Duyuru

Duyuru Module
Collapse
1 of 2 < >

Merhaba

Merhaba, öncelikle Sevgi ve Aşk Forumları Sevgi.name.tr sayfamıza hoşgeldiniz. Lütfen daha çok özellikten yararlanmak için bir üyelik alınız.
2 of 2 < >

Duyuru

Merhaba, Sevgi ve Aşk Forumları tekrar uzun bir aradan sonra yayın hayatına başladı. Eski mesajlarınızı görebilir ve bu mesajlara cevap yazabilirsiniz.
See more
See less

Osmanlı Şiirler BÖlÜmÜ..

Page Title Module
Move Sil Collapse
X
Conversation Detail Module
Collapse
  • Filter
  • Saat
  • Show
Clear All
new posts

  • Osmanlı Şiirler BÖlÜmÜ..

    [COLOR="DeepSkyBlue"][B]Ağla Sevgilim
    Karşıma gecipte bana bakardın,
    Cennet gulu gibi bir aşk kokardın.
    Bir saat gelmesem yollara bakardın,
    Bak yine yollara, ağla sevgilim...

    Akşam oldu yine sardı karanlık,
    Kuş tuyunde yatsam olur samanlık,
    Ezdi yureğimi zalim ayrılık,
    Beni hayal edip, ağla sevgilim...

    Birgun bana kara haber gelirse,
    O yar benden kopup ele giderse,
    Başına geleni hep benden bilirse,
    O zaman olurum, canım sevgilim...

    Bir gun bir kara haber geldi uzaktan,
    Meğerse başkasına varmış yarim,
    O zaman oleyazdım kahırdan,
    Ağladım gece gunduz, canım sevgilim...
    Fevzi cAKMAK




    Bulbul
    Butun dunyaya kuskundum, dun akşam pek bunalmıştım:
    Nihayet bir zaman kırlarda gezmiş, koyde kalmıştırm.

    şehirden cıkmak isterken sular zaten kararmıştır;
    Pek ıssız bir karanlık sonradan vadiyi sarmıştı.

    Işık yok, yolcu yok, ses yok, butun hilkat kesilmiş l
  • #2

    Meyhane

    -O kim gelen?
    -Baba Arif.
    -Sakallı, gel bakalım...
    Yanaş.
    -Selamunaleykum.
    -Otur biraz cakalım...

    -Dimitri, hey parasız geldi sanma, iste para!
    -Ey anladık a kuzum...
    -Sar be yoldaşım cidara...

    -Aman bizim Baba Arif susuz muşuz iciyor!
    -Onun bic dalgası olmak gerek: Tunel geciyor.

    -Moruk, kacıncı kadeh? şimdicik sızarsın ha!
    -Sızarsa mis gibi yer, yetmemiş adam değil a.

    Yavaş yavaş kafalar, kelleler kızışmıştı,
    Ağız, burun, hele sesler butun karışmıştı;

    Dikildi ağzına baktım, acık duran kapının,
    Fener elinde bir erkek, yanında bir de kadın.

    Beş on dakika suren bir duşunceden sonra,
    Kadın girdi o zulmet-sera-yi menfura.(Nefret edilen karanlık yer)

    Gozunde ebr-i teessur, yuzunde hun-i hicap,(uzuntu gozyaşları)
    Vucudu ra'se-i na-car-i ye's icinde harab,(caresizlik uzuntusu)

    Teveccuh eyleyerek sonradan gelen Babaya:
    -Demek taşınmalı artık coluk cocuk buraya!

    Ayol, nedir bu senin yaptığın? Utan azıcık...
    Anan da, ben de, yumurcakların da ac kaldık!

    Ne is, ne guc, gece gunduz icip zıbar sade;
    Sakin duşunme cocuklar acep ne yer evde?

    Evet, sen el kapısında surun isin yoksa!
    Getir bu sarhoşa yutsun, getir paran coksa!

    Zavallı ben... camaşır, tahta, her gun uğraş da,
    Sonunda bir paralar yok, el elde bas basta!

    O tahtalar, camaşırlar da gecti, yok halim...
    Ayakta sallanışım zorlanır Huda alim!

    calışmadın, beni hep bunca yıl calıştırdın;
    O yavrucakları cıplak, sefil alıştırdın;

    Bilir mahalleli kim, aldığın zamanda beni,
    Cebiz cimenle donatmıştı beybabam evini.

    Ne oldu simdi o eşya? Satıp kumarda yedin!
    Evet, kumarda yedin, hem de karsılarda yedin!

    .......................
    .......................

    Herif! Su halime bak, merhametli ol azıcık...
    Bırak o zıkkımı, ictiklerin yeter artık.

    Efendiler, ağalar, siz de bir nasihat edin,
    Sizin belki var evladınız...
    -Hasan, ne dedin?

    -Bırak, kopoğlu kadın amma calceneymiş ha!
    -Benimki cok daha fazlaydı.
    -Etme!
    -Elbet ya!

    Onun icin boşadım. Sen işitmedin mi Halim?
    -Kadın lakırdısı girmez kulağıma zati benim.

    Senin kadın dediğin adete pabuc gibidir:
    Biraz vakti taşınır, sonradan değiştirilir.

    Kadın bu sozleri duymaz, tazallum eylerdi;
    Herif mezar tası tavriyle sade dinlerdi;

    Acılıp ağzı nihayet, acılmaz olsa idi!
    Taşıp dokuldu, icinden su la'net-i ebedi:

    -Cehennem ol seni hınzır orospu, git Bossun!
    -Ben anladım isi, sen komşu, iyice sarhoşsun;

    Ayıltınız sunu yahut!
    -ilişmeyin!
    -Bırakın!
    Herif ayıldı mi, bilmem, duşup bayıldı kadın!
    Mehmet Akif Ersoy





    Comment

    • #3

      İstiklal Marşı

      Korkma, sonmez bu şafaklarda yuzen al sancak;
      Sonmeden yurdumun ustunde tuten en son ocak.
      O benim milletimin yıldızıdır parlayacak;
      O benimdir, o benim milletimindir ancak.

      catma, kurban olayım cehreni ey nazlı hilal!
      Kahraman ırkıma bir gul! Bu ne şiddet bu celal?
      Sana olmaz dokulen kanlarımız sonra helal,
      Hakkıdır, Hak'ka tapan, milletimin istiklal!

      Ben ezelden beridir hur yaşadım, hur yaşarım.
      Hangi cılgın bana zincir vuracakmış? şaşarım;
      Kukremiş sel gibiyim, bendimi ciğner aşarım;
      Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

      Garbın afakını sarmışsa celik zırhlı duvar,
      Benim iman dolu goğsum gibi serhaddim var.
      Ulusun, korkma! Nasıl boyle bir imanı boğar.
      'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

      Arkadaş! Yurduma alcakları uğratma sakın!
      Siper et govdeni, dursun bu hayasızca akın.
      Doğacaktır sana vaadettiği gunler Hak'kın;
      Kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

      Bastığın yerleri 'toprak' diyerek gecme, tanı!
      Duşun, altında binlerce kefensiz yatanı.
      Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
      Verme, dunyaları alsan da bu cennet vatanı.

      Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
      şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda!
      Canı, cananı, butun varımı alsın da Huda,
      Etmesin tek vatanımdan beni dunyada cuda.

      Ruhumun senden, ilahi şudur ancak emeli;
      Değmesin mabedimin goğsune na-mahrem eli!
      Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
      Ebedi yurdumun ustunde benim inlemeli

      O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;
      Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
      Fışkırır ruh-i mucerret gibi yerden naşım;
      O zaman yukselerek arşa değer belki başım!

      Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;
      Olsun artık dokulen kanlarımın hepsi helal!
      Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
      Hakkıdır, hur yaşamış bayrağımın hurriyet;
      Hakkıdır, Hak'ka tapan milletimin istiklal!
      Mehmet Akif Ersoy




      AğIT
      Gonlumde yazdığım bu son ağıta
      Nazire yaparak coşan dalgalar !
      Hastası olup da gec vakit hekim
      Arayanlar gibi koşan dalgalar!

      Sizinde elbette var bir sızınız,
      Bundan mı geliyor korkunc hızınız?
      Benide beraber alır mısınız ?
      Kederle kabarıp şişen dalgalar?

      Sizile paylaşsak bu korkunc gamı,
      Bitmiyor bu sonsuz ecel akşamı.
      Bilmem ki bundan mı titriyor gemi?
      Ey dalgakıranı aşan dalgalar?

      Hey ATSIZ cokuyor eski bir direk.
      Baksanda dunyaya titremeyerek,
      Hepimiz beraber haykırsak gerek
      Ey bela dehrinde pişen dalgalar!..
      Huseyin Nihal ATSIZ




      Aşkınla
      Aşkınla senin bunca gonul etmede nale...
      Uğrunda akan gozyaşımız oldu şelale.
      Onmaz kara sevdamızı kan sondurecektir...

      O fusunkar ve guzel gozleri her kalbi deşen
      oyle bir nazlı kızın aşkına duştum ben ki...

      Ey bir eşi bulunmaz fedakar,mert arkadaş!
      Kıskandırdın bizi sen,bak olumun ne kadar şanlı!

      Arkadaşımızın mert ve şan dolu goğsunde
      şehitliğin nişanı kızıl bir gul acıldı....
      Huseyin Nihal ATSIZ

      Comment

      • #4

        Ayrılık
        Bulbul sustu, unuttu o eski ağlamayı.
        oyle sandım ki gokte kızıllık sardı ayı,
        Sevdiğim, kemencede inletiyorken yayı...

        Ağacların dalları saygılarla eğildi,
        İcimden carpıntıyı, gozumden yaşı sildi,
        Boceklerin sesleri birdenbire kesildi,
        Sevdiğim, kemencede soyletiyorken yayı...
        Ayın on dordu gokte yavaşca yukselince,
        Bir bağlama başladı onceden ince ince ...

        Birdenbire gurleşip kemenceye karıştı,
        Biri coşkun bir ofke, biri bir yalvarıştı.
        Birini inletirken bir kadının elleri,
        Birinde bir erkeğin kırılmış emelleri...
        Sonra kemence sustu... Yalnız kaldı bağlama,
        calkalanarak diyor ki: “Boşunadır, ağlama!
        Kemencen, bağlamam ve ... Gonullerimiz kırıktır;
        Her tatlı sevişmenin sonu bir ayrılıktır...

        Gok onun kadar derin , o gok kadar berraktı,
        Biraz sonra nazik ay bizi yalnız bıraktı...
        Bu ayrılık cağının hicranını bir duşun,
        Beni hala yakıyor tadı en son opuşun!?..

        Hazin hıckırıkları bırakılmış bir kızın,
        Hatırlattı butun o eski ayrılıkları.
        Sondurur neşesini gonlumuzdeki hızın,
        Bırakılmış bir kızın hazin hıckırıkları...

        1932
        Huseyin Nihal ATSIZ

        Comment

        • #5

          Bahtiyarlık
          Bahtiyarlık ne zafer kısrağına binmektir;
          Ne yaşarken dunya ucmağına inmektir.
          şekli olmaz, rengi yok, belirsizdir ve tektir.
          Bahtiyarlık: omrunde bir kere sevinmektir.

          Bir karanlık geceye akıyorken bu varlık
          Bulunur mu dunyada ebedi bahtiyarlık?
          Mukafatın, yapsan da en buyuk bir yararlık
          Nihayet zafer adlı bir kısrağa binmektir.

          Dort hecelik soz olan “bahtiyarlık”... O bir sır...
          Bilmeyecek insanlık bunu daha bin asır.
          Bilgi, bolluk, din, para... Hepsi boş, hepsi kısır...
          En fazlası bir dunya ucmağına inmektir.

          Her şeyin bir şekli var, her derdin bir ilacı...
          Turlu turlu yemişler verir dunya ağacı.
          Zafer cetin, ilim guc, bozgun kotu, aşk acı.
          Halbuki bahtiyarlık: Belirsizdir ve tektir.

          Bahtiyarlık: Boraca yuce dağları aşmak
          Varılmadan olunen uzak yerlere koşmak,
          Tanrı’nın sofrasında mest olarak konuşmak
          Ve omrunde bir kere, bir kere sevinmektir...

          1933
          Huseyin Nihal ATSIZ

          Comment

          • #6

            Butun Turk Gencliğine
            I
            Yer bulmasın gonlunde ne ihtiras, ne haset.
            Sen butun varlığınla yurdumuzun malısın.
            Sen bir insan değilsin; ne kemiksin ne de et;
            Tunctan bir heykel gibi ebedi kalmalısın.

            Iztırap cek inleme... Ses cıkarmadan aşın.
            Bir damlacık aksa da bir acizdir goz yaşın;
            Yarı yolda olse de en yurekten yoldaşın,
            Tek başına dileğe doğru at salmalısın.

            Ezilmekten cekinme ... Gerilemekten sakın!
            İradenle olmalı butun uzaklar yakın,
            Dolu dizgin yaparken ulkune doğru akın,
            Ateşe atılmalı, denize dalmalısın.

            olumlerden sakınma, meyus olmaktan utan!
            Bir kere duşun nedir seni dunyada tutan?
            Mefkuresinden başka her varlığı unutan,
            Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın...


            II
            Sen ne elde ve dilde gezen billur bir sağrak,
            Ne de sıska bir goğse takılan bir ciceksin;
            Seninde bu dunyada nasibin var savaşmak!...
            Kayalarla gureşip dağlarda oleceksin.

            Yoldaşlık ederekten gokte guneşle, ayla,
            Aşarsın tepe, ırmak; yurursun ova ,yayla...
            Hayata ne bicimde geldinse bir borayla
            Daha sert bir kasırga icinde biteceksin.

            KIZIL ELMA uğruna kılıc cekince kından,
            Bahtiyarlık denen şey artık gecmez yakından.
            Mesut olup gulmeyi sok, cıkar hatırından.
            Belki oldukten sonra bir parca guleceksin.

            Yuz paralık kurşunla gider “HAYAT” dediğin;
            “ Tanrı yolu” uzaktır; erken kalk sıkı giyin.
            Yazık, butun omrunce o kadar ozlediğin
            Guzel Kızıl Elma’na varmadan oleceksin.


            III
            Belki bir gun collerde kaybedersin eşini,
            Belki bir gun ağlarsın kactı diye karına.
            Işıksız kulubende boranın esişini
            Dinleyerek cıkarsın bir umitsiz yarına.

            Gun olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca;
            Namert bir el arkandan seni vurur kadınca;
            Bir gun sabrın tukenir... Silahını kapınca
            Haykırarak cıkarsın yurdunun dağlarına...

            Hayatın kamcısıyla sızar derinden kanlar,
            Senin buyuk derdinden başkaları ne anlar?
            Vicdanını “Paris”e, “Moskova”ya satanlar,
            Kufur diye bakarlar senin dualarına.

            Hey arkadaş!.. Bu yolda bende coşkun bir selim,
            Beraberiz seninle, işte elinde elim.
            Seninle bu hayatın gel beraber gulelim,
            olumune , gamına, tipisine, karına...


            IV
            Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile,
            Onu butun gucunle vuracaksın cağında.
            Savaş... Bunu tadını ey Turk sen bulamazsın,
            Ne sevgili yanında, ne baba ocağında...

            Savaşmaktan kacınır, kim varsa alnı kara,
            Kan dokmeyi bilenler hukmeder topraklara...
            Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara
            “canakkale” ufkunda, “Sakarya” toprağında.

            Siyasette muhabbet... Hepsi yalan, palavra...
            Doğru sozu “Kul Tegin” kitabesinde ara...
            Lenin’den bahsederse karşında bir maskara,
            Bir tebessum belirsin sadece dudağında.

            Yatağında olmeyi hatırından sok, cıkar!
            Doşeğin kara toprak, yorganındır belki kar...
            Sen gurbette kalırsan, ben olursem ne cıkar?
            Ruhlarımız buluşur elbet “Tanrıdağı”nda...


            V
            Mukadderat isterse seni yoldan cevirsin ,
            Sen hele bu yollarda yıpranarak aşın da,
            Varsın butun omrunce bir an nasip olmasın,
            Yorgunluğu gidermek serin bir su başında.

            Bir guluşten ne cıkar, ne cıkar ağlamaktan?
            Kullar kancıklık eder, bela bulursun Hak’tan.
            Gun olur ki bir yudum su ararsın bataktan,
            Gun olur ki bir tutam tuz bulunmaz aşında.

            Bir cığ gibi yurursun bir lahza durmaksızın,
            Bir ilahi kaynaktan geliyor cunku hızın.
            Duyguların olmuştur... Tapınılan bir kızın,
            Bir fusun bulamazsın gozlerinde, kaşında.

            Iztırabı kanına kat da goz kırpmadan ic!
            Varsın gulsun ardından, ne cıkar, bir iki pic...
            Bu varlık dunyasında yalnız senin hic mi hic,
            Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında....
            Huseyin Nihal ATSIZ



            Comment

            • #7

              Sineme bir yuk bindi,cemalini goreli
              oylesine yandım ki,ateş değil,kul değil
              Sordum ki bu şirin yar acep,kimdir nereli
              Dediler ki,bu guzel melektir,insan değil


              Didar

              Comment

              • #8

                emeklerinize sağlık arkadaşlar...

                Comment

                • #9

                  EL cEK İLACIMDAN TABİP!..

                  Aşiyan-i murg-i dil zulf-i perişanındadır
                  Kanda olsam ey peri gonlum senin yanındadır

                  Aşk derdiyle hoşem el cek ilacımdan tabib
                  Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır

                  cekme damen naz edip uftadelerden vehm kıl
                  Goklere acılmasın eller ki damanındadır

                  Bes ki hicranındadır hasiyyet-i kat'-i hayat
                  Ol hayat ehline hayranem ki hicranındadır

                  Ey Fuzuli şem'-veş mutlak acılmaz yanmadan
                  Tablar kim sunbul rişte-i canındadır

                  GAZELİN AcIKLAMASI

                  Gonul kuşum dağınık sacların arasında yuva kurdu ey sevgili!.. Artı nerde olursam olayım veya iki elim kanda da olsa gonlum senin yanındadır.

                  Aşk derdiyle başım pek hoş benim ey tabib, bırak bana ilac vermeyi. Bana derman vermeye ki, senin dermenın beni helak edecek zehrin ta kendisidir.

                  Ey sevgili naz edip duşkun aşıklardan eteğini cekme. Eteğine yapışan ellerin (sen eteğini cevirince) goklere acılmasından (dua eder gibi) sakın!..

                  Senin ayrılığında, hayatı sona erdirme ozelliği gizlidir, ayrılığın olum demektir. Senden ayrı duşup de hala yaşayanlara hayranım.

                  Ey Fuzuli! Sevgilini sacının buklumu sen can ipliğine bağlıdır. Sen mum gibi yanmadan o buklumler acılıvermez.

                  Comment

                  Working...
                  X