Duyuru

Duyuru Module
Collapse
1 of 2 < >

Merhaba

Merhaba, öncelikle Sevgi ve Aşk Forumları Sevgi.name.tr sayfamıza hoşgeldiniz. Lütfen daha çok özellikten yararlanmak için bir üyelik alınız.
2 of 2 < >

Duyuru

Merhaba, Sevgi ve Aşk Forumları tekrar uzun bir aradan sonra yayın hayatına başladı. Eski mesajlarınızı görebilir ve bu mesajlara cevap yazabilirsiniz.
See more
See less

KıskanÇlık Nasıl Bir Duygudur........

Page Title Module
Move Sil Collapse
X
Conversation Detail Module
Collapse
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • KıskanÇlık Nasıl Bir Duygudur........

    Bazen sevginin kanıtı olarak gorulse de kıskanclık ilişkileri yıpratan en onemli sorunlardan biridir. “Kıskanan aşık seviyordur” cumlesi coğu zaman ilişkilerdeki sorunları ortbas etmek icin kullanılsa da kişinin hayatını kısıtlamaya kadar giden kıskanclık, ilişkilerin bitmesine, cinayetlere kadar gidebilecek ciddi boyutlara ulaşabilir. Bu nedenle kıskanclığı ne zaman tehlikeli bir boyut aldığını bilmek gerekir.

    Kıskanclık nasıl bir duygudur?

    Kıskanclık, ilişkilerde, sosyal hayatta ve bilimde adı oldukca sık gecen bir konu. Kıskanclık, hem başkalarının sahip olduğuna sahip olma isteği, hem de sahip olduğunu, başkasına kaptırma korkusu, bir ilişkinin veya bir kişinin yitirileceği endişesidir. Gunluk yaşamımızda, ozellikle ikili yakın ilişkilerde kıskanclık kavramıyla sık sık karşı karşıya geliyoruz. “Kıskanclık, aşkın golgesidir” diyor Ayala M. Pines. Kıskanclık icin, yitirilmek istenmeyen bir kişinin ya da ilişkinin yitirileceği ya da tehdit altında olduğu sanısıyla yaşanan karmaşık bir ruhsal yaşantı, acı verici duygu diyebiliriz.

    Kıskanclık insanın doğasında mıdır yoksa sonradan mı oğrenilir?

    Kıskanclığın insanın doğasında mı olduğu, yoksa sonradan oğrenilen sosyo-kulturel bir kavram mı olduğu hala tartışılmaktadır. Evrim teorisine gore kıskanclık, kadın ve erkek icin farklı evrimsel gucler tarafından şekillenmiş doğal bir tepkidir. Cinsiyet farklılıkları da insanın evrimsel tarihi boyunca karşılaştığı farklı ureme bedelleri ve uyum problemlerine bağlıdır. Evrim teorisine gore, dollenme kadın vucudunun icinde gercekleştiği icin anne cocuğun kendisinden olduğundan emindir, oysa baba bundan hicbir zaman yuzde 100 emin olamaz. Bu yuzden de partnerinin onu cinsel anlamda aldatması erkeğin ilerde hem onun olmayan bir cocuğa imkanlarını sunması, hem de soyunu devam ettirememesi demektir. Kadının boyle bir problemi olmamakla birlikte, insan yavrusu iki ebeveynin de bakımına ihtiyac duyduğu icin, kadının soyunu devam ettirmesi icin o bebeğin yaşaması gerekmektedir. Kadın bunun icin partnerinin imkanları ve olanaklarıyla desteğine ihtiyac duyar. Evrimsel teoriye gore bu yuzden, partnerinin başka bir kadına aşık olup, zaman ve imkanlarını ona yonlendirmesi kadın icin bir tehlikedir.

    Sosyo-kulturel yaklaşıma gore ise kıskanclık, sosyal ve kulturel bir olgudur. Kişi yaşadıkca, icinde bulunduğu toplumun yarattığı ilişki kurallarına gore kıskanmayı oğrenir. Kendi anne ve babasının ilişkisi o kişinin karşı cinsle ilişkisinde bir model olacaktır. Onların sevgi, saygı, sadakat, kıskanclık tanımlarını oğrenen cocuk, buyuduğunde kendi ilişkisinde bu tanımlara uygun davranacaktır. Cinsiyet farklılıkları da kadın ve erkek icin kıskanclık yaratan durumları ve uygun tepkileri tanımlayan sosyal kurallardan etkilenir.

    Aşkın gostergesi midir?

    Kıskanclık aşkın gostergesi değildir. Aşk, aşırı sevgi ve bağlılık duygusudur. Olağan sevmeden, kişinin duygularını yonetmede zorluk yaşaması durumuyla ayrıştırılabilir. ozellikle ilişkilerin başında yaşanan bu duygu, zamanla, ilişki olgunlaştıkca yerini daha kontrol edilebilir ve kalıcı duygular olan, sevgi, guven ve sadakate bırakır. İnsanın sahip olduğu bu değerli şeyi kaybetmekten endişe duyması beklenen bir durumdur. Bu sebeple, birbirini gercekten seven iki insanın arasında bir miktar kıskanclık olması doğaldır, fakat sahiplenme duygusunun aşkla alakası yoktur. Kıskanc kişilerin, sevilmeye karşı aşırı bir ihtiyacları vardır ve yaşadıkları guvensizlik ve yetersizlik duygularıyla baş edemedikleri icin ilişkide bulundukları insanın sevgisini kimseyle paylaşmak istemezler.

    Kıskanclık yaşayan kişiler bir yandan ilişkilerini surdurmeye calışırken, bir yandan da ozguvenlerini korumaya calışırlar. İlişkiyi korumaktaki amac daha fazla yaşantı paylaşmakken, aşırı kıskanc kişiler bunu ancak tehdit ederek, zor kullanarak ya da kuserek sağlayabileceklerine inanırlar. İlişkinin bir rakip tarafından tehdit edildiğini hissettikleri zaman da bu rekabette kaybedeceklerini, sevilmediklerini, sayılmadıklarını duşunurler.

    Kıskanclık, icerisinde hangi duyguları barındırır?

    Kıskanclık, icerisinde ozguven eksikliği ve yetersizlik duygularını barındırır. Kişinin ozguveninde duşme olduğu zaman, kişi kendini yetersiz, değersiz hissetmeye başlar. Sahip olduğu sevgiyi hak etmediğini ve kaybedeceğini duşunur. Bu endişe de kıskanclık duygusuna ve onunla baş etmek icin yapılan sağlıksız davranışlara sebep olur. Aşırı kıskanc kişi, eşini devamlı kontrol eder, takip eder, onun yaşantısını sınırlar ve uzerinde bir baskı oluşturarak onu kaybetmeyeceğini duşunur. Oysa sadakat, tehditle değil sevgiyle sağlanır. Kıskanclık sonucu yapılan hareketler (takip etme, baskı altında tutma, ofke, şuphecilik) karşı tarafı daha da uzaklaştırır.

    Kadın ve erkeklerin kıskanclık gostergeleri farklı mıdır?

    Sadakat kıskanclığı etkileyen en onemli faktorlerden biridir. Eşlerin birbirlerini cinsel veya duygusal anlamda aldatması coğu ilişkiyi derinden etkiler. Her iki cinste de kıskanclık gorulse de, kadınlar ve erkeklerin kıskanclık bakımından farklılıklar gosterdiği bilinmektedir. Yapılan araştırmalar kadınların duygusal bir aldatma karşısında daha cok etkilenirken, erkeklerin cinsel bir aldatmada daha fazla kıskanclık yaşadığını gostermektedir.

    ciftler, zarar verici kıskanclığın onune nasıl gecebilirler?

    Descartes’e gore “Kıskanclık, sahip olduklarını koruma isteğinden kaynaklanan bir tur korkudur”. Kıskanclığa, ofke, değersizlik, caresizlik, yetersizlik, yalnızlık gibi duygular eşlik eder. Bircok kişi gecmiş yaşantılarının yaralarını icinde taşır ve şimdiki ilişkisinde bu yaraları iyileştirmeye calışır. onemli olan, bu yaraları tanımak ve bugunku ilişkiye taşımamaktır. Karşılıklı guven icin iletişimin acık olması onemlidir. İmalı sozlerden, ustu kapalı eleştirilerden ve kuskunluklerden kacınmak gerekir. Bu noktada, kıskanclığa ılımlı yaklaşmak ve eşleri karşılıklı konuşmaya teşvik etmek onemlidir.

    Kadınlar mı daha kıskanctır erkekler mi?

    Kadınlar ve erkekler arasında kıskaclık derecesi bakımından bir fark aramak anlamlı olmasa da, kıskanclık, tepkileri farklılaşmaktadır. Kadınların, gorece daha yapıcı davranıp, alttan alarak, kendi hak ve isteklerinden vazgectikleri, erkeklerin ise tehdit ve kaba kuvvetle kıskanclıklarıyla baş etmeye calıştıkları gorulmektedir.

    Kıskanclık ne zaman tehlikeli boyuta ulaşır?

    Eşin telefonlarını dinlemek, takip etmek, eve gelince perdeleri, banyoyu, yatak odasını kontrol etmek, eşi akrabalar dahil kimseyle goruşturmemek, her anlatılan olayın altında bir anlam aramak aşırı kıskanclığa girer ve tedavi edilmesi gereken bir davranış bozukluğudur.

    Aşırı kıskanclık nasıl tedavi edilir?

    Tedavide amac, kişinin kıskanclık duygularının altında yatan duygu ve duşuncelere ulaşmaktır. Kişiden kıskanclık hissettiği anlardaki duşuncelerini incelemesi ve kıskanclıktan once gelen duyguları fark etmesi istenir. Bu duygu ve duşuncelerin farkına varmak, onları ayrı ayrı ele almaya ve rasyonel (mantıklı) olup olmadıklarına daha tarafsız bakmaya olanak tanıyacaktır. Kişiye sevilemeye değer bir insan olduğu vurgulanmalı, kendi değersizlik hislerinin altında yatan nedenler araştırılmalıdır. Bu noktada onemli olan, hem kişinin gecmişten getirdiği olumsuz algı ve ihtiyacları belirlemek, hem de bu olumsuz duygularla baş etmesi icin daha sağlıklı yollar bulmasına yardım etmektir.
  • #2

    hastalikli bir duygu maalesf

    Comment

    • #3

      evet canm aynen oyle kıskanclık konusunda kendimize hakim olamıyoruz ama bayanlar erkeklere oranla daha kıskanc bu da bir gercek.......

      Comment

      • #4

        Kıskanclık gibi kotusu yok insanı yer bitirir icten icten emeğine sağlık canım

        Comment

        • #5

          belkide erkekler bunu bayanlar kadar dile getiremiyor

          Comment

          • #6

            ..

            Kıskanclık gibi kotusu yok insanı yer bitirir icten icten emeğine sağlık canım::

            EVET CANIM YER BİTİRİR BİRDE KARşIMIZDAKİ Kİşİ KISKANc OLDUğUMUZU oğRENİRSE.... BU ONLAR İcİN EN BuYuK KOZ OLUR....
            OKUYAN YuREğİNE SAğLIK CANIM....

            Comment

            • #7

              ..

              belkide erkekler bunu bayanlar kadar dile getiremiyor
              DİLE GETİRMEMESİ DAHA İİİİ cuNKu DİLE GETİRDİğİ ZAMAN ONU KISKANDIRMAK İcİN ELİNDEN GELENİ YAPACAKTIR BUDA İcTEN İcE ERKEğİ DELİ EDER.....

              Comment

              Working...
              X