Geri git   Sevgi ve Aşk Forumları Sevgi.Name.Tr > Kültür Sanat > Osmanlı Devleti

Osmanlı Devleti Osmanlı Devleti ile ilğili yazıların bulunduğu kategori.

Cevapla
 
Seçenekler Stil
Alt 06-07-2007, 09:53 AM   #1
Qè¢èM_胧µÑ
Gerçek Aşık
 
Qè¢èM_胧µÑ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 3.636
Tecrübe Puanı: 197 Qè¢èM_胧µÑ is on a distinguished road
Standart Osmanlı Şiirler Bölümü..

Ağla Sevgilim
Karşıma geçipte bana bakardın,
Cennet gülü gibi bir aşk kokardın.
Bir saat gelmesem yollara bakardın,
Bak yine yollara, ağla sevgilim...

Akşam oldu yine sardı karanlık,
Kuş tüyünde yatsam olur samanlık,
Ezdi yüreğimi zalim ayrılık,
Beni hayal edip, ağla sevgilim...

Birgün bana kara haber gelirse,
O yar benden kopup ele giderse,
Başına geleni hep benden bilirse,
O zaman ölürüm, canım sevgilim...

Bir gün bir kara haber geldi uzaktan,
Meğerse başkasına varmış yarim,
O zaman öleyazdım kahırdan,
Ağladım gece gündüz, canım sevgilim...
Fevzi ÇAKMAK




Bülbül
Bütün dünyaya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım:
Nihayet bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştırm.

Şehirden çıkmak isterken sular zaten kararmıştır;
Pek ıssız bir karanlık sonradan vadiyi sarmıştı.

Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hilkat kesilmiş lâl...
Bu istiğrakı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl.

Muhitin hali insaniyetin timsalidir sandım;
Dönüp maziye tırmandım, ne hicranlar, neler andım!

Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd,
Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryad.

O müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu:
Ki vadeden bütün, yer yer, eninler çağlayıp durdu.

Ne muhik nağmeler, Yarab, ne mevcamevc demlerdi:
Ağaçlar, taşlar ürpermişti, güya Sur-ı mahşerdi!

-Eşin var âşiyanın var, baharın var ki beklerdin.
Kıyametler koparmak neydi ey bülbül, nedir derdin?

O zümrüt tahta kondun, semavi saltanat kurdun,
Cihanın yurdu hep çiğnense çiğnenmez senin yurdun!

Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin hânumânın şen, için şen, kâinatın şen!

Hazansız bir zemin isterse, şayet ruh-ı serbâzın,
Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-ı pervâzın.

Değil bir kayda, sığmazsın kanatlandın mı eb'ada
Hayatın en muhayyel gayedir âhara dünyada.

Neden öyleyse matemlerle eyyâmın perişandır,
Niçin bir katrecik göğsünde bir umman huruşandır?

Hayır matem senin hakkın değil, matem benim hakkım;
Asırler var ki aydınlık nedir hiç bilmez afakım.

Teselliden nasibim yok, hazan ağlar baharımda
Bugün bir hanumansız serseriyim öz diyarımda.

Bugün bir yemyeşil vadi, yarın bir kıpkızıl gülşen,
Gezersin..
Mehmet Akif Ersoy




Çanakkale Şehitlerine
Şüheda göğdesi, bir baksana dağlar taslar...
O, rüku olmasa, dünyada eğilmez baslar,

Yaralanmış temiz alnından uzanmış yatıyor;
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa duşmuş, asker!
Gökten ecdada inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhidi...
Bedrin aslanları ancak, bu kadar sanlı idi...

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
'gömelim gel seni tarihe!' desem, sığmazsın. Herc u merc ettiğin edvara ya yetmez o kitaba... seni ancak ebediyetler eder istiaba

'Bu, taşındır' diyerek Kabe'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, Rica nameyle,
Kanayan lahdine çeksem butun ecramiyle;

Mor bulutlarla acık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsam oradan;

Sen bu avizenin altında, burunmuş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün feci ile avizeni lebsiz etsem;

Tulleşen mağribi, aksamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehil-i salibin kırarak savletini,
Şarkin en sevgili sultani Salahaddin'i,

Kılıç Aralan gibi icmaline ettin hayran...
Sen ki islimi kuşatmış, doğuyorken hüsran,

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrimi adin;

Sen ki; asara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat... Ey sehiv oğlu sehiv, isteme benden makber,
Sana ağusunu açmış duruyor Peygamber.
Mehmet Akif Ersoy




Qè¢èM_胧µÑ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-07-2007, 09:54 AM   #2
Qè¢èM_胧µÑ
Gerçek Aşık
 
Qè¢èM_胧µÑ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 3.636
Tecrübe Puanı: 197 Qè¢èM_胧µÑ is on a distinguished road
Standart

Meyhane

-O kim gelen?
-Baba Arif.
-Sakallı, gel bakalım...
Yanaş.
-Selamünaleyküm.
-Otur biraz cakalım...

-Dimitri, hey parasız geldi sanma, iste para!
-Ey anladık a kuzum...
-Sar be yoldaşım cidara...

-Aman bizim Baba Arif susuz muşuz içiyor!
-Onun biç dalgası olmak gerek: Tünel geçiyor.

-Moruk, kaçıncı kadeh? Şimdicik sızarsın ha!
-Sızarsa mis gibi yer, yetmemiş adam değil a.

Yavaş yavaş kafalar, kelleler kızışmıştı,
Ağız, burun, hele sesler butun karışmıştı;

Dikildi ağzına baktım, acık duran kapının,
Fener elinde bir erkek, yanında bir de kadın.

Beş on dakika suren bir düşünceden sonra,
Kadın girdi o zulmet-sera-yi menfura.(Nefret edilen karanlık yer)

Gözünde ebr-i teessür, yüzünde hun-i hicap,(üzüntü gözyaşları)
Vücudu ra'se-i na-car-i ye's icinde harab,(çaresizlik üzüntüsü)

Teveccüh eyleyerek sonradan gelen Babaya:
-Demek taşınmalı artık çoluk çocuk buraya!

Ayol, nedir bu senin yaptığın? Utan azıcık...
Anan da, ben de, yumurcakların da aç kaldık!

Ne is, ne güç, gece gündüz içip zıbar sade;
Sakin düşünme çocuklar acep ne yer evde?

Evet, sen el kapısında surun isin yoksa!
Getir bu sarhoşa yutsun, getir paran çoksa!

Zavallı ben... Çamaşır, tahta, her gün uğraş da,
Sonunda bir paralar yok, el elde bas basta!

O tahtalar, çamaşırlar da geçti, yok halim...
Ayakta sallanışım zorlanır Huda alim!

Çalışmadın, beni hep bunca yıl çalıştırdın;
O yavrucakları çıplak, sefil alıştırdın;

Bilir mahalleli kim, aldığın zamanda beni,
Cebiz çimenle donatmıştı beybabam evini.

Ne oldu simdi o eşya? Satıp kumarda yedin!
Evet, kumarda yedin, hem de karsılarda yedin!

.......................
.......................

Herif! Su halime bak, merhametli ol azıcık...
Bırak o zıkkımı, içtiklerin yeter artık.

Efendiler, ağalar, siz de bir nasihat edin,
Sizin belki var evladınız...
-Hasan, ne dedin?

-Bırak, köpoğlu kadın amma çalçeneymiş ha!
-Benimki çok daha fazlaydı.
-Etme!
-Elbet ya!

Onun için boşadım. Sen işitmedin mi Halim?
-Kadın lakırdısı girmez kulağıma zati benim.

Senin kadın dediğin adete pabuç gibidir:
Biraz vakti taşınır, sonradan değiştirilir.

Kadın bu sözleri duymaz, tazallüm eylerdi;
Herif mezar tası tavriyle sade dinlerdi;

Açılıp ağzı nihayet, açılmaz olsa idi!
Taşıp döküldü, içinden su la'net-i ebedi:

-Cehennem ol seni hınzır orospu, git Bossun!
-Ben anladım isi, sen komşu, iyice sarhoşsun;

Ayıltınız sunu yahut!
-ilişmeyin!
-Bırakın!
Herif ayıldı mi, bilmem, düşüp bayıldı kadın!
Mehmet Akif Ersoy





Qè¢èM_胧µÑ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-07-2007, 09:55 AM   #3
Qè¢èM_胧µÑ
Gerçek Aşık
 
Qè¢èM_胧µÑ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 3.636
Tecrübe Puanı: 197 Qè¢èM_胧µÑ is on a distinguished road
Standart

İstiklal Marşı

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır parlayacak;
O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!
Kahraman ırkıma bir gül! Bu ne şiddet bu celal?
Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal,
Hakkıdır, Hak'ka tapan, milletimin istiklal!

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.
Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım;
Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner aşarım;
Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar.
'Medeniyyet!' dediğin tek dişi kalmış canavar?

Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın!
Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.
Doğacaktır sana vaadettiği günler Hak'kın;
Kimbilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Bastığın yerleri 'toprak' diyerek geçme, tanı!
Düşün, altında binlerce kefensiz yatanı.
Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır atanı;
Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?
Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!
Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda,
Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Ruhumun senden, ilahi şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli

O zaman vecd ile bin secde eder varsa taşım;
Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,
Fışkırır ruh-i mücerret gibi yerden naşım;
O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal;
Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal!
Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal.
Hakkıdır, hür yaşamış bayrağımın hürriyet;
Hakkıdır, Hak'ka tapan milletimin istiklal!
Mehmet Akif Ersoy




AĞIT
Gönlümde yazdığım bu son ağıta
Nazire yaparak coşan dalgalar !
Hastası olup da geç vakit hekim
Arayanlar gibi koşan dalgalar!

Sizinde elbette var bir sızınız,
Bundan mı geliyor korkunç hızınız?
Benide beraber alır mısınız ?
Kederle kabarıp şişen dalgalar?

Sizile paylaşsak bu korkunç gamı,
Bitmiyor bu sonsuz ecel akşamı.
Bilmem ki bundan mı titriyor gemi?
Ey dalgakıranı aşan dalgalar?

Hey ATSIZ çöküyor eski bir direk.
Baksanda dünyaya titremeyerek,
Hepimiz beraber haykırsak gerek
Ey bela dehrinde pişen dalgalar!..
Hüseyin Nihal ATSIZ




Aşkınla
Aşkınla senin bunca gönül etmede nale...
Uğrunda akan gözyaşımız oldu şelale.
Onmaz kara sevdamızı kan söndürecektir...

O füsunkar ve güzel gözleri her kalbi deşen
Öyle bir nazlı kızın aşkına düştüm ben ki...

Ey bir eşi bulunmaz fedakar,mert arkadaş!
Kıskandırdın bizi sen,bak ölümün ne kadar şanlı!

Arkadaşımızın mert ve şan dolu göğsünde
Şehitliğin nişanı kızıl bir gül açıldı....
Hüseyin Nihal ATSIZ

Qè¢èM_胧µÑ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-07-2007, 09:56 AM   #4
Qè¢èM_胧µÑ
Gerçek Aşık
 
Qè¢èM_胧µÑ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 3.636
Tecrübe Puanı: 197 Qè¢èM_胧µÑ is on a distinguished road
Standart

Ayrılık
Bülbül sustu, unuttu o eski ağlamayı.
Öyle sandım ki gökte kızıllık sardı ayı,
Sevdiğim, kemençede inletiyorken yayı...

Ağaçların dalları saygılarla eğildi,
İçimden çarpıntıyı, gözümden yaşı sildi,
Böceklerin sesleri birdenbire kesildi,
Sevdiğim, kemençede söyletiyorken yayı...
Ayın on dördü gökte yavaşça yükselince,
Bir bağlama başladı önceden ince ince ...

Birdenbire gürleşip kemençeye karıştı,
Biri coşkun bir öfke, biri bir yalvarıştı.
Birini inletirken bir kadının elleri,
Birinde bir erkeğin kırılmış emelleri...
Sonra kemençe sustu... Yalnız kaldı bağlama,
Çalkalanarak diyor ki: “Boşunadır, ağlama!
Kemençen, bağlamam ve ... Gönüllerimiz kırıktır;
Her tatlı sevişmenin sonu bir ayrılıktır...

Gök onun kadar derin , o gök kadar berraktı,
Biraz sonra nazik ay bizi yalnız bıraktı...
Bu ayrılık çağının hicranını bir düşün,
Beni hala yakıyor tadı en son öpüşün!?..

Hazin hıçkırıkları bırakılmış bir kızın,
Hatırlattı bütün o eski ayrılıkları.
Söndürür neşesini gönlümüzdeki hızın,
Bırakılmış bir kızın hazin hıçkırıkları...

1932
Hüseyin Nihal ATSIZ

Qè¢èM_胧µÑ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-07-2007, 09:58 AM   #5
Qè¢èM_胧µÑ
Gerçek Aşık
 
Qè¢èM_胧µÑ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 3.636
Tecrübe Puanı: 197 Qè¢èM_胧µÑ is on a distinguished road
Standart

Bahtiyarlık
Bahtiyarlık ne zafer kısrağına binmektir;
Ne yaşarken dünya uçmağına inmektir.
Şekli olmaz, rengi yok, belirsizdir ve tektir.
Bahtiyarlık: Ömründe bir kere sevinmektir.

Bir karanlık geceye akıyorken bu varlık
Bulunur mu dünyada ebedi bahtiyarlık?
Mükafatın, yapsan da en büyük bir yararlık
Nihayet zafer adlı bir kısrağa binmektir.

Dört hecelik söz olan “bahtiyarlık”... O bir sır...
Bilmeyecek insanlık bunu daha bin asır.
Bilgi, bolluk, din, para... Hepsi boş, hepsi kısır...
En fazlası bir dünya uçmağına inmektir.

Her şeyin bir şekli var, her derdin bir ilacı...
Türlü türlü yemişler verir dünya ağacı.
Zafer çetin, ilim güç, bozgun kötü, aşk acı.
Halbuki bahtiyarlık: Belirsizdir ve tektir.

Bahtiyarlık: Boraca yüce dağları aşmak
Varılmadan ölünen uzak yerlere koşmak,
Tanrı’nın sofrasında mest olarak konuşmak
Ve ömründe bir kere, bir kere sevinmektir...

1933
Hüseyin Nihal ATSIZ
Qè¢èM_胧µÑ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 06-07-2007, 09:58 AM   #6
Qè¢èM_胧µÑ
Gerçek Aşık
 
Qè¢èM_胧µÑ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jun 2007
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 3.636
Tecrübe Puanı: 197 Qè¢èM_胧µÑ is on a distinguished road
Standart

Bütün Türk Gençliğine
I
Yer bulmasın gönlünde ne ihtiras, ne haset.
Sen bütün varlığınla yurdumuzun malısın.
Sen bir insan değilsin; ne kemiksin ne de et;
Tunçtan bir heykel gibi ebedi kalmalısın.

Iztırap çek inleme... Ses çıkarmadan aşın.
Bir damlacık aksa da bir acizdir göz yaşın;
Yarı yolda ölse de en yürekten yoldaşın,
Tek başına dileğe doğru at salmalısın.

Ezilmekten çekinme ... Gerilemekten sakın!
İradenle olmalı bütün uzaklar yakın,
Dolu dizgin yaparken ülküne doğru akın,
Ateşe atılmalı, denize dalmalısın.

Ölümlerden sakınma, meyus olmaktan utan!
Bir kere düşün nedir seni dünyada tutan?
Mefkuresinden başka her varlığı unutan,
Kahramanlar gibi sen ebedi kalmalısın...


II
Sen ne elde ve dilde gezen billur bir sağrak,
Ne de sıska bir göğse takılan bir çiçeksin;
Seninde bu dünyada nasibin var savaşmak!...
Kayalarla güreşip dağlarda öleceksin.

Yoldaşlık ederekten gökte güneşle, ayla,
Aşarsın tepe, ırmak; yürürsün ova ,yayla...
Hayata ne biçimde geldinse bir borayla
Daha sert bir kasırga içinde biteceksin.

KIZIL ELMA uğruna kılıç çekince kından,
Bahtiyarlık denen şey artık geçmez yakından.
Mesut olup gülmeyi sök, çıkar hatırından.
Belki öldükten sonra bir parça güleceksin.

Yüz paralık kurşunla gider “HAYAT” dediğin;
“ Tanrı yolu” uzaktır; erken kalk sıkı giyin.
Yazık, bütün ömrünce o kadar özlediğin
Güzel Kızıl Elma’na varmadan öleceksin.


III
Belki bir gün çöllerde kaybedersin eşini,
Belki bir gün ağlarsın kaçtı diye karına.
Işıksız kulübende boranın esişini
Dinleyerek çıkarsın bir ümitsiz yarına.

Gün olur ki mertliğin uğrar kahpe bir hınca;
Namert bir el arkandan seni vurur kadınca;
Bir gün sabrın tükenir... Silahını kapınca
Haykırarak çıkarsın yurdunun dağlarına...

Hayatın kamçısıyla sızar derinden kanlar,
Senin büyük derdinden başkaları ne anlar?
Vicdanını “Paris”e, “Moskova”ya satanlar,
Küfür diye bakarlar senin dualarına.

Hey arkadaş!.. Bu yolda bende coşkun bir selim,
Beraberiz seninle, işte elinde elim.
Seninle bu hayatın gel beraber gülelim,
Ölümüne , gamına, tipisine, karına...


IV
Atandan kalmış olan kılıcı iyi bile,
Onu bütün gücünle vuracaksın çağında.
Savaş... Bunu tadını ey Türk sen bulamazsın,
Ne sevgili yanında, ne baba ocağında...

Savaşmaktan kaçınır, kim varsa alnı kara,
Kan dökmeyi bilenler hükmeder topraklara...
Kazanmanın sırrını bilmiyorsan git, ara
“Çanakkale” ufkunda, “Sakarya” toprağında.

Siyasette muhabbet... Hepsi yalan, palavra...
Doğru sözü “Kül Tegin” kitabesinde ara...
Lenin’den bahsederse karşında bir maskara,
Bir tebessüm belirsin sadece dudağında.

Yatağında ölmeyi hatırından sök, çıkar!
Döşeğin kara toprak, yorganındır belki kar...
Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar?
Ruhlarımız buluşur elbet “Tanrıdağı”nda...


V
Mukadderat isterse seni yoldan çevirsin ,
Sen hele bu yollarda yıpranarak aşın da,
Varsın bütün ömrünce bir an nasip olmasın,
Yorgunluğu gidermek serin bir su başında.

Bir gülüşten ne çıkar, ne çıkar ağlamaktan?
Kullar kancıklık eder, bela bulursun Hak’tan.
Gün olur ki bir yudum su ararsın bataktan,
Gün olur ki bir tutam tuz bulunmaz aşında.

Bir çığ gibi yürürsün bir lahza durmaksızın,
Bir ilahi kaynaktan geliyor çünkü hızın.
Duyguların ölmüştür... Tapınılan bir kızın,
Bir füsun bulamazsın gözlerinde, kaşında.

Iztırabı kanına kat da göz kırpmadan iç!
Varsın gülsün ardından, ne çıkar, bir iki piç...
Bu varlık dünyasında yalnız senin hiç mi hiç,
Bir şeyin olmayacak hatta mezar taşında....
Hüseyin Nihal ATSIZ



Qè¢èM_胧µÑ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-17-2009, 02:55 PM   #7
DİDAR
Yeni Üye
 
DİDAR - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Aug 2009
Mesajlar: 26
Tecrübe Puanı: 0 DİDAR İyi
Standart

Sineme bir yük bindi,cemalini göreli
Öylesine yandım ki,ateş değil,kül değil
Sordum ki bu şirin yar acep,kimdir nereli
Dediler ki,bu güzel melektir,insan değil


Didar
__________________
Ne güzel seni bulmak bütün yüzlerde
Sonra seni kaybetmek hemen heryerde
DİDAR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 08-24-2009, 05:22 PM   #8
_AyAz_
Emektar
 
Üyelik tarihi: Jul 2008
Mesajlar: 6.343
Tecrübe Puanı: 277 _AyAz_ will become famous soon enough_AyAz_ will become famous soon enough
Standart

emeklerinize sağlık arkadaşlar...
__________________

"...GOOGANA..."
(Yağmur Adam)


Kapıda it olmaktansa,dağda kurt olmayı...
Leş yemektense,ölmeyi tercih ederim...!!!
ayaz...


"yalın bir yalnızlıkla doldu yüreğimin çeperi...
ve gözyaşlarım oldu bu aşkın son neferi..."
ayaz....


Baş oldum diye sevinme,ne gelirse başa gelir...
Bir gün olurda düşersen,diz yumuşak toprağa...
Baş taşa gelir...!!!
_AyAz_ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 09-27-2009, 08:52 PM   #9
DisasteR
Zamanı Oldukca Geliyor
 
Üyelik tarihi: Sep 2009
Nerden: ankara
Mesajlar: 115
Tecrübe Puanı: 0 DisasteR İyi
Standart

EL ÇEK İLACIMDAN TABİP!..

Aşiyan-i mürg-i dil zülf-i perişanındadır
Kanda olsam ey peri gönlüm senin yanındadır

Aşk derdiyle hoşem el çek ilacımdan tabib
Kılma derman kim helakim zehri dermanındadır

Çekme damen naz edip üftadelerden vehm kıl
Göklere açılmasın eller ki damanındadır

Bes ki hicranındadır hasiyyet-i kat'-i hayat
Ol hayat ehline hayranem ki hicranındadır

Ey Fuzuli şem'-veş mutlak açılmaz yanmadan
Tablar kim sünbül rişte-i canındadır

GAZELİN AÇIKLAMASI

Gönül kuşum dağınık saçların arasında yuva kurdu ey sevgili!.. Artı nerde olursam olayım veya iki elim kanda da olsa gönlüm senin yanındadır.

Aşk derdiyle başım pek hoş benim ey tabib, bırak bana ilaç vermeyi. Bana derman vermeye ki, senin dermenın beni helak edecek zehrin ta kendisidir.

Ey sevgili naz edip düşkün aşıklardan eteğini çekme. Eteğine yapışan ellerin (sen eteğini çevirince) göklere açılmasından (dua eder gibi) sakın!..

Senin ayrılığında, hayatı sona erdirme özelliği gizlidir, ayrılığın ölüm demektir. Senden ayrı düşüp de hala yaşayanlara hayranım.

Ey Fuzuli! Sevgilini saçının büklümü sen can ipliğine bağlıdır. Sen mum gibi yanmadan o büklümler açılıvermez.
__________________
DisasteR isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla


Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:13 AM .


Hoş Geldiniz.
Sevgi Forumları

Sevgi Forumları haziran ayıyla 8. yaşını doldurup 9. yılına girecek. Sizler ile nice yıllar geçirmek dileğindeyiz. Yeni sevgi forumları tüm sevgi dostlarına hayırlı olsun.


Forumun Sahipleri
_SaHrA_
Murathan
_ LaL _
KaRa KıSs
Binnur
mavi_düş
@SeNa
PasHa
MisseM
eCimMm

O z a N
isyanlı sükut
_AyAz_
~YakAmoZ~
semosh
Pejmurde
bushra
<<ReaList
büşra29
zeynp


Sevdiklerinizi Mutlu Edin

İstanbul'da tüm semtlere istediğiniz tarih ve saatlerde çiçek siparişi verebilmek için şimdi Bostancı Çiçek hizmetinden yararlan.



»  Konu Başlıkları


 » Forum Giriş
 
 »
 Kendinizi Tanıtın

 » Aşk

 » Aktiviteler

 
» Felsefe Psikoloji

 » Özel Bölümler

 
» Şimdi Tatil Zamanı

   (Sevgi Foruma Özel)

 
   
»  Kuşadası Otelleri
     »  Kapadokya Otelleri
     »  Marmaris Otelleri
     »  Alanya Otelleri
     »  Side Otelleri (Yeni)
     »  Fethiye Otelleri
     »  Bodrum Otelleri
     »  Yalova Otelleri
     »  Kemer Otelleri

 
» Müzik ve Sanat


 
» Arıyorum


 
» Kültür Sanat


 
» Eğlence

 » Yönetim


Sevgi.Name.Tr
Sevgi ve Aşk Forumları


Haber Tatil


Sevgi forumlarında kullanıcılar için özel kategoriler var bunlar VIP, Yazar, Bayanlar ve Baylar olarak şu an için 4 tanedir. Bu gruplar hakkında bilgi almak için buradan bakabilir ve başvuru yapabilirsiniz.


Sizler için Seçtiğimiz ve Ziyaret Etmenizi İstediğimiz Kendi Alanlarının En Kaliteli Web Siteleri
Okuyun : 2011 tatil dönemi geliyor tatile gitmeden önce mutlaka
Tatilde Tatil sitesine göz atın.
Tatil.name.tr - Ukaşh - Otogaz - Tatil Panosu - Otel Forum
Sohbet24.Org - Sohbet - Tatil Oyun - Mavihayat.Net - Aşk Şiirleri - Haber Tatil

Sevgi.Name.Tr Sevgi ve Ask Forumlari.
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.

Sevgi Forumları ayrılık acısı yaşayanlara ve seni seviyorum diyebilenlere özel bir forumdur.
Forum seçkin bir üye kadrosuna sahiptir lütfen 16 yaşın altında ve gayet duygusuz biriyseniz üye olmayınız.
Sevgi.name.tr ilk sevgi temelli forum olmasından dolayı kendi tarzını koruyacaktır. Kesinlikle çöp çatan sitesi değildir.