Geri git   Sevgi ve Aşk Forumları Sevgi.Name.Tr > Kültür Sanat > Kitap Tanıtımları

Kitap Tanıtımları Her türlü kitapla ilgili bilgi yorum ve düsünce alıs verisi yapacağımız bölüm

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 03-11-2009, 09:23 PM   #1
Aşk-ı vebal
Şirine
 
Aşk-ı vebal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Nerden: Güneşin Battığı SahiLden...
Mesajlar: 14.091
Tecrübe Puanı: 484 Aşk-ı vebal is on a distinguished road
Standart STEPHAN KING Romanları

KİTABIN ADI : MEDYUM
KİTABIN YAZARI : STEPHAN KING
YAYIN EVİ VE ADRESİ : ALTIN KİTAPLAR YAYIN EVİ
BASIM TARİHİ : 1997

KİTABIN KONUSU

Kitap, Otelde yaşamaya başlayan Danny ve ailesinin başından geçenolayları konu alıyor.

KİTABIN ÖZETİ

Jack Torrance arkadaşı Albert Shockley’in yardımıyla Overlook Otel’inde bir iş bulmuştu.Otelde kışlık bakıcı olarak görev yapacaktı.Kış mevsiminde otel kapalıydı.Otelde o, karısı ve çocuğu kalacaktı.Overlook 1907 ile 1909 yılları arasında yapılmıştı.Ekonomik kriz ve savaş gibi nedenlerden dolayı kapatılmıştı. Sahipleri çok zengindi fakat hiç birisi burasını tam anlamıyla işletememişti.



Overlook’un kapanış günü Jack ve ailesi geldiler. Otelin son günü olmasına rağmen oldukca kalabalıktı.Son müşterilerde hesaplarını kapatıyorlardı, Jack ve ailesinin geldiğinde. Önce müşteriler daha sonrada hizmetciler birer birer ayrıldılar otelden.Bay Watson Jack’a neler yapması gerektiğini anlatıyordu.Bu sırada ahçı Halloran küçük oğlu Danny’le ilgileniyordu.Danny’deki ışıltının farkına varmıştı. Bu yüzden ona oldukca sıcak davrandı.Onunla konuşmadan anlaşabiliyorlardı. Danny daha beş yaşında olmasına rağmen ışıltısı çok kuvvetliydi, bundan dolayı zarar görebilirdi. Bay Watson Danny’a Overlook’un acaip şeylerin olduğunu, bundan dolayı kendisine dikkat etmesini söyledi.Bahçedeki hayvan şeklinde budanmış şimşir ağaçlarından, 217 numaralı odadan ve çocuk bahçesinden uzak durmasını istemişti.Zor durumda kalması halinde kendisini çağırmasını söyledi.Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Danny aslında Overlook’a gitmeyi istemiyordu. Ama geleceklerinin daha iyi olması için bu şarttı.Böylece babası yarım kalan oyununu tamamlayabilecekti. Annesi ve kendisiyle daha fazla ilgilenecek böylece annesiyle arasındaki sorun çözülecekti.

Bay Watson, Jack’a yüz odalı Overlook Oteli’nin tamamını gezdirdi.En çok kalorifer kazanına dikkat etmesini söyledi. Kazan çok eskiydi, yeni olsaydı250’ye kadar dayanabilirdi ama şu haliyle gösterge 180’I gösterinceye kadar ancak dayanabilirdi.

Otelden herkez ayrıldı. Jack ve ailesi otelde tek başlarınaydı. Danny daha sık garip rüyalar görmeye başlamıştı.Rüyalar eskisi gibi güzel şeyleri göstermiyordu. Korkutucu bir hal almıştı. Danny annesine Tonny’den bahsetti. Herşeyi ona Tonny gösteriyordu ama annesi buna inanmak istemiyordu. Bir akşam Danny banyodayken Tonny yine geldi. Tonny aynanın içindeydi. Danny aynaya ipnotize olmuş gibi bakıyordu. Tonny’I izlemeye başladı. Tonny onu çok korkutuyordu ama yine de peşinden gidiyordu. Parmağından kan damlayan ölmüş bir kadını, duvardaki kan lekelerini, duvara yeni sıçramış olan, beyine benzeyen beyaz et parçalarını ve ucu kanlı üzerinde saç olan tokmağı gösterdi Danny. Annesi Danny’den ses gelmeyince endişelendi, kapıyı zorladı ancak kilitliydi. Jack kapıyı kırdı ve Danny’ ipnotize olmuş bir şekilde buldu.Kucağında yatak odasına götürdü.Danny anlamsız bazı şeyler söylüyordu. Kendine geldiğinde Tonny’den ve gördüklerinden bahsetti. Ertesi gün 40 mil uzaklıktaki Sidewinder Kasabası’nda bulunan doktora gittiler. Kış yaklaşıyordu Overlook’tan bir yere ayrılamayacaklardı buyüzden üçüde kontrol oldular. Doktor Danny’nin tamamen iyi olduğunusadece bazı zihinsel sorunlar yaşadığını söyledi. Bunun sebebinin yalnızlık olduğunu söyledi. Buna Wenndy inanmamıştı ama biraz tatmin olmuş gibiydi.

Eve döndüklerinde işler bir süre yolunda gitmişti. Wenndy yedi yıllık evliliginin en güzel yıllarını yaşıyordu. Jack içkiyi bırakalı uzun zaman olmuştu ancak bazen bu durum onun canını sıkıyordu. Eski günlerine dönmek içki içmek istiyordu.Otelin barında bir damla bile içki yoktu. İçkiyi bıraktığı için kendiside getirmemişti. Danny babasındaki bu değişmeleri fark edebiliyordu. Bundan annesine bahsetti. Annesi Danny’e inanıyor ve gelecek baharda herşeyin düzeleceğini birlikte balık tutacaklarını söyledi. Danny daha önce annesinin düşüncelerini ona söylemişti. Bu annesi Wenndy için yeterliydi. Wenndy Danny’ yaklaşmış bütün gördüklerini anlatmasını istemişti. Danny fazla birşey hatırlayamıyordu. Hatırladıklarının tamamını annesine anlattı. İçindeki güç iyice güçleniyordu. Tonny’iistedigi gibi kullanabiliyordu artık.Tekrar Tonny’ı çagırdı ve ondan gelecekleri hakkında bilgi vermesini istedi. Tonny babasının herşeye neden olacağını, Overlook’un onu ele geçireceğini söyledi.

Öğleden sonra Danny annesi ve babası uyuduğu için yalnız kalmıştı. İçindeki güç onu 217 numaralı odaya götürdü. Kilitli kapıyı açtı ve içeri girdi. Yask olduğunu biliyordu ama yinede içindeki güce karşı koyamadı. Duvardaki kan lekelerini ve beyin parçalarını gördü. Banyoya doğru ilerledi. Banyonun kapısını açtı. Yaşlı, ölmüş, elinden kan damlayan kadını gördü. Kadın, ayağa kalktı ve Danny’e doğru ilerledi. Danny kaçmaya başladı. Kapıya geldiğinde kapı kilitliydi. Bay Hallorann’ın söyledikleri aklına geldi. Gözlerini kapattı ve kapının açık olduğu aklına geldi. Kapıyı açtı ancak kadın ona yetişti ve boğazını sıktı.

Danny’ı annesi ve babası bulduğunda merdivenlerin başında duruyordu. Boğazı berelenmişti. Wenndy koşarak çocuğu aldı. Herşeyi Jack’in yaptığını sanıyordu. O gün Jack’I Overlook eline geçirmişti. Babasının ona seslendiğini duyuyordu. Babası karısı ve çocuğunu cezalandırmasını söylüyordu. Overlook Jack’ten Danny’ı istiyordu. Danny’ı da kendisine katarsa çok güçlü olacaktı. Danny o sırada Hallorann’ı çağırmıştı. Danny kendisine geldiğinde annesinin kucağında yatak odasındaydı. Kapı kilitliydi. Jack kapıyı dövüyordu. Daha sonra Jack aşağı indi. Bodrumda o eski faturalara daldı. Wenndy kocasına bakmak için aşağı indi. Çok korkuyordu. Jack barda yatıyordu. Sızmıştı. Biraz ileride kroke tokmağı vardı. Onun bodrumda olması gerekliydi ama Overlook onu buraya getirmişti.O akşam Overlook canlanmış maskeli balo tekrar başlamıştı.Jack güzel bir bayanla dans ediyordu. O sırada Grady yanında belirdi. Grady otelin eski kışlık bakıcısıydı. Oteldeyken tüm ailesini öldürmüştü.Otelin barmeni içkileri yeniledi. Jack o gece yirmi kadeh içti ve sızdı.Wenndy yanına gelince Jack birden gözlerini açtı. Wenndy’in ayak bileğini tuttu. Gittikçe canı yanıyordu Wenndy’in. Jack ayağa kalktı ve karısına tokmakla vurdu. Onu öldürecekti. Wenndy eline geçirdiği bir şişeyi Jack’in kafasına vurdu ve Jack bayıldı Oğluyla onu kilere sürüklediler. Gece Overlook tekrar canlandı veGrady, Jack’in yanında belirdi. Jack kapıyı açması için yalvardı. Grady çocuğu onlara getirirse kapıyı açacağını söyledi. Jack söz verdi. Grady kapıyı açtı.

O gece Wenndy çok korkuyordu. Jack’in sesi hiç susmadı. Sabaha karşı ikiside uyudu. Wenndy’nin uyandığında Jack’ın sesi duyulmuyordu.Eline mutfaktan aldığı bıçağı aldı ve aşağı Jack’a bakmaya gitti. Jack birden önünde belirdi ve elindeki tokmakla Wanndy’e vurdu. Tokmak inip inip kalkıyordu. Wenndy elindeki bıçağı Jack’a sapladı ve elinden kurtulmayı başardı. Kaçmaya başladı.

Hallorann gelirken yolda arabası kaydı. Şanslıydı çünkü yanında bir kar arabası vardı. Onu çekti. Kar arabasının şoföründe de ışıltı vardı. Şoför ona bir eldiven verdi. Arkadaşı araba kiralıyordu ismini söylemesi halinde ona bir kar arabası kiralayacağını söyledi. Hallorann şanslı olduğunu düşündü. Sidewinder’e gidip kar arabasını aldı. Overlook’a doğru yola çıktı. Overlook onu engellemeye çalışıyordu. Bunu bir defa başarmıştı ama şimdi daha dikkatliydi. Kar arbası hızla ilerliyordu.

Wenndy merdivenlere ulaştığında Jack ayaklanmıştı. Wenndy kaburgası kırıldığı için nefes alamıyordu.Çok acı çekiyordu. Jack arkasından yetişmeye başladı. Ağızındaki içki kokusu iyice işitiliyordu. Wenndy içeri girdi ve kapıyı kilitledi. Ama Danny yerinde yoktu. Her tarafı aradı. Jack kapıya tokmakla vuruyordu. Wenndy kendisini banyoya kilitledi. Jack odanın kapısını kırdı. Sıra banyo kapısındaydı. Banyo kapısını kırdığında Wenndy ecza dolabından aldığı jiletle elini kesti. Bir motor sesi duyuldu. Hallorann’dı bu. Overlook söylemişti. Jack karısının bırakıp aşağı Hallorann’I öldürmeye indi.Hallorann Overlook’a geldiğinde aslşan önüne çıktı ve saldırdı. Hallorann aslanı yakarak öldürdü. İçeri girdiğinde Jack ona tokmakla vurdu. Tokmağın her tarafı kan olmuş üzerinde saçlar vardı. Jack hemen yukarı çıktı. Danny’i bulmalıydı. Onu üçüncü katta buldu. Bu sırada Danny, Tonny’i çağırmıştı. Tonny ona babasının hatırlamadığını hatırlayacağını söyledi. Danny kendine geldiğinde babası karşısında tokmağı kaldırmış bekliyordu. Danny sen babam değilsin, sen Overlook’sun diye bağırdı. Tokmağı aşağı indirdi. Overlook tekrar tokmağı havaya kaldırdı ve Danny o anda babasının hatırlayamadığını hatırladı. Kalorifer kazanı. Bunu Overlook’a söyledi. Overlook, burasının yaşaması için tokmağı aşağı indirdi ve kalorifer kazanının yanına gitti.Danny koşarak annesinin yanına gitti. Hallorann’da oradaydı. Wenndy yürüyemiyordu. Hallorann ikisini de kucağına alıp dışarı kaçmaya başladı. Overlook elini kazanın vanasına koydu . Kazanın her tarafından buhar çıkıyordu. Vanayı açtı ama kazanın patlamasına engel olamadı. Hallorann tam dışarı çıktığında sıcak bir dalga geldi ve onları fu-ırlattı. Overlook yanıyordu, tüm camlardan alev çıkıyordu.

Bir sonraki baharda Wenndy bir şezlonga uzanmıştı. Hallorann yanına geldi ve balık tutan Danny’in yanına gittiler...
__________________
Aşk-ı vebal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-11-2009, 09:42 PM   #2
Aşk-ı vebal
Şirine
 
Aşk-ı vebal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Nerden: Güneşin Battığı SahiLden...
Mesajlar: 14.091
Tecrübe Puanı: 484 Aşk-ı vebal is on a distinguished road
Standart

Kitabın Adı :Hayvan Mezarlığı
Kitabın Yazarı :Stephen KING


1. Kitabın konusu: Büyülü bir hayvan mezarlığının Creed ailesi üzerindeki etkisi.


2. Kitap özeti:
Louis karısı ve iki çocuğu ile Chicago’dan Ludlow’da ormanın hemen yanında bulunan bir eve taşındı. Eve yerleştiler ve daha sonra yan komşuları ile tanıştılar. Komşuları çok yaşlı bir çiftti. Jud ve Norma Crandall. Kısa süre sonra Jud ile Louis ahbab oldular. Her akşam birlikte bira içip Ludlow hakkında konuşuyorlardı. Louis ve ailesi bir hafta sonu evlerinin bahçesinde oturuyorlardı, Jud aileyi görüp yanlarına gitti ve onlara yakında bulunan hayvan mezarlığını görmek isteyip istemediklerini sordu. Louis Eileen’nin çok istemesi üzerine teklifi kabul etti. Jud ve bütün aile yola koyuldular. Yarım saat sonra hayvan mezarlığına vardılar. Jud Louis ve ailesine, aşağıda bulunan kasabadaki çocukların hayvanları öldüğü zaman hayvanlarını buraya gömdüklerini söyledi. Hayvan mezarlığı çocuklar tarafından güzelce düzenlenmişti. Etraftaki gereksiz ot ve çalılıklar çocuklar tarafından koparılmıştı. Jud Eileen’i buraya tek başına gelmeye kalkışırsa ormanın içinde kaybolacağı konusunda uyardı. Hayvan mezarlığını gördükten sonra bütün aile ve Jud eve döndü. Evin kedisi Church kapının önünde Eileen’i bekliyordu aslında Church evin değil Eileen’in kedisiydi. Eileen kedisini o kadar çok seviyordu ki bazı akşamlar kedisi ile birlikte yatıyordu. Evi yerleştirme işi yaklaşık bir hafta sürdü ve daha sonra Louis asıl mesleği olan doktorluğa başladı. Yakında bulunan bir üniversitede rahatsızlanan öğrencileri tedavi ediyordu.
Birgün kafası yarılmış Pascow adında bir öğrenci revire getirildi, fakat Louis daha öğrenciyi muayene edemeden öğrenci öldü. Daha ilk gününde böyle bir durumla karşılaşması Louis’i çok etkilemişti. Louis her akşam Jud’un yanına gidiyor, birkaç bira içip gündelik hayat hakkında konuşuyorlardı. Jud seksen yaşında o bölgenin en yaşlı insanıydı. Louis işe başladıktan birkaç ay sonra Rachel iki çocuğu ile Chicago’ya babasının yanına ziyarete gitti. Louis kayınbirader’i ile arası iyi olmadığı için ziyarete gitmedi. Ertesi sabah Jud Louis’i telefonla aradı ve church’un anayolun kenarında kımıldamadan durduğunu ve ölmüş olabileceğini söyledi. Louis kedinin yanına gitti ve kedinin bir kamyon çarpması sonucu öldüğünü anladı fakat kedinin öldüğünü Eileen’a söyleyemezdi. Eileen her akşam evi arayıp babası ile konuşuyor ve kedisinin nasıl olduğunu soruyordu. Jud bunları öğrenince Louis’e vakit kaybetmeden kediyi bir poşete koymasını, yanına bir kazma kürek alıp kendisini takip etmesini söyledi. Jud hayvan mezarlığı yoluna girdi ve hiç konuşmadan yoluna devan etti. Hayvan mezarlığını geçip farklı bir yola girdiler. Jud hala hiçbirşey konuşmuyordu ta ki ağaçlardan oluşan tepe gibi bir yere gelinceye kadar. Tepe ağaç dallarından oluşuyordu ve burayı aşmak çok zor görünüyordu. Jud Louis’e aşağı hiç bakmadan dümdüz yürümesini söyledi ve önden kendisi hareket etti. Tepede sihirli bir şeyler vardı. Jud zorlanmadan tepeye çıkabiliyordu. Daha sonra Louis de hareketlendi ve sanki birşeyler kendisini yukarıya doğru çekiyordu. Tepeyi kolayca aştılar ve aşağı indiler. Aşağı indiklerinde Jud Louis’e kedi için bir çukur kazmasını istedi. Louis hiçbirşey sormadan çukuru kazdı ve kediyi gömdü ve eve doğru yürümeye başladılar.
Eve vardıklarında Jud kediyi gömdükleri yerin eskiden Kızılderelilerin toprakları olan büyülü bir yer olduğunu söyledi. Jud oraya gömülen hayvanların tekrar cankandığını fakat bazı özelliklerini kaybettiklerini söyledi. Jud da köpeği öldüğü zaman onu büyülü yere gömmüş ve köpek tekrar canlanmıştı, fakat toprak kokuyordu ve uyuz gibi davranıyordu. Eski hareketliliği kalmamıştı. Bazı arkadaşlarının hayvanları canlandıktan sonra çok değişmiş ve etrafa zarar vermişti. Büyülü hayvan mezarlığının sırrını kimse çözememişti. Louis, eğer kedi sabah döndüğünde etrafa zarar verirse onu tekrar öldürecekti, fakat eskisi gibi olusa öldürmeyecekti. En azından kedinin gerçek bir kopyası evde duracaktı. Eileen bunu farketse bile bu durum onu kedinin öldüğünü öğrenmesinden daha az etkileyecekti. Kedi eve eski hali ile dönmüştü. Jud’un söylediği gibi toprak kokuyor ve uyuz davranıyordu. Rachell ve çocuklar eve döndüklerinde Eileen kedideki değişimi farketti, fakat kedinin yaşlandığını düşünerek kimseye birşey sormadı. Artık kediyle yatmıyordu çünkü kedi sürekli toprak kokuyordu. Kısa süre sonra ailede bütün işler bir raya oturdu. Eileen her sabah okula gidiyor ve öğleden sonra geliyordu. Louis her sabah işe gidip akşam geliyordu ve üç yaşında olan Gage her gün biraz daha büyüyordu. Son günlerde babası ile sürekli kovalamaca oynuyorlardı. Bir hafta sonu bütün aile evlerinin bahçesinde piknik yapıyordu. Gage bir ara ailenin yanından uzaklaştı. Louis Gage’in uzaklaştığını farkedince arkasından durması için bağırdı ve arkasından koşmaya başladı. Gage anayola doğru ilerliyordu, babasının sesini duyunca kovalamaca oynadıklarını sanıp daha da hızlanmaya başladı. Louis oğlunun yola çıkmasını engelleyemedi ve Gage yola çıktığı anda bir tanker ona çarptı. Gage yirmi metre ileriye uçtu, narin başı vücudundan koptu.
Louis ve ailesi bir hafta bu olayın şokundan kurtulamadı. Eileen kardeşinin fotoğrafını almış ve elinden hiç bırakmıyordu. Bir hafta sonra Gage’in cenaze töreni vardı. Cenaze töreni bittiğinde Louis’in kafası çok karışıktı. Gage’in yokluğuna kendisini alıştıramıyordu. Aklında sürekli hayvan mezarlığı fikri dolaşıyordu. Kediyi gömmüştü ve kedi tekrar canlanmıştı. Uyuz hareketleri ve toprak kokması dışında kötü bir tarafı yoktu. Ayrıca büyülü bir şey onu hayvan mezarlığına doğru çekiyordu. Uzun süre düşündükten sonra karısını ve kızını olayın şokunu üzerlerinden atmaları bahanesi ile Chicago’ya gönderdi ve oğlunu hayvan mezarlığına götürmeye karar verdi. Çok zor şartlar altında oğlunu mezarlıktan kaçırıp hayvan mezarlığına götürdü. Oğlunun ölümünden dokuz gün geçmişti. Eve döndüğünde vücudunun hiçbir yeri tutmuyordu. Sabah uyandığında Gage eğer etrafa zarar verirse ailesinin haberi olmadan onu öldürecekti. Yattı ve hemen uyudu. O gece Eileen ve Rachell Chicago’da bulunuyordu. Eileen rüyasında babası ile ilgili kötü bir rüya gördü ve annesinden babasının yanına gitmesini istedi. Rachell da Louis’in kendilerini evden uzaklaştırması konusunda süpheleri vardı ve hemen evi aramaya karar verdi. Evi aradı fakat kimse cevap vermiyordu, belirli peryotlarla tekrar aradı fakat cevap veren yoktu. O gece yola koyuldu ve sabaha doğru evin önüne vardı. Arabadan indiğinde Jud’un evinin kapısının açık olduğunu farketti ve başına birşey gelmiş olabileceğini düşünüp içeri girdi. Giriş katını dolaştı fakat kimse yoktu. İkinci kata çıktı ve mutfağın kapısının açık olduğunu farketti. Mutfağa gittiğinde Jud Crandall’ın ölü vücudunu gördü. Cesedin yanında Gage duruyordu. Gage annesini görünce elleri arkada annesine doğru koşmaya başladı ve yanına geldiğinde elindeki neşter ile boğazını kesti. Jud’u da Gage öldürmüştü. Neşteri ise kendi evlerine gidip babasının çantasından almıştı. Louis sabah kalktığında Jud’un kapısının önündeki arabayı gördü ve içinde bir kuşku oluştu. Aşağı kata inip dört şırınga içine morfin doldurdu ve bu arada çantasında neşterinin bulunmadığını farketti. Jud’un evine doğru hareketlendi. Şırıngalardan bir tanesi ile Church’u öldürdü ve yoluna devam etti. Jud’un evine girdi ikinci katın mutfağına geldiğinde adeta şok olmuştu. Jud ve karısı yerde ölü olarak yatıyordu. Bir süre karısına baktı ve sonra mutfaktan çıktı. On metre ilerisinde Gage elleri arkasında babasına doğru yaklaşıyordu. Louis Gage’in elini yakaladı ve şırıngaların ikisini oğluna sapladı. Şırıngalardakimorfin miktarı çok fazlaydı ve Gage hemen öldü. Bu arada Louis cesedin hayvan mezarlığına ne kadar geç gömülürse o kadar çok zararlı olduğunu farketti. Karısını dışarıya çıkarıp evi yaktı. Vakit kaybetmden karısını hayvan mezarlığına götürdü ve gömdü. Sabah olduğunda eski karısı geri dönmüştü.
__________________
Aşk-ı vebal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-11-2009, 11:14 PM   #3
Aşk-ı vebal
Şirine
 
Aşk-ı vebal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Nerden: Güneşin Battığı SahiLden...
Mesajlar: 14.091
Tecrübe Puanı: 484 Aşk-ı vebal is on a distinguished road
Standart

KARA KULE
Rolan adlı silahşör bir gün rüyasında eskiden onun çocukluk dönemlerinde ortaya çıkan çatışmaları ve bu çatışmalar sonrasında oluşan savaşları görür bu savaşlar sonunda o günden bu güne geriye sadece üç şey kalır.Silahşör,siyahlı adam ve kara kule bu kara kule nerde olduğ bilinmeyen lanetli birçok kişinin ölümüne sebep olan yerdir ancak bu yerin dev bir çölün sonunda olduğu tahmin edilmektedir fakat bu dev çölün bugüne kadar kiç kimsenin aşamadığı bilinmektedir Rolan aynı rüyada siyahlı adamın babasını öldürdüğünü ve sonra o kara kulede sakladığını orada yaşadığını görür o rüydaan sonra Roland bunun gerçek olduğunu gerçektende babasının o siyahlı adamın öldürdüğünü zanneder ve o günden sonra silahşör siyahlı adamı aramaya başlar fakat nerde olduğunu bilmeden .Silahşör yola koyulur ve kendini dev bir çölde bulur .Kilometrelerce uzanan dev bir düzlük sadece etrafta şeytanotu kümeleri görünmekte ve arada sırada karşılaşılan mezar taşlarını andıran levhalar yönü belirtmekte.Silahşör bu çölde siyahlı admı bulmaya çalışır o siyahlı adamı bulup ondan babasının öcünü almak ve onu yok etmek ister .Ancak bu çölüde aşmak o kadar kolay değildir .Ve yollarda karşısına birçok engeller çıkar.Bu engelleri silahşörün bulmaya çalıştığı Marleyn yapar bu güçlüklerin hepsi korkunç olaylardır .

Çölde günlerce tek başına yürür.Bitkin duruma düşer.Bazen çölde günlerce uyuyakalır.Kendine geldiği zamanlarda hep yola devam der.Birgün siyahlı adamın izine rastlar ve onun çölde olduğunu anlar .Bir kahinin silahşöre bu yolda devam etmesini onun doğru yolda olduğunu söyler.Silahşör kahini dinleyerek yola devam eder .Silahşör çölün sonlarına doğru yaklaştığını hisseder.Bu çölün arkasındada Karakulenin olduğunu ve oradada siyahlı adamı bulacağını tahmin eder . ileride bulutların üzerine uzanan dev bir kulede siyahlı adamın gölgesini görür oranın karakule olduğunu anlar ve kara kulede karşılaşırlar silahşör siyahlı adamın her türlü engellerine karşı çıkar ve onu yakalar .Etrafta yığılı kuru kafalar bulunmaktadır.Silahşör siyahlı adam ile diyaoloğa girer ona başına gelenleri anlatır.Onu öldüreceğini ve karakuleyi bulacağına yemin ettiğini söyler.Sonunda tam siyahlı admı öldürecekken bir anda siyahlı adam cübbesinin içinde sırıtan bir iskelete dönüşür.Kemiklerle dolu o mezarlığa bir yenisi eklenir Roland onu kendisi öldüremediği için çok üzülür fakat sonunda silahşör amacına ulaşır .O güne dek daha kara kuleye yaklaşan bile olmamasına rağmen Roland karakuleyi bulmuştur.
__________________
Aşk-ı vebal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 03-11-2009, 11:18 PM   #4
Aşk-ı vebal
Şirine
 
Aşk-ı vebal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Nerden: Güneşin Battığı SahiLden...
Mesajlar: 14.091
Tecrübe Puanı: 484 Aşk-ı vebal is on a distinguished road
Standart

Yeşil Yol

Acımasız katillerin bulunduğu Could Mountain hapishanesinin E bloğuna hoş geldiniz. Buradaki mahkumalr ‘Yaşlı Sparky’ diye bilinen elektrikli sandaliye için sıralarını beklerlerdi.
Hapishane gardiyanlarından Paul Edgecombe için bütün katiller aynıydı. Ta ki John Coffey adındaki mahkumla tanışıncaya dek. Dev cüsseli, çocuk kalpli bu adam Edgecombe’un hayatını değiştirecekti.
Olay 1932’de,eyalet cezaevinin bulunduğu Could Mountain’da geçiyor.İdam cezasına yargılananlar oraya gönderilirlerdi.Mahkumların Big Sparky,yani Koca Elektrikli diye şakalaştıkları elektrikli sandalye de oradaydı.Elektrik faturası hakkında şaka yapar,Müdür Moores’in karısı Melinda Şükran Günü yemek pişiremeyecek kadar hasta olduğunda gardiyanın yemeğini nasıl pişireceğiyle dalga geçerlerdi.
Ancak o sandalyeye oturması gerekenler için olayın komik bir yanı kalmazdı.
E Blok’a sadece idam edilecekler gönderiliyordu.Buradaki mahkumlar umutsuz bir şekilde kendi sıralarını beklerlerdi.İkiz küçük kızlara tecavuz ederek öldüdürmek suçundan idama mahkum olan John Coffey de buraya gönderiliyor.Zamanla bu adam sahip olduğu garip gücüyle ve sineği bile incitmeyecek kadar kalbiyle dikkatleri çeker.Hayatta kaldığı küçük süre içinde insanlara ve ayrıca tüm canlılara olan sevgisini ıspatlıyor.Nezaretçiler bu adamın bu kadar büyük suç işlediğinden şüphelenmeye başlıyorlar ve yalnışlıkla idam edileceğini artık anlıyorlar.Ama artık suçu kanıtlanmış durumda ve yargı çıkartılıyor.Hapishane gardiyanlarından biri olan Paul Edgecombe olanın gerçeğini öğreniyor.John Coffey’in hiçbir suçunun olmadığından emin oluyor.Ama onun da elinden gelen ve yapacağı hiçbir şey kalmıyor.
Paul,çocukluğunda kiliselerde Tanrı’nın Lütfü öyküllerinden bolca dinlemiş ve hepsine inanmıyordu,ama inandığı insanlar vardı.Cohn,yani o zenci mahkum,Paul’un hastalığını iyileştirince Paul’un iç dünyası alt üst oluyor.Bir iyileştirme mucizesine,Tanrı’nın gerçek bir lütfuna tanık olmuştu.Onun dokunuşunu hissetmişti;tıpkı garip ve harika bir doktorun dokunuşu gibi.John Coffey’in “Yardım ettim,değil mi?”sözleri dile dolanan şarkı ya da büyü yapmakta kullanılan sözler gibi, kafasının içinde dolanıp duruyordu.
Ama onun değil, tanrının yardım ettiğini düşünüyor.
Burada Tanrı’nın kendisinden ne istediğini anlamaya çalışıyor.O kadar
çok istediği neydi ki, iyileştirme gücünü bir çocuk katiline vermişti? Evde bir
köpek kadar hasta,yatakta tiriyor olması yerine koğuşta olmasını mı?
Belki de William Wharton başka bir olay çıkarmak ister diye ya da
Percy Wetmore’un yeni bir aptallık yapıp yine zarar vermesini önlemek için evde değil, burada olması gerekiyordu.
Percy’nin nefret ettiği ve öldürmeyi başardığı fareyi de diriltiyor.İçinde morfin bulunan bir sürü hap verip,doktorların ölmeye evine gönderdikleri cezaevi müdürünün karısı Melinda Moores’un hastalığını da iyileştiriyor.
Neyse ki,artık John Coffey’in pamuk çiftliğinin sahibi , Klaus Detterick’in ikiz kızlarının ölümünde hiçbir suçunun olmadığını da bu Tanrı gücü sayesinde öğreniyor. üzüyor. cok üzüyor.
Kitabın sonunda John Coffey’in idam edilmesi Paul’u cok üzüyor.Yine de bu
Tanrı kendi bildiğince,hiç düşünmeden,yalnızca iyilik yapan adamı kurban ettiğini düşünüyor.Ama bunun böyle olması gerektiğini anlıyor ve herkesin ölüm borcunun olduğunu kabul ediyor.
__________________
Aşk-ı vebal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-13-2009, 04:18 PM   #5
@SeNa
*DiŞi KurT*
 
@SeNa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jul 2009
Nerden: nereyee :)
Mesajlar: 8.827
Tecrübe Puanı: 0 @SeNa İyi
Standart

Benı Fazla Korkutmuyo Onun KıtaPLARI 13-14 Yaslarımda Cok Okurdum Ama Fılmlerını Severım ..emegıne Saglık Neslı
__________________
Milli benliğini kaybetmiş milletler ,
başka milletlerin esareti altında yaşarlar
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Aydınlan TÜRK milleti
Irkına ırk katıp seni bölmeye calısanlara
Bayragına taşına topragına hakaret yagdıranlara
Andımıza Saygı duymayanlara
Ülkeyı satanlara
İZİN VERME !!!
[Birilerinin Sözde lideri İMRALIDA KÖPEGİMİZ ! Unutma Unutturma !]
..NE MUTLU TÜRKÜM DiYENE..
@SeNa isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2009, 12:29 PM   #6
büşra29
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 4.967
Tecrübe Puanı: 0 büşra29 is on a distinguished road
Standart

Emeğine sağlık güzel paylaşımın içinnn
büşra29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2009, 01:34 PM   #7
Aşk-ı vebal
Şirine
 
Aşk-ı vebal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2009
Nerden: Güneşin Battığı SahiLden...
Mesajlar: 14.091
Tecrübe Puanı: 484 Aşk-ı vebal is on a distinguished road
Standart

okuyan gözlerinize sağlık arkadaşlar
__________________
Aşk-ı vebal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 11-16-2009, 02:33 PM   #8
büşra29
Süper Üye
 
Üyelik tarihi: Nov 2008
Mesajlar: 4.967
Tecrübe Puanı: 0 büşra29 is on a distinguished road
Standart

seninde paylaşım yapan ellerine sağlık
büşra29 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:13 AM .


Hoş Geldiniz.
Sevgi Forumları

Sevgi Forumları haziran ayıyla 8. yaşını doldurup 9. yılına girecek. Sizler ile nice yıllar geçirmek dileğindeyiz. Yeni sevgi forumları tüm sevgi dostlarına hayırlı olsun.


Forumun Sahipleri
_SaHrA_
Murathan
_ LaL _
KaRa KıSs
Binnur
mavi_düş
@SeNa
PasHa
MisseM
eCimMm

O z a N
isyanlı sükut
_AyAz_
~YakAmoZ~
semosh
Pejmurde
bushra
<<ReaList
büşra29
zeynp


Sevdiklerinizi Mutlu Edin

İstanbul'da tüm semtlere istediğiniz tarih ve saatlerde çiçek siparişi verebilmek için şimdi Bostancı Çiçek hizmetinden yararlan.



»  Konu Başlıkları


 » Forum Giriş
 
 »
 Kendinizi Tanıtın

 » Aşk

 » Aktiviteler

 
» Felsefe Psikoloji

 » Özel Bölümler

 
» Şimdi Tatil Zamanı

   (Sevgi Foruma Özel)

 
   
»  Kuşadası Otelleri
     »  Kapadokya Otelleri
     »  Marmaris Otelleri
     »  Alanya Otelleri
     »  Side Otelleri (Yeni)
     »  Fethiye Otelleri
     »  Bodrum Otelleri
     »  Yalova Otelleri
     »  Kemer Otelleri

 
» Müzik ve Sanat


 
» Arıyorum


 
» Kültür Sanat


 
» Eğlence

 » Yönetim


Sevgi.Name.Tr
Sevgi ve Aşk Forumları


Haber Tatil


Sevgi forumlarında kullanıcılar için özel kategoriler var bunlar VIP, Yazar, Bayanlar ve Baylar olarak şu an için 4 tanedir. Bu gruplar hakkında bilgi almak için buradan bakabilir ve başvuru yapabilirsiniz.


Sizler için Seçtiğimiz ve Ziyaret Etmenizi İstediğimiz Kendi Alanlarının En Kaliteli Web Siteleri
Okuyun : 2011 tatil dönemi geliyor tatile gitmeden önce mutlaka
Tatilde Tatil sitesine göz atın.
Tatil.name.tr - Ukaşh - Otogaz - Tatil Panosu - Otel Forum
Sohbet24.Org - Sohbet - Tatil Oyun - Mavihayat.Net - Aşk Şiirleri - Haber Tatil

Sevgi.Name.Tr Sevgi ve Ask Forumlari.
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Sevgi Forumları ayrılık acısı yaşayanlara ve seni seviyorum diyebilenlere özel bir forumdur.
Forum seçkin bir üye kadrosuna sahiptir lütfen 16 yaşın altında ve gayet duygusuz biriyseniz üye olmayınız.
Sevgi.name.tr ilk sevgi temelli forum olmasından dolayı kendi tarzını koruyacaktır. Kesinlikle çöp çatan sitesi değildir.