buna izin vermiyorsun.


Çünkü beni mutlu ediyorsun,
En buruk anımda yanımda oluyorsun,
Ağlayan gözlerimin yaşını benden çalıyorsun.



Karamsar günlerimde,
Hayatıma güneş gibi doğuyorsun.


Bana elveda deyişin,
Son bakışın,hep aklıma takılıyor.
Neden,hep neden diyorum kendime.


Sessiz sedasız,hayatımdan gittin.
Sence bütün bunları hak ettim mi?


Şimdi tek bir şey soruyorum sana…
O kadar günü geride bırakmak kolay mı…


Cevabı biliyorum…

İsyanlı Sükut
06-10-2009, 03:21 PM
"SENİ"…
Paramparça, yerlebir olmuş tüm yaşanmışlıkların altına...

"SENİ"…
Senden önceki,gidişinden sonraki tanımadığım günlere GÖMDÜM..!

-Gece Yarısına "an" kala...

Artık buralarda durmanın verdiği yorgunluk ağırlaştırıyor bedenimi…
Gitmeliyim bu şehirden ve kendimden…
Kaçmalıyım uzaklara, eşgalimi kimse görmeden...

Ayak izlerimi görmemeli…
Bilmemeli kimse neden gittiğimi...
Ve hiç kimse sormamalı beni, kimseden...

Ne gece, ne ay, ne de parlayan yıldızlar ve de bir başkası...
BİLMEMELİ...!

-Gece yarısına "an" kala...

Harap olan hayallerimi unutmalıyım…
Yitik düşlerimi savurarak gökyüzüne...
Sıkarak dişimi, dilimi kana bulamadan...
Bir çocuk masumiyetiyle yeniden doğarak…
Ve neden ağladığını bilmeden...
Sessizce ve kimsesizce...
Biraz da gizlice...

GİTMELİYİM...!

Bedenimi hapsetmiş karanlığa tüm hıncımı kusarak…
Gecenin canını yakarak, uykusuzluğumun üzerini örterek...
Ve sökerek yüreğimdeki "seni"…

KAÇMALIYIM...!

-Tam da gece yarısına "an" kala...

Peşimden paçalarıma yapışan, ellerimi tutan sadece Yalnızlığım olmalı…
Güncemin arasında kurumaya yüz tutmuş gül yaprağı ağlamalı ardımdan sadece…

Bir de kırık hayallerim...

Giderken, kendimden ve senden kaçarken...
Birileri görür diye, ürkerek söndürmeliyim güneşi...
Gömmeliyim nemli toprağa yıldızları…
Düşlerime göz diken kâbusları öldürmeliyim…

-Ve gece yarısına "an" kala....

GİTMELİYİM...!

İsyanlı Sükut
06-10-2009, 03:40 PM
Bavulları hep toplu durmalı insanın...
Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.... Bir gün telefonların hiç çalmayabileceği hesaplanmalı...
Tül perde arkasından misafir yolu gözlemekten vaz*geçmeli...
İhanetlere, terkedilmelere, bir başına bırakılmalara hazırlıklı olmalı...
Yalnızlığa alışmalı...

Çünkü "omuz omuza" günlerin vakti geçti.
Dayanışma...
Günümüz borsasının değer kaybeden hisse senet*lerinden biri artık...
Bireyin keşif çağı, geride kı*rık dökük yalnızlıklar bıraktı.
Terörün bile bireyselleştiği çağdayız.
Zaman, birlikten kuvvet doğurma zamanı değil;
Zaman, tek başına dimdik ayakta kalabilmeyi becerme zamanıdır.




İşte o yüzden alışmalı yalnız*lığa...
Sokaklar dolusu ıssızlıkla başbaşa yaşamayı göze almalı insan...
Güvendiği dağlardaki karlara bakıp ders çıkarmalı...
Hüzünlü bir şarkıyla paylaşı*lan gecelerde başım dayayacak
Bir omuz arama huylarından vazgeçmeli...
Sofrada tek tabağa, tabakta az yemeğe alışmalı...
Romanlardan yalnızlığı yücelten paragraflar asmalı evin en görünür duvarlarına...
"Yalnızlık paylaşılmaz/ Paylaşmılsa yalnızlık olmaz" dizeleriyle başlamalı güne...
Telesekretere "şu anda size cevap verebilecek kim*se yok" denmeli, "...
Belki de hiçbir zaman olmaya*cak..."
Cevapsızlığa, sessizliğe ısınmalı...




Oysa sessizlik haksızlığa alkıştır.
Haklılığın onuru yaşatır insanı...
Susmanın utancı öldürür.
O yüzden en sessiz gecelerde ''doğruydu, yaptım"la teselli bulmalı insan...
Feryada komşuların yetişmemesine, soğuk duvar diplerinde sessizce ağlaşmaya alışmalı...
Kendiyle he*saplaşmaya çalışmalı...
Gece yastıkla ağlaşmaya, sabah aynayla gülüşmeye,
Kendiyle hüzünlenip, kendiyle aaaiflenmeye hazır ol*malı...
Hep başını alıp gidebilecek kadar cesur,
Ama hep kalıp savaşacakmış kadar gözüpek olabilmeli...
Sessizliği, sese dönüştürebilmeli...




Ve sırt çantasını her daim hazır tutmalı insan...
Yollarla barışmalı...
Yalnızlığa alışmalı...

İsyanlı Sükut
06-10-2009, 03:55 PM
Sessizliktim....
Sessizim bu gece.. Hiç olmadığım kadar.. Söylenicek o kadar kelime, o kadar cümle olmasına rağmen, ben SUSTUM! Sessizlik içnde kaldım hep.. Sana söylemek istediğim kelimeleri kalbime gömdüm.. Belki birgün, hani olurya belki bigün kalbime ağır gelir kelimeler, içimden atmak isterim ya.. İşte ozaman -söylerim- diye !
Kimse yardım etmedi bana.. Sessizlik içinden çıkamadım birtürlü.. Hep sessiz kaldım ben.. Aşka, sevgiye, dostluğa, KALBİNE !! Konuşamadım.. Dilim varmadı söylemeye... SUSTUM!
Kimi zaman ağladım! Bekledim.. İçimi döktüm kağıda, kaleme.. Beni tek anlayan onlardı çünkü. Ne dostum ne arkadaşım.. Hiçbişey kalmadı!
Sen.. Sen ise yoktun zaten..!
Yalnızlıktım işte bu yüzden... Sessizliktim...
Konuşsam... susturursun diye korkuyorum..
Ağlasam... arkamdan gülersin diye susuyorum..
Sussam... işte ozaman hiçbirşey yapmıyorsun diye bende SUSUYORUM..!
Belki kötü yapıyorum.. İnan hiçbirşey bilmiyorum.. Beynim ! KaLbim ! AkLım ! Hepsi sende... Hepsi sendeyken hiçbirşey düşünemiyorum... Ruhumda SADECE SEN...
Ayrılık vakti yaklaşır..uzaktan.. Görürüm! Hiç sesimi çıkarmam.. Çıkaramam..
Sessizim bu yüzden işte.. Konuşamam !!!


Alıntı...

İsyanlı Sükut
06-10-2009, 03:59 PM
http://i229.photobucket.com/albums/ee127/xxsibel_83_bjkxx/Gif-37.gif

Ben seni bir okyanusun derinliginde buldum da sevdim
Parlak bir inciydin benim için
Paha biçilmez bir inci
Ben seni soguk ve yagmurlu bir günde
Seni düsünürken gülüsündeki sicakligin içime dolup da
Beni sardigi bir anda sevdim
Seni sadece selvi boyun,siyah saçlarin yada kara gözlerin
Güzel bir yüzün var diye degil
Fikirlerinle,konusmandaki güzelligin ve benim o kor halde yanan yüregimle sevdim
Ben seni derinden ve hissederek sevdim
Her kalp atisimda vücudumun dört bir kösesine yayildigini
Beni sardigini her nefes alisimda cigerlerime isledigini bilerek sevdim
Seni kis gecelerinin o soguk yataginda birlikte uyuyup beni isittigin
Yaz sicaginda uyuyamayip sikintilarim oldugun
Ve rüyalarimda bulustugumuz gecelerde sevdim
Seni ellerinden tutup kanimin kaynadigi
Kalbimin yerinden firlayacagini hissettigim anlarda
O islak dudaklarinla beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim
Ben seni o sensiz anlardaki bos ve degersiz geçen dakikalarda
Kayip zamanlarimizda,seni arayip bulamadigim
Çaresizlik içinde oldugum,içki sofralarini dost bildigim anlarda sevdim
Sen ne kadar uzak olsan da,
Aramizdaki kilometreler nasil çoksa
Bende seni o kadar yogun ve o denli çok sevdim
Seni kalbimde yanan atesin ile
Zihnimde olusan hayallerin o ay parçasi çehrenle
Bana derinden bakan o gözlerindeki isiltiyi görecegim anlari beklerken
Kalbimin yanip tutustugu anlarda
Gelip o bu atesi alevlendirerek
Bana sarilarak beni sevdigini söyleyecegin anlari düsünerek sevdim

Korkuyorum!
Hakkettigin mutlulugu sana verememekten korkuyorum.
Seni beni sevdiginden fazla sevememekten korkuyorum.
Senin sevgine layik olduktan sonra baskalari tarafindan o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum.
Seni kazandim derken kaybetmekten korkuyorum.
Aramizdaki maneviyat haricindeki uçurumlardan korkuyorum.
Senin kalbini daha fazla kirmaktan korkuyorum.
O temiz ve masum göz yaslarini daha fazla akitmaktan korkuyorum.

Evet korkuyorum;
seni kaybetmekten, seni daha fazla üzmekten ...
Sana kendimi ifade edememekten korkuyorum.
Yada yanlis anlasilmaktan korkuyorum.
Uçurumun kenarinda yalniz kalmaktan korkuyorum.
Dostluguna doyamadan uluorta yalniz kalmaktan korkuyorum.
Yüregimdeki o ince sizinin bir gün çogalmasindan ve beni sarmasindan korkuyorum.
Sevgi denen güzelliginin bir gün beni terk etmesinden korkuyorum.
Dostlugun ölüp yerine nefretin yesermesinden korkuyorum.

Korkuyorum evet;
seni kaybetmekten ve seni daha fazla üzmekten...
Bir çiçek misali ne ellemeye nede koparmaya kiyamiyorum uzaktan seyrediyorum çünkü;
Seni daha fazla incitmekten korkuyorum.
Ömründe yasadigin mutlulugu huzuru sana yasatamamaktan korkuyorum.
Sana kalbimden fazlasini verememekten korkuyorum.
Sonunda sana gözyasindan baska bir sey birakamamaktan korkuyorum.
Seni sevmekten degil;
dostlugunu suiistimal etmekten,
Seni kaybetmekten ve degerini bilememekten ve Yüce Rabbime hesap verememekten korkuyorum.
Belki de çok fazla korkuyorum ...
ÇÜNKÜ; BEN ILK DEFA SEVIYORUM...

http://s46.radikal.ru/i112/0903/8b/d2494d342983.gif

İsyanlı Sükut
06-11-2009, 11:50 AM
Unutmak "yazık" olur diye,
Boşluğunda hiç tutunmadan düşüyorum gönüllü...
Kendimi duymuyorum nicedir,
Bu suskunluk senden sonra en sevdiğim...
Sadece benim....

Gölgeler arasından izliyorum insanları, sadece suretlerden ibaret sanki herkes.
Öylesine bir boşvermişlik sarmış aslımı.
"Yüreğin sahipsizdi, emanet bende gözüm gibi bakıyorum ona" demiştin,
Gözlerini aradım, yüreğimi bulmak için,
Bulamadım...
Yüzüme çarptığın kapılarda, sessizliğine karışmış.
Dört kapı, bir çift göz, iki yürek.....
Bir sensizlik, bin sessizlik...
Hepsi bu....
aç kapıları
bende sahipsiz izlerin kaldı...
En sancılı mavilerden geçtim, buz gibiydi dokunamadım
Siyaha gülümsedim, beni sevsin diye
Senin gibi...
Avuçlarımda bir parça sen kalmış,
Parmaklarıma küstüm bu "bir parça" için..
Masallarım, koşarken düşen bir çocuk gibi
Epeydir yaralı dizleri, yüzünde masum bir çamur...

Öyle derin bakma aynaya, saklanamıyorum içime
İçim dışım sen doluyor,
yüreğimde çiçek açıyor,
gözlerimde yaz yağmuru
Ruhumla yüzleşemiyorum..

"Kapat gözlerini, çözülüyorum......."

Gittin, herşey bitti...
Birşeye ağladım ben: Canıma...
Nehirlerce kanadım, kör oldum, sağır oldum,
Görmedim, duymadım belki ama dilini kesemedim aşkın
Şimdi sessizliğin hangi harfindesin?
Bilmediğim bu alfabede hangi heceden sormalıyım seni?
ellerim siyah bir gece
yüzümün coğrafyasında binbir deprem
enkazda mı kaldı
şefkatinin izi

Söylesene,
E N S E V M E D İ Ğ İ N Y A L A N I N K A D A R B İ L E
Ö Z L E M E D İ N M İ
B E N İ

Dua
06-11-2009, 12:19 PM
http://img140.imageshack.us/img140/9210/post21158109423pb9.jpg

Sevgilim
Sana sevgilim diyorum.
Ayrılık da sevdaya dahil
Ayrılanlar hala sevgili

Dediği gibi İlhan'ın.

Sevgilim sana sevgilim diyorum bir daha hiç
demeyeceğim içindir belki.

Ayrılmamız neyi değiştirecek ayrılık yüreğimden silip
atabilir mi seni derdin. Kimbilir..

Bu sana son yazışım.
Sözcüklere yüklemeye çalıştığım duygularım
beyaz kağıtların keskin kenarlarıyla nasıl da parçalanıyor böyle.
İlk kez yazmak böyle zor anlatmak bu kadar olanaksız.
İçimde çağıldayan herşeyin sana doğru aktığını duyupta bunu anlatamamak.. Ne acı.

Oysa seni her düşündüğümde sesim zamanın ve mekanın olmadığı görünmeyen
ince ipeksi bir yolda ilerleyip kulaklarına akmadı mı.

Her düşündüğümde seni yapmam gereken sadece izlemekti.
Ruhumun sana akışı o hızlı ama bir o kadar yavaş delice ama bir o kadar sakin
coşkuyla ama nasıl huzurlu bir çağlamaydı onların hepsi.
Hemen duyardın büyük kalabalıklarda iki kişilik yalnızlıklarda
yada gözlerin maviliklere kilitlenmiş.. Duyardın.

Hala duyuyorsun. Şimdi şuan seninle konuşurken ruhunda geziniyorum yine.
Baktığın yerden uzaklaşan bakışlarını o kimselere hissettirmediğin
bir anlık dalgınlığı sadece anın yakaladığı o ince sızıyı.. Kapa gözlerini..

Sen hep duyacak mısın beni ben hep anlatacak mıyım. Bilmiyorum.

Ama madem ayrılanlar hala sevgili ayrılanlar hala sevdalı bu ayrılıkta bitmeli..

Ayrılık.. Ne çok korkardık bu sözcüğe yüklenen anlamdan.
Oysa şimdi anlıyorum ki ayrılığın kendisi değil ayrılmakmış asıl zor olan.
Ayrılmayı başarana kadar yaşanılanlar o kanatan acıtan korkulu bekleyişler..
O kopuşu yaşamak artık başka biri değil sen olan o varlığı olduğu yerden çıkarmaya çalışmak
ağlayarak git artık içimden diyebilmek ama daha derken pişman olup hayır kal ne olur diye yalvarmak..
Ne kadar zordu mabel.. Öyle içimdeydin ki seni ordan çıkarmak kendimi paramparça etmek demekti.

Ayrılık.. O kanlı zafer.. Şimdi paylaştığımız işte bu.
İçimizde o boşluğun büyük acısı yüzümüzde birbirimizin kanı var hala..

Sevgilim
Sevgilim diyorum son kez sana. Bir daha demiyeceğimdendir bu ve bir daha yazmayacağımdan.

Ayrılık da bitmeli..

Murathan
06-12-2009, 09:22 AM
isterdim ki bütün gönüllere sevgi üflesin yazdıklarım...
her kalp sevgi ile atsın... sevgi için atsın... sevgi dağıtmak için atsın...
sevgiden yoksun hiçbir gönül kalmasın...
isterdim ki sevgiler ve sevgililer donatsın bütün bir kainatı...
ve bu sevgi dolu gönüller bütün bir varlığa karşı sevgi ile yönelsin...
sevgi duysun... sevgi düşünsün... sevgi görsün... sevgi bulsun... sevgi buldursun...

sevgi dilesin... sevgi dilensin... sevgi paylaşsın... sevgi paylaştırsın...
her varlığın bütün hareketleri sevgi eksenli olsun... hatta duruşları bile...
biri bir hareket yapacaksa sevgi için yapsın... biri duracaksa sevgi için dursun...
biri konuşacaksa sevgi için konuşsun... biri susacaksa sevgi için sussun...
biri ağlayacaksa sevgi için ağlasın... biri gülecekse sevgi için gülsün...
biri oturacaksa sevgi için otursun... biri kalkacaksa sevgi için kalksın...
biri bir yazı yazacaksa sevgi için yazsın... biri bir yazı okuyacaksa sevgi için okusun...
isterdim ki kainat sevgi olsun...
sevgiden başka hiçbir şeye yer olmasın...
sevgiden başka hiçbir şeye fırsat verilmesin...
isterdim ki sevgisiz kalpler de sevgiyi bulsun...
isterdim ki herkes herkese sevgi dağıtsın...
isterdim ki kalemim bütün gönüllere sevgi akıtsın...
isterdim ki kalemim bütün gönüllere sevgi buldursun...
isterdim ki kalemim bütün gönüllere sevgi anlatsın...
isterdim ki kalemim sevgi olsun...
isterdim ki kalemim ile bütün bir varlık sevgi bulsun...
isterdim ki kalemim ile bütün bir varlık sevgi dolsun...
isterdim ki kalemim ile bütün bir varlık sevgi ile doysun...
isterdim ki kalemimden harf harf sevgi dökülsün...
isterdim ki kalemimden dökülen sevgi harfleri
okuyanların yüreğine nakış nakış sevgi işlesin...
isterdim ki her kalp sevgi ikizini bulsun...
ve bulduğu sevgi ikizini bir daha bırakmasın...
sevgi ikiziyle birlikte sonsuzluğa uçsun...
sevgi ikizleri el ele sevgi bahçelerinde dolaşsın...
sevgi bahçeleri sevgi çiçekleriyle dolsun...
sevgi çiçekleri asla solmasın...
sevgi çiçekleri daima sevgi suyu ile sulansın...
isterdim ki elimdeki kalemim kalbimdeki sevgiyi mürekkep yapsın kendine
ve sevgiye muhtaç bütün gönüllere sevgi dağıtsın...
kalmasın sevgiye muhtaç hiçbir gönül...
kalmasın sevgiye aç hiçbir gönül...
kalmasın sevgiye susamış hiçbir gönül...
isterdim ki kalplerdeki sevgi cennetinden cennet sevgileri yayılsın her yere...
isterdim ki dillere destan bir sevgiyle destanlara dil veren bir sevgi yaşansın...
isterdim ki dünyadaki her insan kalbi sevgi ruhu sevgi bakışı sevgi düşünüşü sevgi niyeti sevgi yaptıkları sevgi söyledikleri sevgi sevgi timsali sevgili insanlardan olsun...
isterdim ki bütün kalpler sevgi zirvesinde zirve sevgiler yaşasın...

ey sevgili kalpler...
sevgililerden sevgili o sevgi dolu geleceğin sevgi binasının sevgi inşasında sevgi tuğlalarının örülmesi için sizin sevgili kalbinizin de sevgilerini dağıtması ve sevgi dağıttıkça sevgi bulması sevgisinin daima artması dileklerimle...
sonsuz sevgiler...

Murathan
06-12-2009, 09:27 AM
http://i42.tinypic.com/2narbdh.jpg

Bir an kaybettim seni..
Uçtun ellerimden..
Ardında bıraktığın satırlar darmadağındı.
Bir müddet toplayamadım kendimi satırları.
Bir müddet anlayamadım ne olduğunu.
"Bırak dağınık kalsın satırlar" dedim oluşturamadım cümleleri.
Seni anlatacak kelimeleri bulamadım karşındayken.
Hiçbir sihir yoktu seni yanımda canlandıracak.
Ne kadar çoksan o kadar yoktun hayatımda !
Seni yaşamadan
Ölmek istemedim..

İsyanlı Sükut
06-12-2009, 07:31 PM
Aşk nasıl akar bir yürekten diğer bir yüreğe? “İlk bakışta aşık oldum” der kimisi... Hiç yaşamadım bilemem. Doğrusu inanmam da... Kim böyle söylese ya da nerede okusam bu cümleyi, olsa olsa etkilenmektir bunun adı, aşk değil diye düşünürüm. Böyle bir cümleden sonra şartlanılmış bir aşk yaşanır ve biter. Anıldığında geçici bir hevesmiş aslında diye düşünülür belki de... Neyse asıl konumuz bu değil. Düşsel bir aşkın hikayesi anlatacağım ben size, ya da isterseniz yaşanmış bir aşk deyin siz bu aşka... Bu hikayede, ilk bakışta aşk yok, arkadaşlıktan aşka dönüşen bir hikaye de değil bu! Bir yasak aşk öyküsü hiç değil! İçinde biraz hüzün, biraz mutluluk gözyaşı, birkaç şiir ve şarkı, yaralı iki yürek, kaygılar ve tabii ki uykusuz saatler var. Bu hikayenin içinde en çok ümit var. Merkezde ise aşk...

Birbirine uzak iki şehir... Biri taş binalarla çevrilmiş, sokaklarında asık yüzlü insanların dolaştığı, kuru ayazların kol gezdiği bir şehir... Diğeri deniz kokusu iliklerine kadar sinen... Bu birbirinden çok farklı iki ayrı şehirde, birbirine çok benzeyen iki insan... Birbirlerinden habersizken, aynı gecede aynı yıldızlara bakıp aynı dileği tutuyorlar belki bir gün... Sonrasına siz masal deyin, ben hikaye... ya da bir düş... Dedim ya hikayede en çok ümit var diye; bir ümitle başlıyor işte her şey...

Aşka en çok bahar yakışır değil mi? Oysa bir kış mevsiminde başlıyor bu düşsel aşk. Dışarıda kış, yüreklerde bahar... Kırlar yerine, yüreklerde açıyor papatyalar... Dışarısı soğukmuş, buz gibiymiş, ne gam? Yüreklerde güneş...

Kadın taş binalı, kuru ayazlı şehirde yaşıyor. Sahteliklerden, yalanlardan bıkmışlığıyla bir uçurumun kenarındayken, bir ümit tutuyor elinden... Yani deniz kokan kentten gelen adam! Onun ne işi vardı o uçurumun başında diye soracaksınız şimdi? O da aynı sebeple oradaydı. Belki adam çevresindeki tüm sahteliklerin ve yalan sevdaların içinde adamlığından utanmıştı da , onu uçurumdan atıp rahatlamak istiyordu. Yüreğini de fırlatıp atacaktı; böylece kimse acıtamayacaktı onu bir daha... Ama karşılaşmayı hiç beklemediği o yer de kadınla karşılaşmıştı işte... Adam ve kadın elele verip vazgeçtiler yüreklerini atmaktan... Ne de olsa bir ümit vardı içlerinde hala... Aslında onların yürekleri elele tutuştu... O ikisi birbirlerinin gözüne kaşına değil, boyuna posuna değil, yüreklerine aşık oldular... Ve ilk sözleri “Yüreğine aşığım” oldu aşka ilk adımı atarken. En çok kelimeler yardım etti onlara, birbirlerinin yüreğine dokunmaları için.
Bir gece vaktinde kadın adamı düşünürken güncesine şöyle yazdı:

“ Aşk nasıl akar bir yürekten diğer bir yüreğe? Belki bir şarkıyla, belki bir şiirle gelir. Belki de bir yıldız olarak düşer avucunuza, dilek tuttuğunuz bir gecede... Uzak bir kentte bir yürek şiirler yazar adınıza... Her dizede onu bulursunuz, her dizede kendinizi... 160 karaktere sığdırmaya çalışırsınız içinizden taşan her duyguyu... Sığdıramazsınız... Sonra beceremeseniz de şiir yazmayı onun kadar güzel, bir şiir dökülür kaleminizden...

Sesini hiç duymadığım,
Hiç dokunmadığım ellerine,
Bir şaire vurgunum şimdi.
Ben hiç oldum, o herşey!
Yaşadığı kentte,
Bir gece olsun uyumadım,
Gezmedim sokaklarında,
Duymadım o kentin gürültüsünü
Ve koklamadım denizinin kokusunu...
Ben onun avucundaki yıldız oldum,
O benim içimde ümit..
İşte bu yüzden;
Aşkın adı ümittir artık, ümidin adı aşk! ”

Adamsa bir hikaye yazdı ve anlattı bir aşkın başlangıcını... Sordu: “ Bir ümit üzerine aşk yazılabilir mi? ” diye. Kimi onaylayarak ümit üzerine aşk yazılır dedi, kimi vazgeç dedi aşkın aleviyle kırmızıya dönmekten... Bir başkası bu hikayenin sonu sadece hüsran diyerek ümitleri kırdı ve bir dost destek verdi, kadın ve adamın mutluluğuna katılarak... Sonu ne olur? Ne kadın biliyor, ne adam, ne de diğerleri... Tek bilen var sonunun ne olacağını, gözle görülmeyen varlığı en derinde hissedilen tek bilen...

Şimdi iki ayrı kentte, birbirlerinin yaralarını kelimelerle sarmaya çalışan, iki yaralı yürek avuç içlerinde bir yıldız tutarak, birbirlerini düşünüyorlar. Ağlamanın ne kadar güzel olduğunu keşfediyorlar yeniden... Büyük bir mutlulukla yaşarken aşkı, hatta mutluluğu içlerine daha fazla çakmak için uykularını feda ederken hep ‘bir ümit’ içlerinde... Ve bir taraftan kaygılanıyorlar, korkuyorlar gün gelir bu büyü bozulur diye...Kelimelere, şiirlere, şarkılara sığınıyorlar birbirlerini daha çok hissetmek için... Sonuç olarak düşsel bir aşka ‘merhaba’ diyen iki ayrı yürek, tek yürek olup açtılar kapılarını mutluluğa... Ve göze aldılar ne zaman geleceği meçhul olan hüznü... Yani bir ümidin üstüne aşk yazıldı, ve daha bitmedi hikaye... İçinizden geliyorsa devam edin hadi yazmaya ve bir isim daha verin aşka...

Aşkın adı ümittir artık, ümidin adı aşk...

O z a N
06-12-2009, 08:41 PM
Şimdi iki ayrı kentte, birbirlerinin yaralarını kelimelerle sarmaya çalışan, iki yaralı yürek avuç içlerinde bir yıldız tutarak, birbirlerini düşünüyorlar.

güzeldi emegine saglık...tesekkürler...

İsyanlı Sükut
06-13-2009, 12:06 AM
Bu gece, yüreğime aralıksız batan sözlerinin acısıyla
Öfkenin kuşatmasında yazıyorum sahipsiz kırılganlıklarımı...
Beni dinle/me...!
Ne öncesini, ne de söyleyeceklerimi, bu defa dinle/me...!

Sana doğru attığım her adımda, üstüme yıkılan duvarın altında kalmaktan
(Ç)atışma içinde geçen dakikaların, gece boyu sinirini taşımaktan yoruldu ruhum...
Oysa bu değildi içimde başlattığım seni kazanma savaşının sonu...
Böyle olmamalıydı...

Ümitleri tükenmeye yüz tutmuş ses boğumlarından çıkamıyor nefesim...
İnadına zorluyorum onca haykırılmış sözlerin sonrasında tenimi...

Oysa özgürlük vaad etmiştim sana, kendimi atarak zındanlara...
Zaman kıskaçlarını açmış yengeç gibi gelirken üstüme üstüme
Kekremsi bir rüyanın yorgun tadını yutkunuyorum, buruşturarak yüzümü...

Sessizliğin çığlıklarına düştüm...

Ne yana baksam sen bakıyorsun kirpiklerimin penceresinden...
Şimdi hangi kuytunda susar avazım...
Yoruldum, hiçbir hikayenin kahramanı olamayacak kadar uykum var...
Başımı koyduğum yastıkta, yokluğundan olma koca boşluklara düşüyorum hızla...

Gecenin yarısında, yine bağdaş kurmuş oturuyorsun kançanağı gözlerime...
Kapak resminde idam ilmeği olan, yeşilimsi bir kitabın hüzün sarısı sayfalarında arıyorum yankısı (ç)alınmış sesimi...
Öykünüp ustama ''sus(may)acak var'' diyorum, yakılmış sesimle...
Sussam içimde (k)anarım seni...

Yine de sargısı boldur yaralarımın...
Uzak şehir özlemleri sürtse de bedenimi, inadına bekliyorum geleceğimi(zi)...
Dört duvarımda yankılanan tüm acılarımı

Ve küflenmiş alışkanlıklarımı tek hamlede infaz edeceğim o gün, bunu bil...

Yeter ki sen toplama valizini ve gitme, bırak inadına dağınık kalsın kızıl saçların…
Üzerine sinen ağırlıklarımla bu gece yarısı, çatkapı arala acılarımı…
Döndür beni yaşam(ın)a...

Bak öl(m)üyorum işte...

İçimdeki sevinçlerin senli sebeplerini desteliyorum yüreğimde...
Aşk’a beş kala sancılanıyorum yine, doğumsuz coğrafyalarda...
Yüreğimdeki amansız savaşın, tenimde açtığı yaraları görmezden gelme...

Kalbindeki sıcaklığa düşür beni...

(D)üşüyorum...!

İsyanlı Sükut
06-14-2009, 11:11 AM
Seni terk ediyorum, aklımda kuşlar var.
Seni terk ediyorum, yazgımda kışlar var.
Çocukların uykusunu böler bu lanet şehir.
Mahrem bölgende bu şehre benzeyen bir ben var!
Payımıza düşen hep kir, kir, kir...
Seni terk ediyorum sevgilim, daha fazla dibe düşmemek adına,
daha fazla dibine düşmemek namına...
Evet.
Seni terk ediyorum.
Seni annenin ince uçlu bir yüzyılla
ince uçlu bir tığla çeyizin için işlediği gri cinayetlerin ortasında
ipek kokan dudaklarımla öptüm.
Seni benden önce dudaklarım gördü.
Seni benden önce başkaları ördü.
Bakışından öptüm.
Ürktüm,
ürktüm,
ürktüm...
Tüm olay mahallerini kendime diktim acıtarak etimi!
Tüm delilleri sana kilitledim sancıtarak rahmini!
Seni terk ettim.
Artık kendi kuşlarına mezar alzheimer bir göktüm.

Aklım mı?
Unut onu!
Savaş meydanlarında en çok ben öldürüldüm!

Şehrin çehresine kan gibi çöken ayrılığın gözlerine
perde diye kitap indiriyor tanrısız melekler.
Ben rakıyı biraz kaçırınca,
ben acıyı keskin yarıklarımla korkutup kaçırınca
dünyadır diye kendi göğümden kalkıp dudaklarına kaydım.
Sahi, filmlerde gördüğümüz Kadıköy'müdür bu?
Tüm tuzlu sular kanayan kalbimize mi boşalır?
Oysa ben seni,
tanımadığım kara parçalarında sahipsiz bir İstanbul sandım!

Ben seni terk ettim!
Aylar gibi.
O ayların içindeki hastalıklı günler gibi
düşen uçakta yolculara hâlâ sakin olmaları gerektiğini söyleyen pilotun
ölmeden önce kendini seviştiği hostesin jartiyeriyle asmak istemesi gibi zevkli intihar denemeleri.
Onlar gibi: Kaza gibi;
Neden serin sularda bu kadar acıklı oluyor sevişmelerin sonu?
Hep onlar gibi, hep.
Seni terk ettim.

Aklım mı?
Unut onu!
O oynanan her aşk kumarında büyük sayıların arkasına gizlenirken
ben yektim.

- Ey İstanbul! Yanyana yürümeyelim biz seninle. Kanımı geri ver!
Sevişirken evrim geçiriyor bana verdiğin melek: Yatağımda acılarımı kemiren bir emir olmuş.
Sürekli gitmen gerek emirleri yağıyor merkez büstüme.
Kanımı geri ver! Kanımı geri ver!
Yıkma bu savaşı benim üzerime!!! Yıkma bu savaşı benim üzerime!!!
Elleriyle seviştiğim kadın mor düşüyle bir melek olmuş.

Herkes mutsuz, herkes avare. Herkes bıkmış beynimde zikredilen olmaktan.
Kanımı geri ver dedim.
müşkülpesent kalmışım kanamaktan!

Biliyorum, biliyorum...
Ben... Ben seni terk ettim.
Sana çeyizine hediye getirir gibi marazlı bir bahar getirdim.
Uçurumlar getirdim.
Seni tüm filmlerden çok daha fazla ağlattım otobüs gelmeyen garlarda
Seni burada yolcu beklenmez diyen bekçiden çok daha fazla sinirlendirdim
çok daha fazla üzdüm.
Karanfil koktuk... Dalsız kaldık. Dilsiz kaldık.
Ben sana tanrı tarafından tutulmamak üzere verilmiş bir sözdüm.

Sevgilim, geçmişim beni terk ediyor.
Öyle bir beddua saplamışsın ki bu savaşta etime
her yanımdan hiç durmayan
hiç bıkmayan
hiç usanmayan bir sen damlıyor...

Aklım mı?
Unut onu!
Unut onu!
O yüzsüz bir misafir, hep sende kalıyor!

İsyanlı Sükut
06-21-2009, 04:25 PM
Kenar süsü oldum hayatında..


Senin bir hayatın vardı, planların, zamanların vardı.
Benimse hiç bir şeyim yoktu senden başka.
Senin hayatında, senin planlarında, senin zamanlarında yaşadım sessizce. Orada olduğumu unuttuğun zamanlar olduğunda bile, kırılmadım sana.
Sadece sevdim.
Hep sevdim.
Çok sevdim seni.
Sessizce, hayatını izlerken, yaşadıklarınla yaşadığımı zannederken, sadece sevdim seni.
Başka bir şey de elimden gelmedi .....

Kenar süsü oldum hayatında,
Yani olmasam da olurdu.

Sen mutlu olduğunda benim de mutlu olmam gerektiğini düşündün, ben de mutlu oldum. Hayallerimin ne kadar farklı olduğunu umursamadım. Hayallerimi umursamadım. Senin yanında olduğum sürece hiç bir şeyi umursamadım. Beklediklerim, istediklerim, düşündüklerim o kadar önemsizdi ki senin için; benim için de öyle oldu zamanla. Sadece yanında olmak, sadece sana bakmak, sadece sana dokunmak yetti. Ya da bana öyle geldi.

Sen mutsuz olduğunda ben çekildim kabuğuma. Seni rahatsız etmemek için. Seni daha da mutsuz etmemek için. Tek önemli olan senin mutluluğun olduğu için...

Rezil ettim kendimi,
Dağıttım
İçtim
Düştüm


Hayatım ellerimden kayıp giderken, ben senin hayatını süslemekle meşguldüm, fark edemedim. Yaşamımın gerisinde kalan zamanlarımın, en güzel zamanlarım olduğunu fark edemedim. Bir gün pişman olacağımı, o zaman çok geç olacağını bilemedim, vazgeçtiğim hayallerin bir daha asla gerçekleşemeyeceğini düşünemedim.
Sadece sevdim seni.
ÇOk sevdim.
Başka türlüsü de elimden gelmedi.....

Kenar süsü oldum hayatında. Hiç bir şey olamamaktansa...

mavi_düş
06-21-2009, 04:27 PM
hepsi harikaaaaaa emeğinize yüreğinzie sağlık

İsyanlı Sükut
07-14-2009, 11:49 PM
Bugün seni anmak istedi canım…
O sitem dolu şarkıları dinlemek istedim…
Seninle hiç bir alakam olmadığını bile bile seni özlemek istedim…
Belkide aylarca gözümden akmak bilmeyen yaşlar aksın istedim…
Dedim ya bugün yine sev istedim… Seni sevmediğimi bile bile…
Yeni bir başlangıç yaptığımı unutarak
Yada senin beni hiçbir zaman adam gibi sevmeyeceğini bile bile Yine ve yine ‘’sev’’ istedim..



Ama sen ;
Gamsızdın...
Vurdumduymazdın..
Ve aşk denen o güzel duygudan haberdar bile değildin..



Söylesene neden ben seni bu kadar çok sevmiştim bir zamanlar..?
Söylesene neden böyleydin sen !!
Söylesene neden kıydın sana ve bana..
Yada ilk önce neden ‘’biz’’ olamadık onu söyle..?




Herkezden çok hak etmiyormuydum bunu ben..

Bir zamanlar deli gibi sevdiğim insan ..




Sen neden içimde bitirmek için uğraştın bu büyük sevgiyi…

Şimdi kalk alkışla kendini.. Sonunda bitirdin.. Git eğlen..
Sonra çık karşıma bir kez de olsa.. Bak suratıma yine..
Ama bu kez çekip git dünyamdan..


Çünkü artık o yıkıp geçtiğin yürek bir başkasına ait !
Bugün seni anmak istedi canım…
O sitem dolu şarkıları dinlemek istedim…
Seninle hiç bir alakam olmadığını bile bile seni özlemek istedim…
Belkide aylarca gözümden akmak bilmeyen yaşlar aksın istedim…
Dedim ya bugün yine sev istedim… Seni sevmediğimi bile bile…
Yeni bir başlangıç yaptığımı unutarak
Yada senin beni hiçbir zaman adam gibi sevmeyeceğini bile bile Yine ve yine ‘’sev’’ istedim..




Ama sen ;
Gamsızdın...
Vurdumduymazdın..
Ve aşk denen o güzel duygudan haberdar bile değildin..








Söylesene neden ben seni bu kadar çok sevmiştim bir zamanlar..?
Söylesene neden böyleydin sen !!
Söylesene neden kıydın sana ve bana..
Yada ilk önce neden ‘’biz’’ olamadık onu söyle..?





Herkezden çok hak etmiyormuydum bunu ben..

Bir zamanlar deli gibi sevdiğim insan ..





Sen neden içimde bitirmek için uğraştın bu büyük sevgiyi…

Şimdi kalk alkışla kendini.. Sonunda bitirdin.. Git eğlen..
Sonra çık karşıma bir kez de olsa.. Bak suratıma yine..
Ama bu kez çekip git dünyamdan..



Çünkü artık o yıkıp geçtiğin yürek bir başkasına ait
(a)

İsyanlı Sükut
07-14-2009, 11:52 PM
Sen sevgili evet sen,
Bir kez olsun dinle beni…
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım.
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana…
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana…
Ne olur bir kez sus da konuşayım…
Sus ve dinle..
Dinle ve gör ne dediğimi sana…


Gidiyorum;
Evet bak gidiyorum artık sonsuzluğa…
Sessiz sedasız istifa ediyorum yüreğinden,
Ağır ağır atıyorum adımlarımı,son göz yaşlarımı da döküp uzaklaşıyorum senden…
Ben giderken,
İçimde bıraktığın öksüz aşk çıkmaya çalışıyor,
Tenim yırtılıyor her adımımda;
Bedenim isyan ediyor,kalmak istiyor delice sevdan yüreğimde;
Engel olmaya çalışıyor her bir zerrem ama kalmak çare olmuyor;.

Ömrümün tüm vakitlerini harcamak geçiyor içimden
Kalmak inadına
Ama yok
İnan olmuyor

Cevap verme..
Sus
Sus ve dinle


Her kış bastıran öksürük gibisin boğazımda…
Her sabah bir kaşık balla geçirmeye çalıştığım ama başaramadığım…
Kuru bir öksürük gibisin hayatımdan bir türlü çıkaramadığım…
Sebepsiz anlarda çıkıp karşıma uyandıran uykumdan bir öksürük gibisin sevdiğim,
Nefes aldırmayan kimi zaman,kimi zaman ağlatan…
Ama hep var olan ve hep kışın karşıma çıkan…

Sen sevgilim…
Sen kış güneşi gibisin canıma…
Tenime asla ısıtmayan…
Sadece kendini gösterip soğuklara esir eden ve hiç yakamayan…
Belki de kendine bile hayrı olmayan…

Bu yüzden gidiyorum sevgili,
Ve izin ver giderken konuşayım son bir kez daha…
Son bir kez haykırayım içimdeki öksüz aşkla sana…

Sus ve dinle

Biliyor musun sevgili,
Hiçbir şey almıyorum giderken yanıma…
Tüm anıları bırakıyorum sana,
Sarılmaları ve elinin sıcaklığını koyuyorum başının ucuna…
Ve tüm sevmeleri bırakıyorum yamacına…
Bir kendimi alıp çıkıyorum yola…
Bir yaralı yanımı kucaklıyorum şefkatle ve sessiz sedasız istifa ediyorum sevdamdan…
İstifa ediyorum yüreğinde olmaktan…

Sen uyurken yatağında ,saçlarına kondurduğum son öpücükle veda ediyorum sana…

Sen sevgili evet sen,
Bir kez olsun dinle beni…
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım.
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana…
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana…
Ne olur bir kez sus da konuşayım…
Sus ve dinle..
Dinle ve gör ne dediğimi sana…


Hoşça kal...

@SeNa
07-14-2009, 11:53 PM
Kimse zorlamadı,seni sevmeyi ben istedim.Sonuçları ne olursa olsun yaşadıklarımı inkar edemedim.Çok yazdım,çok çabaladım seni sığdıracak ne bir cümle ne bir söz buldum.Aklıma her geldiğinde,yüreğim coştu, bazen kırgınlık bazen özlem bazen de aşk gibi kağıda damladın durdun.


harika


hepsini okuyamadim ama zaman buldukca okuyacagim emegine saglik arkadasim

İsyanlı Sükut
07-18-2009, 06:57 PM
Ölmekten korkmuyorum artık..


Hayat sıkmaya başladı artık,
Gidiyorum sensizken sensizliğe,
Bir masal gibiydi sen ve dünya
Bir varmış bir yokmuş diye başlayan,
Ve sona doğru yaklaşılan.
Ölümden korkmuyorum artık,
Korkularımı sende bıraktım,
Ölmekten korkmuyorum artık,
Ben ölümü ilk seninle tattım.
İlk gördüğümde gözlerini,
Dünya sanki cennet oldu bana,
Kalbini tanıdığımda
Düşlerim yoluma çıktı her sokakta
Seninle tanışmam bir anlıktı
Kaybetmem de bir anlık oldu.
Ölümden korkmuyorum artık,
Ölmekten korkmuyorum,

İsyanlı Sükut
07-18-2009, 06:58 PM
Aşkı acılar besler.


Aşkı büyülü kılan
Sanma düşler, hevesler
Özlemler hayat verir
Aşkı acılar besler.

İsyanlı Sükut
07-19-2009, 11:47 AM
Hecelere bölsem de seni, içimden söküp
Atamıyorum ki!
Adın bölünüyor ama aşk çarpıyor beni...
Zoraki bir tebessümün ardından tatlı bir
Sohbet ve anason kokusunun
Sarhoşluğuyla başlamıştı her şey...

Yanmıştık, yakmıştık...
Bir kış günü içimizi umutla ve tutkuyla
Sıcak tutmayı başarmıştık...
Sonra dört koca sene geçti...
Ayna olduk birbirimize...
Ağladık, yalvardık, bağımlı olduk,
Ayıldık...
Sebebini bilmediğimiz acıların tüm hırsını
Zamanla birbirimizden aldık...

Adın aşktı senin, biliyordum...
Önce başımı döndüren sonra hayallere
Sürükleyen...
Zaten ilk görüşümde sürmüştüm umutlarımı
Tılsımlı gülüşüne...

Sen benim yanımda kendin gibi kalabilirken,
Ben de senin yanında kendim olabildim...
Birbirimize gösterdik maskeleri çıkmış
Halimizi...
Sırlar paylaştık, sır gibi adı mühürlü bir
Duygu yaşadık...

Biliyorum bitmeyecek bendeki bu aşk.
Biliyorum sönmeyecek sendeki aşk...
Aramıza ne girerse girsin,
Düştüğümüzde karanlık kuyulara,
Yine el uzatacağız, yardım edeceğiz
Birbirimize içimizdeki tutkuyla...

Ne sen çıkarabileceksin beni tam anlamıyla
Hayatından,
Ne de ben seni sileceğim aklımdan ve
Ruhumdan...
Ne sen maskenin yırtılan köşesini başkasına
Gösterebileceksin,
Ne de ben...

O halde;
Yine acıyla, yine aşkla, yine tutkuyla ve
Yine şefkatle
Bir gün tekrar sarılacağız yırtılan
Maskemizden sıyrılmak için birbirimize...
(A)

İsyanlı Sükut
07-20-2009, 12:28 PM
Yüreğinin taşınabilir bütün duygularıyla bir durakta beklemek
Ve geçen ilk rüzgarda savrulmak ayakta
Müsait bir ecelde durmak sonra
Kıyasıya susmak sorgularda ...
Yedi iklimi ortak paydada birleştirmek
Güneşi yakmak bir kıvılcımla
Cayır cayır yanmak yangınlarda
Sonra yüreğimdeki ;
Bütün sokaklara bütün caddelere bütün kentlere adını vermek


Ama dedim ya ;
Ayıptı adını vermek gayrı menkullere
Adının çok bilinmeyenli denklemlerde saklamak gerekti
Müfredat dışı öğrenmeydi sevmek
Yahut sessiz bir öğrenme biçimi
Kansız bir yenilgiydi ...
Ve birinci tekil zamanda yaşamak mecburuydi
Yine de ben adına aşk bulaşmış bütün kelimeleri
karambol zamanlarda haykırıyordum yıldızlara
herhangi bir öğretim yılında faili meçhul bir aşka karşıyordu adım ...
ölmeyi öğreniyordum yaşamsal faaliyetlerimi sürdürürken
yüreğimin başkenti ilan ediyordum okulun bütün kapsama alanlarını
çünkü orda sen vardın monarşik bir yapıda
artık yağmurlar da alışmıştı bu şehre gizlice yağmaya
oysa ben bu şehre inat kaçak yaşıyordum seni içimde
ve hiç bir şeye hasretin kadar hasret duymuyordum ...
hasretinin namlusu çevriliyordu her akşamüstü yüreğime
baktığım her yerde gözlerin yağıyordu gözlerime
gecenin her çöküşünde yitiriyordum kendimi
her şafakta seni beklemenin depremselliğiyle uyanıyordu kalbim
bütün hayallerimin başrolünde sen vardın
bütün cümlelerimin anakonusu oluyordun
bütün bütünlüğümle bütün oluyordum seninle ...


ama dedim ya ;
ayıptı hayal kurmak bu şehirde
hayallerimi saklamak gerekti
sakladım sana tüm hayallerimi ...

İsyanlı Sükut
07-20-2009, 07:46 PM
Gidişin değil, bir umutla dönersin diye beklemek öldürdü beni..
Bir hoşcakalı çok gördün...

Zor geldi hoşcakal demek sana, böyle gitmek daha kolaydı çünkü, arkada kalanı düşünmeden çekip gitmek, yakıştı mı sana? Yakıştı mı gidiyorum demeden gitmek? Yakıştı mı veda etmemek ve çekip gitmek? Yakıştı mı ayrılıkla yüzleşmemek? Gittiğini bile söylememek..

Bir hoşcakalı çok gördün.. Bu kolay olanı idi, bunu seçtin...
Bencildin, gene kendin için en iyi olanı seçtin, başkasının duyguları seni yine hiç ilgilendirmedi..
Hoşçakal demek zordu çünkü, vedasız gittinsanki geri gelecekmiş gibi gittin, ayrılıkla yüzleşmeden gittin.
Ayrılık acı verir çünkü, sanki ayrılmıyormuşuz gibi terk ettin. Oysa beni gidisin değil, bir umutla gelirsin diye beklemek öldürdü...

Hoşcakal dememiştik, ayrılmamıştık öyle ise, dönecektin, bir umut vardı hala, rüzgarda savrulan bir mum alevi gibi cılız ama ısrarla yanan bir umut vardı.. İşte beni o umut öldürdü... Gidişin değil...

Bir gün dönecek diye beklemeler öldürdü beni, başka gölgeleri, sana benzetmek eritti bedenimi, ayak sesleri, merdiven çıkışlarını dinledim sen misin diye... Kapı çalındığında ben koştum, telefon çaldığında, ilk çalışta elim telefondaydı ilk aylar da... Gelmedin... Ama hoşçakal da dememiştin... Gitmiştin... Ama veda etmemiştin...

Gidişin değil, beni döneceksin umudu ile beklemek öldürdü...
Çok geç anladım bencildin. Artık hiçbir gölge sen değilsin, hiç telefon etmeyeceksin, dudakların adımı söylemeyi unutmuştur artık, çalan kapılar ve telefonlara ben bakmıyorum kaç zamandır. Hoşçakal demeden gittin. Kolayı seçtin... Dönmeyeceksin...
Yüreğimde artık ne sevgi var, ne umut, ne de bir ağrı...
Yüreğimde taşlaşmış bir HOŞCAKAL var... sana ait...
Onu bir söyleyebilsem, sana veda edeceğim... Bunca yıl benden çaldığın, hayatımı geri isteyeceğim.
Ve sen, Hiç anlamayacaksın, hiç bilmeyeceksin... Beni gidişinin değil, dönersin umudu ile yaşamanın öldürdüğünü...

Hoşçakal demek, ölmekten daha mı zordu?

İsyanlı Sükut
07-20-2009, 07:51 PM
Bu soruyu öyle çok sordum ki kendime,bilemezsin.
Sen mi doğruydun yoksa ben mi yanlıştım.
Bence ne senin doğruların aşılmaz ne de benim yanlışlarım düzelmez.
Ben sana hep sevdim dedim,sen de hep sustun.
Hani desen git başımdan,yeter
Belki ağlardım,belki üzülür ama
Seni sevindirmek adına hayalinle yaşardım bir ömür.
Sen hiç belli olmayan bir sevgiye ömür adar mıydın?
Ben adarım bunu biliyorsun
Belki de seni en çok korkutan bu
Seni böylesi çok sevmem
Yeryüzünde birçok insan böylesine sevilmek için can atarken
Sen bu sevgiden kaçıyorsun.
Beni kırmak mı?
Bence ondan öte...
Çünkü kırılmamamı düşünseydin böyle daha çok kırıldığımı görürdün...

İsyanlı Sükut
07-26-2009, 08:13 PM
Seni ne kadar sevdiğimi görmekmi istiyorsun...?
Gözlerime bak!
Dudaklarımda söyleyemediğim sana ait duyguları,
Bana her fırsatta bıraktığın yokluğunun acısını fark edeceksin.
O zaman anlayacaksın acının sende ne kadar masum durduğunu.
Ayrı yetişmiş güllerin birbirine hasreti gibi,
Umutla kurudum sensiz.
Ve sen hiç gözlerime bakıp beni sevdiğini söyleyemedin.
Oysa sırf bu kelime için kurduğum hayallerdi beni hayatta tutan
Bir boşluktan içeri girdim her gece,
Senli düşlerden sensiz karanlıklara süzülür gibi.

Ellerin nasıldı? Küçük müydüler? ve parmakların ince uzun mu?
Parmaklarını parmaklarımın arasında hissedip,
Seninle sahil boyu denizi hiç fark etmeden bir birimize bakıp yürüyemedik.
Gözlerinin yeşilinde geleceğe dair hayaller kuramadan,
Sadece umut ettim gözlerini görebilmeyi.
Ve o gözlerinde ki ışıltıyla karanlık gecelerime yol göstermeni istedim.
Acıyı görmek mi istiyorsun.
Gözlerime bak!

Ve yaşanmamış boşa geçen anların hüzünlü şiir'ini oku,
Kirpiklerinden sıyrılıp yanaklarına düşen dizelerimde.
Bensiz yattığın o yataklarda benli hayaller kurma artık.
Sabahlara merhaba derken beni seven bir şair var deyip gurur duy sadece.
Ve hiç bilme o şairin senin için her gün defalarca öldüğünü.
Ve bil ki insan sevdiğiyle beraber olacak mahşerde.
Tek avuntum bu şimdilik.

Dünyada olamadığım anları mahşere bıraktım ben,
Ben seni bu dünyalık mı sevdim sandın?
Ölüm'müş,terk edilişmiş umurumda değil,gelme istersen.
Nasılsa bir gün hayat biletimi kestiğinde,
Kavuşma vakti olacak benim için ölüm.
Dudaklarımda ki acı tat?
Yoksa acı bir tebessüm mü olacak sana ulaşmayı beklemek?
Ne yazık hiç bilemeyeceğim.
Acıyı görmek mi istiyorsun?
Gözlerime bak!
Sen uzakta çok uzakta
Bensiz bir yaşamın anlamsız günlerini yaşamaktasın,
Benim gibi.

Seni seviyorum,
Gerçeğin ta kendisi bu iki kelime,
Sırf dudaklardan çıkması istenen değil de
İçimde taa içimde senin için atan bir kalbin feryadı,
Haykırışı bu sevdiğim.
Sana ulaşamasam da,
Biliyorum ki zavallı kalbim
Sana ait her şeyi saklıyor en gizli yerlerinde
Kanlı ve uykusuz gözyaşlarımın
Her gece aynalardan süzülmesi gibi acı veriyor uzaklarda oluşun.
Biliyorum beni sevdiğini
Acıyı tattığını da benden uzaklarda
Ama hiç bana sana ait bir şeyi vermedin?
Acı tek taraflı olsaydı,
Ne yürek dayanırdı ne yaşamın bir anlamı olurdu.
Ama yokluk kötü sevdiğim.
Bir beden olmak isteyen yüreklerde ayrı ayrı yaşamak kötü.
Sana her fırsatta koşmak isterken beni durdurmaların,
Yüzüne hasret kaldığım günlerde
Beni ısrarla kırışlarını hiç anlamış değilim.
Eminim yine okuyunca bu şiirimi büzeceksin dudaklarını
Ve eminim ağlayacaksın.
Ağlamak seni ben yapar sevdiğim
Ve beni sen yapanda içimde senin için yanan bir kalple yaşamak. Her gün Üsküdar'da oturup kendimi dinlerim
Oysa konuşan sendin hep benimle,
Ne martıların vapurlara takılışı,
Ne işportacıların bağırışıydı fark ettiğim.

Ben denizi seyrederken gözlerinde boğulmayı sevdim.
Yosun tuttu gözyaşlarım sensizliğin dalgalarında.
Gözlerim ve ben her Üsküdar'a inişimizde
Bir gün seninle bir bankta oturup
Sadece ve sadece hiç konuşmadan gözlerine bakmak istedik.
Kaç zamandır bir hüzün dolaşıyor odamda.
Duvarlar bir şeyler söylüyor sanki
Adım adım yok oluşumu izliyorum
Her batan güneşin karanlığı getirmesiyle.

Sabahlara kadar uykusuz gözlerimle uzaklara,
Karanlıklara bakıyorum mütemediyen
Kayan her yıldızda tek bir şey diliyorum?
Ve Senin için yalvardığım namazlarda secdeye kapanıp
Rabbime ettiğim dualarım,
Tuttuğum dilekle aynı olması ve sonra umudumu yitirmeden
Rabbimin bir bildiği var deyip
Kabul olmadığında dualarımın
Tekrar tekrar yalvarmalarım.
Seni okyanusların diplerinde
Bir midyenin içinde ki
İnciyi görme ihtimalimin olmadığı gibi kabul ettim aşkım
Ve seni hiç ulaşılamayacak dağların zirvesinde
Koklayamayacağım bir çiçek olduğunu fark ettiğimde
Tek bir şey düşündüm?
Dokunamadan tenine,
Öpemeden öpülesi dudaklarını mahşere erteledim vuslatı.
Ben o kargaşada ne yaparım bilmem ama
İnsan mahşerde sevdiğiyle beraberdir derler
Seni seviyorum meleğim.

Acımasız olan ne sensin ne de ben,
Bize gümüş tepsiyle sunulan hüzünlü bir hayat sadece
Ve kabul etmesi zor olan bu ayrılıklara katlanmak sanırım.
İnsan yaşamın değerini
Yüzü ve kalbi güldüğünde anlıyor
Anlıyor ki ölüm sadece toprağa girmek değil
Ve nefesi kesilene kadar yaşadığı her şeyin
Gözlerinin önünden geçmesi değil.
Ölüm sensizliğin sadece yaşarken verilen cezası sevdiğim.

Seni bulduğumda sevgi anlam kazandı
Her anımsadığımda yaşamamım oldu gülüşlerin
Hiç tükenmedi içimde senin için yanan ateş

Ve ben o ateşle yanmayı,
Sırf seni sevmek olduğu için
İnan bana çok sevdim

O z a N
07-27-2009, 12:02 AM
Ve ben o ateşle yanmayı,
Sırf seni sevmek olduğu için
İnan bana çok sevdim
emegine saglık, sevmek öyle birsey iste...

* İnci *
07-28-2009, 08:33 PM
Öyle kal! öylece!
Şimdi olduğun gibi.
Ey büyük aldanış!
Ben yarattım onu.

Yenilgiydi bu diyecekken,
Tam savaşı bırakmışken,
Denizler bataklığa dönüşmüşken,
Düştün ellerime.

Ne çok tohum ektim
Hiçbiri tutmadı diyecekken
Gözlerimi kapadım karanlığa
Düştün ellerime.

Hep bir buruklukla geldin
Ne çok geciktin
Dur, öyle kal
Şimdi olduğun gibi. . .

aLıntı.

* İnci *
07-28-2009, 09:22 PM
"Elimde sükûtun nabzını dinle..."


Dinle ki ;boğsun kendini tüm sözcükler gece de...
Dinle ki; Sonsuz bir uçurumdan aşağı atsın kendini tüm harfler birer birer...
Dinle ki;Beşere bahşedilmiş asırlık bir dil ,utansın dile gelmişliğinden...
Dinle ki;insana yakışan en güzel us'dahi yitirsin kendini deliliğin ikliminde...


Ellerimde atan sükûtun nabzında işte, tüm bu anlatılamayanlarım...Anlatılmaya yetecek bir alfabenin olmayışının utancı düşerken harfler üstüne ,her biri ateşe veriyor kendini ...Acizlik bu olsa gerek!


Acizliğimsin ey Aşk!
En aciz hallerimin sebebi ...Dilimde paslı bir mühür...Elimde kırık bir kalem...Anlaşılabilmeyi dilerken harfleri katledilmiş bir dilde, fakirliği tadıyorum ölümüne...


Ölüm ki ;suskunluğundur şimdi...Ve nabzımın sükûta teslimi...

...


Susuyorum...
Bir susmayı ,bir de susanları anlayabilmek için ,
Susuyorum...

Çığlık çığlığa ses dilediğim ,yakarışlarıma cümle kelimeleri yataklık ettiğim asi eylemlerimin yenilgiye düşmüş eylemsizliği ile susuyorum...

Sözsüzlük yurdunu keşfetmişlerin izinden iz sürüp ,kaçak bensizleri bulmak için susuyorum...

Belki izlerin içinde bir de benin izine rastlar ,kendimin sessiz kentini de keşfederim umuduyla ,susanlara susla teşekkür sunmak için susuyorum...

...


[Kent karartma altında ...yanan tek bir sokak lambası yok ,evlerde mumlu isyan(lı)lar tütüyor yavaş yavaş...

Elektrik depolamış ellerimin altında ki ,siyah kareden sesleniyorum şuan...Oysa sesimi duyan da yok!

Susmak bu olsa gerek...
elektrik kesintisine maruz kalmış bir semtten ,kentin diğer ucunda ki ışıklı semte sesleniyorum "hey ışıklar neden sadece sizde!" ...diyorum...
diyorum...
haykırıyorum...
çığlıklara karışıyor haykırışım...

Nafile sesimi hala duyan yok! Işığını yitirmiş bir sesi kim farkeder ,kim duyar karanlıklar içinde...

Kim?

İşte bak sustum...
hatta ışığımı çalanlarca susturuldum...

Elektrik kesintisi yüzünden kesintiye uğramış bir susma!

aLıntı

İsyanlı Sükut
07-28-2009, 09:29 PM
"Elimde sükûtun nabzını dinle..."


Dinle ki ;boğsun kendini tüm sözcükler gece de...
Dinle ki; Sonsuz bir uçurumdan aşağı atsın kendini tüm harfler birer birer...
Dinle ki;Beşere bahşedilmiş asırlık bir dil ,utansın dile gelmişliğinden...
Dinle ki;insana yakışan en güzel us'dahi yitirsin kendini deliliğin ikliminde...


Ellerimde atan sükûtun nabzında işte, tüm bu anlatılamayanlarım...Anlatılmaya yetecek bir alfabenin olmayışının utancı düşerken harfler üstüne ,her biri ateşe veriyor kendini ...Acizlik bu olsa gerek!


Acizliğimsin ey Aşk!
En aciz hallerimin sebebi ...Dilimde paslı bir mühür...Elimde kırık bir kalem...Anlaşılabilmeyi dilerken harfleri katledilmiş bir dilde, fakirliği tadıyorum ölümüne...


Ölüm ki ;suskunluğundur şimdi...Ve nabzımın sükûta teslimi...

...


Susuyorum...
Bir susmayı ,bir de susanları anlayabilmek için ,
Susuyorum...

Çığlık çığlığa ses dilediğim ,yakarışlarıma cümle kelimeleri yataklık ettiğim asi eylemlerimin yenilgiye düşmüş eylemsizliği ile susuyorum...

Sözsüzlük yurdunu keşfetmişlerin izinden iz sürüp ,kaçak bensizleri bulmak için susuyorum...

Belki izlerin içinde bir de benin izine rastlar ,kendimin sessiz kentini de keşfederim umuduyla ,susanlara susla teşekkür sunmak için susuyorum...

...


[Kent karartma altında ...yanan tek bir sokak lambası yok ,evlerde mumlu isyan(lı)lar tütüyor yavaş yavaş...

Elektrik depolamış ellerimin altında ki ,siyah kareden sesleniyorum şuan...Oysa sesimi duyan da yok!

Susmak bu olsa gerek...
elektrik kesintisine maruz kalmış bir semtten ,kentin diğer ucunda ki ışıklı semte sesleniyorum "hey ışıklar neden sadece sizde!" ...diyorum...
diyorum...
haykırıyorum...
çığlıklara karışıyor haykırışım...

Nafile sesimi hala duyan yok! Işığını yitirmiş bir sesi kim farkeder ,kim duyar karanlıklar içinde...

Kim?

İşte bak sustum...
hatta ışığımı çalanlarca susturuldum...

Elektrik kesintisi yüzünden kesintiye uğramış bir susma!

aLıntı

Bunu bana özel bir şiir olarak kabul edip teşekkür ediyorum ta'ş...Yorum yapılamayacak kadar güzel...yüreğin dert görmesin...& sayfama renk kattığın için teşekkürler

* İnci *
07-28-2009, 09:34 PM
Bunu bana özel bir şiir olarak kabul edip teşekkür ediyorum ta'ş...Yorum yapılamayacak kadar güzel...yüreğin dert görmesin...& sayfama renk kattığın için teşekkürler

Okuyunca aklıma sen geldin ve senin sayfana yakışcagını düşündüm..
Sana özel / öyle güzel..
Rica ederim ..)

MeriL
07-28-2009, 09:44 PM
Her gece sen...Paramparça olur uykularım.
Karanlığın en koyulaştığı yerde kapının çalındığını duyarım.
Açınca soğuk bir rüzgar çarpar yüzüme.
Sen yoksun...
Kilitlenir dudaklarım gözlerim karanlıklarda boşuna arar seni.
Sen yoksun...
Yalnızlığımı kadehlere doldurup tek başıma içmeliyim bu gece
Kırmalıyım kapıları evleri ateşe vermeliyim
Sen yoksun...
Zaman gitgide uzar..
Altmış saniye bir dakika..Altmış dakika bir saat..
Ve sabahın olmasına daha beş saat var.
Beklemek bir çeşit ölmektir.
Sen yoksun...
Bu bana her gece binlerce ölüm demektir.

Ben vapurlar dolusu kederimle yapayalnızım.Sen uzak bir körfezde özlemlihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif dalgın.Kıyılarına çarpıp ağladığı yerde dalgaların.Neden ay karşılardan yükseldiği zamanhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Başın omuzlarımda olmasın?
Neden ellerin avuçlarımda değil?
Neden gözlerim aradığı zaman gözlerini bulmasın?

Durup durup beni bu çaresizlik hançerliyor.Bu yolların bir yerde ayrılması.
Uzayan kilometreler...
O sefilhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif anlayışsız bakışları insanların.Dünyahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif o eski dünya değil
Tanrı'ysa çoktan unuttu bizi.Şu uçsuz bucaksız evrende
Ne derdimizi dinleyenhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Ne de bir anlayan var sevgimizi.

İki ömür değilhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
İki ayrı ve büyük yalnızlıktır yaşadığımız.
Her şey aslında başka renkte.
Vernikli eşyalarhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif vernikli yüzler...
Altından yer yer sırıtan bir yoksulluk.
Yalan üstüne yalanhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Oyun içinde oyun...
Her şey bir yerde anlamsız ve boş.
Gerçek olan şimdi senin yokluğun.

Senin varlığını özledim duyuyor musun?Bak nasıl artıyor ellerimin sıcaklığı.
Dinle bak nasıl çarpıyor yüreğim.
Bütün sokaklarında bu şehrin sana koşuyorum.Seni soruyorum gelip geçenehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif 'Görmedik'http://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif diyorlar.Anlamıyorlar seni nasıl özlediğimihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Nasıl sevdiğimi bilmiyorlar.
Volkanlar tutuşuyorhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Ormanlar yanıyor içimde.
Her gece milyonların uyuduğu bir anda devler uyanıyor içimde.

Seni düşünüyorumhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Karanlıklar içinden özlemli sesin geliyor.
Bir ışık yanıyor çok uzaklardahttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Çorak topraklarımın üzerinden bir bulut geçiyor.Şimdi umutlarımhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif varılmaz uçurum diplerinde
Korkunçhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif karanlık mağaralarda hayallerim.Derin bir kuyudan su çekercesinehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Zamandan ve mesafelerden seni çekiyor ellerim.Sen her zaman olduğun gibi
Yine o en güzelhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif en değerli...
Benimse ellerim sımsıcakhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Dudaklarım nemlihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Özlediğim her şeyimle kopup en yüksek tepelerden bir çığ gibi sana geliyorum.Sonra dağlar çöküyor ansızınhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Ağaçlar devriliyorhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Evler yıkılıyorhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Altında kalıyorum...

Kırık bir heykelhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Parçasını arıyor her gece.
Bir şarkı notasını...
Bir tablo renklerini...
Ağaç yapraklarını...
Vazo çiçeklerini...
Ve bir adamhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Her gece yollara düşüphttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif Yana yakıla seni arıyor...
Mağrur gözleri ıslakhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif İlk defa ağlıyor bu adamhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif 'Gel ' diyehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
İlk defa yalvarıyor...

Ben her gecehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Gözlerim tavanda bir noktaya dikilmişhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Seni düşünüyorum.
Ve sen o saatlerdehttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Benim görmediğim rüyaları görüyorsun.
Bir böcek giriyor kafatasıma...
Her gece senhttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Bir cinnet gibihttp://www.tekplatform.com/images/smilies/virgs.gif
Kanıma yürüyorsun...

İsyanlı Sükut
07-28-2009, 09:48 PM
Kırık bir heykel
Parçasını arıyor her gece.
Bir şarkı notasını...
Bir tablo renklerini...
Ağaç yapraklarını...
Vazo çiçeklerini...
Ve bir adam Her gece yollara düşüp Yana yakıla seni arıyor...
Mağrur gözleri ıslak İlk defa ağlıyor bu adam 'Gel ' diye
İlk defa yalvarıyor...


Meril keşke o adam bana bir adım yaklaşsa ben ona bin adım giderim keşke...
Yüreğine sağlık Meril'im &sayfama renk kattığın için teşekkürler...

MeriL
07-28-2009, 09:51 PM
Bırak gelmesin , bir gün gelmek ister ama yolu bulamaz!
ben teşekkür ederim
İsyanlı'mm devamı gelicek

MeriL
07-28-2009, 09:56 PM
o’nu düşündüğün geceler boyunca
seni düşünüyorum
bıkmadan usanmadan
büyüdükçe büyüyor gözlerin durmadan
seni düşündükçe üşüyorum
nereye gitsem hayalin yanımda
gözlerinde başka bir dünya görüyorum

içimde kalbimin olduğu taraflarda
bir gökyüzü var hissediyorum
tamamı aşktan
ve işte orada bir güneş göz kamaştıran
güneşin batmasından nefret ediyorum
güneşsiz geceler kalbi yıpratmakta
gecenin bitmesini bekliyorum

karanlık gecenin sizli havasında
bir çıkmaz sokakta oturmuş seni bekliyorum
gittikçe ellerimi hissetmiyorum soğuktan
gelip ısıtırsın diye kendimi avutuyorum yalandan
git gide seni daha çok düşünmeye başlıyorum
bendeki senden yeni bir sen olacak adeta
ben hala umutsuzca seni bekliyorum

daha çok içim acıyor senden bunları duyunca
mutluluk bile acı veriyor artık sonu var biliyorum
üşüyorum ya senden ya soğuktan
kalbimin önene duvar yapıyorum taştan
acımaz bir noktadan sonra hissediyorum
ben hep o noktadayım aslında
galiba geldim o noktaya elime hükmedemiyorum

içimde umut denen bir kuş var komada
son demlerini yaşıyor hissediyorum
şifalı bir el bekliyor doktorundan
içimi acıtan kanlar dökülüyor umut kuşundan
o ölünce ne olacak çok merak ediyorum
belki küseceğim sensiz hayata
ya da gözlerim ölecek ağlamaktan

ama vazgeçmeyeceğim senden olsun ne olursa
olmamalı yani ayrılmamalıyız biz biliyorum
şimdi biri gelecek uzaklardan
alıp gidecek seni benden buralardan
ama biliyorum
yaşanmayacak sensiz hayatta
ne olursa olsun seni bekliyorum

İsyanlı Sükut
08-28-2009, 02:14 PM
Şarkısı Çalınmamış,Sevdalar Gibiyim...

Bir resme başlar gibi çizdim seni.
Görmeyen gözlerime yazdım,
Duymayan kulaklarıma..
Aklıma yazdım selamsız.
Bir içimlik dem,
Okkalı bir cigara..
Ağız dolusu hasrettin.
Sen miydin aklımda ki,
Cigaram mı,
Çay mı, bilemem.
Ne kadehlerdeki sen, seni sen yapan,
Ne demdeki,
Ne dumandaki..
Uzaklarda,
Çok uzaklarda,

Şarkısı çalınmamış bir sevdasın sen!



Boğuluyorum!

Yırtmak için ruhumun giyinik yanını, bir o yana bir bu yana savuruyorum kendimi. Bir ben bulamadım ya, ona yanıyorum!

Sevmiyorum benden olmayanları..

Benim gibi olmayanlarda beni sevmiyor. Ürküyorum yapabileceklerimden, eskiden yapmadıkların başımda dikilmiş arsızca sırıtıyor, yabancılaşıyorum kendime..

Avutulmak istemiyorum artık, yalnızlığıma bile tahammülüm yok, yazdığım her satır çürümüş sanki, kokusunu duyabiliyorum buradan.
Sarılmayalı kollarım boşlukta duruyor. Çıban gibi hissediyorum kalbimi, kalbim çıban olmayacak kadar güzel..

Bulmak için bir yol olsaydı diğer yarımı, neler yapabilirdim diyorum? Yoksa söylendiği gibi diğer yarım hiç olmadı mı? Boş yere mi harcandı zaman? Saplantılı sevdalara yelken açmak üzereyim. Saplandığım yerde kalmak istiyorum. Balçık gibi olsun yazıldığım yürek, içine çektikçe sevinç nâraları atmalıyım..

Sığındığım her gerçek, gerçek değilmiş gibi geliyor.

Girdapların kendi çekim alanında boğulmamak için ya su oluyorum, ya balık, girdaplar sevmez insanı!

“Sucuların hiç durmayan çıngırakları” diyor ya Orhan Veli, hiç durmuyor sahiden çıngıraklar..

Ne İstanbul avutuyor, ne kalabalıklar..

Şarkısı çalınmamış sevdalar gibiyim...

alıntı

MisseM
08-28-2009, 02:16 PM
Bir gün düşersem yüreğine ansızın
Hani belki aklına gelirsem
Bir seher vaktinin yalnızlığında
Paylaşmak istersen içinden geçenleri
Güçlü ve korkusuz görünmeye çalışsan da
İçindeki korkuları bilen birine anlatmak istersen

Hani belki özlersen diyorum
Susadıysan sürgünlerde sevgiye
Kana kana içmek istersen
Kaybolmak istersen sevda sokaklarında
Ve sonsuza kadar kalmak istersen orda

Hani olur ya görmek istersen gözlerimi
Gözlerimin anlattıklarını dinlemek istersen
Bilmek istersen ne kadar çok sevildiğini
Hissedebilirsen gözlerimin sensizliğini
Ve anlayabilirsen sensizliğin bende ne olduğunu

Hani belki içine bir sızı düşerse
Ne olduğunu neden olduğunu bilmeden
Daralırsa yüreğin
Kalabalıklar içinde yalnız hissedersen kendini
Ve ölümden beter gelirse bu yalnızlık

GEL YANIMA SEVDİĞİM..
BEN...BENİ BIRAKTIĞIN YERDEYİM...

İsyanlı Sükut
08-28-2009, 02:17 PM
Bekliyorum ben de sabırla.
Bazen, ellerimi göğe açıp dualarla.
Bazen içip içip dünyaya kafa tutan isyanlarımla.



Seni bekliyorum yalnızca.
Bildiğim, artık sadece yapmam gerekenin bu olduğu.
Bildiğim, başka bir yol deneyince ruhumun yorulduğu.
Elimde biletim, içimde susturamadığım beklentilerimle, havaalanında, tren garında, otobüs durağında, vapur iskelesinde kayıp bir yolcu gibiyim.
Söylesene nereye gitmeliyim?



Kime kızmalıyım?
Kime gücenmeliyim?
Yoksa senden ilelebet vaz mı geçmeliyim?
Beklemek son birkaç asırdır tek ezberim.
Bazen, kardan önünü görmeyen ya da yağmurun dövdüğü veyahut sardunyaların güneşe güldüğü penceremin ardında duruyorum bilinçsizce. Boşluğa takılıp soruyorum kendime, "Mevsimler bile değişirken kaderim niye değişmiyor?" diye.
Kimi zaman yüzüm sırılsıklam, kimi zaman gözlerimin içinde yüzen yakamozlarla bakıyorum yola.


Kapımın önünde buluşanlar, yokuşta yorulup soluklananlar, annesinin çekiştirdiği çocuklar, babasının omzundan sağa sola kıkırdayan minik kızlar, evlere servis yapan garsonlar, postacılar, sucular...
İçerde hayat nasıl durmuşsa, dışarıda devam ediyor. İnadına.
Öyle bir batıl inanç ki gelecek olman. Ama bekliyorum işte.
Falcılar kahve telvesinde seni arıyor. Ben sokaktaki gölgelerde, ayak seslerinde...
Gelmiyorsun yine.
Ama caymıyorum senden. Koymuyorum yerine yeni birilerini. Sevemiyorum sana ait olmayan başka gözleri.
Tarot kartlarında, kahve fincanlarında izini sürmekteyim.
Yılmadan, yıkılmadan, utanmadan ve korkmadan...



Kanımla, kemiğimle, dişimle, tırnağımla dik durmaya çalışarak yolunu gözledim bir gece daha. Elbette zor. Tabi ki ölmek kadar kolay ve çabucak değil bilinmezlik.
Acı veriyor. Ağrıdan sızıdan yataklara düşürüyor elbet.
Boynumu büküp, elimi ayağımı, soluğumu kesiyor ama katlanıyorum işte.
Öldürmeyen her şey güçlendiriyor en nihayetinde.
Bir gün geleceksin biliyorum. Ama hangi ışıkta, hangi mevsimde, hangi şarkıda onu çözemiyorum.


O vakte kadar geçen her saniye öfkemi üçe beşe katlıyor. Hüznümü bilmem kaç misli artırıyor. "Artık gelse de ne değişir" diyorum; "İnanacak mıyım sanki her sözüne?"
Senden nefret etmek için milyon tane sebebim varken, ben seni sevmem için gerekenleri ayıklıyorum içlerinden.
Bitmiyor umut, bitmiyor sevda.
Geceleri görünce seni rüyamda "Tamam" diyorum "İşte bir işaret daha".
Toplayıp tüm ipuçlarını koyuyorum yastığımın altına.
Ne olur, zahmet olmazsa eğer, bu gece de girer misin rüyama?


Alıntı..

İsyanlı Sükut
09-05-2009, 04:36 PM
http://photos.hi5.com/0003/812/294/EldHSd812294-02.jpg

Yanımdayken zaman dururdu sanki.. Her saniyeyi bir ömür gibi dolu dolu yaşardım.. Şimdi ise zaman diye bir kavramım yok.. Güneşin doğuşluyla anlar oldum yeni bir güne başladığımı.. Uyanırdım, sol yanım hep boş.. Anlamsız gözlerle bakardım odamın soğuk duvarlarına.. Her an kapı çalacak ve sen gelecekmişsin gibi umutla beklerdim yinede.. Gelmeyeceğini bile bile kulağım kapıda olurdu.. Bunun acısıyla hazırlardım kendimi gecenin karanlığına.. Ve gece olurdu.. Gözlerimde gözyaşı, yüreğimde hatıran, sözlerinde ise sitem eksik olmazdı..

Bir gözlerin vardı, gözyaşım kaldı..
Bir yüreğin vardı, hatıran kaldı..
Bir sözlerin vardı, sitemim kaldı..
Bir hayat aşkım vardı, gitti yarım kaldı..

Ne zormuş meğer senden ayrı kalmak.. Bunları ilk kez bu gece döküyorum satırlarıma.. Her anımda, her dakikamda seni yaşamak nasılda acıtıyor yüreğimi.. Hayalda olsa hatırlıyorum oysa, yüzün ellerimin arasındayken aşka bakıyordun gözlerime.. Hiç aklıma gelmemişti ki seni doyasıya yaşarken birgün yollarımızın ayrılacağı.. Şimdi nasıl kanıyor yüreğim farkında olmadan bir bilsen.. Durduramıyorum bedenimde sızlayan ince sızıyı..

Son bir acım vardı, o da sensiz kaldı..
Ah bu canım güllere yandı, sensiz nefes aldı..
Yar yalan degildi, bir rüya gibiydi..
Bitti.. Yüregimde acısı kaldı..

Yokluğunda herşeye isyan etmek geçiyor içimden.. Kimsesiz kalmış bir çocuk gibi çaresiz ve yalnızım.. İmkansızlıklar içinde yaşadığımız bu aşkı her anımda anımsıyorum şimdi.. Bir çılgınlık yapıp ta gelmeni nasıl istiyor kalbim oysa ki bir bilsen.. Hiç olmazsa düşlerime gir.. Rüyalardımda hissedeyim seni.. Tenim tenine hasret.. Tenim kokuna, sana hasret.. Bir yanım delirirken yokluğunda, diğer yanımsa hep sineye çekiyor herşeyi.. Anla artık.. O senin kadar çok sevmedi.. Ve gitti..

Dön; nasıl kimle nerdeysen..
Dön; beni biraz sevdiysen..

Kaç saat, kaç gün, yada kaç ay geçti sensiz sayamadım.. Ama anladım ki acın bir cam kesiği gibi işlemiş içime.. Önceleri farkında değildim yüreğimde açtığın derin izlerin.. Ama sonra farkettim günden güne kanıyor.. Şimdi anlıyorum ki bir tarafım hep eksik.. Bitsin istiyorum artık bu acı.. Yüreğimde yanan bu ateşi söndür artık.. Günden güne eriyip tükeniyorum.. Yalnız gecen gecelerin karanlığına mahkum etme beni.. Bir sabaha daha sensiz uyanabilecek gücüm kalmadı..

Dön..
Yüreğimde hasret
Çaresiz kaldı..


alıntı

İsyanlı Sükut
09-05-2009, 04:50 PM
Yalanlarla ne geçti eline söyle bende bileyim!
Bu aşkta bir hatam var ise cezamı kes çekeyim…


Yalanlarla kurduğun dünyamı gerçeklerin yıktı! Olmayan bir dünyada seni yaşadım ben, aşkı tattım…
bir kere sevdim bin kere öldüm. Sana dair olan kara defterlerimi kapattıkça yenisini koydular karşıma! Yalan olsan da yaşadım ben seni, aşkını…



Ben bir kere yalan söylediysem sana, senin dünyana ihanet ettiysem bir kere bile olsa da, daya silahını alnım,a çek tetiği kırpmadan gözünü!..


Sevmek güvenmekti benim için, sevmek inanmaktı sana…
Şimdi sen yoksun yanımda akan göz yaşlarım var!
Saklanacak köşen kalmayınca terk ettin, bırakıp gittin beni! Oysa ne çok inanmıştım ben sana… Ben sen olmuştum ve ben kendime hiç yalan söylemezdim!..
inanmıştım güvenmiştim sana! Seni çok sevmiştim!..
Gittin göz yaşlarımı bırakarak bana…


Bana daha dürüst olabilirdin seni öyle de sevebilirdim!
Sevmek aldanmakmış meğer. Aldandım ne diyeyim…
Sadece sevdamızı yaşayabilirdik. Sen, sen olsaydın. Sende beni kendin sansaydın…
İstediğim sendin önemli olan, asıl olan sen! Mutluluğu yaşardım ben yine seninle
yada sensiz ama gerçek senle…



Ben seni severdim yine, yine senin olurdum…
Sevmenin anlamlarının içinde aldanmayı öğrettin sen bana! Olsun sevdiğim
bu da sevgiydi ya…!!!

alıntı

İsyanlı Sükut
09-05-2009, 04:53 PM
Sus pus olmuş akşamlar!
İçimde ölen biri var!
Tüm hayallerimi ıskaladım...
Gizlemeye çalıştığım duygular ap açık ortada..
Adın bulaştı gözlerime çıkaramadım!
Bastırmıyor hiç bir şarkı sözü acılarımı
Tüm şiirler lal!
Yoksun ya, yarım kaldım..
Pusulası yok yaşadığım hayatın
Yüzüme hasret çarptı ağladım!
Ne olur gel..
Çıkar düşlerimden intiharları!

Kimsesizligimde boguluyorum..
Yalnızlıgımda..
Senden hicbir sey beklemiyorum,bugune kadar oldugu gibi Senden hic yapamayacagin seyler istemedimAslinda belkide hicbirşey istemedim,sadece bekledim.. Bu yuzden yanıLdım,acıLarımı biLirsin gözLerinin önünde yavas yavas öLdügümü farkedersin diye..
YanıLdım..
Artık kurdugum hayaLLerde yetmiyor bana,ya$adıkLarım gözLerimin ı$ıgını söndürdü..
Heryer karanlık,kapkara.. Göremiyorum . Bana ulasan elleri geri ceviriyorum,beni uyandırmaya calisanlari bu kâbustan reddediyorum Cok sey istemiyorum,seni istiyorum Bir kac dakika sadece,gözLerine bakayım son kez eLLerini tutmasamda yüzünü göreyim ,, bu yeter bana dedim ya hicbir zaman zor seyler istemedim sendentek istedigim biraz sevdiydi,belki biraz beni umursaman olmadı sen yapamadın
Ses cıkarmadım, dedigin gibi olsun,istedigin gibi olsun dedim
Sadece sen mutlu ol istedim
Mutluydun da zaten fazlasıyla ne ya$adıkLarım,ne ya$adıkLarımız ne ba$Lamamız ( ne biti$imiz ) umrunda biLe degiLdi farkındayım
Ama bu farkındalık gec oldu biraz,,biraz gec ,, biraz zamansız.
Artık birseye yaramaz bunu anlamam, cunku artık ne sen varsın ne hayallerim
Ne duygularim,hislerim,ne uzuluyorum artık ne seviniyorum
Yönsüz,yoLsuz,saatsiz,zamansız,sessiz
kaldım
$arkıLarım , $iirLerim , öyküLerimin başroLü sendeydi de , sen roLünü beceremedin sevdigim
Sen fazla acemiydin benim sevgimi tasiyabilmek icin
Oysa cok sey beklememistim senden, ben sevecektim sen susacaktın sonra bir gün sen gidecektin ben bekleyecektim Bugune kadar yasadigin asklardan farkliydi degilmi ? bugune kadar oynadigin oyunlardan farklıydı Evet sevdigim farkliydi,,kimse seni benim kadar sevmemisti cunku Kimse senin icin bu kadar fedakarlikta bulunmamisti cunku Aslinda seni suclamiyorum,insanlar kendilerinden farkli olan seylerden hep korkmuslardir Benim sevgim hepsinden farkliydi,cunku ben seni digerLeri gibi cıkarLarı ugruna sevmemistim Seni benim olman icinde sevmemistim,,sadece ama sadece varLigini hissetirmeni istemistim Ama benim sevgim sana bir kac numara buyuk geldi
Benim sevgimi tasiyabilmen icin, önce biraz yüreginin olmasi lazimdi sevdigim
Sende ne yurek,ne kalp var
Sende ne insaf var ne vicdan

Olan yuregini , kalbini , insafını ve vicdanını Tüm varLıgını harcayacaklar birgun,,ELinde patLayan baLonLarınLa kaLbimin Lunaparkında sabahLamak isteyeceksin birgun,nasıL oLsa seni hep sevmistim ya , senin oLmustum ya hep seni kimsesiz bırakamam diye düsüneceksin Ama cok yanilacaksin sevdigim,cok yanıLacaksın.. Beni yaLnızLıgın sokagında terk ettigin gibi bende seni terk edecegim..


Sonrasen,"Yönsüz,yoLsuz,saatsiz,zamansız,sessiz.."kaLacaksın..Susacaksın..

alıntı

İsyanlı Sükut
09-05-2009, 05:04 PM
Hiçbir yerinde yok asaletin ibresi
Sesinde kamaşmasında tensel bir büyünün
Atlas hani libas ve kuytu bakışlı mavi gözlerin
Sanki hepimize bütün şiirleri hala fısıldayan
Bir eski büyük şairmiş gibi
Aşk bir erken didişme bir sorgu sualmiş de
Mezbele ve yaralıymış eski yaraların yeniden kanamasından
Hiçbir yerde yok asaletin ibresi
Bir adamın yüzünde ya da yalana çok benzeyen
Bir doğru sözünde belki.....
Saçlarının çevriminde ıslak bir beyaz kadının
Yüksek rakımlı göllerin buzul saflığında
Ve kokusunda çiçeklerinin kanirej’in
Elbet şiir olacak şairin tesellisi
Ve en kötüsü bile işe yarayacak aşklaşmaların
Yazana değilse bile okuyana faydalı
"bak aynı başına gelmiş adamın benim başıma gelen"
O da üzülmüş aynı benim gibi ....
Benimki daha acıklı değil onunkinden
Fiyakalı değil onun acısı benimkinden..
Sade güzel olan kelimeler..
Sade kelimeler...
Kelimeler....
Sen aşka aşıksın müsaitsin gördüğünü abartmaya
Biz olsa olsa bir müddet aşklaştık aşkım aşık olmadık
Bir elim sana uzanır öteki berikinin zaten elinde
Bırak yoluma gideyim bildiğimce
Yabancısı olduğum bir şey değil yabancılar
Baktım yerlisi yabancısı aşağı yukarı hepsi benzer erkekler....
Eğer bir söz bir ses bekliyorsan bu adamdan
İçinde hiç gönderme isteği bulunmayan bir git
Lazımsa eğer...
İşte orada duruyor...
Ağzımın bir yerinde...
Almak ister misin dilini sokup aklıma
Sana ait olan herşeyi bir nefeste
Bir göz yumma anında
Bir soğuk telefon konuşmasında
Geri alabilir misin?
Seni benden geri alabilir misin?
Kovabilir misin beni senden?
Sevgilim..
Yoksa sen
Sevgilim olmayabilir misin?..

İsyanlı Sükut
09-05-2009, 05:09 PM
Tek taraflı bir sevgiydi
beni sana bağlayan
ve gözyaşına boğulan yüreğimdeki..
İki tarafına da dokunsan
hiçbir sonuç alamadığın
bir sevdaydı benimkisi..
Ben seviyordum
ve içimden
bağıra bağıra söylüyordum.
Ben sana aşıktım
ama sen hissetmiyordun..
Çıkaramıyordum içimdeki gücü.
Anlatamıyordum
´seviyorum´lu biten o son sözü.
Ve gözlerimle söylüyordum
ve ben seni özlüyordum
ama sen görmüyordun...!


Seviyordum çocuksu bakışını.
Her yere ayak uyduran
o çılgın rahatlığını.
Ve yerinde kullandığın
olgun tavrını seviyordum..
Her şeyinle hoşuma gidiyordun
ve bana
her şeyinle çekici geliyordun..
Ben sana hayrandım
ama sen bilmiyordun..
Söyleyemedim sana..
Attığım her yeni adımda
risk alarak başlardım hayata.
Ama
sana karşı kumar oynayamadım
rest çekemedim hayata.
Seni kaybetmekti
sevginin yanında
sevgimin yalnız kalmasıydı korkum
ve ben bunu
bir türlü göze alamıyordum...!


Sana söyleyemedim...
Belki sen bunu
hiçbir zaman bilmeyeceksin..
Ama birgün öğrenirsen
suçu kendinde arama.
Çünkü bütün suç benim..
Ve olur ya
birgün gelirsen bana
ben her zaman
her şeyimle seninim...!