PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : <<**.....derunun YÜreĞİnden Satirlara...**>>


Sayfa : [1] 2

nokta
03-15-2008, 12:50 PM
Kararınız ne olursa olsun acı çekeceğinizi bildiğiniz durumlarda,
bir karara varmak çok güçtür. Özellikle sevgi ilişkilerini
bitirirken, ayrılıkların da başlangıcında. Bir şey olur, bir şey
yaşanır ya da olması gereken gerçekleşmez.
İşte o zaman içinden bir parça kopar insanın.
“Bu bana göre değil, hak etmiyorum ben bunları” diye düşünür.

Aşk varsa, sevgi oluşmaya başlamışsa, başını hızla bir yere
vurduğunda hissettiği acıdan daha keskin bir acı kaplar ruhunu.
İsyan etmek, bağırmak, çağırmak, “kendine gel, yaptığını fark
et” demek ister. İlk sarsıntı bazen bir kucaklaşmayla,
bazen bir özür ya da özrü sembolize eden bir davranışla,
daha kötüsü bazen hiç konuşulmadan geçer gider.
Ama ardı arkası kesilmiyorsa incinmelerin
ya da farklılıklardaki yansımaların, yürekteki
acı büyür iyice. Ve başlar çatışma.

Yürek, ilkel toplumlardaki tamtamların çığlığıyla sarsılırken,
akıl yüreği sakinleştirmeye, çözüm üretmeye çabalar. Paramparça
hisseder kendini insan. Benliğe, doğrulara, sağlıklı birlikteliğe
duyulan özlemle, sevgiliye duyulan özlem arasında takılı kalır.
İlkel çalgıların ve çığlığın ritmi artarsa eğer, yani var olanlara
yenileri eklenirse, akıl daha çok frene basar. Bu kez “kendine
gel !” denen, kendisidir. Çünkü aynada görülen, göz kapakları
düşmüş, dudakları sarkmış yüz, artık mutlu degildir.

Yapılacak tek bir şey vardır. “Ya olduğu gibi kabul et ve
acı çekme ya da çık git.” Bilir bilmesine bunu yürek de,
gitmeyi istemez. Bedenini uzaklaştırmayı değil, onu
göğsüne sokmayı ister. Sarılmak, daha çok bir olmak.

Hele bir de paylaşılan zaman ve yaşam parçaları çoksa,
umutlar ve hedefler beraber konduysa, emek harcandıysa var
olmak için, daha da güçleşir gitmek. Tüm bunlar yaşanırken
benlikte ve ruhta, artık bir arada oluşun da tadı kalmaz.
Çünkü, ne, bir olunabilir bu sorularla, ne de gidilebilir bu
özlemle. Tamtamın sopası, her soluğa denk düşer böylesi
zamanlarda. “Seni Seviyorum” o ilkel sestir aslında. Sevgi
yener mi aklı? Bazen. Ama hep o incinmeye, yeniden hayal
kırıklığına uğramaya hazır oluş halde sürer ilişki. Kişi,
bilir bir gün bağların kopacağını. Sadece süreyi uzatmaya,
kopuşu geciktirmeye yarıyordur davranışları.

Bazen de akıl galip çıkar, yüreği de yanına çekerek. “Tamam”
diye düşünür insan. “Onu çok seviyorum. Bedeninin sıcaklığını,
sarılmasını özlüyorum. Ama kumaşın dokuması farkli işte.
Tutmuyor birbirini. Farklılıklar, olanlar ya da olmayanlar bu
kadar sarsıyorsa beni; kendimi, ‘ben’ime olan saygımı
korumak için bitirmeliyim ilişkimizi.”

Ve geriye dönüp yaşananlara bakar. “Denemediğim yol
kalmış mı? Yeterince süre vermiş miyim sorunların çözümü için?
Çaba göstermiş miyim gerçekten?” diye sorar. Her şey denenmişse
bile, son bir sanş vermeden ilişkiye, çıkıp gidemez. “Şu olaya,
bu zamana kadar yaşarım, yaşatmaya çalışırım sevgimi. Tekrar
oturur konuşur, anlatmaya, anlamaya çabalar,olamazlığına emin
olmadan koparmam içimdeki duyguyu”diye düşünür. Ve yaşar.

Eğer sevgi gerçekse, kişilikler sağlıklıysa, farklılıklar aşılamaz
boyutta değilse, çözülür sorunlar. Ama aksi durumda, tek yol kalır
hayatta. Gidiş. Hem de gelişi olmayan bir gidiş. Denenmiş elbisenin
provasının olmayacağını bilerek, geride hiçbir şüphe, akılda hiçbir
keşke, yürekte hiçbir ümit bırakmadan, çıkıp gidilir.

Acı çekilmez mi? Hem de nasıl çekilir. Yine de bilir ki insan,
beraber olduğu sürece hep acı çekecek., acı çekme ihtimaline
karşı hep tetikte duracak, mutluluk,huzur üretemeyecek.

Bu yüzden haykırır yüreğinin olanca gücüyle: “Hadi şimdi vurun
bakalım tamtamlar. Şimdi daha hızlı, daha güçlü çığlıklar atın.
Başka ses duyamaz hale getirin beni. Ama ben gidiyorum.
Çünkü bir süre sonra susacağınızı biliyorum. Alın bir vuruş
da benden. Biten ilişkiye, gönderilen sevgiliye,
içimdeki acıya!

Yine de gidiyorum.”

-alıntıdır-

BiNNuR
03-15-2008, 12:52 PM
Çok güzel emeğinize sağlık :p

nokta
03-15-2008, 12:54 PM
Gökyüzüne asılı kalmış bir yankı
Arıyor kendisini bırakan ağzı
Yeniden, yeniden sesini bulmak için

İki köşeli yalnızlığın bir ucunda sen, bir ucunda ben
Birleşip ayrılıyor çizgilerimiz
Hangi boyuttan koparılmıştık ki biz

Anı bile yok, ses, koku bile
Bir elin yazdığını öteki el karalıyor sanki
Silgiler hatırlıyor, kalemler unutuyor bizi...
-alıntıdır-

nokta
03-15-2008, 12:58 PM
ÖZLEMEK

Birden özleyiveriyorsunuz...
Çoktan unuttuğunuzu sandığınız
ya da yalnızca bir kere karşılaştığınız
ve özlemek için yeteri kadar tanımadığınız birini
bir sabah çılgınca özleyerek uyanıyorsunuz.

Rüyalarınız, içinizdeki o gizli, esrarını ele vermez büyücü,
siz çarşaflarınızın arasında,
bütün tehlikelerden uzak,
güvenle yattığınızı sandığınız bir anda,
usulca ruhunuza sokulup,
sizden habersiz oralara yığılmış cephanelikleri
birer birer ateşleyiveriyor.
İnfilaklarla sarsılarak uyanıyorsunuz.
Hayatınızda olmayan birini hayatınıza almak,
ona dokunmak,
onun sesini duymak için kıvranırken buluveriyorsunuz kendinizi...

Özlemek, o yakıcı istek,
bilinen herşeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
Özlediğiniz ise çok uzaklarda...
Yanında olmasını istediğiniz halde
yanınızda olmayan bir tek kişi,
yanınıza bile yaklaşmadan,
hatta onu özlediğinizden
ve onu istediğinizden haberdar bile olmadan,
bütün hayatı,
bütün görüntüleri eritip
başka kılıklara sokuyor...
-ALINTIDIR-

nokta
03-15-2008, 01:05 PM
gözlerinize sağlık..

the_crow
03-15-2008, 01:08 PM
emeğine sağlık arkadaşım konularını tek başlık altında acarsan daha iyi olur

yada bolum kurallarını bı oku....

nokta
03-15-2008, 01:12 PM
tşkler okuyacağım..

nokta
03-15-2008, 05:24 PM
Seni İçimden Terk Ediyorum

Binmediğim hiçbir otobüs,
Beklemediğim hiçbir durak kalmadı bu şehirde.
Gittikçe azalıyor hayat.
Neyi erken yaşadıysam,
Hep ona geç kalıyorum.

Sana göçüyorum her sonbahar.
Yolların çıkmıyor aşkıma.
Unuttuğun yağmurların adı saklımda.
Seni içimden terk ediyorum...

Susmaktan yoruldum.
Kuşlar ve şarkılar bu şehri terk edeli beri,
Efkar demliyorum gözlerimde.
Yaşlarımı yanağıma varmadan öldürüyorum.
Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi.
Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp,
Seni içimden terk ediyorum...

Ne unutacak kadar nefret ettin,
Ne hatırlayacak kadar sevdin!
Yıkık bir duvar kadar bile pişman değilsin,
Biliyorum.
Beni hep bulmamak için aradın.
Yanılgımdın,
Yandığımdın,
Yangındın...

Sensizliğe yenilmek,
Sana yenilmekten zor olsa da,
Ardımda bir sürü belkiler bırakarak
Seni içimden terk ediyorum...

Şimdi
İçimizde öldürülecek bir anı bile bulamayan
İki yarım kaldık;
Tamamlayamadık bizi.
Elimden tutmadın yalnızlığımın,
Saçlarımı da uzaklarına gömdün.
İçimin mavisi senin okyanusundandı.
Al! Geri veriyorum.
Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun.
Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim,
Sana bensizliği terk ediyorum.

"Yarime uzanmayan bütün dallarım kırılsın" demiştin.
Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

Ne tuhaf değil mi?
İçimi acıtan da sendin,
Acımı dindirecek olan da...
Ya öldür beni dedim,
Ya da git benden.
İçi bulanık bir sevdanın ucunda seni kaybettim.

Aldırmadın aldırmalarıma.
Bir gecede yakıp yarini,
Şafaklara sattın ihanetini!
Külüme basanlar bile utandı yaptığından.

İşte soluk bir ömrün
Son nefesi.
Benden,
İçimden
Terk ediyorum...



kahraman tazeoğlu..

nokta
03-15-2008, 05:29 PM
Herkesin içini acıtan bir şehir vardır
Eski ölümlerin acısı
Gece yarısı geçilen karanlık yollar gibi
Kuş bakışıyla en güzeli yeşilin
Maviye hasret bir yaz...

Zaten aşk dediğimiz
Ağustos sıcağının kalbini terletmesi değil midir

O şehirlerde nasıl yaşanır ayrılıklar
Kaç hasret eskir
Kaç zalim aşkı ağlatır acımasızca

Şiirim yalnızdır
Anlamasını istediklerim okumayacaktır çünkü hiçbir zaman
İçimde gece yarısı geçilen karanlık yollar
Buz tutmuştur kasabalarda evlerin camları
Ve iklimi gibi serttir yüzleri insanlarının

Bir duyan yoksa
Yalnızdır bütün cümlelerim

Kaybolduysan yalnızlığında
Gördüğün her ışığın peşine düşme
Başlangıç sandığın her yol
Bir bitiştir belki de
Mezar taşlarının yosun tutmuş yanı
Kaybettiklerine çıkar

Hasretin şehrinde yıkılmış binalar vardır
Yaşamamış olsan da ezbere bilirsin bütün caddelerini
Sobalarında demlenen çayları
Kahvelerinde muhabbetleri her akşam
Zamansız biten aşklarını
Ve o zamansız biten aşkların yıkıntılarını...

Herkesin içini acıtan bir şehir vardır
Eski ayrılıkların tarihçesi
Ve boşa yazılmış bütün şiirlerin sancısı gibi...

Zaten aşk dediğimiz şey;
Ağustos sıcağının yüreğini terletmesi değil midir...

nokta
03-15-2008, 05:32 PM
Zemheri sogugundayim yarim
Sensizligin pencesindeyim
Bir adim otesindeyim ellerinin
Bir anlik zamandir sesinin uzakligi
Ellerim uzansa yakalayamaz ellerini
Yurek verir de kendini duyamaz sesini
Bir baska dunyadasin sevgili
Seyran olmussun gozlerime yar
Seyrederim seni uzaklardan

Umutlu bir imkansizlikla beklerim
Istekli bir beklentisizlikle severim
Nasil anlatsam yarim derdimi
Haykiririm ismini
Dag duyar
Tas duyar
Gok duyar
Bilirim hissedersin sen de yarim
Duyamazsin ama beni
Bilirsin uzaklardayim ben
Yureginde yasatirsin sevgili beni
Gozyaslarin akar sessizce
Bilirsin hissederim gozyaslarini

Ama tutamam ellerimle
Silemem gozyaslarini dudaklarimla
Bilirsin sevgili
Mesafeler degildir bizi ayiran
Bir kus olur ucardim yine sana
Bir ruzgar olur eserdim senden yana
Yagmur olur yagardim sana
Gunes kavurmaz yuregimi

Bilirsin collleri asardim da gelirdim sana
Bilirsin mesafe tanimaz bu sevda
Bilirsin imkansizliklardir bizi ayiran
Sen ve yuregin kalirsiniz basbasa
Ne yere koyacagini sasirirsin sevdani
Kimle konusacagini bilemezsin
Bilirsin duslerine girer de dinlerdim seni
Sana kendimi verirdim de yoldaslik ederdim sana

Bilirsin uzakliklar degildir bizi ayiran
Bilirsin caresizliklerdir yollarimizi baglayan
Yuregin daralir
Gozlerin kisilir

Bir aci duyarsin sevince benzer
Bir yara olur imkansizliklar yureginde
Bilirsin lokman hekim gerekmez
Bilirsin ilac kar etmez
Bilirsin bir sevdali sozcugun yuregindedir dermanin
Bilirsin sevdali bir bakisin sevecenligindedir caren
Bilirsin bir anlik calinmis sevismelerdedir canin

Ah sevgili ah
Ahlar duser dillerden sevdamiza dair
Bilirsin bir imkansiz sevdadir bu
Bilirsin zamandan calinmis bir andir bulusmamiz
Yasamin bir armaganidir bu sevda bilirsin

Bir armagandir bu sevda imkansizliklar icinde yasansa da
Bilirsin sevgili bu sevda yasanmamistir kimselerce
Bilirsin belki yasanmayacaktir bir daha
Bilirsin umutlu bir imkansizliktir bu askin adi
Bilirsin de yuregine soz geciremezsin yine de
Yurek kanatlanmis sevene dogru
Yürek ne mesafe tanır
Ne de imkansızlıklar
Bırakırsın kendini yüreğinin sesine
Yuregin tasir seni askin denizine ...

nokta
03-15-2008, 05:36 PM
ellerin tuz içindeydi korkuluydun
korkuyordun
ilk gecesinden uyanmış bir genç kızın kalbi gibi pır pır yürektin
acılar garında sabahlamıştın Ankara girdabının
uyanmak onlarca yıl sonrada olsa yasaktı artık sana
uyanmak yüzü gözü şişmiş bir bebeğin ilk ana rahminden çıkışı gibi olsa da
bekleyenin olmalıydı şayet
karanlık karanlık geçmişlerin kapanları kapandılar
ayak izleri silindi geçmişin
ve
mevsimlerin dinamitlerinde suikastlere uğramış yalın ayak yollarda

bir ağaç lazımdı sana yaprakları mavi çocuk kokulu
bir gülüş gerçekliğinden göz kamaşmış
bir yara her an temiz ellerde bakımı yapılan
son artık gelmeli kucağına gerçeğin beyefendisi
alkol komalarının sıvılı sancısı
yarım yaşanan salyalı boşalımların tükenişi
asker kaçağı askerin firari baş ağrıları
yeni yetme on beşlik kızlar sokaklarında şehrimin satıyorlar
saçlarının sarılarını satıyorlar
badem gözlerini bulut gözlerini satıyorlar
ve her insanın hasretle beklediği yarım aşklarını
yıl bilmem ne kaçtı ne zamandı
kaçne.niye
boş lafların eskidiği Ankara garında denizden yeni çıkmış tuzlu elleriyle korkmuş bakışlarıyla bir kız haykırıyordu
bu gece kadınlığın ilk rüyasından uyandım
bu gece gerçeğin gecesi
ayrılmak vakti geldi hayallerden ayrılığın son mayınlarına basmak zamanı
elveda sarı papatyalar çevresinde ki çocukluğun düşleri
doyum olmuyordu hayata alışılmıştı
acının binlercesine
kahkahaları gecelerin korkusuydu
oysa yıllar öceleri
bir kızın sürdüğü dudak boyalarını koklamamış mıydınız daha öce
ne tuhaftır zaman korkulu geceyi güneş zannettirir zaman
elde var hala sıfır elde kalan sıfır ve sonsuzdur hazineleri sıfırın
ve dağıtır kentinin kızlarına bol sıfır
sen söyle küçükmüşsün de sonra büyümüş müs sünün küçük kızı
söyle son seferinden ne zaman dödü mutluluğun kirlide olsa adamı
bağlanmak artık zorluda olsa yolların ve uçurum sonunda kuru otların kokusu
yeşil uğramaz artık yanına
ah işte hayat sana sunulan
kızıl saçlı kadın vitrinlerin camında
döülmez akşamın ufkunda şarkısını söyler gibi poz vermiş
eski bir İstanbul hanım efendisi anlatmış bu hikayeyi Ankara'ya
anlatacaklar tabi ki zamanın dev deltasında daima anlatacaklar
içinde kin ve savaşma duygusu
yenebilirsin artık neyi istersen
ve hala akasyalar baharlarda şarkılar söylerler
döebilirsin evine
unutulmadın ki
sade bir şarkı zamana

uçurumda var.....

ama mutlulukta....

Pervaz
03-15-2008, 07:58 PM
Güzel paylaşımların için teşekkürler emeğine yüreğine sağlık..

nokta
03-16-2008, 12:29 AM
ben teşekkür ederim emeğin kıymetini bilip değerlendirdiğiniz için..

GuL_GuZeLi
03-17-2008, 01:23 PM
yüreğine sağlık çok güzeller...

nokta
03-17-2008, 01:48 PM
öncelikle ben teşekkür ediyorum size başlık için ve konu eklentileriniz için.. Bu forumun olmazsa olmaz yöneticisisiniz kanımca.. İyiki varsınız..

нüzüη çiçєği
03-17-2008, 10:48 PM
Herkesin içini acıtan bir şehir vardır
Eski ölümlerin acısı
Gece yarısı geçilen karanlık yollar gibi
Kuş bakışıyla en güzeli yeşilin
Maviye hasret bir yaz...

Zaten aşk dediğimiz
Ağustos sıcağının kalbini terletmesi değil midir

O şehirlerde nasıl yaşanır ayrılıklar
Kaç hasret eskir
Kaç zalim aşkı ağlatır acımasızca

Şiirim yalnızdır
Anlamasını istediklerim okumayacaktır çünkü hiçbir zaman
İçimde gece yarısı geçilen karanlık yollar
Buz tutmuştur kasabalarda evlerin camları
Ve iklimi gibi serttir yüzleri insanlarının

Bir duyan yoksa
Yalnızdır bütün cümlelerim

Kaybolduysan yalnızlığında
Gördüğün her ışığın peşine düşme
Başlangıç sandığın her yol
Bir bitiştir belki de
Mezar taşlarının yosun tutmuş yanı
Kaybettiklerine çıkar

Hasretin şehrinde yıkılmış binalar vardır
Yaşamamış olsan da ezbere bilirsin bütün caddelerini
Sobalarında demlenen çayları
Kahvelerinde muhabbetleri her akşam
Zamansız biten aşklarını
Ve o zamansız biten aşkların yıkıntılarını...

Herkesin içini acıtan bir şehir vardır
Eski ayrılıkların tarihçesi
Ve boşa yazılmış bütün şiirlerin sancısı gibi...

Zaten aşk dediğimiz şey;
Ağustos sıcağının yüreğini terletmesi değil midir...

cok guzel olmus sayfanız en cok bu hosuma gıttı tskler..

nokta
03-17-2008, 11:30 PM
beğenmeniz mutlu etti beni..ben teşekkür ederim..

<<ReaListiM>>
03-19-2008, 12:35 PM
emeğine sağlık arkadaşım paylaşımın için tşkler.

nokta
03-19-2008, 06:45 PM
Sizinde gözlerinize sağlık yorumunuz için tşkler..

00emre00
03-19-2008, 09:09 PM
******** C A N I M ********

Sen gideli daha bir gün olmadı
Hasretin içimi yaktı be canım
Ağlamamak için tuttum kendimi
Dayanamadım ilk günden ağladım canım

Aldım resmini gece elime
Öptüm inanki binlerce kere
Döküldü dilimden bu bir kaç hece
Seni çok özledim inanki canım

Veda ederken ağladın gözlerim doldu
Utandım ağalamaktan inanki canım
Bırakmak istemedim o anda seni
Seni gönderdiğime pişmanım canım

Uyuya kalmışım koltuk üstünde
Seni rüyamda gördüm be canım
Sabah gözlerimi açınca
Sen yoktun yanımda yıkıldım canım

Alıntıdır...

nokta
04-07-2008, 09:52 PM
katkınız için teşekkür ederim emre..

nokta
04-07-2008, 09:59 PM
ayrılık...
vakitlerden eylül
o kuduruk telaşında bir akşam üstü

kırbaçlanan buluttan
yağmur düşüyor aynama
üşüyorum...

gökyüzü hiç de telaşlanmıyor
oysa...
kozasını yitiren ipek böceği gibiyim şimdi

hiç bir şey içmeden kafayı bulmak var ya
çalıkuşu döne döne mi gider bilmiyorum

ki...
kement ata ata
gittiğim her yere benle gelirdi gökyüzü
birde üstüne sevgisiz sokak seninle

yağmurların yitip gitmesi çok tartışılsa da
dün kırbaçlanan buluttan
yağmur düşüyor aynama...

üşüyorum!

Üye_EB
04-07-2008, 10:03 PM
yav derun yuregınden opuyorum bu ne ıcımı bı hos ettın okudukca kelımlerde hapsoldum o sıcacık sevgı dolu yuregıne saglık

nokta
05-15-2008, 06:28 PM
seninde yüreğine sağlık arkadaşım..

nokta
05-15-2008, 06:30 PM
şairlerinkine benzemeyen yıldızlarım var benim...

önce bir yıldız belirdi gözlerinde
şairler güzelliklere yorsada yıldızları
anladım yolunda gitmeyen birşeyler
şairlerin yorumlarına uymayan bişeyler vardı
ve bir yıldız belirdi gözlerinde
anlaşılan kararan günler vardı
artık günler karanlıktı...

ve bir yıldız belirdi gözlerinde
gökyüzündekiler gibi parlak değildi
bir yıldız parladı gözlerinde
kararan günlerden kaçışım için
yol gösterircesine

ve bir yıldız kaydı
ben şairlere inanmış
aşkımı gözlerimdeki yıldızlarda saklamış
sana o yıldızlardan bakmıştım
ve bir yıldız kaydı
şairlerin güzel dedikleri yıldızlar da yalandı
aşklar misali...

yıldızlar karanlığın habercisi
biten aşkların göstergesiydi...
olmayan aşkların!-alıntı-

nokta
05-15-2008, 06:35 PM
Sen düşünce aklıma
Aklım dolaşıp kala kalıyorum
Canım sen mi geldin hoşgeldin
Gidelim şimdimi al uzattım
Elimi götür beni gittigin
Aleme bak nasıl da
Mutluyum sen gelince
Bırakama bırakma ne olur
Sensiz dünyam kararıyor
Kalbim cehennem atesini
Sönük bırakan bir ates
İçinde kıvranıyor yanıyor
Külünden de ates cıkarıyor
Avunamıyorum şekerler de
Acı sensin kalbimin ilacı
Kosuyorum tutamıyorum
Sürünüyorum varamıyorum
Hangi eldesin
Sen düşünce aklıma
Aklım dolasıp kala kalıyorum
alıntıdır

nokta
05-15-2008, 06:43 PM
öfkeliydi
ve kızgın
en serininden iklimler arayan
gelin gülüşlü bir yol
şafağa düğümlenmiş
çoban ışıklarından bile ürken tazecik nehirdi
öyleydi
yalnız ve yalnız


mahcuptu
ve mağrur
masallarını yakmışken büyüklüğünün
doğmamış bebek kokusu nefesiyle
ar damarı çatlamış bir kurşun gibi bağırır
perdesi iniyorken günün ve çıkıyorken yeniden gecenin
zamanı mühürlemek için çabalardı
öyleydi
yenik ve yenik



hastaydı
ve sancılı
en yakıcısından gayri meşru bir şark çıbanıydı
üstelikte
hece hece dilinde avuttuğu kimsesizlik
bol ağlamaklı ayrılık doğururken ensesinden
öznesine küs bir şiirdi
öyleydi
umutsuz ve umutsuz




Belgin ERTÜRK

nokta
05-15-2008, 06:48 PM
ben yokken

hani ben hiç yokken

hani çalmadan senden

bu zamanları...



hani durağan değilken

yaşıyordun ya

ben gelince

yani ,ben olunca

yine durağan değilsin

yine yaşıyorsun

gidişim de gelişim gibi
o la
ca
k....

haberin olmayacak...

-alıntı-

nokta
05-15-2008, 07:12 PM
Ağlamaktan gücü bitti, gözünde fer kalmadı,
Koşturmaktan vücudunda sırtında ter kalmadı,
Her şeyini sana verdi onda bir ser kalmadı,
Mahv-ı perişan oldu da aşkı yine solmadı.

Bir minik ceylandı, kalbi uçurumdan düşüyor,
Çektiğini izleyenler bu haline şaşıyor,
Düşüyor, toparlanıyor, engelleri aşıyor,
Onca yaralar aldı da bu dertlerle yılmadı.

Yıllar var ki yalnız idi, hep başıyla baş başa,
Olmadı tek bir Âdem ki gelip yüreğe düşe,
Temkinliydi adımları basmadı o hiç yaşa,
Ne zaman ki sen geldin de onda huzur kalmadı.

Artık takati bitmiştir, dayanacak hali yok,
Bundan gayrı istemeye dilemeye karnı tok,
Bilsen nasıl yaralandı, kalbi de kanıyor çok,
Her derdi sırta aldı da tek sensizlik olmadı.

Çekemiyor, sızıları günden güne çoğalmış,
Yokluğunun kuytusunda ömrü sanki dağılmış,
Neş’eye dair tüm renkler hayatından sağılmış,
Bunca zaman uğraştı da senin yerin dolmadı.

Fukara feryat ediyor duyulmaz çığlıklarla,
El gün neşeli zanneder, yüreği kovuklarda,
Anlatamıyor derdini, yaktı aşk soğuklarla,
Bunca zaman yoktu kimse, saç başını yolmadı,
Sana ram olunca gönlü tende huzur kalmadı
alıntı

hayali_ask
05-16-2008, 11:50 AM
bebişiiim hepsi birbirinden güseller emeğine sağlık cnm bnm

nokta
05-16-2008, 12:08 PM
gözlerine sağlık canım avatarın çok şeker olmuş hayırlı olsun :)

.mavi.
05-16-2008, 12:59 PM
yüreğine sağlık güzel arkadaşım... çok güzel dizeler bunlar... şair ruhunuda yeni öğrenmiş oldum... Tüm güzellikler seninle olsun...

nokta
05-16-2008, 01:57 PM
benim şiirlerim olmasada yüreğime sinen sizle paylaşmaktan keyif aldığım şiirler.. beğenmene sevindim canım seninde o güzel bakan yüreğin her zaman sevdiklerinle olsun inşallah..

.mavi.
05-16-2008, 02:09 PM
benim şiirlerim olmasada yüreğime sinen sizle paylaşmaktan keyif aldığım şiirler.. beğenmene sevindim canım seninde o güzel bakan yüreğin her zaman sevdiklerinle olsun inşallah..

biliyorum tatlım.. altlarına yazmışsın alıntı olduğunu veya şairlerini... şair ruhunu bu yüzden yazdım... güzel dileklerin için çok teşekkür ederim... herşey gönlünce olsun...

nokta
05-22-2008, 02:18 AM
hepimizin gönlünce olması dileğimle ..

nokta
05-22-2008, 02:19 AM
Toplamaya çalıştığım düşüncelerde , bugün kendimi arıyorum.İçimden geceye rüya yazmak geliyor ; sabah kalktığımda geçmişe bırakmak için.....Aslında hiçbirşey yapmak istemiyorum.Oturduğum koltukda öylece kalmaya izin veriyor düşüncelerim.
Belki ; şu dakika herşeyi unutmaya gidiyorum.Palmiye ağaçlarının altında denizi seyrederek kaybolmak ; bugün halim deprem yaratıyor içime....Hiçbir yerde yokum.Sadece derin bakan gözyaşlarımın altındayım.
UYUYORUM...
Bir yarımlık çaresizlikler var hayatta ; çırpınışlar...
Uçan bir martıya hükmedemeyişim gibi...ben ben de kalmaya tercih gidiyorum.bazen böyle makas gibi..

nokta
05-22-2008, 02:21 AM
Bir ihtimal yüreğinden geçerim






Buhranlı gecelerde yalnızlığın tortusu
Bir ihtimal yüreğimden geçer
Kaçamam feleğin şamarından
Ömür giydirir dilsiz düşleri
Kördüğüm sırlarda
Üşürüm





Bildiğim masalları toplar acılar
Yaşamak adına saklarım
Her mevsim başka aldatır beni
Koyu karanlıkta gölgem bulut
Takvimden gün umutlarıma düşer
Daralır nefesimde sabah




Ecel bakışlarımda
Ateşle oynar sözcüklerim
Dağılır yokluğunun izi



Zamanın buz tuttuğu yerde
Işığa hasret ruhum uyanır
Sevişir sonra bozgun günlerimin
Cehennemiyle



Seni aynalardan sorarım



Sevinçlerde aşk delirir/kirlenir
Bakışlarında uçurum çığlık atar
Vazoda yaseminler gibi
Aklımda ölüm büyür




Hayallerin en ötesinde mevsim
Toprak atar sonsuz mutluluğa
Bir ihtimal yüreğinden geçerim



hilal.

nokta
05-22-2008, 02:23 AM
Yalnız sana giden




Aşk ağulu dikenler gibi
Ruhuma dolandığında
Kızıl günün koşuşturmasında keder
Üstüme yıkılır




Bir ağacın gölgesinde
Soluk alır sabah
Tam o sırada ölüm
Kavrar hayallerimi
Beni bana hatırlatan ışıkta
Düşünürüm sessizliğimi
Bir çok sesle




İçimdeki boşluk acıdan
Bir parçamı kaybeder
Terkedilirim




Geri adımda geçmişin kokuları
Sevinçlerimi törpüler
Aşk yabancılaşır bana
Ulaşamam elimde hiçbir şeyle
Geride kalanlara




Yanılgılarım başımda döner
Gider/gelirim hafızamda
Çoğul düşencelere



Belki kaç sabah birikintileriyle
Zaman biter solgun yüzümde
Aşınır omuzladığım her şey
Yorgun ten çizgilerimde



Çizerim haritasını yolculuğumun
En kıymetli kalemlerle
Yalnız sana giden



hilal.

nokta
05-22-2008, 02:26 AM
Put kesildi hüzün





Gün doğumu sancıda uyandı aşk
Koynunda hüznün sarı cesedleri
Ruhuna yağmur zikriyle yıkandı
Ve dirildi bir çocuk gülümsemesinde
Utangaç ölüm





Toy vakitte düşler
Ak özgürlüğe cümbüşlendi
Yaralı akşamlarda kara bulutlar
Islık çaldı aydınlığa
Beşikteki yüreğim sallandı
Ninnilerle sabaha
Sağ hayallerin yükünü
Ismarlarken gönlüme
Aşk öz nefesiyle
Yaşama döndü




Put kesildi hüzün




Sineye çekildi dağlar
Umutsuzluk karanlık bir ormanda
Darağacına astı kendini
Canım çalım atarken ölüme
Pamuk ipliğinden kurtuldu




Gözümde karıncalar sürü sürü
Terli ayakları değince toprağa
Tanımadığım sokaklarda dolaştı
Çıktı onlarda yuvalarından
Mezarlıksız bir hayata




hilal.

nokta
05-22-2008, 02:35 AM
..... KALAMAZ MIYDIN ? .....


Çok mu erkendi?
Çok mu erkendim?
Benden geçip gittin.
Gidişinle bittim.
Kalmayışınla tükendim.
Kalsan da gitsen de,
Söyle GÜLÜM söyle,
SENİ ÖZLEMEZ MİYİM?
SEN bilirsinde beni,
Ben SENİ bilmez miyim?
Gidiyorsun ellerimi bırakıp.
Gidiyorsun yüreğimi bırakıp.
Kalamaz mıydın sanki?
Üstesinden gelemez miydik engellerin?
Bitmez miydi tükenmeyen engellerin?
Uyan rüyalardan artık,
Farkında değil misin?
Acımasızca GÖNÜLLERİMİZİ kanattık.
Dön artık dön yüreğime,
Gön artık dön değsin ellerin ellerime.
SENSİZ dünyam soğuk,
SENSİZ rüyam soğuk,
SENSİZ ağlıyor bu DELİ ÇOCUK.
GİTME!
DÖN gittiğin yollardan.
DÖN geçip gittiğin yıllardan,
KAL NE OLUR?
KAL YALVARIRIM,
KAL NE OLUR?
YOKSA GİDİŞİN SONUM OLUR… alıntı..

Kuzen
05-22-2008, 02:55 AM
Süpersin Derun Emegine Saglik.

semosh
05-24-2008, 02:11 PM
ellerina saglşık cnm cook güzel bi sayfa olmus cok begendim

Kuzen
05-25-2008, 04:12 AM
Süper ya. Emegine Yüregine Saglik Derun.

nokta
05-27-2008, 12:28 AM
gözlerinize sağlık.. güzel olan sizlersiniz dostlar..

İsyanlı Sükut
05-27-2008, 12:51 PM
derun bazılarını okudum gerçekten çok güzel paylaşımlar....bizi şiire bu kadar yaklaştırdığın için teşekkürler...!

nokta
05-27-2008, 12:55 PM
ben teşekkür ederim okuyup yorumladığın için canım..

nokta
05-27-2008, 01:01 PM
Fesleğen kokulu sabahlar
Vardı çocukluğumda;
Hatıralar gizlidir,
Gizemli sokaklarında...

O zamanlar her şey daha masum ve saftı,
Şimdi ise her yeri kara bulutlar sardı...

Bir hayat kavgasıdır gidiyor;
Koşuşturmaca…
Herkes birilerinin üstüne basmayı marifet sayıyor,
Kimi kariyer peşinde,
Kimininki ekmek kavgası…

Oysa bu uğurda ne yürekler kırılıyor, küsüyor,
Şu kalbdeki sızıyı kim hissedip biliyor?

Hayata kavga için mi geldik biz?
Öyle ise neden insanız, söyler misiniz?
İnsan olmak, sevmektir, canlı cansız her şeyi,
Kul olmaktır öncelikli görevimiz…

Bir zamanlar bu vatanda,
İnsanlar saygılıydı birbirine,
Yollara tükürülmez,
Hele küfür hiç edilmezdi…

Ne kapkaç vardı ne de soygun, vurgun,
Haram, helal denirdi şimdiyse işler durgun…

Bir tarafta savaş var, insanlar aç kırılır;
Diğer tarafınsa tuzu kuru barda tabak kırılır…
Zengin hayatını yaşarken yatta, katta, kotrada,
Fakirinse isyanı çıkar gaspla, soygunla…

Paylaşmağa, yardıma diyorlar enayilik,
Kanaat etmek ise bir çeşit gericilik…

Ne değişti zamanla, yollar mı, sokaklar mı?
Yaşam mı, insanlar mı?
Yoksa yurdumuzu, yabancılar mı bastı?

Değişen biziz, kaybettik saygımızı,
Her şeyin önüne aldık, bencilce kaygımızı…

Ben özledim çocukluğumun;
Fesleğen kokan sabahlarını,
Masum, temiz, çıkarsız,
Hesapsız sevdalarını..

nokta
05-27-2008, 01:07 PM
GİDİYORUM


Gidiyorum…
Seni de alıp yanıma,
Senden gidiyorum.
Yüreğinden göçüyorum işte
Gözün aydın olsun..
Gidiyorum..

Senin bile bilmediğin,
Senden çok uzak bir memlekete

Çantamda birkaç hatıra
Kırık dökük onlar da
Gözlerimde senden yadigâr
Hiç eksik olmayan gözyaşlarım
Ve umutsuzluklarımı da alıp yanıma
Gidiyorum işte
Arkama baka baka..

Bir çocuğun oyuncağına sarılması gibi
Hani elinden almasınlar diye sımsıkı
Öyle sarılmak istemiştim ellerine
Sığınmak yüreğine ve tutunmak
Hayallerimize..
Oysa gidiyorum şimdi..

Son bir kez bak yüzüme
Ve sonsuz hüznü gör gözlerimde
Dayanabilir mi yüreğin, söyle?

Arkama bakıyorum son kere
Ne olur “gitme kal” de
Artık susma haydi söyle
Bir sözünle dağları yol yaparım kendime..
……………

Öyleyse gidiyorum ben de.
Bu kez dönmemek üzere
Hoşça kal ve,
Sen de iyi bak kendine..

nokta
05-27-2008, 01:11 PM
Aslında hiç ayrılmadık seninle;
Geceleri gökyüzüne baksan sen de..
O en parlak yıldız benim,
Sana göz kırpan hani her gece..

Hani Kasım’da bir rûzgâr eser;
Sevdalıların saçlarını okşayıp geçen.
Sana onunla gelirim ben.
Ocak’ta kar olup
Avuçlarına yağarım.
Eririm ellerinin sıcaklığında.
Nisan’da yağmur olup damla damla,
Sızarım dudaklarından içeriye.
Katmer katmer sevdalanır,
Açılırım gül olur da;
Koklarsın doyasıya.
Gözlerinde yaş olup akmak isterim bazen,
Ağlayamazsın ya..

Yüreğindeki kor ateş,
Bahar mevsiminde, güneş,
Gökkuşağından gözlerine;
Usulca süzülen,
Bir huzme olur gelirim sana..
Bir çocuğun,
Işıl ışıl bakışında görürsün beni.
Mehtapla cilveleşen dalgalarda,
Nar çiçeğinin sevdasında,
Menekşenin kokusunda gelirim sana,
Yüreğinin ta içindeyim, dilindeki duanda..
Her anımda seninleyim, sen de benimle,
Her anında..

Sen de bakarsan dikkatlice,
Biz hep birlikteyiz seninle..

O zaman, tut ellerimi asla bırakma,
Sımsıkı sarıl bana . . .

semosh
05-28-2008, 09:21 PM
arkaadsım cok güsel ve cook duygulu tesekkür ettim emegine saglık

GeLinCik
05-30-2008, 11:15 PM
her satırında ayrı bir emek ve duygu var..bu güzel paylaşımlar için öncelikle ellerine, emeğine ve son olarak yüreğine sağlık diyorum arkadasım..devam etmesi dileğimle...

İsyanlı Sükut
06-10-2008, 02:04 PM
Yürek ne mesafe tanır
Ne de imkansızlıklar
Bırakırsın kendini yüreğinin sesine
Yuregin tasir seni askin denizine ...

ne kadar güzel mısralar sağolasın derun...bazen yüreğinin sesini dinlemek lazım doğru kararı vermek için ve doğru insanı seçmek için...yüreğinin sesini bulman ümidiyle...!

nokta
08-08-2008, 01:04 AM
biliyorsun artık yüreğim sukut durdu canısım o güzel yorumlarına tşk ederim güzel insan ..

HayaLTeaM
08-08-2008, 01:16 AM
Bu güzel paylaşım için yüregine salık.. harika.. saygılar..

nokta
08-08-2008, 01:21 AM
Seninde yüreğine gözlerine sağlık Rakipsiz kardeşim.. sağolasın ..

Tr
08-08-2008, 11:40 AM
O zaman, tut ellerimi asla bırakma,
Sımsıkı sarıl bana . . .
Emeğine sağlık... Dikkat ettim de gerçekten yüreğine tercüman olan mısralardı...
Kaliteli paylaşımlar hoş şiirler...
Sevgiler canısım

nokta
08-08-2008, 12:27 PM
tanıdığın ıçın ıç dünyamı dikkatınden kaçmamış iki mısra .. Güzel gözlerine sağlık canısım..

_SaHrA_
08-08-2008, 12:32 PM
http://img368.imageshack.us/img368/3356/imzam0lt3ro.gif
RaHmEt yAğDı HaZiRaN oRtAsI!!!

ben ağlıyorum.. İzmir.. ağlıyor,haziran ortasında..

sen yağmurla gelene... sevdamdın şu gönlüme..

baktı gördü ruhum... yok oluyor... mecalim yok..

sanki milim kalmışcasına... ölüme..

göğümde... SENİ benimle beraber uğurluyor..

gelişinden bir haber olduğum memleketine..

inanılmaz bir duygu bu..

minnettar kaldım rahmete ...bilmem neden..

ecelle pençeleşirken ben anlayamadığım bir anda..

sanki içine onun damlasıyla ..ruhumu saldım..

aşkımı..sevdamı..seni beni.. ve ....

koca bir boşluğa düşmek üzereyken

hiçliğin ve dönülmezliğin ellerinden..BİZİ.. geri aldım...


FİGEN...


emeğine, yüreğine sağlık derun sevgiler..

nokta
08-08-2008, 12:47 PM
katkınız için en çokda kısa zamanda benimsemiş olduğum güzel yüreğiniz için tşk ederim sevgili Figen .. muhabbbetle ..

Tr
08-08-2008, 12:50 PM
Yok o iki mısra benim yüreğime sesleniyordu seni anlatan şu iki mısra;
Sen de bakarsan dikkatlice,
Biz hep birlikteyiz seninle..
Sevgiler Bitanesi

nokta
08-08-2008, 12:56 PM
:) ayrı duramayan iki insan bir yürekte atan iki tutarsız nefes var.. haklısın canısım ..

Tr
08-08-2008, 02:47 PM
Evet öyle... Adı ayrı olan ama aynı şeye çarpan iki kalp...
Sevgiler

_SaHrA_
08-09-2008, 12:25 PM
bazen içine attıkları kemiriyor insanı.
ya hayatına hiç almayacaksın ya da sildin mi zerre kadar iz bırakmayacaksın.
yoksa gecenin bir yarısı öyle bir sızlatır ki içini dünya başına döner.

yine hüzün uğradı geceye.
sabah gittikçe uzaklaşıyor benden. o da sevmiyor beni herkes gibi.
yalnızlık ağızda çoğalan tatsız lokma, ne yutabiliyorum ne de atabiliyorum.

adı hasret, sızısı sonsuz, yatağım onsuz...
titrek bir iç çekişi hakim bedenime, onsuz olmayacak biliyorum.
duvarlar üzerime geliyor, daralıyor ruhum.
Ecel gelse eğeceğim boynumu önüne bir koyun gibi.
gözlerimi kapatmak geçiyor içimden sonsuz bir uykuya, uyumak , uyumak...
ve bir daha uyanmamak...
ne güzel bir vuslat demi ölüm denen meçhul son.
ama biliyorum ki her iki dünyada da olmayacak yanımda.

hey gidi hırçın rüzgar neden bu kadar acımasızca vuruyorsun pencereme.
sen de mi intikam alıyorsun benden aklınca.
oysa benim gözlerim sende değil, hep aralık bıraktıgım kapımda.
o gelecek, gıcırdatarak silecek ölüm sessizliğini odamdan.

çek git şimdi , dövünme deli deli, insafsızca vurma kendini oradan oraya.
yalnızlığımı da al git buralardan...

gizli bir mektup sıkıştrayım cebine. git onun kapısını döv usulca. gözyaşlarımı gotür.
o yağmuru çok sever bilirim. penceresinden sız içeri. bir su gibi avuçlasın beni ,
ellerinden kalbine sızayım ...

....

yatağım onsuz , gece sonsuz...
silahım kurşunsuz,
sobam odunsuz...


git rüzgar, al gel onu...

onsuz ellerim buz...


güzel yorumun için teşekkür ederim derun,hisler karşılıklı canım:)
sevgiyle ve hep mutlu kal..

nokta
08-24-2008, 10:27 PM
Damadım, kalbimin sevgilisi.
Güzelliğin büyüktür baldan tatlı.
Aslan, kalbimin kıymetlisi.
Güzelliğin büyüktür baldan tatlı.
Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır.
Yatak odasında bal doludur.
Güzelliğinle zevklenelim.
Aslan seni okşayayım.
Benim değerli okşayışlarım baldan tatlıdır.
Damadım benden zevk aldın.
Annem söyle sana güzel şeyler verecektir.
Babam, sana hediyeler verecektir.
Sen beni sevdiğin için.
Lütfet bana okşayışlarını.
Benim Tanrım, benim koruyucum .
Tanrı Ellil'in kalbini memnun eden Şusin'im.
Lütfet bana okşayışlarını .

Dünyanın ilk aşk şiiri, yıllardır İstanbul Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor.
4 bin yıllık çivi yazısı tablet, 14 Şubat Sevgililer Günü'nün yaklaşmasıyla, ayrı bir bölüme kondu. Şiir bugün için bile, erotik dizelerden oluşuyor.
Sümerce çivi yazılı tablet, 1889 yılında, Bağdat'ın 150 kilometre uzağındaki Sümer kenti Nippur'da bulundu.
Tablet 55 yıl önce ABD'li Sümerolog Samuel Noah Kramer tarafından okundu. Aynı dönemde tableti Türkçe'ye ise bugün 94 yaşında olan Türkiye'nin ilk Sümeroloğu Muazzez İlmiye Çığ çevirdi.
Sözleri Sümer döneminin bir yansıması olan şiir, şubat ayı boyunca özel bir vitrin uygulamasıyla sergilenecek.

Şiirin hikayesi:
Sümer inancına göre, toprağın bereketini ve toprağın verimli olmasını sağlamak amacıyla, Kral'ın yılda bir kez Bereket ve Aşk Tanrıçası Enlil yerine bir rahibe ile evlenmesi kutsal bir görevdi.
Bu şiir büyük bir olasılıkla Kral Şusin için seçilmiş bir gelin tarafından yeni yıl bayramını kutlama töreninde söylenmek üzere kaleme alınmıştı ve ziyafetlerde şölenlerde müzik, şarkı ve dans eşliğinde söyleniyordu.

semosh
08-24-2008, 10:32 PM
vayy erotikliğe bak bea sasırdım bu kadarını beklemiodum ama yinede şiir fena sayılmaz emegine saglık canısım

_SaHrA_
08-24-2008, 10:38 PM
seni kutluyorum bu güzel katkından dolayı,erotik değil saf duygu bu işte..
tamamen yalın..yüreğine sağlık..

eCimMm
08-24-2008, 10:43 PM
wayy bee süpeeRmişş (: emeğine sağLıık..

nokta
08-24-2008, 10:45 PM
sevgi ve aşk forumunda dünyanın ilk aşk şiirini olmazsa olmaz düşüncesiyle ekledim..
erotik olan beyindir.. sözler saf ve yalın oysa..
beğeni ve eleştiriler için teşekkürler ..

semosh
08-24-2008, 10:50 PM
haklısın eraotik olan beyin

nokta
08-27-2008, 01:05 PM
tşk ederim değerli Figen varlığınızla onore ettiniz sayfamı .. yüreğiniz hep ışıldasın ..

nokta
08-27-2008, 01:06 PM
Cümleler kurasım var bugün benim de karma karışık bütün çekmecelerim...
Hangisine uzansam elime yabancı bir mevsimin izi sürülüyor...
Çekiyorum; ellerime bulaşmış izler takip ediyor ruhumu...
Hangi dolabı açsam biz çıkıyoruz karşıma...
Katlı çamaşırlarda sen kokuyoruz...
Kayıtlara dokunuyorum beyaz yeni bir sayfaya beliriyorum,
senlerden ve benlerden kurulu cümleler oluşuyor...
Kağıtlara yazdığım isimler biz oluyoruz...

nokta
08-27-2008, 01:10 PM
Büyüdükçe canım daha çok acıyor benim...
Dünyaya ilk geldiğim an bilmediğim bir boşlukta yüzdüğüm için ağladım...
Sonra acıkan karnım için ağladımve annemin memesine yapıştım büyük olasılıkla.
Sonra ıslanan altımın verdiği rahatsızlık için ağladım...
Zaman geçti ben biraz büyüdüm emeklemeyi öğrendim bu seferde emekleyerek ulaşamadığım her şey için ağladım...
Bebektim ve keşfediyordum ya bana ilginç gelen ama bana uygun olmayan, benim olmayacak her şey için ağladım...
Biraz daha büyüdüm ağzımdan kelimeler çıkmaya başladı ...
Etrafıma baktım herkes mutlu, bu sefer ulaşabilir sandım o hep ulaşamadığım ama çok istediğim oyuncak sandığım her bir nesneye onun için ağladım belki bir süre hiç sessimi çıkartmadım
gözümün içine bakarak benden duymak istedikleri anne ve bana kelimelsini söylememek için inat ettim...
Sonra biraz daha büyüdüm...
Oyunları, oyuncaklarımı keşfettim...
Onları kırmayı ve onları oraya buraya fırlatmayı öğrendim...
Sonra kırdığım her bir oyuncak için ağladım...
Sonra biraz daha büyüdüm...
Arkadaşlığı keşfettim annem tarafından götürüldüğüm bir park yeşilliğin de...
Bu seferde düşüşlerim başladı, kanayan yaralarım için ağladım...
Biraz daha büyüdüm paylaşmayı örenmem gerekti öğrenene kadar paylaşmak istemediğim bebeklerim için ağladım bu sefer de...
Sonra biraz daha büyüdüm içimden hep şunu geçirdim çocukken bile “”hayat ciddileşiyor mu ne””
Okumanın getirilerini anlayınca gizli gizli bunlar için ağladım..Kaçırdığım cizgi filmlerime, oyuncaklarımdan ve annemden ayrı kaldığım zamana biraz da. Kısa sürdü bu annesinin peşinden hiç ayrılmayan bir kız çocuğu olarak onu özlemem okul zamanların da kısa sürdü ...
Çabuk uyum sağladığım belirlendi herkes rahatladı..
Sonra okulu sevmeye başladığımı anladım ve su çiçeği olduğum da okuldan ayrı kaldığım her saat için ağladığımı farkettim sanırım biraz daha büyümüştüm ya da okulun bilincine erilşilen bir dönemeci geçmiştim ben...
Sonra aşık oldum daha doğrusu o zaman adını bile bilmediğim garip bir can acısına maruz kaldığımı hissettim ve bunun için ağladım (sanırım burda başladı ilk aşk yanılgım düğüm noktam )
Sonra seneler seneleri kovaladı...
Büyüdüm, büyüdüm....
Artık oyuncaklarım için ağlamıyorum...
Ağlamalarım o zaman ki masum ağlayışlardan çok daha farklı artık...
Eskiden beş dakika içinde unuttuğum acılarımın yerini alan kahkalar artık bu kadar kolay girmiyor ruhuma...
Acılarım değişken bir ruh hali olarak dönüyor bana üzülüyorum...
Evet kendimden daha hassasım etrafa biliyorum, kırmamak için hiç bir dengeyi kendini hırpalayanım ben....
Başkaları için kendini yoranım ben...
Evet ben hep gülümsüyorum...
Evet şimdi şen şakrak kahkahalarımı da atıyorum ama canım o gün olduğundan daha az yanmıyor sadece alışılan bir zaman dilimine sığıyorum o kadar...
Benim canım hep yanıyor sadece insanların gülümseyen bir yüz görmesini seviyorum ...
Bak işte yine kendim için değil gibi ama yok gülümsemeyi seviyorum ben...
Anlatabildim mi ?
Şimdi..

Üye_EB
08-27-2008, 05:20 PM
Harikasin Deruncum Okadar Icten Olmuski Okadar Yurekten...

nokta
08-27-2008, 05:30 PM
estf..sağol güzel yürekli dostum ..

_SaHrA_
08-29-2008, 12:29 AM
canım özür dilerim,ama kural gereği birleştirmek zorundaydım ,güzel paylaşımlar dilerim..

Pejmurde
08-29-2008, 01:54 AM
sana tutkular biriktirirdim bir gece vakti hatırladın mı
hani
kör akşamlardan özümsenmis bire hatıra kokusu dudaklarını avuçlarıma bırakıp
ardında yollar boyu göz yaşı bıraktığın geceyi..
ardın sıra gözlerim adımlarını izlerken
dönüp bakasın die hıçkıra hıçkıra ağlıyordum
Lakin o uzun saçların belini kapatmış , HADİ SENDE dercesine salınıyordu.
başım öne düştüğünde farkettim sessizliği
..
gitmistin..
sonra günler boyu bekledim köse basından ha çıktı ha çıkacak die.
bir rüzgar ugultusundan baska hic bir ses uğramadı buralara..
gelisin gibi gidisinde olmusthu isthe
sonunda dizlerimin üstüne cökmüstü bu ağır ve hasta kalbim..
daha ne kadar dayandı bilmem.
yalnız gözlerim gördüki
kalbim şahitt ,
senin bir gece rüyamda
"neden böyle oldu bize .. yaprak gibi dalından koparılmıs sevdamızın dalını kim kırdı.. ellerimin ellerine dokunmaya hazır gevrekliğinde sevmistim seni.. hangi acı bahar alıp götürdü bir kızıl tan vakti"
konusuyordun ağlarken
akarken yaşların susuyordun.
susarken konusmak nasıl bir şeydi bilmiyorum ama
saatlerce gözlerinde uyumak güzeldi.
kahverengi gözlerin... hatırladım
ıslak.. ama kahverengi...
sonra uzattım elimi usulca gözlerine.
saçların alnına düşmüş ,
kirpiklerin aklaşmıstı ..
bekleyen yüreğin öyle hızlı çarpıyordu ki
görmeliydin..
usulca sildim ..
sonra kaldırdım başını.
gözlerinin gözlerimdeki randevusu görülmeye değerdi.
baş ucumda olsaydın
görecektin...

nokta
08-29-2008, 03:43 PM
canım özür dilerim,ama kural gereği birleştirmek zorundaydım ,güzel paylaşımlar dilerim..

sorun değil Figen .. kural ihlali yaptığım konuyuda algılayamadım zaten ..siz bir hata gördüyseniz mutlaka vardır .. O zaman bizede telafi ettiğiniz için teşekkür etmek yakısır.. elinize sağlık zahmet vermişiz.. Teşekkür ederim..

nokta
08-29-2008, 03:46 PM
sana tutkular biriktirirdim bir gece vakti hatırladın mı
hani
kör akşamlardan özümsenmis bire hatıra kokusu dudaklarını avuçlarıma bırakıp
ardında yollar boyu göz yaşı bıraktığın geceyi..
ardın sıra gözlerim adımlarını izlerken
dönüp bakasın die hıçkıra hıçkıra ağlıyordum
Lakin o uzun saçların belini kapatmış , HADİ SENDE dercesine salınıyordu.
başım öne düştüğünde farkettim sessizliği
..
gitmistin..
sonra günler boyu bekledim köse basından ha çıktı ha çıkacak die.
bir rüzgar ugultusundan baska hic bir ses uğramadı buralara..
gelisin gibi gidisinde olmusthu isthe
sonunda dizlerimin üstüne cökmüstü bu ağır ve hasta kalbim..
daha ne kadar dayandı bilmem.
yalnız gözlerim gördüki
kalbim şahitt ,
senin bir gece rüyamda
"neden böyle oldu bize .. yaprak gibi dalından koparılmıs sevdamızın dalını kim kırdı.. ellerimin ellerine dokunmaya hazır gevrekliğinde sevmistim seni.. hangi acı bahar alıp götürdü bir kızıl tan vakti"
konusuyordun ağlarken
akarken yaşların susuyordun.
susarken konusmak nasıl bir şeydi bilmiyorum ama
saatlerce gözlerinde uyumak güzeldi.
kahverengi gözlerin... hatırladım
ıslak.. ama kahverengi...
sonra uzattım elimi usulca gözlerine.
saçların alnına düşmüş ,
kirpiklerin aklaşmıstı ..
bekleyen yüreğin öyle hızlı çarpıyordu ki
görmeliydin..
usulca sildim ..
sonra kaldırdım başını.
gözlerinin gözlerimdeki randevusu görülmeye değerdi.
baş ucumda olsaydın
görecektin...

Gönlü güzel kardeşim emeğine yüreğine sağlık .. duygu adamı hiç bozulmasın inşallah o temiz kalbin .. Eyvallah ..

nokta
09-03-2008, 06:25 PM
Bir kölenin asilliğinde
İçtenliğinizdeki utangaçlığı sezdim
Bürünerek gamzesiz çirkinliğe
Katı olmayan
Katıksız yüreğimde
Sustum

Herkesi temize çıkaran doğrulukta
Celladın soğuk kılıcını gördüm dizelerinizde
Gizli öç alışınıza
Sustum!!

Susmak yalnızlıktır biliyorum
Her türlü yalnızlık suç
Yinede en suçlu tanrıydı sonuçta
Kendi yalnızlığından yaratırken Adem i
Derinliğini anlamak için yalnızlığın
Sustum!!

Gelgeç hazların kırılana kadar kanatları
Mahzenlerime kilitledim yüreğimi
Zindan kapılarımın ardılında
İlk şimşek çakana dek
Sustum!!

Utanç yoktu sevgimde
Sevildiniz inanınız
çok sevildiniz
Sanmayınız güvenmedim
Kıskandım /
Asla yargılamadım
_Gereksizliğimle doldurmamak için coğrafyanızı_
Sustum......

nokta
09-03-2008, 06:30 PM
Oturmuşken kış gönlüme
Yalnızlığın gölgesinden yarattım
Yeni bir beni

Duyduğumda
Durgun denizlerin kokusundan/ sızıları

En derinlerimden
Koparttım
İğnelenip incinen
Eski yaraların ağrılarını

Çekip üstüme sakin gökleri
Atlettim
Fırtına getiren /düşüncelerin
Kara çalanlarını

Çıkartıp sesimi
Uçurum ayazlarından
Bulutlara Yükledim
Umuda Beslediğim
Sevgi sürülerimi

Alaca karanlıkların yansımalarından
Serdim
Taş ile demiri gönlüme
Barınıp
Seni özlemenin yöngesinde

HayaLTeaM
09-03-2008, 06:41 PM
Bir kölenin asilliğinde
İçtenliğinizdeki utangaçlığı sezdim
Bürünerek gamzesiz çirkinliğe
Katı olmayan
Katıksız yüreğimde
Sustum

Herkesi temize çıkaran doğrulukta
Celladın soğuk kılıcını gördüm dizelerinizde
Gizli öç alışınıza
Sustum!!

Susmak yalnızlıktır biliyorum
Her türlü yalnızlık suç
Yinede en suçlu tanrıydı sonuçta
Kendi yalnızlığından yaratırken Adem i
Derinliğini anlamak için yalnızlığın
Sustum!!

Gelgeç hazların kırılana kadar kanatları
Mahzenlerime kilitledim yüreğimi
Zindan kapılarımın ardılında
İlk şimşek çakana dek
Sustum!!

Utanç yoktu sevgimde
Sevildiniz inanınız
çok sevildiniz
Sanmayınız güvenmedim
Kıskandım /
Asla yargılamadım
_Gereksizliğimle doldurmamak için coğrafyanızı_
Sustum......

canım kardeşim musaden var ise bu güzel şiir okudum ve alıyorum.. sözler okadar güzel ki biraz olsun beni anlatıyor... offff sonsuz saygılarım'la

not: Sevdigini özgür bırak , Geri gelirse o senindir Geri gelmezse, zaten hiç senin olmamıştır...

nokta
09-03-2008, 06:49 PM
estfr.. Müsade senin Rakipsiz kardesim.. Kendi iç sesinizde bir ünlem kattıysa şiir ne mutlu bana .. Sevgi ve saygılarımla ..

Pejmurde
09-05-2008, 09:19 PM
CümLeLerin ßittiği Yerde Ufaktanda OLsa SözcükLer ßaşlar.. ve O SözCükLer ßazen CümLeLerLe Tarif Edemeyeceğimiz ŞeyLeri O Kadar güzeL AnLatırLarki..
yüreğinin saf Ve temiz Kalması DiLekLerimLe...
saygıLar...

Tr
09-06-2008, 10:53 AM
Asla yargılamadım
_Gereksizliğimle doldurmamak için coğrafyanızı_
Sustum......

Seni seviyorum...
Kendini ifade etmesini bilen ender yüreklerdensin. Okurken paylaşımlarını yüreğinin yüreğime dokunduğunu hissetmek zor değil.
Yüreğine emeğine sağlık can..

___deFNe___
09-06-2008, 11:30 AM
emeqine saqlk cnmm çok güzeldi... 2nizinkide

nokta
09-06-2008, 11:38 PM
değerlendiren her yüreğe teşekkürler ..

Tr
09-07-2008, 10:08 AM
Derun son zamanlarda seni göremiyorum özledim bi ara gel yüreğime olur mu

SimoN
09-08-2008, 06:31 PM
Cümleler kurasım var bugün benim de karma karışık bütün çekmecelerim...
Hangisine uzansam elime yabancı bir mevsimin izi sürülüyor...
Çekiyorum; ellerime bulaşmış izler takip ediyor ruhumu...
Hangi dolabı açsam biz çıkıyoruz karşıma...
Katlı çamaşırlarda sen kokuyoruz...
Kayıtlara dokunuyorum beyaz yeni bir sayfaya beliriyorum,
senlerden ve benlerden kurulu cümleler oluşuyor...
Kağıtlara yazdığım isimler biz oluyoruz...

yüreğinize sağlık derun kutlarım arkadaşım..
saygılar...

nokta
09-09-2008, 11:18 AM
Tesekkür ederım .. Saygı her zaman bızden.. Hosgelmişsiniz sayfama ..

nokta
09-12-2008, 09:13 PM
Hayale yanmaksın sen
Yalana kanmak
Aklın almadığını
Gerçek sanmaksın


kalbin ikrarısın sen
gerçeğin inkarı
yalnız zarar değil
aklın intiharısın

nokta
09-12-2008, 09:16 PM
Senin sevincin kadar derdinde güzel ..

nokta
09-12-2008, 09:25 PM
Çelişen duyguların Sinince
Gece yarılarına ..
Karanlık ağrılarda saklanıyor
Unutulmanın acısı

Kısacık sevinçlerin
Kendini unutturuşlarında
Çıldırasıya nefrete dönüşüyor
Sahibinden satılık umutlar
Bilgisiz yorgunluğunda

Körü körüne yürüdüğüm
Günah kar
Kuşkuların yolu
Tek anlamlı çoğul yargısına dönüşüyor

Ellerimle Silerken kirpiğimden
Uykuyu
Bulanıklığı
Ve körlüğü
Hasatını yitiren gözlerim
Çektiğim acıların sözcüsü ..

nokta
09-12-2008, 09:30 PM
Aramayalım artık diyordun birbirimizi
Sesin çığ gibi düşerken yüregime
Sanki bir dağ devrildi
O an
Yaşamın kıyısında kalmış
Bir ömrün üstüne

Sesin sensiz hüznün başlamasını
Yüzüme çarpan
Nice acıların yankısıydı
Sesin sessizlik ,sesin sensizlikti

Çöktü hemen ayrılığın agrısı
Yılların acılarına dem vurup
Koca Şehrin ortasında
Yalın kalmış
Bir çınar gibi
Büründüm kendi yalnızlığıma
Sensiz hüznümün başlangıcında

Yüregimden sevgimi
Alınterimden emeğimi
Gözlerimden suretini
Koparırcasına alıp
Bir kuşun kanadında
Senin şehrine .. sana yolladım
Ayrılıgın hüznüyle

Ve bak benim şehrimde
Yine akşam oldu .. sensiz
Sırtımda yine ağırlaştı hasretin,
Birazdan bir ayrılık türküsü düşer dudaklarıma
Gözlerime ise ’ mavi’nin hüznü ..

nokta
09-12-2008, 09:35 PM
Yusuf un çığlığı saklanıyor
Kış göğü çekilmiş
Gönlün derin kuyularında
Esen buz fırtınalarının ıslığına

Torba içine gizlenmiş
Çekingen duyguların
Agzını çarpıtırken yaşam
Geçen dünlerin mirasından aranıyor
Güneşli kuytuları
Daha kendini bulamadan

Cevap vermiyor gurur
Hiçbir soruya.
Yetkin olmadığı bir aşkta
Ya şiiri öldürecek
Ya şairi
Tutunup
Büyük doygunluğuna ..

nokta
09-12-2008, 09:38 PM
Parçalama sözlerinle
Alın yazıma düşeni

Uçurumda konuşuyorum
Çığlığımda tut ellerimi

Üfürüğünle kov
Göğsümde kabarmış
Yıldırım bulutunu

Sonrasızca çiçeklendir
Varlık çarkında benliğimi

Kuytularımdan bıraktım sana
Yaşamın sözcüsü
Işığımı

Gözlerinle işit
Duy
Beni !

Yol ol
Yeniden gelişime
..

Tr
09-13-2008, 12:04 PM
Sesin sensiz hüznün başlamasını
Yüzüme çarpan
Nice acıların yankısıydı
Sesin sessizlik ,sesin sensizlikti

Üstüne söylenecek söz yok

Alem-i Sır
09-13-2008, 10:57 PM
Yaşlar ve Damlalar

Bir gözden akan yaşlar
Yere vuran her damlalar
Onun yüreğini yaralar
Akmasın gözden o damlalar

Yere vuran her damlanın
Bin ahı vardır, ağlayanın
Duygu ve hisleri, anlayanın
Yüreği dayanmaz, ne yapsın

Akan, gözyaşı ve damlalar
Berbat duyguları, savururlar
Nefret ve kinini yaşlarla atar
Gözler nemlenir, ıslanır yanaklar

Alem-i Sır
Şiirlerinden.

Alem-i Sır
09-14-2008, 05:45 PM
DERUN DE OLAN DERUNİ

Derun, iç tarafta atan kalp var ya!
Seslerini duyan deruni gönül dünya!
Kalp göstergesi, sesleri var ya!
Âlem-i Gönül’de var olan bu dünya!

Aşk bu dünya âleminde başlar
Karşılıklı olan o ilk bakışlar
Derundan gelir insana aşklar
Deruniye alıp götürür haşlar

Derunide olan Âlem-i Gönül
Orada açan nice birçok gül
Gülün dalına konmuş o bülbül
Aşkı için öter durmadan bülbül

Aşkını meşk edebilse her âşık
Olmaz idi birçok şey karışık
Düzene kor eder idi alışık
Her derdini anlatır idi o âşık!

Aşk alır aşkını derun de olan deruniye
O yerin adı; Âlem-i Gönül dür bilene
Gözünü kapatan âşık bulur kendini de
Aşkıyla bir olur onlar Âlem-i Gönül de!

Alem-i Sır
da, ilham aldığı ve yazdığı; "DERUN" adıyla olan o insana bir hediye sunar bu şiirini!..:cay

nokta
09-15-2008, 05:05 PM
Fatmacım söze gerek kalmaz bazen .. ruhun çok özel , en hoş yeri yakalamışsın ..
Alem-i Sır hocam duygulandım gerçekten nicedir böylesi özel bir armağan almamıştım .. İçinizdeki şair e nazar değmesin ve bizlerle hep paylaşsın yüreğini .. Bir bardak çaydır dostluk kimi zaman .. dostluğunuza ve insan sevginize hayran kaldım teşekkür ederim ..

Alem-i Sır
09-19-2008, 12:23 AM
Fatmacım söze gerek kalmaz bazen .. ruhun çok özel , en hoş yeri yakalamışsın ..
Alem-i Sır hocam duygulandım gerçekten nicedir böylesi özel bir armağan almamıştım .. İçinizdeki şair e nazar değmesin ve bizlerle hep paylaşsın yüreğini .. Bir bardak çaydır dostluk kimi zaman .. dostluğunuza ve insan sevginize hayran kaldım teşekkür ederim ..

derun = Alem-i Sır
Fatmacım söze gerek kalmaz bazen .. = Hele içimizde eylemezsek hazen
ruhun çok özel , en hoş yeri yakalamışsın .. = Bu ruh-i sineyi hissettiysen, sine-i süruru da hissedersin sen!
Alem-i Sır hocam duygulandım = İşte sen beni de manen ağlattın!
gerçekten nicedir böylesi özel bir armağan almamıştım .. = Bu armağan gelirse Âlem-i Gönül den..!
İçinizdeki şair e nazar değmesin = Bana değse ne olur ki; sana, değmesin nazar dilerim içimden!
ve bizlerle hep paylaşsın yüreğini .. = Buyurun yürekte yeriniz var derim her zaman!
Bir bardak çaydır dostluk kimi zaman .. = Haklısın da; o çay :cay içilirse ya Âlem-i Gönül de o zaman!
dostluğunuza ve insan sevginize hayran kaldım teşekkür ederim .. = Bu teşekkürü ve nicelerini alabilirsem sizden, bayram ederim ben gönülden!

nokta
09-19-2008, 01:18 AM
size tesekkür etmek ..yüreğinizden düşenlere az kalıyor .. varolun ..

Alem-i Sır
09-19-2008, 01:34 AM
size tesekkür etmek ..yüreğinizden düşenlere az kalıyor .. varolun ..

derun = Alem-i Sır
size tesekkür etmek .. = Estağfurullah, bizim etmemiz gerek!
yüreğinizden düşenlere az kalıyor .. = Bizimkiler hep düşse de, ne güzel sizin yürekleri izlemek!
varolun .. = Sağ olun siz de, umudumuz siz olun!

_SaHrA_
09-21-2008, 12:37 AM
http://tn3-2.deviantart.com/fs16/300W/i/2007/167/d/d/elif_2_by_tuncasubasi.jpg

Elif gibi yalnızım,
Ne elimi tutan bir harf
Ne anlam katan bir harekem…
Kalakaldım sayfalar ortasında.
İşte ben gibi, sen gibi…
Bir okuyan bekledim,
Bir hıfzeden belki…
Gölgesini istedim bir dostun med gibi…
Sızım Elif sızısı…

nokta
09-21-2008, 01:00 AM
Mevlana der ki ; Her kanat denizi aşamaz .. Siz okyanusları aşmışsınız biz nehirleri aşmayı çabalamaktayız daha .. Ne mutlu öğreneceklerimi öğretecek bir klavuz yanıbaşımda .. Saygımla ..

Tr
09-21-2008, 08:34 AM
Hangi iklimdensiniz ikinizde ki böylesine farklı alemlere taşıdınız yüreğimi...

_SaHrA_
09-21-2008, 08:53 AM
günaydın:)

Mevlana der ki..
Birisi güzel bir söz söylüyorsa bu,
dinleyenin dinlemesinden, anlamasından ileri gelir.

_SaHrA_
09-21-2008, 09:06 AM
Nakkaş

Ey kaderin sırrını arayan nakkaş
Kim nakşetti kaderini benliğine
Bilir misin nakkaş…
Harutla Marutu aşka düşüreni
İbrahim’e ateşi gülistan eyleyeni
Seherde sahap rüzgarı estireni
Kim yarattı atomu hücreyi yedi elementi
Aya dolunayı,güneşe ışığı kim bahşetti
Bilir misin nakkaş…
Gayya kuyusunda günahları eriteni
İsayı önce öldürüp sonra dirilteni
Deccali iki dağın arasına hapsedeni
Mağrur filleri kuşatan ebabilleri
Gündüzün üstüne karanlığı dökeni
Uyku ile ölüm arasındaki çizgide
Azraile can almayı kim öğretti
Bilir misin nakkaş…
Eymen vadisinde med cezir yaratanı
Musanın asasını ejderha yapanı
Yusufu karanlık kuyuda yaşatanı
Nuhu nice tufanlardan kurtaranı
İsrafile sur borusun çalmayı
Kim öğretti,Süleymena kuşların lisanını
Bilir misin nakkaş…
Deveyi iğne deliğinden geçireni
Davutun elinde demiri mum edeni
Mevlanayı aşk ile sema döndüreni
Alinin eline Zülfikarı vereni
Osmana fazileti,Ömere adaleti
Hannaneye ağlamayı kim öğretti
Bilir misin nakkaş…
En sadık mürit Ebubekiri
İki cihanın nuru Muhammedi
Kim yarattı bilirmisin nakkaş…


Bütün bunları bilmek istersen nakkaş
Sus ve sadece içini dinle
Bak şahdamarından bir ses geliyor
Lebbeyk diyor buradayım
Sana şah damarında da yakınım
Bak hayvanlar onun adıyla konuşuyor
Dikenler onun adıyla gül veriyor
Bütün kuşlar onun adıyla ötüyor
Rüzgarlar onun adıyla esiyor
Kar taneleri onun adıyla yere düşüyor
Tüm tabiat onun adıyla tesbih çekiyor
Şahdamarından bir ses geliyor
Lebbeyk diyor buradayım
Sana şah damarından da yakınım
Ab-ı hayat bende sonsuzluk bende
Cennet bende bağışlama bende
Her şeyi herkesi sustur nakkaş dinle
Kurtuluşun ölümsüzlüğün bu sesle
Eğer varmak istiyorsan varılmaz menzile
Kalpten gelen bir nida ile sende
Sende kurtuluşa erenlerin dediği gibi
Rahman de nakkaş Rahim de
Rabbim de nakkaş Allah de
Allah de Nakkaş haydi Allah de…

nokta
09-21-2008, 12:26 PM
Hangi iklimdensiniz ikinizde ki böylesine farklı alemlere taşıdınız yüreğimi...

hangi mevsim hüzün veriyor satırlarıma .. İşte sende Eylüldesin acılarımla ..


Sevgili Figen .. kasırgalardan geliyorum sığındım limana .. oylesi bir etki yarattı anlamlı paylasımınız ruhumda .. Tesekkürler ve Saygımla ..

Tr
09-21-2008, 12:29 PM
Ben sana Bahar dedim sen Hangi bahara koyarsan koy beni...

nokta
09-21-2008, 12:38 PM
En çok İlkbahar ı yakıstırıyorum sana ..
Bırak sonbahar da kalsın yanıbasımda ..

Tr
09-21-2008, 12:46 PM
En çok güzü severim ben. Bilmem belki insanın hüznü sevmesinden...
Yüreğime gelişin bahar ilk de olsan sonda olsan...

nokta
09-21-2008, 12:58 PM
Kim o, deme boşuna...
Benim, ben.
Öyle bir ben ki gelen kapına;
Baştan başa sen.

Özdemir Asaf

Öptüm yüreğini ..

Tr
09-21-2008, 01:03 PM
nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır

oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor
usul usul
adım sonbahar

Alem-i Sır
09-21-2008, 03:56 PM
Selâm olsun sizlere eyy..Gül bahçesi!..diyerek, söze başlıyorum ve bu gördüğüm şahane söyleyişleriniz beni muhteşem etkiledi. Bende bu sizlerin sevginizi meşk etmenize dayanamıyarak sizden gelen bir ilhâm ile buraya ve size atıf eylen bir şiir yazdım. Sizlerin huzuruna sumuyorum, buyurun;

YOLUNA GİDEN DERVİŞ

Yalnız bir gezgin derviş gibi gezerken
Etrafıma bakıp her yeri süzerken
Birde ne göreyim ilerde bir görkem
Kervansaray bu görünen çok muhteşem

Yorgunum gönül burada olmalıyım
Girip içinde bir müddet kalmalıyım
Sevgi adında bir kervansaraydayım
Geldim kapına sevgimle çalmaktayım

Selâmünaleyküm ey kervansarayım
Aleykümselâm buyur ey derviş cânım
Nerden gelir nere gidersin sorayım
Ben bu Âlem-i sır da dolaşmaktayım

Bismillâh deyip içeri adım attım
Heybemi çıkarıp ben yere bıraktım
Taşıyan o değneği elime aldım
Ayak el yorgun, değneğime yaslandım

Sevgi kervansarayın bahçesindeyim
Karşımda birçok güller var görmekteyim
Bu ne endam güllerde aman Allah’ım
O kokularını da ben almaktayım

Kimi kırmızı, sarı, beyaz, pembedir
Her birindeyse bir bülbül ötmektedir
Onlar güler, bülbül öter ne demektir
Bir dervişte onlara su vermektedir

Şöyle, şaşkın ve argın düşünmekteyim
Bende böyle bir su verebilir miyim?
El ayak titredi, ey gönül ya kalbim
O derviş işini yapar görmekteyim

Yorgunsa derviş yardım edebilirim
Benim işim yolculuk, ben bilmekteyim
Oturdum bir köşeye seyretmekteyim
Elimde kâse, bende su içmekteyim

Gül aşkına her bülbül, bir şeyler söyler
Aşk-ı namesini diliyle meşk eyler
Gül açmış yapraklarını onu dinler
Kulaklarım söz, sinem kokuyu çeker

Çok kokuyu ve sözü aldım sineme
Dinleyerek daldım Âlem-i Gönlüme
Aşk-ı lîsân ile söylesem ben kime..
Ötsem bülbül gibi aşkım, aşkım diye

Kendine gel, yeter ey derviş artık
Gidecek çok yolun var uzatma artık
Tak değneğe heybeni düş yola artık
Gönülde sevgi, ayağındaki çarık

Alem-i Sır
:) :cay :cay :cay ..benden hepsi bu çayların ve çayınızı içerek şiirimi okuyunuz!..

_SaHrA_
09-21-2008, 04:08 PM
hangi mevsim hüzün veriyor satırlarıma .. İşte sende Eylüldesin acılarımla ..


Sevgili Figen .. kasırgalardan geliyorum sığındım limana .. oylesi bir etki yarattı anlamlı paylasımınız ruhumda .. Tesekkürler ve Saygımla ..
sağol canısı beğenmene sevindim ve beğeneceğini bildiğim için ekledim..
etkisiz kalmayan ruhuna sağlık:))

nokta
09-21-2008, 07:26 PM
Selâm olsun sizlere eyy..Gül bahçesi!..diyerek, söze başlıyorum ve bu gördüğüm şahane söyleyişleriniz beni muhteşem etkiledi. Bende bu sizlerin sevginizi meşk etmenize dayanamıyarak sizden gelen bir ilhâm ile buraya ve size atıf eylen bir şiir yazdım. Sizlerin huzuruna sumuyorum, buyurun;

YOLUNA GİDEN DERVİŞ

Yalnız bir gezgin derviş gibi gezerken
Etrafıma bakıp her yeri süzerken
Birde ne göreyim ilerde bir görkem
Kervansaray bu görünen çok muhteşem

Yorgunum gönül burada olmalıyım
Girip içinde bir müddet kalmalıyım
Sevgi adında bir kervansaraydayım
Geldim kapına sevgimle çalmaktayım

Selâmünaleyküm ey kervansarayım
Aleykümselâm buyur ey derviş cânım
Nerden gelir nere gidersin sorayım
Ben bu Âlem-i sır da dolaşmaktayım

Bismillâh deyip içeri adım attım
Heybemi çıkarıp ben yere bıraktım
Taşıyan o değneği elime aldım
Ayak el yorgun, değneğime yaslandım

Sevgi kervansarayın bahçesindeyim
Karşımda birçok güller var görmekteyim
Bu ne endam güllerde aman Allah’ım
O kokularını da ben almaktayım

Kimi kırmızı, sarı, beyaz, pembedir
Her birindeyse bir bülbül ötmektedir
Onlar güler, bülbül öter ne demektir
Bir dervişte onlara su vermektedir

Şöyle, şaşkın ve argın düşünmekteyim
Bende böyle bir su verebilir miyim?
El ayak titredi, ey gönül ya kalbim
O derviş işini yapar görmekteyim

Yorgunsa derviş yardım edebilirim
Benim işim yolculuk, ben bilmekteyim
Oturdum bir köşeye seyretmekteyim
Elimde kâse, bende su içmekteyim

Gül aşkına her bülbül, bir şeyler söyler
Aşk-ı namesini diliyle meşk eyler
Gül açmış yapraklarını onu dinler
Kulaklarım söz, sinem kokuyu çeker

Çok kokuyu ve sözü aldım sineme
Dinleyerek daldım Âlem-i Gönlüme
Aşk-ı lîsân ile söylesem ben kime..
Ötsem bülbül gibi aşkım, aşkım diye

Kendine gel, yeter ey derviş artık
Gidecek çok yolun var uzatma artık
Tak değneğe heybeni düş yola artık
Gönülde sevgi, ayağındaki çarık

Alem-i Sır
:) :cay :cay :cay ..benden hepsi bu çayların ve çayınızı içerek şiirimi okuyunuz!..


Günümüz Yunus Emresi desem hiç mübalağa olmaz değerli hocam ; Sevgi kervansarayı benzetmenizle iç dünyanızdaki insan sevgisini bir kez daha gördüm .. varlığınızla şeref getirmişsiniz .. Eyvallah ..

nokta
09-21-2008, 07:30 PM
sağol canısı beğenmene sevindim ve beğeneceğini bildiğim için ekledim..
etkisiz kalmayan ruhuna sağlık

etkı yaratan sözlere kayıtsız kalmaz hiçbir yürek .. Eyvallah ..

nokta
09-21-2008, 07:41 PM
Her gelen yeni bahar ,geç kalmışlığımdır ….
……………..
Ve Hangi köşe başı bekletir artık beni...
………………

İçimden tekrarladığım seni seviyorum repliklerini,
Senin yerine aynada kendime söylediğim sabahlara uyanmıyorum artık.
Ve her defasında,otobüsü kaçırma pahasına,gözlerine bakmayı kaçırmamak için,
Oyalandığım her köşe başından,kovulurdu cesaretim,
Yinede bir çoçuğun çizgi roman kahramanına dönüşme yeteneğiyle
Gözlerinin her uykulu sakinliğinin dalgasız maviliğiyle yüzleşmek için can atardım.
Bu defa boğulmamaya yeminliydim...

Ve bir gün bu kadar yakından,
Yolculuk edeceğimizi geçirmemiştim aklımdan
Yutkunsamda artık,aynı aracın yolcularıydık,
Hani, uçurumdan yuvarlansakta umrumda değildi,
Gömülmüştüm derin mavi suların,nefessizliğine,
Boğulurken son anda pimini çekebildim aklımın,
Her sabah gitmemelisin dediğim yere gelmiştik,
Ve inmemiştik..hala.....

Olmadığım kadar yakındım ona,
Hatta titremeye alışkın ellerim ellerine bile dokunmuştu.
Hemşire başını dik tut dediğinde ,
gözlerini yarılıyarak açıp bana merhaba dedi.
Hep hayal ettiğimden de,güzeldi merhaba değişin.
İçime bir deniz dökülmüştü,gözlerinden…


Çünkü bu bir ambulanstı,
Ve yetiştirmek zorundaydı onu hastaneye…
Ve yetiştirecektim..çünkü yanıdaydım,
Artık,heyecanlı bile değildim,elleri hepmi böyle sıcaktı,
Ve sımsıkı tutuyordu,
Kaç defa tutmuştum bu elleri,düşlerimde,
Bu defa gerçekti..içimdeki deniz gözlerimden taşmak üzereydi,
Acı bir tebessümle,bana
Neden geç kalıyorsun hep dedi..
Üzgünüm dedim….bende dedi….ve..sustu.


O her sabah beklediği köşe başında,
O aptal arabanın ne işi vardı.
Kalabalığın ortasında yerde yatan oydu…

Yine geç kalmıştım.
Bahara ,aşka ve kızımıza,

Ve bana susmayı öğreten kadına,
Sonsuza dek…
Elveda...

Dilara
09-21-2008, 08:03 PM
Sen hangi bahardasin bilemem,
ben hep sonbaharlardayim..
Sararmis yapraklarla birlikte savrulur gider bu yuregim..

öLü MeLek

HayaLTeaM
09-21-2008, 10:02 PM
yüregine Salik Derun Kardeşim. Saygilar..

nokta
09-21-2008, 11:03 PM
Sevgili Ölü melek içsel dünyanızdaki duygu dolu şiirinize ve Rakipsiz kardeşim güzel gören yüreğine tesekkür ederim ..

Dilara
09-21-2008, 11:07 PM
Seviyorum seni..
"Seni seviyorum"lari yutarken bile gözlerim doluyor.
Hangi karedesin sen simdi bilmiyorum.
Ben hüzün'ün resminde bir karedeyim su an.
Özlenmek nasil bir duygu bilmiyorum ama
seni çok özledim ben.
Sen bilmesende..

öLü MeLeK

PyeNsEs
09-21-2008, 11:11 PM
yureqinize saglık...

nokta
09-21-2008, 11:23 PM
Sevgili Ölü Melek acılarımızmı aynı doğrultada yoksa kadermi bilemedim .. Eyvallah ..

Yürek bulan yüreğinize sağlık sizde hosgeldınız aramıza Pyenses ..

~YakAmoZ~
09-21-2008, 11:38 PM
İşte bir ayrılık sahnesi daha,
Eski bir Türk filminin,
Siyah beyaz perdesinden kalma.
Sen umursamaz bir eda içerisinde..
-Bu aşk bitti buraya kadarla,
Dönüp arkanı giden karektersiz karakter...
Bense...
-Dur..!
-Gitme..
-Yalvarırım.!
-Terketme beni lerle arkandan bağıran,
Gözyaşlarında boğulan,gerçek Seven karakter...
Hep ayrılıklamı bitecekti kör eden sevdalar ?
Hep kötü adamlarmı olmalıydı umut kırıcı ?
Hep Kötü sonlamı bitmeliydi bu senaryolar...
Ve rengarenk sevemeyecekmiydik siyah beyaz sahnelerde..?
İşte yine eski bir Türk filmi hüzünle biten,
İşte beyazsız kalmış bir siyahım son sahnede..
İşte son repliklerim gidişine gözyaşlarımla haykırdığım...
-Ne olur gitme...
-Ne olur itme sevdamızı sonsuz uçurumlara,
-Yaşayan ölüye çevirme beni sensiz,
-Ne olur yalnız bırakma beni sevensiz,
-Renksiz dünyada SİYAH olmaz BEYAZSIZ...
-Ben sensiz yaşamayı bilmem ki ..!
-Ölüm erken gelir ecelsiz...
-GİTME

~YakAmoZ~
09-21-2008, 11:38 PM
al beni de o mavi gökyüzüne
sevdana kanat çırpayım
kaybolayım aşkının denizinde
en ücra köşesinde mevsimin
sevginle yeşerteyim tohumları
fidanlardan ormana dönüştüreyim
çiçekler açsın sevda bahçemizde
uzat ellerini
tut en güçlü halinle
tekrar düşersem eğer
kalkamam bir daha
yürüyemem aşk yolunda
sevemem asla
ya sonsuza kadar kanat çırpmama izin ver
ya da yüreğinin kapılarını kapat bana

...naz...

~YakAmoZ~
09-21-2008, 11:45 PM
YÜREĞİ BENİM İÇİN SONSUZLUK OLAN
BU ŞİİR SANA
KAÇ GECE KARANLIĞA SARILDIM SEN DİYE
KAÇ GECE HAYALİNLE UYUDUM UNUTTUM
SEN !
ANLATAMADIĞIM,YAŞAYAMADIĞIM DAHA DOYAMADIĞIMSIN
GECELER BOYU SUSKUNLUĞUM YALNIZLIĞIMSIN
AL YÜREĞİNİ GEL SENSİZLİĞİMİN ORTASINA
BUGÜN HERGÜNKÜNDEN DAHA ÇOK İHTİYACIM VAR SANA
SÖZLERİN BİTTİĞİ YERDEYİM YÜREĞİM KONUŞUYOR
ELLERİNİ ARIYOR ELLERİM SONSUZLUKTA
NEDENSİZ BİR AĞLAMA İSTEĞİYLE BAKIYORUM ŞUAN RESMİNE
YAĞMUR BAŞLADI BAK
BENİM GİBİ SENSİZLİĞE AĞLIYOR GÖKTE
OLMADIĞIN HER GÜNÜ ÖZLEMLE,HASRETLE YANARAK GEÇİRSEMDE
İYİKİ SENİ TANIDIM
İYİKİ SENİ SEVDİM
YANIMDA OLMASANDA
SONSUZLUĞUN KOLLARINDA SENİ YAŞAYIP
SENİ SEVECEĞİM

...naz...

Dilara
09-21-2008, 11:57 PM
Sevgili Ölü Melek acılarımızmı aynı doğrultada yoksa kadermi bilemedim .. Eyvallah ..



Kimbilir.....:rolleyes:

Tr
09-22-2008, 08:56 AM
Sanırdım gündüzdü onlarla gecem
İçimde ümitti dost bildiklerim

Yaşar Ümit Oğuzcan

_SaHrA_
09-22-2008, 11:36 AM
http://img399.imageshack.us/img399/7691/yokbylebiey1cb5.jpg
Zaman bana karşı maske takındı, beni tanımazlıktan -görmemezlikten geldi, bilmedi ki ben güne saygılıyım ve talihsizliklerin en korkulusunu bile kolay şeymiş gibi karşılarım.
Zaman ibret aynasıdır.

nokta
09-22-2008, 01:22 PM
kuru tesekkür az kalıyor paylastıklarınıza dostlar .. varolun ..

mavi_düş
09-22-2008, 01:55 PM
Aynı geceye uyuyoruz SevgiLim.
Aynı dü$Lerde buLu$uyoruz.
Aynı $arkıdır kuLakLarımızda çınLayan, daLıp giden gözLerimiz aynı ufukLarda, yüzümüzün daLgın, mahzun ifadesi biLe aynı…

ÖzLediğin kadar özLeniyorsun SevgiLim…
Sevdiğin kadar seviLiyorsun…
Birbirimizden habersiz söyLediğimiz aynı $arkıda, diLimden hiç dü$müyorsun...

nokta
09-24-2008, 01:00 AM
Tesekkür ederim .. renk katmıssınız sayfama aliş_03 ..

nokta
09-24-2008, 01:03 AM
Bir Suskunluk çöktü Bedenime
Adeta Hislenmekten ürkercesine
Yaşlanmaktan Bıkan Gözlerim
Hasretin Vardı Sen Yoktun
Günahın Vardı Beni Saran
Tuttarcasına Uzanan Ellerin
Bir Var Olup Kaybolan Tenin
Hiç Birşey Sölemeden Gitin Oysa..
Geride Bir Anı Bile Bırakmadan
Son Sözlerin Vardı çınlıyan Kulaklarımda
Hayalin Gelirdi Arasıra Aklıma Sen Yoktun
Ne Bir ümit Bırakmıştın Nede Bir Herneyse...
Sen Yoktun...

Insan ölebilmek Için çok ızdırap çekiyor ..

Alem-i Sır
09-24-2008, 01:44 AM
SENİ DÜŞÜNÜYORUM

Şu âlemde neler gördüm
Neler yedim neler içtim
Tok oldum, açta oldum
Bazen yandım
Bazen de üşüdüm
Ben hep seni düşündüm
Şimdi belki çok uzağız
Beklide yakınız
Bilmiyorum sen nerdesin
Sen biliyor musun
Ben neredeyim
Aklımdan hiç çıkmıyorsun
Ben hep seni düşünüyorum
Evet, çıkmıyor aklımdan
Bu düşüncelerim
Ben bir âşığım
Sensin benim aşkım
Tokta olsam, açta olsam
Üşüsem de, yansam
Hep seninleyim
Tek dileğim
Seninle olsam
Her âşık aşkından
Ayrımıdır ondan
Nedenini kime sorsam
Cevabını kimden alsam
Ben yoruldum, yorgunum
Sarhoş oldum
Sarılıp hoş olamadım
Bir sefer gördüm
Sana âşık oldum
Sen ise kayboldun
Artık hep seni arıyorum
Ben hep seni düşünüyorum
Âlem-i dünyadan gitmeden
Bir daha seni görebilsem
Başka bir şey istemem
Uzakta olsa, yakında olsa
Bir kez daha seni görsem
Ondan sonra ölsem

Alem-i Sır

Evet sen şiir yazdıkça ve ben okudukça içimden benim de buraya bir şiir yazman geliyor. Umarım bir hatam olmamıştır. Teşekkür ederim, sağol!..

nokta
10-15-2008, 06:33 PM
intihar etmesi yakın
güneşli bir günde
birazdan delirecek dalgalar
kızıl bir şarkıyı
düşürüp göğüslerinden
içime
bembeyaz martılar eşliğinde
çığlık çığlığa ve masmavi
bırakırken közlerini
sahipsiz kalan bedenime
ve oyarken sözlerini
şiirlerimin
tenimin her zerresinden

ölmek istedim

çok sürmedi
ve
sana meyletti yüreğim

istedim ve öldüm

nokta
10-15-2008, 06:35 PM
kırık aynadan yansıyan
aykırı bir kanama

amansız zamanın
yaman salıncağında
kayıp an

yarına sürülmüş sır
dilden dökülen söz kısır
ve ifşa edilen sırların içinde
sırsız ayna saydam

ve çoklu gerçeğin esiri olmuş
paramparça beden

ve yansıyamayan sesi ümidin
…kısık

sırsız ve kırık
..

nokta
10-15-2008, 06:37 PM
sildim her şeyi hayatımdan
sen dokulu
şiirlerim artık
yağmayan damlalardan sonraki
toprak kokulu
..

_SaHrA_
10-15-2008, 06:40 PM
Damarlarımda aşk olup dolaşıyorsan
şiir şiir duruveriyorsan içime her düşündüğümde seni
her şarkıda nağme nağme doluveriyorsan kulaklarıma
mavi bir coşku oluyorsan bedenimde aşkça
çıkıp ırmaklarla dertleşiyorsam her gece
ay gibi akıyorsan yüreğime beyaz tüller içinde
yalnız yıldızlarla paylaşıyorsam seni sevdiğimi
sana anlatamıyorsam
bir kır çiçeği hüzün saçıyorsa gözlerime
su olup akıyorsam, ateş olup yakıyorsam
beceremiyorsam sana aşkımı anlatmayı
beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi
şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni


Canısı hoş geldin,ara ara uğra biliyorum yoğunsun ,ama seni çok özledik:)

nokta
10-15-2008, 06:42 PM
y a l n ı z l ı k yakınca yakarmış
ateş karası bak
solum…sağım
her yanım

incecik ve kırılgan bir sevdaydı bizimkisi
kırıldı
tuzla buz yüreklerde
bir sessizlik hükmediyor güne
ve yitiyoruz
…aşk bitince
..

nokta
10-15-2008, 06:50 PM
Damarlarımda aşk olup dolaşıyorsan
şiir şiir duruveriyorsan içime her düşündüğümde seni
her şarkıda nağme nağme doluveriyorsan kulaklarıma
mavi bir coşku oluyorsan bedenimde aşkça
çıkıp ırmaklarla dertleşiyorsam her gece
ay gibi akıyorsan yüreğime beyaz tüller içinde
yalnız yıldızlarla paylaşıyorsam seni sevdiğimi
sana anlatamıyorsam
bir kır çiçeği hüzün saçıyorsa gözlerime
su olup akıyorsam, ateş olup yakıyorsam
beceremiyorsam sana aşkımı anlatmayı
beceremiyorsam sensiz yaşamayı ve ölmeyi
şu seni ölümüne seven yüreğime sor beni


Canısı hoş geldin,ara ara uğra biliyorum yoğunsun ,ama seni çok özledik:)


hoşbuldum sevgili Figen .. çok özlüyorum sizi .. paylaşımlarınızı .. duygularınızı .. uykuya hasret bir zihinle burdayım .. ve hep olacağım .. tesekkur ederım mukemmel şiir'e ve ilginize .. Sizi seviyorum ..

sırça_saray
10-22-2008, 12:58 AM
anlayacaksın beni birgün
terkedilmiş bir adreste bulacağım kayıp mektupları
zihninden sökülmüş kelimelerle
utanacaksın,bazende,sıkılacaksın
aşktan yana dem vururken yüreğin
beni birgün anlayacaksın
terkedildiğinde ansızın...


daha ne denir ki sağlam şiirler

TUTKUN
10-22-2008, 01:55 AM
Bir figen bir de derun.Çok beyenerek okuyorum yazılarınızı.Tşkler.....

_SaHrA_
10-22-2008, 05:26 PM
Dokunmayı sevdim gözyaşına
Ellerimle sıktım boğazını gölgemin
Kan yağsın, irin yağsın başıma
Parçalansın eti, kemiği gövdemin

Ey toprak yiyen Can dostum
Suya dalan ak gözlüm
Aşkı bildim alev oldum
Aşkı bildim ölüm oldum

Açıl ey büyük kapı açıl
Yasla sırtını semaya
Güneş, ay sıra olsun yanımda
Hak bildim, ar bildim, mes verdim başıma

nokta
10-22-2008, 05:35 PM
sayfamı güzel kılan yorumlarınıza ve paylaşımlarınıza yürekten teşekkür ederim ..

nokta
10-22-2008, 05:36 PM
Görmeden Duymadan Mümkünmü
Yaşamak??
Ellerim Dokunmadan??
Aşk Yalanmı Gerçekmi
Sen Söyle Hayat
..

_SaHrA_
10-22-2008, 05:36 PM
sayfamı güzel kılan yorumlarınıza ve paylaşımlarınıza yürekten teşekkür ederim ..
bende sana yürekten hemde kocamannnn
mucukkkkk derim:) canım benim yüreğine sağlık..

nokta
10-22-2008, 05:38 PM
Yar - Yaren
Can - Canan
ayrı düştü
...
üç nokta

_SaHrA_
10-22-2008, 05:39 PM
Kapanmış kapılardan geçtim
Yanmayan bedenlerden güzelim ben yolumu sildim
Dünyanın hali
Çeker giderim
Yalnızlık yolcusu gönlüm
Bir garip seyyahım ama kendime göçerim
Gözlerime bak ve dinle;
Bir yağmur damlasıydım, yüreğine düştüm.
Ne olur beni de götür yanında, fark etmez nereye döküldüğün..

nokta
10-22-2008, 05:39 PM
bende sana yürekten hemde kocamannnn
mucukkkkk derim:) canım benim yüreğine sağlık..

sevgi tüten gönül fırınınızda ısındı içim .. sönmesin ışığınız .. öptüm yüreğinizi Figen abla sağolun ..

nokta
10-22-2008, 05:41 PM
Kapanmış kapılardan geçtim
Yanmayan bedenlerden güzelim ben yolumu sildim
Dünyanın hali
Çeker giderim
Yalnızlık yolcusu gönlüm
Bir garip seyyahım ama kendime göçerim
Gözlerime bak ve dinle;
Bir yağmur damlasıydım, yüreğine düştüm.
Ne olur beni de götür yanında, fark etmez nereye döküldüğün..

kendime göçüm var eren gibi ruhunuz var .. Eyvallah ..

nokta
10-22-2008, 05:43 PM
Ah yar…
en yakınımken uzağımdın. Şimdi benden öte bensin ki, ben bana t-uzağım…
Kin tutmaz kalemim, bilirsin.
Sen kapatsanda c-ismimin üstüne son sayfanı, bu masalın devamını bir ömür bekler yüreğim…
Sana git diyebilmek için kaç alfabe satın aldım z-amansız pazarlıklarla bilsen.
Tüm kırgınlıklarımı çıkarıp kumbaramdan saydım, bir “git” etmedi.
Yanında “me”si olmayan bir git yakıştırılmadı sevdama…
Ama çok istiyorsan, işte orda; alfabemin kıyısında bir “git”…
Eksik, mahzun, çaresiz..

nokta
10-22-2008, 05:44 PM
Ne kötüdür insanın bildiğini anlatamaması ;

"ben" deyip susması ..

"sen" deyip ağlaması..

Dilara
10-22-2008, 05:44 PM
Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi...
Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı.
Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim.
Beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyidim; bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden.
Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu. ''Ne olur, bir daha beni aramayın!
Çünkü ben kolay unutamıyorum. Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum.
Çocukluğumun o güzel bahçesini.'' Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni...
Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim... O, yedek sevgili!...

İyi kalpli kederimi severim ben, çünkü herkes gider, bir tek o kalır... O benim çocukluğumun gizli bahçesidir. Dünyanın en masum güneşleri orada doğar, orada batar... O bahçede ne güçlü insanlar vardır, ne de güçsüz... Ne kazanan, ne de kaybeden vardır orada...

Ama ben bu keder bahçesinde hep kendimi seyrederim... Durmadan kendimi özlemeye mahkum edilmiş kendimi seyrederim... Beni terk edip gidenlerden, tek bir ricam vardır... Ne olur, beni bir daha aramayın!.. Çünkü ben kolay unutamıyorum... Çünkü ben size duyduğum, sizin deyiminizle, o "akıldışı aşk" yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum... Çocukluğumun o güzel bahçesini... Ne olur beni aramayın, çünkü sonra çok acı çekiyorum...

nokta
10-22-2008, 05:52 PM
Kimi sevsem, onun hep uzakta bir sevdiği vardı, unutamadığı ilk aşkı ya da onu terk edip giden sevgilisi...
Kimi derinden sevsem, o bir başkasını derinden hatırlardı.
Öylesine çok sevdim ki onları, başkalarına duydukları sevgiyi anlatmalarını sessizce, içim acıyla kanayarak dinledim.
Beni yitirmekten hiç korkmadılar; çünkü onlara göre fazla iyidim; bu yüzden ilk anda vazgeçilebilirdi benden.
Beni terk edenlerden tek bir isteğim olurdu. ''Ne olur, bir daha beni aramayın!
Çünkü ben kolay unutamıyorum. Çünkü ben size duyduğum o akıl dışı aşk yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum.
Çocukluğumun o güzel bahçesini.'' Böyle derdim onlara ama yine de ararlardı beni...
Soluksuz ve umutsuz kaldıkları bir gece mutlaka akıllarına ben gelirdim... O, yedek sevgili!...

İyi kalpli kederimi severim ben, çünkü herkes gider, bir tek o kalır... O benim çocukluğumun gizli bahçesidir. Dünyanın en masum güneşleri orada doğar, orada batar... O bahçede ne güçlü insanlar vardır, ne de güçsüz... Ne kazanan, ne de kaybeden vardır orada...

Ama ben bu keder bahçesinde hep kendimi seyrederim... Durmadan kendimi özlemeye mahkum edilmiş kendimi seyrederim... Beni terk edip gidenlerden, tek bir ricam vardır... Ne olur, beni bir daha aramayın!.. Çünkü ben kolay unutamıyorum... Çünkü ben size duyduğum, sizin deyiminizle, o "akıldışı aşk" yüzünden keder bahçemi dağıtıyorum... Çocukluğumun o güzel bahçesini... Ne olur beni aramayın, çünkü sonra çok acı çekiyorum...

İçimin tenhalaştığı saatler...



Suçlarım ağladı bu gece...
Dilim battı içime...
Geçmedi geçmiş... Geldi çattı yine...
Susamazdım...




Özrü kabul edilmiyor kimsesizliğimin...
Kimse kendini üstlenmiyor bu masalda...
Oyunu ben bozmadım oysa, yalnızca düş kurdum çocukça...


Yine de...


Affedin, gözlerinden yaralanmış bu sızıyı...
Affedin, geçmişime asılmış bu sizi...



Kendi kalabalığından kaçan kentler gibiyim bu gece...
Zemheri bir yaşayış düşürmüşüm gözlerime...
Gerisini susuyorum...


Masallardan düşüyorum bu gece...
Bir martının gözlerinde üşüyorum...
Sonrası yok...
Biliyorum...



İstasyonlar ıslaktır...
Kentler çamurlu...
Sesler soluktur biraz, biraz da yorgun...
Susmaksa çoğuldur...



"gitmek" derse biri; içim kanar...



Ve işte "gitmek" diyor ötelerden biri...
K/anıyorum...



"gitmek, çoğaltmıyor hiç bir masalı" diyorum... Susuyor...
"kalmak ölümü yaşatmıyor" diyorum... Gülümsüyor...
"gitmeliyim" diyorum... "kalmalısın" demiyor... !



"gitmek" diyor biri...
"gitmek; kalmanın en erdemli yoludur..."


İçim acıyor... !




Bir gün onunda değermiş yüzü düşlere...
Aynalarda ölüm...
Gülüşü kırılırmış gözbebeklerinde...
İşte o gün "gitmek" denen bitermiş...


Bir gün... Bir gün O güldüğünde, ölüm şehri terk edermiş...
O güldüğünde, masallar hep mutlu sonla bitermiş...



Gitmeliyim... Ağır yaralı ruhumu alıp yanıma, ölüm tehlikesi olan düşlere iz sürmeliyim...
Gitmeliyim... Sol yanımdan başlayıp şehri terk etmeliyim...
Gitmeliyim... Yüzüme düşmeden gülüşün, hüznümü yitirmeliyim...


İçimin sessizliğinde arındırıp gözlerimin derinliğini, kuytu köşelere astım kimsesizliğimi...
Şehrin karanlığından başladım kendimi içmeye...


Bir tutam huzurdu belki ölüm...
Bir tutam sevinç...



Adımı kininizle yıkadım... Aklar mı nefretiniz gülüşümü?


Hadi!
Bunca suskunluğunuzun üstüne, suçlarınızı yükleyin gözlerime...


Hadi!
Suçsuzluğumu susturun yine...


Hadi!
Düşsüzlüğümü ağlatın her gece...


Alın buda elma şekerim... Alın buda gülüşüm... Alın buda masalım...


Hepsi diyeti gözlerinize bakmamın...
Hepsi bedeli böylesine susmamın...



Kent soysuzuyum biliyorum...
Yine de...
Hiçbirinizden af dilemiyorum...
Varsınız...
Varsınız ve masalsınız...
Belki de en az bir masal kadar yalansınız...
Ve ben; böylesine yalanken bile, seviyorum sizi !!!


Harabe gülüşlerim vardı, masal diye okudunuz...
İlişmedim kimseye...
İçimde bir yangın vardı, sığındım gözlerinize...
Hepsi bu...


Suçsa masalsızlığım, kendim/sizliğim vebalse çoğulluğunuza, bir "sus" daha dayayın şakağıma...



Gözlerimi kapattığımda göremediğim her düşün katilisiniz siz...
Doğmayacak çocuklarımın yetimliği, ölmeyecek gençliğimin ecelisiniz..
Kırgın değilim kimseye...
Kırgın olmasında kimse...
Kırılacak kadar var olmadım ki sizde...


Hazırım ödemeye hüznümün suçunu, kesin kirpiklerimin boşluğunu...
Sökün içimi benden, bir "siz" damlar belki gözlerimden...



Neyin bedeli bu?


Kirpiğimin suçunu gülüşümle ödüyorum...
Alınmayın sakın size değil bu ıslaklığım...
Kirpiklerime şiir düştü ondan böyleyim...
Çok geçmez geçer bu kimsesizliğim...
Vebalinizi alır bir masal üstümden...
Öder hakkınızı ölüm üzülmeyin...
Yazık ki kırgın değilim...
Yazık ki yine kendime biriktim...



Bakmayın sitemime...
Bakmayın kinime...
Dedim ya...
Kırgın değilim size...
Sadece biriktim bir şiirin ilk harfinde...


Özrümün kabahatini affedin...
Kimsesizliğime verip yanılmışlığımı, yangınımı beni azad edin sesinizden...
Ki ben sessizdim...
Sessizim...
Neden değdi kirpiğim gülüşünüze?



İçimi yıkadım geldim işte...
Suçsuz değilim...
Suçlarım kaldı sizden arta...
Onu da çok görmeyin masalıma...



bu şiir sizin için sevgili ölümelek .. melekler ölmez öldürür insafsızlar .. hep huzur bulsun yüreğiniz .. teşekkürler ..

_SaHrA_
10-22-2008, 05:56 PM
Meğer seher yelleri de kırarmış başakları,
Umutlarda hep hanımeli açmazmış.
Düşünceler,sarıp sarmalarmış solmuş baharları..


Anılara küskün görüntülerde yaşarmış meğer düşler,
Ve geceler,hep yıldızları gizlemezmiş koynunda,
Hasretlere tutsak olurmuş karanlığın
kolları..

Meltem değilmiş tüm rüzgarların ismi meğer,
İsmi martı değilmiş,
Beyaz olan tüm kuşların..

Sırlar taşımazmış gündönümleri uzaklara her zaman,
Kolay değilmiş her bilmece,
İri sorular varmış yüreklere saplanan..

Nankör diye haykırırmış,
Saatler her geçen an'a,
Meğer arkadaş değilmiş akreple yelkovan..

Ağacın dalında filizlenirmiş meğer sevda,
Yalnızlıkmış kökleri,
Ayrılıkmış derinlere uzanan..

Şimdi sanma yalnız senin gözlerinde geziyor nemli bulutlar,
Yalnızlık doruklarından çığ gibi yıkıldığında,
Ruhlar da ağlarmış inan.
Olsa da göz pınarları ıslanmadan..

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:09 PM
Yokluğunun ödülü olarak Cennette sensiz yaşamaktansa Cehennemin avuçlarında közlenip güller öreyim baharımsı saçlarına.. "





Kar yangını gecenin en dar vaktinde seni düşünüyorum yokluğunu yüreğimde kanatarak. Suskunluğuna uzanmış bedenimle demlenmiş yalnızlığını yudumluyorum dudaklarımı acıtarak. Başucumda yokluğun, bir beden bol gelen hüznün gömleği sırtımda kan ter içinde yalnızlığına akıyorum. Yetim düşlerimi ezip karanlıkların içinde sensizliğini kanatıyorum.




Dağ başı ıssızlığına inat rüzgarın avuçlarında açan kır çiçekleriydik biz seninle. İmkânsızlığın toprağına sımsıkı tutunmuş çınar ağacının umuda gülümseyen kökleriydik biz. Ne sen Mecnun'un Leyla'sı ne de ben Şirin'in Ferhat' ı. Biz seninle aynı uçurumun birbirine hiçbir zaman kavuşmayacak iki yakasıydık.




Sevdamızda hep bahar mevsimini yaşadık. Hüznün göğsünden acıyı emip yarılan gökyüzünü ıslak düşlerimizle yamadık bir terzi inceliğiyle. Durmadık seninle zamanın avuçlarında. Aşkın köpüksüz sularında sevdayı hiç kirletmedik. Yalancı baharlara tutunup aynı tomurcuğun ıslak dudaklarında yaşadık aşkın tutsaklığını. Kirpik uçlarımızı bulutlara eğip aynı yağmur tanesinde yıkadık hasretin kör karanlığını. Lakin unuttuğumuz bir şeyler vardı sevdanın geceye örüldüğü zamanlarda. İmkânsızlığın avuçlarında eriyen iki güneş tanesi olduğumuzu unuttuk. Kelimelerin en yalın hallerinde sevişirken dudaklarımız, hasretin çöl sıcağında yavaş yavaş eriyen tenimizi fark edemedik. Aynı kalbin yurdunda sevdaya nefes alırken bir gün terimizin birbirimizin sırtından ayrı yerlere süzüleceğini düşünemedik. Ektiğimiz umut tanelerini ellerimizle biçemedik. Evet, yenildik. Lakin biz zamana değil; imkânsızlığa yenildik. Şimdi bir nefes kadar yakın tenine dokunamıyorum, dudaklarından semaya yükselen nefesinden havaya kanatlanamıyorum. Seni görüyorum lakin görmemezlikten gelmemi istiyorsun benden. Varlığında yaşarken yokluğunda sevmemi bekliyorsun benden. Haklısın belki de. Sana söz sevdiğim; ben seni " sensizliğin " avuçlarında seveceğim. Senden tek istediğim; her zaman hayata gülümse. Gülümse ki; gülüşlerin duam olsun kanayan yaralarıma.



Bir nefes uzağımdaki sana bir demet gülüşlerimi yolluyorum eriyen umut bahçelerimden. Ellerimle topladım birtanem. Aslında imkânsızlığın duvarını aşıp kavuşabilseydik bu çiçekleri senin saçlarına taç yapacaktım bir kır düğününde. Söz açılmışken seninle bir bahar günü kır düğününde evlenmek isterdim. Saçlarında sarıpapatyalardan örülmüş bir taç durmalıydı ve üzerinde beyaz bir elbise Melek'lerin kollarında gelmeliydin bana. Kelebeklerin gözlerinden düşen yağmur taneciklerinin ıslak havasında ellerimiz birbirini bulmalıydı. Ne olursa olsun senin gözyaşların tek yağmurum, senin gülüşlerin tek güneşim olsaydı. Offf..İmkansızlığını topluyorum bulutların ıslak dudaklarından...



Şimdi sensizliğin içinde yokluğunun kıvılcımlarında kurutuyorum ıslak kirpiklerimi. Sıcak nefesini üşüyen tenimin üzerine örtüp avuç içlerinin terine sığınıyorum. Yalnızlığını dudaklarımdan parmaklarıma akıtıp satırlarımda tek başıma ağlıyorum. Ve sen diye karanlık duvarlara yaslanıp geceye kapatıyorum yorgun gözlerimi. Gülüşlerinle yüreğimi öpmeden bu ayrılık uykusundan uyanmayacağım.



Bir gün gelmek istersen yalnızlığın sen kokan satırlarına umutlarınla gel. Tövbeleri yarım kalmış günahlarınla gel. İçinde yutkunduğun kelimelerini dudaklarıma sürüp imkansızlığın avuçlarından bana gel. Gözyaşlarınla gel, kurumuş dudaklarıma ab- ı hayat olsun tuzlu yağmurların. Hasretinin kanayan yüreğinle dön yüreğime. Geldiğinde yokluk kelimelerini dudaklarında ezip yavaşca sokul yanıma. Usulca saçlarını çöz. Bahar kokulu saçlarını yüreğimin kıyılarına getir. Başını koy göğsümün sen kokan yastığına. Sesinle dokun üşümüş kirpiklerime. Yokluğunu söküp dudaklarımdan, yüreğini ser yüzümün yalnızlığında bitap düşmüş gamzelerine. Nefesini bir an tutup benim nefesime ver nefesini. Yanan tüm ışıklarını söndürüp gülüşlerini ört üzerimize.




" Rüzgarı giyinip
Sana geldim dün gece.
Saçlarına dokunmaya gelmiştim.
Kıyamadım yüreğinden öpmeye.
Kıyamadım gözlerinde gezinmeye.
Yatağının yanına usulca çöküp
Seni izledim içimde hasretini yutkunarak.
Nefes alışını,
Meleksi bakışlarını izledim bir nefes uzağından.

Ellerimi uzattim ellerine.
Bir kez olsun dokunmak istedim işte.
Hiçbir zaman dokunmadığım yüreğine
Delicesine sarılmak geçti içimden.
Dokunsam ölecektim biliyorum.
Sarılsam dizlerinde sonsuzluğa göcecektim..
Dokunamadım, sarılamadım.

Gidiyorum,
Günahlarında yanmaya gidiyorum.
Kır düğünü düşlerimi,
Gözlerine benzeyen bir kız cocuğu özlemimi,
Gözyaşlarında yakmaya gidiyorum.
Elimde ne bir resmin,
Yüreğimde ne bir nefesin,
Seni " sensiz " yaşamaya gidiyorum.
Yokluğunda Cennette yaşamaktansa,
Cehennemin avuçlarında yanıp
Dudaklarında son dua olmaya gidiyorum.
Gidiyorum hasretim,
Gidiyorum helalim..
Seni "sensiz " yaşamaya gidiyorum.

Yarın doğum günüm.
Adının yazdığı çağrıdan öte
Çok şey istemiyorum sevgili.
Seni " sana " bugünden yazıp
Yarın doya doya ağlamak istiyorum.
Ama sakın ağlama sen.
Her gözyaşın benim Cehennemim olur.
Yokluğuma inat hep gülümse emi.
Çünkü her gülüşün duam olur yalnızlığım

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:09 PM
SENİNLE BAŞLADIM;BİTSİN SENİNLE

Ve gün be gün, ben seni düşünürüm.
Sen benim herşeyimsin ey sevgili.

Rüzgarlara ezberlettim türkülerimi,
Ben hep uzaklara türkü yazarım

Sılamsın, sevdamsın, sabır taşımsın
Kalemim adından başka ad yazmaz
Bu kütükte başka bir ad okunmaz
Narına nuruna kurban olduğum
Seven sevdiğinden asla yakınmaz

Ben sevda bölüğünde kıdemli bir askerim
Terhis olsam gidecek bir yerim yok
Yüreğimden başka silah taşımam
Bütün adresleri iptal ettim
Benim senden özge gerçek yarim yok.
Sen benim herşeyimsin ey sevgili

Ben rol gereği aşık değilim
Deme bu garibin benimle işi ne...

Aşkım beni teşhir eder, Sesim içime saklanır
Aklanırsa adım, seninle aklanır.

İstersen durmadan adres değiştir,
Gözlerimi bağlasalar da bulurum seni.
Ben, türkülerde tanıdım Fizan'ı, Yemen'i
Anlasam ki sesim sesine değmiştir,
Bütün gemileri yakar gelirim.


Bu bir taahhüttür; sına beni..
En deli rüzgarların önüne sür, bulut-bulut,
Bir yerde yanlış yaparsam adımı unut.
Son kurşunu kendime sıkar gelirim.

Bir et kemik torbası değilim ben
Bir hasar raporu değil yazdığım
Bir aşk mektubudur ey sevgili,
Kızıl-kıyametten önce...

Ve görmek için bakmaya gerek yok
Her dilde güzeldir senin adın

Meydanlar sarsılır sen ortaya çıkınca
Yeter ki görecek göz, göz olsun.

Velhasıl uzun sözlere hiç gerek yok
Dil hicâbından lâl olmalı seni anarken
Ey benim tabibim, tacidarım
Gündönümüdür ben seni bekliyorum

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:10 PM
Gelişin gibi gidişinde ansız oldu,ansız zamansız!

Varlığınla hayat kaynağım olmuştun sen

Mutlu edip,beni yaşama tekrar döndürdüğün gibi,

Bir anda karardı heryer düştüm,kanadı yine kabuk bağlayan yaralarım ...gidişinle...

Çıkamaz oldum yarınlara,kaldı ellerim hep o boşlukta,bakamadım etrafıma kapkanlıktı baksamda anlamazdım zaten

Şimdi sokaklardaki lambaların altından geçsem dahi göremiyorum,bulamıyorum yolumu!

Önceden ne kadarda anlamlı gelirdi oysa..o boş soğuk ışık,ısıtırdı içimi yüzümde bir tebessüm bile belirirdi..SEn VarkEn..

Daha bu yaşımda titrer oldu ellerim,gülmek,sevmek istedi gözlerim

Bir yanım halaa sevgi dolu hasret sana,bir yanımsa yeri yarıcak şiddetle çakan bir şimşek gibi kızgın,nefret dolu sana!

Bense tüm bu olanların ortasında yolumu arıyorum

Ya devam edip acı çekeceğim yine,Ya da hatırlanmamak üzere kapanacaksın bende!

Akarken gözyaşlarım yakar oldu yanaklarımı,tırnaklarım pençelerim olmuş korumaya çalışıyor beni acılara
karşı,kalbimse zaten buz tutmuş ısınmıyor bir türlü,ayaklarım taşıyamıyor artık bedenimi,gözlerimse görmüyor artık baharı,yazı,sevgiyi...

Bak!!! Bak Da gör bendeki senin etkilerini...ne hale getirdin beni!
Şimdi ise... istediğim tek birşey var.Ruhumu,o sende kaybettiğim ruhumu geri ver bana!!!!

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:10 PM
gözlerim yoluna düşmüş..hiç bir şey göremiyorum senden öte...

senden öte sözler duyamıyorum..aldığım nefes seninle sınırlı..

ayağıma pırangalar vurmuş odaların..çıkamıyorum eşiklerinden..bir adım ötene atamıyorum adım..hapsoldum karanlığında,kaçamıyorum..
tutsaklık demişler bunun adına..hayır bu tutsaklık değil!

tutsaklık değil benim senden gidemeyişim..!
başka birşey..
daha yüce.
daha akılalmaz.
daha sınırsız.
uçsuz bucaksız,dursuz duraksız..

daha da nefessiz bırakır insanı..daha da yapışır canına..etini koparırcasına hem de..kapıları kilitleyip anahtarları denize bırakır benim sana esaretim...

çaresizlik demişler bunun adına..hayır bu çaresizlik değil!

çaresizlik değil benim senden gidemeyişim..!
başka birşey..
daha yüce.
daha akılalmaz.
daha sınırsız.
uçsuz bucaksız,dursuz duraksız..

daha bir bağlar insanın elini kolunu..kanadını kırar..ateşlere salar tenini..tenine kor basar..gözüne mil çeker..içine ayaz emanet eder...baharlarını haraç keser senden..

aşk demişler bunun adına..hayır bu aşk değil!

aşk değil benim senden gidemeyişim..!
başka birşey..
daha yüce.
daha akılalmaz.
daha sınırsız.
uçsuz bucaksız,dursuz duraksız..

daha bir sefil eder insanı benim sende kalakalmışlığım..insanı üstünde intiharlar taşıyan iplerle sırdaş eder benim gidemeyişlerim..benim senden gidemeyişim,aşkı kapısında köle eder!!..

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:11 PM
Sevmek böyle özdeşleşmemeliydi isminle. Ve sen bunca yoğunluklar içinde sıyrılıp sonsuzlaşmamalıydın içimde. Kaçsam bu duygudan, kurtulabilir miyim(?) bilmiyorum. Kurtulmaya çalışsam pesimden gelir mi bu sevgi? Bilmiyorum. Sen bir bilinmez olarak devam edip gidecek... Ne yazık , çok yazık! Ben seni insanlarla paylaşmak istiyorum. Oysa insanlar seni kendilerine ait kılmak istiyorlar. İnsanlar seni benimle paylaşmak istemiyorlar. Korkuyorlar benden. Evet, içimdeki yüceliğini, içimdeki sonsuzluğunu biliyorlar da korkuyorlar benden. Seni benimle paylaştıkları zaman seni çekip alacağımı ve hatta senin kendiliğinden bana geleceğinden korkuyorlar. Ve susmadığım zaman biliyorlar ki sen büyüyeceksin içimde. Benim sözcüklerimle yüz yüze gelmek istemiyorlar onlar. Biliyorlar ki sözcüklerle gelsem sığdıramayacağım seni hiçbir şeye. Ve onlar bütün bütün bunlara rağmen seni küçük sevgileriyle anlatmakla yetiniyorlar. Seni büyülten ve yücelten bir duyguya bir sevgiye karşı durup, onu sindirme cesareti bulamıyorlar kendilerinde ... Ve sen, tüm bu insanlar içinde evet sen bile o küçük hisciklerle yetinmek istiyorsun., istiyorsun çünkü o hisçikleri görüyor, kabulleniyor ama beni farketmiyorsun bile. Düşüncelere sürüklüyor bu beni. İnsanlar evet korkuyorlar ama ya sen? Sende öyle olacaktın? Sende mi onlar gibi olacaksın? Anlamıyorum ya senin korkun nedir! O küçük göllerde yüzmekle yetinip bu koca deryadan neden kaçarsın bilmem? Enginliği ve sonsuzluğu mu seni korkutan, limansızlığı, geriye dönüsü olmamasından mi? Evet, bu yola girersen geriye dönemeyeceğinin korkusunu yaşıyorsun. Oysa ben seni yüreğimin bir yerlerine hapsedecek değilim. Sevgi tutsaklık değildir hiçbir zaman. Sevgi hapsetmez seni yaşatır. Sevgi salar, sevgi özgür kılar sevgi özgür kılar. Aslında sen o küçük hisçik göllerinin içine hapsolmuşsun da, haberin yok be sevgili! Bana gelsen, tutsaklıktan çıkacaksın oysa. Oysa! Biliyorsun iste! Bilsen! Bilsen! Bilsen benimle yeni bir doğuşa varabilirdin. Sevmeden de sevilebileceğini görürdün. Ben seni insanların yasadığı bir yerde bekliyordum... Belki de biliyorsun. Nedir sendeki olup bittiler bilmiyorum ki, bir kerecik olsun bile onlardan sıyrılıp da "SEN DE BENİMSİN" demedin ki bana. Nerden bileyim. Sen benimdin ama ben senin değildim. Sen sana ait olmayanlara sahiplendin, bense yaşadıklarıma. Sen, ah sen! öyle uzaksın ki... Öyle uzaksın ki ey sevgili, SENİN İÇİN ÖLEMİYORUM AMA, SENİN İÇİN YAŞIYORUM

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:11 PM
Ellerim bir ömür ellerinde kalsın .. Ve ben bir ömür her sabah senin yüreğinde yeniden doğayım ..

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:11 PM
Aylar önce bir gün seninle konuşurken konuşma sırasında ebedi aşk ucunda ölüm varsa o en hararetli anında öleceksen var demiştin. Sanki benim tepkimi öğrenmek içindi. Kim bilir.. Sen bana açıkça sormamıştın ama ben sormanı beklemeden kısa bir sessizlikten sonra gözlerine bakarak, ben senin yanında olduğum her saniye her an ölüme varım demiştim, hatırlıyor musun?.. Seni bilmem ama ben bu cümleyle ebedi aşkı sende bulduğumu haykırıyordum, yüreğimin atışlarına karışan sessiz bir çığlıkla. Neden bilmem ama bu ebedi aşkı gözlerimle bakışlarımla davranışlarımla sevgimle anlatmaya çalışıyorken kelimelere dökemedim bir türlü.. Büyünün bozulmasından korktum belki de. Ya sen?.. ya sen... Ebedi aşkı buldun mu? Bende yada benden öncekilerde? Yanlş anlama sakin sorgulayıp yargılamıyorum seni. Bir hesaplaşmada değil bu, bu sorunun cevabini verip vermemekte özgürsün. Karar senin. Paylaşmak istersen ben buradayım.. Simdi; aramıza giren çaresiz ayrılıktan beri her düşüncemde bu cümlenin yer aldığını beynime kazındığını bilmeni isterim. Neden mi? Ebedi aşk ucunda ölüm varsa vardır. Ama ben bu ebedi aşkı sende bulamadım dersen başka bir insana incinip kırılacaktır bir gül gibi. Arkasına bakmadan çekip gidecektir belki de,hakli olarak.Kim bilir.. Ama bu sözü olduğu gibi bana söylersen sen beni terketmedikçe bil ki ben seni bırakmam. Çünkü; aşk ne gurur dinler nede şuur. Bir hercai olarak iyi bilirsin bu duyguyu yüreğinin kapılarını sonuna kadar açabiliyorsan ebedi aşkı hissedebiliyorsan iste o zaman varsın demektir. Su anda her ne kadar savaşsam da yokluğunla, kalbimin kapılarını sana sadece sana sonuna kadar açtım usulca korkusuzca.. Kendimi sana verdim sınırsızca.. aşkın büyülü atmosferinde sana olan sevgimi düşlerle bıraktım kollarına.. Kimseler ama kimseler sevemez seni benim sevdiğim kadar.Ne kadar mı seviyorum seni? Duymak bilmek ister misin; tüm okyanusların büyüklüğü, dünyalar kadar desem. Evet yanlış duymadın bu ne ki? En yüksek dağlar bile tepe kalır sevgimin yanında. Gökyüzündeki en parlak yıldızın sana olan sevgimin simgesi olduğunu düşündün mü hiç? Sen öyle bir şeysin ki askımsın, fırtınamsın özlemim, çaresizliğim, yıldızımsın. En önemlisi sensin. Bir ressamım düşüncelerini tuvale gölgelemesi, bir müzisyenin yüreğinden aldığı güçle hissettiklerini notalara melodilere dökebilmesi gibi bir şey seni kalbimde taşımak. Seni sevmek, seni ölesiye sevmek... Bir gün geleceksin değil mi? Düşlerimde büyüttüğüm essiz sevdamın sahibi... Bir gün geleceksin değil mi?... SENİ SEVİYORUM

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:12 PM
-Sevmek inanmaktır.
-Sevmek yaşamaktır.
-Sevdiğini kendisi gibi, kendisinden de çok duyumsamaktır.
-Sevmek sevdiği olmaktır.
-Sevmekte ikilikler kalkar, bir olmalara gidilir. İki ten, iki kalp, iki gönül yoktur sevgide. Tek bir kalp olunur, tek bir yürek olunur.
-Sevmek paylaşmaktır . Sevdiğiyle sevdiğini paylaşmaktır. Sevdiğiyle kalbini bölüşmektir sevmek. Ki tek kalp olunsun.
-Sevgide son yoktur. Sevgiler hiçbir zaman son bulmazlar. Biten sevgiler yoktur, bitmiş gibi görünen sevgiler vardır. Vazgeçiş de yoktur sevgide. Yaşandıkça yaşatılır sevilen. Ama kimi zaman sevgili için kimi zamansa sevginin bir gereği olarak saklanır bu aşklar. Vazgeçiş yoktur, vazgeçmiş gibi görünmek vardır o yüzden.
-Sevmekte istemek yoktur. Sevgilinin olduğu yerde son bulur istekler. Bir şey varsa istediğin bu senin için değil, sevgili için istediğindir. Ondan O'nun adına istersin. O'nu daha sonsuz sevebilmek için istersin. Sevme özgürlüğünü istersin, kabul edilmesini istersin. İstersin ama bir gün gelir bu istekler de son bulur. Kendinden istersin artık. Sevgiliyi daha çok sevmek istersin kendinden. Sonsuz kılmak istersin. Bu yolda sevgili olur mu, olmaz mı bunu sevgilinin isteği belirler.
-Sevmek sevgiliyi istememeyi öğrenmektir. -Sevmek sevgiliyi sevgili olmadan sevmektir.
-Sevmek; sevmek istemektir.
-Sevmek, beklememektir. Beklentilerin son bulduğu bir duraktır o. Öyle ki tüm gerçekler, tüm dünya silinir gider. Ne O'ndan anlaşılmayı beklersin, ne onu anlamayı. Ne onun gelmesini beklersin, ne onun Leyla, Mecnun olmasını. Beklediğin bir şey yoktur sevmeyi becermek dışında.
-Sevmek, gücenmemektir.
-Sevmek sevgililerin hiçbir sözüne üzülmemeyi öğrenmek demektir.
Sevgilinin ölüm hançerine bile hayır dememektir sevmek. Onun vuruşuna, onun tokadına alınmamaktır, sevgiliden gelen her hareketi ve her sözü kabullenmektir. İhanetlere, hainliklere bile üzülmemektir. Sevgiliden gelen öl emrine bile ölürüm diyebilmektir. Kendi elleriyle kalbini bir bıçak ucuna koymaktır sevmek.
-Sevmek ölmektir.
-Sevmek, ölmesini bilmektir.
Sevgili için yaşamaktır. Onun eli, kolu, gözü, kalbi olmaktır. Ama artık onun bir şeyi olunmadığı bir zaman ölmesini bilmektir! -Sevmek, vermektir. Sevmek sevdiği için almasını bilmektir. Almamaya yemin ederek vermektir. Ama almalarda kurtaracaksa sevgiliyi almasını bilmektir sevmek!
-Sevmek, tükenmektir. Sevmekten ölürken tekrar varolmaktır o sevgiden.
-Sevmek sevgilinin gel deyişine hayır demektir. Sevgilinin aşkıyla boğuşurken, yüzerken o aşk denizinde sevgilinin uzanan eline hayır demektir.
Sevgilinin bakan gözüne bakmamaktır sevmek. Ağlayan gözlere şefkat ve tebessümle yanıt verebilmektir.
-Sevmek, sevgili olmaktır. Sevgilinin yüzündeki gülücük olmaktır. Onu yaşama döndürecek bir damla su olmaktır. Sevmek sevgilinin limanı olmaktır. Sevmek sevdiğinin canı olmaktır. Onun ölümü isteyebileceği canı olmaktır. Sevmek yangın olmaktır. Yanmaktır, kor olmaktır. Dağ olmaktır, evren olmaktır. Her şey olmaktır, hiç olmaktır. Alev olup girmektir gönüllere.
-Sevmek yürümektir gönüllerde.
-Sevmek güvenmektir.
-Sevmek onaylanmaktır.
-Sevmek sevgiliye bir nefes gibi, bir ses gibi yakın olmaktır. Sevmek çok ötelerde olsa bile yaşamak ve yakın olmaktır sevgiliye. Yakınlılıktır, doğallıktır, özdenliktir sevmek.
Yalansızlık, içtenlilik, ölümsüzlülüktür sevmek. İlk insanın, Havva'nın Adem'in saflığını ve temizliğini, çocuk masumluğunu taşımaktır sevmek.
Gözyaşı olmaktır, yağan yağmur olmaktır. Bir sonbahar mevsiminin sarı yaprağı gibi yalnız olmaktır sevmek.
Sevgilisizken sevgiliyi sevmektir.
-Sevmek üşümektir. Sevgilinin yokluğuna üşümektir.
-Sevgiliyle her şeyi göze almaktır sevmek. Ki -sevgilinin olduğu cehenneme yürümektir. -Sevgilinin olmadığı Cennete de gitmemektir sevmek.
-Sevmek, sevgiliyi cennet etmektir.
-Sevmek bir olmaktır.
-Sevmek yaşamaktır.
-Ve sevmek inanmaktır.
-Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır.
-Sevmek sevmesini haketmektir.
-Sevmek sevgilinin baktığı yerde, sustuğu yerde olmaktır.
-Sevmek sevgilisiz geçen gecelerin sabahına varmaktır.
-Sevmek saz benizli sabahlarda yaşamaktır sevgiliyi.
-Sevmek sevmesini bilmektir.
-Sevmek ölmesini bilmektir.
-Sevmek SEVMEK olmaktır.
AŞK olmaktır.
Aşk bir kere sevmektir.
-Sevmek aşkın kendisi olmaktır.
Ölümü Özlemeyen Aşkı Anlayamaz...

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:12 PM
ACI HAYAT...
Gidiyor musun sevdiğim
Henüz sana açıklamadan duygularımı, başka birine mi gidiyorsun?
Henüz ben yazmamışken en güzel şiirimi,
Söylememişken en güzel şarkımı ve
Çizmemişken en güzel resmimizi gidiyor musun?
Ben son bir umutla kapanırken ayağına,
Aklımdan geçenleri söyleyememişken sana
Ve sen beni basit bir sınıf arkadaşı olarak görürken hala;
Gidiyor musun?
Ben cesaretimi toplayarak, kırmızı güller almışken sana nereye gidiyorsun
Ya kime gidiyorsun?
Gördüm fotoğraflarından onu;
Kızlara çekici gelen bakışlar, yapmacık tavırlar,
Sana çok değer verdiğini sandırmalar
Hoş bir bakış kızlara, hem yaşı büyük
Bizim kızlar da sever yaşça büyükleri bizden,
Ayrıca sporcu da, yakışıklı da biri
Benden yakışıklı, çok daha yakışıklı
Bizim kızlar sporcuları da çok sever;
Çünkü popülerdir onlar
Ama senden bunu beklemezdim,
Seni başkaları gibi beklemezdim,
Seni o yabani heriflere tapan kızlardan bilmezdim ben
Aslında ben seni melekten de iyi bellerdim
Ama sen gittin, artık yeni konuğum isyan geceleri
Adını anarak, sana ve gittiğine küfrederek geçen;
Ama hepsi senin hasretinle, sensizliğe sövmekle Ve
Seni ölesiye sevdiğimi söylemekle geçen geceler
Fakat elveda deme vakti geldi galiba,
Sana dair aşk satırlarına
Çünkü senin sevdiğin ve seni seven biri var kalbinde
Bana söz düşmez bu vaziyette
Güle güle yaşama sevincim ve
Merhaba Acı Hayat

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:12 PM
Sessiz bir gecenin kör karanlığında ilerlemek ne zordur, ne ürperti verir insana. Anlamsızlığın boşluğunda kalakalmak öyledir. Anlayamamak öyledir iste. Anlatamamak daha da başkadır., daha acıdır, daha çok üzer insani. İşte sen böylesin. Anlatamıyorsun dertlerini. En çok da neye yanıyorum biliyor musun? Ne istediğini bilemiyorsun. Simdi uyuyorsun, evet ağladığımı görmüyorsun. Görsen üzülürsün biliyorum. Yüreğin ağlar senin de, gözlerin değil. Umutsuzluğun limanında bir gemi var. Duruyor umuda yolculuk için yolcu bekliyor ama nafile, sen yoksun. Bir konuşsan neler söyleyeceksin kim bilir? Bana baba diyeceksin. Sana sarılacağım sımsıkı. Acili yılların ardında ilaç gibi gelecek bu bize. Kötü günleri unutup gideceğiz o gemiye. Bir an bir sevinç yaşadı gönlüm, bir umut doğdu yüreğime. Ama sonra, sen oradasın iste öylece uyuyorsun kanepenin üzerinde. Hepsi bir rüya, hepsi bir anlık umut iste. Simdi uyuyorsun orada öyle. Yalnız anlamadığım bir şey var. Sen farklısın, hayat dolu gözlerin acılara yenilmemek için umut ediyor. Umutsuzluğun açtığı yarayı sen iyi bilirsin. Sen günahlardan arınmış tertemiz bir meleksin. Her şeyden önemlisi sen, sen benim oğlumsun. Ve simdi uyuyorsun, uyumana bak sen küçüğüm, uyumana bak. Sen beni anlıyorsun ve beni benden iyi biliyorsun ama ya ben, ya ben seni ne kadar tanıyorum. Sen benim oğlumsun sadece... Resimler yapıyorsun kendince, fenada olmuyor hani. Maviyi seviyorsun, en çok da maviyi özgürlük olarak biliyorsun. Bakıyorum resimlerine derince bir şeyler görüyorum sonra içinde. Bir aile; sen, ben ve annen. Sen askere gidiyorsun güzelce davullar, zurnalar görüyorum resimde, sen el üstünde. Anlıyorum seni. Seni duyuyorum bebeğim. Seni seviyorum. Sen de söylüyorsun beni sevdiğini resimde. Sen konuşuyorsun bebeğim, seni anlıyorum. Sonra soruyorum, sen bana kendini anlat diyorum. Bir resim yapıyorsun hemen. Çiçeklerin arasında sen, yine mavi, yine özgürlüğün içinde duran, kocaman ışıl ışıl gözleriyle bakan bir adam. Evet sen adamsın simdi. Simdi uyuyorsun. Uyumana bak sen küçüğüm...

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:13 PM
Bekledim…gidip gelip baktım o telefonun anlamsız ekranına… Bekledim aramanı her dakika belkiler geçti aklımdan, her saniye keşke dedim kimse duymadan…korktum anlatmaya, hala seni sevdiğimi, hala sana deliler gibi aşık olduğumu anlamalarından korktum… insanların o lanet olasıca yüzlerinden sakladım gözlerimi…
Evet artık korkarak seviyorum seni ve bekliyorum… beklediğim günleri biriktiriyorum… her sabah uyandığım yeni güne senin adını veriyorum… gidişine yüklüyorum bütün mutsuzluklarımı… her gün karşılaşıyorum pişmanlığımla… Allah kahretsin neyi sevdim ben sende diyorum. her seferinde bir cevap bulmaktan nefret ediyorum…


Sana bakarken gözlerinde kendimi bulmayı sevdim…

Sana sarılmayı,teninin sıcaklığını dudaklarımda hissetmeyi sevdim.

Sana sarılıp uyumayı,başımı göğsüne yaslamayı sevdim…

Seni sevdiğimi defalarca haykırabilmeyi sevdim yüzüne…

Yokluğundan sonra fark ettim bağıra çağıra kavga etmeyi sevdim ben aslında…

Vurdum duymazlığındı belki de beni sana bağlayan…-kaçan kovalanır aptal kaçan kovalanır”-bunu bir türlü kabul ettiremedim beynime de kalbime de ve bu yüzden hep kovaladım….sende kaçtın…hızlı ve büyük adımlarla….kimi zaman koşarcasına kimi zaman yürüyerek…tam yakaladığımı sandığımda her defasında yerde buldum kendimi,elimde sen değil çakıl taşlarının bıraktığı yaralar oldu…derim parçalanıyordu seni severken,yavaş yavaş tükenmek buydu işte…

Seni severken bittim ben…yokluğunla tamamlanacak,yok olmaktan kurtulacaktım oysaki…nerden bilebilirdim ki gidişinin bitmek olduğunu,nerden bilebilirdim ki yokluğunun aslında öldürdüğünü beni…
İnsan bazen dönüşü olmayan kararlar veriyormuş onu anladım…saçma sapan bir inattı belki de yokluğunun sebebi….önemsizce bir olay sonunda tüketilen tek bir cümle hayatımın rotasını değiştirdi….artık fırtınada sürükleniyorum…yokluğunun,gidişinin fırtınası….

Ne olurdu sevsen beni?ne olurdu son bir şans verseydin bana?

Anlamıyorum,aklım almıyor bu kadar çabuk mu parçalanır sevgiler…bahsettiğim senin sevgin de değil belki bilmiyorum bilemiyorum…en azından benim sevgime saygı gösterseydin…ölür müydün sanki sevseydin beni?

Bu kadar zor olmamalıydı…ben fazlasını yapıyorum çünkü…zorlanmadan, korkmadan, bıkmadan, herkese-her şeye inat seviyorum….

Yazık benim kadar olamadı yüreğin…..ben senin sevgisizliğinden korkarken sen sevmekten korktun…işte en büyük fark buydu ve sen bunu hiç kabul etmedin…

Önceleri hatayı kendimde aradım,suçladım kendimi,aklımdaki her cümle seni haklı çıkartıyordu,artık kavgalarım kendimleydi…senden sonra bende kırdım kalbimi…bütün suçu onun üstüne attım,çaresizliğimden mi bilmiyorum tek sorumlu oydu kanımca…

Artık sadece seni suçlamıyorum yüreğimi parçalarken, bende yardım ettim…şimdi dokunmayı bırak bakamıyorum bile ona…defalarca aldığı darbeler bile rahat bıraktı onu.

Yüreğim artık yerde,yüzüne bile bakılmayacak bir leşten farkı yok….

Yüreğim paramparça….ve ona artık sadece sen değil bende bakmıyorum…
Yüreğim…benim umutsuz,çaresiz,tükenmiş yüreğim….


Şimdilerde fark ediyorum sevmek sevdiğini haklı çıkartmakmış…bana yaptığın onca şeyi yeni yeni hissediyorum.kimi zaman güçleniyor kalbim ayaklanacak oluyor,o zaman değişiyor benimde duruşum,sana karşı daha güçlü daha dik oluyor bedenim…tek bir bakışın omuzlarıma yüklenip yıkabiliyor beni olduğum yere…seni çok sevdim de sen anlayamadın bunu…yada anlamak istemedin. kimse seni böyle sevmediği için bir garipti bakışların. anlamadığın,anlam veremediğin bir şeye baktın sen sadece. haklıydın artık bende anlam veremiyorum seni sevmeme…neden diyorum neden bu kadar çok?çünkü artık sevmek mutluluk değil acı veriyor bana…sevmek kolay değil…sevmek derken bile zorlanmalı dilin çünkü o kadar değerli ve zor.sen bunu hiç anlamadın.seni sevdiğimi anlamayı beklemiyorum artık insan mutsuz olmak,acı çekmek neden ister ki....

Artık seni sevmek sadece mazoşist eğilimlerden ibaret geliyor bana.çünkü ben seviyorum ve anladım ki bu sevgi bana sadece acı getiriyor. seni sevdikçe canım acıyor…derime batıyor sevgim.kanım fışkırıyor kesik yaradan içimdeki nefreti akıtıyor…

Seviyorum ve yeniliyorum artık….

Düşündüm ve vazgeçtim Beklemekten seni.

Sadece seviyorum…
Paramparça yüreğimle….

Dilara
10-22-2008, 06:13 PM
İçimin tenhalaştığı saatler...



Suçlarım ağladı bu gece...
Dilim battı içime...
Geçmedi geçmiş... Geldi çattı yine...
Susamazdım...




Özrü kabul edilmiyor kimsesizliğimin...
Kimse kendini üstlenmiyor bu masalda...
Oyunu ben bozmadım oysa, yalnızca düş kurdum çocukça...


Yine de...


Affedin, gözlerinden yaralanmış bu sızıyı...
Affedin, geçmişime asılmış bu sizi...



Kendi kalabalığından kaçan kentler gibiyim bu gece...
Zemheri bir yaşayış düşürmüşüm gözlerime...
Gerisini susuyorum...


Masallardan düşüyorum bu gece...
Bir martının gözlerinde üşüyorum...
Sonrası yok...
Biliyorum...



İstasyonlar ıslaktır...
Kentler çamurlu...
Sesler soluktur biraz, biraz da yorgun...
Susmaksa çoğuldur...



"gitmek" derse biri; içim kanar...



Ve işte "gitmek" diyor ötelerden biri...
K/anıyorum...



"gitmek, çoğaltmıyor hiç bir masalı" diyorum... Susuyor...
"kalmak ölümü yaşatmıyor" diyorum... Gülümsüyor...
"gitmeliyim" diyorum... "kalmalısın" demiyor... !



"gitmek" diyor biri...
"gitmek; kalmanın en erdemli yoludur..."


İçim acıyor... !




Bir gün onunda değermiş yüzü düşlere...
Aynalarda ölüm...
Gülüşü kırılırmış gözbebeklerinde...
İşte o gün "gitmek" denen bitermiş...


Bir gün... Bir gün O güldüğünde, ölüm şehri terk edermiş...
O güldüğünde, masallar hep mutlu sonla bitermiş...



Gitmeliyim... Ağır yaralı ruhumu alıp yanıma, ölüm tehlikesi olan düşlere iz sürmeliyim...
Gitmeliyim... Sol yanımdan başlayıp şehri terk etmeliyim...
Gitmeliyim... Yüzüme düşmeden gülüşün, hüznümü yitirmeliyim...


İçimin sessizliğinde arındırıp gözlerimin derinliğini, kuytu köşelere astım kimsesizliğimi...
Şehrin karanlığından başladım kendimi içmeye...


Bir tutam huzurdu belki ölüm...
Bir tutam sevinç...



Adımı kininizle yıkadım... Aklar mı nefretiniz gülüşümü?


Hadi!
Bunca suskunluğunuzun üstüne, suçlarınızı yükleyin gözlerime...


Hadi!
Suçsuzluğumu susturun yine...


Hadi!
Düşsüzlüğümü ağlatın her gece...


Alın buda elma şekerim... Alın buda gülüşüm... Alın buda masalım...


Hepsi diyeti gözlerinize bakmamın...
Hepsi bedeli böylesine susmamın...



Kent soysuzuyum biliyorum...
Yine de...
Hiçbirinizden af dilemiyorum...
Varsınız...
Varsınız ve masalsınız...
Belki de en az bir masal kadar yalansınız...
Ve ben; böylesine yalanken bile, seviyorum sizi !!!


Harabe gülüşlerim vardı, masal diye okudunuz...
İlişmedim kimseye...
İçimde bir yangın vardı, sığındım gözlerinize...
Hepsi bu...


Suçsa masalsızlığım, kendim/sizliğim vebalse çoğulluğunuza, bir "sus" daha dayayın şakağıma...



Gözlerimi kapattığımda göremediğim her düşün katilisiniz siz...
Doğmayacak çocuklarımın yetimliği, ölmeyecek gençliğimin ecelisiniz..
Kırgın değilim kimseye...
Kırgın olmasında kimse...
Kırılacak kadar var olmadım ki sizde...


Hazırım ödemeye hüznümün suçunu, kesin kirpiklerimin boşluğunu...
Sökün içimi benden, bir "siz" damlar belki gözlerimden...



Neyin bedeli bu?


Kirpiğimin suçunu gülüşümle ödüyorum...
Alınmayın sakın size değil bu ıslaklığım...
Kirpiklerime şiir düştü ondan böyleyim...
Çok geçmez geçer bu kimsesizliğim...
Vebalinizi alır bir masal üstümden...
Öder hakkınızı ölüm üzülmeyin...
Yazık ki kırgın değilim...
Yazık ki yine kendime biriktim...



Bakmayın sitemime...
Bakmayın kinime...
Dedim ya...
Kırgın değilim size...
Sadece biriktim bir şiirin ilk harfinde...


Özrümün kabahatini affedin...
Kimsesizliğime verip yanılmışlığımı, yangınımı beni azad edin sesinizden...
Ki ben sessizdim...
Sessizim...
Neden değdi kirpiğim gülüşünüze?



İçimi yıkadım geldim işte...
Suçsuz değilim...
Suçlarım kaldı sizden arta...
Onu da çok görmeyin masalıma...



bu şiir sizin için sevgili ölümelek .. melekler ölmez öldürür insafsızlar .. hep huzur bulsun yüreğiniz .. teşekkürler ..


Birtanem..ayni anda bana yolladigin siiri sen bana koyarken
ben sayfama koydum..
Nasil bir tesaduftur bu...

Melek konusuna gelince..Ha ölmek ha öldürülmek
ikiside ayni son degilmi..

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:14 PM
Gideceksen eger
Kalemimim kagıdımdan çalıp
Bu kalbimi benden alıp
Ruhumu boşluga salıp
Gittt gideceksen
beni öldürde git

gideceksen eger
düşüncelerda kaybolup
sessizce aştan sıyrılıp
sevdamda saklanıp
git gideceksen eger
beni öldürde git

gideceksen eger
anıları yakıp
aşkı yıkıp
resimleri bana bırakıp
git gideceksen eger
bu canı öldürde git

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:14 PM
Bir sevdaya miras bırakıp göz yaşlarımı
Karşılıksız sevdamı alıp gidiyorum
Bir vefasıza armagan edip sarkılarımı
Mısralarımı alıp gidiyorum
Bir sessizlige ödünç verip çıglıklarımı
Susuşlarımı alıp gidiyorum
Adı batasıca bir namerde birakıp hayalımi
Gözlerimi alıp da gidiyorum
Hatırları asıp bu sehirin tam ortasına
Askımı kalbime gömüp gidiyorum ….

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:14 PM
Yenildik birer birer
Ve mağlup çıktık sevda savaşında
Yalnız kaldık bu aşkın sonunda
Ve acı cektik umutların bitişinde….


Aslında yalnızdık ikimizde
Sevemedik! bende ,sende
Anlıyamadın ,anlıyamadım, anlayamadık
Bu aşk bizimdi sevemedik ikimizde

Neden yandı canımız bilemedik
Kimler geldi geçti ,bir birimizi silemedik
Canımız yandı gülemedik
Günler geldi gecti anlayamadık

Koca bir kabustu yalnızlık uyanamadık
Ve acı çektik umutların bitişinde
Kaybettik cümlelerin başını sonunu
Bu aşk bizimdi sevemedik ikimizde
Sahipsiz kaldı aşk çekip gitti ….

нüzüη çiçєği
10-22-2008, 06:15 PM
Yalancısın sen sevmedin beni
Yalan güzelim güşüllerin
Yalan seni seviyorum diyişlerin
Söylesene kaçıncı sevgilinim
Söylesene kimi unutmak için bendesin
Ne farkım var eskilerden
Hani şu unutamadıklarından
Ya neden ozaman aşkım diyişlerin
Söyle hazırım
Sende aynısın
Senide sevmedim sevemedim de
Hazıraldım kendimi
Söyle hiç mi sevmedin
Hiç mi farkım yok ondan bundan…
ESKİLERİNDEN ….
İsyanım sevgimi
Sevgim kalbimi
Ve can yakışlarım herseyi gecti
Söylesene hiç mi farkım yok
ESKİLERİNDEN ….
biliyorum
Yalancısın sen sevmedin beni

Dilara
10-22-2008, 06:15 PM
Unuturum
Unutmak zor değil
Unutmak acı
Unutmak zor değil
Unutmak yazık
Unutulmaz kimse yok bende
Bir sana kıyamadım
Gücüm yetmedi seni yok saymaya
Kollarımı açtığım kadar unuttuğumsun
Açamadığım kadar özlediğim

Benim Unuttuğum Kadarını Sen Özler misin?


Ceyhun Yılmaz



Bu siir benden sana güzelim..
Ceyhunun yüregine kalemine hayranim ben..
Umarim begenirsin.

_SaHrA_
10-22-2008, 09:37 PM
Arş'ın BEN izleri...


Fâni gövdesinde,
İnsan;
Köklerinde...
Kan denizleri!

Çarşıda
Sen yapılık,
Cinnet yararken;
Parkasından
Dökülen,
Den...izleri!

Sahi bölgesinde,
Lisan;
Çöklerinde...
An genizleri!

Karşıda
Sen kapılık,
Minnet tararken;
Markasından
Sökülen,
Gen...izleri!

Dâhi gölgesinde,
Mizan;
Göklerinde...
Can benizleri!

Arşında
Sen tapuluk,
Cennet ararken;
Arkasından
Dökülen,
Ben...izleri!

Dilara
10-22-2008, 10:01 PM
açma mezarlarımı

ki öyle oldu...
kötü mü? hayır.
haklımısın?
evet. gözyaşı kadar basit aslında.
çünki ertesi gün güneş yine aynı yerden doğdu...

Barış


"Kalbimin çıkmaz sokaklarında konuşma yasağı ilan edilmiştir...
Suskun gecelerde hasrete inat öpüşme hayallerinin cezası, intihardır...
Gecenin siyahı, duygularımı azad et..."

Dilara
10-22-2008, 10:14 PM
Sen sevgili evet sen,
Bir kez olsun dinle beni…
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım.
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana…
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana…
Ne olur bir kez sus da konuşayım…
Sus ve dinle..
Dinle ve gör ne dediğimi sana…

Gidiyorum…
Evet bak gidiyorum artık sonsuzluğa…
Sessiz sedasız istifa ediyorum yüreğinden,
Ağır ağır atıyorum adımlarımı, son göz yaşlarımı da döküp uzaklaşıyorum senden…
Ben giderken,
İçimde bıraktığın öksüz aşk çıkmaya çalışıyor,
Tenim yırtılıyor her adımımda…
Bedenim isyan ediyor, kalmak istiyor delice sevdan yüreğimde…
Engel olmaya çalışıyor her bir zerrem ama kalmak çare olmuyor….

Ömrümün tüm vakitlerini harcamak geçiyor içim den …
Kalmak inadına…
Ama yok…
İnan olmuyor…

Cevap verme..
Sus…
Sus ve dinle…

Her kış bastıran öksürük gibisin boğazımda…
Her sabah bir kaşık balla geçirmeye çalıştığım ama başaramadığım…
Kuru bir öksürük gibisin hayatımdan bir türlü çıkaramadığım…
Sebepsiz anlarda çıkıp karşıma uyandıran uykumdan bir öksürük gibisin sevdiğim,
Nefes aldırmayan kimi zaman, kimi zaman ağlatan…
Ama hep var olan ve hep kışın karşıma çıkan…

Sen sevgilim…
Sen kış güneşi gibisin canıma…
Tenime asla ısıtmayan…
Sadece kendini gösterip soğuklara esir eden ve hiç yakamayan…
Belki de kendine bile hayrı olmayan…

Bu yüzden gidiyorum sevgili,
Ve izin ver giderken konuşayım son bir kez daha…
Son bir kez haykırayım içimdeki öksüz aşkla sana…

Sus ve dinle…

Biliyor musun sevgili,
Hiçbir şey almıyorum giderken yanıma…
Tüm anıları bırakıyorum sana,
Kaçamak öpüşmelerimizi,
Sarılmaları ve elinin sıcaklığını koyuyorum başının ucuna…
Ve tüm sevmeleri bırakıyorum yamacına…
Bir kendimi alıp çıkıyorum yola…
Bir yaralı yanımı kucaklıyorum şefkatle ve sessiz sedasız istifa ediyorum sevdamdan…
İstifa ediyorum yüreğinde olmaktan…

Sen uyurken yatağında, saçlarına kondurduğum son öpücükle veda ediyorum sana…

Sen sevgili evet sen,
Bir kez olsun dinle beni…
İzin ver bir kez olsun içimden geldiği gibi konuşayım.
İzin ver dökeyim tüm karanlıklarımı sana…
Sonra sen tekrar yollarsın nede olsa onları bana…
Ne olur bir kez sus da konuşayım…
Sus ve dinle..
Dinle ve gör ne dediğimi sana…

Hoşçakal...

TUTKUN
10-22-2008, 10:32 PM
derun hanımada ayrı teşekkür ederim.

Dilara
10-22-2008, 10:38 PM
Ayrılık! Ey Ayrılık! Erittin bedenimi. Hüzünle örttün cümlelerimi. Başı önünde bıraktın dostlar yanımda halimi. Gelen geçen sorar oldu şu üzgün mecalimi...


Şimdi nerelerdesin; ne etmektesin. O bakmaya kıyamadığım gözlerin hala öyle güzeller mi; öyle masum öyle günahtan arınmış bakarlar mı hala. Hatırlar mısın yüzüne bakmaya kıyamazdım da gözlerine bakmaya doyamazdım. Çünkü sadece gözlerin; binlerce yüze bedeldi benim için. Açık yeşil, masumane, iri iri avuç içim kadar bedbaht gözlerin. Bedenimi yanında, ruhumu aşk-ı memnu'da mapus bırakan gözlerin. Öyle bakardım da neye bakardım bilmem ki, neye bırakırdım bilmem ki o an iklimimi.. Bitesi an'lar. Nasıl da koyup gittiler beni. Nasıl da gözlerine hasret bırakıp her gece onlar için yaşımla bırakıverdiler beni. Bilseydim eğer benim için, o bedeninin en mahrem yeri olan gözlerinden birgün mahrum kalacağımı, inan bir dakika daha fazla bakabilmek için bile şu anki acımın çaresiz boyutlarıyla yüzleşmeyei yeğlerdim. Neylersin! Ah işte! Neylersin!..

Aynalar yokluğuna ağlıyor artık gün gece. Kan kırmızı gözlerim. Bir bir kaybettim de her şeyi hiçbir kaybı sen kadar hissetmedim. Bendeki seni aldım, yükselte yükselte varlığımın doruğu ettim de yine de yetinemedim...

Artık, artık anlatamıyorum. Anlatamıyorum yokluğunu kendime. Seni istiyor, her yerim seni istiyor, her şeyim seni istiyor. Bir boşluğa dalıp gitti gözlerim, baktığı her yerde seni görüyor.

Dönmeyecek misin, gerçekten dönmeyecek misin? Ne olur yapma bunu bana. Ya öl git mezarında seni göreyim ya da ol git bedenimde seni gömeyim. Olmuyor anlamıyor musun, olmuyor...

Bin dilde ben seni seviyorum, anlamıyor musun?

Bin dilde ben sana mecburum, anlamıyor musun?

Bin dilde ben sana ölüyorum, anlamıyor musun?

Dön gel. Ne olur! Ne olur! Ne olur dön gel ne olur!

Yoksa;

yoksa ben gidiyorum, anlamıyor musun?...

nokta
10-22-2008, 10:40 PM
alma gülüm
sevdayı almadan
verme gülüm

delme gülüm
yüreğini
bir hiç uğruna
delme gülüm

serme gülüm
sevdası bir avuç
taşar sereceğin sevgi
hak etmezse
verme gülüm

bazen bir sessizliği yakalar kalem
bazen umutsuzluğu
bazen bir belirsizliği yakalar
bazense kederi

bir tekne düşün
alabildiğine
masmavi bir deniz düşün
salmışsın yüreğini maviliklere
nereye gideceğini bilmediğin
bir yolculuğa yelken açmışsın

belki seni bir gönül’ün
rıhtımına bırakır
belki bir girdabın ortasında
nerede duracağını
nereye demirleyeceğini
bilmeyen
pusulası hiç olmayan
dümeni kitlenmiş
bir hayat
ve sen
sürüklenirsin

işte o zamanlarda
başlarsın yazmaya
tıpkı şimdi olduğu gibi



sayfamda emeği ve yüreği geçen her nefese teşekkürlerimle ..

Dilara
10-22-2008, 10:42 PM
Bir mevsimlik sevgimiydi,
Beyin hücrelerimi kemiren mantığımın üstünü örten Yoksa bir inatmiydi gözbebeklerimi hirsa büren Ya da bir askti gercek bir ask kelimleri yitiren

Nerden baslasam toplasam cikarsam olmuyor,
İzlerin kaliyor sadece gercegin kimbilir nerde?
Yaramda kanamiyor artik kabuk baglamis, ama cok aciyor senli kavramlar Gidip geliyorum kah arkadas kah sevgili
Bazen umrumda degilsin, bazen seni soluyorum

Kapiyorsun gözünü yokum, kimleyim nerdeyim Aciyorsun gözünü, senleyim istedigim yerdeyim

Bazen büyüyorum büyüdügümü anliyorum gel gitlerimden.
Yoruldum ama, yaslaniyorum galiba,
Bu ikilem kemiklerimdeki bu sizi.
Yagmur yalnizlik, sen benim yalnizligim,
Simdi icimde selden kaynakli su baskinlari,
O yüzden belki de gözlerimdeki isik kepenk vurmus,
Sorma artik bana neden mutsuzsun diye,
Denklem kurdum kendime olgunlasma sürecimde,
Sen yoksun artik koparip attin kendini bile bile.
Bir parcani sakliyorum bana ait olan kalbimin en ücra kösesinde.

Kilitleri hep yalnis kapilara vurdun...

Dilara
10-26-2008, 06:39 PM
sorarsam ne hissettiğini
"belki"siz kalırım
bilirsem ne düşündüğünü
"keşke"m olur bir tane daha
oysa ben yaşayamam "belki"siz
ve sevmem "keşke"leri

nokta
10-26-2008, 09:28 PM
tek kelimeyle harika .. teşekkürler canım ..

Dilara
10-27-2008, 12:21 AM
Sana dokunmak istiyorum..Sana sızmak istiyorum...
Sessiz ılık bir soluk gibi içini heyecanlandıran..
İzin ver sana dokunmak istiyorum.
Düşlerinin içine bir çığlık gibi düşmek; düşlerinle sevişmek istiyorum seni istiyorum anlasana.. Saçlarının ıslaklığından kandırmak istiyorum..yüreğimi...
Gözlerinin o amansız durdasız bir can pazarı ışıltılarından kendi karanlığımı aydınlatmak istiyorum... Yüreğime düşmüş illegal bir aşksın sen...

O yüzden belki seni ihbar edemeyişlerim...

nokta
10-29-2008, 10:45 AM
ederiden ucuza satılmıs bir aşk
ardında cıkardıgı cığlığıyla
can vermekte hayatın kaldırımında

Uc noktasında ayakta durmaya calıstığımız
ama bir türlü yürümesini beceremediğimiz
ateşli bir hastalık gibi
gün günden yerken içimizi
zamanla yok olduğumuz

baska sebepler arama sevgilim
götüremedik bu oyunu yarına
nefesimiz yetmedi sarkının sonuna
kapadım pencerelerimi
gene karanlıkta kaldı içim

ilk deprem degilsin sarsıldığım
ama cok yıkıntın kaldı nasıl toparlayacaksam ortalığı
susuyorum sımdı
care degıl ya
susuyorum

oyle bir ateş varki içimde
konuşsam yağmur
sussam dolu yağıyor

TUTKUN
10-29-2008, 10:47 AM
Doktor naber... süperrrrrrrrrrrr süperrrrrr

nokta
10-29-2008, 10:48 AM
sana aşk nedir diye sorduğumda;
’aşk umutsuzsan vazgeçmektir’demiştin
aşk vazgeçmek değildir sevgili
aşk umuttur..

peki ya vazgeçemiyorsak?
’işte o zaman aşk esarettir’demiştin
aşk esaret olamaz sevgili
aşk özgürlüktür..

ya hala yüreğideyse?
’o zaman gitme vakti’ demiştin
bu kaçmaktı...aşk kaçış olmazdı sevgili
aşk cesaretti ..


umutsuzca vazgeçmek
onun esiri saymak kendini
yüreğine inat çekip gitmek ..

senin söylediklerin aşk değil sevgili
bunlar korkaklığın ta kendisi!!!

TUTKUN
10-29-2008, 10:51 AM
bak işimi bıraktım senin yazılarını okuyorum.çok güzeller derun.arşiv...........

nokta
10-29-2008, 10:52 AM
herşeye yakınken
ve herkes yanındayken
koca bir kentin ortasında
hissediyorsan ıssızlığını...çoğu zaman
arnavut kaldırımların ortasına düşmüş bir gül gibi

umutlarını masandaki pakette bilip
yarınlarla dolu bir sigara yakıp
hayallerini efkâra dönüştürüyorsan
söküyorsan içinden
soğuk bir cama doğru

ışığı titreyen yalnız bir sokak lambasına
bakıp ürperiyorsan
ve bir yumruk sıkıyorsa kalbini
benimkini sıktığı gibi
sende de var birşeyler demekki

sen yine de, inkâr et istersen...


gel desem yetmez
git demeye dilim varmaz
ve anlatmak istesem
yutkunuşlar önümü keser

üzmemek için
yarım kalır ’sen’ cümlem

nokta
10-29-2008, 10:53 AM
gözlerinize sağlık tutkun abi ..

nokta
10-29-2008, 10:55 AM
Hükmünü Kaybetmiş Hüviyet

artık
siyah beyaz bir resimdir seni bana dillendiren
dilsiz dilencilerde anlatan
sağır piyanistlerde duyuran...

neydi seni virani bir köprüye getiren ?
ucu sonsuzluğa dayanan...
gitsen bir dert
gitmesen ayrı bir dert...

prensesvari düşlerin vardı senin
peşlerine takılıp gezinirdin
yanından geçen acemi oğlanlar vardı
’beni seviyor’ diye avunurlardı
oysa sen kimseyi sevmedin...sevemedin... neden ?

gezerdin peşlerinde umutlarının da
peşlerine takıldığın kara şovalyeler,
ya onlara ne demeli ?
fazla mı sevmişlerdi seni
benden
çok mu kahramanlardı senin için
bak! şimdi bir erva ölüyor gökyüzünde... kim için ?

hükmünü kaybetmiş bir hüviyet için mi ?

yine deniz kenarında
yine anılardasın
hadi atla!
atla da kurtulursun belki
oysa sana uçurum kenarlarında ki
çiçeklerin güzelliklerini göstermiştim
unuttun mu yoksa ?
beni değil, kendini unuttuğun gibi
ya da fazla mı geldi bu ironi ?

zeus mu affedecek sanırsın ?
mitolojiden daha eskidir senin tanrın
o’na sığın
ki belki anlayabilirsin özü /
sözü bir olanı

ama biliyorum
sen şimdi gideceksin o kapıdan dışarıya
karşıda görünen ışığa
baştan söylüyorum
boğulacaksın!...

hem de bir hiç için ’düş’eceksin...

Harun Sinan

nokta
10-29-2008, 10:57 AM
Yarım Kalmış ’Biz’ Cümlem: Aşk-ı Nefret



aşk-ı nefret
aştı bizi bu son gecede
ve muhtemel bir sonuçtu
sensizliğimdeki senle olan gecelere
artık...imkansız bir aşk içimde

bazı şeyler vardır anlatılmaz
yaşanan gerçekler vardır
peşini bırakmaz
ve aldığın her soluk
sanki içine çeken bir girdap
sonsuz bir kıyamet
ki aşk kıyamette giz
sen bende...ben sende
artık hissiz
ve sözsüz

kollarımda olamadığın her ânı
zincire vurdum
kör kuyulara attım...birer birer
ki belki gelirsin mavi bir mavera içinde
özüme katacağın düşlerinle
su damlaları gibi
tane tane

mavera nedir diye düşünme
anlayamayacağın
göremeyeceğin bir yer...ve o yerde yâr var
aşk-ı hakikât var...
belki ilahî
belki ruhanî
belki de bedenî
içine çeken bir hakikât
ama şu bir gerçek ki...asıl hayat.


seni seviyorum...ve hepte seveceğim
demek gelse de içimden
derinlerimden
bu gece benliğimle
ağırlığımca
nefretimi kusacağım sana
senden öncekilere
ve ihtimal dahilinde bile olmayan sonrakilere
ki anlarsın belki aşk-ı nefreti
bu sayede

sen, nefret edilecek kadın
sen, ’Aşk’ olan kadın
pardon!...neydi senin adın
...düşperisi
bir an hatırlayamadım
oysa hep kalbimde kalacaktı adın
dilimde değil

ve şimdi
dipsiz bir uçurum içim
düştün!...kalkmak zor
kalkmamak daha da zor
bilir misin, kalkamamak zordan da zor...

aşk mı dipsiz yoksa nefret mi ?...
dipsizlik ki ayrı bir mehçul
bilinmez ve görünmez bir yol
ki çıkamamıştır yola giren hiçbir kul
alicengiz oyunlarıyla söz kesilir
atilla’nın kılıcıyla baş kesilir
ki sen ilk dizeyi anlamamışken
büyükler tebessüme bürünür
ki onlara methiye değil
sana aşk-ı nefret ’tir bu şiir

derdim...derdim amma!
üzmemek
ve üzülmemek için
yarım kalır ’biz’ cümlem
ve bunu anlaman için
yitik kalır her düşüncen

...sen iyisi mi düşlerin de gör bu aşkı
ki görebileceğin tek yer
artık orası...

Harun Sinan

TUTKUN
10-29-2008, 10:57 AM
gözlerinize sağlık tutkun abi ..

uleen bnu hiç beklemiyordum:D :D :D çok güldüm.kız kaç yaşımdayım ki tüüüü:D

_SaHrA_
10-29-2008, 10:59 AM
bir yıldız çaldım karanlık geceden

Yüzün kadar parlak

Gecenin tüm sırlarını aydınlatan

Ve etrafına sonsuz ışık saçan

Bir yıldız çaldım karanlık geceden

Olur da bir gece yıldızsız kalırsan karanlıgın ortasında

Geceden caldıgım yıldızı ait oldugu yere

Gözbebeklerinin icine bırakıp

Yeniden etrafına ısık saçman icin

Bir yıldız çaldım karanlık geceden



Yüregimde yasana sevdanın tüm renkleriyle

Hasretinde koyulasan aşkın mürekkebiyle

Bir siir yazdım her satırında seni anlatan

Olur da bir gün yalnız kalırsan dört duvarın arasında

Her hecesinde kendini bulup yeniden beni sevmen icin

Bir siir yazdım her satırında seni anlatan

Bazen hasretinde gözyaşlarımla ıslandı tüm hecelerim

Bazen mutluluklarınla şenlendi senin adınla biten cümlelerim

Bazen de umutlarımla renklenip güzellesti son kafiyelerim



Dalgaların sesinde huzurun bulunduğu

Günesin, sabah ilk oraya doğmak icin koşuşturduğu

Kır menekşelerinin sadece orda her bahar ciceklerini acmak istediği

Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım

Olur da bir gün koca şehirde yorulursan

Huzuru kendi icinde kesfedip yeniden hayata sarılmak icin

Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım



Azgın Karadeniz dalgalarına bile karsı koyacak kadar sağlam

Sevdamızın büyüklüğünü taşıyabilecek kadar geniş

El emeginin sevginin gücüyle birlesip

İsmini verdigim bir tekne yaptım

Olur da bir gün koca şehir sevgimizi taşıyamaz olup

Omuzlarından silkerse bizi

Hoyrat rüzgarla beraber mutlulukları ayrı kentlerde yasayabilmek icin

Kendi ellerimle mutluluk teknesi yaptım



Utandığında kızaran yüzünün güzelligini güllerin bile kıskandığı

Tatlı gülüşlerinin her bahar ciceklerin arasında dilden dile anlatıldığı

Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım

Olur da bir gün omuzlarına hüznün yükleri agır gelip

Gözbebeklerine ıslak gözyaşları eklenirse

Yeniden gülümseyip gülleri kıskandırmak icin

Gül yüzünde en güzel baharları yasayabilmek icin

Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım



Renk renk acıp tomurcuklarında insanlara sevgiyi anlatan

Hayatın en güzel mutluluklarına saçılan

Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım

Olur da bir gün yalnızlık cölünde kalırsan

Her cicekte yeniden hayata merhaba demen icin

Yeniden sevdayı bende yaşaman icin

Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım



Hayatın yorgun kaldırımlarında nefesim daralırsa

Bir gün Azrail beni ölüme ansızın çağırırsa

Nefesinden bir nefes caldım bu canıma

Olur da bir gün ucurumun kenarında

Tutanacagım son dal senin nefesin olursa

Hayata sımsıkı sarılıp yeniden sevmek icin

En güzel mutlulukları kalbinde yasamak icin

Nefesinden bir nefes caldım bu canıma

nokta
10-29-2008, 11:00 AM
yaşınız kaç olursa olsun abi dedik artık ..

nokta
10-29-2008, 11:02 AM
haddi hesabı yok
düşürdüğüm sözcüklerin
kan eğiren dil/im çaresiz
dehlize sürükleniyor gizli öznelerim


renksiz başlangıçları sobeliyorum
upuzun saçlarını okşarken gecenin
kimliği yitik kentimde
çürüyen ömrüme
sığ rüzgarlar ekiyorum


zaman
esmer güzü unutup gidiyor yüzümde
içimin karanlığında kayboluyor
gülüşünün ışığını kaybetmiş serçe


kesif bir ayrılık siliyor bütün renklerimi
üşüyor buzullar içinde belleğim
yalnızlık aman vermiyor
nefesi ensemde
büyüdükçe büyüyor hasretim


eprimiş anılara veda eden aşk
sırılsıklam özlemi bırakıyor rehin
çeviriyor kalemin namlusunu
diz çöküp boyun büken şiirlere..

TUTKUN
10-29-2008, 11:02 AM
eyiii öyleee olsun doktor :)

nokta
10-29-2008, 11:04 AM
bir yıldız çaldım karanlık geceden

Yüzün kadar parlak

Gecenin tüm sırlarını aydınlatan

Ve etrafına sonsuz ışık saçan

Bir yıldız çaldım karanlık geceden

Olur da bir gece yıldızsız kalırsan karanlıgın ortasında

Geceden caldıgım yıldızı ait oldugu yere

Gözbebeklerinin icine bırakıp

Yeniden etrafına ısık saçman icin

Bir yıldız çaldım karanlık geceden



Yüregimde yasana sevdanın tüm renkleriyle

Hasretinde koyulasan aşkın mürekkebiyle

Bir siir yazdım her satırında seni anlatan

Olur da bir gün yalnız kalırsan dört duvarın arasında

Her hecesinde kendini bulup yeniden beni sevmen icin

Bir siir yazdım her satırında seni anlatan

Bazen hasretinde gözyaşlarımla ıslandı tüm hecelerim

Bazen mutluluklarınla şenlendi senin adınla biten cümlelerim

Bazen de umutlarımla renklenip güzellesti son kafiyelerim



Dalgaların sesinde huzurun bulunduğu

Günesin, sabah ilk oraya doğmak icin koşuşturduğu

Kır menekşelerinin sadece orda her bahar ciceklerini acmak istediği

Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım

Olur da bir gün koca şehirde yorulursan

Huzuru kendi icinde kesfedip yeniden hayata sarılmak icin

Düşlerimin yeşerdiği yamactan bir yer satın aldım



Azgın Karadeniz dalgalarına bile karsı koyacak kadar sağlam

Sevdamızın büyüklüğünü taşıyabilecek kadar geniş

El emeginin sevginin gücüyle birlesip

İsmini verdigim bir tekne yaptım

Olur da bir gün koca şehir sevgimizi taşıyamaz olup

Omuzlarından silkerse bizi

Hoyrat rüzgarla beraber mutlulukları ayrı kentlerde yasayabilmek icin

Kendi ellerimle mutluluk teknesi yaptım



Utandığında kızaran yüzünün güzelligini güllerin bile kıskandığı

Tatlı gülüşlerinin her bahar ciceklerin arasında dilden dile anlatıldığı

Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım

Olur da bir gün omuzlarına hüznün yükleri agır gelip

Gözbebeklerine ıslak gözyaşları eklenirse

Yeniden gülümseyip gülleri kıskandırmak icin

Gül yüzünde en güzel baharları yasayabilmek icin

Baharı andıran o gül yüzünden bir tebessüm ödünc aldım



Renk renk acıp tomurcuklarında insanlara sevgiyi anlatan

Hayatın en güzel mutluluklarına saçılan

Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım

Olur da bir gün yalnızlık cölünde kalırsan

Her cicekte yeniden hayata merhaba demen icin

Yeniden sevdayı bende yaşaman icin

Bahar tazeligindeki her cicekten bir dal kopardım



Hayatın yorgun kaldırımlarında nefesim daralırsa

Bir gün Azrail beni ölüme ansızın çağırırsa

Nefesinden bir nefes caldım bu canıma

Olur da bir gün ucurumun kenarında

Tutanacagım son dal senin nefesin olursa

Hayata sımsıkı sarılıp yeniden sevmek icin

En güzel mutlulukları kalbinde yasamak icin

Nefesinden bir nefes caldım bu canıma


içimi ısıtan güneş hoşgeldin .. seviyorum paylaşımlarını varol ..

_SaHrA_
10-29-2008, 11:06 AM
canım benim hoş buldum ,
ismail sarıgene yi sevdiğini biliyorum onun bir şiiriyle
günaydın diyeyim balıma dedim;)
sende hoş geldin ruh ışığım benim..

nokta
10-29-2008, 11:06 AM
suskun eylülün
puslu akşamlarını bırakıp ardında
göç ediyor mahzun kırlangıç
bir başka bahara...


düşüyor poyrazla
solgun güz yaprakları ardı sıra
ıssız kaldırımlara…


oysa,
hayata dair ne çok şey saklı kaldı
dilimin ucunda…


hoyrat zaman
kıyıları oyarken dalgalarla
sakın yılma!...
zira
umudunu yitiren
yaşayan ölüden farksızdır unutma!…


vefasız
pervasız ruhlar her an çıkacaktır karşına
sakın aldanma!…


şimdi!..
dudağının ucunda kırık bir veda…
kokunu bırakıp
bakışlarında yağmur taşıyorsun
uçsuz bucaksız bozkırlara…


tutun!...
ufkun geniş mavi kanatlarına
sakın durup ardına bakma…


zira
aydınlık yarınlar
dualarla ışık tutacaktır yollarına ..

nokta
10-29-2008, 11:08 AM
canım benim hoş buldum ,
ismail sarıgene yi sevdiğini biliyorum onun bir şiiriyle
günaydın diyeyim balıma dedim;)
sende hoş geldin ruh ışığım benim..

huzur verdin Figen abla .. dertli bir gecenin sabahında sancılarıma ilaç oldu katkın ve sen .. hoşbuldum .. hoşbuluştuk ..

_SaHrA_
10-29-2008, 11:11 AM
Tüm acılara inat

Güneşe köprü kurdum

Islak gözbebeklerini yüreğimde kurutmak için

Yıldızlara merdiven uzattım

Karanlık gecende gözlerinde umut olmak için

Yel değirmeni oldum sisli sabahlarda

Acılarını yüreğimde öğütüp gülüşlerini görmek için.



Söz verdik yarınımıza, yenilmemeliydik katmerleşmiş acılarımıza

Kalbimizde gözyaşı ve keder olmuş müptela

Nasırlanmış yarınlarımız sanki ezayla cefa

İstemem onca sırtımda yük varken neşeyle sefa

Bin derdime bir gülüşün yeter oysa.
-------------------

birtanem dert ,gam ,kasavet,senden uzak olsun..
evliya gibisindir sen her derdin üstesinden gelirsin...
günün aydın ,günlerin apaydın olsun..

nokta
10-29-2008, 11:19 AM
gidiyorum yüreğinin şehrinden
bir nefes gibi çekip içime sensizliği
rüyalarımı hülyalarımı bırakıp sana
güne doğmayan bu şehirden gidiyorum

batan güneşin gözyaşlarını
doldurup avuçlarıma
sana pişmanlığımı içiriyorum
tenimde tensizliğinle kalmak için
son bir buse alıp dudaklarından gidiyorum


gecenin karasından geçen
acılarımı yüklediğim trenler
mihnetleri taşır katarlarla
dumanlı gözlerimi bırakıp sana
karanlığa gidiyorum


deniz kıyıya vurur ayrılığı
köpüklerle dalga dalga ıslanırım
sırılsıklam olur yüreğim
hayallerin koynuna bırakıp seni
aşkın cehenneminde yanmaya gidiyorum

zorladım hayata tutunmak için sildim her bir seni tek tek içimden .. en acısıda hayatımdan sildim ..

_SaHrA_
10-29-2008, 11:24 AM
gitmemeliydim

Dün gece tüm sokaklarını dolaştım kentin

Yürüdükçe ıslandım her kaldırımında

Yağmur değildi sanki saçlarıma yağan

Hücrelerim değildi sanki içten içe sızlayan

Bildiğim; yüreğimdi acılarına yağmur gibi ağlayan

Her köşe başındaki sokak lambasında aradım kendimi

Seni ise gökteki yıldızlarda...

Uzattım ellerimi erişemedim sana



Sustum bir an; şehrin kalabağına ses verdim

Bir uğultu, sanki sesini duyar gibi oluyordum

Bir sağıma bir soluma bakıyordum

Ümitlendim bir an.

Aradığım ;

Senden bir sesti ölümün suskunluğuna

Bir ışıktı gözlerinden karanlığıma süzülen

Ama yoktu; ne bir ses ne bir ışık

Tüm ümitlerimi kaybederken yavaş yavaş

Yıldırım düştü gözlerime gözlerinden,

Anladım ki ;

Bedenimin tüm damarlarında atıyorsa sevgin

Yaşamak için tek sebebim ;

Acılarımıza inat gülümseyen gözlerin ise.

Pes etmemeliyim ayrılığa.

Gitmemeliyim ölüm kokan karanlığa.

Dilara
10-29-2008, 10:20 PM
içimdeki sevdayı kurşuna dizdim bu akşam

hüzün tarihe karıştı,

hayaller bir başka bahara..

her yarada birer birer eksilen yanlarımı,

gönül kuşumun kanatlarına bağladım bu akşam

sahipsiz yüreklere bağışlasın diye..


anladım ki aşk hakedene duyulmalıymış

değen için ağlanmalıymış..

özlemlerin koynu da olsa aşk vatanı

ben sev demiştim yüreğime

dolu dizgin sev..


nerden bilsin sevdalı yüreğim,nerden bilsin..

sağırsa sevgilinin sahte sevgisi,

sevda türküleri duyulmazmış...

aşkı taşıyamacak kadar küçükse sevgilinin yüreği,

o tertemiz aşk masalı yaşanmazmış..

Üye_EB
10-30-2008, 01:50 AM
--------------------------------------------------------------------------------

hangi aşk mümkündür aşığı öldürmeden
her aşk, her şiir
ardından uzun uzun bakılan adı bilinmedik sevgilerden,
küskün omuzlu terk edilmişliklerden,
perspektifinde hep bir sokak taşıyan
o sessiz
o faili meçhul cinayetlerden
resim altı sözcüklerden
aşk mümkün olsa idi ah, aşığı öldürmeden

bırakır mı yakamı kağıdın ölüm beyazı sureti
elle bilenmiş sözcükler,
yüreğime sokulan serüvenin hançer tadı
nabzımın atışına ayak uyduran vezninde
gece adımları şiirlerimin
bırakır mı yakamı yaşadıklarımı
dökmeden imgelerin giysilerine
hayatın maskelenmiş gerçekliğine
upuzun bir mesafeyle yeniden sokulmak için
yeniden ve yeniden.

Üye_EB
10-30-2008, 01:50 AM
Umutsuz bir aşkın nihayetinde,
karaya oturmuş bir gemi gibi
Direkler virane,yelkenler kırık.
rüzgarlar esmiyor eskisi gibi
Gönüller suskun,duygular buruk.
Ay küskün,çıkmıyor
geceler nazar geçmiyor
Umutlar azaldı ışık sızmıyor,
gazı tükenmiş fenerler gibi.
Gölgeler kararsız ışıklar kırık.
sevda sularına karanlık çöktü
senle dolu mısralar boynunu büktü
Kadehler kırıldı sandalımız çöktü
Şarkılarda tat yoq eskisi gibi
Beste mahsun,güfte kırık

nokta
10-30-2008, 05:48 PM
dün gece çok değer verdiğim br büyüğüm aşk'ı anımsatan herşeyden uzak dur dedi bana .. çok sevdiğim kalemler ve gönüller varken burada nasıl ayrı kalınır.. katkılarınız için tek tek öpüyorum yüreklerinizden .. Saygımla .. Sevgimle ..

nokta
10-30-2008, 05:54 PM
ADIMLA NASIL BERABERSEM

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
bir dakika bile çıkmıyorsun aklımdan
koşar gibi yürüyüşün
karanlıkta bir ışık gibi aydınlık gülüşün

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
uzak uzak yıldızlarla çevrilmiş kainatın
karanlık boşluklarında akıp giderken zaman

adımla nasıl berabersem öylece beraberiz
seninle her saat seninle her dakika seninle her saniye
gönlümüz mutluluğa inanmış olmanın gururuyla rahat
koltuğumuzun altında birer dinamit gibi kellemiz
ve sonra her zaman her ölümlüye
aynı şartlar altında kısmet olmıyan
gerçekleri görmenin aydınlığı alınlarımızda

hacet yok hatırlatmasına seni hatıraların
sen bana kalbim kadar elim kadar yakınsın

Dilara
10-30-2008, 06:07 PM
aşk korkakların işi değil
korkuyla tutku aynı kalbe sığmaz

aşk zenginlerin de işi değil
derler ya para ile saadet olmaz

aşk cimrilerin işi hiç degil
tutup ta yastık altına saklanmaz

aşk sabırsızların işi de değil
ilmek ilmek işlemeden aşk dokunmaz

aşk kahramanların işi mi? hayır
kaybeden sen olmadıkça aşk kazanılmaz

aşk pek akıllı işi de değil
aklından zoru olmayan aşık olamaz

aşk delilerin işi gözümün içi
delinin halinden sual olmaz

nokta
10-30-2008, 06:15 PM
aşk pek akıllı işi de değil
aklından zoru olmayan aşık olamaz

artık akıllandım .. teşekkürlerim güzel ruhuna ..

Dilara
10-30-2008, 06:16 PM
artık akıllandım .. teşekkürlerim güzel ruhuna ..


Senin sayfanda huzur buluyorum..

nokta
10-30-2008, 06:19 PM
ruhundaki huzurda sayfama yansıyor .. ortak paydalarda buluşmak apayrı bir huzur veriyor ..

Dilara
10-30-2008, 06:24 PM
Benim Ceyhun Yilmazin siirlerine asik oldugumu bilirmisin.
Her biri bir mucevherdir benim icin.
Birtanesini, en sevdiklerimden birtanesini seninle paylasmak istiyorum yine.Umarim begenirsin canim.


Ayrı kara parçalarında
Ortak gökyüzüne bakmanın
Avuntusu var şimdi
Ne denir ki bu aşka...
Yokluğumun kültablasında
Kırmızı rujlu sönmüş sigara izmariti
Üzerine yatamadığımız bir yatak gibi kaldı aşkımız
Ne denir ki bu aşka...
Çarşafı bozulmayan bir sevdamız var şimdi


Ceyhun Yılmaz

nokta
10-30-2008, 06:32 PM
söylenecekleri 2 kelimeyle ifade eden her kalemi severim Ceyhun Yılmaz sever olduğuna şaşmadım en az onun kadar derin düşünüyorsun gördüğüm kadarıyla .. eklediğin şiiri gözyaşlarıma eşlik etti ve önemi başka oldu şimdi içimde .. çok zor ağlarım galiba bende artık Ceyhun Yılmaz okumalıyım .. Sevgiler ..

Dilara
10-31-2008, 12:01 AM
söylenecekleri 2 kelimeyle ifade eden her kalemi severim Ceyhun Yılmaz sever olduğuna şaşmadım en az onun kadar derin düşünüyorsun gördüğüm kadarıyla .. eklediğin şiiri gözyaşlarıma eşlik etti ve önemi başka oldu şimdi içimde .. çok zor ağlarım galiba bende artık Ceyhun Yılmaz okumalıyım .. Sevgiler ..

Ceyhun Yilmazin iki kelimeye sigdirdiklarina hayranim guzel yurek,
belki herhangi birine hicbirsey ifade etmeyen iki kelime beni aglatabiliyor.
Ve gordumki senide..
Sanirim biz baska bakiyoruz cümlelere..
Ama sen yinede aglama.

Dilara
10-31-2008, 12:05 AM
Her yağmur ağlatmazdı beni
Gidişin olmasaydı...
Bu kadar geçmezdim kendimden
Çoluk çocuk bile tanır oldu kederimden...
Gitmeseydin de hep ağlasaydım
Adam demesinler bana sensiz
Ve bil ki nerde güzel bir şiir duysan
Artık hepsi benim...


Ceyhun Yılmaz

Dilara
10-31-2008, 12:05 AM
sevemedim pazar günlerini...
ya okulu düşündüm
ya da babamın şehir dışı kamyon şoförlüğünü
hiç bir şey sevdiremedi pazarı bana
bilsem bir pazar günü geleceksin
ıslatacaksın dudaklarımı
sevmez miydim canım pazarları
tam özür dileyecektim sevmediğim tüm pazarlardan..gittin....
eski pazarlarımı bile özlettin!


Ceyhun Yılmaz

Dilara
11-02-2008, 12:17 AM
Sonbaharın en eylül'ü içimde,
Her bastığım kuru yaprak
sen olup o eski şarkıyı hatırlatıyor bana;
Kolumda senden çaldığım tebessüm uyutup büyütüyorum onu,
Bir namussuz rüzgar peşimde,
Saçlarımı ensemden okşayıp yanağımdan öpüyor gülümsetiyor beni
sen yoksun ve sensin her şarkıda ağlayıp üzüldüğüm
Böyle mi bitecekti bu şiir birtanem böyle mi bitecekti bu şiir
son hecesi hüzün...


Ceyhun Yılmaz

nokta
11-02-2008, 12:46 AM
güzel ruhuna teşekkür ederim canım ..

nokta
11-02-2008, 03:24 PM
Issız bir sükunet çoktandır yoldaşım..
Hz.Meryem'in susma orucunu,
Hz.Fatıma'nın kimseyle paylaşmadığı hüznünü ve
Hz.Ebu-Zerr'in Rebezesini giyinmek düşüyor bana...
Yerim yurdum yok benim!!
Dünya yuvarlak olduğu için henüz düşmüyorum ,
tutunmaksa giderek zorlaşıyor!...

nokta
11-02-2008, 03:25 PM
dolaşıyorum gelişigüzel
ayağımın altında dallar eziliyor
hüzün kırılıyor yalnızca

hüzün alıp hüzün satıyorum
kazancım hüzün
kaybım da ..

nokta
11-02-2008, 03:27 PM
Gönlümün Yikintilarinda
Can Cekisir Umutlarim..

nokta
11-02-2008, 03:28 PM
Gittikçe tuhaflaşan tavırlarımın,
Azalan ideallerimin,
Alışkanlık haline gelen sıradanlıkların
Birbirine benzeyen her günün
Adı hüzün olsun!
Aklımda kalan şarkı sözlerinin,
Anılarını sakladığım kirli odamın,
Yağan yağmurun,
Cama dayanmış soluk yüzümün,
İçimde ağlayan çocuğun,
Adı hüzün olsun!
Değişmeyen şeylerin,
Aynı filmin tekrarına benzeyen rüyaların,
Sadakatini elden bırakmayan gönlümün,
İçimdeki yalnız şairin, bu yaşantının,
Ve bu şiirin
Adı hüzün olsun!
.

nokta
11-02-2008, 03:36 PM
Hüzün yüklü morglarım var benim, sol yanımda... Ağrıyor. ...
Düştü kelepçeli gözlerin, kırılan deli sözlerinin yanına.
İçimden fersah fersah kaçışın iç denizine, sancım olur.
Benim sancım İstanbul gibidir, biliyorsun…
Sayfalara sığmayacak kadar bitimsiz.
Coğrafyamı bertaraf eden rüzgâr gibidir yâr …

Yar/sızım ..


Susuzluğun en kesif sayhalarındayım…
Uzun seslenişlere dönüyor suskunluklarım…
Başını alıp gitmiş bir hikayenin peşinden koşarken,
düşürdüğüm sözcükleri dipnot düşüyorum eksik günceme…
Hangi kıvrımından tutunsam acıdan bükülmüş harflere;
Kırılgan İmâ’lar çatırdayarak saldırıyor sanki, içimdeki sancılara…
Uzun ve derin camkesiği çiziklerimden kanıyor,
anlamı morarmış güncemin önsözü …
İç içe geçmiş anlamların karmaşıklığında sıkışıyor, zamana direnen sevdam…



Zaman/sızım ..


Kekeme yüreğim adını sayıklıyor habire.
Adını şerh, yüzünü dipnot düştüm içime! ...
Ki yağmur sonrası toprak kokar adın.
Hadi ifşa et de düşlerini gökyüzüne.
İçsizliğine (h)içleneyim.
Al işte;



(H)içim ..


Koynuma doldurduğum insancıl cümlelerin dili sürçüyor…
Şizoid bir krizin,arsız ısrarıyla kaybediyorum benliğimi…
Öfkeli serzenişler çıkıyor demir kapılarımdan altından,hızla ve yanarak…
Savaşlardan bana kalan her şeyi,
diğerleri gibi takıp koluma;
Yürüyoruz duvardan duvara…
Dilime düşen birkaç tanıdık şarkının,
no(k)tası konulmamış satırlarını
kararlı “ES”lerle no(k)talıyorum…
Boğulmuş sesimle ,
Acı (K)ayıplar afişliyorum şehrimin duvarlarına…



(K)ayıbım ..


Elimde belki çoktan unuttuğun iki fotoğrafın var.
Hangisine baksam (d)üşüyorum yâr..
Akrebin yelkovanı defalarca kez yakaladığı zamanlarda,
ben seni ezberimden silemiyorum.


Susuyorum / üşüyorum / düşüyorum.


Duyumsuyor musun? Soluklarıma sinen kokunu.

Duyuyormusun ..


Hapislik gibi atıştıran yağmurlarda,
yine hüzünlere gönüllü devriyelik yapıyor,
gece yürüyüşlerim…
Bahçemdeki sarı ışığın uzayan gölgesinde,
sessiz ve yasak yalnızlıklar büyütüyorum kalabalıklara…
Hüznün röntgenini çıkarıyorum bilmeden…
Hadi ! tut(un) bana güneşi ,lekelerim çıksın ortaya…
Ya da güneşe tut(un) beni…



Karanlıktayım ..


Ölmeyi denedim kendime, ölemedim.
Sana gelecek zamanlarda tükendim... Artık gelemem. ..
Ellerim (d)üşüyor.
Nefesim tükeniyor... Ne desem duyulmuyor.

Sen duy beni ey yar…

Sessizliğin teninden soyamadım çığlıkları…
Bu yüzden deliyorum öfkemin ambargosunu…
Yine salıyorum yüreğimi,
ölümlü kavgaların şiddetli çarpışmalarına…
Yalana büyüyen bir çocuğu emziriyor zaman…
İnfazlar büyütüyor geçmişimin beşiğinde…



Sallanıyorum ..

nokta
11-02-2008, 03:37 PM
Ne zaman koşsam peşisıra bir sevdanın, yalnızlığımla çarpışırım.
Yalnızlık ben olur, ben parçalanırım ..

nokta
11-02-2008, 03:38 PM
Sana umutlarımı getirmiştim ötelerden
Birde hasretimi
giderken götürecek değilim
sende kalsın
Eğreti zulümlere ve boyası dökülmüş
Bu şehre inat umutlarımı besle
Hasretimle büyü,sil gözyaşını
ey yar
..

SimoN
11-02-2008, 03:40 PM
Gidişinle Ört Sessizliğimi

Gidiyorsun.
Giderken,
Yıldızlar düşüyor saçlarına.
Sesi kısılmış bir rüzgar gibiyim.
Konuşuyorum, duymuyorsun.
Akıyorsun gözlerimden.
Durduramıyorum akışını.
Bentler kuruyorum hücrelerimden.
Yıkıp geçiyorsun yüreğimi.

Yıkık bedenimi toparlarken
İçimi gidişinle kanatıyorum.
Kan revan içindeki yüreğimi,
Kurak toprağa siliyorum.
Ve yağmura susayan toprak,
Yalnızlığımı içiyor tozlu dudaklarıyla.

Gidiyorsun,
Umutlarım tozlu raflara kaldırılıyor.
Düşleri çalınmış bir yürek gibi ağlıyorum.
Bulutlardan yağmurları sağarken
Islak göz pınarlarımı
Taşların yüreklerinde kuruluyorum.

Kayboluyorum karanlıklarında.
Gitme desem de gideceksin.
Hadi vur yüreğime gözyaşlarınla.
Perdelerini kapat gözlerime.
Yak onca yaşanmışlıkları.
Yüreğimden gitmeden
Hadi vur yalnızlığını..
Ben, her kuşluk vakti
Ayrılığınla yıkarım
Kan çanağı olmuş gözlerimi.
Her gece anılarınla yakarım
Sensizlikte üşüyen yüreğimi.


Hadi, durma ayazlarda.
Gidişinle yüreğimi yakmışken,
Acılarınla inatlaşan
Bedenimi yalnızlığınla yıkmışken
Durma, üşüyorum içten ice.
Gidişinle ört sessizliğimi.

Durma, koş yıldızsız gecelere.
Ölmemi bekleme sensizlikte.
Yıldızlar şahidimdir.
Sen yaşarken, varlığında.
Ben; yokluğunda
Seni nefesim diye soluyacağım
Yalnızlığını emen dudaklarımla.

yüreğine sağlık kardeşim..

nokta
11-02-2008, 03:43 PM
Hüznümün virgülüsün Sen

Yaşadığım hüzünler arasındaki

Mutlu nefes alışlarımsın sen
Duraklamalarımsın.
Hüznümün virgülüsün / soluklandığım.
Hasretleri unutup / umutlandığım.
Gecenin karanlığında
İçimi aydınlatan bir mum ışığı,
Açlığımı susturduğum bir lokma ekmek
Penceresiz odalarımın aydınlığı.



Hüznümün virgülüsün sen
Özlemler ve bekleyişler
Gider bizden çok uzaklara
Sen yanımdayken.
Mutluluk tırmanır doruklarıma
Mehtap / ikimizin üzerinde yıkanıyorken.



Hüznümün virgülüsün sen.
Bir gidensin / bir gelen.
Ama yetmez bana bu duraksamalar
Gitmemek üzere gel istersen!
Yıkabilsen aramızdaki duvarları
Ah ne olurdu sanki
Hüznümün virgülü değil
Noktası olabilsen!



Kâmuran Esen

nokta
11-02-2008, 03:44 PM
sayfamı onore eden paylaşımınıza ben teşekkür ederim değerli forumdaşım Simon ..

nokta
11-02-2008, 03:45 PM
Hüznüm!

Yanar dağlar..

Yağmurda yağmur ağlar..

Seller çağlarken şehrin başucunda,

uzakda bir güvercin beni bağlar..

Sordum;

Neyin var ?


Dedi ki;

Toprakda bir yerim var
..

nokta
11-02-2008, 03:47 PM
!!..Kalbi olanları çok az olduğu bu yitik çağda ..HÜZÜNLENMEK.. ayrıcalıktır..Hüznü Taşımaksa..??

nokta
11-02-2008, 03:48 PM
Bırak her şey yerli yerinde kalsın.. Ben aşinayım yokluğuna...Çoktan unuttum bir yüreğimin olduğunu yüreğim aylar önce durdu..
Bırak silme aynanın tozunu,dumanını kaldırma sevdamın,bir devi uykusundan uyandırma.
Aşk tehlikeli bir oyundur sahte sözler yetmez gönül almaya .. her gittiginde;
bir yarım kalmış kendini bulmadan beni arama ..
bana birkez daha gitmek icin gelme,duran kalbime işkence etme,atmaz bir daha dermanı yok canlanmaya ..
Kirpiklerimde asılı kalan yaşayamadığım sevdanın hatırına yokluğumu yok etme!!
daha fazla kandırma beni..
üşüten varlığına alıştırıp yokluğunun korkularına düşürme.
Gitmelerine öyle alışmış ki yüregim korkutmuyor artık ..
Kokunu söktüm duvarlardan.. zor olsada
Bütün eşyalarını topladım .. vazgecmek kolay olmasada
Kapıyı hızla çarpıp gittigin gün bana kalan yalın ayak sevdamın kederiydi. bana ders olan..
Dokunma kapımın ziline benim istediğim gibi hiç çalmadı o .. ayakkabılarını çıkarma kalıcı olduğunu hic düşünmeyim .. yok yokluğundan daha ötesi.. sesizlikte buldum dünyanın en sensiz ülkesini..
orada kayboldum düzene uydum ve sustum..
Suskunluğuma bakma ben coktan tükettim senli seslerimi..
sana özel tek şey suskunluğum kaldı.
Birde odayı açtığında çıkan kapının sesi her şeyi anlatıyor değil mi?
Dünya bu..tek sen değilsin aldanan..tek ben değilim aldana..
son nefesimi az önce sen gelmeden tükettim..
çok şey değişti ne ben kaldım ne de o eski sevgili ..
artık gitmenin zamanı geldi!!
haydi giy zırhını!
alnımdan son kez öp!
yakasına yapışma pişmanlığın.. hiç işe yaramıyor sonu gelmiyor ayrılığın..
hadi gülümse giderken elveda de..
bir sonraki durağında merhabası yok bu sevdanın..
hızlı adımlarla çık kapıdan kollarımın böyle boş kaldığına gözlerimin böyle baktığına aldırma.
Ardından sarılırım ben boş bakışlara..
Şimdi aşinayım yokluguna ..Uğurlar ola..yar..uğurlar ola ..

nokta
11-02-2008, 03:56 PM
Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara


yüreğimi soğuttum zemheri ayazında Sonra uzun uzun rüzgarın gülüşünü seyrettim çaresizce
Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle ..

nokta
11-02-2008, 03:58 PM
Üşüdükçe, uzuyor gece...
Sis çöküyor içime! ..
Uzadıkça, üzüyor gece! ..


Mevsimleer, dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan; kavruk sarı! ..


Topraktan kök...
Ve çeneden diş sökülür gibi koptu elin avucumdan;
bir beyaz güvercin gibi oturuyorken parmaklarımın arasında! ..
Böceklere terkedilmiş yuvalar gibi, şimdi boomboş avuçlarım...
Korkuyorum;
İçime bakmaktan!


Sen olsaydın, ne koyardın yokluğunun adını? ..


Üşüdükçe, uzuyor gece...
Üzüyor üşüdükçe ve içimi sis bastıkça,
hatırlıyorum; sen ve ben 'bir' olurduk...
Bir 'bütün'lüktü bu birlik, çokluktu; yokluk değil...
Az değildik bir iken; fazlaydık, ve yoğunduk...
Çoğulduk, ve zengindik...
Çoktuk bir'ken!
Ya şimdi?..


Topluyorum, topluyorum,
toplayıp duruyorum kendimi yalnızlığımla...
Ben, bir... Ve bir de yalnızlığım, asla "iki" etmiyor!..
Lokmamı kırsam bile paylaşmak için; avucumda kalıyor...
Sözüm, dudağımda kalıyor ve gözüm;
kucağında kapanıyor yine, yalnızlığımın!..
Toplanmaya çalışsam da olmuyor...
Doksandokuz parçamın her biri bir köşede;
boncuklarım saçılmış bir araya gelmiyor!..


Üşüyorum...
Üşüyor gece...
Üşüdükçe, uzuyor; uzadıkça üzüyor ve sis çöküyor içime!..
Mevsimler dökülüyor kurşun rengi ağaçlardan;
kavruk sarı, ve savruk sarı bir yel esiyor içimde!..


Fırınlar tutuşmuyor çırasız, kaynamıyor tencereler ocaksız...
Ben, üşüyorum; şöminede kül gibi...
Bilerek, yokluğundan soğuk mevsim olmadığını!..


Adı var da her şeyin; ne deniyor olmadığın mevsime?..
Bilmiyorum...
Yokluğundan daha soğuk bir mevsimi tanımadım ki ..

nokta
11-02-2008, 04:01 PM
Aldım Elime Kalemi Boş Bir Sayfa Buldum Sen’li Yazılarımın Arasında…
Yalnızlığı Beklemeye Koyuldum Beyaz Düşlerime Esir Olan Karanlık Odamda…
Geldi Sensizliğin Çarpıcı Boşluğunda..
Nefesim Daraldı Yuttum İçimde Her Ne Varsa…
Dört Duvar Dillendi Sessizliğimden !

Sustu Yakarışlar…
Taştı Sessizlik İçimden…
Kelimeleri Karanlığa Bıraktım Hissedilebildiğince !
Ben Konuştum ‘O’ Dinledi…
Ansızın Sustum… Sessizliğini Dinledim..
Dinledikçe
Sevdim Sonu Çığlık Olan Yalnızlığı..

Sarıldım Kuytu Gecelerde Birtek O’na…!
Ne Bir Şikayet Ne Bir Bıkkınlık..
Sevdim Gecelerimde Adı Yalnızlık Olan Sessiz Çağrını…
O’na Rehin Bıraktım Ruhumun Derinliklerini..

Yine Yalnızlığa Alabildiğine Konuştuğum Bir Gecede
Hayallerim Düştü Gözlerimden Birer Birer..
Yüreğimi Gördüm Karanlığın En Ücra Köşesinde..
Lime Lime Oldu Gözlerimin Önünde..
Tutamadım..
Yetişemedim Yüreğime !

İşte O Gece Yalnızlığa Yakardım Sayfalarca..
Ben Konuştum..
Yine ‘O’ Dinledi..

Öyle Sessizdi ki..
İsyana Meyilli Sorularıma Cevap Olamadı Yalnızlığım..
O Sustukça Ben Haykırdım Çaresizce..
Olmadı..
Sensizliğe Çare Olamadı…

Duvarlarım Yıkıldı Benliğimin Üzerine..
Nefesim Daraldı Bu Kez Acıyla…
Yutkundum Her Kelimeyi Yüreğime Batırırcasına !
Sebebim Oldu Her Hecesi Yüreğimi Yakan Kelime…

Yalnızlığı Yalnızlığa Anlattım Gecelerimde...

Pabucu Dama Atılmış Hayallerime Ağladım Karanlığın Yaralayıcı Boşluğunda ..

nokta
11-02-2008, 04:04 PM
Ey Kalbim ..

Bırakıp bırakıp gittin.
Bazen yıllar, haftalar, bazen günler, bazen saatlerce... "Geçmişim" derken, şimdilerde neredesin hiç bilmiyorum. Sahi, hatırlıyorum da senin için " söz geçmez" demişlerdi. "laftan anlamaz. Kafasına buyruktur, canı ne siterse onu yapar. " inanmamıştım. "olur mu canım ! o kadar da değil." diye diklenmiştim tüm söylenenlere inat.
Yine de seni oturtmaya, izinsiz, sorgusuz birşey yapmayasın diye kollamaya başlamıştım. Ancak sen inatçıydın, taktın mı yapıyordun, gördün mü kanıyordun.
Bir bakış , bir gülüş yerinde durdurmuyor ha bire dikleniyordun.
Senin ardına düşüp şehirlerinden, yollarından, diyarlarından olanları görünce, kızardım "bu kadar basit mi yaşam" diye. "irade, akıl ve hiç bir yaratılmışta olmayan bu kadar cihaz varken, nasıl olur da tek başına hareket eder, nasıl olur da takılıp götürür peşinden sizi. O efendi, biz köle olursunuz. "
Şimdilerde seninle beraber halimi gördükçe hak veriyorum.
Peşinden geldiğim şu şehre, yüzlere, tanımadığım bu kadar çok insana, hele hiç yaşayamam dediğim küçücük şu eve bakınca...
Gerçekten de, tatmayan anlamazmış biliyorum.
Şimdilerde bir türkü dilimde hem seni arıyorum hem söylüyorum.
"lale devri çocuklarıyız biz. zamanımız geçmiş aşk şarabından kimbilir en son hangi şanslı içmiş."
Söylesene neredesin? Kimin kapısında kimin dilindesin? Kime söz anlatıyor, işve yapıyorsun? Yada bir çıkmaz sokakağa düştün de ağlıyor musun?
Yoksa yine mi incindin?
Eğer öyleyse lütfen ses ver.
Sana hiç birşey demeyeceğim inan. Seni bulunca ilk işim sarılmak olacak. Yada yok yok sen en iyisi koy başını dizlerime, ben ağlayayım sen ağla. Zaten en iyi yapabildiğim şey ağlamak.
Biz seninle çok eski iki dostuz. Kim bizi bizden daha iyi tanır ki. Gel saralım yaralarını beraber.
"kaçıncı bu" deme! Olsun, bak artık ellerim titremiyor akan kanları temizlerken, demekki alıştık. Hafife alıp, gülme "alışılır mı hiç? " diye..
Unuttun mu? Alışmakta güzel bir yaşanmışlıktı. Hemde en iyisinden bir teselli "ee ben biliyordum." demek de rahatlıyor bazen insanı.
Tamam tamam konuşmayacağım, ağlamayacağımda öylece dikip gözlerimi saatlerce sana bakıp dinleyeceğim . Gözlerim dolarsa yutkunurum hemen, birşeyler söylemek isterse dilim merak etme hemen ısırırım.
Oldumu şimdi gelecek misin?
Lütfen ses ver nerelerdesin ?
Ey kalbim neredesin?

_SaHrA_
11-02-2008, 04:08 PM
Severken Unutmayı Öğrenemedim

Hayat mektebinde,
Kabuk bağlamış yaraya inat nefes almayı,
Karanlığa inat,
Bir mum ışığında yaşamayı öğrendim .
Öğrenemediğim tek bir şey vardı;
Unutulduğumu bile bile
Ölümüne severken unutmayı öğrenemedim.

Kuru ekmekle,
Tuza banıp karın doyurmayı,
Sırtımdaki kamburuna inat
Hayatla her an savaşmayı öğrendim.
Öğrenemediğim tek bir şey vardı ;
Gelmeyeceğini bile bile
Yetim yüreğimle sensiz yaşamayı öğrenemedim.

Her karanlık geceden sonra
Aydınlık bir sabaha uyanacağımı,
Nehir olup aksa da gözlerim
Bir gün güneşle kuruyacağını öğrendim.
Öğrenemediğim tek bir şey vardı;
Dönmeyeceğini bile bile
Mavilere sensiz kanatlanmayı öğrenemedim.

Severken unutmayı
Bir türlü öğrenemedim..
Tek kusurum buysa; özür dilerim.

Dilara
11-07-2008, 06:28 PM
Sevenin sevilene kavuşması var ya ucunda,
Bilir seven uzar, bitmez yollar ve varmaz bir türlü sabaha
Özlem şiirleri yazılır sevgiliye…
Özlemiştir seven sevdiğinin gözlerine bakmayı ve dalmayı derinliklerine
Tutmak ister ellerini ve sarmak sıkıca belini
Saatlerce konuşsun ister sevdiği susmadan
Yüreği coşar ırmaklar misali
Her kalp atışında bir özlem vardır ne yapsa nafiledir
Bitmek bilmez bir türlü
Yazılan ama nokta koyulamayan bütün özlem şiirleri gibi...

nokta
11-08-2008, 12:13 AM
Severken Unutmayı Öğrenemedim

Hayat mektebinde,
Kabuk bağlamış yaraya inat nefes almayı,
Karanlığa inat,
Bir mum ışığında yaşamayı öğrendim .
Öğrenemediğim tek bir şey vardı;
Unutulduğumu bile bile
Ölümüne severken unutmayı öğrenemedim.

Kuru ekmekle,
Tuza banıp karın doyurmayı,
Sırtımdaki kamburuna inat
Hayatla her an savaşmayı öğrendim.
Öğrenemediğim tek bir şey vardı ;
Gelmeyeceğini bile bile
Yetim yüreğimle sensiz yaşamayı öğrenemedim.

Her karanlık geceden sonra
Aydınlık bir sabaha uyanacağımı,
Nehir olup aksa da gözlerim
Bir gün güneşle kuruyacağını öğrendim.
Öğrenemediğim tek bir şey vardı;
Dönmeyeceğini bile bile
Mavilere sensiz kanatlanmayı öğrenemedim.

Severken unutmayı
Bir türlü öğrenemedim..
Tek kusurum buysa; özür dilerim.

ne demeli bilmiyorum size figen abla .. ben bu aralar pek beni geçmişe götürecek yazılardan okuyamıyordum .. öfkemi kontrol altına almak için .. gözyaşlarıma karıstırmak istemedim bu güzel paylaşımınızı .. ilk defa cesaret ettim okudum bu akşam işte .. ve tuaftır beklemediğim bir olgunlukla karşıladım duygularımı .. ben sanırım mavilere onsuz kanat açtım .. ve özürdilerim tek başıma uçmayı seçtim belkide .. bir şiir olma ötesinde bana cesareti hatırlatacak ve sanırım büyüdüğümü .. varol abla ..

nokta
11-08-2008, 12:19 AM
Sevenin sevilene kavuşması var ya ucunda,
Bilir seven uzar, bitmez yollar ve varmaz bir türlü sabaha
Özlem şiirleri yazılır sevgiliye…
Özlemiştir seven sevdiğinin gözlerine bakmayı ve dalmayı derinliklerine
Tutmak ister ellerini ve sarmak sıkıca belini
Saatlerce konuşsun ister sevdiği susmadan
Yüreği coşar ırmaklar misali
Her kalp atışında bir özlem vardır ne yapsa nafiledir
Bitmek bilmez bir türlü
Yazılan ama nokta koyulamayan bütün özlem şiirleri gibi...

güzel yüreğini yansıtmışsın yine sevgili ölümelek .. ne zaman paylaşımlarını okusam keyıf duyuyorum .. tsk ederım bu güzel yüreğe değen şiir için ..

TUTKUN
11-08-2008, 05:46 PM
doktor helal olsun sana.valla brawo tekrardan

nokta
11-11-2008, 07:33 PM
teşekkür ederim ..

nokta
11-11-2008, 07:36 PM
Korkmadım
Kıvrılıp uyuyan yılandan
Korkmadım hırlayandan
Bir yapan vardı
Tüm bunları tek tek
Ve o dilemedikçe
Durmazdı saklımdaki yürek

Yılmadım
İşten güçten kolayca
Yılmadım keder yoluma çıkınca
Bir veren vardı
Tüm bunları tek tek
Ve o dilemedikçe
Bükülmezdi verdiği bilek

Darı dünyama sığdım
Küçük cüsse, büyük gaf
Sığındım yolsuzun yolundan
Bildiğim tek dağ Araf
Bir seven vardı
İsmimle cismimi tek tek
Ve o dilemedikçe
Gelmezdi kabza melek

nokta
11-11-2008, 07:39 PM
Kırgın her sevdanın sesi
Kulağımı çınlatıyor
Hata…
Limon ağaçları ekşitiyor
Dallarını…
Dilim buruluyor

Kamaşan gözümün yanına
Eş olmuş ağız tadım
Ya da
Zeytinliğin orta yerinde
Kim bilir
Kalakalmışımdır bir başıma
Belki de ondandır…
Kararan gece
Ağarmıyor…

Bir karabatakla
Denizi arayan küçük karabalık
Ne vakit dost olurlarsa
O zaman düzelir
Aynada yüzüme bakan hüzün
Güler belki de umarsız
Ne bileyim
Bu ara hesabım tutmuyor…

Olmayınca olmuyor a canım
Olmayınca
Olmuyor ..

nokta
11-11-2008, 07:42 PM
Uçurtma kuyruğuna takılmış hayallerim
Üşümüşler besbelli
Yokmuşum yenilmişim canımdan bezmişim
Tutunmuşlar bir kuşun kanatlarına
Sürüklemiş bir rüzgâr buzlu saçlarında

Gençliğimde tanıştığım kaç ecinni varsa
Toplansınlar baş ucuma
Ve öpsünler kanayan parmaklarımdan
Tutunamıyorum yutkunamıyorum
Çırpınışım duyulmamış ummanda
Batmışım batacağım kadar denizin tuzuna

Yolunan saçlarım kalmış avuçlarında
Yeni kollarım çıkmış kırıldığı yerden
Ben dalım sanmışım dağım dikilmiş karşıma
Akan sular durgun olanları uyandırmış
Çağlamışlar bir baharın pususunda

Hayalimdeki gemiler bir yol tutturmuş
Kaptanını ıslıklamış ummanın kör yıldızları
Kırılmış tüm midye kabukları
Ağlar ağlamış ölü kırmızı balıklara
Lanet okumuş denizin anası "la"dan
Çığlıkları karışmış haykırışlara

İzmaritlerin gölgesinde bir kıyıya varmışım
Yarmışım sözde, yalandan aldanmışım
Sarhoş bir hayatın ortasında
Aptallığına vurgun
Tek aşık gibi sersefil
Gecikmiş bir zamanın köründe
Uyanmışım başıma okunan o salâ’da

Savurun mavi boncuklu nazarlarınızı boynuma
Bırakın bedenimi hakkımdan gelecek kuyuya
Yanıp arınayım artık kalan günahlarımdan
Gayya’nın nasırlı ayaklarında..

nokta
11-11-2008, 07:47 PM
Duvarın arkasında kaldı bilinen tüm hakikat
O kadar uzak, bir o kadar içimde saklı hayat

Ne vakit yol görünse fincanın kara telvesinde
Gitmenin tatlı keyfi yerine acısı düşer ellerime

Hazırlanılmaz bir güz’e geçmez mevsimler
Gözde büyütülür gar soğuğu geçmez trenler

Hangi yol büyür bu kadar el bebek gül bebek
Hangi deli oğul balıyla dolar kovandaki petek

Şaşkın bir terk dolaştırır ayaklarımı yürütmez
İşitmez feryadımı duvarlar seslensem de işitmez

Yanındayken saçlarına takılan gümüş teller mi
Yoksa kırgınlığının sebebi çok sevdiğinden mi...

Yanık bir rüzgar öpüşüdür pişmanlık denen
Yakıcı mevsimin kol kanat çekişidir esiren

Tut ki hiç bilmedik hiç uyanmadık aynı sabaha
Tut ki aç kalmadık adalete seninle omuz omuza

Çekmedik mi merhamet yemenisini vicdansızdan
Bakmadık mı vazgeçen ümitsizlerin arkasından

Şimdi yol göründüyse gidilecek mecburi meçhule
Bahçemdeki cevizden o gemiyi kaldır makbere ..

TUTKUN
11-12-2008, 02:16 AM
doktor gelmiyorsun artık tedaviye.dersler mi zor? yardım edelim:)

nokta
11-12-2008, 03:57 PM
dersler yoğun elbette .. yalnız tedaviye gelmeyede pek gerek kalmıyor .. Kendine yardım edecek nefesler varken .. Teşekkürler tutkun211 abi zarifliğinize ..

nokta
11-12-2008, 04:13 PM
su soyundu
ormanın cinnet kaburgasından…




birkaç utançtır artakalan/ krallığında bir cücenin
en çok soytarılar ölür oysa
şah-mat’ın ardından




yürüdü dağ/ nehir yürüdü…
yürüdü toprak/ atom yürüdü…
ne kaldı ölüm türküsünden başka/ bir çocuğun gözbebeklerinde…
gözbebeklerinde çocukların
ölüm süngüsü
oyuncaklarında
çaresizlik türküsü





su soyundu
dünyanın omurgasından
artık kirlenen bir tarihtir
savaşlardan kalan ..

HayaLTeaM
11-12-2008, 07:43 PM
Duvarın arkasında kaldı bilinen tüm hakikat
O kadar uzak, bir o kadar içimde saklı hayat

Ne vakit yol görünse fincanın kara telvesinde
Gitmenin tatlı keyfi yerine acısı düşer ellerime

Hazırlanılmaz bir güz’e geçmez mevsimler
Gözde büyütülür gar soğuğu geçmez trenler

Hangi yol büyür bu kadar el bebek gül bebek
Hangi deli oğul balıyla dolar kovandaki petek

Şaşkın bir terk dolaştırır ayaklarımı yürütmez
İşitmez feryadımı duvarlar seslensem de işitmez

Yanındayken saçlarına takılan gümüş teller mi
Yoksa kırgınlığının sebebi çok sevdiğinden mi...

Yanık bir rüzgar öpüşüdür pişmanlık denen
Yakıcı mevsimin kol kanat çekişidir esiren

Tut ki hiç bilmedik hiç uyanmadık aynı sabaha
Tut ki aç kalmadık adalete seninle omuz omuza

Çekmedik mi merhamet yemenisini vicdansızdan
Bakmadık mı vazgeçen ümitsizlerin arkasından

Şimdi yol göründüyse gidilecek mecburi meçhule
Bahçemdeki cevizden o gemiyi kaldır makbere ..

canım kardeşim keyifle okudum ve bir çok yol gösterdi. bu şiir bana yüregine salık.. saygılar.