| Ünlü Şairler ve Şiirleri Ünlü şairler hakkında genel bilgilere ve ünlü şairlere ait en sevilen şiirlere ulaşabilirsiniz. |
 |
10-11-2010, 04:24 PM
|
#1
|
|
/## MeLanKoLiK##/
Üyelik tarihi: Oct 2008
Nerden: Huzur/SoKaĞı
Mesajlar: 8.263
Tecrübe Puanı: 305 
|
Kahraman Tazeoğlu Ve Şiirleri
Ay’a ilk ayak basıldığı yılın 10 Ağustos’unda doğdu. İstanbul’un çileli ve kesmekeşli ortamında, o şehirde bir ömür harcayacağını bilmeden hep “düşünen” bir çocuk olarak büyüdü.
Cevizli semtinde, bir dere kenarında oynarken, mahallenin delisi kovalayınca “korkuyla” tanıştı.
Ailesi İstanbul’un mutena semtlerinden Fenerbahçe’ye taşınınca daha az korkmaya ve Fenerbahçeli olmaya basladı. 6 yasinda ilk kez bir maça gitti ve en sevdigi Fenerbahçe şapkasını çaldırdı. (Bugün bile o şapka için üzülür). 7 kardeşin 2 numaralı olanıydı ve ilerde bir mahalle takımında 2 numaralı formayı giyerek maçlara çıkacağını bilmiyordu.
Ablası okula başlayınca çok kıskandı ve saçını çekti. Bir yıl sonra ise okulunun ilk gününde annesi onu sınıfına sokmayı zor başardı... O gün çok ağlamıştı.
Arkadaşları teneffüslerde çesitli oyunlar oynarken, o hep “düşünüyordu”...
İlkokul bittiğinde bir korku filmi senaryosu yazdığını iddia ederek arkadaşlarına kendini güldürdü. Daha sonra sinema ile sadece “seyirci” olarak ilgilendi. O hep bir sinema tutkunu olarak yaşayacaktı; çünkü siirle daha tanışmamıştı.
12 Eylül ihtilalinde ortaokula başlayacaktı ve tek başına belediye otobüsüne binmeyi öğrenecekti. Daha sonra yağ, tüp, şeker ve gaz kuyruklarında beklemeyi ve soğuklarda üşürken ağlamamayı...
Mahallede her kırılan camdan Tazeoğlu kardeşler sorumlu tutulmaya başlanınca, baba Hayati Tazeoğlu ani bir göç harekatıyla tüm aileyi yeniden Cevizli’ye taşıma kararı aldı. Buna en içerleyense küçük Kahraman oldu. Geride bıraktığı mahalle arkadaşlarını bir gün yeniden görebilmek ümidiyle yanıp tutuşurken birden ilk defa yaşayacağı bir duyguyla karşılaştı. Karşı komsunun kızına aşık olmuştu. Mutluluğu, acıyı, hüznü ve ağlamayı yeniden keşfetti. Bütün bunların toplamının ona şiiri öğreteceğini bilmiyordu. Ablasının yazdığı şiirlerle dalga geçerken hatta “şiir de neymiş; saçmalık” diye iddia ederken gece gündüz şiir yazmaya başladı. Sonunda o terk edildi ama şiir onu terk etmedi. Yine aşık oldu, yine terk edildi, yine şiirler yazdı.
Matematiği gereksiz bir ders olarak gördüğü için, hocaları da onu gereksiz bir öğrenci olarak gördü. Uzun bir süre ara vereceği eğitimini daha sonra bin pişman olarak devam ettirecekti. Bu arada ailesi “eti senin kemiği benim” diyerek onu bir kuaföre çırak olarak verdi. 10 yıl sürecek bu macera özel radyoların açılmasiyla sona erecekti.
Bir yaz gecesi arkadaşının evinde balkon sohbeti yaparken arkadaşının annesi uykusundan uyandı ve “oğlum kapatın şu radyoyu da yatın artık” dedi. Halbuki radyo kapalıydı ve konuşan 19 yaşındaki genç Kahraman’dı...
Çocukluğundan beri özendigi spikerlik hayali daha da derinleserek artmaya baslamisti. Annesi bebekliğinde çok ağladığı zamanlarda onu radyonun yanına yatırır ve susmasını sağlardı. Çok çocuğa bakmakla yükümlü olan bir annenin bulduğu bu çözüm ilerde küçük Kahraman’ı radyocu yapacaktı.
Derken; günlerden bir gün, Türkiye’de ilk özel radyolar açılmaya başladı ve mesleğinde çok önemli bir yere gelmiş olan genç Kahraman, bu işe sevdalandı. Artık o radyocu olabilmek için yıllarını verdiği mesleğini bırakabilirdi. Sıkı bir radyo takipçisi olan genç Kahraman, “Gecenin Serserisi”ni dinleyerek hatta yayın yaptığı radyoya kadar gidip kendisiyle tanışarak hayatında ilk kez bir radyo stüdyosu gördü. Bununla da kalmayıp Orhan Çetin tarafindan programa konuk edildi, şiirler okudu. Gelen olumlu tepkiler kendisini yüreklendirdi ve o gün radyocu olmaya karar verdi. Mesleğini zirvedeyken bırakarak, yayın hayatına yeni “merhaba” diyen Kadıköy FM’de yayına başladı. Sonraki rüzgarlar onu baska radyolara sürükledi ve son durağı en sevdiği ve mutlu olduğu Radyo 7 oldu.
Şimdi Mavi Ada diye bir yerden şiirler seslendirerek gece bunalım oranını yükseltme çalışmalarını sürdürüyor. Kahraman Tazeoğlu’nun “Seni İçimden Terk Ediyorum” “Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi” adli iki şiir kitabı var. Bu kitaplara bir de “Araz” adlı bir romanını ekledi. “Mavi Ada Mektupları” ve “Tutsak Mektuplar” adli iki derlemesini de listeye ekleyerek 5 kitaba ulaştığını söylersek geriye sadece asağıdaki notu düşmek kalır...
__________________
'Karşındakine sevgini, aşkını verecek kadar yüceyse hislerin.
''Başkalarına bakmayı düşünmemeli gözlerin.''
|
|
|
10-11-2010, 04:26 PM
|
#2
|
|
/## MeLanKoLiK##/
Üyelik tarihi: Oct 2008
Nerden: Huzur/SoKaĞı
Mesajlar: 8.263
Tecrübe Puanı: 305 
|
SENİ İNTİHAR ETTİM
Deli dolu geçtik ateş hatlarından
Sevgim korkuyla beraber büyüdü içimde
Sevdikçe korktum
Korktukça daha çok sevdim
Er geç birbirini boğacaktı bu duygular, biliyordum
Neden sonra farkına varıyor insan
Ayağına takılan bütün taşları
Yoluna kendi döşediğinin
Senin yarınlara inancın benden yüklüydü
Daha cesaretliydin
Planı çatılmamış yarınlara ektiğin umutlar
Er geç açacaktı, biliyordun
Deli sevdalı çocuk ruhumun
Nicelerinin uğruna kıyametler kopardığı
Değersiz değerlere sırt dönmüş, güvenli saflığında
Bir sonsuzluk buldun kendine
Ve hayatımızın resimlerini çizdin duvarlarımıza
Sonra birden
Yeşil bir kentte
Ilık bir yaz gecesine astın beni
Sevdalı ömrümün dakikası beş para etmedi
Ödedim
Cümlelerim seni taşımaktan yorgun düştü
Son sözün
Ve son anın efendisi olmaya bilenmiş yüreğine yenildim
Geçmişten nefes alıp geçmişe nefes verdim
Anılar kemirdi yüreğimi
Felç oldu hislerim
Zamanın çoktan dibe çöktüğü kum saatimin belinden
Tek bir saniye bile süzülmüyordu
Ters çevirmeye cesaretim yoktu
Çünkü yeniden başlayacak bir hayatın
Korkağı olmuştum
Aşkların sonrasında hüzün vardır
Ya sen hüznü boğarsın
Ya da hüzün seni boğar
Ama birisi kanatlarını kırarsa eğer
Yaralı kuş rolüne soyunacağına
Yürümeyi denemelisin
Hayata dönmelisin
Bunları düşünebilmek bile kendime dönüşümdü
Ve sonunu infaz ediyordu içimde
O gece yüreğimden sağ çıksaydın eğer
Ölen ben olurdum
O gece
Hayatın lekesiz bir anında
Seni intihar ettim
Şimdi katil benim
Artık güncemde bir boşluksun
Yavaş yavaş taze anıların altına gömülüyorsun
Ve sana ait sandığım her şeyin
Aslında benim olduğunu öğreniyorum
Hiçbir duygunun tek ilhamı değilsin
Kendimi keşfettikçe
Seni kaybediyorum
Ve ufkuma sensizliği
Korkusuzca geriyorum
__________________
'Karşındakine sevgini, aşkını verecek kadar yüceyse hislerin.
''Başkalarına bakmayı düşünmemeli gözlerin.''
|
|
|
10-11-2010, 04:29 PM
|
#3
|
|
/## MeLanKoLiK##/
Üyelik tarihi: Oct 2008
Nerden: Huzur/SoKaĞı
Mesajlar: 8.263
Tecrübe Puanı: 305 
|
“Yalnızım çünkü sen varsın”
“Gel”, desen gelirdim
Gittiğin uzakta bendim
Dağ gibi bir ihanetten düştüm
Bu kendime son gelişim
Ölümbaz öpüşler kusuyorum ceplerime
Kendimi suçüstü yakalıyorum
Ve kentsizliğimin isimsizliğini
Araz’a uyak düşüyorum
Gözlerime senden düşler sürüyorum
Islak bileklerim kan bayramına yatıyor
Bana en büyük tehdit yine ben oluyorum
Sonra bir durağa yaslanıyorum
Sonra bir kente
Ve sen gidiyorsun
Ben kanıyorum
Diyorlar ki “kendini dinleme hiçbir şey söylemiyorsun”
Oysa “gel” desen gelirdim, biliyorsun
Yorgun Haliç’e biraz inat
Biraz ihanet bırakıyorum
Ellerinden bir tedirginliği bir tehdidi avuçluyorum
Aklıma düşüyorsun
Düşüyorum
Düşünce
Üşüyorum
Azgın hüzünlerle körlüğüme göçüyorum
Ayrılığın saati kaç geçiyor bilmiyorum
Yalanlarımla bir hiçlikteyim
Beni içinden kaç!
Bu kentte her yağmur kendini ağlar
Aklıma düşsen yalnızlık oluyorum
Ağzımdaki uykudan öpmüyorsun nicedir
Nerde, kimi üşüyorsun?
Artık kendini yakan bir ateşim
Kendimize birbirimizden düşler yapamıyoruz
Şimdi boş duraklarda yaslanıyorum
Boş kentlere
Oysa “gel” desen gelecektim
Gün düşlerime dönüşlerimde
Bakışın içiyor beni gözlerimden
Gövdemi düşürüyorum güz yavrusu duraklara
Uzaklığına uzanıyorum
Sevdiğin sonbahar geçiyor üstümden
Ama artık hiçbir göğü içmiyorsun dudaklarımdan
Yıkılıyorum şarkılara
“Kimseler biliyor”
Yalnızlık dostumdu
Şimdi korkum oluyor
Oysa “gel” desen gelecektim
Artık her şey kımıltısız bir geceye dönüşüyor
Güz artığı saçlarımda oynaşan sensizlik
Göz karana yenik düşüyor en korkak yanlarımdan
Kendimi yitirdikçe sana gidiyorum
Göbek çukurumda sobelere karanlık uyutuyorum
Düş satıcısı, ispiyoncu bir ihtiyarın insafına kalıyorum
Uysal yalnızlıklar satın alıyorum
Gülüşümle ödeyerek
Ve içimde yalancı bir katil taşıyorum
Yeni utançlar biriktiriyorum eski günahlarıma
Cüzamlı ruhlar cehennemine gidiyorum ben
Kirli sözlerimi temize çekme
Oysa “gel“ desen gelecektim
Gözlerim ihanete ihbar taşıyor
Kuşkulu bir cinayete fısıldıyor kaşlarına
Sözü namluna sürmelisin şimdi
En yaralı yanımdan vurmalısın beni
Çünkü uçmak düşmeyi göze almaktır
Avlunda bıraktığım az kullanılmış intiharları deniyorum
Ne vakit nikotinli ellerinden yola çıksam
Susuşuna kan döküyor gözlerim
Sen gözüne çiğ kaçtı sanıyorsun
Oysa bilmelisin Araz’ım
Kimsenin içi görünmez
Ve hiç bulamadıklarını
Asla yitiremezsin
Bak şimdi aramızda sessiz kalıyor
Söylenecek bütün sözler
Her sabah akşam oluyorsun
Alnından ellerine damlıyorsun
Yüzündeki yağmurla iniyorsun kente
İçine dert oluyorsun kentin
Dışına yağmur
Yüreğinde dağılıyor kristal şehirler
Duvarların kan öksürüyor
Ve sen
Başkalarının gözlerini
Yüzümde aramamayı öğreniyorsun
Beni bir durağa yaslıyorsun
Beni bir kente
Gidiyorsun
Oysa “gel” desen gelecektim
Susmak en inatçısı olmaktır yalnızlığın
En susmakta neydi öyle
Sen en dinlerken
Biliyorum Araz’ım
İnsan kendini bulmamalı, hep aramalı
Gittiğin yerden başlıyorum öyleyse
Gece cinnetlerimi de alıp yanıma
Denize bakmayı bilmeyenler
Bir gün mutlaka boğulur
İşte bundandır gözlerinden kaçışlarım
Siz hiç yar saçının bir telinden kendinize gurbet yaptınız mı?
Ben şimdi gurbetim
İçimde taşıyorum
Heba olsa da senlerce yılım
Oysa “gel” desen gelecektim
Ömrümden düşürdüğüm sol anahtarlarına takılıyorum hep
Ve hayat yüklü kamyonlar geçiyor üstümden
Şairler ölüdür derler (inanmıyorum)!
En karanlık ceketimi giyiyordum
Işığa kördüm çünkü
Şimdi ise güneşe ilerliyorum
Dirilmek için
Kimliği paslanıyor eski bir anarşistin
Gecenin kör gözünden utanıyorum
Hadi bana en militan kelimelerle saldır
Batır içime cümlelerini
Beyhude bir dehşet bırak bana
Hak ediyorum
Gizlilikten ölmek üzere olan bir akrep sızıyor içime
Can kaybından ölüyorum
Cenazemde namaz kılacağım
Zan altındayım
Yalanıma inanıyorum
Yorgun söylentiler kanıyor solgun yaralarımdan
Kırılır mı bilmem hüznümde taşıdığım kin
Kinim kendime
Susuşum sana
Küsüşüm tüm dünyaya
Üstü kalsın ihanetimin
“Gel” desen gelecektim
Yine bir tren geçiyor içimden
Sen kesiliyorum gülüşümün karşılığı
Saçların bir rüzgarın öyküsünü taşıyor
Görmüyorum, söylemiyorsun, kırılıyorum
Hiçliğimin etleri yolunuyor şizofrenik bir gecede
Sana bir öykü çıkarıyorum ağzımdan
Süsle beni ey aşk!
Geçtiğin yerleri öpüyorum
Yarısı yanık bir aşkın küllerini taşıyorum
Dişlerindeki nikotin tadı terkimde
Sirenler ve ateş hatları içip
Sesini peydahlıyorum kendimden ve kentimden
Islak ceplerimi buluyorum el yordamıyla
Ve bir asansör kapısı önünde
Aslında yüzüme tükürüyorsun da ihanetimi
Ben habersiz gülümsüyorum
Yasadışıyım
Tutukla beni gözlerimden
Kalemim bitti, yitirdi şiirini şuur
Öldü kanımdaki mürekkep balığı
Solumdaki sise intihar etti intiharlar
Bir aşkı kaça katlayabilirdi ki ezik bir yürek
Yaşamak için geç bir zaman
Ölmek için ise erken
Çok davullu bir senfoni sürçüyor
Dikiş tutmaz ayrılığımda
Kirpiğinden yapılma bir darağacına
Geceyi asıyorum
Yoksun
Bu yağmurlar ıslatmıyor beni
Bir durağa yaslanıyorum sensiz
Gidişinin en sessiz harfinden yırtılıyorum
“Gel” desen gelecektim oysa
Kulaklarımdan bordo denizler dökülüyor
Şimdi herkes biraz sen, biraz acı
Göğsümde bir vagon
Gizli sözler batıyor
Fırtınalar çıkıyor üstüme
Şakağımda
İntihar acemisi bir şairin
Delilik provaları
Arkandan uluyan kapılardan
Söküyorum kokunu
Yokluğunu kokluyorum
Yokluğunu yokluyorum
Çöz gözlerimi senden hadi !
Ücranda yak bakışımı
Gözlerine bekçi sevdam
Dünden ve senden kalmayım
İçine her düşen
Kendi keşfi sanıyor seni
Oysa sen
Melekleri bile kıskandıracak kadar kendinsin
Ve kendini acıtmak istiyorsun
Ama güller kendine batamaz
Bilmiyor musun?
"Gel" mi diyorsun?
Herkes kendi gördüğüne bakar
Peki hayatın rüzgarında kime yelkeniz?
Kıpırdamadan duramayız bir aşk boyu
Hadi ! en kanadığımız yerden susalım
"Gel" desen gelirdim
"Git" dedin ve gittin
Aşka...
Rüzgara...
Ayrılığa...
Zamana...
Eyvallah...
__________________
'Karşındakine sevgini, aşkını verecek kadar yüceyse hislerin.
''Başkalarına bakmayı düşünmemeli gözlerin.''
|
|
|
10-11-2010, 04:30 PM
|
#4
|
|
/## MeLanKoLiK##/
Üyelik tarihi: Oct 2008
Nerden: Huzur/SoKaĞı
Mesajlar: 8.263
Tecrübe Puanı: 305 
|
Seni Yine Terkedeceğim
Seni yine terkedeceğim
Ve bilmediğim dillerde ağlayacağım
Kirpiğime tuz düşecek
Sevgim kadar büyük değilmişsin diyeceğim
Ve seni yine terkedeceğim
Bir kapı aralığında bırakacağım ellerini
İsimsizlikler doğurmaya yatacağım bu yosun kentinde
Ne ilk gelensin ne son giden
Seni bana terketmelerine izin vermeyeceğim
Seni her gece terk edeceğim
Aşk-ı cinayetim olacaksın
Ve yalnızlıkların en çoğulu bana kalacak
Düşle çoğalttığım bu yaşamın adı
Düşmek olacak
Uzak bir şehirde hiç görmediğim bir kızı seveceğim
O bana sarıldığında
Göğsümde bıraktığın darp izlerin kanayacak
Ve bir çocuk annesini kaybedecek çarşılarda
Ağlamayacak kadar vazgeçeceğim senden
öfkeme bile değmezmişsin diyeceğim
Ve seni yine terkedeceğim
Günler devrildikçe ağıt tutacak sonbahar
Rüzgarlara karanfiller ekeceğim
Yollarda kaybedeceğim aşkımın ilk harfini
Seni
Kirli kent bakışlı
Bozkır saçlı bir kıza ekleyeceğim
Aşk iki kişilik bir yalandır sevdiğim
ve iç kanamalı bir aşkın
Mürekkep fırtınasıdır bu şiir
istersen yalnızlık duvarlara yakışır de
ve bakışlarını sev
Ben sende herkesi terkedeceğim
__________________
'Karşındakine sevgini, aşkını verecek kadar yüceyse hislerin.
''Başkalarına bakmayı düşünmemeli gözlerin.''
|
|
|
10-11-2010, 04:34 PM
|
#5
|
|
/## MeLanKoLiK##/
Üyelik tarihi: Oct 2008
Nerden: Huzur/SoKaĞı
Mesajlar: 8.263
Tecrübe Puanı: 305 
|
Umrumdan taşıyor zamansızlığım.
İsmin içimde titriyor, sesin sesime düşüyor; ses veriyorum...
Oysa sen en sağır yarasın yüreğimde...
Gözlerini günceme düşürdüğümden bu yana,
Yorgunum gitmelerin tümüne.
Gözlerini günceme düşürdüğüm günden bu yana,
Dipnotlarda çürüyor sevda adına ne varsa...
Meğer ne çok beklemişim gelmeyişlerini.
Sen beni anlarsın be usta
Ne garip sıkıntıdır şu suskunluğuma en uygun makamı bulamamak.
İçimin buz kestiği yerden çıkıp geliyorsun gözlerime.
Sen geldiğinde ise düşürmüş oluyorum düşünden kendimi...
__________________
'Karşındakine sevgini, aşkını verecek kadar yüceyse hislerin.
''Başkalarına bakmayı düşünmemeli gözlerin.''
|
|
|
10-11-2010, 05:55 PM
|
#6
|
|
Aile Ferdi
Üyelik tarihi: Aug 2010
Mesajlar: 220
Tecrübe Puanı: 0 
|
Kahraman Tazeoğlu - Unutulmuyor İşte..!
Unutulmuyor nice sevdalar bekliyorda
Gitmeye yürekmi kaldı söylesene
Gözlerinde içimi törpülediğim kadın
Şimdi insanlara bakıyorum
Çoğunun bekleyeni ,ömrüne bir ömür daha ekyeni var
Diyorlar ki küsme aşka daha kimler gelecek kimler gececek
Bilmiyorlar ki en son giden herşeyimi götürdü..
Bilmiyorlar ki en son giden daha sonra gelecekleri bile götürdü....
Şimdi ben bu eskitilmiş gençliğimle
Yaşımı tersden yazıp öylece giden bir senin ardından
Kime hangi sevgimi vadedecem söylesene silinmiş harfim benim
Ellerimi tutana bulaşacak kokun
Soluğumu paylaşan harflerini yutacak
Oysa ben yutkunamayacağım bile
Kurudu boğazım sen gideli
Ki sana aldığım son buket bile kurumamıştır daha
Çürümedi vurduğum yer
Gözle görünmez darbeleri gidişinin
Öyle bir yer kanıyor ki içimde kanım var her damlanın içinde
Senle aldığım nefesleri vermedim daha
Senle aldığım nefesleri, sensiz verdiklerimle sıvamaya çalışıyorum
Tıkanıyorum işte ,soluğum kesiliyor
Giderken bir zamanlar bendeliğini de götürseydin ya
Yada zıttı olmayan bişey yapsaydın sen gibi
Tanıyorum ben seni geldesem gelmezsin
Gidersin git desem
Ve gidersem bigün neylersin
Hiç birsey söylemeden benden bir nefes duymadan kalsam
Sen hiç susmasan ben çıt duymasam
Kalsan neylerim
Yıkımdan çoğaltırımda seni bütün enkazlardan sağ çıkarırım bizi
Ey yar görüyorsun ya sonunda yine aşk kaybediyor
Hayat kazanıyor..
Sen benim susuzumluğumu dindirecek yağmuru bulamadın
Ben senin yağmurunu yağdıracak o bulutu
Düş/tün kalkma sakın bu ayaklanış
Sana ölümden yakın
Ben yaşarım sen yokken
Ya ben sende sangığından çoksam
Ben varım senin yokluğun kadar dünyadaki yerim
Sen kendini bulursan eğer yaşarken olmayacak
Sen dilediğince varım de bende yerin kalmıyacak
Seçtiğin yaşamın son sayfasını okur gibi oluyorum
Ve yaşamın son sayfasını,yaşamanın ön sözüne gururla bakıyorum
Elimi uzatırken tutmaya vaktin yoktu
Bize bir adım varken gelecek gücün bitti
Mutluluğu sığdıracak yüreğini arıyorken
Tutkumun o kör gözü,o yağlı ipi çekti
Şimdi farkına bile varamayacaksın bu ölümün
Öyle derin bi uyku bekliyor ki seni
Uykundan düşünü calsalar haberin olmayacak
Hep susmayı istiyordun işte sana dilsiz bir göç
Gün olurda uyanırsan beni değil kendini seç
Tadın damağımda,acın içimde hala
Ne için aglasam gözlerimden akan
Sen gittikten sonra biriktirdiğim yaşlar
Öyle bir bittikki biz
Öyle bir gittik ki bu şehirden
Ama ,ama unutulmuyor işte
Ellerinin dokunulmazlığı
Gözlerinin bakılmazlığı
Seninle geçen her anın başa alınmazlığı
Unutulmuyor işte...
__________________
Ben gönlümü bir kere sana verdim
Ömrümü uğruna heder ettim
Son durak, liman seni seçtim
Vazgeçemiyorum...
Gururu, kibiri evde bıraktım
En yalın halimle sana aktım
Gözlerime bir kere ışık yaktın
Vazgeçemiyorum...
Sev Sevme, Vazgeçemiyorum...
Ooof, sev sevme, Seni Seviyorum...
|
|
|
10-11-2010, 05:59 PM
|
#7
|
|
Aile Ferdi
Üyelik tarihi: Aug 2010
Mesajlar: 220
Tecrübe Puanı: 0 
|
Kahraman Tazeoğlu - En Fazla İçimde Ölürsün
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Kızıl sonbaharım
Hangi aşk kendi fırtınasına dayanabildi
Ellerimde çoğul bir gölge kuşu
Adının arkasına basmadan yürüdüm
Alnımda birikti çizikler
Adımdan çıkardım aklımı
Aklımsız kaldım
Neylersin
İnsanız
Ne yapsak eksiğiz işte
Ölüme ayarlı saatiz
En fazla içimde ölürsün
Sorarım
Şiir papirüslerinin hangi köşesine karaladın beni?
Hangi hare’mden yakaladın da çiğnemeden yuttun gözlerimi?
Kekeme repliklerin ezber bozduran kuşu
Hangi rüzgârlara sattın da saçlarını
Devrik cümlelerimin öznesi oldun?
İçindeki kötü senaryoların kahramanı olmak istemezdim
Dağıldı bak derlenip toplanmış dağılmalarım
En fazla içimde ölürsün
Nasılsa yokluk rehin bırakılıyor kalana
Kalan gidene denk neyi varsa susuyor.
Ve susmak inceltiyor her yarayı
Ve susmak bakmak oluyor
Gitmediğin her yere
Kim tutuklanmış yalnızlıktan
Gizin içine gizlenen kim
Söyle beni nerene sakladın
Ki şimdi bu kadar sokaktayım
En fazla içimde ölürsün
Karla karışık yağarsın yara Bereme
Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde
Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte
Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde
Sana borcum olsun
Hiç yazılmayacak bir şiirin içinde
En fazla içimde ölürsün
Yanağında yanar avucum
Avucumda imlası bozuk bir şiir kalır
Gözlerinin namlusu döner, yakar kirpiklerimi
Kulağımda bir tepenin rüzgârı uğuldar
Gırtlağıma kadar aşka batarım
Yeteri yok. Eksiği fazla.
Neyin kaldı eksilenlerden arta
İçeri doğru kapanan bir kapıydın
Saçlarından geçtim önce
Ve kendimden öylece
Neyim yoksa var bildim
Eğildim
Eksildim
Eridim
Bir seni bitirmedim
Hangi rüzgarlara sattın da saçlarını
Uğultusuna tutunamadın
Ömürden nefes çalarak ne kadar yaşarsa insan
Öyle yaşadım gözlerini
Tenimde itiş kakış
Cebimde depremlerin
Esrarlı gece ayinleri
Volkanik şiirler
Usul usul giymedim mi sözlerini
Yalnızlığın tiradını kapamadım mı her sefer
Sensizlik seni anlattı en çok
Vazgeçmeler vazgeçmekten vazgeçti
Söyle saçlarında öldüğüm
Bir geri gidiş kaç günde gelirdi?
En fazla içimde ölürsün
Cesedini sürüklerim gittiğim her yere
Tenimin yırtıldığı yerden mi girdin içeri
Açar gibi yaparak açık bir kapıyı
Beni ikiye böldün
Hadi içimi kendine aldın da
Beni nerde bıraktın
Hangisini seçerdin benim için
Ve hangisinden vazgeçerdin kendin için
Ben yarama çoktan sen bastım
Yaşım kadar gencim
Adın çabuk diye geçti
Ardında aç köpekleri bırakarak
Ezberimden geçtim.
Hızla biten aşk şarkılarından geçtim
Senden bir şey eksiltmeden sana çok şey bırakmaktı aşk
Bildim
Biz dalkavuk bir aydınlığın yerine
Onurlu bir karanlığı seçtik
Ve bir öyküden ağlarcasına geçtik
Cesurduk çünkü
Kendimizi kendi düşlerimizden kovacak kadar
Ömrüne yüz çevirmiş iki masalcıyız
Gerisi hiçlik
Gerisi yokluk
Sensizliğin anlattığı ne vardı senden başka
Bir hayatın tüm yanılgılarını
Saçlarında çözdüm
Şimdi beni hangi yanımdan susacaksın
Sessizlikte bir dildir
Çoğul susulur
Pusulur
Şimdi beni hangi yanımdan kusacaksın
Yıkık şehrimin izbesi
En fazla içimde ölürsün
En çok
Gözlerime gömülürsün.
Gözlerimi kaparım
Vasiyetimi yazarım
Kahraman Tazeoğlu
__________________
Ben gönlümü bir kere sana verdim
Ömrümü uğruna heder ettim
Son durak, liman seni seçtim
Vazgeçemiyorum...
Gururu, kibiri evde bıraktım
En yalın halimle sana aktım
Gözlerime bir kere ışık yaktın
Vazgeçemiyorum...
Sev Sevme, Vazgeçemiyorum...
Ooof, sev sevme, Seni Seviyorum...
|
|
|
10-11-2010, 07:43 PM
|
#8
|
|
Gönül Yorgunu
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nerden: Cennet Vatanın Bir Köşesinden..
Mesajlar: 4.022
Tecrübe Puanı: 0 
|
hakikaten kahramanca bir kalem...tşkler..
|
|
|
10-11-2010, 08:19 PM
|
#9
|
|
*güneşinkızı*
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ♥ Yeşil DRAGOS♥ dan♥ ☼ kızı
Mesajlar: 19.434
Tecrübe Puanı: 640 
|
Emeklerinize sağlık sevdiğim yüreklerden biri
|
|
|
11-25-2010, 09:05 PM
|
#10
|
|
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 95
Tecrübe Puanı: 67 
|
Uyanma Diye
Saçlarını rüzgara satan kıza...
Uyanma diye açık pencereden içeri koşan sesleri yuttum
Şafak söktükçe ben diktim
Dimdiktim
Eğilmedim
Uyansan belki gidecektin
Caddelerde canhıraş kamyon sesleri
Caddelerden kırık farları topladım
Yoksa uyanacaktın
Yaz sıcağında tavla şakırtıları
Kulağından kırık zarları topladım
Bir vakit yastığından saçların aktı
Ak değil karaydı
Uçları kırıktı
Dallarındı
Kırılmış dal uçlarında sabahladım
Uyanma diye
Sayıklamalarını ayıkladım
Sesli harfleri çıkardım
Seslerini kulağına yasakladım
Duysan belki uyanacaktın
Sana bir şiir yaz'dım
Bir şiir sonbahar
Yanında kal'dım
Uykunda firar
Uyanma diye
Gökyüzünden en parlaklarını çaldım
Gecene uzak yıldızlar kaydırdım
Uyanma diye uyanmaları içime sakladım
Sabah ezanlarını senden kaçırdım
Yüzüne baktım
Yüzsüzlüğümden utandım
Derin uykuna düştüm
Rüyana masal
Boyundan geceye düştü yastık
Ellerimle saçlarına yas'tık
Sayamadım kaçtık
Geceyi sana yazdık
Ölme diye nefesini dinledim
Sen aldın ben verdim
Ben verdim sen aldım
Yoksa uyuduğumu sanacaktın
Uyanma diye ben öldüm
Ölmezsem uyanacaktın
Kahraman Tazeoğlu
__________________
Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey vardır..
Kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin...
Bu yüzden birileri ısınıp dururken,dinmez üşümelerin...
Hayat karşına nasıl çıkarsa çıksın,
ne kadar yıpratırsa yıpratsın sakın vazgeçme...
Ve unutma;
Eğer hayallerin olmazsa,
bir gün başkasının hayali olamazsın...*
|
|
|
11-25-2010, 09:13 PM
|
#11
|
|
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 95
Tecrübe Puanı: 67 
|
Askın Yalan Olduğunu Söylemediler Bana
Aşkın yalan olduğunu söylemediler bana, bu yüzden yara bereyim gönül evimde...
Kaşlarımdaki öfkeyi susturacak söz bulamıyorum lugatımda!
Yakışmıyor artık sana susmalar tadını kaçırdın yıllarca. Aramıza boyumuzdan büyük ayrılıklar koydun oldu mu? Bende kalabalığın tenhalaşıyor yavaştan... Meltem esmiyor nicedir, fırtınalar susmadı henüz. Hayat anlamsız geliyor tutunamıyorum canıma...
Ben hiç mutluluktan delirmedim ama; delirmekten mutluluğu aşkta öğrendim.
Neden herkes bakışlarını üstüme yapıştırmış bana bakıyor? Biliyorum, çok çirkinim kimin yüreğinin zilini çalsam açılmaz kapılar ardında kalırım kimsesizliğimden... Oysa ben düşlerin pembesini yüreğimin görünmezliğinde saklarım... Temiz hayallerimden kurşun yemek öldürüyor içime sığmayan umutlarımı: Yine de her gece mektuplar yazarım sana hiç okumayacağın.
Yüzün flulaştı gözümde, aklım yavaş, yavaş seni unutmaya yelteniyor sevgili!
O duyumsuz bakışlarından aldığım yitik anlamı göğsümde tutuyorum...
Geç bastırılmış bir yalnızlık ihtilali için MERHABA! bu yüzden zehirli geceler bırakıyorum ve seni onarıyorum kendimi yaralayarak. Yalnızlığımdan bir sen çıkarıyorum sensizlik büyüyor yanımda...
Mor bir ölüm giyiniyorum sensizliğimin, sessizliğinde... Seni çıkarıyorum hücrelerimin beyinden kan revan her parçan, ben kanıyorum gözlerimden sen düşerken.
Seni bende devleştirmeseydim bu kadar sen de bilmeyecektin farkının farkındalığını sevgili!...
Sen de unutamayacaksın yar beni... Her şarkıda biraz beni hatırlayacak sevgimi bırakıyorum yüreğine usulca haykırarak farkında olmasan da.
Göm şimdi beni aklının dehlizlerine sana da bu yakışır sevgili!
Beni saçlarının toroslarında uyut, beyaz gelinliği sen giydir başımın mezarına!
Sonranın azı, mor dağların eteğinde ölüm kusacak aşkın ciğerlerimden... Bu ölüm beni de korkutuyor ama; gelsem yoksun, gelmesen ölüm oluyorum; nedir bu ters denklem anlamıyorum!
VE BEN SENİ BİLMESENDE, HALA ÇOK SEVİYORUM...
__________________
Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey vardır..
Kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin...
Bu yüzden birileri ısınıp dururken,dinmez üşümelerin...
Hayat karşına nasıl çıkarsa çıksın,
ne kadar yıpratırsa yıpratsın sakın vazgeçme...
Ve unutma;
Eğer hayallerin olmazsa,
bir gün başkasının hayali olamazsın...*
|
|
|
01-30-2011, 06:16 PM
|
#12
|
|
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 95
Tecrübe Puanı: 67 
|
İyi Degilim Aşkım
İyi değilim aşkım;
Geceler zor geçiyor
Senin uyuduğun saatlerde
Ben İstanbulu dolaşıyorum
Korkuyorum uyumaya
Rüyamda karşılaşma ihtimali
Uyanınca sensiz kalma hali
Yaralarımı acıtıyor
Yüzüme bir maske taktım
Ben olan
Sahte bir gülüş
Sahte bir mimik
Unutmuş gibi yapıyorum.
İyi değilim aşkım;
Artık süslü kelimelerim yok
Şiirde yazamıyorum
Kağıdı kalemi elime alınca gözyaşım akıyor
Gözyaşlarımla yazıyorum
Okuyamıyorum
Adının geçmediği cümleleler kurmaya çalışıyorum
Kuramıyorum
O gitti diyerek
Aşkımı anlatmak istiyorum
Anlatamıyorum
Hiç buluşmadığımız yerlere gidiyorum
Bilinmez saatlerde seni bekliyorum.
Bazen bir deniz kıyısında ufka dalıyorum
Bazen bir köşe başında göğe bakıyorum
Gelmiyeceğini biliyorum
Genede bekliyorum
Belkide seni beklemeyi seviyorum…
İyi değilim aşkım..
Bencil oldu artık duygularım
Biliyormusun
Artık sadece ben demeyi öğrendim
Daha çok sabretmeyi öğrendim.
Yalanlarla bezedim yüreğimi
Çok özledim dememek için
Sevmiyorum demeyi öğrendim
Yüreğime kimseyi almamayı öğrendim
Tek dostum kaldı
Yokluğunla aramda dostluk başladı.
İyi değilim aşkım..
Hiç iyi değilim..
Kahraman Tazeoğlu
__________________
Yitirdiğin her şeyde kazandığın bir şey vardır..
Kazandığın her şeyde biraz yitirdiklerin...
Bu yüzden birileri ısınıp dururken,dinmez üşümelerin...
Hayat karşına nasıl çıkarsa çıksın,
ne kadar yıpratırsa yıpratsın sakın vazgeçme...
Ve unutma;
Eğer hayallerin olmazsa,
bir gün başkasının hayali olamazsın...*
|
|
|
01-30-2011, 08:47 PM
|
#13
|
|
*güneşinkızı*
Üyelik tarihi: Mar 2008
Nerden: ♥ Yeşil DRAGOS♥ dan♥ ☼ kızı
Mesajlar: 19.434
Tecrübe Puanı: 640 
|
Güzel paylaşımların için teşekkürler Melis_mls
|
|
|
05-20-2011, 01:52 AM
|
#14
|
|
*Hüzünbaz*
Üyelik tarihi: Nov 2009
Nerden: єภє'l คşк
Mesajlar: 13.865
Tecrübe Puanı: 0 
|
Her satırına her sözcüğüne anlam yüklüyorum boğuluyorum kitaplarında..bana hitap eden az şair vardır bu da onlardan biri. Teşekkur ederim Kenan'ım
__________________
İşte böyle sevgili... Biz artık seninle haritada iki küçük su lekesi, Hiçbir nehir kavuşturamaz bizi...
|
|
|
01-20-2012, 10:43 PM
|
#15
|
|
Gönül İnsanı
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nerden: g.antep
Mesajlar: 1.069
Tecrübe Puanı: 0 
|
Ben Kimsenin Her Şeyi Olamıyorum
ben acılarımın üstüne sünger çekip ayrılırım aranızdan
ben bu yeryüzünün en yalnız çocuğuyum
yaşadığım yerlerin yabancısı
ne sözlerim para ediyor buralarda
ne de yaşamak uğruna verdiğim kavgalar
okuduğum şiirler, terennüm ettiğim şarkılar işe yaramıyor
ben kimsenin herşeyi olamıyorum…
kimse benim yalnızlığım olmuyor.
yaşamak yalnızlık üzerine söylenmiş bir şarkıdır
yalnızlığım bir şarkı oluyor gittiğim her yerde
gittiğim her yerde ayak izlerin oluyor.
gözlerin gelince aklıma her şey berrak,
adın anılınca her şey daha bir anlam kazanıyor.
gittiğim her yerde sen oluyorsun
ve sen hiçbir yerde bulunmuyorsun
ve ben kimsenin herşeyi olamıyorum…
gel uykuma gir, uslu bir çocuk gibi dağıt saçlarımı
dürtmeden uyandır beni, ürkütmeden günaydın de
sıcacık bir öpüşle depreştir yüreğimi
bu ağır postallarla sana gelinmez üzgünüm
sen deli yürek, saçlarına rüzgardan tokalar yaptırmışsın
şimdi bir atın yelelerine bağla, kurtar beni
rüzgardan uçurtmalar yaparım sana inan
ellerimde sevgiler büyütürüm sıcacık
senin deniz kokusu saçlarına hasretim
korkunç bir gün geçirdim, bunu nasıl anlatsam?
tel örgülere çarpıp geri dönen gövdemi sana sevdiremem, ne de kimseye…
ellerimi kuytularda saklıyorum
ben kimsenin herşeyi olamıyorum…
ellerimi kuytularda saklıyorum, utanmayasın diye
utanmayasın diye karanlık yazıyorum
ben en çok bir çiçeğe uzanmaktan korkarım
çiçeğe dokunmayan ince parmaklarımdan
kan kırmızı güller saklıyorum parkamda
kar beyaz kesilmiş dudaklarına inat
beni dağıtabilirsin artık, vurabilirsin güzel kız!
seni bana sormasınlar,
yorgunum üstelik parasızım, pasaportsuzum.
yaşamak yalnızlık üzerine söylenmiş bir şarkıdır.
yalnızlığım bir şarkı oluyor gittiğim her yerde
gittiğim her yerde ayak izlerin oluyor.
ben kimsenin herşeyi olamıyorum…
olamıyorum…
Kahraman Tazeoğlu
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:42 AM .
|
|
|