Duyuru

Duyuru Module
Collapse
1 of 2 < >

Merhaba

Merhaba, öncelikle Sevgi ve Aşk Forumları Sevgi.name.tr sayfamıza hoşgeldiniz. Lütfen daha çok özellikten yararlanmak için bir üyelik alınız.
2 of 2 < >

Duyuru

Merhaba, Sevgi ve Aşk Forumları tekrar uzun bir aradan sonra yayın hayatına başladı. Eski mesajlarınızı görebilir ve bu mesajlara cevap yazabilirsiniz.
See more
See less

Kahraman TazeoĞlu Ve Şiirleri

Page Title Module
Move Sil Collapse
X
Conversation Detail Module
Collapse
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Kahraman TazeoĞlu Ve Şiirleri



    Ay’a ilk ayak basıldığı yılın 10 Ağustos’unda doğdu. İstanbul’un cileli ve kesmekeşli ortamında, o şehirde bir omur harcayacağını bilmeden hep “duşunen” bir cocuk olarak buyudu.

    Cevizli semtinde, bir dere kenarında oynarken, mahallenin delisi kovalayınca “korkuyla” tanıştı.

    Ailesi İstanbul’un mutena semtlerinden Fenerbahce’ye taşınınca daha az korkmaya ve Fenerbahceli olmaya basladı. 6 yasinda ilk kez bir maca gitti ve en sevdigi Fenerbahce şapkasını caldırdı. (Bugun bile o şapka icin uzulur). 7 kardeşin 2 numaralı olanıydı ve ilerde bir mahalle takımında 2 numaralı formayı giyerek maclara cıkacağını bilmiyordu.

    Ablası okula başlayınca cok kıskandı ve sacını cekti. Bir yıl sonra ise okulunun ilk gununde annesi onu sınıfına sokmayı zor başardı... O gun cok ağlamıştı.

    Arkadaşları teneffuslerde cesitli oyunlar oynarken, o hep “duşunuyordu”...

    İlkokul bittiğinde bir korku filmi senaryosu yazdığını iddia ederek arkadaşlarına kendini guldurdu. Daha sonra sinema ile sadece “seyirci” olarak ilgilendi. O hep bir sinema tutkunu olarak yaşayacaktı; cunku siirle daha tanışmamıştı.

    12 Eylul ihtilalinde ortaokula başlayacaktı ve tek başına belediye otobusune binmeyi oğrenecekti. Daha sonra yağ, tup, şeker ve gaz kuyruklarında beklemeyi ve soğuklarda uşurken ağlamamayı...

    Mahallede her kırılan camdan Tazeoğlu kardeşler sorumlu tutulmaya başlanınca, baba Hayati Tazeoğlu ani bir goc harekatıyla tum aileyi yeniden Cevizli’ye taşıma kararı aldı. Buna en icerleyense kucuk Kahraman oldu. Geride bıraktığı mahalle arkadaşlarını bir gun yeniden gorebilmek umidiyle yanıp tutuşurken birden ilk defa yaşayacağı bir duyguyla karşılaştı. Karşı komsunun kızına aşık olmuştu. Mutluluğu, acıyı, huznu ve ağlamayı yeniden keşfetti. Butun bunların toplamının ona şiiri oğreteceğini bilmiyordu. Ablasının yazdığı şiirlerle dalga gecerken hatta “şiir de neymiş; sacmalık” diye iddia ederken gece gunduz şiir yazmaya başladı. Sonunda o terk edildi ama şiir onu terk etmedi. Yine aşık oldu, yine terk edildi, yine şiirler yazdı.

    Matematiği gereksiz bir ders olarak gorduğu icin, hocaları da onu gereksiz bir oğrenci olarak gordu. Uzun bir sure ara vereceği eğitimini daha sonra bin pişman olarak devam ettirecekti. Bu arada ailesi “eti senin kemiği benim” diyerek onu bir kuafore cırak olarak verdi. 10 yıl surecek bu macera ozel radyoların acılmasiyla sona erecekti.

    Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve “oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık” dedi. Halbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genc Kahraman’dı...

    cocukluğundan beri ozendigi spikerlik hayali daha da derinleserek artmaya baslamisti. Annesi bebekliğinde cok ağladığı zamanlarda onu radyonun yanına yatırır ve susmasını sağlardı. cok cocuğa bakmakla yukumlu olan bir annenin bulduğu bu cozum ilerde kucuk Kahraman’ı radyocu yapacaktı.

    Derken; gunlerden bir gun, Turkiye’de ilk ozel radyolar acılmaya başladı ve mesleğinde cok onemli bir yere gelmiş olan genc Kahraman, bu işe sevdalandı. Artık o radyocu olabilmek icin yıllarını verdiği mesleğini bırakabilirdi. Sıkı bir radyo takipcisi olan genc Kahraman, “Gecenin Serserisi”ni dinleyerek hatta yayın yaptığı radyoya kadar gidip kendisiyle tanışarak hayatında ilk kez bir radyo studyosu gordu. Bununla da kalmayıp Orhan cetin tarafindan programa konuk edildi, şiirler okudu. Gelen olumlu tepkiler kendisini yureklendirdi ve o gun radyocu olmaya karar verdi. Mesleğini zirvedeyken bırakarak, yayın hayatına yeni “merhaba” diyen Kadıkoy FM’de yayına başladı. Sonraki ruzgarlar onu baska radyolara surukledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu.

    şimdi Mavi Ada diye bir yerden şiirler seslendirerek gece bunalım oranını yukseltme calışmalarını surduruyor. Kahraman Tazeoğlu’nun “Seni İcimden Terk Ediyorum” “olu Bir Kentin Morg Alfabesi” adli iki şiir kitabı var. Bu kitaplara bir de “Araz” adlı bir romanını ekledi. “Mavi Ada Mektupları” ve “Tutsak Mektuplar” adli iki derlemesini de listeye ekleyerek 5 kitaba ulaştığını soylersek geriye sadece asağıdaki notu duşmek kalır...
  • #2

    SENİ İNTİHAR ETTİM

    Deli dolu gectik ateş hatlarından
    Sevgim korkuyla beraber buyudu icimde
    Sevdikce korktum
    Korktukca daha cok sevdim
    Er gec birbirini boğacaktı bu duygular, biliyordum
    Neden sonra farkına varıyor insan
    Ayağına takılan butun taşları
    Yoluna kendi doşediğinin

    Senin yarınlara inancın benden yukluydu
    Daha cesaretliydin
    Planı catılmamış yarınlara ektiğin umutlar
    Er gec acacaktı, biliyordun
    Deli sevdalı cocuk ruhumun
    Nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı
    Değersiz değerlere sırt donmuş, guvenli saflığında
    Bir sonsuzluk buldun kendine
    Ve hayatımızın resimlerini cizdin duvarlarımıza
    Sonra birden
    Yeşil bir kentte
    Ilık bir yaz gecesine astın beni

    Sevdalı omrumun dakikası beş para etmedi
    odedim
    Cumlelerim seni taşımaktan yorgun duştu
    Son sozun
    Ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yureğine yenildim
    Gecmişten nefes alıp gecmişe nefes verdim
    Anılar kemirdi yureğimi
    Felc oldu hislerim
    Zamanın coktan dibe coktuğu kum saatimin belinden
    Tek bir saniye bile suzulmuyordu
    Ters cevirmeye cesaretim yoktu
    cunku yeniden başlayacak bir hayatın
    Korkağı olmuştum

    Aşkların sonrasında huzun vardır
    Ya sen huznu boğarsın
    Ya da huzun seni boğar
    Ama birisi kanatlarını kırarsa eğer
    Yaralı kuş rolune soyunacağına
    Yurumeyi denemelisin
    Hayata donmelisin

    Bunları duşunebilmek bile kendime donuşumdu
    Ve sonunu infaz ediyordu icimde
    O gece yureğimden sağ cıksaydın eğer
    olen ben olurdum
    O gece
    Hayatın lekesiz bir anında
    Seni intihar ettim
    şimdi katil benim

    Artık guncemde bir boşluksun
    Yavaş yavaş taze anıların altına gomuluyorsun
    Ve sana ait sandığım her şeyin
    Aslında benim olduğunu oğreniyorum
    Hicbir duygunun tek ilhamı değilsin
    Kendimi keşfettikce
    Seni kaybediyorum
    Ve ufkuma sensizliği
    Korkusuzca geriyorum

    Comment

    • #3

      “Yalnızım cunku sen varsın”

      “Gel”, desen gelirdim
      Gittiğin uzakta bendim
      Dağ gibi bir ihanetten duştum
      Bu kendime son gelişim

      olumbaz opuşler kusuyorum ceplerime
      Kendimi sucustu yakalıyorum
      Ve kentsizliğimin isimsizliğini
      Araz’a uyak duşuyorum
      Gozlerime senden duşler suruyorum
      Islak bileklerim kan bayramına yatıyor
      Bana en buyuk tehdit yine ben oluyorum
      Sonra bir durağa yaslanıyorum
      Sonra bir kente
      Ve sen gidiyorsun
      Ben kanıyorum
      Diyorlar ki “kendini dinleme hicbir şey soylemiyorsun”
      Oysa “gel” desen gelirdim, biliyorsun

      Yorgun Halic’e biraz inat
      Biraz ihanet bırakıyorum
      Ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avucluyorum
      Aklıma duşuyorsun
      Duşuyorum
      Duşunce
      uşuyorum
      Azgın huzunlerle korluğume gocuyorum
      Ayrılığın saati kac geciyor bilmiyorum
      Yalanlarımla bir hiclikteyim
      Beni icinden kac!

      Bu kentte her yağmur kendini ağlar
      Aklıma duşsen yalnızlık oluyorum
      Ağzımdaki uykudan opmuyorsun nicedir
      Nerde, kimi uşuyorsun?
      Artık kendini yakan bir ateşim
      Kendimize birbirimizden duşler yapamıyoruz
      şimdi boş duraklarda yaslanıyorum
      Boş kentlere
      Oysa “gel” desen gelecektim

      Gun duşlerime donuşlerimde
      Bakışın iciyor beni gozlerimden
      Govdemi duşuruyorum guz yavrusu duraklara
      Uzaklığına uzanıyorum
      Sevdiğin sonbahar geciyor ustumden
      Ama artık hicbir goğu icmiyorsun dudaklarımdan
      Yıkılıyorum şarkılara
      “Kimseler biliyor”
      Yalnızlık dostumdu
      şimdi korkum oluyor
      Oysa “gel” desen gelecektim

      Artık her şey kımıltısız bir geceye donuşuyor
      Guz artığı saclarımda oynaşan sensizlik
      Goz karana yenik duşuyor en korkak yanlarımdan
      Kendimi yitirdikce sana gidiyorum
      Gobek cukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
      Duş satıcısı, ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
      Uysal yalnızlıklar satın alıyorum
      Guluşumle odeyerek
      Ve icimde yalancı bir katil taşıyorum
      Yeni utanclar biriktiriyorum eski gunahlarıma
      Cuzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
      Kirli sozlerimi temize cekme
      Oysa “gel“ desen gelecektim

      Gozlerim ihanete ihbar taşıyor
      Kuşkulu bir cinayete fısıldıyor kaşlarına
      Sozu namluna surmelisin şimdi
      En yaralı yanımdan vurmalısın beni
      cunku ucmak duşmeyi goze almaktır

      Avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
      Ne vakit nikotinli ellerinden yola cıksam
      Susuşuna kan dokuyor gozlerim
      Sen gozune ciğ kactı sanıyorsun
      Oysa bilmelisin Araz’ım
      Kimsenin ici gorunmez
      Ve hic bulamadıklarını
      Asla yitiremezsin
      Bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
      Soylenecek butun sozler

      Her sabah akşam oluyorsun
      Alnından ellerine damlıyorsun
      Yuzundeki yağmurla iniyorsun kente
      İcine dert oluyorsun kentin
      Dışına yağmur
      Yureğinde dağılıyor kristal şehirler
      Duvarların kan oksuruyor
      Ve sen
      Başkalarının gozlerini
      Yuzumde aramamayı oğreniyorsun
      Beni bir durağa yaslıyorsun
      Beni bir kente
      Gidiyorsun
      Oysa “gel” desen gelecektim

      Susmak en inatcısı olmaktır yalnızlığın
      En susmakta neydi oyle
      Sen en dinlerken
      Biliyorum Araz’ım
      İnsan kendini bulmamalı, hep aramalı
      Gittiğin yerden başlıyorum oyleyse
      Gece cinnetlerimi de alıp yanıma
      Denize bakmayı bilmeyenler
      Bir gun mutlaka boğulur
      İşte bundandır gozlerinden kacışlarım

      Siz hic yar sacının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı?

      Ben şimdi gurbetim
      İcimde taşıyorum
      Heba olsa da senlerce yılım
      Oysa “gel” desen gelecektim

      omrumden duşurduğum sol anahtarlarına takılıyorum hep
      Ve hayat yuklu kamyonlar geciyor ustumden
      şairler oludur derler (inanmıyorum)!
      En karanlık ceketimi giyiyordum
      Işığa kordum cunku
      şimdi ise guneşe ilerliyorum
      Dirilmek icin

      Kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
      Gecenin kor gozunden utanıyorum
      Hadi bana en militan kelimelerle saldır
      Batır icime cumlelerini
      Beyhude bir dehşet bırak bana
      Hak ediyorum

      Gizlilikten olmek uzere olan bir akrep sızıyor icime
      Can kaybından oluyorum
      Cenazemde namaz kılacağım
      Zan altındayım
      Yalanıma inanıyorum

      Yorgun soylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
      Kırılır mı bilmem huznumde taşıdığım kin
      Kinim kendime
      Susuşum sana
      Kusuşum tum dunyaya
      ustu kalsın ihanetimin
      “Gel” desen gelecektim
      Yine bir tren geciyor icimden
      Sen kesiliyorum guluşumun karşılığı
      Sacların bir ruzgarın oykusunu taşıyor
      Gormuyorum, soylemiyorsun, kırılıyorum
      Hicliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
      Sana bir oyku cıkarıyorum ağzımdan
      Susle beni ey aşk!
      Gectiğin yerleri opuyorum

      Yarısı yanık bir aşkın kullerini taşıyorum
      Dişlerindeki nikotin tadı terkimde
      Sirenler ve ateş hatları icip
      Sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
      Islak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
      Ve bir asansor kapısı onunde
      Aslında yuzume tukuruyorsun da ihanetimi
      Ben habersiz gulumsuyorum
      Yasadışıyım
      Tutukla beni gozlerimden

      Kalemim bitti, yitirdi şiirini şuur
      oldu kanımdaki murekkep balığı
      Solumdaki sise intihar etti intiharlar
      Bir aşkı kaca katlayabilirdi ki ezik bir yurek
      Yaşamak icin gec bir zaman
      olmek icin ise erken

      cok davullu bir senfoni surcuyor
      Dikiş tutmaz ayrılığımda
      Kirpiğinden yapılma bir darağacına
      Geceyi asıyorum
      Yoksun
      Bu yağmurlar ıslatmıyor beni
      Bir durağa yaslanıyorum sensiz
      Gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum
      “Gel” desen gelecektim oysa

      Kulaklarımdan bordo denizler dokuluyor
      şimdi herkes biraz sen, biraz acı
      Goğsumde bir vagon
      Gizli sozler batıyor
      Fırtınalar cıkıyor ustume

      şakağımda
      İntihar acemisi bir şairin
      Delilik provaları
      Arkandan uluyan kapılardan
      Sokuyorum kokunu
      Yokluğunu kokluyorum
      Yokluğunu yokluyorum

      coz gozlerimi senden hadi !
      ucranda yak bakışımı
      Gozlerine bekci sevdam
      Dunden ve senden kalmayım
      İcine her duşen
      Kendi keşfi sanıyor seni
      Oysa sen
      Melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
      Ve kendini acıtmak istiyorsun
      Ama guller kendine batamaz
      Bilmiyor musun?
      "Gel" mi diyorsun?

      Herkes kendi gorduğune bakar
      Peki hayatın ruzgarında kime yelkeniz?
      Kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
      Hadi ! en kanadığımız yerden susalım
      "Gel" desen gelirdim
      "Git" dedin ve gittin

      Aşka...
      Ruzgara...
      Ayrılığa...
      Zamana...
      Eyvallah...

      Comment

      • #4

        Seni Yine Terkedeceğim

        Seni yine terkedeceğim
        Ve bilmediğim dillerde ağlayacağım
        Kirpiğime tuz duşecek
        Sevgim kadar buyuk değilmişsin diyeceğim
        Ve seni yine terkedeceğim

        Bir kapı aralığında bırakacağım ellerini
        İsimsizlikler doğurmaya yatacağım bu yosun kentinde
        Ne ilk gelensin ne son giden
        Seni bana terketmelerine izin vermeyeceğim
        Seni her gece terk edeceğim

        Aşk-ı cinayetim olacaksın
        Ve yalnızlıkların en coğulu bana kalacak
        Duşle coğalttığım bu yaşamın adı
        Duşmek olacak

        Uzak bir şehirde hic gormediğim bir kızı seveceğim
        O bana sarıldığında
        Goğsumde bıraktığın darp izlerin kanayacak
        Ve bir cocuk annesini kaybedecek carşılarda

        Ağlamayacak kadar vazgececeğim senden
        ofkeme bile değmezmişsin diyeceğim
        Ve seni yine terkedeceğim

        Gunler devrildikce ağıt tutacak sonbahar
        Ruzgarlara karanfiller ekeceğim
        Yollarda kaybedeceğim aşkımın ilk harfini
        Seni
        Kirli kent bakışlı
        Bozkır saclı bir kıza ekleyeceğim

        Aşk iki kişilik bir yalandır sevdiğim
        ve ic kanamalı bir aşkın
        Murekkep fırtınasıdır bu şiir

        istersen yalnızlık duvarlara yakışır de
        ve bakışlarını sev
        Ben sende herkesi terkedeceğim

        Comment

        • #5

          Umrumdan taşıyor zamansızlığım.
          İsmin icimde titriyor, sesin sesime duşuyor; ses veriyorum...
          Oysa sen en sağır yarasın yureğimde...

          Gozlerini gunceme duşurduğumden bu yana,
          Yorgunum gitmelerin tumune.
          Gozlerini gunceme duşurduğum gunden bu yana,
          Dipnotlarda curuyor sevda adına ne varsa...

          Meğer ne cok beklemişim gelmeyişlerini.
          Sen beni anlarsın be usta
          Ne garip sıkıntıdır şu suskunluğuma en uygun makamı bulamamak.
          İcimin buz kestiği yerden cıkıp geliyorsun gozlerime.
          Sen geldiğinde ise duşurmuş oluyorum duşunden kendimi...

          Comment

          • #6

            Kahraman Tazeoğlu - Unutulmuyor İşte..!


            Unutulmuyor nice sevdalar bekliyorda
            Gitmeye yurekmi kaldı soylesene
            Gozlerinde icimi torpulediğim kadın
            şimdi insanlara bakıyorum
            coğunun bekleyeni ,omrune bir omur daha ekyeni var
            Diyorlar ki kusme aşka daha kimler gelecek kimler gececek
            Bilmiyorlar ki en son giden herşeyimi goturdu..
            Bilmiyorlar ki en son giden daha sonra gelecekleri bile goturdu....
            şimdi ben bu eskitilmiş gencliğimle
            Yaşımı tersden yazıp oylece giden bir senin ardından
            Kime hangi sevgimi vadedecem soylesene silinmiş harfim benim
            Ellerimi tutana bulaşacak kokun
            Soluğumu paylaşan harflerini yutacak
            Oysa ben yutkunamayacağım bile
            Kurudu boğazım sen gideli
            Ki sana aldığım son buket bile kurumamıştır daha
            curumedi vurduğum yer
            Gozle gorunmez darbeleri gidişinin
            oyle bir yer kanıyor ki icimde kanım var her damlanın icinde
            Senle aldığım nefesleri vermedim daha
            Senle aldığım nefesleri, sensiz verdiklerimle sıvamaya calışıyorum
            Tıkanıyorum işte ,soluğum kesiliyor
            Giderken bir zamanlar bendeliğini de goturseydin ya
            Yada zıttı olmayan bişey yapsaydın sen gibi
            Tanıyorum ben seni geldesem gelmezsin
            Gidersin git desem
            Ve gidersem bigun neylersin
            Hic birsey soylemeden benden bir nefes duymadan kalsam
            Sen hic susmasan ben cıt duymasam
            Kalsan neylerim
            Yıkımdan coğaltırımda seni butun enkazlardan sağ cıkarırım bizi
            Ey yar goruyorsun ya sonunda yine aşk kaybediyor
            Hayat kazanıyor..
            Sen benim susuzumluğumu dindirecek yağmuru bulamadın
            Ben senin yağmurunu yağdıracak o bulutu
            Duş/tun kalkma sakın bu ayaklanış
            Sana olumden yakın
            Ben yaşarım sen yokken
            Ya ben sende sangığından coksam
            Ben varım senin yokluğun kadar dunyadaki yerim
            Sen kendini bulursan eğer yaşarken olmayacak
            Sen dilediğince varım de bende yerin kalmıyacak
            Sectiğin yaşamın son sayfasını okur gibi oluyorum
            Ve yaşamın son sayfasını,yaşamanın on sozune gururla bakıyorum
            Elimi uzatırken tutmaya vaktin yoktu
            Bize bir adım varken gelecek gucun bitti
            Mutluluğu sığdıracak yureğini arıyorken
            Tutkumun o kor gozu,o yağlı ipi cekti
            şimdi farkına bile varamayacaksın bu olumun
            oyle derin bi uyku bekliyor ki seni
            Uykundan duşunu calsalar haberin olmayacak
            Hep susmayı istiyordun işte sana dilsiz bir goc
            Gun olurda uyanırsan beni değil kendini sec
            Tadın damağımda,acın icimde hala
            Ne icin aglasam gozlerimden akan
            Sen gittikten sonra biriktirdiğim yaşlar
            oyle bir bittikki biz
            oyle bir gittik ki bu şehirden
            Ama ,ama unutulmuyor işte
            Ellerinin dokunulmazlığı
            Gozlerinin bakılmazlığı
            Seninle gecen her anın başa alınmazlığı
            Unutulmuyor işte..
            .

            Comment

            • #7


              Kahraman Tazeoğlu - En Fazla İcimde olursun

              [CENTER]En fazla icimde olursun
              Cesedini suruklerim gittiğim her yere
              Kızıl sonbaharım
              Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi

              Ellerimde coğul bir golge kuşu
              Adının arkasına basmadan yurudum
              Alnımda birikti cizikler
              Adımdan cıkardım aklımı
              Aklımsız kaldım
              Neylersin
              İnsanız
              Ne yapsak eksiğiz işte
              olume ayarlı saatiz


              En fazla icimde olursun
              Sorarım
              şiir papiruslerinin hangi koşesine karaladın beni?
              Hangi hare’mden yakaladın da ciğnemeden yuttun gozlerimi?
              Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu
              [B]Hangi ruzg

              Comment

              • #8

                hakikaten kahramanca bir kalem...tşkler..

                Comment

                • #9

                  Emeklerinize sağlık sevdiğim yureklerden biri

                  Comment

                  • #10

                    Uyanma Diye

                    Saclarını ruzgara satan kıza...

                    Uyanma diye acık pencereden iceri koşan sesleri yuttum
                    şafak soktukce ben diktim
                    Dimdiktim
                    Eğilmedim
                    Uyansan belki gidecektin

                    Caddelerde canhıraş kamyon sesleri
                    Caddelerden kırık farları topladım
                    Yoksa uyanacaktın
                    Yaz sıcağında tavla şakırtıları
                    Kulağından kırık zarları topladım

                    Bir vakit yastığından sacların aktı
                    Ak değil karaydı
                    Ucları kırıktı
                    Dallarındı
                    Kırılmış dal uclarında sabahladım

                    Uyanma diye
                    Sayıklamalarını ayıkladım
                    Sesli harfleri cıkardım
                    Seslerini kulağına yasakladım
                    Duysan belki uyanacaktın

                    Sana bir şiir yaz'dım
                    Bir şiir sonbahar
                    Yanında kal'dım
                    Uykunda firar

                    Uyanma diye
                    Gokyuzunden en parlaklarını caldım
                    Gecene uzak yıldızlar kaydırdım
                    Uyanma diye uyanmaları icime sakladım
                    Sabah ezanlarını senden kacırdım
                    Yuzune baktım
                    Yuzsuzluğumden utandım

                    Derin uykuna duştum
                    Ruyana masal

                    Boyundan geceye duştu yastık
                    Ellerimle saclarına yas'tık
                    Sayamadım kactık
                    Geceyi sana yazdık

                    olme diye nefesini dinledim
                    Sen aldın ben verdim
                    Ben verdim sen aldım
                    Yoksa uyuduğumu sanacaktın
                    Uyanma diye ben oldum
                    olmezsem uyanacaktın



                    Kahraman Tazeoğlu

                    Comment

                    • #11

                      Askın Yalan Olduğunu Soylemediler Bana

                      Aşkın yalan olduğunu soylemediler bana, bu yuzden yara bereyim gonul evimde...
                      Kaşlarımdaki ofkeyi susturacak soz bulamıyorum lugatımda!
                      Yakışmıyor artık sana susmalar tadını kacırdın yıllarca. Aramıza boyumuzdan buyuk ayrılıklar koydun oldu mu? Bende kalabalığın tenhalaşıyor yavaştan... Meltem esmiyor nicedir, fırtınalar susmadı henuz. Hayat anlamsız geliyor tutunamıyorum canıma...
                      Ben hic mutluluktan delirmedim ama; delirmekten mutluluğu aşkta oğrendim.
                      Neden herkes bakışlarını ustume yapıştırmış bana bakıyor? Biliyorum, cok cirkinim kimin yureğinin zilini calsam acılmaz kapılar ardında kalırım kimsesizliğimden... Oysa ben duşlerin pembesini yureğimin gorunmezliğinde saklarım... Temiz hayallerimden kurşun yemek olduruyor icime sığmayan umutlarımı: Yine de her gece mektuplar yazarım sana hic okumayacağın.

                      Yuzun flulaştı gozumde, aklım yavaş, yavaş seni unutmaya yelteniyor sevgili!
                      O duyumsuz bakışlarından aldığım yitik anlamı goğsumde tutuyorum...
                      Gec bastırılmış bir yalnızlık ihtilali icin MERHABA! bu yuzden zehirli geceler bırakıyorum ve seni onarıyorum kendimi yaralayarak. Yalnızlığımdan bir sen cıkarıyorum sensizlik buyuyor yanımda...
                      Mor bir olum giyiniyorum sensizliğimin, sessizliğinde... Seni cıkarıyorum hucrelerimin beyinden kan revan her parcan, ben kanıyorum gozlerimden sen duşerken.

                      Seni bende devleştirmeseydim bu kadar sen de bilmeyecektin farkının farkındalığını sevgili!...
                      Sen de unutamayacaksın yar beni... Her şarkıda biraz beni hatırlayacak sevgimi bırakıyorum yureğine usulca haykırarak farkında olmasan da.
                      Gom şimdi beni aklının dehlizlerine sana da bu yakışır sevgili!
                      Beni saclarının toroslarında uyut, beyaz gelinliği sen giydir başımın mezarına!
                      Sonranın azı, mor dağların eteğinde olum kusacak aşkın ciğerlerimden... Bu olum beni de korkutuyor ama; gelsem yoksun, gelmesen olum oluyorum; nedir bu ters denklem anlamıyorum!

                      VE BEN SENİ BİLMESENDE, HALA cOK SEVİYORUM...

                      Comment

                      • #12

                        [FONT="Franklin Gothic Medium"][SIZE="2"][RIGHT][COLOR="Black"]İyi Degilim Aşkım
                        İyi değilim aşkım;
                        Geceler zor geciyor
                        Senin uyuduğun saatlerde
                        Ben İstanbulu dolaşıyorum
                        Korkuyorum uyumaya
                        Ruyamda karşılaşma ihtimali
                        Uyanınca sensiz kalma hali
                        Yaralarımı acıtıyor
                        Yuzume bir maske taktım
                        Ben olan
                        Sahte bir guluş
                        Sahte bir mimik
                        Unutmuş gibi yapıyorum.
                        İyi değilim aşkım;
                        Artık suslu kelimelerim yok
                        şiirde yazamıyorum
                        Kağıdı kalemi elime alınca gozyaşım akıyor
                        Gozyaşlarımla yazıyorum
                        Okuyamıyorum
                        Adının gecmediği cumleleler kurmaya calışıyorum
                        Kuramıyorum
                        O gitti diyerek
                        Aşkımı anlatmak istiyorum
                        Anlatamıyorum
                        Hic buluşmadığımız yerlere gidiyorum
                        Bilinmez saatlerde seni bekliyorum.
                        Bazen bir deniz kıyısında ufka dalıyorum
                        Bazen bir koşe başında goğe bakıyorum
                        Gelmiyeceğini biliyorum
                        Genede bekliyorum
                        Belkide seni beklemeyi seviyorum

                        Comment

                        • #13

                          Guzel paylaşımların icin teşekkurler Melis_mls

                          Comment

                          • #14

                            Her satırına her sozcuğune anlam yukluyorum boğuluyorum kitaplarında..bana hitap eden az şair vardır bu da onlardan biri. Teşekkur ederim Kenan'ım

                            Comment

                            Working...
                            X